<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven, tarafsız ve güncel habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan güvenilir bilgileri okurlarına sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/hukuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 03:33:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/hukuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davasında 18 Tahliye: “Yatar Süreleri” Gerekçe Gösterildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ibb-davasinda-18-tahliye-yatar-sureleri-gerekce-gosterildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ibb-davasinda-18-tahliye-yatar-sureleri-gerekce-gosterildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında görülen davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. 400 sanıklı dosyada kritik bir eşik aşılırken, tutuklu bulunan 107 kişiden 18’i hakkında tahliye kararı verildi.</p>

<p>Mahkeme, sanıkların mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirdikleri süreyi dikkate alarak, ceza almaları halinde yatmaları gereken süreyi doldurdukları gerekçesiyle tahliyelerine hükmetti.</p>

<h3>Tutukluluğu Devam Eden İsimler</h3>

<p>Kararda dikkat çeken bir diğer başlık ise davanın öne çıkan isimlerine ilişkin oldu.<br />
Ekrem İmamoğlu,<br />
Resul Emrah Şahan ve<br />
Mehmet Murat Çalık<br />
hakkındaki tutukluluk halinin devamına karar verildi.</p>

<h3>Tahliyelerin Gerekçesi: “Yatar Süresi”</h3>

<p>Yargı kulislerine yansıyan bilgilere göre tahliye edilen 18 sanığın büyük bölümünün, isnat edilen suçlardan ceza almaları durumunda cezaevinde geçirecekleri süreyi (yatar süresi) doldurdukları değerlendirildi. Ayrıca bazı isimler için delil durumunun zayıf olması, sağlık sorunları ve insani gerekçeler de kararda etkili oldu.</p>

<h3>Tahliye Edilen İsimler</h3>

<p>Mahkeme kararıyla tahliye edilen 18 kişi şöyle:</p>

<h3><strong>TAHLİYE NEDENİ: YATAR SÜRELERİ DOLDU</strong></h3>

<p>Gazeteci Emre Eciş, tahliye kararı alan 18 şüphelinin durumunun ilgili olarak yargı kulislerinden aldığı bilgileri paylaştı. Paylaşıma göre, tahliye edilen kişilerin büyük bölümü, para aklama suçu işlemi yapmış olsalar dahi, yatar süreleri olduğu tahliye edildi.</p>

<p><strong>1.Ebubekir Akın:</strong> Tek eylemden sorumlu.<strong> Yatar süresini doldurmuş durumda.</strong></p>

<p>2.Fatih Yağcı: Tek eylemden sorumlu. Eylem durumu zayıf. Olası ceza alsa dahi <strong>yatar süresi dolmuş.</strong></p>

<p>3.Ali Üner: Ağaç AŞ'den ihale alan iş adamı. Tek eylem, rüşvet isnadı. <strong>Yatar süresi dolmuş durumda.</strong></p>

<p>4.Evren Şiroğlu: Ağaç AŞ'den ihale alan iş adamı. Tek eylem, rüşvet isnadı. <strong>Yatar süresi dolmuş durumda.</strong></p>

<p>5.Altan Ertürk: Tek eylemden sorumlu. Rüşvete aracılık.<strong> Yatar süresi dolmuş durumda.</strong></p>

<p>6.Hüseyin Yurtdaş: Tek eylemden sorumlu Fatih Keleş'in şoförü.<strong> Ceza alsa dahi yatar süresi dolmuş.</strong></p>

<p>7.Sırrı Küçük: Özgür Karabat'ın şoförü. Tek eylemden sorumlu. Hakkında yalnızca beyan var. Uzun tutukluluk nedeniyle tahliye edildiği değerlendirilmektedir.</p>

<p>8.Kadir Öztürk: Murat Ongun'un şoförü. Tek eylemden sorumlu. Ceza alsa dahi <strong>yatar süresi dolmuş.</strong></p>

<p>9.Sabri Caner Kırca: Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü. Tek eylemden sorumlu. Ceza alsa dahi <strong>yatar süresi dolmuş.</strong></p>

<p>10.Mustafa Bostancı: İbrahim Özkan'ın şoförü. Tek eylemden sorumlu. Ceza alsa dahi <strong>yatar süresi dolmuş.</strong></p>

<p>11.Baran Gönül: Yaptığı iş karşılığı İmamoğlu şirketinden daire aldığı, aklama suçu isnadı. <strong>Yatar süresi dolmuş, </strong>bu nedenle tahliye.</p>

<p>12.Mahir Gün: Tek eylemden sorumlu. Telefonunda pişmanlık notları tespit edilmiş.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13.Kadriye Kasapoğlu: İmamoğlu özel kalem müdürü. İki eylemden sorumlu. Özel gereksinimli çocuğu ve hasta annesi olması nedeniyle insani gerekçelerle tahliye.</p>

<p>14.Davut Bildik: Başkanlık konutundan kamerayı söken kişi. Yaş ve kalp pili durumu nedeniyle sağlık gerekçesiyle tahliye.</p>

<p>15.Esra Huri Bulduk: "İstanbul Senin" uygulamasındaki usulsüzlükler (eylem 13) kapsamında tutuklu. Eylem içindeki konumu zayıf olduğu için tahliye.</p>

<p>16.Şehide Zehra Keleş: "İstanbul Senin" uygulamasındaki usulsüzlükler (eylem 13) kapsamında tutuklu. Eylem içindeki konumu zayıf olduğu için tahliye.</p>

<p>17. Başak Tatlı: Tek eylemden sorumlu. Hakkında yalnızca beyan var. Ceza alsa dahi yatar süresi dolduğu için tahliye değerlendirilmiştir.</p>

<p>18.Nazan Başelli: Anadolu Yakası Zabıta Müdürü, 63 yaşında. Tek eylemden sorumlu. Eylem yoğunluğu ve yaş dikkate alınarak tahliye durumu değerlendirilmiştir.</p>

<h3>Dava Süreci Sürüyor</h3>

<p>Savcılık makamının bazı isimler için tahliye talebinde bulunduğu da öğrenilirken, mahkemenin ara kararı davada yeni bir aşamaya geçildiğine işaret etti. Yargılama süreci devam ederken, ilerleyen duruşmalarda yeni tahliye ya da tutuklama kararlarının gündeme gelebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Kamuoyunun yakından takip ettiği davada, nihai kararın ne olacağı ise merak konusu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ibb-davasinda-18-tahliye-yatar-sureleri-gerekce-gosterildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/04/son-dakika.jpg" type="image/jpeg" length="34561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da yağmur altında “Musa Bendaş serbest bırakılsın” çağrısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanada-yagmur-altinda-musa-bendas-serbest-birakilsin-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanada-yagmur-altinda-musa-bendas-serbest-birakilsin-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına ÖHD, ÇHD ve İHD Adana şubeleri ile DEM Parti temsilcileri destek verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p><strong>Adana’da Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adana Şubesi, Adana Adliyesi önünde yağmur altında gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan Avukat Musa Bendaş’ın serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada, tutukluluğun cezalandırmaya dönüştüğü vurgulanarak, yaşananların hem bireysel hak ihlali hem de savunma mesleğine yönelik bir müdahale olduğu ifade edildi.</strong></p>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 02 At 14.14.43" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-02-at-141443.jpeg" width="2560" /></h3>

<h3><strong>Yağmur altında ortak açıklama</strong></h3>

<p>Adana Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına ÖHD, ÇHD ve İHD Adana şubeleri ile DEM Parti temsilcileri destek verdi. Yağışlı havaya rağmen çok sayıda hukukçu ve yurttaşın katıldığı açıklamada, metni ÖHD adına Avukat Aziz Sarı okudu.</p>

<p>Sarı, Avukat Musa Bendaş’ın Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Adana’da düzenlenen barışçıl bir protestoya katıldığı gerekçesiyle 23 Ocak’ta gözaltına alındığını, 24 Ocak’ta ise “polise mukavemet” iddiasıyla tutuklandığını hatırlattı. Bendaş’ın yaklaşık iki aydır cezaevinde tutulduğunu belirten Sarı, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmıyor”</strong></h3>

<p>Sarı, demokratik toplumlarda devlet iktidarının hukukla sınırlandırılması gerektiğini belirterek, ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkının bu düzenin temel taşları olduğunu vurguladı.</p>

<p>Rojava’ya yönelik saldırıların Türkiye’nin dış politikasıyla bağlantılı olduğunu ifade eden Sarı, bu politikalara yönelik eleştirilerin kamusal alanda dile getirilmesinin meşru bir hak olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Anayasa’nın 25, 26 ve 34. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 ve 11. maddelerine atıfta bulunan Sarı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre ifade özgürlüğünün yalnızca kabul gören düşünceler için değil, devleti rahatsız eden görüşler için de geçerli olduğunu hatırlattı. Buna rağmen barışçıl bir protestoya katılmanın cezai soruşturmaya konu edilmesinin demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmadığını söyledi.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 02 At 14.14.39" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-02-at-141439.jpeg" width="2560" /></h3>

<h3><strong>“Avukatlık güvenceleri ihlal edildi”</strong></h3>

<p>Açıklamada, Musa Bendaş hakkında yürütülen soruşturma sürecinde Avukatlık Kanunu’ndan doğan özel usullerin ihlal edildiği ifade edildi.</p>

<p>Sarı, çağrı usulü uygulanmadan doğrudan gözaltı işlemi yapılmasının ve Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmadan soruşturma yürütülmesinin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti.</p>

<p>Avukatlık mesleğinin yalnızca bir meslek değil, savunma hakkının kurumsal güvencesi olduğuna dikkat çeken Sarı, avukatlara yönelik bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkını da zedelediğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Uzun tutukluluk cezaya dönüşüyor”</strong></h3>

<p>Bendaş’ın yaklaşık iki aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Sarı, ceza muhakemesi hukukunda tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tutuklamanın zorunluluk, ölçülülük ve son çare ilkeleri çerçevesinde uygulanması gerektiğini belirten Sarı, uzun süreli tutukluluğun bu tedbiri fiilen bir cezalandırma aracına dönüştürdüğünü dile getirdi.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da tutuklamanın amacının cezalandırma değil, yargılamanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak olduğuna dikkat çeken Sarı, tutukluluğun devamının hukuki değil siyasal saiklerle hareket edildiği izlenimini güçlendirdiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Protesto hakkı kriminalize edilemez”</strong></h3>

<p>Rojava’ya yönelik saldırılara karşı düzenlenen protestolara katılan yurttaşların hedef alındığını ifade eden Sarı, benzer şekilde çok sayıda kişinin gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.</p>

<p>Barışçıl protesto hakkının herkes için geçerli temel bir demokratik hak olduğunu vurgulayan Sarı, bu hakkın kullanılmasının kriminalize edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“Savunmaya yönelik müdahale kabul edilemez”</strong></h3>

<p>ÖHD’nin özellikle Kürt illerinde yaşanan hak ihlallerine karşı yürüttüğü çalışmalar sırasında çok sayıda avukatın soruşturma ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Sarı, Musa Bendaş’ın tutukluluğunun da bu sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Savunma mesleğine yönelik her türlü müdahalenin hukuk devleti ilkesinin ihlali anlamına geldiğini belirten Sarı, yaşananların sistematik bir baskı politikasının göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Derhal serbest bırakılmalı”</strong></h3>

<p>Açıklamanın sonunda ÖHD, Avukat Musa Bendaş’ın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğunu belirterek derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Dernek, sürecin hem hukuki hem de toplumsal olarak takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanada-yagmur-altinda-musa-bendas-serbest-birakilsin-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-02-at-141444.jpeg" type="image/jpeg" length="23020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 2026 yatırım planına 65 yeni adliye binası alındı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-2026-yatirim-planina-65-yeni-adliye-binasi-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-2026-yatirim-planina-65-yeni-adliye-binasi-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akın Gürlek, Sakarya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Türkiye genelinde adalet altyapısına yönelik yatırımların sürdüğünü belirterek, <strong>2026 yatırım planına 65 yeni adliye binasının dahil edildiğini</strong> açıkladı. Gürlek, 2002 yılında 596 bin metrekare olan adalet hizmet binalarının kapalı alan kapasitesinin <strong>2026 yılı itibarıyla 6 milyon 76 bin metrekareye çıkarıldığını</strong> söyledi.</p>

<p>Bir dizi program kapsamında Sakarya’ya gelen Gürlek, ilk olarak Sakarya Valiliği’ni ziyaret etti. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Gürlek, Rahmi Doğan ve yetkililerden kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<h3>“Adalet hizmetlerinde kapasite 10 kat arttı”</h3>

<p>Valilik İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde açıklama yapan Gürlek, Sakarya’nın tarım, sanayi ve ticaret alanlarında önemli bir şehir olduğunu belirterek, kentin çok kültürlü yapısının toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Vatandaşların devlete olan güveninin temelinde <strong>hızlı, adil ve erişilebilir bir yargı sistemi</strong> bulunduğunu vurgulayan Gürlek, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“2002’de Türkiye genelinde adalet hizmet binalarımızın toplam kapalı alan kapasitesi 596 bin metrekareydi. 2026 yılı mart ayı itibarıyla bu rakam 6 milyon 76 bin metrekareye ulaştı. Bu artış, adalet hizmetlerine verilen önemin açık bir göstergesidir.”</p>
</blockquote>

<h3>Yeni adliyeler “insan odaklı” tasarlanacak</h3>

<p>Bakan Gürlek, 2026 yatırım planına alınan <strong>65 yeni adliye binasının</strong> modern ve erişilebilir şekilde tasarlanacağını belirtti. Yeni binalarda özellikle <strong>kadınlar, çocuklar ve mağdur gruplar için sosyal alanların</strong> oluşturulacağını ifade eden Gürlek, teknolojik altyapının da güçlendirileceğini söyledi.</p>

<p>Gürlek, güçlü bir adalet sisteminin yalnızca hakim ve savcılarla değil, <strong>güçlü fiziki altyapıyla</strong> da mümkün olduğunu belirterek, fiziki koşulları yetersiz adliyelerin yenilenmesi için çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.</p>

<h3>Sakarya’ya yeni adliye binası</h3>

<p>İnşaatı devam eden Sakarya Yeni Adliye Binası’nın <strong>102 bin 916 metrekare kapalı alana sahip olacağını</strong> aktaran Gürlek, bu yatırımın kentin adalet hizmetleri açısından önemli bir ihtiyacı karşılayacağını söyledi.</p>

<h3>“Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı yapacağız”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ortaya konulan <strong>“Türkiye Yüzyılı” vizyonuna</strong> değinen Gürlek, güçlü ekonomi, diplomasi ve savunmanın yanında <strong>güven veren bir adalet sisteminin</strong> de temel unsur olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Milletimizin adalete olan ihtiyacını karşılamak için Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve hakkaniyetin yüzyılı yapmak için durmadan çalışacağız” diyen Gürlek, gerekli yasal düzenlemelerin de kısa sürede hayata geçirileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyarette Bakan Gürlek’e AK Parti Sakarya milletvekilleri Çiğdem Erdoğan, Ali İnci ve Ertuğrul Kocacık ile Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu ve AK Parti İl Başkanı Yunus Tever de eşlik etti.</p>

<p>Program kapsamında hakim ve savcılarla basına kapalı bir toplantı gerçekleştiren Gürlek, daha sonra yapımı devam eden <strong>Sakarya Yeni Adliye Binası</strong>nda incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-2026-yatirim-planina-65-yeni-adliye-binasi-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/cccc169ccc-1.jpg" type="image/jpeg" length="13134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Akın Gürlek: 3 Büyük İlde Yargı İrtibat Bürosu Kurulacak]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-akin-gurlek-3-buyuk-ilde-yargi-irtibat-burosu-kurulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-akin-gurlek-3-buyuk-ilde-yargi-irtibat-burosu-kurulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İRTİBAT BÜROLARI GELİYOR: 3 BÜYÜK İLDE YARGI TAKİBİ YENİ DÖNEM</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, yargı süreçlerinin daha etkin ve hızlı takibi amacıyla pilot uygulama kapsamında irtibat büroları kurulacağını açıkladı. İlk etapta <strong>İzmir</strong>, <strong>Ankara</strong> ve <strong>İstanbul</strong>’da hayata geçirilecek sistemle, dava süreleri ve dosya yoğunluğu daha yakından izlenecek.</p>

<p>Yeni uygulama kapsamında, yargı verimliliğini artırmaya yönelik hedef süre takibi yapılacak, geciken dosyaların nedenleri analiz edilecek. Yapay zeka destekli veri analizleriyle mahkemelerdeki iş yükü haritalandırılacak ve bölgesel yoğunluğa göre çözüm üretilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık yetkilileri, sistemin amacı olarak adalet hizmetlerine erişimi hızlandırmayı ve davaların gereksiz uzamasını önlemeyi gösteriyor. HSK bünyesindeki etkinlik çalışmalarının irtibat büroları aracılığıyla daha somut veriyle yürütüleceği belirtiliyor.</p>

<p>Pilot uygulamanın sonuçlarına göre modelin diğer illere de yaygınlaştırılması planlanıyor. Böylece yargı süreçlerinde şeffaflık ve takip mekanizmalarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-akin-gurlek-3-buyuk-ilde-yargi-irtibat-burosu-kurulacak</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/bakan-gurlek-acikladi-3-buyuk-ile-yargi-irtibat-burosu-kurulacak.webp" type="image/jpeg" length="13759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek’ten 81 İl Başsavcılığına Yasa Dışı Bahis Talimatı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-gurlekten-81-il-bassavciligina-yasa-disi-bahis-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-gurlekten-81-il-bassavciligina-yasa-disi-bahis-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek</strong>, yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelede Türkiye genelinde kapsamlı bir koordinasyon dönemi başlattı. Bakanlık kaynaklarına göre, 11 Şubat 2026’da göreve gelmesinin ardından 16 Şubat’ta <strong>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü</strong>, 171 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na resmi yazı gönderdi.</p>

<p>Yazıda, Cumhurbaşkanlığı’nın 31 Ekim 2025 tarihli <strong>“Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı”</strong> çerçevesinde alınacak tedbirler ve koordinasyon adımları detaylandırıldı.</p>

<h4>6 Ayda Bir Zorunlu Koordinasyon Toplantısı</h4>

<p>Bakan Gürlek, NTV canlı yayınında yaptığı açıklamada, yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelenin “sonuna kadar devam edeceğini” vurguladı. Talimatta, her ağır ceza merkezinde bilişim suçları savcılarının katılımıyla <strong>Emniyet ve Jandarma birimleriyle en geç 6 ayda bir “Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı”</strong> yapılması zorunlu kılındı. İlk toplantının ise bir ay içinde gerçekleştirilmesi istendi.</p>

<p>Toplantılarda ele alınacak başlıca konular şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Dijital materyallerin incelenmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Delil toplama süreçleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Malvarlığına el koyma ve tedbir uygulamaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstinaf ve temyiz kararlarının değerlendirilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kurumlar arası bilgi paylaşımı</p>
 </li>
</ul>

<p>Toplantı sonuçlarının raporlanarak Bakanlığa iletilmesi de zorunlu olacak.</p>

<h4>“Bataklığı Kurutacağız”</h4>

<p>Adalet Bakanlığı yetkilileri, yurt dışı merkezli bahis siteleri, kiralanan hesaplar, panel sistemleri ve kara para ağı üzerinden yürütülen yasa dışı bahis çarkına karşı kapsamlı bir mücadele başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, bu koordinasyon hamlesinin yalnızca site kapatma ile sınırlı olmadığını, <strong>suç gelirlerinin kaynağına inme</strong> amacı taşıyan sistematik ve kurumsal bir seferberlik olduğunu belirtti. Ankara kulislerinde adım, yasa dışı bahse karşı <strong>“Türkiye genelinde eş zamanlı ve sistematik bir mücadele”</strong> olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-gurlekten-81-il-bassavciligina-yasa-disi-bahis-talimati</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/akingurlek08-06-20223-23-pm.jpeg" type="image/jpeg" length="68824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: “Komisyon Raporunda Şahsa Özgü Af Yok”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-komisyon-raporunda-sahsa-ozgu-af-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-komisyon-raporunda-sahsa-ozgu-af-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Bakan Gürlek: “Komisyon Raporunda Şahsa Özgü Af Yok”</h3>

<p>Akın Gürlek, İmralı Süreci kapsamında hazırlanan nihai raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu belirterek, raporda “şahsi cezasızlık algısı, yerel af ya da şahsa özgü bir düzenleme” bulunmadığını söyledi.</p>

<p>AKP Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gürlek, “Süreçte nihai rapor sunuldu, takdir yüce Meclis’in. Adalet Bakanlığı olarak kanun yapım sürecinde ekip oluşturduk. Meclis ihtiyaç duyarsa teknik ekibimiz her zaman çalışmaya hazır. Kesinlikle şahsi cezasızlık algısı ya da şahsa özgü bir düzenleme komisyon raporunda yok” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Alican Uludağ Sorusu</h3>

<p>Gazeteciler, Ankara’da çalışmasına rağmen İstanbul’da tutuklanan gazeteci Alican Uludağ’ın durumunu da sordu. Gürlek, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesine işaret ederek, “Bilgiyi alenen yayma, yalan olarak yayma suçu kapsamında İstanbul’daki bir soruşturmaya ilişkin süreç söz konusu. Yetki bakımından bir sıkıntı yok. CMK 12’ye göre suç yeri önemli. O tarihte suç yeri İstanbul olduğu için karar İstanbul’da verilmiş. Ancak bu tamamen mahkemenin takdiri; yetkisizlik kararı da verebilir, tahliye de edilebilir. Süreç bağımsız yargının kontrolünde” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sosyal Medya ve Çocuklar</h3>

<p>Gürlek, sosyal medya düzenlemesi ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Çocuk kavramını tartışmaya açmamız lazım. Çocuklar maalesef şiddete meyilli bir yapıya teşvik ediliyor, bu konuda çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>15 yaşından küçük çocuklara ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışma yürüttüğünü belirten Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak ise 15 yaşını doldurmuş kişilerin sosyal medya kullanımı ve anonim hesaplar üzerinden yapılan itibar suikastlarının önlenmesine yönelik düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-komisyon-raporunda-sahsa-ozgu-af-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/527114ccvbbbbb.jpg" type="image/jpeg" length="91917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can Tuncay HSK Birinci Daire Üyesi Oldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/can-tuncay-hsk-birinci-daire-uyesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/can-tuncay-hsk-birinci-daire-uyesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı’nda başlayan revizyon süreci kapsamında yeni bir görevlendirme gerçekleştirildi. Can Tuncay, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Daire Üyeliğine getirildi.</p>

<p>Görevlendirme, 23 Şubat 2026 tarihinde açıklandı. Adalet Bakan Yardımcılarının belirlenmesinin ardından HSK’nın doğal üyesi de bu atamayla netleşmiş oldu.</p>

<p><img height="575" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/02/image-4002.png" width="984" /></p>

<h3>Önemli Birimler Bağlandı</h3>

<p>Yeni görev kapsamında aşağıdaki birimler Can Tuncay’a bağlandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adli Tıp Kurumu Başkanlığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü</p>
 </li>
</ul>

<h3>Can Tuncay Kimdir?</h3>

<p>Can Tuncay, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında darbecilere karşı ilk gözaltı işlemini gerçekleştiren iki savcıdan biri olarak biliniyor.</p>

<p>İstanbul ve İzmir adliyelerinde FETÖ’ye yönelik çok sayıda soruşturmada görev alan Tuncay, yaklaşık 10 yıl önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nda çalıştı.</p>

<p>2015 yılında şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz soruşturmasında da görev aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/can-tuncay-hsk-birinci-daire-uyesi-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-4002.png" type="image/jpeg" length="99017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’ndan Alican Uludağ’ın Tutuklanmasına Tepki: “Gazetecilik Suç Değildir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/istanbul-barosundan-alican-uludagin-tutuklanmasina-tepki-gazetecilik-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/istanbul-barosundan-alican-uludagin-tutuklanmasina-tepki-gazetecilik-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Barosu</strong> Basın ve İletişim Hukuku Komisyonu, gazeteci <strong>Alican Uludağ</strong>’ın sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddialarıyla gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Komisyon açıklamasında, söz konusu tutuklamanın ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkı bakımından ciddi bir hak ihlali niteliği taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medyada paylaşmış olduğu haberleri gerekçe gösterilerek ‘Cumhurbaşkanına alenen hakaret’ ve ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ iddialarıyla gözaltına alınması ve ardından tutuklanması; ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkı bakımından ciddi bir hak ihlali niteliği taşımaktadır. Anayasa'nın 26. maddesi ifade özgürlüğünü, 28. maddesi ise basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi; herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğunu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın haber ve fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiğini açıkça düzenlemektedir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Komisyon, <strong>Anayasa Mahkemesi</strong> ve <strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi</strong> içtihatlarına atıf yaparak, siyasal makamları ve kamu gücünü kullanan kişileri eleştirme özgürlüğünün demokratik toplum düzeninin temeli olduğunu belirtti. Kamu gücünü kullanan kişilerin, sıradan bireylere kıyasla daha geniş bir eleştiri sınırına katlanma yükümlülüğü bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Ayrıca açıklamada, tutuklamanın ceza yargılamasında istisnai bir tedbir olduğu hatırlatılarak şu değerlendirme yapıldı:</p>

<blockquote>
<p>“Anayasa'nın 19. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesi uyarınca kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik müdahalelerin ölçülülük ve zorunluluk ilkelerine uygun olması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarının eksiksiz ve etkin uygulanması gerektiğinin söylenmesinin üzerinden bir kaç gün geçmeden bir gazetecinin tutuklanması kabul edilemez.”</p>
</blockquote>

<p>Komisyon, tutuklamanın bir cezalandırma aracı değil, son çare olarak başvurulabilecek geçici bir koruma tedbiri olduğuna dikkat çekerek, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin yalnızca bir meslek mensubunun özgürlüğünü değil, toplumun haber alma hakkını da doğrudan zedelediğini kaydetti.</p>

<p>Açıklama, “Gazetecilik suç değildir.” vurgusuyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/istanbul-barosundan-alican-uludagin-tutuklanmasina-tepki-gazetecilik-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/gazetecilik-suc-degildir-1.webp" type="image/jpeg" length="77920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Av. Şiar Rişvanoğlu’nun Karar Duruşması 16 Şubat’ta: Hukukçulardan Dayanışma ve Adil Yargılama Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/av-siar-risvanoglunun-karar-durusmasi-16-subatta-hukukculardan-dayanisma-ve-adil-yargilama-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/av-siar-risvanoglunun-karar-durusmasi-16-subatta-hukukculardan-dayanisma-ve-adil-yargilama-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Barosu’na kayıtlı avukat Şiar Rişvanoğlu’nun yargılandığı dava, 16 Şubat’ta görülecek karar duruşmasıyla kritik bir aşamaya giriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<blockquote>
<p>Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılanan Av. Şiar Rişvanoğlu’nun karar duruşması 16 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da görülecek. İlk celsede dosyanın temel dayanağı olan tanık ifadesinin geri çekilmesi ve adli kontrol şartlarının kaldırılması sonrası gözler şimdi karar gününe çevrildi. Uluslararası hukuk örgütleri ise süreci yakından izlediklerini belirterek dayanışma çağrısını yineledi.</p>
</blockquote>

<p>Adana Barosu’na kayıtlı avukat Şiar Rişvanoğlu’nun yargılandığı dava, 16 Şubat’ta görülecek karar duruşmasıyla kritik bir aşamaya giriyor. Dosya, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla sürdürülüyor.</p>

<p>Bir önceki duruşmada heyetin izinli olması nedeniyle dosya geçici heyet tarafından ele alınmış; savcılık makamı henüz mütalaa sunmamıştı. Buna rağmen dosyanın esasına girilmiş ve soruşturma aşamasında alınan tanık beyanı mahkeme huzurunda geri çekilmişti.</p>

<h2><strong>Tanık İfadesi Geri Çekildi</strong></h2>

<p>Duruşmanın en dikkat çekici anı, başka bir dosyadan tutuklu bulunan tanık Merdan Rüştü Ovalıoğlu’nun SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi oldu. Ovalıoğlu, soruşturma aşamasında verdiği aleyhe ifadeyi reddederek, beyanın emniyet yönlendirmesiyle alındığını ve hazır tutanakları imzaladığını söyledi.</p>

<p>“Dosyalarında yardımcı oluruz denildi; yardım edilmedi” diyen tanık, Rişvanoğlu’nu tanımadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişmenin ardından savunma avukatları, dosyada sanık aleyhine somut delil kalmadığını belirterek Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/9. maddesi uyarınca derhal beraat talebinde bulundu. Tanığın mahkeme huzurundaki beyanının, soruşturma aşamasındaki ifadelerin delil niteliğini ortadan kaldırdığını vurgulayan avukatlar; HTS kayıtları, MASAK raporları ve açık kaynak araştırmalarının da suç isnadı için yeterli olmadığını savundu.</p>

<p>Mahkeme heyeti ise adli kontrol tedbirlerini kaldırarak duruşmayı 16 Şubat 2026’ya ertelemişti.</p>

<h2><strong>“İddianame Tek Yanlı Hazırlandı”</strong></h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Rişvanoğlu’nun PKK/KCK’nin “sosyal alan yapılanması” içinde yer aldığı öne sürülüyor. Delil olarak tanık beyanları, HTS kayıtları ve mali incelemeler gösteriliyor.</p>

<p>Savunmasında iddianamenin tek yanlı hazırlandığını belirten Rişvanoğlu, insan hakları mücadelesi ve Kürt meselesine ilişkin faaliyetleri nedeniyle uzun süredir yargı baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Rişvanoğlu, iddianamede lehine hiçbir değerlendirmeye yer verilmediğini belirterek tüm suçlamaları reddetti.</p>

<h2><strong>Uluslararası Hukuk Örgütlerinden Ortak Bildiri</strong></h2>

<p>Rişvanoğlu’nun 26 Kasım 2024’te evine düzenlenen polis baskını ve Çukurova Havalimanı’nda gözaltına alınmasının ardından çok sayıda uluslararası hukuk örgütü ortak bir açıklama yayımladı.</p>

<p>Aralarında International Bar Association’s Human Rights Institute, The Law Society of England and Wales, European Democratic Lawyers, Lawyers for Lawyers ve International Association of Democratic Lawyers’ın da bulunduğu çok sayıda kuruluş, gözaltı ve tutuklama sürecinin uluslararası hukuk normlarıyla bağdaşmadığını belirtti.</p>

<p>Ortak açıklamada Türkiye’nin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıf yapılarak, keyfi gözaltı ve tutuklamaların kabul edilemez olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bildiriye göre, avukatların mesleki faaliyetlerini “korku, baskı, yıldırma veya yargısal taciz” olmaksızın sürdürebilmesi hukuk devletinin temel koşulu. Açıklamada, Rişvanoğlu’nun derhal serbest bırakılması, adil yargılanma hakkının eksiksiz sağlanması ve Türkiye’de tüm avukatlar için güvenli çalışma koşullarının garanti altına alınması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Uluslararası hukuk çevreleri, davayı yakından izlediklerini ve sürecin yalnızca bir avukatı değil, Türkiye’de hukukun üstünlüğü algısını da doğrudan etkilediğini ifade etti.</p>

<h2><strong>16 Şubat İçin Dayanışma Çağrısı</strong></h2>

<p>Henüz savcılık mütalaasının sunulmamış olması ve dosyanın esas heyet önüne yeni çıkacak olması nedeniyle 16 Şubat’taki duruşma kritik önem taşıyor.</p>

<p>Hukuk çevreleri ve meslek örgütleri, karar duruşmasına katılım çağrısı yaparak adil yargılanma hakkına sahip çıkma davetinde bulundu.</p>

<p>16 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 10.00’da, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşma öncesinde yapılan çağrıda, “Savunma susturulamaz. Avukatlık faaliyetleri yargı tehdidi konusu yapılamaz” denildi.</p>

<p>Karar duruşması, yalnızca bir davanın sonucu açısından değil; savunma hakkı, adil yargılanma ilkesi ve hukuk güvenliği bakımından da yakından izlenecek.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/av-siar-risvanoglunun-karar-durusmasi-16-subatta-hukukculardan-dayanisma-ve-adil-yargilama-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-15-190720.png" type="image/jpeg" length="46266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maliye Avukatlara Tek Tek Yazı Göndermeye Başladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/maliye-avukatlara-tek-tek-yazi-gondermeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/maliye-avukatlara-tek-tek-yazi-gondermeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), “gönüllü uyum” çalışmaları kapsamında avukatlara yönelik yazı göndermeye başladı. Şubat ayı itibarıyla iletilen davet yazılarında, <strong>2023 ve 2024 yıllarına ait kazançların değerlendirilmesi amacıyla</strong> avukatların vergi denetim birimlerine çağrıldığı bildirildi.</p>

<p>Maliye Bakanlığı’nın son dönemde belirli meslek gruplarına yönelik yürüttüğü vergi denetimlerinde, bu kez avukatlar da odağa alındı. Bakanlığın resmi verilerine göre, avukatlar 2024 yılında ortalama <strong>yaklaşık 34 bin lira</strong> gelir beyan etti.</p>

<h3>Denetimlerin Kapsamı Genişletildi</h3>

<p>Maliye birimleri, geçtiğimiz yıl doktorlar ile fal, astroloji ve medyumluk hizmeti verenler, online psikologlar ve diyetisyenler gibi meslek gruplarına yoğunlaşmış; vergi kaybı tespit edilen mükelleflere ağır cezalar uygulanmıştı. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların avukatları da kapsayacak şekilde genişletildiği belirtildi.</p>

<h3>Avukatlara “Davet Yazısı”</h3>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü tarafından gönderilen yazılarda, <strong>“avukatlık faaliyetine ilişkin 2023 ve 2024 takvim yıllarına yönelik değerlendirme yapılacağı”</strong> ifade edildi. Yazılarda ayrıca, çalışmanın <strong>vergisel yükümlülüklerle ilgili olası olumsuzlukların önlenmesi</strong> amacıyla yürütüldüğüne dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Denetimler Nasıl Yapılıyor?</h3>

<p>Maliye, <strong>RADAR</strong> adı verilen sistem aracılığıyla meslek gruplarının beyan ettikleri gelirleri fiili kazançlarla karşılaştırıyor. Vergi denetmenleri ayrıca son yıllarda iş yerlerinde ve muayenehanelerde bizzat bulunarak <strong>hasılat tespiti</strong> de yapıyor.</p>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı, mükelleflerin risk durumlarını önceden görebilmeleri için <strong>Dijital Vergi Dairesi’ne “risk sorgulama” özelliği</strong> ekledi. Bu uygulama sayesinde riskli durumda olduğunu fark eden mükellefler, gönüllü olarak vergi dairesine başvurup uzlaşma yoluyla gerçek vergilerini ödeyebiliyor.</p>

<h3>Barolar Birliği’nden Uyarı</h3>

<p>Türkiye Barolar Birliği’nin bilgilendirme notlarına göre, avukatların düzenledikleri <strong>e-serbest meslek makbuzlarını</strong>, inceleme elemanlarının talebi üzerine <strong>elektronik ortamda ibraz etmeleri zorunlu</strong>.</p>

<p>Baro notlarında, “Varlığı noter tasdik kayıtları veya diğer belgelerle sabit olduğu hâlde, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme suçunu oluşturur ve <strong>18 aydan 5 yıla kadar hapis cezası</strong> gerektirir” denildi. Bu suç için cezanın üst sınırı, <strong>15 Nisan 2022’den itibaren 5 yıla çıkarıldı</strong>.</p>

<p>Avukatlar, serbest meslek erbabı olarak <strong>serbest meslek kazanç defteri</strong> tutuyor. Ancak 2018 yılından itibaren bu defterlerin ve amortisman kayıtlarının <strong>fiziksel olarak tutulması zorunluluğu kaldırıldı</strong>. Buna karşın, mesleki makbuzların elektronik ortamda muhafaza edilmesi ve talep halinde vergi inceleme elemanlarına sunulması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/maliye-avukatlara-tek-tek-yazi-gondermeye-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/09/hukuk.jpg" type="image/jpeg" length="26022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Yeni Düzenleme Yolda]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-yeni-duzenleme-yolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-yeni-duzenleme-yolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, suça sürüklenen çocuklara ilişkin yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışıldığını ve siyasi partiler arasında mutabakata varıldığını açıkladı. Tunç, çocukları suça sürükleyen nedenlerin kapsamlı biçimde araştırıldığını, elde edilecek sonuçlara göre Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmasının gündeme geleceğini söyledi.</p>

<p>Hazırlanan taslakta, hâkimlere her olay ve dosya bazında <strong>takdir yetkisi</strong> tanınmasının öngörüldüğünü belirten Tunç, düzenlemenin önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine geleceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Caydırıcılık ihtiyacı açık”</strong></h3>

<p>Bakan Tunç, 18 yaşından küçüklerin cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesinde düzenlendiğini hatırlatarak, gelinen noktada caydırıcılığı artırmaya yönelik bir ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taslak çalışmada özellikle <strong>kasten öldürme suçları</strong> açısından; suçun işleniş şekli, çocuğun suça eğilimi, geçmiş suç kayıtları ve sabıka durumu gibi kriterlerin dikkate alınmasının planlandığını belirten Tunç, hâkimlerin bu unsurları değerlendirerek karar verebilmesine imkân tanınacağını söyledi.</p>

<h3><strong>“Komisyon çalışmalarını sürdürüyor”</strong></h3>

<p>Tunç, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslağın önce Meclis grubu tarafından değerlendirildiğini, ardından diğer siyasi partilerle görüşülerek mutabakata varıldığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Özellikle çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi ve alınması gereken tedbirlerin etraflıca soruşturulması sonucunda bir kanun değişikliği düşüncesi oluştu. Komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Komisyonun düzenlemelerinin ardından yasa değişikliği gündeme gelecektir.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Somut dosyalara ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>Bakan Tunç, kamuoyuna yansıyan bazı dosyalara da değinerek, Atlas Çağlayan’ın ailesiyle görüştüğünü, soruşturmanın sürdüğünü ve süreci yakından takip ettiklerini belirtti.</p>

<p>Ahmet Minguzzi’nin ailesine yönelik sosyal medya tehditleriyle ilgili soruşturma kapsamında ise <strong>4 kişinin ceza aldığını</strong> açıklayan Tunç, bu tür olaylara karşı hassasiyetlerinin ve kararlılıklarının tam olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>“Çocukların korunması önceliğimiz”</strong></h3>

<p>Çocukların korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin Türkiye’de 2005 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Tunç, anayasal ve yasal düzenlemelerin sahada etkin şekilde uygulanmasına büyük önem verdiklerini belirtti.</p>

<p>Bir evladını kaybetmiş ailelerin hassasiyetini anladıklarını ifade eden Tunç, çocukların korunması ve suça sürüklenmelerinin önlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-yeni-duzenleme-yolda</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/yilmaz-tunc.jpg" type="image/jpeg" length="83926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İHD, ÖHD ve ÇHD Adana Şubelerinden ABD’ye Çağrı: “Avukatlardan Elinizi Çekin”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ihd-ohd-ve-chd-adana-subelerinden-abdye-cagri-avukatlardan-elinizi-cekin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ihd-ohd-ve-chd-adana-subelerinden-abdye-cagri-avukatlardan-elinizi-cekin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukatlık mesleği bağımsızlığın bir ayrıcalık değil; adalete erişim, adil yargılanma hakkı ve insan haklarının korunması açısından vazgeçilmez bir unsurdur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Açıklamada, uluslararası hukuk kurumları, barolar, insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler mekanizmaları; süreci yakından izlemeye ve baskı altındaki hukukçularla dayanışma göstermeye davet edildi.</strong></h3>
</blockquote>

<p><strong>ADANA –</strong> İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adana Şubesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Adana Şubesi, <em>Tehlikedeki Avukatlar Günü Uluslararası Koalisyonu</em>nun 2026 yılı raporuna dayanarak Amerika Birleşik Devletleri’nde hukuk mesleğine yönelik baskılara dikkat çeken ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı <strong>Av. Baran Taygun Metin</strong> okudu.</p>

<p>Açıklamada, 24 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan <strong>Tehlike Altındaki Avukatlar Günü (DEL) Uluslararası Koalisyonu 16. Raporu’nun</strong>, ABD’de avukatların, hukuk bürolarının, baroların, savcıların ve hâkimlerin bağımsızlığına yönelik ciddi ve sistematik müdahaleleri ortaya koyduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 01 23 At 12.44.50" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-23-at-124450.jpeg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Hukuk Mesleğinin Bağımsızlığı Hukukun Üstünlüğünün Temelidir”</strong></h3>

<p>Ortak açıklamada, avukatlık mesleğinin bağımsızlığının bir ayrıcalık değil; adalete erişim, adil yargılanma hakkı ve insan haklarının korunması açısından vazgeçilmez bir unsur olduğu vurgulandı. Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeleri ve Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne atıf yapılarak, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle baskı, tehdit veya misillemeye maruz bırakılamayacağı hatırlatıldı.</p>

<h3><strong>ABD’de Belgelenen Müdahale ve Baskılar</strong></h3>

<p>Koalisyon raporuna göre, 2025 yılı boyunca ABD’de hukuk mesleğini hedef alan çok sayıda uygulamanın hayata geçirildiği ifade edildi. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Avukatlar ve hukuk bürolarını hedef alan başkanlık kararnameleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenlik izinlerinin iptali, kamu sözleşmelerinin feshi ve federal binalara erişim engelleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukuk bürolarına yönelik baskı ve zorla “uyum” dayatmaları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Avukat–müvekkil gizliliğini ihlal riski taşıyan gözetim ve sorgulamalar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Savcı ve hâkimlerin görevden alınması ya da siyasi baskıya maruz bırakılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Baroların ve meslek örgütlerinin meşruiyetinin zayıflatılmasına yönelik girişimler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Göç, LGBTI+ hakları, Filistin’le dayanışma, protesto savunusu ve kamu savunması gibi alanlarda hukuki temsili caydıran uygulamalar yer aldı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Açıklamada, bu uygulamaların münferit değil, hukukçular üzerinde korku ve oto-sansür yaratan sistematik bir baskı örüntüsü oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 01 23 At 12.44.49" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-23-at-124449.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>Uluslararası Hukuk İhlali Uyarısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, söz konusu uygulamaların ABD’nin taraf olduğu <strong>ICCPR (Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi)</strong> kapsamında; adil yargılanma, ifade özgürlüğü ve etkili hukuki temsil haklarının ihlali anlamına geldiği belirtildi. Avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilerek hedef alınmasının uluslararası hukukla bağdaşmadığı vurgulandı.</p>

<h3><strong>ABD Yetkililerine 6 Maddelik Çağrı</strong></h3>

<p>İHD, ÖHD ve ÇHD Adana Şubeleri, ABD yetkililerine şu çağrılarda bulundu:</p>

<ol>
 <li>
 <p>Avukatlara, savcılara, hâkimlere ve meslek örgütlerine yönelik tüm misilleme ve baskıların derhal sonlandırılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukuk mesleğinin bağımsızlığını zedeleyen idari ve yürütme tedbirlerinin geri çekilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Savcılık ve yargı bağımsızlığının güvence altına alınması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Baroların ve meslek kuruluşlarının özerkliğine saygı gösterilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu savunması ve adli yardım sistemlerinin güçlendirilmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uluslararası insan hakları standartlarına bağlılığın yeniden teyit edilmesi.</p>
 </li>
</ol>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/k6cVtj_zSSw" title="ÇHD, İHD, ÖHD Adana'da &quot;Ellerinizi Avukatların Üzerinden Çekin&quot; Açıklaması Yaptı." width="475"></iframe></h3>

<h3><strong>Uluslararası Topluma Dayanışma Çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, uluslararası hukuk kurumları, barolar, insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler mekanizmaları; süreci yakından izlemeye ve baskı altındaki hukukçularla dayanışma göstermeye davet edildi.</p>

<p>Basın açıklaması, “Avukatların korunması adaletin korunmasından ayrı düşünülemez. Hukuk mesleğinin bağımsızlığı evrensel olarak savunulmalıdır” ifadeleriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ihd-ohd-ve-chd-adana-subelerinden-abdye-cagri-avukatlardan-elinizi-cekin</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-23-at-124451.jpeg" type="image/jpeg" length="25867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nden emsal karar: Kamulaştırma bedeli davalarında temyiz yasağı iptal edildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/anayasa-mahkemesinden-emsal-karar-kamulastirma-bedeli-davalarinda-temyiz-yasagi-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/anayasa-mahkemesinden-emsal-karar-kamulastirma-bedeli-davalarinda-temyiz-yasagi-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anayasa Mahkemesi (AYM)</strong>, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda belirli bir parasal sınırın altında kalan kararlar için temyiz yolunun kapalı olmasını öngören düzenlemeyi <strong>Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti</strong>. İptal kararı, Resmî Gazete’de yayımlanmasından <strong>dokuz ay sonra</strong> yürürlüğe girecek.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, <strong>8 Ekim 2025</strong> tarihli ve <strong>E.2025/124</strong> sayılı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve <strong>kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda temyiz yolunu parasal sınıra bağlayan</strong> düzenlemeyi inceledi.</p>

<p>Mahkeme, <strong>2025 yılı itibarıyla değeri 544 bin TL’yi geçmeyen davalarda temyiz yolunu kapatan</strong> kuralın, kamulaştırma bedelinin tespiti davaları yönünden <strong>hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğine</strong> hükmetti.</p>

<h3><strong>“Uyuşmazlığın özü taşınmazın gerçek değeridir”</strong></h3>

<p>AYM kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında uyuşmazlığın konusunun belirli bir alacak değil, <strong>taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi</strong> olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle parasal sınır esas alınarak temyiz yolunun kapatılmasının, tarafların değer tespitine ilişkin itirazlarını üst yargı denetimine taşımasını engellediği vurgulandı.</p>

<p>Mahkeme, bu durumun <strong>hükmün denetlenmesini talep etme hakkını</strong> sınırladığını ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan <strong>hak arama özgürlüğüyle bağdaşmadığını</strong> belirtti.</p>

<h3><strong>Belirsizlik ve öngörülemezlik vurgusu</strong></h3>

<p>Kararda ayrıca, kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında <strong>davanın açıldığı tarihte belirli bir meblağdan söz etmenin mümkün olmadığı</strong>, parasal sınırın hangi ölçüte göre belirleneceğinin belirsiz olduğu ifade edildi. Bu belirsizliğin, uygulamada farklı yorumlara yol açabileceği ve bireylerin <strong>taşınmazlarının gerçek değerinden yoksun kalması</strong> riskini doğurabileceği kaydedildi.</p>

<p>AYM, kuralın bu yönüyle <strong>belirli ve öngörülebilir olmadığını</strong>, dolayısıyla <strong>kanunilik şartını taşımadığını</strong> tespit etti.</p>

<h3><strong>Mülkiyet hakkına vurgu</strong></h3>

<p>Kararda, Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamulaştırmanın ancak <strong>taşınmazın gerçek karşılığı ödenerek</strong> yapılabileceği hatırlatıldı. Gerçek bedelin tespitinin, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan <strong>mülkiyet hakkının</strong> da bir gereği olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek</strong></h3>

<p>Anayasa Mahkemesi, tüm bu gerekçelerle söz konusu düzenlemenin <strong>Anayasa’ya aykırı olduğuna</strong> karar vererek <strong>iptaline hükmetti</strong>. İptal kararının, <strong>Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra</strong> yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/anayasa-mahkemesinden-emsal-karar-kamulastirma-bedeli-davalarinda-temyiz-yasagi-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/g-fn-h-my-xc-a-a-e40-s.jpg" type="image/jpeg" length="64018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye’deki Gelişmelere İlişkin Provokatif Paylaşımlara Soruşturma]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/suriyedeki-gelismelere-iliskin-provokatif-paylasimlara-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/suriyedeki-gelismelere-iliskin-provokatif-paylasimlara-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı <strong>Yılmaz Tunç</strong>, Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin provokatif paylaşımlar hakkında <strong>Cumhuriyet Başsavcılıklarınca resen soruşturmalar başlatıldığını</strong> açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Suriye’deki gelişmelerin devletin ilgili tüm kurumları tarafından <strong>yakından ve titizlikle takip edildiğini</strong> belirtti. Tunç, özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen dezenformasyon faaliyetlerine dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Bu hassas süreçte, özellikle sosyal medya mecraları üzerinden yürütülen dezenformasyon faaliyetleri ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmeyi amaçlayan provokatif paylaşımlarla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca resen soruşturmalar başlatılmıştır.”</p>
</blockquote>

<p>Suç teşkil eden içeriklere karşı <strong>erişim engeli başta olmak üzere tüm yargısal ve teknik tedbirlerin kararlılıkla uygulanacağını</strong> vurgulayan Tunç, bilgi kirliliğine ve toplumsal huzuru bozabilecek girişimlere izin verilmeyeceğini ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Sosyal medya mecralarında bilgi kirliliğine, dezenformasyona, toplumumuzun huzurunu bozacak ve kaosa sebep olacak girişimlere asla müsaade edilmeyecektir.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/suriyedeki-gelismelere-iliskin-provokatif-paylasimlara-sorusturma</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/06/yilmaz-tunc-1.webp" type="image/jpeg" length="21296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Uyuşturucu Operasyonu: 23 Şüpheli Hakkında Gözaltı Kararı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-uyusturucu-operasyonu-23-supheli-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-uyusturucu-operasyonu-23-supheli-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, <strong>uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti</strong> suçuna yönelik geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yürütülen çalışmalar kapsamında, <strong>çoğunluğu sokak satıcısı olduğu değerlendirilen 23 şüpheli</strong> hakkında <strong>arama, el koyma, yakalama ve gözaltı</strong> talimatı verildi.</p>

<h3>33 Adreste Arama Kararı</h3>

<p>Soruşturma kapsamında;</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İstanbul’un Esenyurt (10), Büyükçekmece (1), Güngören (1), Avcılar (4), Fatih (9)</strong> ilçeleri ile</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Muş ilinde (1)</strong> olmak üzere <strong>toplam 26 ev</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avcılar (1), Beylikdüzü (1), Esenyurt (3), Fatih (2)</strong> ilçelerinde bulunan <strong>7 iş yeri</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>olmak üzere <strong>toplam 33 adreste</strong> arama yapılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Arama ve operasyonlara ilişkin işlemlerin sürdüğü belirtilirken, soruşturmanın <strong>örgütlü suçlar kapsamında</strong> titizlikle yürütüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturmaya ilişkin gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakirkoy-cumhuriyet-bassavciligindan-uyusturucu-operasyonu-23-supheli-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/04/hukuk-d.webp" type="image/jpeg" length="19800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM’den Konut Dokunulmazlığı Kararı: İtiraz Reddedildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/aymden-konut-dokunulmazligi-karari-itiraz-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/aymden-konut-dokunulmazligi-karari-itiraz-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali hâlinde soruşturma ve kovuşturmada şikâyet aranmayacağını öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti.</p>

<p>AYM, 10 Eylül 2025 tarihli kararında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen ve “konut dokunulmazlığının ihlali” ibaresini içeren (4) numaralı fıkraya yönelik itirazı reddetti. Karar, E.2025/106 sayılı dosyada oylandı.</p>

<h3><strong>Şikâyet şartı aranmayacak</strong></h3>

<p>İtiraz konusu kural, hırsızlık suçunu işlemek amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali hâlinde, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olmaksızın resen yapılmasını öngörüyor.</p>

<p>Başvuruda, bina veya eklentilerine girilerek işlenen hırsızlık fiilinin zaten nitelikli hırsızlık kapsamında değerlendirildiği, buna ek olarak konut dokunulmazlığının ihlali suçundan da ayrıca ceza verilmesinin “aynı fiilden iki kez cezalandırma” anlamına geldiği savunulmuştu. Ayrıca şikâyet şartının kaldırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştü.</p>

<h3><strong>AYM: Hukuk devleti ilkesine aykırılık yok</strong></h3>

<p>Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun suçların ağırlığı, kamu düzenine etkisi ve korunmak istenen hukuki yararları gözeterek hangi suçların şikâyete bağlı olacağını belirleme yetkisine sahip olduğunu vurguladı. Mahkeme, hırsızlık amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali hâlinde resen soruşturma yapılmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olmadığına karar verdi.</p>

<p>AYM, hırsızlık suçunda korunan hukuki yararın zilyetlik olduğuna dikkat çekerek, konut dokunulmazlığının ihlal edilmesinin ayrı ve ek bir hukuki değer ihlali oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu eylemlerin ayrıca cezalandırılmasının meşru ve caydırıcı bir amaç taşıdığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:center"><img height="312" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3303.png" width="549" /></p>

<h3><strong>“Aynı fiilden iki kez ceza” iddiası reddedildi</strong></h3>

<p>Mahkeme, “aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama” ilkesine ilişkin iddiayı da değerlendirdi. Kararda, bina veya eklentilerde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunun oluşması için her durumda konut dokunulmazlığının ihlalinin zorunlu olmadığı vurgulandı. Bu nedenle, hırsızlık ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının aynı fiil kapsamında bileşik suç oluşturmadığı belirtildi.</p>

<p>AYM, iki suçtan ayrı ayrı ceza öngörülmesinin, aynı fiil nedeniyle ikinci kez yargılama yapılması anlamına gelmediği sonucuna vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Karar oybirliğiyle</strong></h3>

<p>Anayasa Mahkemesi, tüm bu gerekçelerle düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verdi. Kararla birlikte, hırsızlık amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali hâlinde şikâyet aranmaksızın resen soruşturma ve kovuşturma yapılmasının önü açık tutulmuş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/aymden-konut-dokunulmazligi-karari-itiraz-reddedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3303.png" type="image/jpeg" length="34367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEAŞ operasyonunda 67 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/deas-operasyonunda-67-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/deas-operasyonunda-67-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Terörle Mücadele (TEM) ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince DEAŞ yanlısı faaliyet yürüten şüphelilere yönelik <strong>İstanbul merkezli 3 ilde</strong> eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan <strong>147 şüpheliden 67’si tutuklandı</strong>.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, <strong>M.Y. isimli şüphelinin liderliğinde</strong> illegal ders ve sohbetler düzenlendiği, mescitlerde <strong>fitre, zekât ve infak adı altında toplanan bağışların</strong> Suriye’deki DEAŞ kamplarında ve örgüt yanlılarına yönelik eğitim faaliyetlerinde kullanıldığı tespit edildi. Şüphelilerin ayrıca sosyal medya üzerinden <strong>DEAŞ propagandası yaptığı</strong> ve <strong>Yalova’da 3 polis memurunun şehit edildiği saldırıyla bağlantılı kişilerle irtibatlı</strong> oldukları belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>118 adrese baskın</h3>

<p><strong>30 Aralık 2025</strong> günü saat <strong>01.00</strong> itibarıyla İstanbul merkezli 3 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda <strong>118 adreste arama ve el koyma işlemi</strong> yapıldı. Operasyonlarda toplam <strong>147 şüpheli gözaltına alındı</strong>.</p>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>32 kişi</strong>, uluslararası terör örgütleriyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle <strong>sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezine</strong> teslim edildi. <strong>43 şüpheli hakkında adli kontrol</strong> talep edilirken, <strong>72 kişi tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine</strong> sevk edildi.</p>

<h3>67 kişi tutuklandı</h3>

<p>Sulh Ceza Hakimliğinde yapılan sorgular sonucunda <strong>67 şüpheli tutuklanırken</strong>, <strong>48 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı</strong>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/deas-operasyonunda-67-tutuklama</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/04/hukuk-d.webp" type="image/jpeg" length="35247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM'den Yüksek Mahkeme Üyelerine Ödenen Ek Tazminat Çalışma Barışını Bozar Kararı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/aymden-yuksek-mahkeme-uyelerine-odenen-ek-tazminat-calisma-barisini-bozar-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/aymden-yuksek-mahkeme-uyelerine-odenen-ek-tazminat-calisma-barisini-bozar-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong>Yüksek Mahkeme Üyelerine Ödenen Ek Tazminat Miktarının Belirlenmesine İlişkin Kuralın Anayasa’ya Aykırı Olduğu</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 11/10/2023 tarihinde&nbsp;<a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2023/177" rel="noopener" target="_blank">E.2023/104</a>&nbsp;numaralı dosyada, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 106. maddesine 6572 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle eklenen altıncı fıkranın 7447 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değiştirilen birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtiraz konusu kuralda, Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyelerine 40.000; Adalet Bakanlığı Müsteşarı, birinci sınıf hâkim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılar ve diğer hâkim ve savcılara 15.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenmesi öngörülmüştür.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; yapılan değişiklik öncesi Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile aynı mali haklara sahip olan kişilerin bu yönden kazanılmış haklarının olduğu, Yargıtay ve Danıştay üyeliği seçiminde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun geniş bir takdir yetkisi olduğundan nitelikleri uygun olduğu hâlde bu yerlere seçilemeyen kişilere herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, söz konusu değişikliğin çalışma barışı ile yargı düzeni içinde yer alan kurumların uyumlu ve verimli çalışmasını bozabileceği, ayrıca bu durumun yargının bağımsızlığını zedeleyebileceği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralın nesnel, makul ve zorunlu bir nedene dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi, değerlendirme yapılırken de kuralın gerekçesinin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay ve Danıştay üyelerinin yer aldıkları yargı kolundaki ilk derece ve istinaf mahkemelerinde görev yapan hâkimler ve savcılar ile Anayasa’da güvence altına alınan “<em>hâkimlik teminatı</em>” bakımından farklılıkları bulunmamaktadır. Bu bağlamda Yargıtay ve Danıştay üyelerinin özlük haklarına ilişkin düzenleme yapılırken yalnızca görev ve yetkileri, yapısı ve niteliği Anayasa’da özel olarak düzenlenen ve onlardan farklı durumda bulunan Anayasa Mahkemesi üyelerinin özlük hakları ile eşit duruma getirilmesi amacıyla, içinde bulundukları birinci sınıf hâkim ve savcılardan belirgin şekilde ayrışmaları sonucunu doğuracak bir düzenleme yapılmasının anayasal açıdan nesnel, makul ve zorunlu bir nedene dayanmadığı görülmüştür.</p>

<p>Bununla birlikte yasama yetkisinin genelliği ilkesi uyarınca kanun koyucunun Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla yapacağı düzenlemenin içeriğini belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu da kuşkusuzdur. Dolayısıyla itiraz konusu kural kapsamında ek tazminat miktarlarında düzenleme yapılması da kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir. Bu bağlamda kanun koyucu hâkim ve savcıların mali hakları ile ilgili düzenlemeler yaparken önceki kanuni düzenlemelerde olduğu gibi aynı ek tazminat rakamını öngörebileceği gibi anayasal görev ve yetkilerini gözetmek suretiyle Yargıtay ve Danıştay üyeleri için diğer birinci sınıf hâkim ve savcılardan farklı bir rakam da öngörebilir. Ancak bu farklılığın, hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinde büyük önem arz eden adli ve idari yargı sistemi içinde görev yapan mahkemeler arasındaki uyumu bozmayacak ve yargı hizmetinin bir bütün hâlinde nitelik ve nicelik olarak verimli bir şekilde yerine getirilebilmesine engel olmayacak şekilde makul ve kabul edilebilir ölçüde olması gerekir. Zira kanun koyucu, takdir yetkisi kapsamındaki düzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır.</p>

<p>İtiraz konusu kuralda ek tazminatın hesaplanmasında Yargıtay ve Danıştay üyeleri için 40.000, diğer tüm hâkim ve savcılar için ise 15.000 gösterge rakamı öngörülerek özellikle birinci sınıf hâkim ve savcılar aleyhine önemli ölçüde gelir farkı meydana getirilmektedir. Bu durum, adli ve idari yargı sisteminde yer alan mahkemeler arasında yargı hizmetinin yerine getirilmesinde huzursuzluk ve kırgınlığa neden olacak, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin birinci sınıf hâkim ve savcılardan tamamen farklı bir statüde olması sonucunu doğuracak niteliktedir. Bir başka deyişle itiraz konusu kuralla öngörülen ek tazminat farklılığı, Yargıtay ve Danıştay üyeliği kadrolarının sınırlı ve belirli sayıda olduğu da dikkate alındığında Anayasa’da güvence altına alınan “<em>hâkimlik teminatı</em>” bakımından farklılıkları bulunmayan birinci sınıf hâkim ve savcılar ile Yargıtay ve Danıştay üyeleri arasında çalışma barışını bozacak düzeyde olduğu ve söz konusu farklılığın makul ve orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Bu değerlendirmeler ışığında kuralın hukuk devleti ilkesi ile mülkiyet hakkı bağlamında eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu kanaatine varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/aymden-yuksek-mahkeme-uyelerine-odenen-ek-tazminat-calisma-barisini-bozar-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/7480725-38.png" type="image/jpeg" length="81375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Loğoğlu; Avukatı yalnız bırakmayan ve yanında olan bir Adana Barosu için biz varız]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/murat-logoglu-avukati-yalniz-birakmayan-ve-yaninda-olan-bir-adana-barosu-icin-biz-variz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/murat-logoglu-avukati-yalniz-birakmayan-ve-yaninda-olan-bir-adana-barosu-icin-biz-variz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokrat Avukatlar Grubu başkan aday adaylarından Murat Loğoğlu; Mesleki dayanışma hassasiyeti yüksek, üretken, yenilikçi ve dinamik bir Baro için yola çıktım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>"Savunmanın olduğu her yerde avukatı yalnız bırakmayan ve yanında olan bir Adana Barosu için biz varız diyoruz."</strong></h2>
</blockquote>

<p>23 Şubat 2024 Cuma günü yapılacak olan Demokrat Avukatlar Grubu önseçimde başkan aday adaylarından Av. Murat Loğoğlu neden aday adayı olduğunu ve hangi değişikliklere imza atacağını açıkladı.</p>

<p>Loğoğlu;&nbsp;“Geçmişin deneyimini, gençliğin dinamizmiyle birleştirerek yönetmeye adayım“ dedi.</p>

<p>Av. Murat Loğoğlu sözlerine şu şekilde devam etti;</p>

<p>"Baro avukat içindir diyoruz. Önce avukat diyen,&nbsp; hiçbir ayrım gözetmeksizin avukatın, özellikle de mesleğe yeni başlayan avukatlarımızın ekonomik ve mesleki sorunlarına çözüm üreten,</p>

<ul>
 <li><strong>Şeffaf ulaşılabilir ve hesap veren,</strong></li>
 <li><strong>Mesleki ve toplumsal olaylara duyarlı birlikte yönetme kültürünü benimseyen,</strong></li>
 <li><strong>Mesleki dayanışma hassasiyeti yüksek üretken, yenilikçi ve dinamik bir Baro için..</strong></li>
 <li><strong>Adliyede, karakolda, sokakta, meydanda...</strong></li>
 <li><strong>Savunmanın olduğu her yerde avukatı yalnız bırakmayan ve yanında olan bir Adana Barosu için biz varız diyoruz.</strong></li>
</ul>

<p><img alt="WhatsApp Image 2024-01-28 at 12.45.13 (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/whatsapp-image-2024-01-28-at-124513-1.jpeg" style="width: 100%" / width="2120" height="1302"></p>

<blockquote>
<h2>Av. Murat Loğoğlu&nbsp;Kendi&nbsp;Yaşamı Hakkında da Şu Bilgileri Paylaştı;</h2>
</blockquote>

<p>1967 yılında Kadirli'de doğdum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaokulu Ceyhan’da liseyi Adana Erkek Lisesi’nde tamamladım. 1989 yılında İstanbul üniversitesi hukuk fakültesinden mezun oldum.</p>

<p>Avukatlık stajımı Adana barosunda tamamladıktan sonra 1991 yılında Adana barosuna kaydolarak serbest avukatlığa başladım.</p>

<p>&nbsp;1993-2000 yılları arasında adli yargı hakim olarak görev yaptıktan sonra 2000 yılında tekrar serbest avukatlığa dönerek Adana barosuna kayıt oldum.</p>

<p>&nbsp;2008-2010 yılları arasında Adana Barosu disiplin kurulu başkanlığı yaptım.</p>

<p>&nbsp;2010-2012 yılları arasında CMK komisyonundan sorumlu koordinatör olarak Adana Barosu yönetim kurulu üyeliği yaptım.</p>

<p>&nbsp;2012 2016 yılları arasında Adana Barosu başkan yardımcılığı görevini üstlendim.</p>

<p>Hali hazırda staj komisyonu üyesi olup Adana Barosu staj eğitim vermeye devam ediyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/murat-logoglu-avukati-yalniz-birakmayan-ve-yaninda-olan-bir-adana-barosu-icin-biz-variz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-29-100708.png" type="image/jpeg" length="54269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Barosu, İHD ve ÇHD; "İranlı Avukatlar Yalnız Değildir"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-barosu-ihd-ve-chd-iranli-avukatlar-yalniz-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-barosu-ihd-ve-chd-iranli-avukatlar-yalniz-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran hükümeti, avukatların korkutma, engelleme, taciz veya uygunsuz müdahale olmaksızın tüm mesleki işlevlerini yerine getirebilmelerini sağlamalıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>"Uluslararası hukuk, herkes için adaletin koruyucusu olarak avukatlara özel koruma sağlayarak avukatların her toplumda oynadıkları özel rolü açıkça tanımaktadır. 2010 yılından bu yana, 24 Ocak'ta dünya genelindeki şehirlerde, ülkelerde ve farklı kıtalarda örgütlenen Tehlikedeki Avukatlar Günü, avukatların çalışmalarının engellendiği, avukatların yargı eliyle yahut farklı yollarla taciz edildiği veya fiziksel tehlike altında bulunduğu ülkelere odaklanmıştır."</p>
</blockquote>

<p><img alt="WhatsApp Görsel 2024-01-24 saat 11.59.59_d70e50d5" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/whatsapp-gorsel-2024-01-24-saat-115959-d70e50d5.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="901"></p>

<p>Adana Barosu, İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği tarafından Adana Barosunun toplantı salonunda "İran'lı Avukatlar Yalnız Değildir" başlıklı basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Ortak metni ÇHD Adana Şube:&nbsp;Başkanı&nbsp;Av.&nbsp;Baran&nbsp;Taygun METİN okudu.</p>

<p><strong>Metin sözlerine şu şekilde devam etti;</strong></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="685" src="https://www.youtube.com/embed/RtEANWMVznQ" title="Adana Barosu, İHD ve ÇHD Adana Şubeleri; &quot;İran'ı Avukatlar Yalnız Değildir&quot; Açıklaması Yaptılar." width="1217"></iframe></p>

<p>2024 yılında Tehlikedeki Avukatlar Günü, İran'a odaklanmaktadır. İran’daki avukatların durumu bugün son derece kritiktir. İran’daki hukuki düzenlemeler, avukatlara ruhsat verilmesini engelleyen kısıtlayıcı prosedürler ve İran Barosu’na üye olmak yahut yönetime katılmak için aday olan avukatlar hakkında hükümete güvenlik soruşturması yapma yetkisi verilmesi aracılığı ile hukuk mesleğinin bağımsızlığını zedelemektedir. İran hukuku aynı zamanda kişilerin kendi avukatlarını seçme hakkını ve aynı zamanda en ağır cezalandırılma riski altında olan kişiler de dahil olmak üzere kişilerin avukatlarına danışmak için yeterli süreye sahip olma hakkını da engellemektedir. Uygulamada, avukat-müvekkil gizliliği ilkesine açık müdahaleler de bulunmaktadır. Aynı şekilde yargı mekanizması ve yargıçların atama usulü üzerinde İran’ın en üst yetkilisinin kontrolü avukatların mesleki faakiyetlerini doğrudan etkilediği gibi, uluslararası hukuka da aykırıdır.</p>

<p>İnsan hakları savunucuları ve avukatlar üzerindeki baskı, 2022 yılında "uygunsuz başörtüsü taktığı" iddiasıyla tutuklanmasının ardından hayatını kaybeden 22 yaşındaki İranlı kadın Jina Mahsa Amini'nin ölümüyle ilgili protestolardan bu yana yoğunlaştı. Amini ailesinin avukatlığını üstlenmek, dosya ile ilgili röportaj vermek ve adli tıp kurumunun Jina Mahsa Amini'nin ölüm nedenine ilişkin düzenlediği rapora itiraz etmekle suçlanan avukat Saleh Nikbakht'ın "rejim aleyhine propaganda yapmaktan" mahkum edilmesi bunun açık bir örneğidir.</p>

<p>Protestolarla ilgili olarak yüzlerce insan hakları savunucusu tutuklanmış, ifadeye çağrılmış veya mahkemeye çıkarılmıştır. Yetkililer kamu görevlilerinin hesap verebilirliğine odaklanan ve adalet arayışında olanları taciz etmeye, tutuklamaya ve yargılamaya devam ederken, meslektaşlarımızın birçoğu gözaltında tutulmaya devam ediyor. Eylül 2022'den bu yana en az 66 avukat tutuklanmış ve gözaltına alınmıştır. Bu avukatlardan 11'i hüküm giymiş, 47'si ise fahiş tutarlarda kefaletlerle serbest bırakılmıştır. Bu protestoların ardından İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı gibi hükümet güvenlik birimleri ile birlikte Yargı Başkanı Gholam-</p>

<p>Hossein Mohseni Ejei’ye, ülke geneline yayılmış hukuk örgütlenmelerini derinlemesine inceleme yetkisi verildi.</p>

<p><img alt="WhatsApp Görsel 2024-01-24 saat 12.00.00_595ee603" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/whatsapp-gorsel-2024-01-24-saat-120000-595ee603.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="901"></p>

<blockquote>
<p>İran’daki avukatların karşı karşıya olduğu bu zor durum göz önüne alındığında, Tehlikedeki Avukatlar Günü Koalisyonu aşağıdaki talep ve önerileri ifade etme gereğini duymaktadır.</p>
</blockquote>

<p>1- İran hükümeti, avukatların korkutma, engelleme, taciz veya uygunsuz müdahale olmaksızın tüm mesleki işlevlerini yerine getirebilmelerini sağlamalıdır. Avukatlar, avukatlık görevleri çerçevesinde gerçekleştirdikleri herhangi bir eylemden dolayı kovuşturma veya idari, ekonomik veya diğer yaptırımlarla tehdit edilmemelidir. Mesleki faaliyetleriyle bağlantılı olarak avukatlara yönelik tüm yargılamalar sona erdirilmelidir. Mesleki faaliyetleriyle bağlantılı mahkumiyetleri nedeniyle cezaevinde bulunan tüm avukatlar serbest bırakılmalıdır.</p>

<p>2- Avukatlar, mesleki fonksiyonlarını yerine getirirken müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilmemelidir. Avukatlar, müvekillerinin neyle suçlandığına bakılmaksızın, onları temsil ettikleri için herhangi bir suçlamayla karşılaşmamalıdır.</p>

<p>3- Avukatlar, kendi çıkarlarını korumak, sürekli eğitim ve öğretimlerini teşvik etmek ve mesleki bütünlüklerini korumak amacıyla özerk meslek birlikleri kurma ve bunlara katılma hakkına sahip olmalıdır. Meslek birliklerinin yürütme organı birliğin üyeleri tarafından seçilmeli ve görevlerini dış müdahale olmaksızın yerine getirebilmelidir. İran hükümeti bu kuruluşların bağımsızlığına yönelik her türlü müdahaleye son vermelidir.</p>

<p>4- Bu avukat meslek birlikleri, herkesin hukuki hizmetlere etkili ve eşit bir şekilde erişebilmesini ve avukatların uygunsuz müdahaleler olmaksızın müvekkillerine yasalara ve kabul edilmiş mesleki standartlara ve etiğe uygun olarak hukuki danışmanlık ve yardımda bulunabilmesini sağlamak için gerekli tüm araçlara sahip olmalıdır.</p>

<p>5- Avukatlara karşı disiplin soruşturmaları, mesleki birlikleri tarafından oluşturulan tarafsız bir disiplin komitesi, bağımsız bir yasal makam veya bir mahkeme önünde yürütülmeli ve bağımsız yargı denetimine tabi olmalıdır. Disiplin işlemlerine İran hükümetinin doğrudan ya da dolaylı müdahalesi olmamalıdır. Avukatlar için mesleki davranış kuralları, mesleki birliklerinin kendisi tarafından uygun organları aracılığıyla veya mevzuatla belirlenmelidir.</p>

<p>6- Irk, renk, cinsiyet, etnik köken, din, siyasi ya da diğer görüşler, ulusal ya da sosyal köken, mülkiyet, doğum, ekonomik ya da diğer statüler nedeniyle avukatlık mesleğine girişte ya da mesleğin sürdürülmesinde hiç kimseye karşı ayrımcılık yapılmamalıdır.</p>

<p>7- İran hükümeti, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle tehdit edildiklerinde avukatların güvenliğini sağlamalıdır.</p>

<p>8- Avukatlar, yazılı ve sözlü savunmaları, yahut bir mahkeme, heyet yahut diğer bir idari makam önündeki mesleki beyanlarından ötürü yargısal tacize maruz bırakılmamalıdır.</p>

<p>9- İran hükümeti avukatların ifade, inanç, örgütlenme ve toplanma özgürlüğünü güvence altına almalıdır. Avukatlar, mesleki kısıtlamalara maruz kalmadan, özellikle hukuk, siyaset, hükümet ve idare ile ilgili tüm konularda kamuya açık tartışmalara katılma ve yerel, ulusal veya uluslararası örgütlere katılma veya bu örgütleri kurma ve toplantılarına katılma hakkına sahip olmalıdır.</p>

<p>10- Tüm insanlar haklarını korumak, tesis etmek ve savunmak için kendi seçtikleri avukatlara ve hukuki hizmetlere erişebilmelidir. Bu hak, ırk, renk, etnik köken, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer görüşler, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğum, ekonomik veya diğer statülere dayalı ayrımcılık gibi herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm insanlar için geçerli olmalıdır. Bu hak, hukuki hizmetler için yeterli finansman ve diğer kaynaklar sağlanarak güvence altına alınmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>11- Cezai bir suçla itham edildiklerinde, kişiler suçlamalar hakkında derhal bilgilendirilmeli ve kendi seçtikleri bir avukat tarafından desteklenme hakkına sahip olmalıdır. Hükümetler, suç isnadı olsun ya da olmasın, tutuklanan ya da gözaltına alınan herkesin kendi seçtikleri bir avukata derhal erişebilmelerini sağlamalıdır.</p>

<p>12- Avukatların, müvekkillerine etkili hukuki yardım sağlamayabilmeleri için gerekli tüm bilgi, dosya ve belgelere erişimine izin verilmelidir. Bu erişim hakkı, tüm mahkemeler ve isnat edilen tüm suç tipleri için uygulanmalıdır. Bu erişim mümkün olan en erken zamanda sağlanmalıdır. İran hükümeti, avukatlar ve müvekkilleri arasında mesleki ilişki çerçevesinde gerçekleşen tüm iletişim ve istişarelerin gizli olduğunu kabul etmelidir.</p>

<p>13- Avukatlar uygun eğitim ve öğretime sahip olmalı ve avukatın etik görevleri ile ulusal ve uluslararası hukuk tarafından tanınan insan hakları ve temel özgürlükler konusunda bilinçlendirilmelidir.</p>

<p>14- Mahkemeler veya idari makamların, bir avukatın müvekkili adına mahkeme yahut ilgili makam huzuruna çıkarak temsil hakkını tanımayı reddetmesi yasaklanmalıdır.</p>

<p>15- Son olarak, bugün İran'daki avukatların içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında, yetkililer bu durumun gerçekçi tespiti ve değerlendirilmesi için BM Yargıçlar ve Avukatların Bağımsızlığı Özel Raportörü'nün resmi bir ziyaretini kabul etmelidir.</p>

<p>Tehlikedeki Avukatlar Günü Uluslararası Koalisyonu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-barosu-ihd-ve-chd-iranli-avukatlar-yalniz-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/whatsapp-gorsel-2024-01-24-saat-115956-40b5a274.jpg" type="image/jpeg" length="11471"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
