Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

Av. Önenli; “Çocuk emeği” çocukların, insanlığın ve toplumların geleceğinin çalındığı emektir.

| 14:42
A+ | A-

ADANA BAROSU ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU’NDAN  “12 HAZİRAN DÜNYA ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE GÜNÜ” AÇIKLAMASI

“ÇOCUK EMEĞİ” ÇOCUKLARIN, İNSANLIĞIN VE TOPLUMLARIN GELECEĞİNİN ÇALINDIĞI EMEKTİR.”

Adana Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Miyesser Ersalan Önenli, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü”ne ilişkin açıklaması yaptı. 

Okul çağında olan bu çocukların ekonomik yetersizlikler nedeniyle aile geçimine katkı sağlamasının Türkiye adına üzücü bir durum olduğunu vurguladı.

Bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi çağrısında bulundu.

Av. Önenli, “Çocuk işçiliğinin sadece yoksulluk ve gelir eşitsizliğine indirgenmesi ve var olan yasal mevzuatlar kapsamında gerekli ve önemli hedef ve tedbirlerin belirlenmemesi çocuk geleceği sorununu daha da derinleştirmektedir.” dedi.

Açıklamasında; “BM tarafından dünyada gittikçe artan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak ve çocuk işçiliğine engel olmak amacıyla her yıl 12 Haziran tarihi, 2002 yılında Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü ilan edilmiştir.

Çocuk Hakları Sözleşmesine göre ” 18 yaşın altında her birey çocuktur. ” ve Devlet tüm çocukların zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal gelişmesini sağlamak, çocukları ekonomik sömürüye karşı korumakla yükümlüdür.

Çocuk işçiliğinin artması ile çocukların nitelikli eğitim alması engellendiği gibi, olumsuz koşullar altında ve yasadışı olarak çalıştırılan çocukların psikolojik ve sosyal gelişimlerinin olumsuz yönde etkilendiği, fizik güçlerini aşar hatta tehlikeli işlerde çalıştırılması nedeniyle toplum olarak çocuklara karşı olan yükümlülüklerimizi yerine getirmediğimiz gibi, uyuşturucu kullanım yaşının düşmesi, çocuk istismar ve şiddetinin artması, çocuk işçiliği ve suç oranının artması nedeniyle çocukların geleceğinin lekelenmesi önünde yeterince etkin ve kalıcı çözümler sunulamamaktadır.

Yetişkinlerin kendini kurtarmaya çalıştığı dünyada çocuklara sıra gelmiyor, sadece kendi ailesi özelinde bir şey yapmaya çalışan insanlar olduğumuz sürece ilgilenmediğimiz bireylerin hayatlarının bir gün kendi hayatlarımızla çakışacağını düşünmüyoruz.

Çocuk işçiliğinin sadece yoksulluk ve gelir eşitsizliğine indirgenmesi ve var olan yasal mevzuatlar kapsamında gerekli ve önemli hedef ve tedbirlerin belirlenmemesi çocuk geleceği sorununu daha da derinleştirmektedir.

Bizler toplum olarak vazgeçtiğimiz tek bir çocuk dahi olmaması adına çocuk işçiliğinin tamamen engellenmesi gerektiği ve bu mücadele gününde çocuklarımızın yanında olduğumuzu önemle belirtmek isteriz.

Çocuk işçiliği  sadece gelişmekte olan ya da gelişmemiş ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin de bir sorunudur. Günümüzde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 152 milyon çocuk, çocuk işçiliğinde yer alıyor.  Dünyada 73 milyon çocuğun tehlikeli çalışma koşullarıyla karşı karşıya bulunduğuna veya emek istismarına maruz kaldığına işaret ediliyor. Çocuk işçiliği ile mücadelede ülke olarak sınıfta kaldığımız ise, acı bir gerçektir. 2 milyondan fazla çocuk işçi çalıştırılmaktadır. Maalesef her yıl ülkemizde 100 çocuk işte çalışırken yaşamını kaybetmektedir. Sadece ülkeler bazında değil, işletmeler ve kuruluşlar nezdinde de en etkin önlemlerin alınması toplumda sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi onların topluma dahil edilmesi anlamında önemlidir.

Ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in dizelerinde dediği gibi, maalesef çocuklarımızın ‘ Tırnağını annesi keser, Parmağını iş makinası ” bizde diyoruz ki; bırakın çocuklar özgürce büyüyebilsinler. İşyerlerinizde çocuklar değil, yetişkinler çalışsın.

Çünkü; “çocuk emeği” çocukların, insanlığın ve toplumların geleceğinin çalındığı emektir.

Sonuç olarak çocuğa dokunduğumuz her an onu korumak üzerine olmalı ve çocukların geleceğimiz olduğu bilincine ve kıymetine varmamız dileğiyle…

Çocukların yeri okul ve oyun alanlarıdır.” ifadelerine yer verdi.

deneme