<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven, tarafsız ve güncel habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan güvenilir bilgileri okurlarına sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/cocuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 10:33:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/cocuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar İçin Güvenli Eğlence: Çocuk Oyun Halısı Modelleri ve Seçimi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cocuklar-icin-guvenli-eglence-cocuk-oyun-halisi-modelleri-ve-secimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cocuklar-icin-guvenli-eglence-cocuk-oyun-halisi-modelleri-ve-secimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oyun oynamak, çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişiminde merkezi bir rol oynar. Güvenli ve teşvik edici bir oyun alanı, çocukların dünyayı keşfetmelerine, yaratıcılıklarını geliştirmelerine ve yeni beceriler kazanmalarına olanak tanır. Özellikle yere yakın aktivitelerde bulunan veya yeni yürümeye başlayan çocuklar için güvenli bir zemin sağlamak büyük önem taşır. İşte bu noktada, farklı tasarımlara sahip <strong>çocuk oyun halısı modelleri</strong>, ev içinde güvenli ve konforlu bir oyun alanı oluşturmanın en pratik yollarından biri haline gelir. Emekleme dönemindeki bebeklerden hareketlenmeye başlayan küçük çocuklara kadar geniş bir yaş aralığına hitap eden bu halılar, yere düşmelerde darbeyi emerek istenmeyen kazaların önüne geçerken aynı zamanda eğlenceli ve eğitici bir zemin sunar. Örneğin, yürüme dönemindeki çocuklar için destekleyici bir <strong>oyun matı</strong> veya <strong>sabit aktivite merkezi</strong> gibi güvenli alternatifler, onların özgürce hareket etmelerine olanak tanır.</p>

<p></p>

<h2>Konforlu Bir Gelişim Alanı: Çocuk Oyun Halısı Modelleri</h2>

<p></p>

<p><strong>Çocuk oyun halısı modelleri</strong>, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerini destekleyen, güvenli ve konforlu bir ortam sunar. Bu halılar, yalnızca birer oyun alanı olmanın ötesinde, çocukların emekleme, yürüme ve oyun oynama süreçlerinde onları koruyan önemli güvenlik unsurlarıdır. Özellikle zeminden gelen soğuğu keserek ısı yalıtımı sağlarlar, bu da çocukların yerde uzun süre vakit geçirmelerine olanak tanır. Aynı zamanda, olası düşmelerde darbe emici özellikleri sayesinde çocukları dış etkenlerden koruyarak istenmeyen kazaların önüne geçerler.</p>

<p></p>

<p>Çocukların oyun oynarken edindikleri deneyimler, motor becerilerini, problem çözme yeteneklerini ve yaratıcılıklarını geliştirir. Bu nedenle <a href="https://www.unigo.com.tr/oyun-mati-halisi" rel="dofollow"><strong>çocuk oyun halısı modelleri</strong></a> , renkli desenleri, farklı dokuları ve eğitici figürleriyle çocukların duyusal algılarını harekete geçirecek nitelikle olmalıdır. Ebeveynler için pratiklik de büyük önem taşır; kolay temizlenebilir yüzeylere sahip halılar, hijyenik bir oyun ortamı sağlamanın yanı sıra ebeveynlerin işini de kolaylaştırır. Çocukların sağlığına zararlı madde içermeyen, antialerjik ve sertifikalı ürünler tercih etmek, güvenli bir seçim yapmanın anahtarıdır. En kaliteli çocuk oyun halısı modelleri için Unigo’yu ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İlk Adımlarda Güvenli Destek: Alternatif Yaklaşımlar</h3>

<p></p>

<p>Bebeklerin hayatındaki heyecan verici dönüm noktalarından biri ayağa kalkmaları ve ilk adımlarını atmalarıdır. Bu süreçte ebeveynlerin bebeklerine güvenli ve sağlıklı bir gelişim ortamı sunmaları büyük önem taşır. Düşmeler ve diğer kazalar nedeniyle ciddi yaralanmalara yol açabilir ve bebeklerin doğal motor gelişimini geciktirebilir. Bu noktada <a href="https://www.unigo.com.tr/yurume-arkadasi" rel="dofollow">bebek yürüme arkadaşı</a> çocuğunuzun düşme riskini en aza indirir.</p>

<p></p>

<p>Bebeklerin yürüme becerilerini geliştirmeleri için en güvenli ve etkili yöntem, denetimli zemin zamanıdır. Güvenli bir oyun matı veya halı üzerinde karın üstü zaman geçirmek, emeklemek ve kendi başlarına ayağa kalkmaya çalışmak, bacak kaslarını güçlendirir, denge ve koordinasyon becerilerini doğal yollarla geliştirir. Sabit aktivite merkezleri de, bebeğin güvenli bir alanda oturarak veya ayakta durarak çevresini keşfetmesine olanak tanıyan, yürüteçlere göre daha güvenli alternatiflerdir. Bu tür ürünler, bebeklerin kaba motor becerilerinin gelişimine katkıda bulunurken, aynı zamanda bilişsel gelişimlerini destekleyen interaktif özelliklere sahip olabilir.</p>

<p></p>

<h2>Oyun Alanı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</h2>

<p></p>

<p>Çocuklar için oyun alanı seçimi yaparken güvenlik ve fonksiyonellik en önemli kıstaslardır. Seçilecek ürünün materyal güvenliği büyük önem taşır; BPA gibi zararlı kimyasallar içermemesi, antialerjik olması ve çocuk sağlığına uygun malzemelerden üretilmiş olması gerekir. Ayrıca <strong>çocuk oyun halısı modelleri</strong> arasından seçim yaparken kolay temizlenebilir olmasına dikkat etmek, hijyenin korunması açısından kritik bir faktördür. Uzun süreli kullanım sunan, dayanıklı ve aşınmaya karşı dirençli ürünler hem ekonomik hem de pratik bir çözüm sağlayacaktır. Zemin yalıtımı yaparak soğuğu kesmesi ve darbe emici özelliğiyle düşmelerde koruma sağlaması da göz önünde bulundurulmalıdır. Aradığınız tüm bu özellikleri bir arada sunan tasarımları Unigo internet sayfasında bulabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cocuklar-icin-guvenli-eglence-cocuk-oyun-halisi-modelleri-ve-secimi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/dwinguler-masai-mara-oyun-mati-ve-hali-6-0204.webp" type="image/jpeg" length="94180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk Ölümlerini Azaltmadaki İlerleme Yavaşladı: 2024’te 4,9 Milyon Çocuk Beş Yaşına Ulaşamadı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cocuk-olumlerini-azaltmadaki-ilerleme-yavasladi-2024te-49-milyon-cocuk-bes-yasina-ulasamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cocuk-olumlerini-azaltmadaki-ilerleme-yavasladi-2024te-49-milyon-cocuk-bes-yasina-ulasamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Çocuk ölümlerini azaltma çabalarındaki ilerleme yavaşlıyor; 4,9 milyon çocuk beş yaşına gelmeden hayatını kaybediyor."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Birleşmiş Milletler’in çocuk ölümlerine ilişkin yayımladığı<a href="https://data.unicef.org/resources/levels-and-trends-in-child-mortality-2025/" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"> yeni rapor</span></a>, beş yaş altı ölümlerin nedenlerini ilk kez kapsamlı biçimde ortaya koydu.</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>CENEVRE/NEW YORK, 18 Mart 2026</strong> – Açıklanan son tahminlere göre, 2024 yılında yaklaşık 4,9 milyon çocuk beşinci yaş gününe ulaşamadan hayatını kaybetti. Bu ölümlerin 2,3 milyonu yenidoğan döneminde gerçekleşti. Uzmanlara göre bu kayıpların büyük bölümü, düşük maliyetli ve kanıtlanmış sağlık müdahaleleriyle önlenebilir.</p>

<p>“<strong><a href="https://data.unicef.org/resources/levels-and-trends-in-child-mortality-2025/" rel="nofollow"><span style="color:#3498db">Çocuk Ölüm Oranları ve Eğilimleri</span></a></strong>” raporuna göre, dünya genelinde beş yaş altı çocuk ölümleri 2000 yılından bu yana yarıdan fazla azaldı. Ancak 2015’ten itibaren bu düşüşün hızı yüzde 60’tan fazla yavaşladı.</p>

<p>Bu yılki rapor, çocuk, ergen ve genç ölümlerine ilişkin bugüne kadarki en ayrıntılı tabloyu sunarken, ilk kez ölüm nedenlerine dair tahminleri de bütüncül biçimde bir araya getiriyor.</p>

<h3><strong>Yetersiz beslenme kritik risk faktörü</strong></h3>

<p>Raporda ilk kez şiddetli akut yetersiz beslenmenin (SAM) doğrudan yol açtığı ölümler de hesaplandı. Buna göre 2024 yılında 1-59 aylık 100 binden fazla çocuk (yaklaşık yüzde 5) bu nedenle hayatını kaybetti. Dolaylı etkiler de hesaba katıldığında, yetersiz beslenmenin yol açtığı kayıpların çok daha yüksek olduğu vurgulandı.</p>

<p>Uzmanlar, ölüm kayıtlarında SAM’in çoğu zaman temel neden olarak yer almamasının, sorunun gerçek boyutunun olduğundan düşük görünmesine yol açtığını belirtiyor. Doğrudan ölüm sayılarının en yüksek olduğu ülkeler arasında Pakistan, Somali ve Sudan öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Yenidoğan ölümleri toplamın yarısına yakın</strong></h3>

<p>Yenidoğan ölümleri, beş yaş altı tüm ölümlerin neredeyse yarısını oluşturuyor. Bu durum, doğum öncesi ve doğum sırasındaki risklerin azaltılmasında ilerlemenin yavaşladığını gösteriyor.</p>

<p>Yenidoğan ölümlerinin başlıca nedenleri arasında erken doğum komplikasyonları (%36) ile doğum sırasındaki komplikasyonlar (%21) yer alıyor. Enfeksiyonlar ve doğumsal anomaliler de önemli risk faktörleri arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>Bulaşıcı hastalıklar hâlâ başlıca neden</strong></h3>

<p>Bebeklik döneminden sonra sıtma, ishal ve zatürre gibi bulaşıcı hastalıklar önde gelen ölüm nedenleri olmaya devam ediyor. Sıtma, bu yaş grubunda en büyük ölüm nedeni olmayı sürdürürken, ölümlerin büyük kısmı Sahra altı Afrika’da görülüyor.</p>

<p>2000–2015 yılları arasında sıtma kaynaklı ölümlerde önemli düşüşler yaşansa da son yıllarda bu ilerleme belirgin şekilde yavaşladı. Çad, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Nijer ve Nijerya gibi ülkelerde ölümler yoğunlaşmaya devam ediyor.</p>

<h3><strong>Bölgesel eşitsizlikler dikkat çekiyor</strong></h3>

<p>Çocuk ölümleri dünya genelinde eşit dağılmıyor. 2024 yılında Sahra altı Afrika, beş yaş altı ölümlerin yüzde 58’ini oluşturdu. Bu bölgede bulaşıcı hastalıklar, ölümlerin yüzde 54’ünden sorumlu.</p>

<p>Aynı oran Avrupa ve Kuzey Amerika’da yüzde 9’a, Avustralya ve Yeni Zelanda’da ise yüzde 6’ya kadar düşüyor. Bu fark, sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizliği açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>Güney Asya’da risk doğum döneminde yoğunlaşıyor</strong></h3>

<p>Beş yaş altı ölümlerin yüzde 25’inin gerçekleştiği Güney Asya’da, ölümlerin büyük bölümü yaşamın ilk ayında meydana geliyor. Erken doğum, doğum sırasında oksijensiz kalma, doğumsal anomaliler ve yenidoğan enfeksiyonları başlıca nedenler arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu ölümlerin büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, doğum öncesi bakım, nitelikli sağlık personeli ve yenidoğan hizmetlerine yatırım yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<h3><strong>Çatışma bölgelerinde risk üç kat fazla</strong></h3>

<p>Kırılgan ve çatışmalardan etkilenen ülkelerde doğan çocukların, beş yaşına ulaşamama riski diğer bölgelere göre yaklaşık üç kat daha yüksek.</p>

<p>Rapora göre 2024 yılında ayrıca 5-24 yaş arası yaklaşık 2,1 milyon çocuk, ergen ve genç hayatını kaybetti. Küçük yaşlarda bulaşıcı hastalıklar ve yaralanmalar öne çıkarken, ergenlik döneminde riskler değişiyor. 15-19 yaş grubunda kızlarda intihar, erkeklerde ise trafik kazaları başlıca ölüm nedenleri arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Finansman baskısı artıyor</strong></h3>

<p>Küresel kalkınma finansmanındaki değişimler, anne, yenidoğan ve çocuk sağlığı programları üzerinde giderek artan bir baskı oluşturuyor. Uzmanlar, mevcut kazanımların korunması ve ilerlemenin hızlandırılması için sürdürülebilir finansmanın şart olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Çocuk sağlığına yapılan yatırımların en yüksek getiriyi sağlayan kalkınma alanlarından biri olduğu belirtilirken, aşılar, beslenme tedavileri ve doğumda uzman bakım gibi müdahalelerin milyonlarca hayat kurtarabileceği ifade ediliyor. Verilere göre çocuk sağlığına yapılan her 1 dolarlık yatırım, 20 dolara kadar sosyal ve ekonomik fayda sağlayabiliyor.</p>

<h3><strong>Uzmanlardan ortak çağrı</strong></h3>

<p>Rapor, hükümetler ve uluslararası aktörler için şu önceliklere dikkat çekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çocuk sağlığını siyasi ve finansal öncelik haline getirmek</p>
 </li>
 <li>
 <p>En yüksek risk altındaki bölgelere odaklanmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Veri toplama ve hesap verebilirliği güçlendirmek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Temel sağlık sistemlerine ve toplum sağlığı hizmetlerine yatırım yapmak</p>
 </li>
</ul>

<p>UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell, önlenebilir hastalıklar nedeniyle hiçbir çocuğun ölmemesi gerektiğini vurgulayarak, küresel ölçekte artan bütçe kısıtlamalarına rağmen çocuk sağlığına yönelik yatırımların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus ise özellikle çatışma bölgelerinde yaşayan çocukların yüksek risk altında olduğuna dikkat çekerek, temel sağlık ve beslenme hizmetlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cocuk-olumlerini-azaltmadaki-ilerleme-yavasladi-2024te-49-milyon-cocuk-bes-yasina-ulasamadi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-18-082203.png" type="image/jpeg" length="38984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya genelinde çocukların üçte ikisi siber zorbalığın arttığını söylüyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dunya-genelinde-cocuklarin-ucte-ikisi-siber-zorbaligin-arttigini-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dunya-genelinde-cocuklarin-ucte-ikisi-siber-zorbaligin-arttigini-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde ankete katılan 30.000 çocuğun üçte ikisi (66 %) siber zorbalığın arttığını ve #AI zararın temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Birleşmiş Milletler’in 30 binden fazla çocukla yaptığı küresel araştırma, dijital dünyada çocukların karşı karşıya olduğu tehlikenin hızla büyüdüğünü ortaya koydu. Araştırmaya göre çocukların üçte ikisi siber zorbalığın arttığını belirtirken, her iki çocuktan biri maruz kaldığında nereden destek alacağını bilmiyor.</p>
</blockquote>

<p><strong>BM’den “endişe verici eğilim” uyarısı</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan yeni rapor, çevrimiçi ortamda çocuklara yönelik şiddetin giderek arttığını ortaya koydu. Küresel ölçekte gerçekleştirilen ankete göre çocukların yaklaşık üçte ikisi siber zorbalığın son dönemde belirgin biçimde arttığını ifade ediyor.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sözcüsü <strong>Stéphane Dujarric</strong>, raporun “endişe verici eğilimlere” işaret ettiğini belirterek, çocukları korumak için çevrimiçi ekosistemin tüm aktörlerinin daha hızlı ve birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Rapora göre çocukların yarısı, siber zorbalığa maruz kaldıklarında doğru desteği nereden ve nasıl alabileceklerini bilmediklerini söylüyor. Bu durum, dijital dünyada çocukların yalnız bırakıldığına dair ciddi bir uyarı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu bulgular; artan çatışmalar, zorunlu göç, yoksulluk ve şiddet olaylarının çocukların yaşamını giderek daha fazla etkilediği bir dönemde ortaya çıktı.</p>

<p><strong>“Çocuklar en ağır bedeli ödüyor”</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi <strong>Dr. Najat Maalla M'jid</strong>, raporu Cenevre’deki İnsan Hakları Konseyi oturumunda tanıtırken küresel tabloya dikkat çekti.</p>

<p>M’jid, “Bugün bir kez daha çocukların en yüksek bedeli ödediği zorlu bir dünyada bir araya geliyoruz” diyerek çocukların hem fiziksel hem de dijital alanlarda artan risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Yapay zekâ tehdidi büyütüyor</strong></p>

<p>Raporda, yapay zekâ teknolojilerinin çocukların çevrimiçi ortamda karşı karşıya kaldığı riskleri “temelden dönüştürdüğü” vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle üretken yapay zekânın hızlı gelişimi, siber zorbalığın:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>daha hızlı yayılmasına,</li>
 <li>belirli kişileri hedef almasına,</li>
 <li>tespit edilmesinin zorlaşmasına,</li>
 <li>çok sayıda platformda kısa sürede yayılmasına</li>
</ul>

<p>neden oluyor.</p>

<p>Araştırmada ayrıca yapay zekâ ile üretilen <strong>deepfake fotoğraf ve videoların</strong> çocukları aşağılamak, tehdit etmek veya istismar etmek amacıyla giderek daha fazla kullanıldığına dikkat çekildi.</p>

<p>Uzmanlara göre sohbet robotları ve benzeri araçlar aracılığıyla çocukların manipüle edilmesi de yeni risk alanlarından biri. Birçok çocuk, bu tür dijital içerikleri gerçek insan etkileşimlerinden ayırt etmekte zorlanıyor.</p>

<p><strong>Damgalanma korkusu sessizliğe yol açıyor</strong></p>

<p>Araştırma, çocukların siber zorbalığı bildirmekte ciddi zorluklar yaşadığını da ortaya koydu.</p>

<p>Çocukların büyük bölümü:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>akranları tarafından dışlanma,</li>
 <li>yetişkinler tarafından yargılanma,</li>
 <li>damgalanma korkusu</li>
</ul>

<p>nedeniyle yaşadıklarını paylaşmaktan çekiniyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bildirim yapılmaması, siber zorbalığın etkilerini daha da ağırlaştırıyor. Dijital ortamda yayılan bir içerik saniyeler içinde geniş kitlelere ulaşabiliyor ve bu durum çocuklarda ciddi psikolojik travmalara yol açabiliyor.</p>

<p>Raporda bazı vakalarda siber zorbalığın çocukları intihara sürükleyebilecek kadar ağır sonuçlar doğurduğu da hatırlatıldı.</p>

<p><strong>“Dijital dünyayı çocuklarla birlikte tasarlayın”</strong></p>

<p>Dr. M’jid, çocukları çevrimiçi zararlardan korumanın yalnızca yasalarla mümkün olmayacağını belirterek hükümetler, teknoloji şirketleri, eğitimciler, aileler ve çocukların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Rapor kapsamında görüşülen bir çocuğun sözleri ise raporun en dikkat çekici mesajlarından biri oldu:</p>

<p>“Dijital alanlar, zararın bildirildiği ama asla çözülmediği yerler olmamalı. Yardımın hızlı, güvenli ve insancıl şekilde ulaştığı yerler olmalı. Dijital geleceği çocuklar için tasarlamayın, bizimle birlikte tasarlayın.”</p>

<p>Birleşmiş Milletler yetkilileri, çocukların dijital dünyada güvenliğinin sağlanabilmesi için teknoloji şirketlerinin daha güçlü denetim mekanizmaları kurması ve çocuklara yönelik destek sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dunya-genelinde-cocuklarin-ucte-ikisi-siber-zorbaligin-arttigini-soyluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 07:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-11-073000.png" type="image/jpeg" length="82603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların Satışı ve İstismarı Küresel Ölçekte Hâlâ Büyük Tehdit]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cocuklarin-satisi-ve-istismari-kuresel-olcekte-hala-buyuk-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cocuklarin-satisi-ve-istismari-kuresel-olcekte-hala-buyuk-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM, Birçok vakada bu suçların gizlendiğini, kimi zaman normalleştirildiğini ya da yeterince ciddiye alınmadığını da sözlerine ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Birleşmiş Milletler’in çocukların satışı, cinsel istismarı ve cinsel tacizi konusundaki bağımsız insan hakları uzmanı Mama Fatima Singhateh, küresel ölçekte bazı ilerlemeler kaydedilse de milyonlarca çocuğun hâlâ insan ticareti, cinsel istismar ve taciz riski altında olduğunu açıkladı.</strong></p>
</blockquote>

<p>Birleşmiş Milletler’in çocukların satışı, cinsel istismarı ve cinsel tacizi konusundaki bağımsız insan hakları uzmanı Mama Fatima Singhateh, dünya genelinde çocuklara yönelik suçların ciddi bir tehdit olmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Pazartesi günü yaptığı açıklamada Singhateh, bazı alanlarda ilerleme sağlanmış olsa da çocukların hâlâ satılma, cinsel istismara ve tacize maruz kalma gibi ağır risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“İstismarın boyutu hâlâ endişe verici”</strong></p>

<p>Singhateh, United Nations Human Rights Council’ne sunduğu nihai raporunda, dünyada çok sayıda çocuğun insan ticareti mağduru olduğunu ve cinsel istismara maruz kaldığını söyledi.</p>

<p>“Bu suçların birbirleriyle bağlantısına dair daha derin bir anlayış oluştu. Daha güçlü uluslararası iş birliği, mağdur odaklı yaklaşımlar ve özel sektörün daha aktif katılımı da görülüyor. Ancak bu gelişmelere rağmen çocuklara yönelik istismarın boyutu ve ciddiyeti hâlâ kaygı verici,” dedi.</p>

<p>Uzman, birçok vakada bu suçların gizlendiğini, kimi zaman normalleştirildiğini ya da yeterince ciddiye alınmadığını da sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>Dijital tehditler ve krizler riski büyütüyor</strong></p>

<p>Raporda, son yıllarda ülkelerin ceza hukuku sistemlerini uluslararası standartlarla uyumlu hâle getirme ve failleri cezalandırma konusunda ilerleme kaydettiği ifade edildi.</p>

<p>Ancak Singhateh’e göre çocuk cinsel istismarı hızla değişen ve yeni riskler barındıran bir tabloya dönüşüyor. Özellikle dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte çevrim içi cinsel istismar ve taciz vakalarında artış gözleniyor.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<p>Silahlı çatışmalar</p>

<p>İklim kaynaklı afetler</p>

<p>Ekonomik krizler ve madencilik faaliyetlerinin genişlemesi gibi faktörlerin çocukların savunmasızlığını artırdığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Ülkelere çağrı: Yasal çerçeveler güçlendirilmeli</strong></p>

<p>Singhateh, ortaya çıkan yeni risklere karşı mevcut stratejilerin yeniden düşünülmesi gerektiğini belirterek ülkeleri şu adımları atmaya çağırdı:</p>

<p>Çocuklara yönelik her türlü istismarı açık biçimde suç sayan yasal düzenlemeleri güçlendirmek ve etkin şekilde uygulamak</p>

<p>Dijital güvenliğe yatırım yapmak ve teknoloji platformlarını daha sıkı düzenlemek</p>

<p>Sınır ötesi iş birliğini geliştirmek</p>

<p>Mağdur odaklı adalet mekanizmalarını güçlendirmek</p>

<p>Sorunun temel nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik politikalar geliştirmek</p>

<p>Özel sektörü çocukların korunmasında aktif ortak hâline getirmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman ayrıca çocuklarla çalışan tüm kurum ve bireylerin, alınan her karar ve uygulamada çocukların haklarını merkezde tutması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Bu suçlar önlenebilir”</strong></p>

<p>Singhateh, çocukların satışı, cinsel istismarı ve tacizinin kaçınılmaz olmadığını belirterek, doğru politikalarla bu suçların önlenebileceğini söyledi.</p>

<p>“Bu sorunlar siyasi, ekonomik ve teknolojik tercihlerden kaynaklanıyor. Çocuk haklarını koruma ve onları savunmasız bırakan boşlukları kapatma kapasitesine sahibiz. Her çocuğun değer gördüğü ve sömürüden uzak yaşadığı bir dünya inşa etmek mümkün,” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti: Tecavüz savaş silahı olarak kullanılıyor</p>

<p>Öte yandan United Nations Human Rights Office, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Democratic Republic of the Congo’daki çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddetin boyutuna dikkat çekti.</p>

<p>Raporda yer alan 2025 verilerine göre ülkede 887 çatışma bağlantılı cinsel şiddet olayı kaydedildi ve 1.534 kişi mağdur oldu. Mağdurların büyük çoğunluğunu 854 kadın ve 672 kız çocuğu oluşturdu.</p>

<p>Özellikle North Kivu ve South Kivu illerinde yaşanan vakalar, toplam olayların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturdu. Bu durum, ülkenin doğusunda süren güvenlik krizinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki ağır etkisini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cocuklarin-satisi-ve-istismari-kuresel-olcekte-hala-buyuk-tehdit</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 05:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-10-054029.png" type="image/jpeg" length="13021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filiz Gazi: “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenme, yapısal yoksulluğun ve eşitsizliğin sonucudur”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/filiz-gazi-cocuk-isciligi-ve-suca-suruklenme-yapisal-yoksullugun-ve-esitsizligin-sonucudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/filiz-gazi-cocuk-isciligi-ve-suca-suruklenme-yapisal-yoksullugun-ve-esitsizligin-sonucudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filiz Gazi: “Çocuk işçiliği, gündelik hayatın içine yayılmış, normalleştirilmiş bir sömürü biçimi haline gelmiş durumda”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Filiz Gazi: “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenme, yapısal yoksulluğun ve eşitsizliğin sonucudur”</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>“Çocukluğu Savunmak, Eğitim Hakkı, Çocuk İşçiliği ve Suça Sürüklenen Çocuklar”</strong> başlıklı panel, 28 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 13.30’da Eğitim Sen Adana Şubesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Panel, Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi ile Eğitim Sen Adana Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlendi.</p>

<p>Panelde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Prof. Dr. Adnan Gümüş “Çocuğun eğitim hakkı ve özgürlüğü”,</li>
 <li>Kansu Yıldırım (İSİG Temsilcisi) “Türkiye kapitalizminin çocuk işçilikle büyüme stratejisi”,</li>
 <li>Gazeteci Filiz Gazi ise “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenen çocukların Türkiye'deki karşılığı ve sonuçları” başlıklı sunumlarını yaptı.</li>
</ul>

<p>Panelin moderatörlüğünü Av. Cemre Topal üstlendi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 14.29.13 (9)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-142913-9.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“Çocuk işçiliği görünür olandan çok daha yaygın”</strong></p>

<p>Gazeteci Filiz Gazi, konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca sokakta ya da sanayide çalışan çocuklardan ibaret olmadığını belirterek, sorunun resmi istatistiklerin ötesinde ve çok daha derin olduğunu vurguladı.</p>

<p>Çocuk işçiliğinin çoğu zaman kayıt dışı alanlarda sürdüğünü ifade eden Gazi, özellikle tarım, küçük atölyeler, ev içi üretim ve hizmet sektöründe çalışan çocukların büyük bölümünün görünmez olduğunu söyledi.</p>

<p>“Toplum olarak yalnızca karşımıza çıkan vakalara odaklanıyoruz. Oysa çocuk işçiliği, gündelik hayatın içine yayılmış, normalleştirilmiş bir sömürü biçimi haline gelmiş durumda” dedi.</p>

<p><strong>“Suça sürüklenen çocuklar aslında korunamayan çocuklardır”</strong></p>

<p>Gazi, konuşmasının önemli bir bölümünü suça sürüklenen çocuklara ayırdı. Çocukların “suçlu” olarak değil, korunma ihtiyacı olan bireyler olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Bir çocuğun suça sürüklenmesi, bireysel bir tercih değil; çoğu zaman yoksulluğun, eğitimden kopuşun, şiddetin ve ihmalin sonucudur” diyen Gazi, çocukların erken yaşta çalışma hayatına itilmesinin onları hem ekonomik hem de sosyal açıdan daha kırılgan hale getirdiğini belirtti.</p>

<p>Eğitimden uzaklaşan, güvencesiz işlerde çalışan ve sosyal destek mekanizmalarından yoksun bırakılan çocukların, suç örgütleri ve istismar ağları açısından daha kolay hedef haline geldiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 14.29.13 (11)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-142913-11.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yoksulluk, eğitimden kopuş ve şiddet sarmalı</strong></p>

<p>Filiz Gazi, çocuk işçiliği ile suça sürüklenme arasında güçlü bir bağ bulunduğunu ifade etti. Özellikle büyük kentlerin varoşlarında yaşayan çocukların hem ekonomik hem de sosyal risklerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.</p>

<p>“Okula aç giden, ailesinin geçimine katkı sunmak zorunda kalan bir çocuğun eğitimle bağını sürdürmesi her geçen gün zorlaşıyor” diyen Gazi, bu kopuşun yalnızca akademik değil, aynı zamanda sosyal bir dışlanma süreci yarattığını söyledi.</p>

<p>Çocukların maruz kaldığı aile içi şiddet, madde bağımlılığı, sokakta yaşama deneyimi ve güvencesiz çalışma koşullarının suça sürüklenme riskini artırdığını belirtti.</p>

<p><strong>“Medyanın dili çocukları damgalıyor”</strong></p>

<p>Gazeteci kimliğiyle medyanın rolüne de değinen Gazi, suça sürüklenen çocuklara ilişkin haber dilinin çoğu zaman hak ihlali içerdiğini ifade etti.</p>

<p>Çocukların kimlik bilgilerinin ifşa edilmesi, fotoğraflarının paylaşılması ve “suçlu çocuk” gibi ifadelerle etiketlenmesinin onların yaşam boyu sürebilecek bir damgalamayla karşı karşıya kalmasına neden olduğunu söyledi.</p>

<p>“Medya dili dönüştürülmeden çocuk hakları alanında gerçek bir ilerleme sağlanamaz” diyen Gazi, çocuk odaklı ve hak temelli haberciliğin önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 14.29.13 (10)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-142913-10.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“Çözüm cezalandırmak değil, sosyal politikaları güçlendirmektir”</strong></p>

<p>Gazi, çocuk işçiliği ve suça sürüklenme sorununa güvenlikçi politikalarla yaklaşmanın çözüm üretmediğini belirtti. Çocukları cezalandırmanın değil, sosyal koruma mekanizmalarını güçlendirmenin esas alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kamusal eğitim, ücretsiz ve nitelikli okul beslenmesi, sosyal destek programları, ailelere yönelik gelir desteği ve çocuklara güvenli sosyal alanlar sağlanmasının öncelikli adımlar olduğunu söyledi.</p>

<p>“Çocukların çalışmadığı, aç kalmadığı ve şiddete maruz kalmadığı bir sistem kurmadan bu sorunların önüne geçemeyiz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Çocukluğu savunmak ortak bir sorumluluktur”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda çocuk haklarının yalnızca hukukçuların ya da eğitimcilerin değil, tüm toplumun sorumluluğunda olduğunu belirten Filiz Gazi, çocukların yüksek yararının her politikada temel ilke haline getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Çocuk işçiliğini de suça sürüklenmeyi de normalleştirmemeliyiz. Çocukların yeri atölyeler ya da cezaevleri değil; okullar ve güvenli yaşam alanlarıdır” diyen Gazi, çocukluğu savunmanın eşitsizliklere karşı mücadele etmekten geçtiğini vurguladı.</p>

<p>Panel, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/YrNfNapnffQ" title="Filiz Gazi; “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenen çocukların Türkiye'deki karşılığı ve sonuçları” " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/filiz-gazi-cocuk-isciligi-ve-suca-suruklenme-yapisal-yoksullugun-ve-esitsizligin-sonucudur</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-142913-7.jpeg" type="image/jpeg" length="23006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Adnan Gümüş: “Eğitim özgürlükçü ve dönüştürücü değilse eğitim değildir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/prof-dr-adnan-gumus-egitim-ozgurlukcu-ve-donusturucu-degilse-egitim-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/prof-dr-adnan-gumus-egitim-ozgurlukcu-ve-donusturucu-degilse-egitim-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konuşmasına güncel gelişmelere değinerek başlayan Prof. Dr. Adnan Gümüş, uluslararası hukuk ve barış meselesine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>“Çocukluğu Savunmak” Panelinde Eğitim ve Özgürlük Vurgusu</strong></h2>
</blockquote>

<p>“Çocukluğu Savunmak, Eğitim Hakkı, Çocuk İşçiliği ve Suça Sürüklenen Çocuklar” başlıklı panel, 28 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 13.30’da <strong>Eğitim Sen Adana Şubesi</strong> toplantı salonunda gerçekleştirildi. Panel, <strong>Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi</strong> ile Eğitim Sen Adana Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlendi.</p>

<p>Panelde Prof. Dr. Adnan Gümüş “Çocuğun eğitim hakkı ve özgürlüğü”, Kansu Yıldırım (İSİG Temsilcisi) “Türkiye kapitalizminin çocuk işçilikle büyüme stratejisi”, gazeteci Filiz Gazi ise “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenen çocukların Türkiye’deki karşılığı ve sonuçları” başlıklı sunumlar yaptı. Moderatörlüğü Av. Cemre Topal üstlendi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 14.29.13 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-142913-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“İşgal ile savaşı ayıralım: Savunma hakkı meşrudur”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasına güncel gelişmelere değinerek başlayan Prof. Dr. Adnan Gümüş, uluslararası hukuk ve barış meselesine dikkat çekti. İşgal ile savunma hakkı arasında kavramsal bir ayrım yapılması gerektiğini vurgulayan Gümüş, bir ülkenin toprak bütünlüğüne ve siyasal varlığına yönelik saldırı durumunda savunma hakkının meşru olduğunu, ancak işgalin açık bir hak ihlali anlamına geldiğini belirtti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler’in temel görevinin dünya barışını sağlamak olduğunu hatırlatan Gümüş, işgale uğrayanların savunulması ve işgalcilerin cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Bu çerçeveden hareketle çocuk haklarının savunulmasının da evrensel hukukun bir gereği olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Çocukluğu savunmak ne, yok etmek ne?”</strong></p>

<p>Sunumunun ana eksenini “çocukluğu savunmak” kavramı üzerine kuran Gümüş, temel soruyu şöyle formüle etti:</p>

<p>“Çocukluğu savunmak ne anlama gelir? Çocukluğu savunmamak ne demektir?”</p>

<p>Eğitim kavramının nötr bir alan olmadığını belirten Gümüş, “kötü eğitim” diye bir şey olamayacağını söyledi. Ona göre eğitim, doğası gereği olumluya, yapılması gerekene yöneliktir. Yapılmaması gerekeni yapmak ya da yapılması gerekeni yapmamak eğitim değil, başka bir faaliyettir.</p>

<p>Bu çerçevede eğitimi iki eksende tanımladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yapılması gerekenler</li>
 <li>Yapılmaması gerekenler</li>
</ul>

<p>Şiddeti, ayrımcılığı, bağımlılığı desteklemek eğitim değildir. Çocuğun haklarını güçlendirmek, özgürlüklerini artırmak ise eğitimin temelidir.</p>

<p><strong>“Özgürlük eğitimin kendinde amacıdır”</strong></p>

<p>Gümüş, felsefi bir çerçeve çizerek özgürlüğün “kendinde amaç” olduğunu vurguladı. Aristoteles’ten Kant’a kadar birçok düşünürde yer alan “kendinde amaç” kavramına atıfla, başka bir araç için değil, bizzat kendisi için istenen şeylerin en yüksek değer olduğunu belirtti.</p>

<p>Eğitimin birinci ilkesinin özgürlük olduğunu ifade eden Gümüş, özgürlüklerin güvence altına alınmasının hem hukukun hem de eğitimin temel görevi olduğunu söyledi.</p>

<p>Özgürlüğün karşıtı ise bağımlılıktır. Bu nedenle çocukların özgürlüklerini artırmak ve bağımlılık yaratan her türlü yapıyla mücadele etmek eğitimin asli sorumluluğudur.</p>

<p><strong>“Yaşam hakkı tartışma konusu olamaz”</strong></p>

<p>Çocuğun yaşam hakkının herhangi bir ölçüte tabi tutulamayacağını vurgulayan Gümüş, beslenme, temiz su, hijyen ve sağlık hakkının temel ve vazgeçilmez haklar olduğunu söyledi. Okul beslenmesinin tartışmalı bir konu değil, yaşam hakkının doğal uzantısı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yaşam ve sağlık hakkını güvence altına alan her uygulamanın eğitimle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Gümüş, bunun tersine işleyen uygulamaların çocukluğu zedelediğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“Merak özgürlüğün temel şartıdır”</strong></p>

<p>İnsanı insan yapan en temel özelliğin merak olduğunu belirten Gümüş, özgürlüğün bilişsel boyutuna dikkat çekti. Özgür bilginin olmadığı yerde gerçek özgürlükten söz edilemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Bilimsel bilgi, eleştirel düşünce ve sorgulamanın özgürleştirici olduğunu vurgulayan Gümüş, okulların ve üniversitelerin özgürlük alanı olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Yüzme dersini engellemek de bir tercihtir”</strong></p>

<p>Eğitimin yalnızca akademik bilgiyle sınırlı olmadığını belirten Gümüş, yüzme dersinden sanata, estetikten teknik becerilere kadar çocukların çok yönlü gelişiminin desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yüzme dersini engelleyen kültürel ya da inanç temelli yaklaşımlarla mücadele etmenin de eğitimin bir parçası olduğunu vurguladı. Sanatı, inceliği, duyarlılığı desteklemenin eğitim; çirkinliği, kabalığı ve duyarsızlığı desteklemenin ise eğitim dışı olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“MESem modeli çocukları özgürleştirmiyor”</strong></p>

<p>Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) modeline eleştirel yaklaşan Gümüş, bu sistemin çocukları bilgiden, bilimden, sanattan ve özgürlükçü eğitim anlayışından uzaklaştırdığını savundu.</p>

<p>Ahilik ve fütüvvet referanslı modellerin bağımlılığı esas aldığını, oysa eğitimin bağımsızlığı ve özgürlüğü hedeflemesi gerektiğini söyledi. Çocukların teknik, sanatsal ve bilimsel alanlardan koparılarak dar bir üretim ilişkisine sıkıştırılmasının çocukluğu zedelediğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Okul, özgürlükçü ve dönüştürücü değilse okul değildir”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda eğitimin tanımını bir kez daha yineleyen Prof. Dr. Adnan Gümüş, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Eğitim değişiklik yaratmıyorsa eğitim değildir. Bu değişim olumlu yönde, hakları ve özgürlükleri artıran bir değişim olmalıdır. Eğitim; özgürlükçü, dönüştürücü bir eylemliliktir. Özgürlükleri engelleyen, hakları zayıflatan, bağımlılığı artıran hiçbir faaliyet eğitim olarak adlandırılamaz.”</p>

<p>Panel, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WjynFcpPcs8" title="Prof. Dr. Adnan Gümüş; “Çocuğun eğitim hakkı ve özgürlüğü” sunumunu Eğitim Sen'de Gerçekleştirdi." width="1242"></iframe></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/prof-dr-adnan-gumus-egitim-ozgurlukcu-ve-donusturucu-degilse-egitim-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-142913.jpeg" type="image/jpeg" length="17581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da “Çocukluğu Savunmak” Paneli: Eğitim Hakkı, Çocuk İşçiliği ve Suça Sürüklenen Çocuklar Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanada-cocuklugu-savunmak-paneli-egitim-hakki-cocuk-isciligi-ve-suca-suruklenen-cocuklar-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanada-cocuklugu-savunmak-paneli-egitim-hakki-cocuk-isciligi-ve-suca-suruklenen-cocuklar-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çocukluğu Savunmak, Eğitim Hakkı, Çocuk İşçiliği ve Suça Sürüklenen Çocuklar” başlıklı panel, Eğitim Sen Adana Şubesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Çağdaş Hukukçular Derneği Adana Şubesi ile Eğitim Sen Adana Şube’nin ortak düzenlediği panelde, çocuğun eğitim hakkından çocuk işçiliğine, suça sürüklenen çocukların toplumsal sonuçlarına kadar birçok başlık kapsamlı biçimde ele alındı.</strong></p>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 13.51.31 (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-135131-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p>“Çocukluğu Savunmak, Eğitim Hakkı, Çocuk İşçiliği ve Suça Sürüklenen Çocuklar” başlıklı panel, 28 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 13.30’da Eğitim Sen Adana Şubesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 13.51.31 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-135131-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Adana’da düzenlenen panelde akademisyenler, hukukçular ve gazeteciler çocuk hakları bağlamında Türkiye’deki mevcut tabloyu değerlendirdi. Moderatörlüğünü Av. Cemre Topal’ın üstlendiği etkinlikte, açılış konuşmasının ardından ilk sözü “Çocuğun eğitim hakkı ve özgürlüğü” başlıklı sunumunu yapmak üzere Prof. Dr. Adnan Gümüş aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 13.51.31 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-135131-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Panelde ayrıca İSİG Temsilcisi Kansu Yıldırım “Türkiye kapitalizminin çocuk işçilikle büyüme stratejisi”, gazeteci Filiz Gazi ise “Çocuk işçiliği ve suça sürüklenen çocukların Türkiye'deki karşılığı ve sonuçları” başlıklı sunumlarıyla katkı sundu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 28 At 13.51.31 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-135131-4.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanada-cocuklugu-savunmak-paneli-egitim-hakki-cocuk-isciligi-ve-suca-suruklenen-cocuklar-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-28-at-135131-3.jpeg" type="image/jpeg" length="39544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu: Epstein’den TBMM’ye ve Adana’ya Uzanan İstismar İddiaları Aydınlatılmalı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-epsteinden-tbmmye-ve-adanaya-uzanan-istismar-iddialari-aydinlatilm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-epsteinden-tbmmye-ve-adanaya-uzanan-istismar-iddialari-aydinlatilm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Çocuk istismarcılarını koruyan, istismara rıza arayan bu düzenle hesaplaşacağız. Çocuklarımızı bu karanlığa teslim etmeyeceğiz."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana Kadın Platformu, çocuklara yönelik cinsel istismar, cezasızlık politikaları ve iktidar yapılarının sorumluluğuna dikkat çektiği yazılı açıklamasında, Jeffrey Epstein dosyasından TBMM’de MESEM kapsamında yaşanan istismar iddialarına ve Adana’daki gizli kamera skandalına kadar birçok başlığı gündeme taşıdı.</p>
</blockquote>

<p>Adana Kadın Platformu, “Çocuklarımızı Bu Karanlığa Teslim Etmeyeceğiz!” başlığıyla yayımladığı yazılı açıklamada, küresel ve yerel ölçekte çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarını ve bu suçların üzerinin sistematik biçimde örtülmesini ele aldı.</p>

<p>Açıklamada, günlerdir kamuoyunu meşgul eden Jeffrey Epstein dosyasının, münferit bir suç ya da ahlaki çöküş örneği değil; yıllara yayılan, güçlü aktörlerce korunmuş bir istismar düzeninin belgesi olduğu vurgulandı. Platform, Epstein’in kurduğu çocuk istismarı ağıyla tanınmış ve nüfuzlu isimleri suç ortağına ya da şantaj nesnesine dönüştürdüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>“Haklar Kağıt Üzerinde, İhlaller Gerçek Hayatta”</strong></h3>

<p>Açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1989 yılında kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi hatırlatılarak, aradan geçen 37 yıla rağmen çocukların yaşama, korunma ve gelişme haklarının fiilen güvence altına alınmadığı belirtildi. Epstein dosyalarının, çocukların toplumda nasıl “harcanabilir” görüldüğünün en çarpıcı örneklerinden biri olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Platform, Epstein’in yalnızca “sapık bir milyarder” olarak tanımlanmasının sorunu istisnalaştırdığına dikkat çekerek, bu dosyanın neoliberal çağın, hukukun askıya alındığı ve iktidarın bedenler üzerinde kurulduğu karanlık alanlarını görünür kıldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>“Devletin Sessizliği Bu Ağı Büyüttü”</strong></h3>

<p>Epstein hakkında 2005 yılında açılan çocuk istismarı soruşturmasının, suç ağı içindeki tanınmış isimler nedeniyle engellendiği; sınırlı bir hapis cezasının ardından faaliyetlerini sürdürdüğü hatırlatıldı. 2019 yılında cezaevinde ölü bulunmasının ise hâlâ şüpheli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde birçok failin kimliğinin karartılmasına tepki gösterilirken, istismara maruz kalanların isim ve yüzlerinin açık edilmesi eleştirildi.</p>

<h3><strong>Türkiye Bağlantısı ve Aydınlatılmayan Dosyalar</strong></h3>

<p>Platform, Epstein dosyasında Türkiye bağlantısına dair iddialara da değinerek, Fettah Tamince ve Mücahit Ören’in isimlerinin öne çıktığını belirtti. 2011 yılında Rixos Otel’de şüpheli şekilde yaşamını yitiren 16 yaşındaki Burak Oğraş dosyasının hâlâ aydınlatılmadığına dikkat çekildi. Deprem sürecinde kaybolan çocuklara ilişkin iddiaların da açıklığa kavuşturulması çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>TBMM ve MESEM Kapsamındaki İstismar İddiaları</strong></h3>

<p>Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında MESEM kapsamında staj yapan dört çocuğa yönelik sistematik cinsel taciz ve istismar iddialarına da yer verildi. Sanıkların tahliye edilmesinin adalet duygusunu zedelediği belirtilerek, cezasızlık pratiğinin failleri cesaretlendirdiği ifade edildi.</p>

<p>“Çocuğun rızası olmaz, çocuğun istismarı olur” denilen açıklamada, istismar ağlarının nasıl kurulduğunun ve kimler tarafından korunup kollandığının açığa çıkarılması istendi.</p>

<h3><strong>Adana’daki Gizli Kamera Skandalı</strong></h3>

<p>Platform, Adana’da bir özel okulda bilişim öğretmeninin yıllarca tuvaletlere gizli kamera yerleştirerek öğrenci ve kadın öğretmenleri kayda aldığı ve bu görüntüleri internette sattığı iddialarına da dikkat çekti. Okul yönetiminin bilgisi olduğu yönündeki iddiaların soruşturulması çağrısı yapılarak, açılan davanın takipçisi olunacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>“Bu Düzenle Hesaplaşacağız”</strong></h3>

<p>Açıklama şu ifadelerle sona erdi:</p>

<p>“Çocuğa yönelik cinsel istismar birkaç kişinin suçu değil; ahlakın, hukukun ve hesap vermenin kimler için geçerli olduğuna karar veren bir iktidar yapısının sonucudur. Çocukları korumayan, istismarı normalleştiren bu düzenle hesaplaşacağız. Çocuklarımızı bu karanlığa teslim etmeyeceğiz.”</p>

<p><strong>13 Şubat 2026</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-epsteinden-tbmmye-ve-adanaya-uzanan-istismar-iddialari-aydinlatilm</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-13-at-164109.jpeg" type="image/jpeg" length="27612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş Çocukluğu Çalıyor: BM’den “Kalıcı Barış Çocukları Korumaktan Geçer” Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/savas-cocuklugu-caliyor-bmden-kalici-baris-cocuklari-korumaktan-gecer-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/savas-cocuklugu-caliyor-bmden-kalici-baris-cocuklari-korumaktan-gecer-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Yalnızca 2024 yılında 7 bin 400’den fazla çocuk silahlı kuvvetler ve silahlı gruplar tarafından zorla ya da gönüllü olarak kullanıldı."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<blockquote>
<p>Birleşmiş Milletler Çocuklar ve Silahlı Çatışmalar Özel Temsilcisi <strong>Vanessa Frazier</strong>, savaşların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek, çocukların korunmasının sadece insani bir sorumluluk değil, kalıcı barışın da temel şartı olduğunu vurguladı.</p>
</blockquote>

<h3><strong>Savaşın En Sessiz Mağdurları: Çocuklar</strong></h3>

<p>BM Haberleri’ne verdiği özel röportajda konuşan Frazier, çocuklara yönelik ağır ihlallerde son yıllarda kaygı verici bir artış yaşandığını belirtti. Otuz yıla yaklaşan görev süresi boyunca çatışma alanlarında edindiği deneyimlere dikkat çeken Frazier, “önleme ve korumanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini” söyledi.</p>

<p>“Çocukların askere alınması ve kullanılması, karşı karşıya kaldığımız en yaygın ve en yıkıcı ihlallerden biri olmaya devam ediyor,” diyen Frazier, yalnızca 2024 yılında <strong>7 bin 400’den fazla çocuğun</strong> silahlı kuvvetler ve gruplar tarafından zorla ya da gönüllü olarak kullanıldığını, bunun yalnızca doğrulanabilen vakalar olduğunu ifade etti.<br />
“Son 30 yılda 220 binden fazla çocuğu silahlı yapıların elinden kurtardık,” sözleriyle tablonun ağırlığını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Çatışma Bölgelerinde Derinleşen Kriz</strong></h3>

<p>Frazier’in ofisi bugün dünya genelinde yaklaşık <strong>26 aktif çatışma alanını</strong> izliyor. İhlallerin özellikle <strong>Demokratik Kongo Cumhuriyeti</strong>, <strong>Nijerya</strong>, <strong>Somali</strong>, <strong>Suriye</strong> ve <strong>Myanmar</strong>’da yoğunlaştığını belirten Frazier, <strong>Sudan</strong>’da da çocukların hedef alındığı tehlikeli bir eğilimin güçlendiğini vurguladı.</p>

<p>“Raporumuzdaki her sayı, masumiyeti yarım kalmış bir çocuğu temsil ediyor,” diyen Frazier, çocukların sınır muhafızı, işçi ya da savaşçı olarak ‘işlevsel’ görülmesinin insanlık açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>Kaçırılmadan Yeniden Hayata Dönüşe</strong></h3>

<p>BM’nin çalışmaları yalnızca ihlalleri belgelemekle sınırlı değil. Frazier’in ofisi, çocukların serbest bırakılması için silahlı gruplarla doğrudan müzakereler yürütüyor. Serbest bırakılan çocukların yeniden topluma kazandırılmasında ise <strong>UNICEF</strong> ve ortak kuruluşlar devreye giriyor.</p>

<p>Psikososyal destek, eğitim ve sağlık hizmetlerinin hayati olduğunu vurgulayan Frazier, özellikle kız çocuklarının geri dönüşte ağır bir damgalanmayla karşı karşıya kaldığını söyledi:<br />
“Çocuklarıyla dönen kızlar, ‘hasarlı’ olarak görülüp topluluklarından dışlanabiliyor. Bu, ikinci bir travma yaratıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Önleme, Eğitim ve Hesap Verebilirlik</strong></h3>

<p>Frazier’e göre asıl hedef, ihlaller yaşanmadan önce önlem almak.<br />
“Çocuklar okulda kalmalı. Okuldan koparılan her çocuk, silahlı gruplar için kolay bir hedef haline geliyor,” dedi.</p>

<p>Hesap verebilirliğin de caydırıcı bir güç olduğuna dikkat çeken Frazier, ulusal mahkemeler ile <strong>Uluslararası Ceza Mahkemesi</strong> önündeki davaların önemini vurguladı.<br />
“Silahlı grup liderleri çocukları askere alma suçundan yargılanıp cezalandırıldığında, bu güçlü bir mesaj verir: Bu suç cezasız kalmaz.”</p>

<h3><strong>“Savaş Çocukluğu Çalıyor”</strong></h3>

<p>Saha deneyimlerinden örnekler paylaşan Frazier, çatışmanın çocuklar üzerindeki etkisini şu sözlerle özetledi:<br />
“13 yaşında bir kız çocuğunu, kucağında bebeğiyle gördüğünüzde, savaşın çocukluktan neleri çaldığını anlıyorsunuz. Rakamlar değil, hayatlar söz konusu.”</p>

<h3><strong>Masumiyet ve Barış Arasında Bir Köprü</strong></h3>

<p>“Çocuklar masumiyetin simgesidir,” diyen Frazier, hiçbir çocuğun savaşın tarafı olamayacağını vurguladı. Ona göre sürdürülebilir barış, çocukların korunması ve güçlendirilmesiyle mümkün:</p>

<p>“Barışın geleceği, çocukların eğitim alabilmesine, topluma eşit bireyler olarak katılabilmesine bağlı. Doktor, öğretmen, mühendis ya da siyasetçi olma hayalleri ancak böyle mümkün olabilir.”</p>

<h3><strong>Umut Mesajları</strong></h3>

<p>Frazier, savaşlardan etkilenen çocukların origami güvercinler aracılığıyla barış mesajları gönderdiği <strong>“Önemli Olduğunu Kanıtla”</strong> kampanyasını da hatırlattı. Bir çocuğun mesajını ise özellikle vurguladı:</p>

<p><em>“Hâlâ barış dolu bir dünya için umudum var. Bir daha asla bir kız çocuğu gerilla savaşçısının karısı olmasın.”</em></p>

<p>Frazier sözlerini şu çağrıyla tamamladı:<br />
“Çocuklar, çatışma zamanlarında bile masumiyetlerini koruyabilmeli. Bu, yalnızca çocuklar için değil, dünyanın barışçıl geleceği için de zorunlu.”</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/savas-cocuklugu-caliyor-bmden-kalici-baris-cocuklari-korumaktan-gecer-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-13-074430.png" type="image/jpeg" length="74012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Waldorf Pedagojisi Temelli Uluslararası Proje: Erken Çocuklukta Cinsiyetçi Kalıpları Kırmak Mümkün]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/waldorf-pedagojisi-temelli-uluslararasi-proje-erken-cocuklukta-cinsiyetci-kaliplari-kirmak-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/waldorf-pedagojisi-temelli-uluslararasi-proje-erken-cocuklukta-cinsiyetci-kaliplari-kirmak-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Waldorf Pedagojisi Temelli Uluslararası Proje Cinsiyetçi Kalıplara Karşı: “Çocuklar Eşitsizlikle Doğmaz”. Uluslararası Proje Cinsiyetçi Kalıpları Hedef Alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Türkiye, Polonya, Fransa ve Portekiz ortaklığında yürütülen Waldorf Pedagojisi temelli uluslararası proje, erken çocukluk döneminde cinsiyetçi kalıpları kırmayı hedefliyor. Proje Koordinatörü Gülperi Fatih, “Çocuklar cinsiyet eşitsizliğiyle doğmaz; bu kalıpları çevreden öğrenir” diyor.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Erken çocukluk döneminde cinsiyet eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası bir eğitim projesi hayata geçirildi. Waldorf Pedagojisi temelli proje; Türkiye, Polonya, Fransa ve Portekiz ortaklığında yürütülüyor. Proje Koordinatörü ve Cumhuriyet Anaokulu öğretmeni Gülperi Fatih, çalışmanın çıkış noktasının okul öncesi eğitimde uzun yıllardır gözlemlenen görünmez eşitsizlikler olduğunu söyledi.</p>

<p>Fatih, çocukların dünyaya cinsiyetçi kalıplarla gelmediğini vurgulayarak, “Sınıflarda çoğu zaman iyi niyetle oluşturulan ‘kızlara uygun–erkeklere uygun’ oyunlar, materyaller ve beklentiler çocukların potansiyelini daha en baştan sınırlandırıyor. Bu ayrımlar fark edilmediği için normalleşiyor” dedi.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 02 10 At 08.44.43" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-10-at-084443.jpeg" width="1600" /></h3>

<h3><strong>“Önce çocuk olarak görmek gerekiyor”</strong></h3>

<p>Projede tercih edilen Waldorf Pedagojisi’nin cinsiyet eşitliği açısından güçlü bir zemin sunduğunu belirten Fatih, bu yaklaşımın çocuğu kız ya da erkek kimliğiyle değil, bütüncül bir varlık olarak ele aldığını ifade etti.<br />
“Waldorf Pedagojisi rekabet yerine iş birliğini, kalıplar yerine yaratıcılığı esas alır. Sanat, oyun ve doğa öğrenmenin merkezindedir. Bu yapı, ‘erkeksi’ ya da ‘kadınsı’ olarak kodlanan ayrımları doğal biçimde ortadan kaldırır. Biz de bu pedagojik yaklaşımı bilinçli bir eşitlik perspektifiyle birleştirdik” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Eşitsizlikler 3–6 yaşta kök salıyor</strong></h3>

<p>Projenin özellikle 3–6 yaş aralığını hedeflemesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Fatih, bu dönemin çocukların kimlik algısının şekillendiği kritik bir evre olduğuna dikkat çekti.<br />
“Bu yaşlarda zihin henüz kalıplaşmamış durumda. Eşitlikçi bir dil, materyal ve öğrenme ortamı sunulduğunda çocuklar kendilerini özgürce ifade edebiliyor. Aksi halde ilerleyen yıllarda kırılması çok daha zor olan kalıplar yerleşiyor” dedi.</p>

<h3><strong>Dört ülkeden ortak deneyim</strong></h3>

<p>Polonya, Fransa ve Portekiz ile kurulan iş birliğinin projeye yalnızca teknik değil, pedagojik ve kültürel bir derinlik kattığını belirten Fatih, her ülkenin kendi deneyimiyle süreci zenginleştirdiğini söyledi.<br />
Polonya’nın doğa temelli eğitim yaklaşımı, Fransa’nın metodoloji geliştirme deneyimi, Portekiz’in kapsayıcı okul iklimi ve Türkiye’nin sahadaki erken çocukluk pratiğinin bir araya getirildiğini aktaran Fatih, “Tek bir modeli dayatmak yerine, karşılıklı öğrenmeye dayalı ortak bir dil kurmayı amaçladık” dedi.</p>

<h3><strong>Çocuk–öğretmen–ebeveyn birlikte dönüştürülecek</strong></h3>

<p>Projenin yalnızca çocukları değil; öğretmenleri ve ebeveynleri de kapsayan bütüncül bir dönüşümü hedeflediğini belirten Fatih, süreci “çocuk–öğretmen–ebeveyn ekosistemi” olarak tanımladı.<br />
“Çocuklar için güvenli ve özgür öğrenme ortamları oluştururken, öğretmenler için Waldorf Pedagojisi ile cinsiyet eşitliğini birlikte ele alan ortak öğrenme süreçleri tasarladık. Ebeveynler ise pasif izleyici değil, sürecin aktif öznesi haline geliyor” dedi.</p>

<h3><strong>Türkiye’de okul öncesine özgü araçlar yetersiz</strong></h3>

<p>Türkiye’de erken çocukluk dönemine yönelik cinsiyet eşitliği araçlarının sınırlı olduğuna dikkat çeken Fatih, öğretmenlerin çoğu zaman yeterli rehber ve materyale ulaşamadığını söyledi.<br />
“Bu proje; sınıfta kullanılabilecek somut materyaller üretiyor, bütüncül bir pedagojik çerçeve sunuyor ve aile boyutunu güçlendiriyor. Bu yönüyle önemli bir boşluğu dolduruyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Hedef: adil ve kapsayıcı bir eğitim kültürü</strong></h3>

<p>18 ay sürecek proje sonunda kısa vadede sınıflarda eşitlikçi bir dilin yerleşmesi, çocukların meslek hayallerini cinsiyet kalıpları olmadan kurabilmesi hedefleniyor. Orta vadede okulların stratejik planlarına cinsiyet eşitliği perspektifinin dahil edilmesi, uzun vadede ise kapsayıcı ve demokratik bir eğitim kültürünün oluşması amaçlanıyor.</p>

<p>Fatih, proje tamamlandıktan sonra tüm materyallerin dijital olarak erişime açık kalacağını belirterek, “Öğretmen rehberleri ve ebeveyn akademileri sürdürülecek. Eşitlik ek bir ders değil, eğitimin kalbidir. Erken çocuklukta cinsiyet eşitliğine yapılan yatırım, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır. Çünkü her çocuk özgürce büyümeyi hak eder” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/waldorf-pedagojisi-temelli-uluslararasi-proje-erken-cocuklukta-cinsiyetci-kaliplari-kirmak-mumkun</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-10-at-084443-1.jpeg" type="image/jpeg" length="23454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Alıya Javadova, “Enfeksiyonlu çocuklar okula yollanmamalı”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dr-aliya-javadova-enfeksiyonlu-cocuklar-okula-yollanmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dr-aliya-javadova-enfeksiyonlu-cocuklar-okula-yollanmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kış aylarında artış gösteren üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı hijyen, beslenme ve aşıların büyük önem taşıdığının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Alıya Javadova, “Özellikle okul ve kreşe devam eden çocuklar ile bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş küçük yaş grupları risk grubunda yer alıyor. </strong><strong>Hasta olan çocuklar okula gönderilmemelidir. Bu durum çocuğun iyileşme süreci hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır” dedi.</strong></p>

<p>Kış aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, bronşiolit ve zatürre gibi hastalıkların görülme sıklığının arttığına değinen VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Alıya Javadova, “Soğuk hava koşulları, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi ve yeterli havalandırmanın sağlanamaması enfeksiyonların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Özellikle okul ve kreşe devam eden çocuklar ile bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş küçük yaş grupları risk grubunda yer alıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Eller sık yıkanılmalı”</strong></p>

<p>Uzm. Dr. Javadova, kış enfeksiyonlarından korunmada alınabilecek önlemlere dikkat çekerek, hijyen kurallarının bu dönemde hayati önem taşıdığını söyledi. Uzm. Dr. Javadova, “Ellerin sık ve doğru şekilde yıkanması, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnun kapatılması, kapalı ortamların düzenli olarak havalandırılması bulaş riskini önemli ölçüde azaltır” dedi.</p>

<p><img alt="Aliya Javadova" class="detail-photo img-fluid" height="1052" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/01/aliya-javadova.jpg" width="762" /></p>

<p><strong>“Çocuklar hava koşullarına uygun giydirilmeli”</strong></p>

<p>Çocukların yaşına ve hava koşullarına uygun giydirilmesinin, yeterli ve dengeli beslenmelerinin ve düzenli uyku alışkanlığı kazanmalarının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini vurgulayan Uzm. Dr. Javadova, “Hasta olan çocuklar okula gönderilmemelidir. Bu durum çocuğun iyileşme süreci hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Aşı uygulanabilir”</strong></p>

<p>Aşıların, kış aylarında sık görülen enfeksiyonların ağır seyretmesini ve olası komplikasyonları önlemede kritik rol oynadığını dile getiren Uzm. Dr. Javadova, “Ulusal aşı takvimine eksiksiz uyulmalıdır. Risk grubundaki çocuklarda ise hekim önerisiyle grip aşısının uygulanabilir” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>“Bu belirtiler varsa uzman hekime danışılmalı”</strong></p>

<p>Yüksek ateş, solunum sıkıntısı, uzun süren öksürük, halsizlik veya beslenme bozukluğu gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Javadova, erken tanı ve tedavinin hastalıkların seyrini olumlu yönde etkilediğine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk, Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dr-aliya-javadova-enfeksiyonlu-cocuklar-okula-yollanmamali</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/mansetxxxxx.png" type="image/jpeg" length="37136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldırım-Kara: MESEM İle Çocuk İşçiliği Yasal Kılıfa Sokuldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yildirim-kara-mesem-ile-cocuk-isciligi-yasal-kilifa-sokuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yildirim-kara-mesem-ile-cocuk-isciligi-yasal-kilifa-sokuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MESEM’lerde aynı ilde yaşamayan insanların bile öğrenci olarak kayıt ettirildiği, bu merkezlerden para elde ettiği iddia edilmektedir.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, ucuz-iş gücü, çocuk işçiliği ve iş cinayetleri başta olmak üzere MESEM projesinin sorunlarının araştırılması için meclis araştırması önergesi verdi.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Araştırma önergesinin gerekçesinde öğrencilerin başta eğitim haklarının ihlal edildiğine dikkat çeken Nermin Yıldırım Kara, “25 Aralık 2021 tarihinde 7346 sayılı kanun ile yapılan düzenleme neticesinde MESEM kapsamında staj yapacak 9,10, ve 11. sınıf öğrencilerine asgari ücretin en az yüzde 30’u, 12.sınıftaki kalfalığa yükselen öğrencilerin ise asgarin ücretin en az yüzde 50’si kadar ödeme yapılması kararlaştırıldı. Böylece MESEM kapsamındaki öğrencilerin hem ücretleri hem de iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigortaları devlet tarafından karşılanmaya başlandı. Bu durumda işverenler maddi bir sorumluluk altına girmeden öğrencileri çalıştırma hakkı kazandı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından ‘işverenin üzerinden maddi yükü aldık’ ve ‘aradığım elemanı bulamıyorum retoriği tarih olacak’ diyerek müjdelediği değişiklikler neticesinde; öğrencilerin eğitim hakları ihlal edilerek ucuz iş gücü olarak kullanılmalarının ve çocuk işçiliğinin yasal kılıfa sokulmasının önü açıldı. İşyerleri maliyetlerinden arındırılmış, öğrencileri çırak-kalfa adı altında talep ederken öğrencilerin ise bir güne sıkıştırılmış teorik eğitimden sağlıklı şekilde faydalanamadığı ortaya çıkmaktadır. Buna ek olarak; birçok işletme MESEM kapsamında öğrencileri mesai dışındaki saatlerde kayıt dışı olarak verilen ücretlerle ya da ücretsiz şekilde istihdam etmektedir. Bazı MESEM’lerde ise aynı ilde yaşamayan insanların bile öğrenci olarak kayıt ettirildiği, akrabalık ve hısımlık dolayısıyla bu merkezlerden para elde ettiği iddia edilmektedir.” dedi.</p>

<p><b>İŞ CİNAYETLERİNE SEBEP OLUYOR </b></p>

<p><b>&nbsp;</b>Geçtiğimiz haftalarda yitirdiğimiz Erol Can Yavuz ve Arda Tonbul’un ölüm sebeplerini gerekçesinde dile getiren Hatay Milletvekili, “MESEM projesi kapsamında çalıştırılan öğrencilerin iş yerlerindeki durumlarına dair nasıl bir denetleme yapıldığına dair kamuoyunu aydınlatıcı bir açıklama bulunmamaktadır. Çocuk işçiliği yoksulluğun en önemli nedenlerinin başında gelmekle beraber son zamanlarda topluma yayılan derin yoksulluk neticesinde aileler asgari ücretin belirli bir tutarındaki ödemeleri alabilmek için bu duruma razı olmaktadır. Özellikle çocuk yaştaki kişilerin yeterli tecrübe edinmeden çok tehlikeli işlerde çalıştırılması ve emek sömürüsüne maruz kalması sonucunda birçok iş cinayeti meydana gelmektedir. Geçtiğimiz haftalarda, Kütahya’da, staj gördüğü atölyede üzerine sunta blokları devrilmesi sonucunda 15 yaşındaki Erol Can Yavuz hayatını kaybederken, yine İstanbul’da demir-çelik fabrikasında staj yapan 14 yaşındaki Arda Tonbul sac bükme makinesine sıkışarak hayatını kaybetmiştir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin iş cinayetleri raporuna göre; 2023 yılında 14 yaş ve altı 22 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 32 çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. MESEM gibi projeler de hali hazırda çözülemeyen çocuk işçiliği sorununu daha da yıkıcı hale getirmektedir.” dedi.</p>

<p><b>MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURALIM </b></p>

<p><b>&nbsp;</b>MESEM projesinin sorunlarının tespit edilmesi için meclis araştırma komisyonu kurulmasını teklif eden Yıldırım-Kara, “Madem ki eğitim gelişmemizde en önemli kriter diyoruz o zaman çocuklarımızın ucuz-iş gücü olarak kullanılmasına ve iş yerlerinde ölümüne sebep olan bu projenin sorunlarını hep beraber tespit edelim. Buradaki ana amacın işverene maliyetsiz işçi sağlamak mı yoksa çocukların mesleki eğitimi mi olup olmadığını hep beraber tartışalım. Kurulan bu yoksulluk düzenine başka çocuklarımızı da feda etmeyelim. En temel hakları olan yaşam hakkını ve eğitim hakkını tesis edelim.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yildirim-kara-mesem-ile-cocuk-isciligi-yasal-kilifa-sokuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-25-130053.png" type="image/jpeg" length="85296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze krizi: Bebekler çaresiz yardım kıtlığının ortasında 'cehennemde' doğuyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gazze-krizi-bebekler-caresiz-yardim-kitliginin-ortasinda-cehennemde-doguyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gazze-krizi-bebekler-caresiz-yardim-kitliginin-ortasinda-cehennemde-doguyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anneler doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında yeterli tıbbi bakım, beslenme ve korumaya erişim konusunda zorluklar yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>BM insani yardım görevlileri Cuma günü yaptığı açıklamada, bebeklerin Gazze'de "cehenneme gönderildiğini", pek çok kişinin de İsrail ile yaşanan çatışma ve bölgedeki giderek zorlaşan koşullar nedeniyle muhtemelen öldüğünü bildirdi.</p>
</blockquote>

<p><a href="https://www.unicef.org/" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><font><font>BM Çocuklara Yardım Fonu ( UNICEF</font></font></a><font><font>&nbsp;) , ateşkes yönündeki acil uluslararası çağrıları yineleyerek,&nbsp;</font><font>yaklaşık 1.200 kişinin ölümüne ve yaklaşık 250 kişinin rehin alınmasına neden olan Hamas liderliğindeki İsrail saldırılarına yanıt olarak İsrail'in yaygın bombardımanının başlamasından bu yana yaklaşık 20.000 doğum gerçekleştiğini bildirdi.</font></font></p>

<p><strong><font><font>BM ajansı, kronik yardıma erişim sorunlarının , sezaryen doğumlarının anestezi olmadan gerçekleştirilmesi&nbsp;</font></font></strong><font><font>&nbsp;anlamına geldiğini&nbsp;</font><font>, diğer kadınların ise sağlık personelinin yoğunluğundan dolayı ölü doğan bebeklerini doğuramadıklarını söyledi.</font></font></p>

<p><font><font>UNICEF İletişim Uzmanı Tess Ingram, "Anneler doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrasında yeterli tıbbi bakım, beslenme ve korumaya erişim konusunda hayal edilemeyecek zorluklarla karşı karşıya kalıyor" dedi.</font></font></p>

<p><font><font>“Anne olmak bir kutlama zamanı olmalı.&nbsp;</font><font>Gazze'de cehenneme gönderilen bir çocuk daha oldu.”</font></font></p>

<h3><strong><font><font>Hepatit şoku</font></font></strong></h3>

<p></p>

<p><font><font>Kötüleşen insani duruma ilişkin derin endişelerini dile getiren BM Dünya Sağlık Örgütü (&nbsp;</font></font><a href="http://www.who.int/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><font><font>WHO</font></font></a><font><font>&nbsp;) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze'de hepatit A enfeksiyonlarının doğrulandığı yönündeki alarmı dile getirdi.</font></font></p>

<p><font><font>Tedros, eski Twitter hesabı olan X'te şöyle bir tweet attı: "İnsanlık dışı yaşam koşulları -neredeyse hiç temiz su, temiz tuvalet ve çevreyi temiz tutma olanağı- hepatit A'nın daha da yayılmasını sağlayacak ve çevrenin hastalığın yayılması açısından ne kadar patlayıcı derecede tehlikeli olduğunu vurgulayacak." , Perşembe günü.</font></font></p>

<p><font><font>En son DSÖ verileri, ortalama 500 kişinin aynı tuvaleti paylaştığını ve 2.000'den fazla kişinin tek bir duşu kullanmak zorunda kaldığını, bunun da hastalığın yayılma riskini artırdığını gösteriyor.</font></font></p>

<p><font><font>BM sağlık kurumu&nbsp;</font><font>, üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki keskin artışın yanı sıra, 2023'ün son üç ayında kaydedilen beş yaşın altındaki çocuklar arasındaki ishal vakalarının,&nbsp;</font></font><strong><font><font>2022'nin aynı dönemine ait raporlardan 26 kat daha yüksek olduğunu kaydetti.</font></font></strong></p>

<p><font><font>“İnsanlar gittikçe daha küçük yerlere itiliyor;&nbsp;</font><font>DSÖ sözcüsü Tarık Jasarevic, "Temiz suya ve tuvalete erişimleri olmayan, aşırı kalabalık barınaklarda bulunuyorlar" dedi.</font></font></p>

<p><font><font>DSÖ yetkilisi, "Gazze'deki nüfusun büyük bir bölümünün, yani yaralanan ve bombalanan insanların acil tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu" belirterek, Han Yunus'taki Nasser Tıp Kompleksi'nin&nbsp;</font><font>acil servisinde, savaş öncesindeki 24 doktorla karşılaştırıldığında&nbsp;</font></font><strong><font><font>yalnızca iki doktorun kaldığını</font></font></strong><font><font>&nbsp;belirtti. Savaşta, yoğun bakım yatağı sayısı 45'ten bugün yalnızca 14'e düştü ve başlangıçta 20 hemşireden yalnızca dördü mevcuttu.</font></font></p>

<h2><strong><font><font>Biraz rahatlama</font></font></strong></h2>

<p><font><font>UNICEF, Gazze'deki en savunmasız kadın ve çocuklara yardım etmek amacıyla, emziremeyecek kadar zayıf olan annelere süt formülü ve takviyelerinin yanı sıra aşırı zorlanan sağlık ekiplerine tıbbi malzeme sağlanmasını sağladı, ancak çok daha fazlasına ihtiyaç var.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font><font>Güney Gazze'den döndükten sonra Ürdün'ün Amman şehrinden konuşan Bayan Ingram, Refah'taki aşırı yük altındaki Emirlik Hastanesi personelinin anneleri "sezaryenden sonraki üç saat içinde" taburcu etmek zorunda kaldıklarını, bunun "&nbsp;</font></font><strong><font><font>inanılmaz ve acil eylem gerektiren</font></font></strong><font><font>&nbsp;bir durum" olduğunu açıkladı. ”.</font></font></p>

<p><font><font>Savaşın başlangıcından yaklaşık 105 gün sonra, sürekli bombardıman ve yerinden edilmenin "yeni doğanları doğrudan etkilediğini, bunun da daha yüksek oranda yetersiz beslenmeye, gelişim sorunlarına ve diğer sağlık komplikasyonlarına yol açtığını" ısrarla vurguladı.</font></font></p>

<p><img alt="Ekran görüntüsü 2024-01-20 085155" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-20-085155.png" style="width: 100%" / width="1262" height="572"></p>

<h2><strong><font><font>'İnsanlık dışı' koşullar</font></font></strong></h2>

<p><font><font>Bayan Ingram, bugün iki yaşın altındaki yaklaşık 135.000 çocuğun derme çatma barınaklar, yetersiz beslenme ve güvensiz su ile karakterize edilen "insanlık dışı" koşullar altında ciddi yetersiz beslenme riski altında olduğuna inanıldığını söyledi.</font></font></p>

<p><font><font>"&nbsp;</font></font><strong><font><font>Bazı anneler kan kaybından ölürken yeni doğan bebeklerin acı çektiğini görmek geceleri hepimizi uyanık tutmalı</font></font></strong><font><font>&nbsp;" dedi.&nbsp;</font><font>"7 Ekim'de kaçırılan çok küçük iki İsrailli çocuğun hâlâ serbest bırakılmadığını bilmek de bizi uyanık tutmalı."</font></font></p>

<p><img alt="Ekran görüntüsü 2024-01-20 085136" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-20-085136.png" style="width: 100%" / width="1262" height="636"></p>

<h2><strong><font><font>Ölü sayısı 25.000'e yaklaştı</font></font></strong></h2>

<p><font><font>Bu endişeleri yineleyen BM insan hakları ofisi&nbsp;</font></font><a href="http://www.ohchr.org/EN/pages/home.aspx" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><font><font>OHCHR , Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre&nbsp;</font></font></a><strong><font><font>yaklaşık 25.000 kişinin</font></font></strong><font><font>&nbsp;öldürüldüğü&nbsp;</font><font>yönündeki raporlardan derin endişe duyduğunu ifade etti .&nbsp;</font><font>Bunların yüzde 70'inin kadın ve çocuk olduğuna inanılıyor ve en az&nbsp;</font></font><strong><font><font>61.500 kişi de yaralandı</font></font></strong><font><font>&nbsp;, "birkaç binlerce kişi de enkaz altında, birçoğunun öldüğü tahmin ediliyor".</font></font></p>

<p><a href="https://www.unocha.org/" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><font><font>BM yardım koordinasyon ofisi OCHA</font></font></a><font><font>&nbsp;, krizle ilgili son güncellemesinde,&nbsp;</font><font>"Gazze'nin herhangi bir yerindeki" güvenli ve etkili yardım misyonlarının "uygun iletişim cihazları da dahil olmak üzere kritik ekipmanların ithalatına yönelik İsrail kısıtlamaları nedeniyle büyük ölçüde tehlikeye atıldığı" yönündeki derin kaygılarını yineledi.</font></font></p>

<p></p>

<p><font><font>BM ofisi, İsrail ordusunun Gazze Vadisi'nin kuzeyindeki bölgelere erişiminin engellenmesinin "burada hayat kurtarıcı yardım sağlanmasını artırma çabalarını da engellediğini ve genel müdahaleye önemli bir maliyet kattığını" ileri sürdü.</font></font></p>

<h2><strong><font><font>Düdüklü tencere ortamı</font></font></strong></h2>

<p><font><font>İşgal altındaki Filistin topraklarındaki BM İnsan Hakları Bürosu (OHCHR) başkanı Ajith Sunghay, Cenevre'de Gazze'den gazetecilere brifing verirken, yerinden edilmiş insanların "binlerce" Refah'a gelmeye devam ettiğini söyledi.</font></font></p>

<p><font><font>"Plastik torbalardan yapılmış çadırları yerinde tutabilmek için tuğla kazan erkek ve çocuklar gördüm" dedi. "&nbsp;</font></font><strong><font><font>Bu çok büyük bir insan hakları krizi</font></font></strong><font><font>&nbsp;ve insan yapımı büyük bir insani felakettir.&nbsp;</font><font>Gazze'nin, koruma müdahalesi de dahil olmak üzere insani yardımın acilen artırılması gerekiyor."</font></font></p>

<p><font><font>Günlerce süren telekomünikasyon kesintisinin devam ettiğini söyleyen Bay Sunghay, bunun Gazzelilerin hizmetlere ve nereye tahliye edilmeleri gerektiğine ilişkin bilgilere erişimini engellediği için "kafa karışıklığı ve korkuyu artırdığını" vurguladı.</font></font></p>

<p><font><font>OHCHR yetkilisi şöyle devam etti: "Korkunç insani durum, kıtlıklar ve yaygın korku ve öfke göz önüne alındığında, tam bir kaosun ortasında, burası düdüklü tencere bir ortamdır." Özellikle geceleri Refah'tan görülebilir ve duyulabilir.</font></font></p>

<p><font><font>Pazartesi günü Gazze'ye vardıktan sonra Bay Sunghay, "bazen saatte birkaç kez bombalama sesi duyduğunu" söyledi.&nbsp;</font><font>Gazzeliler için saldırılar sırasında gecenin "en korkunç zaman" olduğunu ve bölgede hâlâ rehin tutulan, "görünmeyen (ve) kesinlikle aynı sesleri duyan ve aynı korkuyu hisseden" 100'den fazla sivilin olduğunu söyledi.</font></font></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gazze-krizi-bebekler-caresiz-yardim-kitliginin-ortasinda-cehennemde-doguyor</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jan 2024 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-20-085222.png" type="image/jpeg" length="68947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa ve Orta Asya'da 450.000'den fazla çocuk yatılı bakımevlerinde yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/avrupa-ve-orta-asyada-450000den-fazla-cocuk-yatili-bakimevlerinde-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/avrupa-ve-orta-asyada-450000den-fazla-cocuk-yatili-bakimevlerinde-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Avrupa'da bu tür kurumlara sığınma talebinde bulunan refakatsiz ve ailelerinden ayrı düşmüş çocukların sayısı da artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNICEF'in Perşembe günü yayınladığı rapora göre, Avrupa ve Orta Asya'da 450.000'den fazla çocuk yatılı bakımevlerinde yaşıyor; bu da ihmal, istismar, sömürü ve psikolojik travmadan oluşan "acı bir mirasın" henüz sona ermediğini gösteriyor.</p>

<p><font><font>BM Çocuklara Yardım Fonu'nun&nbsp;</font></font><a href="https://www.unicef.org/press-releases/nearly-half-million-children-europe-and-central-asia-live-residential-care" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><font><font>Daha İyi Korumaya Giden Yollar</font></font></a><font><font>&nbsp;araştırması , verilerin mevcut olduğu durumda, bakım altındakilerin yüzde 87'sini engelli çocukların oluşturduğunu ortaya koyuyor.</font></font></p>

<p><font><font>Batı Avrupa'da bu tür kurumlara sığınma talebinde bulunan refakatsiz ve ailelerinden ayrı düşmüş çocukların sayısı da artıyor.&nbsp;</font></font></p>

<p><a href="https://www.unicef.org/" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><font><font>UNICEF'in</font></font></a><font><font>&nbsp;bölge direktörü&nbsp;</font><font>Regina De Dominicis, “Avrupa ve Orta Asya'nın çocukların kurumlara yerleştirilmesine ilişkin uzun ve acı verici mirasına son vermek için almamız gereken uzun bir yol var” dedi .</font></font></p>

<p><font><font>Kurumlardaki çocuklar genellikle çocukluk ve yetişkinlik boyunca olumlu ilişkiler kurmakta zorlanır, bu da kendilerini izole ve yalnız hissetmelerine neden olur.</font></font></p>

<p><font><font>Üstelik yatılı bakımda olanlar, özellikle de genç yaştan itibaren bilişsel, dilsel ve diğer gelişimsel gecikmeler yaşayabilir, bu da onları hukuk sistemiyle çatışmaya ve yeniden kurumsallaşmaya karşı daha duyarlı hale getirebilir.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote>
<h3><strong><font><font>Bu zorluklara rağmen UNICEF raporu bazı olumlu eğilimlerin altını çiziyor. &nbsp;</font></font></strong></h3>
</blockquote>

<p><font><font>Bulgaristan, Moldova ve Gürcistan'da, Hükümet politikaları ve artan yatırımlar sayesinde aile temelli bakım, resmi alternatif bakım yerine norm haline geldi.</font></font></p>

<p><font><font>Türkiye ve Romanya'da önleme, aile desteği ve koruyucu bakımın desteklenmesine yönelik yatırımlar, belirli türdeki yatılı bakım tesislerinde kalan çocuk sayısında azalmaya yol açmıştır.</font></font></p>

<p><font><font>Ancak raporda engelli çocuklar konusunda ilerleme sağlanamadığının altı çiziliyor.&nbsp;</font><font>Verilerin mevcut olduğu ülkelerde, 2015 ile 2021 yılları arasında tüm ortamlarda rakamlar arttı.</font></font></p>

<blockquote>
<h3><strong><font><font>UNICEF, Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS), Engelli Hakları Sözleşmesi (CRPD) ve BM Alternatif Bakım İlkeleri'ne uyum sağlamak amacıyla, kullanılan büyük ölçekli kurumların sistematik olarak kapatılması ihtiyacını vurguladı. çocukları barındırmak ve eğitmek.</font></font></strong></h3>
</blockquote>

<p><font><font>Bu, engelli çocuklara veya refakatsiz ve ayrılmış çocuklara yönelik konaklama tesislerinin yüksek kaliteli aile ve toplum temelli bakımla değiştirilmesini içerir.</font></font></p>

<p><font><font>UNICEF, risk altındaki çocuklara erken teşhis ve müdahaleyi desteklemek için kaynakların artırılması, güçlü bir sosyal hizmet iş gücü, gereksiz aile ayrılıklarını önlemek için aile destek hizmetleri ve korunmaya muhtaç çocuklar için kaliteli koruyucu bakımın sağlanması çağrısında bulundu.</font></font></p>

<p><font><font>Ajans, kaynakların kurumsal bakımdan aile ve toplum temelli bakıma yeniden tahsis edilmesinin ve kaliteli verilere yatırım yapılmasının sağlanmasının önemini vurguladı.</font></font></p>

<pre>
<code>&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="en" dir="ltr"&gt;Mental health problems.&lt;br&gt;Psychological distress.&lt;br&gt;Trauma.&lt;br&gt;Children in residential care facilities face risks to their health, development, and well-being. They may carry the scars of institutionalization for the rest of their lives. &lt;a href="https://t.co/IDFaLeV2OJ"&gt;pic.twitter.com/IDFaLeV2OJ&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; UNICEF Europe C.Asia (@UNICEF_ECA) &lt;a href="https://twitter.com/UNICEF_ECA/status/1747982909208674788?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;January 18, 2024&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</code></pre>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/avrupa-ve-orta-asyada-450000den-fazla-cocuk-yatili-bakimevlerinde-yasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jan 2024 07:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-19-072727.png" type="image/jpeg" length="54758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10'a kadar saymak çocukların sayıların anlamını öğrenmesine nasıl yardımcı olur?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/10a-kadar-saymak-cocuklarin-sayilarin-anlamini-ogrenmesine-nasil-yardimci-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/10a-kadar-saymak-cocuklarin-sayilarin-anlamini-ogrenmesine-nasil-yardimci-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklar sayıları öğrenmeye başladıklarında doğal olarak 42 gibi sayılarda onlukları ve birleri görmezler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Somut araçlar veya nesneler kullanmak matematiksel gelişimi teşvik etmek açısından önemlidir; ancak çocuklar 10'a kadar saymayı en iyi şekilde nasıl öğrenebilirler?&nbsp;</strong></p>
</blockquote>

<p><font><font>Çocuklar okula başladıklarında sayıları (“bir, iki, üç…”) okumayı ve yazmayı (1, 2, 3…) öğrenirler.&nbsp;</font><font>Bu sayıların ne anlama geldiğini öğrenmek daha da zordur ve sayılar birden fazla rakama sahip olduğunda (42 ve 608 gibi) bu daha da karmaşık hale gelir.</font></font></p>

<p><font><font>Bu tür “çok basamaklı” sayıların anlamının sadece onlara bakarak veya onlarla hesaplamalar yaparak anlaşılamayacağı ortaya çıktı.&nbsp;</font><font>Sayı sistemimizin şeffaf olmayan pek çok gizli anlamı vardır ve bu da&nbsp;</font></font><a href="https://doi.org/10.1037/dev0001145" rel="nofollow"><font><font>çocukların</font></font></a><font><font>&nbsp;bunu anlamasını zorlaştırır.</font></font></p>

<p><a href="https://www.concordia.ca/" rel="nofollow"><font><font>Concordia Üniversitesi</font></font></a><font><font>&nbsp;Matematik Öğretme ve Öğrenim Laboratuvarı, ilkokul öğretmenleriyle işbirliği içinde,&nbsp;</font><font>küçük çocukların çok basamaklı sayıları anlamalarını destekleyebilecek araçları araştırıyor.</font></font></p>

<p><font><font>Somut nesneler kullanmanın (kamışları 10'lu gruplar halinde demetlemek gibi) etkisini araştırıyoruz.&nbsp;</font><font>Ayrıca sayı çizgileri ve çizelgeleri gibi görsel araçların veya sayıları temsil eden kelimelerin (40 için kullanılan kelime "kırk") ve yazılı gösterimlerin (örneğin, 42) kullanımını da araştırıyoruz.</font></font></p>

<h3><strong><font><font>Sayılar nasıl çalışır?</font></font></strong></h3>

<p></p>

<p><font><font>Son araştırmamız, 1'den 100'e kadar sayıları içeren 10'a 10'luk tablolardan oluşan ve grafikteki her satırın 10'lu gruplar halinde sayılar içerdiği "yüzler tablosunun" çocuklara 10'a kadar saymayı öğretmek için yararlı olup olamayacağını inceledi; bu, anlama için temel bir şeydir.</font></font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong><font><font>Bir sayının içinde ne var?</font></font></strong></h2>

<p><font><font>Yetişkinlerin çoğu, 42'deki "4" ve "2" rakamlarının sırasıyla dört onluk ve iki birlik anlamına geldiğini bilir.</font></font></p>

<p><font><font>Ancak küçük çocuklar sayıları öğrenmeye başladıklarında doğal olarak 10'ları ve 42 gibi bir sayıdaki birleri görmezler. "4" ve "2" rakamlarının anlamını ayırt etmeden sayının birden 42'ye kadar sayılan 42 şeyi temsil ettiğini düşünürler. ”&nbsp;</font><font>Zamanla sayma ve diğer aktiviteler yoluyla çocuklar dördünü&nbsp;</font></font><a href="https://doi.org/10.1177/1053451221994827" rel="nofollow"><font><font>40'tan oluşan bir koleksiyon</font></font></a><font><font>&nbsp;olarak görürler .</font></font></p>

<p><font><font>Ancak bu farkındalık matematikte&nbsp;</font></font><a href="https://doi.org/10.1111/ssm.12258" rel="nofollow"><font><font>daha ileri konuların öğrenilmesi</font></font></a><font><font>&nbsp;için yeterli değildir.</font></font></p>

<p></p>

<p><font><font>Bir sonraki önemli adım, 42'nin 10 ve iki birden oluşan dört farklı gruptan oluştuğunu ve dört 10'un sanki birmiş gibi sayılabileceğini görmektir (örneğin, 42 bir, iki, üç, dört 10'dur ve bir, iki, “birler”).</font></font></p>

<p><a href="https://doi.org/10.17226/12519" rel="nofollow"><font><font>Sonuçta sayıları anlamanın en zorlu yönlerinden biri, onlu ve birli grupların farklı türde birimler</font></font></a><font><font>&nbsp;olmasıdır&nbsp;</font><font>.</font></font></p>

<h2><strong><font><font>Sayılar farklı şekillerde düzenlenebilir</font></font></strong></h2>

<p><font><font>Yüzlerce çizelgedeki sayılar farklı şekillerde düzenlenebilir.&nbsp;</font><font>Yukarıdan aşağıya yüzler grafiğinin sol üst köşesinde “1” rakamı, sağ alt köşesinde ise 100 rakamı bulunur.</font></font></p>

<p><img alt="Ekran görüntüsü 2023-12-30 104950" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/12/ekran-goruntusu-2023-12-30-104950.png" style="width: 100%" / width="823" height="777"></p>

<figure>
<figcaption><font><font>Yukarıdan aşağıya yüzlerce grafik.&nbsp;</font></font><font><font>(Vera Wagner)</font></font><font><font>&nbsp;,&nbsp;</font></font><font><font>Yazar sağlanmıştır (yeniden kullanılamaz)</font></font></figcaption>
</figure>

<p><font><font>Sayılar her seferinde bir satır aşağıya doğru 10'ar artar, örneğin bir aşağı atlama kullanarak 24'ten 34'e çıkmak gibi.&nbsp;</font><font>İkinci bir grafik türü, sayıların ters yönde arttığı "aşağıdan yukarıya" grafiktir.</font></font></p>

<p><img alt="Ekran görüntüsü 2023-12-30 105116" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/12/ekran-goruntusu-2023-12-30-105116.png" style="width: 100%" / width="845" height="787"></p>

<p></p>

<figure>
<figcaption><font><font>Aşağıdan yukarıya yüzlerce grafik.&nbsp;</font></font><font><font>(Vera Wagner)</font></font><font><font>&nbsp;,&nbsp;</font></font><font><font>Yazar sağlanmıştır (yeniden kullanılamaz)</font></font></figcaption>
</figure>

<h2><strong><font><font>10'ar saniye sayma</font></font></strong></h2>

<p><a href="https://doi.org/10.5951/teacchilmath.24.3.00e1" rel="nofollow"><font><font>Çocuklar problemleri çözmek</font></font></a><font><font>&nbsp;için çizelgede bir sayıdan diğerine geçebilirler&nbsp;</font><font>.&nbsp;</font><font>Örneğin 24 + 20 dikkate alındığında çocuklar 24'ten başlayabilir ve 20 alan hareket ederek 44'e inebilirler.</font></font></p>

<p><font><font>Başka bir yol da, 44'e gelene kadar iki sıra yukarı (veya grafiğe bağlı olarak aşağı) hareket etmektir (örneğin, "bir", "iki" diye sayarak). Bu ikinci yöntem, çok basamaklı sayıların aşağıdakilerden oluştuğuna dair gelişen bir anlayışı göstermektedir. Sayı sistemine ilişkin ileri düzey bilgi için kritik olan 10'lu farklı gruplar.</font></font></p>

<p><font><font>Bu hikayenin yazarlarından biri olan Vera Wagner, Concordia Üniversitesi'ndeki yüksek lisans araştırması için, çocukların yukarıya doğru hareket ettikçe sayıların büyüdüğü aşağıdan yukarıya grafikle problemleri çözmeyi daha sezgisel bulabileceklerini düşündü.</font></font></p>

<p><font><font>Sonuçta bitkiler uzar ve bardak dolduruldukça içindeki sıvı yükselir.&nbsp;</font></font><a href="https://doi.org/10.1111/tops.12278" rel="nofollow"><font><font>Bu tür tanıdık deneyimler</font></font></a><font><font>&nbsp;nedeniyle&nbsp;</font><font>çocukların aşağıdan yukarıya grafikte yukarıdan aşağıya tabloya göre onlarca kat daha sık hareket edeceğini düşünüyordu.</font></font></p>

<h2><strong><font><font>Anaokulu öğrencileri ve 1. Sınıf öğrencileriyle çalışma</font></font></strong></h2>

<p><font><font>Bu hipotezi incelemek için Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 47 anaokulu ve birinci sınıf öğrencisiyle çalıştık.&nbsp;</font><font>Evde biri hariç tüm çocuklar İngilizce konuşuyordu.&nbsp;</font><font>Evde İngilizcenin yanı sıra 14'ü Fransızca, dördü İspanyolca, biri Rusça, biri Arapça, biri Mandarin Çincesi konuşuyordu ve biri de bir dereceye kadar ASL ile iletişim kuruyordu.</font></font></p>

<p><font><font>Çalışmadaki tüm çocuk katılımcılara, aritmetik kelime problemlerini çözmek için araştırma asistanı André Loiselle tarafından programlanan&nbsp;</font></font><a href="http://mathchart.ca/chart.html#nt" rel="nofollow"><font><font>yukarıdan aşağıya</font></font></a><font><font>&nbsp;veya&nbsp;</font></font><a href="https://mathchart.ca/chart.html#reversednt" rel="nofollow"><font><font>aşağıdan yukarıya</font></font></a><font><font>&nbsp;yüzler tablosunun çevrimiçi bir versiyonunu atadık.</font></font></p>

<p><a href="https://doi.org/10.1111/ssm.12593" rel="nofollow"><font><font>Bulduğumuz şey bizi şaşırttı</font></font></a><font><font>&nbsp;: Çocuklar yukarıdan aşağıya grafikte aşağıdan yukarıya olana göre onlarca kat daha fazla sayıldı.&nbsp;</font><font>Bu yapabileceklerini düşündüğümüz şeyin tam tersiydi!</font></font></p>

<p><font><font>Bu bulgu, yukarıdan aşağıya grafiğin, çocukların sanki birermiş gibi (yani her seferinde bir satır yukarı veya aşağı) onlarca kez saymalarını teşvik ettiğini ve bu onların matematiksel gelişimlerinde önemli bir adım olduğunu göstermektedir.&nbsp;</font><font>Aşağıdan yukarıya grafiği kullanan çocukların rakamları karıştırma ve yanlış yöne gitme olasılıkları daha yüksekti.</font></font></p>

<h2><strong><font><font>Araçlar öğrenmeyi etkileyebilir</font></font></strong></h2>

<p><font><font>Araştırmamız, matematik sınıfında kullanılan araç türlerinin çocukların öğrenimini&nbsp;</font></font><a href="https://doi.org/10.1016/j.learninstruc.2008.03.005" rel="nofollow"><font><font>farklı şekillerde</font></font></a><font><font>&nbsp;etkileyebileceğini öne sürüyor.</font></font></p>

<p><font><font>Yukarıdan aşağıya grafiğin bir avantajı, çocukların çalışmamızdaki okullarda resmi eğitim dilleri olan İngilizce ve Fransızca'da okumayı öğrendikleri yönle eşleşen soldan sağa ve aşağı doğru hareket olabilir.&nbsp;</font><font>Farklı bir yönde okumayı öğrenen çocuklar (örneğin,&nbsp;</font></font><a href="https://escholarship.org/uc/item/4tt0k00j" rel="nofollow"><font><font>Arapça'da olduğu gibi sağdan sola</font></font></a><font><font>&nbsp;), ana dili İngilizce veya Fransızca olan çocuklardan bazı matematik araçlarıyla farklı şekilde etkileşime girebilirler.</font></font></p>

<p><font><font>Matematik öğreniminde kültürel deneyimlerin rolü, sınıf için öğretim araçlarının tasarımı ve&nbsp;</font></font><a href="https://theconversation.com/culturally-responsive-teaching-in-a-globalized-world-109881" rel="nofollow"><font><font>kültüre duyarlı</font></font></a><font><font>&nbsp;matematik öğretiminin uygunluğu hakkında soruların ortaya çıkmasına neden olur.&nbsp;</font><font>Gelecekteki araştırmalar, okuma yönü ile yüzler tablosunun kullanımı arasındaki ilişkiyi doğrudan incelemeye çalışabilir.</font></font></p>

<p></p>

<ol>
 <li id="author-542514" itemprop="author" itemscope="" itemtype="http://schema.org/Person"><a href="https://theconversation.com/profiles/helena-osana-838918" itemprop="url" rel="author"><font><font>Helena Osana</font></font></a>

 <p><font><font>Profesör, Matematik Öğretme ve Öğrenme Laboratuvarı Baş Araştırmacısı, Concordia Üniversitesi</font></font></p>
 </li>
 <li id="author-544557" itemprop="author" itemscope="" itemtype="http://schema.org/Person"><a href="https://theconversation.com/profiles/jairo-a-navarrete-ulloa-1488907" itemprop="url" rel="author"><font><font>Jairo A. Navarrete-Ulloa</font></font></a>
 <p><font><font>Yardımcı Doçent, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Universidad de O'Higgins (Şili)</font></font></p>
 </li>
 <li id="author-548777" itemprop="author" itemscope="" itemtype="http://schema.org/Person"><a href="https://theconversation.com/profiles/vera-wagner-1491084" itemprop="url" rel="author"><font><font>Vera Wagner</font></font></a>
 <p><font><font>Araştırma Görevlisi, Matematik Öğretme ve Öğrenme Laboratuvarı, Concordia Üniversitesi</font></font></p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk, Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/10a-kadar-saymak-cocuklarin-sayilarin-anlamini-ogrenmesine-nasil-yardimci-olur</guid>
      <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/12/ekran-goruntusu-2023-12-30-105611.png" type="image/jpeg" length="79226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İHD, ÇOCUK İNTİHARLARI ARAŞTIRILSIN]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ihd-cocuk-intiharlari-arastirilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ihd-cocuk-intiharlari-arastirilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center"><b>ÇOCUK İNTİHARLARI ARAŞTIRILSIN</b></p>

<p>Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan savaş ve çatışmalar en çok çocukları etkilemektedir. Bu savaş ve çatışmalarda en çok çocuklar ölmekte, yaralanmakta ve uzuv kaybı yaşamaktadır. Milyonlarca çocuk göç etmek zorunda kalmakta, mülteci/ göçmen durumuna düşmektedir. Sağlıksız koşullarda, eğitimden, sağlıktan ve sosyal güvenlikten yoksun yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Ortadoğu ve coğrafyamızda bitmeyen savaş ve çatışmalar nedeniyle çocuklar eşit ve adil bir yaşama erişme imkânı bulamamaktadır. Bugün halen Ukrayna’da, Irak’ta, Suriye’de Rojava’da ve son olarak da Filstin/Gazze’de her gün onlarca çocuk bu savaş ve çatışma ortamlarında hayatlarını kaybetmektedir.</p>

<p>Savaş ve çatışma ortamları toplumsal barışı ortadan kaldırdığı gibi, ekonomik ve sosyal yapıyı da bozmaktadır. Ülkelerin ekonomileri çocukların ve toplumun refahını artırmak için harcanmak yerine “güvenlik” gerekçesiyle silaha ve savaş araçlarına harcanmaktadır. Bu politikaların ısrarla uygulanması toplumsal dokuyu bozmakta, yoksulluk, işsizlik artmakta, daha az sağlık, daha az eğitim olarak topluma geri dönmektedir. Bitmeyen güvenlikçi politikalar toplumun tüm fertlerinde olduğu gibi çocuklarda da umutsuzluğa ve güvensizliğe yol açmaktadır.</p>

<p>Coğrafyamızda 40 yılı aşkın bir süredir süren “düşük yoğunluklu” çatışma ortamı en çok çocukları etkilemiş, çocuklar köylerini, şehirlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Köylerden kent merkezlerine göç eden aileler ve çocuklar ciddi adaptasyon sorunları yanında ekonomik ve sosyal sorunlarla da uğraşmak zorunda kalmıştır. Sosyal destek ve güven ortamında yoksun kalan çocuklarda uyum sorunları ile intihar eğilimlerinin de arttığı gözlenmektedir.</p>

<p>TÜİK’in geçtiğimiz aylarda açıkladığı 2022 yılı toplam&nbsp;<b>4146 intihar</b>&nbsp;vakalarının&nbsp;<b>81’i</b>&nbsp;15 yaş altı;&nbsp;<b>410’ u</b>&nbsp;da 15-19 yaş aralığındaki çocuklar olmak üzere 2022 yılında toplam&nbsp;<b>491 çocuğun intihar</b>&nbsp;sonucu hayatını kaybettiğini göstermektedir. 2021 yılında ise 15 yaş altı 71; 15-19 yaş aralığında ise 377 çocuğun intihar ettiği açıklanmıştır.</p>

<p>Son bir hafta içerisinde Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 yaşındaki I.A adlı çocuğun evde intihar ederek hayatını kaybettiği basına yansıdı. Yine Cizre'de 16 yaşındaki Z.C ile 17 yaşındaki Z.C adlı iki kız kardeşin Dicle Nehrine atlayarak intihar girişiminde bulundukları 16 yaşındaki çocuğun kurtarılarak hastaneye kaldırıldığı 17 yaşındaki çocuğun ise nehirde kaybolduğu ve halen bulunamadığı bilgisi kamuoyuna yansıdı.</p>

<p>Son zamanlarda Türkiye’nin her yerinde çocuk ve genç intiharlarında artışın ürkütücü boyutlara ulaştığını maalesef büyük bir kaygı ile izliyoruz. Son iki yılda çocuk intiharlarının yüzde 40 oranında arttığı istatistiki verilerle ortaya konmaktadır. Bu verileri detaylı bir şekilde incelediğimizde bazı bölgelerde kız çocuğu intiharlarının daha fazla olduğu görülmektedir.</p>

<p>Çocuk intiharlarının ekonomik, sosyal ve kültürel yapıların olumsuz etkileri nedeniyle gelişebileceği gibi, savaş ve çatışma ortamlarının yarattığı baskılar, kuşatılmışlık hissi, umutsuzluk ve değersizlik duygusundan kaynaklı olarak da gelişebilmektedir. Türkiye de yaşanan çocuk intiharlarında büyük oranda ekonomik yoksulluk, erken yaşta zorla evlilikler, çocuk cinsel istismarı gibi nedenlerin de etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca Kürt illerinde yıllardır devam eden çatışma, yasaklar ve toplumsal gerilimin yarattığı güvensizlik ve umutsuzluğun da intiharlarda etkili olduğu bilinmektedir.</p>

<p>Cizre'de yaşanan son çocuk intiharları başta olmak üzere tüm çocuk intiharları etkili bir şekilde soruşturulmalı, çocukları intihara sürükleyen ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenler tespit edilerek çocukları güçlendirecek politikalara öncelik verilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><b>ÇOCUK İNTİHARLARI SORUŞTURULSUN</b></p>

<p><b>ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME UYGULANSIN</b></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<p><b>&nbsp;İHD MERKEZİ ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU</b></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ihd-cocuk-intiharlari-arastirilsin</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Nov 2023 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/11/xcvbbbbb.jpg" type="image/jpeg" length="63322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adanalı minik öğrencilerden ağaçlandırma seferberliği]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanali-minik-ogrencilerden-agaclandirma-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanali-minik-ogrencilerden-agaclandirma-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>ÇEVRECİ ÖĞRENCİLER,</h2>

<h2>ÖRNEK ÖĞRETMENLER</h2>

<p></p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlamalarına, Ağaçlandırma Günü etkinliği de katılınca, Adanalı minik öğrenciler, öğretmenlerinin desteği ile anlamlı ve örnek bir organizasyona imza attılar. Şehit Duran İlkokulunun minik çevrecileri 250 çam fidanını toprakla buluşturmayı başardılar.</p>

<p></p>

<p><img alt="3dbe4267-f749-416d-9f83-eaea6a52d5af" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/11/3dbe4267-f749-416d-9f83-eaea6a52d5af.jpg" style="width: 100%" / width="1393" height="1600"></p>

<p>ADANA- Minik yüreklerdeki çevre ve ağaç sevgisine örnek bir hareket Adana’da gerçekleştirildi. Seyhan İlçede bulunan Şehit Duran İlkokulu öğrencileri, duyarlı ve örnek öğretmenlerinin önderliğinde hem Cumhuriyetimizin 100. Yılını, hem de Ağaçlandırma Günü etkinliğini birlikte kutlamanın heyecanını yaşadılar.</p>

<p>Sarıçam’ın Hakkıbey bölgesindeki ağaçlandırmaya uygun alanda 250 çam fidanını toprakla buluşturan minik öğrencilerin heyecanı, öğrencilerine doğa sevgisini aşılamanın heyecanını taşıyan öğretmenleri ve kendilerine bu konuda destek olan iletişimci gönüllülerle birleşince ortaya unutulmaz bir heyecan ve muhteşem bir sevgi seli çıktı.</p>

<p></p>

<p>ŞÖLEN GİBİ FİDAN DİKME TÖRENİ</p>

<p></p>

<p>Adana Orman Bölge Müdürlüğü’nün katkıları ve rehberliği ve Adana Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletme Müdürlüğünden araç temini ile yola çıkan Şehit Duran İlkokulu’ndan 4 öğretmen ve 80 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen fidan dikme etkinliği tam anlamıyla bir görsel şölene dönüştü.</p>

<p>Fidan dikme etkinliğinin organizasyonuna katkıda bulunan İletişim Uzmanı Bünyamin Deniz Kıraç, “Fidan dikmenin önemini tüm çocuklarınızın gülen gözlerinde gördük.&nbsp; 80 minik öğrencimiz ve 4 örnek öğretmenimizle katıldığımız bu güzel etkinlikte 250 çam fidanını toprakla buluşturduk” dedi.</p>

<p><img alt="de06b369-72ac-47dc-a090-77738559f18c" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/11/de06b369-72ac-47dc-a090-77738559f18c.jpg" style="width: 100%" / width="621" height="490"></p>

<h2>ÖRNEK ÖĞRETMENLERİN HEYECANI</h2>

<p></p>

<p>Şehit Duran İlkokulu’nda görev yapan Sibel Toğrul, Oya Meriç, Ayşe Pınar Verdi ve Güzide Belgin Sarı isimli öretmenlerin, öğrencilerine ağaç dikmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaları, gelecekte kulaklarına küpe olacak nitelikli olduğunu belirten Kıraç, “Bizler öncelikle çocuklarımıza ve tüm insanlara ormanlarımızın önemini anlatmalıyız. Bu konuda onlara yol göstermeli, rehberlik yapmalıyız” şeklinde konuştu.</p>

<p>Ağaçların, temiz bir hava için vazgeçilmez hazinelerimiz olduğunu belirten öğretmenler de, “Bugün küresel ısınma, akciğer sorunları ve aşırı yorgunluk hissi gibi sorunların kaynağında dolaylı olarak oksijen azlığının ve karbondioksit fazlalığının büyük bir etkisi vardır. Karbondioksiti azaltmak için havadaki oksijen miktarını artırmamız gerekiyor ve bunun için de milyonlarca ağaç dikmemiz bile yeterli olmuyor. Herkesin her sene en az 5 fidan dikmesini gerekiyor” diye konuştular.</p>

<p><img alt="bbd683e7-12da-4d6e-a30a-4fdd1b9f81fc" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/11/bbd683e7-12da-4d6e-a30a-4fdd1b9f81fc.jpg" style="width: 100%" / width="1084" height="913"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>YAŞANABİLİR BİR HAYAT İÇİN</h2>

<p></p>

<p>Yemyeşil bir dünya, yaşanabilir bir hayat için, “Hiçbir şey zor değil. İş işten geçmeden sonra doğaya karşı saygılı olmanın gerekliliğini vurgulayan öğretmenler, “Zaman kaybetmeden, çocuklarımızı daha ilkokul çağında ağaç ve doğa sevgisi ile tanıştırmalı ve yarınlara onları bu sevgi ortamında büyümelerine katkı sağlamalıyız. Bu tüm eğitimcilerin, tüm öğretmenlerin, tüm anne ve babaların en öncelikli görevi olmalıdır” dediler.</p>

<p>Bu yıl hem Cumhuriyetimizin 100. Yıl coşkusu, hem de Ağaçlandırma günü etkinliğini birlikte kutladıklarını, öğrenciler ve öğretmen arkadaşları ile bu etkinliğe&nbsp; çok heyecanlı gittiklerini, öncelikle çocuklarla çok mutlu bir şekilde döndüklerini belirten öğretmenler, “Bu girişimimizin tüm eğitim caimasına örnek olacağını, Orman Müdürlüğü yetkilileri ile görüşerek uygun zamanlarda, işaret edilen yerlere fidanlar dikilerek, yemyeşil bir dünya için çocuklarımız küçük yaşta bilgi sahibi yapılmalı, bu konuda eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir” diye konuştular.</p>

<p>Öğretmenler ve etkinliği organize eden gönüllüler, bu etkinlik nedeniyle kendilerine büyük destek sağlayan, öncülük yapan Adana Orman Bölge Müdürlüğü ve orman alanında kendilerine yol gösteren görevliler ile ulaşım konusunda her türlü desteği ortaya koyan Adana Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığına da teşekkür ettiler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanali-minik-ogrencilerden-agaclandirma-seferberligi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Nov 2023 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/11/3fafffe9-78e5-4676-8c33-6682cd2ed895.jpg" type="image/jpeg" length="29229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cengiz Çiçek, çocukların yaşadıkları sorunlara ilişkin TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cengiz-cicek-cocuklarin-yasadiklari-sorunlara-iliskin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cengiz-cicek-cocuklarin-yasadiklari-sorunlara-iliskin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HDK Eş Sözcüsü ve HEDEP İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, çocukların yaşadıkları sorunlara ilişkin&nbsp;TBMM Başkanlığı’na araştırma&nbsp;önergesi verdi.</p>

<h2>HEDEP İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek,&nbsp; araştırma önergesinde şu ifadelere yer verdi.</h2>

<p>20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ardından her yıl 20 Kasım tarihi, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de çocuklar ulus devletin hizmetkarı olarak kodlanarak cumhuriyetin kuruluşundan bu yana belli bir siyasal çerçevede değerlendirilmiştir. Çocukların korunması ve desteklenmesi için gerekli politikalar yerine devlet ulusunun tesisi ve devlete biat eden nesiller yetiştirme amacı güdülmüştür. Türkiye’de çocukların karşı karşıya bulunduğu sorunlar giderek artmaktadır.</p>

<p>Çocukların yaşadıkları temel problemlerin başında çocuk işçiliği gelmektedir. Türkiye’de de resmi olmayan verilere göre 2 milyonun üzerinde çocuk işçi bulunmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın faaliyet raporunda, 2021 yılına göre 2022 yılında 15-17 yaş arasında çalışan çocuk sayısının 101 bin artışla 620 bine ulaştığı kaydedildi. Buna göre çalışan çocuk sayısı yıllık yaklaşık yüzde 20 arttı. İşverenler için ucuz ve kayıt dışı işgücü olarak görülen ve oldukça ağır ve tehlikeli şartlarda çalıştırılan çocuklar okula gidememekte, akranlarının yaptığı etkinliklerin hiçbirini yapamamakta ve birçok haktan mahrum bırakılmaktadırlar. Geçtiğimiz günlerde TÜİK’in paylaştığı verilere göre; çocuklardan, yaş grubu 15-17 olanların işgücüne katılma oranı yüzde 18,7’dir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle çıraklık ve stajyerlik uygulamalarıyla çocuk işçiliğinin önü açılmış, 4+4+4 olarak tanımlanan eğitim sistemi sebebiyle çocuk işçiliği yaşı oldukça düşmüştür. Stajyer ve çırak olan çocukların dışında sayısı belirsiz birçok çocuk mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmakta, kâğıt toplayıcılığı ve seyyar satıcılık yapmakta, veya dilendiricilik yaptırılmaktadır. Çocuk işçiliğinin oldukça artmış olması elbette Türkiye’de mültecilerin yaşama koşullarından, metropollere göç etmek zorunda kalan Kürt ailelerin maddi problemlerinden, derinleşen ekonomik krizden ve uygulanan ayrımcı politikaların etkilerinden azade değildir. Ekonomik kriz ve salgınla birlikte gelir dağılımındaki adaletsizlik hat safhaya ulaşmıştır. Bu sonuçlardan en çok etkilenenler de çocuklar olmuştur. Çocukların yaşam hakları başta olmak üzere en temel hakları gasp edilmekte, sömürüye daha açık hale getirilmektedir. İSİG verilerine göre AKP’li yıllarda en az 900 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiş olması çocuk düşmanı politikaların en yalın göstergesidir.</p>

<p>Her iki çocuktan birinin yoksulluk içerisinde yaşadığı Türkiye’de, Meclis’in çocukların sorunlarına ivedilikle çözüm bulması gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye’de çocukların yoksulluktan şiddete ve istismardan geleceksizliğe kadar karşı karşıya oldukları çok boyutlu sorunların belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cengiz-cicek-cocuklarin-yasadiklari-sorunlara-iliskin-tbmm-baskanligina-arastirma-onergesi-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Nov 2023 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/07/cengiz.png" type="image/jpeg" length="43870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÖP Çocuk Hakları Meclisi; Çocukların hakkını size yedirmeyeceğiz! Her bir haklarını hayata geçireceğiz!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/top-cocuk-haklari-meclisi-cocuklarin-hakkini-size-yedirmeyecegiz-her-bir-haklarini-hayata-gecirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/top-cocuk-haklari-meclisi-cocuklarin-hakkini-size-yedirmeyecegiz-her-bir-haklarini-hayata-gecirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk istismarı son 15 yılda yüzde 400 artarken sadece 2020 yılında 15-17 yaş arasında yaklaşık 9 bin kız çocuğu doğum yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Bugün 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Toplumsal Özgürlük Partisi Çocuk Hakları Meclisi adına Derya Çiçek Nar parti binasında konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı;</p>

<p>Cumhuriyetin 100. yılını geride bırakan ülkemizde çocukların haklarından, onların toplumun parçası sayılmasından bahsedemiyoruz.</p>

<p>100 yıldır, despotik bir cumhuriyet yönetimi içinde yaşayan çocuklar AKP’li yıllarla birlikte artık neredeyse her an hak ihlaline uğruyorlar. Özellikle son 10 yılda bu ülke çocuklar için bir ölüm, ihmal ve istismar makinesi gibi işliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Faşist bir rejimi inşa etmek derdiyle ilerleyen iktidar koalisyonu ülkeyi hızla uçuruma sürüklüyor.</p>

<p>Ülkeye açtıkları savaş şiddetleniyor; yoksulluk katlanarak artıyor, kış koşulları her şeyi zorlaştırıyor, öğrenci intiharlarından işçi ölümlerine kadar her şeyin ucu gelip yönetenlere, sermaye sahiplerine dayanıyor. Birileri bu ülkenin, bu ülkenin işçilerinin sırtından, alın terinden servet yaratırken, birileri lüksünü halkın gözüne sokmaktan gram utanmazken bizlerin de içinde olduğu çoğunluk işsizlikle, kiralarla, faturalarla mücadele ediyor. Lafa gelince çocuklar konusunda her şeyi yaptıklarını iddia edenler halkın, işçinin emekçinin çocuğuna da savaş açmış durumda!</p>

<blockquote>
<h3><b>Çocukların kazanılmış haklarından çalıyorlar! </b></h3>
</blockquote>

<p>Mecliste bütçe komisyonlarında tartışmalar yürütülüyor. Yaklaşık 30 milyon çocuğun olduğu ülkemizde sadece çocuklara özel bir bütçe yok! Ama bununla birlikte çocukların da içinde olduğu bütçe kalemleri giderek azalıyor!</p>

<p>Çocukların eğitimine ayrılan bütçenin merkezi bütçedeki yeri giderek küçülüyor. “MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında yüzde 17,18 iken bu oran 2023’te ise 9,18’de kaldı.” Milyonlarca çocuk okula beslenme çantası boş giderken bu hükümet “kamu tasarrufu” gerekçesiyle az sayıda çocuk için verdiği okul yemeğini de kaldırdı! Eğitimin parasız olduğunu iddia ediyorlar! Çocukların okul yemeğini, servisini, kırtasiye malzemelerini, kıyafetleri, okulun ampulünden tutalım da görevlilerine kadar her şeyin parasının ebeveynlerden toplanıyor çünkü bütçe yetmiyor. Var olan bütçe çocuklara harcanmıyor! Oysa resmi veriler bile en az 7,5 milyon çocuğun ağır yoksulluk içinde yaşadığını gösteriyor.</p>

<p>Toplumun giderek daha fazla dini kodlarla şekillendirilmesi hamleleri yine en çok eğitimde ve çocukların üzerinde kendini gösteriyor. Psikolog, sosyal hizmet uzmanı, rehber öğretmeni atamadıkları okullara projeler adı altında tarikatları, cemaatleri sokuyorlar!</p>

<p>Özel okullara sürekli teşvik yapılırken kamu okulları kaderine terk ediliyor. Deprem bölgesinde hala milyonlarca çocuk eğitime erişemiyor. Deprem bölgesinde çocukların yemeğini veriyoruz diyenler acaba içinden sadece bir reçel ve yarım ekmek çıkan gıda paketlerini hiç gördüler mi soruyoruz?</p>

<p>TÜİK’in Haziran 2023 verilerine göre Türkiye’de 5 milyon çocuk çalışıyor. Geçen ay en az 3 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Yoksulluk derinleştikçe eve giren para azalıyor ve çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren çalışmak zorunda kalıyorlar. Tarımdan sanayiye inşaattan moto kuryeliğe pek çok işte, yetişkinlerle aynı sürelerde çalışan ama daha az ücret alan çocuklar eğitimden de uzaklaşıyorlar. MESEM adı altındaki sistemle çocuk işçiliği meşrulaştıran, yasallaştıran iktidar ise zincir marketlerde, köftecilerde çalışan çocuklarla övünüyor! Çalışmak zorunda kalan çocuklar çalışırken yaşadıkları hak ihlallerine karşı çıkamıyor, örgütlenemiyor; çalışırken ölen çocukların katilleri yargılanmıyor, bu iş cinayetlerinin üzeri kapatılıyor.</p>

<p>Çocuk istismarlarının önüne geçilmesi noktasında pozitif hiçbir adım atmayan, ilgili sözleşmeleri uygulamayan iktidar bunların aksine yıllardır çocuk istismarını “evlilik” yoluyla aklamaya, “rıza” arayarak üzerini kapatmaya çalışıyor. Çocuk cinsel istismarında Avrupa ülkeleri arasında üçüncü olan Türkiye’de sadece son 10 yılda 300 binden fazla kız çocuğu evlendirildi. Çocuk istismarı son 15 yılda yüzde 400 artarken sadece 2020 yılında 15-17 yaş arasında yaklaşık 9 bin kız çocuğu doğum yaptı.</p>

<p>Savaş ve yıkım politikaları her yıl onlarca çocuğun ölümüne, yaralanmasına sebep oluyor. Kürt çocukları, sadece Kürt oldukları için ayrımcılığa uğruyor, zırhlı araçların altında kalarak ölüyor, anadilini konuşamıyor. Varlığı ve demokratik hakları kabul edilmeyen Kürt halkının çocukları bu savaş politikalarının bedelini ödüyor. Bugün Filistin’de binlerce çocuğun öldürülmesine güya karşı çıkan iktidar kendi ülkesindeki Kürt çocuklarının ölümünü “terör” adı altında normalleştiriyor.</p>

<p>İşte bu iktidar ülkeyi bir işçi emekçi cehennemine, halk düşmanlığı rejimine sürüklerken çocuklar bunları yaşıyor. Saraydan savaşa, şirketlerin desteklenmesinden seçim çalışmalarına hemen her şeye milyarlık bütçeler ayıranlar çocukların hakları için tek kuruş artışa gitmiyor! 100. yılda şahlanıyoruz diyenler çocukların okul yemeğini kaldırıyor!</p>

<blockquote>
<h3><b>Biz buradayız, çocuklardan yanayız!</b></h3>
</blockquote>

<p>Çocukların korkmadan, özgürce, barış içerisinde yaşayacakları bir toplumu çocuklarla birlikte inşa edeceğiz ve ülkede her çocuk kendini güvende hissedene kadar mücadeleye devam edeceğiz.</p>

<p>Bizler çocukların tüm hakları demokratik bir anayasanın güvencesine alınana, çocuğa karşı işlenen tüm suçlar en üst sınırdan cezalandırılana kadar mücadele edeceğiz.&nbsp;Sadece çocuklar için kullanılmak üzere bir bütçenin ayrılması, bu bütçenin tüm çocuklara ulaştırılması için ses çıkarmaya devam edeceğiz. Tüm bunları içeren bütünlüklü bir çocuk politikası oluşturacağız.&nbsp;</p>

<p>Toplumsal Özgürlük Partisi Çocuk Hakları Meclisi olarak bu ülkede yaşayan çocuklar için çocuklarla birlikte başka bir eşit, özgür dünyanın mümkünlüğünü gösterecek ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.&nbsp;</p>

<p>Bu düzenin tek bir çocuğu daha öldürmesine, sömürmesine izin vermeyeceğiz.</p>

<p>Çünkü çocukların hakları var!</p>

<p>Tekrar ediyoruz: 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’nde buradan çocuklar için bütçe istiyoruz. Zenginliğinizde çocukların hakkı var, buradan söylüyoruz, çocukların hakkını size yedirmeyeceğiz! Her bir haklarını hayata geçireceğiz!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/top-cocuk-haklari-meclisi-cocuklarin-hakkini-size-yedirmeyecegiz-her-bir-haklarini-hayata-gecirecegiz</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Nov 2023 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/11/whatsapp-image-2023-11-20-at-215515.jpeg" type="image/jpeg" length="91740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KHK'lı Platformları Birliği; Cezaevlerinde son istatistiklere göre tutsak olan 2500'e yakın çocuk var]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/khkli-platformlari-birligi-cezaevlerinde-son-istatistiklere-gore-tutsak-olan-2500e-yakin-cocuk-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/khkli-platformlari-birligi-cezaevlerinde-son-istatistiklere-gore-tutsak-olan-2500e-yakin-cocuk-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bizlerin en büyük görevi çocuklara; sömürüsüz, eşit, adil, özgür ve savaşsız daha yaşanılabilir bir dünyayı miras bırakmaktır."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>KHK'lı Platformları Birliği; Dünya Çocuk Hakları Gününde duyarlı herkesi öteki çocukların da haklarını hatırlatmak için 21.00 de yapılacak etkinliğe davet ediyoruz.</strong></p>
</blockquote>

<p>KHK'lı Platformları Birliği tarafından konuyla ilgili şu açıklama yapıldı;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu akşam #UçurtmayıVurmasınlar etiketiyle toplumun bütün katmanlarına sesleneceğiz.</p>

<p>Cezaevlerinde son istatistiklere göre tutsak olan 2500'e yakın çocuk var. Bunun dışında annesi babası cezaevinde olan ama çocukların dışarıda kaldığı beşizler var.</p>

<p>Yine örnekleri çoğaltabileceğimiz pek çok uygulama var. Hasta, bakıma muhtaç çocuklarımız var. İşçi çocuklarımız var, mağdur edilen çocuklarımız var...</p>

<p>Eğitim hakkı elinden alınan çocuklarımız var.</p>

<p>Filistin’de kurşunlara ve yoğun bombardımana maruz kalan çocuklar, Rojava’da katledilen ve asimilasyonun her türlüsüne maruz bırakılan çocuklar, Doğu Türkistan’da dinleri ve dilleri bahane edilerek zulmün her türlüsüyle karşılaşan çocukların varlığı unutulmasın diye bu akşam</p>

<p>#UçurtmayıVurmasınlar diyoruz 21.00'da bütün arkadaşlarımızı etikete destek vermeye bekliyoruz...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/khkli-platformlari-birligi-cezaevlerinde-son-istatistiklere-gore-tutsak-olan-2500e-yakin-cocuk-var</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Nov 2023 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/11/ekran-goruntusu-2023-11-20-204102.png" type="image/jpeg" length="62887"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
