MESLEK ONURUNA SAHİP ÇIKMAK İSTERKEN AYM ÖNÜNDE GÖZALTINA ALINANLAR DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR!

CHP'li Barut; "Deprem vergisi olarak toplanan 75 milyar lirayı ne yaptınız?" CHP'li Barut; "Deprem vergisi olarak toplanan 75 milyar lirayı ne yaptınız?"

Anayasa Mahkemesi, Anayasa’ya aykırı düzenlemeler içeren Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu bugün esastan görüşmeye başlamıştır. Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan bir milyonu aşkın öğretmen, Anayasa Mahkemesi’nin eğitim alanında telafisi güç sonuçlar yaratması kaçınılmaz olan ve Anayasa’ya aykırı düzenlemeler içeren ÖMK ile ilgili olarak hukuka uygun bir karar vermesini beklemektedir.

Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz, diğer sendikaların genel başkanları ve MYK üyeleri ile birlikte Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun görüşüleceği Anayasa Mahkemesi önünde bugün sabah saatlerinden itibaren ‘Meslek Nöbeti’ tutmak için bir araya gelmiş, Anayasa Mahkemesi’ni öğretmenlerin sesini duymaya ve ÖMK'yi iptal etmeye çağırmıştır.

AYM önünde ‘Meslek Nöbeti’ tutmak için bir araya gelen sendika başkan ve yöneticilerinin taleplerini demokratik bir şekilde ifade etmesine izin vermeyen emniyet güçleri tarafından bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Aralarında Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz Ahmet Karagöz ve Simge Yardım’ın da bulunduğu çok sayıda sendika yöneticisi, ters kelepçe yapılarak gözaltına almıştır.

Ülkemizde yıllardır uygulanan, özellikle son yıllarda belirgin bir şekilde artan yıldırma ve korkutma amaçlı saldırıların son hedefi yüz binlerce eğitim emekçisi adına AYM önünde toplanan sendika yöneticileri olmuştur. Siyasi iktidarın, kendileri gibi düşünmeyen, haksız ve adaletsiz uygulamalar karşısında itiraz eden, sesini yükseltenlere karşı gösterdiği tahammülsüzlük son dönemde öylesine artmıştır ki, iktidarın ve onun uzantılarının baskıcı politikaları artan şiddet ve gözaltılar ile sürdürülmektedir.

En doğal ve demokratik haklarımızı kullanmamızın yasa dışı bir şekilde engellenmesi ve sendika yöneticilerinin ters kelepçe ile gözaltına alınması kabul edilemez. Bu antidemokratik uygulamalara son verilmeli, arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Kendilerini hukukun ve kanunların üzerinde sananlar şunu çok iyi bilmelidir ki, haklı taleplerimizi her türlü baskı ve engellere rağmen savunmaya devam edecek, baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceğiz.