Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

| 14:52
A+ | A-

Paleolitik Dönem Heykel Tarihi Üzerine Bir Öğrenme Yolculuğu

Tarihsel süreç içerisinde ilk insanların neler yaptığını merak ediyor musunuz? Peki ya bizim estetik algılarımız çerçevesinde Venüs ‘ü? Hadi gelin o zaman sizi çok uzaklara hatta taa 800 bin yıl öncesine götüreyim… Bakalım Venüs nasıl evrime uğramış… Keyifle okumanız dileğiyle…

1 – Heykel – Kadın Olgusu

Gagarino Venüsü /Günümüzden yaklaşık 25 Bin yıl önce

İnsanlık ilk kez tarih sahnesine çıktığı Paleolitik Çağdan itibaren hayatta kalma mücadelesi içerisinde ekonomik ve sosyo-kültürel bir takım değişimler geçirmiştir. Bu değişimlere paralel olarak sanat olgusu gelişmiş evrilerek günümüze kadar gelmiş, dönemin eserleri sonraki dönemlere ışık ve esin kaynağı olmuştur. Paleolitik döneme ait heykel ve heykelcikler incelendiğinde; kadının toplumsal yaşamda etken ve edilgen rol oynadığın sonucuna varmak mümkündür. Özellikle heykel sanat olgusunun kadın üzerinden şekillendiği görülmektedir.

2 – Paleolitik Döneme Dair Kıssalar

ALTAMİRA MAĞARASI/İSPANYA MÖ.35000-11000

Paleolitik Dönem olarak tanımlanan Eski Taş Çağı günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce başlamış ve 12 bin yıl önce sona ermiştir. İnsan türlerinin ortaya çıktığı ve homo-sapiens dışındakilerin yok olduğu çağdır. Etimolojik olarak Paleolitik kelimesi Yunanca eski ve taş kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Türkçe’de bu kelime Eski Taş ya da Yontma Taş Çağı olarak karşılık bulmuştur. Paleolitik kelimesinin ilk kullanımını John Lubbock (1834/1913) gerçekleştirerek literatüre girmesini sağlamıştır.

Paleolitik Dönemden günümüze kalan en eski kültür mirası Fransa’da Lascaux ve İspanya’da Altamira Mağaralarıdır ki bu mağaralarda avcı toplayıcı düzende yaşayan insanların duvar resimleri yer almaktadır. 1879 Yılında bulunmuştur. Paleolitik Döneme ait duvar resimleri ile ünlü bir mağaradır. Mağara tavanında canlı renklerde büyük hayvan figürleri daha çok bizon figürleri yer almaktadır. Bu çizimlerin amacı yapılacak olan bir sonraki avın daha bol ve bereketli geçeceği inancıdır.

İnsanlığın oyarak ya da yontarak şekillendirmeye çalıştığı ilk doğal malzeme taş olacaktır ki zaten Paleolitik devrin de en ayırt edici özelliğidir. İlk heykeller yumuşak ve işlenmesi kolay taşların ve fildişlerinin şekillendirilmesiyle yapılmış ve bu heykeller de kadın heykelleri (VENÜS) olacak ve ortalama 25 bin yıl öncesine tarihlenecektir…

3 – Heykelin Tarihine Yolculuk

Heykel ve heykelciliğin tarihi eski zamanlara kadar uzanır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda, mermer, ağaç, taş, fildişi, pişmiş toprak, maden gibi çok çeşitli malzemelerden yapılmış heykel ve heykelciklere rastlanmaktadır. Ortaya çıkarılan heykeller incelendiğinde bunların büyük bir kısmının tanrı ya da tanrıça heykelleri, kral-kraliçe gibi hükümdar ailelerin heykelleri, bazılarının dönemin kahramanları ve ünlü insanların heykelleri olduğunun yanı sıra bazılarının ise halktan birilerinin heykelleri olduğu düşünülmektedir. Tarihi çok eski olduğu bilinen heykel ve heykelciklerin bu denli yayılmasının en temel sebebi inançtır. Paleolitik Dönem insanları, heykel yapmış tapınmışlardır, heykel yapmış ölümsüzleşmişlerdir, heykel yapmış korunmuşlardır, heykel yapmış arınmışlardır…

4 – İnsan Sanat İlişkisi

PİETA (1498-1499)

Kavramsal olarak sanat insanın varoluşunun yanı sıra toplumsal bilincin gelişimiyle de ilintilidir. Düşünün ki, bir insan topluluğunun temel ihtiyaçlarının giderilmesiyle başlayan süreçte bilincin, bilinçaltının, sezginin ve içgüdüselliğin etkisiyle sanat ortaya çıkmıştır. İnsanlığın güncel ihtiyaçlarına yarayan aletleri, eşyaları üretmeleri ya da sosyal yaşamlarını mağaralara resmetmeleri, inanç felsefeleri gereği ya da buna benzer dinamikler üzerinde sanatın geliştiğini söylemek yanlış değil eksik kalacaktır. Sanatçının yaratıcılığındaki gücü, yeteneği, fantastik yaklaşımı evrensel gerçekliği algılama biçiminin de oldukça büyük rolü olduğu gerçeğini yadsımamak gerekir.

İnsanlık, yerleşik yaşamın henüz çok çok başlarında mağaralardan çıkıp toprakla tanışmaya başladığı dönemlerde oluşturdukları sanat, duyguya dayalı kollektif toplumsal anlayışın görece sonucu niteliğindedir. Başka bir ifadeyle ilkel sanat toplumsal ihtiyaçlara cevaben doğmuş ‘’ben’’lik duygusunun henüz uzun zaman yer bulamayacağı bir anlayışla serüvenini sürdürmüştür. Bu perspektiften hareketle Paleolitik dönemin sanat anlayışı sanat toplum içindir felsefesinde hayat bulmuştur.

İlk çağ topluluklarında sanatçılar bir geleneği devam ettirmişlerdir ve eserler toplumun ortak malı kabul edilmiştir. Dolayısıyla eserler sanatçıları değil ürettikleri kavim ve toplulukların adıyla anılmışlardır. Bu sebepledir ki sanatçılar eserlerine mülkiyet işareti (imza) yapmamışlardır. Ta ki Michelangelo’nun Pietasına kendi mülki işaretini yapmasına kadar bu gelenek korunmuştur. Pieta, Rönesans dönemi heykeltraşı Michelangelo di Lodovico Buonarroti tarafından yapılmış dört ünlü heykelinden birisidir.Vatikan’da Peters Bazilikası’nda bulunmaktadır. Toplumların ve kavimlerin gelişmesine, toplumsal sınıfların ortaya çıkmasına bağlı olarak süreç içerisinde sanat, sanatçının fayda getiren bir çabanın ya da işin ifade biçimi olarak devamlılığını sürdürmüştür.

5 – Paleotik Dönem Sanatı

Dolni Vestonice Venüsü 111 mm.

Paleolitik dönem sanatı 2 şekilde karşımıza çıkıyor. Taşınabilir/Taşınmaz Sanat. Sizin de tahmin edeceğiniz üzere kavimlerin göçebe yaşam tarzından kaynaklı, sanatçılar, heykelleri/heykelcikleri yanlarında götürme arzularından ötürü küçük boyutta yapmışlardır.

Lascaux Mağarası / FRANSA

Taşınmaz sanat eserlerini ise daha çok avcı toplayıcı düzende mağara duvarlarına yaptıkları resim olmuştur.

Mağara resimleri ve taşınabilir sanat eserleri yaratıcılığı ve toplum yapılarını göstermenin ötesinde bilgi paylaşımının, duyguların ifade edilmesinin ve kültürel bilgilerin sonraki nesillere aktarılmasının belki de ölümsüz olma isteklerinin birer yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Taşınabilir figürlerde çok iyi biçimde oyulmuş yüz ifadeleri vardır.

Brassempouy Venüsü / Yüz Betimlemesi

Küçük heykellerde cinsel organları ve kaba eti de vurgulamışlardır. Figürlerdeki bu ayrıntılar doğurganlık ve neslin devamını sağlamaktaki kutsallıkla da ilişkilendirilebilir.

6 – Paleolitik Çağda Kadın Heykeller

Berekhat-Ram Venüsü İsrail/MÖ.800000-300000 ve Tan Tan Venüsü G.FAS/MÖ.500000-300000 

Paleolitik döneme ait en eski heykellere örnek olarak Berekhat-Ram Venüsü ve Tan Tan Heykelcikleri verebiliriz. Bu heykeller bilinen en eski Venüs heykelcikleridir ki günümüzden ortalama 400 bin yıl öncesine tarihlendirilmektedir. Berekhat-Ram Venüsü’nün Homo-Erektuslar tarafından yapıldıkları kabul edilmektedir. Paleolitik Döneme ait onlarca Venüs heykeli kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Birazdan bu heykellerin görsellerini sizlerle paylaşacağım fakat ondan önce Venüs heykellerinin genel özellerinden bahsedelim…

Venüs heykelcikleri, cinsellik bölgelerini saklamayan büyük bir memeye ve sarkan iri karna sahip olan bir kadını gösterir. Bu heykelciklerin kalçalarını da abartılı bir şekilde yağ birikintili olarak tasvir etmelerinin yanı sıra ince bacaklı ve kısa kollu, kollar iki yana yapışık olarak yontulmuştur. Muhtemelen buradaki gizem, taşınabilir sanat olmasından dolayı tutuşu kolay ve kavramayı kolaylaştırmak amaçlı bu şekilde yontulmuş olması ihtimaller arasındadır.

Paleolitik dönem Venüs heykelciklerinin, doğurganlığı ve sağlığı mı tasvir ettiği, yoksa bir kişiyi mi tasvir ettiği hala tartışma konusudur. Buz devrinin 10 bin hatta 14 bin yıl önce sora erdiği gerçekliğinden yola çıkacak olursak buzul çağda yaşayan insanların iyi beslenmelerinin ve hareketsiz bir yaşam sürdüklerinin çokta mümkün olamayacağı sonucuyla Venüs heykelciklerinde olmak istediklerini idealize etmiş olmaları ve dolayısıyla bolluk ve bereketi sembolize etmiş olmaları ihtimalini güçlendirmektedir. Son olarak tüm Venüs heykelleri yüz ifadesi belirsiz, yaşamı ve doğayı yaratan Ana Tanrıça ile Kadın arasında bağ kurularak tasvir edilmiştir. Sonuç olarak, Paleolitik dönem heykelleri her ne kadar binlerce yıl önce yapılmış olsa da günümüz modern sanat anlayışının bu temeller üzerinde yükseldiğini fark etmemek elde değil.

7 – Paleolitik Dönemin Ünlü Venüsleri

1- Willendorf Venüsü / 11.1 cm.MÖ.28000 Kireçtaşı

2- Laugerie Basse Venüsü / 7cm. MÖ.16000 Kemikten yapılmış göğsü gelişmemiş genç kadın figürü

3- Lausel Venüsü / 42 cm.MÖ25000 Kabartma ve gravür

4- Lespugue Venüsü / MÖ.26000 Fildişi, hem dikey hem yatay olarak simetrik

5- Galgenberg Venüsü / 72mm.MÖ.30000 Serpardin taşı, dans eden kadın figürü

6- Monruz Venüsü / MÖ.11000 Sert kömür

7- Hohle Fels Venüsü / MÖ.40000 Fil Dişi

deneme