<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven, Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmeleri, siyaset, ekonomi, sağlık ve gündeme dair en güncel haberleri hızlı ve güvenilir şekilde sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 11:20:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO’dan Orta Doğu’daki kültürel miras için “en yüksek koruma” adımı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/unescodan-orta-dogudaki-kulturel-miras-icin-en-yuksek-koruma-adimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/unescodan-orta-dogudaki-kulturel-miras-icin-en-yuksek-koruma-adimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnan hükümetinin başvurusu üzerine UNESCO, ülkedeki 39 Dünya Mirası alanını “geliştirilmiş koruma” kapsamına dahil etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3>Birleşmiş Milletler’in eğitim, bilim ve kültür kurumu UNESCO, Orta Doğu’da süren savaşın kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı kritik bir adım attı. 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından İsrail, İran ve Lübnan’da çok sayıda tarihi ve kültürel alanın zarar görmesi üzerine, özellikle Lübnan’daki miras alanları “geliştirilmiş koruma” statüsüne alındı.</h3>
</blockquote>

<h3>39 miras alanı için “geliştirilmiş koruma”</h3>

<p>Lübnan hükümetinin başvurusu üzerine UNESCO, ülkedeki 39 Dünya Mirası alanını “geliştirilmiş koruma” kapsamına dahil etti. Bu statü, 1954 Lahey Sözleşmesi’nin İkinci Protokolü çerçevesinde sağlanan <strong>en üst düzey uluslararası hukuki koruma</strong> anlamına geliyor.</p>

<p>UNESCO Kültür ve Acil Durumlar Birimi Direktörü Krista Pikkat, bu statünün yalnızca insanlık için olağanüstü öneme sahip alanlara verildiğini belirterek, bu alanlara yönelik saldırıların <strong>savaş suçu sayılabileceğini</strong> vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>20’den fazla alanda hasar raporu</h3>

<p>UNESCO, savaşın başlamasından bu yana bölgede 20’den fazla kültürel alanda hasar raporu aldı. Bu raporlar, uydu görüntüleri ve saha incelemeleriyle doğrulanıyor.</p>

<p>Kuruluşun doğruladığı hasar gören alanlar arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>İran’daki tarihi sinagoglar</li>
 <li>Golestan Sarayı</li>
 <li>Sa’dabad Sarayı</li>
 <li>Eski Senato Sarayı</li>
 <li>Tyre Antik Kenti</li>
</ul>

<p>Pikkat, bu yıkımın yalnızca fiziki yapılara değil, <strong>toplumların “yaşayan mirasına”</strong> da zarar verdiğini belirtti.</p>

<h3>UNESCO sahada nasıl çalışıyor?</h3>

<p>UNESCO, özellikle Lübnan’da yerel kurumlarla işbirliği içinde acil koruma çalışmaları yürütüyor. Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>Kültürel miras için acil durum envanterleri hazırlanıyor</li>
 <li>Taşınabilir eserler için tahliye planları oluşturuluyor</li>
 <li>Depolama alanları yeniden düzenleniyor</li>
 <li>Koruma altındaki alanlar “Mavi Kalkan” amblemiyle işaretleniyor</li>
 <li>Uzmanlara teknik eğitim ve danışmanlık sağlanıyor</li>
</ul>

<h3>“Kültür sadece geçmiş değil, gelecektir”</h3>

<p>UNESCO, savaş zamanlarında kültürel mirasın yalnızca korunması gereken fiziksel yapılar olmadığını, aynı zamanda toplumların kimliğinin ve dayanıklılığının temel unsuru olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Krista Pikkat’a göre, kültürel mirasın hedef alınması:</p>

<ul>
 <li>Toplumsal travmayı derinleştiriyor</li>
 <li>Kutuplaşmayı artırıyor</li>
 <li>İyileşme ve barış süreçlerini zorlaştırıyor</li>
</ul>

<p>Pikkat, kültürün aynı zamanda bir <strong>direnç ve yeniden inşa gücü</strong> olduğunu belirterek, “Kültür, barışın ve toplumsal iyileşmenin ekonomik ve sosyal temelidir” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/unescodan-orta-dogudaki-kulturel-miras-icin-en-yuksek-koruma-adimi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-18-075429.png" type="image/jpeg" length="70060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Epstein dosyalarındaki' insan ticareti iddiaları için hesap sorulması talep ediliyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/epstein-dosyalarindaki-insan-ticareti-iddialari-icin-hesap-sorulmasi-talep-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/epstein-dosyalarindaki-insan-ticareti-iddialari-icin-hesap-sorulmasi-talep-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Epstein dosyalarındaki' insan ticareti iddiaları için hesap sorulması talep ediliyor ve ataerkil güç sistemlerinin devam eden şiddetine karşı uyarı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>BM Uzmanlarından “Epstein Dosyaları” İçin Sert Çağrı</h2>
</blockquote>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) bağımsız insan hakları uzmanları, Jeffrey Epstein ile ilişkilendirilen ve kamuoyunda “Epstein dosyaları” olarak bilinen belgelerde yer alan insan ticareti iddiaları hakkında kapsamlı bir soruşturma ve hesap verebilirlik talep etti. Uzmanlar, söz konusu iddiaların yalnızca bireysel suçları değil, aynı zamanda küresel ölçekte süregelen ataerkil güç sistemlerinin yarattığı yapısal şiddeti de açığa çıkardığını vurguladı.</p>

<h2>“Şeffaf ve Kapsamlı Soruşturma Şart”</h2>

<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından görevlendirilen uzmanlar, yaptıkları ortak açıklamada, genç kadınlar ve kız çocuklarının cinsel istismar amacıyla sistematik biçimde kaçırıldığına dair “güvenilir iddialardan” derin endişe duyduklarını belirtti.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:</p>

<blockquote>
<p>“Tam ve şeffaf bir soruşturma yapılmasını talep ediyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Dosyalarda yer alan iddiaların; üst düzey siyasetçilerden diplomatlara, iş dünyası liderlerinden akademisyenlere kadar geniş bir çevreyi kapsadığı ve onlarca yıl boyunca uluslararası ölçekte süren bir insan ticareti ağını işaret ettiği belirtildi.</p>

<h2>Ataerkil Sistemler ve Yapısal Şiddet Vurgusu</h2>

<p>Kadın ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılık konusunda çalışan BM Özel Raportörü Siobhán Mullally, söz konusu iddiaların yalnızca bireysel suçlarla sınırlı olmadığını belirterek, kökleşmiş eşitsizliklere dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlara göre:</p>

<ul>
 <li>Bu tür suçların uzun süre ortaya çıkarılamaması,</li>
 <li>Faillerin hesap vermemesi,</li>
 <li>Mağdurların korunamaması</li>
</ul>

<p>küresel ölçekte <strong>ataerkil iktidar yapılarının sürmesine olanak tanıyor</strong>.</p>

<h2>“Cezasızlık Kültürü Derinleşiyor”</h2>

<p>BM uzmanları, devletlerin ve kolluk kuvvetlerinin tepkisini “tamamen yetersiz” olarak nitelendirdi. Açıklamada, hesap verebilirliğin sağlanamamasının özellikle kadınlar ve kız çocukları üzerinde orantısız bir etki yarattığına dikkat çekildi.</p>

<blockquote>
<p>“Bu durum, uluslararası insan hakları hukukunun öngördüğü eşit koruma ilkesini zayıflatan bir cezasızlık kültürünü sürdürmektedir.”</p>
</blockquote>

<h2>Çocuk Ticareti: Ağır Bir İnsan Hakları İhlali</h2>

<p>Uzmanlar, çocuk ve genç kadın ticaretinin yalnızca bir suç değil, aynı zamanda ağır bir insan hakları ihlali olduğunu vurguladı.</p>

<ul>
 <li>Çocukların kaçırılması, çocukluklarını yok ediyor</li>
 <li>Uzun vadeli psikolojik ve fiziksel etkiler yaratıyor</li>
 <li>Hayatta kalanlar için kalıcı travmalara neden oluyor</li>
</ul>

<hr />
<h2>Devletlere Açık Uyarı: Yükümlülüklerinizi Yerine Getirin</h2>

<p>BM uzmanları, devletlerin uluslararası hukuk kapsamında:</p>

<ul>
 <li>İnsan ticaretini önleme</li>
 <li>Mağdurları tespit etme</li>
 <li>Koruma ve destek sağlama</li>
 <li>Failleri yargılama</li>
</ul>

<p>yükümlülükleri bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Ayrıca mağdurların:</p>

<ul>
 <li>Adalete erişim</li>
 <li>Hukuki destek</li>
 <li>Tazminat</li>
 <li>Tekrarlanmama güvenceleri</li>
</ul>

<p>haklarının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2>Mağdur Odaklı Yaklaşım Çağrısı</h2>

<p>Açıklamada, insan ticaretiyle mücadelede <strong>travma odaklı ve cinsiyete duyarlı politikaların</strong> esas alınması gerektiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>Tıbbi destek</li>
 <li>Psikososyal hizmetler</li>
 <li>Üreme ve cinsel sağlık hizmetleri</li>
 <li>Uzun vadeli sosyal rehabilitasyon</li>
</ul>

<p>önlemlerinin sağlanması gerektiği belirtildi.</p>

<h2>“Devletlerin Harekete Geçmesi Çoktan Gecikti”</h2>

<p>Uzmanlar, küresel ilginin azaldığına dikkat çekerek acil eylem çağrısını yineledi:</p>

<blockquote>
<p>“Devletlerin harekete geçme yükümlülüğü vardır ve bu yükümlülük çoktan yerine getirilmemiştir.”</p>
</blockquote>

<p>Sonuç olarak BM uzmanları, “Epstein dosyaları”nın yalnızca geçmişteki suçları değil, bugün de devam eden yapısal eşitsizlikleri ve cezasızlık sorununu ortaya koyduğunu belirterek, uluslararası toplumun somut ve kararlı adımlar atması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/epstein-dosyalarindaki-insan-ticareti-iddialari-icin-hesap-sorulmasi-talep-ediliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-17-083253.png" type="image/jpeg" length="29747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlüler Dünyasında Aşk ve Ayrılık Gündemi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/unluler-dunyasinda-ask-ve-ayrilik-gundemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/unluler-dunyasinda-ask-ve-ayrilik-gundemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollywood’dan Avrupa’ya uzanan magazin dünyasında ünlü çiftlerin ilişkileri ve ayrılıkları yeniden gündemin merkezine yerleşti. Son dönemde birçok ünlü isim ilişkilerini sonlandırırken, bazı çiftler ise ayrılık iddialarıyla konuşuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Ayrılıklar Gündemi Sarsıyor</h2>

<p>Magazin dünyasında son dönemde en çok konuşulan başlıklar arasında ünlü çiftlerin ayrılıkları yer alıyor. Hollywood ve Avrupa basınında yer alan haberlere göre birçok ilişkide krizler yaşanırken, bazı çiftler yollarını resmen ayırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öne çıkan ayrılık haberleri arasında:</p>

<ul>
 <li>Uzun süredir birlikte olan bazı ünlü çiftlerin ilişkilerini sonlandırması</li>
 <li>Boşanma ve ayrı yaşama iddialarının artması</li>
 <li>Sosyal medya üzerinden dolaylı açıklamalar yapılması</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<h2>“Bennifer” Sürecinde Yeni Gelişmeler</h2>

<p>Jennifer Lopez ile Ben Affleck arasındaki ilişki, magazin gündeminin en çok takip edilen konularından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Yıllar sonra yeniden bir araya gelen çift, evliliklerini sürdürememiş ve ayrılık sürecine girmişti. Son gelişmeler, ikilinin medya baskısı ve yoğun kariyer temposu nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini gösteriyor.</p>

<p><img alt="Jennifer Lopez Ile Ben Affleck" class="detail-photo img-fluid" height="532" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/jennifer-lopez-ile-ben-affleck.webp" width="800" /></p>

<h2>Katy Perry – Orlando Bloom İlişkisi</h2>

<p>Katy Perry ile Orlando Bloom cephesinde de ayrılık iddiaları gündemde.</p>

<p>Uzun süredir birlikte olan çiftin ilişkisini sonlandırdığı yönündeki haberler magazin basınında geniş yer bulurken, taraflardan resmi bir açıklama beklendiği ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Katy Perry – Orlando Bloom İlişkisi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/katy-perry-orlando-bloom-iliskisi.webp" width="1280" /></p>

<h2>Magazin Dünyasında Ayrılık Trendleri</h2>

<p>Uzmanlara göre ünlüler dünyasında artan ayrılıkların arkasında:</p>

<ul>
 <li>Yoğun iş temposu</li>
 <li>Sürekli medya ve sosyal medya baskısı</li>
 <li>Uzun mesafe ilişkileri</li>
 <li>Özel hayatın kamusal alanda yaşanması</li>
</ul>

<p>gibi etkenler bulunuyor.</p>

<h2>Genel Tablo</h2>

<p>Dünya magazininde son dönemde öne çıkan başlıklar:</p>

<ul>
 <li>💔 Sürpriz ayrılıklar</li>
 <li>📱 Sosyal medya kaynaklı krizler</li>
 <li>🎬 Yoğun kariyer baskısı</li>
 <li>💍 Uzun ilişkilerde yıpranma süreci</li>
</ul>

<p>olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Magazin dünyasında gözler şimdi, yeni açıklamalar ve olası barışma haberlerine çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/unluler-dunyasinda-ask-ve-ayrilik-gundemi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/jennifer-lopez-ile-ben-affleck.webp" type="image/jpeg" length="11230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu’dan Erdoğan’a Sert Sözler: Gerilim Tırmanıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/netanyahudan-erdogana-sert-sozler-gerilim-tirmaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/netanyahudan-erdogana-sert-sozler-gerilim-tirmaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Netanyahu’dan Erdoğan’a Yönelik Açıklama</h2>

<p>Binyamin Netanyahu, İran ile devam eden gerilime ilişkin yaptığı açıklamada savaşın süreceğini belirtti. Netanyahu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan ifadeler kullandı.</p>

<h2>Gerilim Sürüyor</h2>

<p>İsrail ile İran arasında son dönemde artan gerilim, karşılıklı açıklamalarla daha da tırmanırken, Netanyahu’nun açıklaması dikkat çekti. İsrail Başbakanı, ülkesinin güvenliği için operasyonların süreceğini vurguladı.</p>

<h2>Erdoğan’a Yönelik Sözler</h2>

<p>Netanyahu’nun paylaşımında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgesel politikalara ilişkin tutumuna yönelik eleştiriler yer aldı. Açıklamada, Türkiye’nin söylemlerine karşı İsrail’in kendi güvenlik önceliklerinden geri adım atmayacağı mesajı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bölgesel Tansiyon Yükseliyor</h2>

<p>Orta Doğu’da İsrail-İran hattında artan gerilim, bölgedeki diğer aktörleri de doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin de diplomatik ve siyasi düzlemde sürece dahil olduğu bir dönemde, karşılıklı açıklamaların tansiyonu daha da yükseltmesinden endişe ediliyor.</p>

<hr />
<p>Netanyahu’nun sözlerinin ardından Ankara’dan nasıl bir yanıt verileceği merak konusu olurken, gelişmelerin bölgesel dengeler üzerindeki etkisi yakından izleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/netanyahudan-erdogana-sert-sozler-gerilim-tirmaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/07/netanyahu-1.jpg" type="image/jpeg" length="31052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalya’da kuş gribi alarmı: Avrupa’da ilk A(H9N2) vakası]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/italyada-kus-gribi-alarmi-avrupada-ilk-ah9n2-vakasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/italyada-kus-gribi-alarmi-avrupada-ilk-ah9n2-vakasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), İtalya’da Senegal’den dönen bir erkekte Avian Influenza A(H9N2) virüsünün tespit edildiğini açıkladı. Bu vaka, Avrupa Bölgesi’nde bildirilen ilk ithal insan vakası olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Hastanın durumu ve tespit süreci</h2>

<p>İtalya’nın Uluslararası Sağlık Tüzüğü (IHR) Ulusal Odak Noktası, 21 Mart 2026’da DSÖ’ye yaptığı bildirimde, yetişkin bir erkek hastada kuş gribi A(H9) virüsünün saptandığını duyurdu.</p>

<ul>
 <li>Hasta, <strong>6 aydan uzun süre Senegal’de kaldıktan sonra Mart ortasında İtalya’ya döndü.</strong></li>
 <li>Ülkeye girişinin ardından <strong>ateş ve inatçı öksürük</strong> şikayetleriyle acil servise başvurdu.</li>
 <li>16 Mart’ta alınan örneklerde hem <strong>tüberküloz (Mycobacterium tuberculosis)</strong> hem de tiplenemeyen influenza A virüsü tespit edildi.</li>
</ul>

<p>Hastaya izolasyon uygulanarak:</p>

<ul>
 <li><strong>tüberküloz tedavisi</strong></li>
 <li>antiviral ilaç <strong>oseltamivir</strong></li>
</ul>

<p>başlandı. 9 Nisan itibarıyla hastanın durumunun <strong>stabil ve iyileşme sürecinde olduğu</strong> bildirildi.</p>

<h2>Genetik analiz: Kaynak Senegal bağlantılı</h2>

<p>Laboratuvar incelemeleri sonucunda:</p>

<ul>
 <li>20 Mart’ta virüsün <strong>A(H9)</strong> alt tipi olduğu belirlendi</li>
 <li>21 Mart’ta ileri genetik analizle <strong>A(H9N2)</strong> olduğu doğrulandı</li>
</ul>

<p>İlk bulgular, enfeksiyonun <strong>Senegal’deki kuş kaynaklı virüslerle genetik benzerlik taşıdığını</strong> ortaya koydu. Ancak dikkat çekici şekilde:</p>

<ul>
 <li>Hastanın <strong>kanatlı hayvanlarla doğrudan teması yok</strong></li>
 <li>Benzer semptom gösteren kişilerle <strong>temas öyküsü bulunmuyor</strong></li>
</ul>

<p>Bulaş kaynağına ilişkin araştırmalar sürüyor.</p>

<h2>Temaslılarda risk saptanmadı</h2>

<ul>
 <li>Senegal’deki temaslılar <strong>belirti göstermedi</strong></li>
 <li>İtalya’daki tüm temaslılar <strong>negatif çıktı</strong></li>
 <li>Temaslılara koruyucu amaçla <strong>oseltamivir verildi</strong></li>
 <li>Karantina ve izlem süreci tamamlandı</li>
</ul>

<h2>Kuş gribi insanlara nasıl bulaşıyor?</h2>

<p>Uzmanlara göre kuş gribi virüsleri normalde hayvanlarda dolaşsa da zaman zaman insanlara geçebiliyor.</p>

<p>Bulaş genellikle:</p>

<ul>
 <li>Enfekte kanatlılarla <strong>doğrudan temas</strong></li>
 <li>Kirlenmiş ortamlara <strong>dolaylı temas</strong> yoluyla gerçekleşiyor</li>
</ul>

<p>İnsanlarda hastalık:</p>

<ul>
 <li>Hafif solunum yolu enfeksiyonundan</li>
 <li>Ağır ve ölümcül tablolara kadar değişebiliyor</li>
</ul>

<h2>DSÖ: Genel risk düşük</h2>

<p>DSÖ’nün değerlendirmesine göre:</p>

<ul>
 <li>A(H9N2) virüsleri <strong>insanlar arasında kalıcı yayılma yeteneği kazanmamış durumda</strong></li>
 <li>Bu nedenle <strong>insandan insana yayılma riski düşük</strong></li>
 <li>Genel toplum için risk seviyesi <strong>“düşük”</strong> olarak değerlendiriliyor</li>
</ul>

<p>Ancak virüsün küresel ölçekte <strong>yakından izlenmeye devam edildiği</strong> vurgulandı.</p>

<h2>İlk vaka değil, ancak Avrupa’da bir ilk</h2>

<p>A(H9N2) virüsü daha önce:</p>

<ul>
 <li><strong>Afrika ve Asya’da</strong> insanlarda görülmüştü</li>
 <li>En fazla vaka <strong>Çin’de</strong> bildirildi</li>
</ul>

<p>Bu olay ise:<br />
➡️ <strong>Avrupa’da tespit edilen ilk ithal insan vakası</strong> olması açısından önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sağlık otoritelerinden uyarılar</h2>

<p>DSÖ, mevcut durumda yeni bir önlem önermese de şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Canlı hayvan pazarları ve çiftliklerden <strong>uzak durulmalı</strong></li>
 <li>Kanatlı hayvanlarla çalışanlar <strong>koruyucu ekipman kullanmalı</strong></li>
 <li><strong>El hijyeni</strong> sıkı şekilde uygulanmalı</li>
</ul>

<p>Ayrıca mevcut verilere göre:<br />
➡️ <strong>Seyahat veya ticaret kısıtlaması önerilmiyor.</strong></p>

<h2>Uluslararası bildirim zorunlu</h2>

<p>Uluslararası Sağlık Tüzüğü gereği:</p>

<ul>
 <li>Yeni bir influenza alt tipiyle gelişen <strong>tüm insan enfeksiyonları DSÖ’ye bildirilmek zorunda</strong></li>
 <li>Ülkelerin bu tür vakaları <strong>derhal raporlaması gerekiyor</strong></li>
</ul>

<hr />
<h3>Genel değerlendirme</h3>

<p>İtalya’daki bu vaka, <strong>küresel salgın riski açısından düşük</strong> görülse de, zoonotik (hayvandan insana geçen) hastalıkların <strong>uluslararası hareketlilikle yayılabileceğini</strong> bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle göç ve seyahat hareketliliğinin arttığı dönemlerde <strong>erken tespit ve hızlı bildirim sistemlerinin hayati önem taşıdığını</strong> vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/italyada-kus-gribi-alarmi-avrupada-ilk-ah9n2-vakasi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/tgpt-image-10-nis-2026-20-54-29.jpg" type="image/jpeg" length="62381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail’in Ölüm Cezası Yasası: Ceza Adaletinden Çok Etno-Milliyetçi Bir Dönüşüm]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/israilin-olum-cezasi-yasasi-ceza-adaletinden-cok-etno-milliyetci-bir-donusum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/israilin-olum-cezasi-yasasi-ceza-adaletinden-cok-etno-milliyetci-bir-donusum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı suçlar için ölüm cezası “varsayılan ceza” haline getirildi. Ancak bu uygulama, yalnızca suçun Filistinliler tarafından işlenmesi durumunda geçerli olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>İsrail parlamentosunun 30 Mart 2026’da kabul ettiği yeni yasa, ölüm cezasını fiilen yeniden devreye sokarken, yalnızca Filistinlileri hedef alan ikili bir hukuk sistemini daha da derinleştiriyor. Uzmanlara göre düzenleme, güvenlikten çok ideolojik bir yönelimin ürünü.</strong></p>
</blockquote>

<p>İsrail devleti, yaklaşık 80 yıllık tarihinde mahkeme kararıyla yalnızca bir kez idam cezası uyguladı. Bu istisna, Nazi soykırımının baş mimarlarından Adolf Eichmann’ın 1962’de idam edilmesiydi. Ancak 30 Mart 2026’da kabul edilen yeni yasa, bu tarihsel sınırlamayı fiilen ortadan kaldırdı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre bazı suçlar için ölüm cezası “varsayılan ceza” haline getirildi. Ancak bu uygulama, yalnızca suçun Filistinliler tarafından işlenmesi durumunda geçerli olacak şekilde tasarlandı.</p>

<h2><strong>İkili yargı sistemi derinleşiyor</strong></h2>

<p>Yasa, iki ayrı yargı mekanizmasını daha da belirgin hale getiriyor. İsrail’deki sivil mahkemeler, “İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma” niyetiyle işlenen cinayetlerde ölüm cezası verebilecek.</p>

<p>Öte yandan, işgal altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren askeri mahkemeler, “terörizm” kapsamında değerlendirilen cinayetlerde ölüm cezasını zorunlu kılıyor. Müebbet hapis ise yalnızca belirsiz “istisnai durumlarda” uygulanabilecek.</p>

<p>Ayrıca yasa, askeri mahkemeler tarafından verilen idam kararlarının 90 gün içinde infaz edilmesini öngörüyor. Tasarı, iktidar koalisyonunun desteğiyle 62’ye karşı 48 oyla kabul edildi.</p>

<p>Bu düzenleme, Filistinlilerin yalnızca askeri mahkemelerde yargılandığı ve mahkûmiyet oranlarının yaklaşık %96 olduğu mevcut sistemi daha da pekiştiriyor. Bu mahkemelerde kararların önemli ölçüde baskı altında alınan itiraflara dayandığı yönünde ciddi eleştiriler bulunuyor.</p>

<h2><strong>Caydırıcılık tartışması ve güvenlik bürokrasisi</strong></h2>

<p>Yasayı savunanlar, düzenlemenin caydırıcılık sağlayacağını ve olası esir takaslarının önüne geçeceğini ileri sürüyor. 2011’deki Gilad Shalit anlaşmasında 1000’den fazla Filistinli mahkûmun serbest bırakılması, bu argümanın temel dayanaklarından biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Ancak İsrail Savunma Kuvvetleri ve Şin Bet gibi kurumlarda görev yapmış bazı üst düzey güvenlik yetkilileri, ölüm cezasının terörizmi caydırdığına dair herhangi bir somut kanıt bulunmadığını vurguluyor.</p>

<h2><strong>Yerleşimci ideolojinin yükselişi</strong></h2>

<p>Yasa, anlık bir güvenlik refleksinden çok, uzun yıllara yayılan siyasi dönüşümün bir sonucu olarak değerlendiriliyor. 1977’de Likud’un iktidara gelmesiyle birlikte Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişlemesi hız kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün nüfusun yaklaşık %6’sını oluşturan yerleşimciler, siyasi etkileri bakımından çok daha güçlü bir konuma ulaştı. Askeri yapıdan bürokrasiye, hükümetten parti içi dengelere kadar geniş bir alanda etkili hale geldiler.</p>

<p>Mevcut hükümette Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir gibi isimler, açıkça etno-milliyetçi ve yerleşimci ideolojiyi savunuyor. Bu yaklaşım, Filistin topraklarında uzlaşmayı reddeden ve Yahudi üstünlüğünü esas alan bir perspektife dayanıyor.</p>

<p>Son yıllarda Batı Şeria’da artan yerleşimci şiddeti de bu siyasi iklimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Devlet ve militanlık arasındaki sınır bulanıklaşıyor</strong></h2>

<p>Smotrich’in Batı Şeria’daki sivil yönetimi askeri yapıdan alarak maliye bakanlığına bağlaması, yerleşim politikaları üzerindeki denetimi zayıflattı. Ben-Gvir’in ise on binlerce yeni silah ruhsatı vermesi, yerleşimcilerin silahlı kapasitesini artırdı.</p>

<p>Bu gelişmeler, devlet güvenlik aygıtı ile yerleşimci militanlığı arasındaki sınırların giderek silikleştiğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>İntikam siyaseti ve ideolojik dönüşüm</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre ölüm cezası yasası, klasik bir ceza politikası değişikliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu düzenleme, caydırıcılıktan ziyade misillemeye dayalı bir anlayışın ürünü olarak görülüyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, İsrail’de belirli bir dindar-milliyetçi ideolojinin yükselişiyle bağlantılı. Bu ideoloji, Batı Şeria’yı işgal edilmiş bir bölge değil, “ilahi olarak vaat edilmiş topraklar” olarak tanımlıyor ve Filistinlilerin ulusal taleplerini reddediyor.</p>

<p>Bu çerçevede ölüm cezası, yalnızca bir ceza aracı değil; aynı zamanda ideolojik üstünlüğün ve devlet gücünün bir ifadesi haline geliyor.</p>

<h2><strong>Demokratik gerileme tartışması</strong></h2>

<p>İsrail’de İsrailliler ve Filistinliler için farklı hukuk sistemlerinin varlığı yeni değil. Ancak yeni yasa, bu ayrımı açık ve kurumsal bir şekilde yeniden tanımlıyor.</p>

<p>Bu durum, İsrail’in uzun süredir savunduğu “hukuk önünde eşitlik” iddiasını zayıflatıyor. Akademisyenlere göre, cezai yaptırımların etnik veya siyasi kimliğe göre seçici uygulanması, illiberal yönetimlerin temel özelliklerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Yeni yasa, bu bağlamda İsrail’i demokratik gerileme tartışmalarının merkezine daha da yaklaştırıyor.</p>

<h2><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>Ölüm cezası yasası, yüzeyde bir güvenlik politikası gibi görünse de, derinlerde İsrail’in siyasi ve ideolojik yönelimindeki dönüşümün bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Düzenleme, yalnızca ceza hukukunu değil, devletin karakterine ilişkin tartışmaları da yeniden alevlendirmiş durumda.</p>

<p><a href="https://theconversation.com/profiles/arie-perliger-379619" itemprop="url" rel="author">Arie Perliger</a></p>

<p>Director of Security Studies and Professor of Criminology and Justice Studies, UMass Lowell</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/israilin-olum-cezasi-yasasi-ceza-adaletinden-cok-etno-milliyetci-bir-donusum</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-08-100757.png" type="image/jpeg" length="43550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD–İran hattında kritik gelişme: Hürmüz şartlı ateşkes]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abd-iran-hattinda-kritik-gelisme-hurmuz-sartli-ateskes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abd-iran-hattinda-kritik-gelisme-hurmuz-sartli-ateskes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında süren gerilimde dikkat çeken bir diplomatik adım atıldı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiklerini açıkladı.</p>

<p>Küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir nokta olarak öne çıkıyor. Bu nedenle boğazın açık kalması, sadece bölgesel değil küresel ekonomik dengeler açısından da belirleyici rol oynuyor.</p>

<h3>İran’dan güvenli geçiş mesajı</h3>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ateşkes sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin güvenliğinin sağlanacağını belirtti. Erakçi, bu süreçte deniz trafiğinin İran ordusuyla koordineli şekilde sürdürüleceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Enerji piyasaları yakından izliyor</h3>

<p>Uzmanlara göre, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına yönelik bu mutabakat, özellikle petrol ve doğalgaz piyasalarında kısa vadeli rahatlama sağlayabilir. Ancak ateşkesin geçici olması ve taraflar arasındaki güvensizliğin sürmesi, risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.</p>

<h3>Bölgesel gerilim sürüyor</h3>

<p>ABD–İran hattında atılan bu adım, çatışmaların tamamen sona erdiği anlamına gelmezken; İsrail’in bölgedeki pozisyonu ve Lübnan cephesine ilişkin tartışmalar, Orta Doğu’daki çok katmanlı gerilimin devam ettiğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abd-iran-hattinda-kritik-gelisme-hurmuz-sartli-ateskes</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/abd-iran.jpg" type="image/jpeg" length="94995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu: “Ateşkes Lübnan’ı kapsamıyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/netanyahu-ateskes-lubnani-kapsamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/netanyahu-ateskes-lubnani-kapsamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran arasında ilan edilen 2 haftalık ateşkese ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesi desteklediklerini belirtirken, anlaşmanın Lübnan cephesini kapsamadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump tarafından İran’a yönelik saldırılar kapsamında duyurulan ateşkesin, bölgedeki gerilimi geçici olarak düşürmeyi hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<h3>“Lübnan bu ateşkesin parçası değil”</h3>

<p>Netanyahu, yaptığı açıklamada ateşkesin kapsamına ilişkin önemli bir ayrıntıya dikkat çekerek, “Bu ateşkes Lübnan’ı kapsamıyor” dedi. Açıklama, özellikle İsrail’in kuzey sınırındaki gelişmelerin ayrı değerlendirileceğine işaret etti.</p>

<p>Bu değerlendirme, İsrail’in İran ile doğrudan ya da dolaylı çatışma riskini sınırlarken, Lübnan hattında askeri hareketliliği sürdürebileceği şeklinde yorumlandı.</p>

<h3>Pakistan’dan farklı açıklama</h3>

<p>Öte yandan Şahbaz Şerif ise ateşkesin kapsamına ilişkin farklı bir değerlendirme yaptı. Şerif, “İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki 2 haftalık ateşkes, Lübnan ve diğer bölgelerde de yürürlüğe girdi” açıklamasında bulundu.</p>

<h3>Bölgede belirsizlik sürüyor</h3>

<p>Taraflardan gelen çelişkili açıklamalar, ateşkesin kapsamı ve sahadaki etkilerine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde sahadaki gelişmelerin ve diplomatik temasların, ateşkesin kalıcılığı açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/netanyahu-ateskes-lubnani-kapsamiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/netanyahu-2.jpg" type="image/jpeg" length="99910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den Uluslararası Topluma Çağrı: “Sudan’ı Görmezden Gelmeyin”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dsoden-uluslararasi-topluma-cagri-sudani-gormezden-gelmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dsoden-uluslararasi-topluma-cagri-sudani-gormezden-gelmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süregelen çatışmaların etkisiyle Sudan’daki sağlık sistemi neredeyse tamamen çökmüş durumda. Sağlık altyapısının hedef alınması, krizi daha da derinleştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü, Sudan’da devam eden çatışmaların yarattığı ağır insani tabloya dikkat çekerek uluslararası topluma acil çağrıda bulundu: “Sudan’ı görmezden gelmeyin.”</strong></p>
</blockquote>

<p>DSÖ’ye göre Sudan, bugün dünyadaki en ağır insani ve halk sağlığı krizlerinden biriyle karşı karşıya. Ülkede 33,7 milyondan fazla insan—yani nüfusun yarısından fazlası—acil ve hayat kurtarıcı yardıma ihtiyaç duyuyor.</p>

<p><strong>Sağlık Sistemi Çöküşün Eşiğinde</strong></p>

<p>Süregelen çatışmaların etkisiyle Sudan’daki sağlık sistemi neredeyse tamamen çökmüş durumda. Sağlık altyapısının hedef alınması, krizi daha da derinleştiriyor.</p>

<p>Özellikle son haftalarda hastanelere yönelik saldırılar ciddi can kayıplarına yol açtı:</p>

<p>20 Mart’ta, Doğu Darfur’daki El-Daein Eğitim Hastanesi’ne düzenlenen insansız hava aracı saldırısında en az 64 kişi hayatını kaybetti, 89 kişi yaralandı. Ölenler arasında hastalar ve sağlık çalışanları da bulunuyor.</p>

<p>2 Nisan’da, Beyaz Nil Eyaleti’ndeki El-Cabalain Hastanesi’ne düzenlenen bir başka saldırıda, ameliyat sırasında hayatını kaybeden hastane müdürü dahil 10 sağlık ve idari personel yaşamını yitirdi, 22 kişi yaralandı.</p>

<p><strong>Hastaneler Yağmalanıyor, Hizmetler Duruyor</strong></p>

<p>Saldırılar yalnızca can kayıplarına yol açmakla kalmıyor, sağlık hizmetlerini de tamamen durma noktasına getiriyor:</p>

<p>Aynı gün El-Daein’deki Aile Hastanesi yağmalandı; hastalar ve sağlık çalışanları saldırıya uğrayarak tesisten çıkarıldı, hastane faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.</p>

<p>25 Mart’ta, Mavi Nil Eyaleti’nin El-Kurmuk kentindeki bir hastane yağmalandı, ekipmanlar tahrip edildi, personel ve hastalar zorla çıkarıldı. Bir sağlık çalışanı ağır yaralandı.</p>

<p><strong>“Sudan Bu Krizi Tek Başına Aşamaz”</strong></p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, yaşananların uluslararası toplum için açık bir uyarı olduğunu vurgulayarak, küresel dayanışmanın yeniden güçlendirilmesi ve kararlı siyasi ile insani adımların atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Açıklamada şu vurgu öne çıktı:</strong></p>

<p>Sudan, bu çok yönlü krizi tek başına atlatamaz. Uluslararası toplumun acil ve etkili müdahalesi hayati önem taşıyor.</p>

<p><strong>Uluslararası Müdahale Çağrısı</strong></p>

<p>DSÖ, Sudan’daki durumun yalnızca bir iç kriz değil, aynı zamanda küresel bir insani sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, uluslararası aktörlere şu alanlarda harekete geçme çağrısı yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acil insani yardımların artırılması</p>

<p>Sağlık sisteminin yeniden ayağa kaldırılması</p>

<p>Sivillerin ve sağlık tesislerinin korunması</p>

<p>Çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerin hızlandırılması</p>

<p>Sudan’da derinleşen kriz, sağlık hizmetlerinin hedef alınmasıyla birlikte her geçen gün daha da ağırlaşıyor. DSÖ’nün uyarısı ise net: Zaman daralıyor ve harekete geçilmezse insani felaket daha da büyüyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dsoden-uluslararasi-topluma-cagri-sudani-gormezden-gelmeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-05-103809.png" type="image/jpeg" length="21479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endonezya’da 7.8 Şiddetli Deprem: Tsunami Alarmı Verildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/endonezyada-78-siddetli-deprem-tsunami-alarmi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/endonezyada-78-siddetli-deprem-tsunami-alarmi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneydoğu Asya’nın en riskli deprem kuşaklarından birinde yer alan Endonezya, sabaha karşı büyük bir sarsıntıyla uyandı. Kuzey Maluku açıklarında meydana gelen deprem, bölgede paniğe neden oldu.</p>

<h3>🌍 Depremin Detayları</h3>

<p>Depremin merkez üssünün, yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı Ternate kentine <strong>120 kilometre mesafede</strong> olduğu açıklandı. İlk belirlemelere göre depremin büyüklüğü <strong>7.8</strong> olarak duyuruldu.</p>

<p>Ancak USGS (ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu), yaptığı teknik güncelleme ile depremin büyüklüğünü <strong>7.4</strong> olarak revize etti.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habereguven.com/vidyome/embed/178351" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h3>🌊 Tsunami Uyarısı ve Artçılar</h3>

<p>Depremin ardından bölgede hareketlilik sürüyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Tsunami Alarmı:</strong> Maluku Adaları çevresi için acil uyarı yapıldı</li>
 <li><strong>Artçı Sarsıntılar:</strong> Büyüklüğü <strong>5.0’a kadar ulaşan</strong> çok sayıda artçı deprem kaydedildi</li>
</ul>

<p>Yetkililer, özellikle kıyı kesimlerinde yaşayan vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h3>“Ateş Çemberi” Üzerinde</h3>

<p>Endonezya, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen ve dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde bulunuyor. Bu nedenle ülkede sık sık büyük depremler ve volkanik hareketler yaşanıyor.</p>

<h3> Uyarılar Sürüyor</h3>

<p>Yetkililer, Maluku Denizi çevresinde yaşayanların tsunami uyarılarını dikkate almaları ve resmi açıklamaları takip etmeleri gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Bölgeden gelecek hasar ve can kaybına ilişkin net bilgilerin ise gün içinde açıklanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/endonezyada-78-siddetli-deprem-tsunami-alarmi-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/endonezya.jpg" type="image/jpeg" length="82185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meksika: 130 Bin Kayıptan 40 Bini Hayatta Olabilir]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/meksika-130-bin-kayiptan-40-bini-hayatta-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/meksika-130-bin-kayiptan-40-bini-hayatta-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meksika'nın kartellere karşı savaş başlattığı 2006 yılından sonra kayıp vakalarında büyük bir artış yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Meksika’da Kayıp Krizi: 40 Binden Fazla Kişinin Hayatta Olabileceği Açıklandı</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>MEXICO CITY –</strong> Meksika hükümeti, ülkede yıllardır süren kayıp kişiler krizine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Yetkililer, resmi veri tabanlarının karşılaştırılması sonucu kayıp olarak kaydedilen <strong>130 bini aşkın kişiden 40 binden fazlasının hayatta olabileceğini</strong> duyurdu.</p>

<p><strong>Resmi Kayıtlar Karşılaştırıldı: 40 Bin Kişide “Yaşam İzleri”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal kayıp kişiler sicilinin bir yıl süren kapsamlı incelemesinin ardından yapılan açıklamaya göre, toplam kayıtların yaklaşık <strong>%31’ine denk gelen 40.308 kişi</strong>, farklı devlet veri tabanlarında yeniden izlenebildi.</p>

<p>Vergi beyannameleri, doğum ve evlilik kayıtları gibi resmi belgelerde tespit edilen hareketlilik, bu kişilerin hayatta olabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Yetkililer ayrıca şimdiye kadar <strong>5.269 kişinin yerini tespit ederek kimliklerini doğruladıklarını</strong> ve bu kişilerin dosyalarının “bulundu” olarak yeniden sınıflandırıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Eksik ve Hatalı Kayıtlar Krizi Derinleştiriyor</strong></p>

<p>Yetkililere göre kayıp kişiler sayısının yüksek görünmesinin önemli nedenlerinden biri de <strong>kayıt sistemindeki ciddi eksiklikler</strong>.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yaklaşık <strong>46 bin kayıtta (%36)</strong> isim, tarih veya kaybolma yeri gibi temel bilgiler bulunmuyor.</li>
 <li>Bu eksiklikler, birçok dosyada arama çalışmalarını neredeyse imkânsız hale getiriyor.</li>
 <li>Verilerin; savcılıklar, arama komisyonları, vatandaş bildirimleri ve aktivist gruplardan gelen <strong>doğrulanmamış listelerle oluşturulması</strong>, mükerrer ve hatalı kayıtların artmasına yol açtı.</li>
</ul>

<p>Bunun yanında, <strong>43.128 dosyada bilgiler eksiksiz olmasına rağmen</strong> diğer devlet veri tabanlarında herhangi bir iz bulunamadı.</p>

<p><strong>Soruşturma Açığı Dikkat Çekiyor</strong></p>

<p>Yetkililerin verdiği bilgilere göre, kayıp vakalarının <strong>%10’undan daha azı</strong> aktif cezai soruşturma kapsamında bulunuyor. Bu durum, yıllardır savcılık ve kolluk kuvvetlerinin yetersizliği yönünde eleştirilere neden oluyor.</p>

<p><strong>2006 Sonrası Kayıplarda Büyük Artış</strong></p>

<p>Meksika Uyuşturucu Savaşı sonrası dönemde kayıp vakalarında dramatik bir artış yaşandı.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bugün kayıp olarak kayıtlı <strong>130.178 kişi</strong>, 2006 sonrası döneme ait</li>
 <li><strong>2.356 vaka ise 1952–2005 yılları arasında</strong>, çoğu zorla kaybetme iddialarıyla bağlantılı</li>
</ul>

<p>Kamu politikaları kuruluşu Mexico Evalua, son on yılda kayıp vakalarının <strong>%200 arttığını</strong> ve bunun organize suç örgütlerinin güçlenmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>“Hiçbir Kayıt Silinmeyecek”</strong></p>

<p>Hükümet yetkilileri, kamuoyundaki endişeleri gidermek amacıyla <strong>hiçbir kaydın sistemden silinmeyeceğini</strong>, yalnızca bulunan kişilerin durumlarının güncelleneceğini vurguladı.</p>

<p>Ayrıca yeni yasal düzenlemelerle, <strong>asgari veri olmadan sisteme yeni kayıt girilmesinin önüne geçildiği</strong> açıklandı.</p>

<p><strong>Hükümetten Kararlılık Mesajı</strong></p>

<p>Güvenlikten sorumlu üst düzey yetkili Marcela Figueroa, Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum’un sabah toplantısında yaptığı açıklamayı aktararak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kaybolan herkesi bulana kadar aramaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Uzmanlar Uyarıyor: Güven Sorunu Derin</strong></p>

<p>Meksikalı siyaset analisti Viri Rios ise kayıp kişiler listesindeki güncellemelerin toplumda tartışma yarattığını belirtti.</p>

<p>Rios’a göre özellikle çocuklarını arayan aileler, <strong>meşru vakaların sistemden yanlışlıkla çıkarılabileceği</strong> endişesini taşıyor.</p>

<p>Ancak Rios, kayıt sisteminin yıllardır <strong>“yetersiz denetimle ve düzensiz biçimde” yönetildiğini</strong>, birçok vakanın rastgele eklendiğini ve takip edilmediğini de vurguladı.</p>

<p><strong>Yeni Dönem: Tüm Vakalar İçin Soruşturma Zorunluluğu</strong></p>

<p>Son düzenlemelerle birlikte artık yerel savcılıkların <strong>her kayıp vakası için resmi soruşturma dosyası açmak zorunda olacağı</strong> belirtiliyor. Uzmanlara göre bu adım, kayıp krizinin çözümünde kritik bir eşik olabilir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/meksika-130-bin-kayiptan-40-bini-hayatta-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-27-224542.png" type="image/jpeg" length="53888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın beklediği haber: 1 aylık ateşkes ve 15 maddelik yol haritası iddiası]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dunyanin-bekledigi-haber-1-aylik-ateskes-ve-15-maddelik-yol-haritasi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dunyanin-bekledigi-haber-1-aylik-ateskes-ve-15-maddelik-yol-haritasi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu’da dengeleri değiştirebilecek kritik bir diplomatik girişim gündemde. Amerika Birleşik Devletleri’nin, İran ile <strong>1 aylık geçici ateşkes</strong> için temas yürüttüğü ve bu süreçte <strong>15 maddelik kapsamlı bir anlaşmanın müzakere edileceği</strong> öne sürüldü.</p>

<p>Haberlere göre süreç, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve danışmanı Jared Kushner tarafından yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklarda, planın Gazze ve Lübnan’daki önceki mutabakatlara benzer bir çerçeveye sahip olduğu ifade ediliyor.</p>

<hr />
<h3>15 maddelik yol haritasında öne çıkan başlıklar</h3>

<p>İddiaya göre müzakere edilecek taslakta şu kritik maddeler yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması</li>
 <li>Nükleer silah arayışında olunmayacağına dair taahhüt</li>
 <li>Ülkede uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin yasaklanması</li>
 <li>Zenginleştirilmiş uranyumun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na teslim edilmesi</li>
 <li>Natanz, İsfahan ve Fordow tesislerinin devre dışı bırakılması</li>
 <li>UAEA’ya tam denetim ve erişim izni verilmesi</li>
 <li>İran’ın bölgedeki “vekalet güçleri” stratejisinden vazgeçmesi</li>
 <li>Milis gruplara finansman ve silah desteğinin kesilmesi</li>
 <li>Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması</li>
 <li>Balistik füze programının sınırlandırılması</li>
 <li>İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması</li>
 <li>Buşehr’de sivil nükleer programın desteklenmesi</li>
</ul>

<hr />
<h3>Resmi doğrulama yok, gözler müzakerelerde</h3>

<p>Söz konusu planla ilgili henüz resmi makamlardan doğrulama gelmedi. Ancak diplomatik kaynaklar, tarafların önümüzdeki süreçte müzakere masasına oturabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür bir ateşkes ve kapsamlı anlaşma, yalnızca İran-ABD ilişkilerini değil, tüm Orta Doğu’daki jeopolitik dengeleri ve enerji piyasalarını da doğrudan etkileyebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dunyanin-bekledigi-haber-1-aylik-ateskes-ve-15-maddelik-yol-haritasi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/2026-09-00-44.png" type="image/jpeg" length="23347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM’den ırkçılığa karşı küresel çağrı: “Adalet ve eşitlik için birlikte hareket edin”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bmden-irkciliga-karsi-kuresel-cagri-adalet-ve-esitlik-icin-birlikte-hareket-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bmden-irkciliga-karsi-kuresel-cagri-adalet-ve-esitlik-icin-birlikte-hareket-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BM, Uluslararası Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü kapsamında düzenlenen anma etkinliklerinde, adalet ve eşitlik için küresel taahhüdünü yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Birleşmiş Milletler (BM), ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılması için uluslararası dayanışma ve güçlü siyasi irade çağrısında bulundu. Güney Afrika’da apartheid döneminde yaşanan Sharpeville Katliamı’nın üzerinden yaklaşık 70 yıl geçmesine rağmen, kurum ırkçılığa karşı mücadelenin hâlâ aciliyetini koruduğunu vurguladı.</p>
</blockquote>

<p>BM, Uluslararası Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü kapsamında düzenlenen anma etkinliklerinde, adalet ve eşitlik için küresel taahhüdünü yineledi.</p>

<p>BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, 21 Mart 1960’ta Sharpeville’de polis karakolu önünde toplanan kalabalığın “silahlarla değil, inançla donanmış” olduğunu hatırlatarak, göstericilerin toplumu bölmek için değil, onurlarını savunmak için bir araya geldiğini ifade etti.</p>

<p>Baerbock, anma törenlerinin yalnızca geçmişte yaşanan bir trajediyi değil, günümüzde hâlâ varlığını sürdüren ırkçılığı da hatırlattığını belirtti. Irkçılığın bazen açık nefret söylemleriyle, bazen de bürokrasi içinde gizlenmiş biçimde ortaya çıktığını vurgulayan Baerbock, “İster açık ister örtük olsun, bu zararlı yapı bireylerin çok ötesinde sonuçlar doğurur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BM Genel Sekreteri António Guterres ise ırkçılığın herkese zarar verdiğini belirterek, kölelik, sömürgecilik ve baskı politikalarının etkilerinin hâlâ sürdüğüne dikkat çekti. Guterres, ırkçılığın günümüzde ekonomik, sosyal ve siyasal eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve çatışmaları beslediğini ifade etti.</p>

<p>Bazı hükümetlerin ırkçılık karşıtı politikaları geri çektiğini ve tarihsel gerçekleri çarpıtmaya çalıştığını belirten Guterres, bu durumun çözüm yollarını zayıflattığını söyledi. Özellikle dijital platformlarda ve siyasi söylemlerde artan yabancı düşmanlığına dikkat çeken Guterres, nefret söyleminin hızla yayılabildiği uyarısında bulundu.</p>

<p>“Bu yolun nereye çıktığını biliyoruz: daha fazla adaletsizlik, şiddet ve daha kötüsü,” diyen Guterres, çözümün dayanışma olduğunu vurgulayarak hükümetler, kurumlar ve toplumların birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de tarihin, eşitlik mücadelesinin engellenemeyeceğini gösterdiğini söyledi. Türk, Sharpeville’in yanı sıra ABD’de okullardaki ayrımcılığa karşı direnişiyle bilinen Ruby Bridges, Brezilya’da polis şiddetine karşı adalet arayan Ana Paula Gomes de Oliveira ve kısa süre önce hayatını kaybeden sivil haklar savunucusu Jesse Jackson gibi isimleri örnek gösterdi.</p>

<p>Türk, “Bu ve benzeri direnişler dünyayı değiştirdi. Bugün bize düşen, bu kazanımları korumak ve ileriye taşımaktır” dedi.</p>

<p>Irkçılıkla mücadelenin güçlü yasal düzenlemeler ve siyasi kararlılık gerektirdiğini vurgulayan Türk, nefret suçlarına karşı hesap verebilirliğin artırılması gerektiğini belirtti. “Irkçılık karşıtı olmak, bir grubu diğerine tercih etmek değil; herkes için insan haklarını ve adaleti savunmaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>BM Afrika Kökenli İnsanlar Daimi Forumu’nun kurucu üyelerinden hukuk profesörü Justin Hansford ise konuşmasında, Trayvon Martin, Michael Brown ve George Floyd gibi isimleri anarak, ırksal adalet mücadelesinin sokaklardan uluslararası platformlara uzandığını dile getirdi.</p>

<p>Sharpeville’de hayatını kaybeden 69 kişiyi “ırksal adalet uğruna şehit düşenler” olarak nitelendiren Hansford, bu mücadelenin tamamlanana kadar süreceğini vurguladı. “Onların cesareti, ırksal adalet sağlanana kadar dünyaya ilham vermeye devam edecek” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bmden-irkciliga-karsi-kuresel-cagri-adalet-ve-esitlik-icin-birlikte-hareket-edin</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 06:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-24-060641.png" type="image/jpeg" length="22708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Netanyahu’dan İran mesajı: “Tüm dünya için tehdit, birlikte durdurulmalı”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/netanyahudan-iran-mesaji-tum-dunya-icin-tehdit-birlikte-durdurulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/netanyahudan-iran-mesaji-tum-dunya-icin-tehdit-birlikte-durdurulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, artan bölgesel gerilim üzerine yaptığı açıklamada İran’ı sert sözlerle hedef aldı. Netanyahu, İran yönetiminin uluslararası deniz ve enerji hatlarını tehdit ederek küresel güvenliği riske attığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Netanyahu, “Bu rejimin tüm dünyayı tehdit ettiğine dair daha ne kadar kanıt gerekiyor?” diyerek uluslararası topluma çağrıda bulundu. İran’ın yalnızca İsrail için değil, tüm dünya için bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Netanyahu, bu nedenle küresel ölçekte ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img height="669" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/image-4014.png" width="1278" /></p>

<p>Açıklamasında İsrail ile ABD’nin birlikte hareket ettiğini belirten Netanyahu, diğer ülkelerin de bu sürece katılmasının zamanının geldiğini söyledi. Bazı ülkelerin bu yönde adım atmaya başladığını dile getiren Netanyahu, ancak bunun yeterli olmadığını kaydetti.</p>

<p>ABD eski Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı uluslararası iş birliği çağrısına da destek veren Netanyahu, bunun sadece ABD ve İsrail’in güvenliği için değil, “tüm dünyanın güvenliği” için gerekli olduğunu ifade etti.</p>

<p>İsrail’e yönelik saldırılarla ilgili bir soruya yanıt veren Netanyahu, “karşılık veriyoruz” diyerek askeri operasyonların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bölgede gerilim tırmanırken, Netanyahu’nun açıklamaları uluslararası arenada yeni bir diplomatik hareketliliğin habercisi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/netanyahudan-iran-mesaji-tum-dunya-icin-tehdit-birlikte-durdurulmali</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/image-4014.png" type="image/jpeg" length="22655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Raporu: Suya Erişimde Eşitsizlik Derinleşiyor, Kadınlar En Ağır Yükü Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bm-raporu-suya-erisimde-esitsizlik-derinlesiyor-kadinlar-en-agir-yuku-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bm-raporu-suya-erisimde-esitsizlik-derinlesiyor-kadinlar-en-agir-yuku-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rapora göre kadınlar ve kız çocukları, her gün toplamda yaklaşık 250 milyon saatlerini su toplamak için harcıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Birleşmiş Milletler’in 2026 Dünya Su Geliştirme Raporu</strong>, suya erişimdeki eşitsizliklerin küresel ölçekte sürdüğünü ortaya koydu. “Herkes İçin Su: Eşit Haklar ve Fırsatlar” başlıklı rapor, özellikle kadınlar ve kız çocuklarının su krizinden orantısız biçimde etkilendiğini vurguladı.</p>
</blockquote>

<p><strong>2,1 Milyar İnsan Güvenli İçme Suyuna Ulaşamıyor</strong></p>

<p>Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan rapora göre, dünya genelinde <strong>2,1 milyar insan güvenli şekilde yönetilen içme suyuna erişemiyor</strong>. Bu durum, başta yoksul ve kırılgan topluluklar olmak üzere geniş kesimleri etkiliyor.</p>

<p>Raporda, su ve sanitasyon hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklerin;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>sağlık,</li>
 <li>eğitim,</li>
 <li>geçim kaynakları</li>
 <li>ve güvenlik</li>
</ul>

<p>üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Kadınlar Her Gün 250 Milyon Saat Su Taşıyor</strong></p>

<p>Küresel ölçekte su temini sorumluluğu büyük ölçüde kadınlar ve kız çocuklarının omuzlarında. Rapora göre kadınlar ve kız çocukları, <strong>her gün toplamda yaklaşık 250 milyon saatlerini su toplamak için harcıyor</strong>.</p>

<p>Bu durumun:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>fiziksel ve zihinsel yorgunluğa yol açtığı,</li>
 <li>eğitim ve çalışma fırsatlarını sınırladığı,</li>
 <li>toplumsal hayata katılımı engellediği</li>
</ul>

<p>belirtildi.</p>

<p><strong>Karar Mekanizmalarında Kadınlar Yok</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise kadınların su yönetiminde yeterince temsil edilmemesi. Ev içi su yönetiminde başat rol üstlenmelerine rağmen kadınlar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>liderlik pozisyonlarında,</li>
 <li>teknik görevlerde,</li>
 <li>karar alma süreçlerinde</li>
</ul>

<p>büyük ölçüde dışlanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu durum, hem eşitsizlikleri derinleştiriyor hem de su yönetiminde etkin çözümlerin önünü tıkıyor.</p>

<p><strong>İklim Krizi Eşitsizliği Daha da Artırıyor</strong></p>

<p>Raporda, <strong>iklim değişikliği, su kıtlığı ve doğal afetlerin</strong> mevcut eşitsizlikleri daha da ağırlaştırdığına dikkat çekildi. Özellikle kuraklık ve su krizlerinin yoğunlaştığı bölgelerde kadınların yükü katlanarak artıyor.</p>

<p><strong>UNESCO’dan Cinsiyete Duyarlı Su Politikaları Çağrısı</strong></p>

<p>UNESCO, su sektöründe cinsiyet eşitsizliğini azaltmak için veri temelli ve kapsayıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kuruluş, özellikle:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>cinsiyete göre ayrıştırılmış veri toplama,</li>
 <li>toplumsal cinsiyet analizleri,</li>
 <li>kapasite geliştirme programları</li>
 <li>ve saha projeleri</li>
</ul>

<p>üzerinden eşitliği güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p>UNESCO’nun Dünya Su Değerlendirme Programı (WWAP) ve Hükümetlerarası Hidroloji Programı (IHP) kapsamında yürütülen çalışmalar, suyun nasıl kullanıldığı ve yönetildiğine dair daha kapsayıcı veriler üretmeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong>Çözüm: Eşit Katılım ve Kapsayıcı Yönetim</strong></p>

<p>Raporda, su krizinin çözümü için yalnızca teknik değil, sosyal politikaların da gerekli olduğu vurgulandı. Buna göre:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>kadınların su yönetimine eşit katılımı,</li>
 <li>kapsayıcı yönetişim modelleri,</li>
 <li>cinsiyete duyarlı politikalar</li>
 <li>ve güçlü veri sistemleri</li>
</ul>

<p>sürdürülebilir çözümlerin anahtarı olarak gösterildi.</p>

<p><strong>Rapor New York ve Paris’te Tanıtıldı</strong></p>

<p>“United Nations World Water Development Report 2026” başlıklı rapor, <strong>19 Mart 2026’da</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Birleşmiş Milletler Genel Merkezi</li>
 <li>ve UNESCO Genel Merkezi</li>
</ul>

<p>olmak üzere iki merkezde eş zamanlı olarak kamuoyuna sunuldu.</p>

<p><strong>Yoksullukla Mücadele ve Toplumsal Eşitlik İçin Kritik</strong></p>

<p>Rapora göre, temiz ve güvenli suya eşit erişim ile kadınların su yönetiminde aktif rol alması;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>yoksulluğun azaltılması,</li>
 <li>daha sağlıklı toplumların kurulması</li>
 <li>ve ekonomik kalkınmanın hızlanması</li>
</ul>

<p>açısından kritik öneme sahip.</p>

<p>Birleşmiş Milletler, hükümetlere ve uluslararası kuruluşlara, su yönetiminde <strong>eşit haklar ve fırsatların hayata geçirilmesi için acil adım atma çağrısında bulundu.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bm-raporu-suya-erisimde-esitsizlik-derinlesiyor-kadinlar-en-agir-yuku-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-22-084557-2.png" type="image/jpeg" length="33279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan Hürmüz Resti: “Açılmazsa İran’ın Enerji Santrallerini Yok Ederiz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trumptan-hurmuz-resti-acilmazsa-iranin-enerji-santrallerini-yok-ederiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trumptan-hurmuz-resti-acilmazsa-iranin-enerji-santrallerini-yok-ederiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde yeniden açılmaması halinde İran'ın enerji santrallerine saldırı düzenleneceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılmaması halinde İran’ın enerji altyapısını hedef alacaklarını açıkladı. Bölgede tansiyon yükselirken İran’ın füze saldırıları İsrail’de can kayıplarına yol açtı, ABD-İngiltere üssü de hedef alındı.</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ: TRUMP’TAN AÇIK TEHDİT</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaması durumunda askeri müdahale tehdidinde bulundu. Trump, Tahran yönetimine 48 saat süre vererek, aksi halde “önce en büyüklerinden başlamak üzere enerji santrallerini vurup yok edeceklerini” söyledi.</p>

<p>Trump ayrıca İran’ın müzakere istediğini öne sürerken, Washington’un böyle bir sürece sıcak bakmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>İRAN’DAN MİSİLLEME: İSRAİL ŞEHİRLERİ VURULDU</strong></p>

<p>İran tarafından fırlatılan uzun menzilli füzeler, İsrail şehirlerini hedef aldı. İsrail ordusu, Dimona’ya isabet eden bir füzenin engellenemediğini açıkladı. Saldırıda bazı kişiler yaralanırken, nükleer tesislerin bulunduğu bölgede küçük bir yapının yıkıldığı bildirildi.</p>

<p>Güneyde yer alan Arad kentinde ise savunma sistemlerinin aşıldığı ve “büyük kayıp olayı” ilan edildiği aktarıldı. İsrail yönetimi, İran’a yönelik saldırıların önümüzdeki günlerde “önemli ölçüde artacağını” duyurdu.</p>

<p><strong>ABD-İNGİLTERE ÜSSÜ HEDEFTE: MENZİL TARTIŞMASI BÜYÜYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran’ın Hint Okyanusu’nda bulunan ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia’ya iki orta menzilli balistik füze fırlattığı açıklandı. Füzelerin hedefi vuramadığı belirtilse de bu girişim, İran’ın askeri kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.</p>

<p>Yaklaşık 3 bin kilometre uzaklıktaki üsse yönelik bu saldırı girişimi, Tahran’ın daha önce açıkladığı 2 bin kilometrelik füze menzil sınırını aşmış olabileceğine işaret etti. Uzmanlar, bunun ABD ve Avrupa’daki bazı hedeflerin de risk altında olabileceği anlamına geldiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>“İRAN TÜM ORTADOĞU’YU VURABİLİR” UYARISI</strong></p>

<p>Analistler, İran’ın 2024’ten bu yana İsrail ile yaşanan çatışmalar nedeniyle füze stoklarının azaldığını, ancak yeniden üretim sürecine girdiğini değerlendiriyor. İsrail kaynakları, İran’ın elindeki füze sayısının 2 bin 500’den yaklaşık 1.000–1.500 seviyesine düştüğünü, ancak yıl sonuna doğru yeniden artış gösterdiğini öne sürüyor.</p>

<p>Quincy Enstitüsü’nden uzmanlar, ABD topraklarının doğrudan tehdit altında olmadığını ancak ABD üslerinin ve bölgedeki askeri varlıkların risk altında olabileceğini vurguluyor.</p>

<p>ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın 2025 değerlendirmesine göre ise İran’ın kıtalararası balistik füze kapasitesine 2035 yılına kadar ulaşabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>HEDEFTEKİ ENERJİ ALTYAPISI: İRAN’IN KRİTİK SANTRALLERİ</strong></p>

<p>Trump’ın hedef gösterdiği İran’ın enerji altyapısı büyük ölçüde doğalgaz santrallerine dayanıyor. Ülkede yaklaşık 110 doğalgaz santrali bulunduğu, ayrıca güneş, hidroelektrik, rüzgar ve nükleer enerji tesislerinin de işletildiği belirtiliyor.</p>

<p>En büyük üç santral şöyle sıralanıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Damavand Kombine Çevrim Santrali</strong> (Tahran yakınları) – 2.868 MW</li>
 <li><strong>Şehid Salimi Santrali</strong> (Hazar kıyısı) – 2.215 MW</li>
 <li><strong>Şehid Rajai Santrali</strong> (Tahran çevresi) – 2.043 MW</li>
</ul>

<p>İran’ın elektrik üretiminin büyük bölümü fosil yakıtlardan sağlanırken, ülkede aktif olan tek nükleer tesisin Buşehr Nükleer Santrali olduğu biliniyor.</p>

<p>Son olarak İran Atom Enerjisi Kurumu, Buşehr tesisine yönelik bir füze saldırısı girişimi olduğunu ancak herhangi bir hasar ya da can kaybı yaşanmadığını açıkladı.</p>

<p><strong>BÖLGEDE GERİLİM TIRMANIYOR</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı krizi, İran’ın füze kapasitesine dair yeni tartışmalar ve karşılıklı saldırılar, Orta Doğu’da geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor. ABD’nin doğrudan enerji altyapısını hedef alma tehdidi ise krizin seyrinde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trumptan-hurmuz-resti-acilmazsa-iranin-enerji-santrallerini-yok-ederiz</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-22-083104.png" type="image/jpeg" length="25879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Natanz Nükleer Tesisi Hedef Alındı: Trump’ın İran Politikası “Tam İmha”dan “Kademeli Geri Çekilme”ye Döndü]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/natanz-nukleer-tesisi-hedef-alindi-trumpin-iran-politikasi-tam-imhadan-kademeli-geri-cekilmeye-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/natanz-nukleer-tesisi-hedef-alindi-trumpin-iran-politikasi-tam-imhadan-kademeli-geri-cekilmeye-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü askeri strateji, kısa süre içinde dramatik bir değişim gösterdi. Önce saldırıların dozunun artırılacağını ve ateşkese yer olmadığını kesin bir dille açıklayan Trump, saatler içinde hedeflere ulaşıldığını ve askeri varlığın kademeli olarak azaltılabileceğini duyurdu.</p>

<p>Trump yönetimi, İran’ın uranyum stoklarına el koymak için ABD’nin en gizli birimlerini görevlendirirken, ABD ve İsrail birlikte İran’ın Natanz Nükleer Tesisi’ne saldırdı. Uzun süren diplomasi çabalarının ardından 28 Şubat’ta sıcak çatışmaya dönüşen gerilim, İsrail’in ABD ile birlikte operasyonu başlatmasıyla yeni bir boyut kazandı. Savaşın 22’nci gününde, İran’da sivil can kaybı bini aşarken, yaralı sayısı 18 bin olarak açıklandı.</p>

<p><img alt="Resim" src="https://pbs.twimg.com/media/HD7XI39bQAA-VKe?format=jpg&amp;name=small" / width="1366" height="909"></p>

<h3><strong>Rusya’dan ABD’ye Teklif</strong></h3>

<p>Rusya’nın ABD’ye yaptığı teklife göre, ABD Ukrayna’ya desteğini çekerse Rusya, İran’a sağladığı istihbarat desteğini durduracaktı. Ancak ABD teklifi reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Trump’ın Saatler İçindeki “U Dönüşü”</strong></h3>

<p>Trump, sosyal medyadan yaptığı açıklamada İran’a karşı başlatılan operasyonun kademeli olarak sona erebileceğini belirtti:<br />
<em>"İran’daki rejime karşı Ortadoğu’da sürdürdüğümüz büyük askeri çabalarımızı azaltmayı düşünürken, hedeflerimize çok yaklaştık."</em></p>

<p>Önce, ABD’nin kara kuvvetlerini bölgeye konuşlandırmak için hazırlık yaptığı iddia edilirken, Trump ateşkes yapmayı reddetti ve şunları söyledi:<br />
<em>"Savaş biz istediğimizde bitecek. Ateşkes yapmak istemiyorum. Karşı tarafı yok ederken ateşkes yapmazsınız."</em></p>

<p>Analistler, Trump’ın kısa sürede değişen açıklamalarının ABD dış politikasında belirsizliği artırdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/natanz-nukleer-tesisi-hedef-alindi-trumpin-iran-politikasi-tam-imhadan-kademeli-geri-cekilmeye-dondu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/tc2026-13-50-31.png" type="image/jpeg" length="62475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD’den İran petrolüne geçici satış izni: Piyasaya 140 milyon varil hamle]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abdden-iran-petrolune-gecici-satis-izni-piyasaya-140-milyon-varil-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abdden-iran-petrolune-gecici-satis-izni-piyasaya-140-milyon-varil-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Scott Bessent, denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren dar kapsamlı ve kısa süreli bir genel lisans yayımlandığını açıkladı. Kararın, küresel enerji arzını artırarak fiyat baskısını azaltmayı hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Bessent, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Donald Trump yönetiminin yürüttüğü “Destansı Öfke Operasyonu” kapsamında enerji piyasalarına müdahale edildiğini ifade etti. İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırılarına karşılık verildiğini savunan Bessent, küresel arzın güçlendirilmesi için ekonomik ve askeri araçların kullanılmaya devam edeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>140 milyon varil petrol piyasaya çıkacak</h3>

<p>Açıklamaya göre, yaptırımlar nedeniyle özellikle Çin tarafından ucuza stoklanan İran petrolünün bir kısmı geçici olarak serbest bırakılacak. Bu kapsamda yaklaşık 140 milyon varil petrolün hızla küresel piyasaya sunulması planlanıyor.</p>

<p>Bessent, bu adımın:</p>

<ul>
 <li>Küresel enerji arzını artıracağını</li>
 <li>Fiyatları dengeleyeceğini</li>
 <li>İran kaynaklı arz baskısını hafifleteceğini</li>
</ul>

<p>vurguladı.</p>

<h3>Sınırlı ve geçici izin</h3>

<p>Yayımlanan lisansın yalnızca halihazırda denizde bulunan petrol sevkiyatlarını kapsadığı belirtildi. Yeni üretim ya da yeni satış anlaşmalarına izin verilmeyecek.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeye göre:</p>

<ul>
 <li>20 Mart saat 00.01’den önce gemilere yüklenen İran petrolü kapsama alındı</li>
 <li>İzin 19 Nisan saat 00.01’e kadar geçerli olacak</li>
</ul>

<h3>“İran’ın petrolünü ona karşı kullanacağız”</h3>

<p>Bessent, dikkat çeken değerlendirmesinde, “İran’ın petrolünü fiyatları düşük tutmak için kullanacağız” ifadesini kullandı. Ayrıca, İran’ın bu satışlardan elde edeceği gelirleri kullanmasının zorlaştırılacağını ve ülkeye yönelik “azami baskı” politikasının süreceğini belirtti.</p>

<p>ABD yönetimi, bugüne kadar attığı adımlarla küresel piyasaya toplamda yaklaşık 440 milyon varil ek petrol sunmayı hedeflediğini de açıkladı. Bu hamlenin, özellikle Hürmüz Boğazı kaynaklı arz risklerini dengelemeye yönelik olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abdden-iran-petrolune-gecici-satis-izni-piyasaya-140-milyon-varil-hamle</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/xcvb-2.png" type="image/jpeg" length="53759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran’dan “Gerçek Vaat 4”ün 68. Dalgası: Hayfa ve Tel Aviv’de 25 Nokta Vuruldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/irandan-gercek-vaat-4un-68-dalgasi-hayfa-ve-tel-avivde-25-nokta-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/irandan-gercek-vaat-4un-68-dalgasi-hayfa-ve-tel-avivde-25-nokta-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları, medya şehitleri ve İran Devrim Muhafızları sözcüsü şehit Sardar Ali Na'ini'ye ithafen operasyon yaptıklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>İran Devrim Muhafızları, “Ya Sahibul-Zaman Edrekni” parolasıyla düzenlenen operasyonun 68. dalgasında İsrail’de 25 hedefin vurulduğunu, ABD üslerine yönelik İHA saldırıları gerçekleştirildiğini ve Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını duyurdu.</p>
</blockquote>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), “Gerçek Vaat 4” operasyonunun 68. dalgasının gerçekleştirildiğini açıkladı. Tesnim Haber Ajansı’nda yer alan ve DMO Halkla İlişkiler Birimi tarafından yayımlanan bildiride, operasyonun Deniz Kuvvetleri ile Hava-Uzay Kuvvetleri’nin ortak ve eşgüdümlü çalışmasıyla yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, “Ya Sahibul-Zaman Edrekni” parolasıyla icra edilen operasyonun, “medya şehitleri” ile DMO sözcüsü olarak görev yaparken hayatını kaybeden Tuğgeneral Doktor Nayini’ye ithaf edildiği ifade edildi. Operasyonun, İran’ın deniz ve hava gücünün birleşik kapasitesini ortaya koyduğu vurgulandı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/uSpfJaVdCbc" title="İran’dan “Gerçek Vaat 4”ün 68. Dalgası." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>Hayfa ve Tel Aviv’de 25 hedef vuruldu</strong></p>

<p>DMO Hava-Uzay Kuvvetleri’ne ait çok başlıklı “Hürremşehr-4” ve “Kadir” füzeleriyle düzenlenen saldırılarda, İsrail’in çok katmanlı savunma sistemlerinin etkisiz bırakıldığı öne sürüldü. Açıklamada, Hayfa ve Tel Aviv’de belirlenen 25 noktanın hedef alındığı ve vurulduğu bildirildi.</p>

<p><strong>ABD üslerine İHA saldırısı</strong></p>

<p>Hava-Uzay Kuvvetleri’ne bağlı İHA birimlerinin de operasyon kapsamında aktif rol aldığı belirtilen açıklamada, çok sayıda saldırı amaçlı insansız hava aracıyla bölgedeki ABD üslerine yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlendiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Basra Körfezi’nde ABD hedefleri vuruldu</strong></p>

<p>DMO Deniz Kuvvetleri tarafından yürütülen operasyonlarda ise “El-Hidd” üssünde bulunan ABD’ye ait 6 lojistik deponun İHA ve seyir füzeleriyle vurulduğu ifade edildi. Bu depolarda bulunan Patriot hava savunma sistemlerine ait bazı ekipmanların imha edildiği, “Şeyh İsa” hava üssünün lojistik hatlarının ise ağır hasar aldığı ileri sürüldü.</p>

<p><strong>Deniz trafiğine uyarı</strong></p>

<p>Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’nde bulunan tüm deniz araçlarına çağrıda bulunarak, şüpheli durumların 16. kanal üzerinden en yakın DMO istasyonuna bildirilmesini istedi. Bu bildirimlerin anında değerlendirileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı iddiası</strong></p>

<p>Açıklamada ayrıca, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in talimatı doğrultusunda Hürmüz Boğazı’nın ABD ve İsrail ile müttefiklerine kapatıldığı öne sürüldü.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/irandan-gercek-vaat-4un-68-dalgasi-hayfa-ve-tel-avivde-25-nokta-vuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-20-204036.png" type="image/jpeg" length="94914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’tan NATO’ya sert sözler: “ABD olmadan kağıttan bir kaplan”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trumptan-natoya-sert-sozler-abd-olmadan-kagittan-bir-kaplan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trumptan-natoya-sert-sozler-abd-olmadan-kagittan-bir-kaplan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO’nun İran’a yönelik süreçteki tutumunu sert ifadelerle eleştirdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, müttefik ülkelerin ABD’yi yalnız bıraktığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, NATO’nun İran’a karşı yürütülen operasyonlara katılmadığını ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasına destek vermediğini öne sürerek, ittifakı “ABD olmadan kağıttan bir kaplan” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Açıklamasında müttefikleri hedef alan Trump, “Nükleer güce sahip bir İran’ı durdurmak için savaşa katılmak istemediler. Şimdi ise savaş büyük ölçüde kazanılmışken yüksek petrol fiyatlarından şikayet ediyorlar ancak Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yardım etmek istemiyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Trump ayrıca, söz konusu müdahalenin “çok kolay ve düşük riskli” olduğunu iddia ederek NATO ülkelerini “korkaklar” sözleriyle eleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trumptan-natoya-sert-sozler-abd-olmadan-kagittan-bir-kaplan</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/nato1.png" type="image/jpeg" length="43260"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
