<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/emek" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 14:48:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/emek"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin’de Öğretmenlerden Ortak Tepki: “Hak Arama Mücadelemiz Gözaltılarla Engellenemez”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersinde-ogretmenlerden-ortak-tepki-hak-arama-mucadelemiz-gozaltilarla-engellenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersinde-ogretmenlerden-ortak-tepki-hak-arama-mucadelemiz-gozaltilarla-engellenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile Eğitim Sen Mersin Şubesi, Ankara’da öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki göstermek amacıyla ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan açıklamada “Taban Ücretimiz Engellenemez, Sendikal Hakkımız Yasaklanamaz” pankartı açılırken, “Anayasal haklarımızdan, emeğimizin karşılığından ödün vermeyeceğiz” mesajı verildi.</p>

<p>Eyleme Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri de destek verdi.</p>

<p>Basın açıklamasında ilk sözü Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Şube Başkanı <strong>Nebil Birtek</strong> aldı. Ardından ortak açıklamayı Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı <strong>Mahmut Sümbül</strong> okudu.</p>

<h3><strong>“Hak arama mücadelesi engellenemez”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasında, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin günlerdir Ankara’da güvenceli çalışma, taban maaş, insanca yaşam ücreti ve adil atama talepleriyle bir araya geldiği hatırlatıldı.</p>

<p>Öğretmenlerin taleplerine yanıt verilmesi beklenirken çözüm yerine polis müdahalesi tercih edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Ankara’da gerçekleştirilen eylemlerde çok sayıda öğretmen gözaltına alınmış, öğretmenler darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Eğitim Sen Genel Başkanımız Kemal Irmak ve Genel TİS-Hukuk Sekreterimiz Özlem Tolu da dayanışma için bulundukları alanda gözaltına alınmıştır.”</p>

<h3><strong>“Sorunlar yapısal, çözüm demokratik haklarda”</strong></h3>

<p>Açıklamada Türkiye’de eğitim alanında yaşanan sorunların bireysel değil yapısal olduğu vurgulandı. Kamusal eğitimin zayıflatılması, özel sektörde güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaşması, ücretli öğretmenlik uygulamaları ve mülakat sistemi eleştirildi.</p>

<p>“Öğretmenler susturuldukça eğitim sistemi düzelmez, emeğin değersizleştirilmesi çocukların nitelikli eğitim hakkını da ortadan kaldırır” denildi.</p>

<h3><strong>Güvenpark’tan Sakarya Caddesi’ne uzanan eylem</strong></h3>

<p>Öğretmenlerin Ankara Güvenpark’ta başlattığı eylemde polisin müdahalesi sonucu 40’tan fazla eğitim emekçisinin gözaltına alındığı belirtildi. Müdahalenin ardından Sakarya Caddesi’nde geniş katılımlı bir basın açıklaması yapıldığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamaya mülakat mağduru öğretmenler, özel sektör öğretmenleri, aileler, akademisyenler, sendika temsilcileri, öğrenciler ve emek-demokrasi güçleri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 16 At 18.14.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-181445-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h3><strong>“Baskılar bizi susturamaz”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasında öğretmenlerin yaşadığı sürecin ağır bir hak ihlali tablosuna dönüştüğü ifade edilerek şu değerlendirmeler yapıldı:</p>

<ul>
 <li>Öğretmenlerin anayasal haklarını kullanmasının engellendiği</li>
 <li>Gözaltıların ve abluka uygulamalarının sürdüğü</li>
 <li>Annelere dahi biber gazıyla müdahale edildiği</li>
 <li>Dayanışma alanlarının dahi kuşatıldığı</li>
</ul>

<h3><strong>Somut talepler açıklandı</strong></h3>

<p>Öğretmenler ve sendikalar şu talepleri yineledi:</p>

<ul>
 <li>Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi</li>
 <li>Özel sektörde taban maaş uygulamasının güvence altına alınması</li>
 <li>Güvenceli ve insanca çalışma koşullarının sağlanması</li>
 <li>Polis müdahalelerinin ve gözaltıların sona erdirilmesi</li>
 <li>Sendikal faaliyetlerin önündeki engellerin kaldırılması</li>
</ul>

<h3><strong>“Haklarımızı almadan gitmeyeceğiz”</strong></h3>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına yapılan açıklamada, gözaltına alınanların serbest bırakılması talep edilerek mücadele kararlılığı vurgulandı:</p>

<p>“Bize verilen sözler tutulana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız. Bu mücadele yalnızca öğretmenlerin değil, kamusal ve nitelikli eğitim hakkı mücadelesidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersinde-ogretmenlerden-ortak-tepki-hak-arama-mucadelemiz-gozaltilarla-engellenemez</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-181445.jpeg" type="image/jpeg" length="16690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı: “Öğretmenlerin hak arama mücadelesi gözaltılarla engellenemez”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/egitim-sen-gaziantep-sube-baskani-omer-parlakci-ogretmenlerin-hak-arama-mucadelesi-gozaltilarla-engellenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/egitim-sen-gaziantep-sube-baskani-omer-parlakci-ogretmenlerin-hak-arama-mucadelesi-gozaltilarla-engellenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin Ankara’da sürdürdüğü eylemlere yönelik polis müdahalesine ilişkin açıklama yaptı. Parlakçı, öğretmenlerin anayasal haklarını kullanmasının engellenemeyeceğini belirterek gözaltı ve müdahaleleri sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Parlakçı, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin günlerdir Ankara’da bir araya gelerek güvenceli çalışma, taban maaş, özlük hakları ve adil atama taleplerini dile getirdiğini hatırlattı.</p>

<p>Açıklamada, öğretmenlerin taleplerinin karşılanması yerine güvenlik güçleriyle müdahale edildiği, çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığı, bazı eğitim emekçilerinin darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 16 At 18.08.18" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-180818.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Eylem sırasında destek amacıyla alanda bulunan Kemal Irmak ile Özlem Tolu’nun da gözaltına alındığı, ancak daha sonra serbest bırakıldıkları bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>Parlakçı, öğretmenlerin mücadelesinin suç olarak görülemeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, güvencesizliğe, düşük ücretlere ve mülakat adaletsizliğine karşı mücadele suç değildir. Suç olan, öğretmenlerin sesine kulak tıkamak ve demokratik haklarını kullanan eğitim emekçilerinin karşısına kolluk gücüyle çıkmaktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca Türkiye’de eğitim alanında yaşanan sorunların yapısal olduğuna dikkat çekilerek; kamusal eğitimin zayıflatılması, özel sektörde güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaşması, ücretli öğretmenlik uygulamaları ve mülakat sisteminin yarattığı adaletsizliklerin aynı politik sürecin sonucu olduğu savunuldu.</p>

<p>Eğitim Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlere yönelik gözaltı ve müdahalelerin kabul edilemez olduğunu belirterek şu çağrıda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları teslim edilmeli</li>
 <li>Özel sektörde taban maaş uygulaması güvence altına alınmalı</li>
 <li>Güvenceli ve insanca çalışma koşulları sağlanmalı</li>
 <li>Barışçıl protestolara yönelik polis müdahaleleri sona ermeli</li>
 <li>Sendikal faaliyetlerin önündeki engeller kaldırılmalı</li>
</ul>

<p>Ömer Parlakçı, “Öğretmenlerin karşısına barikat değil çözüm iradesi konulmalıdır” diyerek açıklamasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/egitim-sen-gaziantep-sube-baskani-omer-parlakci-ogretmenlerin-hak-arama-mucadelesi-gozaltilarla-engellenemez</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-180819.jpeg" type="image/jpeg" length="36724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç Sağlık Sendikası’ndan Atama Çağrısı: “Sağlıkçıların Umutları Tükenmesin”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/genc-saglik-sendikasindan-atama-cagrisi-saglikcilarin-umutlari-tukenmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/genc-saglik-sendikasindan-atama-cagrisi-saglikcilarin-umutlari-tukenmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç Sağlık Sendikası, 2024 KPSS sonrası atama bekleyen sağlık çalışanlarının yaşadığı mağduriyete dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sağlık sektöründeki personel açığına rağmen binlerce mezunun kadro beklemeye devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Basın açıklamasını sendika sözcüsü Aras Ali Altıntaş okudu. Sağlık çalışanları ve atama bekleyen adayların katıldığı etkinlikte, hastanelerdeki personel eksikliğinin giderek arttığı ancak buna rağmen yeterli atamanın yapılmadığı ifade edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bugün Ankara’da Sağlık Bakanlığı önünde, ataması yapılmayan sağlıkçıların sesi olmak için bir araya geldik.<br />
<br />
Hastanelerde personel eksikliği her geçen gün büyürken, binlerce sağlık mezunu diplomalarıyla birlikte beklemeye mahkûm ediliyor.<br />
<br />
Boyunlarında taşıdıkları kartonlarda… <a href="https://t.co/9QbI6RhYO1" rel="nofollow">pic.twitter.com/9QbI6RhYO1</a></p>
— Genç Sağlık Sendikası (@gencsagliksend) <a href="https://x.com/gencsagliksend/status/2066872272401412273?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h3>“Hayaller değil, bekleyişler büyüyor”</h3>

<p>Altıntaş, sağlık emekçilerinin yıllarca büyük fedakârlıklarla sınavlara hazırlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kimisi ailesinden uzak kaldı, kimisi gece gündüz çalıştı, kimisi sosyal hayatından vazgeçti. Hepsinin ortak hayali bu ülkeye sağlık hizmeti sunabilmekti.”</p>

<p>Açıklamada, yüksek puan almanın ve yıllarca emek vermenin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekilerek, gençlerin artık hayallerini değil belirsizliklerini taşıdığı vurgulandı.</p>

<h3>“Kartonlar bir gösteri değil, bir gerçeğin sembolü”</h3>

<p>Etkinlikte sağlık çalışanları, üzerlerinde bölüm bilgileri, KPSS puanları ve “Atanamadı” yazan kartonlar taşıdı. Bu sembolik eylemin, genç sağlıkçıların yaşadığı belirsizlik ve umutsuzluğu görünür kılmak amacıyla yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Altıntaş, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>“Bugün bu ülkede yüksek puan almak yetmiyor, yıllarını eğitime vermek yetmiyor. Gençler artık hayallerini değil, bekleyişlerini taşıyor.”</p>

<h3>Ek atama çağrısı</h3>

<p>Sağlık Bakanlığı’na seslenen Genç Sağlık Sendikası, 2024 KPSS sağlık atamaları için ek kontenjan açılmasını ve atama bekleyen sağlık çalışanlarının belirsizlikten çıkarılmasını talep etti.</p>

<p>Açıklamanın sonunda ise şu mesaj verildi:</p>

<p>“Emeğin değersizleştirilmesine alışmayacağız. Gençlerin umutlarının tüketilmesine sessiz kalmayacağız. Çünkü emeğin sesi yükselmezse adalet sessizleşir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendika yetkilileri, sağlık çalışanlarının istihdam sorunlarının çözülmesi için ek atama taleplerini sürdüreceklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/genc-saglik-sendikasindan-atama-cagrisi-saglikcilarin-umutlari-tukenmesin</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/image-5110.png" type="image/jpeg" length="54942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilik Dilekçesi İçin Kritik Zaman Uyarısı: Haziran mı, Temmuz mu?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/emeklilik-dilekcesi-icin-kritik-zaman-uyarisi-haziran-mi-temmuz-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/emeklilik-dilekcesi-icin-kritik-zaman-uyarisi-haziran-mi-temmuz-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emeklilik hakkı kazanan milyonlarca çalışan, dilekçelerini hangi tarihte vermeleri gerektiğini araştırmaya devam ediyor. Çünkü başvuru zamanı, hem <strong>kıdem tazminatını hem de emekli maaşını doğrudan etkileyerek ciddi gelir farkları yaratabiliyor</strong>.</p>

<p>Uzmanlara göre özellikle <strong>Haziran ve Temmuz ayı arasındaki geçiş dönemi</strong>, emeklilik planlamasında en kritik eşiklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Dilekçe Zamanı Neden Önemli?</h2>

<p>Emeklilik dilekçesinin verildiği tarih;</p>

<ul>
 <li>Emekli maaşının bağlanma dönemini</li>
 <li>Yıllık güncelleme katsayısını</li>
 <li>Kıdem tazminatı tavanını</li>
</ul>

<p>doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Bu nedenle aynı yıl içinde bile sadece birkaç haftalık fark, maaşlarda ve tazminatta <strong>on binlerce liralık değişime</strong> yol açabiliyor.</p>

<h2>Emekli Maaşı Nasıl Hesaplanıyor?</h2>

<p>Emekli maaşı hesaplamasında sigortalılık başlangıç tarihi büyük önem taşıyor:</p>

<h3>📌 1999 öncesi</h3>

<ul>
 <li>Yüksek aylık bağlama oranları (%60–80)</li>
 <li>Gösterge sistemi</li>
 <li>Daha avantajlı hesaplama yapısı</li>
</ul>

<h3>📌 2000–2008 arası</h3>

<ul>
 <li>Güncelleme katsayısı esas alınıyor</li>
 <li>TÜFE ve büyüme oranı birlikte dikkate alınıyor</li>
 <li>%100 ekonomik veri etkisi</li>
</ul>

<h3>📌 2008 sonrası</h3>

<ul>
 <li>Güncelleme katsayısı sistemi devam ediyor</li>
 <li>TÜFE %100 etkili</li>
 <li>Büyümenin yalnızca %30’u hesaba katılıyor</li>
</ul>

<h2>2026 Güncelleme Katsayısı: 1,3197</h2>

<p>2026 yılı için emekli maaşı hesaplamasında kullanılan güncelleme katsayısı <strong>1,3197</strong> olarak belirlendi. Bu katsayıya göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Enflasyonun tamamı</li>
 <li>Büyümenin %30’u</li>
</ul>

<p>hesaplamaya dahil edilerek emekli aylıkları güncelleniyor. Uzmanlara göre bu oran, 2025’e kıyasla <strong>daha yüksek başlangıç maaşı</strong> anlamına geliyor.</p>

<h2>Temmuz Öncesi mi Sonrası mı?</h2>

<p>Uzmanlar, özellikle <strong>yüksek ücretli çalışanlar</strong> için kararın kritik olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü:</p>

<ul>
 <li>Kıdem tazminatı tavanı Temmuz’da değişebiliyor</li>
 <li>Güncelleme katsayıları yıllık bazda farklılık gösterebiliyor</li>
 <li>Maaş bağlama dönemi değişebiliyor</li>
</ul>

<p>Bu nedenle emeklilik dilekçesinin “birkaç haftalık farkla” verilmesi bile toplam geliri ciddi şekilde etkileyebiliyor.</p>

<h2>Sonuç</h2>

<p>Emeklilik planlamasında en doğru zamanlama kişisel sigorta başlangıcı, kazanç düzeyi ve yıl içi katsayı değişimlerine göre değişiyor. Bu nedenle çalışanların dilekçe vermeden önce hem mali müşavir hem de SGK mevzuatı açısından güncel hesaplamaları dikkatle değerlendirmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/emeklilik-dilekcesi-icin-kritik-zaman-uyarisi-haziran-mi-temmuz-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/07/isci-1.jpg" type="image/jpeg" length="35391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arzu Çerkezoğlu: Demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/arzu-cerkezoglu-demokrasi-isci-sinifinin-ekmegidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/arzu-cerkezoglu-demokrasi-isci-sinifinin-ekmegidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DİSK, 15–16 Haziran 1970 İşçi Direnişi’nin 56. yıl dönümünde İstanbul Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda geniş katılımlı bir anma etkinliği gerçekleştirdi. Türkiye işçi sınıfı tarihinde dönüm noktası olarak kabul edilen direnişin yıldönümünde yapılan etkinlikte, hem yaşamını yitiren işçiler anıldı hem de emek mücadelesi ve demokrasi ilişkisi üzerine güçlü mesajlar verildi.</p>

<p>Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’nda düzenlenen anma programına DİSK yöneticileri, sendika temsilcileri ve çok sayıda emekçi katıldı. Etkinlikte, 1970 yılında yaşanan büyük işçi hareketi sırasında hayatını kaybeden Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak için karanfiller bırakıldı. Katılımcılar, yaşamını yitiren işçilerin isimlerini tek tek anarak saygı duruşunda bulundu.</p>

<p>Anma programında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 15–16 Haziran’ın yalnızca tarihsel bir iş bırakma eylemi olmadığını, aynı zamanda işçilerin örgütlü gücünü ortaya koyduğu büyük bir toplumsal uyanış olduğunu vurguladı. Çerkezoğlu, o dönemde işçi sınıfının sendikal haklarını genişletmek ve örgütlü yapıyı zayıflatmaya yönelik girişimlere karşı güçlü bir direniş gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Konuşmasında tarihsel sürece de değinen Çerkezoğlu, 1970 yılında hazırlanan yasa değişiklikleriyle DİSK’in etkisizleştirilmek istendiğini, ancak bunun işçi sınıfında büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde yüz binlerce işçinin üretimi durdurduğunu, fabrikaların boşaldığını ve işçilerin İstanbul’a doğru yürüyüşe geçtiğini hatırlattı.</p>

<p>Bu süreçte yaşanan çatışmalara da değinen Çerkezoğlu, barikatların kurulduğu, köprülerin kapatıldığı ve güvenlik güçlerinin müdahale ettiği günlerde üç işçinin yaşamını yitirdiğini belirtti. Ancak buna rağmen işçi hareketinin geri çekilmediğini vurgulayan Çerkezoğlu, “baskılara rağmen örgütlü mücadelenin büyüyerek devam ettiğini” ifade etti.</p>

<p><img alt="H K2 Py3 H W U A A K3Up" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/h-k2-py3-h-w-u-a-a-k3up.jpg" width="2048" /></p>

<p>Demokrasi ve emek ilişkisine geniş yer veren Çerkezoğlu, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde “Demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir” ifadesini kullandı. Demokrasinin yalnızca sandıkta oy kullanmakla sınırlı olmadığını belirten Çerkezoğlu, işçilerin, emekçilerin, kadınların ve gençlerin karar alma süreçlerine aktif katılımının gerçek demokrasi için zorunlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Çerkezoğlu ayrıca, ekonomik ve sosyal politikalarda emekçilerin dışlandığını savunarak, “emeği üretenlerin ülkenin gerçek sahibi olduğunu” dile getirdi. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesine vurgu yapan Çerkezoğlu, bu ilkenin ancak halkın ve emekçilerin yönetime katılımıyla gerçek anlamına kavuşabileceğini ifade etti.</p>

<p>Etkinlikte sık sık “örgütlü mücadele” vurgusu yapılırken, katılımcılar 15–16 Haziran ruhunun günümüz çalışma hayatı koşullarında da yol gösterici olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından anma programı, üç işçinin yaşamını yitirdiği noktaya karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik boyunca Yoğurtçu Parkı’nda duygusal anlar yaşanırken, katılımcılar hem geçmişte verilen mücadelenin önemini hatırladı hem de güncel emek sorunlarına ilişkin dayanışma mesajları verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/arzu-cerkezoglu-demokrasi-isci-sinifinin-ekmegidir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/h-k2-j6-b-y-x-q-a-agw-u-k.jpg" type="image/jpeg" length="97052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SON DAKİKA | Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak Gözaltına Alındı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/son-dakika-egitim-sen-genel-baskani-kemal-irmak-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/son-dakika-egitim-sen-genel-baskani-kemal-irmak-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın mülakat mağduriyeti ve düşük ücretlere karşı Kurtuluş Parkı'nda düzenlediği eyleme polis müdahale etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak’ın gözaltına alındığı görüntüler kamuoyuna yansıdı.</strong></p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/XKxTHPuu8qA" title="Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ters kelepçe yapılarak gözaltına alındı" width="475"></iframe></p>

<p>Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın Ankara Kurtuluş Parkı’nda gerçekleştirdiği eyleme kolluk kuvvetlerinin müdahale ettiği, çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığı ve bazı sendika yöneticilerinin de işlem gördüğü öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamaya göre, mülakat uygulamalarına karşı ve düşük ücretlere tepki amacıyla bir araya gelen öğretmenler, destek için alanda bulunan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Genel Mali Sekreter Ramazan Gürbüz ve Genel TİS-Hukuk Sekreteri Özlem Tolu ile birlikte polis ablukasıyla karşılaştı. Müdahale sırasında bazı kişilerin ters kelepçe ile gözaltına alındığı, Kemal Irmak ve Özlem Tolu’nun ise daha sonra serbest bırakıldığı ifade edildi.</p>

<p>Sendika açıklamasında, yaşananların “sendikal faaliyetlerin engellenmesi” anlamına geldiği savunularak, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı. “Sendikal mücadele suç değildir” vurgusu yapılan açıklamada, öğretmenlerin hak arayışının baskı ve gözaltılarla engellenemeyeceği belirtildi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.habereguven.com/vidyome/embed/189139" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p>Olayla ilgili resmi makamlardan ise henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><img height="555" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/image-5104.png" width="683" /></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🔴Mülakat mağduriyeti ve sefalet ücretlerine karşı mücadele eden Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın haklı ve meşru eylemi bir kez daha kolluk güçlerinin saldırısıyla karşılaştı.<br />
<br />
Hak mücadelesini Ankara Kurtuluş Parkı’nda sürdüren öğretmenlerle omuz omuza olmak ve… <a href="https://t.co/5Zn8TsgVx9" rel="nofollow">pic.twitter.com/5Zn8TsgVx9</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— Eğitim Sen (@egitimsen) <a href="https://x.com/egitimsen/status/2066506753664032816?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/son-dakika-egitim-sen-genel-baskani-kemal-irmak-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/h-k200-rw-x-a-a-a-w4zk.jpg" type="image/jpeg" length="42565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimliği Fakültelerinde Asistan Hekimler Taban Ek Ödeme Mağduriyeti Yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dis-hekimligi-fakultelerinde-asistan-hekimler-taban-ek-odeme-magduriyeti-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dis-hekimligi-fakultelerinde-asistan-hekimler-taban-ek-odeme-magduriyeti-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimliği Fakültelerinde görev yapan asistan hekimler, taban ek ödeme hesaplamalarında yapılan uygulamalar nedeniyle gelir kaybı yaşadıklarını belirterek düzenleme çağrısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>“Aynı emeğe daha düşük ödeme” tepkisi</h3>

<p>Üniversite hastanelerinde görev yapan asistan diş hekimleri, taban ek ödeme sisteminde “çalışılan gün” esas alınarak yapılan hesaplamaların mağduriyet yarattığını ifade ediyor. Özellikle hafta sonlarının “çalışılmayan gün” sayılması ve buna bağlı olarak ödeme gün sayısının düşürülmesi, gelirlerde ciddi azalmaya neden oluyor.</p>

<p>Asistan hekimler, fiilen yoğun nöbet ve klinik yük altında çalıştıklarını ancak buna rağmen taban ek ödeme tutarlarının aşağı çekildiğini belirterek uygulamaya tepki gösteriyor.</p>

<h3>Geriye dönük borçlandırma iddiası</h3>

<p>Bazı üniversitelerde ek ödeme hesaplamalarındaki değişikliklerin geriye dönük uygulanması nedeniyle personellere borç çıkarıldığı iddiaları da gündeme geliyor. Bu durumun, özellikle asistan hekimler arasında belirsizlik ve güvensizlik yarattığı ifade ediliyor.</p>

<h3>“Gelir kaybı 10 bin TL’yi buluyor”</h3>

<p>Sağlık çalışanlarının temsilcileri, uygulamanın bazı hekimlerde aylık <strong>10 bin TL’ye varan gelir kayıplarına</strong> yol açtığını öne sürüyor. Bu durumun, zaten yoğun iş yükü altında çalışan asistan hekimlerin ekonomik koşullarını daha da zorlaştırdığı belirtiliyor.</p>

<h3>Sendikalardan düzenleme çağrısı</h3>

<p>Sağlık alanındaki meslek örgütleri ve özellikle DİŞHEK-SEN, taban ek ödeme sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Sendika temsilcileri şu talepleri dile getiriyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Taban ek ödeme hesaplamasında hafta sonlarının kesinti gerekçesi olmaktan çıkarılması</li>
 <li>Üniversiteler arasında uygulama birliğinin sağlanması</li>
 <li>Geriye dönük borçlandırmaların iptal edilmesi</li>
 <li>Asistan hekimlerin teşvik sisteminden adil biçimde yararlanması</li>
</ul>

<h3>“Eşit işe eşit ücret” vurgusu</h3>

<p>Asistan hekimler, aynı klinik hizmeti ve hasta yükünü karşılamalarına rağmen farklı hesaplama yöntemleri nedeniyle gelir kaybı yaşanmasının “eşitlik ilkesine aykırı” olduğunu savunuyor.</p>

<h3>Çözüm beklentisi</h3>

<p>Diş Hekimliği Fakültelerinde yaşanan ek ödeme sorununun, yalnızca teknik bir hesaplama farkı olmadığı; doğrudan çalışma motivasyonunu ve sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini etkileyen yapısal bir sorun haline geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>Asistan hekimler, yetkililerden kalıcı ve adil bir düzenleme yapılmasını bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dis-hekimligi-fakultelerinde-asistan-hekimler-taban-ek-odeme-magduriyeti-yasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/15-haz-2026-17-34-39.png" type="image/jpeg" length="47688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İSİG Meclisi: Mayıs ayında 212, yılın ilk beş ayında en az 835 işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/isig-meclisi-mayis-ayinda-212-yilin-ilk-bes-ayinda-en-az-835-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/isig-meclisi-mayis-ayinda-212-yilin-ilk-bes-ayinda-en-az-835-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk İşçiliğine ve İş Cinayetlerine Karşı Mücadeleye… Mayıs ayında 212, yılın ilk beş ayında en az 835 işçi hayatını kaybetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>İSİG Meclisi’nin Mayıs 2026 İş Cinayetleri Raporu, işçi ölümlerindeki artışın yanı sıra çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutu da gözler önüne serdi. Rapora göre mayıs ayında en az 212 işçi yaşamını yitirirken, yılın ilk beş ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı 835’e ulaştı. Raporda, MESEM uygulamasının çocuk emeğini sömüren bir mekanizmaya dönüştüğü vurgulanarak acil önlem çağrısı yapıldı.</p>
</blockquote>

<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yayımladığı Mayıs 2026 İş Cinayetleri Raporu’nda hem iş cinayetlerindeki artışa hem de çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasına dikkat çekti. Rapora göre mayıs ayında en az 212 işçi yaşamını yitirirken, 2026’nın ilk beş ayında iş cinayetlerinde ölenlerin sayısı 835 oldu. İSİG Meclisi, özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çocukların eğitim adı altında ağır çalışma koşullarına sürüklendiğini belirterek, çocuk işçiliğine karşı toplumsal mücadele çağrısında bulundu.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 15 163835" class="detail-photo img-fluid" height="655" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-163835.png" width="1150" /></p>

<p>Çocuklarımızın okuması, oynaması, gezmesi, ruhsal ve fiziksel gelişimlerini tamamlaması, sağlıklı ve güvenli yaşaması gerekirken son yıllarda derinleşen yoksulluk temelinde hızla ve özellikle devlet eliyle de öğrenci/çırak/stajyer adlarıyla işçileştiriliyorlar.</p>

<p>Ülkemizde Çalışma Bakanlığı’nın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl 13-14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçiyor ve bu ölümler duyu(ru)lmuyordu. Ancak 2013 yılından beri İSİG Meclisi olarak kayıt altına aldığımız iş cinayetleri raporlarında da belirttiğimiz üzere son on üç yılda en az 862 çocuk (her yıl 64-65 çocuk) hayatını kaybetti ve bu tablo son iki yılda daha da derinleşti. 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken 2025 yılında ölen çocuk işçi sayısının 94 olması çocuk emeğinin durumunu özetliyor. Binlerce yaralanma, uzuv kaybı, ruhsal ve fiziksel gelişime vurulan darbeler gözükmüyor bile…</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 15 163401" class="detail-photo img-fluid" height="661" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-163401.png" width="1153" /></p>

<p><strong>Mayıs ayında iş cinayetlerinde ölen çocuklar</strong></p>

<p>Bu ay dördü tarım, biri ticaret, biri inşaat ve biri metal işçisi olmak üzere 7 çocuk işçi hayatını kaybetti. Ölen çocuklar arasında uzun zamandır ‘mesleki eğitim değil çocuk işçilik’ diye mücadele ettiğimiz MESEM uygulaması kapsamında çalışan bir çocuk da bulunuyordu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahir Buğra Karagön, 15 yaşında, MESEM Yiyecek İçecek Hizmetleri 10. sınıf öğrencisiydi. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda Hatay İskenderun’da stajyer olarak çalıştığı pastanede akşam sularında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Olayı anlatan amcası “Elektrikçi geliyor, kontrol ediyor ve ‘kaçak yok' diyor. Hatta 'şarteli kapatmaya gerek yok' diyor. İşyerinde buat kapağı (elektrik bağlantı kutusu kapağı) açıktı. Çocuğa altındaki metal dolabı montaj yapmak için kaldırttırıyorlar. O sırada açık kablolara temas ediyor. Dolap metal olduğu için elektriği çekiyor ve bırakmıyor. Yaklaşık 10-12 saniye akıma maruz kalıyor. Çocuğu kartonla çekiyorlar. Yerde yatıyor, nabzı gidiyor. Ambulansı bile işyeri sahibi aramıyor, yanındaki stajyer çocuk arıyor, her şeyle o ilgileniyor. İki üç hafta önce de bir kız öğrenciyi elektrik çarpıyor. Bu çocuk haftada bir gün okula gitmek zorunda ama okula göndermiyorlar. Sürekli çalıştırıyorlar. Babası işyeri sahibiyle konuşmaya gidiyor, devamsızlık arttığı için. İşyeri sahibi de ‘Madem çocuk okusun diyorsunuz, neden meslek okuluna verdiniz?’ diyerek tepki gösteriyor. Sabah 6-7 gibi işe gidiyor, akşam 8’de geliyor. Hafta tatili yok. Bu çocuk stajyer ama normal bir işçi gibi çalıştırılıyor.”</p>

<p>Esasen Mahir’in ölümü iş cinayetlerinin, çocuk işçiliğinin ve MESEM’in bir özeti aslında. Bu noktada MESEM uygulamasına kısaca değinmek istiyoruz.</p>

<p><strong>Kentlerdeki 500 bin çocuğun en kötü çalışma biçimi olarak MESEM</strong></p>

<p>2008 krizi sonrası yoksullaştırma politikaları hızla devreye girdi. Alım gücü düştü ve ailenin her üyesi çalışmak zorunda kalmaya başladı. Kentsel yoksulluk yaygınlaşınca eğitim politikalarının da bu konudaki yönlendirmesiyle hızla ‘çocuk işçiliği kentleşti’. Pandemi süreci ile birlikte çocuklar kitlesel olarak örgün eğitimden açık liseye kaydını aldırdı. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçiliği ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan OSB gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı.</p>

<p>MÜSİAD’ın düzenlediği 2014 Meslek Lisesi Çalıştayı raporundaki görüşler doğrultusunda şekillenen MESEM, 2016 yılında örgün eğitim kapsamına alındı. 2020 yılında MESEM programı öğrencileri fark derslerini alarak meslek lisesi diploması almaya hak kazandılar ve meslek liseleri bünyesinde MESEM sınıfları açılarak yaygınlık kazandı. 2021 yılında stajyer ve çırak ücretlerinin patronların sorumluluğundan alınıp İşsizlik Sigortası Fonuna bağlamasının ardından özellikle MESEM’li sayısında kitlesel bir artış yaşandı.</p>

<p>MESEM’lerde yoğunlaşan çocuk işçiliğinin nesnel zeminini yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikaları oluşturmaktadır. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün işyerine gitmektedir. Pratikte ise işyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate kadar çıkmakta ve Bakanın da izin verdiği üzere gece 23.00’a kadar ‘işi öğrenme bizzat işçi olarak çalışarak’ gerçekleştirilmektedir. Çocuklara verilen asgari ücretin üçte biri ila yarısı olan ücret ise (9-14 bin TL) işsizlik fonundan karşılanmakta, patronun cebinden en fazla (o da isterse) verdiği yemek ya da harçlık çıkmaktadır. Yani MESEM patronlar için ‘ücretsiz bir işgücü kaynağı’dır.</p>

<p>Bu nedenle MESEM yalnızca kötü bir eğitim modeli olarak kavranamaz. MESEM, kamusal kaynaklarla finanse edilen, sermayeye düşük maliyetli / bedava çocuk emeği sağlayan bir mekanizmadır. “Mesleki eğitim” söylemi, çocukların erken yaşta sömürü düzeni içine çekilmesini meşrulaştırmak için kullanılmaktadır.</p>

<p>Bu uygulamanın son iki yıldır ortaokul düzeyine indirilmesi için adımlar atılmaya başlandı. 17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle 5. ve 6. sınıflarda eğitim yılı süresince, 7. sınıfta ise eylül ayının son iş gününe kadar ortaokullardaki çocukların meslek ortaokullarına nakli yapılabilecek. Yani mesleki eğitim adıyla işçileştirme yaşı 10-11’e düşürülüyor.</p>

<p>Sonuç olarak genelde maddi durumu kötü olan ailelerden çocuklar MESEM’e gitmektedir. Böylece bir yandan lise diploması alıp diğer yandan çalışıp diploma, kalfalık ve ustalık belgesi alarak (meslek sahibi olup koluna altın bilezik takarak) işyeri açma hayalleri olacak. Ancak gerçekte bu çocuklara sunulan gelecek OSB’lerde, gıda, metal, kimya gibi sektörlerde ara eleman olma ya da hizmet sektörü çalışanı olmaktır. Diğer yandan sağlıklarını, çocukluklarını ve gençliklerini işyerlerinde bırakacaklar.</p>

<p>İş cinayetleri en acı gerçektir ama orta-uzun vadeli sağlık sorunlarını da sorunun diğer yüzüdür. Uzun çalışma saatleri, ağır ve tehlikeli işlerde çalışma, kimyasal ve fiziksel risklere maruz kalma, gelişim çağında bedensel yıpranma, ruhsal örselenme ve eğitimden kopuş çocuk işçiliğinin pek de görünmeyen ama insan bedeninde kalıcı hasarlara neden olan sonuçlarıdır. Çocuk işçiliği, bu anlamda bir halk sağlığı sorunudur.</p>

<p><strong>‘Çocuk İşçiliği İle Mücadele İçin’ acil adımlar atmalıyız</strong></p>

<p>11 Şubat 2025 tarihinde çıkardığımız raporda “Çocuk işçiliğine karşı her şehirde birlikte mücadele edelim. Bu noktada panel, çalıştay düzenlemekten basın açıklaması, miting yapmaya, ortak platformlar oluşturmaya vb. olan ihtiyaç hiç olmadığı kadar acil bir durumda. Hepimiz bu sorumluluğu almalı ve 2025 yılını gerçek anlamda Çocuk İşçiliği İle Mücadele Yılı haline getirmeliyiz. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız…” demiştik. Gelinen noktada birçok etkinlik, çalışma vb. hayata geçirildi. Şimdi ise acil olan motor gücünü gençlerin (genç işçilerin) oluşturduğu hayata dokunan bir mücadelenin hayata geçirilmesidir.</p>

<p><i>Sanayide-tarımda-hizmette-inşaatta çocuk işçiliğine, paralı eğitime, mesleki eğitim adı altında kölece çalıştırılmaya, sanal bağımlılığa, uyuşturucuya, kumara, şiddete ve çetelere karşı mücadeleye!</i></p>

<p><strong>Mayıs ayında en az 212 iş cinayeti</strong></p>

<p>Yüzde 68’ini ulusal basından; yüzde 32’sini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Mayıs ayında en az 212 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk beş ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 149, Nisan 190, Mayıs 212) 835’ye ulaştı. Hatırlatalım, geçmiş ayların iş cinayetleri bilgileri her ay güncellenmektedir.</p>

<p><strong>Kendi nam ve hesabına çalışanların ölümlerinde artış meydana geldi</strong></p>

<p>Mayıs ayında ölenlerin yüzde 79’u işçi ve yüzde 21’i kendi nam ve hesabına çalışan çiftçi, esnaf vd. Yaz sürecine hazırlık için tarla, bahçe çalışması yaparken 32 çiftçi hayatını kaybetti… Yine kadın hareketinin bir talebi ve kazanımı olarak 2022 yılından bugüne, ev hanımı diye tabir ettiğimiz ücretsiz ev işçilerinin çalışırken ölümlerini (bu ay bayram temizliği nedeniyle 6 ölümle en görünür biçimi cam silerken düşme) kayıt altına aldık.</p>

<p><strong>İş cinayetleri en çok güvencesiz işkollarında: Tarım, inşaat, taşımacılık</strong></p>

<p>İlk sıradan 48 ölümle tarım/orman işkolu var. İkinci sırada 38 ölümle inşaat/yol geliyor. Üçüncü sırada ise 33 ölümle taşımacılık. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 78 işçi, tarımda 48 işçi, hizmette 48 işçi ve inşaatta 38 işçi hayatını kaybetti.</p>

<p>Tarımda işçilerin neredeyse tamamı kayıtdışı çalışırken, çiftçilerin de çoğunluğu Bağ-Kur’a borçlanmış durumda. Sektörde orman işçileri, çobanlar, balıkçılar, tarım işçileri ve çiftçiler, besiciler, arıcılar, balıkçıların ölümleri sürüyor.</p>

<p>İnşaatlarda TOKİ, Emlak Konut, OYAK İnşaat, Rönesans Holding, Gülermak-Nurol-Makyol gibi kamu ve özel dev şirketlerin bina-altyapı projelerinde ölümler sürerken; deprem bölgesi ve büyükşehirler inşaat işçileri için bir cinayet mahalline dönüştü.</p>

<p>Son yıllarda hızla gelişen lojistik ve hizmet sektöründe ise trafik kazaları adı altında iş yetiştirme baskısı, uygun olmayan yollar, araçların gerekli bakımının yapılmaması vb. nedenlerle tır, tanker, kamyon, otobüs, kargo, taksi şoförleri ile moto kuryelerin ölümleri devam ediyor.</p>

<p><strong>Ölüm nedenlerinde trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme, kalp krizi ilk sırada</strong><br />
Çoğunluğunun taşımacılık (yüzde 43) işkolunda meydana geldiği trafik, servis kazaları nedenli ölümler ilk sırada bulunuyor. İkinci sırada aşırı-fazla-yoğun çalışma ve yoksul hayat koşulları nedenli bütün işkollarını yatay kesen bir neden olan kalp krizi ve beyin kanamaları geliyor. (Örneğin bu ay mobilya fabrikalarında ölen 6 işçinin 4’ü 50 yaş üstünde ve fabrikada çalışırken fenalaştı.) Üçüncü sırada ise maden, tekstil, inşaat, tarım ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var. Dördüncü sırada ise yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 63’ü inşaatlarda meydana geldi.</p>

<p>Altını çizmek istediğimiz bir husus da var: Biz sadece işyerinin tahsis ettiği servisler veya araçlarla yapılan kazalar sonucu ölümleri almıyoruz. Daha kapsayıcı bakıyor ve belli durumlarda işe geliş-gidiş sürecini kendi imkanları ile yaparken ölenleri de kayıtlarımıza dahil ediyoruz. Örneğin bu ay 20’li yaşlarının başında olan iki otel emekçisi genç, mesai çıkış saatleri olan gece 02.00-03.00 civarında eve bisikletle dönerken, normalde bile çok tehlikeli olan turistik yolda otomobil çarpması sonucu hayatlarını kaybettiler. Yani sorunu işçilerin ‘ulaşım hakkı’ ve daha geniş bir ‘sosyal güvenlik’ çerçevesinde düşünmemiz gerekir.</p>

<p><strong>Silikozis nedenli 3 işçi ölümü</strong></p>

<p>Genelde madenci hastalığı olarak bilinen cam, seramik sanayi ve dökümcülük gibi sektörlerde görülen, kamuoyunun kot kumlama işçilerinin (bir dönem de diş protez teknisyenlerinin) hastalık ve ölümleriyle bildiği silikozis; kuvars gibi kristal yapıdaki silika tozlarının uzun süre solunması sonucu akciğerlerde kalıcı hasara ve sertleşmeye (fibrozis) yol açan, tedavisi olmayan ölümcül bir meslek hastalığıdır.</p>

<p>Kot kumlamada silikozis 2009 yılında yasaklandı ama yüzlerce genç hastalığa yakalanmıştı ve sonraki süreçte de ölüm haberleri gelmeye devam etti, ediyor. 22 Mayıs’ta 40 yaşındaki Ferhat Gezer, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 18-19 yaşında İstanbul’a çalışmaya gelmiş ve merdiven altı atölyelerde yapılan kumlama sonucu hastalığa yakalanmıştı. Bingöl Karlıova Toklular Köyündendi.</p>

<p>Sanayide yaygın olarak görülen bir meslek hastalığı olmasına rağmen silikozis nedenli ölümler pek duyu(ru)lmamaktadır. 4 Mayıs’ta yıllarca Ankara’da çalıştığı cam işleme atölyelerinde rodajlama (kesilen cam veya ayna kenarlarındaki keskinliğin, pürüzlerin ve girintilerin elmas taşlar yardımıyla tıraşlanarak pürüzsüz, güvenli ve estetik hale getirilmesi) yaparken hastalanan 43 yaşındaki işçi Köksal Sağlam; yine aynı şekilde abisi ile birlikte benzer bir süreç yaşayan 40 yaşındaki Zeki’de abisinin ölümünden 18 gün sonra 22 Mayıs’ta silikozis nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Kırşehir Çiçekdağı Kızılcalı Köyündenlerlerdi.</p>

<p><strong>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedenli ölümlere dikkat</strong></p>

<p>Özellikle Sivas merkezli olarak peş peşe kene ısırması sonucu ölümler meydana geldi. Bu ölümlerden birisi de kayıtlarımıza aldığımız 55 yaşındaki besici Rıza Demir’in kene ısırması sonucu rahatsızlanması ve altı gündür tedavi gördüğü hastanede KKKA sonucu hayatını kaybetmesiydi.</p>

<p>Konuyla ilgili olarak İstanbul Tabip Odası bir “Bilgi Notu” hazırladı: Burada KKKA’nın ne olduğu, nerelerde görüldüğü, nasıl bulaştığı, belirtileri ve korunma yolları sade bir biçimde açıklanıyor. Kırsalda çalışan işçilerin ve emekçilerin mutlaka okuması ve önlem alması gerektiğini belirtelim.</p>

<p><strong>Her ay mobbing nedenli işçi ölümleri oluyor</strong></p>

<p>8 Mayıs’ta Gebze Amazon Depo işçisi 31 yaşındaki Mehmet Şahin, intihar ederek yaşamına son verdi. Yakınları Mehmet’in ölümü sonrası “bir ay önce biriminin değiştiğini, iş yükünün arttığını, arkadaşlarından ayrı kaldığını ve mobbing nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu” belirttiler. Üyesi olduğu DGD-Sen ise ayrıntılı bir açıklama yaptı: Yetkili sendikadan istifa edip dayanışma aidatı verdiğini, bundan sonra bölüm değişikliği, peşinden hız baskısı, onur kırıcı bir üslup ve muhatap bulamama sorunları ile karşılaştığını, MS hastası olması nedeniyle ağır bölümde çalışamayacağını yönetime yazılı ve sözlü olarak bildirmesine rağmen ağır bölümde çalıştırılmaya devam edildiğini, takım liderine sorunlarının çözülmemesi ve bir muhataplık bulamaması üzerine intiharın eşiğine geldiğini sözlü olarak ilettiği… Sendika hukuki ve fiili mücadeleye devam ediyor.</p>

<p><strong>Görünmez kılınan kadın işçi ölümleri</strong></p>

<p>Bu ay altısı genel işler, ikisi tarım, ikisi ağaç, ikisi ticaret ve biri gıda olmak üzere en az 13 kadın işçi hayatını kaybetti. Tabi kadın iş cinayetleri ile genel olarak kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri bazen iç içe de geçebilmektedir. Hanaa Ebu Zeyneb’in ölümü de olay mahalli işyeri olduğu için iş cinayeti olarak kayıtlarımızda yer almaktadır.</p>

<p>28 Mayıs’ta 19 yaşındaki Suriyeli işçi Hanaa Ebu Zeyneb, Konya Meram’da garson olarak çalıştığı kafenin deposunda elleri arkadan bağlı şekilde asılı halde ölü bulundu. Necmettin Erbakan Üniversitesi öğrencisiydi, saat ücreti 110 TL'ye, sigortasız olarak, okul masrafını çıkarmak için çalışıyordu. Olay intihar vakası diye geçse de ailesi hayata neşeyle bağlı olduğunu belirterek ölümünü şüpheli buluyor. Biz de buradan tekrar soruyoruz: Hanaa Ebu Zeyneb’e ne oldu?</p>

<p><strong>En az 16 göçmen işçi ölümü</strong></p>

<p>Güvencesizlik kıskacında olan işçi sınıfının en kötü durumda çalışmaya zorlanan bileşenlerinde birisi de göçmen işçilerdir. Mayıs ayında üçü Mısırlı, üçü Özbekistanlı, üçü Suriyeli, üçü Türkmenistanlı, biri Afganistanlı, biri İranlı, biri Kazakistanlı ve biri Senegalli olmak üzere 16 göçmen işçi hayatını kaybetti. Ölen göçmen işçilerden ikisini tekrar hatırlatmak istiyoruz:</p>

<p>5 Mayıs’ta 44 yaşındaki İranlı işçi Seyedmahdi Mahdian’ın cansız bedeni Eskişehir Tepebaşı'ndaki evinde bulundu. Onu ölüme götüren süreci avukatı aktardı. “31 Temmuz 2025’te Esözcan İnşaat Malzemeleri'nin yaptığı inşaatta Surre Yapı Mobilya'nın taşeron kaynak ustası olarak sigortasız çalıştırılırken 3.kattan düştü. Kırıklar ve çökme meydana gelen kafatasının bir bölümü alındı, beyninde kalıcı hasar oluştu, yürüme yetisini kaybetti ve hayatına tekerlekli sandalyeyle devam etmek zorunda kaldı. Sigortasız çalıştığı için hiçbir ödeme alamadı, hastanede ilk ameliyatın ardından tedavisine devam edemedi, üç kere hastaneye yattı ama acil müdahalelerin ardından diğer tedavileri için ücret talep edildiği ve bu ücreti ödeyemediği için hastaneden adeta kaçmak zorunda kaldı. Kafatasındaki hasar fiziksel görünümünü de etkiledi, bu görünümü eski hale getirebilmek için bir çeşit protez alması gerekiyordu ancak bu protez 1,5 milyon TL'ydi. Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Valiliği’nin evde bakım servislerine de başvurdu, gelen hemşireler TC uyruklu olmadığını ve sigortasız olduğunu fark edince hiçbir şey yapmadan evden ayrıldılar. Mahdian’ı yaşamdan koparan 10 aylık süreç böyle geçti, uzun süre haber alamayan komşularının ihbarı üzerine cansız bedeni bulununca kayıtlara 'şüpheli ölüm' olarak geçti.”</p>

<p>21 Mayıs’ta ise 42 yaşındaki Senegalli işçi Seringue Fallou Gueye hayatını kaybetti. İstanbul Esenler Otogar’ında seyyar oto elektrik tamircisi olarak çalışıyordu. 19.15 sularında arızalanan Kamil Koç'a ait yolcu otobüsünü tamir ederken otobüs üzerine düştü. Firma cenazenin memleketine gönderilmesine bile yardım etmedi.</p>

<p><strong>Yaşlı, emeklilik çağındaki işçi ölümlerinde dikkat çekici artış</strong></p>

<p>2024 yılı iktidar tarafından ‘emekliler yılı’ ilan edilmişti ancak gerçekler tam tersi. Yoksullaştırma politikalarının en çok vurduğu kesimlerden biri olan bu yaş çağındaki emekçilerin durumunu özellikle geçen yıl basında Ankara’daki yaşam koşullarına (kaldıkları oteller otogar, aç kalma, sigortasız çalışma nedeniyle emekli olamama ya da emekli maaşının yetmemesi) yer veren haberlerden takip ettik. Emeklilik hakkını kazanamayan ya da emeklilik hakkını kazandığı halde geçinemediği için inşaatlarda çalışan, tarlalarda çift süren, sokaklarda atık toplayan 50’li, 60’lı ve 70’li yaşlardaki işçiler düşerek, zehirlenerek, trafik kazasında hayatlarını kaybetmeye devam ediyor. Mayıs ayında da (tarımda yaz dönemine hazırlık yapan çiftçi ölümlerinin de etkisiyle) yaşlı/emeklilik çağındaki 71 işçi/emekçi hayatını kaybetti. (Mayıs ayındaki iş cinayetleri içinde oransal olarak baktığımızda yüzde 38.)</p>

<p><strong>Sendikalı ol, mücadele et</strong></p>

<p>Mayıs ayında ölen işçilerin en az 10’u (yüzde 5) sendika üyesi, 192’si (yüzde 95) sendikasız. Sendikalı işçilerin üçü belediye, ikisi ticaret/büro, ikisi metal, biri maden, biri taşımacılık ve biri tersane/depo işkollarında çalışıyordu. Eklememiz gereken bir husus daha var. Özellikle eğitim, sağlık, metal, enerji, tarım ve belediye işkollarında ölen işçiler içinde başka sendikalı işçiler de olabilir. Ancak herhangi bir açıklama olmadığı için işçilerin sendika üyesi olma bilgisini öğrenmekte zorlanıyoruz.</p>

<p>Yıllardır hazırladığımız raporlarda iş cinayetlerinde ölen işçi oranı yüzde 2 civarındaydı. Ancak bu oranın geçen ay yüzde 7 ve bu ay yüzde 5 olması sendikal hareket için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Zira bu artış, sendikal örgütlülüğün işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinin de zayıfladığı, güvencesiz çalıştırmaya karşı yeterince karşı koyamadığı anlamına da geliyor.</p>

<p>Yine bir eksik noktaya değinelim. O da sendikalı işyerlerinde iş cinayetlerinde ölen taşeron işçilerin olması. Özellikle metal, kimya, enerji ve belediye gibi işkollarında sendikaların işyerlerindeki taşeron işçileri de örgütlemenin önündeki engelleri aşması ve TİS sürecine dahil etmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>1 Mayıs İşçi Bayramı’nda 10 işçi öldü: Tam da bu noktada örgütlenme ihtiyacı hayati bir konu</strong></p>

<p>Önemli bir kriter. Eğer işçi sınıfının evrensel bir kazanımı ve mücadele gününde bir işçinin bile çalışırken burnu kanasa orada emek hareketinin düşünmesi gerekir. Zira işçinin mücadele bayramı ve resmi tatil olan bir günde çocuk-kadın demeden işçi ölümleri bu kadar çok oluyorsa orada güvencesizlik tamamen hakim olmuş, sendikal hareket baskı altına alınmış ve emek hareketi çok zayıflamış demektir. Ölümleri hatırlatalım:</p>

<p>1- Mahir Buğra Karagön, 15 yaşında, MESEM Yiyecek İçecek Hizmetleri 10. sınıf öğrencisi, Hatay İskenderun’da stajyer olarak çalıştığı pastanede akşam sularında elektrik akımına kapıldı.</p>

<p>2- Hatice Başata, 56 yaşında, bir mobilyacıda aşçı, Aksaray Güzelyurt Ihlara Beldesi’nde işyerine ait arazide ağaç kesimi yapan işçilere yemek götürdüğü sırada kesilen kavak ağacı üzerine devrildi.</p>

<p>3- Yakup Yakar, 23 yaşında, tarım işçisi, Konya Emirgazi’de 17.00 sularında çalıştığı tarlada hareket halindeki traktörün römorkundan düştü.</p>

<p>4- Satılmış Gücükçavuş, 55 yaşlarında, orman işçisi, Kastamonu Araç Çavuş Köyü’nde ormanda kesilen ağaç üzerine devrildi.</p>

<p>5- Muhammed Kandöken, 46 yaşında, Sakarya Hendek’te Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, mesleki eğitim programı için bulunduğu Rize’de programda fenalaştı.</p>

<p>6- Mahmut Turan, 33 yaşında, BİM İşçisi, Adana Sarıçam Hacı Sabancı OSB'deki zincir marketin deposunda tadilat nedeniyle boya yaparken kepçeyle taşınan demir profil üzerine düştü.</p>

<p>7- Hasan Ahmet Köksal, 22 yaşında, Gümüşhane Kelkit Yeni Sanayi Sitesi’ndeki işyerinde tiner döktüğü soba parladı.</p>

<p>8- İlker Topal, 49 yaşında, As Turizm çalışanı, Zonguldak Merkez 100'üncü Yıl Terminali'nde fenalaştı.</p>

<p>9/10- Kadir Ortataş, 40 yaşlarında, Bayram Demirhan, 45 yaşında, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) taşeron işçileri, Çankaya’da 11.00 sularında kanalizasyon çalışması sırasında yokuştan geri kayan bir su kamyonunun altında kaldılar.</p>

<p><strong>İş cinayetlerinin meydana geldiği şehirler</strong></p>

<p>En çok iş cinayeti İstanbul, Ankara, Sakarya, Bursa, Gaziantep, Antalya, Mersin, Aksaray, Samsun, Adana, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Siirt ve Şanlıurfa gibi sanayi merkezleri olan ya da tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.</p>

<p>Geçtiğimiz raporlarda bazı şehirlere değinmiştik. Bu ay da Sakarya için kısa bir not düşelim. Özellikle Coşkunlar Havai Fişek patlaması sonrası sanayideki ölümler gündeme geldi. Ancak somut adımlar atılmadı, patronlar önlemler almadı, devlet yeterli denetimleri yapmadı ve sendikal hareket baskı altına alında. Sonuç ortada! Sakarya’da Mayıs ayında ölen işçilerin 5’i sanayide çalışıyordu: Yenigün Madencilik işçisi Erman Üçler, Ziligen Kayış işçisi Tayfun Atış, Zeman Çelik işçisi Muhammet Duman, Akpa Alüminyum işçisi Hüseyin Bodur ve Duralco Alüminyum işçisi Oybek Eshonkulov…</p>

<p>***</p>

<p><i>Aşağıda Mayıs ayındaki iş cinayetlerinin işkollarına, nedenlerine, yaş gruplarına ve şehirlere göre dağılımını gösteren tablolar, açıklamaları ve hayatını kaybeden işçilerin isimlerini paylaşıyoruz.</i></p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 15 163953" class="detail-photo img-fluid" height="552" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-163953.png" width="1126" /></p>

<p>Mayıs ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:</p>

<p>Tarım, Orman işkolunda 48 emekçi (16 işçi ve 32 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 38 işçi; Taşımacılık işkolunda 33 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 16 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 11 işçi; Metal işkolunda 10 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 10 işçi; Enerji işkolunda 7 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Madencilik işkolunda 5 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 5 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 4 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 4 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; İletişim işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 4 işçi hayatını kaybetti…</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 15 164206" class="detail-photo img-fluid" height="499" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-164206.png" width="1191" /></p>

<p>Mayıs ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>

<p>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 51 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 37 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 34 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 30 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 11 işçi; İntihar nedeniyle 9 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 8 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 6 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 6 işçi; Şiddet nedeniyle 6 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 1 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 13 işçi hayatını kaybetti…</p>

<p>Mayıs ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:</p>

<p>0-14 yaş arası 1 işçi,<br />
15-17 yaş arası 6 işçi,<br />
18-29 yaş arası 37 işçi,<br />
30-49 yaş arası 84 işçi,<br />
50-64 yaş arası 68 işçi,<br />
65 yaş ve üstü 13 işçi,<br />
Yaşını bilmediğimiz 3 işçi hayatını kaybetti…</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 15 163331" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-163331.png" width="1137" /></p>

<p>Mayıs ayında Türkiye’nin 57 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:</p>

<p>24 ölüm İstanbul’da; 11 ölüm Ankara’da; 10 ölüm Sakarya’da; 9’ar ölüm Bursa ve Gaziantep’te; 8’er ölüm Antalya ve Mersin’de; 6’şar ölüm Aksaray ve Samsun’da; 5’er ölüm Adana, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Siirt ve Şanlıurfa’da; 4’er ölüm Bolu, Konya, Manisa ve Tekirdağ’da; 3’er ölüm Balıkesir, Kayseri, Kocaeli, Muğla, Şırnak ve Yozgat’ta; 2’şer ölüm Adıyaman, Afyon, Bartın, Bitlis, Eskişehir, Hakkari, Hatay, Isparta, Kütahya, Mardin, Sivas, Trabzon, Zonguldak ve Ukrayna’da; 1’er ölüm ise Ardahan, Aydın, Batman, Çankırı, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Giresun, Gümüşhane, Kars, Kilis, Kırşehir, Muş, Nevşehir, Rize, Sinop, Van, Kıbrıs ve Meksika’da meydana geldi…</p>

<p><strong>2026 yılının Mayıs ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 212 işçiyi saygıyla anıyoruz…</strong><br />
Hasan A., Khaled Abdulrezzak Etıfy Obeid, Mustafa Şahin, Hatun Kabadayı, Hakan Çelik, Hassan Mohamed Elkassas, Erol Türksever, Ali Ağaç, Erman Üçler, İsmail Gezen, Cafer Değirmenci, Tayfun Atış, Süleyman Güner, Ömer Aydın, Mehmet Arslan, Ferhat Gezer, Gökhan Ergin, Bilgin Abun, Ahmed El İsaa, Halim Muhammetoğlu, Gülnara Iusupov, Halit Yoldaş, Hatice Başata, Yakup Karacaoğlu, Hanaa Ebu Zeyneb, Enver Karaaslan, Emin Taşkın, Güngör Temur, Şeref Şahin, Zümra Yıldız, Kürşat Resul Şahin, İsmail Kahraman, Muhammed Kandöken, Mahmut Turan, Mahir Buğra Karagön, Zeki Sağlam, Köksal Sağlam, Seringue Fallou Gueye, Muhammet Duman, Hüseyin Bodur, Ahmet Dömek, Bayram Akyıldız, Yiğit Hikmet Keskinsoy, Oybek Eshonkulov, Latif Gümüşsoy, Azad Öztürk, Hasan Ahmet Köksal, Özgür Ören, Abdullah Türk, F.C., Ahmet Kök, Hikmet Merdan, Eyüp Yaşar, Nuri Galip, Bayram Öztürk, Muharrem Çağlar, Mehmet Duran, Fırat Üzüm, Resul Karataş, Ergin Başak, Ramazan Ceyhan, Muhammet Hışır, Cuma Mermer, Hasan Özçelik, Hasan Karataş, Recep Aktaş, Nejdet Güneş, Mustafa Baybuğ, Adem Arslan, Soner Tosun, Hasan Ay, Mazlum Sartık, Samet Işık, Hemdi Dindar, Halil Şanlıtepe, Arslan Orazmammedov, İsmail Ekinci, Ferhat Dağlar, Tekin Bingölbali, Tarkan Bulut, Ercan Sağlam, Seyedmahdi Mahdian, Mahmut Birgül, Emirhan Gevşek, Ramazan Yıldız, Tuncay Arslan, C.Y., Sabri Karavut, Ahmet Erdem, Mehmet Sezer, Ramazan Yeşilsu, Hakan Günay, Erhan Günay, Mustafa Fevzi Merdun, Abdullah Algur, Hakim Karaaslan, İslam Görgülü, Mevlüt Görgülü, Abdurrahman Bölüş, Mustafa T., Mustafa Bozkaya, Tuğrul Gök, Dede Kanlı, Ahmet Semih Ertuğrul, Gökay Selfioğlu, F.S., Bereket Bolat, Cevher Aslan, Ahmet Domek, İlhan Coşkun, Emre Onaylı, Yusuf Osman Çelebi, Ömer Faruk Uygun, Burhan Çotur, Hayat Bozkurt, Aslan İdikurt, Abdulhay Tolkun, Murat Taşçı, Ersin Engin, Kenan İnce, Yaşar Yüksel, Mustafa Demir, Bayram Bünyamin Okumuş, İlker Topal, Mehmet Şahin, O.M.A.S.A.S., Rauf Cenk Gürsoy, Serkan Şimşek, Ertuğ(rul) Toker, Murat Önder, Şaban Efe Çavuş, Ahmet Ercan Can, Sabri Pan, Kubat Amanbekov, Arda Kaynak, Vedat Korkmaz, Hakan Yenisolak, Yusuf Ergün, Aydın Üyenarık, Mehmet Erbil, Erkan Tütüncüler, Emrah Koç, Telli Novruzova, Mustafa Yasin Kandemir, Yücel Sığın, Canan Şengül, N.K., , esrin Uğurel, Yaşar Savut, İsmail Demir, Duygu Osanmaz, Ali Öztürk, Sermet Çetinkaya, Hamza Demirel, Ramazan Sadıç, Aslan Bülbül, Kadir Ortataş, Bayram Demirhan, İbrahim Çınar, Mehmet Demirkaya, Mustafa Mete Arslan, Necati Gençarslan, Muhsin Çakır, Y.Z., Bayram Ücel, Samet Çakır, Emrullah Otugüzel, Rıza Demir, Mustafa Erçin, Eyüp Çebi, Mustafa Büyük, Elvan Özayin, Ramiz Özer, Mehmet Örücü, İbrahim El Sefer, Fatma Demir, Cemil Salman (Aslan), Yusuf Oktay, Mehmet Eroldan, Mehmet Sağ, Muhammed Güneş, Fırat Güneş, Mehmet Yeşildal, Recep Yeşildal, Murat Yaşildal, Taha Pekmezci, Adil Başpınar, Necati Karaköse, Ali Ekremen, Meylis Omarov, Şakir Kaya, Mevlit Özdamar, Seyit Akçeken, Çetin Bozkurt, Mustafa Çevik, Ramazan Apaydın, Celal Polat, Nizamettin Temizkan, Reşat Kırlı, Muhammed Danış, Raziye Boylu, Süleyman Uysal, Ali Palamut, Sadık Etli, Mevlüt Bacaksız, Murat Bayraktar, Şehis Bucak, Hamit Özcan, Yakup Yakar, Satılmış Gücükçavuş ve ismini öğrenemediğimiz iki işçi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/isig-meclisi-mayis-ayinda-212-yilin-ilk-bes-ayinda-en-az-835-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-15-163157.png" type="image/jpeg" length="70530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK: Maaşlarımız Buharlaştı, Geçinemiyoruz! Acil Ek Zam İstiyoruz]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-maaslarimiz-buharlasti-gecinemiyoruz-acil-ek-zam-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-maaslarimiz-buharlasti-gecinemiyoruz-acil-ek-zam-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, kamu emekçilerinin maaşlarının yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini belirterek, Temmuz ayında ek zam yapılmasını, tüm ek ödemelerin taban aylığa yansıtılmasını ve grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA</strong> – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Merkezi’nde açıklama yapan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, milyonlarca kamu emekçisi ve emeklinin artan hayat pahalılığı karşısında ay sonunu getirmekte zorlandığını belirterek, “Maaşlarımız buharlaştı, geçinemiyoruz. İnsanca yaşam için acil ek zam istiyoruz” dedi.</p>

<p>Koçak, 4 milyon kamu emekçisi ile 2,5 milyon emeklinin her geçen gün daha fazla yoksullaştığını belirterek, yüksek enflasyon nedeniyle maaşların hızla eridiğini ve temel ihtiyaçların karşılanmasının giderek zorlaştığını söyledi.</p>

<h3>“Maaşlar Son Beş Ayda Büyük Ölçüde Eridi”</h3>

<p>2026 yılına kamu emekçilerinin yüzde 11 toplu sözleşme zammıyla başladığını hatırlatan Koçak, TÜİK'in açıkladığı verilere göre yılın ilk beş ayında enflasyonun yüzde 16,61'e ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Bu durumun maaşlarda ciddi kayıplara yol açtığını vurgulayan Koçak, ortalama bir kamu emekçisinin maaşında son beş ayda yaklaşık 11 bin 400 liralık erime yaşandığını, en düşük maaştaki kaybın ise 10 bin 273 liraya ulaştığını söyledi.</p>

<h3>“Faturayı Emekçilere Kesiyorlar”</h3>

<p>Enflasyon hedeflerinin yıllardır tutturulamadığını belirten Koçak, buna rağmen maaş artışlarının sürekli hedeflenen enflasyona göre belirlendiğini ifade ederek, “Tutturulamayan enflasyon hedeflerinin faturası kamu emekçilerine ve emeklilere çıkarılıyor” dedi.</p>

<p>Son beş yılda kamu emekçilerinin satın alma gücünün yaklaşık üçte bir oranında düştüğünü kaydeden Koçak, mevcut toplu sözleşme sisteminin çalışanların haklarını korumaktan uzak olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Emeklilikte Daha Büyük Kayıplar Yaşanıyor”</h3>

<p>Açıklamada, 2008 sonrası göreve başlayan kamu emekçilerinin emeklilikte çok daha düşük aylıklarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Mevcut sistem nedeniyle emeklilik maaşlarının çalışırken alınan ücretlerin yarısının dahi altına düştüğünü belirten Koçak, bunun çalışanları yaş haddine kadar çalışmaya zorladığını söyledi.</p>

<h3>İmza Kampanyası Başlatıldı</h3>

<p>KESK, yaşanan kayıpların telafisi için üç temel talebi kamuoyuyla paylaştı:</p>

<ul>
 <li>Temmuz ayında maaşlara ek yüzde 35 zam yapılması,</li>
 <li>İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere tüm ek ödemelerin taban aylığa yansıtılması,</li>
 <li>Grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve sendikal mevzuatın evrensel normlara uygun hale getirilmesi.</li>
</ul>

<p>Bu talepler doğrultusunda ülke genelinde iki hafta sürecek bir imza kampanyası başlatıldığını duyuran Koçak, toplanan imzaların 3 Temmuz 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na teslim edileceğini açıkladı.</p>

<p>Koçak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Maaşlarımızın her ay biraz daha erimesine sessiz kalmayalım. Hak verilmez, mücadele ile alınır. Ek zam hakkımızdır. Birleşe birleşe kazanacağız.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-maaslarimiz-buharlasti-gecinemiyoruz-acil-ek-zam-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-114237.jpeg" type="image/jpeg" length="23923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’daki öğretmen eyleminde gözaltına alınan 41 kişiden 18’i serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ankaradaki-ogretmen-eyleminde-gozaltina-alinan-41-kisiden-18i-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ankaradaki-ogretmen-eyleminde-gozaltina-alinan-41-kisiden-18i-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Polis müdahalesi sonrası öğretmenler Sakarya Caddesi’nde yeniden toplandı; Eğitim Sen’den de gözaltılara tepki geldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenler, güvenceli çalışma koşulları, taban maaş hakkı ve atama taleplerini duyurmak amacıyla 14 Haziran’da Ankara’da bir araya geldi. Milli Eğitim Bakanlığı önünde buluşarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürümek isteyen öğretmenlere polis müdahale etti.</h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/gNmitiEreQY" title="Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının Ankara'da ki eylemine polis müdahalesi" width="1242"></iframe></p>

<p>Güvenpark’taki müdahale sırasında çok sayıda öğretmen gözaltına alınırken, sendika yöneticileri de gözaltına alınanlar arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sendika Başkanı Eren Edebali de gözaltına alındı</h2>

<p>Polisin müdahalesi sırasında Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ile birlikte çok sayıda sendika üyesi gözaltına alındı.</p>

<p>Sendikanın aktardığı bilgilere göre gözaltı sayısı 41’e ulaştı. Gün içerisinde önce 6 öğretmen serbest bırakılırken, daha sonra 12 kişinin daha emniyetten çıkarılmasıyla serbest bırakılanların sayısı 18’e yükseldi.</p>

<p>Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “12 öğretmen arkadaşımız daha serbest bırakıldı. Biz buraya verilen sözlerin tutulması ve hakkımız olanı almak için geldik. Taleplerimiz karşılanana kadar mücadelemizden vazgeçmeyecek, hakkımız olanı almadan geri dönmeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s4fC1lZcsYM" title="Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası. Eylem için Güvenpark’ta toplanan Sendikamıza müdahale edildi." width="1242"></iframe></h2>

<h2>Eğitim Sen: “Bu utanç için sizlerden özür diliyoruz”</h2>

<p>Polis müdahalesinin ardından öğretmenler, gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle Sakarya Caddesi’nde toplandı. Burada düzenlenen açıklamada konuşan Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Ankara Emniyeti’nin müdahalesine tepki gösterdi.</p>

<p>Güneş, “Ankara Emniyeti'nin bugün yaptıkları için, bu utanç için biz sizlerden özür diliyoruz. Çok uzak yollardan haklarınızı aramak için geldiniz; ama Ankara Emniyeti’nin size reva gördüğü sizleri yerlere sürüklemek oldu. Bu utanç tablosu için İçişleri Bakanlığı'nın derhal soruşturma başlatmasını talep ediyoruz” dedi.</p>

<p>Eğitim Sen daha sonra yaptığı açıklamada da özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin atanması, güvencesiz çalışma koşullarının düzeltilmesi ve taban maaş hakkının tanınması için verilen mücadelenin yanında olduklarını belirterek, öğretmenlere yönelik polis müdahalesini kınadı ve gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istedi.</p>

<h2>Sakarya Caddesi’nde mücadele mesajı</h2>

<p>Güvenpark’taki müdahalenin ardından öğretmenler Sakarya Caddesi’nde yeniden bir araya gelerek eylemlerini sürdürdü.</p>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası yaptığı açıklamada, “Güvenpark’ta polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan arkadaşlarımız ve bize verilen sözlerin tutulduğunu görene kadar vazgeçmiyoruz. Sakarya Caddesi’nde toplanarak mücadele kararlılığımızı sürdürüyoruz. Buraya vazgeçmeye gelmedik. Korkumuz yok, hakkımızı almadan geri dönüş yok” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Haklarımızı almadan Ankara’yı terk etmeyeceğiz”</h2>

<p>Sendika, eylemin ardından yaptığı açıklamada yüzlerce öğretmenin aileleriyle birlikte Ankara’ya geldiğini belirterek, müzakere yapılmadan çok sayıda öğretmenin darbedilerek gözaltına alındığını savundu.</p>

<p>Açıklamada, “Bizi vazgeçiremezsiniz. Biz Ankara’dayız, yüzlerceyiz, tüm ülkede on binleriz. Haklarımızı almadan Ankara’yı terk etmeyeceğiz” denildi.</p>

<p>Öğretmenler ayrıca yıllardır taleplerini iletmedikleri yetkili kalmadığını ancak somut adımların atılmadığını belirterek, “Bizim haklı olduğumuzu duymaya ihtiyacımız yok. Haklılığımızdan aldığımız güçle yıllardır Ankara’nın yollarını arşınlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Talepleri neler?</h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenler, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na taban maaş düzenlemesinin eklenmesini, özel sektörde çalışan öğretmenler için güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasını ve mülakat nedeniyle ataması yapılmayan öğretmenlerin haklarının teslim edilmesini talep ediyor.</p>

<p>Öğretmenler, düşük ücretler, güvencesiz çalışma ve ağır çalışma koşullarına karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Bizi sömürüye, asgari ücret düzenine, mülakata ve güvencesizliğe teslim edemeyeceksiniz” mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ankaradaki-ogretmen-eyleminde-gozaltina-alinan-41-kisiden-18i-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-14-175939.png" type="image/jpeg" length="34400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SON DAKİKA | Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın Ankara eylemine polis müdahalesi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/son-dakika-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasinin-ankara-eylemine-polis-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/son-dakika-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasinin-ankara-eylemine-polis-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ise hak taleplerinden vazgeçmeyeceklerini ve mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<h2><strong>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın Ankara eylemine polis müdahalesi: Güvenpark’ta gözaltılar var</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/gNmitiEreQY" title="Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının Ankara'da ki eylemine polis müdahalesi" width="1242"></iframe></p>

<p><strong>ANKARA</strong> – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çalışma koşulları, özlük hakları ve daha önce verilen sözlerin yerine getirilmesi talebiyle Ankara Güvenpark’ta gerçekleştirmek istediği eyleme polis müdahale etti. Sendikanın yaptığı açıklamaya göre eylem alanında toplanan kitle polis barikatlarıyla engellenirken, güvenlik güçleri dağılma çağrısında bulundu ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendikanın sosyal medya hesaplarından yapılan son dakika paylaşımında, “<strong>Eylem için Güvenpark’ta toplanan sendikamıza müdahale edildi. Kitle barikatlarla engelleniyor. Polis dağılma çağrısı yapıyor. Gözaltılar var</strong>” ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s4fC1lZcsYM" title="Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası. Eylem için Güvenpark’ta toplanan Sendikamıza müdahale edildi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Hak talepleri için bir araya geldiler</strong></h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, bugün gerçekleştirilmesi planlanan eylem öncesinde yaptığı çağrıda, mücadelelerinin temelinde öğretmenlerin çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığı sorunların bulunduğunu vurgulamıştı.</p>

<p>Sendika, yıllardır dile getirilen taleplerin karşılanmadığını belirterek çalışma koşullarının düzenlenebileceğini, yaşanan adaletsizliklerin sona erdirilebileceğini ancak bunun yapılmadığını ifade etmişti. Açıklamada, bu durumun nedeninin siyasi tercihler, patron ilişkileri ve siyasi irade olduğu yönünde eleştiriler dile getirilmişti.</p>

<h2><strong>“Verilen sözler mücadelemizin sonucuydu”</strong></h2>

<p>Dün yapılan çağrıda, daha önce kamuoyuna verilen sözlerin öğretmenlerin uzun süredir yürüttüğü mücadelenin ürünü olduğu belirtilirken, bu sözlerin hayata geçirilmesi için mücadelenin sürdürüleceği mesajı verilmişti.</p>

<p>Sendika açıklamasında şu değerlendirmelere yer verilmişti:</p>

<blockquote>
<p>“Verilen sözler mücadelemizin sonucuydu. Sözleri alan irade, hakları da almak için yoğun bir çaba içinde olacak. Öğretmenler tek ve gür bir sesle, sözleri ayrı ayrı veren ‘çözüm’ merkezlerini aynı anda aynı yere olacak şekilde görüşmeye davet edecek.”</p>
</blockquote>

<p>Eylemin saat 11.00 itibarıyla başlaması planlanırken, kamuoyunun ve toplumun geniş kesimlerinin öğretmenlerin “onur mücadelesine” tanıklık edeceği ifade edilmişti.</p>

<h2><strong>Valilik ve emniyete çağrı yapılmıştı</strong></h2>

<p>Eylemden bir gün önce yapılan açıklamada Ankara Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü’ne de doğrudan çağrıda bulunulmuş, anayasal ve demokratik hakların kullanılmasının engellenmemesi istenmişti.</p>

<p>Çağrıda, “Ankara Valisi’nin, Emniyet Müdürlüğünün anayasal ve demokratik haklarımızın önünde durmayacağını umuyoruz. Öğretmenliği yaşatmak için karşımızda duran kim olursa olsun memleketin geleceği için suç işlemiş olacak” denilmişti.</p>

<p>Ancak bugün Güvenpark’ta yapılan eylem girişiminde polis ekiplerinin alanı barikatlarla kapattığı, kitlenin ilerleyişine izin vermediği ve dağılma anonsları yaptığı bildirildi.</p>

<h2><strong>“Yanımızda olun, sesimiz olun” çağrısı</strong></h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, eylem öncesinde yaptığı kamuoyu çağrısında dayanışma talebini de dile getirmişti.</p>

<p>Açıklamada dostlarına seslenilerek şu ifadelere yer verilmişti:</p>

<blockquote>
<p>“Yanımızda olun, arkamızda durun, sesimiz olun. Elimizden ne geliyorsa sonuna kadar…”</p>
</blockquote>

<p>Sendika ayrıca uzun süredir kullandığı mücadele sloganını da yinelemişti:</p>

<blockquote>
<p>“Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Gözaltı sayısına ilişkin resmi açıklama bekleniyor</strong></h2>

<p>Müdahale sırasında kaç kişinin gözaltına alındığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Sendikanın ve yetkili kurumların konuya ilişkin yeni bilgilendirme yapması beklenirken, Güvenpark çevresindeki polis önlemlerinin sürdüğü bildiriliyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ise hak taleplerinden vazgeçmeyeceklerini ve mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerini belirtiyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/son-dakika-ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasinin-ankara-eylemine-polis-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-060113-1.png" type="image/jpeg" length="39587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan Ankara’ya Yürüyüş: “Güvencesizliği Durduracağız”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasindan-ankaraya-yuruyus-guvencesizligi-durduracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasindan-ankaraya-yuruyus-guvencesizligi-durduracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör eğitim emekçilerinin yaşadığı güvencesizlik ve düşük ücret sorunlarına dikkat çekmek amacıyla 14 Haziran’da Ankara’da bir araya geleceklerini duyurdu.</p>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’nin farklı illerinden yüzlerce öğretmenin Ankara’ya hareket ettiği belirtilerek, uzun süredir devam eden görüşme trafiğine rağmen somut bir çözüm üretilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Görüşmediğimiz yetkili kalmadı. Her görüşmede haklı olduğumuz söylendi ancak sorunlarımız çözülmedi” denildi.</p>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, özel sektör öğretmenlerinin yıllardır düşük ücret, iş güvencesizliği ve mülakat sisteminden kaynaklı mağduriyetler yaşadığını vurgulayarak, özellikle “taban maaş düzenlemesi” ve “mülakat mağdurlarının atanması” taleplerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na taban maaş düzenlemesinin eklenmesi çağrısı yapılırken, mevcut çalışma koşullarının öğretmenleri ekonomik ve sosyal açıdan zorladığı savunuldu.</p>

<p>Sendika, “Kaç ocak söndü, kaç insan bunalıma sürüklendi” ifadeleriyle yaşanan mağduriyetlerin boyutuna dikkat çekerek, yetkililere seslendi. Açıklamada, “Biz patronların ya da sistemin kölesi değiliz” denilerek mücadelenin süreceği vurgulandı.</p>

<p>14 Haziran’da Ankara’da kitlesel bir buluşma gerçekleştireceklerini duyuran sendika, “Karşınıza çıkacağız, masaya oturacağız” ifadeleriyle taleplerin karşılanması için çağrıda bulundu.</p>

<p><img alt="H Kr R4 Z W Xk A Ade N T" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/h-kr-r4-z-w-xk-a-ade-n-t.jpg" width="1080" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">📣 Bekleyin bizi, geliyoruz!<br />
<br />
Türkiye’nin dört bir yanından geliyoruz!<br />
Ankara’nın kapılarını aşındıran 1611 mülakat mağduru öğretmen ve patronların sömürüsüne, işsizlik tehditlerine karşı “Güvencesizliği durduracağız” diyerek yola çıkan yüz binlerce özel sektör öğretmeninin artık… <a href="https://t.co/PcmgMgOHCa" rel="nofollow">pic.twitter.com/PcmgMgOHCa</a></p>
— Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (@ogretmensendika) <a href="https://x.com/ogretmensendika/status/2065694153174901194?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 13, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ozel-sektor-ogretmenleri-sendikasindan-ankaraya-yuruyus-guvencesizligi-durduracagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/izliyorumzzxs34.png" type="image/jpeg" length="73938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memur zammında son hesap: En düşük maaş 70 bin TL sınırında!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/memur-zamminda-son-hesap-en-dusuk-maas-70-bin-tl-sinirinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/memur-zamminda-son-hesap-en-dusuk-maas-70-bin-tl-sinirinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>İşte polis, öğretmen, doktor ve hemşire için zamlı maaş tablosu</h1>

<p>Milyonlarca memur ve memur emeklisi, temmuz ayında maaşlarına yapılacak zammı beklerken, mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte 5 aylık tablo büyük ölçüde netleşti. Gözler şimdi Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 3 Temmuz'da açıklayacağı haziran ayı enflasyon verisine çevrildi.</p>

<p>Şu ana kadar oluşan verilere göre memur ve memur emeklileri için yaklaşık <strong>yüzde 12,41</strong> oranında zam kesinleşirken, piyasa beklentilerine göre temmuz artışının <strong>yüzde 13,15 ila yüzde 14,11</strong> aralığında gerçekleşmesi öngörülüyor.</p>

<h2>5 aylık enflasyon farkı belli oldu</h2>

<p>Ocak–Mayıs döneminde gerçekleşen <strong>yüzde 16,6'lık enflasyon</strong> sonrasında memurlar için <strong>yüzde 5,05 enflasyon farkı</strong> oluştu. Toplu sözleşme zammıyla birlikte temmuz ayı itibarıyla oluşan toplam artış oranı yaklaşık <strong>yüzde 12,41</strong> seviyesine ulaştı.</p>

<p>Merkez Bankası'nın Piyasa Katılımcıları Anketi'nde haziran enflasyonunun <strong>yüzde 1,52</strong> gelmesi öngörülüyor. Bu tahmin gerçekleşirse:</p>

<ul>
 <li>
 <p>6 aylık enflasyon: <strong>%18,38</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Enflasyon farkı: <strong>%6,65</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplu sözleşme zammı: <strong>%7</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplam memur zammı: <strong>%14,11</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>olacak.</p>

<p>Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahmini esas alındığında ise memur maaşlarında yaklaşık <strong>yüzde 13,15</strong> oranında artış hesaplanıyor.</p>

<h2>En düşük memur maaşı 70 bin TL sınırında</h2>

<p>Mevcut durumda <strong>61 bin 890 TL</strong> seviyesinde bulunan en düşük memur maaşının;</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>%13,15 zamla 70 bin 30 TL'ye,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>%14,11 zamla ise 70 bin 623 TL'ye</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>yükselmesi bekleniyor.</p>

<p>En düşük memur emeklisi aylığının ise mevcut <strong>27 bin 772 TL</strong> seviyesinden;</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>%13,15 zamla 31 bin 424 TL'ye,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>%14,11 zamla 31 bin 691 TL'ye</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>çıkacağı hesaplanıyor.</p>

<h2>Polis, öğretmen, doktor ve diğer mesleklerde beklenen maaşlar</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Meslek</th>
   <th>Mevcut Maaş</th>
   <th>%13,15 Zamlı</th>
   <th>%14,11 Zamlı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Şube Müdürü (1/4)</td>
   <td>94.384 TL</td>
   <td>106.803 TL</td>
   <td>107.701 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Memur (9/1)</td>
   <td>64.397 TL</td>
   <td>72.868 TL</td>
   <td>73.483 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Mühendis (1/4)</td>
   <td>96.211 TL</td>
   <td>108.870 TL</td>
   <td>109.786 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Teknisyen (11/1)</td>
   <td>66.870 TL</td>
   <td>75.663 TL</td>
   <td>76.305 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Vaiz (1/4)</td>
   <td>76.653 TL</td>
   <td>86.727 TL</td>
   <td>87.469 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Avukat</td>
   <td>90.000 TL</td>
   <td>101.835 TL</td>
   <td>102.699 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Uzman Öğretmen (1/4)</td>
   <td>81.219 TL</td>
   <td>91.896 TL</td>
   <td>92.679 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Öğretmen (1/4)</td>
   <td>73.368 TL</td>
   <td>83.019 TL</td>
   <td>83.720 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Profesör (1/4)</td>
   <td>135.089 TL</td>
   <td>152.862 TL</td>
   <td>154.150 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Araştırma Görevlisi (7/1)</td>
   <td>90.568 TL</td>
   <td>102.481 TL</td>
   <td>103.347 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Başkomiser (3/1)</td>
   <td>89.214 TL</td>
   <td>100.945 TL</td>
   <td>101.802 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Polis Memuru (8/1)</td>
   <td>81.617 TL</td>
   <td>92.347 TL</td>
   <td>93.133 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Uzman Doktor (1/4)</td>
   <td>150.426 TL</td>
   <td>170.217 TL</td>
   <td>171.651 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Hemşire (5/1)</td>
   <td>74.770 TL</td>
   <td>84.601 TL</td>
   <td>85.320 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Not:</strong> Hesaplamalarda çalışmayan eş ve 0–6 yaş grubunda iki çocuk için aile yardımı dahil edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Zam oranı 3 Temmuz'da kesinleşecek</h2>

<p>Memur ve memur emeklilerinin kesin zam oranı, TÜİK'in 3 Temmuz 2026 tarihinde açıklayacağı haziran ayı enflasyon verisiyle netleşecek.</p>

<p>Memurlar zamlı maaşlarını <strong>15 Temmuz'da</strong> alacak. Memur emeklilerine ise temmuz ayı başında mevcut maaşları ödenecek, daha sonra hesaplanan zam farkı ilgili tarihte hesaplara yatırılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/memur-zamminda-son-hesap-en-dusuk-maas-70-bin-tl-sinirinda</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/cx-haz-2026-10-30-26.png" type="image/jpeg" length="67481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş Güvenliğinde Eldiven Seçimi Neden Bu Kadar Önemli?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/is-guvenliginde-eldiven-secimi-neden-bu-kadar-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/is-guvenliginde-eldiven-secimi-neden-bu-kadar-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ortamlarında el yaralanmaları en sık karşılaşılan iş kazaları arasında yer alır. Kesici ekipmanlar, kimyasal maddeler, sıcak yüzeyler ya da yoğun fiziksel temas gerektiren işlemler çalışanların ellerini doğrudan risk altına sokabilir. Koruyucu ekipman kullanımı yalnızca yasal bir gereklilik olarak görülmemelidir. İş süreçlerinin güvenli şekilde sürdürülebilmesi açısından da kritik bir rol üstlenir.</p>

<p>Günlük iş akışında kullanılan ekipmanlar ne kadar gelişmiş olursa olsun çalışanların fiziksel güvenliği her zaman öncelikli olmalıdır. Özellikle el bölgesi iş sırasında en fazla kullanılan uzuvlardan biri olduğu için yaralanma riski de daha yüksektir. Uygun eldiven kullanımı küçük kesiklerden ciddi kimyasal temaslara kadar pek çok riske karşı koruma sağlayabilir. İş güvenliği kültürünün güçlendirilmesinde doğru koruyucu ekipman tercihleri önemli bir yere sahiptir.</p>

<h2><a name="_sytq46w5ez8s"></a><strong>Nitril Eldivenlerin İş Güvenliğindeki Önemi</strong></h2>

<p>Koruyucu ekipman tercih edilirken çalışma alanındaki risklerin doğru analiz edilmesi gerekir. Özellikle kimyasallarla temas edilen sektörlerde <strong>nitril eldiven nedir</strong> sorusu sıkça araştırılır. Sentetik kauçuktan üretilen nitril eldivenler yüksek dayanıklılık özellikleri sayesinde birçok farklı sektörde tercih edilmektedir.</p>

<p>Alerji riskini azaltmaya yardımcı olan <strong>pudrasız nitril eldiven</strong> modelleri sağlık kuruluşlarından üretim tesislerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Yağlı yüzeylerde güçlü kavrama sağlayabilen yapıları sayesinde çalışanların işlerini daha güvenli şekilde sürdürmelerine katkı sunar. Koruma ile konforu bir arada sunabilen nitril eldivenler uzun süreli kullanımlarda da avantaj sağlayabilir.</p>

<p>Farklı kullanım alanlarına göre çeşitlenen ürün grupları arasında <strong>siyah nitril eldiven</strong> ve <strong>mavi nitril eldiven</strong> modelleri öne çıkar. Daha yüksek koruma ihtiyacı bulunan çalışma alanlarında <strong>kalın nitril eldiven</strong> ya da <strong>ekstra kalın nitril eldiven</strong> seçenekleri tercih edilebilir. İş güvenliği ekipmanlarında kalite arayan işletmeler için geliştirilen İşmont ürünleri arasında yer alan <a href="https://www.ismont.com.tr/nitril-eldivenler" rel="dofollow"><strong>kaliteli nitril eldivenler</strong></a> farklı sektörlerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmaktadır.</p>

<h2><a name="_vfo6xnbv1sh7"></a><strong>Doğru Eldiven Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></h2>

<p>Eldiven seçimi yapılırken yalnızca maliyet odaklı hareket edilmemelidir. Çalışma koşulları, maruz kalınan riskler, kullanım süresi, çalışan konforu gibi birçok unsur değerlendirilmelidir. Yanlış ürün seçimi koruma seviyesini düşürebilir. Doğru ürün tercihi ise iş kazalarının önlenmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Aşağıdaki kriterler eldiven seçiminde dikkat edilmesi gereken temel noktalar arasında yer alır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>● Kimyasal temas bulunan alanlarda koruma seviyesi yüksek nitril eldivenler tercih edilmelidir.</p>

<p>● Alerjik reaksiyon riskinin azaltılması için nitril bazlı ürünler değerlendirilebilir.</p>

<p>● Kullanım amacına göre farklı renk seçenekleri bulunan <strong>renkli nitril eldiven</strong> modelleri tercih edilebilir.</p>

<p>● Ürün karşılaştırması yapılırken <strong>nitril ve lateks eldiven farkı</strong> mutlaka incelenmelidir.</p>

<p>● Alternatif ürünleri değerlendirirken <strong>vinil nitril eldiven farkı</strong> göz önünde bulundurulmalıdır.</p>

<p>● Satın alma sürecinde yalnızca <strong>nitril eldiven fiyat</strong> bilgisine göre karar verilmemelidir.</p>

<p>Koruyucu ekipmanlar çalışan sağlığını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Eldiven seçimi yapılırken ürünün dayanıklılığı kadar kullanım amacına uygunluğu da dikkate alınmalıdır. Nitelikli ürün tercihleri iş güvenliği standartlarının korunmasına yardımcı olur. İşmont tarafından geliştirilen nitril eldiven çözümleri farklı sektörlerde çalışanların ihtiyaçlarına yanıt verebilecek özellikler sunar. Doğru ekipman kullanımı daha güvenli ve daha verimli çalışma ortamlarının oluşturulmasına katkı sağlar.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/is-guvenliginde-eldiven-secimi-neden-bu-kadar-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/236093-cerva-nyroca-maxim-nitril-eldiven-gri-siyah-renk-nyroca-maxim-eldiven-askili-gri-siyah-2-cr-200108-200069-99bn.jpg" type="image/jpeg" length="32034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edip Gülnar; Alım Gücü Düşüyor Yetkililer Seyrediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/edip-gulnaralim-gucu-dusuyor-yetkililer-seyrediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/edip-gulnaralim-gucu-dusuyor-yetkililer-seyrediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bugün hala birçok iş yerinde sendikal faaliyetlere katıldıkları için emekçi kardeşlerimiz işini kaybetme endişesi yaşamaktadır."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Başkanlar Kurulu toplantısında ağır vergi yükü, yüksek enflasyon, kayıt dışı çalışma, örgütlenmedeki engeller, işçi ve emeklinin sorunlarına dikkat çeken Bölge Başkanı Edip Gülnar, iktidara başlıktaki sözlerle seslendi; "Çalışma hayatının sorunlarını çözmeden bu topluluğun desteğini alamazsınız."</p>
</blockquote>

<p>Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, yüksek enflasyon ve ağır vergi yükünün çalışanların alım gücünü ciddi şekilde erittiğini söyledi. Gülnar, işçi, memur, emekli ve asgari ücretlilerin yaşadığı gelir kayıplarının daha fazla zaman kaybedilmeden telafi edilmesi çağrısında bulunarak “Eğer siyasi iktidar bu topluluğun desteğini istiyorsa, çalışma hayatının çözüm bekleyen sorunlarını zaman geçirmeden çözmelidir” dedi.</p>

<p>Her ayın ilk haftası gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısı, Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, Başkanlığında, Türk-İş’e bağlı Sendikaların Adana Şube Başkanlarının katılımı ile gerçekleştirildi.</p>

<p>Yerel ve ülke gündeminin ele alındığı toplantıda Başkanlar Kurulu adına açıklamada bulunan Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, iktidara pek çok konuda çağrıda bulundu.</p>

<p>Türkiye’de işçilerin, memurların, emeklilerin ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin yüksek enflasyon nedeniyle ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Gülnar, alım gücündeki düşüşün çalışma hayatının en önemli sorunlarından biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, savaşlar ve küresel ekonomik krizlerin etkisiyle yükselen enflasyonun çalışan kesim üzerindeki baskısını arttırdığını belirterek, enflasyon karşısında oluşan gelir kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 07 At 12.44.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-124407-1.jpeg" width="1066" /></p>

<p><strong>KAYIT DIŞI İSTİHDAM ARTTI TAŞERON SİSTEMİ HALA BİTMEDİ</strong></p>

<p>Açıklamalarında çalışma hayatındaki yapısal sorunlara da değinen Edip Gülnar, kayıt dışı çalışmanın halen milyonlarca çalışanı sosyal güvenlik ve sendikal haklardan mahrum bıraktığını ifade ederek taşeron çalışma sisteminin de çalışanların iş güvencesini ve örgütlenme haklarını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Gülnar, “Bu zamana kadar yapılan her görüşmede taşeron çalışanın kadroya alınacağını, örgütlenme önündeki engellerin kaldırılacağı sözü verildi, ancak bu zamana kadar bir arpa boyu mesafe kat edilmedi. Bugün hala birçok iş yerinde sendikal faaliyetlere katıldıkları için emekçi kardeşlerimiz işini kaybetme endişesi yaşamaktadır” dedi.</p>

<p><strong>“GELİRDE ADALET OLAMAZSA KALKINMADA OLMAZ”</strong></p>

<p>Türk-İş 4. Bölge Başkanı Edip Gülnar, emeğin korunmadığı, gelir dağılımında adaletin sağlanmadığı ve sosyal devlet mekanizmalarının güçlendirilmediği bir ortamda ne toplumsal barışın ne de sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmayacağını da sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/edip-gulnaralim-gucu-dusuyor-yetkililer-seyrediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-124407.jpeg" type="image/jpeg" length="56195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK-AR: “Maaşlar Buharlaştı, İnsanca Yaşam İçin Acil Ek Zam Şart”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-ar-maaslar-buharlasti-insanca-yasam-icin-acil-ek-zam-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-ar-maaslar-buharlasti-insanca-yasam-icin-acil-ek-zam-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK-AR, İnsanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşulları için ortak mücadele çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<h2>KESK-AR’dan Mayıs enflasyonu sonrası sert tepki: “Çalışan yoksulluğunu değil, açlığını konuşuyoruz”</h2>
</blockquote>

<p>Mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (KESK-AR), kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı gelir kaybına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yayımladı. KESK-AR, açıklanan enflasyon rakamlarının ardından maaşların hızla eridiğini belirterek, “İnsanca yaşamaya yetecek bir maaş için acil ek zam istiyoruz” çağrısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada, kamu emekçileri ve emeklilerinin 2026 yılına yalnızca yüzde 11’lik maaş artışıyla başladığı hatırlatılarak, bugün açıklanan enflasyon verilerinin ardından ücretlerdeki reel kaybın daha da görünür hale geldiği ifade edildi. KESK-AR, TÜİK’in açıkladığı verilerin dahi çalışanların alım gücündeki sert düşüşü ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<h2>“Beş ayda maaşlar binlerce lira eridi”</h2>

<p>KESK-AR’ın hesaplamalarına göre, yılın ilk beş ayında gerçekleşen yüzde 16,61’lik enflasyon nedeniyle kamu emekçilerinin ve emeklilerin gelirlerinde ciddi kayıplar yaşandı.</p>

<p>Araştırmaya göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşı 10 bin 273 TL eriyerek 61 bin 850 TL’den 51 bin 577 TL’ye düştü.</li>
 <li>Ortalama kamu emekçisi maaşı 11 bin 295 TL kayıpla 68 bin TL’den 56 bin 705 TL’ye geriledi.</li>
 <li>Ortalama kamu emekçisi emeklisi aylığında 5 bin 232 TL’lik erime yaşandı.</li>
 <li>Asgari ücretin alım gücü 4 bin 663 TL azaldı.</li>
 <li>En düşük emekli maaşı ise 3 bin 322 TL değer kaybetti.</li>
</ul>

<p>KESK-AR, yaşanan tabloyu “maaşların buharlaşması” olarak nitelendirerek, ücretlerin daha yılın ortasına gelmeden büyük ölçüde etkisiz hale geldiğini savundu.</p>

<h2>Açlık sınırı kamu emekçilerinin kapısına dayandı</h2>

<p>Açıklamada, Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi'nin (BES-AR) Mayıs 2026 verilerine de yer verildi.</p>

<p>Buna göre:</p>

<ul>
 <li>Açlık sınırı: 48 bin 43 TL</li>
 <li>Yoksulluk sınırı: 117 bin 349 TL</li>
 <li>Bekâr bir çalışanın yaşam maliyeti: 76 bin 847 TL</li>
</ul>

<p>Bu rakamların kamu emekçilerinin önemli bir bölümünün yoksulluk sınırının altında yaşadığını gösterdiği belirtilirken, kamu emekçisi emeklileri ile asgari ücretlilerin ise açlık sınırına mahkûm edildiği ifade edildi.</p>

<p>KESK-AR açıklamasında, “Çalışan yoksulluğunu değil, çalışan açlığını konuştuğumuz bir noktaya geldik” değerlendirmesine yer verdi.</p>

<h2>“Sermayeye kaynak var, emekçiye sabır tavsiye ediliyor”</h2>

<p>KESK-AR, hükümetin ekonomik politikalarını da eleştirdi. Açıklamada, sermaye çevrelerine yönelik vergi düzenlemeleri ve teşviklerin sürdüğü belirtilerek şu görüş dile getirildi:</p>

<p>“Bu tabloya rağmen sermayeye, patronlara ve kara para aklayıcılarına milyarlarca liralık vergi barışı içeren paketler çıkarılıyor. Ancak sıra çalışanlara ve emekçilere geldiğinde, Temmuz ayını beklemeleri söyleniyor.”</p>

<p>Açıklamada, emekçilerin yaşadığı gelir kaybının görmezden gelindiği ve ücret politikalarının toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığı savunuldu.</p>

<h2>“Tutmayan hedeflerin faturası emekçilere kesiliyor”</h2>

<p>KESK-AR, enflasyon hedefleri ile gerçekleşen enflasyon arasındaki farkın maaş kayıplarının temel nedenlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Yıl başında yüzde 16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin daha ilk beş ayda aşıldığına dikkat çekilen açıklamada, TÜİK’in açıkladığı yüzde 16,61’lik enflasyon oranının bile hedefin üzerine çıktığı ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan ekonomi yönetiminin Mayıs ayında yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 24-26 aralığına yükselttiği hatırlatılarak, çalışanların maaşlarının ise hâlâ yıl başındaki hedeflere göre belirlendiği vurgulandı.</p>

<p>KESK-AR, yıllardır aynı yöntemin uygulandığını ve her yıl hedeflenen enflasyonun aşılması nedeniyle maaşların reel olarak gerilediğini savundu.</p>

<h2>“Mevcut toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir”</h2>

<p>Açıklamada, kamu emekçilerinin ücretlerini belirleyen mevcut toplu sözleşmenin artık geçerliliğini yitirdiği öne sürüldü.</p>

<p>KESK-AR’a göre mevcut sözleşme yalnızca gerçek enflasyon karşısında değil, resmi enflasyon rakamları karşısında bile işlevsiz hale geldi. Bu nedenle çalışanların yaşadığı kayıpların telafisi için acil düzenlemeler yapılması gerektiği belirtildi.</p>

<h2>KESK-AR’ın talepleri</h2>

<p>KESK-AR, yaşanan gelir kayıplarının giderilmesi için şu talepleri sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Son iki yılda maaşlarda yaşanan erimenin telafisi amacıyla Haziran maaşlarına ek yüzde 35 zam yapılması,</li>
 <li>İlave seyyanen ödemenin ve tüm ek ödemelerin taban maaşa yansıtılması,</li>
 <li>Seyyanen ödeme tutarının emekli aylıklarına eklenmesi,</li>
 <li>Mülakat uygulamasının kaldırılması,</li>
 <li>Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi,</li>
 <li>Grevli toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması,</li>
 <li>4688 sayılı yasanın evrensel sendikal normlara uygun hale getirilmesi,</li>
 <li>Gerçek bir toplu pazarlık mekanizmasının kurulması,</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması,</li>
 <li>Kira, kreş ve ulaşım desteği sağlanması.</li>
</ul>

<h2>“İnsanca yaşam mücadelesinde omuz omuza”</h2>

<p>Açıklamanın sonunda tüm kamu emekçilerine çağrı yapan KESK-AR, yoksulluk ve güvencesizliğin kader olmadığını belirterek, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşulları için ortak mücadele çağrısında bulundu.</p>

<p>KESK-AR, mevcut ekonomik politikaların emekçilerin yaşam koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırdığını savunurken, ücretlerin açlık ve yoksulluk sınırları karşısında hızla eridiğine dikkat çekerek, ek zam talebinin ertelenemez hale geldiğini vurguladı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-ar-maaslar-buharlasti-insanca-yasam-icin-acil-ek-zam-sart</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-05-161402.png" type="image/jpeg" length="96400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak; Gözaltılarınızla sindiremediniz, tutuklamalarınızla susturamayacaksınız]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-es-genel-baskani-ayfer-kocak-gozaltilarinizla-sindiremediniz-tutuklamalarinizla-susturamayacaksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-es-genel-baskani-ayfer-kocak-gozaltilarinizla-sindiremediniz-tutuklamalarinizla-susturamayacaksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK: "Yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesiz çalışma koşullarına karşı, emek, demokrasi ve barış mücadelemizi daha da yükselteceğiz."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak; Toplumsal muhalefeti yargı eliyle kıskaca almaya, susturmaya, sindirmeye “Saray'ın makbul muhalefeti” haline getirmeye yönelik baskılar tüm hızıyla devam ediyor.</strong></p>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 13.05.50 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-130550-1.jpeg" width="4160" /></p>

<p>KESK Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. "Adalet Hemen Şimdi" başlıklı basın açıklamasını KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak okudu.</p>

<p>Koçak, "Ülkeyi derinleşen yoksulluğa, işsizliğe ve adaletsizliğe mahkum edenler, halkın ekmeğini küçültenler; baskı, gözaltı ve tutuklamalarla emekçilerin sesini de kısmaya çalışıyorlar" dedi.</p>

<p><strong>KESK Eş Genel Başkanı Koçak açıklamasına şu şekilde devam etti;</strong></p>

<p>10 Şubat’ta ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni’nin de içinde olduğu çok sayıda siyasetçi, sendikacı, gazeteci,ekolojist ve demokratik kitle örgütlerinden aktivistler gözaltına alınarak tutuklandı. Bu operasyonlarda tutuklananlar arasında sendikamız HABER-SEN MYK Üyesi İbrahim Halil Doğan, SES ve EĞİTİM SEN üyesi, LİMTER-İŞ Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız da tutuklanmıştır.</p>

<p>Toplam 85 kişinin tutuklandığı bu operasyonda halen 82 kişi farklı cezaevlerinde tutulmaktadır. Aradan dört ay geçmesine rağmen ortada bir iddianame dahi bulunmamaktadır. Arkadaşlarımız hakkında tek bir somut delil ortaya konulmamıştır dolayısıyla tutukluluk adeta peşin cezaya dönüştürülmüştür. Sadece bu operasyonda değil sendikacıları, siyasetçileri hedef alan tüm operasyonlarda olduğu gibi arkadaşlarımız hangi somut suçlamalarla karşı karşıya olduklarını öğrenemeden cezaevlerinde tutulmaktadır. Bu durum hukukla adaletle izah edilemeyeceği açıktır.</p>

<p>Sendikamız HABER-SEN MYK Üyesi İbrahim Halil Doğan'a yöneltilen tek suçlama katıldığı iddia edilen bir Zoom toplantısıdır. Bir toplantıya katılmak, düşüncesini ifade etmek ve sendikal faaliyet yürütmek suç gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Biliyoruz ki sendikacılara dair artan tüm saldırılarda olduğu gibi bu operasyonda da tutuklanan sendikacılar şahsında hedef alınan örgütlenme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı, emekçilerin yan yana gelme ve itiraz etme iradesidir.</p>

<blockquote>
<p><strong>Toplumun ve emekçilerin yakıcı sorunlarına çözüm üretmekten uzak aksine sömürü zeminini güçlendiren iktidarın emekçiler açısından meşruiyeti kalmamıştır. Siyasal iktidar varlığının devamlılığını baskı, sürgün ve sindirme politikalarında aramaktadır. Anayasal güvence altında olan sendikal faaliyetlerimizin dahi suç sayılması; yönetici ve üyelerimizin cezalandırılmaya çalışılması bu politikaların bir parçasıdır.</strong></p>
</blockquote>

<p>Bugün burada sadece arkadaşlarımızın özgürlüğünü değil, hepimizin temel hak ve özgürlüklerini savunmak için bulunuyoruz.</p>

<p>Biliyoruz ki cezalandırılmak istenen düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Cezalandırılmak istenen toplantı ve gösteri hakkıdır. Cezalandırılmak istenen emekçilerin yan yana gelme, söz söyleme ve itiraz etme hakkı yani hedef sömürüye itiraz etme zeminini yok etmektir.</p>

<p>Nitekim bu politikaların ortaya çıkardığı sonucu Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) yayımladığı Küresel Haklar Endeksinde bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. Türkiye bir kez daha sendikal hakların en ağır biçimde ihlal edildiği, çalışma yaşamının emekçiler açısından en kötü olduğu 10 ülke arasında yer almıştır.</p>

<p>Bu tablo tesadüf değildir. Çünkü sendikal hakların gasp edildiği, grevlerin yasaklandığı, gazetecilerin susturulduğu, siyasetçilerin tutuklandığı bir ülkede emekçilerin haklarını savunmak da suç unsuru haline getirilmektedir. Bunun sonucundandır ki, bugün cezaevleri; hak arayanlarla, itiraz edenlerle, demokrasi ve barış isteyenlerle doldurulmaktadır.</p>

<p>Türkiye’de sendikal haklar ve demokratik özgürlükler anayasa ve uluslararası sözleşmelerde yazılı olsa da fiiliyatta sürekli engellenmekte, grevler yasaklanmakta, sendikacılar soruşturulmakta, işçiler işten atılmakta, gazeteciler susturulmakta, muhalifler gözaltına alınmaktadır.</p>

<blockquote>
<p><strong>Gezi Direnişi'nin 13. Yıldönümü anma etkinliğinde anayasal güvence altındaki toplantı ve gösteri hakkını kullanmak isteyen bizler bir kez daha polis müdahalesiyle karşılaştık. Aralarında sendika MYK üyelerimizin de bulunduğu çok sayıda kişi tartaklanarak gözaltına alındı.</strong></p>
</blockquote>

<p>Saldırılar artarak devam ediyor. Devlet kurumlarını, yargıyı, üniversiteleri ve medyayı kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiren iktidar, yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye, yok etmeye, yok edemiyorsa da kendisine uygun bir muhalefet yaratmaya çalışmaktadır. Ana muhalefet partisine kayyum atamak gibi darbe dönemlerini dahi geride bırakan bu yönelimler rejimin çok daha otoriter bir hale bürüneceğinin, faşizmin kurumsallaştırılmak istendiğinin de göstergesidir.</p>

<p>Bu kabul edilemez! Hiç kimse bizden hukuksuzluğu hukuk diye kabul etmemizi beklemesin. Hiç kimse bizden susmamızı, boyun eğmemizi, arkadaşlarımız unutulsun diye beklemesin. Çünkü biliyoruz; bugün sendikacılara yapılan yarın tüm topluma yapılacaktır. Nitekim daha önce toplumun bir kesimine yönelik yapılanlar şimdi iktidar ve iktidardan nemalanan kesimler dışında toplumun diğer tüm kesimlerine yönelik gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>Bir ülkede anayasal haklarını kullanmak, hak ihlallerine karşı ses çıkarmak, barışı savunmak ve sendikal faaliyet yürütmek suç sayılıyorsa; orada hukuktan değil, keyfilikten söz edilir.</p>

<p>Ama bilinmelidir ki; Baskılarınızdan korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız!</p>

<p>Gözaltılarınızla sindiremediniz, tutuklamalarınızla susturamayacaksınız!</p>

<p>Cezaevleri hakikati hapsedemediği gibi örgütlü mücadeleyi de teslim alamayacaktır!</p>

<p>Geri Adım Atmayacağız!</p>

<p>Yoksulluğa, adaletsizliğe, güvencesiz çalışma koşullarına karşı, emek, demokrasi ve barış mücadelemizi daha da yükselteceğiz.</p>

<p>Temel hak ve özgürlüklerimizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.</p>

<p>Sendikal haklarımızı kullanmaktan vazgeçmeyeceğiz.</p>

<p>Düşüncemizi söylemekten, itiraz etmekten, örgütlenmekten vazgeçmeyeceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Ayfer Koçak; Temel hak ve özgürlüklere, örgütlenmeye yönelik bu haksız, hukuksuz, toplumsal muhalefeti susturmaya, sindirmeye yönelik operasyona karşı sesimizi yükseltmek, dayanışmamızı ve adalet talebimizi ifade etmek üzere bugün burada toplanmış bulunmaktayız.<strong> </strong>Ve Adalet Bakanlığı'nın önünden bir kez daha haykırıyoruz: bu hukuksuz sürece son verilmeli ve arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!</p>
</blockquote>

<p>Bilinmelidir ki, İbrahim Halil Doğan ve diğer tutuklu sendikacılar yalnız değildir!</p>

<p>Tutuklu gazeteciler yalnız değildir!</p>

<p>Tutuklu siyasetçiler yalnız değildir!</p>

<p>Tutuklu hak savunucuları yalnız değildir!</p>

<p>Ne baskılarınız ne gözaltılarınız, ne tutuklamalarınız bizleri mücadelemizden vazgeçirebilir.</p>

<p>Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve emek mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Arkadaşlarımız serbest bırakılana, adalet yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Emek ve demokrasi mücadelesinin kriminalize edilmesine izin vermeyeceğiz.</p>

<p><strong>Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!</strong></p>

<p><strong>Yaşasın Sendikal Hak Ve Özgürlükler Mücadelemiz!</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-es-genel-baskani-ayfer-kocak-gozaltilarinizla-sindiremediniz-tutuklamalarinizla-susturamayacaksiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-130551.jpeg" type="image/jpeg" length="60713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[muhasorex.com ile Paranın İzini Sür]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/muhasorexcom-ile-paranin-izini-sur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/muhasorexcom-ile-paranin-izini-sur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir şantiyede gün başladığında herkesin gözü yapılan işe çevrilir. Beton dökülecek mi, demir geldi mi, usta ekip sahada mı, tedarikçi malzemeyi gönderdi mi, taşeron işi yetiştirecek mi? İnşaat sektörünün görünen yüzü hareket, üretim ve teslimattır. Fakat bu hareketin arkasında daha sessiz ama en az saha kadar kritik bir başka alan vardır: para akışı. Hangi müşteriden ne kadar alacak var, hangi tedarikçiye ne ödenecek, hangi şantiyenin açık hesabı büyüyor, hangi proje kârlı görünüyor ama nakit tüketiyor?</p>

<p>İnşaat ticareti ve müteahhitlik işleri, ödeme dengesi doğru kurulmadığında hızla yorucu hale gelebilir. Proje ilerlerken işletme sahibi kendini sürekli ödeme trafiğinin içinde bulabilir. Bir yandan müşteriden tahsilat beklenir, diğer yandan tedarikçi ödeme ister. Taşeron hakedişi yaklaşır, araç ve nakliye masrafı çıkar, depodan yeni malzeme alınması gerekir. İşte bu noktada yalnızca işin sahadaki ilerleyişini değil, parasal hareketini de görmek gerekir.</p>

<p><a href="https://www.muhasorex.com/" rel="dofollow">https://www.muhasorex.com/</a> domaini üzerinden incelenebilen <a href="https://www.muhasorex.com/" rel="dofollow"><strong>Muhasorex,</strong></a> inşaat sektöründe çalışan işletmelerin açık hesap, proje, tahsilat, tedarikçi, stok ve sevkiyat süreçlerini daha düzenli takip etmesine odaklanan bir platform olarak dikkat çekiyor. Haber sitelerinde yayınlanacak bir tanıtım yazısı için bu konu, yalnızca yazılım tanıtımı değil; inşaat sektöründe finansal farkındalık, dijital takip ve KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümesi açısından da değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>Şantiyede İş Yürürken Hesap da Yürümeli</strong></p>

<p>İnşaat projelerinde en büyük yanılgılardan biri, sahadaki ilerlemenin finansal düzenle aynı hızda gittiğini düşünmektir. Bir yapı yükseliyor olabilir, malzeme akışı devam ediyor olabilir, ekipler çalışıyor olabilir. Fakat ödeme planı, açık hesaplar, tedarikçi borçları ve müşteri tahsilatları kontrol altında değilse işletme görünenden daha fazla risk taşıyor olabilir.</p>

<p>Özellikle müteahhitler için bu durum sık yaşanır. Bir proje için malzeme alınır, taşeronla anlaşılır, işçilik başlar, bazı ödemeler yapılır. Ancak müşteriden beklenen ödeme gecikirse, o projenin sahadaki ilerlemesi işletmenin kasasına rahatlık olarak yansımaz. Bu nedenle müteahhitlikte iş takibi, yalnızca yapılacak işleri listelemekten ibaret değildir. Her iş kaleminin finansal karşılığını da görmek gerekir.</p>

<p>Bu noktada <a href="https://www.muhasorex.com/cozumler/muteahhit-programi" rel="dofollow"><strong>müteahhit programı</strong></a> işletmenin proje bazlı finansal fotoğrafını anlamasına yardımcı olacak şekilde düşünülmelidir. Hangi şantiye ne kadar gider oluşturdu, hangi projeden tahsilat bekleniyor, hangi tedarikçi borcu yaklaşıyor, hangi taşeron ödemesi planlanmalı gibi sorular netleştiğinde müteahhit daha sağlıklı karar alabilir. Muhasorex bu ihtiyaca, inşaat sektörünün günlük çalışma düzeni içinde cevap vermeyi hedefler.</p>

<p><strong>Açık Hesapta Sorun Bazen Rakamda Değil, Dağınıklıktadır</strong></p>

<p>Vadeli çalışan işletmelerde açık hesap, ticaretin doğal bir parçasıdır. Müşteri ürünü alır, ödeme daha sonra yapılır. Müteahhit malzemeyi şantiyesine ister, tedarikçi ürün gönderir, borç cari hesaba yazılır. Bu çalışma biçimi sektörde alışılmıştır. Fakat açık hesaplar düzenli izlenmediğinde, işletmenin alacakları büyürken kasası aynı oranda güçlenmeyebilir.</p>

<p>Açık hesapta en büyük sorun her zaman borcun varlığı değildir. Asıl sorun, borcun hangi işlemden doğduğunun, hangi vadeye bağlı olduğunun, hangi şantiyeyle ilişkili olduğunun ve ne zaman tahsil edileceğinin net bilinmemesidir. Bu belirsizlik, işletmenin hem müşterileriyle hem tedarikçileriyle ilişkisini zorlaştırabilir.</p>

<p>Bu nedenle <a href="https://www.muhasorex.com/cozumler/acik-hesap-takip-programi" rel="dofollow"><strong>açık hesap takip programı</strong></a> işletmeler için yalnızca bir borç listesi değildir. Doğru kurgulandığında, alacağın geçmişini, bugününü ve riskini gösteren bir kontrol alanı haline gelir. <strong>muhasorex</strong> açık hesap takibini inşaat sektöründeki teklif, sevkiyat, cari ve tahsilat süreçleriyle bağlantılı ele alarak işletmelere daha okunabilir bir ticari tablo sunmayı amaçlar.</p>

<p><strong>Müteahhit İçin Proje Kârlılığı Sonradan Anlaşılmamalı</strong></p>

<p>Birçok müteahhit için proje sonunda yapılan hesap, çoğu zaman beklenenden farklı çıkar. Başta kârlı görünen iş, süreç içinde artan malzeme maliyetleri, ek işçilik, beklenmeyen şantiye giderleri, geciken tahsilatlar ve uzayan vadeler nedeniyle daha düşük kâr bırakabilir. Bazen de işletme projenin gerçekten zarar ettiğini iş bittikten sonra fark eder.</p>

<p>Bu geç fark etme durumu, inşaat sektöründe ciddi bir yönetim sorunudur. Çünkü proje tamamlandıktan sonra maliyetleri düzeltmek mümkün değildir. Oysa proje devam ederken hangi kalemde artış olduğu, hangi giderin planı aştığı, hangi tahsilatın geciktiği görülebilirse işletme daha erken önlem alabilir.</p>

<p>Bu yüzden <strong>müteahhit programı</strong> yalnızca geçmiş kayıtları saklayan değil, proje devam ederken görünürlük sağlayan bir araç olmalıdır. Muhasorex, müteahhitlerin şantiye bazlı gelir, gider, malzeme, tedarikçi ve tahsilat hareketlerini daha düzenli izlemesini hedefler. Bu yaklaşım, proje kârlılığını iş bittikten sonra değil, iş devam ederken anlamak isteyen firmalar için önemlidir.</p>

<p><strong>Açık Hesap İşletmenin Nakit Nabzını Gösterir</strong></p>

<p>Bir işletmenin açık hesapları, aslında nakit nabzının önemli göstergelerinden biridir. Müşterilerden ne kadar alacak olduğu, bu alacakların ne kadarının vadesinin geçtiği, hangilerinin düzenli tahsil edildiği ve hangilerinin riskli hale geldiği işletmenin finansal sağlığına dair güçlü sinyaller verir.</p>

<p>Özellikle inşaat malzemesi ticareti yapan firmalarda açık hesaplar hızla büyüyebilir. Bir müşteri için birkaç sevkiyat yapılır, ardından yeni sipariş gelir, ödeme ertelenir, çek alınır, başka bir şantiye için tekrar malzeme gönderilir. Eğer bu hareketler düzenli izlenmezse işletme toplam riski geç fark eder.</p>

<p>Burada <strong>açık hesap takip programı</strong> işletmeye erken uyarı sistemi gibi hizmet eder. Müşteri borçlarını, vade durumunu ve tahsilat önceliklerini daha net görmeyi sağlar. <strong>muhasorex</strong> bu yapıyı, inşaat ticaretinin açık hesap kültürüne uygun şekilde sadeleştirmeyi amaçlar. Böylece işletmeler kime ne kadar satış yapacağını, kimden önce tahsilat isteyeceğini ve hangi müşteride dikkatli olması gerektiğini daha iyi değerlendirebilir.</p>

<p><strong>Genel Kasa Bakiyesi Her Şeyi Anlatmaz</strong></p>

<p>Bir işletme sahibi gün sonunda kasaya veya banka hesabına baktığında genel bir fikir edinebilir. Ancak bu toplam bakiyenin hangi projeden geldiği, hangi şantiyeye harcandığı, hangi müşteriden tahsil edildiği ya da hangi tedarikçiye ayrılması gerektiği ayrı ayrı görülmüyorsa karar almak zorlaşır. Genel kasa bakiyesi, özellikle çok şantiyeli işlerde yanıltıcı olabilir.</p>

<p>Bir şantiye kâr getirirken, başka bir şantiye aynı anda nakit tüketiyor olabilir. Bir projeden gelen tahsilat, başka bir projenin tedarikçi borcunu kapatmak için kullanılıyor olabilir. Bu durumda işletme genel olarak ayakta görünse de proje bazlı kârlılık ve nakit dengesi net değildir.</p>

<p>Bu nedenle <strong>müteahhit programı</strong> proje bazlı finansal ayrımı desteklemelidir. Muhasorex, müteahhitlerin yalnızca toplam rakamları değil, her işin kendi maliyet ve tahsilat hareketlerini görmesine katkı sağlamayı hedefler. Böylece hangi projenin işletmeyi güçlendirdiği, hangisinin dikkat istediği daha net anlaşılabilir.</p>

<p><strong>Tedarikçi, Taşeron ve Müşteri Aynı Denklemde</strong></p>

<p>İnşaat sektöründe bir işin finansal tarafı üç ana noktada şekillenir: müşteriden alınacak para, tedarikçiye ödenecek borç ve taşerona yapılacak ödeme. Bu üçlü denge doğru kurulmadığında işletme zorlanır. Müşteriden tahsilat gecikirken tedarikçi vadesi gelirse, işletme nakit baskısı yaşar. Taşeron ödeme beklerken yeni malzeme alımı gerekiyorsa karar vermek daha da zorlaşır.</p>

<p>Bu nedenle müteahhitlerin yalnızca müşteri tarafını değil, borç ve ödeme tarafını da düzenli izlemesi gerekir. Bir proje için alınan malzeme hangi vadeyle alındı? Taşeron ödemesi ne zaman yapılacak? Müşteriden beklenen tahsilat hangi tarihte? Bu soruların cevapları aynı tabloda görülebildiğinde yönetim daha kolay olur.</p>

<p><strong>muhasorex</strong> bu bağlantılı takip anlayışını destekleyen bir yapı sunmayı hedefler. <strong>müteahhit programı</strong> ihtiyacı olan işletmeler için proje, tedarikçi, cari ve tahsilat süreçlerinin aynı iş akışında değerlendirilmesi önemli bir avantajdır. İnşaat işlerinde para akışı tek yönlü değildir; bu nedenle takip sistemi de tek boyutlu olmamalıdır.</p>

<p><strong>Açık Hesapta Müşteriyle Konuşmanın Dili Değişiyor</strong></p>

<p>Açık hesap takibi düzenli olmayan işletmelerde tahsilat görüşmeleri genellikle kişisel hatırlatmalarla yürür. “Abi geçen ay bir borç vardı”, “Şu malzemelerin ödemesi kaldı”, “Bir ara hesap yapalım” gibi ifadeler ticari ilişkilerde sık duyulur. Ancak bu yaklaşım, büyüyen işletmeler için yeterince profesyonel değildir.</p>

<p>Müşteriyle konuşurken net kayıt sunabilmek gerekir. Hangi tarihte hangi ürün alındı, ne kadar ödeme yapıldı, hangi sevkiyat açık kaldı, kalan bakiye ne oldu? Bu bilgiler açık ve düzenli olduğunda tahsilat görüşmesi daha sağlam zemine oturur. Müşteri de işletmenin düzenli takip yaptığını görür.</p>

<p>Bu noktada <strong>açık hesap takip programı</strong> müşteri iletişimini profesyonelleştirir. Muhasorex, açık hesap hareketlerini tarihli, bağlantılı ve izlenebilir hale getirmeyi hedeflediği için işletmelerin tahsilat süreçlerinde daha güçlü durmasına yardımcı olabilir. Düzenli takip, müşteriyle gerilim oluşturmak yerine ticari netlik sağlar.</p>

<p><strong>Muhasorex ile Sahadan Merkeze Veri Akışı</strong></p>

<p>İnşaat sektöründe veri yalnızca ofiste oluşmaz. Çoğu bilgi sahada doğar. Şantiyeye malzeme iner, teslimat yapılır, eksik ürün fark edilir, taşeron iş tamamlar, saha sorumlusu yeni ihtiyaç bildirir, bazen müşteri ödemeyle ilgili söz verir. Bu bilgilerin merkeze geç ulaşması, işletmenin güncel tabloyu yanlış görmesine neden olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir teslimat yapılmış ama cari hesaba yansımamış olabilir. Bir tahsilat alınmış ama sistemde görülmüyor olabilir. Bir şantiye için yeni malzeme kullanılmış ama proje maliyetine işlenmemiş olabilir. Bu kopukluklar, finansal kararların sağlığını bozar.</p>

<p><strong>muhasorex</strong> saha ile merkez arasındaki bu bilgi farkını azaltmaya odaklanır. Açık hesap, proje ve iş hareketleri düzenli tutulduğunda işletme sahibi sahadaki gelişmeleri daha doğru okuyabilir. Muhasorex’in inşaat sektörüne yönelik yaklaşımı, işletmenin iş akışını yalnızca ofis kayıtlarından değil, sahadaki gerçek hareketlerden beslemeyi amaçlar.</p>

<p><strong>Proje Bazlı Açık Hesap Neden Önemli?</strong></p>

<p>Açık hesap genellikle müşteri bazında düşünülür; ancak müteahhitlik ve şantiye işlerinde proje bazlı değerlendirme de önemlidir. Aynı müşteriyle birden fazla proje yürütülebilir. Bir müşterinin bir şantiyedeki borcu düzenli ilerlerken, başka bir şantiyeye ait ödeme gecikebilir. Toplam bakiye tek başına bu ayrımı göstermeyebilir.</p>

<p>Bu nedenle açık hesap hareketlerinin proje veya şantiye bilgisiyle birlikte izlenmesi, işletmeye daha net bir bakış sağlar. Hangi projenin alacağı bekliyor, hangi şantiyede ödeme düzenli, hangi işin tahsilatı gecikiyor gibi sorular daha anlamlı hale gelir.</p>

<p><strong>açık hesap takip programı</strong> bu ayrımı desteklediğinde işletmeler yalnızca müşteri borcunu değil, iş bazlı risklerini de görebilir. Muhasorex, inşaat sektöründe müşteri, şantiye ve cari hareketleri birbirinden koparmadan takip etmeyi hedefleyen bir yaklaşım sunar.</p>

<p><strong>Müteahhitler İçin “Devam Eden İş” Takibi</strong></p>

<p>Müteahhitlerin en zorlandığı alanlardan biri devam eden işleri doğru okumaktır. Bitmiş projede hesap yapmak daha kolaydır; tüm gelir ve giderler ortaya çıkmıştır. Fakat devam eden projede tablo sürekli değişir. Yeni malzeme gelir, işçilik artar, müşteri ödeme planını değiştirir, tedarikçi zam yapar, ek gider çıkar.</p>

<p>Bu değişken ortamda <strong>müteahhit programı</strong> müteahhide güncel görünürlük sağlamalıdır. Proje tamamlanmadan önce hangi kalemlerin plana göre ilerlediği, hangilerinin sapma gösterdiği, hangi tahsilatın geciktiği, hangi ödeme baskısının oluştuğu izlenmelidir.</p>

<p>Muhasorex, devam eden işlerde proje hareketlerini daha düzenli takip etmeye yardımcı olacak bir yapı sunmayı hedefler. Bu yapı, müteahhitin yalnızca geçmişe bakmasını değil, devam eden iş için bugünden önlem almasını sağlar.</p>

<p><strong>Haber Değeri: İnşaatta Dijital Finans Disiplini</strong></p>

<p>Haber sitelerinde yer alan tanıtım içeriklerinin dikkat çekmesi için ürünün gerçek bir ihtiyaca dokunması gerekir. Muhasorex’in ele aldığı alan, inşaat sektöründe çok yaygın olan finansal takip dağınıklığıdır. Açık hesaplar, vadeli satışlar, şantiye giderleri, tedarikçi borçları ve proje maliyetleri birçok işletmenin günlük gündemindedir.</p>

<p>Bu nedenle muhasorex.com yalnızca bir yazılım sitesi olarak değil, inşaatta dijital finans disiplini arayan işletmeler için önemli bir inceleme noktası olarak görülebilir. KOBİ’lerin dijitalleşmesi denildiğinde çoğu zaman büyük otomasyon sistemleri akla gelir; oysa birçok işletme için ilk ihtiyaç daha basittir: kimin borcu var, hangi proje ne durumda, hangi tahsilat gecikti, hangi ödeme yaklaşırken kasa ne durumda?</p>

<p><strong>muhasorex</strong> bu pratik sorulara odaklanan bir platform olarak konumlanır. Bu da markayı haber sitesi okuyucusu için anlaşılır, güncel ve sektörel bir hikâyeye dönüştürür.</p>

<p><strong>Açık Hesapta Risk Sadece Müşteriden Kaynaklanmaz</strong></p>

<p>Açık hesap riskini yalnızca müşterinin ödeme yapmaması olarak görmek eksik olur. Risk bazen işletmenin kendi takip sisteminden kaynaklanır. Yanlış işlenen ödeme, gecikmiş kayıt, karışan sevkiyat, unutulan vade, yanlış müşteriye yazılan hareket gibi iç takip hataları da açık hesap riskini büyütür.</p>

<p>Bir müşteri ödeme yaptığını söyleyebilir; işletme kaydı bulamaz. Bir sevkiyat yapılmış olabilir; hangi açık hesaba bağlandığı net değildir. Bir çek alınmış olabilir; portföyde mi, ciroda mı, tahsil edildi mi bilinmez. Bu tür belirsizlikler işletmenin kendi içinde zaman kaybı yaşamasına neden olur.</p>

<p>Bu nedenle <strong>açık hesap takip programı</strong> yalnızca müşteri riskini değil, işletmenin kayıt riskini de azaltır. Muhasorex, açık hesap hareketlerini daha düzenli, bağlantılı ve izlenebilir hale getirmeyi amaçladığı için işletmenin iç kontrolünü güçlendirebilir.</p>

<p><strong>Muhasorex’in Sade Yaklaşımı KOBİ’lere Uygun</strong></p>

<p>Küçük ve orta ölçekli inşaat işletmeleri genellikle çok ağır sistemlerden çekinir. Uzun eğitim süreçleri, karmaşık ekranlar ve fazla detay günlük iş temposuna uymayabilir. İşletmeler daha çok hızlı kullanılabilen, sahadaki ihtiyaçlara dokunan ve temel ticari akışı düzenleyen çözümler arar.</p>

<p><strong>muhasorex</strong> bu noktada sade ve sektörel bir yaklaşım sunmayı hedefler. İnşaat malzemecileri, müteahhitler, taşeronlar ve tedarikçiler için açık hesap, cari, stok, sevkiyat, tahsilat ve proje hareketlerini günlük dilde ele alır. Bu, dijitalleşmeye yeni adım atan işletmeler için önemli bir avantaj olabilir.</p>

<p>Bir işletme için yazılımın çok fazla özellik sunması kadar, o özelliklerin gerçekten kullanılabilir olması da önemlidir. Muhasorex’in hedefi, inşaat ticaretinin karmaşık akışını kullanıcıya daha anlaşılır bir düzende sunmaktır.</p>

<p><strong>Tahsilat Planı Olmadan Büyüme Zordur</strong></p>

<p>Bir işletme daha çok iş alabilir, daha çok malzeme satabilir, daha fazla projeye girebilir. Ancak tahsilat planı güçlü değilse büyüme sürdürülebilir olmayabilir. Çünkü büyüyen iş hacmi, büyüyen finansal sorumluluk anlamına gelir. Daha fazla müşteri, daha fazla açık hesap, daha fazla tedarikçi borcu ve daha fazla ödeme takvimi oluşur.</p>

<p>Bu nedenle işletmelerin büyürken açık hesaplarını daha profesyonel yönetmesi gerekir. Hangi müşteriye ne kadar vade verildiği, hangi alacağın geciktiği, hangi tahsilatın öncelikli olduğu ve hangi riskin büyüdüğü düzenli izlenmelidir.</p>

<p><strong>açık hesap takip programı</strong> büyüme sürecinde işletmenin kontrol alanını genişletir. Muhasorex, alacak takibini proje ve günlük iş akışıyla birlikte ele aldığı için büyüyen inşaat işletmelerine daha net bir finansal görünürlük sunmayı hedefler.</p>

<p><strong>Müteahhitlikte Karar Anı: Yeni İş mi, Önce Tahsilat mı?</strong></p>

<p>Müteahhitler çoğu zaman yeni iş fırsatlarıyla mevcut projeler arasında karar vermek zorunda kalır. Yeni bir proje cazip görünebilir; ancak mevcut projelerde tahsilat gecikmişse, tedarikçi borçları yaklaşıyorsa ve kasa baskı altındaysa yeni işe başlamak riskli olabilir.</p>

<p>Bu nedenle yeni iş kararı almadan önce mevcut projelerin finansal durumu görülmelidir. Hangi projede alacak var, hangi projede gider artıyor, hangi tedarikçi ödeme bekliyor, hangi müşteri gecikti? Bu sorulara cevap verilmeden büyümek, işletmeyi zorlayabilir.</p>

<p>Bir <strong>müteahhit programı</strong> müteahhitin yeni iş kararlarını destekleyecek veriler sunmalıdır. Muhasorex, proje bazlı takip ve açık hesap görünürlüğüyle işletmelerin daha bilinçli büyümesine katkı sağlamayı hedefler.</p>

<p><strong>Domain Üzerinden Ulaşılabilir Sektörel Platform</strong></p>

<p>Muhasorex hakkında daha fazla bilgi almak isteyen işletmeler <a href="https://www.muhasorex.com/" rel="dofollow">https://www.muhasorex.com/</a> domainini ziyaret ederek platformun sunduğu çözümleri inceleyebilir. Sitede inşaat malzemecileri, müteahhitler, taşeronlar, nalbur ve hırdavat işletmeleri gibi farklı hedef kitlelere yönelik iş akışları yer alır.</p>

<p>Platformun dikkat çeken tarafı, inşaat sektöründe günlük olarak yaşanan gerçek sorunlara odaklanmasıdır. Açık hesap, tahsilat, sevkiyat, stok, proje maliyeti ve tedarikçi takibi gibi konular işletmeler için doğrudan işin devamlılığını etkileyen başlıklardır.</p>

<p><strong>muhasorex</strong> bu başlıkları tek bir iş akışında toplayarak işletmelerin daha düzenli, daha izlenebilir ve daha kontrollü çalışmasına yardımcı olmayı hedefleyen bir marka olarak öne çıkar.</p>

<p><strong>Açık Hesap ve Müteahhitlik Aynı Finansal Haritada Buluşur</strong></p>

<p>Açık hesap takibi ile müteahhitlik takibi birbirinden ayrı alanlar gibi görünse de inşaat sektöründe çoğu zaman aynı finansal haritanın parçalarıdır. Müteahhit bir şantiye için malzeme alır, tedarikçiye borçlanır, müşteriden ödeme bekler, taşerona ödeme yapar. Tüm bu hareketler açık hesap, cari, proje ve nakit akışıyla doğrudan ilişkilidir.</p>

<p>Bu nedenle <strong>açık hesap takip programı</strong> ve <strong>müteahhit programı</strong> birlikte düşünüldüğünde işletmeye daha güçlü bir yönetim bakışı kazandırır. Bir yanda alacakların ve müşteri riskinin takibi, diğer yanda proje maliyeti ve şantiye bazlı finansal görünürlük yer alır.</p>

<p>Muhasorex, bu iki ihtiyacı inşaat sektörünün günlük çalışma düzenine uygun bir çerçevede ele alır. İşletmeler için önemli olan yalnızca kayıt tutmak değil, bu kayıtların karar almaya yardımcı olacak şekilde anlamlı hale gelmesidir. Bu yaklaşım, muhasorex.com üzerinden incelenebilen platformun haber değeri taşıyan en güçlü yönlerinden biridir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/muhasorexcom-ile-paranin-izini-sur</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/12-36.png" type="image/jpeg" length="63003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATB’den Adana ESOB’a Hayırlı Olsun Ziyareti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/atbden-adana-esoba-hayirli-olsun-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/atbden-adana-esoba-hayirli-olsun-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>BİLGİÇ: “ADANA’NIN GÜZEL HİZMETLERE İHTİYACI VAR”</h2>

<p></p>

<p>GÖGER: “TEK AMACIMIZ ESNAFIMIZA SAHİP ÇIKMAKTIR”</p>

<p></p>

<p>Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, Meclis Başkanı Osman Bağış, Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Tezcan ve Genel Sekreter T. Gökhan Öztürk, Adana Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (Adana ESOB) Başkanlığına yeniden seçilen Niyazi Göger ve yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Adana ekonomisi, esnafın durumu ve kurumlar arası iş birliğinin önemi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 08.18.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1044" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-081852-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>BİLGİÇ: “ESNAFIMIZIN GÜÇLENMESİ ŞEHRİMİZİN GÜÇLENMESİDİR”</p>

<p>Ziyarette konuşan Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, Niyazi Göger ve yönetimini yeniden seçilmelerinden dolayı tebrik ederek, Adana’nın kalkınmasında esnaf ve sanatkârların önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Göger’in tecrübesi, uzlaştırıcı yaklaşımı ve esnafın sorunlarına gösterdiği hassasiyetin camiada büyük karşılık bulduğunu ifade eden Bilgiç, şunları kaydetti:</p>

<p>“Öncelikle Sayın Başkanımızı ve yönetimini gönülden kutluyorum. Niyazi Göger başkanlığındaki yönetimin yeniden göreve seçilmesini Adanamız adına önemli bir kazanım olarak görüyoruz. Tecrübe, kurumların sürdürülebilir başarısında büyük önem taşımaktadır. Esnafımızın sorunlarını yakından bilen, çözüm üretme noktasında samimi gayret gösteren ve kurumlar arasında köprü kurabilen bir anlayışın devam etmesi şehrimiz adına kıymetlidir. Adana’nın güzel hizmetlere, güçlü birlikteliklere ve ortak akla ihtiyacı var. Esnafımızın güçlendiğini, üretimin ve ticaretin geliştiğini görmek bizleri mutlu eder. İnşallah önümüzdeki dönemde de dayanışmanın arttığı, esnafımızın daha da güçlendiği çalışmalara hep birlikte şahit oluruz. Yeni dönemin Adana’mıza ve esnaf camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 08.18.53" class="detail-photo img-fluid" height="985" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-081853.jpeg" width="1600" /></p>

<p>GÖGER: “ADANAMIZ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nazik ziyaretlerinden dolayı ATB heyetine teşekkür eden Adana ESOB Başkanı Niyazi Göger ise esnafın kendilerine duyduğu güvenle yeniden göreve seçildiklerini belirterek, yeni dönemde de aynı kararlılıkla çalışacaklarını ifade etti.</p>

<p></p>

<p>Göger, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Sayın Başkanımız Şahin Bilgiç ve değerli heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Esnafımız bizlere dört yıl daha hizmet etme sorumluluğu verdi. Bu güvene layık olmak için çalışmalarımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 08.18.53 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1002" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-081853-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Bizler, Adana’mız için yapılacak her hizmetin destekçisiyiz. Şehrimize bir çivi dahi çakabilirsek kendimizi başarılı sayarız. Dün olduğu gibi bugün de yarın da esnafımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Tek amacımız esnafımıza sahip çıkmak, onların sorunlarına çözüm üretmek ve Adana’nın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamaktır.”</p>

<p>Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/atbden-adana-esoba-hayirli-olsun-ziyareti</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 08:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-081853-1.jpeg" type="image/jpeg" length="61078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İMO Adana Şubesi, Veterinerlik Arazisinin İmara Açılmasına İtiraz Etti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/imo-adana-subesi-veterinerlik-arazisinin-imara-acilmasina-itiraz-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/imo-adana-subesi-veterinerlik-arazisinin-imara-acilmasina-itiraz-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMO Adana: Dere Yatağı Havzasındaki Veterinerlik Arazisi Yapılaşmaya Açılmamalı</strong></p>

<p>İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi, yoğun ağaç dokusuna sahip olması, dere yatağı havzasında bulunması ve taşkın risklerini artıracağı gerekçeleriyle Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü arazisinin yapılaşmaya açılmasına yönelik imar planı değişikliğine itiraz etti. İtiraz dilekçesi Adana Büyükşehir Belediyesi'ne teslim edildi.</p>

<p>Çukurova İlçesi Kurttepe Mahallesi 5865 Ada 2 ve 3 Parsellere ilişkin hazırlanan Uygulama İmar Planı Değişikliği, Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 17.04.2026 tarih ve 122 sayılı kararıyla onaylanarak 05.05.2026 tarihinden itibaren bir ay süreyle askıya çıkarılmıştı.</p>

<p><img alt="Hıdır Çak 2-2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/hidir-cak-2-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>İMO Adana Şubesi adına itiraz dilekçesini teslim eden Şube Başkanı Hıdır Çak, plan değişikliğine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Çak, Turgut Özal Bulvarı üzerinde Hasan Usta Kavşağında bulunan söz konusu alanın halen veterinerlik hizmetleri için kullanılan bir kamu alanı olduğunu belirterek, "Parsellerin yaklaşık yüzde 95'i yoğun ağaç dokusundan oluşmaktadır. Alanda çok sınırlı yapılaşma bulunmaktadır. Yaklaşık 35 dönümlük bu alan, Çukurova Belediyesi tarafından iki ayrı parsele bölünmüş ve Uygulama İmar Planı yapılmasına ilişkin tüm yetkilerin Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devredilmesi yönünde karar almıştır " dedi.</p>

<p><strong>ÖNCE REDDEDİLEN PLAN, ÜÇ AY SONRA ONAYLANDI</strong></p>

<p>Çak, aynı plan değişikliği talebinin Adana Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından daha önce reddedildiğini hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p>"Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13.02.2026 tarih ve 49 sayılı kararıyla; talep edilen plan değişikliği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 8'inci maddesine aykırılık taşıdığı, yapı yoğunluğunu artırdığı ve yoğun ağaç dokusuna sahip alanın kentsel ekolojik denge açısından korunması gerektiği gerekçeleriyle reddedilmiştir.</p>

<p><img alt="Veterinerlerlik Arazisi 1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/veterinerlerlik-arazisi-1.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Ancak aynı talep, reddedilmesine neden olan gerekçeler ortadan kalkmamış olmasına rağmen, yalnızca 'mevcut ağaç dokusuna isabet eden ağaçların Adana Büyükşehir Belediyesi'nin uygun göreceği alanlara taşınacağı' yönünde bir plan notu eklenerek yeniden gündeme getirilmiş ve 17.04.2026 tarihinde kabul edilmiştir."</p>

<p>Plan değişikliğiyle Defterdarlık Hizmet Binası alanı için 2.40 emsal yoğunluğu, Yençok: 51.50 m. (17 kat); Veterinerlik Kontrol Hizmet Binası alanı için ise 1.20 emsal yoğunluğu, Yençok 30,50 m. (10 kat) öngörüldüğünü belirten Çak, bu durumun bölgedeki yapılaşma baskısını önemli ölçüde artıracağını ifade etti.</p>

<p><strong>BÖLGE TAŞKIN RİSKİ TAŞIYOR</strong></p>

<p>İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, planlama alanının bulunduğu bölgenin dere yatakları havzasında yer aldığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Kurttepe Kavşağının doğusunda, Süleyman Demirel Bulvarı'ndan itibaren başlayan bölge dere yatakları havzası içerisinde yer almaktadır. Yapılaşmaya açılmak istenen parseller havzanın tam ortasında bulunan ve günümüze kadar yapılaşmamış kalan tek bölgedir.</p>

<p><img alt="Veterinerlik Arazisi 3" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/veterinerlik-arazisi-3.jpeg" width="1280" /></p>

<p>Dere yataklarının imara açılması; su baskını risklerini artıran, can ve mal kayıplarına yol açabilecek sonuçlar doğuran son derece sakıncalı bir uygulamadır. Doğal afet güvenliği açısından bu tür alanların korunması ve yapılaşmadan uzak tutulması esastır."</p>

<p>İklim değişikliği nedeniyle aşırı yağışların arttığını vurgulayan Çak, son yıllarda birçok kentte yaşanan sel ve taşkın olaylarından gerekli derslerin çıkarılmadığını ifade etti.</p>

<p><strong>ALTYAPI VE AFET ETKİLERİ AÇIKLANMADI</strong></p>

<p>Plan değişikliği kapsamında yapı yoğunluğu ve yapı yüksekliklerinin artırıldığını belirten Çak, buna karşın ulaşım, trafik, altyapı, otopark, yağmur suyu drenajı ve afet güvenliği üzerindeki etkilerin bilimsel ve teknik verilerle kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.</p>

<p>"Yüksek yoğunluklu yapılaşma kararlarının; zemin özellikleri, afet erişilebilirliği, tahliye senaryoları ve acil durum yönetimi açısından kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekir" dedi.</p>

<p><strong>İLLER BANKASI ALANI DEĞERLENDİRİLEBİLİR</strong></p>

<p>Defterdarlık hizmetleri için ihtiyaç duyulan kamu hizmet alanının farklı bir bölgede karşılanabileceğini belirten Çak, Çukurova İlçesi sınırları içerisindeki eski İller Bankası arazisinin bu amaçla değerlendirilebileceğini söyledi.</p>

<p>Çak, "İller Bankası alanının önemli bir bölümü daha önce resmi kurum kullanımından çıkarılarak konut ve ticaret alanına dönüştürülmüştür. Kamu hizmeti için ihtiyaç duyulan yönetim alanının, doğal yapısını koruyan veterinerlik arazisi yerine bu bölgede planlanması mümkündür" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>PLAN NOTU ÇEVRESEL KORUMA İLKELERİYLE ÇELİŞİYOR</strong></p>

<p>İMO Adana Şubesi'nin itiraz gerekçeleri arasında plan notlarında yer alan ağaçların taşınmasına ilişkin düzenleme de bulunuyor.</p>

<p>Çak, "Planlama alanındaki ağaçların taşınarak korunabileceğine ilişkin yaklaşımın bilimsel ve teknik gerçeklikle bağdaşmadığını düşünüyoruz. Ayrıca bu yaklaşım, plan notlarında yer alan çevre mevzuatına uyulacağı yönündeki hükümlerle de çelişmektedir" dedi.</p>

<p><strong>SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ</strong></p>

<p>İMO Adana Şubesi'nin itiraz dilekçesini 02.06.2026 tarihinde Adana Büyükşehir Belediyesi'ne teslim ettiğini belirten Hıdır Çak, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Bizim itirazımız bir kamu hizmetine değil; doğal alanların korunmasına, taşkın risklerinin dikkate alınmasına ve planlama kararlarının kamu yararı doğrultusunda alınmasına yöneliktir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İMO Adana Şubesi olarak Adana'nın yeşil alanlarının, doğal değerlerinin ve geleceğinin korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu sürecin takipçisi olmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/imo-adana-subesi-veterinerlik-arazisinin-imara-acilmasina-itiraz-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/izliyorumxxzasss-1.png" type="image/jpeg" length="55832"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
