Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

Adana Barosu, BES ve ÇHD Adana Şubeleri Yeni Adliye Binası Önünde Klimaların Çalışmamasını Protesto Ettiler

| 13:18
A+ | A-

YENİ ADANA ADLİYESİ, CEHENNEMİ YAŞATMAKTADIR!

Adana Barosu, KESK’e bağlı BES Adana Şubesi ve ÇHD Adana Şubesi Yeni Adana Adliye Binasında Klimaların Çalışmamasını Ortak Basın Açıklamasıyla Protesto Ettiler.

BES Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Sinan Tunç tarafından okunan basın açıklamasının ardından, Adana Baro Başkanı Avukat Semih Gökayaz ve ÇHD 2. Başkanı Avukat Ümit Büyükdağ’da konuyla ilgili açıklamalarda bulundular.

Ortak basın açıklamasına KESK’e bağlı sendikaların yöneticileri de destek verdi.

Tunç konuşmasında; “Gün geçmiyor ki yargı emekçilerinin sorunlarına yeni bir tanesi daha eklenmesin. Yıllardır çözüme kavuşturulamayan sorunları karşısında; ağır iş yükü altında, yetersiz sayıda personel ile ağır disiplin hükümleri ve mobing dayatmaları altında, gaspedilen fazla mesai ve havuz paraları yokluğunda, hedeflenen enflasyon rakamının dahi gerisinde kalan düşük ücret artışlarında, açılmayan yahut kısıtlı açılan kurum içi görevde yükselme sınavlarında, rotasyon, mülakat dayatmalarında hizmet vermeye çalışan yargı emekçileri, bugün içinde bulundukları sorunun ‘sıcaklığı’ nedeniyle adeta diğer sorunlarını unutmuşa benziyor. Evet ve maalesef ki yargı emekçilerinin bugün yaşadığı sorun, oldukça sıcak bir sorundur” dedi.

BES Adana Şube Hukuk Sekreteri Sinan TUNÇ açıklamanın devamında şunlara dikkat çekti;

Adana Adliyesi, çok parçalı yerleşkelerden oluşmaktaydı. Yeni binasına, parçalı bir şekilde taşınmış, bina yaklaşık bir ayı aşkın bir süredir kamuya hizmet vermeye başlamıştır. Ancak taşınma süreci, göç yolda düzelir mantığıyla, planlı bir şekilde yürütülmemiş, kira ödememek yahut başka birtakım kaygılarla iki ayak bir pabuca girmiştir. Öyle ki, hangi birimin nereye, hangi kata taşınacağı son anlarda belli olmuştur. Taşınma sürecinde yargı emekçileri, dosyaların torbaya konulması, ambalajlanması, etiketlenmesinde bizzat çalışmak zorunda kalmışlar, mesai mefhumunu unutarak angarya, hamallık koşullarında çalışmışlardır. Yerlerini almaları, dosyalarını tekrar düzenlemeleri bir haftalık yorucu bir çalışma temposu neticesinde mümkün olabilmiştir.

Bu yorucu tempoya rağmen, yargı emekçileri, yeni binalarında dayanılmaz bir sorunla karşı karşıya kalmışlardır. Binanın hizmete girmesiyle beraber, binanın soğutma sistemleri arıza vermiş, bütünüyle çökmüştür. Ve bugüne kadar, bir ayı aşkın bir zamandır da sorun çözülememiştir. Adana sıcağı herkesin malumudur. Binada güneş alan, almayan tüm odalar saunaya dönmüş durumdadır. A’dan Z’ye tüm yargı emekçileri, mesai saatleri içeresinde sucuğa dönmekte, yöresel tabirimizle cımcılık olmaktadırlar. Tabii ki odasına seyyar oda tipi klima konduran Cumhuriyet Başsavcılığı makamı bu tablonun dışında kalmıştır.

Kuşkusuz sorun salt yargı emekçilerinin sorunu değildir. Başta avukatların ve kuruma hizmet almaya gelen ve gelme ihtimali olan tüm vatandaşlarımızın sorunudur. Bilinmelidir ki avukatlık hizmetleri, kamusal bir hizmettir. Savunma ayağı, yargı hizmetlerinin ayrılmaz ve temel ayaklarından biridir. Bu açıdan avukatları, yargı emekçilerinden ayrı görmemek gerekir. Öyle ki bir bütünün parçalarını oluşturmaktadırlar. Ve bu sebepledir ki bugün burada, yargı personeliyle avukatıyla bir araya gelmekte ve yaşanan sorunun çözümü için irade ortaya koymaktayız.

İşin en hazin ve en kabul edilemez bir tarafı da sorunun neden kaynaklandığına, sorunun ne zaman çözüleceğine dair resmi bir açıklamanın bugüne kadar yapılmamış olmasıdır. Bu konuda Adalet Bakanlığı yetkilileri bir suskunluk içerisindedir. Hiçbir merci ya da makam ya da müteahhit firma sorumluluk üstlenmemekte yahut sorumluluğun kimde olduğu dair bilgilendirme yapmamaktadır. Demokratik, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim olmak iddiası, işte tam da bu gibi durumlarda devreye girmelidir.

Çağlayan Adliyesi, 2011 yılında açıldığında, Avrupa’nın en büyük Adliye Sarayı, Kartal Adliyesi 2013 yılında açıldığında dünyanın en büyük Adliye Sarayı olmakla övünülmüştü. Öyle ki iktidar yetkililerince yargıya, fiziki sorununuzu çözdük, top artık sizde, denilmiştir. Ancak geçen yıllar göstermiştir ki yargının sorunu sadece fiziki binalar değildir. Kaldı ki bahsedilen bu büyük Adliye Saraylarında da en temel fiziki problemler yaşanmıştır. İktidar yetkilileri yargıda reform gerektiğini, her dönem dillerinden düşürmemektedir. Adli vakaların oluşmadan önüne geçilmediği, toplumsal barış, toplumsal huzur, adil gelir dağılımı tesis edilmediği, yargı tam bağımsız kılınmadığı, savunma ayağına gerekli saygınlığın gösterilmediği ve özerkliğinin tanınmadığı, temel ekonomik ve demokratik sorunlar çözülmediği, hizmet binaları insanca çalışacak ve insanca hizmet alacak koşullarda olmadığı sürece yargıda sorunlar bitmeyecektir.

Burada tüm kamuoyu nezdinde soruyor ve Adalet Bakanlığı yetkililerini açıklama yapmaya çağırıyoruz: Binanın soğutma sistemleri, çalışmaya başlar başlamaz neden ve nasıl bozulmuştur? Yaşanan arızada firmanın sorumluğu nedir? Hatasını ne zaman telafi edecektir? Yaşanan sorunda, ihale ve kabul sürecinde işletilmesi gereken denetim ve kontrol süreçleri doğru ve etkin bir şekilde işletilmiş midir? Yaşanan mağduriyet karşısında müteahhit firmaca bir tazminat ödenmesi söz konusu olacak mıdır yahut ihale şartnamesinde bu gibi sorunlar karşısında hangi tedbirler ve yaptırımlar öngörülmüştür? Ve neticede bu sorun ne zaman çözülecektir?

Aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak sorunun takipçisi olacağımızı burada bir kez daha ifade ediyor, bir an önce çözüm üretilmesini istiyoruz. Yaşasın Sınıf Dayanışması, Yaşasın Haklı Mücadelemiz!

deneme