<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 10 May 2026 14:03:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Programda Silah Sesleri: Trump Apar Topar Salondan Çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/programda-silah-sesleri-trump-apar-topar-salondan-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/programda-silah-sesleri-trump-apar-topar-salondan-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın katıldığı Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde panik dolu anlar yaşandı. Program sırasında art arda duyulan silah sesleri üzerine salon karışırken, Trump güvenlik gerekçesiyle hızla alandan çıkarıldı.</p>

<p>Hilton Otel’de düzenlenen ve Trump’ın başkanlığı döneminde ilk kez katıldığı etkinlikte, yemek servisinin başlamasından kısa süre sonra bağrışmalar ve silah sesleri yükseldi. Canlı yayın sırasında yaşanan olayda, koruma ekiplerinin uzun namlulu silahlarla salonda pozisyon aldığı görüldü.</p>

<p><img height="715" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4761.png" width="1357" /></p>

<p>Güvenlik bariyerlerini aşarak Trump’ın bulunduğu masaya ulaşan ekipler, ABD Başkanı’nı ve eşi Melania Trump’ı koruma çemberine alarak hızla dışarı çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay anında salonda bulunan davetlilerin bir kısmının çığlık attığı, bazılarının ise “USA” sloganları attığı duyuldu.</p>

<p>ABD medyasında yer alan bilgilere göre, silahlı saldırgan kısa sürede gözaltına alındı.</p>

<p><img class="" height="803" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4762.png" width="1145" /></p>

<p><strong>Trump’tan İlk Açıklama</strong></p>

<p>Olay sonrası açıklama yapan Trump, “Oldukça hareketli bir akşamdı. Gizli servis ve kolluk kuvvetleri harika bir iş çıkardı. Hızlı ve cesurca hareket ettiler. Silahlı saldırgan yakalandı” dedi.</p>

<p>Trump ayrıca, olay sırasında bir polis memurunun vurulduğunu ancak sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Saldırının İran ile olası bir bağlantısı olup olmadığı sorusuna ise “Sanmıyorum” yanıtını verdi.</p>

<p><img height="380" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4758.png" width="703" /></p>

<p><img height="524" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4759.png" width="702" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/programda-silah-sesleri-trump-apar-topar-salondan-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4759.png" type="image/jpeg" length="83440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nükleersiz bir dünya mümkün mü, yoksa bu hedef giderek daha da mı uzaklaşıyor?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/nukleersiz-bir-dunya-mumkun-mu-yoksa-bu-hedef-giderek-daha-da-mi-uzaklasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/nukleersiz-bir-dunya-mumkun-mu-yoksa-bu-hedef-giderek-daha-da-mi-uzaklasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün insanlık, nükleer silahların tamamen ortadan kaldırıldığı bir gelecek ile kontrolsüz bir silahlanma yarışı arasında kritik bir yol ayrımında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<h2><strong>“Nükleer Eşiğinde Dünya: Kritik BM Zirvesi Öncesi Gözler NPT’de”</strong></h2>
</blockquote>
</section>

<section dir="auto">
<h3><strong>Nükleersiz bir dünya mümkün mü?</strong></h3>

<p>Artan nükleer tehditler ve derinleşen küresel güvensizlik ortamında, dünya siyasetinin en kritik başlıklarından biri yeniden Birleşmiş Milletler gündemine taşınıyor. Önümüzdeki hafta, onlarca ülkenin hükümet temsilcileri aynı soruya yanıt aramak üzere bir araya gelecek: Küresel güvenliğin temel taşlarından biri olan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması hâlâ işlevini sürdürebilecek mi?</p>

<h2><strong>Uluslararası sistemin “omurgası”</strong></h2>

<p>1970 yılından bu yana yürürlükte olan NPT, üç temel hedef üzerine kurulu:</p>

<ul>
 <li>Nükleer silahların yayılmasını engellemek</li>
 <li>Nükleer silahsızlanmayı ilerletmek</li>
 <li>Nükleer enerjinin barışçıl kullanımını teşvik etmek</li>
</ul>

<p>191 ülkenin taraf olduğu bu anlaşma, uluslararası güvenlik mimarisinin en geniş katılımlı ve en kritik sözleşmelerinden biri olarak kabul ediliyor. Nitekim son 54 yılda nükleer silahların savaşta kullanılmamış olması, bu sistemin kısmi başarısı olarak değerlendiriliyor. 1945’te Hiroşima ve Nagasaki atom bombası saldırıları sonrası benzer bir felaket yaşanmaması, NPT’nin caydırıcı rolünü gözler önüne seriyor.</p>

<h2><strong>Tehlikeli bir döneme giriliyor</strong></h2>

<p>Ancak bugün tablo giderek daha kırılgan. Soğuk Savaş sonrası dönemde kurulan dengeyi sağlayan pek çok anlaşma ya sona erdi ya da işlevsiz hale geldi. Bunların başında, ABD ile Rusya arasında stratejik nükleer başlıkları sınırlayan Yeni START Antlaşması geliyor. Şubat ayında süresi dolan anlaşmanın yerine yeni bir mekanizma konulamaması, küresel ölçekte ciddi bir boşluk yarattı.</p>

<p>António Guterres bu durumu, “Dünya daha önce karşılaşmadığı bir döneme girdi” sözleriyle tanımlarken, ABD ve Rusya’nın nükleer cephanelikleri üzerinde artık bağlayıcı bir sınır kalmadığına dikkat çekmişti.</p>

<h2><strong>Bölünmüş dünya, başarısız zirveler</strong></h2>

<p>NPT’nin önceki iki gözden geçirme konferansı (2015 ve 2022), ülkeler arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle somut bir sonuç üretmeden sona ermişti. Bu durum, devletlerin:</p>

<ul>
 <li>silahsızlanma yükümlülükleri</li>
 <li>güvenlik öncelikleri</li>
 <li>ortak hareket etme kapasitesi</li>
</ul>

<p>konularında ciddi şekilde ayrıştığını ortaya koydu.</p>

<h2><strong>2026 inceleme konferansı: Kritik eşik</strong></h2>

<p>27 Nisan – 22 Mayıs tarihleri arasında yapılacak 2026 NPT Gözden Geçirme Konferansı, bu nedenle yalnızca rutin bir diplomatik toplantı olarak görülmüyor. Sürecin, küresel nükleer düzenin geleceğini belirleyecek kritik bir eşik olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Izumi Nakamitsu, düzenlediği basın toplantısında tehlikenin boyutuna dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Nükleer silah kullanım tehdidi giderek daha sık hale geliyor ve bunun normalleşmesini istemiyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Nakamitsu’ya göre, nükleer silah sahibi devlet sayısının artması, yalnızca siyasi gerilimleri değil, yanlışlıkla kullanım riskini de büyütüyor.</p>

<h2><strong>Diplomasi mi, kriz mi?</strong></h2>

<p>BM yetkilileri, bu yılki konferansın “formaliteden ibaret olmayacağını” vurgularken, diplomatların somut sonuç üretme sorumluluğuna dikkat çekiyor. Çünkü mesele yalnızca mevcut anlaşmanın korunması değil; aynı zamanda küresel güvenlik düzeninin çöküp çökmeyeceği.</p>

<h2><strong>Küresel katılım ve şeffaflık</strong></h2>

<p>Konferans kapsamında:</p>

<ul>
 <li>Üst düzey genel tartışmalar</li>
 <li>Tematik oturumlar</li>
 <li>Sivil toplum, gençlik grupları ve hükümetler arası etkinlikler</li>
</ul>

<p>düzenlenecek. Ayrıca açık oturumlar, BM WebTV üzerinden canlı yayınlanarak dünya kamuoyunun erişimine sunulacak.</p>

<h2><strong>Sonuç: Yol ayrımındaki dünya</strong></h2>

<p>Bugün insanlık, nükleer silahların tamamen ortadan kaldırıldığı bir gelecek ile kontrolsüz bir silahlanma yarışı arasında kritik bir yol ayrımında bulunuyor. NPT’nin kaderi, yalnızca bir anlaşmanın geleceğini değil, aynı zamanda küresel barışın sürdürülebilir olup olmayacağını da belirleyecek.</p>

<p><strong>Soru hâlâ açık: Nükleersiz bir dünya mümkün mü, yoksa bu hedef giderek daha da mı uzaklaşıyor?</strong></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/nukleersiz-bir-dunya-mumkun-mu-yoksa-bu-hedef-giderek-daha-da-mi-uzaklasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 07:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-25-071906.png" type="image/jpeg" length="98145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'yla ilgili donanmaya verdiği talimatı duyurdu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abd-baskani-donald-trump-hurmuz-bogaziyla-ilgili-donanmaya-verdigi-talimati-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abd-baskani-donald-trump-hurmuz-bogaziyla-ilgili-donanmaya-verdigi-talimati-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, deniz kuvvetlerine Hürmüz Boğazı'nda mayın yerleştiren tüm deniz araçlarının vurulması talimatı verdiğini açıkladı.</p>

<p>Sahibi olduğu sosyal paylaşım platformu Truth Social'dan paylaşım yapan Donald Trump, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'na yerleştirilen mayınları temizleme çalışmalarının sürdüğünü ve temizleme faaliyetlerinin üç katına çıkarılmasını emrettiğini söyledi.</p>

<p>Mayın döşeyen botların vurulmasını isteyen Trump, "Hürmüz Boğazı'na mayın döşeyen her türlü botu, küçük tekneler bile olsa, vurup imha etmeleri için ABD Donanmasına emir verdim. Hiç tereddüt edilmeyecek" dedi.</p>

<p>İran'ın tüm gemilerini imha ettiklerini öne süre Trump, "Donanma gemilerinin hepsi, 159 tanesi, denizin dibinde!" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abd-baskani-donald-trump-hurmuz-bogaziyla-ilgili-donanmaya-verdigi-talimati-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/12/donald-j-trump-1.jpg" type="image/jpeg" length="81382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya’dan Tarihi Kırılma: Pasifist Doktrin Terk Ediliyor, Ölümcül Silah İhracatı Serbest]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/japonyadan-tarihi-kirilma-pasifist-doktrin-terk-ediliyor-olumcul-silah-ihracati-serbest</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/japonyadan-tarihi-kirilma-pasifist-doktrin-terk-ediliyor-olumcul-silah-ihracati-serbest" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya silah satışları üzerindeki son kısıtlamaları da ortadan kaldırarak ülkeyi küresel savunma pazarının aktif bir aktörü haline getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>II. Dünya Savaşı Sonrası Dönemin Sonu mu?</strong></h3>

<p>Japonya, savaş sonrası inşa ettiği pasifist güvenlik doktrininde köklü bir değişikliğe giderek ölümcül silah ihracatına yönelik yasağı kaldırdı. 21 Nisan 2026’da alınan karar, yalnızca bir politika değişikliği değil; aynı zamanda ülkenin II. Dünya Savaşı sonrası kimliğinin yeniden tanımlanması olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki kabinenin onayladığı yeni yönerge, Japonya’nın silah satışları üzerindeki son kısıtlamaları da ortadan kaldırarak ülkeyi küresel savunma pazarının aktif bir aktörü haline getiriyor.</p>

<h3><strong>Artık Füze, Savaş Uçağı ve Muhrip İhraç Edilebilecek</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte Japonya:</p>

<ul>
 <li>Savaş uçakları</li>
 <li>Füze sistemleri</li>
 <li>Deniz muhripleri</li>
 <li>Gelişmiş askeri teknolojiler</li>
</ul>

<p>gibi ölümcül askeri ekipmanları ihraç edebilecek.</p>

<p>Bu değişiklik, daha önce yalnızca kurtarma, lojistik, gözetim ve mayın temizleme gibi sınırlı alanlarda ihracata izin veren politikadan radikal bir kopuş anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Asya-Pasifik’te Artan Gerilimler Kararın Arka Planında</strong></h3>

<p>Kararın, özellikle Çin ile yaşanan bölgesel rekabet ve artan güvenlik kaygıları bağlamında alındığı belirtiliyor. Tokyo yönetimi, değişen güvenlik ortamında daha güçlü bir askeri ve endüstriyel kapasiteye ihtiyaç duyduğunu savunuyor.</p>

<p>Kabine Sekreteri Minoru Kihara, yeni politikanın Japonya’nın güvenliğini güçlendireceğini ve uluslararası barışa katkı sunacağını ileri sürdü. Ancak bu argüman, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<h3><strong>Müttefiklerden Destek, Çin’den Sert Tepki</strong></h3>

<p>Karar, özellikle Avustralya gibi savunma ortakları tarafından memnuniyetle karşılandı. Japonya’nın Güneydoğu Asya ve Avrupa ile savunma iş birliklerini genişletmesi bekleniyor.</p>

<p>Buna karşılık Çin yönetimi, bu adımı bölgesel istikrarı tehdit eden bir gelişme olarak nitelendirerek sert eleştiriler yöneltti.</p>

<h3><strong>Muhalefet: “Anayasaya Aykırı ve Tehlikeli”</strong></h3>

<p>Japonya içinde ise muhalif kesimler, bu kararın ülkenin pasifist anayasasını ihlal ettiğini savunuyor. Eleştiriler şu noktalarda yoğunlaşıyor:</p>

<ul>
 <li>Küresel silahlanma yarışını hızlandırma riski</li>
 <li>Japonya’nın çatışmalara doğrudan taraf olma ihtimali</li>
 <li>Halkın güvenliğinin tehlikeye atılması</li>
</ul>

<p>Bu eleştiriler, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası oluşturulan “savaş karşıtı” kimliğin terk edildiği yönünde.</p>

<h3><strong>Silah İhracatı 17 Ülkeyle Sınırlı Ama Kapı Açıldı</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemeye göre ihracat:</p>

<ul>
 <li>Japonya ile savunma anlaşması bulunan 17 ülke ile sınırlı olacak</li>
 <li>Ulusal Güvenlik Konseyi onayına tabi tutulacak</li>
 <li>Silahların kullanım süreci devlet tarafından izlenecek</li>
</ul>

<p>Resmi olarak savaş halindeki ülkelere ihracat yapılmayacağı belirtilse de uzmanlar bu sınırların zamanla esnetilebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>ABD ve NATO Eksenine Daha Fazla Entegrasyon</strong></h3>

<p>Japonya’nın son yıllarda attığı adımlar, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile askeri entegrasyonun derinleştiğini gösteriyor.</p>

<ul>
 <li>ABD’ye Patriot füze sistemleri satışı</li>
 <li>Birleşik Krallık ve İtalya ile ortak savaş uçağı geliştirme projesi</li>
 <li>Avustralya ile milyarlarca dolarlık fırkateyn anlaşması</li>
</ul>

<p>Bu gelişmeler, Japonya’nın yalnızca savunma değil, aynı zamanda küresel bir silah ihracatçısı olma yönünde ilerlediğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Savunma Sanayinde Büyük Dönüşüm</strong></h3>

<p>Uzun yıllar sadece Öz Savunma Kuvvetleri’ne hizmet eden Japon savunma sanayisi, artık küresel rekabete açılıyor. Hükümet:</p>

<ul>
 <li>Start-up yatırımlarını artırıyor</li>
 <li>Akademik araştırmaları destekliyor</li>
 <li>İnsansız hava araçları ve çift kullanımlı teknolojilere odaklanıyor</li>
</ul>

<p>Savunma sektörü, hükümetin belirlediği 17 stratejik büyüme alanından biri haline gelmiş durumda.</p>

<h2><strong>Küresel Dengeler Değişiyor mu?</strong></h2>

<p>Japonya’nın bu kararı, yalnızca ulusal bir politika değişikliği değil; aynı zamanda küresel güç dengeleri açısından da kritik bir dönemeç olarak görülüyor.</p>

<p>Pasifist kimliğiyle bilinen bir ülkenin, ölümcül silah ihracatçısına dönüşmesi; Asya-Pasifik’teki askeri dengeleri yeniden şekillendirebilecek, silahlanma yarışını hızlandırabilecek ve yeni jeopolitik gerilimlerin önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/japonyadan-tarihi-kirilma-pasifist-doktrin-terk-ediliyor-olumcul-silah-ihracati-serbest</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-21-065931.png" type="image/jpeg" length="96321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD’nin Ambargo Kıskacında Küba’ya “Reform” Dayatması]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abdnin-ambargo-kiskacinda-kubaya-reform-dayatmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abdnin-ambargo-kiskacinda-kubaya-reform-dayatmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Ambargo Kıskacında Küba’ya “Reform” Dayatması: Havana Görüşmeleri Emperyal Baskıyı Yeniden Gündeme Taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>ABD ile Küba arasında Havana’da gerçekleştirilen son temaslar, yalnızca diplomatik bir görüşme olmanın ötesinde, Washington yönetiminin uzun yıllardır sürdürdüğü ambargo politikası ve müdahaleci yaklaşımının yeni bir aşamaya taşındığını ortaya koydu. Amerika Birleşik Devletleri yetkililerinin Kübalı muhataplarına “reform” çağrısı yaptığı görüşmeler, ada ülkesine yönelik ekonomik kuşatmanın gölgesinde gerçekleşti.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Havana’da Kritik Görüşme: Reform Baskısı ve Diplomasi Mesajı</strong></h2>

<p>Havana’da 10 Nisan’da yapılan görüşmelerde, ABD heyetinin Küba’nın devlet kontrollü ekonomisinde kapsamlı değişiklikler talep ettiği ortaya çıktı. Görüşmelerin, Donald Trump yönetiminin sert söylemlerine rağmen diplomatik kanalların tamamen kapanmadığını göstermesi dikkat çekti.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı kaynakları, temasların Marco Rubio gözetiminde gerçekleştiğini doğrularken, görüşmelere katılan isimler açıklanmadı. İlk olarak Axios tarafından duyurulan görüşmelerde, Washington yönetiminin Küba ekonomisinin “çöküşe yakın olduğu” yönündeki değerlendirmelerini ilettiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>Ambargo Gölgesinde “Reform” Dayatması</strong></h2>

<p>Görüşmelerin en çarpıcı yönlerinden biri, ABD’nin yıllardır uyguladığı ekonomik ambargonun yarattığı kriz ortamını, Küba’ya yönelik yeni talepler için bir baskı aracına dönüştürmesi oldu. Petrol sevkiyatına yönelik kısıtlamalar ve enerji ablukası nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşayan Küba ekonomisine, aynı anda “serbest piyasa reformları” dayatılması dikkat çekti.</p>

<p>Küba tarafı ise görüşmelerde önceliğin açık biçimde ambargonun kaldırılması olduğunu vurguladı. Küba Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Alejandro Garcia del Toro, enerji ablukasının sona erdirilmesinin temel talep olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>ABD’nin Talepleri: Ekonomik Açılım, Siyasi Müdahale</strong></h2>

<p>ABD’nin sunduğu öneriler arasında şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>SpaceX’in geliştirdiği Starlink sisteminin Küba’da kullanımı</li>
 <li>1959 Küba Devrimi sonrası kamulaştırılan varlıklar için tazminat</li>
 <li>Siyasi tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>Daha geniş siyasi özgürlük alanları</li>
</ul>

<p>Bu talepler, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda doğrudan siyasi yapıya müdahale anlamına geldiği gerekçesiyle eleştiriliyor.</p>

<h2><strong>Askeri Tehdit ve “Diplomasi” Arasında Çifte Politika</strong></h2>

<p>Görüşmelerin zamanlaması da dikkat çekici. Donald Trump’ın, Küba’nın müttefiki olan Nicolas Maduro’nun yakalanmasının ardından Küba’ya yönelik askeri seçenekleri gündeme getirmesi, Washington’un “diplomasi” söylemiyle birlikte sert güç politikasını da sürdürdüğünü ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD yetkilileri, Küba’nın “ulusal güvenlik tehdidine dönüşmesine izin verilmeyeceği” yönündeki açıklamalarıyla, olası müdahale sinyallerini açık tutmaya devam ediyor.</p>

<h2><strong>2016’dan Bu Yana Bir İlk: ABD Uçağı Küba’da</strong></h2>

<p>Görüşmelere katılan ABD heyetini taşıyan uçağın, Guantanamo Bay dışındaki Küba topraklarına 2016’dan bu yana ilk kez iniş yaptığı belirtildi. Bu durum, iki ülke arasındaki temasların yeniden canlanabileceğine dair sınırlı bir işaret olarak yorumlandı.</p>

<h2><strong>Küba’dan Net Mesaj: “Saldırıya ve Müdahaleye İzin Vermeyiz”</strong></h2>

<p>Küba yönetimi, ABD’nin askeri ya da siyasi müdahale girişimlerine karşı sert bir tutum sergiledi. Küba Devlet Başkanı, Washington’a yönelik yaptığı açıklamada ülkesine yönelik herhangi bir saldırı veya rejim değişikliği girişiminin kabul edilmeyeceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Ambargo ve Emperyal Politika Tartışması Yeniden Gündemde</strong></h2>

<p>Havana’daki görüşmeler, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda ABD’nin Küba’ya yönelik onlarca yıldır sürdürdüğü ambargo politikasını ve küresel ölçekte eleştirilen yayılmacı yaklaşımını yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>Uzmanlara göre, ekonomik yaptırımların yarattığı kriz koşullarında “reform” talep edilmesi, klasik bir baskı ve yönlendirme stratejisi olarak değerlendiriliyor. Bu durum, ABD’nin Latin Amerika’daki tarihsel müdahaleci politikalarının günümüzde de farklı araçlarla sürdüğü yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.</p>

<p>Bu gelişmeler, Washington ile Havana arasındaki ilişkilerin geleceğinin yalnızca diplomasiyle değil, aynı zamanda güç dengeleri, ambargo politikaları ve bölgesel jeopolitik hesaplarla şekilleneceğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abdnin-ambargo-kiskacinda-kubaya-reform-dayatmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-21-064830.png" type="image/jpeg" length="47215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teotihuacan’da Silahlı Dehşet: Turistik Piramitte Saldırı, 1 Ölü 13 Yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/teotihuacanda-silahli-dehset-turistik-piramitte-saldiri-1-olu-13-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/teotihuacanda-silahli-dehset-turistik-piramitte-saldiri-1-olu-13-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meksika’nın başkenti yakınlarında bulunan Teotihuacan Arkeolojik Alanı, 20 Nisan 2026’da silahlı saldırıya sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Dünya Mirası Alanında Kanlı Gün</strong></h3>
</blockquote>

<p>Yetkililerin açıklamasına göre, tarihi piramitlerin bulunduğu bölgede bir saldırganın açtığı ateş sonucu Kanadalı bir kadın hayatını kaybetti, 13 kişi ise yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meksika eyaletinin güvenlik sekreteri Cristobal Castaneda, saldırganın olayın ardından intihar ettiğini duyurdu.</p>

<h3><strong>Yaralılar Farklı Ülkelerden</strong></h3>

<p>Saldırıda altı kişi doğrudan silahlı yaralanma nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Yaralılar arasında Kanadalı, Kolombiyalı, Brezilyalı ve ABD’li turistler yer aldı.</p>

<p>Yetkililer, saldırı sonrası yaşanan panik sırasında yedi kişinin daha yaralandığını ve olay yerinde tedavi edildiğini belirtti. Bu kişiler arasında Rusya, Kolombiya, Brezilya ve ABD vatandaşlarının bulunduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Ay Piramidi’nde Panik ve Kaos</strong></h3>

<p>Saldırının, bölgenin en dikkat çekici yapılarından biri olan Ay Piramidi üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Öğle saatlerinde yaşanan olayda saldırganın piramidin basamaklarında ilerlerken aralıklı şekilde ateş açtığı, turistlerin ise kaçışarak saklanmaya çalıştığı ifade edildi.</p>

<p>Olay sonrası bölgeye güvenlik güçleri sevk edilirken, turistler hızla tahliye edildi. Yetkililer olay yerinde bir ateşli silah, bıçak ve kullanılmamış mühimmat ele geçirdi.</p>

<h3><strong>Yetkililerden Sert Tepki ve Soruşturma Çağrısı</strong></h3>

<p>Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, saldırıyı “korkunç bir silahlı şiddet eylemi” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ise kapsamlı bir soruşturma başlatılması talimatı vererek olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Sheinbaum, bölgeye destek ekipleri gönderildiğini açıkladı.</p>

<h3><strong>Dünya Kupası Öncesi Güvenlik Endişesi</strong></h3>

<p>Saldırı, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın başlamasına iki aydan az bir süre kala yaşandı. Meksika’nın ABD ve Kanada ile birlikte ev sahipliği yapacağı turnuva öncesinde yaşanan bu olay, güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Turizm yetkililerine göre, yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe sahip Teotihuacan, 2025 yılında 1,8 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Birleşmiş Milletler tarafından “olağanüstü evrensel değere sahip” bir miras alanı olarak kabul edilen bölge, Mesoamerikan uygarlıklarının en önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.</p>

<h3><strong>Tanıklar: “Her şey bir anda değişti”</strong></h3>

<p>Olay sırasında bölgede bulunan ABD’li turist Anna Durmont, ilk anda durumun ciddiyetini anlamadıklarını belirterek, “Her şey oldukça sakindi. Ancak yaklaştıkça bunun ciddi bir acil durum olduğunu fark ettik” dedi.</p>

<h3><strong>Nadir Görülen Bir Saldırı</strong></h3>

<p>Meksika’da uyuşturucu kartellerine bağlı şiddet olayları sıkça yaşansa da, turistik alanlarda ve rastgele hedef alınan kitlesel silahlı saldırıların nadir olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Yetkililer, olayın tüm yönleriyle soruşturulduğunu ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/teotihuacanda-silahli-dehset-turistik-piramitte-saldiri-1-olu-13-yarali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 06:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-21-063405.png" type="image/jpeg" length="51743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: “ABD ablukasını aşmaya çalışan İran bayraklı gemiyi vurduk”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trump-abd-ablukasini-asmaya-calisan-iran-bayrakli-gemiyi-vurduk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trump-abd-ablukasini-asmaya-calisan-iran-bayrakli-gemiyi-vurduk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD güçlerinin İran bayraklı bir kargo gemisini hedef aldığını öne sürdü.</p>

<p>Trump’ın iddiasına göre, “TOUSKA” adlı gemi Umman Körfezi’nde ABD’nin uyguladığı deniz ablukasını aşmaya çalıştı. Yaklaşık 274 metre uzunluğunda olduğu belirtilen geminin, ABD Donanması’na ait USS Spruance tarafından durdurulmaya çalışıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, gemiye yapılan uyarıların ardından makine dairesinin hedef alındığını ve geminin hareket kabiliyetinin durdurulduğunu öne sürdü. Geminin daha sonra ABD Deniz Piyadeleri gözetimine alındığını belirtti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, “TOUSKA” adlı geminin geçmiş faaliyetleri nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı yaptırım listesinde yer aldığı da hatırlatıldı.</p>

<p>Gemide ne bulunduğuna ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtilirken, olayla ilgili ABD makamlarından henüz resmi bir doğrulama gelmedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trump-abd-ablukasini-asmaya-calisan-iran-bayrakli-gemiyi-vurduk</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4704.png" type="image/jpeg" length="13708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO’dan Orta Doğu’daki kültürel miras için “en yüksek koruma” adımı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/unescodan-orta-dogudaki-kulturel-miras-icin-en-yuksek-koruma-adimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/unescodan-orta-dogudaki-kulturel-miras-icin-en-yuksek-koruma-adimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnan hükümetinin başvurusu üzerine UNESCO, ülkedeki 39 Dünya Mirası alanını “geliştirilmiş koruma” kapsamına dahil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3>Birleşmiş Milletler’in eğitim, bilim ve kültür kurumu UNESCO, Orta Doğu’da süren savaşın kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı kritik bir adım attı. 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından İsrail, İran ve Lübnan’da çok sayıda tarihi ve kültürel alanın zarar görmesi üzerine, özellikle Lübnan’daki miras alanları “geliştirilmiş koruma” statüsüne alındı.</h3>
</blockquote>

<h3>39 miras alanı için “geliştirilmiş koruma”</h3>

<p>Lübnan hükümetinin başvurusu üzerine UNESCO, ülkedeki 39 Dünya Mirası alanını “geliştirilmiş koruma” kapsamına dahil etti. Bu statü, 1954 Lahey Sözleşmesi’nin İkinci Protokolü çerçevesinde sağlanan <strong>en üst düzey uluslararası hukuki koruma</strong> anlamına geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UNESCO Kültür ve Acil Durumlar Birimi Direktörü Krista Pikkat, bu statünün yalnızca insanlık için olağanüstü öneme sahip alanlara verildiğini belirterek, bu alanlara yönelik saldırıların <strong>savaş suçu sayılabileceğini</strong> vurguladı.</p>

<h3>20’den fazla alanda hasar raporu</h3>

<p>UNESCO, savaşın başlamasından bu yana bölgede 20’den fazla kültürel alanda hasar raporu aldı. Bu raporlar, uydu görüntüleri ve saha incelemeleriyle doğrulanıyor.</p>

<p>Kuruluşun doğruladığı hasar gören alanlar arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>İran’daki tarihi sinagoglar</li>
 <li>Golestan Sarayı</li>
 <li>Sa’dabad Sarayı</li>
 <li>Eski Senato Sarayı</li>
 <li>Tyre Antik Kenti</li>
</ul>

<p>Pikkat, bu yıkımın yalnızca fiziki yapılara değil, <strong>toplumların “yaşayan mirasına”</strong> da zarar verdiğini belirtti.</p>

<h3>UNESCO sahada nasıl çalışıyor?</h3>

<p>UNESCO, özellikle Lübnan’da yerel kurumlarla işbirliği içinde acil koruma çalışmaları yürütüyor. Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>Kültürel miras için acil durum envanterleri hazırlanıyor</li>
 <li>Taşınabilir eserler için tahliye planları oluşturuluyor</li>
 <li>Depolama alanları yeniden düzenleniyor</li>
 <li>Koruma altındaki alanlar “Mavi Kalkan” amblemiyle işaretleniyor</li>
 <li>Uzmanlara teknik eğitim ve danışmanlık sağlanıyor</li>
</ul>

<h3>“Kültür sadece geçmiş değil, gelecektir”</h3>

<p>UNESCO, savaş zamanlarında kültürel mirasın yalnızca korunması gereken fiziksel yapılar olmadığını, aynı zamanda toplumların kimliğinin ve dayanıklılığının temel unsuru olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Krista Pikkat’a göre, kültürel mirasın hedef alınması:</p>

<ul>
 <li>Toplumsal travmayı derinleştiriyor</li>
 <li>Kutuplaşmayı artırıyor</li>
 <li>İyileşme ve barış süreçlerini zorlaştırıyor</li>
</ul>

<p>Pikkat, kültürün aynı zamanda bir <strong>direnç ve yeniden inşa gücü</strong> olduğunu belirterek, “Kültür, barışın ve toplumsal iyileşmenin ekonomik ve sosyal temelidir” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/unescodan-orta-dogudaki-kulturel-miras-icin-en-yuksek-koruma-adimi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-18-075429.png" type="image/jpeg" length="85140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Epstein dosyalarındaki' insan ticareti iddiaları için hesap sorulması talep ediliyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/epstein-dosyalarindaki-insan-ticareti-iddialari-icin-hesap-sorulmasi-talep-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/epstein-dosyalarindaki-insan-ticareti-iddialari-icin-hesap-sorulmasi-talep-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Epstein dosyalarındaki' insan ticareti iddiaları için hesap sorulması talep ediliyor ve ataerkil güç sistemlerinin devam eden şiddetine karşı uyarı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>BM Uzmanlarından “Epstein Dosyaları” İçin Sert Çağrı</h2>
</blockquote>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) bağımsız insan hakları uzmanları, Jeffrey Epstein ile ilişkilendirilen ve kamuoyunda “Epstein dosyaları” olarak bilinen belgelerde yer alan insan ticareti iddiaları hakkında kapsamlı bir soruşturma ve hesap verebilirlik talep etti. Uzmanlar, söz konusu iddiaların yalnızca bireysel suçları değil, aynı zamanda küresel ölçekte süregelen ataerkil güç sistemlerinin yarattığı yapısal şiddeti de açığa çıkardığını vurguladı.</p>

<h2>“Şeffaf ve Kapsamlı Soruşturma Şart”</h2>

<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen uzmanlar, yaptıkları ortak açıklamada, genç kadınlar ve kız çocuklarının cinsel istismar amacıyla sistematik biçimde kaçırıldığına dair “güvenilir iddialardan” derin endişe duyduklarını belirtti.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:</p>

<blockquote>
<p>“Tam ve şeffaf bir soruşturma yapılmasını talep ediyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Dosyalarda yer alan iddiaların; üst düzey siyasetçilerden diplomatlara, iş dünyası liderlerinden akademisyenlere kadar geniş bir çevreyi kapsadığı ve onlarca yıl boyunca uluslararası ölçekte süren bir insan ticareti ağını işaret ettiği belirtildi.</p>

<h2>Ataerkil Sistemler ve Yapısal Şiddet Vurgusu</h2>

<p>Kadın ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılık konusunda çalışan BM Özel Raportörü Siobhán Mullally, söz konusu iddiaların yalnızca bireysel suçlarla sınırlı olmadığını belirterek, kökleşmiş eşitsizliklere dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlara göre:</p>

<ul>
 <li>Bu tür suçların uzun süre ortaya çıkarılamaması,</li>
 <li>Faillerin hesap vermemesi,</li>
 <li>Mağdurların korunamaması</li>
</ul>

<p>küresel ölçekte <strong>ataerkil iktidar yapılarının sürmesine olanak tanıyor</strong>.</p>

<h2>“Cezasızlık Kültürü Derinleşiyor”</h2>

<p>BM uzmanları, devletlerin ve kolluk kuvvetlerinin tepkisini “tamamen yetersiz” olarak nitelendirdi. Açıklamada, hesap verebilirliğin sağlanamamasının özellikle kadınlar ve kız çocukları üzerinde orantısız bir etki yarattığına dikkat çekildi.</p>

<blockquote>
<p>“Bu durum, uluslararası insan hakları hukukunun öngördüğü eşit koruma ilkesini zayıflatan bir cezasızlık kültürünü sürdürmektedir.”</p>
</blockquote>

<h2>Çocuk Ticareti: Ağır Bir İnsan Hakları İhlali</h2>

<p>Uzmanlar, çocuk ve genç kadın ticaretinin yalnızca bir suç değil, aynı zamanda ağır bir insan hakları ihlali olduğunu vurguladı.</p>

<ul>
 <li>Çocukların kaçırılması, çocukluklarını yok ediyor</li>
 <li>Uzun vadeli psikolojik ve fiziksel etkiler yaratıyor</li>
 <li>Hayatta kalanlar için kalıcı travmalara neden oluyor</li>
</ul>

<hr />
<h2>Devletlere Açık Uyarı: Yükümlülüklerinizi Yerine Getirin</h2>

<p>BM uzmanları, devletlerin uluslararası hukuk kapsamında:</p>

<ul>
 <li>İnsan ticaretini önleme</li>
 <li>Mağdurları tespit etme</li>
 <li>Koruma ve destek sağlama</li>
 <li>Failleri yargılama</li>
</ul>

<p>yükümlülükleri bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Ayrıca mağdurların:</p>

<ul>
 <li>Adalete erişim</li>
 <li>Hukuki destek</li>
 <li>Tazminat</li>
 <li>Tekrarlanmama güvenceleri</li>
</ul>

<p>haklarının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2>Mağdur Odaklı Yaklaşım Çağrısı</h2>

<p>Açıklamada, insan ticaretiyle mücadelede <strong>travma odaklı ve cinsiyete duyarlı politikaların</strong> esas alınması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>Tıbbi destek</li>
 <li>Psikososyal hizmetler</li>
 <li>Üreme ve cinsel sağlık hizmetleri</li>
 <li>Uzun vadeli sosyal rehabilitasyon</li>
</ul>

<p>önlemlerinin sağlanması gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Devletlerin Harekete Geçmesi Çoktan Gecikti”</h2>

<p>Uzmanlar, küresel ilginin azaldığına dikkat çekerek acil eylem çağrısını yineledi:</p>

<blockquote>
<p>“Devletlerin harekete geçme yükümlülüğü vardır ve bu yükümlülük çoktan yerine getirilmemiştir.”</p>
</blockquote>

<p>Sonuç olarak BM uzmanları, “Epstein dosyaları”nın yalnızca geçmişteki suçları değil, bugün de devam eden yapısal eşitsizlikleri ve cezasızlık sorununu ortaya koyduğunu belirterek, uluslararası toplumun somut ve kararlı adımlar atması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/epstein-dosyalarindaki-insan-ticareti-iddialari-icin-hesap-sorulmasi-talep-ediliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-17-083253.png" type="image/jpeg" length="84215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlüler Dünyasında Aşk ve Ayrılık Gündemi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/unluler-dunyasinda-ask-ve-ayrilik-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/unluler-dunyasinda-ask-ve-ayrilik-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollywood’dan Avrupa’ya uzanan magazin dünyasında ünlü çiftlerin ilişkileri ve ayrılıkları yeniden gündemin merkezine yerleşti. Son dönemde birçok ünlü isim ilişkilerini sonlandırırken, bazı çiftler ise ayrılık iddialarıyla konuşuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Ayrılıklar Gündemi Sarsıyor</h2>

<p>Magazin dünyasında son dönemde en çok konuşulan başlıklar arasında ünlü çiftlerin ayrılıkları yer alıyor. Hollywood ve Avrupa basınında yer alan haberlere göre birçok ilişkide krizler yaşanırken, bazı çiftler yollarını resmen ayırdı.</p>

<p>Öne çıkan ayrılık haberleri arasında:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Uzun süredir birlikte olan bazı ünlü çiftlerin ilişkilerini sonlandırması</li>
 <li>Boşanma ve ayrı yaşama iddialarının artması</li>
 <li>Sosyal medya üzerinden dolaylı açıklamalar yapılması</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<h2>“Bennifer” Sürecinde Yeni Gelişmeler</h2>

<p>Jennifer Lopez ile Ben Affleck arasındaki ilişki, magazin gündeminin en çok takip edilen konularından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Yıllar sonra yeniden bir araya gelen çift, evliliklerini sürdürememiş ve ayrılık sürecine girmişti. Son gelişmeler, ikilinin medya baskısı ve yoğun kariyer temposu nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini gösteriyor.</p>

<p><img alt="Jennifer Lopez Ile Ben Affleck" class="detail-photo img-fluid" height="532" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/jennifer-lopez-ile-ben-affleck.webp" width="800" /></p>

<h2>Katy Perry – Orlando Bloom İlişkisi</h2>

<p>Katy Perry ile Orlando Bloom cephesinde de ayrılık iddiaları gündemde.</p>

<p>Uzun süredir birlikte olan çiftin ilişkisini sonlandırdığı yönündeki haberler magazin basınında geniş yer bulurken, taraflardan resmi bir açıklama beklendiği ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Katy Perry – Orlando Bloom İlişkisi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/katy-perry-orlando-bloom-iliskisi.webp" width="1280" /></p>

<h2>Magazin Dünyasında Ayrılık Trendleri</h2>

<p>Uzmanlara göre ünlüler dünyasında artan ayrılıkların arkasında:</p>

<ul>
 <li>Yoğun iş temposu</li>
 <li>Sürekli medya ve sosyal medya baskısı</li>
 <li>Uzun mesafe ilişkileri</li>
 <li>Özel hayatın kamusal alanda yaşanması</li>
</ul>

<p>gibi etkenler bulunuyor.</p>

<h2>Genel Tablo</h2>

<p>Dünya magazininde son dönemde öne çıkan başlıklar:</p>

<ul>
 <li>💔 Sürpriz ayrılıklar</li>
 <li>📱 Sosyal medya kaynaklı krizler</li>
 <li>🎬 Yoğun kariyer baskısı</li>
 <li>💍 Uzun ilişkilerde yıpranma süreci</li>
</ul>

<p>olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Magazin dünyasında gözler şimdi, yeni açıklamalar ve olası barışma haberlerine çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/unluler-dunyasinda-ask-ve-ayrilik-gundemi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/jennifer-lopez-ile-ben-affleck.webp" type="image/jpeg" length="71851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu’dan Erdoğan’a Sert Sözler: Gerilim Tırmanıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/netanyahudan-erdogana-sert-sozler-gerilim-tirmaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/netanyahudan-erdogana-sert-sozler-gerilim-tirmaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Netanyahu’dan Erdoğan’a Yönelik Açıklama</h2>

<p>Binyamin Netanyahu, İran ile devam eden gerilime ilişkin yaptığı açıklamada savaşın süreceğini belirtti. Netanyahu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan ifadeler kullandı.</p>

<h2>Gerilim Sürüyor</h2>

<p>İsrail ile İran arasında son dönemde artan gerilim, karşılıklı açıklamalarla daha da tırmanırken, Netanyahu’nun açıklaması dikkat çekti. İsrail Başbakanı, ülkesinin güvenliği için operasyonların süreceğini vurguladı.</p>

<h2>Erdoğan’a Yönelik Sözler</h2>

<p>Netanyahu’nun paylaşımında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgesel politikalara ilişkin tutumuna yönelik eleştiriler yer aldı. Açıklamada, Türkiye’nin söylemlerine karşı İsrail’in kendi güvenlik önceliklerinden geri adım atmayacağı mesajı verildi.</p>

<h2>Bölgesel Tansiyon Yükseliyor</h2>

<p>Orta Doğu’da İsrail-İran hattında artan gerilim, bölgedeki diğer aktörleri de doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin de diplomatik ve siyasi düzlemde sürece dahil olduğu bir dönemde, karşılıklı açıklamaların tansiyonu daha da yükseltmesinden endişe ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>Netanyahu’nun sözlerinin ardından Ankara’dan nasıl bir yanıt verileceği merak konusu olurken, gelişmelerin bölgesel dengeler üzerindeki etkisi yakından izleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/netanyahudan-erdogana-sert-sozler-gerilim-tirmaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/07/netanyahu-1.jpg" type="image/jpeg" length="85551"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalya’da kuş gribi alarmı: Avrupa’da ilk A(H9N2) vakası]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/italyada-kus-gribi-alarmi-avrupada-ilk-ah9n2-vakasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/italyada-kus-gribi-alarmi-avrupada-ilk-ah9n2-vakasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), İtalya’da Senegal’den dönen bir erkekte Avian Influenza A(H9N2) virüsünün tespit edildiğini açıkladı. Bu vaka, Avrupa Bölgesi’nde bildirilen ilk ithal insan vakası olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Hastanın durumu ve tespit süreci</h2>

<p>İtalya’nın Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR) Ulusal Odak Noktası, 21 Mart 2026’da DSÖ’ye yaptığı bildirimde, yetişkin bir erkek hastada kuş gribi A(H9) virüsünün saptandığını duyurdu.</p>

<ul>
 <li>Hasta, <strong>6 aydan uzun süre Senegal’de kaldıktan sonra Mart ortasında İtalya’ya döndü.</strong></li>
 <li>Ülkeye girişinin ardından <strong>ateş ve inatçı öksürük</strong> şikayetleriyle acil servise başvurdu.</li>
 <li>16 Mart’ta alınan örneklerde hem <strong>tüberküloz (Mycobacterium tuberculosis)</strong> hem de tiplenemeyen influenza A virüsü tespit edildi.</li>
</ul>

<p>Hastaya izolasyon uygulanarak:</p>

<ul>
 <li><strong>tüberküloz tedavisi</strong></li>
 <li>antiviral ilaç <strong>oseltamivir</strong></li>
</ul>

<p>başlandı. 9 Nisan itibarıyla hastanın durumunun <strong>stabil ve iyileşme sürecinde olduğu</strong> bildirildi.</p>

<h2>Genetik analiz: Kaynak Senegal bağlantılı</h2>

<p>Laboratuvar incelemeleri sonucunda:</p>

<ul>
 <li>20 Mart’ta virüsün <strong>A(H9)</strong> alt tipi olduğu belirlendi</li>
 <li>21 Mart’ta ileri genetik analizle <strong>A(H9N2)</strong> olduğu doğrulandı</li>
</ul>

<p>İlk bulgular, enfeksiyonun <strong>Senegal’deki kuş kaynaklı virüslerle genetik benzerlik taşıdığını</strong> ortaya koydu. Ancak dikkat çekici şekilde:</p>

<ul>
 <li>Hastanın <strong>kanatlı hayvanlarla doğrudan teması yok</strong></li>
 <li>Benzer semptom gösteren kişilerle <strong>temas öyküsü bulunmuyor</strong></li>
</ul>

<p>Bulaş kaynağına ilişkin araştırmalar sürüyor.</p>

<h2>Temaslılarda risk saptanmadı</h2>

<ul>
 <li>Senegal’deki temaslılar <strong>belirti göstermedi</strong></li>
 <li>İtalya’daki tüm temaslılar <strong>negatif çıktı</strong></li>
 <li>Temaslılara koruyucu amaçla <strong>oseltamivir verildi</strong></li>
 <li>Karantina ve izlem süreci tamamlandı</li>
</ul>

<h2>Kuş gribi insanlara nasıl bulaşıyor?</h2>

<p>Uzmanlara göre kuş gribi virüsleri normalde hayvanlarda dolaşsa da zaman zaman insanlara geçebiliyor.</p>

<p>Bulaş genellikle:</p>

<ul>
 <li>Enfekte kanatlılarla <strong>doğrudan temas</strong></li>
 <li>Kirlenmiş ortamlara <strong>dolaylı temas</strong> yoluyla gerçekleşiyor</li>
</ul>

<p>İnsanlarda hastalık:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Hafif solunum yolu enfeksiyonundan</li>
 <li>Ağır ve ölümcül tablolara kadar değişebiliyor</li>
</ul>

<h2>DSÖ: Genel risk düşük</h2>

<p>DSÖ’nün değerlendirmesine göre:</p>

<ul>
 <li>A(H9N2) virüsleri <strong>insanlar arasında kalıcı yayılma yeteneği kazanmamış durumda</strong></li>
 <li>Bu nedenle <strong>insandan insana yayılma riski düşük</strong></li>
 <li>Genel toplum için risk seviyesi <strong>“düşük”</strong> olarak değerlendiriliyor</li>
</ul>

<p>Ancak virüsün küresel ölçekte <strong>yakından izlenmeye devam edildiği</strong> vurgulandı.</p>

<h2>İlk vaka değil, ancak Avrupa’da bir ilk</h2>

<p>A(H9N2) virüsü daha önce:</p>

<ul>
 <li><strong>Afrika ve Asya’da</strong> insanlarda görülmüştü</li>
 <li>En fazla vaka <strong>Çin’de</strong> bildirildi</li>
</ul>

<p>Bu olay ise:<br />
➡️ <strong>Avrupa’da tespit edilen ilk ithal insan vakası</strong> olması açısından önem taşıyor.</p>

<h2>Sağlık otoritelerinden uyarılar</h2>

<p>DSÖ, mevcut durumda yeni bir önlem önermese de şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Canlı hayvan pazarları ve çiftliklerden <strong>uzak durulmalı</strong></li>
 <li>Kanatlı hayvanlarla çalışanlar <strong>koruyucu ekipman kullanmalı</strong></li>
 <li><strong>El hijyeni</strong> sıkı şekilde uygulanmalı</li>
</ul>

<p>Ayrıca mevcut verilere göre:<br />
➡️ <strong>Seyahat veya ticaret kısıtlaması önerilmiyor.</strong></p>

<h2>Uluslararası bildirim zorunlu</h2>

<p>Uluslararası Sağlık Tüzüğü gereği:</p>

<ul>
 <li>Yeni bir influenza alt tipiyle gelişen <strong>tüm insan enfeksiyonları DSÖ’ye bildirilmek zorunda</strong></li>
 <li>Ülkelerin bu tür vakaları <strong>derhal raporlaması gerekiyor</strong></li>
</ul>

<hr />
<h3>Genel değerlendirme</h3>

<p>İtalya’daki bu vaka, <strong>küresel salgın riski açısından düşük</strong> görülse de, zoonotik (hayvandan insana geçen) hastalıkların <strong>uluslararası hareketlilikle yayılabileceğini</strong> bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle göç ve seyahat hareketliliğinin arttığı dönemlerde <strong>erken tespit ve hızlı bildirim sistemlerinin hayati önem taşıdığını</strong> vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/italyada-kus-gribi-alarmi-avrupada-ilk-ah9n2-vakasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/tgpt-image-10-nis-2026-20-54-29.jpg" type="image/jpeg" length="97285"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail’in Ölüm Cezası Yasası: Ceza Adaletinden Çok Etno-Milliyetçi Bir Dönüşüm]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/israilin-olum-cezasi-yasasi-ceza-adaletinden-cok-etno-milliyetci-bir-donusum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/israilin-olum-cezasi-yasasi-ceza-adaletinden-cok-etno-milliyetci-bir-donusum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı suçlar için ölüm cezası “varsayılan ceza” haline getirildi. Ancak bu uygulama, yalnızca suçun Filistinliler tarafından işlenmesi durumunda geçerli olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>İsrail parlamentosunun 30 Mart 2026’da kabul ettiği yeni yasa, ölüm cezasını fiilen yeniden devreye sokarken, yalnızca Filistinlileri hedef alan ikili bir hukuk sistemini daha da derinleştiriyor. Uzmanlara göre düzenleme, güvenlikten çok ideolojik bir yönelimin ürünü.</strong></p>
</blockquote>

<p>İsrail devleti, yaklaşık 80 yıllık tarihinde mahkeme kararıyla yalnızca bir kez idam cezası uyguladı. Bu istisna, Nazi soykırımının baş mimarlarından Adolf Eichmann’ın 1962’de idam edilmesiydi. Ancak 30 Mart 2026’da kabul edilen yeni yasa, bu tarihsel sınırlamayı fiilen ortadan kaldırdı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre bazı suçlar için ölüm cezası “varsayılan ceza” haline getirildi. Ancak bu uygulama, yalnızca suçun Filistinliler tarafından işlenmesi durumunda geçerli olacak şekilde tasarlandı.</p>

<h2><strong>İkili yargı sistemi derinleşiyor</strong></h2>

<p>Yasa, iki ayrı yargı mekanizmasını daha da belirgin hale getiriyor. İsrail’deki sivil mahkemeler, “İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma” niyetiyle işlenen cinayetlerde ölüm cezası verebilecek.</p>

<p>Öte yandan, işgal altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren askeri mahkemeler, “terörizm” kapsamında değerlendirilen cinayetlerde ölüm cezasını zorunlu kılıyor. Müebbet hapis ise yalnızca belirsiz “istisnai durumlarda” uygulanabilecek.</p>

<p>Ayrıca yasa, askeri mahkemeler tarafından verilen idam kararlarının 90 gün içinde infaz edilmesini öngörüyor. Tasarı, iktidar koalisyonunun desteğiyle 62’ye karşı 48 oyla kabul edildi.</p>

<p>Bu düzenleme, Filistinlilerin yalnızca askeri mahkemelerde yargılandığı ve mahkûmiyet oranlarının yaklaşık %96 olduğu mevcut sistemi daha da pekiştiriyor. Bu mahkemelerde kararların önemli ölçüde baskı altında alınan itiraflara dayandığı yönünde ciddi eleştiriler bulunuyor.</p>

<h2><strong>Caydırıcılık tartışması ve güvenlik bürokrasisi</strong></h2>

<p>Yasayı savunanlar, düzenlemenin caydırıcılık sağlayacağını ve olası esir takaslarının önüne geçeceğini ileri sürüyor. 2011’deki Gilad Shalit anlaşmasında 1000’den fazla Filistinli mahkûmun serbest bırakılması, bu argümanın temel dayanaklarından biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Ancak İsrail Savunma Kuvvetleri ve Şin Bet gibi kurumlarda görev yapmış bazı üst düzey güvenlik yetkilileri, ölüm cezasının terörizmi caydırdığına dair herhangi bir somut kanıt bulunmadığını vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yerleşimci ideolojinin yükselişi</strong></h2>

<p>Yasa, anlık bir güvenlik refleksinden çok, uzun yıllara yayılan siyasi dönüşümün bir sonucu olarak değerlendiriliyor. 1977’de Likud’un iktidara gelmesiyle birlikte Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişlemesi hız kazandı.</p>

<p>Bugün nüfusun yaklaşık %6’sını oluşturan yerleşimciler, siyasi etkileri bakımından çok daha güçlü bir konuma ulaştı. Askeri yapıdan bürokrasiye, hükümetten parti içi dengelere kadar geniş bir alanda etkili hale geldiler.</p>

<p>Mevcut hükümette Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir gibi isimler, açıkça etno-milliyetçi ve yerleşimci ideolojiyi savunuyor. Bu yaklaşım, Filistin topraklarında uzlaşmayı reddeden ve Yahudi üstünlüğünü esas alan bir perspektife dayanıyor.</p>

<p>Son yıllarda Batı Şeria’da artan yerleşimci şiddeti de bu siyasi iklimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Devlet ve militanlık arasındaki sınır bulanıklaşıyor</strong></h2>

<p>Smotrich’in Batı Şeria’daki sivil yönetimi askeri yapıdan alarak maliye bakanlığına bağlaması, yerleşim politikaları üzerindeki denetimi zayıflattı. Ben-Gvir’in ise on binlerce yeni silah ruhsatı vermesi, yerleşimcilerin silahlı kapasitesini artırdı.</p>

<p>Bu gelişmeler, devlet güvenlik aygıtı ile yerleşimci militanlığı arasındaki sınırların giderek silikleştiğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>İntikam siyaseti ve ideolojik dönüşüm</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre ölüm cezası yasası, klasik bir ceza politikası değişikliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu düzenleme, caydırıcılıktan ziyade misillemeye dayalı bir anlayışın ürünü olarak görülüyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, İsrail’de belirli bir dindar-milliyetçi ideolojinin yükselişiyle bağlantılı. Bu ideoloji, Batı Şeria’yı işgal edilmiş bir bölge değil, “ilahi olarak vaat edilmiş topraklar” olarak tanımlıyor ve Filistinlilerin ulusal taleplerini reddediyor.</p>

<p>Bu çerçevede ölüm cezası, yalnızca bir ceza aracı değil; aynı zamanda ideolojik üstünlüğün ve devlet gücünün bir ifadesi haline geliyor.</p>

<h2><strong>Demokratik gerileme tartışması</strong></h2>

<p>İsrail’de İsrailliler ve Filistinliler için farklı hukuk sistemlerinin varlığı yeni değil. Ancak yeni yasa, bu ayrımı açık ve kurumsal bir şekilde yeniden tanımlıyor.</p>

<p>Bu durum, İsrail’in uzun süredir savunduğu “hukuk önünde eşitlik” iddiasını zayıflatıyor. Akademisyenlere göre, cezai yaptırımların etnik veya siyasi kimliğe göre seçici uygulanması, illiberal yönetimlerin temel özelliklerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Yeni yasa, bu bağlamda İsrail’i demokratik gerileme tartışmalarının merkezine daha da yaklaştırıyor.</p>

<h2><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>Ölüm cezası yasası, yüzeyde bir güvenlik politikası gibi görünse de, derinlerde İsrail’in siyasi ve ideolojik yönelimindeki dönüşümün bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Düzenleme, yalnızca ceza hukukunu değil, devletin karakterine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirmiş durumda.</p>

<p><a href="https://theconversation.com/profiles/arie-perliger-379619" itemprop="url" rel="author">Arie Perliger</a></p>

<p>Director of Security Studies and Professor of Criminology and Justice Studies, UMass Lowell</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/israilin-olum-cezasi-yasasi-ceza-adaletinden-cok-etno-milliyetci-bir-donusum</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-08-100757.png" type="image/jpeg" length="87585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD–İran hattında kritik gelişme: Hürmüz şartlı ateşkes]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abd-iran-hattinda-kritik-gelisme-hurmuz-sartli-ateskes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abd-iran-hattinda-kritik-gelisme-hurmuz-sartli-ateskes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında süren gerilimde dikkat çeken bir diplomatik adım atıldı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiklerini açıkladı.</p>

<p>Küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir nokta olarak öne çıkıyor. Bu nedenle boğazın açık kalması, sadece bölgesel değil küresel ekonomik dengeler açısından da belirleyici rol oynuyor.</p>

<h3>İran’dan güvenli geçiş mesajı</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ateşkes sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin güvenliğinin sağlanacağını belirtti. Erakçi, bu süreçte deniz trafiğinin İran ordusuyla koordineli şekilde sürdürüleceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Enerji piyasaları yakından izliyor</h3>

<p>Uzmanlara göre, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına yönelik bu mutabakat, özellikle petrol ve doğalgaz piyasalarında kısa vadeli rahatlama sağlayabilir. Ancak ateşkesin geçici olması ve taraflar arasındaki güvensizliğin sürmesi, risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.</p>

<h3>Bölgesel gerilim sürüyor</h3>

<p>ABD–İran hattında atılan bu adım, çatışmaların tamamen sona erdiği anlamına gelmezken; İsrail’in bölgedeki pozisyonu ve Lübnan cephesine ilişkin tartışmalar, Orta Doğu’daki çok katmanlı gerilimin devam ettiğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abd-iran-hattinda-kritik-gelisme-hurmuz-sartli-ateskes</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/abd-iran.jpg" type="image/jpeg" length="12352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu: “Ateşkes Lübnan’ı kapsamıyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/netanyahu-ateskes-lubnani-kapsamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/netanyahu-ateskes-lubnani-kapsamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkese ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesi desteklediklerini belirtirken, anlaşmanın Lübnan cephesini kapsamadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump tarafından İran’a yönelik saldırılar kapsamında duyurulan ateşkesin, bölgedeki gerilimi geçici olarak düşürmeyi hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<h3>“Lübnan bu ateşkesin parçası değil”</h3>

<p>Netanyahu, yaptığı açıklamada ateşkesin kapsamına ilişkin önemli bir ayrıntıya dikkat çekerek, “Bu ateşkes Lübnan’ı kapsamıyor” dedi. Açıklama, özellikle İsrail’in kuzey sınırındaki gelişmelerin ayrı değerlendirileceğine işaret etti.</p>

<p>Bu değerlendirme, İsrail’in İran ile doğrudan ya da dolaylı çatışma riskini sınırlarken, Lübnan hattında askeri hareketliliği sürdürebileceği şeklinde yorumlandı.</p>

<h3>Pakistan’dan farklı açıklama</h3>

<p>Öte yandan Şahbaz Şerif ise ateşkesin kapsamına ilişkin farklı bir değerlendirme yaptı. Şerif, “İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki 2 haftalık ateşkes, Lübnan ve diğer bölgelerde de yürürlüğe girdi” açıklamasında bulundu.</p>

<h3>Bölgede belirsizlik sürüyor</h3>

<p>Taraflardan gelen çelişkili açıklamalar, ateşkesin kapsamı ve sahadaki etkilerine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde sahadaki gelişmelerin ve diplomatik temasların, ateşkesin kalıcılığı açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/netanyahu-ateskes-lubnani-kapsamiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/netanyahu-2.jpg" type="image/jpeg" length="69785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den Uluslararası Topluma Çağrı: “Sudan’ı Görmezden Gelmeyin”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dsoden-uluslararasi-topluma-cagri-sudani-gormezden-gelmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dsoden-uluslararasi-topluma-cagri-sudani-gormezden-gelmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süregelen çatışmaların etkisiyle Sudan’daki sağlık sistemi neredeyse tamamen çökmüş durumda. Sağlık altyapısının hedef alınması, krizi daha da derinleştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü, Sudan’da devam eden çatışmaların yarattığı ağır insani tabloya dikkat çekerek uluslararası topluma acil çağrıda bulundu: “Sudan’ı görmezden gelmeyin.”</strong></p>
</blockquote>

<p>DSÖ’ye göre Sudan, bugün dünyadaki en ağır insani ve halk sağlığı krizlerinden biriyle karşı karşıya. Ülkede 33,7 milyondan fazla insan—yani nüfusun yarısından fazlası—acil ve hayat kurtarıcı yardıma ihtiyaç duyuyor.</p>

<p><strong>Sağlık Sistemi Çöküşün Eşiğinde</strong></p>

<p>Süregelen çatışmaların etkisiyle Sudan’daki sağlık sistemi neredeyse tamamen çökmüş durumda. Sağlık altyapısının hedef alınması, krizi daha da derinleştiriyor.</p>

<p>Özellikle son haftalarda hastanelere yönelik saldırılar ciddi can kayıplarına yol açtı:</p>

<p>20 Mart’ta, Doğu Darfur’daki El-Daein Eğitim Hastanesi’ne düzenlenen insansız hava aracı saldırısında en az 64 kişi hayatını kaybetti, 89 kişi yaralandı. Ölenler arasında hastalar ve sağlık çalışanları da bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2 Nisan’da, Beyaz Nil Eyaleti’ndeki El-Cabalain Hastanesi’ne düzenlenen bir başka saldırıda, ameliyat sırasında hayatını kaybeden hastane müdürü dahil 10 sağlık ve idari personel yaşamını yitirdi, 22 kişi yaralandı.</p>

<p><strong>Hastaneler Yağmalanıyor, Hizmetler Duruyor</strong></p>

<p>Saldırılar yalnızca can kayıplarına yol açmakla kalmıyor, sağlık hizmetlerini de tamamen durma noktasına getiriyor:</p>

<p>Aynı gün El-Daein’deki Aile Hastanesi yağmalandı; hastalar ve sağlık çalışanları saldırıya uğrayarak tesisten çıkarıldı, hastane faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.</p>

<p>25 Mart’ta, Mavi Nil Eyaleti’nin El-Kurmuk kentindeki bir hastane yağmalandı, ekipmanlar tahrip edildi, personel ve hastalar zorla çıkarıldı. Bir sağlık çalışanı ağır yaralandı.</p>

<p><strong>“Sudan Bu Krizi Tek Başına Aşamaz”</strong></p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, yaşananların uluslararası toplum için açık bir uyarı olduğunu vurgulayarak, küresel dayanışmanın yeniden güçlendirilmesi ve kararlı siyasi ile insani adımların atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Açıklamada şu vurgu öne çıktı:</strong></p>

<p>Sudan, bu çok yönlü krizi tek başına atlatamaz. Uluslararası toplumun acil ve etkili müdahalesi hayati önem taşıyor.</p>

<p><strong>Uluslararası Müdahale Çağrısı</strong></p>

<p>DSÖ, Sudan’daki durumun yalnızca bir iç kriz değil, aynı zamanda küresel bir insani sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, uluslararası aktörlere şu alanlarda harekete geçme çağrısı yaptı:</p>

<p>Acil insani yardımların artırılması</p>

<p>Sağlık sisteminin yeniden ayağa kaldırılması</p>

<p>Sivillerin ve sağlık tesislerinin korunması</p>

<p>Çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerin hızlandırılması</p>

<p>Sudan’da derinleşen kriz, sağlık hizmetlerinin hedef alınmasıyla birlikte her geçen gün daha da ağırlaşıyor. DSÖ’nün uyarısı ise net: Zaman daralıyor ve harekete geçilmezse insani felaket daha da büyüyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dsoden-uluslararasi-topluma-cagri-sudani-gormezden-gelmeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-05-103809.png" type="image/jpeg" length="40528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endonezya’da 7.8 Şiddetli Deprem: Tsunami Alarmı Verildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/endonezyada-78-siddetli-deprem-tsunami-alarmi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/endonezyada-78-siddetli-deprem-tsunami-alarmi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneydoğu Asya’nın en riskli deprem kuşaklarından birinde yer alan Endonezya, sabaha karşı büyük bir sarsıntıyla uyandı. Kuzey Maluku açıklarında meydana gelen deprem, bölgede paniğe neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>🌍 Depremin Detayları</h3>

<p>Depremin merkez üssünün, yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı Ternate kentine <strong>120 kilometre mesafede</strong> olduğu açıklandı. İlk belirlemelere göre depremin büyüklüğü <strong>7.8</strong> olarak duyuruldu.</p>

<p>Ancak USGS (ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu), yaptığı teknik güncelleme ile depremin büyüklüğünü <strong>7.4</strong> olarak revize etti.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habereguven.com/vidyome/embed/178351" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h3>🌊 Tsunami Uyarısı ve Artçılar</h3>

<p>Depremin ardından bölgede hareketlilik sürüyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Tsunami Alarmı:</strong> Maluku Adaları çevresi için acil uyarı yapıldı</li>
 <li><strong>Artçı Sarsıntılar:</strong> Büyüklüğü <strong>5.0’a kadar ulaşan</strong> çok sayıda artçı deprem kaydedildi</li>
</ul>

<p>Yetkililer, özellikle kıyı kesimlerinde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<h3></h3>

<h3>“Ateş Çemberi” Üzerinde</h3>

<p>Endonezya, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen ve dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunuyor. Bu nedenle ülkede sık sık büyük depremler ve volkanik hareketler yaşanıyor.</p>

<h3> Uyarılar Sürüyor</h3>

<p>Yetkililer, Maluku Denizi çevresinde yaşayanların tsunami uyarılarını dikkate almaları ve resmi açıklamaları takip etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Bölgeden gelecek hasar ve can kaybına ilişkin net bilgilerin ise gün içinde açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/endonezyada-78-siddetli-deprem-tsunami-alarmi-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/endonezya.jpg" type="image/jpeg" length="13909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meksika: 130 Bin Kayıptan 40 Bini Hayatta Olabilir]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/meksika-130-bin-kayiptan-40-bini-hayatta-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/meksika-130-bin-kayiptan-40-bini-hayatta-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meksika'nın kartellere karşı savaş başlattığı 2006 yılından sonra kayıp vakalarında büyük bir artış yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Meksika’da Kayıp Krizi: 40 Binden Fazla Kişinin Hayatta Olabileceği Açıklandı</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>MEXICO CITY –</strong> Meksika hükümeti, ülkede yıllardır süren kayıp kişiler krizine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Yetkililer, resmi veri tabanlarının karşılaştırılması sonucu kayıp olarak kaydedilen <strong>130 bini aşkın kişiden 40 binden fazlasının hayatta olabileceğini</strong> duyurdu.</p>

<p><strong>Resmi Kayıtlar Karşılaştırıldı: 40 Bin Kişide “Yaşam İzleri”</strong></p>

<p>Ulusal kayıp kişiler sicilinin bir yıl süren kapsamlı incelemesinin ardından yapılan açıklamaya göre, toplam kayıtların yaklaşık <strong>%31’ine denk gelen 40.308 kişi</strong>, farklı devlet veri tabanlarında yeniden izlenebildi.</p>

<p>Vergi beyannameleri, doğum ve evlilik kayıtları gibi resmi belgelerde tespit edilen hareketlilik, bu kişilerin hayatta olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Yetkililer ayrıca şimdiye kadar <strong>5.269 kişinin yerini tespit ederek kimliklerini doğruladıklarını</strong> ve bu kişilerin dosyalarının “bulundu” olarak yeniden sınıflandırıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Eksik ve Hatalı Kayıtlar Krizi Derinleştiriyor</strong></p>

<p>Yetkililere göre kayıp kişiler sayısının yüksek görünmesinin önemli nedenlerinden biri de <strong>kayıt sistemindeki ciddi eksiklikler</strong>.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yaklaşık <strong>46 bin kayıtta (%36)</strong> isim, tarih veya kaybolma yeri gibi temel bilgiler bulunmuyor.</li>
 <li>Bu eksiklikler, birçok dosyada arama çalışmalarını neredeyse imkânsız hale getiriyor.</li>
 <li>Verilerin; savcılıklar, arama komisyonları, vatandaş bildirimleri ve aktivist gruplardan gelen <strong>doğrulanmamış listelerle oluşturulması</strong>, mükerrer ve hatalı kayıtların artmasına yol açtı.</li>
</ul>

<p>Bunun yanında, <strong>43.128 dosyada bilgiler eksiksiz olmasına rağmen</strong> diğer devlet veri tabanlarında herhangi bir iz bulunamadı.</p>

<p><strong>Soruşturma Açığı Dikkat Çekiyor</strong></p>

<p>Yetkililerin verdiği bilgilere göre, kayıp vakalarının <strong>%10’undan daha azı</strong> aktif cezai soruşturma kapsamında bulunuyor. Bu durum, yıllardır savcılık ve kolluk kuvvetlerinin yetersizliği yönünde eleştirilere neden oluyor.</p>

<p><strong>2006 Sonrası Kayıplarda Büyük Artış</strong></p>

<p>Meksika Uyuşturucu Savaşı sonrası dönemde kayıp vakalarında dramatik bir artış yaşandı.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bugün kayıp olarak kayıtlı <strong>130.178 kişi</strong>, 2006 sonrası döneme ait</li>
 <li><strong>2.356 vaka ise 1952–2005 yılları arasında</strong>, çoğu zorla kaybetme iddialarıyla bağlantılı</li>
</ul>

<p>Kamu politikaları kuruluşu Mexico Evalua, son on yılda kayıp vakalarının <strong>%200 arttığını</strong> ve bunun organize suç örgütlerinin güçlenmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>“Hiçbir Kayıt Silinmeyecek”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hükümet yetkilileri, kamuoyundaki endişeleri gidermek amacıyla <strong>hiçbir kaydın sistemden silinmeyeceğini</strong>, yalnızca bulunan kişilerin durumlarının güncelleneceğini vurguladı.</p>

<p>Ayrıca yeni yasal düzenlemelerle, <strong>asgari veri olmadan sisteme yeni kayıt girilmesinin önüne geçildiği</strong> açıklandı.</p>

<p><strong>Hükümetten Kararlılık Mesajı</strong></p>

<p>Güvenlikten sorumlu üst düzey yetkili Marcela Figueroa, Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum’un sabah toplantısında yaptığı açıklamayı aktararak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kaybolan herkesi bulana kadar aramaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Uzmanlar Uyarıyor: Güven Sorunu Derin</strong></p>

<p>Meksikalı siyaset analisti Viri Rios ise kayıp kişiler listesindeki güncellemelerin toplumda tartışma yarattığını belirtti.</p>

<p>Rios’a göre özellikle çocuklarını arayan aileler, <strong>meşru vakaların sistemden yanlışlıkla çıkarılabileceği</strong> endişesini taşıyor.</p>

<p>Ancak Rios, kayıt sisteminin yıllardır <strong>“yetersiz denetimle ve düzensiz biçimde” yönetildiğini</strong>, birçok vakanın rastgele eklendiğini ve takip edilmediğini de vurguladı.</p>

<p><strong>Yeni Dönem: Tüm Vakalar İçin Soruşturma Zorunluluğu</strong></p>

<p>Son düzenlemelerle birlikte artık yerel savcılıkların <strong>her kayıp vakası için resmi soruşturma dosyası açmak zorunda olacağı</strong> belirtiliyor. Uzmanlara göre bu adım, kayıp krizinin çözümünde kritik bir eşik olabilir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/meksika-130-bin-kayiptan-40-bini-hayatta-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-27-224542.png" type="image/jpeg" length="34079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın beklediği haber: 1 aylık ateşkes ve 15 maddelik yol haritası iddiası]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dunyanin-bekledigi-haber-1-aylik-ateskes-ve-15-maddelik-yol-haritasi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dunyanin-bekledigi-haber-1-aylik-ateskes-ve-15-maddelik-yol-haritasi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu’da dengeleri değiştirebilecek kritik bir diplomatik girişim gündemde. Amerika Birleşik Devletleri’nin, İran ile <strong>1 aylık geçici ateşkes</strong> için temas yürüttüğü ve bu süreçte <strong>15 maddelik kapsamlı bir anlaşmanın müzakere edileceği</strong> öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlere göre süreç, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve danışmanı Jared Kushner tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Kaynaklarda, planın Gazze ve Lübnan’daki önceki mutabakatlara benzer bir çerçeveye sahip olduğu ifade ediliyor.</p>

<hr />
<h3>15 maddelik yol haritasında öne çıkan başlıklar</h3>

<p>İddiaya göre müzakere edilecek taslakta şu kritik maddeler yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması</li>
 <li>Nükleer silah arayışında olunmayacağına dair taahhüt</li>
 <li>Ülkede uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin yasaklanması</li>
 <li>Zenginleştirilmiş uranyumun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na teslim edilmesi</li>
 <li>Natanz, İsfahan ve Fordow tesislerinin devre dışı bırakılması</li>
 <li>UAEA’ya tam denetim ve erişim izni verilmesi</li>
 <li>İran’ın bölgedeki “vekalet güçleri” stratejisinden vazgeçmesi</li>
 <li>Milis gruplara finansman ve silah desteğinin kesilmesi</li>
 <li>Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması</li>
 <li>Balistik füze programının sınırlandırılması</li>
 <li>İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması</li>
 <li>Buşehr’de sivil nükleer programın desteklenmesi</li>
</ul>

<hr />
<h3>Resmi doğrulama yok, gözler müzakerelerde</h3>

<p>Söz konusu planla ilgili henüz resmi makamlardan doğrulama gelmedi. Ancak diplomatik kaynaklar, tarafların önümüzdeki süreçte müzakere masasına oturabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür bir ateşkes ve kapsamlı anlaşma, yalnızca İran-ABD ilişkilerini değil, tüm Orta Doğu’daki jeopolitik dengeleri ve enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dunyanin-bekledigi-haber-1-aylik-ateskes-ve-15-maddelik-yol-haritasi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/2026-09-00-44.png" type="image/jpeg" length="85754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM’den ırkçılığa karşı küresel çağrı: “Adalet ve eşitlik için birlikte hareket edin”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bmden-irkciliga-karsi-kuresel-cagri-adalet-ve-esitlik-icin-birlikte-hareket-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bmden-irkciliga-karsi-kuresel-cagri-adalet-ve-esitlik-icin-birlikte-hareket-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM, Uluslararası Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü kapsamında düzenlenen anma etkinliklerinde, adalet ve eşitlik için küresel taahhüdünü yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Birleşmiş Milletler (BM), ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılması için uluslararası dayanışma ve güçlü siyasi irade çağrısında bulundu. Güney Afrika’da apartheid döneminde yaşanan Sharpeville Katliamı’nın üzerinden yaklaşık 70 yıl geçmesine rağmen, kurum ırkçılığa karşı mücadelenin hâlâ aciliyetini koruduğunu vurguladı.</p>
</blockquote>

<p>BM, Uluslararası Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü kapsamında düzenlenen anma etkinliklerinde, adalet ve eşitlik için küresel taahhüdünü yineledi.</p>

<p>BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, 21 Mart 1960’ta Sharpeville’de polis karakolu önünde toplanan kalabalığın “silahlarla değil, inançla donanmış” olduğunu hatırlatarak, göstericilerin toplumu bölmek için değil, onurlarını savunmak için bir araya geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baerbock, anma törenlerinin yalnızca geçmişte yaşanan bir trajediyi değil, günümüzde hâlâ varlığını sürdüren ırkçılığı da hatırlattığını belirtti. Irkçılığın bazen açık nefret söylemleriyle, bazen de bürokrasi içinde gizlenmiş biçimde ortaya çıktığını vurgulayan Baerbock, “İster açık ister örtük olsun, bu zararlı yapı bireylerin çok ötesinde sonuçlar doğurur” dedi.</p>

<p>BM Genel Sekreteri António Guterres ise ırkçılığın herkese zarar verdiğini belirterek, kölelik, sömürgecilik ve baskı politikalarının etkilerinin hâlâ sürdüğüne dikkat çekti. Guterres, ırkçılığın günümüzde ekonomik, sosyal ve siyasal eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve çatışmaları beslediğini ifade etti.</p>

<p>Bazı hükümetlerin ırkçılık karşıtı politikaları geri çektiğini ve tarihsel gerçekleri çarpıtmaya çalıştığını belirten Guterres, bu durumun çözüm yollarını zayıflattığını söyledi. Özellikle dijital platformlarda ve siyasi söylemlerde artan yabancı düşmanlığına dikkat çeken Guterres, nefret söyleminin hızla yayılabildiği uyarısında bulundu.</p>

<p>“Bu yolun nereye çıktığını biliyoruz: daha fazla adaletsizlik, şiddet ve daha kötüsü,” diyen Guterres, çözümün dayanışma olduğunu vurgulayarak hükümetler, kurumlar ve toplumların birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de tarihin, eşitlik mücadelesinin engellenemeyeceğini gösterdiğini söyledi. Türk, Sharpeville’in yanı sıra ABD’de okullardaki ayrımcılığa karşı direnişiyle bilinen Ruby Bridges, Brezilya’da polis şiddetine karşı adalet arayan Ana Paula Gomes de Oliveira ve kısa süre önce hayatını kaybeden sivil haklar savunucusu Jesse Jackson gibi isimleri örnek gösterdi.</p>

<p>Türk, “Bu ve benzeri direnişler dünyayı değiştirdi. Bugün bize düşen, bu kazanımları korumak ve ileriye taşımaktır” dedi.</p>

<p>Irkçılıkla mücadelenin güçlü yasal düzenlemeler ve siyasi kararlılık gerektirdiğini vurgulayan Türk, nefret suçlarına karşı hesap verebilirliğin artırılması gerektiğini belirtti. “Irkçılık karşıtı olmak, bir grubu diğerine tercih etmek değil; herkes için insan haklarını ve adaleti savunmaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>BM Afrika Kökenli İnsanlar Daimi Forumu’nun kurucu üyelerinden hukuk profesörü Justin Hansford ise konuşmasında, Trayvon Martin, Michael Brown ve George Floyd gibi isimleri anarak, ırksal adalet mücadelesinin sokaklardan uluslararası platformlara uzandığını dile getirdi.</p>

<p>Sharpeville’de hayatını kaybeden 69 kişiyi “ırksal adalet uğruna şehit düşenler” olarak nitelendiren Hansford, bu mücadelenin tamamlanana kadar süreceğini vurguladı. “Onların cesareti, ırksal adalet sağlanana kadar dünyaya ilham vermeye devam edecek” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bmden-irkciliga-karsi-kuresel-cagri-adalet-ve-esitlik-icin-birlikte-hareket-edin</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 06:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-24-060641.png" type="image/jpeg" length="54175"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
