AKP iktidara geldiği andan itibaren hemen her dönemde anayasa konusunu gündemde tuttu. Ne yaman çelişkidir ki; Türkiye tarihinde en fazla anayasal hak ihlali de yine aynı dönemde yaşanıyor. 

12 Eylül Darbe Anayasasını bile fazla demokratik bulup yamalı bohçaya çeviren sonra bu halini bile defalarca ihlal edenlerin getireceği değişiklik önerisi tartışmasız reddedilmelidir. Öneri TBMM Anayasa Komisyonu’nda müzakere edilmemelidir.

  1. Meşru değiller, yeni bir anayasayı teklif dahi edemezler. 

Anayasa temel hak ve özgürlükleri, tüm yurttaşların eşitliği temelinde düzenlemesi gereken belgedir ama bu hakları AKP- MHP ittifakı hemen her gün gasp etmeye çalışıyor. 

  1. En temel toplum sözleşmesi, seçim hesaplarına alet edilemez. Kaybetme korkusundaki iktidarın anayasa değişikliği için TBMM’ de yeterli sayısal gücü de yoktur. Bu yüzden ya destek arıyor ya da referandum yaparız diye tehdit ediyorlar. Muhalefet bu   tehditlere karşı tavizsiz tavır almalıdır. 

  1. Teklifin içeriği, eşitlik, özgürlük, laiklik ilkelerine aykırı ve ayrımcıdır. “Din ve vicdan özgürlüğünü” düzenleyen 24. Madde ve “ailenin korunmasını” düzenleyen 41. Maddesi ile ilgili dini ve aile değerlerini referans göstererek “ yalnızca belli biçimde giyinen kadınları ya da tek tip bir aileyi koruyacağım” demek anayasa bilimine aykırı olduğu gibi anayasayı ihlal suçudur.  

  1. Kadınların ve LGBTİQ+ ların hayatı üzerinden kendilerini kurtaramayacaklar. Başörtüsü takmayı tercih eden ya da etmeyen hiçbir kadının hayatını korumayan; şiddetin çözümü İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekenlerin inandırıcılığı yoktur. İnanç özgürlüğünün teminatı siyasi iktidarların toplum mühendisliğine kalkışması olamaz.  Bu teklif, AKP- MHP İttifakının  seçimde kendini kurtarmak telaşıdır. 

    Ayhan Barut, 'vatandaşlık' vurgununu Meclis gündemine taşıdı Ayhan Barut, 'vatandaşlık' vurgununu Meclis gündemine taşıdı

  1. Söz yetki ve kararın asıl sahipleri, eşit ve özgür anayasayı kendi iradeleri ve elleriyle yapacak. Emekçilerin, kadınların, LGBTQ+’ların ve tüm yurttaşların  özgür seçimlerini korumayan ve yapımına katılmadığı bir anayasa olamaz. 

Bu ülkenin bütün güzelliklerini yaratanlarla, sermayenin değil emekçiler için, tüm ezilen ve sömürülenlerin kurtuluşu için en güzel günlerin anayasasını biz yapacağız. 

Partimiz açısından yol bellidir; anayasaları yönetenler değil, patronlar değil,  uzmanlar değil, yurttaşlar yapar. Orada yazan her bir maddeyi yaşayanlar yapar. 

Toplumun gerçeklerinden uzak ve gerisinde olan bu iktidar, zayıflıyor, korkuyor ve hepsi tek tip; birbirine benziyor. 

Bizler tek tip değil çeşitliyiz.   

Demokratikleştirmek için hak ve özgürlüklerimize kastedenleri mutlaka göndereceğiz.