<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven, tarafsız ve güncel habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan güvenilir bilgileri okurlarına sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/kadin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 08:39:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/kadin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu, "Dilan Öztürk İçin Adalet" Açıklaması Yaptı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-dilan-ozturk-icin-adalet-aciklamasi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-dilan-ozturk-icin-adalet-aciklamasi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biz kadınlar bu erkek egemen iktidara sesleniyoruz! Yıllardır ölmemek için bütün yargı yollarına başvuran kadınların güvenlik kaygılarını hiçe sayıyorsunuz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>BİZLER BU İKTİDARA SORUYORUZ!</strong> Kadınların şikayetçi olduğu, koruma talep ettiği kağıtları bir kenara mı fırlatıyorsunuz? Yargıdan kolluğa kolluktan erkek egemen iktidara kadar uzanan bu ölüm düzenini kabul etmiyoruz.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 13 At 20.56.13 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-205613-2.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Adana Kadın Platformu İnönü Parkında “Dilan Öztürk İçin Adalet” başlıklı basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını Zeliha Korkmaz okudu.</p>

<p><strong>Korkmaz; </strong>“Adana’da 3 yıl önce boşandığı erkek Ali Kaplan tarafından çocuklarının gözü önünde ateşli silahla ağır yaralanan Dilan Öztürk için bugün sokaklardayız” dedi.</p>

<p>Adana Kadın Platformu adına Zeliha Korkmaz açıklamasına şu şekilde devam etii; “Sokaklardayız çünkü bu ülkede her gün kadınlar hayır dediği erkekler tarafından öldürülüyor, yaralanıyor, erkek şiddetine maruz bırakılıyor.</p>

<p>Olay günü Ali Kaplan, yerde ağır yaralı olarak bulunan Dilan Öztürk’ün üzerine araç sürmüş ve Dilan’ı bir kez daha öldürmeye teşebbüs etmiştir.</p>

<p>Fail Ali Öztürk, hakkında daha önce birçok kez şikâyet ve uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen gelinen noktada Dilan’ın ölümüyle sonuçlanacak bir saldırı gerçekleştirmeye cesaret edebiliyor. Bizler cezasızlık politikalarının en somut halini bu ihmalsizlik ve denetimsizlikten anlayabiliyoruz. Fail Ali Kaplan’ın elindeki silah tutukluluk yapmasaydı Dilan bugün hayatta olmayacaktı.</p>

<p>Bu ülkede boşanmak isteyen her kadın hedef haline getiriliyor. İktidarın açmış olduğu nafaka tartışmalarından güç alan erkekler tıpkı Ali Kaplan gibi nafaka vermeyeceğini ve boşanma protokolüne uymayacağı tehditlerini savuruyor.</p>

<p>Evlilik içerisinde de birçok kez çocuklarının ve akrabalarının gözü önünde Dilan’ı fiziksel şiddete maruz bırakan Ali Kaplan bu süreçte hiçbir ceza almamıştır.</p>

<p>Cezasızlıktan güç bulan Ali Kaplan şiddetinin dozunu her seferinde arttırarak DİLAN’IN yaşam hakkını gaspetmiştir. Dilan’ın güvencesiz hissetmesini sağlayarak korku içinde yaşatmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay sonrasında pişmanım diyerek ifade veren Ali Kaplan bulunduğu cezaevinden tehditler savurmaya devam ediyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="701" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZJLiIyUVHXc" title="Adana Kadın Platformu, İnönü Parkında “Dilan Öztürk İçin Adalet” başlıklı açıklama yaptı." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>KABUL ETMİYORUZ!</strong></p>

<p>Biz kadınlar bu erkek egemen iktidara sesleniyoruz! Yıllardır ölmemek için bütün yargı yollarına başvuran kadınların güvenlik kaygılarını hiçe sayıyorsunuz.</p>

<p>BİZLER BU İKTİDARA SORUYORUZ! Kadınların şikayetçi olduğu, koruma talep ettiği kağıtları bir kenara mı fırlatıyorsunuz? Yargıdan kolluğa kolluktan erkek egemen iktidara kadar uzanan bu ölüm düzenini kabul etmiyoruz.</p>

<p>BİZLER ADANA KADIN PLATFORMU OLARAK ADALET YERİNİ BULANA KADAR DİLAN İÇİN ADALET DEMEYE DEVAM EDECEK VE SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 13 At 20.56.13" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-205613.jpeg" width="2000" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-dilan-ozturk-icin-adalet-aciklamasi-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-205613-1.jpeg" type="image/jpeg" length="91586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KADIN DOSTU KENTLER İÇİN 25 BELEDİYE BİRLİKTE ÇALIŞIYOR]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kadin-dostu-kentler-icin-25-belediye-birlikte-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kadin-dostu-kentler-icin-25-belediye-birlikte-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında 2024 yılı sonunda başlayan ve Türkiye’de kadınların, hayatın her alanında eşit hak ve fırsatlara sahip olmasını destekleyen Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazı kapsamındaki aktiviteler devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Ankara’da 6-7 Nisan tarihlerinde düzenlenen Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı ile programa katılan illerdeki son gelişmeler gözden geçirildi, eşitliğe dair strateji ve politikaların önceliklendirilmesi, program partnerleri ile 25 il arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi adına oturumlar düzenlendi. Çalıştaya Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katılarak, Mersin Büyükşehir’in <strong><i>‘Kadın Dostu Kent’</i></strong> alanındaki çalışmalarını katılımcılarla paylaştı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="605" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4649.png" width="1083" /></p>

<p>Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin (AB) finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ortaklığında yürütülen ve kadınların kentlerde her alanda eşit, güvenli ve engelsiz bir şekilde yaşamasını hedefleyen Kadın Dostu Kentler (KDK) Programı’nın 3. fazı kapsamında, Ankara’da çalıştay düzenlendi. TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ve 23 KDK belediyesinden daire başkanlarının katıldığı çalıştayda, program ortakları ve katılımcı belediyeler Kadın Dostu Kentler için taahhütlerini yineledi.</p>

<p></p>

<p>Çalıştaya Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katılarak, Mersin Büyükşehir’in <strong><i>‘Kadın Dostu Kent’</i></strong> alanındaki çalışmalarını katılımcılarla paylaştı.</p>

<p><img height="601" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4650.png" width="1082" /></p>

<p>Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı ile programa katılan illerdeki son gelişmeler gözden geçirildi. Belediyelerde Yerel Eşitlik Birimleri kurulması ve güçlendirilmesi, Yerel Eşitlik Eylem Planları oluşturulması ve uygulanması ile ilgili süreçler değerlendirildi. Belediyelerin kadın-erkek eşitliğine dair strateji ve politikalarının önceliklendirilmesi ve 25 il arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi adına oturumlar düzenlendi. Bu kapsamda belediyeler, KDK Programı kapsamında yürüttükleri çalışmalar ile iyi uygulama örneklerini de birbirleriyle paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Eşitlik vizyonunun kurumsallaşması</strong></p>

<p>2 gün süren çalıştayın açılışını, program ortakları UNFPA ve TBB’nin temsilcileri yaptı. Sözlerine Kadın Dostu Kent yaklaşımının yalnızca teknik bir başlık olmadığının altını çizerek başlayan TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, <strong>“Kadın Dostu Kentler; belediyelerin tüm politika, bütçe ve hizmet süreçlerine eşitlik perspektifini entegre eden stratejik bir anlayıştır. Bu anlayışı hayata geçirmek için, konunun belediyelerde daire başkanlığı seviyesinde sahiplenilmesi ve kurumsal süreçlere dahil edilmesine ihtiyacımız var”</strong> dedi.</p>

<p><img class="" height="604" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4651.png" width="1084" /></p>

<p>Belediye temsilcilerine programın başından bu yana, belirlenen hedefler ve taahhütler doğrultusundaki kararlı çalışmalarından dolayı teşekkür eden UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ise <strong>“Özellikle katılımcılığın ve kadın-erkek eşitliğinin, belediyelerin tüm çalışmalarına entegre edilmesini önceliklememiz, Kadın Dostu Kentlerin tam anlamıyla başarılı biçimde uygulanması açısından kritik. Bu konulardaki kazanımlar; yerelde özelleşen ihtiyaçlara, planlara ve hizmetlere daha verimli şekilde yansıyabilir” </strong>diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Kadın Dostu Kentlerde neler yapılıyor?</strong></p>

<p>Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 belediyenin katıldığı KDK programı kapsamında, şu ana kadar 15 Yerel Eşitlik Birimi ve 17 Eşitlik Komisyonu oluşturuldu. 11 Belediye, Yerel Eşitlik Eylem Planlarını uygulamaya başladı. Belediyeler ayrıca, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri bünyesinde danışma merkezleri kurarak, kadın-erkek eşitliğine yönelik hizmet sunumlarını güçlendirmek için önemli adımlar attı. Program kapsamında 2026 yılı boyunca devam edecek eğitimler, mentorluk desteği ve geliştirilen kılavuzlar ile 25 belediyenin tamamında Yerel Eylem Eşitlik Planlarının oluşturulması ve uygulamaya başlanması hedefleniyor. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, UNFPA Türkiye ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında yürütülen program kapsamında; Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 kent belediyesi, yerel düzeyde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için, Kasım 2027’ye kadar birlikte çalışmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kadin-dostu-kentler-icin-25-belediye-birlikte-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4649.png" type="image/jpeg" length="65440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EŞİK, AKP'li Vekilden Hızlı ve Tek Taraflı Boşanma İsteyen Skandal Sözler]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/esik-akpli-vekilden-hizli-ve-tek-tarafli-bosanma-isteyen-skandal-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/esik-akpli-vekilden-hizli-ve-tek-tarafli-bosanma-isteyen-skandal-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><strong>"Hızlı Boşanma”</strong> erkekler lehine boş ol sistemidir.</li>
 <li><strong>“Hızlı Boşanma”</strong> adı altında kadınların ve çocukların başta nafaka olmak üzere özellikle ekonomik haklarına el konulacaktır.</li>
 <li><strong>“Hızlı Boşanma” </strong>boşanma aşamasındaki şiddeti önlemek bir yana yeni ve ağır şiddetlere yol açacaktır.</li>
</ul>

<p>TBMM İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonları üyelerinin oluşturduğu Karma Komisyon’da kurulan Alt Komisyon, 8 Nisan günü ikinci toplantısını yaptı. Toplantıya AKP Milletvekili Adem Yıldırım’ın sözleri damgasını vurdu. Yıldırım, “Nikah masalarındaki usulü, boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin… Taraflardan biri nasıl ki nikah masasında “hayır” dediği zaman memur nikahı kıyamıyorsa… hayır diyen tarafın bunu mahkeme huzurunda (söylediğinde) boşanmayı gerçekleştirmesi gerektiği…” şeklinde skandal sözler sarf etti. Yıldırım tek taraflı boşanma isteğini “boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerin sayısının artmasına” bağladı.</p>

<p>Oysa ki, yeni Adalet Bakanı 12. Yargı paketinde olacağını söylediği “hızlı boşanma” ile ilgili, <i>"Çekişmeli boşanma davalarında taraflar aralarında 'evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz' dedikleri an hâkim bir tutanak tutup bunu arabulucuya gönderecek” ifadelerini kullanmıştı. Kadın örgütleri olarak itiraz edilen bu düzenleme en azından iki tarafın da boşanma konusunda anlaşmasını öngörürken araya bir de arabuluculuk süreci ekliyordu.</i></p>

<p><i>Yıldırım ise, tam da erkek lehine “boş ol” sisteminde olduğu gibi tek taraflı bir “hayır” beyanı ile boşanmanın gerçekleşmesini savunuyor. “Boş ol” kelimeleri yerine, “hayır” kelimesini öneriyor.</i></p>

<p><i>Toplantıda bulunan CHP milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın hemen itiraz ettiği gibi, evlilik iki tarafın da evet demesi ile kurulur, boşanma da iki tarafın anlaşması halinde gerçekleşebilir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, yasada belirtilen koşullar ile yargıç tarafından boşanma kararı verilir.</i></p>

<p>Yıllardır, “hızlı boşanma” adı altında dilekçe ile boşanmaya karar verilmesi; çocuğun ve kadının nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal rejimi gibi ekonomik konular ve velayet konularının daha sonra görüşülmesi tartışılıyor. Kadın örgütleri ise Medeni Yasa’ya ağır bir müdahale oluşturan ve erkek lehine “boş ol” sistemi getirecek bu tür düzenlemelere karşı çıkıyor.</p>

<p>TBMM tutanaklarına da yansıdığı üzere, kimi iktidar milletvekilleri ve destekçileri boşanmayı “bir taraf boşanmak istiyorsa hemen bitsin” anlayışıyla ele almaktadır. Çok iyi biliyoruz ki, kastettikleri “o taraf” erkeklerdir. Bu yaklaşım, evliliği, kadının nafaka, tazminat gibi ekonomik haklarını karara bağlamadan, erkeğin tek taraflı iradesiyle sona erdiren bir “boş ol” sistemine dönüştürmektedir. Kadınların yıllar süren mücadeleyle kazandığı ev içi emekle ilgili haklarını ortadan kaldırma girişimidir. Boşanma hukukunun, ekonomik sonuçları yönünden tartışmaya açılması dahi, devlet eliyle kadının ekonomik şiddete maruz bırakılmasıdır.</p>

<p>Kadınlar için boşanma yalnızca “evliliğin bitmesi” değildir. Boşanma; yıllarca emek verilen bir ilişkinin ardından ekonomik olarak ayakta kalabilme, şiddetten kurtulabilme, çocukların bakımını sürdürebilme ve yeni bir hayat kurabilme mücadelesidir. Türkiye’de kadınlar çoğu zaman güvencesiz işlerde ve erkeklerden çok daha düşük ücretle çalışmaktadır; ya da ev içi bakım yükleri nedeniyle çalışma hayatından uzak kalmaktadır. Bu nedenle nafaka, tazminat gibi haklar boşanmanın ayrılmaz parçasıdır.</p>

<p>Hukuk sistemimizde anlaşmalı boşanma kurumu mevcuttur. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerinde anlaşabildikleri takdirde, bazen bir hafta gibi kısa bir sürede boşanabilmektedir. Dolayısıyla gerçekten hızlı boşanmak isteyen erkek açısından da mevcut hukuk düzeni yeterlidir; kadının mali haklarını teslim ederek anlaşmalı boşanma yoluyla kısa sürede boşanması mümkündür.</p>

<p><strong>Kadınların ve çocukların, tedbir nafakası bile bağlanmadan aile konutundan atılmasına neden olacak hiçbir düzenlemeyi ve buna yönelik hiçbir tartışmayı kabul etmiyoruz.</strong></p>

<p><strong>Elbette bizler de hızlı ve adil bir yargılamadan yanayız; ama kimsenin hak kaybı olmadan. Siyasi davalar, boşanma davaları, cinsel saldırı ve miras davalarında olduğu gibi uzayan davaların, geciken adaletin adalet olmadığını bizzat kendi deneyimlerimizden biliyoruz. Bu uzatmaların sistemli bir iktidar politikası olduğunun da farkındayız. Örneğin İş Yasası'ndaki işe iade davalarında işçi lehine getirilen "dava iki ay içinde sonuçlandırılır" gibi emredici yazılı kuralların neden hiç uygulanmadığını biliyoruz. Şimdi de "hızlı boşanma" denilerek kadınların haklarının hedef alındığını görüyoruz. Kadın ve çocuklara ekonomik ve hukuki şiddet uygulamadan davaları hızlandırmanın çok çeşitli yöntemleri varken; erkek tek kuruş nafaka ödemeden hemen boşansın; nafaka dahil tüm ekonomik konularda kadın yıllarca sürünsün demek cinsiyetçi bir aile ve hukuk sistemini daha da ağırlaştırmak demektir.</strong></p>

<p>Hızlı boşanma tartışması, iktidarın yıllardır dile getirdiği aile arabuluculuğu, nafakanın çok kısa sürelere indirilmesi, dini referanslarla şekillenen aile hukuku anlayışının bir parçasıdır. Medeni Kanun’un eşitlikçi yapısı adım adım aşındırılmak; kadınların yurttaş olarak sahip olduğu haklar, dini referanslara dayalı ataerkil bir aile düzeni lehine geriletilmek istenmektedir.</p>

<p>EŞİK olarak bir kez daha söylüyoruz: Boşanma kararı, nafaka, tazminat, velayetten ayrılamaz. Medeni Kanun’dan ve laik hukuk düzeninden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların eşit yurttaşlık hakkını gerileten, ev içi emeğine el koymak isteyen hiçbir düzenlemeye sessiz kalmayacağız.</p>

<p>“Boşanmayı hızlandırma” söylemiyle kadınların haklarını tasfiye etmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Kadınların yaşamı, emeği ve hakları pazarlık konusu değildir.</p>

<p>#MedeniYasayaDokunma</p>

<p>#YasalaraDokunmaUygula</p>

<p><strong>10 Nisan 2026</strong></p>

<p><strong>EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>DİLEKÇE KOMİSYONU ILE İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU ÜYELERİNDEN OLUŞAN KARMA KOMİSYON ALT KOMİSYONU 8 NİSAN 2026 </strong><strong>TARİHLİ TOPLANTI TUTANAĞI</strong></p>

<p></p>

<p><strong>(</strong><a href="https://diyaccountapi.relateddigital.com/campaign-click/861207926?redirectUrl=https%3a%2f%2fwww.tbmm.gov.tr%2fTutanaklar%2fTutanakGoster%2f5393&amp;token=oQjD%2bLv2dpWngntkSEcSi9bVLJaxZQ3QEdl2EDqzbwe%2fm6flgKxPQg4kwP%2fyuhAthi3uAEgOOdFYtdTfctMzBkDii0%2bGyAcytLf2fxlBSrYj5ntYzS5mv7HwUQjXtNgw53Nif877WmJ2WL4s87x9UU3pXh%2f9X93SgaMboXktXwcsXxP2nWDpmGCNrdh27AOc1wSps5HYT8lHavkW85R%2fzEweTlQmOezHzRp%2fhPgQuD6kpj%2b8OymbKfKsESoEUn49cwrixquNaXo8FDeQjPguZU15a3WaWYj%2fUR8FkAib2MYJGNrQYBNDForkzWpwP%2fSniYLzM7U3CmNDA4HC13%2bxOKDK6qaSZJdho2kK50LygIQ%3d" rel="nofollow" target="_blank"><strong>https://www.tbmm.gov.tr/<wbr />Tutanaklar/TutanakGoster/5393</strong></a><strong>)</strong></p>

<p></p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Son olarak da şunu söyleyeyim, bu konuyla alakalı sizin de tavsiyeedeceğiniz kararlara belkiilham oluşması açısından. Boşanma noktalarında, boşanmadavalarındaki usulün yani nikâh masasındaki usulü boşanma masalarınagetirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin ve bu, heminsanların birbiriyle olanirade esaslı olduğu takdirde bu kadın cinayetlerinin önüne geçmiş oluruz. Mal paylaşımlarıyla alakalı kısımlar, eyvallah, devam etsin,onun davası devam etsin, orada itirazımız yok ama taraflarından biri nasıl ki nikâh masasında "Hayır." dediği zamanmemur nikâhıkıyamıyorsa bir yıl sonra, beş yıl sonra on yıl sonra, on beş yıl sonra "Hayır." diyen bir tarafın bunun mahkeme huzurunda boşanmayıgerçekleştirmesi gerektiği... Yoksa, on yıl, on beş yıl, dokuz yıl, on yıl boşanma sürer mi Allah aşkına? sürdüğü zaman işte artıkburayıproblemli hâle getiriyoruz, evlilikleri geciktiriyoruz. Bugün evlenme yaşı Türkiye'de 30 yaşına gelmiş. Bunun en büyük sebebi,boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerimizin sayısının artmasıdır. Bu, toplumsal bir vakadır. Bunun partisi olmaz, bununsiyaset olmaz. Hep beraber bunun üzerinde fikir yorup bir noktaya gelmemizde fayda olduğunu düşünüyorum.Ben tekrar teşekkür ederim.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)</strong> - Sayın Başkanım, birkaç konuda itirazım var, söz almak istiyorum.</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong>Buyurun Gülizar Vekilim.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Beyefendi fark etti, Sayın Denetçi, öncelikle gençlerin 30 yaşında evlenemiyorolmasını boşanmama şeyine bağlamak çok da doğru bir yaklaşım değildir. "Acaba kolay boşanır mıyım?" düşüncesiyle kurulmazevlilik kurumu, bu, evlilik kurumuna da bence haksızlık olur, bunu ifade etmek isterim.Boşanma davalarının bu kadar sürmesinin sebebi boşanma davalarındaki usulden değildir, yargı yüzündendir. Ailemahkemesindeki davanın duruşmasına yılda 2 defa giriyorsanız, boşanma davası gecikir.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Yargı yükü nerede, eskiden asliye hukuklar daha erken boşuyordu, şimdi 50 tane ailemahkemesi kuruldu yine boşanamıyorlar.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Sayın Vekilim, boşanma davalarındaki ortalama süre sekiz aydır.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Sekiz ay da çok.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Şöyle, kusuru ortadan kaldıramazsınız. Örneğin, bir kadın, eşi tarafından şiddetemaruz kalmıştır.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Yerel mahkemede sekiz ay bu arada, bunun istinaf var, bir yıl oradan, iki yıl da Yargıtaydan;beş yıl yani.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> İşte tam da bahsettiğim gibi, sistemden kaynaklı bir problem var.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> O zaman yerel mahkemenin verdiği karar orada kesinleşsin, istinafa gitmesin.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)</strong> - Öyle bir şey olamaz, hak denen bir şey vardır, hak mücadelesi vardır.</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong> Hak arama yolları olarak olur o.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Tabii, hak arama yollarını kapatamazsınız, bu, hani bizim Komisyonumuzun bir kereasla dile getirmemesi gereken bir konu. O nedenle, diyorsunuz ya evlendirme memuru, her iki taraf da evlenmek istediği için omasada evlilik kurumu kurulur ama her iki taraf da boşanmak istemiyorsa aynı şekilde bir tarafın istemesiyle siz onu masadaboşamaya kalkarsanız o zaman tam da işte insan hakları konusunda ciddi bir ihlalin önünü açmış olursunuz.Evlilik kurumunda -az önce de ifade ettim- evlendirme memuru ne diyor? Her iki tarafa da soruyor. Bir tanesi "Hayır." dediğizaman kurum teşekkür ediyor mu?</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Etmez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> O zaman bir taraf "Boşanacağım." dediği zaman da boşanma olmaz.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Niye olmuyor?</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Ama evlenemiyorsa niye boşansınlar tek şeyle, öyle şey olur mu?</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong> Evet, Gülizar ve Adem Vekilim, teşekkür ediyoruz.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Hayır, şöyle, masada oturuyorsunuz, evlendirme memuru soruyor...</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Ben sizin o düşüncenizi çürütecek çok argümanım var ama burası müsait değil, başka zamankonuşalım.</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong> Evet, Gülizar Vekilim, lütfen.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Tamam.Nafaka konusunda da bahsettiğimiz gibi yani süresiz nafaka, bilmem ne hepsi birer argümandır, hepsini ben deçürütebilirim.Teşekkür ederim.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/esik-akpli-vekilden-hizli-ve-tek-tarafli-bosanma-isteyen-skandal-sozler</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/remzi-yaziccxxx-1.png" type="image/jpeg" length="79764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hedef; eşit ve güvenli kentler…]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hedef-esit-ve-guvenli-kentler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hedef-esit-ve-guvenli-kentler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında Ankara’da çalıştaya katılım sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Çalıştayda Adana’dan örnek uygulamalar gündeme geldi</strong></p>
</blockquote>

<p>Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ortaklığında yürütülen Kadın Dostu Kentler (KDK) Programı’nın 3. fazı kapsamında, 6-7 Nisan tarihlerinde Ankara’da Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı düzenlendi. Türkiye genelinden 25 belediyenin katılım sağladığı çalıştayda, kadın-erkek eşitliğinin yerel yönetim politikalarına entegrasyonu ve belediyeler arası iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı.</p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Ayten Dolançay ve Mali Hizmetler Daire Başkanı Mesut Çetiner katıldı.</p>

<p><strong>Yerelde Eşitlik Politikaları ve İyi Uygulamalar Paylaşıldı</strong></p>

<p>Çalıştay boyunca programa dahil olan illerde kaydedilen ilerlemeler değerlendirilirken; belediyelerde Yerel Eşitlik Birimlerinin kurulması, kurumsal kapasitenin artırılması ve Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanarak uygulanması süreçleri ele alındı.</p>

<p>Belediyeler, kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeye yönelik geliştirdikleri uygulamaları paylaşarak bilgi ve deneyim aktarımında bulundu. Program ortakları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik oturumlar da gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Adana’dan Örnek Uygulamalar Gündeme Geldi</strong></p>

<p>Çalıştayda söz alan Ayten Dolançay, Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dolançay konuşmasında, belediye tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Hizmet Aracı “Mor Haritam” uygulaması hakkında bilgi vererek, bu uygulamanın kadınların kentteki hizmetlere erişimini kolaylaştıran ve ihtiyaç odaklı veri üretimini destekleyen önemli bir dijital araç olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dolançay ayrıca, belediye çalışanlarına yönelik hazırlanan Hane İçi Politika Rehberine de değinerek, kurum içi farkındalığın artırılması ve çalışanların toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlendirilmesinin sürdürülebilir eşitlik politikaları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Dolançay’ın ardından söz alan Mali Hizmetler Daire Başkanı Mesut Çetiner ise, Yerel Eşitlik Eylem Planı göstergelerinin belediyenin stratejik planına aktarılma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çetiner, eşitlik temelli hedef ve göstergelerin stratejik planlara entegre edilmesinin yalnızca bir planlama faaliyeti olmadığını; aynı zamanda bu hedeflerin kurumsal performans sistemine dahil edilerek izlenebilir ve ölçülebilir hale getirilmesini sağladığını ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşım sayesinde, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmaların belediyenin tüm hizmet alanlarına yayılabildiğini belirten Çetiner, mali kaynakların planlanması ve kullanımında da eşitlik perspektifinin gözetilmesinin önemine dikkat çekti. Çetiner ayrıca, Stratejik Planlama ile Yerel Eşitlik Eylem Planı arasındaki uyumun güçlendirilmesinin, yerel yönetimlerde sürdürülebilir ve kalıcı bir dönüşüm sağladığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eşitlik Perspektifi Tüm Hizmetlere Entegre Ediliyor</strong></p>

<p>Toplantıda; Kadın Dostu Kentler yaklaşımının yalnızca sosyal projelerle sınırlı olmadığı; belediyelerin bütçe planlamasından hizmet sunumuna kadar tüm süreçlerine eşitlik perspektifinin entegre edilmesini gerektiren bütüncül bir anlayış olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bu kapsamda, karar alma mekanizmalarında kadınların temsilinin artırılması, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme yapılması ve kapsayıcı hizmet modellerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>2027’ye Kadar Ortak Hedef: Eşit ve Güvenli Kentler</strong></p>

<p>Program kapsamında Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 belediye, kadın-erkek eşitliğinin yerel düzeyde güçlendirilmesi amacıyla Kasım 2027’ye kadar ortak çalışmalarını sürdürecek. Bu süreçte belediyelere yönelik eğitimler, mentorluk destekleri ve rehber dokümanlar ile kurumsal kapasitelerin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Kadın Dostu Kentler Programı ile birlikte, kentlerin daha eşit, kapsayıcı ve güvenli hale getirilmesi; kadınların yaşamın her alanında aktif ve güçlü bireyler olarak yer almasının desteklenmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hedef-esit-ve-guvenli-kentler</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/kadin-dostu-kentler-4-1.jpeg" type="image/jpeg" length="96688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müzeyyen Şevkin: “6284 etkin uygulanmalı, İstanbul Sözleşmesi yeniden hayata geçmelidir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-6284-etkin-uygulanmali-istanbul-sozlesmesi-yeniden-hayata-gecmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-6284-etkin-uygulanmali-istanbul-sozlesmesi-yeniden-hayata-gecmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müzeyyen Şevkin, Mecliste yaptığı konuşmada kadın, genç ve çocuklara yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin’nden kadın ve çocuk cinayetlerine mecliste sert uyarı</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>“Bir nesli kaybediyoruz, sorumluluk hepimizin”</strong></p>

<p><strong>“Cinayetlerin çözüm adresi meclistir”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ANKARA - </strong>CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada kadın, genç ve çocuklara yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.<br />
Türkiye’de kadın ve çocuk cinayetlerinin durmak bilmediğini vurgulayan Dr. Şevkin, “Kendi kentim de olmak üzere ülkemizin dört bir yanında kadınlar ve çocuklar; aile içinde, sokakta, okulda, iş yerinde ve özel hayatlarında yalnızca şiddete değil, tacize, tecavüze ve vahşi katliamlara maruz kalıyor” dedi.</p>

<p><strong>“MECLİS, ÇÖZÜM ADRESİDİR”</strong></p>

<p>Meclisin çözüm adresi olduğuna işaret eden Dr. Şevkin, kadınların ve çocukların uyuşturucu, silahlı suçlar ve akran zorbalığından korunamadığını belirterek bu tablonun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Şiddet sarmalından çıkışın Meclis’te görev yapan herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>6284 SAYILI YASAYA VE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Dr. Şevkin, kadını, aileyi ve çocukları koruyan 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmasının ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden hayata geçirilmesinin zorunluluğuna dikkat çekerek, “Şiddetin ve cinayetlerin önüne başka türlü geçemeyeceğiz. Bir nesli kaybediyoruz. Bu Meclis’te bu vebal herkesin boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.<br />
Kadın ve çocukların korunmasına yönelik somut adımların geciktirilmeden atılması gerektiğini belirten Dr. Şevkin, gerekli düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="703" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/eYY1729hZwk" title="Müzeyyen Şevkin’den kadın ve çocuk cinayetlerine mecliste sert uyarı." width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-6284-etkin-uygulanmali-istanbul-sozlesmesi-yeniden-hayata-gecmelidir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/msevkin-yenimeclisfoto-3-1.jpeg" type="image/jpeg" length="18836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da Bir Kadın Daha Katledildi. Bahar Aksüt'ün Cansız Bedeni Barajda Bulundu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanada-bir-kadin-daha-katledildi-bahar-aksutun-cansiz-bedeni-barajda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanada-bir-kadin-daha-katledildi-bahar-aksutun-cansiz-bedeni-barajda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana özelinde ise son yıllarda kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümlerinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>ADANA – Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde günlerdir kayıp olarak aranan 24 yaşındaki Bahar Aksüt’ten gelen acı haber, bir kadın cinayetini daha gözler önüne serdi. Genç kadının cansız bedeni, Kürebeli Barajı’nda su yüzeyinde tesadüfen bulundu. İlk incelemelere göre Aksüt’ün vücudunun 8 yerinden bıçaklandığı ve ardından baraja atıldığı tespit edildi.</p>
</blockquote>

<p><strong>Tesadüfen Fark Edildi</strong></p>

<p>Olay, baraj çevresine fotoğraf çekmek için giden vatandaşların su yüzeyinde bir kadın cesedi görmesiyle ortaya çıktı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından sudan çıkarılan ceset üzerinde yapılan ilk incelemede çok sayıda bıçak darbesi olduğu belirlendi.</p>

<p><strong>9 Günlük Kayıp Süreci Cinayetle Sonuçlandı</strong></p>

<p>Yaklaşık 9 gün önce kaybolan Bahar Aksüt’ün kimliği, olay yerindeki incelemeler ve sonrasında yapılan tespitlerle netleşti. Genç kadının Tufanbeyli’de bir eğlence mekânında çalıştığı öğrenildi. Kimlik tespitinin ardından cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.</p>

<p><strong>Vahşetin Detayları Ortaya Çıkıyor</strong></p>

<p>İlk bulgular, Aksüt’ün öldürülmeden önce ağır bir saldırıya uğradığını ve vücuduna çok sayıda bıçak darbesi alarak yaşamını yitirdiğini ortaya koydu. Ardından delilleri gizlemek amacıyla baraj sularına atıldığı değerlendiriliyor. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.</p>

<p><strong>Kadın Cinayetleri Alarm Veriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de kadın cinayetleri 2026 yılında da ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ediyor. Kadın örgütlerinin verilerine göre yılın ilk aylarından itibaren onlarca kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi.</p>

<p><strong>Adana’da Durum</strong></p>

<p>Adana özelinde ise son yıllarda kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Kentte yıl içinde farklı ilçelerde birçok kadın cinayeti basına yansırken, Bahar Aksüt cinayeti bu karanlık tabloya eklenen son olay oldu.</p>

<p>Kadın hakları savunucuları, özellikle kayıp başvurularının ciddiyetle ele alınması, koruma mekanizmalarının etkin işletilmesi ve faillerin cezasız kalmaması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Soruşturma Sürüyor</strong></p>

<p>Güvenlik güçleri, Bahar Aksüt’ün son görüştüğü kişiler ve olay öncesi temaslarını mercek altına aldı. Cinayetin faillerinin kısa sürede tespit edilmesi için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<p>Bu cinayet, bir kez daha kadınların yaşam hakkının korunması konusunda alınması gereken önlemleri ve etkin mücadele ihtiyacını gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanada-bir-kadin-daha-katledildi-bahar-aksutun-cansiz-bedeni-barajda-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/adanada-kaybolan-genc-kiz-bulundu.png" type="image/jpeg" length="39631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökçe Tamara Güngör, MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimi sonucu kendi işletmesini açtı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gokce-tamara-gungor-mercekte-aldigi-yapay-cicekcilik-egitimi-sonucu-kendi-isletmesini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gokce-tamara-gungor-mercekte-aldigi-yapay-cicekcilik-egitimi-sonucu-kendi-isletmesini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimiyle kendini geliştiren Gökçe Tamara Güngör, 5 aylık eğitimin ardından kendi işletmesini açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<ul>
 <li><strong>BÜYÜKŞEHİR, MERCEK İLE HAYALLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEYE DEVAM EDİYOR</strong></li>
 <li><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR’İN MERCEK KURSLARI KADIN İSTİHDAMINA KATKI SUNUYOR</strong></li>
 <li><strong>MERCEK, KADIN EMEĞİNİN VE GİRİŞİMCİLİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEKLERİNİ ORTAYA KOYUYOR</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezi, kursiyerlerine yeni meslek kapıları açmaya devam ediyor. MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimiyle kendini geliştiren 19 yaşındaki Gökçe Tamara Güngör, yaklaşık 5 aylık eğitimin ardından kendi işletmesini açarak hayalini gerçeğe dönüştürdü.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezi (MERCEK), kursiyerlerine yeni meslek kapıları açmaya devam ediyor. MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimiyle kendini geliştiren 19 yaşındaki Gökçe Tamara Güngör, yaklaşık 5 aylık eğitimin ardından kendi işletmesini açarak hayalini gerçeğe dönüştürdü.</p>

<p>Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren MERCEK’te verilen kurslar, birçok vatandaşın hayatına dokunurken yeni başarı hikâyelerini de ortaya çıkarıyor. MERCEK’te açılan yapay çiçekçilik kursuna katılan 19 yaşındaki Gökçe Tamara Güngör, aldığı eğitimle hem meslek sahibi oldu hem de kendi iş yerini açarak üretime katıldı.</p>

<p><strong>Güngör: “MERCEK kursu sayesinde kendi işletmemi açmaya cesaret ettim”</strong></p>

<p>MERCEK’te aldığı eğitimin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Güngör, kurs sürecinde yapay çiçek sanatını öğrendiğini belirtti. Yaklaşık 5 ay boyunca kursa devam ettiğini söyleyen Güngör, <strong>“Orada yapay çiçek sanatıyla tanıştım. Yaklaşık 5 ay boyunca kursa gittim. Kendi dükkânımı açmaya karar verdikten sonra da belirli bir süre ara ara kursa gitmeye devam ettim. Kursun bana çok fazla faydası oldu. Kendi çiçekçi dükkânımı açmaya cesaret ettim”</strong> dedi.</p>

<p>Kendi dükkânını yaklaşık 2 ay önce açtığını dile getiren Güngör, müşterilerden yapay çiçeklere yoğun ilgi olduğunu belirterek, <strong>“Orkide ve sukulent gibi birçok yapay çiçek tasarlıyorum ve kendi dükkânımda müşterilerime sunuyorum. Yapay çiçeklere müşterilerimden çok fazla talep var, çok seviyorlar”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genç kadınlara da hayallerinin peşinden gitmeleri konusunda çağrıda bulunan Güngör, <strong>“Hiçbir zaman korkmasınlar, cesaretli olsunlar. Ben de başlarda çekiniyordum ama Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin MERCEK kursuna gittikten sonra daha çok cesaret ettim. Eğitmenlerimiz çok yardımcı oldular ve desteklediler. Ben de bu sayede kendi dükkânımı açmaya cesaret ettim. Buradan Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” </strong>diye konuştu.</p>

<p><strong>Işık: “MERCEK ile yeni bir başarı hikâyesine imza attık”</strong></p>

<p>MERCEK Sorumlusu Emrah Ayhan Işık ise MERCEK kurs merkezlerinde verilen eğitimlerle yeni başarı hikâyelerinin ortaya çıkmaya devam ettiğini söyledi. Yapay çiçekçilik kursuna katılan Güngör’ün kendi işletmesini açmasının kendileri için gurur verici olduğunu belirten Işık, <strong>“Kursiyerimiz aldığı eğitim ve kazandığı becerilerle kendi işletmesini açarak üretime ve istihdama katkı sağlamaya başladı. Kadın emeğinin ve girişimciliğinin en güzel örneklerinden birini görmekten büyük gurur duyuyoruz”</strong> dedi. MERCEK kurslarının birçok kişiye yeni meslek kapıları açtığını vurgulayan Işık, <strong>“MERCEK ile öğrenen, üreten ve hayallerini gerçeğe dönüştüren tüm kursiyerlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”</strong> diyerek tüm vatandaşları MERCEK kurslarına katılmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gokce-tamara-gungor-mercekte-aldigi-yapay-cicekcilik-egitimi-sonucu-kendi-isletmesini-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/buyuksehir-mercek-ile-hayalleri-gercege-donusturmeye-devam-ediyor-3.JPG" type="image/jpeg" length="82912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[New York Times Araştırması: Suriye’de Alevi Kadın ve Kız Çocuklarının Kaçırılması Örtbas mı Ediliyor?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/new-york-times-arastirmasi-suriyede-alevi-kadin-ve-kiz-cocuklarinin-kacirilmasi-ortbas-mi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/new-york-times-arastirmasi-suriyede-alevi-kadin-ve-kiz-cocuklarinin-kacirilmasi-ortbas-mi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de özellikle Alevi mezhebine mensup kadın ve kız çocuklarının kaybolması ve kaçırılması vakaları resmi kayıtlarda yer alanın çok ötesinde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>The New York Times tarafından yayımlanan kapsamlı araştırma, Suriye’de Alevi kadın ve kız çocuklarının kaçırılmasına ilişkin vakalarda resmi makamların gerçekleri çarpıttığını, olayların sistematik biçimde küçümsendiğini ve mağdur ailelerin ifadelerinin itibarsızlaştırıldığını ortaya koydu.</p>
</blockquote>

<p><strong>Kayıp vakalar düşündüğümüzden daha yaygın</strong></p>

<p>The New York Times’ın saha verileri, tanıklıklar ve yerel kaynaklara dayandırdığı araştırmaya göre, Suriye’de özellikle Alevi mezhebine mensup kadın ve kız çocuklarının kaybolması ve kaçırılması vakaları resmi kayıtlarda yer alanın çok ötesinde.</p>

<p>Araştırmada, çok sayıda ailenin başvurularının yeterince dikkate alınmadığı, bazı vakaların ise kayıt altına dahi alınmadığına dikkat çekiliyor. Bu durum, olayların sistematik biçimde görünmez kılındığı yönündeki endişeleri güçlendiriyor.</p>

<p><strong>“Kaçırılma” yerine “gönüllü kaçış” anlatısı</strong></p>

<p>Soruşturmaya göre, Suriye’deki resmi makamlar bazı kaçırılma vakalarını “duygusal ilişki sonucu kaçış” şeklinde nitelendirerek olayın niteliğini değiştirmeye çalışıyor.</p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi bu yaklaşımı, ailelerin şikayetlerini itibarsızlaştırma ve olası suçları örtbas etme girişimi olarak değerlendiriyor. Kuruma göre bu tür sınıflandırmalar, hem soruşturmaların yönünü değiştiriyor hem de faillerin korunmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>Medya ve resmi söylem: Tekil örneklerle “tarafsızlık” algısı</p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, hükümet yanlısı medya kuruluşlarının da bu süreçte aktif rol oynadığını belirtiyor. Buna göre bazı medya organları:</p>

<p>Resmi anlatıyı tekrar ederek alternatif bilgileri gölgede bırakıyor</p>

<p>Yerel aktivistlerin ve tanıkların aktardığı verileri tartışmalı hale getiriyor</p>

<p>Sadece bir vakayı öne çıkararak “soruşturmalar tarafsız yürütülüyor” algısı yaratıyor</p>

<p>Bu durum, kamuoyunda gerçek tabloya ulaşmayı zorlaştırıyor.</p>

<p>Geçmişin gölgesi: Esad dönemi soruşturma yöntemleri</p>

<p>Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise bugünkü soruşturma yöntemlerinin, Beşar Esad döneminde sıkça eleştirilen uygulamaları hatırlatması.</p>

<p>O dönemde kurulan birçok soruşturma komitesi, önceden belirlenmiş sonuçlara ulaşmak, ihlalleri örtbas etmek ve yetkilileri aklamakla suçlanmıştı. Mevcut yaklaşımın da benzer bir çizgide ilerlediği ifade ediliyor.</p>

<p>Şeffaflık eksikliği güveni sarsıyor</p>

<p>Araştırma, resmi anlatılar ile mağdur ailelerin ifadeleri arasındaki çelişkilere dikkat çekerek, bu durumun soruşturmalara olan güveni ciddi biçimde zedelediğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Özellikle:</strong></p>

<p>Şeffaflık eksikliği</p>

<p>Bağımsız denetim mekanizmalarının yokluğu</p>

<p>Mağdur beyanlarının sistematik biçimde sorgulanması</p>

<p>gibi unsurlar, sivillere yönelik ihlallerin gerçek boyutunun gizlendiği yönündeki kaygıları artırıyor.</p>

<p><strong>“Gerçek er ya da geç ortaya çıkar”</strong></p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, açıklamasında tarihsel bir hatırlatma yaparak, gerçeğin uzun süre bastırılsa da sonunda ortaya çıkacağını vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, Beşar Esad döneminde yıllarca gizlenen ihlallerin zamanla açığa çıktığına dikkat çekilerek, bugün yaşanan olayların da benzer şekilde gün yüzüne çıkmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası kamuoyuna çağrı</p>

<p>The New York Times’ın yayımladığı araştırma, yalnızca bireysel vakaları değil, aynı zamanda sistematik bir sorunu işaret ediyor. Kaçırılma ve kayıp vakalarının gerçek boyutunun ortaya çıkarılması için bağımsız ve uluslararası denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda insan hakları örgütleri, Alevi kadın ve çocuklara yönelik ihlallerin etkin biçimde soruşturulması ve faillerin yargılanması için uluslararası kamuoyunu daha güçlü bir tutum almaya çağırıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/new-york-times-arastirmasi-suriyede-alevi-kadin-ve-kiz-cocuklarinin-kacirilmasi-ortbas-mi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-04-111126.png" type="image/jpeg" length="75969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dev Yapı-İş Kadın Meclisi’nden doğum izni düzenlemesine tepki: “Eşitlikçi bir bakım politikası şart”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dev-yapi-is-kadin-meclisinden-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-esitlikci-bir-bakim-politikasi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dev-yapi-is-kadin-meclisinden-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-esitlikci-bir-bakim-politikasi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Doğum sonrası iyileşme süreci ve bakım ihtiyacı açısından gerekli bir adım olmakla birlikte, bu düzenleme bakım yükünü tamamen kadınların omzuna bırakmaktadır”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın işçilerin doğum sonrası ücretli izninin 16 haftaya çıkarılmasını öngören kanun teklifine ilişkin açıklama yapan DİSK / Dev Yapı-İş Kadın Meclisi, düzenlemenin bakım yükünü kadınlara bıraktığını belirterek “eşitlikçi ve bütünlüklü bir bakım politikası” çağrısı yaptı.</p>

<p><strong>“Hak artışı gibi görünse de eşitsizliği derinleştiriyor”</strong></p>

<p>DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş Sendikası Kadın Meclisi, kadın işçilerin doğum sonrası ücretli izninin 8 haftadan 16 haftaya çıkarılmasını öngören ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, doğum öncesi izinle birlikte toplam sürenin 24 haftaya çıkarılmasının ilk bakışta kadınlar açısından bir kazanım gibi görüldüğü ifade edilerek, “Doğum sonrası iyileşme süreci ve bakım ihtiyacı açısından gerekli bir adım olmakla birlikte, bu düzenleme bakım yükünü tamamen kadınların omzuna bırakmaktadır” denildi.</p>

<p><strong>“Kadınlar işgücünden uzaklaşabilir, ayrımcılık artabilir”</strong></p>

<p>Dev Yapı-İş Kadın Meclisi, düzenlemenin kadınların daha uzun süre işgücünden uzak kalmasına yol açabileceğine dikkat çekerek, gerekli güvencelerin sağlanmaması halinde kadınların güvencesiz, esnek ve kayıt dışı çalışma biçimlerine itilebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, işe alım süreçlerinde kadınlara yönelik ayrımcılığın artabileceği belirtilerek, erkeklere verilen doğum izninin yalnızca 10 günle sınırlı tutulmasının ebeveynliğin ortak bir sorumluluk olarak görülmediğini ortaya koyduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>“Bakım emeği kamusal bir hak olmalı”</strong></p>

<p>Kadın Meclisi, bakım emeğinin yalnızca kadınların sorumluluğu olarak görülmesini kabul etmediklerini belirterek şu talepleri sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bakım emeğinin toplumsallaştırılması</li>
 <li>İzin süresince ücretin tam ve eksiksiz korunması</li>
 <li>İzin sonrası iş güvencesi ve terfi haklarının garanti altına alınması</li>
 <li>İzin sürelerinin kadın-erkek ayrımı olmaksızın eşit biçimde düzenlenmesi</li>
 <li>Doğum izninin “ebeveyn izni” olarak yeniden tanımlanması</li>
 <li>Kamusal, ücretsiz, nitelikli ve anadilinde eğitim veren kreşlerin yaygınlaştırılması</li>
</ul>

<p><strong>Meclis’e çağrı: “Düzenleme gözden geçirilmeli”</strong></p>

<p>Açıklamada, teklifin mevcut haliyle tek başına çözüm üretmediği belirtilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi ve milletvekillerine çağrı yapıldı. Kadınların hem ev içi bakım yükünü artıran hem de çalışma yaşamındaki konumlarını güvencesizleştirme riski taşıyan düzenlemenin yeniden ele alınması ve bütünlüklü bir bakım politikası oluşturulması gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>“Eşit ve özgür bir yaşam için mücadele sürecek”</strong></p>

<p>Dev Yapı-İş Kadın Meclisi, toplumsal cinsiyet rollerini pekiştiren politikaları reddettiklerini belirterek, “Kadın emeğini görünmez kılan değil, eşit ve özgür bir yaşamı mümkün kılan politikalar için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Açıklama, “Doğum izni ve bakım emeği için eşitlikçi bir düzenleme istiyoruz” vurgusuyla son buldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dev-yapi-is-kadin-meclisinden-dogum-izni-duzenlemesine-tepki-esitlikci-bir-bakim-politikasi-sart</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-03-214927.png" type="image/jpeg" length="80175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum İzni 24 Haftaya Çıkarıldı: Annelere Yeni Haklar Geliyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-annelere-yeni-haklar-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-annelere-yeni-haklar-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın çalışanları yakından ilgilendiren doğum izni düzenlemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonunda kabul edildi. Yeni düzenleme ile doğum izni süresi uzatılırken, sosyal yardım ve çocuk koruma alanında da kapsamlı değişiklikler hayata geçiriliyor.</p>

<h3>Doğum İzni 24 Haftaya Yükseltildi</h3>

<p>Yeni düzenlemeye göre, mevcutta 16 hafta olan doğum izni süresi <strong>24 haftaya çıkarıldı</strong>.</p>

<ul>
 <li>Doğumdan önce: 8 hafta</li>
 <li>Doğumdan sonra: 16 hafta</li>
</ul>

<p>olmak üzere toplamda 24 hafta ücretli izin hakkı tanınacak.</p>

<p>Sağlık durumuna bağlı olarak doğum öncesi iznin bir kısmı doğum sonrasına aktarılabilecek. Ayrıca isteyen anneler, doğuma iki hafta kalana kadar çalışabilecek.</p>

<h3>➕ Mevcut Anneler de Yararlanacak</h3>

<p>Düzenleme sadece yeni doğum yapacakları değil, hâlihazırda izin kullanan anneleri de kapsıyor. Buna göre doğum izninde olan annelere <strong>ek 8 hafta izin</strong> verilecek.</p>

<h3>Koruyucu Ailelere İzin</h3>

<p>Devlet memurları için koruyucu aile uygulamasını teşvik edecek bir adım da düzenlemede yer aldı. Koruyucu aile olan memurlara, çocuğun tesliminden itibaren <strong>10 gün izin</strong> verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sosyal Yardımlar Genişliyor</h3>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yetkileri de artırıldı.</p>

<ul>
 <li>İhtiyaç sahiplerinin tespiti için gelir ve mal varlığı verilerine erişim sağlanacak</li>
 <li>Sosyal destek programları genişletilecek</li>
 <li>Gençlere verilen destekler <strong>25 yaşına kadar</strong> sürdürülebilecek</li>
</ul>

<h3>Çocuk Koruma Önlemleri Artıyor</h3>

<p>Düzenleme ile çocuklarla çalışan kişiler için denetimler sıkılaştırılıyor.</p>

<ul>
 <li>Belirli suçlardan hüküm giymiş kişilerin bu alanlarda çalışması yasaklanacak</li>
 <li>Kurallara uymayan işletmelere para cezası ve ruhsat iptali uygulanabilecek</li>
</ul>

<p>Yeni düzenlemenin yasalaşmasının ardından yürürlüğe girmesiyle birlikte, çalışan annelerin hem doğum sürecinde hem de sonrasında daha güçlü sosyal güvencelere kavuşması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-annelere-yeni-haklar-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2022/09/anne-sutu-4.jpg" type="image/jpeg" length="47040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Benim için gerçek Başarı Kazanmak değil İnsanların hayatında iz bırakmaktır.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/benim-icin-gercek-basari-kazanmak-degil-insanlarin-hayatinda-iz-birakmaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/benim-icin-gercek-basari-kazanmak-degil-insanlarin-hayatinda-iz-birakmaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>İstanbul İş insanları Derneği ve Türkiye Lider Kadınlar Platformu tarafından düzenlenen “Türkiye Kadın Zirvesi”nde bir birinden ünlü iş insanı, medya yöneticisinin ödül aldığı tören öncesi panel düzenlendi.</em></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em>Haber: Ali Fikret - ANKARA</em></strong></p>

<p>Panelde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin,Emel Uslu Atik Vakfı Başkanı iş insanı Emel Uslu Atik, Opet Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurten Öztürk ve BigChefs Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli konuşmacı oldu.</p>

<p>Panelde Konuşma yapan İş insanı Emel Uslu Atik; Başarılı olmak sosyal hayatta gönüllere girmek ve hayatlara dokunmakla çok değerli olacağının altını çizdi. Emel Uslu Atik Vakfının kuruluşu ve yaptığı faaliyetlere değindi. İş insanı Emel Uslu Atik; “Bireyselde başarı hiçbir zaman sadece kazanmak olmadı. Çünkü kazanmak, kişisel bir sonuçtur… ama dönüştürmek toplumsal bir etkidir. Eğer bir başarı sadece sizin hayatınızı değiştiriyorsa, o başarı eksiktir. Ama bir başarı, başka hayatlara dokunuyorsa… işte o zaman anlam kazanır” dedi.</p>

<p><img height="603" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4510.png" width="915" /></p>

<p><strong><em>LİDER KADIN YİNE ZİRVEDE…</em></strong></p>

<p>Emel Uslu Atik konuşmasının devamında; “Mesleki olarak Binalar inşa ettim, şehirlerin siluetine katkı sundum. Ama yıllar içinde şunu çok net gördüm: En zor inşa edilen şey beton değil, insanın gönlünü kazanmak olduğunu anladık. Bir kadının yeniden ayağa kalktığını görmek… Bir gencin umutsuzluktan çıkıp hedef koyduğunu görmek… İşte bu, hiçbir maddi başarının veremeyeceği bir duygudur. Bugün dönüp baktığımda arkamda projeler, yatırımlar, unvanlar olabilir… Ama eğer benimle yolu kesişmiş kadınlar kendi ayakları üzerinde durabiliyorsa, gençler cesaret bulup kendi yolunu çizebiliyorsa… İşte o zaman ben sadece başarılı değil, faydalı olmuşum demektir. Benim için gerçek başarı; kazanmak değil, iz bırakmaktır” şeklinde açıklamada bulundu...</p>

<p><img height="610" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4509.png" width="406" /></p>

<p><strong><em>KADIN AYAĞA KALKARSA TOPLUM AYAĞA KALKAR…</em></strong></p>

<p>İş insanı Emel Uslu Atik konuşmasının ikinci bölümünde ise ; “Güçlü kadın olmak dışarıdan alkış gibi görünür… Ama gerçekte, o alkıştan önce uzun bir yalnızlık vardır. Güçlü kadın, karar verirken çoğu zaman kimseye yaslanamaz. Çünkü herkes sonucu görmek ister… ama yükü taşımak istemez. Bu süreçte Bedeller öder hem de fazlasıyla ama bu daha da fazla sorumlulukları beraberinde getirdi. Ama her bedel bana şunu öğretti: Güç, vazgeçmemektir. Çünkü bir kadın vazgeçtiği an, sadece kendinden vazgeçmez… Onu izleyen tüm kadınlardan ve geleceğin ihtimalinden vazgeçmiş olur. Vazgeçmediğim için buradayım.” “Bugünün Türkiye’sinde kadın liderliğinin en büyük sorumluluğu, sadece başarı hikâyeleri yazmak değildir… Artık kadınlar, bu ülkenin yönünü belirleyen akıl olmak zorundadır. Çünkü biz uzun yıllar ‘başaran kadın’ hikâyeleri dinledik… Ama artık ‘yön veren kadınlara’ ihtiyacımız var. Kadın; sadece üretmez… Kadın aynı zamanda dengeler, birleştirir ve dönüştürür. Bir toplumun kalkınması sadece ekonomiyle değil, kadının hayattaki yeriyle ölçülür. Eğer kadın güçlü ise toplum güçlüdür. Eğer kadın özgür ise toplum ilerler. Biz artık sadece iş kuran, başarı elde eden kadınlar değiliz… Biz gelecek kuran, sistem kuran ve yön veren kadınlarız. Ve şuna yürekten inanıyorum: Bir toplumun kaderi… Kadının cesareti kadar büyür.” Başarıyı sadece kendisi için değil, ülkesi için büyüten kadınlar yani bizler hep güçlü olacağız. Bir mimar olarak hep sadece yapılar değil, insanlar inşa etmeye inandım. Yine bir anne olarak, güçlü nesiller, güçlü annelerin yüreğinden çıkar düşüncesini var ettim. Unutmayalım Kadın ayağa kalkarsa, toplum ayağa kalkar. Genç yürürse, Türkiye koşar inancımı her zaman büyüttüm. Benim hikâyem bir başarı hikâyesi değil… Bir sorumluluk hikâyesidir.”dedi</p>

<p><strong><em>Panel sonrası katılımcılara ödülleri takdim edildi. Geleceği İnşa Eden Lider Kadın Ödülüne ise Emel Uslu Atik layık görüldü. Ödül törenine siyaset, medya, iş dünyası ve sanat camiasında önemli isimler katıldı.</em></strong></p>

<p><img height="595" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4511.png" width="404" /></p>

<p><img height="609" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4512.png" width="403" /></p>

<p><img height="608" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4513.png" width="362" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/benim-icin-gercek-basari-kazanmak-degil-insanlarin-hayatinda-iz-birakmaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-02-091450-1.jpg" type="image/jpeg" length="76792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EŞİK: “Çocuk Bakımı Sadece Kadınların Sorumluluğu Değildir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/esik-cocuk-bakimi-sadece-kadinlarin-sorumlulugu-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/esik-cocuk-bakimi-sadece-kadinlarin-sorumlulugu-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu, doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına yönelik düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, söz konusu değişikliğin eşitlikçi bir sosyal politika olmadığını belirtti. Platform, düzenlemenin bakım sorumluluğunu toplumsallaştırmak yerine kadınların omuzlarına daha fazla yük bindirdiğini vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, çocuk bakımının büyük ölçüde kadınlara bırakılmasının kadınların istihdama katılımının önündeki en önemli engellerden biri olduğuna dikkat çekildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi verilerine göre, 2024 yılında hanesinde 3 yaş altı çocuğu bulunan 25-49 yaş arası kadınların istihdama katılım oranının %26,9 olduğu, aynı koşullardaki erkeklerde ise bu oranın %90,9’a ulaştığı belirtildi. Çocuğu olmayan kadınlarda ise bu oranın %58,6’ya çıktığı ifade edildi.</p>

<p>EŞİK, doğum izninin yalnızca kadınlar için uzatılmasının kadınların iş yaşamından daha uzun süre kopmasına ve ekonomik bağımsızlıklarının zayıflamasına yol açabileceğine dikkat çekti. Bu durumun işverenlerin kadın istihdamına yönelik isteksizliğini artırabileceği, kadınların daha güvencesiz ve kayıt dışı işlere itilebileceği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, babalık iznindeki sınırlı artışın eşit sorumluluk paylaşımını sağlamaktan uzak olduğu belirtilerek, “Erkekler bakımın destekçisi değil, eşit sorumlusudur” denildi. Ebeveyn izinlerinin eşit, zorunlu ve devredilemez şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Kamu ve özel sektörün bakım hizmetleri konusundaki sorumluluğuna da değinilen açıklamada, kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi. İşverenlerin kreş açma yükümlülüğünün 150 kadın çalışan şartına bağlanmasının bu hakkı fiilen ortadan kaldırdığı belirtilerek, bu kriterin tüm çalışanları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Belediyelerin açtığı kreşlere yönelik idari ve siyasi engellerin eleştirildiği açıklamada, bu yaklaşımın kadınların üzerindeki bakım yükünü artırdığı ve çocukların eğitim hakkını olumsuz etkilediği ifade edildi. Toplumun büyük çoğunluğunun işyerlerinde kreş talep ettiğine dikkat çekildi.</p>

<p>EŞİK, açıklamasının sonunda taleplerini şu şekilde sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Ücretsiz ve nitelikli kamusal kreşlerin yaygınlaştırılması</li>
 <li>Bakım emeğinin toplumsallaştırılması</li>
 <li>Ebeveyn izinlerinin eşit, devredilemez ve kapsayıcı biçimde düzenlenmesi</li>
 <li>Kadınların istihdama eşit ve güvenceli katılımını sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi</li>
</ul>

<p>Platform, kadınları eve kapatan değil, yaşamın her alanında eşit ve özgür kılan politikaların acilen uygulanması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/esik-cocuk-bakimi-sadece-kadinlarin-sorumlulugu-degildir</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/remzi-yazieeeeee.png" type="image/jpeg" length="33972"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meral Seçer: “Yeşil dönüşüm, sıfır atık ve çevreyle ilgili farkındalık etkinlikleri yapacağız”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/meral-secer-yesil-donusum-sifir-atik-ve-cevreyle-ilgili-farkindalik-etkinlikleri-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/meral-secer-yesil-donusum-sifir-atik-ve-cevreyle-ilgili-farkindalik-etkinlikleri-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[‘Mersinden Kadın Kooperatifi Sürdürülebilir Tekstil Projesi’ ile tekstil atıklarını yeniden dönüştürerek atığı sıfıra indirgemeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<ul>
 <li><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR VE MERSİNDEN KADIN KOOPERATİFİ TEKSTİL ATIKLARINI YENİDEN DÖNÜŞTÜRÜYOR</strong></li>
 <li><strong>BÜYÜKŞEHİR PAYDAŞLIĞINDA KOOPERATİFLEŞMENİN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR PROJE DAHA… </strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Yaşanılan iklim krizi etkilerini azaltmak adına kentteki tüm paydaşlar ile ortak hareket eden Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında yapılan <strong>‘Mersinden Kadın Kooperatifi Sürdürülebilir Tekstil Projesi’</strong> kapsamında eğitimler veriliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi; Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Çukurova Kalkınma Ajansı’nın başlattığı Sürdürülebilir Büyüme ve Yeşil Dönüşüm Hızlandırıcı Hibe Desteği’ne (SoGreen) başvurarak, <strong>‘Mersinden Kadın Kooperatifi Sürdürülebilir Tekstil Projesi’</strong> ile tekstil atıklarını yeniden dönüştürerek atığı sıfıra indirgemeyi hedefliyor.</p>

<p>Yaşanılan iklim krizi etkilerini azaltmak adına kentteki tüm paydaşlar ile ortak hareket eden Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında yapılan <strong>‘Mersinden Kadın Kooperatifi Sürdürülebilir Tekstil Projesi’</strong> kapsamında eğitimler veriliyor. Kadının emeğini görünür kılmak, emeği kazanca dönüştürmek ve aynı zamanda iklim krizi risklerini de en aza çekmek için, sıfır atık konusunda kadınları toplumun öncüleri olarak belirleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi, üretici kadınlara sıfır atık eğitimleri vererek hem üretimde hem de sosyal yaşamda sürdürülebilir bir dünyanın kapılarını aralıyor.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Çukurova Kalkınma Ajansı’nın başlattığı Sürdürülebilir Büyüme ve Yeşil Dönüşüm Hızlandırıcı Hibe Desteği’ne (SoGreen) başvurarak, <strong>‘Sürdürebilir Tekstil Projesi’</strong> isimli projesi kabul edilen Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersinden Kadın Kooperatifi, proje ile tekstil atıklarını yeniden dönüştürerek atığı sıfıra indirgemeyi hedefliyor. Kadının emeğinin görünür kılınmasını ve kazanç sağlamasını da sağlayan proje ile bölgesel kalkınmanın ve kooperatifleşmenin de önü açılıyor. Proje kapsamında hali hazırda üretimin her aşamasına değen kadın emeği, gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmayı da mümkün kılıyor.</p>

<p><strong>Dr. Altun sıfır atıkla ilgili değerli bilgileri kadınlarla paylaştı </strong></p>

<p>Proje kapsamında, <strong>‘<em>Sıfır Atık ve Yeşil Dönüşümde Kadının Gücü’</em></strong> mottosuyla Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda Sıfır Atık Yönetimi ve Denetimi Şefi ve Yeşim Dönüşüm Ofisi Sorumlusu olarak görev yapan Dr. Zeki Altun tarafından üretici kadınlara eğitim verildi. Dr. Altun, kaynağında atıkların ayrıştırılması ile yeşil dönüşüm odağında atık olarak değerlendirilen ürünlerin bir ham madde niteliği taşıdığını da ifade etti. Dr. Altun tarafından eğitimde, Bilim Merkezi’nin çalışmaları hakkında da bilgiler verilirken, iklim değişikliği ile mücadele konusunda oluşturmaya çalıştıkları farkındalık anlamında bilgiler paylaşıldı. Dr. Altun, eğitime katılan kadınlara da seslenerek <strong>“Değişim sizden başlıyor” </strong>dedi ve atıkların nasıl değerlendirilmesi gerektiği konularında kendilerine sundukları desteklerden dolayı teşekkür etti. Çoraptan oyuncak yapımının da sıfır atıkla mücadeleye sunduğu katkıdan söz eden Dr. Altun, kadınların gücüne vurgu yaptı ve Mersinden Kadın Kooperatifi’ne de teşekkürlerini iletti.</p>

<p><strong>Meral Seçer: “Yeşil dönüşüm, sıfır atık ve çevreyle ilgili farkındalık etkinlikleri yapacağız”</strong></p>

<p>Projenin Mersin, Türkiye ve dünya için çok kıymetli olduğunun altını çizen Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, <strong>“Küçük bir başlangıç olabilir, ama her şeyin bir başlangıcı ve farkındalığı olması çok kıymetli. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, Çukurova Kalkınma Ajansı’nın SoGreen Projesi’ne başvurmuştuk ve projemiz kabul gördü. Paydaşımız ise Mersin Büyükşehir Belediyesi. Proje boyunca yeşil dönüşüm, sıfır atık ve çevreyle ilgili farkındalık etkinlikleri yapacağız” </strong>diyerek, bu proje kapsamında yapılan etkinliklerden birinde buluştuklarını söyledi.</p>

<p><strong>“Projenin amacı; sürdürülebilir ekonomiyi destekleyen bir kooperatif kültürü oluşturmak ve bu yolla kadın istihdamını destekleyecek uygulamalar geliştirmektir” </strong></p>

<p>Kadınların sıfır atık noktasında farkındalık elde etmesinin topluma da sirayet edeceğini belirten Seçer, <strong>“Bu projenin temelleri, uzun yıllardır Mersin Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız <em>‘Evimiz Atölye Projesi’</em> üzerine inşa edilmiştir. Evimiz Atölye bir geri dönüşüm projesidir. Kadın istihdamına destek veren bu proje ile elyafları ikinci el çoraplarla oyuncak haline dönüştürüyorduk. Bunun için çok emek verildi. Çok basit gibi gözüken bir proje, ama çok emek isteyen de bir projeydi. Bu anlamda emek veren tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum”</strong> dedi. Meral Seçer ayrıca, kadınların çoraptan ürettikleri oyuncakların sıfır atıkla yapıldığını ve bu kapsamda Mersinli kadınlarda bir farkındalık oluşturulduğunu söyleyerek, <strong>“Projenin amacı; sürdürülebilir ekonomiyi destekleyen bir kooperatif kültürü oluşturmak ve bu yolla kadın istihdamını destekleyecek uygulamalar geliştirmektir” </strong>diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Bu tür projelerde kadınların olmasını çok önemsiyorum”</strong></p>

<p>Tekstil atıklarını geri dönüştürerek sıfır atığın hedeflendiği projenin ev ekonomisine de katkı sağlayacağını sözlerine ekleyen Seçer, <strong>“Sıfır atık ve yeşil dönüşüm sadece bu projeyle değil, bunun yanında hayata geçireceğimiz birçok projeyle dünyamıza büyük katkı sunabileceğimiz projelerdir. Bu adımlarda kadınların olmasını çok önemsiyorum. Çünkü kadın hem kendini hem ailesini hem de çevresini eğiten, bilgilendiren, farkındalık yaratan en temel unsurdur. Bundan dolayı bu farkındalık eğitiminde bulunmanızdan çok mutlu oldum. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemize, dünyamıza fayda sağlayacak en ufak bir şey yapmanın mutluluğunu hep birlikte yaşamamızı diliyorum”</strong> sözlerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/meral-secer-yesil-donusum-sifir-atik-ve-cevreyle-ilgili-farkindalik-etkinlikleri-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/mersin-buyuksehir-ve-mersinden-kadin-kooperatifi-tekstil-atiklarini-yeniden-donusturuyor-1.JPG" type="image/jpeg" length="25741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İŞKAD, ADANA'DA LEYLA ALATON'U AĞIRLADI]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iskad-adanada-leyla-alatonu-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iskad-adanada-leyla-alatonu-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKAD ve Seyhan Belediyesi işbirliğiyle, kadın liderliğinin dönüştürücü gücü Adana’da konuşuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İŞKAD, kadınlar için güçlü mesaj verdi</strong></p>

<p><strong>Leyla Alaton, Adana’da kadın liderliği ve girişimciliğin önemini anlattı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ADANA – İş Kadınları Derneği (İŞKAD), iş dünyasının vizyoner liderlerinden Leyla Alaton’u Adana’da iş dünyası temsilcileri ve kadın girişimcilerle buluşturdu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Kadın Girişimciliği ve Dünya Kadınlar Günü” söyleşisi, İŞKAD ve Seyhan Belediyesi iş birliğiyle yoğun katılımla gerçekleştirildi.<br />
Moderatörlüğünü Prof. Dr. Efe Efeoğlu’nun üstlendiği etkinlikte konuşan Leyla Alaton, liderliğin yalnızca yön vermek değil, aynı zamanda ilham vermek ve dönüşüm yaratmak olduğunu vurguladı. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesinin sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı olduğunu belirten Alaton, özellikle genç kadınlara “kendi hikâyelerini yazma” çağrısında bulundu.</p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (8)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-8.jpeg" width="1600" /><br />
Liderliğin belirsizlik, risk ve kriz dönemlerinde şekillendiğini ifade eden Alaton, cesaret, kararlılık ve öz farkındalığın önemine dikkat çekti. Kendi kariyer yolculuğundan örnekler paylaşan Alaton, gençlerin erken yaşta sorumluluk almaları, hata yapmaktan korkmamaları ve kendi yollarını inşa etmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (10)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-10.jpeg" width="1600" /><br />
<strong>SÜHEYLA GERGİN: “KADINLAR İÇİN İLHAM VEREN BİR BULUŞMA OLDU”</strong><br />
İŞKAD Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Gergin ise Leyla Alaton’u ilk kez Adana’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Gergin, Alaton’un yalnızca başarılı bir iş insanı değil, aynı zamanda kadınlara ilham veren güçlü bir rol model olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
İŞKAD olarak kadınların iş dünyasında daha görünür ve etkili olması için çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Gergin, “Biz yalnızca konuşan değil, harekete geçen bir yapı olmak istiyoruz. Dönüşüm; bir araya gelerek, deneyimleri paylaşarak ve ilham vererek başlar” dedi.</p>

<p><br />
Etkinlikte özellikle genç katılımcıların yoğunluğu dikkat çekerken, interaktif atmosferde öğrenciler ve genç girişimciler sorularını doğrudan yöneltme fırsatı buldu. Leyla Alaton’un paylaşımları, kariyer yolculuğuna hazırlanan gençler için önemli içgörüler sundu.<strong> </strong>Program, kadınların iş dünyasındaki rolünün yalnızca bireysel başarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal dönüşümün de önemli bir parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu<strong>.</strong></p>

<p><br />
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğe; Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Türkan Eşli, Seyhan Kent Konseyi Başkanı Hanife Küçükyılmaz, Seyhan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Utku Arınç, İŞKAD yönetimi, kadın dernekleri temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-7.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (8)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-8.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (9)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-9.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-5.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (3)" class="detail-photo img-fluid" height="917" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-3.jpeg" width="1335" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="İşkad Leyla Alaton (11)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/iskad-leyla-alaton-11.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iskad-adanada-leyla-alatonu-agirladi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/6493957.png" type="image/jpeg" length="37660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Partili Ayten Kordu’dan Dersim’deki 8 Mart müdahalesine soru önergesi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-partili-ayten-kordudan-dersimdeki-8-mart-mudahalesine-soru-onergesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-partili-ayten-kordudan-dersimdeki-8-mart-mudahalesine-soru-onergesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TJA’nın kadın özgürlüğü, eşitlik ve demokratik yaşam mücadelesi yürüten ve kamusal alanda açık faaliyet gösteren bir kadın hareketi olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Ayten Kordu, önergesinde 8 Mart etkinliği kapsamında Dersim’de düzenlenen miting alanına giriş sırasında güvenlik güçlerinin bazı dövizlerin alana alınmasını engellediğini ve bu tutumun herhangi bir hukuki gerekçeye dayanmadığını belirtti.</p>
</blockquote>

<p>Kordu, yetkililerle yaptığı görüşmelere rağmen engellemenin sürdüğünü, hatta elinde bulunan dövizlerin güvenlik güçleri tarafından yırtılarak zorla alınmak istendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>7 kadın hakkında “örgüt propagandası” soruşturması</strong></p>

<p>Olayın ardından, aralarında 72 yaşında bir kadının da bulunduğu 7 kadın hakkında “örgüt propagandası” iddiasıyla soruşturma başlatıldığına dikkat çekilen önergede, söz konusu soruşturmanın gerekçesi olarak dövizlerde yer alan ifadeler gösterildi.</p>

<p>Dövizlerde, DEM Kadın, DBP Kadın Meclisi ve Tevgera Jinên Azad (TJA) isim ve logolarının bulunduğu; ayrıca Kırmancki (Zazaki) dilinde “Direnişle Özgürleşiyor Demokratik Toplumu Örüyoruz” anlamına gelen ifadelerin yer aldığı aktarıldı.</p>

<p><strong>“Aynı dövizler başka illerde serbestti”</strong></p>

<p>Önergede, 8 Mart etkinliklerinin birçok ilde benzer döviz ve sloganlarla gerçekleştiği hatırlatılarak, yalnızca Dersim’de soruşturma açılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Ayten Kordu, bu durumun kolluk kuvvetlerinin uygulamalarında keyfilik ve siyasi saiklerle hareket edildiği yönünde ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>TJA vurgusu: “Meşru faaliyetler kriminalize ediliyor”</strong></p>

<p>Önergede, Tevgera Jinên Azad’ın kadın özgürlüğü, eşitlik ve demokratik yaşam mücadelesi yürüten ve kamusal alanda açık faaliyet gösteren bir kadın hareketi olduğu belirtilerek, bu ismin dövizlerde yer almasının soruşturma konusu yapılmasının demokratik faaliyetlerin kriminalize edilmesi anlamına geldiği savunuldu.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanı’na 5 kritik soru</strong></p>

<p>DEM Partili Kordu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:</p>

<p>1. Dersim’de 8 Mart etkinliğinde taşınan dövizler gerekçe gösterilerek kaç kadın hakkında soruşturma başlatılmıştır?</p>

<p>2. Aynı içerikteki dövizler birçok kentte taşınmışken, yalnızca Dersim’de soruşturma açılmasının gerekçesi nedir?</p>

<p>3. Dövizlerde yer alan Tevgera Jinên Azad ifadesi hangi hukuki dayanakla suç unsuru sayılmıştır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4. Miting alanına girişte bazı dövizlerin alınmaması yönünde güvenlik güçlerine talimat kim tarafından verilmiştir?</p>

<p>5. Kırmancki dilindeki dövizlerin zorla alınmaya çalışılmasıyla ilgili idari bir inceleme başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonucu nedir?</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-partili-ayten-kordudan-dersimdeki-8-mart-mudahalesine-soru-onergesi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-24-195444.png" type="image/jpeg" length="87529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Büyükşehir, Kadınların Sağlıklı Yaşamına Güç Katıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-kadinlarin-saglikli-yasamina-guc-katiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-kadinlarin-saglikli-yasamina-guc-katiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların hem fiziksel hem de mental olarak daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Kadın Sağlığı Danışma Merkezi, farklı yaş gruplarındaki kadınlara yönelik egzersiz ve danışmanlık programlarıyla yüzlerce kişiye dokunuyor. Kadın Sağlığı Danışma Merkezi’nde yürütülen programlar sayesinde birçok kadın hem kendisi için zaman ayırmanın hem de sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu yeniden keşfediyor.</p>
</blockquote>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların hem fiziksel hem de mental olarak daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Kadın Sağlığı Danışma Merkezi, farklı yaş gruplarındaki kadınlara yönelik egzersiz ve danışmanlık programlarıyla yüzlerce kişiye dokunuyor. Merkezde gerçekleştirilen uygulamalarla danışanların yalnızca fiziksel olarak değil mental olarak da kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sağlanıyor.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarla kentte sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Kadın Sağlığı Danışma Merkezi’nde verilen hizmetler pek çok kadının yaşam kalitesini artırırken, düzenli egzersizle hayatı değişen danışanların hikâyeleri de merkezin önemini ortaya koyuyor. Günlük yaşamında hareket kısıtlılığı yaşayan ve birçok basit hareketi yapmakta zorlanan bir danışan, merkezde aldığı reformer pilates ve egzersiz eğitimleri sayesinde yeniden esneklik kazandığını ve günlük yaşamını daha aktif şekilde sürdürebildiğini ifade ediyor. Düzenli egzersiz ve doğru nefes teknikleriyle beden farkındalığı kazanan danışan, seanslar sonunda kendisini yıllar öncesine göre çok daha iyi hissettiğini dile getiriyor.</p>

<p>Kadın Sağlığı Danışma Merkezi’nde 10-18 yaş aralığındaki bireylere bireysel 3 boyutlu skolyoz egzersiz programları uygulanırken, 18-65 yaş aralığındaki danışanlara ise klinik pilates ve yoga seansları veriliyor. Toplam 15 seans süren programlar kapsamında her danışanın şikâyetlerine ve ihtiyaçlarına göre özel egzersiz planları hazırlanıyor. Ücretsiz olarak sunulan bu hizmet sayesinde katılımcılar hem bedenlerini daha iyi tanıma fırsatı buluyor hem de düzenli egzersiz alışkanlığı kazanıyor. Kadın Sağlığı Danışma Merkezi’nde yürütülen programlar sayesinde birçok kadın hem kendisi için zaman ayırmanın hem de sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu yeniden keşfediyor.</p>

<p><strong>Kara: “Danışanlar, hem mental olarak hem de fiziksel olarak buradan mutlu ayrılıyorlar”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın Sağlığı Danışma Merkezi'nde Fizyoterapist olarak görev alan Tuğçe Kara, merkezde gerçekleştirilen uygulamalara değinerek başvuru sürecini aktardı. Kara, <strong>“Büyükşehir, burada vermiş olduğumuz hizmeti tamamen ücretsiz olarak veriyor ve toplam 15 seanstan oluşuyor. Gelen danışanlarımız genelde omurgasında duruş bozukluğu, skolyoz, eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme gibi şikayetlerle geliyorlar. Şikayetlerine uygun programlar oluşturup, 15 seansın sonunda kendi bedenlerinin farkına varmalarını ve egzersiz bilinç farkındalığı oluşturmayı amaçlıyoruz. Danışanlar, zamanla duruşlarındaki düzelmeleri fark ediyorlar. Danışanların seanslar sonucunda eklem hareket kısıtlılıklarındaki iyileşmesini ve kas güçlerindeki artışı beraberce fark ediyoruz. Danışanlar, hem mental olarak hem de fiziksel olarak buradan mutlu ayrılıyorlar”</strong> dedi.</p>

<p><strong>“Danışanların daha sağlıklı bir şekilde rutinlerine devam etmelerine rehber olmaktayız”</strong></p>

<p>Kara, merkezdeki doluluk nedeniyle hizmet alamayan danışanları geri çevirmek yerine evde uygulayabilecekleri programlar çıkardıklarını sözlerine ekleyerek, <strong>“Hafta içi sabah 08:00 ve akşam 17:00 arası hizmet vermekteyiz. Danışanlarımızın günlük yaşamlarında egzersiz farkındalıklarını arttırarak, daha sağlıklı bir şekilde rutinlerine devam etmelerine rehber olmaktayız” </strong>sözlerine yer verdi.</p>

<p><strong>İnan: “Seanslarım bittiğinde 10 yıl öncesine döndüm”</strong></p>

<p>Merkezde Reformer Pilates uygulamasından faydalanan danışanlardan Derya İnan, yoğun ağrı şikayetleriyle başvurduğunu ancak seansların sonucunda merkezden mutlu olarak ayrıldığının altını çizdi. Merkeze başvurduğunda doğru nefes alıp verme de sorun yaşadığını öğrendiğini anlatan İnan, <strong>“Hareketlerimde kısıtlamalar vardı, eğilemiyordum. Eğilemediğim için <em>‘yaşlanıyor muyum?’</em> diye düşünmeye başlamıştım ancak pilatesten sonra sağlık sorunlarımı yaşlılıktan değil hareketsizlikten dolayı yaşadığımı anladım. Seanslarım bittiğinde 10 yıl öncesine döndüm. Tuğçe hoca vücudumun yavaş yavaş açılmasını ve esneklik kazanmasını sağladı. Buradan çok mutlu ayrıldım” </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Vahap Başkanımız sayesinde kendimizi mutlu etmeyi hatırladık”</strong></p>

<p>İnan, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in kentte yaşayan her bireyle ilgili her detayı düşünmesinin oldukça önemli olduğunu ve özellikle kadınlar için uygulanan pozitif ayrımcılığın ise kadınlara değerli hissettirdiğini aktararak, <strong>“Çalışma hayatında çok şeyi atladığımızı ve kendimizi unuttuğumuzu fark ettim. Vahap Başkan’ın bize yaptığı şeylerle kendimizi hatırladık. İnsanın kendine ayırdığı vakitte kendi için bir şeyler yapması çok güzel bir şeymiş. Biz kendimizi mutlu etmeyi, evlatlarımızla ve eşimizle ilgilenirken unutmuşuz. Burada kendimizi mutlu ettik. Bu kapsamda başkanımıza teşekkür ederiz” </strong>dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-kadinlarin-saglikli-yasamina-guc-katiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/mersin-buyuksehir-belediyesi-bireylerin-saglikli-yasamina-destek-oluyor-4.jpg" type="image/jpeg" length="65440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TKDF: "İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından ortaya çıkan tablo: Artan şiddet, azalan koruma"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tkdf-istanbul-sozlesmesinden-cekilmenin-ardindan-ortaya-cikan-tablo-artan-siddet-azalan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tkdf-istanbul-sozlesmesinden-cekilmenin-ardindan-ortaya-cikan-tablo-artan-siddet-azalan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Bizler “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” derken, bir sloganın ötesinde, yaşam hakkını savunan bir gerçeği ifade ediyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>TÜRKİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU: "İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR"</strong></h2>
</blockquote>

<p>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu trafından yapılan yazılı basın açıklaması şu şekilde:</p>

<p>İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlükten kaldırılmasının üzerinden geçen süre, ne yazık ki kadın cinayetlerinde ve çocuk istismarında yaşanan artışlarla birlikte acı bir tabloyu ortaya koymaktadır. Bu süreç, yalnızca bir uluslararası sözleşmeden çekilmenin değil; aynı zamanda kadınların yaşam hakkını koruyan, şiddeti önlemeyi hedefleyen bütüncül bir politika çerçevesinden uzaklaşmanın sonuçlarını da açıkça göstermektedir.</p>

<p>Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden 20 Mart 2021 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile çekilme sürecini başlatmış; bu kararın ardından sözleşme, kendi hükümleri gereği 1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlükten tamamen çıkmıştır.</p>

<p>İstanbul adıyla imzalanmış, Avrupa Konseyi'nin en kapsamlı insan hakları belgelerinden biri olan bu sözleşme; şiddeti önleme, koruma, kovuşturma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü getiren önleyici bir mekanizmadır. Bu yönüyle yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümü hedefleyen bir politika belgesidir. Bu nedenle sözleşmeden çekilme kararı, kadınların ve çocukların korunması açısından büyük bir geri adım niteliğindedir.</p>

<p>Daha da önemlisi, bu çekilme süreci, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90. maddesi gereği uluslararası sözleşmelerin ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi onayı ile yürürlükten kaldırılabileceği hükmü açık olmasına rağmen, bu yöntemin dışında bir idari işlemle gerçekleştirilmiştir. Bu durum, yalnızca kadın hakları açısından değil, hukukun üstünlüğü ve demokratik süreçler açısından da ciddi bir tartışmayı beraberinde getirmiştir.</p>

<p>Bizler “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” derken, bir sloganın ötesinde, yaşam hakkını savunan bir gerçeği ifade ediyoruz. Çünkü bu sözleşme, şiddeti önlemeyi merkeze alan yaklaşımıyla kadınların hayatta kalmasını sağlayan bir çerçeve sunmaktadır.</p>

<p>Toplumsal cinsiyet eşitliği ise kimi çevrelerin iddia ettiği gibi bir tehdit ya da "korkunç bir politik uygulama" değil; aksine eşitliğe giden yolun başlangıcıdır. Bu kavram, kadın erkek eşitliğinin sağlandığı, şiddetin meşrulaştırılmadığı, ayrımcılığın ortadan kaldırıldığı bir toplumun temelini oluşturur. Kadınların yaşam hakkını savunmanın, eşitliği savunmaktan geçtiği açıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) olarak; kadınların yaşam hakkını, çocukların güvenliğini ve toplumsal adaleti savunmaya devam edeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde, şiddetsiz bir yaşam hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İstanbul Sözleşmesi'nin ruhunu ve ilkelerini yaşatmak, bu mücadelenin en güçlü dayanaklarından biri olmaya devam edecektir.</p>

<p>TÜRKİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tkdf-istanbul-sozlesmesinden-cekilmenin-ardindan-ortaya-cikan-tablo-artan-siddet-azalan</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-21-085857.png" type="image/jpeg" length="96854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menopoz, Öğretmenlikten Kopuşu Hızlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/menopoz-ogretmenlikten-kopusu-hizlandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/menopoz-ogretmenlikten-kopusu-hizlandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmaya göre menopoz, özellikle orta yaşlı kadın öğretmenlerin meslekte kalma kararını doğrudan etkileyen kritik bir faktör haline geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Bilimsel bir araştırma, menopoz dönemindeki öğretmenlerin çalışma koşulları nedeniyle meslekten ayrılma eğiliminin arttığını ortaya koydu. Esneklik eksikliği, destek yetersizliği ve ağır iş yükü, deneyimli öğretmenleri sistem dışına itiyor.</p>
</blockquote>

<h3><strong>Öğretmenlikte Derinleşen Krizin Görünmeyen Boyutu</strong></h3>

<p>İngiltere’de ortaöğretim alanında yaşanan öğretmen açığı ve meslekte kalma krizi giderek derinleşirken, yeni bir bilimsel çalışma bu krizin çoğu zaman göz ardı edilen bir boyutuna dikkat çekiyor. Araştırmaya göre menopoz, özellikle orta yaşlı kadın öğretmenlerin meslekte kalma kararını doğrudan etkileyen kritik bir faktör haline geliyor.</p>

<p>Mevcut politikaların büyük ölçüde genç öğretmenlere ve mesleğe yeni başlayanlara odaklandığı, buna karşılık kariyerinin ortasındaki kadın öğretmenlerin yaşadığı sağlık temelli sorunların yeterince dikkate alınmadığı vurgulanıyor.</p>

<h3><strong>Menopoz Döneminde Tükenmişlik ve Ayrılma Eğilimi Artıyor</strong></h3>

<p>Araştırma kapsamında 40-65 yaş aralığında yüzlerce öğretmenle yapılan anket ve görüşmeler, menopoz dönemindeki öğretmenlerin mesleği bırakmayı daha güçlü biçimde düşündüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Menopoz sürecinde yaşanan fiziksel ve psikolojik belirtiler, öğretmenlerin işlerini sürdürebilme kapasitesini olumsuz etkiliyor. Bu durum, öğretmenlerde tükenmişlik hissini artırırken, mesleğin sürdürülebilir olmadığı algısını da güçlendiriyor.</p>

<h3><strong>Tuvalete Erişimden Esnek Çalışmaya: Günlük Sorunlar Yapısal Hale Geliyor</strong></h3>

<p>Araştırma bulguları, menopozun yalnızca bireysel bir sağlık meselesi olmadığını, aynı zamanda çalışma koşullarıyla doğrudan ilişkili bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Öğretmenler, özellikle şu başlıklarda ciddi zorluklar yaşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Gün içinde tuvaletlere erişimin sınırlı olması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aşırı yorgunluk ve yoğun iş temposu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Esnek çalışma imkanlarının bulunmaması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sağlık randevularına erişimde güçlük</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu koşullar, menopoz belirtilerini daha da ağırlaştırırken, öğretmenlerin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını olumsuz etkiliyor.</p>

<h3><strong>Destek Yok, Anlayış Yok: Öğretmenler Yalnız Bırakılıyor</strong></h3>

<p>Araştırmaya katılan öğretmenlerin yalnızca çok küçük bir bölümü çalıştıkları kurumlar tarafından desteklendiğini ifade ederken, büyük çoğunluk iş yükünü yönetmekte zorlandığını belirtiyor.</p>

<p>Öğretmenler, yöneticilerin menopoz konusunda bilgi sahibi olmadığını ve destek taleplerinin çoğu zaman görmezden gelindiğini ya da uygunsuz bulunduğunu dile getiriyor.</p>

<p>Destek arayışının karşılıksız kalması, öğretmenlerde değersizlik ve yalnızlık hissini artırıyor.</p>

<h3><strong>Ayrımcılık ve Kariyer Kaybı</strong></h3>

<p>Araştırma, menopoz dönemindeki kadın öğretmenlerin yalnızca sağlık sorunlarıyla değil, aynı zamanda ayrımcı uygulamalarla da karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu süreçte:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bazı öğretmenler görev ve sorumluluklarını azaltmak zorunda kalıyor</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yönetim pozisyonlarından çekilmek durumunda kalanlar oluyor</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gelir kaybı yaşayan öğretmenler bulunuyor</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu durum, “kariyer engellenmesi” olarak tanımlanırken, eğitim sektöründe zaten var olan cinsiyet temelli eşitsizlikleri daha da derinleştiriyor.</p>

<h3><strong>Politikalar Yetersiz ve Göstermelik</strong></h3>

<p>Araştırmaya göre okulların önemli bir kısmında menopoz politikası bulunmuyor. Var olan politikaların ise çoğunlukla kağıt üzerinde kaldığı ve pratikte etkili olmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu tablo, orta yaşlı kadın öğretmenlerin sistematik biçimde göz ardı edildiğine işaret ediyor.</p>

<h3><strong>Çözüm Önerileri: Basit Düzenlemeler Büyük Fark Yaratabilir</strong></h3>

<p>Araştırma, çözümün aslında ulaşılabilir olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre şu adımlar, öğretmenlerin meslekte kalmasını destekleyebilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Tuvaletlere kolay erişim sağlanması</p>
 </li>
 <li>
 <p>İş yükünün azaltılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Esnek çalışma modellerinin uygulanması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düzenli mola imkanlarının sunulması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yöneticilere menopoz konusunda eğitim verilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tür düzenlemelerin hayata geçirilmesi, yalnızca öğretmenlerin sağlığını korumakla kalmayacak, aynı zamanda eğitim sisteminde deneyimli kadroların kaybını da önleyebilecek.</p>

<h3><strong>Deneyimli Öğretmenler Kaybediliyor</strong></h3>

<p>Araştırmanın en çarpıcı sonucu ise menopoz dönemindeki öğretmenlerin desteklenmemesi halinde eğitim sisteminin önemli bir insan kaynağını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu gerçeği.</p>

<p>Kadınların çoğunlukta olduğu bir meslek grubunda, orta yaşlı kadınların sistem dışına itilmesi; hem eşitlik hem de eğitim kalitesi açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.</p>

<p><a href="https://theconversation.com/profiles/hannah-ainsworth-2579839" itemprop="url" rel="author">Hannah Ainsworth</a></p>

<p>Senior Lecturer in Primary and Childhood Education, Edge Hill University</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/menopoz-ogretmenlikten-kopusu-hizlandiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-20-085944.png" type="image/jpeg" length="55957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Ne Olursa Olsun Afganistan’dayız” – Derinleşen Krize Rağmen Kadınlara Destek Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ne-olursa-olsun-afganistandayiz-derinlesen-krize-ragmen-kadinlara-destek-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ne-olursa-olsun-afganistandayiz-derinlesen-krize-ragmen-kadinlara-destek-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik kriz, çatışmalar ve yaşanan depremin etkisiyle bu yıl 10 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunun insani yardıma ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>BM Kadın Birimi, Afganistan’daki ağır insan hakları ihlallerine ve artan istikrarsızlığa rağmen ülkedeki varlığını sürdürme kararlılığını yineledi.</strong> Kurum, özellikle kadın ve kız çocuklarına yönelik çalışmalarını “ne olursa olsun” devam ettireceğini açıkladı.</p>
</blockquote>

<p>Birleşmiş Milletler’e bağlı kuruluşun üst düzey yetkililerinden Susan Ferguson, Salı günü yaptığı açıklamada, kapsamlı kısıtlamalara rağmen sahadaki programların sürdüğünü ve yüz binlerce kişiye ulaşıldığını belirtti.</p>

<p><strong>Kadınlar için “en ağır kriz” ortamı</strong></p>

<p>Afganistan, kadın hakları açısından dünyanın en ağır krizlerinden birinin yaşandığı ülkelerden biri olarak tanımlanıyor. Kadınların resmi adalete erişim olasılığı erkeklere göre neredeyse dört kat daha düşük.</p>

<p>Bu tabloya rağmen BM Kadın Birimi’nin programları aktif şekilde sürüyor. Kuruluş, yalnızca 2025 yılı içinde 350 binden fazla kadın ve kız çocuğunun hayati hizmetlere erişimine katkı sundu, ayrıca yaklaşık 200 kadın liderliğindeki sivil toplum kuruluşunu destekledi.</p>

<p>Ferguson, “Kadınlar ve kız çocuklarına yönelik kısıtlamalara rağmen BM Kadın Birimi Afganistan’da kalmaya ve hizmet vermeye devam ediyor” dedi.</p>

<p><strong>Kadın personel yasağı faaliyetleri zorluyor</strong></p>

<p>Kuruluşun çalışmaları ciddi engellerle karşı karşıya. Afganistan’da kadınlara yönelik hizmetlerin kadınlar tarafından sunulması gerekirken, kadın BM personelinin ve yüklenicilerin BM binalarına erişimi yasaklanmış durumda.</p>

<p>BM Kadın Birimi bu yasağın kaldırılmasını talep ederken, Ferguson mevcut koşullara rağmen faaliyetleri sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.</p>

<p><strong>Taliban politikaları baskıyı artırıyor</strong></p>

<p>Ferguson, Taliban’ın yayımladığı ve kadın-erkek eşitliğini ortadan kaldıran 12 numaralı kararnameye dikkat çekti. Söz konusu düzenlemenin, kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştırdığı ve erkeklere cezalandırma yetkisi verdiği ifade edildi.</p>

<p>BM Kadın Birimi, Afganistan’daki fiili yönetimi uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uygun politikalar geliştirmeye çağırdı.</p>

<p><strong>“Normalleşmeye izin vermeyin” uyarısı</strong></p>

<p>Uluslararası topluma seslenen Ferguson, yaşanan hak ihlallerinin “normalleşmesi” riskine dikkat çekti:</p>

<p>“Bunu normal kabul etmeye başladığımızda, değişimin mümkün olduğuna olan inancımızı kaybederiz. Oysa değişim hâlâ mümkün.”</p>

<p><strong>Çatışmaların yükünü kadınlar taşıyor</strong></p>

<p>Kabil’de düzenlenen son hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğu bildirildi. Ayrıca Pakistan ile yaşanan gerilim nedeniyle en az 64 bin kişi etkilendi.</p>

<p>Artan çatışmalar nedeniyle birçok kadının son bir yıl içinde birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde İran’dan geri dönen Afganların sayısında da ciddi artış bekleniyor.</p>

<p><strong>10 milyondan fazla kadın yardıma muhtaç</strong></p>

<p>Ekonomik kriz, çatışmalar ve 2025 yılında yaşanan depremin etkisiyle bu yıl 10 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunun insani yardıma ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.</p>

<p>Sahadaki ilk değerlendirmelere göre en acil ihtiyaçlar barınma, sağlık hizmetleri ve temiz su olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Finansman açığı büyüyor</strong></p>

<p>BM Kadın Birimi, kadınların yönettiği hanelere nakit desteği sağlamak, temel ihtiyaç kitleri dağıtmak ve küçük işletmeleri desteklemek için çalışmalar yürütüyor. Ancak kurum, 2026 yılı için yüzde 50’lik finansman açığıyla karşı karşıya.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 500 milyon dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirten Ferguson, uluslararası topluma acil destek çağrısında bulundu:</p>

<p>“Bu kritik dönemde daha fazla finansman sağlanmazsa, ihtiyaçlar hızla artacaktır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ne-olursa-olsun-afganistandayiz-derinlesen-krize-ragmen-kadinlara-destek-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-18-085011.png" type="image/jpeg" length="23769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK Adana Kadın Meclisi’nden KHK’lı Kadınlarla Dayanışma Buluşması]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-khkli-kadinlarla-dayanisma-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-khkli-kadinlarla-dayanisma-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Meclisi’nin açıklamasında, KHK’larla işlerinden uzaklaştırılan kadınların yaşadıkları süreçlerin toplumsal hafıza açısından önemli olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (<strong>KESK</strong>) Adana Kadın Meclisi, <strong>8 Mart Dünya Kadınlar Günü</strong> kapsamında Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kamu görevinden ihraç edilen kadınlarla dayanışma buluşması gerçekleştirdi. Buluşmada, ihraç edilen kadınların yaşadıkları ekonomik, sosyal ve psikolojik zorluklar ele alınırken kadın dayanışmasının önemi vurgulandı.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 15 At 14.40.23 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-15-at-144023-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p>KESK Adana Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada, etkinliğin yalnızca bir sohbet buluşması olmadığı, aynı zamanda ağır bedeller ödemiş kadınların tanıklıklarının paylaşıldığı bir dayanışma zemini olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>“Tanıklıklar hepimizin yüreğine dokundu”</strong></p>

<p>Kadın Meclisi’nin açıklamasında, KHK’larla işlerinden uzaklaştırılan kadınların yaşadıkları süreçlerin toplumsal hafıza açısından önemli olduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu buluşmada yalnızca bir sohbet değil, aynı zamanda ağır bedeller ödemiş kadınların tanıklıklarına kulak verdik. İşlerinden koparılan, yaşamları altüst edilen, ekonomik ve sosyal olarak yalnızlaştırılmaya çalışılan kadınların anlattıkları hepimizin yüreğine dokundu.”</p>

<p>Toplantıda söz alan kadınların, ihraç sonrası yaşadıkları işsizlik, sosyal dışlanma ve ekonomik zorluklara rağmen ayakta kalma mücadelesini paylaştıkları aktarıldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 15 At 14.40.22 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-15-at-144022-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“Dayanışma, karanlık zamanlarda en güçlü ışık”</strong></p>

<p>Açıklamada, kadınların yaşadıkları tüm zorluklara rağmen umut ve direnci koruduklarına dikkat çekildi. KHK’lı kadınların özellikle çocukları, aileleri ve birbirleriyle kurdukları dayanışma ağları sayesinde mücadeleyi sürdürdükleri vurgulandı.</p>

<p>Kadın Meclisi açıklamasında şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“Her biri, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen ayakta kalma mücadelesini, çocuklarıyla, aileleriyle ve birbirleriyle kurdukları dayanışmayı anlattı. Gözlerdeki hüzünle birlikte umudu, kırgınlıkla birlikte direnci gördük. Bir kez daha anladık ki kadınların dayanışması, karanlık zamanlarda bile yolumuzu aydınlatan en güçlü ışıktır.”</p>

<p><strong>KHK’lı kadınların mücadelesine destek vurgusu</strong></p>

<p>KESK Adana Kadın Meclisi, kadınların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam mücadelesinin sürdüğünü belirterek KHK’lı kadınların yalnız olmadığını ifade etti. Açıklamada, ihraç edilen kadınların sesini duyurmak ve dayanışmayı büyütmek için mücadeleyi sürdürecekleri kaydedildi.</p>

<p>Kadın Meclisi, kadınların hak ve özgürlük mücadelesinde ortak dayanışmanın önemine dikkat çekerek, KHK’lı kadınların yaşadıkları mağduriyetlerin görünür kılınmasının toplumsal adalet açısından önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Kadınların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam kurma mücadelesinde KHK’lı kadınların sesi olmaya, onların yanında durmaya ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/o5o1sZs0QoY" title="KESK Adana Kadın Meclisi’nden KHK’lı Kadınlarla Dayanışma Buluşması." width="475"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-khkli-kadinlarla-dayanisma-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-15-at-144023.jpeg" type="image/jpeg" length="88683"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
