Türk Dişhekimleri Birliği; Halkımızın ve tüm meslektaşlarımızın; “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftasını” ve “22 Kasım Dişhekimliği Günü"nü saygı ve sevgiyle kutluyor, esenlikler diliyoruz.

Bilindiği gibi Bilimsel Dişhekimliği’nin kuruluşunun yıl dönümü olan 22 Kasım Günü’nü içine alan hafta “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası” olarak bütün yurtta kutlanmaktadır.

22 Kasımlar; toplumdaki ağız diş sağlığı bilincini artırmak üzere yapılan etkinliklerin yanı sıra dişhekimliğinin ve dişhekimlerinin geleceğinin tartışıldığı, Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odaları'nın ağız diş sağlığı politikalarını, ilgili kurum ve kuruluşlarla ve karar vericilerle paylaştığı önemli günlerdir.

Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası dolayısıyla Birliğimiz tarafından hazırlanan “Bilimsel Dişhekimliği’nin 114. Yılındayız!” “Dişhekimliği Mesleğinin Geleceği” başlıklı basın açıklamasında;

Halkımızın ve tüm meslektaşlarımızın; Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftasını” ve “22 Kasım Dişhekimliği Günü"nü saygı ve sevgiyle kutluyor, esenlikler diliyoruz.

Türk Dişhekimleri Birliği yaptığı basın açıklamasında şu ifadelre yer verdi.

22 KASIM DİŞHEKİMLİĞİ GÜNÜ TARİHÇESİ

M.Ö. 3000 yıllarında rastlanan diş tedavilerine yönelik uygulamalarla başlayan dişhekimliğinin bağımsız bir meslek olarak ortaya çıkışı 18. yüzyılda gerçekleşmiştir. Türk Dişhekimliği tarihi, uzun yıllar Türk Tıp Tarihi içinde bir bölüm olarak incelenmiştir. Ancak bir cerrahi sanat alanı olan dişhekimliğinin, 19. yüzyılda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişmeye başlaması onun, ayrı bir bilim dalı olarak incelenmesini kaçınılmaz hale getirmiştir. 19. yüzyılda Türkiye’de dişhekimliği, tıbbın diğer kolları gibi bir disiplin altına alınmaya başlanmış ve 20. yüzyılda daha da gelişmiştir.

19. yüzyılda Osmanlı tıbbı, diğer yüzyıllara göre yüzünü daha fazla Batıya dönmüş ve daha modern görünümlü bir karakter kazanmıştır. Tanzimat ve Meşrutiyet hareketleri de bunda öncülük etmiştir. Cumhuriyetle birlikte ise, daha sonra modern bir görünüm alacak olan birçok kuruluşun temeli atılmış, modern tıp ve dişhekimliği eğitimine geçiş bu dönemde olmuştur.

14 Mart 1827’de kurulan Tıphane ve Cerrahane-i Amire, ülkemizdeki tıp öğretiminin ilk modern aşamasını oluşturur. Okul daha sonra Tıphane ile birleşerek 1938’de Mektebi Şahane adını almıştır. Sivil tıbbiyenin 1 Ekim 1908’de fakülte unvanını almasından sonra

22 Kasım 1908’de bütçesi oluşturularak resmi bir yapıya kavuşturulan Dişçi Okulu,  28 Ekim 1909’da fiilen eğitime başlamıştır. Dişhekimliği okulunun kurulması ile birlikte dişhekimliği eğitimi de çağdaş bir şekil almıştır.

Türk Dişhekimleri Birliği’nin 17.01.1996 tarihli başvurusu Sağlık Bakanlığı’nın

28.02.1996/1769, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 07.02.1996/624 ve İç İşleri Bakanlığı’nın 26.04.1996 tarih ve 3204 sayılı oluru ile 22 Kasım, "Dişhekimliği Günü" olarak kabul edilmiştir.

22 Kasım'ı içine alan hafta, ağız diş sağlığının yaşamımızdaki önemini topluma daha iyi yansıtmak amacıyla 1996 yılından itibaren "Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası" olarak bütün yurtta kutlanılmaya başlanmıştır.

ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI VE GELİŞMELER

 

Türkiye’de ilk dişhekimliği meslek kuruluşu 1912’de “Tıp Fakültesi Dişçilik Şubesi Mezunin ve Talebe Cemiyeti” adıyla İstanbul’da kurulmuş, başkanlığına Prof. Dr. Halit Şazi Kösemihal getirilmiştir. 1914’de “Darülfünun’u Osmani Tıp Fakültesi Dişçilik Şubesi Mezunin ve Talebe Cemiyeti” adı ile tescil edilmiş, ancak 1. Dünya Savaşı’nda üyeler askere gidince bu kuruluş kısa bir süre sonra dağılmıştır.

İkinci girişim 1922 yılında olmuş Müslüman Diş Tabipleri Mezunin ve Talebe Cemiyeti adı altında kurulmuştur. 1923 yılında ilk kez Diştabipler Mecmuası çıkarılmaya başlanmış, 1928’e kadar yayınlanabilmiştir. 1924 yılında Dişhekimliği Alemi adında yeni bir mecmua yayıma başlamıştır.

1925 yılında derneğin adı “Türk Diş Tabipleri Cemiyeti” olarak değişmiştir. 1926’da “Diş Tebabeti Odası” kurulma önerisi ilk kez dile getirilmiş, ancak gerçekleşememiştir.

1-5 Kasım 1932’de İstanbul’da ilk ulusal dişhekimliği kongresi olan “Birinci Milli Diş Tebabeti Kurultayı” Kazım Esat Devrim başkanlığında toplanmış, aynı yıl yine İstanbul’da “İkinci Ulusal Dişhekimliği Kongresi”, 1938 yılında Ankara’da “Üçüncü Ulusal Dişhekimliği Kongresi” toplanmıştır.

31.01.1953 tarih ve 8323 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 1. maddesinde geçen; “Türkiye hudutları içinde meslek ve sanatlarını yapmaya  yetkili olup da sanatıyla iştigal eden bütün tabiplerle, diştabiblerinin katıldığı bir Türk Tabipleri Birliği kurulmuştur” ifadesiyle, dişhekimleri 1953 yılından itibaren kanunla tanınan bir mesleki teşekkülün içinde yer almıştır.

İnsan sağlığındaki tıbbi tanı ve tedavi olgusu içinde mesleki ve mesai paylaşımı bulunan tabipler ile kimi zaman örgüt yönetimindeki sayısal temsil dengesizliğinin yarattığı sıkıntılar, kimi zaman da dayanışma ile sağlanan güçlülüğe bağlı mutlulukla geçen 32 yılın sonunda dişhekimleri, meslek sorunlarına daha iyi sahip çıkabilmek için TTB’den ayrılarak kendi meslek birliklerini kurma kararı alırlar.

1985 yılına kadar Türk Tabipleri Birliği içinde belirli kontenjanlar oranında temsil edilen dişhekimleri, 25 Haziran 1985 tarih ve 18792 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “3224 sayılı Türk Dişhekimleri Birliği Kanunu” nun 7 Haziran 1985 tarihinde yürürlüğe girmesi ile mesleki örgütlenme hakkı elde etmişlerdir. Böylece, Türk Dişhekimleri Birliği resmen kurulur.

KAMU GÖREVİ YAPIYORUZ

Anayasa’nın 135. maddesi ile kamu kurumu niteliğinde kurulmuş meslek birliklerinin ve odalarının görevlerini yerine getirebilmesi için kamusal yetkilerinin korunması zorunludur ve bu zorunluluk demokrasinin güvencesidir.

  Meslek kuruluşlarının özerkliği kamu idaresinden bağımsız olarak karar ve yürütme organlarını seçebilme hak ve yetkisini içermektedir. Özerklik, kurumların dış etkilere karşı korunmasını güvence altına almaktır. Meslek kuruluşlarının zayıflatılmasının hiçbir toplumsal yararı yoktur. Gündeme getirilen Meslek Birlikleri Kanunlarına yönelik müdahale söylem ve eylemlerinden kesinlikle ve geri dönüşümsüz olarak vazgeçilmelidir.

  Türk Dişhekimleri Birliği ve 40 Dişhekimleri Odası, 38 yıllık geçmişlerinden gelen birikimle halkın ağız diş sağlığı ve mesleğin sorunları ve çözümleri konusunda yeterli bilgi ve tecrübeleri ile ulusal ağız diş sağlığı politikalarının oluşmasında katkı yapmaya hazırdır.

Son yıllarda sayısı dramatik şekilde artan dişhekimliği fakülteleri ve öğrenci kontenjanına rağmen eğitimden sorumlu öğretim üyelerinin sayısal yetersizliği, eğitimin  Dr. Öğretim üyeleri tarafından yürütülmesi, fakültelere ayrılan bütçelerin düşüklüğü, modern ve dijital teknolojilerin eğitime yansıtılamaması, meslek eğitimimizin geleceğini tehdit etmektedir.

•      Lisans ve uzmanlık eğitiminde yaşanan problemlerin çözümü için, her anabilim dalı başkanının en az Doçent seviyesindeki akademisyenlerden seçilmesi,

•      Dişhekimliği lisans eğitimi çekirdek programının (DUÇEP), çağın ihtiyaçlarına yönelik revizyonu,

•      YKS’de Dişhekimliği Eğitimi Programına öğrenci kabul barajının kademeli olarak 80 binden 50 bin seviyesine getirilmesi,

•      Kanıta dayalı dişhekimliği rehberliğinde tedavi protokollerinin oluşturulması,

•      Temel tıp derslerinin içeriğinin tüm vücudu kapsayacak yönde geliştirilmesi ve lisans eğitiminde öğrencinin araştırmacı kimliğinin geliştirilmesi ve gerekli araştırma ortamının sağlanması,

•      Genel sağlık - oral sağlık ilişkisinin iyi anlaşılması açısından, meslekler arası eğitimin önemsenmesi ve dişhekiminin ağız doktoru şeklinde tanımlanması gerekmektedir.

•      Mezuniyet sonrası sürekli eğitimin zorunlu uygulamasında TDB öncü rol üstlenerek, Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içerisinde olmalıdır. Eğitim denetlenmeli, sadece dişhekimlerinin değil, diğer sağlık personelinin eğitimi de bu kapsama alınmalıdır.

Sağlık insan gücü planlaması, topluma bugün sunulan ve gelecekte sunulacak sağlık hizmetlerini gerçekleştirmek üzere sağlık çalışanlarının yeterli nicelikte, yüksek nitelikte, düzgün bir dağılımla, yerinde bir zamanlama ile ve doğru bir şekilde istihdam edilmesidir.

Bu doğrultuda yapılması gerekenler aşağıdaki şekildedir.

•      Yeni dişhekimliği fakültesi açılmaması, var olan kontenjanların dondurulması ve sonrasında ihtiyaç ve talebe göre kontenjanların revize edilmesi,

•      Dişhekimliği Fakültesi kontenjanlarının belirlenmesinde, öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı, kurulu aktif diş üniti sayısı dikkate alınarak planlama yapılması ve YÖK mevzuatında yer alan tüm kurallara tam uyumun sağlanması,

•      Nüfus dağılımı ve ihtiyaca göre serbest dişhekimleri için hizmet sunum kapasitesi planlanması,

CHP'li BEKO: SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM ÇÖKÜŞÜN BAŞLANGICI OLDU! CHP'li BEKO: SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM ÇÖKÜŞÜN BAŞLANGICI OLDU!

•      Aile dişhekimliği modelinin, pilot çalışmaların izlenmesi ve sonuçlarının değerlendirilmesi gerekli görülmüştür.

Sağlık hizmetleri kamu hizmetidir. Özel sağlık kuruluşlarında üretilen sağlık hizmetleri de kamusaldır.

Sağlık hizmetlerinin sunumu, finansmanı, dağılımı, planlanması ve denetlenmesi kamu tarafından yapılmalı, bu süreçte meslek kuruluşlarına ve hizmet alıcılarına, yetki ve sorumluluk verilmelidir.

Sağlığa genel bütçeden ayrılan pay arttırılmalıdır. Ancak ülkemiz kaynaklarının sınırlı olduğunun bilincinde olarak var olan kaynaklar verimli kullanılmalıdır.

Taşeron niteliğinde çalışmaların engellenmeli, hekimlerin hak ettikleri çalışma şartları ve emeklilik haklarına sahip olmaları sağlanmalıdır.

Sağlık okuryazarlığının toplumda eksikliği sağlıkta şiddeti körüklemektedir. Kitlesel iletişim araçları kullanılarak ağız diş sağlığı hakkında Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle, eğitim içerikleri oluşturulmalıdır. Kitlesel iletişim araçları çok etkili yöntemlerdir ve bunlar sağlıkta şiddetin önüne geçilmesinde kullanılmalıdır.

Kamuda çalışan hekimlerin alacağı maaş tek bordroda gösterilmeli, izin ve raporla kesintiye uğramamalıdır. Kişi özlük hakları yönetmelikle değil yasa ile düzenlenmelidir.

COVID-19 salgınının ilk karşılayıcıları, doğaldır ki tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık çalışanlarıdır. Ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği pandemi döneminde bir kez daha net olarak görüldü. Biz dişhekimleri de tüm sağlık çalışanları gibi salgınla en ön safta mücadele ettik ve etmeye devam ediyoruz.  COVID-19’un ülkemizde görülmeye başlamasıyla beraber kamuda çalışan dişhekimleri görev tanımında olmamasına karşın sahada ilk görev alanlardan olmuşlardır. Özellikle evlerde karantinaya alınan vatandaşlarımızın son gördükleri hekimler dişhekimleri olmuştur. 

Hastalığın yeni olduğu bu dönemlerde filyasyon görevi dışında, bunun hastalığa maruz kalan ve ne yapacağını bilmeyen vatandaşlar için ciddi bir psikolojik destek olduğunu sahada çalışan meslektaşlarımız bildirmişlerdir. Biz dişhekimleri de diğer sağlık çalışanları gibi özlük hakları yanında, maalesef pandemi döneminin karşımıza çıkardığı yeni sorunlarla yüz yüze kaldık. Evlerimize gidemediğimiz, sevdiklerimize sarılamadığımız, yemek molası vermeden çalıştığımız günleri yaşadık. Halkın sağlık hakkı kesintiye uğramasın, hastalarımız mağdur olmasın diye pandemi koşullarında muayenehanelerimizi kliniklerimizi açıp hizmet vermeye çalıştık. Normal zamanlarda kolayca temin edebildiğimiz kişisel koruyucu ekipmanları bulmakta zorlandığımız günler oldu; mesleğimize bağlılık, yeminimize sadakat ve dayanışma ile o günleri de aştık. 

Ancak birikmiş sorunlarımızın üzerine yenileri eklenmeye devam etti.

•      Pandemi nedeniyle dişhekimliği eğitiminde yaşanan sorunlar ve bunların hayata yansımaları, 

•      İnsan gücü planlamasının; nüfus kriterinin yanı sıra toplumun ihtiyacı, hizmete olan talep, hastalıkların seyri, hastalık çeşitleri gibi kriterler de göz önüne alınarak yapılması gerekirken hiçbir toplumsal ve bilimsel gerekçesi olmayan siyasi popülizm adına ve hız kesmeden açılan dişhekimliği fakülteleri ve yeterli akademik kadroların olmamasına rağmen fakültelerde yapılan kontenjan artışları,

•      Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ticarethanelere dönüştürdüğü poliklinik ve merkezlerin sınır tanımaz cüretle ve kanunsuzca; kapitalizmin “Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” ilkesiyle halkın sağlığının zarar görme pahasına, dişhekimlerinin emeğinin ve eğitiminin yok sayılarak dişhekimleri dışındaki mesleklerden olan şahısların sermayedarlığında kurulan çalışma ortamlarının dişhekiminin kendi sorumluluğunda mesleğini icra etmesini engelleyerek o mekânın kar amaçlı bir ticarethane olarak faaliyet göstermelerine karşın denetlemelerin yapılmaması, caydırıcı cezaların uygulanmaması, 

•      Dişhekimliğinde kullanılan cihaz ve malzemelerin ağırlıklı olarak ithal ürünler olması nedeniyle paritenin sürekli TL aleyhinde değişmesiyle hizmet sunumunun güçleşmesi, buna bağlı serbest çalışan meslektaşlarımızın çalışma koşullarını olumsuz etkilemesi, yaklaşık 2 yıldır süre gelen pandemi, üretimde var olan krizi daha da derinleştirmiştir. Ekonomik çözülmeler tüm dünyada ve ülkemizde halkın yaşam standartlarında köklü yıkımlara neden olmuştur. Buna bağlı olarak da kamu ve özelde çalışan dişhekimleri de bu krizden fazlasıyla etkilenmişlerdir. 

COVID-19 pandemisinin yaşandığı dönem içinde halkımız ağız diş sağlığı tedavilerinde büyük sıkıntılar yaşamış ve pandemiye fiziki koşulları itibariyle adeta hazırlıksız yakalanan Dişhekimliği Fakülteleri ve ADSM’lerde yoğun bir hasta birikimi oluşmuştur. Bunu gidermek için; kamu, üniversite ve serbest çalışan dişhekimlerinin tümünün katılımı sağlanarak, koruyucu dişhekimliği hizmetlerinin yanı sıra ertelenmiş tedavi ihtiyaçları acilen giderilmelidir. Aksi halde toplumdaki ağız diş hastalıkları genel sağlığı da olumsuz etkileyerek kısa sürede altından kalkılamayacak sağlık sorunları ve yüksek ekonomik bedellerle karşı karşıya kalınacaktır.

 

 

           DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI PROGRAMI REHBERİ

 

Bu yıl Türkiye’de 22 Kasım Dişhekimliği Günü ve Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftasında, modern dişhekimliğinin 114. yılını kutlarken, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bizlerin de çalışmalarında esas aldığı Avrupa Ağız Diş Sağlığı 2019 Programı Rehberi Diş Çürüğü Önleme Bülteni ile “Florür ve Ağız Diş Sağlığı, Sağlıklı Ortamlar (su, tuz veya süt) ve Kişisel Hijyen (florür içeren diş macunu) Yoluyla Hastalığın Önlenmesi” yol haritası görülmektedir.

           Yukarıda açıkladığımız olumsuz koşullara rağmen Dişhekimleri olarak bizler; ağız diş hastalıklarını önlemesi için bu rehberlikler ışığında halkımıza koruyucu ağız diş sağlığı öncelikli diş tedavilerini gerçekleştirmede çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Tüm vatandaşlarımızın “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftasını”, meslektaşlarımızın  “22 Kasım Dişhekimliği Gününü” kutluyoruz.

Türk Dişhekimleri Birliği