<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/kadin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 12:34:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/kadin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi: NATO Zirvesinin Güvenliği Değil, Savaşın ve Şiddetin Hedefi Olan Kadınlar Korunmalıdır]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-parti-kadin-meclisi-nato-zirvesinin-guvenligi-degil-savasin-ve-siddetin-hedefi-olan-kadinlar-korunmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-parti-kadin-meclisi-nato-zirvesinin-guvenligi-degil-savasin-ve-siddetin-hedefi-olan-kadinlar-korunmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi'nden NATO Zirvesi Tepkisi: "Korunması Gereken Zirve Değil, Savaşın Hedefindeki Kadınlardır"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>DEM Parti Kadın Meclisi, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yazılı bir açıklama yayımlayarak, zirveye yönelik protestolar nedeniyle gerçekleştirilen gözaltıları eleştirdi. Açıklamada, NATO'nun savaş ve militarizm politikalarının kadınları doğrudan hedef aldığı savunulurken, "Hiçbir güvenlik zirvesi, halkların ve kadınların özgür, eşit ve barış içinde yaşama talebinin önüne geçemez" denildi.</p>
</blockquote>

<h2><strong>DEM Parti Kadın Meclisi'nden NATO Zirvesi Öncesi Açıklama</strong></h2>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, zirveye yönelik itirazların savaş karşıtı ve barış talebini dile getiren demokratik bir hak olduğu belirtilirken, bu kapsamda gerçekleştirilen gözaltı operasyonlarına tepki gösterildi.</p>

<p>Kadın Meclisi, şafak operasyonlarıyla gözaltına alınan kadınların ve gençlerin "güvenlik sorunu" olarak gösterilemeyeceğini belirterek, bu kişilerin "barışın ve demokratik geleceğin inşacıları" olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"Güvenlik İçin Yapılan Harcamalar, Kadınların Yoksulluğunu Görmezden Geliyor"</strong></h2>

<p>Açıklamada, NATO Zirvesi öncesinde güvenlik gerekçesiyle alınan önlemler ve protokol güzergâhlarında yapılan düzenlemeler de eleştirildi.</p>

<p>Kadın Meclisi, zirve için yapılan harcamaların kadınların giderek derinleşen yoksulluğu karşısında tercih edilen politikaları ortaya koyduğunu savunarak, "Yollara çekilen bariyerler, ekonomik krizle birlikte evlere ve yaşam alanlarına yansıyan yoksulluğun önüne çekilmiş bariyerlerdir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>"NATO'nun Kuruluş Kodlarında Militarizm ve Erkek Egemenlik Var"</strong></h2>

<p>Açıklamada, NATO'nun kuruluş felsefesinin cinsiyetçilik, milliyetçilik, militarizm ve savaş politikaları üzerine kurulu olduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Kadın Meclisi, NATO ve benzeri askeri ittifakların temel amacının emperyal çıkarlar doğrultusunda tekçi ve erkek egemen politikaları hayata geçirmek olduğunu savunarak, bugüne kadar düzenlenen zirvelerin savaş politikalarının yeniden üretildiği ve meşrulaştırıldığı platformlara dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Özellikle Ortadoğu'da sürdürülen savaş politikalarının kadınları doğrudan hedef aldığı belirtilen açıklamada, kadınların bedenlerinin, emeklerinin, haklarının ve yaşamlarının savaş politikalarından en ağır şekilde etkilendiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>"Kadınların Güvenliği Değil, Savaş Politikalarının Güvenliği Esas Alınıyor"</strong></h2>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi, NATO zirvelerinde halkların ve kadınların güvenliğinin değil, sermayenin, emperyal çıkarların ve savaş politikalarının güvenliğinin esas alındığını öne sürdü.</p>

<p>Açıklamada, "Bu zirvelerde esas alınan halkların ve kadınların güvenliği değil; sermayenin, emperyal çıkarların ve savaş politikalarının güvenliğidir" denilerek, bu nedenle NATO Zirvesi'ne yönelik demokratik itirazların meşru olduğu savunuldu.</p>

<h2><strong>"Kadın Mücadelesi Sınırları Aşıyor"</strong></h2>

<p>Açıklamada, Afganistan'dan İran'a, Suriye'den Sudan'a, Lübnan'dan Türkiye'ye kadar birçok ülkede kadınların haklarına ve yaşamlarına yönelik saldırılara karşı yükselen kadın mücadelesinin ortak bir direniş hattı oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu mücadelenin, aynı zamanda Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik itirazların da temelini oluşturduğu belirtilirken, kadınların savaşa ve militarizme karşı barış talebini büyüttüğü kaydedildi.</p>

<h2><strong>Gözaltı ve Tutuklamalara Tepki</strong></h2>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları da eleştirerek, bu uygulamaların demokratik hakların kullanılmasını engellemeye yönelik olduğunu savundu.</p>

<p>Açıklamada, "Bu itirazı susturmaya yönelik yapılan hiçbir gözaltı ve tutuklamayı kabul etmedik, etmeyeceğiz" ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın Meclisi, "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın ruhunun, savaşı besleyen ittifakları değil kadınların özgürlük mücadelesini esas aldığını" belirterek, kadınların erkek egemen düzene karşı mücadelesinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>"Korunması Gereken Zirve Değil, Kadınlardır"</strong></h2>

<p>Açıklamanın sonunda ise NATO Zirvesi'nin güvenliğine odaklanılmasının yerine, savaşın, şiddetin ve sömürünün hedefi haline gelen kadınların korunması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi, "Bu ülkenin gerçek güvenlik sorunu savaştan ve sömürüden beslenen, halkların ve kadınların yaşamını hedef alan emperyalist, kapitalist ve kadın düşmanı ittifaklardır. Sınırları aşan kadın mücadelemizle, dayanışmamızla savaşın karşısında olacak, barışın kurucu özneleri olacağız. NATO Zirvesi'nin güvenliği değil, savaşın ve şiddetin hedefi olan kadınlar korunmalıdır" çağrısıyla açıklamasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-parti-kadin-meclisi-nato-zirvesinin-guvenligi-degil-savasin-ve-siddetin-hedefi-olan-kadinlar-korunmalidir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-06-093748.png" type="image/jpeg" length="55736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'da Her Üç Kadından Biri Şiddet Yaşıyor, "Eşitlik Paradoksu" Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/avrupada-her-uc-kadindan-biri-siddet-yasiyor-esitlik-paradoksu-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/avrupada-her-uc-kadindan-biri-siddet-yasiyor-esitlik-paradoksu-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27 ülkede 114 binden fazla kadınla gerçekleştirdiği araştırma, kadınların yüzde 30,7'sinin 15 yaşından sonra fiziksel şiddete maruz kaldığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h1>AB araştırması: Kadına şiddette eşitlik paradoksu</h1>
</blockquote>

<h2>Avrupa'da her üç kadından biri şiddet yaşadı</h2>

<p>Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkede 114 bini aşkın kadınla yürüttüğü son cinsiyete dayalı şiddet araştırması, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca yoksulluk, düşük eğitim ya da kurumsal zayıflıkla açıklanamayacağını gösterdi. Verilere göre AB'de kadınların yüzde 30,7'si 15 yaşından sonra fiziksel şiddet, tehdit veya cinsel şiddet yaşadı. Finlandiya, İsveç ve Danimarka gibi toplumsal cinsiyet eşitliği göstergelerinde üst sıralarda yer alan ülkelerde oranların daha yüksek çıkması ise "Nordic paradox" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Avrupa Birliği'nde kadınlara yönelik şiddet, on yıllardır süren yasal reformlara, farkındalık kampanyalarına ve toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarına rağmen aynı yakıcılıkla varlığını sürdürüyor. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA), Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü (EIGE) ve Eurostat tarafından yayımlanan "EU Gender-based Violence Survey - Key results" raporu, 2020-2024 döneminde toplanan verilerle AB genelinde kadınların şiddet deneyimlerine ilişkin en kapsamlı fotoğraflardan birini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, AB-27 ülkelerinde 18-74 yaş aralığındaki 114 bin 23 kadınla yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgulara göre kadınların yüzde 30,7'si 15 yaşından bu yana fiziksel şiddet, fiziksel şiddet tehdidi veya cinsel şiddet yaşadığını belirtti. Bu oran, AB nüfusu içinde yaklaşık 50 milyon kadına karşılık geliyor.</p>

<p>Raporun en çarpıcı yanı, şiddetin yalnızca görülme sıklığını değil, sonuçlarını ve mağdurların yardım mekanizmalarıyla temasını da ölçmesi. Kadınların önemli bir bölümü yaşadıkları şiddeti yakın çevreleriyle paylaşsa da resmi kurumlara başvuru oranları düşük kalıyor. Hayatı boyunca şiddet yaşayan kadınların yalnızca yüzde 20,5'i sağlık veya sosyal hizmet sağlayıcılarıyla temas kurdu; yüzde 13,9'u olayı polise bildirdi; yüzde 6,4'ü ise yardım hattı ya da mağdur destek hizmetine ulaştı. Başka bir ifadeyle, şiddetin büyük bölümü adli ve kurumsal kayıtlara hiç girmiyor.</p>

<h2>On yıl sonra aynı tablo</h2>

<p>AB'nin 2014'te yayımlanan ilk geniş ölçekli kadınlara yönelik şiddet araştırması da benzer bir tablo ortaya koymuştu: Her üç kadından biri fiziksel veya cinsel şiddet deneyimi bildirmişti. Aradan geçen on yıl içinde İstanbul Sözleşmesi'nin AB düzeyinde kabulü, ulusal mevzuat düzenlemeleri, mağdur haklarına ilişkin yeni adımlar ve 2024'te kabul edilen AB'nin kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele direktifi gibi önemli gelişmelere rağmen oranlar belirgin biçimde düşmedi.</p>

<p>FRA Direktörü Sirpa Rautio'nun raporun duyurusundaki değerlendirmesi bu durağanlığı özetliyor: On yıl sonra AB, kadınların güvenliğini hâlâ garanti edemiyor ve aynı düzeyde şiddete tanıklık ediyor. Bu saptama, sorunun artık "farkındalık eksikliği" sınırlarının ötesine geçtiğini gösteriyor. Avrupa'da konu biliniyor, ölçülüyor, yasa metinlerine giriyor; ancak nüfus düzeyinde kalıcı azalma yaratacak ölçekte ve süreklilikte politika üretilemiyor.</p>

<h2>Nordic paradox: Eşitlik tek başına yetmiyor</h2>

<p>Araştırmanın en tartışmalı bulgularından biri ülke dağılımında ortaya çıkıyor. Kadınların 15 yaşından sonra fiziksel şiddet, tehdit veya cinsel şiddet yaşama oranı Finlandiya'da yüzde 57,1, İsveç'te yüzde 52,5 olarak ölçüldü. Danimarka'da ise herhangi bir fail tarafından cinsel şiddet görülme oranı yüzde 33,3 ile AB ortalamasının üzerinde yer aldı.</p>

<p>Bu tablo, literatürde "Nordic paradox" olarak adlandırılan tartışmayı güçlendiriyor. Kuzey Avrupa ülkeleri, insani gelişme ve toplumsal cinsiyet eşitliği endekslerinde dünyanın en üst sıralarında yer almasına rağmen kadınlara yönelik şiddet araştırmalarında yüksek oranlar bildirebiliyor. Bu durum, "ülkeler zenginleştikçe ve kadın-erkek eşitliği güçlendikçe şiddet kendiliğinden azalır" varsayımının yetersizliğini gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yüksek oranların bir bölümü, bu ülkelerde kadınların şiddeti tanıma, adlandırma ve anketlerde ifade etme olasılığının daha yüksek olmasıyla açıklanabilir. Ancak bu açıklama tek başına yeterli değil. Toplumsal cinsiyet eşitliği kurumlarının güçlü olması, şiddetin kök nedenlerini otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. Eşitlik politikaları, erkek şiddetini önlemeye dönük uzun vadeli, ölçülebilir ve kaynaklandırılmış programlarla desteklenmediğinde yapısal ilerleme sahada aynı hızda karşılık bulmayabiliyor.</p>

<h2>Ev, iş yeri ve dijital alan güvenli değil</h2>

<p>AB araştırması, şiddetin yalnızca kamusal alanda değil evde ve iş yerinde de sürdüğünü gösteriyor. Her beş kadından biri, partneri, akrabası veya hane içinden başka bir kişi tarafından fiziksel ya da cinsel şiddet yaşadığını belirtti. Her üç kadından biri iş yerinde cinsel tacize maruz kaldığını bildirdi. 18-29 yaş aralığındaki genç kadınlarda iş yerinde cinsel taciz oranı daha da yükselerek beşte iki düzeyine ulaşıyor.</p>

<p>Bu bulgu, genç kuşakların daha fazla eşitlik diliyle büyümüş olmasının şiddet riskini tek başına azaltmadığını ortaya koyuyor. Aksine, genç kadınların hem geleneksel şiddet biçimleriyle hem de dijital ortamda büyüyen yeni saldırı kanallarıyla karşı karşıya olduğu görülüyor. Çevrim içi takip, sosyal medyada tehdit, mahrem görüntülerin rıza dışı paylaşılması, "sextortion" ve yapay zekâ ile üretilen cinsel içerikli sahte görüntüler, şiddeti daha hızlı yayılan, daha zor silinen ve mağduru daha uzun süre kontrol altında tutan bir yapıya dönüştürüyor.</p>

<p>AB'nin 2024 tarihli direktifi bu nedenle yalnızca fiziksel şiddeti değil, kadın sünneti, zorla evlendirme, mahrem ya da manipüle edilmiş materyalin rıza dışı paylaşımı, siber takip, siber taciz ve cinsiyete dayalı şiddet veya nefret kışkırtması gibi çevrim içi ve çevrim dışı farklı şiddet biçimlerini de hedef alıyor. Ancak mevzuatın etkisi, uygulanması, fonlanması ve mağdurların bu mekanizmalara güven duymasıyla sınırlı.</p>

<h2>Yardım mekanizmalarına erişim hâlâ zayıf</h2>

<p>Araştırma, şiddetin görünmez kalmasının temel nedenlerinden birinin düşük başvuru oranları olduğunu ortaya koyuyor. Kadınlar çoğu zaman korku, utanç, faille aynı evde yaşama, ekonomik bağımlılık, çocukların güvenliği, kurumlara güvensizlik veya suçlanma endişesi nedeniyle polise ya da sosyal hizmetlere başvurmuyor.</p>

<p>AB düzeyinde 116016 numaralı ortak yardım hattı, üye ülkelerdeki ulusal destek hatlarına erişimi kolaylaştırmak için oluşturuldu. Ancak tek bir numaranın varlığı, mağdurların güvenli barınma, hukuki destek, psikososyal yardım, sağlık hizmeti ve uzun vadeli koruma mekanizmalarına kesintisiz erişebileceği anlamına gelmiyor. Veriler, şiddet mağdurlarının büyük bölümünün kurumsal sistemin dışında kaldığını gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, yalnızca "daha fazla bildirim" çağrısı yapmanın yeterli olmadığını vurguluyor. Kadınların bildirim yaptıklarında korunacaklarına, suçlanmayacaklarına, ekonomik ve sosyal olarak yalnız bırakılmayacaklarına güvenmesi gerekiyor. Aksi hâlde şiddet kayıtlara girmiyor; kayıtlara girmediğinde de politika yapıcıların önündeki tablo olduğundan daha küçük görünüyor.</p>

<h2>Küresel ölçekte de ilerleme yavaş</h2>

<p>Avrupa'daki tablo, küresel verilerle de uyumlu. Dünya Sağlık Örgütü, kadınlara yönelik şiddeti "pandemi boyutlarında" bir halk sağlığı sorunu olarak tanımlıyor. DSÖ'nün 2025'te yayımlanan son tahminlerine göre dünya genelinde kadınların yüzde 30,4'ü yaşamları boyunca fiziksel veya cinsel partner şiddeti ya da partner dışı cinsel şiddet yaşadı; bu yaklaşık 840 milyon kadına karşılık geliyor.</p>

<p>Nature Communications'da 16 Haziran 2026'da yayımlanan akademik değerlendirme de BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 5.2 hedefinin, yani kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türlü şiddetin 2030'a kadar ortadan kaldırılması hedefinin mevcut hızla gerçekçi görünmediğini savunuyor. Çalışmaya göre sorun, bilgi eksikliğinden çok ölçek, süreklilik, siyasi irade ve hesap verebilirlik eksikliğinde düğümleniyor.</p>

<h2>Çözüm biliniyor, ölçek yetersiz</h2>

<p>DSÖ'nün RESPECT Women çerçevesi, kadınlara yönelik şiddeti azaltmak için kanıta dayalı yedi strateji öneriyor: kadınların güçlendirilmesi, ilişkilerde eşitlikçi becerilerin geliştirilmesi, hizmetlerin güçlendirilmesi, yoksulluğun azaltılması, güvenli ortamların oluşturulması, çocuk ve ergen istismarının önlenmesi ve zararlı toplumsal cinsiyet normlarının dönüştürülmesi.</p>

<p>Ancak bu stratejilerin etkili olabilmesi için kampanya düzeyinde kalmaması gerekiyor. Uzmanlara göre kısa süreli farkındalık çalışmaları, tek başına nüfus düzeyinde kalıcı düşüş yaratmıyor. Hukuk, eğitim, sağlık, sosyal hizmet, yerel yönetimler, adli mekanizmalar ve sivil toplumun aynı hedef doğrultusunda, uzun vadeli bütçelerle ve ölçülebilir göstergelerle çalışması gerekiyor.</p>

<p>AB araştırmasının gösterdiği gerçek şu: Kadına yönelik şiddet, yalnızca "geri kalmışlık" sorunu değil; en gelişmiş, en eşitlikçi toplumlarda da kendini yeniden üretebilen yapısal bir kriz. Bu nedenle çözüm, ekonomik kalkınmanın ya da eşitlik mevzuatının kendiliğinden sonuç vermesini beklemek değil; şiddeti azaltmayı açık, ölçülebilir ve denetlenebilir bir kamu politikası hedefi hâline getirmekten geçiyor.</p>

<p>2030 hedefi bugünkü tempoyla uzak görünse de hedefin kendisi terk edilemez. Milyonlarca kadının yaşamını, sağlığını, güvenliğini ve özgürlüğünü etkileyen bu kriz, ikincil bir sosyal politika başlığı olarak ele alınamayacak kadar büyük. Avrupa'nın son verileri, kadınlara yönelik şiddetin görünmez olmadığını; aksine göz önünde duran, ölçülen ama hâlâ yeterince güçlü yanıt verilmeyen bir kriz olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<h2>Kaynaklar</h2>

<ul>
 <li>FRA, EIGE, Eurostat: <a href="https://fra.europa.eu/en/publication/2024/eu-gender-violence-survey-key-results" rel="nofollow">EU Gender-based Violence Survey - Key results</a></li>
 <li>FRA: <a href="https://fra.europa.eu/en/news/2024/one-three-women-eu-have-experienced-violence" rel="nofollow">One in three women in the EU have experienced violence</a></li>
 <li>Nature Communications: <a href="https://www.nature.com/articles/s41467-026-74656-y" rel="nofollow">Is the elimination of violence against women a realistic goal for the near future?</a></li>
 <li>WHO: <a href="https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/violence-against-women" rel="nofollow">Violence against women fact sheet</a></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/avrupada-her-uc-kadindan-biri-siddet-yasiyor-esitlik-paradoksu-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-06-at-092636.jpeg" type="image/jpeg" length="47167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Dosyasında Yeni Gelişme: 108 Kamu Görevlisi İçin Soruşturma Talebi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-108-kamu-gorevlisi-icin-sorusturma-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-108-kamu-gorevlisi-icin-sorusturma-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku Dosyasında Yeni Dönemeç: 108 Kamu Görevlisi Hakkında Suç Duyurusu, Gözler ABD’deki Duruşmada.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Dersim’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada kritik gelişmeler yaşanıyor. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, delillerin karartıldığı iddiasıyla 108 kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunurken, dosyanın firari şüphelisi Umut Altaş’ın bugün ABD’de hakim karşısına çıkması bekleniyor.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmasının ardından geçen altı yılı aşkın sürede dosyadaki belirsizlik sürerken, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda yeni hukuki adımlar atılıyor.</p>

<p>Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturma sürecinde delillerin karartıldığı ve dosyanın aydınlatılmasının engellendiği gerekçesiyle 108 kamu görevlisi hakkında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.</p>

<p>Dilekçede, kamu görevlilerinin “suç delillerini gizleme, değiştirme veya yok etme” ile “görevi kötüye kullanma” suçları kapsamında soruşturulması ve şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması talep edildi.</p>

<h2><strong>Avukat Çimen: “Delil Karartma Bir Bütün Halinde Gerçekleştirildi”</strong></h2>

<p>Savcılığa sunulan başvuruda, dosyada yaşananların yalnızca bireysel ihmallerle açıklanamayacağı ifade edildi. Dilekçede, delillerin karartılmasına yönelik işlemlerin birbirini tamamlayan bir zincir halinde yürütüldüğü ve soruşturmanın ilk günlerinden itibaren bazı uygulamaların gerçeğin ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığı öne sürüldü.</p>

<p>Başvuruda, sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında etkin ve kapsamlı bir adli soruşturma yürütülmesi istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Firari Şüpheli Umut Altaş Bugün ABD’de Hakim Karşısına Çıkacak</strong></h2>

<p>Dosyanın firari şüphelisi Umut Altaş’a ilişkin uluslararası süreç de devam ediyor. Hakkında çıkarılan kırmızı bülten kapsamında ABD’de yakalanan Altaş’ın bugün hakim karşısına çıkması bekleniyor.</p>

<p>Duruşmada, Türkiye’nin iade talebine ilişkin hukuki sürecin de gündeme gelmesi öngörülüyor. Bu nedenle söz konusu duruşma, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutu açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Altı Yıldır Yanıt Bekleyen Sorular</strong></h2>

<p>Gülistan Doku’nun kayboluşuna ilişkin soruşturma, aradan geçen yıllara rağmen kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Ailenin adalet arayışı sürerken, bir yandan Türkiye’de delil karartıldığı iddiaları yargıya taşınıyor, diğer yandan firari şüphelinin iadesine ilişkin süreç ABD’de devam ediyor.</p>

<p>Dosyada yaşanan son gelişmeler, Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması yönündeki beklentileri yeniden gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-108-kamu-gorevlisi-icin-sorusturma-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-30-105841.png" type="image/jpeg" length="31395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOĞU AKDENİZ’İN BAŞARILI KADINLARI İŞKAD ÖDÜLLERİNDE BULUŞACAK]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dogu-akdenizin-basarili-kadinlari-iskad-odullerinde-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dogu-akdenizin-basarili-kadinlari-iskad-odullerinde-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İŞKAD KADIN GİRİŞİMCİ ÖDÜLLERİ 2026 İÇİN BAŞVURULAR 1 TEMMUZ'DA BAŞLIYOR</strong></p>

<p></p>

<h2><strong>SÜHEYLA GERGİN: "KADINLAR ÜRETTİKÇE EKONOMİ GÜÇLENİYOR"</strong></h2>

<p></p>

<p><strong>ADANA </strong>– İş Kadınları Derneği (İŞKAD) Başkanı Süheyla Gergin, bu yıl gerçekleştirilecek İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri 2026 kapsamında Adana, Mersin ve Doğu Akdeniz Bölgesi'ndeki başarılı kadın girişimcilerin, yöneticilerin ve kadın istihdamına katkı sunan kurumların ödüllendirileceğini açıkladı.</p>

<p><img alt="İşkad Süheyla Gergin-2" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/iskad-suheyla-gergin-2.jpg" width="1620" /></p>

<p>Kadınların ekonomik yaşamın her alanında daha görünür olması gerektiğini vurgulayan Gergin, İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri'nin girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi, kadınların üretim, inovasyon ve istihdama katkılarını teşvik etmeyi amaçladığını söyledi.</p>

<p><strong>KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNE GÜÇLÜ DESTEK</strong></p>

<p>Kadınların iş dünyasında daha fazla yer almasının Türkiye'nin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını belirten İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, "Kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak için yıllardır çeşitli projeler, eğitimler, çalıştaylar ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer aldığı bir Türkiye'nin daha hızlı kalkınacağına inanıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>TÜM BÖLGEDEKİ KADINLARA ÇAĞRI</strong></p>

<p>İŞKAD'ın Anadolu'da kadın girişimciliğini teşvik eden önemli bir hareketin öncüsü olduğunu kaydeden Gergin, bugüne kadar büyük ilgi gören ödül programının bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirileceğini ifade etti. Gergin, Adana, Mersin ve Doğu Akdeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren kadın girişimcileri, genç girişimcileri, sosyal girişimcileri, yöneticileri ve kadın istihdamına katkı sunan firmaları yarışmaya başvurmaya davet etti.</p>

<p><strong>BAŞVURULAR 1 TEMMUZ'DA BAŞLIYOR</strong></p>

<p>İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri 2026 kapsamında başvuru sürecinin 1 Temmuz - 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini belirten Gergin, yarışma takviminin şu şekilde planlandığını açıkladı:</p>

<p><strong>YARIŞMA TAKVİMİ</strong></p>

<p>Başvuru Süreci: 1 Temmuz - 15 Ağustos 2026</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ön Değerlendirme Süreci: 15 Ağustos - 25 Ağustos 2026</p>

<p>Jüri Değerlendirme Süreci: 25 Ağustos - 15 Eylül 2026</p>

<p>Ödül Töreni: 3 Kasım 2026</p>

<p><strong>ALANINDA UZMAN İSİMLER JÜRİDE YER ALACAK</strong></p>

<p>İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri 2026'nın jüri üyeleri; iş dünyası, akademi ve girişimcilik ekosisteminin önemli isimlerinden oluşuyor.</p>

<p><strong>JÜRİ BAŞKANI :</strong> Prof. Dr. Azmi Yalçın – Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi</p>

<p><strong>JÜRİ ÜYELERİ:</strong></p>

<p>- Prof. Dr. Efe Efeoğlu – Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi</p>

<p>- Mehmet Buldurgan – Şirket Ortağım Melek Yatırımcı Ağı Başkanı</p>

<p>- Süleyman Sönmez – STS Group Yönetim Kurulu Başkanı, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı</p>

<p>- Prof. Dr. Nazan Koluman – Çukurova Ziraat Fakültesi Dekanı</p>

<p>- Atakan Çapçı – Anadolu İleri Üretim Teknolojileri A.Ş. Kurucusu</p>

<p>- Şule Karalı – KSG Makina İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi</p>

<p>- Özge Bulut Maraşlı – FABU A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı</p>

<p>- M. Süheyla Gergin – İŞKAD Yönetim Kurulu Başkanı, Kıvılcım Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı</p>

<p>PROJE KOORDİNATÖRÜ : Berman Mantı – ETNA Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve Luvilavant Kurucusu.</p>

<p><strong>ÖDÜL KATEGORİLERİ</strong></p>

<p>2026 İŞKAD Girişimcilik Ödülleri için belirlenen kategoriler ise şöyle:</p>

<p>- İŞKAD Kadın Girişimci Ödülü</p>

<p>- İŞKAD Genç Kadın Girişimci Ödülü</p>

<p>- İŞKAD Kadın Girişimci (Start-Up) Ödülü</p>

<p>- İŞKAD Sosyal Girişimci Ödülü</p>

<p>- İŞKAD Teknolojide Kadın Girişimciliği Ödülü</p>

<p>- İŞKAD Başarılı Kadın Yönetici Ödülü</p>

<p>- İŞKAD Kadın İstihdamı ve Girişimciliğine Katkı Sunan Firma Ödülü</p>

<p>İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, kadınların başarı hikâyelerini görünür kılmayı ve yeni girişimcilere ilham vermeyi hedeflediklerini belirterek, "Kadınların emeğini, cesaretini ve üretkenliğini ödüllendirmeye devam edeceğiz. Tüm kadın girişimcilerimizi bu önemli organizasyona katılmaya davet ediyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dogu-akdenizin-basarili-kadinlari-iskad-odullerinde-bulusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/iskad-yonetim-kurulu.jpeg" type="image/jpeg" length="16043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: Eşit miras hakkı tehdit altında]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/esikten-12-yargi-paketi-uyarisi-esit-miras-hakki-tehdit-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/esikten-12-yargi-paketi-uyarisi-esit-miras-hakki-tehdit-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EŞİK, beklenen 12. Yargı Paketi’ndeki düzenlemelerin kadınların miras ve mülkiyet hakkı açısından hak kaybı ve ayrımcılık riski taşıdığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, Adalet Komisyonu’ndan geçen ve TBMM Genel Kurulu’na gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi’ndeki düzenlemelerin kadınların miras ve mülkiyet hakkı açısından hak kaybı ve ayrımcılık riski taşıdığını açıkladı.</p>
</blockquote>

<p>EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, 12. Yargı Paketi’nde yer alan miras kalan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesine ilişkin düzenlemelere tepki gösterdi. Platform, teklifin “usule ilişkin” ve “bürokrasiyi azaltmaya yönelik” gibi sunulduğunu ancak özellikle kadınlar ve yoksullar açısından ciddi hak kayıplarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>EŞİK’in açıklamasında, miras kalan taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde ilk açık artırmanın yalnızca mirasçı maliklerin katılımıyla yapılmasının öngörüldüğü hatırlatıldı. Platform, bu düzenlemenin kadın mirasçıların aile içi baskı, ekonomik güç eşitsizliği ve usulsüz süreçler nedeniyle miras haklarından fiilen dışlanmasına neden olabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “ilk ihalenin aile arasında yapılması” hedefinin, ekonomik gücü daha zayıf olan kadın mirasçılar açısından baskı aracına dönüşebileceği ifade edildi. Kadınların “şimdi kabul et”, “dava açarız”, “satışa çıkarırız” gibi söylemlerle miras paylarını gerçek değerinin altında devretmeye zorlanabileceği belirtildi.</p>

<p>Platform ayrıca, ilk ihalenin muhammen bedelin yüzde 100’ü üzerinden yapılması ve artırmaya katılacak pay sahiplerinin teminat muafiyetinin kaldırılması halinde masrafların artacağına dikkat çekti. EŞİK’e göre bu durum, nakit sermayesi olmayan kadın mirasçıların mülklerini erkek kardeşlerine ya da ekonomik olarak daha güçlü mirasçılara devretmek zorunda kalmasına yol açabilir.</p>

<p>Açıklamada, teklif kapsamında hazinenin açık artırmalara teminattan muaf katılmasına ilişkin düzenlemeye de tepki gösterildi. EŞİK, bu değişikliğin yalnızca kadınların değil, ekonomik olarak dezavantajlı tüm mirasçıların mülkiyet hakkını zedeleyebileceğini belirtti.</p>

<p>EŞİK, daha önce tapu işlemlerinde arabuluculuk uygulamaları ve Diyanet’in mirasla ilgili hutbeleri konusunda da kadınların eşit miras hakkına yönelik risklere dikkat çektiklerini hatırlattı. Platform, Medeni Kanun’a göre kadın ve erkeğin miras payının eşit olduğunu vurgulayarak kadınlara, içerğini anlamadıkları hiçbir belgeyi imzalamamaları, tapu ve noter işlemlerini mümkünse bizzat takip etmeleri ve baskı ya da tehditle karşılaştıklarında hukuki destek almaları çağrısı yaptı.</p>

<p>EŞİK açıklamasını, “Eşit miras hakkımız da dahil büyük bedeller ödeyerek elde ettiğimiz hiçbir medeni hakkımızdan vazgeçmeye niyetimiz yok. Yasalara dokunmayın, uygulayın” sözleriyle sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/esikten-12-yargi-paketi-uyarisi-esit-miras-hakki-tehdit-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-000528.png" type="image/jpeg" length="68307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınları ve LGBTİQ+'ları Hedef Alan Düzenlemeler 12. Yargı Paketi'nde Yer Almadı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kadinlari-ve-lgbtiqlari-hedef-alan-duzenlemeler-12-yargi-paketinde-yer-almadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kadinlari-ve-lgbtiqlari-hedef-alan-duzenlemeler-12-yargi-paketinde-yer-almadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Örgütlerinden Açıklama: Tartışmalı Düzenlemelerin 12. Yargı Paketi'nden Çıkarılması Mücadelenin Kazanımıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<h2><strong>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Hakları Hedef Alan Düzenlemeler Meclis'e Gelen Pakette Yok</strong></h2>
</blockquote>

<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 12. Yargı Paketi'nde kadınların, LGBTİQ+'ların ve çocukların haklarını hedef aldığı belirtilen düzenlemelerin yer almamasını örgütlü mücadelenin kazanımı olarak değerlendirdi. Platform, haklara yönelik girişimlerin sona ermediğini belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, uzun süredir kamuoyunda tartışılan ve bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan 12. Yargı Paketi'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Platform, kadınların, LGBTİQ+'ların ve çocukların haklarını hedef aldığı ifade edilen düzenlemelerin pakette yer almamasının, yürütülen örgütlü mücadelenin sonucu olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>"Geri adım attıran örgütlü mücadele oldu"</strong></h2>

<p>Açıklamada, aylardır gündemde olan düzenlemelere karşı kadınların sokaklarda, meydanlarda, kampüslerde, adliyelerde ve Meclis önünde yürüttüğü mücadelenin iktidarın geri adım atmasını sağladığı ifade edildi.</p>

<p>Platform, "Bu, kadınların örgütlü mücadelesinin kazanımıdır. Her gün verdiğimiz mücadele sonucu iktidar geri adım atmak zorunda kaldı" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>"Haklara yönelik saldırılar sürecek" uyarısı</strong></h2>

<p>Platform, tartışmalı düzenlemelerin pakette yer almamasının mücadelenin sona erdiği anlamına gelmediğini belirterek, kadınların kazanılmış haklarına, LGBTİQ+'ların varoluşuna ve çocukların üstün yararına yönelik yeni girişimlerin farklı biçimlerde yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada, bu girişimlerin tesadüfi olmadığı, eşitlik karşıtı, ayrımcı ve hak gasbını hedefleyen politikaların bir sonucu olduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>"Haklarımız pazarlık konusu yapılamaz"</strong></h2>

<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadınların varoluşunu suç sayacak ve kazanılmış haklarını ortadan kaldıracak hiçbir düzenlemeye izin vermeyeceklerini vurgulayarak şu mesajı verdi:</p>

<p>"Varoluşumuzu suç sayacak, kazanılmış haklarımızı gasp edecek düzenlemelerin yargı paketleri ile pazarlık konusu edilmesine hiçbir zaman geçit vermeyeceğiz. Örgütlü mücadelemiz ve ısrarlı tepkilerimiz sayesinde yüzlerce yıllık haklarımıza dokunmalarına izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz."</p>

<h3><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 22 135904" class="detail-photo img-fluid" height="1323" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-22-135904.png" width="1780" /></h3>

<h3><strong>12. Yargı Paketi'nde Neler Var, Neler Yok?</strong></h3>

<p>Nafaka hakkının sınırlandırılması, LGBTİ+ karşıtı düzenlemeler ve suça sürüklenen çocukların (SSÇ) daha ağır cezalar almasının önünü açacağı gerekçesiyle tartışma yaratan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı <strong>4. Yargı Reformu Strateji Belgesi</strong> doğrultusunda hazırlanan ve <strong>30 maddeden oluşan</strong> pakette, kamuoyunda yoğun tepki çeken <strong>nafaka düzenlemesi</strong>, <strong>LGBTİ+'ları hedef alan hükümler</strong> ile <strong>suça sürüklenen çocuklara ilişkin ceza artırıcı düzenlemeler</strong> yer almadı. Kadın ve LGBTİ+ örgütleri, bu geri adımı yürüttükleri örgütlü mücadelenin sonucu olarak değerlendirdi.</p>

<h3><strong>HAGB düzenlemesinde değişiklik</strong></h3>

<p>Pakette yer alan önemli düzenlemelerden biri de <strong>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)</strong> uygulamasına ilişkin oldu. Yeni düzenlemeye göre HAGB; <strong>işkence</strong>, <strong>eziyet</strong> ve kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işlediği, <strong>kötü muamele</strong> kapsamında değerlendirilen suçlarda uygulanmayacak.</p>

<h3><strong>IBAN mağdurlarına ilişkin düzenleme de pakete girmedi</strong></h3>

<p>Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen, banka hesap numaralarını farkında olmadan dolandırıcılar tarafından kullandırdıkları gerekçesiyle <strong>nitelikli dolandırıcılık</strong> suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişilere yönelik beklenen yasal düzenleme de 12. Yargı Paketi'nde yer almadı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kadinlari-ve-lgbtiqlari-hedef-alan-duzenlemeler-12-yargi-paketinde-yer-almadi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-22-134941.png" type="image/jpeg" length="59818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Güçlü Kadın Güçlü Yarın’ projesinin lansman etkinliği ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’de gerçekleştirildi.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/guclu-kadin-guclu-yarin-projesinin-lansman-etkinligi-kampus-mersin-ve-garaj-mersinde-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/guclu-kadin-guclu-yarin-projesinin-lansman-etkinligi-kampus-mersin-ve-garaj-mersinde-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir ‘Kampüs Mersin’ ve ‘Garaj Mersin’ projeleri; girişimcilik, kişisel gelişim ve sosyal etki odaklı programlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘GÜÇLÜ KADIN GÜÇLÜ YARIN’ PROJESİ KAMPÜS MERSİN &amp; GARAJ MERSİN’DE TANITILDI</strong></p>

<p>Bu kapsamda JCI Türkiye Hibe Programı tarafından desteklenen ve JCI Mersin Şubesi tarafından yürütülen <strong>‘Güçlü Kadın Güçlü Yarın’</strong> projesinin lansman etkinliği <strong>‘Kampüs Mersin’</strong> ve <strong>‘Garaj Mersin’</strong>de gerçekleştirildi.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen <strong>‘Kampüs Mersin’</strong> ve <strong>‘Garaj Mersin’</strong> projeleri; girişimcilik, kişisel gelişim ve sosyal etki odaklı programlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda JCI Türkiye Hibe Programı tarafından desteklenen ve JCI Mersin Şubesi tarafından yürütülen <strong>‘Güçlü Kadın Güçlü Yarın’</strong> projesinin lansman etkinliği <strong>‘Kampüs Mersin’</strong> ve <strong>‘Garaj Mersin’</strong>de gerçekleştirildi.</p>

<p>Girişimci kadınların ekonomik, sosyal ve kişisel gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan proje; eğitim, mentorluk, networking ve girişimcilik odaklı uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Proje kapsamında katılımcılar; kişilik analizi ve kendini keşfetme çalışmaları, finansal yönetim eğitimleri, yapay zekâ araçlarının kullanımı, dijital pazarlama uygulamaları, mentorluk görüşmeleri ve girişimcilik panayırı gibi birçok gelişim fırsatından yararlanabilecek. Ayrıca düzenli networking buluşmalarıyla girişimci kadınların birbirlerinden öğrenmeleri ve güçlü iş birlikleri geliştirmeleri hedefleniyor. Kariyer Merkezi bu projede ev sahipliği yapmanın yanı sıra program içeriğine de katkı sunacak eğitim ve programlar gerçekleştirecek.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi tarafından hayata geçirilen <strong>‘Kampüs Mersin’</strong> ve <strong>‘Garaj Mersin’</strong> projeleri ise üniversite öğrencilerinden girişimcilere, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir hedef kitleye hitap eden yeni nesil bir gelişim ve iş birliği ekosistemi olarak faaliyet gösteriyor. Projeler kapsamında bireysel ve ortak çalışma alanları, kariyer ve girişimcilik eğitimleri, mentorluk programları, iş birliği ve networking etkinlikleri, toplantı ve eğitim salonları ile proje geliştirme fırsatları sunuluyor. <strong>‘Kampüs Mersin’</strong> ve <strong>‘Garaj Mersin’</strong>, farklı paydaşları aynı çatı altında buluşturarak Mersin’in girişimcilik ve yenilikçilik kapasitesine katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Gerçekleştirilen lansman etkinliği, kadın girişimciliğinin desteklenmesi kadar kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir adım olarak değerlendirildi. <strong>‘Kampüs Mersin’</strong> ve <strong>‘Garaj Mersin’</strong>in sunduğu paylaşım ve üretim kültürü sayesinde sosyal fayda odaklı projelerin daha geniş kitlelere ulaşması ve sürdürülebilir hale gelmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Özada: “Sosyal etki odaklı tüm projelere kapımız açık”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi Müdürü Serkan Özada yaptığı değerlendirmede, <strong>“ <i>‘Kampüs Mersin’</i> ve <i>‘Garaj Mersin’</i> projelerini yalnızca toplantı ve çalışma alanları olarak değil, şehrin fikir üreten, proje geliştiren ve iş birliği kuran paydaşlarını buluşturan bir ekosistem olarak tasarladık. Üniversite öğrencilerinden girişimcilere, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar herkesin kendine yer bulabileceği bu yapı içerisinde eğitimler, mentorluk programları, networking etkinlikleri, proje geliştirme çalışmaları ve kurumsal buluşmalar gerçekleştiriyoruz. JCI Mersin tarafından yürütülen <i>‘Güçlü Kadın Güçlü Yarın’</i> projesine ev sahipliği yaparak desteklenmesi de bu vizyonun önemli örneklerinden biridir” </strong>dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekleyen bu tür projeleri son derece kıymetli bulduklarının altını çizen Özada, <strong>“ <i>‘Kampüs Mersin’</i> ve <i>‘Garaj Mersin’</i> olarak sosyal fayda üreten, girişimciliği destekleyen, gençlerin ve toplumun gelişimine katkı sunan tüm proje ve iş birliklerine açığız. Şehrimizin sivil toplum kuruluşlarını, öğrenci kulüplerini, girişimcilerini, akademisyenlerini ve kurumsal markalarını bu ekosistemin bir parçası olmaya davet ediyoruz” </strong>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/guclu-kadin-guclu-yarin-projesinin-lansman-etkinligi-kampus-mersin-ve-garaj-mersinde-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/guclu-kadin-guclu-yarin-projesi-kampus-mersin-garaj-mersinde-tanitildi-4.jpg" type="image/jpeg" length="37181"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İŞKAD, Vali Mustafa Yavuz’la kadın girişimciliğini konuştu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iskad-vali-mustafa-yavuzla-kadin-girisimciligini-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iskad-vali-mustafa-yavuzla-kadin-girisimciligini-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, kadının üretimde, ekonomide ve karar mekanizmalarında daha güçlü yer alması için çalıştıklarını belirtti “Kadınların iş dünyasındaki varlığı güçlenmeli”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA – İş Kadınları Derneği (İŞKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Gergin ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Adana Valisi Mustafa Yavuz’u makamında ziyaret ederek kent ekonomisi, kadın girişimciliği ve sivil toplumun gelişimine ilişkin görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p><br />
Uzun yıllar Seyhan Kaymakamı olarak görev yaptıktan sonra Adana Valiliği görevine atanan Mustafa Yavuz’un kenti yakından tanımasının önemli bir avantaj olduğunu belirten İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, Adana’nın kalkınma hedeflerine ulaşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Iskad Valimustafayavuz (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1614" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/iskad-valimustafayavuz-3.jpg" width="745" /><br />
<strong>“ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ”</strong><br />
Ziyarette, iş dünyasında kadın temsilinin artırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve üretimde kadın emeğinin daha görünür hale getirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, kadınların ekonomik yaşamda daha fazla yer almasının hem toplumsal kalkınmaya hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu vurguladı.<br />
Başkan Gergin, İŞKAD olarak kadınların iş hayatında daha etkin rol üstlenmesi, girişimcilik ekosisteminde daha fazla söz sahibi olması ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti.</p>

<p><img alt="Iskad Valimustafayavuz (4)" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/iskad-valimustafayavuz-4.jpg" width="760" /><br />
<strong>ADANA’NIN GELECEĞİ VE SİVİL TOPLUMUN ROLÜ DEĞERLENDİRİLDİ</strong><br />
Görüşmede ayrıca sivil toplum kuruluşlarının kent yaşamındaki önemi, üretim ve istihdamın geliştirilmesi ile Adana’nın ekonomik ve sosyal geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Tarımdan sanayiye, ihracattan girişimciliğe kadar birçok alanda sahip olduğu potansiyelle dikkat çeken Adana’nın daha güçlü bir geleceğe taşınabilmesi için ortak aklın önemine dikkat çekildi.<br />
İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, nazik ev sahipliği ve misafirperverliği dolayısıyla Adana Valisi Mustafa Yavuz’a teşekkür ederek, “Kentimizin gelişimi için kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Kadın gözüyle kentimizin genel görünümü, gelişimi, vizyonu, çağdaş ve modern bir Adana oluşması için de İŞKAD’lı kadın işletmeler olarak kamu kurumlarıyla işbirliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><img alt="Iskad Valimustafayavuz (1)" class="detail-photo img-fluid" height="506" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/iskad-valimustafayavuz-1.jpg" width="760" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iskad-vali-mustafa-yavuzla-kadin-girisimciligini-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/iskad-valimustafayavuz-2.jpg" type="image/jpeg" length="80426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu: Yargı Değil, Gasp Paketi! 12. Yargı Paketi’ne Hayır!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-yargi-degil-gasp-paketi-12-yargi-paketine-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-yargi-degil-gasp-paketi-12-yargi-paketine-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Kadın, LGBTİ+, çocuk düşmanı 12. yargı paketiyle haklarımızın gasp edilmesine, hayatlarımızın denetlenmesine, sessiz kalmıyoruz."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Adana Kadın Platformu adına Avukat Ayşe Zilan tarafından İnönü Parkında okunan basın açıklamasında: "Aile 10 yılı ilan edilmişken; bu düzenlemede, kadınları “ahlak sopasıyla” kontrol altına alma hedefi yatıyor.Tanımı, sınırı bilinçli olarak muğlak bırakılan "biyolojik cinsiyete aykırılık" ve "alenen özendirme" kavramlarıyla varlığımız ve örgütlenme hakkımız suç ilan edilmek isteniyor" denildi.</strong></p>
</blockquote>

<p>Ayşe Zilan konuşmasına şu şekilde devam etti;</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/NahL_2nV_HM" title="Adana Kadın Platformu: Yargı Değil, Gasp Paketi! 12. Yargı Paketine Hayır " width="1242"></iframe></p>

<p>İktidarın "yargı paketi" adı altında sinsice önümüze getirdiği hak gaspı paketine karşı haklarımıza, hayatlarımıza sahip çıkmak için bir aradayız. Meclis gündemine getirilen 12. Yargı Paketi, iddia edildiği gibi toplumun adalete erişimini değil; kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların haklarını torba yasalarla gasp etmeyi amaçlıyor. İşte bu yüzden 12. Yargı Paketi’ni topyekün ve esastan reddediyoruz!</p>

<p>Bugün burada bu pakette neler olduğunu tek tek anlatmaya çalıştık. Birçok maddeyi tek seferde, hayatlarımıza etkisi tartışılmadan meclisten hızlıca geçirmek istiyorlar. Biz bu kurnazlığı çok iyi biliyoruz. Torba yasa taktiği; kazanılmış hakları gasp etmek, adeta bir oldu bittiye getirmek ve her sesi sansürlemek için kullanılan bir araç aslında.</p>

<p>12. Yargı Paketi’nde kadınlar, LGBTİ+’lar, çocuklar için neler var biz biliyoruz. Boşanmayı hızlandırma bahanesiyle kadınların velayet, tazminat ve nafaka haklarını davadan ayırmayı amaçlıyorlar. Kadınları tehdit ve yıldırmayla haklarından vazgeçmeye zorlayan, erkeklerin işini kolaylaştırmaktan başka bir faydası olmayan bu sinsi hak gaspı oyununu görüyoruz. Kadınlar da hızlı boşanmak istiyor diyerek haklarımızı alttan alta oymaya çalışmalarına sessiz kalmıyoruz. Çünkü biliyoruz; boşanmayı hızlandırmak kadınların haklarını gasp etmeden de mümkün.</p>

<p>Yıllardır süren örgütlü yalanlarla nafaka hakkımıza saldıranlar, evlilik içinde neden kadınların yoksullaştığını görünmez kılmak istiyor. Zaten koşullara bağlı olan nafakayı süresiz ve koşulsuzmuş gibi sunarak kadınların maruz kaldığı şiddet ve sömürü konuşulması istiyorlar. Kadınların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri ekonomik ve sosyal güvenceden mahrum bırakılmaları, aileye bağımlı hale getirilmeleri amaçlanıyor. Ağırlaşan geçim koşullarında ve kamusal hizmetlerin hızla piyasalaştırıldığı; eğitimden sağlığa her şeyin parayla alınır satılır hale geldiği, muhafazakarlığın devlet eliyle güç kazandığı bu dönemde, kadınlara reva görülen bu! Bizi seçeneksizlikle, yoksullukla şiddet ve sömürü dolu ailelere mahkum etmek isteyen kadın düşmanı politikalara sessiz kalmıyoruz.</p>

<blockquote>
<p><strong>Zilan: Bizi "uzlaştırma" kılıfıyla şiddet faili erkeklerle aynı masaya oturtmak istiyorlar. Kendilerinin dahi "ikna masası" olduğunu itiraf ettiği, eşitlerin olmadığı ve erkek şiddetinin meşrulaştırıldığı bu arabuluculuk masalarını reddediyoruz.</strong></p>
</blockquote>

<p>Aile 10 yılı ilan edilmişken; bu düzenlemede, kadınları “ahlak sopasıyla” kontrol altına alma hedefi yatıyor.Tanımı, sınırı bilinçli olarak muğlak bırakılan "biyolojik cinsiyete aykırılık" ve "alenen özendirme" kavramlarıyla varlığımız ve örgütlenme hakkımız suç ilan edilmek isteniyor. Nasıl yaşadığımızdan kiminle birlikte olacağımıza kadar hayatımızın her zerresine dahil olmaya, denetlemeye çalışan bu nefret yasasını kabul etmiyoruz. LGBTİ+’ları kamusal alandan silmeyi amaçlayan bu "makbul vatandaş" sınırlarını tanımıyoruz. 25 yaş sınırı ve hapis cezası tehditleriyle transların bedenlerine ilişkin kararları ve sağlık hakkı gasp ediliyor. Bu nefret yasasına karşı hayatlarımıza, kararlarımıza sahip çıkıyoruz.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 18.15.25" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-181525.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><strong>Ayşe Zilan: Bu koşullar altında çocuklar ise koruma mekanizmalarından uzak bir başına bırakılıyor.</strong></p>
</blockquote>

<p>Devlet, çocukların ne eğitime devamlılığını denetliyor ne şiddet ve istismardan koruyor ne failleri cezalandırıyor ne çocuk işçiliği engelliyor ne de çocukların içinde bulunduğu yoksulluğa tedbir alıyor. Bunun karşısında çocukları korumaya dair tüm sorumluluğunu bir kez daha bu paket ile ebeveynlerin ve hatta çocukların üzerine yıkıyor. En tehlikeli nokta ise çocukluğun tartışmaya açılması. Bugün çocuklar için "suç işlediğinde yetişkin gibi cezalandırılsın" demek, çocuklar için yarın cinsel istismar davalarında "rızası vardı" demenin hukuki zemini kolaylaştırıyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/kKOam-TaxbI" title="Adana Kadın Platformu; &quot;Haklarımız Paketlerinize Sığmaz. 12. Yargı Paketine Hayır&quot; Açıklaması Yaptı" width="475"></iframe></p>

<blockquote>
<p><strong>Adana Kadın Platformu: Sosyal medyaya kimlik numarası şartı getirilmesinin amacı ise bir sansür mekanizması kurmak. Haklarımızı gasp edenlerin sesi serbestçe çıkarken, bizlerin sesini ve sözünü kısmaya çalışan bu yasaya karşı hiçbir alanı terk etmiyoruz.</strong></p>
</blockquote>

<p>Kazanılmış haklarımıza yapılan saldırılara karşı yan yana durmak, mücadele etmek bir zorunluluk. Kadın, LGBTİ+, çocuk düşmanı 12. yargı paketiyle haklarımızın gasp edilmesine, hayatlarımızın denetlenmesine, kararlarlarımıza müdahale edilmesine sessiz kalmıyoruz. Türkiye’nin pek çok ilinden bu yargı paketine geçit vermeyeceğini duyuran kadınların sesini bir kere daha buradan yükseltiyoruz: On yıllar süren mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızdan, anayasal ve yasal haklarımızdan, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz. 12. Yargı Paketi’ne hayır!</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-yargi-degil-gasp-paketi-12-yargi-paketine-hayir</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-181612-1.jpeg" type="image/jpeg" length="76228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi: “Irmak Ayşe Koparan Öğretmen İçin Adalet İstiyoruz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/egitim-sen-adana-kadin-meclisi-irmak-ayse-koparan-ogretmen-icin-adalet-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/egitim-sen-adana-kadin-meclisi-irmak-ayse-koparan-ogretmen-icin-adalet-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Gerçekler ortaya çıkana kadar, sorumlular hesap verene kadar ve adalet sağlanana kadar bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi, Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yaparken yaşamını yitiren öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın şüpheli ölümüne ilişkin yaptığı basın açıklamasında, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundu. Sendika binasında gerçekleştirilen açıklamada, kadın eğitim emekçilerinin maruz kaldığı mobbing, psikolojik şiddet ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekildi.</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Cp14kswy6aQ" title="Irmak Ayşe Koparan Öğretmen İçin Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi #Irmaköğretmeniçinadalet istedi." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi: “Irmak Öğretmen için adalet istiyoruz”</strong></p>

<p>Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklamayı Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı okudu. Açıklamada, yalnızca bir meslektaşın anılmadığı, aynı zamanda kadınların yaşam hakkını tehdit eden baskı ve şiddet politikalarına karşı kamuoyuna seslenildiği ifade edildi.</p>

<p>Kiracı, “Bugün burada yalnızca bir meslektaşımızı anmak için değil; bir kadının yaşamının değersizleştirilmesine, gerçeklerin karartılmasına ve sorumluların korunmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık” dedi.</p>

<p><img alt="Photo 5859247334020026161 Y" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/photo-5859247334020026161-y.jpg" width="1280" /></p>

<p><strong>“Kadın eğitim emekçileri mobbing ve psikolojik şiddetle karşı karşıya”</strong></p>

<p>Basın açıklamasında kadınların çalışma yaşamında sistematik biçimde ayrımcılığa ve baskıya maruz bırakıldığı belirtilerek, eğitim kurumlarının da bu tablonun dışında olmadığı vurgulandı.</p>

<p>Kadın eğitim emekçilerinin iş yerlerinde yönetsel baskılar, güvencesizlik, psikolojik şiddet ve mobbing uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edilen açıklamada, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün bu sorunlardan bağımsız değerlendirilemeyeceği kaydedildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 10 At 18.52.14" class="detail-photo img-fluid" height="1540" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-185214.jpeg" width="2048" /></p>

<p><strong>“Şüpheli ölüm tüm yönleriyle araştırılmalı”</strong></p>

<p>Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi, Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün sıradan bir olay olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, olayın kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkı ve güvenli çalışma koşulları açısından ciddi bir sorumluluk alanı oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p>Açıklamada, ölümün ardındaki tüm iddiaların ortaya çıkarılması gerektiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“İhmal, baskı, mobbing, şiddet ve idari sorumluluklara ilişkin iddialar etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulmadan bu dosyanın kapatılmasına, gerçeğin karartılmasına ve sorumluların korunmasına izin verilemez.”</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/6-2FO8An9ow" title="Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi adına Özgür Kiracı, &quot;Irmak Öğretmen İçin Adalet İstiyoruz&quot; dedi." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>“Sorunun kaynağı kadın karşıtı politikalar”</strong></p>

<p>Basın açıklamasında, kadın eğitim emekçilerinin yaşadığı yalnızlaştırma, baskı, mobbing, güvencesizlik ve elverişsiz çalışma koşullarının yalnızca bireysel sorunlar olmadığı, mevcut siyasal iklimle bağlantılı olduğu savunuldu.</p>

<p>Kadınların yaşam hakkının; İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı uygulamalar, cezasızlık politikaları ve kamu kurumlarında yaygınlaşan erkek egemen yönetim anlayışı nedeniyle sistematik biçimde ihlal edildiği öne sürüldü.</p>

<p><strong>“İdari baskı ve ihmal iddiaları etkin biçimde soruşturulmalı”</strong></p>

<p>Eğitim Sen, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirterek, varsa idari baskı, mobbing, şiddet, görevi kötüye kullanma, ihmal ve koruma mekanizmalarının işletilmemesi gibi iddiaların bağımsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendika, olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini vurgulayarak, hem ailesine hem de eğitim camiasına başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p><strong>Yetkililere dört maddelik çağrı</strong></p>

<p>Basın açıklamasında kamu otoritelerine yönelik şu talepler sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi,</li>
 <li>İhmal veya sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılması,</li>
 <li>Kadınlara yönelik ayrımcılık, psikolojik şiddet ve mobbinge karşı etkili koruma mekanizmalarının oluşturulması,</li>
 <li>Eğitim kurumlarında kadınların güvenli, eşit ve özgür çalışma hakkının güvence altına alınması.</li>
</ul>

<p><strong>“Gerçekler ortaya çıkana kadar sürecin takipçisi olacağız”</strong></p>

<p>Eğitim Sen Adana Kadın Meclisi, Irmak Ayşe Koparan dosyasının unutulmasına izin vermeyeceklerini belirterek, “Gerçekler ortaya çıkana kadar, sorumlular hesap verene kadar ve adalet sağlanana kadar bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.</p>

<p>Basın açıklaması, “Gerçekler açığa çıkarılsın, sorumlular hesap versin, kadınlara yönelik şiddet ve mobbing son bulsun, eşit, güvenli ve özgür çalışma ortamları sağlansın” çağrısıyla sona erdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/egitim-sen-adana-kadin-meclisi-irmak-ayse-koparan-ogretmen-icin-adalet-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-10-at-185213.jpeg" type="image/jpeg" length="43416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu'ndan Rahmi Koç'un sözlerine tepki: "Irkçılık ve cinsiyetçilik mizah değildir"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformundan-rahmi-kocun-sozlerine-tepki-irkcilik-ve-cinsiyetcilik-mizah-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformundan-rahmi-kocun-sozlerine-tepki-irkcilik-ve-cinsiyetcilik-mizah-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Cinsiyetçilik mizah değildir. Irkçılık mizah değildir. Bir halkı veya kadınları aşağılamak ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemez."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana Kadın Platformu, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un Kürt kadınlarını hedef aldığı belirtilen ifadelerine ilişkin İnönü Parkı'nda basın açıklaması düzenledi. Platform adına açıklamayı okuyan Haber-Sen Şube Yürütme Kurulu Üyesi Gülcan Aydın, kadınları ve halkların kimliğini aşağılayan söylemlerin kabul edilemeyeceğini belirterek, ayrımcı dilin toplumsal barışı zedelediğini vurguladı.</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6HQWkfQM2E" title="Adana Kadın Platformu, Rahmi Koç'un Irkçı ve Cinsiyetçi Söylemlerini Kınıyoruz." width="1242"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana Kadın Platformu, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un bir hastane açılışında kamuoyuna yansıyan ve Kürt kadınlarını hedef aldığı belirtilen ifadelerine tepki göstermek amacıyla İnönü Parkı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı Haber-Sen Şube Yürütme Kurulu Üyesi Gülcan Aydın okudu.</p>

<p><img alt="D S C0008. J P G" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/d-s-c0008-j-p-g.jpeg" width="4608" /></p>

<p>Açıklamada, Rahmi Koç'un kullandığı ifadeler ile bu sözler karşısında sergilenen tutumların, yıllardır beslenen ırkçı, cinsiyetçi ve ayrımcı anlayışın bir yansıması olduğu belirtilerek, kadınları ve bir halkın kimliğini aşağılayan söylemlerin kabul edilemeyeceği ifade edildi.</p>

<h2><img alt="D S C0008. J P G" class="detail-photo img-fluid" height="3072" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/d-s-c0008-j-p-g.jpeg" width="4608" /></h2>

<h2><strong>"Irkçılık ve cinsiyetçilik mizah değildir"</strong></h2>

<p>Platform, kadınları aşağılayan ve etnik kimlikler üzerinden ayrımcılığı körükleyen ifadelerin "şaka", "espri" ya da "mizah" adı altında meşrulaştırılamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Cinsiyetçilik mizah değildir. Irkçılık mizah değildir. Bir halkı veya kadınları aşağılamak ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemez."</p>
</blockquote>

<p>Açıklamada bu tür söylemlerin toplumsal önyargıları yeniden ürettiği, ayrımcılığı sıradanlaştırdığı ve birlikte yaşam kültürüne zarar verdiği ifade edildi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 06 At 19.22.43" class="detail-photo img-fluid" height="1153" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-06-at-192243.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>"Ayrımcı söylemleri normalleştiren tutumlar da kabul edilemez"</strong></h2>

<p>Adana Kadın Platformu, yalnızca söz konusu ifadeleri değil, bu söylemleri eleştirmek yerine normalleştiren yaklaşımları da eleştirdi.</p>

<p>Açıklamada, özellikle AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım'ın olay sırasında sergilediği tutumun, kadınları ve halkları hedef alan ayrımcı söylemler karşısında gösterilmesi gereken sorumlu duruştan uzak olduğu savunuldu. Toplumsal etkisi bulunan kişilerin kullandıkları dilin ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/aO1CJ-M4AG8" title="Adana Kadın Platformu adına Gülcan Aydın, Rahmi Koç'un Irkçı ve Cinsiyetçi Söylemlerini Kınıyoruz." width="475"></iframe></h2>

<h2><strong>"Kürt kadınlarının mücadelesi hedef alınamaz"</strong></h2>

<p>Platform açıklamasında, Kürt kadınlarının yıllardır emek, demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesinin önemli öznelerinden biri olduğu belirtilerek, yaşamın her alanında eşitsizliklere karşı verdikleri mücadelenin kadın hareketine önemli katkılar sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu nedenle Kürt kadınlarını hedef alan her ayrımcı ifadenin yalnızca bireylere değil, onların tarihsel mücadelesine, kimliğine ve toplumsal varlığına yönelik bir saygısızlık olduğu kaydedildi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LEdzf4NfxcU" title="Adana Kadın Platformu, Rahmi Koç'un Irkçı ve Cinsiyetçi Söylemlerini Kınayan Bir Açıklama Yaptı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>"Ayrımcı dil toplumsal barışı zedeliyor"</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında, kadınların hâlâ şiddete, ayrımcılığa ve eşitsizliğe maruz bırakıldığı, farklı halkların ve kimliklerin ötekileştirildiği bir dönemde kamusal etkisi bulunan kişilerin kullandıkları dilin daha büyük önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Kadınları etnik kökenleri üzerinden aşağılayan anlayışın toplumsal barışa, eşit yurttaşlık ilkesine ve birlikte yaşam iradesine zarar verdiği ifade edildi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/c-JwDPlFc_U" title="Adana Kadın Platformu, Rahmi Koç'un Irkçı ve Cinsiyetçi Söylemlerini  Alanlara Çıkarak Kınadı." width="475"></iframe></h2>

<h2><strong>"Soruşturmanın takipçisi olacağız"</strong></h2>

<p>Adana Kadın Platformu, kadınlara yönelik her türlü cinsiyetçi söylemin, Kürt halkını hedef alan ayrımcı yaklaşımın ve erkek egemen zihniyetin her biçiminin karşısında olduklarını yineledi.</p>

<p>Platform, kadınların kimlikleri, dilleri, kültürleri ve yaşamları üzerinden üretilen ayrımcılığı kabul etmediklerini belirterek, Adalet Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve sorumluların hesap vermesi için sürecin izleyicisi olacaklarını açıkladı.</p>

<p>Açıklama, "Kadınların eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam sürdüğü; halkların eşit ve onurlu biçimde bir arada yaşadığı demokratik bir toplum için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kürt kadınlarını hedef alan cinsiyetçi ve ayrımcı söylemleri kınıyor, tüm toplumu eşitlikçi, özgürlükçü ve kapsayıcı bir dili büyütmeye çağırıyoruz" ifadeleriyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformundan-rahmi-kocun-sozlerine-tepki-irkcilik-ve-cinsiyetcilik-mizah-degildir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/d-s-c0008-j-p-g-1.jpeg" type="image/jpeg" length="64999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK; Sorun nafaka değil, kadınları yoksulluğa, güvencesizliğe ve şiddete açık hâle getiren politikalardır]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-sorun-nafaka-degil-kadinlari-yoksulluga-guvencesizlige-ve-siddete-acik-hale-getiren-politikalardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-sorun-nafaka-degil-kadinlari-yoksulluga-guvencesizlige-ve-siddete-acik-hale-getiren-politikalardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Döne Gevher: Nafaka hakkının ortadan kaldırılması, kadınları şiddete daha açık hâle getirecek, yoksulluğu derinleştirecek ve güvencesizliği arttıracaktır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>· Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılara derhal son verilmeli,</strong></p>

<p><strong>· Kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar geliştirilip uygulanmalı,</strong></p>

<p><strong>· Kadına yönelik şiddetle etkin biçimde mücadele edilmeli,</strong></p>

<p><strong>· Yargı reformları toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle planlanmalıdır.</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>KESK KADIN SEKRETERİ DÖNE GEVHER: NAFAKAYI DEĞİL YOKSULLUĞU BİTİR!</strong></p>

<p>KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher tarafından yapılan basın açıklamasında şunlar ifade edildi; Günde üç kadın katledilirken iktidar AYM aracılığıyla, “aile kurumunun saygınlığını koruma”yı gerekçe göstererek nafaka hakkını hedef alan bir karar açıkladı. Hemen ardından Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklamadan da bu kararın hükümetin bu yöndeki hazırlıklarının habercisi olduğunu anlıyoruz. Benzer dosyalarda daha önce kadınların lehine karar veren AYM kararı bu hazırlıktan bağımsız değil. Görünen o ki bundan sonra birbiri ardına gelecek yargı reformlarıyla ve yargı paketleriyle kadınlar şiddete, yoksulluğa ve güvencesizliğe daha fazla mahkûm edilecek.</p>

<p>İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından kadınlara yönelik politikalar da giderek aileyi merkeze alan uygulamalara indirgeniyor. Kadın istihdamı hâlâ yüzde otuzlar seviyesinde seyrediyor. Çalışan kadınların yalnızca yaklaşık yüzde yirmisi tam zamanlı ve güvenceli işlerde çalışabiliyor. Engelli, yaşlı, hasta ve çocuk bakımı büyük ölçüde kadınların sorumluluğuna bırakılıyor; kadın yoksulluğu, kadın emeğinin görünmezliği ve kadınların yaşadığı zaman yoksunluğu görmezden geliniyor. Kadın istihdamı, eşitlikçi politikalar yerine “aile dostu politikalar” adı altında şekillendiriliyor.</p>

<p>“Ailenin korunması” odaklı politikalar, aile içinde yaşanan kadına yönelik şiddeti görünmez kılıyor. Güvenli, güvenceli, tam zamanlı işlerde çalışma olanakları sistematik olarak sınırlandırılan kadınlara karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gereken iktidar ise şimdi de boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafı koruyan nafaka hakkını ortadan kaldırmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Ekonomik bağımsızlığı elinden alınan kadınların boşanma süreçlerinde talep ettikleri nafakanın, aileyi koruma iddiasıyla kısıtlanması ya da ortadan kaldırılması; kadınların yaşadıkları şiddete, eşitsizliğe ve ekonomik baskıya rağmen aile içinde kalmaya zorlanması anlamına geliyor. Bu yaklaşım, aile içi şiddete maruz bırakılan kadınları aynı şiddet döngüsü içinde yaşamaya mahkûm ediyor.</p>

<p>Nafaka ile ilgili veriler, boşanma ve nafaka davaları ile toplumsal cinsiyete dayalı şiddet arasında önemli bir ilişki olduğunu gösteriyor. Nafaka davalarının yaklaşık yüzde 25’inde konu, kadına yönelik şiddet veya ev içi şiddet vakalarıyla bağlantılı.</p>

<p>Nafaka davalarının tarafı olan kadınların önemli bir bölümünü işsiz kadınlar oluşturuyor. Ayrıca çocukların velayeti büyük ölçüde kadınlara verildiğinden, nafaka talepleri çoğunlukla çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik oluyor.</p>

<p>Kadın istihdamını artıracak politikalar hayata geçirilmeden; güvenceli ve tam zamanlı çalışma olanakları yaratılmadan; kadına yönelik şiddetle etkili biçimde mücadele edilmeden; erişilebilir başvuru mekanizmaları ve önleyici tedbirler güçlendirilmeden; bakım hizmetleri kamusal bir sorumluluk olarak ele alınmadan; yeterli sayıda sığınma evi, barınma ve kreş desteği sağlanmadan nafaka hakkının ortadan kaldırılması, kadınları şiddete daha açık hâle getirmekten, yoksulluğu derinleştirmekten ve güvencesizliği artırmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.</p>

<p>· Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılara derhal son verilmeli,</p>

<p>· Kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar geliştirilip uygulanmalı,</p>

<p>· Kadına yönelik şiddetle etkin biçimde mücadele edilmeli,</p>

<p>· Yargı reformları toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle planlanmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sorun nafaka değil, kadınları yoksulluğa, güvencesizliğe ve şiddete açık hâle getiren politikalardır!</strong></p>

<p><strong>Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-sorun-nafaka-degil-kadinlari-yoksulluga-guvencesizlige-ve-siddete-acik-hale-getiren-politikalardir</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-145017-1.jpeg" type="image/jpeg" length="85705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025 Kadın Çizme Rehberi: Şıklığı ve Konforu Bir Arada Yaşamanın Yolları]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/2025-kadin-cizme-rehberi-sikligi-ve-konforu-bir-arada-yasamanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/2025-kadin-cizme-rehberi-sikligi-ve-konforu-bir-arada-yasamanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarının vazgeçilmez ayakkabıları arasında yer alan <strong>kadın çizme</strong>, hem şıklığı hem de işlevselliği bir arada sunan parçalardan biridir. Soğuk havalarda ayaklarınızı sıcak tutarken, doğru seçimler yapıldığında her kombini tamamlayan bir aksesuara dönüşür. Peki, 2025 yılında hangi çizme modelleri öne çıkıyor ve satın alırken nelere dikkat etmelisiniz? Türkiye'de online alışverişte kaliteli ve uzun ömürlü bir seçenek arıyorsanız, doğru yerdesiniz.</p>

<h2><a name="_m2981ss3ib2e"></a>Kaliteli Bir Kadın Çizme Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?</h2>

<p>Bir <strong>kadın çizme</strong> alırken sadece görünüşe değil, kullanılan malzemeye ve işçiliğe de dikkat etmek gerekir. Hakiki deri çizmeler, hem nefes alabilir yapısı sayesinde ayak sağlığını korur hem de yıllarca kullanılabilecek dayanıklılığa sahiptir. Ayrıca taban yapısı, iç astarın kalitesi ve mevsime uygunluk gibi faktörler de konforunuzu doğrudan etkiler. Türkiye'de dört mevsim kullanıma uygun modeller bulmak mümkün; ancak kış aylarında su geçirmez ve kaymaz tabanlı çizmeler daha güvenli bir tercih olacaktır.</p>

<p></p>

<p>Moda dünyasında her yıl değişen trendleri takip etmek bazen zor olsa da, klasik ve zamansız tasarımlar her zaman gardırobunuzda yerini korur. Sivri burçlu, diz üstü, lace-up ya da blok topuklu <strong>kadın çizme</strong> modelleri arasından tarzınıza en uygun olanı seçerek hem günlük hayatta hem de davetlerde rahatça kullanabilirsiniz. Özellikle doğal deri kullanılarak üretilen çizmeler, ayağınızın şeklini alarak size özel bir konfor sunar.</p>

<p></p>

<p>Uzun ömürlü bir ayakkabı yatırımı yapmak istiyorsanız, markanın sunduğu iade ve değişim politikalarını da göz önünde bulundurmalısınız. Güvenilir bir alışveriş deneyimi için müşteri yorumlarını okumak, beden tablosunu incelemek ve doğru numarayı seçmek oldukça önemlidir. Unutmayın, yanlış seçimler ayak sağlığınızı olumsuz etkileyebilir.</p>

<p></p>

<p>Türkiye'de kaliteli <strong>kadın çizme</strong> arayışında olanlar için yerli üretim markaları büyük avantaj sunar. Hem ekonomik fiyatlarla hem de yüksek kalite standartlarıyla öne çıkan bu markalar, aynı zamanda hızlı kargo ve kolay iade gibi hizmetlerle müşteri memnuniyetini ön planda tutar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>1980 yılından bu yana hakiki deri üretiminde kazandığı deneyimle Türkiye’nin önde gelen yerli markalarından biri olan <a href="https://www.gon.com.tr/" rel="dofollow">Gönderi</a>, kadın ve erkek ayakkabıları, botlar, çantalar ve deri aksesuarlar gibi geniş bir ürün yelpazesi sunarak kalite ve şıklığı bir arada sunar. %100 doğal deri ve sağlığa uygun malzemeler kullanarak uzun ömürlü ve konforlu ürünler üreten Gönderi, e-ticaret altyapısı ve mobil uygulaması ile güvenli ödeme, hızlı teslimat ve kullanıcı dostu bir alışveriş deneyimi sağlar. Müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışı, koşulsuz iade politikası ve kaliteli destekle güçlendirilen marka, estetik ve işlevselliği birleştiren tasarımlarıyla hem günlük yaşamda hem özel günlerde zarafeti ve rahatlığı bir arada sunar. Siz de şık ve dayanıklı bir <a href="https://www.gon.com.tr/kadin-cizme" rel="dofollow"><strong>kadın çizme</strong></a> arıyorsanız, Gönderi’nin geniş koleksiyonuna göz atabilirsiniz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/2025-kadin-cizme-rehberi-sikligi-ve-konforu-bir-arada-yasamanin-yollari</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 19:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/izliyorumcxzzzz.png" type="image/jpeg" length="15399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana SES; “Kadınları Sadece Anne Kimliğine Sığdıramazsınız”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-ses-kadinlari-sadece-anne-kimligine-sigdiramazsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-ses-kadinlari-sadece-anne-kimligine-sigdiramazsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SES Adana Kadın Sekreteri Nazan Eroğlu’ndan Bakan Göktaş’a tepki: “Kadınların yaşamını güçlendirmeyen hiçbir söylem, aileyi de toplumu da güçlendirmez”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Adana Şubesi Kadın Sekreteri Nazan Eroğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın aile ve annelik üzerine yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Eroğlu, kadınların yalnızca annelik üzerinden tanımlanamayacağını belirterek, “Annelik kutsallaştırılarak kadınların üzerine toplumsal bir görev olarak yüklenemez” dedi.</p>
</blockquote>

<p>Kadınların yaşam tercihlerinin ideolojik yönlendirmelerle değil; özgürlük, eşitlik ve hak temelli politikalarla ele alınması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, Türkiye’de kadınların gerçek gündeminin yoksulluk, güvencesizlik, şiddet ve görünmeyen bakım emeği olduğunu söyledi.</p>

<h2>“Kadınlar çocuk yapan bir üretim aracına indirgenemez”</h2>

<p>Nazan Eroğlu açıklamasında, anneliğin tarih boyunca yalnızca biyolojik bir rol değil; bakımın, emeğin ve dayanışmanın toplumsal ifadesi olduğunu ifade etti. Ancak annelik kavramının tek ve zorunlu yaşam biçimi gibi sunulmasının kadınların farklı yaşam deneyimlerini yok saydığını kaydetti.</p>

<p>Eroğlu, “Kadınların kimliği ve toplumsal varlığı annelik üzerinden tanımlanamaz. Annelik bir tercih olabilir; ancak bu tercih özgür irade ve eşit koşullarda yapılabildiği sürece anlamlıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çocuk sahibi olmayan ya da olamayan bireylerin eksik gösterilmesine karşı çıkan Eroğlu, yaşamın anlamının yalnızca ebeveynlik üzerinden kurulamayacağını belirterek, kadınların emekleri, üretimleri, dayanışmaları ve toplumsal katkılarıyla hayatı anlamlandırdığını söyledi.</p>

<h2>“Hayvan sevgisini küçümsemek kabul edilemez”</h2>

<p>Açıklamada, son dönemde kamuoyunda tartışma konusu olan “annelik” ve “hayvan sevgisi” karşılaştırmalarına da değinildi. Eroğlu, bu duygular arasında hiyerarşi kurulmasına karşı çıkarak, çoğulcu ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların nasıl yaşayacağına, neyi seçeceğine ve hayatı nasıl anlamlandıracağına yalnızca kendilerinin karar verebileceğini söyleyen Eroğlu, güçlü toplumun farklılıkları bastırarak değil; onları tanıyarak kurulabileceğini dile getirdi.</p>

<h2>“Kadınların gerçek gündemi yoksulluk ve şiddet”</h2>

<p>Eroğlu, anneliği kutsayan ancak kadınları güvencesizliğe, yoksulluğa ve görünmeyen bakım emeğine mahkûm eden politikaların aileyi güçlendirmediğini söyledi. Sorunun “anneliğin anlamının tartışılması” değil, çocukların insanca koşullarda büyütülebilmesi olduğunu belirten Eroğlu, kadınların temel sorunlarını şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Derinleşen yoksulluk nedeniyle çocuk bakımının giderek imkânsız hale gelmesi</li>
 <li>Kamusal, ücretsiz ve erişilebilir kreşlerin yetersizliği</li>
 <li>Güvencesiz çalışma ve düşük ücret politikaları</li>
 <li>İş yerlerinde mobbing, ayrımcılık ve doğum sonrası dışlanma</li>
 <li>Artan erkek şiddeti ve kadın cinayetleri</li>
 <li>Bakım emeğinin tamamen kadınların sırtına yüklenmesi</li>
</ul>

<h2>“İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı”</h2>

<p>Kadınlara sürekli “aileyi koruma” sorumluluğu yükleyen anlayışın, kadınların yaşamını koruyacak sosyal politikaları hayata geçirmediğini ifade eden Eroğlu, çözümün hak temelli politikalar olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada şu talepler öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>İstanbul Sözleşmesi hükümlerinin eksiksiz uygulanması</li>
 <li>Kadınlar için insanca yaşayacak ücretlerin sağlanması</li>
 <li>Bakım yükünün kamusal sosyal politikalarla paylaşılması</li>
 <li>Güvenceli kadın istihdamının artırılması</li>
 <li>Şiddete karşı etkin koruma mekanizmalarının işletilmesi</li>
</ul>

<h2>“Bakanlığın görevi kadınlara hayat dersi vermek değil”</h2>

<p>Eroğlu açıklamasının sonunda, kadınların nasıl yaşayacağına, nasıl seveceğine ya da anne olup olmayacağına dair yönlendirmeleri kabul etmediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kadınların özgürce karar verebildiği bir yaşamı kuran politikalar istiyoruz. Bakanlık makamının görevi kadınların yaşam tercihlerine dair ahkâm kesmek değil; yoksulluk, şiddet ve güvencesizlik karşısında kadınları koruyan kamusal sosyal politikalar üretmektir.”</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-ses-kadinlari-sadece-anne-kimligine-sigdiramazsiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-15-at-135418.jpeg" type="image/jpeg" length="70962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK Adana Kadın Meclisi’nden Fatma Nevin Vargün Söyleşisi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-fatma-nevin-vargun-soylesisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-fatma-nevin-vargun-soylesisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK Adana Kadın Meclisi’nden Fatma Nevin Vargün Söyleşisi: “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” ile Kadın Mücadelesinin Hafızasına Yolculuk]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>KESK Adana Kadın Meclisi’nden “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” Söyleşisi: Kadın Mücadelesinin Hafızası Konuşuldu</h2>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.52" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122952.jpeg" width="1600" /></p>

<p>KESK Adana Kadın Meclisi tarafından düzenlenen “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” başlıklı söyleşi ve imza etkinliği, yoğun katılımla gerçekleştirildi. 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü Eğitim Sen Adana Şubesi Gülhan-Yılmaz Elmascan Toplantı Salonu’nda yapılan etkinlikte, kadın mücadelesinin yakın tarihi, Kürt kadın hareketinin örgütlenme deneyimleri, feminist mücadele ve siyasal hafıza üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Yazar Fatma Nevin Vargün’ün konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Betül Taşar üstlendi. Söyleşi boyunca kitabın ortaya çıkış süreci, Türkiye’de kadın hareketinin dönüşümü, Kürt kadın mücadelesinin deneyimleri ve politik yaşamın kadınlar üzerindeki etkileri tartışıldı.</p>

<h2><img alt="I M G 5690" class="detail-photo img-fluid" height="862" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/i-m-g-5690.JPG" width="1293" /></h2>

<h2><strong>“Kitap, kadın mücadelesinin içinden bir dönem tanıklığı sunuyor”</strong></h2>

<p>Etkinliğin moderatörü Betül Taşar, kitabın yalnızca kişisel bir yaşam anlatısı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin siyasal ve toplumsal tarihine içeriden bir tanıklık sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Taşar, “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin mi?” kitabının, iki çocuk annesi feminist bir öğretmenin politik mücadele serüvenini anlattığını belirterek, eserin İlerici Kadınlar Derneği’nden başlayan örgütlü mücadelenin sendikal çalışmalara, siyasi partilere, Kürt kadın örgütlenmesine ve bağımsız kadın hareketine uzanan uzun bir yolculuğu aktardığını söyledi.</p>

<p>Kitabın aynı zamanda Türkiye siyasi tarihine gündelik hayatın içinden bakan güçlü bir dönem anlatısı olduğuna dikkat çeken Taşar, Fatma Nevin Vargün’ün yaşam öyküsünün Kars’ta başlayan çocukluk yıllarından Kürt kadın hareketi içindeki aktif mücadele sürecine kadar geniş bir tarihsel kesiti kapsadığını ifade etti.</p>

<p>Taşar, “Heval” kavramının özellikle kitabın ele aldığı dönemde yalnızca bir hitap biçimi olmadığını, ortak idealleri, fedakârlığı, dayanışmayı ve yatay ilişkileri temsil eden politik bir kimliği ifade ettiğini vurguladı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.55" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122955.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Fatma Nevin Vargün: “Bu kitap kolektif emeğin ürünü”</strong></h2>

<p>Söyleşide konuşan Fatma Nevin Vargün ise kitabın yazım sürecinin kendisi açısından hem duygusal hem de politik bir yüzleşme olduğunu belirtti. İlk kitap deneyimini yaşarken çok sayıda dostunun katkısıyla güç kazandığını ifade eden Vargün, kitabın ortaya çıkmasında emeği geçen isimlere teşekkür etti.</p>

<p>Vargün, özellikle editörlük sürecinde katkı sunan İlknur Üstün, Aksu Bora, Alanur Cavlin ve Handan Çağlayan’ın kendisine büyük destek verdiğini belirterek, kitabın kolektif bir dayanışma ruhuyla şekillendiğini söyledi.</p>

<p>Kitabın ilk taslaklarını yazdığı dönemde yaşadığı kaygıları anlatan Vargün, kadın dayanışmasının üretim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122952-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Kürt kadın hareketinin hafızası anlatıldı</strong></h2>

<p>Söyleşide kitabın içeriğine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler de yapan Vargün, eserin yalnızca bireysel anılar toplamı olmadığını, aynı zamanda Kürt kadın hareketinin örgütlenme deneyimlerini kayıt altına alan tarihsel bir çalışma niteliği taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Vargün, kitapta özellikle 1990’lı yıllarda Kürt kadınlarının yaşadığı baskıları, devlet şiddetini, gözaltıları, işkenceyi, Newroz süreçlerini, ilk kadın konferanslarını ve kadın örgütlenmelerinin kuruluş aşamalarını anlattığını söyledi.</p>

<p>Kadınların siyasal mücadele içinde görünürlük kazanmasının kolay olmadığını belirten Vargün, Kürt siyasetinde kadınların zaman zaman tasfiye süreçleriyle de karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.51 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122951-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Adlarını yazamadığım yüzlerce kadın arkadaşım var”</strong></h2>

<p>Konuşmasında birlikte mücadele ettiği kadınlara özel bir bölüm ayıran Vargün, kitapta isimlerine yer veremediği çok sayıda kadın arkadaşına karşı kendisini borçlu hissettiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin birçok kentinde kadın örgütlenmeleri içerisinde birlikte mücadele yürüttükleri kadınların belleğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vargün, bazı isimlerin güvenlik ve yaşam koşulları nedeniyle kitapta yer alamadığını ifade etti.</p>

<p>Kadın hareketinin kolektif bir mücadele alanı olduğunu vurgulayan Vargün, “Adlarını anamadığım ama Kürt kadın hareketine büyük emek veren yüzlerce kadın arkadaşım var” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.51" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122951.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Çocukluktan politik mücadeleye uzanan yaşam öyküsü</strong></h2>

<p>Kitapta Kars’ta geçen çocukluk yıllarından başlayarak 1970’li yılların siyasal atmosferi, 12 Eylül darbesinin yarattığı yıkım, kadın hareketinin gelişimi ve Kürt siyasal hareketinin dönüşüm süreçleri ayrıntılı biçimde ele alınıyor.</p>

<p>Vargün’ün anlatısında; ilk kadın konferansları, HADEP dönemi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin kuruluş süreci, kadın belediye başkanları çalışmaları, yerel yönetim projeleri, kadın kooperatifleri, barış mücadelesi ve Türkiye kadın hareketiyle kurulan ortak mücadele deneyimleri önemli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Söyleşi boyunca katılımcılar da kadın mücadelesinin geçmişten bugüne taşıdığı deneyimler, feminist hareketin dönüşümü ve Kürt kadın hareketinin tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından Fatma Nevin Vargün’ün kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-fatma-nevin-vargun-soylesisi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122955-1.jpeg" type="image/jpeg" length="27990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[29. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı Adana’da Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/29-kadin-siginaklari-ve-dayanisma-merkezleri-ara-kurultayi-adanada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/29-kadin-siginaklari-ve-dayanisma-merkezleri-ara-kurultayi-adanada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı tarafından düzenlenen 29. Ara Kurultay, 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Adana’da gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı tarafından düzenlenen 29. Ara Kurultay, 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Adana’da gerçekleştirildi. Kurultaya ev sahipliği yapan AKDAM kapsamında yapılan basın açıklamasını AKDAM Başkanı Av. Dudu Büşra Maksutoğlu Karadeniz okudu.</h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/lrSq5_wILRI" title="29. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı Adana’da gerçekleştirildi." width="1242"></iframe></p>

<p>Kurultay adına yapılan açıklamada, erkek şiddetinin kadınların yaşam hakkını hedef aldığı vurgulanarak kadınların kaybedilmesi, şüpheli biçimde yaşamını yitirmesi, cinsel şiddete maruz bırakılması ve faillerin korunmasının erkek egemen sistemin, militarizmin ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Kadınlara Yönelik Şiddet Münferit Değil, Politik Bir Sorundur”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasında, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel suçlar olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Bugün biliyoruz ki kadınlara yönelik şiddet yalnızca erkeklerin bireysel suçu değildir. Erkekleri koruyan hatta şiddete teşvik eden politikalar, erkek şiddetinin güç aldığı erkek egemenliğinin göstergesidir.”</p>
</blockquote>

<p>Açıklamada, kadınları şiddete karşı korumak ve şiddeti önlemekle yükümlü devlet kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmediği, aksine kimi durumlarda şiddeti ve cinayetleri örtbas eden uygulamaların parçası haline geldiği vurgulandı. Kadın örgütleri, devlet gücünün kadınları korumak yerine faillere koruma sağlayan bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade etti.</p>

<h3>Şüpheli Kadın Ölümleri Tek Tek Hatırlatıldı</h3>

<p>Kurultay açıklamasında, yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan kadın kayıpları ve şüpheli ölümler yeniden gündeme taşındı.</p>

<p>Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Nadira Kadirova, Rabia Naz Vatan, İpek Er ve Rojwelat Kızmaz dosyalarına dikkat çekilerek etkin soruşturma yürütülmediği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada şu sorular yöneltildi:</p>

<ul>
 <li>“Gülistan Doku nerede?”</li>
 <li>“Rojin Kabaiş’e ne oldu?”</li>
 <li>“Nadira Kadirova’nın ölümü neden aydınlatılmadı?”</li>
 <li>“Rabia Naz’ın ölümündeki gerçekler neden açığa çıkarılmadı?”</li>
 <li>“İpek Er için adalet neden sağlanmadı?”</li>
 <li>“Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümü neden etkin biçimde soruşturulmadı?”</li>
</ul>

<p>Kadın örgütleri, delillerin karartılması, soruşturmaların sürüncemede bırakılması ve kamu gücüyle ilişkili kişilerin korunmasının sistematik bir cezasızlık politikasının sonucu olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Militarizm ve Savaş Politikaları Kadınların Yaşamını Hedef Alıyor”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasında militarizm, savaş ve özel savaş politikalarının kadınların yaşam hakkını tehdit ettiği vurgulandı. Kadınların yaşamını savunan politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapılan açıklamada, erkek egemen sistemin şiddeti yeniden ürettiği ifade edildi.</p>

<p>Kurultay bileşenleri, kadın dayanışmasının savaş politikalarına ve erkek egemenliğine karşı en güçlü mücadele zeminlerinden biri olduğunu belirterek feminist mücadelenin büyütülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>İstanbul Sözleşmesi Çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi talep edildi. Kadınların yaşam hakkını esas alan mekanizmaların etkin biçimde uygulanması gerektiği belirtilirken şu talepler sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Şüpheli kadın ölümlerinin bağımsız ve etkin biçimde soruşturulması,</li>
 <li>Şiddet uygulayan erkekleri koruyan cezasızlık politikalarına son verilmesi,</li>
 <li>Militarizme ve savaş politikalarına karşı kadın yaşamını savunan politikaların uygulanması,</li>
 <li>İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi,</li>
 <li>Kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmaların etkin biçimde işletilmesi.</li>
</ul>

<h3><strong>“Kadın Dayanışması Yaşatır”</strong></h3>

<p>Kurultay açıklamasının sonunda kadın örgütleri mücadeleyi büyütme çağrısı yaparak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların yaşam hakkı için, erkek-devlet şiddetine, militarizme ve cezasızlık politikalarına karşı feminist kadınlar olarak mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın dayanışması; savaş politikalarına ve erkek egemenliğine karşı en güçlü mücadele zeminlerinden biridir.”</p>
</blockquote>

<p>Açıklama, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Kadın dayanışması yaşatır” sloganlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/29-kadin-siginaklari-ve-dayanisma-merkezleri-ara-kurultayi-adanada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-10-at-230504.jpeg" type="image/jpeg" length="41399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İŞKAD’dan Adana’da Anneler Günü’e özel, örnek proje]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iskaddan-adanada-anneler-gunue-ozel-ornek-proje</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iskaddan-adanada-anneler-gunue-ozel-ornek-proje" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KADIN EMEĞİ EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR</strong></p>

<h2><strong>“Üreten kadın, girişimci kadına dönüşüyor”</strong></h2>

<p></p>

<p>ADANA – İş Kadınları Derneği (İŞKAD), kadın emeğini ekonomik güce dönüştüren örnek bir projeyi daha hayata geçirdi. İŞKAD’ın, Adana Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda ve Building Markets desteğiyle düzenlediği “Adana Girişimci Kadın Emeği Pazarı”, yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Atatürk Parkı önünde kurulan stantlarda kadın girişimciler el emeği göz nuru ürünlerini vatandaşlarla buluşturdu. Üç gün boyunca Adanalılar, kadınların ürettiği birbirinden özel ürünlere ulaşma fırsatı yakalarken, kadın üreticiler de ekonomik kazanç elde etti.</p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (7)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-7.jpg" width="788" /></p>

<p><strong>“ÜRETİM YOLCULUĞU GİRİŞİMCİLİĞE TAŞINIYOR”</strong></p>

<p>İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, projeyle kadınların yalnızca ürünlerini satışa sunmadığını, aynı zamanda girişimcilik yolunda önemli bir adım attığını söyledi.</p>

<p>Gergin, “Mottomuz; üreten kadından girişimci kadına yolculuk. Burada stant açan kadınlarımız ürünlerini satarken, aldıkları eğitimler sonucunda gerekli başvuruları yaparak kendi iş yerlerini açma imkanına da kavuşacaklar” dedi.</p>

<p>Kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almasının önemine dikkat çeken Gergin, İŞKAD olarak kadın emeğini görünür kılmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (8)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-8.jpg" width="788" /></p>

<p><strong>FESTİVAL RUHU GİRİŞİMCİLİKLE BİRLEŞTİ</strong></p>

<p>İŞKAD’ın kadın emeğine yönelik çalışmalarını yıllardır sürdürdüğünü belirten Süheyla Gergin, “Beş yıl önce Üreten Kadın Festivali’ni başlatmıştık. Şimdi ise ‘Adana Girişimci Kadın Emeği Pazarı’nı oluşturduk. Festivalle pazarı birleştirdik. Kadınları her platformda desteklemeyi sürdürüyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin kadınlar açısından ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Gergin, kadınların hem satış yapma hem de gelir elde etme imkanı bulduğunu kaydetti.</p>

<p>Gergin ayrıca projeye destek veren Adana Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması için iş birliklerimizi sürdüreceğiz. Tüm kadınlarımızın kısmeti bol olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (9)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-9.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-4.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-5.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (6)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-6.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-2.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (2) Renamed 25068" class="detail-photo img-fluid" height="526" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-2-renamed-25068.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-3.jpg" width="788" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-1.jpg" width="788" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iskaddan-adanada-anneler-gunue-ozel-ornek-proje</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-1-renamed-24514.jpg" type="image/jpeg" length="92904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İntihar Demeyin Demişti”: Fatmanur ve Hifa İkra Davasında Kadınlardan Adalet İsyanı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/intihar-demeyin-demisti-fatmanur-ve-hifa-ikra-davasinda-kadinlardan-adalet-isyani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/intihar-demeyin-demisti-fatmanur-ve-hifa-ikra-davasinda-kadinlardan-adalet-isyani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri 3 Mart 2026’da İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde bulunmuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>“Suçlular da suç ortakları da yargılansın” çağrısı: Kartal’da kritik duruşma öncesi güçlü dayanışma</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>İstanbul</strong> – Kadın Dayanışma Komiteleri ve Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ), Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümüyle ilgili görülen dava öncesi <strong>Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi</strong> önünde bir araya geldi. Kadınlar, “cezasızlık politikalarına karşıyız” diyerek hem faillerin hem de ihmali bulunan kurumların yargılanmasını talep etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 01 At 12.01.50" class="detail-photo img-fluid" height="1254" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120150.jpeg" width="2010" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Adliye önünde yoğun katılım, güçlü mesajlar</strong></p>

<p>5 Mayıs sabahı saat 09.30’da yapılan çağrı sonrası kadınlar, 10.00’da görülecek duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya <strong>EMEP Milletvekili Sevda Karaca</strong>, <strong>TİP Milletvekili Sera Kadıgil</strong> ve çok sayıda kadın örgütü, avukat ve baro temsilcisi katıldı.</p>

<p>Kadınlar adına açıklamayı Beyza Bölükbaşı okudu. Açıklamada, devletin kadınların ve çocukların yaşamını korumakta yetersiz kaldığı vurgulanarak şu ifadeler öne çıktı:</p>

<p>“Erkek egemenliğinden güç alan devletin hayatlarımızı değersiz görmesine, cezasızlık politikalarıyla failleri ödüllendirmesine sessiz kalmıyoruz. Hesap soruyoruz.”</p>

<p>Adliye çevresindeki yoğun polis varlığı da dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Bir uyarıydı: ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’”</strong></p>

<p>Açıklamada, Fatmanur Çelik’in hem kendi maruz kaldığı cinsel şiddet hem de kızı Hifa İkra’nın istismarı için uzun süre mücadele ettiği hatırlatıldı. Çelik’in kamuoyuna yaptığı:</p>

<p>“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin”</p>

<p>çağrısının, yaşananların önceden verilmiş bir uyarı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Kadın örgütleri, bu sözlerin yalnızca bireysel bir korkuyu değil; <strong>işletilmeyen koruma mekanizmalarının ve sistematik ihmallerin</strong> göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İstismar, ihmal ve şüpheli ölüm: “Zincirleme sorumluluk”</strong></p>

<p>Yapılan açıklamalarda şu kritik iddialar öne çıktı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Fatmanur Çelik’in çocuk yaşta istismara uğradığı ve faille evlendirildiği,</li>
 <li>Kızı Hifa İkra’nın ise üç yaşından itibaren babası Ayhan Şengüler tarafından istismara maruz bırakıldığı,</li>
 <li>Çelik’in defalarca resmi kurumlara başvurduğu ancak <strong>koruyucu mekanizmaların işletilmediği</strong>,</li>
 <li>Dosyanın ilgili bakanlık tarafından etkin biçimde ele alınmadığı ve <strong>sürüncemede bırakıldığı</strong>,</li>
 <li>Tüm bu süreçte <strong>ihmaller zinciri oluştuğu</strong>.</li>
</ul>

<p>Kadınlar, Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün “şüpheli” olduğunu ve etkin soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“Cezasızlık politikası failleri cesaretlendiriyor”</strong></p>

<p>Sanık Ayhan Şengüler’in, hakkındaki ciddi delillere rağmen tutuksuz yargılanmasına tepki gösteren kadınlar, bunun açık bir <strong>cezasızlık politikası</strong> olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada dikkat çeken ifadelerden biri şöyleydi:</p>

<p>“Bu ülkede failler sokakta dolaşırken, kadın katilleri ‘öldürsem ne kadar yatarım’ diye hesap yapabiliyor. Adalet arayan kadınlar ise yargılanıyor.”</p>

<p>Kadın örgütleri, devletin şiddet faillerini koruyan bir tutum sergilediğini, buna karşılık hak arayanların baskı gördüğünü dile getirdi.</p>

<p><strong>Tarikat ve kurumlara sert eleştiri</strong></p>

<p>Açıklamalarda yalnızca bireysel fail değil, <strong>kurumsal ve yapısal sorumluluklar</strong> da hedef alındı. Kadınlar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Tarikat ve cemaatlerin devlet kurumları üzerindeki etkisine,</li>
 <li>Eğitim ve sosyal politikaların bu yapılarla iç içe geçirilmesine,</li>
 <li>Kadın ve çocukların bu süreçte korunmasız bırakılmasına</li>
</ul>

<p>tepki gösterdi.</p>

<p>“Hiçbir vakıf, tarikat ya da cemaat bir kadının ve çocuğun yaşam hakkından daha dokunulmaz değildir.”</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“Dava sahipsiz bırakılamaz” uyarısı</strong></p>

<p>Kadın örgütleri, davada katılım tarafı kalmamasının ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek <strong>baroların ve kadın örgütlerinin davaya müdahil olması gerektiğini</strong> vurguladı.</p>

<p>Bu durumun yalnızca hukuki değil, toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Somut talepler açıklandı</strong></p>

<p>Kadınların öne çıkan talepleri şöyle sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Ayhan Şengüler’in derhal tutuklanması,</li>
 <li>Herhangi bir “iyi hal” veya “erkeklik indirimi” uygulanmadan cezalandırılması,</li>
 <li>İstismar ve ölümlerde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların yargılanması,</li>
 <li>Kadın ve çocukları koruyacak mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi,</li>
 <li>Kadın örgütleriyle birlikte bütünlüklü politikalar geliştirilmesi.</li>
</ul>

<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>

<p>Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri <strong>3 Mart 2026’da İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde</strong> bulunmuştu.</p>

<p>Fatmanur Çelik, bir yıl önce Ayhan Şengüler hakkında kızına yönelik istismar iddiasıyla dava açmış, yargılama sürerken <strong>13 Ocak’ta adliye önünde adalet nöbeti başlatmıştı</strong>.</p>

<p>Çelik, süreç boyunca yetkililere seslenerek hem kendisi hem de kızı için koruma talep etmişti.</p>

<p><strong>“Bu dava bitmeyecek”</strong></p>

<p>Kadın örgütleri, davanın yalnızca iki kişinin değil, Türkiye’de şiddete maruz bırakılan tüm kadınlar ve çocukların davası olduğunu vurguladı:</p>

<p>“Duruşma salonunda da adliye kapısında da olacağız. Fatmanur ve Hifa İkra için adalet sağlanana kadar mücadele edeceğiz.”</p>

<p>Kadınlar, kamuoyuna “#suçlusunuz” etiketiyle çağrı yaparak dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/intihar-demeyin-demisti-fatmanur-ve-hifa-ikra-davasinda-kadinlardan-adalet-isyani</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-04-at-152816-1.jpeg" type="image/jpeg" length="96250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum izni 24 haftaya çıkarıldı: Ek 8 hafta için başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-ek-8-hafta-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-ek-8-hafta-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasına yönelik yasal düzenleme kapsamında, anneler için ek izin başvuru sürecinin bugün itibarıyla başladığını duyurdu.</p>

<h3>8 haftalık ek izin imkânı</h3>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, mevcut doğum iznini tamamlamış ancak yeni düzenlemeyle belirlenen 24 haftalık süreyi henüz doldurmamış anneler, aradaki <strong>8 haftalık farkı ilave izin</strong> olarak kullanabilecek.</p>

<h3>Kimleri kapsıyor?</h3>

<p>Düzenleme, <strong>16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneleri</strong> kapsıyor. Bu tarihten sonra doğum yapan ve izin süresi 24 haftaya ulaşmamış olan anneler, ek izin hakkından yararlanabilecek.</p>

<h3>Başvuru süreci ve tarih</h3>

<p>Açıklamada, başvuru sürecine ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Başvurular, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren <strong>10 iş günü içinde</strong> yapılabilecek</li>
 <li>Son başvuru tarihi <strong>15 Mayıs Cuma mesai bitimi</strong> olarak belirlendi</li>
 <li>Anneler, çalıştıkları kuruma verecekleri <strong>dilekçe</strong> ile başvuru yapabilecek</li>
</ul>

<h3>Amaç: Annelerin desteklenmesi</h3>

<p>Yeni düzenleme ile annelerin doğum sonrası süreçte daha uzun süre izin kullanabilmesi ve hem anne hem de bebek sağlığının korunması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-ek-8-hafta-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/09/dogum-yardim-odemeleri-hesaplarda.webp" type="image/jpeg" length="69003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bizi Sizden Kim Koruyacak?”: İstanbul'da Kadınlar Zincir Oldu, Adalet İstedi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bizi-sizden-kim-koruyacak-istanbulda-kadinlar-zincir-oldu-adalet-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bizi-sizden-kim-koruyacak-istanbulda-kadinlar-zincir-oldu-adalet-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bizi Sizden Kim Koruyacak?”: Kadınlar Tünel’den Eminönü’ne Zincir Oldu, Kaybedilen ve Katledilen Kadınlar İçin Adalet İstedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>“Ne Oldu?” Sorusuyla Yürüdüler: Kadınlardan Adalet Çağrısı</h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/PNfzvZ0iXhU" title="Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu Katledilen ve Kaybedilen Kadınlar İçin Eylemdeydi." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu’nun çağrısıyla yüzlerce kadın, İstanbul’da Tünel’den Eminönü’ne uzanan bir insan zinciri oluşturarak hem şüpheli kadın ölümlerine hem de cezasızlık politikalarına karşı ses yükseltti. Eylemde, “Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor” sözleri öne çıktı.</strong></p>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3ju_6jUO03c" title="Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor!" width="1242"></iframe></h3>

<h3><strong>Kadınlar zincir oldu: “Hakikat açığa çıkana kadar buradayız”</strong></h3>

<p>2 Mayıs Cumartesi günü saat 17.00’de bir araya gelen kadınlar, <strong>Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu</strong> öncülüğünde İstanbul’un en merkezi hatlarından birinde dikkat çeken bir protestoya imza attı. Tünel’den Eminönü’ne kadar uzanan hatta kurulan insan zinciri, yalnızca bir yürüyüş değil, aynı zamanda kaybedilen ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınlar için bir hafıza ve adalet çağrısı oldu.</p>

<p>Kadınlar, taşıdıkları pankartlarda ve attıkları sloganlarda, kadın cinayetleri ve kayıplar karşısında devletin sorumluluğuna işaret etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><strong>“Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor!”</strong><br />
<strong>“Erkek adaleti değil, gerçek adalet!”</strong></p>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (5)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-5.jpeg" width="1079" /></h3>

<h3><strong>“Bu düzen suçluyu koruyor”</strong></h3>

<p>Eylem boyunca yapılan açıklamalarda, yalnızca failler değil, aynı zamanda kamu görevlilerinin sorumluluğu da sert sözlerle eleştirildi. Kadınlar, cezasızlık kültürünün sistematik olduğuna dikkat çekerek şu soruyu yöneltti:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Valinin oğlu öldürüyor, koruma polisi gömüyor, başhekim kaydı siliyor, vali üstünü örtüyor. Soruyoruz: Bizi sizden kim koruyacak?”</strong></p>
</blockquote>

<p>Bu sözlerle, kadınların şiddete karşı başvurmak zorunda kaldığı mekanizmaların bizzat güvensizlik ürettiği vurgulandı.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-4.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>Tek tek isimler okundu: “Ne oldu?”</strong></h3>

<p>Eylemin en çarpıcı anlarından biri, şüpheli şekilde hayatını kaybeden veya kaybolan kadınların isimlerinin tek tek okunması oldu. Kalabalık, her isimden sonra hep bir ağızdan aynı soruyu sordu:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Ne oldu?”</strong></p>
</blockquote>

<p>Sorulan isimler arasında şunlar yer aldı:</p>

<ul>
 <li>Gülistan Doku</li>
 <li>Rojin Kabaiş</li>
 <li>Rojwelat Kızmaz</li>
 <li>Rabia Naz</li>
 <li>Nadira Kadirova</li>
 <li>Yeldana Kaharman</li>
 <li>Hande Kader</li>
 <li>İpek Er</li>
 <li>Feleknaz Keskin</li>
 <li>İlayda Zorlu</li>
 <li>Esma Kılıçarslan</li>
 <li>Narin Güran</li>
 <li>Ejegül Ovezova</li>
</ul>

<p>Kadınlar, bu ölümlerin büyük bölümünün “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiğini, etkin soruşturma yürütülmediğini ve dosyaların karanlıkta bırakıldığını ifade etti.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-3.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>Gülistan Doku vurgusu: “700 saatlik görüntü neden incelenmedi?”</strong></h3>

<p>Eylemde özellikle <strong>Gülistan Doku</strong> dosyasına dikkat çekildi. 6 yıldır akıbeti açıklığa kavuşturulamayan Doku için yapılan açıklamada şu sorular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>“Her yerinde kamera olan bir şehirde bir kadın nasıl kaybedildi?”</li>
 <li>“700 saatlik kamera kaydı neden incelenmedi?”</li>
 <li>“Bu güvenlik sistemi kimin için var?”</li>
</ul>

<p>Kadınlar, bu soruların yalnızca bir dosyaya değil, tüm kayıp ve şüpheli ölüm vakalarına ışık tuttuğunu vurguladı.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-1.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>Nadira Kadirova ve Hande Kader: Cezasızlık eleştirisi</strong></h3>

<p>Eylemde, özellikle iki dosya sembolleşti:</p>

<p><strong>Nadira Kadirova:</strong><br />
Bir milletvekilinin evinde ölü bulunan Kadirova’nın ölümünün “intihar” olarak kayda geçirilmesine tepki gösterildi. Kadınlar:</p>

<blockquote>
<p><strong>“İntihar değil, bu bir cinayet!”</strong></p>
</blockquote>

<p>sloganını sık sık yineledi.</p>

<p><strong>Hande Kader:</strong><br />
Trans kadın ve aktivist Hande Kader’in yakılmış halde bulunmasına rağmen faillerin ortaya çıkarılmamasına dikkat çekildi. Kader’in dosyası üzerinden trans cinayetlerindeki cezasızlık politikaları da protesto edildi.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-2.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>“Kadınlar öldürülüyor, sonra yeniden yargılanıyor”</strong></h3>

<p>Kadınlar, yalnızca cinayetlerin değil, sonrasında kurulan dilin de şiddetin parçası olduğunu belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Kadınlar öldürüldükten sonra hayatları, ilişkileri, kıyafetleri sorgulanarak yeniden cezalandırılıyor. Bu erkek-devlet diliyle hesaplaşacağız.”</p>
</blockquote>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Hl3DXMuvUgE" title="Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu Katledilen ve Kaybedilen Kadınlar İçin Açıklama Yaptı." width="1242"></iframe></h3>

<h3><strong>“Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”</strong></h3>

<p>Eylemin sonunda yapılan ortak açıklamada mücadele vurgusu öne çıktı:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, failler hesap verene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.”</strong></p>
</blockquote>

<p>Kadınlar, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” sloganıyla eylemi sonlandırdı.</p>

<h3><strong>Siyasetçiler ve Cumartesi Annesi de katıldı</strong></h3>

<p>Eyleme, DEM Parti milletvekilleri</p>

<ul>
 <li>Meral Danış Beştaş</li>
 <li>Özgül Saki</li>
</ul>

<p>ile Cumartesi Anneleri’nden</p>

<ul>
 <li>Hanife Yıldız</li>
</ul>

<p>da katılarak destek verdi.</p>

<h2><strong>Sonuç: Bir yürüyüşten fazlası</strong></h2>

<p>Tünel’den Eminönü’ne uzanan bu zincir, yalnızca fiziksel bir hat değil;<br />
<strong>cezasızlığa, karanlığa ve unutmaya karşı kurulan bir dayanışma hattı</strong> oldu.</p>

<p>Kadınların sorduğu soru ise hâlâ yanıt bekliyor:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Bizi sizden kim koruyacak?”</strong></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bizi-sizden-kim-koruyacak-istanbulda-kadinlar-zincir-oldu-adalet-istedi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806.jpeg" type="image/jpeg" length="62084"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
