Chp İzmir Milletvekili Özcan Purçu, her ay yeni bir skandala imza atarak gündeme gelen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar’ı Chp’li Milletvekillerinin...

  Chp İzmir Milletvekili Özcan Purçu, her ay yeni bir skandala imza atarak gündeme gelen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar’ı Chp’li Milletvekillerinin kamu yararını ve toplumun sağlık hakkını gözeten taleplerine karşı gelindiğini vurgulayarak eleştirdi.

PURÇU; “VATANDAŞIN SAĞLIK HAKKI KISITLANAMAZ”

  Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu; “İzmir’in ve İzmirlinin değerlerine saygı duymadan, devletin malını kendi şahsi ganimeti gibi değerlendiren rektör adeta CHP’lilere hastanenin kapılarını kapattı” dedi. Purçu, vatandaşın sağlık hakkına ve özgürlüğüne karşı yapılan bu kısıtlamayı kabul etmek mümkün değildir. Devlete ait olan bu hastanede her vatandaşın özgürce tedavi görme hakkı vardır. Partizanca hareket ederek hasta seçmenin, insanları ayrıştırmanın, toplumu sağlık üzerinden dahi bölmenin hiçbir faydası yoktur. İlgili Başhekimliklere taleplerin reddedilmesi konusunda talimat verilmiş olması derhal dönülmesi gereken büyük bir yanlıştır. Bunun yanı sıra hiçbir sağlık bürokratının böyle bir talimatla halktan gelen talepleri geri çevirmeye hakkı yoktur. Dokuz Eylül Üniversitesi Türkiye’nin en değerli devlet kurumlarından biridir. Saygınlığı ise dünya çapındadır. Liyakatsız atamalarla itibarsızlaştırılan, içi boşaltılan bu değerlerimize sahip çıkmak ve kamusal düzeni bozan etkenleri ortadan kaldırmak zorundayız, dedi. 

“BU NASIL BİR VİCDANSIZLIK”

  Halkın sağlığını korumak ve milletvekili olarak vatandaşın yararını gözeten taleplerin reddedildiğine dikkat çeken CHP’li Purçu, gözlerini kaybetmek üzere olan bir yavrumuz için Dokuz Eylül Hastanesi’nden randevu almaya çalıştık. Ailesi perişan vaziyette ve kaybedecek hiç vakit kalmamış. Şehir merkezinde de ikamet eden bir aile değil, biz sürekli halkla iç içe olduğumuz için bize hastaneden daha kolay ulaşmışlar. Bizde milletin vekili olarak görevimizi yerine getirmek adına girişimde bulunduk fakat karşılaştığımız manzara içler acısı. Bundan önce de engelli bir çocuğumuzun tedavisi için talepte bulunduk. Ona da yanıt gelmedi.  Adeta bir parti temsilcisi niteliği taşıyan Nükhet Hanımla ilgili basına demeç verdiğimiz için, yapılan usulsüzlükleri dile getirdiğimiz için bizden gelen talebe olumsuz yanıt verdiler. Bu nasıl bir vicdansızlıktır. Ortada gözlerini kaybetmek üzere olan 12 yaşında küçük bir kız çocuğu var. Kişisel çıkarlarını devlet ve halkın çıkarlarının önünde tutanlar derhal bulundukları koltukları terk etmelidirler. Eğer Nükhet Hanım görevinden istifa etmiyorsa son bir kaç ay daha koltuğunun tadını çıkartsın. Halkının ve milletinin yanında olan Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde kendisini görevden almayı çok iyi bilir. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi toplumun çıkarları adına hizmet etmekten çıkmış, bazı kişi ve partilerin özel şirketi haline gelmiştir. Biz buna son vereceğiz, şeklinde konuştu. 

REKTÖR’ÜN DAHA ÖNCEKİ SKANDALLARI

  AKP'nin kurucuları arasında yer alan Rektör Nükhet Hotar, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde (DEÜ), “adrese teslim kadro”, “mobbing” ve daha birçok tartışma ile gündeme gelmişti. 

  YÖK tarafından bir soru önergesi üzerine verilen yanıtta Rektör Prof.Dr. Nükhet Hotar hakkında farklı kişiler tarafından çeşitli tarihlerde gönderilen toplam 50 adet şikayet dilekçesi bulunduğu belirtilmişti. 

  Hotar’ın DEÜ’nün 2019 yılı Sayıştay denetiminde, 7 enstitü ve yüksek okul yönetimine mevzuata aykırı atamalar yaptığı tespit edilmişti.

Enerji, Endüstri 4,0 ve Uygarlıklar Enerji, Endüstri 4,0 ve Uygarlıklar

  Sayıştay, 2019 denetim raporunda üniversitede Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yabancı Diller Yüksek Okulu, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve  Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yönetici atamalarının mevzuata uygun olmadığını tespit etmişti. 

  DEÜ’nün 117 milyon TL zarara uğratıldığı rapora yansımıştı. 

Ayrıca Hotar'ın  Sayıştay denetçilerinin belge ve bilgi talebine ilişkin 40 resmi talebi yanıtsız bıraktığı ortaya çıkmıştı.