<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 14:48:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[PROF. DR. HİLAL, “ÇEVRE SAĞLIĞI OLMADAN İNSAN SAĞLIKLI OLAMAZ”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/prof-dr-hilal-cevre-sagligi-olmadan-insan-saglikli-olamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/prof-dr-hilal-cevre-sagligi-olmadan-insan-saglikli-olamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Tabip Odası ile Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Adana Şubesi birlikteliğiyle ‘Gezegenin Sağlığı, Ekoloji ve Ekopedagoji’ paneli düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>‘Gezegenin Sağlığı, Ekoloji ve Ekopedagoji’ Paneli</h2>

<p>Moderatörlüğünü Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal ve Ece Yolcu’nun yaptığı ‘Gezegenin Sağlığı, Ekoloji ve Ekopedagoji’ paneline konuşmacı olarak ‘Gezegenin Sınırları ve Sağlığı’konu başlığıyla Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ali Kocabaş, ‘Adana’nın Ekolojik Sorunları’ konu başlığıyla ÇETKO Başkanı Dr. Sadun Bölükbaşı ve Adana Ekoloji Platformundan Umut Özşimşek, ‘Ekopedagoji’ konu başlığıyla ÇÜ Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi ve Bilişimi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.07.08" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-220708.jpeg" width="1600" /></p>

<h3>PROF. DR. HİLAL, “ÇEVRE SAĞLIĞI OLMADAN İNSAN SAĞLIKLI OLAMAZ”</h3>

<p><br />
Son yıllarda kentin, bölgenin, ülkenin hatta tüm dünyanın iklim değişikliğine uğradığını ifade eden panelin moderatörü ve Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, doğanın ekolojik dengesinin bozulduğuna dikkat çekerek; “İklim değişikliklerinden en çok etkilenecek bölgede yaşıyoruz. Biz hekimler, çevre sağlığı olmadan insanların sağlıklı olmasının olası olmadığını biliyoruz. Bugün Çukurova’da bu bereketli topraklarda, gezegenin sağlığını ekolojiyi ve ekopedogojiyi konuşacağız. Havamız, suyumuz, gıdamız bu kadar kirletilmiş, kirletilmeye devam edilirken bizler nasıl sağlıklı olabiliriz? diye sormak istiyorum. Ne zaman İklim değişikliği veya ekoloji alanında bir sunum dinlerken; kendimi hep felaket senaryosu izliyormuşum gibi umutsuz ve mutsuz oluyorum. Ama umutsuz da yaşanmıyor ki. Çok değerli konuşmacılarımızla bu konuları masaya yatırarak umudumuzu yeşermek istiyorum. Bu anlamda katılım gösteren, emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.08.09" class="detail-photo img-fluid" height="1021" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-220809.jpeg" width="1600" /></p>

<h3>PROF. DR. KOCABAŞ, “BİR MİLYON TÜR YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”</h3>

<p><br />
İnsanlığın ilk kez gezegensel bir acil durumla karşı karşıya kaldığını söyleyen Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ali Kocabaş, yaptığı slayt sunumda “Gezegenimiz ve insanların sağlığı risk altındadır. Çünkü iklimimiz hızla değişmekte, ortalama yıllık sıcaklıklar, 2024 yılında ilk kez sanayi öncesi dönemlere göre 1,5°C'nin üzerine çıkmıştır. On yıllardır süregelen bilimsel uyarılara rağmen, dünya şu anda yüzyılın sonuna kadar potansiyel olarak felaket niteliğinde 2,7°C'lik bir ısınmaya doğru ilerliyor. Hatta emisyonlar artmaya devam ediyor. Grönland ve Antartika'daki buz tabakaları artan bir oranda kütle kaybetmekte ve deniz seviyesinin yükselmesi hızlanmaktadır. İklim değişikliği, kentleşme ve ormansızlaşma gibi biyolojik çeşitlilik kaybına neden olan olmaktadır. Harekete geçilmediği takdirde yaklaşık 1 milyon tür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Hasta bir gezegende sağlıklı insanlar olamaz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.08.42" class="detail-photo img-fluid" height="1028" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-220842.jpeg" width="1600" /></p>

<h3>DR. BÖLÜKBAŞI, “HAVA KİRLİLİĞİ GÖRÜNMEZ KATİLDİR”</h3>

<p><br />
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün hava kirliliğini “Görünmez Katil“ olarak adlandırdığını hatırlatan ÇETKO Başkanı Dr. Sadun Bölükbaşı, “Dış ortam partiküler kirliliğinin yani hava kirliliğinin akciğer kanseri yaptığı, kanın akışkanlığını azaltarak kalp krizi riskini artırdığı ve beyin dolaşım bozukluğuna neden olduğuna dair Dünya Sağlık Örgütü’nün bilimsel raporları mevcuttur. Adana DSÖ limitlerinin 5,6 katı kirli hava solumaktadır. Temiz hava, sağlıklı gelecek için vazgeçilmez şarttır. Temiz hava solumak en temel insan haklarından biridir.” şeklinde konuşan Dr. Bölükbaşı, körfeze 4 adet devasa petrokimya ve plastik ürünleri üretim tesisi yapılmak istendiğini, bu sektörlerin ciddi anlamda tatlı suya ihtiyaç duyduğunu, bu tesisler insanların yaşamı için vazgeçilmez olan suya ortak olacağını ve suların kirlenmesine neden olacağının altını çizdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.10.30" class="detail-photo img-fluid" height="1048" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-221030.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Adana Ekoloji Platformundan Umut Özşimşek’in çevre adına yaptıkları çalışmaları anlatmasının ardından ÇÜ Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi ve Bilişimi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı ise eğitimin önemine değindi.</p>

<p><br />
Konuşmacıların yaptığı bilimsel çalışmaların masaya yatırılmasının ardından katılımcıların merak ettiği sorular yanıtlandı. Panel sonunda günün anısına birlikte fotoğraf çekildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.08.58" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-220858.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.10.08" class="detail-photo img-fluid" height="1052" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-221008.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.08.18" class="detail-photo img-fluid" height="992" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-220818.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-221059.jpeg" width="1600" /><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.07.58" class="detail-photo img-fluid" height="1029" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-220758.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.10.43" class="detail-photo img-fluid" height="1010" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-221043.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 22.10.18" class="detail-photo img-fluid" height="1016" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-221018.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/prof-dr-hilal-cevre-sagligi-olmadan-insan-saglikli-olamaz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-11-at-091045.jpeg" type="image/jpeg" length="26884"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Çebi: Çevreyi korumak, gelecek nesillere karşı bir sorumluluğumuzdur]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/baskan-cebi-cevreyi-korumak-gelecek-nesillere-karsi-bir-sorumlulugumuzdur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/baskan-cebi-cevreyi-korumak-gelecek-nesillere-karsi-bir-sorumlulugumuzdur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küçükçekmece Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 Haziran Dünya Çevre Günü farkındalık etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><i><strong>KÜÇÜKÇEKMECE’DE DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ’NDE ATÖLYELERLE FARKINDALIK OLUŞTURULDU</strong></i></li>
 <li><i><strong>KÜÇÜKÇEKMECE’DE DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ’NDE ÇEVRE DOSTU BULUŞMA</strong></i></li>
 <li><i><strong>ÇOCUKLAR, YEŞİL GELECEK İÇİN ATÖLYELERDE BULUŞTU</strong></i></li>
</ul>

<p>Küçükçekmece Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5 Haziran Dünya Çevre Günü farkındalık etkinliği düzenlendi. Küçükçekmece Göl Kenarı’nda gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar ve gençler çevre temalı atölyelerde buluştu. Programa katılan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, geri dönüşüm atölyelerindeki eğitimlerde çocuklara eşlik etti.</p>

<p>Etkinlikte; organik sabun, elektronik atık, döngüsel işler, tohum, tekstil, ekolojik oyun alanı ve yenilenebilir enerji atölyeleri yer aldı. Çocuklar atölyelerde hem keyifli vakit geçirdi hem de yaşam ve geri dönüşüm konusunda farkındalık edindi.</p>

<p><strong>Başkan Çebi: Çevreyi korumak, gelecek nesillere karşı bir sorumluluğumuzdur</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küçükçekmece Belediyesi olarak çevreyi korumayı bir tercih değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, “ Geri dönüşüm konusunda önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında sıfır atık toplama noktalarımızdan elde edilen geri dönüştürülebilir atık miktarı 25 ton iken, 2025 yılında bu rakam 306 tona yükseldi. 2026 yılında şu ana kadar 1450 ton ambalaj atığı, yaklaşık 41 ton bitkisel atık yağ ve 8,5 ton elektronik atık topladık. Bu rakamlar bize çevre konusunda gerçek bir davranış dönüşümü yaşandığını gösteriyor. İnanıyorum ki çocuklarla yaptığımız bu çalışmalar da gelecekte yerini bulacaktır. Bu çocuklar, ileride bu ülkeyi yönettiklerinde bizim kuşağımızdan çok daha iyi bir şekilde doğanın ve dünyamızın değerini anlayacak ve bu konuda çok daha sağlıklı adımlar atacaklardır” diye konuştu.</p>

<p><strong>Çocuklar hem eğlendi hem öğrendi</strong></p>

<p>Etkinlik boyunca çocuklar, geri dönüşümden, yenilenebilir enerjiye, doğal yaşamdan sürdürülebilir üretime pek çok konuda uygulamalı eğitimlere katıldı. Etkinlikle çevre dostu yaşam alışkanlıklarının çocuklara küçük yaşta kazandırılması hedeflenirken, atölyelere katılan çocuklara Küçükçekmece Belediyesi tarafından günün anısına hediyeler verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/baskan-cebi-cevreyi-korumak-gelecek-nesillere-karsi-bir-sorumlulugumuzdur</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/dunya-cevre-gunu-1.JPG" type="image/jpeg" length="83263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇMO 2. Başkanı Akdoğan, Bilimsel Ve Sürdürülebilir Politikalar Çağrısı Yaptı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cmo-2-baskani-akdogan-bilimsel-ve-surdurulebilir-politikalar-cagrisi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cmo-2-baskani-akdogan-bilimsel-ve-surdurulebilir-politikalar-cagrisi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>JMO’dan Dünya Çevre Günü Mesajı</strong></p>

<p></p>

<p><strong>JMO 2. Başkanı Akdoğan, Bilimsel Ve Sürdürülebilir Politikalar Çağrısı Yaptı</strong></p>

<p></p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şubesi 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada çevre sorunlarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>“Çevre Günü Artık Bir Muhasebe Günüdür”</strong></p>

<p>Meltem Akdoğan, Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında düzenlenen Stockholm Konferansı sonrasında ilan edilen Dünya Çevre Günü’nün, çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla kutlandığını belirterek, günümüzde bu özel günün bir kutlamadan çok insanlığın doğayla ilişkisini sorguladığı bir muhasebe gününe dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>İklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı, su kaynaklarının tükenmesi ve ekosistemler üzerindeki baskının her geçen gün arttığını vurgulayan Akdoğan, bu süreçte bilimsel veriler ışığında hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Doğal Varlıklar İçin Kamu Yararı Vurgusu</strong></p>

<p>Doğal kaynakların korunmasının hayati önem taşıdığını belirten ÇMO 2. Başkanı Akdoğan, jeoloji mühendislerinin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, jeolojik risklerin belirlenmesi ve çevresel etkilerin değerlendirilmesi süreçlerinde önemli görevler üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda plansız ve bilimsel temelden uzak uygulamaların doğal alanlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getiren Akdoğan, kontrolsüz madencilik faaliyetleri, yapılaşma ve zayıflayan denetim mekanizmalarının çevresel sorunları derinleştirdiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Çevresel Felaketler Uyarı Niteliğinde</strong></p>

<p>İliç’te yaşanan maden faciası, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorunu ve çeşitli bölgelerde yaşanan çevresel tahribatların, bilimsel uyarıların dikkate alınmamasının sonuçları olduğunu belirten Akdoğan, doğa ile toplum arasındaki dengenin giderek daha kırılgan hale geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Çevre Hakkı Tüm Canlıların Yaşam Hakkıdır”</strong></p>

<p>Anayasa’nın 56. maddesine de dikkat çeken Meltem Akdoğan, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının hem devletin hem de vatandaşların sorumluluğunda olduğunu ifade etti. “Kirleten öder” anlayışının ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Akdoğan, kirlenmeyi önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bilim Temelli Çevre Politikası Çağrısı</strong></p>

<p>Doğal afetlerin ve çevre krizlerinin kader olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden ÇMO Adana Şubesi 2. Başkanı Meltem Akdoğan, bilimi ve kamu yararını esas alan yeni çevre politikalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.</p>

<p>Açıklamasının sonunda TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak doğaya sahip çıkma kararlılıklarını yineleyen Akdoğan, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için bilimsel ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cmo-2-baskani-akdogan-bilimsel-ve-surdurulebilir-politikalar-cagrisi-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/meltem-akdogan-1.jpeg" type="image/jpeg" length="86002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İklim Değil Sistem Değişmeli” Vurgusu: Adana’da 5 Haziran Çevre Günü Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iklim-degil-sistem-degismeli-vurgusu-adanada-5-haziran-cevre-gunu-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iklim-degil-sistem-degismeli-vurgusu-adanada-5-haziran-cevre-gunu-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Havamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz. Yaşanabilir bir dünya için hep birlikte mücadele ediyoruz.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>Abidin Dino Parkı’nda 5 Haziran Çevre Günü Açıklaması: “İklim Değil, Sistem Değişmeli”</h2>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 13.12.14 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-131214-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p>KESK Tarım Orkam-Sen, Adana Ekoloji Platformu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında Adana’daki Abidin Dino Parkı’nda ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin okudu. Açıklama öncesi Adana Ekoloji Platformundan Yaşar Gökoğlu kısa bir konuşma yaptı.</p>

<p>Eser Demirçin tarafından okunan basın metninde kapitalist üretim ilişkilerinin doğa üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekilirken, “iklim krizinin bir sonuç değil, sistemsel bir tercih” olduğu vurgulandı.</p>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/V6d_QEetI8M" title="Yaşar Gökoğlu, Dünya Çevre Günü ve Antidemokratik Sürece Dair Bir Konuşma Yaptı. " width="1242"></iframe></h3>

<h3>“KAPİTALİZMİN DOĞA DÜŞMANLIĞI DURDURULMALIDIR”</h3>

<p>Açıklamada en dikkat çeken ifadelerden biri, Eser Demirçin’in şu sözleri oldu:</p>

<blockquote>
<p>“Kapitalizmin doğa düşmanlığı durdurulmalıdır. İklimin değişmemesi için sistemin değiştirilmesi gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Demirçin, 1972 Stockholm Konferansı’nda yapılan uyarıların üzerinden 54 yıl geçmesine rağmen dünyanın daha kötü bir noktaya sürüklendiğini belirterek, “sınırları belli olan bir gezegende sınırsız büyümenin mümkün olmadığını” hatırlattı.</p>

<h3>54 Yılın Ardından: “Tehlike Azalmadı, Büyüdü”</h3>

<p>Açıklamada, Birleşmiş Milletler öncülüğünde yapılan 30’dan fazla iklim konferansına rağmen somut bir sonuç alınamadığı savunuldu. Özellikle 2015 Paris İklim Anlaşması’nda hedeflenen 1,5°C sınırının aşıldığı ve küresel sıcaklık artışının hızlandığı ifade edildi.</p>

<p>Metinde, mevcut ekonomik sistemin “kâr odaklı büyüme saplantısı” nedeniyle ekolojik yıkımı derinleştirdiği ileri sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Küresel Ekolojik Tahribat Tablosu</h3>

<p>Açıklamada dünya ölçeğinde şu başlıklara dikkat çekildi:</p>

<ul>
 <li>Biyolojik çeşitliliğin %70’inin kaybedildiği</li>
 <li>Ormansızlaşmanın enerji ve madencilik politikalarıyla hızlandığı</li>
 <li>Endüstriyel tarım ve hayvancılığın sera gazı salımında önemli paya sahip olduğu</li>
 <li>Fosil yakıt kullanımının küresel ısınmanın ana nedeni olmaya devam ettiği</li>
 <li>COP toplantılarının şirket etkisi altında sonuçsuz kaldığı</li>
</ul>

<p>Ayrıca, aşırı iklim olaylarının arttığı, kuraklık ve orman yangınlarının daha geniş coğrafyalara yayıldığı ifade edildi.</p>

<h3>Türkiye’ye Yönelik Eleştiriler</h3>

<p>Basın açıklamasında Türkiye’nin çevre politikaları da eleştirildi. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>1990’dan bu yana sera gazı salımı %140 arttı</li>
 <li>Kömür bazlı enerji üretimi %34 seviyesinde sürüyor</li>
 <li>Yeni kömür santrali projeleri gündemde kalmaya devam ediyor</li>
 <li>2025 yılında yüzlerce maden sahasının orman ve tarım alanlarında açıldığı ifade ediliyor</li>
 <li>Avrupa’dan yılda yaklaşık 12 milyon ton atık ithal ediliyor</li>
 <li>2024’te yüz binlerce hektarlık alanın maden ihalelerine açıldığı belirtiliyor</li>
</ul>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/gPitcY6iYxA" title="Eser Demirçin, Tarım Orkam-Sen, Ekoloji Platformu ve İHD adına Çevre Günü Açıklaması Yaptı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Metinde, özellikle Adana’nın plastik atık ithalatından olumsuz etkilendiği ve bunun çevresel riskleri artırdığı vurgulandı.</p>

<h3>“İklim Adaleti” Vurgusu</h3>

<p>Açıklamada iklim krizinin en az sorumlusu olan toplumların en ağır bedeli ödediği belirtilerek “iklim adaleti” kavramı öne çıkarıldı. COP toplantılarının ise mevcut sistemin sorunlarını çözmek yerine derinleştirdiği iddia edildi.</p>

<h3>“Hayatımızı Savunmak Zorundayız”</h3>

<p>Basın metninin son bölümünde mücadele çağrısı yapıldı. Kömür santrallerinin kapatılması, fosil yakıt yatırımlarının durdurulması ve nükleer enerji projelerinin iptal edilmesi talep edildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

<blockquote>
<p>“Havamıza, suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz. Yaşanabilir bir dünya için hep birlikte mücadele ediyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Ayrıca 2026 Kasım ayında Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 toplantısına karşı “Alternatif Halkların İklim Zirvesi” çağrısı da yapıldı.</p>

<h3>Ortak İmza Metni</h3>

<p>Açıklama şu kurumların ortak imzasıyla son buldu:</p>

<ul>
 <li>KESK Tarım Orkam-Sen</li>
 <li>İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi</li>
 <li>Adana Ekoloji Platformu</li>
</ul>

<p>Basın metni, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün bir “kutlama değil, mücadele günü” olduğu vurgusuyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iklim-degil-sistem-degismeli-vurgusu-adanada-5-haziran-cevre-gunu-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-125018.jpeg" type="image/jpeg" length="83621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BTC Davasında 20. Yıl: Yumurtalıklı Balıkçılar Petrol Devlerine Karşı Mücadeleyi Sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/btc-davasinda-20-yil-yumurtalikli-balikcilar-petrol-devlerine-karsi-mucadeleyi-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/btc-davasinda-20-yil-yumurtalikli-balikcilar-petrol-devlerine-karsi-mucadeleyi-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yumurtalık'lı balıkçılar adına yapılan açıklamada, çevre ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik hukuki mücadelenin devam edeceği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p><strong>Adana'nın Yumurtalık ilçesinde faaliyet gösteren balıkçıların, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Petrol Boru Hattı Konsorsiyumu'na karşı açtığı davada 20. yıla girildi. Balıkçıların gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, davanın iki on yılı bulan yargılama sürecinin çevre hakkı, çalışma özgürlüğü ve adalet sistemine ilişkin önemli tartışmaları gündeme getirdiğini belirtti.</strong></p>
</blockquote>

<p>İngiliz BP, Azerbaycan SOCAR, Amerikan Texaco, İtalyan ENI ve Fransız Total şirketlerinden oluşan BTC Konsorsiyumu'na karşı Yumurtalıklı balıkçılar tarafından 24 Nisan 2006 tarihinde açılan davanın ilk duruşması 13 Temmuz 2006'da görülmüştü. Aradan geçen 20 yıl boyunca çok sayıda duruşmanın yapıldığı dava, 3 Haziran 2026 tarihindeki son duruşmayla birlikte üçüncü on yılın eşiğine ulaştı.</p>

<p>Balıkçılar adına açıklama yapan gönüllü avukat İsmail Hakkı Atal, BTC terminali nedeniyle balıkçıların av sahalarının daraltıldığını, denizdeki faaliyet alanlarının kısıtlandığını ve bunun çalışma özgürlüğü ile mülkiyet haklarını olumsuz etkilediğini savundu.</p>

<h2>"Keşif 28 Kez Ertelendi"</h2>

<p>Atal'ın açıklamasına göre, davanın en dikkat çekici aşamalarından biri keşif süreci oldu. Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada keşif işleminin 28 kez ertelendiğini belirten Atal, ancak 2013 yılında BTC terminali üzerinde keşif yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p>Keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda, BTC faaliyetlerinin deniz ekosistemi üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ve deniz kirliliğine bağlı olarak balık popülasyonunun zarar gördüğü yönünde tespitlerin bulunduğunu ileri süren Atal, buna rağmen davanın 22 Kasım 2013 tarihinde reddedildiğini söyledi.</p>

<p>Atal, keşfi gerçekleştiren hakimin karar duruşmasından kısa süre önce görev yerinin değiştirildiğini, yerine atanan hakimin bilirkişi raporuna rağmen davayı reddettiğini iddia etti.</p>

<h2><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 04 110357" class="detail-photo img-fluid" height="1263" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-04-110357.png" width="1762" /></h2>

<h2>Yargıtay Bozma Kararı Vermişti</h2>

<p>Yerel mahkemenin ret kararının ardından dosya temyize taşındı. Atal'ın verdiği bilgilere göre, Yargıtay 9 Haziran 2015 tarihinde yerel mahkemenin kararını bozdu. Ancak davanın halen sonuçlandırılamamış olması, balıkçılar tarafından yargılamanın uzunluğu açısından eleştiriliyor.</p>

<h2>"Balıkçıların Bir Kısmı Yaşamını Yitirdi"</h2>

<p>Davanın açıldığı dönemde 82 balıkçının taraf olduğunu belirten Atal, aradan geçen 20 yılda bu balıkçılardan 20'sinin kanser veya kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi.</p>

<p>Açıklamada, Yumurtalık'ta faaliyet gösteren sanayi tesisleri ve enerji yatırımlarının çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin daha önce açılan davalara da atıf yapıldı. Atal, bölgedeki çevresel kirliliğin sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğunu savunurken, bu konuda çeşitli dava dosyalarında bilimsel veriler ve resmi istatistiklerin gündeme getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="701" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/E6ot0mEEBzM" title="YUMURTALIK'LI BALIKÇILARIN BAKÜ TİFLİS CEYHAN PETROL BORU HATTI ŞİRKETİNE KARŞI AÇTIĞI DAVA 20. YIL" width="1242"></iframe></h2>

<h2>İsrail'e Petrol Sevkiyatı Tartışması</h2>

<p>Açıklamada ayrıca BTC terminalinden yılda yaklaşık 50 milyon ton ham petrol taşıyan tankerler aracılığıyla İsrail'e de petrol sevkiyatı yapıldığı iddia edildi. Bu durumun hükümetin dış politika söylemleriyle çeliştiğini öne süren Atal, petrol sevkiyatlarının bölgesel çatışmalar bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<h2>"Mücadelemiz Sürecek"</h2>

<p>Yumurtalıklı balıkçılar adına yapılan açıklamada, çevre ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik hukuki mücadelenin devam edeceği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gönüllü avukat İsmail Hakkı Atal, "Mücadelenin kendisi kazanımdır" diyerek, küresel enerji şirketlerine ve çevreyi tehdit ettiğini düşündükleri projelere karşı hukuki girişimlerini sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>20 yıldır devam eden dava, Türkiye'de çevre hukuku, enerji yatırımları ve adil yargılanma tartışmalarının en uzun soluklu örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/btc-davasinda-20-yil-yumurtalikli-balikcilar-petrol-devlerine-karsi-mucadeleyi-surduruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-04-at-073851.jpeg" type="image/jpeg" length="55767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Çevre Platformu “İklim krizine, su kıtlığına ve ekolojik yıkıma karşı yaşamı savunuyoruz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turkiye-cevre-platformu-iklim-krizine-su-kitligina-ve-ekolojik-yikima-karsi-yasami-savunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turkiye-cevre-platformu-iklim-krizine-su-kitligina-ve-ekolojik-yikima-karsi-yasami-savunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>5 Haziran Dünya Çevre Günü: “İklim krizine, su kıtlığına ve ekolojik yıkıma karşı yaşamı savunuyoruz”</h2>

<p>5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yapılan açıklamada, Türkiye’de derinleşen çevre sorunlarına dikkat çekilerek iklim krizi, su kıtlığı ve doğa tahribatına karşı kapsamlı bir mücadele çağrısı yapıldı.</p>

<p>Türkiye Çevre Platformu tarafından yayımlanan basın açıklamasında, çevre krizinin artık geleceğe dair bir risk değil, “bugünün somut gerçeği” olduğu vurgulandı.</p>

<p><img alt="Türçep Ve Esçevder-1" class="detail-photo img-fluid" height="379" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/turcep-ve-escevder-1.jpg" width="960" /></p>

<h2>“Çevre krizi yanlış politikaların sonucu”</h2>

<p>Açıklamada Türkiye’de yaşanan ekolojik sorunların temel nedenleri arasında:</p>

<ul>
 <li>Rant odaklı kentleşme</li>
 <li>Fosil yakıt ve maden yatırımları</li>
 <li>Tarım alanlarının yapılaşmaya açılması</li>
 <li>Ekosistemlerin korunmaması</li>
</ul>

<p>gibi başlıklar sıralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İklim krizinin etkilerinin artık daha yıkıcı hale geldiği belirtilirken, plansız kentleşmenin ve dere yataklarının imara açılmasının riskleri artırdığı ifade edildi.</p>

<hr />
<h2>“Türkiye su fakiri ülke olma yolunda”</h2>

<p>Açıklamada su krizine özel vurgu yapılarak, göllerin kuruduğu ve yeraltı su kaynaklarının hızla tükendiği belirtildi.</p>

<p>Su yönetiminin parçalı ve ticarileştirici bir anlayışla yürütüldüğü savunularak, suyun “yaşam hakkı” olduğu ve piyasa malı olarak görülemeyeceği ifade edildi.</p>

<hr />
<h2>Madenler ve ekolojik yıkım uyarısı</h2>

<p>Metinde özellikle maden politikaları eleştirilerek:</p>

<ul>
 <li>Ormanların ve meraların madenciliğe açılması</li>
 <li>ÇED süreçlerinin zayıflatılması</li>
 <li>Siyanürlü altın madenciliği uygulamaları</li>
</ul>

<p>gibi konuların ciddi çevresel risk oluşturduğu vurgulandı.</p>

<hr />
<h2>“Çevre davalarına erişim zorlaşıyor” eleştirisi</h2>

<p>Açıklamada çevre davalarında yurttaşların ve sivil toplumun yüksek maliyetler nedeniyle adalete erişimde zorlandığı ifade edildi. Bu giderlerin kamu tarafından karşılanması gerektiği savunuldu.</p>

<hr />
<h2>Talepler sıralandı</h2>

<p>Platform, çevre politikalarına ilişkin şu çağrılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>İklim krizini büyüten politikaların sonlandırılması</li>
 <li>Maden Kanunu’nun doğa aleyhine düzenlemelerinin geri çekilmesi</li>
 <li>Orman, zeytinlik ve su havzalarının korunması</li>
 <li>ÇED süreçlerinin bilimsel hale getirilmesi</li>
 <li>Su kaynaklarının kamusal yönetimi</li>
 <li>Çevre davalarında adalete erişimin güvence altına alınması</li>
 <li>Ekokırımın suç olarak tanınması</li>
</ul>

<hr />
<h2>“İklim adaleti olmadan toplumsal adalet olmaz”</h2>

<p>Açıklama, “Su yaşamdır, satılamaz” ve “Doğa halkındır, şirketlerin değil” ifadeleriyle sona erdi.</p>

<p>Türkiye Çevre Platformu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü bir kutlama değil, ekolojik yıkıma karşı mücadele günü olarak değerlendirdiklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turkiye-cevre-platformu-iklim-krizine-su-kitligina-ve-ekolojik-yikima-karsi-yasami-savunuyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/turcep-ve-escevder-1.jpg" type="image/jpeg" length="35601"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da Dumansız Sahil Dönemi Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/antalyada-dumansiz-sahil-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/antalyada-dumansiz-sahil-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Kasım 2026’da düzenlenecek COP31’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya, kıyıların korunmasına yönelik önemli bir çevre uygulamasını hayata geçiriyor. Antalya Valiliği koordinasyonunda başlatılan “Mavi Akdeniz İnisiyatifi” kapsamında, belirlenen sahillerde dumansız alan uygulaması yarın başlıyor.</p>

<h2>İlk Uygulama Dört Sahilde</h2>

<p>Proje kapsamında ilk etapta Lara, Belek, Çamyuva ve Beach Park sahillerinde sigara kullanımının sınırlandırılması hedefleniyor. Uygulama kapsamında sigara içenler için özel kabinlerin kurulması da planlanıyor.</p>

<p>İnisiyatifin koordinatörü Ebru Şahin, sigara izmaritlerinin deniz ekosistemi üzerinde ciddi kirlilik oluşturduğunu belirterek, uygulamanın hem çevrenin korunmasına hem de çocukların pasif içiciliğe maruz kalmasının önlenmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Mavi Akdeniz İnisiyatifi” Neleri Kapsıyor?</h2>

<p>Antalya Valiliği tarafından yürütülen proje; deniz ve kıyı temizliği, akarsularda atık bariyerleri kurulması, atık toplama kapasitesinin artırılması, tarımsal ve kimyasal kirliliğin azaltılması, geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi ve depozito sisteminin yaygınlaştırılması gibi çok sayıda çevre uygulamasını içeriyor.</p>

<p>Hulusi Şahin, COP31 öncesinde Antalya’nın çevre konusunda güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayarak, denizlerin ve kıyıların korunmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu ifade etti.</p>

<h2>Kemer Üç Adalar İçin Koruma Planı</h2>

<p>İnisiyatif kapsamında, yoğun tekne trafiği nedeniyle zarar gören Kemer Üç Adalar bölgesinde özel koruma alanı oluşturulması da gündemde. Yetkililer, deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaların tamamlanmasıyla bölgenin Akdeniz’de örnek bir koruma alanına dönüşmesini hedefliyor.</p>

<p>Öte yandan kent genelinde plastik tüketimini azaltmak amacıyla içme suyu istasyonları ve depozito iade makinelerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<h2>Dünyada da Yaygınlaşıyor</h2>

<p>Sahillerde sigara yasağı son yıllarda birçok ülkede yaygınlaşmaya başladı. Fransa, 1 Temmuz 2025 itibarıyla plajlar dahil çocukların bulunduğu açık alanlarda sigara kullanımını yasaklayan düzenlemeyi yürürlüğe koymuştu. İspanya ise plajlar ve çeşitli açık alanları kapsayan benzer bir düzenleme üzerinde çalışıyor.</p>

<h2>Türkiye’de Plaj Düzenlemesi Gündemde</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni tütün düzenlemesi taslağında da plajlar, sigara kullanımının sınırlandırılabileceği alanlar arasında yer alıyor. Taslağın yasalaşması halinde Türkiye’de açık alanlarda tütün kullanımına ilişkin kuralların daha da sıkılaştırılması bekleniyor.</p>

<p>Antalya’da başlayacak dumansız sahil uygulaması, çevre koruma ve halk sağlığı hedeflerini bir araya getiren ilk kapsamlı kıyı projelerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/antalyada-dumansiz-sahil-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/sahil.webp" type="image/jpeg" length="60896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tisan Koyu’nda devam eden “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı yürütülen hukuki mücadele kritik aşamada]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tisan-koyunda-devam-eden-faras-tisania-otel-ve-konut-projesine-karsi-yurutulen-hukuki-mucadele-kritik-asamada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tisan-koyunda-devam-eden-faras-tisania-otel-ve-konut-projesine-karsi-yurutulen-hukuki-mucadele-kritik-asamada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vahap Seçer, Tisan Koyu’nun kıyı karakterinin, ekolojik dengesinin ve doğal yaşam alanlarının korunması kamu yararı açısından bir zorunluluktur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin’in Silifke ilçesinde yer alan ve ‘Dünyanın En Güzel 13. Koyu’ arasında gösterilen Tisan Koyu’nda devam eden “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı yürütülen hukuki mücadelede kritik bir aşamaya gelindi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından açılan iptal davasında Danıştay’ın bozma kararı sonrasında gözler bugün gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesine çevrildi.</p>
</blockquote>

<p>Mersin Büyükşehir Belediye<strong> </strong>Başkanı Vahap Seçer, Tisan kıyılarının betonlaştırılmasına karşı 2024 yılında Kıyı Kanunu’na, Şehircilik İlkeleri ve Planlama Esasları ile bölgenin yapılaşma dokusuna aykırılık gerekçesi ile kamu yararını gözeterek yerel mahkemeye başvurarak Faras Akdeniz Konut Yapı Kooperatifi’ne karşı hukuki süreci başlattı. Sürecin Danıştay’a taşınmasıyla yerel mahkeme kararı iptal edildi ve söz konusu mahallin yeniden keşif işlemlerinin 1 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilmesine karar verildi.</p>

<p><strong>Bugün gerçekleşecek keşfe atanan heyetin önceki dava kararları tartışmalara yol açtı</strong></p>

<p>Danıştay tarafından dava dosyasında yer alan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, yeterli teknik değerlendirme yapılmadan karar verildiğine ve yargılama sürecinin eksik yürütüldüğüne hükmedilmesiyle Tisan’da yeni bir bilirkişi heyeti incelemelerini bugün gerçekleştirecek. Ancak keşif öncesinde Isparta’dan görevlendirilen bilirkişi heyeti kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Daha önce Mersin’de uzun süre gündemde kalan ve çevresel etkileri nedeniyle kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan Mersin Limanı Genişleme Projesi, Kumkuyu Rezerv Yapı Alanı ve Kumkuyu Turizm Bölgesi gibi önemli davalarda da görev alan heyetin yeniden görevlendirilmesi dikkat çekti. Mersin Büyükşehir Belediyesi ise; bilirkişi heyetinin daha önce görev aldığı davalarda hazırlanan raporlar ve ortaya çıkan sonuçları göz önünde bulundurarak, kenti ve kentin kimliğini tanımayan, hükümet kaynaklı projelerin kararlarında etkin rol oynayan heyetin reddi konusunda hukuki adımları attı. Ancak sürece dair hukuki mercilere sunulan itirazlar mahkeme tarafından kabul edilmedi.</p>

<p>Tisan Koyu’nun doğal yapısının korunması için hukuki mücadelesini sürdüren Başkan Vahap Seçer, bölgenin kıyı karakterinin, ekolojik dengesinin ve doğal yaşam alanlarının korunmasının kamu yararı açısından zorunluluk taşıdığını vurguladı. Mersin Büyükşehir, yıllardır doğal dokusunu koruyan koyda gerçekleştirilen betonlaştırma girişimlerinin bölgenin özgün yapısına zarar vereceğini savunurken, hukuki sürecin de bu çerçevede takip edildiği belirtildi. Başkan Vahap Seçer’in süreç boyunca ortaya koyduğu ekoloji ve kamu yararı odaklı yaklaşım doğrultusunda yürütülen dava sürecinde, bugün gerçekleştirilecek keşif ve hazırlanacak bilirkişi raporu belirleyici rol oynayacak. Tisan’ın geleceğine ilişkin önem arz eden inceleme Mersin’in doğal değerlerinin korunmasını isteyen tüm kent paydaşları tarafından da dikkatle takip ediliyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/F-yBVhgQswA" title="TİSAN KOYU’NUN BETONLAŞTIRILMASINA KARŞI HUKUKİ MÜCADELESİNDE YENİDEN KEFİŞ YAPILACAK" width="1242"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tisan-koyunda-devam-eden-faras-tisania-otel-ve-konut-projesine-karsi-yurutulen-hukuki-mucadele-kritik-asamada</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/tisan-davasinda-gozler-yeniden-kesif-surecinde-1.jpg" type="image/jpeg" length="59012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OĞUZ ŞAHİN’DEN YEREL YÖNETİM POLİTİKALARINA DAİR ÇARPICI DEĞERLENDİRME]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/oguz-sahinden-yerel-yonetim-politikalarina-dair-carpici-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/oguz-sahinden-yerel-yonetim-politikalarina-dair-carpici-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerel yönetimler üzerine uzun yıllar akademik çalışma yürüten ve Bahçeşehir Üniversitesi Yerel Yönetimler Akademisi, Diplomat Okulu ve Siyaset Okulu mezunu olan Oğuz Şahin, kentlerin geleceğini şekillendirecek politika uygulamalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi – İşletme eğitimi alan, Kapadokya Üniversitesi’nde ise Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler yüksek lisansını tamamlayan Şahin, yerel yönetimlerde doğru politika üretiminin kentlerin yaşam kalitesini belirlediğini vurguladı.</p>

<p><br />
“HALKIN KATILIMI OLMAZSA OLMAZ”<br />
Yerel yönetimlerin doğrudan vatandaşların gündelik yaşamına temas eden bir alan olduğunu belirten Oğuz Şahin, altyapıdan ulaşıma, çevreden sağlığa kadar tüm temel hizmetlerde sürdürülebilir, kapsayıcı ve katılımcı politika tasarımının zorunluluk olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Şahin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Yerel yönetim politikalarının etkinliği; halkın katılımı, kaynakların doğru kullanımı ve ihtiyaç analizinin doğru yapılmasına bağlıdır. İnsan merkezli bir anlayış benimsemeyen yerel yönetimlerin başarılı olması mümkün değildir.”</p>

<p><br />
Türkiye’de yerel yönetimlerin, değişen toplumsal ihtiyaçlara uygun şekilde kendini yenilemesi gerektiğine dikkat çeken Şahin, kentlerin geleceğini belirleyen asıl unsurun katılımcı planlama olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
KATILIMCI YÖNETİM VE ŞEFFAFLIK VURGUSU<br />
Şahin’e göre yerel politikanın başarısındaki temel koşul, halkın karar alma süreçlerine doğrudan dahil edilmesi.<br />
Muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve ilçe meclislerinin bu noktada kritik görev üstlendiğini belirten Şahin şöyle dedi: “Geniş katılımlı bütçe planlamaları ve ortak akılla hazırlanan bölgesel projeler, yerel demokrasiyi güçlendirir. Sorunları en iyi halk bilir; çözümün parçası yapılmaları şarttır.”</p>

<p><br />
PLANLI KENTLEŞME, ALTYAPI VE DİJİTALLEŞME ÖNCELENMELİ</p>

<p><br />
Plansız kentleşmenin hala yerel yönetimlerin en büyük sorunu olduğunu ifade eden Şahin, özellikle afet riski altındaki bölgelerde altyapı ve yapı denetimlerinin hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><br />
Açıklamasında ayrıca teknolojinin yerel yönetimlere sunduğu fırsatlara değinerek: “E-belediye ve akıllı şehir uygulamaları; ulaşım, enerji ve güvenlik gibi alanlarda hem şeffaflığı hem de verimliliği artırır. Dijitalleşme artık bir tercih değil zorunluluktur.”dedi.</p>

<p><br />
ÇEVRESEL VE SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖN PLANDA OLMALI</p>

<p><br />
Oğuz Şahin, çevre odaklı politikalara dikkat çekerek geri dönüşüm, yenilenebilir enerji, yeşil alanların korunması ve bisiklet yollarının yaygınlaştırılması gibi uygulamaların yerel yönetimlerin öncelikli gündemi olması gerektiğini belirtti.“Avrupa’da birçok kent, sürdürülebilir ulaşım projeleri ve yeşil dönüşüm hamleleriyle çevre kirliliğini azaltmayı başardı. Türkiye’de de yerel yönetimlerin bu adımları hızla uygulaması gerekiyor.”</p>

<p><br />
“YEREL YÖNETİMLERİN YENİ DÖNEM ŞİFRELERİ: KATILIMCILIK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, DİJİTALLEŞME”</p>

<p><br />
Şahin, mevcut tabloyu özetleyerek yeni dönemde yerel yönetimlerin izlemesi gereken yol haritasını şu sözlerle ifade etti:“Katılımcılık, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme… Bu üç ilkeyi benimseyen belediyeler geleceği inşa edecek. Kentlerin refahını artıracak olan şey; insan odaklı, bilimsel ve planlı yönetimdir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/oguz-sahinden-yerel-yonetim-politikalarina-dair-carpici-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-29-at-221016.jpeg" type="image/jpeg" length="48154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim Krizi Anne Karnını da Tehdit Ediyor: Aşırı Sıcaklıklar Erken Doğum Riskini Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iklim-krizi-anne-karnini-da-tehdit-ediyor-asiri-sicakliklar-erken-dogum-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iklim-krizi-anne-karnini-da-tehdit-ediyor-asiri-sicakliklar-erken-dogum-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmaya göre orta derecede sıcak günlerde erken doğum riski yüzde 2,8 artarken, aşırı sıcak günlerde bu oran yüzde 3,8’e kadar çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p>İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı sıcaklıklar artık yalnızca çevreyi değil, anne ve bebek sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. 13 ülkede 36 milyondan fazla doğumun incelendiği kapsamlı araştırma, sıcak hava dalgalarının erken doğum riskini ciddi biçimde artırdığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre, küresel ısınmanın devam etmesi halinde milyonlarca hamile kadın daha büyük sağlık riskleriyle karşı karşıya kalacak.</p>
</blockquote>

<h3>36,6 milyon doğum incelendi</h3>

<p>Bilimsel dergi <i>Environment International</i>’da yayımlanan araştırmada, 1979-2019 yılları arasında 13 ülkede gerçekleşen 36,6 milyon doğum analiz edildi. Araştırma; Avustralya, Brezilya, Kanada, Şili, Ekvador, Estonya, İsrail, İtalya, Japonya, Paraguay, İspanya, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri dahil olmak üzere 250 şehir ve kasabayı kapsıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, doğumdan önceki günlerde maruz kalınan sıcaklığın etkilerini incelemek için gelişmiş istatistiksel modeller kullandı. Sonuçlar ise çarpıcı: Sıcaklık arttıkça erken doğum riski de doğrusal biçimde yükseliyor.</p>

<h3>Aşırı sıcak günlerde risk yüzde 3,8 artıyor</h3>

<p>Araştırmaya göre orta derecede sıcak günlerde erken doğum riski yüzde 2,8 artarken, aşırı sıcak günlerde bu oran yüzde 3,8’e kadar çıkıyor.</p>

<p>Bilim insanları, yaz aylarında gerçekleşen tüm erken doğumların yüzde 1,41’inin doğrudan sıcaklıkla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Bu oran, her bir milyon doğumda yaklaşık 855 ek erken doğum anlamına geliyor.</p>

<p>Araştırma, sıcaklığın etkisinin yalnızca erken doğumlarla sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Normal kabul edilen gebeliklerde bile aşırı sıcaklıkların doğumu hızlandırdığı belirlendi. Özellikle 37-38’inci haftalarda doğum riski yüzde 3,66 oranında artarken, 39 hafta ve üzerindeki gebeliklerde risk yüzde 2,97’ye ulaşıyor.</p>

<h3>En yüksek risk Paraguay’da</h3>

<p>Ülkeler arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor. Araştırmada, sıcağa bağlı erken doğum oranının en yüksek olduğu ülke Paraguay oldu. Burada her milyon doğumda yaklaşık 1.347 erken doğumun aşırı sıcaklıklarla bağlantılı olduğu hesaplandı.</p>

<p>En düşük oran ise İsviçre’de görüldü. İsviçre’de bu sayı milyonda 628 olarak kaydedildi. İspanya ise milyonda 1.080 erken doğum oranıyla orta-üst sıralarda yer aldı.</p>

<p>Bilim insanları, bu farkların yalnızca iklim koşullarıyla değil; ülkelerin sağlık altyapısı, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ve sıcak hava dalgalarına karşı uyum kapasitesiyle de ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<h3>Yoksulluk ve iklim eşitsizliği iç içe</h3>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de tüm kadınların sıcaklıktan eşit düzeyde etkilenmemesi oldu. Düşük gelirli, eğitim seviyesi düşük, genç ve bekar annelerin daha büyük risk altında olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Ekonomik açıdan dezavantajlı kadınların çoğu zaman “kentsel ısı adası” etkisinin yoğun olduğu bölgelerde yaşadığına dikkat çekiliyor. Ayrıca açık havada çalışma zorunluluğu, klima ve serinleme imkanlarına erişememe gibi nedenler de riskleri artırıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, sosyal eşitsizlik ile iklim krizinin birbirini beslediğini belirterek, “İklim adaletsizliğinin en ağır yükünü kırılgan gruplar taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<h3>Isı anne bedenini nasıl etkiliyor?</h3>

<p>Bilim insanlarına göre aşırı sıcaklıklar, hamile kadınların bedeninde bir dizi biyolojik değişime yol açıyor.</p>

<p>Sıcak hava:</p>

<ul>
 <li>Vücut sıcaklığını yükseltiyor,</li>
 <li>Rahim kasılmalarını tetikleyebiliyor,</li>
 <li>Dehidrasyona neden oluyor,</li>
 <li>Plasentaya giden kan akışını azaltıyor,</li>
 <li>İltihaplanma ve oksidatif stresi artırıyor.</li>
</ul>

<p>Hamilelik sürecinde kadın bedeninin zaten normalden daha fazla ısı ürettiği, buna karşılık artan kilo nedeniyle bu ısıyı dışarı atma kapasitesinin azaldığı belirtiliyor. Bu durum, hamile kadınları aşırı sıcaklara karşı daha savunmasız hale getiriyor.</p>

<h3>“Aşırı sıcak artık bir halk sağlığı sorunu”</h3>

<p>Araştırmacılar, küresel ısınmanın devam etmesiyle birlikte sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli hale geleceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle sağlık sistemlerinin hamile kadınlar için sıcaklığı bir risk faktörü olarak değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar özellikle:</p>

<ul>
 <li>Gebelik takibinde sıcaklık risklerinin dikkate alınmasını,</li>
 <li>Kentlerde daha fazla yeşil alan oluşturulmasını,</li>
 <li>“İklim sığınakları” kurulmasını,</li>
 <li>Erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesini,</li>
 <li>Fosil yakıt emisyonlarının azaltılmasını öneriyor.</li>
</ul>

<p>Araştırmanın vardığı sonuç net: Aşırı sıcaklık artık yalnızca bir konfor sorunu değil; doğrudan halk sağlığı, sosyal eşitlik ve iklim adaleti meselesi. Ve bu krizin en ön saflarında hamile kadınlar bulunuyor.</p>

<p><strong>Dominic Royé</strong></p>

<p>Investigador Ramon y Cajal, Consejo Superior de Investigaciones Científicas (CSIC)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ana M Vicedo-Cabrera</strong></p>

<p>Head Climate Change &amp; Health research group, University of Bern</p>

<p><strong>Aurelio Tobias</strong></p>

<p>Associate professor, Instituto de Diagnóstico Ambiental y Estudios del Agua (IDAEA - CSIC)</p>

<p><strong>Carmen Íñiguez</strong></p>

<p>Profesora en el Departamento de Estadística e Investigación Operativa, Universitat de València</p>

<p><strong>Coral Salvador</strong></p>

<p>Senior Research Assistant, University of Bern</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iklim-krizi-anne-karnini-da-tehdit-ediyor-asiri-sicakliklar-erken-dogum-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-28-181459.png" type="image/jpeg" length="85687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Bir Damla Yarın: Türkiye’de Ekofeminizm ve Susuzluk’ adlı projesiyle, Beril Eylül Özdamar, Türkiye 2.’liğini elde etti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bir-damla-yarin-turkiyede-ekofeminizm-ve-susuzluk-adli-projesiyle-beril-eylul-ozdamar-turkiye-2ligini-elde-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bir-damla-yarin-turkiyede-ekofeminizm-ve-susuzluk-adli-projesiyle-beril-eylul-ozdamar-turkiye-2ligini-elde-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİGEM’de eğitim alan Özdamar’ın ‘Fikrim Gelecek Yarışması’nda kazandığı projesi, hem çevresel farkındalık hem de toplumsal bakış açısıyla dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Yenişehir MERCEK’te yürütülen DİGEM projesi kapsamında eğitim alan Beril Eylül Özdamar, <strong><i>‘Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri’</i></strong> projesi kapsamında düzenlenen <strong><i>‘Fikrim Gelecek Yarışması’</i></strong>nda önemli bir başarıya imza attı. <strong><i>‘Bir Damla Yarın: Türkiye’de Ekofeminizm ve Susuzluk’</i></strong> adlı projesiyle, Türkiye'de su krizine ekofeminist bir perspektiften dikkat çeken Özdamar, yarışmanın bireysel kategorisinde Türkiye 2.’liğini elde etti.</p>
</blockquote>

<p>Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, Avrupa Birliği (AB) finansmanı ve Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle hayata geçirilen <strong><i>‘Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri’ </i></strong>projesi<strong> </strong>kapsamında Yenişehir MERCEK’te kurulan Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM), gençlerin başarı hikâyelerine bir yenisini daha ekledi. DİGEM’de eğitim alan Beril Eylül Özdamar’ın <strong><i>‘Fikrim Gelecek Yarışması’</i></strong>nda kazandığı <strong><i>‘Bir Damla Yarın: Türkiye’de Ekofeminizm ve Susuzluk’ </i></strong>projesi, hem çevresel farkındalık hem de toplumsal bakış açısıyla dikkat çekti.</p>

<p><strong>Tümtaş: “Bireysel kategoride Türkiye 2.’liğini kazandık, çok gururluyuz”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Yenice Kurs Merkezi'nde Fen Bilgisi Öğretmeni olan Begüm Ece Yüksel Tümtaş, öğrencisi Beril Eylül Özdamar ile katıldıkları <strong><i>‘Fikrim Gelecek Yarışması’</i></strong> için yoğun bir emek verdiklerini belirterek, Özdamar’ın başarısıyla gurur duyduğunu söyledi. Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Tümtaş, <strong>“Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğinde gerçekleşen <i>‘Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri’</i> projesi kapsamında yapılan bu yarışmada, Beril Eylül çok güzel bir başarıya imza attı. Emek vererek gece gündüz çalıştı. Bu sürecin mentörlüğünü yapmak da beni çok mutlu etti. Ayrıca bireysel kategoride Türkiye 2.’liğini kazandık. Kendimi çok gururlu hissediyorum. Büyükşehir Belediyemizin böyle bir olaya imza atması da ayrıca bizi çok mutlu ediyor” </strong>sözleriyle, duygularını aktardı.</p>

<p><strong>Özdamar: “81 ilde su kaynaklarının tükenme hızını görünür kılmak istiyoruz”</strong></p>

<p>Yenişehir MERCEK’te kurulan DİGEM’de eğitim alan 8. sınıf öğrencisi Beril Eylül Özdamar, proje süresince en büyük destekçisinin Fen Bilgisi Öğretmeni Begüm Ece Yüksel Tümtaş olduğunu söyledi. Projenin detaylarını aktaran Özdamar, <strong>“<i>Bir Damla Yarın: Türkiye'de Ekofeminizm ve Susuzluk</i> adlı projemiz, Türkiye'de su krizine ekofeminist bir perspektiften dikkat çeken bir araştırma ve farkındalık projesi. Her damlanın yaşam için taşıdığı değeri hatırlatarak, 81 ilde su kaynaklarının tükenme hızını görünür kılmak istiyoruz. Kadınların suya erişimdeki rolünü ve çözümdeki gücünü öne çıkarırken, toplumun her kesiminin geleceği için ortak bir sese davet etmek istiyoruz”</strong> diye konuştu. Proje içerisinde interaktif bir web platformu tasarladıklarını belirten Özdamar<strong>, “Platformda bir Türkiye haritamız var. Ana sayfada büyük, detaylı bir Türkiye haritası yer alıyor. Mavi ve pembe butonlarımız var. Mavi butonda illerdeki baraj doluluk oranları ve su tükenme tahminleri, pembe butonumuzda da şehirlerin kadın ve kız çocuk nüfus verileri var”</strong> dedi. Özdamar, proje için büyük bir emek sarf ettiklerinin altını çizerek, <strong>“DİGEM hizmeti için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e ve herkese çok teşekkür ediyorum. Yarışmanın ödülü olarak bir tablet kazandığım için de çok mutluyum”</strong> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bir-damla-yarin-turkiyede-ekofeminizm-ve-susuzluk-adli-projesiyle-beril-eylul-ozdamar-turkiye-2ligini-elde-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/mersin-buyuksehir-digem-genclerin-basarilarina-bir-yenisini-daha-ekledi-3.jpg" type="image/jpeg" length="10761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oğuz Şahin’den İklim Krizi Uyarısı: “Çanlar İnsanlık İçin Çalıyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/oguz-sahinden-iklim-krizi-uyarisi-canlar-insanlik-icin-caliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/oguz-sahinden-iklim-krizi-uyarisi-canlar-insanlik-icin-caliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oğuz Şahin, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri üzerine yaptığı değerlendirmede, doğadaki dengenin her geçen yıl daha fazla bozulduğunu söyledi. Mevsimlerin artık eski düzeninde yaşanmadığını belirten Şahin, “Doğa bize açık bir mesaj veriyor; çanlar aslında insanlık için çalıyor” dedi.</p>

<p>Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Şahin, son yıllarda dünya genelinde artan aşırı hava olaylarının tesadüf olmadığını ifade ederek, sıcaklık artışlarının tarımdan su kaynaklarına, kent yaşamından insan sağlığına kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini vurguladı.</p>

<h3>“Mevsim dengesi bozuldu”</h3>

<p>İklim krizinin artık günlük yaşamın bir gerçeği haline geldiğini belirten Şahin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Artık mevsimler eski mevsimler değil. Kış aylarında bahar havası yaşarken, yaz aylarında kavurucu sıcaklıklar ve kuraklıkla karşı karşıya kalıyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Ani yağışlar, seller, kuraklık ve orman yangınlarının iklim değişikliğinin somut sonuçları olduğuna dikkat çeken Şahin, özellikle yağış rejimindeki değişimin ciddi riskler yarattığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Şehir altyapıları zorlanıyor”</h3>

<p>Şahin, geçmişte belirli dönemlerde görülen yağış düzenlerinin tamamen değiştiğini ifade ederek:</p>

<blockquote>
<p>“Bahar aylarında beklenen yağmurlar ya hiç yağmıyor ya da kısa sürede aşırı yağış şeklinde gerçekleşiyor. Bu durum hem tarımsal üretimi hem de şehir altyapılarını ciddi şekilde zorluyor.”</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h3>Yerel yönetimlere çağrı</h3>

<p>Kentleşme politikalarının iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Şahin, özellikle yerel yönetimlerin sorumluluğunun arttığını kaydetti.</p>

<p>Yeşil alanların artırılması, yağmur suyu hasadı sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliği uygulamaları ve sürdürülebilir şehir planlamalarının artık zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<h3>“Bireysel sorumluluk şart”</h3>

<p>Vatandaşların da iklim krizine karşı bireysel önlemler alması gerektiğini belirten Şahin, su tasarrufu, enerji tüketiminin azaltılması, geri dönüşüm alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve karbon ayak izinin düşürülmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h3>“İklim krizi bir güvenlik sorunudur”</h3>

<p>Açıklamasının sonunda iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını vurgulayan Şahin, şu uyarıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“İklim değişikliği ekonomik, sosyal ve yaşamsal bir güvenlik sorunudur. Eğer gerekli önlemleri bugün almazsak, gelecekte çok daha ağır sonuçlarla karşılaşacağız.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/oguz-sahinden-iklim-krizi-uyarisi-canlar-insanlik-icin-caliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/cevre-ve-iklim-degisikligi-uzmani-oguz-sahin.jpeg" type="image/jpeg" length="17416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şahin: Doğal Afetlerde Korkutan Artış: "Ekosistem Alarm Veriyor"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sahin-dogal-afetlerde-korkutan-artis-ekosistem-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sahin-dogal-afetlerde-korkutan-artis-ekosistem-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılı iklim değişikliği verilerini gazetemize değerlendiren Araştırmacı Yazar ve Çevre Uzmanı Oğuz Şahin, rekor kıran kavurucu sıcaklıklar, artan doğal afetler ve küresel liderlerin yarım kalan kararları hakkında çarpıcı uyarılarda bulundu.<br />
Dünya genelinde ekolojik dengelerin altüst olduğu, küresel sıcaklık rekorlarının peş peşe kırıldığı zorlu bir yılı geride bıraktık. Yaşanan bu çevresel kriz dalgası, iklim politikalarının güvenirliğini yeniden tartışmaya açtı. Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler Uzmanı, Araştırmacı Yazar Oğuz Şahin, gazetemize özel açıklamalarda bulunarak 2025 yılının iklim bilançosunu çıkardı ve insanlığın karşı karşıya olduğu büyük tehlikeye dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"2025 Yılı Sadece Bir Uyarı Değil, Yıkımın Başlangıcı"</p>

<p>Geçtiğimiz yıl yaşanan aşırı hava olaylarının ve kavurucu sıcaklık dalgalarının artık "olağan dışı" olmaktan çıkıp yeni normal haline geldiğini belirten Oğuz Şahin, durumun ciddiyetini şu sözlerle aktardı:</p>

<p>"2025 yılı, küresel ısınmanın sinsi bir tehdit olmaktan çıkıp, günlük hayatımızı doğrudan felç eden somut bir gerçeğe dönüştüğü kırılma noktası oldu. Yaz aylarında termometrelerin tarihte görülmemiş seviyelere ulaşması, sadece konforumuzu bozmadı; su kaynaklarımızı kuruttu, tarımsal üretimi baltaladı ve hidrolojik sistemleri altüst etti. Su kaynaklarımızın üçte ikisinde tehlikeli dalgalanmalar var. Bir tarafta ani taşkınlar, diğer tarafta ise çölleşmeye varan kuraklıklarla boğuşuyoruz.</p>

<p>Doğal Afetlerde Korkutan Artış: "Ekosistem Alarm Veriyor"</p>

<p>Şahin, küresel sıcaklık artışının domino etkisi yaratarak doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini katladığını vurguladı. Özellikle sel felaketleri, ani fırtınalar ve orman yangınlarının küresel çapta milyarlarca dolarlık zarara ve kitlesel göçlere neden olduğunu ifade eden yazar:<br />
"Sera gazı emisyonlarının atmosferde ısıyı hapsetmesi, doğanın dengesini tamamen bozdu. Artık sadece meteorolojik olayları değil, 'iklim mülteciliği' kavramını konuşuyoruz. Tarım alanları yok olan, içecek su bulamayan topluluklar göç etmek zorunda kalıyor. Eğer kentlerimizde acilen 'yeşil dönüşüm' hamleleri başlatmaz, sıfır atık ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmazsak, bu afetlerin önünü almamız imkansız hale gelecek" dedi.<br />
"Gelişmiş ülkeler dünyayı fütursuzca kirletmeye devam ederken, küresel iklim kararları maalesef kâğıt üzerinde kalıyor. Taahhütler büyük, ancak uygulama zayıf. Küresel kararların yarım kalması, iklim kriziyle mücadelede en büyük bariyerdir. Siyasetin, sürdürülebilir bir dünya için iklim gerçeğiyle ivedilikle uyumlu hale gelmesi gerekiyor."</p>

<p>"Çözüm Yerel Yönetimlerde ve Ekolojik Kentlerde"</p>

<p>Raporlar ve güncel veriler ışığında son bir çağrıda bulunan Araştırmacı Yazar Oğuz Şahin, merkezi hükümetlerin politikaları kadar yerel yönetimlerin de proaktif rol oynaması gerektiğini hatırlatarak şunları söyledi:<br />
"Merkezi yönetimin oluşturduğu iklim politikaları, yerel yönetimlerin uygulama kapasitesiyle entegre edilmelidir. Kent ormanlarının artırılması, yeşil ulaşım ağlarının kurulması ve döngüsel ekonomi modelleri bir tercih değil, gelecek nesillere olan borcumuzdur. Zaman daralıyor; ya hep birlikte bu dönüşümü gerçekleştireceğiz ya da yarım kalan kararların gölgesinde kavrulmaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sahin-dogal-afetlerde-korkutan-artis-ekosistem-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/cevre-ve-iklim-degisikligi-uzmani-oguz-sahin.jpeg" type="image/jpeg" length="38982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Temiz bir şehirde, temiz bir denizle, temiz bir sahilde yaşamak istiyoruz]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/temiz-bir-sehirde-temiz-bir-denizle-temiz-bir-sahilde-yasamak-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/temiz-bir-sehirde-temiz-bir-denizle-temiz-bir-sahilde-yasamak-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir, çevre bilincini artırmak ve sahil temizliğine dikkat çekmek amacıyla, Adanalıoğlu sahilinde atık toplama etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<ul>
 <li><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR İLE ÖĞRENCİLER ADANALIOĞLU SAHİLİNİ ATIKLARDAN ARINDIRDI </strong></li>
 <li><strong>BÜYÜKŞEHİR, TEMİZ BİR KENT İÇİN FARKINDALIK ÇALIŞMALARINA İMZA ATIYOR </strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesinde, çevre bilincini artırmak ve sahil temizliğine dikkat çekmek amacıyla, Eyüp Aygar Fen Lisesi öğrencilerinin katılımıyla Adanalıoğlu sahilinde atık toplama etkinliği gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi personeli ve öğretmenleri eşliğinde öğrenciler; kıyı boyunca geniş bir alana yayılan plastik, cam ve çeşitli evsel atıkları topladı. Özellikle Caretta Carettaların yuvalama alanlarından biri olan Adanalıoğlu sahilinde gerçekleştirilen temizlik çalışması sayesinde, sahil büyük oranda atıklardan arındırıldı.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinesinde, çevre bilincini artırmak ve sahil temizliğine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Eyüp Aygar Fen Lisesi öğrencileri, Akdeniz ilçesine bağlı Adanalıoğlu sahilinde düzenlenen atık toplama etkinliğinde çevre için seferber oldu.</p>

<p><strong>Öğrenciler Büyükşehir ile doğa için mesai yaptı </strong></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi personeli ve öğretmenleri eşliğinde öğrenciler; kıyı boyunca geniş bir alana yayılan atıkları tek tek toplayarak, sahilin temizlenmesine katkı sundu. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte; doğaya bırakılan plastik, cam ve çeşitli evsel atıklar toplanarak, çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hedeflendi.</p>

<p>Özellikle Caretta Carettaların yuvalama alanlarından biri olan Adanalıoğlu sahilinde gerçekleştirilen temizlik çalışması sayesinde, sahil büyük oranda atıklardan arındırıldı. Öğrenciler hem çevre temizliği yaptı, hem de doğal yaşamın korunmasının önemine dikkat çekti. Etkinlikte Büyükşehir’in sağlık personeli de olası bir duruma karşı sahilde hazır bulundu.</p>

<p><strong>Dr. Halisdemir: “Ö</strong><strong>ğrenci arkadaşlarımızla </strong><strong>kısa sürede </strong><strong>ciddi </strong><strong>miktarda </strong><strong>atık topladık</strong><strong>”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Bülent Halisdemir, kentin temizliği için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirterek, özellikle Mersin’in 321 kilometrelik sahil şeridinin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Bazı sahillerin ciddi şekilde kirlendiğine dikkat çeken Halisdemir, Adanalıoğlu sahilinde Eyüp Aygar Fen Lisesi öğrencileriyle birlikte düzenlenen etkinlikle çevre farkındalığı oluşturmayı amaçladıklarını ifade ederek, <strong>“Adanalıoğlu-Kazanlı </strong><strong>bölgesindeki sahilimizde, öğrenci arkadaşlarımızla </strong><strong>kısa sürede </strong><strong>ciddi </strong><strong>miktarda </strong><strong>atık topladık.</strong> <strong>Hepimiz aynı coğrafyada yaşıyoruz. Temiz bir şehirde, </strong><strong>temiz bir denizle</strong><strong>, temiz bir sahilde yaşamak istiyoruz. </strong><strong>Biz sadece insanları değil, </strong><strong>denizde yaşayan birçok deniz canlısını da düşünüyoruz. İlimiz, nadir bulunan deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanlarına da ev sahipliği yapıyor. Fakat kirlenmiş bir kumsalda bu deniz canlıları yumurtaların</strong><strong>ı rahatlıkla bırakamıyor y</strong><strong>a da yumurtalardan çıkan yavrular rahatlıkla denize gidemiyor</strong><strong>” </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p><strong>“</strong><strong>Herkesin bilinç</strong><strong>lenerek, </strong><strong>çevreye duyarlı olmasını istiyoruz</strong><strong>”</strong></p>

<p>Halisdemir, Mersin’in deniziyle barışık bir kent olması için vatandaşlardan sahilleri temiz kullanmalarını ve atıkları çöp kutularına bırakmalarını istedi. Büyükşehir Belediyesi’nin temizlik çalışmalarını 7 gün 24 saat sürdürdüğünü belirten Halisdemir, çevreye gelişigüzel atılan atıkların çevreyi, havayı ve yeraltı sularını kirlettiğini, ayrıca haşere oluşumuna neden olduğunu söyledi. Düzenlenen etkinlikle kısa sürede ne kadar fazla atık toplanabildiğini göstererek, çevre konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Halisdemir, <strong>“</strong><strong>Bugün yaptığımız faaliyet ilk ve son olmayacak. </strong><strong>B</strong><strong>u gibi etkinlikleri belki onlarca defa daha yapacağız. Herkesin bilinç</strong><strong>lenerek, </strong><strong>çevreye duyarlı olmasını istiyoruz. Bu konuda </strong><strong>çalışmalarımıza devam edeceğiz”</strong> diye konuştu.</p>

<p><strong>Akdeniz: “Öğrencilerimiz görerek, deneyimleyerek yola çıktılar”</strong></p>

<p>Eyüp Aygar Fen Lisesi’nde görev yapan İngilizce Öğretmeni Zehra Akdeniz, Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Akdeniz Kaplumbağaları ve Doğa Koruma Derneği iş birliğiyle yürütülen ve Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin de farkındalık etkinliği ile katkı sunduğu <strong><i>‘Blue Minds The Guardians of Oceans’</i></strong> projesi kapsamında anlamlı bir temizlik etkinliğinde bir araya geldiklerini anlattı. Akdeniz, “<strong>Ö</strong><strong>ğrencilerimize okyanusların korunması gerektiği, temiz olması, özellikle plastik atıklardan arındırılması gerektiğiyle ilgili proje başlattık. Çok geniş kapsamlı bir proje. Adanalıoğlu sahilindeyiz ve çok mutluyuz. Öğrencilerimiz görerek, deneyimleyerek yola çıktılar.</strong><strong> </strong><strong>Bu imkanı verdiği için Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz” </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p><strong>Öğrenciler, doğaya olan sorumluluklarını yerine getirdi </strong></p>

<p>Öğrencilerden Eylül Kurnaz, sahilin kirlenmeye çok eğilimli alanlar olduğunu ifade ederek, <strong>“O görüntü insanı çok rahatsız ediyor. Hem deniz canlıları için, hem de bizlerin ortak alanı olduğu için bu temizliği yapmak hepimizin göreviydi ve çok güzel hissettirdi. Her çöpü topladığımızda insanların nasıl bu kadar bilinçsiz, nasıl bu kadar düşünmeden kirletebildiğine hayret ettik” </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p>Öğrencilerden Mert Büçgün, sahildeki çöpleri temizleyerek doğayı korumaya geldiklerini belirterek,<strong> “Bu etkinlik bizim için çok anlamlıydı. Her türden atık topladık. Plastik ürünleri çok fazlaydı. Organik atıklar da vardı. Bu tür projelerde yer almak bizim için çok kıymetli” </strong>diye konuştu.</p>

<p>Yağız Karaca, Büyükşehir Belediyesi ile çok güzel bir amaca hizmet ettiklerini kaydederek,<strong> “Adanalıoğlu sahilini temizledik. Gerçekten sahil çok pisti. İnsanlar çok fazla kirletmişler. Bu durum karşısında üzüldük. Böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptığı için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” </strong>ifadelerine yer verdi.<strong> </strong></p>

<p>Doğaya karşı sorumluluklarını yerine getirdiklerini hissettiğini anlatan Nur Berçem Işık,<strong> “Poşet poşet atık topladık. Gerçekten faydalı bir çalışma oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bize böyle bir şans vermesi, sorumluluklarımızı yerine getirmemiz güzel bir çalışma oldu” </strong>diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Candemir Kasap ise <strong>“İyi ki biz buradayız. Çünkü manzaraya baktığımda, kumdan çok çöp görüyorum. </strong><strong> G</strong><strong>üzel bir amaca hizmet ettik. En ufak bir yararımız dokunduysa ne mutlu bize” </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/temiz-bir-sehirde-temiz-bir-denizle-temiz-bir-sahilde-yasamak-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/mersin-buyuksehir-ile-ogrenciler-adanalioglu-sahilini-atiklardan-arindirdi-6.jpg" type="image/jpeg" length="36372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12. Uluslararası Ekoloji Sempozyumu başladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/12-uluslararasi-ekoloji-sempozyumu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/12-uluslararasi-ekoloji-sempozyumu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GAÜN Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından hazırlanan “12. Uluslararası Ekoloji Sempozyumu”nun açılışı, gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>12. ULUSLARARASI EKOLOJİ SEMPOZYUMU GAÜN’DE BAŞLADI</strong></p>
</blockquote>

<p>Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından hazırlanan “12. Uluslararası Ekoloji Sempozyumu”nun açılışı, GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Açılış programında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Arif Seçkin, çevre sorunlarının çözümünde bilimsel bilginin, yerel yönetimlerin ve toplumun iş birliği içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Belediye olarak çevre konusunda yürüttükleri çalışmaları anlatan Seçkin, sürdürülebilir çevre politikalarına katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p>GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Çetin konuşmasında iklim değişikliğinin etkilerinin yoğun şekilde hissedildiği günümüzde ekoloji konusunun sempozyuma tema olmasının son derece önemli olduğunu belirtti. Ekolojik denge ve sürdürülebilirlik konularının insanlık için büyük önem taşıdığını kaydeden Çetin, “İnsan eliyle değiştirilen denge yine insan eliyle düzeltilebilir” dedi. Çetin, sempozyumun başarılı ve verimli geçmesini dileyerek katkı sunan herkese teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GAÜN Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Kütük, sempozyumun bu yılki temasının “Biyoçeşitlilik ve Sürdürülebilir Çevre” olduğunu belirterek, konunun yalnızca akademik bir tartışma başlığı olmadığını söyledi. Kütük, “Bu konu, üzerinde yaşadığımız dünyanın ve insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendiren hayati öneme sahip bir meseledir” dedi.</p>

<p>Sempozyum Kurucu Başkanı Prof. Dr. Sedat Yerli ise konuşmasında dünyanın ciddi çevresel risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. İklim değişikliği, buzulların erimesi ve atıkların yol açtığı sorunların endişe verici boyutlara ulaştığını ifade eden Yerli, bu alanlarda çözüm üretmek amacıyla 2010 yılından bu yana akademik sempozyumlar düzenlendiğini belirtti. Çalışmaların daha da artırılması gerektiğini vurgulayan Yerli, ekoloji alanındaki bilimsel iş birliklerinin önemine değindi.</p>

<p>16 Mayıs tarihine kadar devam edecek sempozyum kapsamında; biyoçeşitlilik, sürdürülebilir çevre, iklim değişikliği ve ekolojik denge gibi güncel çevre sorunları çeşitli oturumlarda ele alınacak.</p>

<p>Akademisyenler ile kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri tarafından sunumlar gerçekleştirilecek, çevre sorunlarına yönelik bilimsel yaklaşımlar ve çözüm önerileri tartışılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/12-uluslararasi-ekoloji-sempozyumu-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/i-m-g-0286.JPG" type="image/jpeg" length="21074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şahin: Scope 3’te Yeni Dönem "Tedarik Zincirinde Kaçış Alanı Kalmadı"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sahin-scope-3te-yeni-donem-tedarik-zincirinde-kacis-alani-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sahin-scope-3te-yeni-donem-tedarik-zincirinde-kacis-alani-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent, Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, dünya ekonomisinde ve sürdürülebilirlik raporlamalarında yeni bir kırılma noktası olan "Scope 3" (Kapsam 3) emisyonlarına yönelik güncel düzenlemeleri gazetemize değerlendirdi. Şahin, "Şirketler için artık sadece kendi bacasından çıkan dumanı değil, ham maddenin topraktan çıkışından ürünün geri dönüşümüne kadar olan tüm süreci yönetme dönemi başlamıştır," dedi.<br />
İklim kriziyle mücadelede küresel standartlar sertleşirken, şirketlerin karbon ayak izlerini raporlama süreçlerinde en karmaşık başlık olan Scope 3 emisyonları, 2026 yılı itibarıyla stratejik bir zorunluluk haline geldi. Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kent, Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, dolaylı emisyonların artık bir "tercih" değil, "finansal bir risk yönetimi" olduğunu vurguladı.</p>

<p>"Tahmin Dönemi Bitti, Gerçek Veri Dönemi Başladı"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Scope 3 emisyonlarının, bir şirketin değer zincirindeki (tedarikçiler, lojistik, kullanım ömrü sonu vb.) tüm dolaylı faaliyetleri kapsadığını belirten Oğuz Şahin, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"Geçtiğimiz yıllarda Scope 3 raporlamaları büyük oranda tahminlere ve esnek metodolojilere dayanıyordu. Ancak 2026 yılı itibarıyla GHG Protokolü ve uluslararası raporlama standartlarındaki güncellemelerle bu 'rahat' alan kapandı. Artık şirketlerin, tedarik zincirindeki her bir halkadan şeffaf ve doğrulanabilir veri alması bekleniyor. Bu, özellikle ihracat odaklı çalışan Türk sanayicisi için kritik bir eşiktir."</p>

<p>Sınırda Karbon Düzenlemesi ve Yerel Yönetimlerin Rolü</p>

<p>Şahin, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) 2026'daki yeni fazına dikkat çekerek, kentlerin ve yerel yönetimlerin bu sürece entegre olması gerektiğini savundu:<br />
"Sadece sanayi tesislerinin değil, kentlerin de lojistik ağlarını ve enerji altyapılarını bu yeni döneme hazırlaması gerekiyor. Kent içi lojistiğin karbonsuzlaştırılması, doğrudan işletmelerin Scope 3 yükünü hafifletecektir. Yerel yönetimler, iklim eylem planlarını bu değer zinciri odaklı yaklaşımla güncellenmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sahin-scope-3te-yeni-donem-tedarik-zincirinde-kacis-alani-kalmadi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/cevre-ve-iklim-degisikligi-uzmani-oguz-sahin.jpeg" type="image/jpeg" length="78463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Petrol fiyatları, plastikler ve iklim değişikliği]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/petrol-fiyatlari-plastikler-ve-iklim-degisikligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/petrol-fiyatlari-plastikler-ve-iklim-degisikligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeopolitik çalkantılar arasında petrol fiyatları yükselirken, iklim değişikliğinin belki de gözden kaçan bir etkeni daha belirgin hale geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Petrol ve doğalgaza dayalı plastik üretiminde maliyetler yükselirken, uzmanlar bunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda iklimsel sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na göre plastiklerin yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan sera gazı emisyonları, küresel iklim krizini daha da ağırlaştırıyor.</p>
</blockquote>

<p>Jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle petrol fiyatları yükselirken, bunun plastik üretimine ve iklim krizine etkileri yeniden gündeme geldi. Geleneksel plastiklerin büyük bölümü petrol ve doğalgazdan üretildiği için, enerji maliyetlerindeki artış doğrudan plastik üretim maliyetlerini de yükseltiyor.</p>

<p>Özellikle Orta Doğu’daki Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimlerin ardından artan maliyetler, fosil yakıt temelli plastik üretiminin ekonomik kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlara göre bu durum, plastik tüketiminin azaltılması, yeniden kullanım sistemlerinin yaygınlaştırılması ve çevreye daha az zarar veren alternatiflere yönelim açısından önemli bir fırsat yaratabilir.</p>

<h3><strong>Plastik Sadece Atık Değil, Aynı Zamanda İklim Sorunu</strong></h3>

<p>Dünya genelinde hızla artan plastik kullanımı, yalnızca çevre kirliliğine değil, iklim değişikliğine de doğrudan katkı sunuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre plastikler; fosil yakıtların çıkarılmasından rafine edilmesine, üretimden taşımaya ve atık sürecine kadar tüm yaşam döngüsü boyunca ciddi sera gazı emisyonlarına neden oluyor.</p>

<p>UNEP, plastik üretiminin mevcut hızla sürmesi halinde bu emisyonların daha da artacağı uyarısında bulunuyor.</p>

<h3><strong>En Fazla Plastik Ambalajlarda Kullanılıyor</strong></h3>

<p>Plastikler; ucuz, hafif, dayanıklı ve çok yönlü olmaları nedeniyle dünyanın hemen her alanında yaygın biçimde kullanılıyor. En büyük kullanım alanını ise ambalaj sektörü oluşturuyor. Gıda ambalajları, pet şişeler, alışveriş poşetleri ve tek kullanımlık kaplar, en kolay ikame edilebilecek plastik ürünler arasında gösteriliyor.</p>

<p>İnşaat sektöründe kullanılan borular, yalıtım malzemeleri ve pencere çerçeveleri gibi ürünlerde de yüksek miktarda plastik tüketiliyor. Tekstil sektöründe polyester giysiler, ev eşyaları ve mobilyalar önemli bir plastik kullanım alanı oluştururken; ulaşım ve elektronik sektörlerinde plastiklerin yerine alternatif üretmek daha zor görülüyor.</p>

<p>Sağlık alanında ise durum daha karmaşık. Şırıngalar, steril ambalajlar ve kişisel koruyucu ekipmanlar gibi ürünlerde plastik kullanımının yerine geçebilecek alternatiflerin oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor.</p>

<h3><strong>“Gereksiz Plastiklerden Vazgeçilmeli”</strong></h3>

<p>UNEP, çözümün tüm plastikleri yasaklamak olmadığını, “gereksiz, kaçınılabilir ve sorunlu plastiklerin” azaltılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Birçok ülkede plastik alışveriş poşetleri ve tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik yasakların artmasıyla birlikte yeniden kullanılabilir ürünlere yönelim hız kazanıyor. Metal veya ahşap çatal-bıçak kullanımı ile cam şişe sistemleri yeniden gündeme geliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre petrol fiyatlarının yükselmesi, bu alternatifleri ekonomik açıdan daha cazip hale getiriyor. Aynı zamanda geri dönüşüm politikaları ve yeniden kullanım sistemleri de daha fazla destek buluyor.</p>

<h3><strong>Yüksek Petrol Fiyatları Dönüşümü Hızlandırabilir</strong></h3>

<p>Yeni plastik üretiminin maliyeti arttıkça işletmeler de alternatif çözümlere yöneliyor. Fazla ambalaj kullanımı azalırken, yeniden doldurulabilir ve tekrar kullanılabilir sistemler öne çıkıyor.</p>

<p>UNEP’e göre yeniden kullanım sistemleri, piyasa dönüşümünü hızlandırabilecek en güçlü araçlardan biri olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, plastik krizinin artık yalnızca bir atık sorunu değil, küresel enerji dönüşümünün ve iklim mücadelesinin temel başlıklarından biri haline geldiğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/petrol-fiyatlari-plastikler-ve-iklim-degisikligi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 07:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-08-080425.png" type="image/jpeg" length="99474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sera Gazı Emisyonları ve İklim Krizi: Uzman Oğuz Şahin’den Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sera-gazi-emisyonlari-ve-iklim-krizi-uzman-oguz-sahinden-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sera-gazi-emisyonlari-ve-iklim-krizi-uzman-oguz-sahinden-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ısınmanın temel nedeni olan sera gazı emisyonları, dünya genelinde tartışılmaya devam ederken; Araştırmacı Yazar ve Kent, Çevre ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz Şahin, gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Şahin, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece ulusal politikalarla değil, yerel yönetimlerin proaktif yaklaşımlarıyla çözülebileceğini vurguladı.</p>

<p><strong>"Kentler İklim Krizinin Hem Nedeni Hem Çözümü"</strong></p>

<p>Değerlendirmesinde kentleşme modellerine dikkat çeken Oğuz Şahin, sera gazı salınımının büyük bir kısmının kentsel faaliyetlerden kaynaklandığını belirtti. Şahin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bugün dünya nüfusunun büyük bir kısmı kentlerde yaşıyor ve enerji tüketiminin merkezi bu alanlar. Ulaşımdan sanayiye, atık yönetiminden konut ısınmasına kadar her kalem, atmosferdeki karbon yoğunluğunu artırıyor. Ancak çözüm de tam burada başlıyor. Ekolojik kent modellerine geçiş, artık bir tercih değil, zorunluluktur."</p>

<p><strong>Sera Etkisi ve Küresel Tehdit</strong></p>

<p>Sera gazlarının atmosferdeki ısıyı hapsederek dünya sıcaklığını artırdığına değinen Şahin, bu durumun sürdürülebilir tarımı ve su kaynaklarını doğrudan tehdit ettiğini hatırlattı. Birleşmiş Milletler’in güncel su raporları ve tarımsal veriler ışığında konuşan uzman, ekosistemin dengesinin bozulmasının sosyal ve ekonomik bir yıkımı beraberinde getirebileceği konusunda uyardı.</p>

<p>Yerel Yönetimlere "Yeşil Dönüşüm" Çağrısı</p>

<p>Yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki stratejik rolünün altını çizen Şahin, somut çözüm önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi: Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüm süreçlerinin dijitalleşmesi.</p>

<p>Yeşil Ulaşım Ağları: Fosil yakıtlı araçlar yerine elektrikli toplu taşıma ve bisiklet yollarının teşvik edilmesi.</p>

<p>Yenilenebilir Enerji: Kamu binalarında ve kentsel alanlarda güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaştırılması.</p>

<p>Kentsel Yeşil Alanlar: Karbon yutak alanı işlevi görecek dikey bahçeler ve kent ormanlarının artırılması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gelecek Nesillere Borçluyuz"</p>

<p>Son olarak çevre politikalarının siyaset üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirten Oğuz Şahin, "İklim değişikliğiyle mücadele, sadece bugünü kurtarma çabası değil, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğudur. Yerel yönetimlerin çevreci ve sürdürülebilir politikaları, küresel ısınmaya karşı en güçlü kalkanımız olacaktır," dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sera-gazi-emisyonlari-ve-iklim-krizi-uzman-oguz-sahinden-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/cevre-ve-iklim-degisikligi-uzmani-oguz-sahin.jpeg" type="image/jpeg" length="27219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESÇEVDER, SAKARYA VADİSİ İÇİN KRİTİK KARAR: MADEN PROJESİNE İKİNCİ KEZ İPTAL]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/escevder-sakarya-vadisi-icin-kritik-karar-maden-projesine-ikinci-kez-iptal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/escevder-sakarya-vadisi-icin-kritik-karar-maden-projesine-ikinci-kez-iptal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de doğa mücadelesi yürüten Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER), Sarıcakaya ilçesinde yapılmak istenen altın-gümüş madeni projesine karşı açılan davada bir kez daha önemli bir kazanım elde etti. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, söz konusu proje için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararını ikinci kez iptal etti.</p>

<p>ESÇEVDER tarafından yapılan açıklamada, mevcut iktidarın doğayı ve yaşam alanlarını maden şirketlerine açtığı öne sürülerek, yıllardır süren çevre mücadelesinin kararlılıkla devam ettiği vurgulandı.</p>

<h3><strong>MAHKEMEDEN DİKKAT ÇEKEN GEREKÇELER</strong></h3>

<p>Sarıcakaya ilçesine bağlı Bilal Habeşî Mahallesi’nde planlanan “Altın ve Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi” projesine ilişkin süreçte, Eskişehir Valiliği tarafından verilen 16 Eylül 2024 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali talep edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk aşamada iptal kararı verilmesine rağmen, Danıştay keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştu. Yeniden görülen davada yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda hazırlanan rapor, davacıların iddialarını doğruladı.</p>

<p>Mahkeme, ikinci kararında şu önemli tespitlere yer verdi:</p>

<ul>
 <li>Projenin etki alanının yeterince belirlenmediği</li>
 <li>Kümülatif çevresel etkilerin değerlendirilmediği</li>
 <li>Hidrolojik ve ekolojik analizlerin eksik olduğu</li>
 <li>Orman ve mera alanlarının yanlış sınıflandırıldığı</li>
 <li>Verimli orman alanlarında ciddi deformasyon riski bulunduğu</li>
 <li>Toz yayılımının geniş alanlarda olumsuz etkiler yaratacağı</li>
 <li>Rehabilitasyon çalışmalarının bilimsel açıdan yetersiz olduğu</li>
 <li>Yeraltı suyu kalite analizlerinin yapılmadığı</li>
</ul>

<h3><strong>“BU HATALAR İHMAL DEĞİL”</strong></h3>

<p>ESÇEVDER açıklamasında, söz konusu eksikliklerin “basit hata veya ihmal” olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, raporu hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulabileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>SAKARYA VADİSİ İÇİN EMSAL KARAR</strong></h3>

<p>Dernek, bu kararın yalnızca Sarıcakaya ile sınırlı kalmayacağını, Sakarya Vadisi’nde planlanan diğer projeler için de emsal niteliği taşıyacağını vurguladı. Özellikle Atalan–Alpagut bölgesindeki altın madeni projesine ilişkin davalarda bu kararın etkili olacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>“MADENLER DEĞİL YAŞAM ÖNCELİKLİ OLMALI”</strong></h3>

<p>Açıklamada hükümete de çağrı yapılarak şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Mahkeme kararları maden politikalarının yanlışlığını ortaya koymaktadır. Yaşamla inatlaşmanın anlamı yoktur. Madenler yaşamdan önemli değildir. Yaşam sona erdiğinde çıkarılacak madenleri kullanacak canlı kalmayacaktır. Madenler kaçmaz, ancak doğa tahrip edilirse geri dönüşü olmaz.”</p>

<p>ESÇEVDER, çevre mücadelesini hem sahada hem de yargı önünde sürdürmeye devam edeceğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/escevder-sakarya-vadisi-icin-kritik-karar-maden-projesine-ikinci-kez-iptal</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/basin-bilal-habesi2526.jpeg" type="image/jpeg" length="87111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halkların İklim Zirvesi İstanbul Buluşması İçin Çağrı: “COP31’in Ötesinde Birlikte Mücadele”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/halklarin-iklim-zirvesi-istanbul-bulusmasi-icin-cagri-cop31in-otesinde-birlikte-mucadele</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/halklarin-iklim-zirvesi-istanbul-bulusmasi-icin-cagri-cop31in-otesinde-birlikte-mucadele" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim krizine karşı gerçek ve adil çözümleri birlikte tartışmak, ortak bir söz üretmek ve mücadeleyi büyütmek amacıyla İstanbul buluşmasına davet.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL</strong> – İklim krizine karşı alternatif ve tabandan bir mücadele hattı örmeyi hedefleyen <i>Halkların İklim Zirvesi (People’s Climate Summit)</i>, İstanbul’da düzenlenecek buluşma için çağrı yaptı. Resmi iklim zirvelerinin yetersizliğine dikkat çeken çağrıda, çözümün halkların ortak mücadelesinde ve dayanışmasında olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Resmi Zirveler Yetersiz Kalıyor”</strong></h3>

<p>Açıklamada, iklim krizinin her geçen gün derinleştiği ve mevcut uluslararası politikaların bu krize çözüm üretmekte başarısız olduğu ifade edildi. Birleşmiş Milletler öncülüğünde düzenlenen ve bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek olan COP31’e dikkat çekilerek, yıllardır süren bu toplantılara rağmen doğa tahribatının arttığı ve özellikle en az kirleten toplumların en ağır bedelleri ödediği belirtildi.</p>

<h3><strong>“Söz Hakkı Mücadele Edenlerin Olmalı”</strong></h3>

<p>Halkların İklim Zirvesi girişimi, devletler ve şirketler merkezli politikaların yerine; iklim adaletsizliğinin yükünü taşıyanların, yaşam alanlarını savunanların ve direniş deneyimleri geliştirenlerin sözünü merkeze almayı amaçlıyor.</p>

<p>Çağrıda, “Çözüm yalnızca devletler arası müzakerelerde değil; mağdurların deneyimlerinde, dayanışmasında ve ortak mücadelesindedir” denilerek, alternatif bir iklim politikası hattının gerekliliği vurgulandı.</p>

<h3><strong>İstanbul Buluşması Antalya Sürecinin Parçası</strong></h3>

<p>İstanbul’da gerçekleştirilecek buluşmanın, Antalya’da yapılacak geniş katılımlı Halkların İklim Zirvesi sürecinin önemli bir adımı olduğu ifade edildi. Farklı mücadele alanlarının bir araya getirilmesi, ortak bir yol haritası oluşturulması ve dayanışma ağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Katılım Çağrısı</strong></h3>

<p>Organizatörler, iklim krizine karşı gerçek ve adil çözümleri birlikte tartışmak, ortak bir söz üretmek ve mücadeleyi büyütmek amacıyla herkesi İstanbul buluşmasına davet etti.</p>

<p>📍 <strong>Adres:</strong> Asmalı Mescit, İstiklal Caddesi, Suriye Pasajı No:166 Kat:2 D:37, Beyoğlu / İstanbul<br />
📅 <strong>Tarih:</strong> 3 Mayıs Pazar<br />
🕒 <strong>Saat:</strong> 14.00</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 02 At 11.54.25" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-02-at-115425.jpeg" width="1080" /></h3>

<h3><strong>“Adalet İçin, Yaşam İçin, Gezegen İçin”</strong></h3>

<p>Çağrının sonunda, yaşam alanlarını savunan ve iklim adaletsizliğine karşı ses yükseltmek isteyen herkese şu sözlerle çağrı yapıldı:</p>

<blockquote>
<p>“Adalet için, yaşam için, gezegen için; gelin birlikte söz kuralım. Farklılıklarımızın yarattığı zenginlikle güçlenelim, dayanışma ağlarımızı büyütelim ve Antalya’daki Halkların İklim Zirvesi’ne kol kola yürüyelim.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/halklarin-iklim-zirvesi-istanbul-bulusmasi-icin-cagri-cop31in-otesinde-birlikte-mucadele</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-02-122246.png" type="image/jpeg" length="77761"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
