<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/hukuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 02:28:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/hukuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Barosu’ndan Mehmet Sait Yıldırım çağrısı: “Derhal tahliye edilmelidir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/izmir-barosundan-mehmet-sait-yildirim-cagrisi-derhal-tahliye-edilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/izmir-barosundan-mehmet-sait-yildirim-cagrisi-derhal-tahliye-edilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Barosu, 30 yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan 75 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliye edilmesi çağrısında bulundu. Baro, koşullu salıverilme hakkı bulunmasına rağmen tahliyesinin üçüncü kez ertelendiğini belirterek, “Yaşam hakkının korunması için derhal tahliye edilmesi bir temenni değil, hukuki bir zorunluluktur” açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Barosu, ağır sağlık sorunları bulunan ve 30 yılı aşkın süredir cezaevinde tutulan Mehmet Sait Yıldırım’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baronun açıklamasına göre, <strong>75 yaşındaki Yıldırım’ın Şubat 2025’ten bu yana hukuken koşullu salıverilme hakkı bulunmasına rağmen tahliyesi üç kez ertelendi.</strong> Son olarak 24 Ağustos’ta gerçekleştirilen İdare ve Gözlem Kurulu mülakatı sırasında yaşanan gerginliğin ardından kalp krizi geçiren Yıldırım hastaneye kaldırıldı.</p>

<h2>Baro heyeti hastanede ziyaret etti</h2>

<p>İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Arif Çınar Evrim ile Cezaevi Komisyonu üyeleri Av. Fatma Demirer ve Av. Nehir Bilece’den oluşan heyet, Yıldırım’ın sağlık durumunu yerinde incelemek amacıyla hastaneyi ziyaret etti.</p>

<p>Yapılan görüşmede Yıldırım’ın <strong>KOAH, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları</strong> bulunduğu, kalbine iki stent takıldığı belirtildi.</p>

<p>Baro, sağlık durumunun ağırlığına rağmen Yıldırım’ın hastane yatağında kelepçeli tutulduğunu bildirdi.</p>

<h2>“Hastane yatağında kelepçe insan onuruna aykırı”</h2>

<p>İzmir Barosu, ağır hasta bir mahpusun hastane yatağında kelepçelenmesine tepki gösterdi.</p>

<p>Açıklamada, <strong>“Hastane yatağındaki bir mahpusa kelepçe takmak insan onuruna aykırıdır”</strong> denildi.</p>

<p>Baro, Yıldırım’ın 30 yıllık ceza infaz sürecini tamamlamasına rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliyesinin engellendiğini belirterek, mevcut uygulamanın hukuki açıdan ciddi sorunlar barındırdığını savundu.</p>

<h2>“Zamana yayılmış bir idam cezasına dönüştü”</h2>

<p>İzmir Barosu, hasta mahpusların tahliyelerinin çeşitli gerekçelerle ertelenmesinin sonuçlarına dikkat çekerek sert ifadeler kullandı.</p>

<p>Açıklamada, <strong>“Kağıt üzerinde kaldırılan ölüm cezası; hasta mahpusları kelepçelerle, ertelemelerle ve tedavisizlikle cezaevinde tutarak zamana yayılmış bir idam cezasına dönüştürülmüştür”</strong> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Baro ayrıca İdare ve Gözlem Kurullarının, mahkemelerin yerine geçerek kişilerin cezaevinde kalma sürelerini fiilen uzatabilecek kararlar almasının da başlı başına hukuki bir sorun olduğunu belirtti.</p>

<h2>“Tahliye bir temenni değil, hukuki zorunluluk”</h2>

<p>Mehmet Sait Yıldırım’ın yaşam hakkının korunması gerektiğini vurgulayan İzmir Barosu, ağır sağlık sorunları bulunan 75 yaşındaki mahpusun <strong>derhal tahliye edilmesi</strong> çağrısında bulundu.</p>

<p>Baro açıklamasını, <strong>“Mehmet Sait Yıldırım’ın yaşam hakkının korunması için derhal tahliye edilmesi bir temenni değil, hukuki bir zorunluluktur. İzmir Barosu olarak, onurlu bir yaşam için mücadeleye devam edeceğiz”</strong> sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/izmir-barosundan-mehmet-sait-yildirim-cagrisi-derhal-tahliye-edilmelidir</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/izliycccccccccorum.png" type="image/jpeg" length="51515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği'nden Kavala kararı sonrası çağrı: AİHM kararları gecikmeksizin uygulanmalı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turkiye-barolar-birliginden-kavala-karari-sonrasi-cagri-aihm-kararlari-gecikmeksizin-uygulanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turkiye-barolar-birliginden-kavala-karari-sonrasi-cagri-aihm-kararlari-gecikmeksizin-uygulanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği yeni kararın ardından Türkiye'deki yargı sistemine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. TBB, AİHM kararlarının gecikmeksizin ve tam olarak uygulanması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AİHM'nin Kavala'nın başvurusuna ilişkin kararında; özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğünün yanı sıra, hakların sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerle bağlantılı olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 18. maddesinin ihlal edildiği tespit edildi.</p>

<p>TBB İnsan Hakları Merkezi, AİHM'nin karar kapsamında Osman Kavala'nın <strong>gecikmeksizin serbest bırakılmasına</strong>, hakkındaki mahkumiyet kararının sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve tespit edilen ihlallerin etkili biçimde giderilmesine hükmettiğini belirtti.</p>

<h3>“İlk AİHM kararı da uygulanmadı”</h3>

<p>Açıklamada, Kavala'nın 18 Ekim 2017'den bu yana özgürlüğünden yoksun olduğu hatırlatıldı. TBB, AİHM'nin 2019 yılında verdiği ilk Kavala kararında da tutuklamanın makul şüpheye dayanmadığını ve Kavala'yı bir insan hakları savunucusu olarak susturmaya yönelik örtülü bir amaç taşıdığını tespit ettiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kararın 11 Mayıs 2020'de kesinleşmesine rağmen uygulanmadığı belirtilen açıklamada, AİHM Büyük Dairesi'nin 2022 yılında Türkiye'nin kesinleşmiş AİHM kararlarını uygulama yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmettiği ifade edildi.</p>

<h3>Demirtaş, Yüksekdağ ve Can Atalay kararları da gündemde</h3>

<p>TBB İnsan Hakları Merkezi, Kavala kararının Türkiye'deki insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı alanındaki durumdan ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, AİHM'nin Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu hakkındaki kararlarının yanı sıra Anayasa Mahkemesi'nin Şerafettin Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararlarının uygulanmamasının da yargı sistemi açısından ciddi sorun oluşturduğu savunuldu.</p>

<p>TBB, yüksek mahkeme kararlarının yürütme ve yargı mercileri tarafından uygulanmamasının <strong>hukuk devleti ilkesine telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini</strong> ifade etti.</p>

<h3>HSK için yapısal düzenleme çağrısı</h3>

<p>Açıklamada Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yapısı da ele alındı. TBB, yürütmenin HSK üzerindeki baskın konumunun sona erdirilmesi ve Kurulun özerkliğinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>AİHM'nin Bilgen/Türkiye ve Eminağaoğlu/Türkiye kararlarına atıf yapılan açıklamada, HSK'nin meslekten çıkarma dışındaki kararlarına karşı yargısal denetim yolunun kapalı olmasının da sorun teşkil ettiği savunuldu. TBB, tüm HSK kararlarına karşı etkili yargısal denetim yolunun açılması çağrısı yaptı.</p>

<h3>“Ceza muhakemesi araçları baskı yöntemine dönüştü”</h3>

<p>TBB İnsan Hakları Merkezi ayrıca siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, sivil toplum temsilcileri ve hükümet politikalarını eleştiren kişiler bakımından özellikle tutuklamanın olağan bir baskı yöntemine dönüştüğünü öne sürdü.</p>

<p>Soruşturmalar tamamlanmadan basına sızdırılan seçilmiş bilgilerin masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkını zedelediği belirtilen açıklamada, yargılama sonuçlanmadan medya kuruluşlarına el konulabilmesinin de basın özgürlüğü açısından ciddi bir sorun olduğu ifade edildi.</p>

<p>TBB İnsan Hakları Merkezi, başta Kavala kararı olmak üzere AİHM'nin ilgili kararlarının tam olarak uygulanması, Demirtaş, Yüksekdağ, Can Atalay ve Tayfun Kahraman hakkındaki kararların gereğinin yerine getirilmesi, HSK'nin özerkliğinin güvence altına alınması ve adil yargılanma, ifade ve basın özgürlüğü ile masumiyet karinesine yönelik ihlallere son verilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turkiye-barolar-birliginden-kavala-karari-sonrasi-cagri-aihm-kararlari-gecikmeksizin-uygulanmali</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/12/turkiyebaro.jpg" type="image/jpeg" length="21119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akın Gürlek duyurdu: Yıllardır çözülemeyen faili meçhul cinayetler aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/akin-gurlek-duyurdu-yillardir-cozulemeyen-faili-mechul-cinayetler-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/akin-gurlek-duyurdu-yillardir-cozulemeyen-faili-mechul-cinayetler-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında 36 dosyanın aydınlatıldığını, bu dosyalarda 41 kişinin hayatını kaybettiğini ve 7 kişinin yaralandığını açıkladı. Ankara ve Osmaniye’de yıllardır çözülemeyen iki önemli cinayet dosyasında da şüphelilerin belirlenerek tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong><a href="https://www.habereguven.com/insan-haklari">Adalet </a>Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyonun</strong>, Cumhuriyet Başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının çalışmalarıyla somut sonuçlara dönüştüğünü belirtti.</p>

<p>Gürlek, <strong>24 Nisan 2026’da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı</strong> koordinasyonunda bugüne kadar 36 dosyanın aydınlatıldığını ifade etti.</p>

<h2>Ankara’daki seri cinayet dosyası yeniden açıldı</h2>

<p>Çalışmalar kapsamında Ankara’da 2015 yılında meydana gelen ve uzun yıllardır faili belirlenemeyen <strong>3 kasten öldürme ve 6 kasten öldürmeye teşebbüs</strong> olayı yeniden incelendi.</p>

<p>Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu’nun öldürüldüğü olaylarla birlikte 6 kişinin öldürülmeye teşebbüs edilmesine ilişkin dosyalardaki benzerlikler mercek altına alındı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>beyanlar, HTS ve baz kayıtları, şüphelinin olaylar sırasında bulunduğu yerler ve Antalya’da işlenen benzer nitelikteki bir cinayet</strong> birlikte değerlendirildi.</p>

<p>M.Ö.’nün 2015 yılı sonunda Ankara’dan ayrılmasının ardından benzer saldırıların sona ermesi de soruşturmadaki önemli bulgulardan biri oldu.</p>

<p>Halen başka bir cinayet suçundan cezaevinde bulunan <strong>M.Ö.’nün</strong>, Ankara’daki 3 cinayet ve 6 öldürmeye teşebbüs olayının şüphelisi olduğu belirlendi. 7 Ağustos 2026’da ifadesi alınan M.Ö., <strong>3 kez kasten öldürme ve 6 kez kasten öldürmeye teşebbüs</strong> suçlarından tutuklandı.</p>

<h2>Osmaniye’de 2019’daki çift cinayeti aydınlatıldı</h2>

<p>Osmaniye’de ise <strong>13 Şubat 2019’da evlerinde öldürülen Mustafa ve Hüsna Ala çiftinin</strong> dosyası yeniden ele alındı.</p>

<p>Soruşturmada olay yeri fotoğrafları, kayıp senet, tanık ifadeleri, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile PTS verileri yeniden incelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan değerlendirmelerde şüpheli <strong>Y.K.’nın maktulle irtibatı</strong>, olay bölgesindeki baz kayıtları ve aracına ilişkin giriş-çıkış kayıtları tespit edildi.</p>

<p>21 Ağustos’ta gözaltına alınan Y.K., çıkarıldığı <strong>Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı.</strong></p>

<h2>“Suçun ve suçlunun peşini bırakmayacağız”</h2>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, açıklamasının sonunda faili meçhul dosyaların aydınlatılması için çalışmaların süreceğini belirterek, <strong>aradan yıllar geçse dahi suçun ve suçlunun peşinin bırakılmayacağını</strong> vurguladı.</p>

<p>Gürlek, kamu vicdanında açık kalan dosyaların sahipsiz bırakılmayacağını ve faili meçhul olayların birer birer aydınlatılmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/akin-gurlek-duyurdu-yillardir-cozulemeyen-faili-mechul-cinayetler-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/akin-gurlek-2.jpg" type="image/jpeg" length="90860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[818 Şüphelinin Gayrimenkul ve Mal Varlıklarına El Konuldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/818-suphelinin-gayrimenkul-ve-mal-varliklarina-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/818-suphelinin-gayrimenkul-ve-mal-varliklarina-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>İstanbul’da dört ayrı “yeni nesil” suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalarda, aralarında örgüt elebaşı ve yöneticilerinin de bulunduğu 818 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık payları, hak ve alacaklarına el konulmasına karar verildi.</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından dört ayrı “yeni nesil” suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalarda yeni bir karar alındı. Daha önce şüphelilerin banka hesapları, kiralık kasaları ve kripto varlıklarına el konulmasının ardından bu kez taşınır ve taşınmaz mal varlıkları da soruşturma kapsamına alındı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında toplam <strong>818 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri, şirket ortaklık payları ile hak ve alacaklarına el konulmasına</strong> karar verildi.</p>

<h3>Dört ayrı örgüt soruşturma kapsamında</h3>

<p>El koyma kararı verilen şüpheliler dört ayrı suç örgütü kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>İlk grupta örgüt elebaşı Beratcan Gökdemir ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu <strong>399 şüpheli</strong> yer alıyor.</p>

<p>Barış Boyun’un örgüt elebaşı olarak gösterildiği ikinci grupta ise <strong>281 şüpheli</strong> bulunuyor.</p>

<p>Örgüt elebaşı Uğurcan Gündoğmuş ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu <strong>69 şüpheli</strong> hakkında aynı karar uygulanırken, Volkan Ramazan Ayhan ile yönetici ve koordinasyon görevinde oldukları belirtilen kişilerin de aralarında bulunduğu <strong>69 şüphelinin</strong> mal varlıklarına da el konuldu.</p>

<h3>Finansal kaynaklar da hedefte</h3>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaların yalnızca suç örgütlerinin sahadaki unsurlarına değil, bu yapıların finansal kaynaklarına da yönelik yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Gürlek'in açıklamasına göre, 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına daha önce el konulmuştu. Mali soruşturmalarda suç gelirlerinin kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizlenmesi veya aklanması iddiaları da takip ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Finansal damarlarını da keseceğiz”</h3>

<p>Bakan Gürlek, organize suç örgütleriyle mücadelede yalnızca örgüt üyelerinin değil, örgütlerin ekonomik yapılarının da hedef alınacağını belirterek, suçtan elde edilen gelirlerin takip edildiğini ifade etti.</p>

<p>Gürlek, 22 Haziran 2026'da 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına “Organize Suç Örgütleri ile Mücadele” konulu genelge gönderildiğini de hatırlattı.</p>

<p>Soruşturmanın son aşamasında verilen el koyma kararlarıyla birlikte, dört ayrı örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelilerin <strong>banka hesaplarından kripto varlıklarına, gayrimenkullerinden şirket ortaklıklarına kadar uzanan mali varlıkları</strong> soruşturma kapsamına alınmış oldu.</p>

<p><a href="https://www.trthaber.com/haber/turkiye/yeni-nesil-suc-orgutu-sorusturmalarinda-gayrimenkullere-el-koyma-karari-954194.html?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">TRT Haber'in haberinin tamamı</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/818-suphelinin-gayrimenkul-ve-mal-varliklarina-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/04/hukuk-d.webp" type="image/jpeg" length="20782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 4 ayda 30 dosyadaki 35 faili meçhul cinayet aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-4-ayda-30-dosyadaki-35-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-4-ayda-30-dosyadaki-35-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dört aylık çalışmaları kapsamında 30 dosyada toplam 35 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını açıkladı.</strong></p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma birimlerinin koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda uzun yıllardır çözülemeyen birçok dosyada önemli ilerlemeler sağlandığını belirtti.</p>

<h2>İki eski cinayet dosyasında yeni gelişme</h2>

<p>Gürlek'in verdiği bilgiye göre, Kırıkkale'de 2014 yılında kaybolan ve 2025 yılında bir evdeki derin dondurucuda cansız bedenine ulaşılan Hüseyin Okumuşoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden ele alındı. Dosyada 98 kişinin ifadesi alınırken, 112 kurumla yazışma yapıldı. Teknik incelemeler ve yeni deliller doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi. Düzenlenen operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir diğer gelişme ise Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde 2018 yılında öldürülen Emrah Daşdemir dosyasında yaşandı. HTS kayıtları, baz hareketleri, sosyal medya yazışmaları ve yeni deliller doğrultusunda daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Halil Can Çelik gözaltına alındı.</p>

<h2>"Her yeni delilin peşinden gitmeye devam edeceğiz"</h2>

<p>Çalışmalarda görev alan Kırıkkale ve Kızılcahamam Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma personeline teşekkür eden Gürlek, faili meçhul dosyaların aydınlatılması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Gürlek, "Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin ve ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye, faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesini sağlamaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 2026 yılında faaliyete geçirilmiş, geçmiş yıllarda çözülemeyen cinayet ve kayıp dosyalarının yeniden incelenmesi amacıyla kurulmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-4-ayda-30-dosyadaki-35-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/04/hukuk-d.webp" type="image/jpeg" length="72949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hizmet Birleştirenlere AYM'den Emsal Karar]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hizmet-birlestirenlere-aymden-emsal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hizmet-birlestirenlere-aymden-emsal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>AYM, Fikret Aslan İçtihadını Sürdürdü: Hizmet Birleştirmesi Yapan Kamu Görevlilerine Emekli İkramiyesi Ödenmemesi Yeniden Hak İhlali Sayıldı</h2>

<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), hizmet birleştirmesi yaparak emekli olan kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödenmemesine ilişkin önemli bir hak ihlali kararına daha imza attı. Yüksek Mahkeme, <strong>Kemal Yüzügüllü ve Diğerleri Başvurusu</strong> kapsamında verdiği kararda, daha önce <strong>Fikret Aslan</strong> kararında ortaya koyduğu içtihadı yineleyerek, başvurucular yönünden <strong>mülkiyet hakkıyla bağlantılı ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine</strong> hükmetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AYM İkinci Bölümü'nün 22 Nisan 2026 tarihli kararında, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirerek emekli aylığı bağlanan kamu görevlilerine, kamu görevlerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun sona ermediği gerekçesiyle emekli ikramiyesi ödenmemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtildi.</p>

<h2>Başvurucular Ne Talep Etti?</h2>

<p>Başvurucular, farklı sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmet sürelerinin birleştirilmesi sonucunda emekli aylığı almaya hak kazandıklarını ancak emekli ikramiyesi alamadıklarını belirtti.</p>

<p>Başvuruda, hizmet birleştirmesi yapmadan emekli olan memurlara herhangi bir ek şart aranmaksızın emekli ikramiyesi ödenirken, aynı haktan yararlanmak isteyen hizmet birleştirmesi yapan kamu görevlilerinin farklı muameleye tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürüldü. Ayrıca açtıkları iptal davalarının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet haklarının da ihlal edildiği savunuldu.</p>

<h2>AYM: Fikret Aslan Kararındaki İlkeler Geçerli</h2>

<p>Mahkeme, uyuşmazlığın daha önce Genel Kurul tarafından karara bağlanan <strong>Fikret Aslan (B. No: 2019/41241, 25/2/2025)</strong> başvurusuyla aynı hukuki nitelikte olduğunu belirtti.</p>

<p>Kararda şu tespitlere yer verildi:</p>

<ul>
 <li>Emekli Sandığı kapsamındaki hizmet süresi tek başına emekliliğe yeterli olan kamu görevlileri, görevleri nasıl sona ererse ersin emekli ikramiyesi alabiliyor.</li>
 <li>Buna karşılık hizmet birleştirmesi yapmak zorunda kalan kamu görevlileri için ayrıca "kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde görevden ayrılmış olma" şartı aranıyor.</li>
 <li>Aynı emeklilik hakkına sahip kişiler arasında yalnızca hizmet birleştirmesi nedeniyle farklı uygulama yapılması, başvuruculara <strong>orantısız bir külfet yüklüyor</strong>.</li>
 <li>Bu nedenle farklı muamelenin objektif ve makul bir gerekçesi bulunmuyor.</li>
</ul>

<h2>Ayrımcılık Yasağı ve Mülkiyet Hakkı İhlal Edildi</h2>

<p>AYM, bu gerekçelerle başvurucuların <strong>Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesindeki ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine</strong> karar verdi.</p>

<p>Mahkeme, somut olayda Fikret Aslan kararındaki anayasal ilkelerden ayrılmayı gerektiren herhangi bir durum bulunmadığını özellikle vurguladı.</p>

<h2>Sorunun Kaynağı Kanun Hükmü</h2>

<p>Kararda, ihlalin bireysel idari işlemlerden değil, doğrudan <strong>5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin ikinci fıkrasından</strong> kaynaklandığı belirtildi.</p>

<p>AYM, bu hususun daha önce de <strong>Fikret Aslan</strong> kararında tespit edildiğini ve kanundan kaynaklanan bu ayrımcılığın giderilmesi gerektiğini yineledi.</p>

<h2>İçtihat Güçleniyor</h2>

<p>Kemal Yüzügüllü ve diğerleri kararıyla Anayasa Mahkemesi, hizmet birleştirmesi nedeniyle emekli ikramiyesi alamayan kamu görevlileri bakımından oluşturduğu <strong>Fikret Aslan içtihadını pekiştirmiş</strong> oldu.</p>

<p>Karar, aynı durumda bulunan çok sayıda kamu görevlisinin bireysel başvuruları ve devam eden davaları açısından emsal niteliği taşırken, kanuni düzenlemenin değiştirilmesi yönündeki beklentiyi de güçlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hizmet-birlestirenlere-aymden-emsal-karar</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/02/aym.jpg" type="image/jpeg" length="31086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adli Tatil Başlıyor: Yargıda Toplu İzin Dönemi 31 Ağustos'a Kadar Sürecek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adli-tatil-basliyor-yargida-toplu-izin-donemi-31-agustosa-kadar-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adli-tatil-basliyor-yargida-toplu-izin-donemi-31-agustosa-kadar-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yargıda her yıl uygulanan <strong>adli tatil</strong>, 20 Temmuz itibarıyla başlıyor. <strong>31 Ağustos'a kadar</strong> sürecek adli tatil boyunca adliyelerde yalnızca acil nitelikteki işler ile tutuklu sanıkları ilgilendiren davalar görülecek. Genel dava ve duruşmalar ise yeni adli yılın başlayacağı <strong>1 Eylül</strong> tarihine kadar ertelenecek.</p>

<h2><strong>Nöbetçi mahkemeler görev yapacak</strong></h2>

<p>Adli tatil süresince adliyelerde nöbetçi mahkemeler hizmet vermeye devam edecek. Bu mahkemeler, tutuklu dosyaları ile gecikmesinde sakınca bulunan acil hukuki işlemleri karara bağlayacak.</p>

<p>Adli tatil uygulaması; Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Danıştay Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri gereğince her yıl <strong>20 Temmuz'da başlayıp 31 Ağustos'ta sona eriyor.</strong></p>

<h2><strong>Yargıtay ve Danıştay'da nöbet sistemi uygulanacak</strong></h2>

<p>Adli tatil boyunca yüksek yargı organlarında da nöbetçi heyetler görev yapacak.</p>

<p>Danıştay'da oluşturulan nöbetçi heyet, esas hakkında karar vermeyecek; yalnızca <strong>yürütmenin durdurulması</strong> taleplerini değerlendirecek.</p>

<p>Yargıtay'da ise biri hukuk, diğeri ceza alanında olmak üzere iki nöbetçi daire çalışacak. Ceza dairesi özellikle tutuklu sanıklarla ilgili dosyaları ele alacak.</p>

<p>Öte yandan, <strong>Anayasa Mahkemesi adli tatil uygulaması kapsamında yer almıyor</strong> ve çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.</p>

<h2><strong>Yeni adli yılda önemli davalar görülecek</strong></h2>

<p>Adli tatilin sona ermesinin ardından kamuoyunun yakından takip ettiği birçok davanın duruşmaları yeniden başlayacak.</p>

<p>Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li><strong>3 Eylül'de</strong>, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davanın duruşması devam edecek.</li>
 <li><strong>17 Eylül'de</strong>, Maydonoz Döner işletmelerinin Ankara yapılanmasına ilişkin FETÖ'ye finansman sağlandığı iddiasıyla açılan davanın duruşması görülecek.</li>
 <li><strong>22 Eylül'de</strong>, kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin davada sanık Ümitcan Uygun yeniden hâkim karşısına çıkacak.</li>
 <li><strong>30 Eylül'de</strong>, araç muayene istasyonunda çıkan kavgada polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesine ilişkin davaya devam edilecek.</li>
 <li><strong>14 Ekim'de</strong>, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı davası görülecek.</li>
 <li><strong>16 Ekim'de</strong> ise Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2021-2024 dönemine ait konser harcamalarına ilişkin açılan davanın duruşması yapılacak.</li>
</ul>

<h2><strong>Yeni iddianameler de bekleniyor</strong></h2>

<p>Yeni adli yılda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bazı önemli soruşturmalarda da iddianamelerin tamamlanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunlar arasında, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında yürütülen "suç örgütü kurma", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması ile Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma da yer alıyor.</p>

<p>Yargı, adli tatilin ardından <strong>1 Eylül'de başlayacak yeni adli yıl</strong> ile birlikte normal çalışma düzenine dönecek.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adli-tatil-basliyor-yargida-toplu-izin-donemi-31-agustosa-kadar-surecek</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/04/hukuk-d.webp" type="image/jpeg" length="72705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fikri Mülkiyet Korumasında Marka Avukatının Rolü]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/fikri-mulkiyet-korumasinda-marka-avukatinin-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/fikri-mulkiyet-korumasinda-marka-avukatinin-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.skhukukdanismanlik.com/marka-avukati" rel="dofollow">Marka avukatı</a>, işletmelerin fikri mülkiyet haklarını korumak ve marka tescil sürecini yönetmek için başvurduğu hukuk uzmanıdır. Küresel ticaretin hız kazanması ve dijital pazarlamada markalaşmanın öne çıkması, kurumlar için bu alanda uzman desteği almayı neredeyse zorunlu hale getirmiştir.</p>

<p>Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Türkiye'de yıllık marka başvurusu sayısı yüz binleri aşmakta, bu da rekabetin ve olası ihtilafların da arttığını göstermektedir. Bu oran, tescilsiz kalan markaların karşılaştığı risklerin de aynı hızla büyüdüğünü göstermektedir.</p>

<p><img alt="Basarili Marka Korumasi Icin Gereken Belgeler" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/basarili-marka-korumasi-icin-gereken-belgeler.jpg" width="1200" /></p>

<p>Yalnızca büyük şirketler değil, yeni kurulan girişimler ve bireysel girişimciler de marka haklarını korumak için hukuki desteğe ihtiyaç duyar. Marka adı, logo veya slogan üzerinde oluşan haklar tescil edilmediği sürece hukuken zayıf kalır ve üçüncü kişiler tarafından kullanılma riskiyle karşı karşıya kalabilir.</p>

<p>Bu nedenle işini büyütmeyi planlayan her marka sahibinin süreç başlamadan önce bir marka vekiliyle görüşmesi faydalı olur. Özellikle marka değeri zamanla yükselen işletmelerde, erken alınan hukuki önlemler ileride doğabilecek uyuşmazlıkların maliyetini azaltabilir.</p>

<p>Bu yazıda marka vekilinin görevleri, fikri mülkiyet hukukunun temel dinamikleri ve marka korumasında izlenmesi gereken adımlar ele alınmaktadır. <a href="https://www.skhukukdanismanlik.com" rel="dofollow">SK Hukuk &amp; Danışmanlık</a> gibi bu alanda deneyimli hukuk büroları, tescilden ihtilaf çözümüne kadar birçok aşamada kurumlara ve bireylere destek sunmaktadır. Böylece hem yeni başlayan girişimciler hem de köklü kurumlar, kendi durumlarına uygun adımları daha net görebilir.</p>

<p><img alt="Ulusal Marka Tescili Proseduru" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/ulusal-marka-tescili-proseduru.jpg" width="1200" /></p>

<p>Marka Avukatı Nedir?</p>

<p>Bu unvanla anılan hukuk profesyoneli, sınai mülkiyet hukukunda uzmanlaşmış olup marka tescili, izleme ve ihlal süreçlerinde müvekkillerine rehberlik eder. Bu uzmanlık alanı, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde marka haklarının korunmasını kapsar. Bu kapsamda sunulan danışmanlık, yalnızca başvuru aşamasıyla sınırlı kalmaz, markanın yaşam döngüsü boyunca devam eder.</p>

<p>Marka Tescili Sürecindeki Hukuki Danışmanlık</p>

<p>Tescil sürecinde marka vekili öncelikle benzer marka araştırması yaparak başvurunun reddedilme riskini değerlendirir. Ardından başvuru dosyasını hazırlar, sınıflandırmayı doğru şekilde yapar ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde takibini üstlenir. Üçüncü kişilerden gelebilecek itirazlara karşı da yanıt hazırlayarak sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar. Ayrıca marka örneğinin görsel ve yazılı unsurlarının başvuru formuna doğru şekilde işlenmesi de bu aşamada titizlikle takip edilir.</p>

<p>Marka İhlali ve Koruması Kapsamında Verilen Hizmetler</p>

<p>Tescil sonrasında sınai mülkiyet avukatı, piyasada haksız kullanım olup olmadığını izler ve gerektiğinde ihtarname gönderir. Haksız rekabet veya taklit ürün tespiti gibi durumlarda delil toplama sürecini yönetir. Uyuşmazlığın boyutuna göre idari başvuru veya dava yoluna gidilmesi konusunda müvekkile yol gösterir. Gerekirse gümrük idareleri nezdinde izleme talebi başlatılarak taklit ürünlerin yurda girişinin önlenmesi de sağlanabilir.</p>

<p>Fikri Mülkiyet Hukuku ve Marka Koruması</p>

<p>Fikri mülkiyet hukuku, marka, patent, tasarım ve telif hakları gibi soyut değerlerin korunmasını düzenler. Türkiye'de bu alan büyük ölçüde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde şekillenir. Bu düzenlemeler, hem yerli hem de yabancı marka sahiplerinin Türkiye'de eşit koşullarda korunmasını amaçlar.</p>

<p>Ulusal Marka Tescili Prosedürü</p>

<p>Ulusal tescilde başvuru Türk Patent ve Marka Kurumuna elektronik ortamda yapılır ve şekli inceleme sonrasında ilan aşamasına geçilir. İlan süresi içinde itiraz gelmezse marka tescil belgesi düzenlenir. Bu süreçte doğru sınıf seçimi ve marka örneğinin uygun şekilde sunulması başvurunun kabul şansını doğrudan etkiler. Başvuru sırasında marka örneğinin ayırt edici niteliği yeterince güçlü değilse, kurum resen ret kararı verebilir.</p>

<p>Uluslararası Markaların Korunması</p>

<p>Yurt dışına açılmayı planlayan işletmeler için Madrid Protokolü kapsamında tek başvuru ile birden fazla ülkede koruma talep edilebilir. Her ülkenin kendi mevzuatı ve inceleme kriterleri bulunduğundan, hedef pazarlara göre stratejinin önceden belirlenmesi önerilir. Bu noktada uluslararası deneyime sahip bir hukuk danışmanından destek almak süreci kolaylaştırır. Bazı ülkelerde yerel dil ve kültürel unsurlar nedeniyle marka isminin farklı şekilde algılanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.</p>

<p>Marka İhlalleri ve Yasal Başvuru Süreçleri</p>

<p>Marka hakkı ihlal edildiğinde hak sahibinin izleyebileceği birden fazla hukuki yol bulunur. Doğru yöntemin seçimi, ihlalin niteliğine ve elde edilebilecek kanıtların gücüne göre değişir. Bu yolların hangi sırayla ve ne şekilde uygulanacağı, dosyanın aciliyetine göre de farklılık gösterebilir.</p>

<p>Haksız Kullanım İddiasında Kanıt Toplama</p>

<p>İhlal iddiasının temelini güçlü kanıtlar oluşturur; bu nedenle fatura, ürün örneği, reklam materyali ve internet üzerindeki kullanım kayıtları düzenli biçimde saklanmalıdır. Noter tespiti veya bilirkişi incelemesi gibi yöntemlerle kanıtların hukuki geçerliliği artırılabilir. Kanıt toplama aşamasının erken başlaması, sonraki süreçte önemli avantaj sağlar. Sosyal medya paylaşımları ve e-ticaret platformlarındaki ürün listeleri de zamanında arşivlenerek kanıt dosyasına eklenmelidir.</p>

<p>İdari ve Yargısal İhtiyaçlar</p>

<p>Bazı ihlallerde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde idari itiraz yeterli olabilirken, daha ciddi ihlallerde fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerine başvurulması gerekebilir. Tedbir talepleri, tazminat davaları ve men davaları bu kapsamda değerlendirilen başlıca hukuki araçlardır. Sürecin hangi yönde ilerleyeceği somut olaya göre değerlendirilmesi gereken bir konudur. Tercih edilecek yöntem, hem sürecin hızı hem de elde edilmek istenen sonucun niteliği dikkate alınarak belirlenir.</p>

<p>Başarılı Marka Koruması İçin Gereken Belgeler</p>

<p>Marka korumasının etkili olabilmesi için doğru belgelerin eksiksiz biçimde hazırlanması gerekir. Belge eksikliği, hem tescil aşamasında hem de olası bir ihtilafta hak kaybına yol açabilir. Bu belgelerin düzenli ve erişilebilir şekilde saklanması, ileride ortaya çıkabilecek taleplere hızlı yanıt verilmesini kolaylaştırır.</p>

<p>Tescil Belgesi ve Hukuki Kanıtlar</p>

<p>Marka tescil belgesi, hak sahipliğinin en temel yasal dayanağıdır ve her türlü hukuki başvuruda ilk sunulması gereken belgedir. Buna ek olarak başvuru sürecine ait yazışmalar, itiraz dilekçeleri ve kabul kararları da saklanmalıdır. Bu belgeler, marka üzerindeki hakkın kesintisiz şekilde takip edildiğini göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca marka üzerinde varsa lisans veya devir sözleşmeleri de bu belge grubuna dahil edilmelidir.</p>

<p>Pazar Kanıtları ve Ticari Faaliyet Dökumentasyonu</p>

<p>Tescil belgesinin yanı sıra markanın fiilen kullanıldığını gösteren faturalar, reklam kayıtları ve satış verileri de korumayı güçlendirir. Bu belgeler özellikle kullanmama nedeniyle iptal talepleri veya tanınmışlık iddiaları söz konusu olduğunda değer kazanır. Ticari faaliyetin düzenli belgelenmesi, uzun vadede markanın değerini korumaya katkı sağlar. Katalog, fuar katılım belgeleri ve müşteri yorumları da markanın piyasada bilinirliğini destekleyen ek kanıtlar arasında sayılabilir.</p>

<p>Sektörel Farklılıklara Göre Marka Koruması Stratejileri</p>

<p>Her sektörün kendine özgü riskleri, marka korumasında farklı önceliklerin belirlenmesini gerektirir. Bu nedenle stratejinin sektöre göre uyarlanması, korumanın etkinliğini artırır. Bu farklılıklar göz ardı edildiğinde, tescil edilen marka fiili kullanım ihtiyaçlarını tam olarak karşılamayabilir.</p>

<p>E-Ticaret ve Dijital Pazarlama Alanında Marka Hakları</p>

<p>E-ticaret sektöründe marka isimlerinin alan adı, sosyal medya hesabı ve pazar yeri kullanıcı adı olarak da korunması önem taşır. Dijital ortamda taklit ürün satışı ve yetkisiz kullanım hızla yayılabildiğinden, düzenli izleme mekanizmaları kurulması önerilir. Bu alanda çalışan avukatlar genellikle platformlara bildirim süreçlerini de takip eder. Marka adının arama motoru reklamlarında rakipler tarafından anahtar kelime olarak kullanılması da ayrı bir inceleme konusu olabilir.</p>

<p>Gıda, Teknoloji ve Lüks Ürünlerde Koruma Özellikleri</p>

<p>Gıda sektöründe coğrafi işaret ve menşe koruması öne çıkarken, teknoloji alanında hızlı değişen ürün isimlendirmeleri farklı bir tescil stratejisi gerektirir. Lüks ürünlerde ise taklitle mücadele ve marka itibarının korunması ön plana çıkar. Sektöre özgü bu farklılıklar, danışmanlık sürecinin baştan doğru kurgulanmasını gerekli kılar. Bu sektörlerde ambalaj tasarımı ve renk kombinasyonları da bazı durumlarda ek koruma kapsamına alınabilir.</p>

<p>Maliyet ve Zaman Çerçevesi Konusunda Bilinmesi Gerekenler</p>

<p>Marka koruması sürecinde bütçe ve zaman planlaması, beklenmeyen gecikmelerin önüne geçilmesi açısından önemlidir. Süreç öncesinde genel bir çerçeve oluşturulması tarafların beklentilerini netleştirir. Bütçe planlaması yapılırken yalnızca başlangıç maliyetleri değil, yenileme dönemlerindeki masraflar da hesaba katılmalıdır.</p>

<p>Tescil Başvurusunun Uzunluğu ve Masrafları</p>

<p>Ulusal marka tescil süreci itirazsız ilerlediğinde ortalama altı ay ile bir yıl arasında tamamlanabilir; itiraz gelmesi durumunda bu süre uzayabilir. Masraflar arasında resmi kurum ücretleri, vekillik ücreti ve gerekirse tercüme giderleri yer alır. Bu kalemlerin süreç başında müvekkille birlikte netleştirilmesi önerilir. Birden fazla sınıfta tescil talep edilmesi durumunda resmi ücretler de buna orantılı şekilde artar.</p>

<p>İhtilaf Halinde Ek Hukuki Masraflar</p>

<p>Bir ihlal davasına gidilmesi durumunda dava harcı, bilirkişi ücreti ve avukatlık ücreti gibi ek maliyetler ortaya çıkabilir. Sürecin uzunluğu, dosyanın karmaşıklığına ve tarafların itiraz haklarını ne şekilde kullandığına bağlı olarak değişir. Bu nedenle olası bir uyuşmazlık öncesinde maliyet beklentisinin gerçekçi tutulması tavsiye edilir. Uzlaşma yoluyla çözülen uyuşmazlıklarda bu maliyetlerin bir kısmından kaçınılması da mümkün olabilir.</p>

<p>Marka Avukatı ile Çalışmaya Başlamadan Önce Sorulması Gereken Sorular</p>

<p>Doğru hukuki danışmanı seçmek, marka korumasının kalitesini doğrudan etkiler. Görüşme öncesinde birkaç temel sorunun netleştirilmesi doğru tercih yapılmasına yardımcı olur. Bu sorular, danışmanla kurulacak iş birliğinin kapsamını ve sınırlarını baştan netleştirmeye yardımcı olur.</p>

<p>Avukatın Deneyimi ve Marka Hukuku Sertifikaları</p>

<p>Marka vekilliği sicilinde kayıtlı olup olmadığı ve sınai mülkiyet hukukunda kaç yıllık deneyime sahip olduğu, görüşülecek ilk konular arasında yer almalıdır. Uzmanlık alanının yalnızca tescil değil, dava takibini de kapsayıp kapsamadığı sorulmalıdır. Bu bilgiler, sürecin bütünsel olarak tek bir danışmanla yürütülüp yürütülemeyeceğini gösterir. Ayrıca hangi sektörlerde daha yoğun çalıştığı öğrenilerek, kendi iş kolunla örtüşüp örtüşmediği değerlendirilebilir.</p>

<p>Önceki Başarılı Vakaları ve Referansları</p>

<p>Benzer sektörden veya benzer nitelikte uyuşmazlıklardan referans istenmesi, avukatın bu alandaki pratik deneyimini anlamaya yardımcı olur. Elbette geçmiş sonuçlar her yeni dosya için aynı sonucu garanti etmez; her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir. Yine de referansların incelenmesi, güven ilişkisinin kurulmasında faydalı bir adımdır. Mümkünse benzer büyüklükteki işletmelerle yürütülen süreçler hakkında bilgi istenmesi de karşılaştırma yapmayı kolaylaştırır.</p>

<p>Fikri Mülkiyet Alanında Güncel Düzenlemeler ve Trendler</p>

<p>Dijitalleşmeyle birlikte marka ihlallerinin büyük bölümü artık çevrimiçi platformlarda gerçekleşmekte, bu da izleme ve bildirim mekanizmalarının önemini artırmaktadır. Yapay zeka destekli görsel ve metin analizi araçları, taklit ürün tespitinde giderek daha sık kullanılmaktadır. Bu değişim, hem hak sahiplerinin hem de platformların sorumluluk alanlarını yeniden şekillendirmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Birliği ve uluslararası düzenlemelerdeki uyumlaştırma çalışmaları, sınır ötesi marka korumasını kolaylaştırma yönünde ilerlemektedir. Türkiye'de de Türk Patent ve Marka Kurumunun dijital başvuru altyapısı sürekli güncellenmekte, bu da başvuru süreçlerini hızlandırmaktadır. Bu gelişmeleri yakından takip eden bir hukuk danışmanıyla çalışmak, güncel mevzuata uyumu kolaylaştırır. Önümüzdeki dönemde dijital kanıtların hukuki geçerliliğine ilişkin standartların da netleşmesi beklenmektedir.</p>

<p>Sonuç</p>

<p><a href="https://www.skhukukdanismanlik.com/marka-avukati" rel="dofollow">Marka avukatı</a>, tescilden ihtilaf çözümüne kadar uzanan süreçte hem kurumsal hem de bireysel marka sahiplerine rehberlik eden bir hukuk uzmanıdır. Doğru zamanda alınan hukuki destek, marka değerinin korunmasına ve olası uyuşmazlıkların önlenmesine katkı sağlar. Bu süreçte alınan doğru kararlar, markanın uzun vadeli itibarını da doğrudan etkiler.</p>

<p>Sürecin karmaşıklığı ve sektöre göre değişen riskler göz önüne alındığında, somut olaya uygun bir değerlendirme yapılması önerilir. Bu konuda deneyimli bir ekiple çalışmak isteyenler için <a href="https://www.skhukukdanismanlik.com" rel="dofollow">SK Hukuk &amp; Danışmanlık</a> gibi bürolardan hukuki destek almak faydalı bir adım olabilir. Her başvuru ve her uyuşmazlık kendine özgü koşullar taşıdığından, genel bilgiye değil somut duruma dayalı bir yaklaşım benimsenmesi önerilir.</p>

<p>Sık Sorulan Sorular</p>

<p>Marka tescili olmadan da hukuki koruma sağlanabilir mi?</p>

<p>Tescilsiz kullanım bazı durumlarda haksız rekabet hükümleri çerçevesinde sınırlı bir korumadan yararlanabilir, ancak bu koruma tescilli markaya göre oldukça zayıftır. Tescil, hak sahipliğini kesin ve açık şekilde ispatlayan en güçlü yasal dayanaktır. Bu nedenle marka kullanımına başlamadan önce tescil sürecinin başlatılması önerilir. Bazı sektörlerde ayrıca haksız rekabet iddiasının ispatı, tescilli markaya kıyasla çok daha uzun sürebilir.</p>

<p>Marka başvurusuna itiraz gelirse ne yapılmalıdır?</p>

<p>İtiraz durumunda öncelikle itirazın gerekçesi ve dayandığı marka incelenir. Ardından itiraza karşı yanıt dilekçesi hazırlanarak Türk Patent ve Marka Kurumuna sunulur. Sürecin sonucu, sunulan kanıtların ve hukuki argümanların gücüne göre şekillenir. Bu süreçte itiraza konu markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı da ayrıntılı şekilde değerlendirilir.</p>

<p>Yurt dışında da faaliyet gösteren işletmeler markasını nasıl korur?</p>

<p>Bu işletmeler genellikle Madrid Protokolü üzerinden tek başvuruyla birden fazla ülkede tescil talebinde bulunur. Hedef pazarların mevzuatı önceden incelenerek başvuru stratejisi buna göre belirlenir. Uluslararası tescil süreci, ulusal sürece kıyasla daha fazla planlama gerektirir. Seçilen ülkelerin sınıf tanımlamalarındaki farklılıklar da başvuru öncesinde dikkatle incelenmelidir.</p>

<p>Marka ihlali tespit edildiğinde ilk adım ne olmalıdır?</p>

<p>İlk adım genellikle ihlalin kanıtlarının toplanması ve durumun hukuki açıdan değerlendirilmesidir. Ardından karşı tarafa ihtarname gönderilmesi çoğu zaman uyuşmazlığı dava aşamasına taşımadan çözebilir. İhtarnameye rağmen ihlal devam ederse idari veya yargısal başvuru yollarına geçilir. Bu süreçte toplanan kanıtların eksiksiz ve tarih sırasına uygun olması, sonraki aşamalarda büyük kolaylık sağlar.</p>

<p>Küçük ölçekli işletmeler için marka tescili gerçekten gerekli midir?</p>

<p>Ölçek küçük olsa da marka ismi ve logosu ticari değer taşıdığından tescil, işletmenin büyümesiyle birlikte önem kazanır. Tescilsiz bir markanın başkası tarafından kullanılması durumunda hak sahipliğini kanıtlamak oldukça zorlaşır. Bu nedenle erken aşamada tescil başvurusu yapılması genellikle maliyet avantajı sağlar. Ayrıca işletme büyüdükçe marka üzerindeki hak iddialarını savunmak da giderek daha karmaşık hale gelebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/fikri-mulkiyet-korumasinda-marka-avukatinin-rolu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 23:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/marka-avukati-ile-calismaya-baslamadan-once-sorulmasi-gereken-sorular.jpg" type="image/jpeg" length="92958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boşanma Sürecinde Mal Kaçırma: Nasıl Fark Edilir, Hukuken Nasıl Önlenir?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bosanma-surecinde-mal-kacirma-nasil-fark-edilir-hukuken-nasil-onlenir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bosanma-surecinde-mal-kacirma-nasil-fark-edilir-hukuken-nasil-onlenir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boşanma kararının netleştiği andan itibaren bazı eşler; ortak varlıkları paylaşmamak ya da karşı tarafın hak kazanmasını engellemek için mal kaçırma girişimlerine başvuruyor. Bu durum; mağdur tarafın hem maddi hem de hukuki haklarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Boşanma sezinlendiği ya da talep edildiği anda harekete geçmek; hak kaybını önlemenin birinci koşulu. Deneyimli bir <a href="https://gurlekhukuk.com/bursa-bosanma-avukati/"rel="dofollow">Bursa boşanma hukuku avukatı</a>ndan erken destek almak; bu süreçte belirleyici fark yaratıyor.</p>

<h2><a name="_u39a22pgludw"></a><strong>Mal Kaçırma Nedir, Neden Yaşanır?</strong></h2>

<p>Boşanmada mal kaçırma; edinilmiş mal paylaşımından kaçınmak amacıyla evlilik birliği içinde edinilen varlıkların gizlenmesi, üçüncü kişilere devredilmesi ya da değerinin düşürülmesi biçiminde gerçekleşiyor. Türk hukukunda edinilmiş mallara katılma rejimi; evlilik birliği içinde edinilen malların eşit biçimde paylaşılmasını öngörüyor. Bu paylaşımı engellemek isteyen taraf; çeşitli yöntemlere başvuruyor.</p>

<p>Mal kaçırmanın arka planında birden fazla motivasyon yatıyor. Kimi zaman salt ekonomik çıkar hesabı; kimi zaman karşı tarafa zarar verme isteği ya da aile baskısıyla şekillenen bir tutum. Gerekçesi ne olursa olsun; bu eylem hukuki sonuçlar doğuruyor ve mahkeme önünde ciddi yaptırımlarla karşılaşılabiliyor.</p>

<h2><a name="_r9lzf46wy61e"></a><strong>En Yaygın Mal Kaçırma Yöntemleri</strong></h2>

<p>Boşanma sürecinde ya da öncesinde başvurulan mal kaçırma yöntemleri tanıdık bir örüntü izliyor.</p>

<p>Sahte borç ve haciz: Akrabaya ya da yakın çevreye borç senedi düzenlenerek varlıklar haciz yoluyla kaçırılmaya çalışılıyor. Söz konusu borçların gerçekliği; mahkeme önünde sorgulanabiliyor.</p>

<p>Banka hesaplarını boşaltmak: Boşanma sürecinde ya da hemen öncesinde ortak birikimin nakit olarak çekilmesi; en yaygın yöntemlerden biri. Banka ekstreleri bu hareketi net biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Taşınmaz devri: Evin ya da işyerinin akrabaya sembolik bedelle satılması ya da devredilmesi; muvazaalı işlem olarak değerlendirilebiliyor ve iptal davası konusu olabiliyor.</p>

<p>İşletme zararı göstermek: Ortak işletmede sahte zarar, yapay gider ya da düşük kâr göstererek gerçek değerin altında bir varlık profili yaratılmaya çalışılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><a name="_q6zv9b738pbs"></a><strong>Ziynet Eşyalarının Gizlenmesi ve Hukuki Boyutu</strong></h2>

<p>Mal kaçırmanın pratikte en sık yaşanan biçimlerinden biri; düğün takıları ve ziynet eşyalarının gizlenmesi. Ziynet eşyaları; hukuken kadının şahsi malı sayılıyor ve iade edilmesi gerekiyor. Ancak uygulamada bu eşyaların "kaybolduğu", "satıldığı" ya da "hiç var olmadığı" iddialarıyla karşılaşılıyor.</p>

<p><a href="https://gurlekhukuk.com/dugun-takilari-ziynet-esyasi-davasi/"rel="dofollow">Düğün Takıları Davası</a>; bu iddialar karşısında ispat yükünü ve hukuki süreci düzenliyor. Düğün fotoğrafları, video kayıtları, tanık ifadeleri ve kuyumcu faturaları; takıların varlığını ispat etmekte kullanılan başlıca araçlar. Yargıtay içtihadına göre ziynetin iade edildiğini ispat yükü erkeğe ait; bu içtihat mağdur taraf açısından önemli bir hukuki güvence oluşturuyor.</p>

<h2><a name="_7i6809bjxzip"></a><strong>Tedbir Kararı: En Hızlı Önleyici Araç</strong></h2>

<p>Mal kaçırma riski fark edildiğinde ya da sezinlendiğinde; en etkin hukuki araç ihtiyati tedbir talebi. Mahkemeden talep edilen tedbir kararı; taşınmazların satışını, banka hesaplarının boşaltılmasını ve araçların devrini geçici olarak engelleyebiliyor.</p>

<p>Bu kararın değeri; zamanlılığında. Mal kaçırma gerçekleştikten sonra değil, gerçekleşmeden önce talep edilmesi gerekiyor. Sürecin başında avukattan tedbir talebi için yetki alınması; kritik varlıkların güvence altına alınmasını sağlıyor. Tedbir kararının ardından muvazaalı işlem yapılırsa; bu işlemin iptali için ayrıca dava açılabiliyor.</p>

<h2><a name="_ecu1b8yvszh1"></a><strong>Mal Kaçırmanın İspatı</strong></h2>

<p>Mal kaçırma; iddia kolay ama ispat güç bir süreç. Bu nedenle sürece girmeden önce ya da sürecin en erken aşamasında belge toplamak hayati önem taşıyor. Banka ekstresi, tapu kayıtları, araç tescil belgeleri, vergi beyannameleri ve ticaret sicil kayıtları; mevcut varlık tablosunu belgeleyen temel kaynaklar.</p>

<p>Mal varlığının boşanma sürecinde yapay biçimde azaldığı görüldüğünde; bu azalmanın hesabının sorulması mümkün. Mahkeme; evlilik birliği içinde edinilen malların boşanma anındaki değeriyle karşılaştırmalı değerlendirmesini yaparak muvazaalı işlemleri sorguluyor.</p>

<h2><a name="_pp4wgt6qzrm0"></a><strong>Anlaşmalı Süreçte Mal Kaçırmaya Karşı Protokol Güvencesi</strong></h2>

<p>Anlaşmalı boşanma yolunu seçen taraflar için mal kaçırma riski farklı bir biçim alıyor. Protokol müzakereleri sırasında varlıkların eksik beyan edilmesi ya da değerlerinin düşük gösterilmesi; mağdur tarafın haberi olmadan protokolü dezavantajlı imzalamasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>Bu riski önlemenin yolu; protokol hazırlanmadan önce mevcut tüm varlıkların bağımsız olarak tespit edilmesi. <a href="https://gurlekhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/"rel="dofollow">Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği</a> incelendiğinde; mal paylaşımı kalemlerinin ne denli somut ve ayrıntılı kaleme alınması gerektiği görülüyor. Avukat desteğiyle yürütülen protokol müzakereleri; bu eksik beyan riskini büyük ölçüde azaltıyor.</p>

<h2><a name="_u6bgmnyjpwok"></a><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>Boşanmada mal kaçırma; hak kayıplarının en önemli kaynaklarından biri. Erken farkındalık, tedbir kararı ve belge temelli ispat stratejisi; bu riski hukuken yönetmenin temel araçları. Sürecin başında profesyonel hukuki destek almak; hem mal kaçırmayı önlüyor hem de kaçırma gerçekleştiyse sonuçlarını hukuki yollarla geri almayı mümkün kılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bosanma-surecinde-mal-kacirma-nasil-fark-edilir-hukuken-nasil-onlenir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-14-at-145614.jpeg" type="image/jpeg" length="71947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKP'den suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni düzenleme: 15-18 yaş grubuna müebbet hapis yolu açılıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/akpden-suca-suruklenen-cocuklara-yonelik-yeni-duzenleme-15-18-yas-grubuna-muebbet-hapis-yolu-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/akpden-suca-suruklenen-cocuklara-yonelik-yeni-duzenleme-15-18-yas-grubuna-muebbet-hapis-yolu-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların artırılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sundu. Teklifte, Türk Ceza Kanunu'nun çocuklara ilişkin ceza indirimlerini düzenleyen hükümlerinde değişiklik yapılması öngörülürken, belirli şartların oluşması halinde 15-18 yaş arasındaki çocuklara müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilmesinin önü açılıyor.</p>

<p>AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca Türkiye'nin değil, birçok ülkenin karşı karşıya olduğu çok boyutlu bir sorun olduğunu belirtti. Usta, son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olayları, suç işleme yaşının düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesinin mevcut sistemin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını ifade etti.</p>

<h3>Hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor</h3>

<p>Teklife göre, Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapılarak suça sürüklenen çocuklar için uygulanacak hapis cezalarının alt ve üst sınırları yükseltilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemeyle, 15-18 yaş grubundaki çocukların işlediği bazı ağır suçlarda hâkime, ceza indirimi uygulamama yetkisi tanınacak. Buna göre, çocuğun kastının ağırlığı, suçun işleniş şekli, güdülen amaç ve saik ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması gibi hususlar dikkate alınarak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçlarında ceza indirimi uygulanmayabilecek.</p>

<p>Bu durumda, hâkimin takdirine bağlı olarak 15-18 yaş arasındaki çocuklara müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek.</p>

<h3>15 yaş altı çocuklar için de değişiklik öngörülüyor</h3>

<p>Kanun teklifinde, 15 yaşın altındaki çocuklar açısından da önemli bir değişiklik yer alıyor. Kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu suçları gibi belirli suçlarda bu yaş grubuna uygulanan ceza indirim oranlarının kaldırılması öngörülüyor.</p>

<h3>Ebeveynlere verilecek cezalar da artırılacak</h3>

<p>Teklifte, çocuğun kasten öldürme veya ağırlaştırılmış yaralama suçunu işlemesi halinde, ebeveynlere yönelik yaptırımların da ağırlaştırılması düzenleniyor.</p>

<h3>Leyla Şahin Usta: "Hakimin takdir yetkisiyle müebbet cezası verilebilecek"</h3>

<p>Teklife ilişkin açıklama yapan AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Çocukların suça karışması, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorundur. Son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olaylarında yaşanan durumlar, suç işleme yaşının giderek düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesi, mevcut sistemin günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir."</p>
</blockquote>

<p>Usta, düzenlemenin amacının ağır suç işleyen çocuklar bakımından hâkime daha geniş takdir yetkisi tanımak olduğunu belirterek, gerekli şartların oluşması halinde 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında ceza indirimi uygulanmaksızın müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/akpden-suca-suruklenen-cocuklara-yonelik-yeni-duzenleme-15-18-yas-grubuna-muebbet-hapis-yolu-aciliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/08/tbmm-olaganustu-toplandi-israilin-savas-suclari-kinandi.webp" type="image/jpeg" length="91129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaboğlu'ndan Cezaevlerindeki Aşırı Doluluğa Tepki: “Keyfi Tutuklamalar Son Bulmalı”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kaboglundan-cezaevlerindeki-asiri-doluluga-tepki-keyfi-tutuklamalar-son-bulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kaboglundan-cezaevlerindeki-asiri-doluluga-tepki-keyfi-tutuklamalar-son-bulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu Başkanı, Bakırköy Cezaevi ziyaretinin ardından hukuk devleti ve insan onuruna uygun infaz koşulları çağrısı yaptı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3>İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Çiğdem Mater, Mine Özerden ve avukat Sezin Uçar’ı ziyaret etti. Ziyaret sonrasında cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Kaboğlu, keyfi tutuklama uygulamalarının cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun temel nedenlerinden biri olduğunu belirterek, hukukun üstünlüğüne dayalı bir yargı düzeni çağrısında bulundu.</h3>
</blockquote>

<h2>“Avukatlar, savundukları kişilerle özdeşleştirilemez”</h2>

<p>Kaboğlu, İstanbul Barosu üyesi Avukat Sezin Uçar’ın tutukluluğunun doğrudan mesleki faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savunarak, avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını söyledi.</p>

<p>Etkin pişmanlık beyanlarının tutuklama gerekçesi yapılmasının hukuk güvenliğini zedelediğini ifade eden Kaboğlu, Sezin Uçar dosyasının keyfi tutuklamaların çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2>“800 kişilik cezaevinde yaklaşık 1600 mahpus bulunuyor”</h2>

<p>Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun yaklaşık 800 kişilik kapasiteye sahip olduğunu, ancak mevcut mahpus sayısının bunun iki katına yaklaştığını dile getiren Kaboğlu, bu durumun hem tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşullarını hem de kamu hizmetlerinin yürütülmesini olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>

<p>Aşırı doluluğun, cezaevi personeli üzerinde de ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Kaboğlu, kurum yöneticileri ile infaz koruma memurlarının mevcut koşullarda büyük bir özveriyle görev yaptığını söyledi.</p>

<h2>“İnfaz koruma personeli artırılmalı”</h2>

<p>Cezaevlerindeki sorunların yalnızca mahpusları değil, çalışanları da etkilediğini belirten Kaboğlu, merkezi yönetime infaz koruma memuru sayısının artırılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan onuruna uygun infaz koşullarının sağlanmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu kaydeden Kaboğlu, mevcut personelin yoğun iş yükü altında hizmet vermeye çalıştığını ve bu durumun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.</p>

<h2>“Adil yargılanma hakkı, aşırı doluluğun çözümünün anahtarıdır”</h2>

<p>İstanbul Barosu’nun insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda hareket ettiğini belirten Kaboğlu, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun azaltılmasının en temel yolunun adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasından geçtiğini söyledi.</p>

<p>“Mahpuslar yalnızca özgürlüklerinden yoksun bırakılır; diğer tüm temel hakları devlet güvencesi altındadır” diyen Kaboğlu, sağlık hizmetlerinden iletişim hakkına kadar tüm hakların korunmasının zorunlu olduğunu vurguladı.</p>

<h2>İstanbul Barosu’ndan ortak sorumluluk çağrısı</h2>

<p>Kaboğlu, İstanbul Barosu’nun cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi ve insan haklarının korunmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, kamu kurumlarını ve ilgili tüm aktörleri ortak sorumluluk almaya davet etti.</p>

<p>“Hukukun üstünlüğünün sağlandığı, cezaevlerinin kapasitesinin üzerinde mahpus barındırmadığı günleri bekliyoruz” diyen Kaboğlu, keyfi tutuklamaların sona erdiği, adalet ve insan haklarının güvence altına alındığı bir hukuk düzeninin toplumsal barış açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kaboglundan-cezaevlerindeki-asiri-doluluga-tepki-keyfi-tutuklamalar-son-bulmali</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-072042.png" type="image/jpeg" length="34985"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12. Yargı Paketi Geliyor: Sosyal Medyadaki İddialar Gerçek mi?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/12-yargi-paketi-geliyor-sosyal-medyadaki-iddialar-gercek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/12-yargi-paketi-geliyor-sosyal-medyadaki-iddialar-gercek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya yine karıştı. "12. Yargı Paketi af getiriyor", "hükümlüler tahliye olacak", "%50 infaz indirimi var" — bu haberler günlerdir dolaşıyor. Konuyu derinlemesine araştırmak isteyenler için Av. Duhan Can Aksoy'un 12. Yargı Paketi hakkında kaleme aldığı kapsamlı yazıya <a href="https://www.dcahukuk.com/12-yargi-paketi/"rel="dofollow">buradan ulaşabilirsiniz.</a> Merak edip araştıranlar için durumu netleştirelim: Teklif metni TBMM'ye sunuldu, komisyondan geçti, içeriği kamuoyuna açık. Af yok, infaz indirimi yok, denetimli serbestlik genişlemesi yok. Peki ne var?</p>

<p><strong>Hukuk Mahkemelerini Hızlandırmak İçin Bir Paket</strong></p>

<ol start="12" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Yargı Paketi, adını duyduğunuzda aklınıza cezaevleri ve tahliyeler gelmesine gerek yok. Bu paket esas olarak mahkemelerin nasıl çalıştığını etkiliyor — dava süreleri, faiz hesaplamaları, miras satışları, dijital deliller.</li>
</ol>

<p>Duruşmalar arası süreye 3 aylık üst sınır geliyor. Yıllarca uzayan davalar düşünüldüğünde bu küçük görünen değişiklik pratikte büyük fark yaratabilir. Belirsiz alacak davası HMK'dan kaldırılıyor, yerine daha işlevli bir kısmi dava mekanizması geliyor. Yasal faiz sabit orandan çıkıp TCMB reeskont oranının yüzde seksenine bağlanıyor — bu özellikle alacaklılar için önemli.</p>

<p><strong>HAGB ve Kaçak Sanık: Ceza Yargısında İki Önemli Değişiklik</strong></p>

<p>Ceza yargısını ilgilendiren kısım da var ama tahliyeyle alakası yok.</p>

<p>HAGB kararlarına artık istinaf yolu açılıyor. Daha önce bu yol tamamen kapalıydı; verilen karar itiraz edilemez biçimde kesinleşiyordu. Bu düzenlemeyle birlikte HAGB denetim altına giriyor.</p>

<p>Kaçak sanık meselesinde de önemli bir adım var. Sorgusuz mahkumiyet yasağı geliyor. Teslim olan sanık, bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.</p>

<p><strong>IBAN Mağdurları: Komisyonda Eklendi</strong></p>

<p>Pakete komisyon aşamasında bir madde daha girdi. Hesabını veya IBAN'ını başkasına açmakla sınırlı kalan kişilere verilecek ceza yarıya indiriliyor. Geçmişte hüküm giymiş olanlar için de yol açık: Mağdurun zararını 6 ay içinde tazmin edenlere etkin pişmanlık hükmü uygulanabiliyor. Konu nitelikli dolandırıcılık suçuyla iç içe geçtiğinden, <a href="https://www.dcahukuk.com/ceza-hukuku/bilisim-suclari/nitelikli-dolandiricilik-avukati/"rel="dofollow">bu konuyu DCA Hukuk ayrıntılı ele almış, buradan inceleyebilirsiniz.</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Af Var mı?" Sorusunun Cevabı</strong></p>

<p>Yok. Teklif metninde genel af, şartlı tahliye genişlemesi ya da infaz indirimi yok. Sosyal medyada dolaşan iddiaların resmi bir dayanağı bulunmuyor. Bu noktada kafası karışanlar için şunu belirtelim: Mevcut <a href="https://www.dcahukuk.com/denetimli-serbestlik/"rel="dofollow">denetimli serbestlik </a>kuralları bu paketle değişmiyor — o düzenlemeler ayrı bir mevzuat çerçevesinde yürürlükte kalmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Paket Henüz Yasalaşmadı</strong></p>

<p>Adalet Komisyonu 25 Haziran 2026'da kabul etti. Genel Kurul süreci devam ediyor, hedef Temmuz 2026 adli tatili öncesi. Yürürlük Resmî Gazete yayımıyla başlayacak. Bazı maddeler için 3 aylık ertelenmiş yürürlük tarihleri öngörülmüş.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/12-yargi-paketi-geliyor-sosyal-medyadaki-iddialar-gercek-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-30-at-120020.jpeg" type="image/jpeg" length="23880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 16 Dosyada 19 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-16-dosyada-19-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-16-dosyada-19-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 16 dosyada 19 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını açıkladı. Gürlek, kayıp şahıs vakaları ve faili meçhul dosyalarının çözülmesini öncelikli hedeflerden biri olarak gördüklerini belirtti.</strong></p>

<h2>75 İlde 638 Dosya Yeniden İncelendi</h2>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetler ve kayıp şahıslara ilişkin yürütülen çalışmalara dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde adaletin sağlanması ve kamu düzeninin korunması için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın geçmişe dönük dosyaları yeniden ele aldığını söyledi.</p>

<p>Gürlek'in verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde 75 ilde toplam 638 dosya yeniden değerlendirmeye alındı.</p>

<h2>147 Maktule İlişkin 141 Dosya İnceleniyor</h2>

<p>Bakan Gürlek, 52 ilde 147 maktulün yer aldığı 141 dosya üzerinde inceleme yapıldığını belirtti. Ayrıca 47 maktule ilişkin 44 dosyada özel çalışma ekiplerinin görev yaptığını kaydetti.</p>

<p>Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma birimlerinin koordinasyon içinde çalıştığını ifade eden Gürlek, saha araştırmalarının yoğun biçimde sürdüğünü söyledi.</p>

<h2>"Hiçbir Faili Meçhul Karanlıkta Kalmayacak"</h2>

<p>Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasının kamu vicdanı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kamu vicdanını derinden yaralayan faili meçhul cinayetleri ve kayıp şahıs vakalarını çözmeyi, acılı ailelerimizin yüreğine su serpmeyi en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Gürlek, açıklamasının devamında, "Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak, adalet er ya da geç tecelli edecektir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Özel Ekipler Çalışmalarını Sürdürüyor</h2>

<p>Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın, geçmiş yıllara ait dosyaların yeniden incelenmesi ve delillerin güncel teknik imkânlarla değerlendirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, çözülmemiş cinayetler ve kayıp vakalarına ilişkin soruşturmaların, emniyet ve jandarma birimleriyle koordineli biçimde devam edeceğini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-16-dosyada-19-faili-mechul-cinayet-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/gurlek-1.jpg" type="image/jpeg" length="19242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Barosu: Meslektaşlarımızın ve Hukukun Yanındayız. Ev Baskınlarıyla Gözaltı Kabul Edilemez]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/izmir-barosu-meslektaslarimizin-ve-hukukun-yanindayiz-ev-baskinlariyla-gozalti-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/izmir-barosu-meslektaslarimizin-ve-hukukun-yanindayiz-ev-baskinlariyla-gozalti-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baro tarafından yapılan açıklamada, savcılığa çağrıldıkları takdirde ifade verebilecek durumda olan avukatların ev baskınlarıyla gözaltına alınmasını kınadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<h1>İzmir Barosu'ndan Gözaltılara Tepki: “Savunma Susturulamaz”</h1>
</blockquote>

<p><strong>İzmir Barosu, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi üç avukatın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Baro, gözaltı işlemlerinin savunma hakkına ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu belirterek avukatların derhal serbest bırakılmasını istedi.</strong></p>

<h2>“Ev Baskınlarıyla Gözaltı Kabul Edilemez”</h2>

<p>İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamada, savcılığa çağrıldıkları takdirde ifade verebilecek durumda olan avukatların ev baskınlarıyla gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada, avukatların müvekkilleriyle ya da takip ettikleri dosyalarla özdeşleştirilmesinin savunma mesleğini hedef haline getirdiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baro, bu tür uygulamaların savunma mesleğinin kriminalize edilmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.</p>

<h2>“Savunma Hakkına Doğrudan Müdahale”</h2>

<p>Açıklamada, savunma görevini yerine getiren avukatların gözaltına alınmasının yalnızca meslektaşların kişisel özgürlüklerine yönelik bir müdahale olmadığı, aynı zamanda yurttaşların savunma hakkını da doğrudan etkilediği belirtildi.</p>

<p>İzmir Barosu, avukatların üstlendikleri davalar, temsil ettikleri kişiler, savundukları hukuki görüşler veya yer aldıkları mesleki örgütlenmeler nedeniyle baskı altına alınamayacağını kaydetti.</p>

<h2>“Savunmanın Bağımsızlığı Demokratik Toplumun Güvencesidir”</h2>

<p>Savunmanın bağımsızlığının yargının kurucu unsurlarından biri olduğunun altı çizilen açıklamada, demokratik toplum düzeninin sürdürülebilmesi için avukatlık mesleğinin özgür ve bağımsız şekilde icra edilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.</p>

<p>İzmir Barosu, gözaltındaki avukatların derhal serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Savunmanın susturulmasına, avukatların kriminalize edilmesine ve demokratik hakların kullanılmasının engellenmesine yönelik her türlü uygulamanın karşısında olmaya devam edeceğiz. Meslektaşlarımızın ve hukukun yanındayız” dedi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/izmir-barosu-meslektaslarimizin-ve-hukukun-yanindayiz-ev-baskinlariyla-gozalti-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-24-113721.png" type="image/jpeg" length="35256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan Emsal Karar: Eşini Sürekli Yalnız Bırakıp Kahvehanede Vakit Geçiren Koca "Ağır Kusurlu" Sayıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yargitaydan-emsal-karar-esini-surekli-yalniz-birakip-kahvehanede-vakit-geciren-koca-agir-kusurlu-sayildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yargitaydan-emsal-karar-esini-surekli-yalniz-birakip-kahvehanede-vakit-geciren-koca-agir-kusurlu-sayildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğini ihmal ederek zamanının büyük bölümünü kahvehanede geçiren, eşini özel günlerde ve sosyal yaşamda yalnız bırakan kocayı "ağır kusurlu" buldu. Yüksek Mahkeme, kadına maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmederek benzer boşanma davaları açısından emsal niteliğinde bir karara imza attı.</strong></p>

<h2><strong>Evlilik Birliğini İhmal Eden Davranışlar Değerlendirildi</strong></h2>

<p>Karşılıklı boşanma davası kapsamında yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinde eşlerin karşılıklı sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini değerlendirdi.</p>

<p>Dosyadaki deliller doğrultusunda, kocanın izin günlerinde sabah erken saatlerde kahvehaneye giderek günün büyük bölümünü burada geçirdiği, eşini özel günlerde ve sosyal etkinliklerde yalnız bıraktığı, evlilik birliğine gerekli özeni göstermediği tespit edildi.</p>

<p>Yüksek Mahkeme, bu davranışların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu sonucuna vardı.</p>

<h2><strong>Kadın: Evin Tüm Yükünü Tek Başıma Taşıdım</strong></h2>

<p>Davacı kadın, mahkemeye sunduğu dilekçede evlilik boyunca hem ekonomik hem de manevi yükün büyük bölümünü tek başına üstlendiğini belirtti.</p>

<p>Dosyaya göre kadın;</p>

<ul>
 <li>Elektrik, doğal gaz ve diğer ev giderlerini karşıladı,</li>
 <li>Giyim masraflarını üstlendi,</li>
 <li>Şehir dışı seyahat harcamalarını yaptı.</li>
</ul>

<p>Kadın ayrıca, eşinin sürekli kahvehaneye gitmesi nedeniyle sosyal yaşamda ve özel günlerde yalnız bırakıldığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Şiddet ve Hakaret İddiaları Dosyaya Girdi</strong></h2>

<p>Dava dosyasında, kocanın eşine yönelik fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı yönünde iddialar da yer aldı.</p>

<p>Kadın, istemediği halde ailesinin evine götürülmeye çalışıldığını, bunu reddetmesi üzerine fiziksel şiddete maruz kaldığını öne sürdü.</p>

<p>Dosyada ayrıca kocanın eşine yönelik şu ifadeleri kullandığı belirtildi:</p>

<ul>
 <li>"Maaşın olmasa seninle evlenmezdim."</li>
 <li>"Kel, koca bacaklı, bu çirkini nasıl aldım, gözüm kör mü oldu."</li>
</ul>

<p>Mahkeme kayıtlarına geçen bu sözler de kusur değerlendirmesinde dikkate alındı.</p>

<h2><strong>50 Bin Lira Maddi, 50 Bin Lira Manevi Tazminat Talep Etti</strong></h2>

<p>Yaşadığı ekonomik ve manevi zararları gerekçe gösteren kadın, boşanmanın yanı sıra 50 bin lira maddi ve 50 bin lira manevi tazminat talebinde bulundu.</p>

<h2><strong>Yargıtay: "Aile Birliği Temelden Sarsılmıştır"</strong></h2>

<p>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayarak, kocanın;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Sürekli kahvehanede vakit geçirmesi,</li>
 <li>Eşini sosyal yaşamda yalnız bırakması,</li>
 <li>Evlilik sorumluluklarını yerine getirmemesi,</li>
</ul>

<p>nedeniyle <strong>"ağır kusurlu"</strong> olduğuna hükmetti.</p>

<p>Kararda, bu davranışların evlilik birliğini temelinden sarstığı belirtilerek kadına maddi ve manevi tazminat ödenmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Benzer Davalar İçin Emsal Niteliğinde</strong></h2>

<p>Kararın kamuoyunda geniş yankı uyandırdığı belirtilirken, hukuk çevreleri de söz konusu hükmün benzer boşanma davalarında önemli bir emsal oluşturacağını değerlendiriyor.</p>

<p>Ancak hukukçuların ifade ettiği "bağlayıcı emsal" nitelemesine ilişkin önemli bir ayrım bulunuyor. Türk hukuk sisteminde Yargıtay kararları teknik anlamda alt derece mahkemeleri için <strong>mutlak bağlayıcı</strong> değildir. Bununla birlikte, özellikle aynı konuda verilmiş yerleşik Yargıtay içtihatları uygulamada alt mahkemeler tarafından güçlü bir yol gösterici ve emsal olarak dikkate alınmaktadır. Bu nedenle kararın, benzer uyuşmazlıklarda önemli ölçüde etkili olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yargitaydan-emsal-karar-esini-surekli-yalniz-birakip-kahvehanede-vakit-geciren-koca-agir-kusurlu-sayildi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/kahvehanecxxx.jpg" type="image/jpeg" length="59550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencileri: Adalet İstiyoruz, Belirsizlik Değil]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cukurova-universitesi-hukuk-fakultesi-ogrencileri-adalet-istiyoruz-belirsizlik-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cukurova-universitesi-hukuk-fakultesi-ogrencileri-adalet-istiyoruz-belirsizlik-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öğrenciler, "Ayrıcalık değil; zamanında açıklanan sınav sonuçları, şeffaf değerlendirme süreci ve eğitim hakkımıza saygı istiyoruz"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, final sınav sonuçlarının bütünleme sınavlarından önce açıklanmamasına, düşük başarı oranlarına ve ölçme-değerlendirme sistemindeki sorunlara tepki gösterdi. Öğrenciler, "Ayrıcalık değil; zamanında açıklanan sınav sonuçları, şeffaf değerlendirme süreci ve eğitim hakkımıza saygı istiyoruz" diyerek fakülte yönetimine çağrıda bulundu.</p>
</blockquote>

<section dir="auto">
<h1>Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencileri: Adalet İstiyoruz, Belirsizlik Değil</h1>

<p>Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi final sınavlarının değerlendirilme sürecinde yaşanan aksaklıklara ilişkin kamuoyuna açıklama yaptı. Öğrenciler, sınav sonuçlarının açıklanmamasının eğitim haklarını ihlal ettiğini belirterek, bütünleme sınavlarına hangi derslerden gireceklerini dahi bilmeden hazırlanmak zorunda bırakıldıklarını ifade etti.</p>

<h2>"Bütünleme sınavları başlıyor, sonuçlar hâlâ açıklanmadı"</h2>

<p>Öğrencilerin açıklamasına göre, 19 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yedi final sınavının sonucu hâlâ ilan edilmedi. Buna karşın bütünleme sınavlarının 22 Haziran Pazartesi günü başlayacağına dikkat çekildi.</p>

<p>Öğrenciler, hangi derslerden başarılı ya da başarısız olduklarını öğrenemeden bütünleme sınavlarına hazırlanmak zorunda bırakıldıklarını belirterek, bu durumun hem eğitim hakkını zedelediğini hem de ciddi bir belirsizlik yarattığını vurguladı.</p>

<h2>"Vize sonuçları 111 gün sonra açıklandı"</h2>

<p>Açıklamada, sınav değerlendirme süreçlerinde uzun süredir devam eden gecikmelere de dikkat çekildi. Bazı derslerin vize sonuçlarının açıklanması gereken tarihten tam <strong>111 gün sonra</strong> ilan edildiği belirtilirken, sınavların okunması sürecinde hakkaniyet ilkesinin gözetilmediği yönünde öğrenciler arasında ciddi kaygılar bulunduğu ifade edildi.</p>

<h2>"Geçme notunun artırılması öğrencileri mağdur etti"</h2>

<p>Öğrenciler, fakülteye başladıkları yıl final geçme notunun 30 olduğunu, ancak sonraki yıl bu notun 50'ye yükseltildiğini belirterek, değişikliğin öğrenciler açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını savundu.</p>

<p>Açıklamada, birçok hukuk fakültesinde uygulanan bağıl değerlendirme (çan sistemi) yerine mevcut sistemin sürdürülmesinin öğrencileri ağır bir başarısızlık tablosuyla karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.</p>

<h2>"Ölçme ve değerlendirmenin amacı elemek olmamalı"</h2>

<p>Sonuçları açıklanan derslerde ortaya çıkan düşük başarı oranlarının ölçme ve değerlendirme sisteminin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığı belirtilen açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>"Hukuk eğitiminin temelinde adalet ve hakkaniyet bulunurken öğrencilerin büyük çoğunluğunun başarısız olduğu sınavların olağan kabul edilmesi mümkün değildir. Ölçme ve değerlendirmenin amacı öğrenciyi elemek değil, bilgi düzeyini adil ve objektif biçimde belirlemektir."</p>

<h2>"Sorun çözülmeden öğretim üyelerine kağıt okuma eğitimi"</h2>

<p>Öğrenciler, yaşanan sorunlara çözüm üretilmesi yerine bütünleme sınavlarına yalnızca iki gün kala öğretim üyelerine kağıt okuma eğitimi verilmesinin planlandığını belirterek, bunun mevcut mağduriyetleri gidermeye yetmeyeceğini savundu.</p>

<p>Ayrıca lisans düzeyindeki sınavların öğrenciler açısından son derece zor hazırlanmasının da başarısızlık oranlarını artırdığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Öğrenciler taleplerini sıraladı</h2>

<p>Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almak amacı taşımadıklarını, yalnızca akademik haklarının korunmasını istediklerini belirterek şu talepleri kamuoyuyla paylaştı:</p>

<ul>
 <li>Açıklanmayan derslerin bütünleme sınavlarının ertelenmesi,</li>
 <li>Sınav değerlendirme süreçlerinde şeffaflığın sağlanması,</li>
 <li>Olağanüstü düşük başarı oranlarının fakülte yönetimi tarafından incelenmesi,</li>
 <li>Öğrencilerin sınav sonuçlarına etkin biçimde itiraz edebilmesinin sağlanması,</li>
 <li>Geçme notu ile ölçme ve değerlendirme sisteminin yeniden gözden geçirilmesi,</li>
 <li>Fakültede bağıl değerlendirme (çan sistemi) uygulamasına geçilmesi.</li>
</ul>

<h2>"Adalet talep etmek ayrıcalık değil, haktır"</h2>

<p>Öğrenciler açıklamalarını şu çağrıyla tamamladı:</p>

<p>"Hukukun, adaletin ve hakkaniyetin öğretildiği bir fakültede öğrencilerin de aynı ilkelere uygun şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yetkili makamları öğrencilerin sesine kulak vermeye, yaşanan mağduriyetleri gidermeye ve daha adil bir ölçme-değerlendirme sistemi oluşturmaya davet ediyoruz. Biz ayrıcalık değil; zamanında açıklanan sınav sonuçları, şeffaf bir değerlendirme süreci, eğitim hakkımıza saygı ve öğrencilerin belirsizlik içinde bırakılmadığı adil, hesap verebilir bir eğitim ortamı istiyoruz. <strong>Adalet talep etmek ayrıcalık değil, haktır.</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 19 At 17.51.47 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1402" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-19-at-175147-1.jpeg" width="1122" /><img alt="Whatsapp Image 2026 06 19 At 15.00.32" class=" detail-photo img-fluid" height="1402" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-19-at-150032.jpeg" width="1122" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cukurova-universitesi-hukuk-fakultesi-ogrencileri-adalet-istiyoruz-belirsizlik-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-19-175856.png" type="image/jpeg" length="85397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: FETÖ Mensuplarının İadesi İçin 119 Ülkeye 2 Bin 950 Talep Gönderildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-feto-mensuplarinin-iadesi-icin-119-ulkeye-2-bin-950-talep-gonderildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-feto-mensuplarinin-iadesi-icin-119-ulkeye-2-bin-950-talep-gonderildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, yurt dışında bulunan FETÖ mensuplarının Türkiye'ye iadesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Gürlek, uluslararası hukuk çerçevesinde sürdürülen girişimlerin kararlılıkla devam ettiğini belirterek, bugüne kadar 119 ülkeye toplam 2 bin 950 iade talebinin iletildiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Gürlek, özellikle örgütün üst düzey yöneticilerini kapsayan dosyaların yeni deliller ışığında güncellendiğini ve ilgili ülkelere yeniden gönderildiğini ifade etti.</p>

<h2>2 Bin 765 Kişi Hakkında İade Talebi</h2>

<p>FETÖ ve PYD'ye yönelik uluslararası hukuk mücadelesinin sürdüğünü vurgulayan Gürlek, bugüne kadar örgüt üyeliği ve yöneticiliği suçlamalarıyla hakkında işlem yapılan 2 bin 765 kişi için toplam 2 bin 950 iade talebinin hazırlandığını bildirdi.</p>

<p>Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan dosyaların, ilgili kişilere yöneltilen suçlamalar ve bunlara ilişkin delillerle birlikte uluslararası hukuk kurallarına uygun şekilde oluşturulduğu belirtildi.</p>

<h2>En Fazla Talep Almanya ve ABD'ye</h2>

<p>Açıklanan verilere göre, Türkiye'nin en fazla iade talebinde bulunduğu ülkeler arasında Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri öne çıktı.</p>

<p>İade talebi gönderilen ülkeler arasında ilk sıralarda:</p>

<ul>
 <li>Almanya: 777 dosya</li>
 <li>Amerika Birleşik Devletleri: 728 dosya</li>
 <li>Belçika: 142 dosya</li>
</ul>

<p>yer aldı.</p>

<h2>"Beyin Takımı" Dosyaları Güncellendi</h2>

<p>Adalet Bakanı Gürlek, örgütün üst yönetim kadrosunu hedef alan dosyaların yeniden değerlendirildiğini belirterek, yeni elde edilen bilgi ve deliller doğrultusunda iade taleplerinin güncellendiğini söyledi.</p>

<p>Gürlek, Türkiye'nin terör örgütü mensuplarının iadesi konusunda diplomatik ve hukuki girişimlerini kesintisiz sürdürdüğünü ifade ederek, uluslararası iş birliği mekanizmalarının etkin şekilde kullanılmaya devam edileceğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye'nin, yurt dışındaki firari örgüt mensuplarının adalet önüne çıkarılması amacıyla ilgili ülkeler nezdindeki hukuki süreçleri yakından takip ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakan-gurlek-feto-mensuplarinin-iadesi-icin-119-ulkeye-2-bin-950-talep-gonderildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 08:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/akin-gurlek-1.jpg" type="image/jpeg" length="62284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akın Gürlek: “2010 Manisa Bebek Ölümü Dosyası 16 Yıl Sonra Aydınlatıldı”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/akin-gurlek-2010-manisa-bebek-olumu-dosyasi-16-yil-sonra-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/akin-gurlek-2010-manisa-bebek-olumu-dosyasi-16-yil-sonra-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 2010 yılında Manisa’da yaşanan bir bebek ölümü olayının çözüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Gürlek, yaptığı açıklamada birimin göreve geldiği ilk günden itibaren geçmiş yıllara ait dosyaları titizlikle incelediğini belirterek, “vicdanları yaralayan bir olayın daha üzerindeki sis perdesi kaldırılmıştır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Soruşturmanın, Sağlık Bakanlığı verileri, nüfus kayıtları, tanık beyanları ve çapraz sağlık kayıtlarının incelenmesiyle ilerletildiği belirtildi. Özellikle topuk kanı verilerinin analizi sürecin kırılma noktası olarak gösterildi.</p>

<p>Açıklamaya göre, 2010 yılında doğum sonrası bir bebeğin çöp konteyneri yakınında terk edilmesiyle ilgili olayda, anne olduğu değerlendirilen şüpheli ile kardeşi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheliler hakkında “altsoyu kasten öldürme” suçu kapsamında işlem başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturmanın Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütüldüğü, adli süreçte emniyet ve ilgili kurumların veri analizleriyle olayın aydınlatıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İçişleri Bakanlığı ile yürütülen koordinasyonun da sürece katkı sunduğu belirtilirken, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin saha çalışmalarında aktif rol aldığı kaydedildi.</p>

<p>Gürlek açıklamasında, hukuk devletinin temel görevinin maddi gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu vurgulayarak, “Her dosyanın izini sabırla sürmeye devam edeceğiz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/akin-gurlek-2010-manisa-bebek-olumu-dosyasi-16-yil-sonra-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/akin-gurlek-1.jpg" type="image/jpeg" length="35958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HSK 2026 Ana Kararnamesi Yayımlandı: 4 Bin 967 Hakim ve Savcının Görev Yeri Değişti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hsk-2026-ana-kararnamesi-yayimlandi-4-bin-967-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hsk-2026-ana-kararnamesi-yayimlandi-4-bin-967-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından hazırlanan 2026 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi yayımlandı. Kararnameyle birlikte toplam 4 bin 967 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, kararnamenin tamamlandığını duyurarak yargı mensuplarına yeni görev yerlerinde başarılar diledi.</p>

<h2>Binlerce Yargı Mensubunu Kapsıyor</h2>

<p>HSK’nın açıkladığı karara göre görev değişiklikleri:</p>

<ul>
 <li>Adli yargıda 4 bin 608 kişi</li>
 <li>İdari yargıda 359 kişi</li>
</ul>

<p>olmak üzere toplam 4 bin 967 hakim ve <strong><a href="https://hsk.gov.tr/Eklentiler/12062026213812062026-1251-adli-karar-siralipdf.pdf" rel="nofollow"><span style="color:#2980b9">savcıyı </span></a></strong>kapsadı.</p>

<h2>Kararname Resmen Yayımlandı</h2>

<p>HSK 1. Dairesi tarafından yürütülen çalışmaların ardından son şekli verilen kararname, Ankara Gölbaşı Hakimevi’nde yapılan kritik toplantıların ardından tamamlandı ve kurulun onay sürecinden geçerek HSK’nın resmi internet sitesinde yayımlandı.</p>

<p>Kararnamenin açıklanmasıyla birlikte çok sayıda başsavcı, hakim ve savcının yeni görev yerleri de kesinleşmiş oldu.</p>

<h2>Yeni Görev Yerlerine Süreç Başladı</h2>

<p>Kararname kapsamında görev yeri değişen yargı mensuplarının yeni görev yerlerine intikal sürecinin başladığı belirtildi. Yargı camiasında haftalardır beklenen düzenleme ile birlikte atamalar resmiyet kazandı.</p>

<p></p>

<p><strong><a href="https://hsk.gov.tr/Eklentiler/12062026213812062026-1251-adli-karar-siralipdf.pdf" rel="nofollow"><span style="color:#2980b9">İsim Listesi</span></a></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hsk-2026-ana-kararnamesi-yayimlandi-4-bin-967-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/hukuk-1.webp" type="image/jpeg" length="26693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yıllık faili meçhul dosya çözüldü: Gülcan Yazıcı cinayetinde kritik gelişme]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/20-yillik-faili-mechul-dosya-cozuldu-gulcan-yazici-cinayetinde-kritik-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/20-yillik-faili-mechul-dosya-cozuldu-gulcan-yazici-cinayetinde-kritik-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akın Gürlek, 2006 yılından bu yana kimliği belirlenemeyen bir kadın cesedine ilişkin yürütülen faili meçhul cinayet soruşturmasında önemli bir ilerleme kaydedildiğini açıkladı.</p>

<p>Yapılan DNA incelemesi sonucunda, yıllardır kayıp olarak aranan kişinin <strong>Gülcan Yazıcı</strong> olduğu kesin olarak tespit edildi.</p>

<hr />
<h2>DNA eşleşmesiyle kimlik belirlendi</h2>

<p>Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 2006 yılında kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının dosyası yeniden açıldı.</p>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yapılan çalışmalar sonucunda DNA eşleşmesi sağlandı ve olayın perde arkası aydınlatıldı.</p>

<hr />
<h2>3 şüpheli hakkında gözaltı kararı</h2>

<p>Soruşturma kapsamında cinayetle bağlantılı olduğu değerlendirilen <strong>3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi</strong>. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik işlemlerin sürdüğü bildirildi.</p>
<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-1054637805538501"
     crossorigin="anonymous"></script>
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block; text-align:center;"
     data-ad-layout="in-article"
     data-ad-format="fluid"
     data-ad-client="ca-pub-1054637805538501"
     data-ad-slot="2291727237"></ins>
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
<hr />
<h2>“Devlet hiçbir dosyayı karanlıkta bırakmaz” vurgusu</h2>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaptığı açıklamada devletin faili meçhul dosyaları aydınlatma konusundaki kararlılığına dikkat çekerek, uzun yıllar önce işlenen suçların dahi titizlikle takip edildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Bin kişilik kayıp listesi inceleniyor</h2>

<p>Soruşturmanın kapsamının genişletildiği, benzer vakaların da araştırıldığı ve yaklaşık <strong>bin kişilik kayıp listesinin</strong> detaylı şekilde incelendiği belirtildi.</p>

<hr />
<h2>Soruşturma devam ediyor</h2>

<p>Yetkililer, Gülcan Yazıcı cinayetine ilişkin adli sürecin sürdüğünü ve yeni delillerin ortaya çıkabileceğini ifade etti. Olay, 20 yıl sonra çözülen faili meçhul dosyalar arasında dikkat çeken gelişmelerden biri olarak kayda geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/20-yillik-faili-mechul-dosya-cozuldu-gulcan-yazici-cinayetinde-kritik-gelisme</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/gurlek.webp" type="image/jpeg" length="84126"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
