Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

AMED KESK; İhraç Olan Kamu Emekçilerinin En Sonuncusu Dönene Kadar Mücadeleye Devam Edeceğiz.

A+ | A-

AMED KESK Şubeler Platformu; İhraç Olan Kamu Emekçilerinin En Sonuncusu Dönene Kadar Mücadeleye Devam Edeceğiz.

Eğitim Sen MYK üyesi Ramazan Gürbüz’ünde katıldığı basın açıklamasını Haber Sen Şube Başkanı Mehmet Uluğ okudu.

Uluğ konuşmasında; “Haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraçları istenen tüm arkadaşlarımızın dosyaları herhangi bir ceza verilmeden sonuçlandırılmalı ve bugüne kadar ihraç edilen tüm arkadaşlarımız bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidirler” dedi. 

Uluğ sözlerine şu şekilde devam etti;

Şuan ülkeyi yönetemeyen siyasal iktidar Haksızlık, hukuksuzluk ve Adaletsizlik üzerine kurulu yönetimlerini devam ettirmeye çalışıyor, emekçiler, sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri üzerinde baskılarını artırıyor. Bizleri, aydınlık, demokrasi, emek, adalet ve özgürlüklerden, vazgeçirip kendilerine biat eden her türlü anti sosyal politikalarını alkışlayan düşünmeden uzak eleştiri kültürünü taşamayan bir toplum yaratma idealine soyunmuşlardır.

2016 Temmuz Darbe girişiminden bu yana, ülkede düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında atılan bir twit bile örgüt propagandası olarak ele alınıp dava konusu haline getirilmiştir. Ülkede neredeyse soruşturma, kovuşturma altında olmayan, hapis cezası almayan neredeyse tek bir yurttaş kalmamıştır. 5 yıldır emek örgütleri, sivil toplum kuruluşlarının fiili meşru mücadele yöntemi olan açıklama miting ve basın açıklamaları çeşitli gerekçeler gösterilerek engellenmektedir ancak bu alanları siyasal iktidar ve yandaşları hiçbir engel ile karşılaşmadan kullanabilmektedirler. Siyasi iktidar, Ülkede kamu emekçilerinin ekonomik ve demokratik haklarını savunan, özgürlük mücadelesi veren KESK i, yönetici, aktivist ve üyelerini kriminalize etmek için her türlü hukuksuzluğu uygulamaktadır.

Halk iradesinin gaspı olan kayyım politikaları ile Belediyelere el konulmuş ve burada çalışan emekçileri baskılara, mobinglere, sürgünlere, açığa almalara ve ihraçlara maruz bırakmışlardır.

Atanan kayyumlar TÜMBELSEN üyesi 38 emekçi arkadaşımızı açığa alıp OHAL in devamı olan 375 no.lu khk’nin 35. maddesince kamu görevinden hakkında hiç soruşturma ve kovuşturma olmadığı halde görevlerinden ihraç etmişlerdir.

6 Kasım 2020 tarihinde gözaltına alınan 29 EĞİTİM-SEN’li Arkadaşımızdan 21’i, mahkeme kararı ile beraat etmelerine rağmen aynı uygulamalar ve yöntemlerle Milli Eğitim Bakanlığı komisyonu tarafından ihraç edilmiştir.

30 Aralık 2020 tarihinde Diyarbakır’da sendikamız Haber-sen Şube Kadın Sekreteri Arkadaşımız ile yine şubemiz üyesi bir arkadaşımız haklarında her hangi bir mahkeme kararı ve disiplin soruşturması olmamasına rağmen PTT Genel Müdürlüğü tarafından aynı gerekçelerle ihraç edilmiştir.

Konfederasyonumuzun siyasi ve ekonomik krize karşı mücadele programlarını hayata geçirdiği ve üye artışlarının yoğun olduğu dönemlerde bizlere yönelik gözaltı, tutuklama, ihraç ve mobing gibi baskı yöntemlerinde artışın yaşanması tesadüf değildir. Ağırlıklı olarak geçmişteki yâda şu anki şube yöneticilerinin, aktivistlerin seçilip cezalandırılması, oyalama komisyonu tarafından hukuka ve anayasaya aykırı bir şekilde red kararlarının verilmesi KESK e yönelik baskıların, sindirmenin planlı bir şekilde yürütüldüğünü açıkça göstermektedir.

Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı verdiği barış akademisyenleri ile ilgili kendisini ana yasa mahkemesi üstünde gören o hal komisyonu seri bir şekilde red kararlarını vermeye devam ediyor.

Biz KESK liler tarihimizden aldığımız mirasın sorumluluğu, bilinci ve kararlılığıyla askeri ve sivil darbelerin karanlığını yırtarak bugüne geldik,  Önümüze çıkarılan tüm engellere, baskılara, kuşatmalara karşı dimdik ayakta kalmaya ve mücadele etmeye, emeğin, barışın, kardeşliğin dünyasını inşa edip çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakma mücadelesini vermeye devam edeceğiz.

Hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı, etkin olmayan, denetlenemeyen, kendisini anayasa ve yasalar üstü gören, hükümetin bir organı gibi çalışan ve idari bir mekanizma olan OHAL Komisyonu ve 35/ g maddesi kapsamında yürütülen komisyon derhal lağvedilmelidir. Haklarında memuriyeti engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraçları istenen tüm arkadaşlarımızın dosyaları herhangi bir ceza verilmeden sonuçlandırılmalı ve bugüne kadar ihraç edilen tüm arkadaşlarımız bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidirler. 

İhraç olan kamu emekçilerinin en sonuncusu dönene kadar mücadeleye devam edeceğiz.

 AMED KESK ŞUBELER PLATFORMU