Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

Ayhan Yüksel: Çevreyle uyumlu ve yöre halkıyla barışık madencilik ön koşul olmalı

A+ | A-

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI AYHAN YÜKSEL 25-26 KASIM 2021 TARİHLERİNDE ANTALYA’DA DÜZENLENEN 9. ULUSLARARASI KIRMATAŞ SEMPOZYUMU VE 10. ULUSLARARASI DELME-PATLATMA SEMPOZYUMU ORTAK AÇILIŞ TÖRENİNDE YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMASINDA: “ÇEVREYLE UYUMLU VE YÖRE HALKIYLA BARIŞIK MADENCİLİK ÖN KOŞUL OLMALI VE ÇEVRESEL KOŞULLARIN SÜREKLİ OLARAK İYİLEŞMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPILMALIDIR” DEDİ.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel’in konuşması şu şekilde;

9. Uluslararası Kırmataş ve 10. Uluslararası Delme-Patlatma Sempozyumunun düzenlendiği binlerce yıldır uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun tarih, kültür ve turizm güzelliklerini bünyesinde bulunduran ANTALYA’YA hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Hepinizi TMMOB Maden Mühendisleri Odası adına saygı, sevgi ve dostlukla selamlıyorum.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası; mesleki, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ülkemizdeki maden mühendislerini temsil etmektedir. Odamız üyelerinin hak ve menfaatlerini kamu yararı temelinde korumak ve geliştirmek, üyelerinin mesleki, sosyal ve kültürel gelişmelerini sağlamak ve mesleki birikimlerini toplum yararına kullanmalarının zeminini yaratmakla görevlidir. Bu nedenle de yaptığı çalışmalar, düzenlediği kongre ve sempozyumlar ile sektörün lokomotif gücü olmuş, daima ilkleri gerçekleştirmiş ve başarmıştır. Bugün burada gerçekleştirecek olduğumuz iki sempozyumun birlikte ve aynı anda yapılması da madencilik sektöründe yaşanan ilk ve tek bilimsel etkinliktir.

Odamız bu çalışmaları örgütlü üyesinden aldığı güç ile katılımcı yönetim anlayışı ile gerçekleştirmektedir.

Ülkelerin gelişmesinde doğal kaynakların kullanılması bir gerekliliktir. Ancak, bu kaynakların tükeneceği ve yenilenemez olması göz önünde bulundurulduğunda, maksimum faydasının gelecek nesillere bırakılmasının gerekli olduğu düşünüldüğünde ciddi bir madencilik politikası ve uygulamaları olmazsa olmaz bir zorunluluktur.

Bu nedenle;

-Temel insan haklarının önde olduğu ve kültürlere, gelenek ve göreneklere saygılı madencilik yapılması gerekmektedir.

-Etik madencilik uygulamaları gerçekleştirmek ve bunların paydaşları olan maden işletmesi, devlet, endüstri, toplum vb. kurumlar arasında etkin paylaşımların olduğu sağlıklı işletmelerle madencilik yapılması gerekmektedir.

-Kalkınma politikalarının belirlenmesinde, ilgili meslek kuruluşları katılımcılık ve karar verme süreçlerine dâhil edilmelidir.

-İşçi sağlığı ve güvenliği öncelikli koşul olmalı ve sürekli olarak geliştirilmelidir.

-Çevreyle uyumlu ve yöre halkıyla barışık madencilik ön koşul olmalı ve çevresel koşulların sürekli olarak iyileşmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

-Madencilik bilim ve tekniğine uygun, doğru verilere ve bilimsel temellere dayalı risk yönetimi stratejileri yaşama geçirilmelidir.

-Madenciliğin yapıldığı alandaki halkın sosyal, ekonomik ve kurumsal alandaki gelişmelerine katkıda bulunulmalıdır.

-Paydaşlara etkili ve şeffaf bir çalışma yürütülmeli ve taahhütlere uyularak yapılan çalışmalar kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Odamız ve Uluslararası Madencilik ve Metal Konseyi (ICMM) tarafından belirlenmiş olan ve madencilik politika ve ilkelerinden sadece birkaçı olan bu gereklilikler dahi ülkemiz madencilik politikaları arasında yer alamamış ve sektörümüz tarafından yaşama geçirilememiştir. Bu durum sektörün gelişimi açısından da önemli bir tehlike oluşturmaktadır. 

Bu politikaların yaşama geçirilebilmesi için siyasi iktidarın ve iktidarların bu temel ilkeleri baz alan ulusal madencilik politikaları oluşturması ve yaşama geçirmesi gerekmektedir. Ancak maden kanunumuz 2004-2021 yılları arasında 28 değişikliğe uğramıştır. Ülkemizde madencilik alanında bir politikasızlık mevcuttur.

Yaşanan politikasızlıklara ek olarak; ülkemizde 2008, 2018 yıllarında yaşadığımız ekonomik krizler, 2020 ve 2021 yıllarında Covid-19 pandemisi kaynaklı sorunların yönetilememesi bugün bir arada olduğumuz tedarikçiler ile işletmecilerin sorunlarının artmasına neden olmuştur.

Uzun erimli planlamaların gerekli olduğu madencilik sektörünün gelişimi için siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkların ortadan kaldırılması bir zorunluluktur.

Ülkemizde yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlara ek olarak bilime ve tekniğe aykırı madencilik yapma gayreti bir yana bunu mevzuata geçirme çabası da madenciliğin gelişimi önündeki en büyük engeldir. Bilimin ve tekniğin maden işletmelerindeki uygulayıcısı olan maden mühendislerini ve mühendislik hizmetlerini maliyet olarak görülen anlayış terkedileceği yerde Maden Kanunu ile yaşama geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu anlayış devam ettiği sürece ne yazık ki ülkemizde Soma, Ermenek, Karadon ve Kozlu faciaları ile daha geçen hafta Giresun’da yaşadığımız çevre felaketleri yaşanmaya devam edecektir.

67 yıllık onurlu bir geçmişe sahip olan Maden Mühendisleri Odası`nda yönetimler değişse de ilkeler, politikalar ve çalışma anlayışları değişmemektedir.

Bu nedenle Odamızın sektörle ve üniversitelerle birlikte geliştirmiş olduğu geçmişten de gelen önerilerimizi sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum.

-Her maden işletmesinde ve vardiyasında madencilik faaliyetleri maden mühendisi nezaretinde yürütülmelidir.

-Madencilik faaliyetlerinin iş kazalarına ile çevre felaketlerine neden olmaması, bilim ve tekniğe göre yürütülebilmesi için denetim faaliyetlerinin uygulayıcısı olan ÇSGB, ETKB, -ÇŞİB ile İl Valiliklerinde maden mühendisi istihdamı artırılmalı ve mesleğimiz başka meslek disiplinleri ile yürütülmeye çalışılması gayretinden vazgeçilmelidir.

-Madencilik politikaları ve mevzuatı belirlenirken; üniversiteler, meslek odaları, sendikalar ve sektör temsilcilerinin bilimsel kurallara ve hukuki normlara uygun çalışmaları esas alınarak mevzuat düzenlemesine gidilmelidir.

-Kentlerimizin çarpık gelişimi ve hatalı imar planları nedeniyle şehirlerin ortasında kalan agrega ocaklarının yaşadığı sorunlar derhal çözüme kavuşturulmalıdır.

-Kırmataş ve Patlayıcı madde sektörünün başta mevzuat kaynaklı olmak üzere yaşadığı tüm sorunların sektörün ve Odamızın görüşleri alınarak çözülmesi sağlanmalıdır.

-“Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Tüzük” Odamız tarafından düzenlenen “Abant Çalıştayı” nda alınan kararlar gereği günün koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir.

-Patlatma projeleri ile işlemleri maden mühendisleri tarafından yapılmalı ve bu husus mevzuatta yer almalıdır. Patlatma işlemlerinin her aşamasında mühendislik bilim ve tekniğinin uygulanması yaşanacak sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır.

-Patlatma işlemlerinin yapıldığı baraj, tünel, metro, yol yapımı vb. gibi tüm işyerlerinin maden mühendisinin çalışma alanı olması nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılarak maden mühendisi çalıştırma zorunluluğu getirilmelidir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası;

meslek alanları üzerinden ülke gerçekleri hakkında üyelerini ve halkı bilgilendirmekte, bu politikaların toplum yararına düzenlenmesi için öneriler geliştirmekte ve bunların yaşama geçirilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmektedir.

Bu temel yaklaşım içerisinde Odamız, her dönem kongre, sempozyum ve çalıştaylar düzeyinde onlarca etkinlik düzenlemektedir. Bu etkinliklerde uzmanlık alanlarımızla ilgili gelişmeleri ve mesleki sorunlarımızı konunun tüm taraflarıyla birlikte değerlendirme olanağı yakalıyor, ülkemizde ve dünyadaki bilimsel gelişmeleri, sektörel bilgi, deneyim ve yeniliklerle ar-ge çalışmalarını paylaşıma açmaktadır.

Odamız tarafından düzenlenen kongreler, sempozyumlar ve çalıştaylar ısrarla sürdürülmeseydi, demokratik işleyiş içinde mesleki sorunların ele alınmasına, çözümlenmesine ve ortak görüş oluşturma yöntemine ilişkin bu kadar köklü bir geleneği yaratmış olamayacaktık. Odamız ülkemizin gelişimi, halkımızın ve üyelerimizin refahı için bilimin ve tekniğin ışığında yürümeye ve bu geleneği sürdürmeye devam edecektir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu olarak bugün burada iki uluslararası sempozyumu aynı anda ilk kez düzenleyerek bizlere bu gururu yaşatan merkez ve şube yönetim kurulu üyelerimize, sempozyumların düzenlenmesinde emeği geçen yürütme kurulu üyelerimize, etkinliğin bilimsel niteliğini yükselten bilim kurulu üyelerimize, bildiri ve sunum hazırlayan bilim insanlarına, yönetimleriyle katkı koyan oturum başkanlarımıza, sempozyumumuza desteklerini esirgemeyen kurum ve kuruluşları ile değerli yöneticilerine teşekkür ederim

Saygılarımla,

Ayhan YÜKSEL

TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu Başkanı