<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/emek" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 16:09:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/emek"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[PTT'de 399'lu personelin nakil süreci başladı: Haber-Sen'den hak kaybı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/pttde-399lu-personelin-nakil-sureci-basladi-haber-senden-hak-kaybi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/pttde-399lu-personelin-nakil-sureci-basladi-haber-senden-hak-kaybi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KESK'e bağlı Haber-Sen, PTT'de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında çalışan personelin diğer kamu kurumlarına nakil sürecine ilişkin ayrıntılı bir bilgilendirme notu yayımladı. Sendika, hak kaybı yaşanmaması için çalışanların işlem yapmadan önce şubeleri veya Genel Merkez ile iletişime geçmelerini istedi.</strong></p>

<p>31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme ile PTT'de 399 sayılı KHK kapsamında çalışan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin önü açıldı. Haber-Sen tarafından paylaşılan bilgi notunda, personelin tercih süreci, idari hizmet sözleşmesine (İHS) geçiş, maaş ve statü ile nakil takvimine ilişkin ayrıntılar yer aldı.</p>

<h3>PTT'de kimler İHS kapsamına alınacak?</h3>

<p>Bilgilendirmeye göre, <strong>4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler ile hizmet alımı kapsamında çalışan taşeron personel dışında PTT'de görev yapan tüm personel İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) olarak istihdam edilecek.</strong></p>

<p>Halen İHS statüsünde çalışan personelin sözleşmeleri ise otomatik olarak yenilenecek. Bu kapsamda;</p>

<ul>
 <li>4/C statüsündekiler 4/C'li,</li>
 <li>4/A statüsündekiler ise 4/A'lı olarak görevlerini sürdürmeye devam edecek.</li>
</ul>

<h3>399 kapsamındaki personel tercih yapacak</h3>

<p>Haber-Sen'in açıklamasına göre, <strong>399 sayılı KHK kapsamındaki personelden İHS'ye geçmek isteyenlerin en geç 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü mesai bitimine kadar görev yaptıkları müdürlüğe yazılı başvuruda bulunmaları gerekiyor.</strong></p>

<p>Bu tarihe kadar başvuru yapmayan personelin ise PTT tarafından diğer kamu kurumlarına nakledilmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirileceği belirtildi.</p>

<p>Başvuru yapan personelin ise başvurusunun ardından <strong>30 gün içerisinde İdari Hizmet Sözleşmesini imzalaması</strong> öngörülüyor.</p>

<h3>Maaşlarda hak kaybı olmayacak</h3>

<p>Bilgilendirmede, İHS'ye geçen personelin 399 KHK kapsamında aldığı son maaşın, yeni sözleşme kapsamında hesaplanan maaştan yüksek olması halinde aradaki farkın <strong>tazminat</strong> olarak ödeneceği ve maaşlar eşitleninceye kadar bu ödemenin süreceği ifade edildi.</p>

<p>Ayrıca;</p>

<ul>
 <li>2008 yılı öncesinde göreve başlayanların 4/C,</li>
 <li>2008 yılı sonrasında göreve başlayanların ise 4/A statüsünde olmaya devam edeceği kaydedildi.</li>
</ul>

<h3>İl tercihleri alınacak</h3>

<p>Nakil sürecinde Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından personele <strong>3 il tercih hakkı</strong> tanınacağı belirtildi. Tercihler, personelin unvanı ile kamu kurumlarının ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek yerleştirme yapılacak.</p>

<p>Liste Çalışma Genel Müdürlüğüne ulaştıktan sonra en geç <strong>90 gün içinde</strong> personelin atanacağı kurum ve il belirlenecek. Tebligatın ardından personelin <strong>15 gün içerisinde</strong> yeni görevine başlaması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Süreç nasıl işleyecek?</h3>

<p>Haber-Sen'in paylaştığı takvime göre süreç şu şekilde ilerleyecek:</p>

<ul>
 <li><strong>31 Temmuz 2026:</strong> Kanun yürürlüğe girdi.</li>
 <li><strong>19 Ağustos 2026:</strong> İHS'ye geçiş başvuruları için son gün.</li>
 <li><strong>Başvurudan sonraki 30 gün:</strong> İHS sözleşmelerinin imzalanması.</li>
 <li><strong>29 Eylül 2026'ya kadar:</strong> Nakledilecek personelin bilgilerinin Çalışma Genel Müdürlüğüne bildirilmesi.</li>
 <li><strong>Listenin ulaşmasından itibaren en geç 90 gün içinde:</strong> Diğer kamu kurumlarına atama tekliflerinin tamamlanması.</li>
</ul>

<h3>Kurum dağılımları 15 Ağustos'ta netleşebilir</h3>

<p>Haber-Sen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde, personelin hangi kurumlara yerleştirileceğine ilişkin çalışmaların sürdüğünü, <strong>kurum dağılımlarının 15 Ağustos 2026 tarihinde netleşmesinin beklendiği</strong> bilgisinin paylaşıldığını aktardı.</p>

<h3>Haber-Sen'den uyarı</h3>

<p>Sendika, çalışanlara hak kaybı yaşamamaları için önemli bir çağrıda bulunarak, <strong>herhangi bir işlem yapmadan önce bağlı bulundukları Haber-Sen şubesi veya Genel Merkez ile iletişime geçmelerini</strong> tavsiye etti.</p>

<p></p>

<p><img alt="H Oo N0 D L X E A A Kxnt" class="detail-photo img-fluid" height="849" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/h-oo-n0-d-l-x-e-a-a-kxnt.jpg" width="1024" /></p>

<p><img alt="H Oo N0Or X0 A A9 Ji P" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/h-oo-n0or-x0-a-a9-ji-p.jpg" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/pttde-399lu-personelin-nakil-sureci-basladi-haber-senden-hak-kaybi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/sge-1-agu-2026-14-52-26.png" type="image/jpeg" length="51336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK'ten devlet üniversitelerindeki idari personele karşılıklı naklen atama uygulaması]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yokten-devlet-universitelerindeki-idari-personele-karsilikli-naklen-atama-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yokten-devlet-universitelerindeki-idari-personele-karsilikli-naklen-atama-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim Kurulu (YÖK),</strong> devlet üniversitelerinde görev yapan idari personelin karşılıklı naklen atanmasına ilişkin usul ve takvimi duyurdu. YÖK Personel Dairesi Başkanlığı'nın 31 Temmuz 2026 tarihli yazısıyla tüm devlet üniversitelerine gönderilen duyuruya göre, karşılıklı naklen atama tercihleri <strong>5-21 Ağustos 2026</strong> tarihleri arasında alınacak.</p>

<p>YÖK tarafından yayımlanan yazıda, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri doğrultusunda, devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aynı unvanlı memurların üniversiteler arasında karşılıklı naklen atanmasının bilgi işlem teknolojileri kullanılarak kolaylaştırılmasının amaçlandığı belirtildi.</p>

<h2>Tercihler PBS üzerinden yapılacak</h2>

<p>Karşılıklı naklen atanmak isteyen idari personel, <strong>pbs.yok.gov.tr</strong> adresindeki Personel Bilgi Sistemi'ne e-Devlet kimlik doğrulaması ile giriş yapacak. Sistemde yer alan <strong>"Bireysel İşlemler"</strong> menüsü altındaki <strong>"Karşılıklı Naklen Atanma İşlemleri"</strong> sekmesinden en fazla <strong>üç tercih</strong> yapılabilecek.</p>

<h2>Aynı ilde nakil kısıtlaması</h2>

<p>YÖK yazısında önemli bir sınırlamaya da yer verildi. Buna göre, <strong>İstanbul ili hariç</strong>, diğer illerde görev yapan idari personel, bulunduğu il içerisindeki başka bir devlet üniversitesini tercih edemeyecek. Naklen atama talepleri yalnızca farklı illerdeki üniversiteler için yapılabilecek.</p>

<h2>Kadro bilgileri güncellenecek</h2>

<p>Üniversitelerin personel daire başkanlıklarından, başvuruda bulunacak personelin kadro ve öğrenim bilgilerinin Personel Bilgi Sistemi'ne eksiksiz ve güncel şekilde işlenmesi istendi. Başvuruların sağlıklı değerlendirilebilmesi için bu bilgilerin tamamlanmasının zorunlu olduğu vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca daha önce <strong>igps.yok.gov.tr</strong> üzerinden yürütülen işlemlerin bundan sonra <strong>pbs.yok.gov.tr</strong> adresindeki Personel Bilgi Sistemi üzerinden gerçekleştirileceği, ilgili menüye yalnızca <strong>"Üniversite İdari Personel (İGPS)"</strong> rolüne sahip kullanıcıların erişebileceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Atamadan vazgeçenlere yaptırım</h2>

<p>YÖK, eşleştiği veya atanmaya hak kazandığı halde atanmaktan vazgeçen personelin mağduriyet oluşturduğunu belirterek, bu kişilerin <strong>bir sonraki karşılıklı naklen atama eşleştirmesinde tercih hakkından yararlanamayacağını</strong> açıkladı. Bu düzenlemeyle sürecin daha etkin ve sağlıklı yürütülmesinin hedeflendiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yokten-devlet-universitelerindeki-idari-personele-karsilikli-naklen-atama-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/yok-1.jpg" type="image/jpeg" length="14164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tez-Koop-İş: Özel İtalyan Lisesi Müdürü Giuseppe Finocchiaro "Persona Non Grata" ilan edildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tez-koop-is-ozel-italyan-lisesi-muduru-giuseppe-finocchiaro-persona-non-grata-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tez-koop-is-ozel-italyan-lisesi-muduru-giuseppe-finocchiaro-persona-non-grata-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2>

<p>Tez-Koop-İş Sendikası, İstanbul Özel İtalyan Lisesi'nde örgütlü öğretmenlerin 123 gün süren grevinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Sendika, Okul Müdürü <strong>Giuseppe Finocchiaro</strong> hakkında "persona non grata" (istenmeyen kişi) kararı alındığını belirterek, işten çıkarılan 10 öğretmenin göreve iade edilmesini istedi.</p>

<p>Sendikanın Genel Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, grevin Türkiye'deki özel öğretim kurumu emekçileri açısından tarihi bir kazanım olduğu ifade edilirken, grev sonrasında okul yönetiminin öğretmenlere yönelik baskı, mobbing ve tasfiye politikaları izlediği öne sürüldü.</p>

<h3><strong>"Yöneticilik görevleri sona erdirildi"</strong></h3>

<p>Açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arabuluculuğunda imzalanan resmi mutabakata rağmen 10 öğretmenin iş sözleşmesinin haksız gerekçelerle feshedildiği savunuldu.</p>

<p>Sendika, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Okul Müdürü Giuseppe Finocchiaro ile Müdür Yardımcısı Nida İntiba'nın yöneticilik görevlerine son verildiğini, ardından da Milli Eğitim Bakanlığı'nın talebi üzerine Dışişleri Bakanlığı tarafından Finocchiaro hakkında "persona non grata" kararı alındığını ileri sürdü.</p>

<h3><strong>"En ağır diplomatik yaptırımlardan biri"</strong></h3>

<p>Tez-Koop-İş, "persona non grata" kararının uluslararası hukukta kullanılan en ağır diplomatik yaptırımlardan biri olduğunu belirterek, bu kararın ilgili yabancı kişinin görevine devam edemeyeceği ve ülkeyi terk etmesinin beklendiği anlamına geldiğini ifade etti.</p>

<p>Sendika, söz konusu kararın, okul yönetiminin sendika karşıtı ve öğretmen haklarını ihlal eden uygulamalarının sonucu olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>"Sorun uyruk değil, sendikal haklara yaklaşım"</strong></h3>

<p>Açıklamada, meselenin kişilerin milliyeti ya da kimliği olmadığı vurgulanarak, "Sorun; emeğe, sendikal haklara, Anayasa'ya ve iç hukuka karşı takınılan tutumdur. Hiçbir yönetici öğretmenlerin anayasal örgütlenme hakkını engelleme veya sendikalı emekçileri işsizlikle cezalandırma ayrıcalığına sahip değildir." denildi.</p>

<h3><strong>10 öğretmen için işe iade çağrısı</strong></h3>

<p>Tez-Koop-İş, grevin ardından işten çıkarılan 10 öğretmenin derhal görevlerine iade edilmesini isterken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arabuluculuğunda imzalanan mutabakata uyulması ve öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve sendikal haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada ayrıca okulda sendikalı öğretmenlere yönelik mobbing, baskı ve ayrımcılık iddialarının sona erdirilmesi ve çalışma barışının yeniden tesis edilmesi talep edildi.</p>

<h3><strong>Mücadele mesajı</strong></h3>

<p>Sendika, Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin mücadelesinin Türkiye'deki tüm özel sektör öğretmenlerinin ortak mücadelesi olduğunu belirterek, öğretmenlerin tüm talepleri karşılanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tez-koop-is-ozel-italyan-lisesi-muduru-giuseppe-finocchiaro-persona-non-grata-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/ozel-italyan-lisesi.jpg" type="image/jpeg" length="15456"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Liman İşçileri: "210 Gündür Ekmeğimiz ve Onurumuz İçin Direniyoruz"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-liman-iscileri-210-gundur-ekmegimiz-ve-onurumuz-icin-direniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-liman-iscileri-210-gundur-ekmegimiz-ve-onurumuz-icin-direniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜMTİS'te örgütlenmelerinin ardından işten çıkarılan işçilerin sürdürdüğü direniş 210'uncu gününe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Mersin Uluslararası Limanı'nda (MIP) sendikalı olduktan sonra işten çıkarılan liman işçilerinin mücadelesi 210'uncu gününe ulaştı. TÜMTİS öncülüğünde sürdürülen direnişte işçiler, kadrolu ve sendikalı olarak yeniden işe alınmalarını isterken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hazırladığı teftiş raporunun da işten çıkarmaların sendikal nedenlerle gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu vurgulandı. Liman önünde düzenlenen eyleme sendikalar, siyasi parti temsilcileri ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu da destek verdi.</strong></h3>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 29 161902" class="detail-photo img-fluid" height="1246" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-29-161902.png" width="1708" /></p>

<p>Mersin Uluslararası Limanı'nda taşeron firma bünyesinde forklift hizmetleri ile yükleme-boşaltma işlerinde çalışan ve TÜMTİS'te örgütlenmelerinin ardından işten çıkarılan işçilerin sürdürdüğü direniş 210'uncu gününe girdi.</p>

<p>Direnişin 210'uncu gününde TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk ve işçi temsilcileri, MIP yönetimiyle yeniden görüşerek işçilerin liman bünyesinde kadrolu ve sendikalı olarak işe iade edilmesini talep etti. Ancak liman yönetimi, işçilerin son işvereninin farklı bir taşeron firma olduğunu ve bu firmayla yapılan sözleşmenin yılın başında sona erdiğini belirterek taleplere olumlu yanıt vermedi.</p>

<p>Görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine işçiler ve aileleri liman kapısı önünde bir kez daha basın açıklaması yaptı. Açıklamaya TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, DİSK Çukurova Bölge Başkanı Kemal Göksoy ile Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri katıldı.</p>

<h2><strong>"210 gündür ekmeğimiz ve onurumuz için direniyoruz"</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında, 210 gündür süren mücadelenin yalnızca işten çıkarılan liman işçilerinin değil, Türkiye'de sendikal hakların korunması açısından da önemli bir sınav olduğu ifade edildi.</p>

<p>İşçiler adına okunan ortak açıklamada, Mersin Limanı'nın 2007 yılında özelleştirilmesinden sonra sendikal yapının dağıtıldığı, güvencesiz ve taşeron çalışma sisteminin yaygınlaştırıldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, 2011 yılında TÜMTİS öncülüğünde verilen mücadelenin ardından işçilerin kadroya geçirildiği ve limanda yeniden sendikal örgütlenmenin sağlandığı hatırlatılarak, bugün benzer hak ihlallerinin yeniden yaşandığına dikkat çekildi.</p>

<h2><strong>"Çalışma Bakanlığı raporu sendikal ayrımcılığı belgeledi"</strong></h2>

<p>TÜMTİS tarafından yapılan açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporun işverenin sendika karşıtı uygulamalarını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 23 Mart 2026 tarihli raporuna göre MIP yönetiminin sendikal örgütlenmeyi tasfiye etmek amacıyla Özgüneş Taşımacılık ile olan sözleşmesini yenilemediğinin tespit edildiği, bu nedenle şirkete idari para cezası uygulandığı ifade edildi.</p>

<p>Raporda ayrıca sendika üyesi olmayan işçilerin başka taşeron firmalara aktarılmaya devam ettiği, sendika üyesi olan ve üyelikten ayrılmayı kabul etmeyen işçilerin ise işten çıkarıldığı tespitlerine yer verildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Savaş Gürkan: "Ortada bir değil, birden fazla hukuksuzluk var"</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında konuşan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı <strong>Savaş Gürkan</strong>, işverenin ileri sürdüğü "ihale sözleşmesinin sona erdiği" gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p>

<p>Gürkan, asıl amacın limandaki sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmak olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"MIP ve taşeron firma Özgüneş işverenleri, işçileri en ağır koşullarda çalıştırmak, elleçleme bölümünde taşeron sistemini sürdürmek için üyelerimizi işten attı. Ortada bir değil, birden fazla hukuksuzluk vardır."</p>
</blockquote>

<p>Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporun bu durumu belgelediğini ifade eden Gürkan, MIP'nin sendikal örgütlenmeyi tasfiye etmek amacıyla hareket ettiğinin resmi raporlarla ortaya konulduğunu söyledi.</p>

<p>Gürkan, işten çıkarılan tüm işçilerin kadrolu ve sendikalı olarak yeniden işe başlatılması, ücret ve diğer hak kayıplarının da eksiksiz karşılanması gerektiğini belirterek mücadeleyi talepler karşılanıncaya kadar sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Asıl iş taşerona devredilemez"</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında İş Kanunu hükümlerine de dikkat çekildi.</p>

<p>Limanın elleçleme bölümünde yürütülen faaliyetlerin asıl iş kapsamında olduğu belirtilen açıklamada, bu işlerin taşeron firmalara devredilmesinin yasal olmadığı savunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, işçilerin yıllardır limanın asli işini yaptıkları halde taşeron şirketler üzerinden çalıştırıldıkları, bunun da mevzuata aykırı olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Ayrıca MIP ile taşeron şirketler arasında danışıklı bir ilişkinin bulunduğu, farklı taşeron firmalar üzerinden aynı çalışma sisteminin sürdürüldüğü iddia edildi.</p>

<h2><strong>Kenan Öztürk: "Sendikal hak anayasal bir haktır"</strong></h2>

<p>TÜMTİS Genel Başkanı <strong>Kenan Öztürk</strong>, MIP yönetimiyle yeniden görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak işverenin sorumluluk almaktan kaçındığını söyledi.</p>

<p>Öztürk, sendikal örgütlenmenin anayasal güvence altında olduğunu belirterek, işten çıkarılan işçilerin işe iadelerinin yalnızca bir istihdam meselesi değil, aynı zamanda temel sendikal hakların korunması açısından da zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>TÜMTİS'in hukuki ve fiili mücadeleyi birlikte sürdüreceğini belirten Öztürk, işçiler işe dönene kadar direnişin devam edeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Perihan Koca: "Bu mücadele yalnızca liman işçilerinin mücadelesi değildir"</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili <strong>Perihan Koca</strong>, liman işçilerinin verdiği mücadelenin Türkiye'de örgütlenme hakkı ve çalışma yaşamı açısından önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Koca, sendikal hakların engellenmesine karşı işçilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, kamu kurumlarını ve ilgili bakanlığı işveren üzerindeki denetim sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="746" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0pXE7XnK-v0" title="Perihan Koca, Mersin Liman işçilerinin haklı ve onurlu direnişlerinin yanındayız." width="1183"></iframe></p>

<h2><strong>Kemal Göksoy: "İşçilerin ortak mücadelesi büyüyor"</strong></h2>

<p>DİSK Çukurova Bölge Başkanı <strong>Kemal Göksoy</strong> da yaptığı konuşmada, Mersin Limanı'ndaki direnişin yalnızca bir işyerindeki hak arayışı olmadığını, tüm emek hareketini ilgilendiren bir mücadeleye dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Göksoy, sendikal hakların güvence altına alınması ve işten çıkarılan işçilerin görevlerine iade edilmesi için dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 07 29 161840" class="detail-photo img-fluid" height="1275" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-29-161840.png" width="1705" /></h2>

<h2><strong>Talepler yinelendi</strong></h2>

<p>210 gündür süren direnişin sonunda işçiler ve TÜMTİS şu talepleri bir kez daha dile getirdi:</p>

<ul>
 <li>İşten çıkarılan tüm liman işçilerinin kadrolu ve sendikalı olarak işe iade edilmesi,</li>
 <li>İşten çıkarıldıkları tarihten bu yana oluşan ücret ve sosyal hak kayıplarının karşılanması,</li>
 <li>Sendikal örgütlenme hakkına yönelik baskıların sona erdirilmesi,</li>
 <li>Limanda taşeron ve güvencesiz çalışma sistemine son verilmesi.</li>
</ul>

<p>İşçiler, talepleri karşılanıncaya kadar liman önündeki direnişi sürdüreceklerini belirterek, "Yan yana, omuz omuza mücadelemiz devam edecek" mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-liman-iscileri-210-gundur-ekmegimiz-ve-onurumuz-icin-direniyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-29-161920.png" type="image/jpeg" length="24149"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SES Adana: "Sosyal hizmet emekçilerini şiddetin ortasına sürüklüyorsunuz"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ses-adana-sosyal-hizmet-emekcilerini-siddetin-ortasina-surukluyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ses-adana-sosyal-hizmet-emekcilerini-siddetin-ortasina-surukluyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ADANA</strong> – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi Genel Sekreteri <strong>Mihraç Erbova</strong>, Adana Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı Sarıçam Sosyal Hizmet Merkezi'nde görev yapan sosyal hizmet emekçilerinin saha ziyareti sırasında uğradığı saldırıya tepki gösterdi. Erbova, çalışanların can güvenliğinin göz ardı edildiğini belirterek gerekli önlemlerin acilen alınmasını istedi.</p>

<p>Mihraç Erbova tarafından yapılan açıklamada, Sosyal Risk Haritası kapsamında riskli hanelere gerçekleştirilen saha ziyareti sırasında sosyal hizmet emekçilerinin şiddete maruz kaldığı belirtilerek, saldırının en güçlü şekilde kınandığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>"Bu ilk değil"</strong></h3>

<p>Erbova, benzer olayların daha önce de yaşandığını hatırlatarak, kısa süre önce Hakkâri'de aynı kapsamda görev yapan bir sosyal hizmet emekçisinin de şiddete uğrayarak yaralandığını anımsattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Defalarca yaşanan bu saldırılar gösteriyor ki çalışanların güvenliğini sağlamayan anlayış, yeni saldırıların da sorumlusudur" diyen Erbova, gerekli önlemlerin alınmamasını eleştirdi.</p>

<h3><strong>"Çalışanların can güvenliği neden göz ardı ediliyor?"</strong></h3>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na çağrıda bulunan Erbova, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>Riskli olduğu idare tarafından bilinen hanelere çalışanlar hangi güvenlik önlemleri alınarak gönderiliyor?</li>
 <li>Saha ziyaretleri planlanırken çalışanların can güvenliği neden göz ardı ediliyor?</li>
</ul>

<p>Erbova, şiddet yaşandıktan sonra yalnızca "geçmiş olsun" mesajı verilmesinin idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını belirterek, kamu çalışanlarının güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Kamu hizmeti can vermeyi gerektirmez"</strong></h3>

<p>Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin toplumun en kırılgan kesimlerine hizmet sunduğunu belirten Erbova, "Bizler toplumun en kırılgan kesimlerine ulaşırken kendi yaşamlarımızı tehlikeye atmak zorunda değiliz. Kamu hizmeti fedakârlık ister; can vermeyi değil" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>SES'in talepleri</strong></h3>

<p>Erbova, yaşanan olayın ardından şu talepleri sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Saldırının tüm yönleriyle araştırılması ve failler hakkında gerekli cezai işlemlerin uygulanması,</li>
 <li>Olayda idari ihmal bulunması halinde sorumlular hakkında derhal işlem başlatılması,</li>
 <li>Sosyal Risk Haritası kapsamındaki saha çalışmalarında kapsamlı risk değerlendirmesi yapılması ve gerekli durumlarda kolluk kuvvetleri eşliğinde çalışma yürütülmesi,</li>
 <li>Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin can güvenliği sağlanmadan riskli alanlarda tek başına görevlendirme yapılmaması,</li>
 <li>İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulamada eksiksiz hayata geçirilmesi.</li>
</ul>

<h3><strong>"Şiddete karşı mücadeleyi büyüteceğiz"</strong></h3>

<p>Açıklamasının sonunda sağlık ve sosyal hizmet alanında yaşanan şiddetin sorumluluğunun yalnızca saldırganlara ait olmadığını belirten Erbova, gerekli önlemleri almayan yöneticilerin ve idarenin de yaşanan her saldırıda sorumluluk taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Erbova, "Arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. Şiddeti, ihmali ve güvencesiz çalışma koşullarını kabul etmeyeceğiz. Yaşatmak için çalışanlar yaşamak istiyor. Şiddete karşı sessiz kalmayacağız, mücadeleyi büyüteceğiz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ses-adana-sosyal-hizmet-emekcilerini-siddetin-ortasina-surukluyorsunuz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/default.jpg" type="image/jpeg" length="57886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den Öğretmen ve Okul Yöneticilerine Yeni Düzenlemeler]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mebden-ogretmen-ve-okul-yoneticilerine-yeni-duzenlemeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mebden-ogretmen-ve-okul-yoneticilerine-yeni-duzenlemeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yaptığı değişikliklerle öğretmenlerin görev tanımları, mesleki çalışma esasları, nöbet uygulamaları ve okul yöneticilerinin sorumluluklarına ilişkin önemli düzenlemeleri yürürlüğe koydu.</p>

<p>28 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği, eğitim-öğretim süreçlerinin yanı sıra öğretmenler ve okul yöneticilerinin çalışma usullerinde de kapsamlı yenilikler içeriyor.</p>

<h3>Mesleki Çalışmalar Uzaktan Yapılabilecek</h3>

<p>Yeni düzenlemeye göre, Milli Eğitim Bakanlığının uygun görmesi halinde yönetici ve öğretmenlerin eğitim-öğretim yılı başı, sonu ve ara tatillerde gerçekleştirdiği mesleki çalışmalar uzaktan eğitim yöntemiyle de yapılabilecek.</p>

<p>Mesleki çalışmaların kapsamı; öğretmenlerin bilgi ve becerilerini geliştirmeye, sorun çözme yetkinliklerini artırmaya, öğretim programları ile mevzuat ve uygulamalara yönelik değerlendirmeler yapmaya yönelik faaliyetleri kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi.</p>

<h3>Öğretmenlerin Görev Tanımı Genişletildi</h3>

<p>Yönetmelikle öğretmenlerin görev tanımı da güncellendi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre öğretmenler, yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerini planlayıp yürütmekle değil; öğrencilere rehberlik ederek bilgi, beceri ve değer kazandırmak, onların akademik, sosyal ve kişisel gelişimlerini desteklemekle de sorumlu olacak.</p>

<p>Ayrıca farklı program uygulayan ilkokullarda alan derslerinin ilgili branş öğretmenleri tarafından okutulmasına ilişkin hüküm de yönetmeliğe eklendi.</p>

<h3>Taşıma Merkezi Okullarda Nöbet Görevi Netleşti</h3>

<p>Yönetmelikle taşıma merkezi okullarda görev yapan öğretmenlerin nöbet görevlerine ilişkin belirsizlik de giderildi.</p>

<p>Buna göre, bu okullarda görev yapan öğretmenler, Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği kapsamında belirlenen nöbet görevlerini yerine getirecek.</p>

<h3>Okul Müdürlerinin Sorumlulukları Artırıldı</h3>

<p>Okul müdürlerinin görev tanımı da yeniden düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni hükümler kapsamında müdürler;</p>

<ul>
 <li>Eğitim programlarının uygulanmasını izlemek ve denetlemek,</li>
 <li>Öğrencilerin bedensel, zihinsel, sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimlerini destekleyen çalışmaların yürütülmesini sağlamak,</li>
 <li>Bu alanlarda gerekli tedbirleri almak</li>
</ul>

<p>ile yükümlü olacak.</p>

<h3>Dijitalleşme Eğitim Süreçlerine Yansıtıldı</h3>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte eğitim yönetiminde dijital uygulamaların kullanım alanı da genişletildi.</p>

<p>Buna göre öğretmenlere yönelik resmi duyurular bilgi ve iletişim araçları üzerinden yapılabilecek. Ayrıca mesleki çalışmaların uzaktan gerçekleştirilebilmesine imkân tanınarak dijital eğitim uygulamalarının yaygınlaştırılması hedeflendi.</p>

<h3>Yeni Eğitim Modeline Uyum</h3>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı, yapılan değişikliklerle "bilgi, beceri ve değer" odaklı yeni eğitim modelini öğretmen ve okul yöneticilerinin görev tanımlarına da yansıttı.</p>

<p>Düzenlemelerin, öğrencilerin yalnızca akademik başarılarını değil; sosyal, duygusal ve ahlaki gelişimlerini de merkeze alan bütüncül eğitim anlayışını güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mebden-ogretmen-ve-okul-yoneticilerine-yeni-duzenlemeler</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/meb-4.jpg" type="image/jpeg" length="95467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hekim Birliği'nden Sağlık Bakanlığı'na Tepki: "Çözüm, Mahkeme Denetiminden Kaçmak Değil Hukuka Uygun Düzenleme Yapmaktır]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hekim-birliginden-saglik-bakanligina-tepki-cozum-mahkeme-denetiminden-kacmak-degil-hukuka-uygun-duzenleme-yapmaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hekim-birliginden-saglik-bakanligina-tepki-cozum-mahkeme-denetiminden-kacmak-degil-hukuka-uygun-duzenleme-yapmaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hekim Birliği Sendikası, aile hekimliği alanında peş peşe yayımlanan yönetmelik değişikliklerine tepki göstererek, hukuki belirsizliğin arttığını ve sağlık çalışanlarının çalışma barışının olumsuz etkilendiğini açıkladı. Sendika, idarenin yargı denetiminden kaçınmak yerine hukuk devleti ilkesine uygun düzenlemeler yapması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yapılan yazılı açıklamada, son dönemde aile hekimliği sistemine ilişkin yönetmeliklerde sık sık değişikliğe gidildiği, bu düzenlemelerin hekimler ve sağlık profesyonelleri açısından belirsizlik oluşturduğu ifade edildi. Açıklamada, çeşitli meslek örgütleri ve sendikaların söz konusu düzenlemeleri yargıya taşıdığı, birçok hükmün hukuka aykırılık iddiasıyla mahkemelerin incelemesine sunulduğu hatırlatıldı.</p>

<h3>"Hukuki Güvenlik İlkesi Zedeleniyor"</h3>

<p>Hekim Birliği Sendikası, idarenin görevinin sürekli değişen ve tartışma yaratan düzenlemeler yayımlamak değil, Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine uygun, öngörülebilir, istikrarlı ve uygulanabilir mevzuat oluşturmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, yargı denetimine konu edilen düzenlemelerin esaslı sorunları giderilmeden yalnızca ifadeleri veya teknik ayrıntıları değiştirilerek yeniden yürürlüğe konulmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurduğu ifade edildi.</p>

<h3>"Yargı Kararlarına Saygı Gösterilmeli"</h3>

<p>Sendika, hukuk devletinde temel ilkenin yargı kararlarına saygı göstermek ve hukuka aykırılığı ileri sürülen düzenlemeleri evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirmek olduğunu vurguladı.</p>

<p>Aynı hukuki sorunların küçük metin değişiklikleriyle yeniden yürürlüğe sokulmaya çalışılmasının, idareye duyulan güveni zedelediği ve sahadaki sorunları çözmek yerine derinleştirdiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sağlık Bakanlığı'na Dört Maddelik Çağrı</h3>

<p>Hekim Birliği Sendikası, Sağlık Bakanlığı'na şu çağrılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Aile hekimliği sistemini doğrudan ilgilendiren düzenlemeler hazırlanırken meslek örgütleri, sendikalar ve sahada görev yapan hekimlerin görüşlerinin alınması,</li>
 <li>Hukuki ihtilaflara neden olan düzenlemelerin tekrar edilmemesi, yargı kararları ve hukuk devleti ilkesi doğrultusunda kalıcı çözümler üretilmesi,</li>
 <li>Hekimlerin gelir güvencesini, mesleki bağımsızlığını ve çalışma barışını olumsuz etkileyen uygulamalardan vazgeçilmesi,</li>
 <li>Sağlık hizmetinin niteliğini artıran, hekimi cezalandırmak yerine destekleyen, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir mevzuat anlayışının benimsenmesi.</li>
</ul>

<h3>"Üyelerimizin Haklarını Savunmayı Sürdüreceğiz"</h3>

<p>Açıklamanın sonunda Hekim Birliği Sendikası, hukuka aykırı olduğunu değerlendirdiği tüm düzenlemelere karşı üyelerinin haklarını yargı önünde savunmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Sendika, amaçlarının dava açmak değil; hukuka uygun, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin oluşturulmasına katkı sunmak olduğunu ifade ederek, "Hukuk devletinin gereği, yargı denetiminden kaçınmak değil; yargının ortaya koyduğu hukuki çerçeveye uygun düzenleme yapmaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hekim-birliginden-saglik-bakanligina-tepki-cozum-mahkeme-denetiminden-kacmak-degil-hukuka-uygun-duzenleme-yapmaktir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/12/hekim-birligi-1.jpeg" type="image/jpeg" length="72945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Sendikalaşma Oranı Yüzde 13,8'e Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turkiyede-sendikalasma-orani-yuzde-138e-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turkiyede-sendikalasma-orani-yuzde-138e-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Temmuz 2026 dönemine ilişkin işkolu istatistikleri Resmi Gazete'de yayımlandı. Verilere göre, Türkiye'de kayıtlı 17 milyon 630 bin 475 işçinin 2 milyon 432 bin 789'u sendika üyesi bulunuyor. Böylece sendikalaşma oranı yüzde <strong>13,798</strong> olarak hesaplandı.</p>

<p>Bakanlığın açıkladığı verilere göre, yaklaşık <strong>15 milyon 197 bin 686 işçi</strong> ise herhangi bir sendikaya üye değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>En Fazla Üyeye Sahip Sendika Hizmet-İş</h3>

<p>İşkolları bazında değerlendirildiğinde, <strong>Hizmet-İş Sendikası</strong> 286 bin 94 üyeyle yalnızca genel işler işkolunda değil, tüm işkolları arasında da en fazla üyeye sahip sendika oldu.</p>

<p>Üye sayısına göre öne çıkan diğer sendikalar ise şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık: <strong>Öz Orman-İş</strong> (26 bin 363 üye)</li>
 <li>Gıda sanayii: <strong>Tekgıda-İş</strong> (43 bin 964 üye)</li>
 <li>Madencilik ve taş ocakları: <strong>Türk Maden-İş</strong> (27 bin 490 üye)</li>
 <li>Petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç: <strong>Petrol-İş</strong> (41 bin 386 üye)</li>
 <li>Dokuma, hazır giyim ve deri: <strong>TEKSİF</strong> (35 bin 694 üye)</li>
 <li>Ağaç ve kâğıt: <strong>Öz Ağaç-İş</strong> (10 bin 475 üye)</li>
 <li>İletişim: <strong>Türkiye Haber-İş</strong> (15 bin 779 üye)</li>
 <li>Basın, yayın ve gazetecilik: <strong>Medya-İş</strong> (7 bin 481 üye)</li>
 <li>Banka, finans ve sigorta: <strong>Öz Finans-İş</strong> (49 bin 508 üye)</li>
 <li>Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar: <strong>KOOP-İŞ</strong> (125 bin 640 üye)</li>
 <li>Çimento, toprak ve cam: <strong>Türkiye Çimse-İş</strong> (25 bin 840 üye)</li>
 <li>Metal: <strong>Türk Metal Sendikası</strong> (264 bin 726 üye)</li>
 <li>İnşaat: <strong>Yol-İş</strong> (46 bin 653 üye)</li>
 <li>Enerji: <strong>TES-İŞ</strong> (69 bin 311 üye)</li>
 <li>Taşımacılık: <strong>Demiryol-İş</strong> (31 bin 211 üye)</li>
 <li>Gemi yapımı, deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk: <strong>Türkiye Liman Dok ve Gemi-İş</strong> (7 bin 134 üye)</li>
 <li>Sağlık ve sosyal hizmetler: <strong>Öz Sağlık-İş</strong> (217 bin 776 üye)</li>
 <li>Konaklama ve eğlence işleri: <strong>TOLEYİS</strong> (43 bin 801 üye)</li>
 <li>Savunma ve güvenlik: <strong>Öz Güven-Sen</strong> (28 bin 229 üye)</li>
</ul>

<h3>Yaklaşık Her 7 İşçiden Biri Sendikalı</h3>

<p>Temmuz 2026 verileri, Türkiye'de sendikalaşma oranının <strong>yüzde 13,8</strong> seviyesinde olduğunu ortaya koydu. Bu oran, yaklaşık her yedi işçiden birinin bir sendikaya üye olduğu, buna karşılık çalışanların büyük çoğunluğunun ise herhangi bir sendikal örgütlenme içinde yer almadığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turkiyede-sendikalasma-orani-yuzde-138e-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/07/isci-1.jpg" type="image/jpeg" length="92629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay'dan Öğretmenlerin Mazeret Tayinlerine İlişkin Kritik Karar]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/danistaydan-ogretmenlerin-mazeret-tayinlerine-iliskin-kritik-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/danistaydan-ogretmenlerin-mazeret-tayinlerine-iliskin-kritik-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde yer alan, aynı ilçe grubu içerisinde mazerete bağlı yer değişikliği yapılmasını engelleyen düzenlemenin yürütmesini durdurdu. Kararla birlikte öğretmenler, aynı ilçe grubundaki ilçelere de mazeret tayini başvurusu yapabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İlçe grubu sınırlaması askıya alındı</h2>

<p>Danıştay, <strong>9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmi Gazete'de</strong> yayımlanan <strong>Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 29. maddesinin 5. fıkrasında</strong> yer alan:</p>

<blockquote>
<p>"Mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaz."</p>
</blockquote>

<p>hükmünün yürütmesini durdurdu.</p>

<h2>Öğretmenler artık aynı ilçe grubundaki ilçeleri de tercih edebilecek</h2>

<p>Söz konusu düzenleme nedeniyle öğretmenler, mazerete dayalı il içi yer değişikliği başvurularında aynı ilçe grubunda bulunan başka ilçeleri tercih edemiyordu.</p>

<p>Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte bu kısıtlama geçici olarak ortadan kalktı. Böylece öğretmenler, mazeretlerinin bulunduğu ilçe ile aynı ilçe grubunda yer alan diğer ilçelere de mazerete bağlı tayin talebinde bulunabilecek.</p>

<p>Karar, özellikle aile birliği, sağlık ve diğer mazeret gerekçeleriyle il içi yer değişikliği bekleyen öğretmenler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/danistaydan-ogretmenlerin-mazeret-tayinlerine-iliskin-kritik-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/danistay-3.webp" type="image/jpeg" length="55338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRK-İŞ'ten bölgesel asgari ücret önerisine tepki: "Tartışılması gereken insanca geçim ücretidir"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turk-isten-bolgesel-asgari-ucret-onerisine-tepki-tartisilmasi-gereken-insanca-gecim-ucretidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turk-isten-bolgesel-asgari-ucret-onerisine-tepki-tartisilmasi-gereken-insanca-gecim-ucretidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRK-İŞ, bazı işveren çevreleri tarafından yeniden gündeme getirilen "bölgesel asgari ücret" önerisine sert tepki gösterdi. Konfederasyon, bölgesel asgari ücret uygulamasının çalışanlar arasında ayrışmaya ve toplumsal huzursuzluğa yol açacağını belirterek, asıl tartışılması gereken konunun asgari ücretin insan onuruna yakışır bir geçim ücretine dönüştürülmesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bölgesel asgari ücret taleplerinin iyi niyetli olmadığı, daha fazla kâr elde etme amacı taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, bu uygulamanın hem işçilere hem de ülkeye zarar vereceği savunuldu.</p>

<h3>"1960'larda denendi, başarısız oldu"</h3>

<p>Konfederasyon, bölgesel asgari ücret uygulamasının Türkiye'de 1960'lı yıllarda denendiğini, ancak olumsuz sonuçlar nedeniyle 1974 yılında ulusal düzeyde tek asgari ücret sistemine geçildiğini hatırlattı.</p>

<p>Yaklaşık 60 yıl sonra aynı önerinin yeniden gündeme getirilmesinin çalışanlara hiçbir yarar sağlamayacağı belirtilen açıklamada, uygulamanın bölgesel farklılıkları derinleştirerek işçiler arasında gerilim ve toplumsal huzursuzluk oluşturabileceği uyarısında bulunuldu. TÜRK-İŞ, emeğiyle geçinen tüm kesimleri bu tür girişimlere karşı ortak tavır almaya çağırdı.</p>

<h3>"Asgari ücret, geçim ücreti olmalı"</h3>

<p>Açıklamada, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısına yönelik eleştiriler de yinelendi. TÜRK-İŞ, asgari ücretin insan onuruna yakışır bir seviyede belirlenmediği gerekçesiyle 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmadığını hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut <strong>28 bin 75 liralık</strong> asgari ücretle bir işçinin ailesini geçindirmesinin beklendiğine dikkat çekilen açıklamada, bu tutarı dahi yüksek bulan işveren anlayışı eleştirildi.</p>

<p>TÜRK-İŞ, açıklamasını şu mesajla tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Tartışılması gereken konu bölgesel asgari ücret değil, asgari ücretin insanca yaşanabilir bir geçim ücretine dönüştürülmesidir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turk-isten-bolgesel-asgari-ucret-onerisine-tepki-tartisilmasi-gereken-insanca-gecim-ucretidir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/para-4.webp" type="image/jpeg" length="37736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hekim Birliği: Mevcut ödeme sistemi hekimleri yoksullaştırıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hekim-birligi-mevcut-odeme-sistemi-hekimleri-yoksullastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hekim-birligi-mevcut-odeme-sistemi-hekimleri-yoksullastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hekim Birliği, teşvik ödeme sisteminin hekim emeğini değersizleştirdiğini belirterek, performans puanları artmasına rağmen gelirlerin eridiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3>Hekim Birliği Sendikası'ndan sert çıkış: "Teşvik değil, bitiş sistemi"</h3>
</blockquote>

<p>Hekim Birliği Sendikası, teşvik ödeme sisteminin hekim emeğini değersizleştirdiğini belirterek, performans puanları artmasına rağmen gelirlerin eridiğini açıkladı. Sendika, "Hekim daha fazla çalışıyor, daha fazla puan üretiyor ancak daha az kazanıyor" diyerek tek kalem, güvenceli ücret sistemi çağrısında bulundu.</p>

<h3>Hekim Birliği: Mevcut ödeme sistemi hekimleri yoksullaştırıyor</h3>

<p>Hekim Birliği Sendikası, "Teşvik Değil, Bitiş Sistemi" başlıklı açıklamayla Sağlık Bakanlığı'nın uyguladığı teşvik ve ek ödeme sistemine sert tepki gösterdi. Sendika, mevcut sistemin hekimlerin emeğini karşılıksız bıraktığını, gelirleri belirsiz katsayılar ve değişken formüller üzerinden hesaplayarak ekonomik güvencesizliği derinleştirdiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, sağlık sisteminin yükünü omuzlayan hekimlerin ağır çalışma koşullarına rağmen her geçen ay daha fazla gelir kaybı yaşadığı belirtilerek, "Bu sistemin adı teşvik değil; hekimi daha fazla çalıştıran, emeğini daha ucuza satın alan bir bitiş sistemidir" ifadelerine yer verildi.</p>

<h2>"Performans arttı, gelir geriledi"</h2>

<p>Sendika, resmi verilerin ödeme sistemindeki adaletsizliği ortaya koyduğunu belirterek üç yıllık karşılaştırmayı paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre Haziran 2024'te 27 bin 969 performans puanı karşılığında 26 birim teşvik ödemesi yapılırken, Haziran 2025'te performans puanı yüzde 39 artarak 39 bin 28'e yükselmesine rağmen ödeme yalnızca yüzde 26 artışla 33 birim seviyesinde kaldı.</p>

<p>Haziran 2026'da ise performans puanı 29 bin 838 ile 2024 yılının üzerinde olmasına karşın teşvik ödemesi 30 birime geriledi.</p>

<p>Sendika, bu tabloyu "Hekim daha fazla çalışıyor, daha fazla puan üretiyor ancak emeğinin karşılığını alamıyor" sözleriyle değerlendirdi.</p>

<h2>"Enflasyon karşısında gelirler eridi"</h2>

<p>Açıklamada, Haziran 2024 ile Haziran 2026 arasında resmi TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 71,60'a ulaştığı hatırlatıldı.</p>

<p>Buna rağmen teşvik ödemelerinin enflasyona göre güncellenmediği belirtilerek, sağlık hizmeti fiyatlarında yapılan artışların hastane gelirlerine yansımasına rağmen bu artışların hekimlerin gelirlerine aktarılmadığı ifade edildi.</p>

<p>Sendika, "Hekim daha fazla sorumluluk üstleniyor, daha fazla hizmet veriyor ancak reel olarak her ay daha da yoksullaşıyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>"Katsayı sistemi emeği görünmez kılıyor"</h2>

<p>Hekim Birliği Sendikası, teşvik sisteminde yıllar içinde yapılan düzenlemelerle dağıtım tavan oranlarının düşürüldüğünü belirtti.</p>

<p>2022 yılında yüzde 36 olan dağıtım tavan oranının ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında yüzde 32'ye, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri ile Hastanelerinde ise yüzde 24'e indirildiği kaydedildi.</p>

<p>Şubat 2026'da uygulamaya alınan "Kurum Hedef Katsayısı"nın ise bireysel emeği kurum performansına bağlayarak adaletsizliği artırdığı savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, "Her ay değişen katsayılarla gelir hesaplayan ve ay sonunda ne kadar ücret alacağını öngöremeyen bir hekime teşvik ediliyorsun denilemez" ifadeleri kullanıldı.</p>

<h2>Bakanlığa peş peşe sorular</h2>

<p>Sendika açıklamasında Sağlık Bakanlığı'na da çeşitli sorular yöneltildi.</p>

<p>Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında yapılan fiyat artışlarının neden hekim gelirlerine yansıtılmadığı, döner sermaye gelirleri artarken teşvik ödemelerinin neden yerinde saydığı, enflasyona rağmen ek ödemelerin neden iki yıl önceki seviyelerde kaldığı ve performans puanı yükselmesine rağmen neden daha düşük ödeme yapıldığı soruldu.</p>

<p>Ayrıca Kurum Hedef Katsayısı uygulamasının bilimsel, ekonomik ve vicdani gerekçesinin açıklanması istendi.</p>

<h2>Beş maddelik talep</h2>

<p>Hekim Birliği Sendikası, çözüm için beş temel talep sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Emekliliğe yansıyan tek kalem ve güvenceli maaş sistemine geçilmesi,</li>
 <li>Teşvik ve ek ödeme kalemlerinin gerçek enflasyona göre güncellenmesi,</li>
 <li>Dağıtım tavan oranlarının yeniden yüzde 36 seviyesine çıkarılması,</li>
 <li>Kurum Hedef Katsayısı uygulamasının kaldırılması,</li>
 <li>SUT kapsamındaki fiyat artışlarının doğrudan hekimler ve sağlık profesyonellerinin gelirlerine yansıtılması.</li>
</ul>

<h2>"Mücadelemizi sürdüreceğiz"</h2>

<p>Açıklamanın sonunda Hekim Birliği Sendikası, hekim emeğinin değersizleştirilmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p>Sendika, "Hekimleri daha fazla çalıştırıp daha az ücret ödeyen, emeği görünmez kılan ve yoksullaşmayı kalıcı hale getiren bu düzeni kabul etmiyoruz. Hekimin ekonomik güvencesi yoksa sağlık sisteminin de güvencesi yoktur. Emeğimizin karşılığını alıncaya ve adil, öngörülebilir bir ücret sistemi kuruluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hekim-birligi-mevcut-odeme-sistemi-hekimleri-yoksullastiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-25-123106.png" type="image/jpeg" length="64562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tez-Koop-İş: Özel İtalyan Lisesi Yönetimi 10 Öğretmeni İşten Çıkardı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tez-koop-is-ozel-italyan-lisesi-yonetimi-10-ogretmeni-isten-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tez-koop-is-ozel-italyan-lisesi-yonetimi-10-ogretmeni-isten-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3></h3>

<p><strong>Tez-Koop-İş Sendikası, Özel İtalyan Lisesi'nde toplu iş sözleşmesi niteliğindeki mutabakatın imzalanmasına rağmen okul yönetiminin anlaşmayı uygulamadığını ve şimdiye kadar 10 öğretmenin iş akdini feshettiğini açıkladı. Sendika, hukuki ve uluslararası girişimlerin sürdüğünü belirterek, "Bu mücadele henüz bitmedi" mesajı verdi.</strong></p>

<p>Tez-Koop-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin 2 Şubat 2026'dan bu yana yürüttüğü hak mücadelesinin, 4 Haziran 2026 tarihinde toplu iş sözleşmesi niteliğindeki mutabakat metninin işveren tarafından imzalanmasıyla önemli bir aşamaya ulaştığı hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, buna karşın okul yönetiminin anlaşmaya uymadığı belirtilerek, bugüne kadar 10 öğretmenin iş akdinin feshedildiği ifade edildi. Sendika, bu tutumu "hukuk tanımaz ve emek karşıtı" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Tez-Koop-İş, öğretmenlerin süreç boyunca sergilediği kararlı duruşun direnişi büyüttüğünü, sendikanın ise hem sahada hem de müzakere masasında üyelerinin yanında olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye'deki antidemokratik ortamdan yararlanıldığı öne sürülerek, Özel İtalyan Lisesi yönetiminin imzalanan anlaşmayı tanımadığı ve işten çıkarmalarla emekçilerden "intikam alma yolunu seçtiği" ifade edildi.</p>

<p>Sendika, hukuki süreçlerin başlatıldığını, ilgili bakanlıklar ile uluslararası örgütler nezdindeki girişimlerin de kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Açıklama, şu ifadelerle son buldu:</p>

<blockquote>
<p>"Tez-Koop-İş Sendikası olarak, bu haklı ve onurlu mücadelenizde sonuna kadar yanınızda olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tez-koop-is-ozel-italyan-lisesi-yonetimi-10-ogretmeni-isten-cikardi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/ozel-italyan-lisesi.jpg" type="image/jpeg" length="86500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşiktaş Belediyesi ile TÜMBEL-SEN arasında toplu sözleşme imzalandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/besiktas-belediyesi-ile-tumbel-sen-arasinda-toplu-sozlesme-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/besiktas-belediyesi-ile-tumbel-sen-arasinda-toplu-sozlesme-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş Belediyesi ile TÜMBEL-SEN İstanbul 2 No'lu Şube arasında, belediyede görev yapan memurları kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Taraflar, sözleşmenin çalışanların sosyal ve ekonomik haklarında önemli kazanımlar içerdiğini belirtti.</p>

<p>Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, çalışanların haklarını güçlendirmeye yönelik adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade ederek, "TÜMBEL-SEN ile memurlarımıza Türkiye'nin en güçlü sosyal ve ekonomik haklarını sunan sözleşmelerden birini imzalamanın gururunu yaşıyoruz. Beşiktaş'ımıza hizmet ederken çalışanlarımızın haklarını güçlendiren adımlar atmaya devam edeceğiz." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img height="403" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5435.png" width="675" /></p>

<p>TÜMBEL-SEN İstanbul 2 No'lu Şube de yaptığı açıklamada, Beşiktaş Belediyesi ile varılan anlaşmadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Beşiktaş Belediyesi ile Türkiye'nin en iyi toplu sözleşmelerinden birine imza atmış olmanın gururunu yaşıyoruz." ifadelerine yer verdi.</p>

<p>İmzalanan toplu sözleşmenin, belediye bünyesinde görev yapan memurların mali ve sosyal haklarına yönelik çeşitli iyileştirmeler içerdiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/besiktas-belediyesi-ile-tumbel-sen-arasinda-toplu-sozlesme-imzalandi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5435.png" type="image/jpeg" length="27177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haber-Sen, Güvencesiz Çalışma Dayatılan 399’lu Personel Neden Kurumda Kalsın]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/haber-sen-guvencesiz-calisma-dayatilan-399lu-personel-neden-kurumda-kalsin-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/haber-sen-guvencesiz-calisma-dayatilan-399lu-personel-neden-kurumda-kalsin-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumu bu hale getirenler, yılların birikimi olan kamu hizmetini ve yetişmiş personeli gözden çıkaranlar bilsin ki; PTT emekçisi yalnız ve çaresiz değildir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>KESK’e bağlı HABER-SEN, PTT’de İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) istihdam modelini yaygınlaştırmayı ve 399 sayılı KHK'ye tabi çalışanları kapsayan yeni kanun teklifine tepki gösterdi. Genel Başkan Mesut Balcan imzasıyla yapılan açıklamada, düzenlemenin emekçileri "ya güvencesizliğe biat et ya da kurumdan git" ikilemine zorladığı vurgulanarak hak kayıplarına dikkat çekildi.</strong></p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/iogiRDgdImI" title="Mesut Balcan, Güvencesiz Çalışma Dayatılan 399’lu Personel Neden Kurumda Kalsın!" width="1183"></iframe></p>

<p>TBMM Komisyonundan geçen ve yakın zamanda Meclis Genel Kuruluna getirilerek yasalaştırılması hedeflenen Kanun Teklifi, PTT çalışanları ve sendikaların sert tepkisiyle karşılaştı. Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN) Merkez Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Genel Başkan Mesut Balcan, söz konusu düzenlemenin PTT’de yıllardır sürdürülen güvencesizleştirme ve kurumu tasfiye etme politikalarının son perdesi olduğunu savundu.</p>

<p>İş Kanunu’na tabi çalışanlar hariç olmak üzere kurumda sadece İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) personel çalıştırılmasının hedeflendiğini belirten Balcan, KPSS puanıyla atanan ve devlet memuru gibi sorumluluk taşıyan İHS’li çalışanların yönetmelikler aracılığıyla "her an işsiz kalma" tehdidi altında tutulduğunu ve bu modelin tüm kuruma yayılmak istendiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>"İHS Yönetmeliği’nin 108. Maddesi Bir Giyotin Gibi Sallanıyor"</strong></h3>

<p>Açıklamada, İHS Yönetmeliği’nin 108. maddesinin çalışanların üzerinde büyük bir baskı unsuru oluşturduğu ifade edildi. Teklifin 23. maddesi ile 399 sayılı KHK’ye tabi çalışanlara açıkça şantaj yapıldığını ileri süren Balcan, kurumda kalma imkanını ortadan kaldıran bu düzenlemenin doğuracağı hak kayıplarını şu başlıklarla kamuoyuna duyurdu:</p>

<p>Emekli Sandığı ve Yeşil Pasaport Hakkı Elden Gidiyor: Daha önce 399'dan İHS'ye geçen personelin Emekli Sandığı ilişkisi ve yeşil pasaport hakkı korunurken, yeni teklifle İHS’ye geçecek personelin Emekli Sandığı ile bağı tamamen kesilecek ve kazanılmış hakları elinden alınacak.</p>

<p>Emekli İkramiyesi Yerine "İş Sonu Tazminatı": Teklifle geçmiş hizmet süreleri de İHS’li sayılacak. Örneğin; 25 yıl Emekli Sandığı’na bağlı çalışıp son 5 yılını İHS’li geçiren bir çalışanın tüm hizmeti İHS’li kabul edilecek. Emeklilikte ikramiye yerine hesaplama yöntemi farklı olan "İş Sonu Tazminatı" ödenecek.</p>

<p>Maaşlar Sabitleniyor, Zamlar Durduruluyor: 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu’nun 22. maddesi dayandırılarak, 399’lu personelin maaşı sabitlenecek ve diğer çalışanlarla eşitlenene kadar maaş artışı yapılmayacak. Haber-Sen, bu durumun sefalette eşitleme anlamına geldiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>"PTT’de Tek Bir 399’lu Emekçi Kalmayacaktır"</strong></h3>

<p>Ağır iş yükü, hafta sonu ve bayram mesaileri ile mobbing altında çalışan PTT emekçilerinin bu teklifle tamamen güvencesizliğe sürüklendiğini belirten HABER-SEN Genel Başkanı Mesut Balcan, tüm 399 sayılı KHK’ye tabi çalışanlara çağrıda bulundu.</p>

<p>Balcan, "Bu şartlar altında PTT’de kalarak İHS’ye geçmek, kazanılmış tüm haklardan vazgeçmek demektir. Tüm 399’lu arkadaşlarımız başka kurumlara geçiş hakkını kullanarak bu dayatmayı boşa çıkarmalıdır" dedi.</p>

<h3><strong>Sendikadan Öne Çıkan Talepler</strong></h3>

<p>HABER-SEN, açıklamasının sonunda güvenceli iş ve gelecek mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak taleplerini şu şekilde sıraladı:</p>

<p>İHS güvencesizliğine derhal son verilsin!</p>

<p>İHS Yönetmeliği’nin 108. maddesi kaldırılsın!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazanılmış haklar dokunulmazdır, gasp edilmesin!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/haber-sen-guvencesiz-calisma-dayatilan-399lu-personel-neden-kurumda-kalsin-1</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-22-at-140157.jpeg" type="image/jpeg" length="89258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TTB Raporu: Genç Hekim İntiharları Bireysel Değil, Sağlık Sisteminin Yapısal Sorunu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ttb-raporu-genc-hekim-intiharlari-bireysel-degil-saglik-sisteminin-yapisal-sorunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ttb-raporu-genc-hekim-intiharlari-bireysel-degil-saglik-sisteminin-yapisal-sorunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) yayımladığı <strong>"Genç Hekim İntiharları Çalıştayı Raporu"</strong>, genç hekim intiharlarının yalnızca bireysel ruhsal sorunlarla açıklanamayacağını ortaya koydu. Raporda, sağlıkta dönüşüm politikaları, ağır çalışma koşulları, performans baskısı, mobbing, güvencesizlik ve sağlıkta şiddetin genç hekimler üzerinde ciddi ruhsal yük oluşturduğu vurgulandı.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) Asistan ve Genç Uzman Hekimler Kolu tarafından hazırlanan <strong>"Genç Hekim İntiharları Çalıştayı Raporu"</strong>, genç hekimlerin yaşadığı ruhsal sorunların bireysel değil, sağlık sistemindeki yapısal sorunların bir sonucu olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>28 Şubat 2026'da İstanbul'da düzenlenen çalıştayın ardından hazırlanan raporda, genç hekimlerin uzun ve yıpratıcı eğitim süreci, hizmet üretiminin eğitimin önüne geçmesi, performans sistemi, güvencesiz çalışma, mobbing ve geleceğe ilişkin belirsizlik nedeniyle ağır bir tükenmişlik yaşadığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>"Genç hekimler geleceksizlik duygusuyla karşı karşıya"</strong></h2>

<p>Raporda, Türkiye'deki ekonomik kriz, liyakat sorunu ve toplumsal belirsizliğin yalnızca genç nüfusu değil, genç hekimleri de derinden etkilediği belirtilerek, mesleki tükenmişliğin geleceksizlik hissiyle birleştiği vurgulandı.</p>

<p>Çalıştayda genç hekimlerin yaşadığı;</p>

<ul>
 <li>Tükenmişlik,</li>
 <li>Yalnızlaşma,</li>
 <li>Mesleki değersizleşme,</li>
 <li>Performans baskısı,</li>
 <li>Güvencesizlik,</li>
 <li>Mobbing,</li>
 <li>Yoğun çalışma temposu</li>
</ul>

<p>gibi sorunların ruh sağlığı üzerindeki etkileri çok boyutlu olarak ele alındı.</p>

<h2><strong>"Sorun bireysel değil yapısal"</strong></h2>

<p>Raporda öne çıkan ortak değerlendirmelerde şu tespitlere yer verildi:</p>

<ul>
 <li>Genç hekim intiharları bireysel değil yapısal bir sorundur.</li>
 <li>Sağlıkta dönüşüm politikaları çalışma koşullarını ağırlaştırmıştır.</li>
 <li>Performans sistemi hekim emeğini yoğunlaştırmış, mesleki özerkliği zayıflatmıştır.</li>
 <li>Mobbing, yalnızlaşma ve değersizlik hissi yaygınlaşmıştır.</li>
 <li>Eğitim süreçleri hizmet baskısı altında aşınmaktadır.</li>
 <li>Ruh sağlığı destek mekanizmaları yetersizdir.</li>
 <li>Sağlık çalışanlarını hedef gösteren söylemler ruhsal yükü artırmaktadır.</li>
</ul>

<h2><strong>Mobbinge sıfır tolerans çağrısı</strong></h2>

<p>Çalıştayda çalışma yaşamına ilişkin öneriler arasında;</p>

<ul>
 <li>Mobbingin açık biçimde tanımlanması,</li>
 <li>"Mobbinge sıfır tolerans" politikalarının uygulanması,</li>
 <li>Mobbing başvuru birimlerinin oluşturulması,</li>
 <li>Asistan hekimlere yönelik farkındalık eğitimleri verilmesi,</li>
 <li>Uzmanlık eğitimindeki hiyerarşik yapının dönüştürülmesi</li>
</ul>

<p>gerektiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Ruh sağlığı desteği ve dayanışma ağı önerisi</strong></h2>

<p>Raporda genç hekimlerin ruh sağlığını korumaya yönelik;</p>

<ul>
 <li>Gizlilik esaslı psikolojik destek mekanizmalarının kurulması,</li>
 <li>Düzenli ruh sağlığı taramaları yapılması,</li>
 <li>Mecburi hizmette çalışan ve yalnızlaşan hekimler için çevrim içi destek sistemleri oluşturulması,</li>
 <li>Dinlenme ve sosyal yaşam alanlarının artırılması,</li>
 <li>Tabip odaları ile uzmanlık derneklerinin dayanışma merkezleri olarak güçlendirilmesi</li>
</ul>

<p>önerileri sıralandı.</p>

<h2><strong>TTB: Sağlık sistemi insan merkezli yeniden yapılandırılmalı</strong></h2>

<p>Raporun sonuç bölümünde genç hekim intiharlarının önlenebilmesi için yalnızca bireysel müdahalelerin yeterli olmayacağı belirtilerek şu çağrı yapıldı:</p>

<ul>
 <li>Çalışma koşulları iyileştirilmeli,</li>
 <li>Mesleki özerklik güçlendirilmeli,</li>
 <li>Eğitim süreçleri yeniden yapılandırılmalı,</li>
 <li>Mobbing karşıtı politikalar uygulanmalı,</li>
 <li>Ruh sağlığı destek mekanizmaları erişilebilir hale getirilmeli,</li>
 <li>Özlük hakları korunmalı,</li>
 <li>Sağlıkta şiddete ve hekimleri değersizleştiren politikalara karşı etkin önlemler alınmalı,</li>
 <li>Sağlık sistemi insan merkezli bir anlayışla yeniden ele alınmalı.</li>
</ul>

<p>TTB, genç hekimlerin yaşam hakkı, ruh sağlığı ve mesleki onurunun korunmasının ancak yapısal dönüşümler ve güçlü dayanışma mekanizmalarıyla mümkün olacağını vurguladı.</p>

<p>Raporun tamamı için <a href="https://www.ttb.org.tr/userfiles/files/genc_hekim_intiharlari_calistayi_raporu.pdf" rel="nofollow"><strong>tıklayın</strong></a>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ttb-raporu-genc-hekim-intiharlari-bireysel-degil-saglik-sisteminin-yapisal-sorunu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/h-n0c-z1-q-w-q-a-a-bd-q-z.jpg" type="image/jpeg" length="92025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haber-Sen: "Güvencesiz Çalışma Dayatılan 399'lu Personel Neden Kurumda Kalsın?"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/haber-sen-guvencesiz-calisma-dayatilan-399lu-personel-neden-kurumda-kalsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/haber-sen-guvencesiz-calisma-dayatilan-399lu-personel-neden-kurumda-kalsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan, TBMM gündemindeki kanun teklifinin PTT'de çalışan 399 sayılı KHK'ye tabi personelin güvenceli çalışma hakkını ortadan kaldıracağını belirterek, düzenlemenin geri çekilmesini istedi. Balcan, teklifin kamu emekçilerinin kazanılmış haklarını hedef aldığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan, PTT çalışanlarını yakından ilgilendiren kanun teklifine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Balcan, Meclis'te yasalaşması beklenen düzenlemenin PTT'de yıllardır sürdürülen güvencesizleştirme politikalarının son halkası olduğunu belirterek, 399 sayılı KHK kapsamında çalışan personelin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"İHS Modeli Tüm Kuruma Yayılmak İsteniyor"</h2>

<p>Balcan, kanun teklifinin İş Kanunu'na tabi çalışanlar dışında kurumda yalnızca İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) personelin çalıştırılmasını öngördüğünü belirtti.</p>

<p>399 sayılı KHK kapsamında görev yapan personelin KPSS ile atandığını, devlet memurlarıyla benzer sorumluluklar taşıdığını ancak İHS sistemiyle iş güvencesinden yoksun bırakıldığını savunan Balcan, bu modelin tüm PTT'ye yayılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.</p>

<h2>"Kazanılmış Haklar Ortadan Kalkacak"</h2>

<p>Açıklamada, kanun teklifinin yürürlüğe girmesi halinde 399 sayılı KHK kapsamındaki personelin önemli hak kayıpları yaşayacağı öne sürüldü.</p>

<p>Balcan, İHS'ye geçecek personelin Emekli Sandığı ile ilişiğinin kesileceğini, yeşil pasaport hakkını kaybedeceğini ve emeklilikte emekli ikramiyesi yerine "iş sonu tazminatı" sistemine tabi olacağını belirtti. Ayrıca maaşların sabitleneceğini ve çalışanların zam alamayacağı bir sistemin oluşturulacağını ifade etti.</p>

<h2>"399'lu Personel Bu Dayatmayı Kabul Etmemeli"</h2>

<p>Mesut Balcan, 399 sayılı KHK'ye tabi çalışanlara çağrıda bulunarak, söz konusu düzenlemeyi kabul etmemelerini istedi.</p>

<p>Balcan, "Bu tuzak düzenlemeye prim vermeyin. Kazanılmış haklarınızı güvencesiz istihdam modeline teslim etmeyin. Tek bir 399'lu personel dahi bu şartlar altında PTT'de kalmamalı, başka kurumlara geçiş hakkını kullanmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Güvenceli İş Mücadelesinden Vazgeçmeyeceğiz"</h2>

<p>Haber-Sen açıklamasında, PTT çalışanlarının ağır iş yükü, mobbing ve güvencesiz çalışma koşulları altında görev yaptığı belirtilerek, sendikanın güvenceli istihdam mücadelesini sürdüreceği vurgulandı.</p>

<p>Açıklama, "İHS güvencesizliğine son verilsin", "İHS Yönetmeliği'nin 108. maddesi derhal kaldırılsın" ve "Kazanılmış haklarımız gasp edilemez" çağrılarıyla sona erdi.</p>

<p><strong>SEO Başlığı:</strong> Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan: Güvencesiz Çalışma Dayatılan 399'lu Personel Neden Kurumda Kalsın?</p>

<p><strong>SEO Açıklaması:</strong> Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan, PTT'de 399 sayılı KHK kapsamındaki personeli ilgilendiren kanun teklifine tepki gösterdi. Balcan, düzenlemenin iş güvencesini ve kazanılmış hakları ortadan kaldıracağını belirterek teklifin geri çekilmesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/haber-sen-guvencesiz-calisma-dayatilan-399lu-personel-neden-kurumda-kalsin</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/20260721-153932.jpg" type="image/jpeg" length="82874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TTB ve 58 Tabip Odasından Ortak Tepki: "Hekimlik, Tutuklama Tehdidi Altında Yapılamaz"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ttb-ve-58-tabip-odasindan-ortak-tepki-hekimlik-tutuklama-tehdidi-altinda-yapilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ttb-ve-58-tabip-odasindan-ortak-tepki-hekimlik-tutuklama-tehdidi-altinda-yapilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği ve 58 tabip odası, Şanlıurfa'da bir hekimin tutuklanmasına ilişkin ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, hekimlerin bilimsel değerlendirme yapılmadan tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu vurgulanarak özel soruşturma usulünün uygulanması istendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ile 58 tabip odası, Şanlıurfa'da bir hastanın yaşamını yitirmesiyle ilgili soruşturmada kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir hekimin tutuklanmasına ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, hekimlerin bilimsel değerlendirme yapılmadan özgürlüklerinden yoksun bırakılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulanarak, "Hekimlik, tutuklama tehdidi altında yapılamaz" denildi.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve Türkiye genelindeki 58 tabip odası, Şanlıurfa'da bir hastanın yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir hekimin tutuklanmasına tepki gösterdi. Ortak açıklamada, soruşturma sürecinde hukuki güvencelerin göz ardı edildiği savunularak, hekimlerin mesleki uygulamaları nedeniyle peşinen suçlu ilan edilmesine karşı çıkıldı.</p>

<h2>"İstenmeyen Sonuç, Tek Başına Kusur Anlamına Gelmez"</h2>

<p>Açıklamada öncelikle yaşamını yitiren hastanın ailesine başsağlığı dilenirken, ölüm olaylarının tüm yönleriyle araştırılması ve tıbbi sürecin bilimsel ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>TTB ve tabip odaları, bir hekimin kusurunun belirlenebilmesi için hastanın klinik durumu, hastalığın seyri ve uygulanan tıbbi işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, istenmeyen bir sonucun tek başına hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğini vurguladı.</p>

<h2>"Özel Soruşturma Usulü İşletilmeden Tutuklama Kabul Edilemez"</h2>

<p>Ortak açıklamada, hekimler hakkında yürütülecek soruşturmalarda kanunda öngörülen özel soruşturma usulünün uygulanmasının zorunlu olduğu belirtilerek, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli soruşturma izni alınmadan tutuklama dahil koruma tedbirlerine başvurulmasının hukuka aykırı olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutuklamanın bir ceza değil, yalnızca istisnai durumlarda uygulanabilecek bir koruma tedbiri olduğu hatırlatılan açıklamada, bu tedbirin kamuoyunu yatıştırma ya da cezalandırma amacıyla kullanılmaması gerektiği kaydedildi.</p>

<h2>"Tahliye Olumlu Ancak Yaşanan Süreç Kabul Edilemez"</h2>

<p>TTB ve tabip odaları, tutuklanan hekimin daha sonra tahliye edilmesini olumlu karşıladıklarını ancak bilimsel değerlendirme yapılmadan yalnızca mesleğini icra ettiği için bir hekimin özgürlüğünden yoksun bırakılmasının tüm sağlık çalışanları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.</p>

<h2>Dört Maddelik Çağrı</h2>

<p>Açıklamada yetkili kurumlara şu çağrılar yapıldı:</p>

<ul>
 <li>Hekimleri peşinen suçlu gösteren söylem ve uygulamalardan vazgeçilmesi, sağlıkta şiddeti artıran bu anlayışın son bulması,</li>
 <li>Tıbbi uygulamalara ilişkin soruşturmalarda özel soruşturma usulü ile soruşturma izni şartının eksiksiz uygulanması,</li>
 <li>Hekimlerin masumiyet karinesi, kişi özgürlüğü ve adil yargılanma hakkına her aşamada saygı gösterilmesi,</li>
 <li>Soruşturma izni alınmadan başlatılan adli süreç ve uygulanan koruma tedbirlerinin hukuka aykırılığının değerlendirilerek sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması.</li>
</ul>

<h2>"Savunmacı Tıp Hastalara Zarar Verir"</h2>

<p>Açıklamada ayrıca, hekimlerin yargılanma ve tutuklanma korkusuyla mesleklerini icra etmeye zorlanmasının "savunmacı tıp" uygulamalarını artıracağına dikkat çekildi.</p>

<p>Bu durumun özellikle ağır ve riskli hastaların sağlık hizmetine erişimini olumsuz etkileyeceği belirtilen açıklamada, hekimlerin mesleki faaliyetleri nedeniyle peşinen suçlu kabul edilmesine ve tutuklamanın fiili cezaya dönüştürülmesine karşı ortak mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.</p>

<p>Ortak açıklama, <strong>Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ile Türkiye genelinden 58 tabip odasının</strong> imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Adana Tabip Odası Adıyaman Tabip Odası Afyonkarahisar Tabip Odası Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası Ankara Tabip Odası Antalya Tabip Odası Aydın Tabip Odası Balıkesir Tabip Odası Bartın Tabip Odası Batman Tabip Odası Bitlis Tabip Odası Bolu-Düzce Tabip Odası Bursa Tabip Odası Çanakkale Tabip Odası Çorum Tabip Odası Denizli Tabip Odası Diyarbakır Tabip Odası Edirne Tabip Odası Elazığ-Tunceli-Bingöl Tabip Odası Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Gaziantep-Kilis Tabip Odası Giresun Tabip Odası Hatay Tabip Odası Isparta-Burdur Tabip Odası İstanbul Tabip Odası İzmir Tabip Odası Kahramanmaraş Tabip Odası Karabük Tabip Odası Karaman Tabip Odası Kastamonu-Çankırı Tabip Odası Kayseri Tabip Odası Kırıkkale Tabip Odası Kırklareli Tabip Odası Kırşehir Tabip Odası Kocaeli Tabip Odası Kütahya Tabip Odası Malatya Tabip Odası Manisa Tabip Odası Mardin Tabip Odası Mersin Tabip Odası Muğla Tabip Odası Muş Tabip Odası Nevşehir Tabip Odası Ordu Tabip Odası Osmaniye Tabip Odası Rize-Artvin Tabip Odası Sakarya Tabip Odası Samsun Tabip Odası Siirt Tabip Odası Sinop Tabip Odası Sivas-Erzincan Tabip Odası Şanlıurfa Tabip Odası Şırnak Tabip Odası Tekirdağ Tabip Odası Trabzon Tabip Odası Uşak Tabip Odası Van-Hakkari Tabip Odası Zonguldak Tabip Odası</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ttb-ve-58-tabip-odasindan-ortak-tepki-hekimlik-tutuklama-tehdidi-altinda-yapilamaz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/0e3349cd-8596-11f1-856f-42010a9c0017.jpg" type="image/jpeg" length="78705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mimarlar Odası Adana Şubesi, İller Bankası arsasının konut ve ticaret alanına dönüştürülmesi kararını yargıya taşıdı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mimarlar-odasi-adana-subesi-iller-bankasi-arsasinin-konut-ve-ticaret-alanina-donusturulmesi-kararini-yargiya-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mimarlar-odasi-adana-subesi-iller-bankasi-arsasinin-konut-ve-ticaret-alanina-donusturulmesi-kararini-yargiya-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Bakanlığın ret kararına yargı yolu</strong></h2>

<p><strong>İller Bankası arazisi yargıya taşındı</strong></p>

<p></p>

<p>ADANA - Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Adana Şubesi, Karalarbucağı’ndaki imar planı değişikliğinin iptali için dava açtı.</p>

<p>Mimarlar Odası Adana Şubesi, Adana ili Çukurova ilçesi Karalarbucağı Mahallesi 6727 ada 1 parselde bulunan İller Bankası Bölge Müdürlüğü arazisine ilişkin hazırlanan imar planı değişikliğine yönelik itirazının reddedilmesi üzerine hukuki süreç başlattı.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="Mimarlar Odası Iller Bankası (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="258" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/mimarlar-odasi-iller-bankasi-1-1.jpg" width="500" /></p>

<p><strong>“İTİRAZIMIZ BAKANLIK TARAFINDAN REDDEDİLDİ”</strong></p>

<p>Konuya ilişkin Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu,</p>

<p>İller Bankası Bölge Müdürlüğü arazisine ilişkin olarak hazırlanan imar planı değişikliğine yönelik itirazlarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından reddedildiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“KAMU YARARI VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİ İHLAL EDİLİYOR”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Aksu, TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak söz konusu plan değişikliğinin teknik ve hukuki açıdan hatalı olduğunu ifade ederek, “Söz konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu yönündeki teknik ve hukuki değerlendirmelerimizi koruyoruz. Bu nedenle, kamu yararının ve sağlıklı kentleşme ilkelerinin korunması amacıyla söz konusu imar planı değişikliğinin iptali istemiyle idari yargıya başvurmuş bulunuyoruz" dedi.</p>

<p><strong>“KENT PLANLAMASI BİLİMSEL ESASLARA DAYANMALI”</strong></p>

<p>Başkan Aksu, meslek odasının kentleşme politikalarına yönelik tutumunu da vurgulayarak planlama kararlarının bilimsel temelde alınması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong>“KENTLER SADECE EKONOMİK BEKLENTİYLE PLANLANAMAZ”</strong></p>

<p>"Meslek odamız, kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen planlama kararlarının bilimsel esaslara, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun biçimde oluşturulması gerektiği anlayışıyla hareket etmektedir. Kentler; yalnızca ekonomik beklentiler doğrultusunda değil, afet güvenliği, ulaşım kapasitesi, altyapı yeterliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi gözetilerek planlanmalıdır" diyen Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p><strong>“HUKUKİ SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”</strong></p>

<p>“Kentimizin geleceğini ilgilendiren planlama kararlarının bilimsel ve teknik esaslar doğrultusunda alınması gerektiğine inanıyor, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."</p>

<p><strong>“KAMU YARARINI GÖZETİYORUZ”</strong></p>

<p>Başkan Canan Aksu, TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi’nin kent planlaması, yapılaşma ve meslek hakları konularında kamu yararını gözeten çalışmalarını sürdüreceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mimarlar-odasi-adana-subesi-iller-bankasi-arsasinin-konut-ve-ticaret-alanina-donusturulmesi-kararini-yargiya-tasidi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/izliyorumxczzz.png" type="image/jpeg" length="92840"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK'in Adalet Nöbeti Dayanışmayla Sona Erdi: "KHK'liler Yalnız Değil, Mücadele Sürecek"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/keskin-adalet-nobeti-dayanismayla-sona-erdi-khkliler-yalniz-degil-mucadele-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/keskin-adalet-nobeti-dayanismayla-sona-erdi-khkliler-yalniz-degil-mucadele-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Gelecek bizim ellerimizde. Zafer direnen emekçilerin olacak" sözleriyle tamamlayan Koçak, KESK'in KHK'lere karşı adalet mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK'larla ihraç edilen kamu emekçilerinin adalet talebiyle KESK Genel Merkezi önünde başlattığı 24 saatlik Adalet Nöbeti, polis müdahalesine rağmen dayanışma ziyaretleri ve mücadele mesajlarıyla sona erdi. Nöbetin sonunda konuşan KHK'li kamu emekçisi İhsan Batur ve KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, adalet mücadelesinin süreceğini vurguladı.</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 18 At 15.41.32" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-18-at-154132.jpeg" width="1600" /></p>

<p>15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen KESK üyeleri için başlatılan Adalet Nöbeti, 17-18 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirildi.</p>

<p>17 Temmuz'da saat 15.30'da yapılan basın açıklamasının ardından KESK Genel Merkezi önünde başlatılmak istenen nöbet eylemine polis müdahale etti. Kolluk güçleri, KESK'lilere güç kullanırken eylem sırasında darp ve biber gazı kullanıldığı belirtildi. Aralarında KESK Yürütme Kurulu üyeleri, bağlı sendikaların yöneticileri ve ihraç edilen kamu emekçilerinin de bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar gece yarısı serbest bırakıldı.</p>

<p>Polis müdahalesine rağmen KESK'liler ertesi gün yeniden Genel Merkez önünde bir araya gelerek Adalet Nöbeti'ni sürdürdü. 18 Temmuz saat 15.30'da yapılan basın açıklamasıyla nöbet tamamlandı.</p>

<p>Nöbet boyunca çok sayıda siyasi parti, sendika, meslek örgütü ve demokratik kitle örgütü KESK'i ziyaret ederek dayanışma mesajları verdi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 07 18 At 15.41.22" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-18-at-154122.jpeg" width="1600" /><img alt="Whatsapp Image 2026 07 18 At 15.41.22" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-18-at-154122.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>İhsan Batur: "On yıldır mahkeme yüzü görmedim"</strong></h2>

<p>Adalet Nöbeti'nin sonunda KHK'li kamu emekçileri adına konuşan İhsan Batur, ihraç edilen kamu emekçilerinin yıllardır adalet aradığını belirterek, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.</p>

<p>"KHK'lar gidecek, biz kalacağız" sözleriyle konuşmasına başlayan Batur, yaklaşık 20 yıl kamu hizmetinde görev yaptıklarını belirterek, ihraç edilen kamu emekçilerinin dosyalarında yüz kızartıcı herhangi bir suç bulunmadığını ifade etti.</p>

<p>Adalet aramak için geldikleri kurumlarda muhatap bulamadıklarını dile getiren Batur, "Biz buraya misafir olarak gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Görüşmek istediğimiz makamlar kapılarını bize açmadı. Peki biz adaleti nerede arayacağız?" diye sordu.</p>

<p>Kendisi hakkında verilen kararlarla ilgili hiçbir zaman mahkemede savunma yapamadığını belirten Batur, "Tam 10 yıldır mahkemenin yüzünü görmedim. Beni yargılayan savcı da, bana ceza veren hâkim de beni hiç görmedi. Neden yargılandığımı sadece dosyadaki kâğıtlardan öğreniyorum" dedi.</p>

<p>Yetkililere doğrudan çağrıda bulunan Batur, Meclis, Cumhurbaşkanlığı ve ilgili tüm kurumların KHK'lileri dinlemesini isteyerek, tek taleplerinin adalet olduğunu vurguladı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RXYmi1CYAn8" title="İhsan Batur, KESK'li KHK'lilerin Nöbet Eylemi Sonunda KHK'liler Adına Konuştu." width="1183"></iframe></h2>

<h2><strong>Koçak: "Dün yaşanan saldırı KHK rejiminin baskıcı yüzünü bir kez daha gösterdi"</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise konuşmasına nöbet boyunca dayanışma gösteren sendikalara, siyasi partilere, meslek örgütlerine ve demokrasi güçlerine teşekkür ederek başladı.</p>

<p>24 saatlik nöbet boyunca KHK rejiminin yarattığı hukuksuzluğu anlatmaya çalışırken polis müdahalesiyle karşılaştıklarını belirten Koçak, yaşananların KHK düzeninin baskıcı niteliğini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>On yıldır ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşamlarını direnişe dönüştürdüğünü ifade eden Koçak, bu mücadelenin onurlu bir direniş olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/YfYVkjkywWM" title="Ayfer Koçak, KESK'li KHK'lilerin Nöbet Eylemi Sonunda Yaptığı Konuşma da Mücadele Mesajı Verdi." width="1183"></iframe></h2>

<h2><strong>"162 bin kamu emekçisi ihraç edildi"</strong></h2>

<p>Koçak, KHK sürecinin yalnızca kamu emekçilerinin ihraç edilmesiyle sınırlı kalmadığını belirterek, yaklaşık 162 bin kamu emekçisinin görevinden çıkarıldığını, yüzlerce gazete, dergi ve televizyonun kapatıldığını söyledi.</p>

<p>Sadece cemaatle bağlantılı yapıların değil, yıllardır tarikat ve cemaat düzenine karşı mücadele eden muhalif basın kuruluşlarının, kadın örgütlerinin, öğrenci derneklerinin ve sendikaların da hedef alındığını ifade eden Koçak, "KESK unutmuyor" diyerek sürecin siyasi sorumluluğunun hesap verilmesi gereken bir dönem olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Kandırıldık demek sorumluluğu ortadan kaldırmaz"</strong></h2>

<p>İktidarın FETÖ yapılanmasına ilişkin geçmişteki politikalarını eleştiren Koçak, devlet kurumlarına yıllarca yerleşen yapının sorumluluğunun açıklanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Kandırıldık" söyleminin kabul edilemeyeceğini ifade eden Koçak, dün FETÖ için kullanılan söylemlerin bugün başka tarikat ve cemaatler için tekrarlandığını savundu.</p>

<p>Koçak, yaşanan sürecin bedelini ise kamu emekçilerinin, muhaliflerin ve emeğiyle yaşayan halkın ödediğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Liyakatsizlik toplumsal çürümeyi derinleştirdi"</strong></h2>

<p>KHK ihraçlarıyla birlikte kamu kurumlarında liyakat sisteminin tasfiye edildiğini ileri süren Koçak, bunun yalnızca çalışma yaşamını değil, toplumun bütününü etkileyen sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.</p>

<p>Yenidoğan Çetesi davası, orman yangınları, otel yangınları ve depremlerde yaşanan ihmallerin liyakatsizlik politikalarının sonucu olduğunu savunan Koçak, bugün toplumun en fazla güven kaybettiği alanın adalet olduğunu, gençlerin ise geleceklerini yurt dışında aramak zorunda bırakıldığını söyledi.</p>

<h2><strong>"KHK'lilerin mücadelesi yalnızca ihraç edilenlerin mücadelesi değildir"</strong></h2>

<p>KHK'lilerin adalet talebinin bireysel bir hak arayışı olmadığını vurgulayan Koçak, bunun aynı zamanda Türkiye'de hukukun, adaletin ve liyakatin yeniden inşa edilmesi için verilen toplumsal bir mücadele olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Bugün artık yalnızca acıda dayanışma zamanı değil; aynı acıları yeniden yaşamamak için mücadeleyi büyütme zamanıdır" diyen Koçak, nöbet boyunca oluşan dayanışmanın ortak mücadelenin güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasını "Gelecek bizim ellerimizde. Zafer direnen emekçilerin olacak" sözleriyle tamamlayan Koçak, KESK'in KHK'lere karşı adalet mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/keskin-adalet-nobeti-dayanismayla-sona-erdi-khkliler-yalniz-degil-mucadele-surecek</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-163532.jpeg" type="image/jpeg" length="92969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK Mersin Şubeler Platformu: Polis şiddeti ve gözaltılarla adalet arayışı susturulamaz]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-mersin-subeler-platformu-polis-siddeti-ve-gozaltilarla-adalet-arayisi-susturulamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-mersin-subeler-platformu-polis-siddeti-ve-gozaltilarla-adalet-arayisi-susturulamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“OHAL bitmedi, yalnızca adı değişti. Ne gözaltılar ne baskılar ne de polis şiddeti emekçilerin adalet mücadelesini durdurabilecektir”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p><strong>KESK Mersin Şubeler Platformu, KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi talebiyle Ankara’da başlatılan Adalet Nöbeti’ne yönelik polis müdahalesini protesto etti. Platform adına açıklamayı okuyan SES Mersin Şube Eş Başkanı Sevgi Başkavak, “OHAL bitmedi, yalnızca adı değişti. Ne gözaltılar ne baskılar ne de polis şiddeti emekçilerin adalet mücadelesini durdurabilecektir” dedi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>
</section>

<section dir="auto">
<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 18 At 14.11.04" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-18-at-141104.jpeg" width="1600" /></p>

<p>KESK Mersin Şubeler Platformu, 17-18 Temmuz tarihlerinde KHK’lerle hukuksuz biçimde kamu görevinden ihraç edilen emekçilerin adalet talebini görünür kılmak amacıyla Ankara’da düzenlenen Adalet Nöbeti’ne yönelik polis müdahalesini ve gözaltıları protesto etti.</p>

<p>Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül'ün ardından basın açıklamasını platform adına Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Eş Başkanı Sevgi Başkavak okudu. Açıklamada, “KHK’liler görevlerine derhal iade edilsin. Polis şiddeti ve gözaltılarla adalet arayışı susturulamaz” denildi.</p>

<h2>“OHAL ve KHK rejiminin yarattığı hukuksuzluk sürüyor”</h2>

<p>15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden on yıl geçmesine rağmen OHAL ve KHK rejiminin yarattığı hukuksuzlukların devam ettiğini belirten Başkavak, hukuki dayanağı olmayan idari işlemlerle görevlerinden uzaklaştırılan çok sayıda KESK üyesinin hâlâ işine iade edilmediğini söyledi.</p>

<p>Yaşananların yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerini değil, emek, hukuk ve demokrasi mücadelesinin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Başkavak, “Bu durum, bireysel bir sorun değil; emek, hukuk ve demokrasi mücadelesinin önündeki en önemli siyasal engellerden biridir” dedi.</p>

<h2>Ankara’daki Adalet Nöbetine polis müdahalesi</h2>

<p>KESK’in 17 Temmuz’da Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmayı ve ardından 24 saatlik Adalet Nöbeti başlatmayı planladığını hatırlatan Başkavak, Güvenpark’taki açıklamanın ardından kolluk güçleriyle görüşme gerçekleştirildiğini aktardı.</p>

<p>Görüşmelerde nöbetin KESK Genel Merkezi önündeki Selanik 2. Cadde’de yapılabileceğinin bildirildiğini kaydeden Başkavak, KESK binası önüne gelindiğinde ise “yukarıdan gelen emir ve talimat” gerekçe gösterilerek eylemin sonlandırılmasının istendiğini söyledi.</p>

<p>KESK’lilerin anayasal toplantı ve gösteri hakkını kullanarak barışçıl oturma eylemi gerçekleştirmek istemesine rağmen polis müdahalesiyle karşılaştığını belirten Başkavak, kamu emekçilerinin biber gazına maruz bırakıldığını, darbedildiğini ve ters kelepçeyle gözaltına alındığını ifade etti.</p>

<h2>“Gözaltılar siyasal gözdağı aracına dönüştürüldü”</h2>

<p>Aralarında KESK ve Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin de bulunduğu 20 kişinin gözaltına alındığını ve gece yarısı serbest bırakıldığını hatırlatan Başkavak, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bu durum, gözaltı işlemlerinin hukuki değil, tamamen siyasal bir gözdağı aracı olarak kullanıldığını açıkça göstermektedir. İktidar, toplumsal muhalefeti hukukla değil, zor aygıtlarıyla bastırmayı tercih etmektedir. Emekçilerin, öğretmenlerin, mühendislerin, sağlık emekçilerinin ve kamu çalışanlarının adalet talebine verilen yanıt gaz, cop ve gözaltı olmuştur.”</p>

<h2>“Hedef alınan sendikal mücadeledir”</h2>

<p>Ankara’daki müdahaleyle yalnızca KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin hedef alınmadığını vurgulayan Başkavak; sendikal mücadele, örgütlenme ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı, demokrasi ile hukukun üstünlüğünün de hedef alındığını söyledi.</p>

<p>Başkavak, “Adalet talep etmek, sendikal faaliyet yürütmek ve demokratik eylem yapmak suç değildir. Suç olan, hukuku askıya almak ve baskıyı yönetim biçimi hâline getirmektir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>KESK Mersin’den beş talep</h2>

<p>KESK Mersin Şubeler Platformu, taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>KHK’lerle hukuksuz biçimde ihraç edilen bütün kamu emekçileri görevlerine derhal iade edilmelidir.</li>
 <li>OHAL döneminin antidemokratik uygulamaları ile KHK rejiminin neden olduğu hak ihlalleri ortadan kaldırılmalıdır.</li>
 <li>Sendikal hak ve özgürlüklere yönelik polis şiddeti ve idari baskılar son bulmalıdır.</li>
 <li>Gözaltı ve şiddet emrini verenler hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmelidir.</li>
 <li>Evrensel hukuk ilkelerine, demokrasiye ve insan haklarına uygun bir yönetim anlayışı hayata geçirilmelidir.</li>
</ul>

<p>Açıklamada, KHK’lerle yaratılan hukuksuzluk sona erene ve ihraç edilen kamu emekçileri görevlerine iade edilene kadar mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Basın açıklaması, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “KHK’ler gidecek, biz kalacağız” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla sona erdi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-mersin-subeler-platformu-polis-siddeti-ve-gozaltilarla-adalet-arayisi-susturulamaz</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-18-133917.png" type="image/jpeg" length="37268"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
