<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/kadin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 02:33:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/kadin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana SES; “Kadınları Sadece Anne Kimliğine Sığdıramazsınız”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-ses-kadinlari-sadece-anne-kimligine-sigdiramazsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-ses-kadinlari-sadece-anne-kimligine-sigdiramazsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SES Adana Kadın Sekreteri Nazan Eroğlu’ndan Bakan Göktaş’a tepki: “Kadınların yaşamını güçlendirmeyen hiçbir söylem, aileyi de toplumu da güçlendirmez”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Adana Şubesi Kadın Sekreteri Nazan Eroğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın aile ve annelik üzerine yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Eroğlu, kadınların yalnızca annelik üzerinden tanımlanamayacağını belirterek, “Annelik kutsallaştırılarak kadınların üzerine toplumsal bir görev olarak yüklenemez” dedi.</p>
</blockquote>

<p>Kadınların yaşam tercihlerinin ideolojik yönlendirmelerle değil; özgürlük, eşitlik ve hak temelli politikalarla ele alınması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, Türkiye’de kadınların gerçek gündeminin yoksulluk, güvencesizlik, şiddet ve görünmeyen bakım emeği olduğunu söyledi.</p>

<h2>“Kadınlar çocuk yapan bir üretim aracına indirgenemez”</h2>

<p>Nazan Eroğlu açıklamasında, anneliğin tarih boyunca yalnızca biyolojik bir rol değil; bakımın, emeğin ve dayanışmanın toplumsal ifadesi olduğunu ifade etti. Ancak annelik kavramının tek ve zorunlu yaşam biçimi gibi sunulmasının kadınların farklı yaşam deneyimlerini yok saydığını kaydetti.</p>

<p>Eroğlu, “Kadınların kimliği ve toplumsal varlığı annelik üzerinden tanımlanamaz. Annelik bir tercih olabilir; ancak bu tercih özgür irade ve eşit koşullarda yapılabildiği sürece anlamlıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çocuk sahibi olmayan ya da olamayan bireylerin eksik gösterilmesine karşı çıkan Eroğlu, yaşamın anlamının yalnızca ebeveynlik üzerinden kurulamayacağını belirterek, kadınların emekleri, üretimleri, dayanışmaları ve toplumsal katkılarıyla hayatı anlamlandırdığını söyledi.</p>

<h2>“Hayvan sevgisini küçümsemek kabul edilemez”</h2>

<p>Açıklamada, son dönemde kamuoyunda tartışma konusu olan “annelik” ve “hayvan sevgisi” karşılaştırmalarına da değinildi. Eroğlu, bu duygular arasında hiyerarşi kurulmasına karşı çıkarak, çoğulcu ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kadınların nasıl yaşayacağına, neyi seçeceğine ve hayatı nasıl anlamlandıracağına yalnızca kendilerinin karar verebileceğini söyleyen Eroğlu, güçlü toplumun farklılıkları bastırarak değil; onları tanıyarak kurulabileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Kadınların gerçek gündemi yoksulluk ve şiddet”</h2>

<p>Eroğlu, anneliği kutsayan ancak kadınları güvencesizliğe, yoksulluğa ve görünmeyen bakım emeğine mahkûm eden politikaların aileyi güçlendirmediğini söyledi. Sorunun “anneliğin anlamının tartışılması” değil, çocukların insanca koşullarda büyütülebilmesi olduğunu belirten Eroğlu, kadınların temel sorunlarını şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Derinleşen yoksulluk nedeniyle çocuk bakımının giderek imkânsız hale gelmesi</li>
 <li>Kamusal, ücretsiz ve erişilebilir kreşlerin yetersizliği</li>
 <li>Güvencesiz çalışma ve düşük ücret politikaları</li>
 <li>İş yerlerinde mobbing, ayrımcılık ve doğum sonrası dışlanma</li>
 <li>Artan erkek şiddeti ve kadın cinayetleri</li>
 <li>Bakım emeğinin tamamen kadınların sırtına yüklenmesi</li>
</ul>

<h2>“İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı”</h2>

<p>Kadınlara sürekli “aileyi koruma” sorumluluğu yükleyen anlayışın, kadınların yaşamını koruyacak sosyal politikaları hayata geçirmediğini ifade eden Eroğlu, çözümün hak temelli politikalar olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada şu talepler öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>İstanbul Sözleşmesi hükümlerinin eksiksiz uygulanması</li>
 <li>Kadınlar için insanca yaşayacak ücretlerin sağlanması</li>
 <li>Bakım yükünün kamusal sosyal politikalarla paylaşılması</li>
 <li>Güvenceli kadın istihdamının artırılması</li>
 <li>Şiddete karşı etkin koruma mekanizmalarının işletilmesi</li>
</ul>

<h2>“Bakanlığın görevi kadınlara hayat dersi vermek değil”</h2>

<p>Eroğlu açıklamasının sonunda, kadınların nasıl yaşayacağına, nasıl seveceğine ya da anne olup olmayacağına dair yönlendirmeleri kabul etmediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kadınların özgürce karar verebildiği bir yaşamı kuran politikalar istiyoruz. Bakanlık makamının görevi kadınların yaşam tercihlerine dair ahkâm kesmek değil; yoksulluk, şiddet ve güvencesizlik karşısında kadınları koruyan kamusal sosyal politikalar üretmektir.”</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-ses-kadinlari-sadece-anne-kimligine-sigdiramazsiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-15-at-135418.jpeg" type="image/jpeg" length="32644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KESK Adana Kadın Meclisi’nden Fatma Nevin Vargün Söyleşisi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-fatma-nevin-vargun-soylesisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-fatma-nevin-vargun-soylesisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK Adana Kadın Meclisi’nden Fatma Nevin Vargün Söyleşisi: “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” ile Kadın Mücadelesinin Hafızasına Yolculuk]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>KESK Adana Kadın Meclisi’nden “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” Söyleşisi: Kadın Mücadelesinin Hafızası Konuşuldu</h2>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.52" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122952.jpeg" width="1600" /></p>

<p>KESK Adana Kadın Meclisi tarafından düzenlenen “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin Mi?” başlıklı söyleşi ve imza etkinliği, yoğun katılımla gerçekleştirildi. 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü Eğitim Sen Adana Şubesi Gülhan-Yılmaz Elmascan Toplantı Salonu’nda yapılan etkinlikte, kadın mücadelesinin yakın tarihi, Kürt kadın hareketinin örgütlenme deneyimleri, feminist mücadele ve siyasal hafıza üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Yazar Fatma Nevin Vargün’ün konuşmacı olarak katıldığı etkinliğin moderatörlüğünü Betül Taşar üstlendi. Söyleşi boyunca kitabın ortaya çıkış süreci, Türkiye’de kadın hareketinin dönüşümü, Kürt kadın mücadelesinin deneyimleri ve politik yaşamın kadınlar üzerindeki etkileri tartışıldı.</p>

<h2><img alt="I M G 5690" class="detail-photo img-fluid" height="862" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/i-m-g-5690.JPG" width="1293" /></h2>

<h2><strong>“Kitap, kadın mücadelesinin içinden bir dönem tanıklığı sunuyor”</strong></h2>

<p>Etkinliğin moderatörü Betül Taşar, kitabın yalnızca kişisel bir yaşam anlatısı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin siyasal ve toplumsal tarihine içeriden bir tanıklık sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Taşar, “Heval, Sen Daha Özgürleşmedin mi?” kitabının, iki çocuk annesi feminist bir öğretmenin politik mücadele serüvenini anlattığını belirterek, eserin İlerici Kadınlar Derneği’nden başlayan örgütlü mücadelenin sendikal çalışmalara, siyasi partilere, Kürt kadın örgütlenmesine ve bağımsız kadın hareketine uzanan uzun bir yolculuğu aktardığını söyledi.</p>

<p>Kitabın aynı zamanda Türkiye siyasi tarihine gündelik hayatın içinden bakan güçlü bir dönem anlatısı olduğuna dikkat çeken Taşar, Fatma Nevin Vargün’ün yaşam öyküsünün Kars’ta başlayan çocukluk yıllarından Kürt kadın hareketi içindeki aktif mücadele sürecine kadar geniş bir tarihsel kesiti kapsadığını ifade etti.</p>

<p>Taşar, “Heval” kavramının özellikle kitabın ele aldığı dönemde yalnızca bir hitap biçimi olmadığını, ortak idealleri, fedakârlığı, dayanışmayı ve yatay ilişkileri temsil eden politik bir kimliği ifade ettiğini vurguladı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.55" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122955.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Fatma Nevin Vargün: “Bu kitap kolektif emeğin ürünü”</strong></h2>

<p>Söyleşide konuşan Fatma Nevin Vargün ise kitabın yazım sürecinin kendisi açısından hem duygusal hem de politik bir yüzleşme olduğunu belirtti. İlk kitap deneyimini yaşarken çok sayıda dostunun katkısıyla güç kazandığını ifade eden Vargün, kitabın ortaya çıkmasında emeği geçen isimlere teşekkür etti.</p>

<p>Vargün, özellikle editörlük sürecinde katkı sunan İlknur Üstün, Aksu Bora, Alanur Cavlin ve Handan Çağlayan’ın kendisine büyük destek verdiğini belirterek, kitabın kolektif bir dayanışma ruhuyla şekillendiğini söyledi.</p>

<p>Kitabın ilk taslaklarını yazdığı dönemde yaşadığı kaygıları anlatan Vargün, kadın dayanışmasının üretim sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122952-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Kürt kadın hareketinin hafızası anlatıldı</strong></h2>

<p>Söyleşide kitabın içeriğine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler de yapan Vargün, eserin yalnızca bireysel anılar toplamı olmadığını, aynı zamanda Kürt kadın hareketinin örgütlenme deneyimlerini kayıt altına alan tarihsel bir çalışma niteliği taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vargün, kitapta özellikle 1990’lı yıllarda Kürt kadınlarının yaşadığı baskıları, devlet şiddetini, gözaltıları, işkenceyi, Newroz süreçlerini, ilk kadın konferanslarını ve kadın örgütlenmelerinin kuruluş aşamalarını anlattığını söyledi.</p>

<p>Kadınların siyasal mücadele içinde görünürlük kazanmasının kolay olmadığını belirten Vargün, Kürt siyasetinde kadınların zaman zaman tasfiye süreçleriyle de karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.51 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122951-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Adlarını yazamadığım yüzlerce kadın arkadaşım var”</strong></h2>

<p>Konuşmasında birlikte mücadele ettiği kadınlara özel bir bölüm ayıran Vargün, kitapta isimlerine yer veremediği çok sayıda kadın arkadaşına karşı kendisini borçlu hissettiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin birçok kentinde kadın örgütlenmeleri içerisinde birlikte mücadele yürüttükleri kadınların belleğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vargün, bazı isimlerin güvenlik ve yaşam koşulları nedeniyle kitapta yer alamadığını ifade etti.</p>

<p>Kadın hareketinin kolektif bir mücadele alanı olduğunu vurgulayan Vargün, “Adlarını anamadığım ama Kürt kadın hareketine büyük emek veren yüzlerce kadın arkadaşım var” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 05 11 At 12.29.51" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122951.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Çocukluktan politik mücadeleye uzanan yaşam öyküsü</strong></h2>

<p>Kitapta Kars’ta geçen çocukluk yıllarından başlayarak 1970’li yılların siyasal atmosferi, 12 Eylül darbesinin yarattığı yıkım, kadın hareketinin gelişimi ve Kürt siyasal hareketinin dönüşüm süreçleri ayrıntılı biçimde ele alınıyor.</p>

<p>Vargün’ün anlatısında; ilk kadın konferansları, HADEP dönemi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin kuruluş süreci, kadın belediye başkanları çalışmaları, yerel yönetim projeleri, kadın kooperatifleri, barış mücadelesi ve Türkiye kadın hareketiyle kurulan ortak mücadele deneyimleri önemli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Söyleşi boyunca katılımcılar da kadın mücadelesinin geçmişten bugüne taşıdığı deneyimler, feminist hareketin dönüşümü ve Kürt kadın hareketinin tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından Fatma Nevin Vargün’ün kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-adana-kadin-meclisinden-fatma-nevin-vargun-soylesisi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-122955-1.jpeg" type="image/jpeg" length="30560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[29. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı Adana’da Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/29-kadin-siginaklari-ve-dayanisma-merkezleri-ara-kurultayi-adanada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/29-kadin-siginaklari-ve-dayanisma-merkezleri-ara-kurultayi-adanada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı tarafından düzenlenen 29. Ara Kurultay, 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Adana’da gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı tarafından düzenlenen 29. Ara Kurultay, 8-9-10 Mayıs tarihlerinde Adana’da gerçekleştirildi. Kurultaya ev sahipliği yapan AKDAM kapsamında yapılan basın açıklamasını AKDAM Başkanı Av. Dudu Büşra Maksutoğlu Karadeniz okudu.</h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/lrSq5_wILRI" title="29. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı Adana’da gerçekleştirildi." width="1242"></iframe></p>

<p>Kurultay adına yapılan açıklamada, erkek şiddetinin kadınların yaşam hakkını hedef aldığı vurgulanarak kadınların kaybedilmesi, şüpheli biçimde yaşamını yitirmesi, cinsel şiddete maruz bırakılması ve faillerin korunmasının erkek egemen sistemin, militarizmin ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğu ifade edildi.</p>

<h3><strong>“Kadınlara Yönelik Şiddet Münferit Değil, Politik Bir Sorundur”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasında, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel suçlar olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Bugün biliyoruz ki kadınlara yönelik şiddet yalnızca erkeklerin bireysel suçu değildir. Erkekleri koruyan hatta şiddete teşvik eden politikalar, erkek şiddetinin güç aldığı erkek egemenliğinin göstergesidir.”</p>
</blockquote>

<p>Açıklamada, kadınları şiddete karşı korumak ve şiddeti önlemekle yükümlü devlet kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmediği, aksine kimi durumlarda şiddeti ve cinayetleri örtbas eden uygulamaların parçası haline geldiği vurgulandı. Kadın örgütleri, devlet gücünün kadınları korumak yerine faillere koruma sağlayan bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade etti.</p>

<h3>Şüpheli Kadın Ölümleri Tek Tek Hatırlatıldı</h3>

<p>Kurultay açıklamasında, yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan kadın kayıpları ve şüpheli ölümler yeniden gündeme taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Nadira Kadirova, Rabia Naz Vatan, İpek Er ve Rojwelat Kızmaz dosyalarına dikkat çekilerek etkin soruşturma yürütülmediği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada şu sorular yöneltildi:</p>

<ul>
 <li>“Gülistan Doku nerede?”</li>
 <li>“Rojin Kabaiş’e ne oldu?”</li>
 <li>“Nadira Kadirova’nın ölümü neden aydınlatılmadı?”</li>
 <li>“Rabia Naz’ın ölümündeki gerçekler neden açığa çıkarılmadı?”</li>
 <li>“İpek Er için adalet neden sağlanmadı?”</li>
 <li>“Rojwelat Kızmaz’ın şüpheli ölümü neden etkin biçimde soruşturulmadı?”</li>
</ul>

<p>Kadın örgütleri, delillerin karartılması, soruşturmaların sürüncemede bırakılması ve kamu gücüyle ilişkili kişilerin korunmasının sistematik bir cezasızlık politikasının sonucu olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>“Militarizm ve Savaş Politikaları Kadınların Yaşamını Hedef Alıyor”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasında militarizm, savaş ve özel savaş politikalarının kadınların yaşam hakkını tehdit ettiği vurgulandı. Kadınların yaşamını savunan politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapılan açıklamada, erkek egemen sistemin şiddeti yeniden ürettiği ifade edildi.</p>

<p>Kurultay bileşenleri, kadın dayanışmasının savaş politikalarına ve erkek egemenliğine karşı en güçlü mücadele zeminlerinden biri olduğunu belirterek feminist mücadelenin büyütülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>İstanbul Sözleşmesi Çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi talep edildi. Kadınların yaşam hakkını esas alan mekanizmaların etkin biçimde uygulanması gerektiği belirtilirken şu talepler sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Şüpheli kadın ölümlerinin bağımsız ve etkin biçimde soruşturulması,</li>
 <li>Şiddet uygulayan erkekleri koruyan cezasızlık politikalarına son verilmesi,</li>
 <li>Militarizme ve savaş politikalarına karşı kadın yaşamını savunan politikaların uygulanması,</li>
 <li>İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi,</li>
 <li>Kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmaların etkin biçimde işletilmesi.</li>
</ul>

<h3><strong>“Kadın Dayanışması Yaşatır”</strong></h3>

<p>Kurultay açıklamasının sonunda kadın örgütleri mücadeleyi büyütme çağrısı yaparak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların yaşam hakkı için, erkek-devlet şiddetine, militarizme ve cezasızlık politikalarına karşı feminist kadınlar olarak mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın dayanışması; savaş politikalarına ve erkek egemenliğine karşı en güçlü mücadele zeminlerinden biridir.”</p>
</blockquote>

<p>Açıklama, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Kadın dayanışması yaşatır” sloganlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/29-kadin-siginaklari-ve-dayanisma-merkezleri-ara-kurultayi-adanada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-10-at-230504.jpeg" type="image/jpeg" length="79519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İŞKAD’dan Adana’da Anneler Günü’e özel, örnek proje]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iskaddan-adanada-anneler-gunue-ozel-ornek-proje</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iskaddan-adanada-anneler-gunue-ozel-ornek-proje" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KADIN EMEĞİ EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR</strong></p>

<h2><strong>“Üreten kadın, girişimci kadına dönüşüyor”</strong></h2>

<p></p>

<p>ADANA – İş Kadınları Derneği (İŞKAD), kadın emeğini ekonomik güce dönüştüren örnek bir projeyi daha hayata geçirdi. İŞKAD’ın, Adana Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda ve Building Markets desteğiyle düzenlediği “Adana Girişimci Kadın Emeği Pazarı”, yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Atatürk Parkı önünde kurulan stantlarda kadın girişimciler el emeği göz nuru ürünlerini vatandaşlarla buluşturdu. Üç gün boyunca Adanalılar, kadınların ürettiği birbirinden özel ürünlere ulaşma fırsatı yakalarken, kadın üreticiler de ekonomik kazanç elde etti.</p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (7)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-7.jpg" width="788" /></p>

<p><strong>“ÜRETİM YOLCULUĞU GİRİŞİMCİLİĞE TAŞINIYOR”</strong></p>

<p>İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, projeyle kadınların yalnızca ürünlerini satışa sunmadığını, aynı zamanda girişimcilik yolunda önemli bir adım attığını söyledi.</p>

<p>Gergin, “Mottomuz; üreten kadından girişimci kadına yolculuk. Burada stant açan kadınlarımız ürünlerini satarken, aldıkları eğitimler sonucunda gerekli başvuruları yaparak kendi iş yerlerini açma imkanına da kavuşacaklar” dedi.</p>

<p>Kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almasının önemine dikkat çeken Gergin, İŞKAD olarak kadın emeğini görünür kılmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (8)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-8.jpg" width="788" /></p>

<p><strong>FESTİVAL RUHU GİRİŞİMCİLİKLE BİRLEŞTİ</strong></p>

<p>İŞKAD’ın kadın emeğine yönelik çalışmalarını yıllardır sürdürdüğünü belirten Süheyla Gergin, “Beş yıl önce Üreten Kadın Festivali’ni başlatmıştık. Şimdi ise ‘Adana Girişimci Kadın Emeği Pazarı’nı oluşturduk. Festivalle pazarı birleştirdik. Kadınları her platformda desteklemeyi sürdürüyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin kadınlar açısından ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Gergin, kadınların hem satış yapma hem de gelir elde etme imkanı bulduğunu kaydetti.</p>

<p>Gergin ayrıca projeye destek veren Adana Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Kadınların üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması için iş birliklerimizi sürdüreceğiz. Tüm kadınlarımızın kısmeti bol olsun” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (9)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-9.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-4.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (5)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-5.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (6)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-6.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-2.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (2) Renamed 25068" class="detail-photo img-fluid" height="526" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-2-renamed-25068.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-3.jpg" width="788" /></p>

<p><img alt="Işkad Kadın Emeği Pazarı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="443" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-1.jpg" width="788" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iskaddan-adanada-anneler-gunue-ozel-ornek-proje</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/iskad-kadin-emegi-pazari-1-renamed-24514.jpg" type="image/jpeg" length="89130"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İntihar Demeyin Demişti”: Fatmanur ve Hifa İkra Davasında Kadınlardan Adalet İsyanı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/intihar-demeyin-demisti-fatmanur-ve-hifa-ikra-davasinda-kadinlardan-adalet-isyani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/intihar-demeyin-demisti-fatmanur-ve-hifa-ikra-davasinda-kadinlardan-adalet-isyani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri 3 Mart 2026’da İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde bulunmuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>“Suçlular da suç ortakları da yargılansın” çağrısı: Kartal’da kritik duruşma öncesi güçlü dayanışma</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>İstanbul</strong> – Kadın Dayanışma Komiteleri ve Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ), Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümüyle ilgili görülen dava öncesi <strong>Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi</strong> önünde bir araya geldi. Kadınlar, “cezasızlık politikalarına karşıyız” diyerek hem faillerin hem de ihmali bulunan kurumların yargılanmasını talep etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 01 At 12.01.50" class="detail-photo img-fluid" height="1254" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120150.jpeg" width="2010" /></p>

<p><strong>Adliye önünde yoğun katılım, güçlü mesajlar</strong></p>

<p>5 Mayıs sabahı saat 09.30’da yapılan çağrı sonrası kadınlar, 10.00’da görülecek duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya <strong>EMEP Milletvekili Sevda Karaca</strong>, <strong>TİP Milletvekili Sera Kadıgil</strong> ve çok sayıda kadın örgütü, avukat ve baro temsilcisi katıldı.</p>

<p>Kadınlar adına açıklamayı Beyza Bölükbaşı okudu. Açıklamada, devletin kadınların ve çocukların yaşamını korumakta yetersiz kaldığı vurgulanarak şu ifadeler öne çıktı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Erkek egemenliğinden güç alan devletin hayatlarımızı değersiz görmesine, cezasızlık politikalarıyla failleri ödüllendirmesine sessiz kalmıyoruz. Hesap soruyoruz.”</p>

<p>Adliye çevresindeki yoğun polis varlığı da dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Bir uyarıydı: ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’”</strong></p>

<p>Açıklamada, Fatmanur Çelik’in hem kendi maruz kaldığı cinsel şiddet hem de kızı Hifa İkra’nın istismarı için uzun süre mücadele ettiği hatırlatıldı. Çelik’in kamuoyuna yaptığı:</p>

<p>“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin”</p>

<p>çağrısının, yaşananların önceden verilmiş bir uyarı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Kadın örgütleri, bu sözlerin yalnızca bireysel bir korkuyu değil; <strong>işletilmeyen koruma mekanizmalarının ve sistematik ihmallerin</strong> göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İstismar, ihmal ve şüpheli ölüm: “Zincirleme sorumluluk”</strong></p>

<p>Yapılan açıklamalarda şu kritik iddialar öne çıktı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Fatmanur Çelik’in çocuk yaşta istismara uğradığı ve faille evlendirildiği,</li>
 <li>Kızı Hifa İkra’nın ise üç yaşından itibaren babası Ayhan Şengüler tarafından istismara maruz bırakıldığı,</li>
 <li>Çelik’in defalarca resmi kurumlara başvurduğu ancak <strong>koruyucu mekanizmaların işletilmediği</strong>,</li>
 <li>Dosyanın ilgili bakanlık tarafından etkin biçimde ele alınmadığı ve <strong>sürüncemede bırakıldığı</strong>,</li>
 <li>Tüm bu süreçte <strong>ihmaller zinciri oluştuğu</strong>.</li>
</ul>

<p>Kadınlar, Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün “şüpheli” olduğunu ve etkin soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“Cezasızlık politikası failleri cesaretlendiriyor”</strong></p>

<p>Sanık Ayhan Şengüler’in, hakkındaki ciddi delillere rağmen tutuksuz yargılanmasına tepki gösteren kadınlar, bunun açık bir <strong>cezasızlık politikası</strong> olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada dikkat çeken ifadelerden biri şöyleydi:</p>

<p>“Bu ülkede failler sokakta dolaşırken, kadın katilleri ‘öldürsem ne kadar yatarım’ diye hesap yapabiliyor. Adalet arayan kadınlar ise yargılanıyor.”</p>

<p>Kadın örgütleri, devletin şiddet faillerini koruyan bir tutum sergilediğini, buna karşılık hak arayanların baskı gördüğünü dile getirdi.</p>

<p><strong>Tarikat ve kurumlara sert eleştiri</strong></p>

<p>Açıklamalarda yalnızca bireysel fail değil, <strong>kurumsal ve yapısal sorumluluklar</strong> da hedef alındı. Kadınlar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Tarikat ve cemaatlerin devlet kurumları üzerindeki etkisine,</li>
 <li>Eğitim ve sosyal politikaların bu yapılarla iç içe geçirilmesine,</li>
 <li>Kadın ve çocukların bu süreçte korunmasız bırakılmasına</li>
</ul>

<p>tepki gösterdi.</p>

<p>“Hiçbir vakıf, tarikat ya da cemaat bir kadının ve çocuğun yaşam hakkından daha dokunulmaz değildir.”</p>

<hr size="2" width="100%" />
<p><strong>“Dava sahipsiz bırakılamaz” uyarısı</strong></p>

<p>Kadın örgütleri, davada katılım tarafı kalmamasının ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek <strong>baroların ve kadın örgütlerinin davaya müdahil olması gerektiğini</strong> vurguladı.</p>

<p>Bu durumun yalnızca hukuki değil, toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>Somut talepler açıklandı</strong></p>

<p>Kadınların öne çıkan talepleri şöyle sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Ayhan Şengüler’in derhal tutuklanması,</li>
 <li>Herhangi bir “iyi hal” veya “erkeklik indirimi” uygulanmadan cezalandırılması,</li>
 <li>İstismar ve ölümlerde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların yargılanması,</li>
 <li>Kadın ve çocukları koruyacak mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi,</li>
 <li>Kadın örgütleriyle birlikte bütünlüklü politikalar geliştirilmesi.</li>
</ul>

<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>

<p>Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri <strong>3 Mart 2026’da İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde</strong> bulunmuştu.</p>

<p>Fatmanur Çelik, bir yıl önce Ayhan Şengüler hakkında kızına yönelik istismar iddiasıyla dava açmış, yargılama sürerken <strong>13 Ocak’ta adliye önünde adalet nöbeti başlatmıştı</strong>.</p>

<p>Çelik, süreç boyunca yetkililere seslenerek hem kendisi hem de kızı için koruma talep etmişti.</p>

<p><strong>“Bu dava bitmeyecek”</strong></p>

<p>Kadın örgütleri, davanın yalnızca iki kişinin değil, Türkiye’de şiddete maruz bırakılan tüm kadınlar ve çocukların davası olduğunu vurguladı:</p>

<p>“Duruşma salonunda da adliye kapısında da olacağız. Fatmanur ve Hifa İkra için adalet sağlanana kadar mücadele edeceğiz.”</p>

<p>Kadınlar, kamuoyuna “#suçlusunuz” etiketiyle çağrı yaparak dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/intihar-demeyin-demisti-fatmanur-ve-hifa-ikra-davasinda-kadinlardan-adalet-isyani</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-04-at-152816-1.jpeg" type="image/jpeg" length="26507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum izni 24 haftaya çıkarıldı: Ek 8 hafta için başvurular başladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-ek-8-hafta-icin-basvurular-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-ek-8-hafta-icin-basvurular-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasına yönelik yasal düzenleme kapsamında, anneler için ek izin başvuru sürecinin bugün itibarıyla başladığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>8 haftalık ek izin imkânı</h3>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, mevcut doğum iznini tamamlamış ancak yeni düzenlemeyle belirlenen 24 haftalık süreyi henüz doldurmamış anneler, aradaki <strong>8 haftalık farkı ilave izin</strong> olarak kullanabilecek.</p>

<h3>Kimleri kapsıyor?</h3>

<p>Düzenleme, <strong>16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneleri</strong> kapsıyor. Bu tarihten sonra doğum yapan ve izin süresi 24 haftaya ulaşmamış olan anneler, ek izin hakkından yararlanabilecek.</p>

<h3>Başvuru süreci ve tarih</h3>

<p>Açıklamada, başvuru sürecine ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:</p>

<ul>
 <li>Başvurular, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren <strong>10 iş günü içinde</strong> yapılabilecek</li>
 <li>Son başvuru tarihi <strong>15 Mayıs Cuma mesai bitimi</strong> olarak belirlendi</li>
 <li>Anneler, çalıştıkları kuruma verecekleri <strong>dilekçe</strong> ile başvuru yapabilecek</li>
</ul>

<h3>Amaç: Annelerin desteklenmesi</h3>

<p>Yeni düzenleme ile annelerin doğum sonrası süreçte daha uzun süre izin kullanabilmesi ve hem anne hem de bebek sağlığının korunması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-ek-8-hafta-icin-basvurular-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/09/dogum-yardim-odemeleri-hesaplarda.webp" type="image/jpeg" length="91894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Bizi Sizden Kim Koruyacak?”: İstanbul'da Kadınlar Zincir Oldu, Adalet İstedi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bizi-sizden-kim-koruyacak-istanbulda-kadinlar-zincir-oldu-adalet-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bizi-sizden-kim-koruyacak-istanbulda-kadinlar-zincir-oldu-adalet-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Bizi Sizden Kim Koruyacak?”: Kadınlar Tünel’den Eminönü’ne Zincir Oldu, Kaybedilen ve Katledilen Kadınlar İçin Adalet İstedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>“Ne Oldu?” Sorusuyla Yürüdüler: Kadınlardan Adalet Çağrısı</h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/PNfzvZ0iXhU" title="Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu Katledilen ve Kaybedilen Kadınlar İçin Eylemdeydi." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu’nun çağrısıyla yüzlerce kadın, İstanbul’da Tünel’den Eminönü’ne uzanan bir insan zinciri oluşturarak hem şüpheli kadın ölümlerine hem de cezasızlık politikalarına karşı ses yükseltti. Eylemde, “Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor” sözleri öne çıktı.</strong></p>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3ju_6jUO03c" title="Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor!" width="1242"></iframe></h3>

<h3><strong>Kadınlar zincir oldu: “Hakikat açığa çıkana kadar buradayız”</strong></h3>

<p>2 Mayıs Cumartesi günü saat 17.00’de bir araya gelen kadınlar, <strong>Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu</strong> öncülüğünde İstanbul’un en merkezi hatlarından birinde dikkat çeken bir protestoya imza attı. Tünel’den Eminönü’ne kadar uzanan hatta kurulan insan zinciri, yalnızca bir yürüyüş değil, aynı zamanda kaybedilen ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınlar için bir hafıza ve adalet çağrısı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınlar, taşıdıkları pankartlarda ve attıkları sloganlarda, kadın cinayetleri ve kayıplar karşısında devletin sorumluluğuna işaret etti:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Şiddeti önlemesi gerekenler kadınları öldürüyor, üstünü örtüyor!”</strong><br />
<strong>“Erkek adaleti değil, gerçek adalet!”</strong></p>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (5)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-5.jpeg" width="1079" /></h3>

<h3><strong>“Bu düzen suçluyu koruyor”</strong></h3>

<p>Eylem boyunca yapılan açıklamalarda, yalnızca failler değil, aynı zamanda kamu görevlilerinin sorumluluğu da sert sözlerle eleştirildi. Kadınlar, cezasızlık kültürünün sistematik olduğuna dikkat çekerek şu soruyu yöneltti:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Valinin oğlu öldürüyor, koruma polisi gömüyor, başhekim kaydı siliyor, vali üstünü örtüyor. Soruyoruz: Bizi sizden kim koruyacak?”</strong></p>
</blockquote>

<p>Bu sözlerle, kadınların şiddete karşı başvurmak zorunda kaldığı mekanizmaların bizzat güvensizlik ürettiği vurgulandı.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-4.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>Tek tek isimler okundu: “Ne oldu?”</strong></h3>

<p>Eylemin en çarpıcı anlarından biri, şüpheli şekilde hayatını kaybeden veya kaybolan kadınların isimlerinin tek tek okunması oldu. Kalabalık, her isimden sonra hep bir ağızdan aynı soruyu sordu:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Ne oldu?”</strong></p>
</blockquote>

<p>Sorulan isimler arasında şunlar yer aldı:</p>

<ul>
 <li>Gülistan Doku</li>
 <li>Rojin Kabaiş</li>
 <li>Rojwelat Kızmaz</li>
 <li>Rabia Naz</li>
 <li>Nadira Kadirova</li>
 <li>Yeldana Kaharman</li>
 <li>Hande Kader</li>
 <li>İpek Er</li>
 <li>Feleknaz Keskin</li>
 <li>İlayda Zorlu</li>
 <li>Esma Kılıçarslan</li>
 <li>Narin Güran</li>
 <li>Ejegül Ovezova</li>
</ul>

<p>Kadınlar, bu ölümlerin büyük bölümünün “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiğini, etkin soruşturma yürütülmediğini ve dosyaların karanlıkta bırakıldığını ifade etti.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-3.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>Gülistan Doku vurgusu: “700 saatlik görüntü neden incelenmedi?”</strong></h3>

<p>Eylemde özellikle <strong>Gülistan Doku</strong> dosyasına dikkat çekildi. 6 yıldır akıbeti açıklığa kavuşturulamayan Doku için yapılan açıklamada şu sorular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>“Her yerinde kamera olan bir şehirde bir kadın nasıl kaybedildi?”</li>
 <li>“700 saatlik kamera kaydı neden incelenmedi?”</li>
 <li>“Bu güvenlik sistemi kimin için var?”</li>
</ul>

<p>Kadınlar, bu soruların yalnızca bir dosyaya değil, tüm kayıp ve şüpheli ölüm vakalarına ışık tuttuğunu vurguladı.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-1.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>Nadira Kadirova ve Hande Kader: Cezasızlık eleştirisi</strong></h3>

<p>Eylemde, özellikle iki dosya sembolleşti:</p>

<p><strong>Nadira Kadirova:</strong><br />
Bir milletvekilinin evinde ölü bulunan Kadirova’nın ölümünün “intihar” olarak kayda geçirilmesine tepki gösterildi. Kadınlar:</p>

<blockquote>
<p><strong>“İntihar değil, bu bir cinayet!”</strong></p>
</blockquote>

<p>sloganını sık sık yineledi.</p>

<p><strong>Hande Kader:</strong><br />
Trans kadın ve aktivist Hande Kader’in yakılmış halde bulunmasına rağmen faillerin ortaya çıkarılmamasına dikkat çekildi. Kader’in dosyası üzerinden trans cinayetlerindeki cezasızlık politikaları da protesto edildi.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 05 03 At 08.08.06 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806-2.jpeg" width="809" /></h3>

<h3><strong>“Kadınlar öldürülüyor, sonra yeniden yargılanıyor”</strong></h3>

<p>Kadınlar, yalnızca cinayetlerin değil, sonrasında kurulan dilin de şiddetin parçası olduğunu belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>“Kadınlar öldürüldükten sonra hayatları, ilişkileri, kıyafetleri sorgulanarak yeniden cezalandırılıyor. Bu erkek-devlet diliyle hesaplaşacağız.”</p>
</blockquote>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Hl3DXMuvUgE" title="Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu Katledilen ve Kaybedilen Kadınlar İçin Açıklama Yaptı." width="1242"></iframe></h3>

<h3><strong>“Bir kişi daha eksilmeyeceğiz”</strong></h3>

<p>Eylemin sonunda yapılan ortak açıklamada mücadele vurgusu öne çıktı:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Hakikat açığa çıkana, kaybedilen kadınların akıbeti ortaya çıkana, failler hesap verene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.”</strong></p>
</blockquote>

<p>Kadınlar, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” sloganıyla eylemi sonlandırdı.</p>

<h3><strong>Siyasetçiler ve Cumartesi Annesi de katıldı</strong></h3>

<p>Eyleme, DEM Parti milletvekilleri</p>

<ul>
 <li>Meral Danış Beştaş</li>
 <li>Özgül Saki</li>
</ul>

<p>ile Cumartesi Anneleri’nden</p>

<ul>
 <li>Hanife Yıldız</li>
</ul>

<p>da katılarak destek verdi.</p>

<h2><strong>Sonuç: Bir yürüyüşten fazlası</strong></h2>

<p>Tünel’den Eminönü’ne uzanan bu zincir, yalnızca fiziksel bir hat değil;<br />
<strong>cezasızlığa, karanlığa ve unutmaya karşı kurulan bir dayanışma hattı</strong> oldu.</p>

<p>Kadınların sorduğu soru ise hâlâ yanıt bekliyor:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Bizi sizden kim koruyacak?”</strong></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bizi-sizden-kim-koruyacak-istanbulda-kadinlar-zincir-oldu-adalet-istedi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-080806.jpeg" type="image/jpeg" length="64914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaban kadın Modasında Yeni Trendler ve Stil Önerileri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kaban-kadin-modasinda-yeni-trendler-ve-stil-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kaban-kadin-modasinda-yeni-trendler-ve-stil-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaban kadın modasında yeni sezon neler getiriyor merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz. Bu yazıda hem günlük hem de şık kombinler için hangi kaban kesimlerinin öne çıktığını, tesettür giyimde öne çıkan he-qa moda dokunuşlarını ve vücut tipinize göre en doğru seçim tüyolarını bulacaksınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trend kaban kadın modelleri bölümünde oversize, kemerli ve kapitone tasarımların yükselişini inceliyoruz. Ayrıca kombin ve stil rehberi kısmında renk uyumu, katmanlama teknikleri ve aksesuar seçimiyle kış stilinizi zahmetsizce güçlendirmenize yardımcı oluyoruz. Sonuç ve seçim ipuçları bölümünde ise uzun ömürlü, kullanışlı ve zamansız kaban seçmek için dikkat edilmesi gereken detayları özetliyoruz.</p>

<h2>Trend Kaban kadın Modelleri</h2>

<p>Bu sezon dış giyim koleksiyonlarında, <a href="https://www.he-qa.com/kadin-kaban-modelleri-ve-fiyatlari" rel="dofollow">kaban kadın</a> tasarımlarında zarafet ve fonksiyonellik öne çıkıyor. Özellikle sade kesimler ile modern detayların birleştiği modeller, şehirli ve dinamik bir çizgi sunuyor. Renk paletinde toprak tonları, krem ve koyu mavi gibi güçlü seçenekler dikkat çekerken, dokulu kumaşlar şıklığı tamamlıyor. <strong>Günlük kullanım ile özel davet stilini aynı anda karşılayan tasarımlar</strong>, sezon trendlerini belirleyen ana unsur haline geliyor.</p>

<p>Son koleksiyonlarda, bel vurgusunu ön plana çıkaran kemerli ve kuşaklı kabanlar büyük ilgi görüyor. Bununla birlikte oversize omuz formu ve hafif dökümlü siluetler, hareket özgürlüğü sağlayarak konforu artırıyor. <strong>Minimal detaylarla zenginleşen yalın tasarım anlayışı</strong>, uzun yıllar kullanılabilecek zamansız parçalar yaratılmasına imkan tanıyor. Bu yaklaşım, trendlere uyum sağlamak isteyen kullanıcılar için kalıcı ve dengeli bir şıklık sunuyor.</p>

<p>Modern tesettür çizgisini benimseyen kullanıcılar için uzun ve akıcı formlar, sezonun öne çıkan tercihlerinden biri durumunda. Özellikle he-qa moda koleksiyonlarında görülen katmanlı giyim anlayışı, mevsim geçişlerinde pratik kombin alternatifleri yaratıyor. <strong>Vücut hatlarını nazikçe örten ancak silueti ağırlaştırmayan hafif kumaş teknolojileri</strong>, hem konforu hem zarafeti destekliyor. Böylece trend odaklı dış giyim tercihleri, işlevsellikten ödün vermeden şık bir görünüme dönüşüyor.</p>

<h2>Kombin ve Stil Rehberi</h2>

<p>Kış sezonunda kaban kadın şıklığını öne çıkaran kombinler oluştururken, öncelikle siluetin dengesine dikkat etmek önemlidir. Dar paça pantolonları oversize kesimlerle, hacimli etekleri ise daha fit modellerle dengelemek, şehir stiline modern bir dokunuş katar. Bu sayede hem gündüz ofis ortamında hem de akşam davetlerinde rahatlıkla kullanılabilecek geçişli görünümler elde edilebilir. Ayrıca <strong>katmanlı giyim tekniğini doğru uygulamak</strong>, hem ısı konforu hem de estetik açıdan güçlü bir avantaj sunar.</p>

<p>Özellikle tesettür anlayışına uygun giyinmek isteyenler için, kaban uzunluğu ve omuz formu belirleyici rol oynar. Diz altı veya bileğe kadar uzanan tasarımlar, zarif bir siluet yaratırken aynı zamanda pratik bir hareket alanı sağlar. Bu çerçevede, nude tonlar, toprak renkleri ve koyu lacivertler gibi kolay kombinlenebilir paletler tercih edildiğinde, gardıroptaki diğer parçalarla çok daha fazla uyum yakalanır. Böylece <strong>az parçayla çok sayıda kombin çıkarabilme</strong> olanağı güçlenir.</p>

<p>he-qa moda koleksiyonlarında öne çıkan detaylar, sade kombinleri bile anında güncel ve iddialı hale getirebilir. Örneğin metal düğmeler, kuşak detayları veya kontrast dikişler, minimal çizgide kalan parçalarla eşleştirildiğinde zamansız bir şıklık yaratır. Bunun yanında, fular, deri eldiven ve yapılandırılmış çanta gibi aksesuarlarla desteklenen görünümler, dış giyimi kombinin merkezine taşır. Bu yaklaşım sayesinde <strong>mevsim trendlerini kişisel stile uyarlamak</strong> çok daha kolay ve sürdürülebilir hale gelir.</p>

<h2>Sonuç ve Seçim İpuçları</h2>

<p>Kış gardırobunu güncellerken, kumaş kalitesi ve dikiş işçiliği <strong>ilk değerlendirilmesi gereken unsurlar</strong> arasında yer alır. Özellikle uzun süre kullanılacak kabanlarda, astar yapısı ve omuz formu konforu doğrudan etkiler. Bu nedenle alışveriş yaparken hareket ettiğinizde çekme, pot yapma veya kol kısmında rahatsızlık hissedip hissetmediğinizi mutlaka kontrol etmelisiniz. Böylece hem şık hem de uzun ömürlü bir kaban seçerek bütçenizi daha verimli kullanabilirsiniz.</p>

<p>Renk seçiminde ise yalnızca trendlere değil, <strong>mevcut gardırobunuzla uyuma</strong> da dikkat etmek önemlidir. Nötr tonlar şehir yaşamında işten sosyal hayata kolayca uyum sağlarken, daha cesur renkler stilinizi güçlendirir. Özellikle tesettür kombinlerde, pardösü ve şal tonlarıyla uyumlu kabanlar daha bütünlüklü bir görünüm sunar. Bu yaklaşım, her gün hızlıca hazırlanırken bile özenli bir şıklık yakalamanıza yardımcı olur.</p>

<p>Marka seçiminde, çizgisini koruyan ve her sezonda güncel kalan tasarımlar sunan he-qa moda öne çıkmaktadır. Çünkü bu tarz markalar, hem modern kesimleri hem de <strong>vücut tipine uygun kalıpları</strong> bir arada sunarak karar sürecini kolaylaştırır. Özellikle tesettür giyimi benimseyen kadınlar için boy, kol ve yaka detaylarının dengeli tasarlanması büyük avantaj sağlar. Böylece hem ofis stiline hem de günlük kombinlere uyum sağlayan fonksiyonel parçalara yatırım yapabilirsiniz.</p>

<p>Satın alma aşamasında ürün içeriğini incelemek, bakım talimatlarını okumak ve sezon dışı kullanımı da düşünmek akıllıca olacaktır. Yün, kaşmir karışımlı veya su itici özellikli kumaşlar, soğuk ve yağışlı havalarda <strong>daha yüksek koruma</strong> sunar. Ayrıca gardırobunuzdaki elbise, etek ve pantolonlarla uyumlu modelleri tercih ederek kombin çeşitliliğini artırabilirsiniz. Tüm bu noktalar değerlendirildiğinde, tarzınıza en uygun <a href="https://www.he-qa.com/kadin-kaban-modelleri-ve-fiyatlari" rel="dofollow">kaban kadın</a> seçeneklerine yönelmek günlük stilinizi güçlü bir şekilde tamamlayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kaban-kadin-modasinda-yeni-trendler-ve-stil-onerileri</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 07:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/he-qa-banner4.png" type="image/jpeg" length="98739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu: “İlayda Zorlu’nun Hesabını Soracağız”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-ilayda-zorlunun-hesabini-soracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-ilayda-zorlunun-hesabini-soracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Kadın Platformu; "Artık Yeter Katledilen İlayda Zorlu'nun ve Tüm Kadınların Hesabını Soracağız"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>“Yasta değil, isyandayız”</strong></h2>
</blockquote>

<p>Adana Kadın Platformu, Adana’daki İnönü Parkı’nda “Artık Yeter: Katledilen İlayda Zorlu’nun ve tüm kadınların hesabını soracağız” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadınlar adına açıklamayı Meziye Aytaç okudu. Açıklamada, 18 yaşındaki üniversite öğrencisi İlayda Zorlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin öfke ve üzüntü dile getirildi.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 22 At 18.29.27" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-182927.jpeg" width="1080" /></h3>

<h3><strong>“Bu bir intihar değil, politik cinayettir”</strong></h3>

<p>Platform tarafından yapılan açıklamada, Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi İlayda Zorlu’nun 17 Nisan’da Hatay’daki aile evinde hayatını kaybettiği hatırlatılarak, olayın “intihar” olarak sunulmasına tepki gösterildi. Açıklamada, polis ve aile arasında kurulduğu iddia edilen baskı mekanizmasının İlayda’nın ölümüne giden süreci hazırladığı savunuldu.</p>

<p>Kadınlar, İlayda’nın babasının polis olduğu ve emniyet tarafından aranarak “kızının yasa dışı eylemlere katıldığı” yönünde bilgilendirme yapıldığını, bunun da aile içi şiddet ve baskıyı tetiklediğini öne sürdü. Bu süreç sonucunda İlayda’nın yaşamını yitirdiği belirtilerek, “Devletin bu baskı ve denetim zinciri İlayda’nın ölümüne yol açmıştır” denildi.</p>

<h3><strong>Kadın cinayetlerinde cezasızlık vurgusu</strong></h3>

<p>Açıklamada, kadın ölümlerinin “intihar” veya “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçirilmesine tepki gösterilerek, benzer vakalar hatırlatıldı. Gülistan Doku, Nadira Kadirova ve Bahar Taş gibi isimler anılarak, faillerin korunup delillerin karartıldığı iddia edildi.</p>

<p>Kadınlar, devlet, aile ve kolluk güçleri arasındaki işbirliğinin kadınlara yönelik şiddeti büyüttüğünü savundu.</p>

<h3><strong>“Kadın mücadelesi kriminalize ediliyor”</strong></h3>

<p>İlayda Zorlu’nun kadın eylemlerine katılan bir üniversite öğrencisi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 8 Mart etkinliklerine katılımı ve kadın hakları mücadelesindeki yeri nedeniyle hedef haline getirildiği ileri sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, “Kadınlara ve gençliğe dönük baskı politikaları kapsamında yapılan aile aramaları, fişleme ve hedef göstermeler bu cinayetin zeminini hazırlamıştır” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3><strong>Hükümete ve politikalara sert eleştiri</strong></h3>

<p>Kadınlar, iktidarın kadın politikalarını da hedef alarak, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmaması ve nafaka hakkına yönelik tartışmalar üzerinden eleştirilerde bulundu. Açıklamada, “Kadına yönelik şiddeti önlemek yerine boşanmayı engellemeye çalışan politikalar kadınları korumuyor” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Bu suçların hesabını soracağız”</strong></h3>

<p>Basın açıklamasının sonunda Adana Kadın Platformu şu talepleri sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Kadınlara ve gençliğe yönelik baskı politikalarının son bulması</li>
 <li>Polis tarafından yapılan aile aramalarının, fişleme ve hedef göstermenin durdurulması</li>
 <li>İlayda Zorlu’nun ailesini arayan polislerin ortaya çıkarılması</li>
</ul>

<p>Kadınlar, “Yasta değil, isyandayız. Katledilen her kadının hesabını soracağız” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/2mTyeuZBIcA" title="Adana Kadın Platformu, İlayda Zorlu'nun ve Tüm Kadınların Hesabını Soracağız." width="475"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-ilayda-zorlunun-hesabini-soracagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-182928.jpeg" type="image/jpeg" length="19062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[6 Yıllık Sessizliği Sarsan Tutuklama: Gülistan Doku Dosyasında Eski Vali Tuncay Sonel Cezaevine Gönderildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/6-yillik-sessizligi-sarsan-tutuklama-gulistan-doku-dosyasinda-eski-vali-tuncay-sonel-cezaevine-gonderildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/6-yillik-sessizligi-sarsan-tutuklama-gulistan-doku-dosyasinda-eski-vali-tuncay-sonel-cezaevine-gonderildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin yıllardır yanıt bekleyen en önemli kadın kayıplarından biri olan Gülistan Doku soruşturmasında, kamuoyunu sarsan yeni bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>6 Yıllık Karanlık Dosyada Devlet Kademesine Uzanan Tutuklama Kararı</strong></h2>
</blockquote>

<p>Türkiye’nin yıllardır yanıt bekleyen en önemli kadın kayıplarından biri olan <strong>Gülistan Doku soruşturmasında</strong>, kamuoyunu sarsan yeni bir gelişme yaşandı. <strong>Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel</strong>, Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında <strong>“suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”</strong>, <strong>“bilişim sistemindeki verileri bozma”</strong>, <strong>“kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme”</strong> ve <strong>“resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme”</strong> suçlamalarıyla tutuklandı.</p>

<p>Yıllardır “intihar” iddialarıyla kapatılmak istenen ancak aile, kadın örgütleri ve kamuoyunun baskısıyla gündemde kalan <strong>Gülistan Doku dosyasında</strong>, ilk kez devletin en üst yerel yöneticilerinden biri hakkında tutuklama kararı verilmesi, dosyanın seyrini değiştirebilecek tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Erzurum’da Gözaltına Alındı, Tutuklama Talebiyle Mahkemeye Sevk Edildi</strong></h2>

<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan <strong>Tuncay Sonel’in emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra</strong>, sağlık kontrolü için Erzurum Şehir Hastanesi’ne götürüldüğü, ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildiği öğrenildi.</p>

<p>Savcılık sorgusunun ardından Sonel, <strong>“suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”</strong> başta olmak üzere çeşitli suçlardan <strong>tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi</strong>. Hakimlik, dosyada yer alan deliller doğrultusunda <strong>Tuncay Sonel’in tutuklanmasına karar verdi.</strong></p>

<p>Bu kararla birlikte Gülistan Doku dosyasında tutuklu sayısı da arttı.</p>

<h2><strong>Suçlamalar Ağır: Delil Karartma, Veri Silme, Resmi Belgeleri Gizleme</strong></h2>

<p>Mahkeme kararına göre Sonel hakkında şu suçlamalar yöneltildi:</p>

<ul>
 <li><strong>Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme</strong></li>
 <li><strong>Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma</strong></li>
 <li><strong>Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak</strong></li>
 <li><strong>Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme</strong></li>
</ul>

<p>Bu suçlamaların tamamının <strong>5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli Merkez’de işlendiği</strong> belirtilirken, soruşturma makamları Sonel’in <strong>Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen süreçte delillerin karartılmasına iştirak ettiğine dair yeterli şüphe bulunduğunu</strong> ifade etti.</p>

<p>Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği yazıda da, Sonel hakkında <strong>“suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu”</strong> kaydedilmişti.</p>

<h2><strong>Gülistan Doku 5 Ocak 2020’den Bu Yana Kayıp</strong></h2>

<p>Munzur Üniversitesi öğrencisi <strong>21 yaşındaki Gülistan Doku</strong>, <strong>5 Ocak 2020’den bu yana kayıp.</strong> Ailesinin 6 Ocak 2020 tarihinde yaptığı başvuru üzerine başlatılan arama çalışmaları sonuçsuz kalmıştı.</p>

<p>Genç kadının kaybolmasının ardından olayın üzerinin örtüldüğü, delillerin karartıldığı ve resmi kayıtların değiştirildiği iddiaları uzun süre kamuoyunda tartışıldı. Kadın örgütleri, barolar ve insan hakları savunucuları dosyanın etkin soruşturulmadığını savunarak yıllardır adalet çağrısı yapıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gülistan Doku’nun kaybolması, yalnızca bir kayıp vakası değil; <strong>Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin, cezasızlık kültürünün ve kamusal gücün delil karartma mekanizmasına dönüşmesinin sembollerinden biri</strong> haline gelmişti.</p>

<hr />
<h2><strong>Dosyada 11 Kişi Daha Tutuklandı</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Daha önce:</p>

<ul>
 <li>Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı <strong>Zeinal Abakarov</strong></li>
 <li>Abakarov’un annesi <strong>Cemile Yücer</strong></li>
 <li>Eski polis olan üvey babası <strong>Engin Yücer</strong></li>
 <li>Eski polis <strong>Gökhan Ertok</strong></li>
 <li>Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi <strong>Çağdaş Özdemir</strong></li>
 <li>Tuncay Sonel’in koruma polisi <strong>Şükrü Eroğlu</strong></li>
 <li>ve diğer bazı şüpheliler</li>
</ul>

<p><strong>tutuklanmıştı.</strong></p>

<p>Soruşturmada özellikle <strong>telefon kayıtlarının silinmesi, hastane verilerinin yok edilmesi, güvenlik kamerası kayıtlarının kaybedilmesi ve resmi belgelerde usulsüzlük yapılması</strong> iddiaları dikkat çekiyor.</p>

<p>Tuncay Sonel’in tutuklanması, soruşturmanın yalnızca bireysel faillerle sınırlı olmadığını; <strong>kamusal yetkinin delil karartma amacıyla kullanıldığı iddialarının da ciddi biçimde araştırıldığını</strong> gösteriyor.</p>

<h2><strong>Kadın Örgütleri: “Bu Tutuklama Gecikmiş Ama Önemli Bir Adım”</strong></h2>

<p>Kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları, Tuncay Sonel’in tutuklanmasının <strong>“gecikmiş ama önemli bir adım”</strong> olduğunu belirtiyor. Yıllardır Gülistan Doku için mücadele eden kadın hareketi, bu kararın yalnızca bir tutuklama değil, <strong>cezasızlık zırhının kırılması açısından tarihi bir gelişme</strong> olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Çünkü Gülistan Doku dosyası, yalnızca kayıp bir üniversite öğrencisinin dosyası değil; aynı zamanda <strong>kadın cinayetlerinde devlet ihmali, delil karartma ve adaletsizlik tartışmalarının merkezindeki dosyalardan biri</strong> olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>Gülistan Doku İçin Adalet Talebi Sürüyor</strong></h2>

<p>Tuncay Sonel’in tutuklanması, dosyada yeni bir dönemi başlatsa da <strong>Gülistan Doku hâlâ bulunamadı.</strong> Aile ve kadın örgütleri, soruşturmanın derinleştirilmesini ve Gülistan’ın akıbetinin açığa çıkarılmasını talep ediyor.</p>

<p>Yıllardır sorulan soru hâlâ yanıt bekliyor:</p>

<p><strong>“Gülistan Doku’ya ne oldu?”</strong></p>

<p>Bu soru yanıt bulana kadar, Gülistan Doku dosyası Türkiye’de kadınların adalet mücadelesinin en güçlü sembollerinden biri olmaya devam edecek.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 21 210139" class="detail-photo img-fluid" height="928" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-21-210139.png" width="1024" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/6-yillik-sessizligi-sarsan-tutuklama-gulistan-doku-dosyasinda-eski-vali-tuncay-sonel-cezaevine-gonderildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-21-210843.png" type="image/jpeg" length="39772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında kırılma anı: Eski vali Tuncay Sonel gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-kirilma-ani-eski-vali-tuncay-sonel-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-kirilma-ani-eski-vali-tuncay-sonel-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini gizleme” iddiasıyla işlem başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Yıllardır süren kayıp dosyasında devlet kademesine uzanan soruşturma derinleşiyor</strong></h3>
</blockquote>

<p>Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında kritik bir eşik aşıldı. Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini gizleme” iddiasıyla işlem başlatıldı. Sonel, Elazığ’da yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı idari soruşturma sonrası yaklaşık 3 yıldır mülkiye başmüfettişi olarak görev yapan Sonel açığa alındı. Ardından savcılık talimatıyla hakkında gözaltı kararı uygulandı.</p>

<h3><strong>“Gözaltında değilim” demişti: Saatler içinde yakalandı</strong></h3>

<p>Gelişmelerin ilk saatlerinde gazeteci İsmail Saymaz aracılığıyla konuşan Sonel, kendisine herhangi bir resmi bildirim yapılmadığını belirterek “Gözaltında değilim” açıklamasında bulunmuştu. Ancak bu açıklamadan kısa süre sonra Elazığ’da gözaltına alındığı ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Başsavcılıktan ‘yeterli şüphe’ vurgusu</strong></h3>

<p>Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği müzekkerede, Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçuna dair yeterli şüphe oluştuğu ifade edildi.</p>

<p>Yazıda, suçun kişisel suç kapsamında değerlendirildiği ve bu nedenle soruşturmanın, ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüleceği belirtildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı da dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını İçişleri Bakanlığı’na bildirdi.</p>

<h3><strong>İfadeler ve dijital deliller: SIM kart ve silinen yazışmalar</strong></h3>

<p>Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli gelişmelerden biri, tutuklanan eski polis Gökhan Ertok tarafından verilen ifadeler oldu.</p>

<p>Ertok, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın kendisine, dönemin valisinin yakın koruması Şükrü Eroğlu tarafından verildiğini söyledi. Ayrıca, WhatsApp ve sosyal medya yazışmalarının silinmesi yönünde talimatın Sonel’den geldiğini iddia etti.</p>

<p>Kriminal incelemelerde:</p>

<ul>
 <li>Doku’nun sosyal medya hesabına “şifremi unuttum” yöntemiyle erişildiği,</li>
 <li>Hesaptan bazı kişilerin silindiği,</li>
 <li>Yaklaşık 3 saatlik aktif kullanım gerçekleştiği,</li>
 <li>HTS ve banka kayıtlarında şüpheliler arasında yoğun temas ve para transferi bulunduğu tespit edildi.</li>
</ul>

<h3><strong>Aile ve koruma da soruşturma kapsamında</strong></h3>

<p>Dosyada yalnızca bürokratik sorumluluklar değil, yakın çevre de mercek altında. Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “kasten öldürme”, “cinsel saldırı” ve “delil gizleme” suçlamalarıyla gözaltında bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca eski koruma Şükrü Eroğlu’nun da gözaltı süreci devam ediyor.</p>

<h3><strong>Gözaltılar genişliyor: 7 kişi daha adliyeye sevk edildi</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında 14 Nisan’da gözaltına alınan 13 şüpheliden 7’si adliyeye sevk edildi. Daha önce:</p>

<ul>
 <li>Gökhan Ertok</li>
 <li>Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı</li>
</ul>

<p>tutuklanırken, Munzur Üniversitesi’nde görevli bazı personeller hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandı.</p>

<h3><strong>6 yıllık dosyada yeni aşama</strong></h3>

<p>2020’den bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında, ilk kez bir vali hakkında doğrudan adli işlem uygulanması dikkat çekti. Soruşturmanın, yalnızca kayıp olayını değil, olası delil karartma ve kurumsal sorumluluk zincirini de kapsayacak şekilde genişlediği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-kirilma-ani-eski-vali-tuncay-sonel-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-17-194331.png" type="image/jpeg" length="37344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu: “Gülistan Doku Dosyası Aydınlatılsın, Şüpheli Kadın Ölümleri Cezasız Kalmasın”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-gulistan-doku-dosyasi-aydinlatilsin-supheli-kadin-olumleri-cezasiz-kalmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-gulistan-doku-dosyasi-aydinlatilsin-supheli-kadin-olumleri-cezasiz-kalmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Kadın Platformu, Adana Adliyesi önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform üyeleri, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek adalet çağrısında bulundu. Açıklamayı platform adına Şükran Efetürk okudu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/c40FVif14vk" title="Adana Kadın Platformu’ndan Gülistan Doku İçin Adliye Önünde Adalet Çağrısı" width="1026"></iframe></p>

<h3><strong>“Artık yeter! Karanlık odaklar ellerinizi kadınların üzerinden çekin”</strong></h3>

<p>Açıklamada, Türkiye’de son yıllarda art arda yaşanan şüpheli kadın ölümleri hatırlatıldı. Rabia Naz Vatan, Yeldana Kahraman, Nadira Kadirova ve Rojin Kabaiş dosyalarına değinilerek bu olaylarda etkin soruşturma yürütülmediği ileri sürüldü.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Artık yeter! Karanlık odaklar, çekin ellerinizi kadınların üzerinden. Gülistan’ın cinayeti aydınlatılsın, başka Gülistan’lar katledilmesin.”</p>

<p>Platform üyeleri, şüpheli kadın ölümlerinin birbirinden bağımsız olaylar olmadığını, aksine sistematik bir cezasızlık düzeninin sonucu olduğunu savundu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 12.10.45" class="detail-photo img-fluid" height="1153" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-121045.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>Gülistan Doku dosyası yeniden gündemde</strong></h3>

<p>Açıklamada, Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasına ilişkin son gelişmeler de değerlendirildi.</p>

<p>Kadın Platformu, dosyada uzun süre “intihar” ihtimali üzerinden ilerleyen soruşturmanın, yıllar sonra “cinayet şüphesi” yönünde ele alınmaya başlandığını belirtti. Bu durumun soruşturmanın başlangıcında ciddi eksiklikler olduğuna işaret ettiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, “Neden 6 yıl boyunca etkin soruşturma yapılmadı? Neden deliller zamanında toplanmadı?” soruları yöneltildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/M0JVEBxZLmw" title="Adana Kadın Platformu: Gülistan Doku Dosyası Aydınlatılsın, Şüpheli Kadın Ölümleri Cezasız Kalmasın" width="1026"></iframe></p>

<h3><strong>“Soruşturmada yeni gelişmeler var”</strong></h3>

<p>Platform açıklamasında, Gülistan Doku dosyasında cinayet şüphesi kapsamında farklı illerde yürütülen operasyonlara da değinildi.</p>

<p>Yapılan açıklamaya göre 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 14 kişi hakkında işlem yapıldığı, 13 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, baş şüpheli olarak anılan Zeinal Abakarov ve bazı kamu görevlilerinin bulunduğu iddiaları da dile getirildi.</p>

<p>Soruşturmanın dijital deliller, HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla genişletildiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 12.10.41" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-121041.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>“Deliller karartıldı mı?” iddiaları</strong></h3>

<p>Açıklamada ayrıca, Gülistan Doku’ya ait telefon SIM kartının adli emanete alınması gerekirken farklı kişilere teslim edildiği ve daha sonra dijital müdahalelerde kullanıldığı yönündeki iddialara yer verildi.</p>

<p>Munzur Üniversitesi ve hastane kamera kayıtlarının silinmiş veya değiştirilmiş olabileceği iddiaları da gündeme getirilerek, bu durumun soruşturmanın seyrine ilişkin ciddi soru işaretleri oluşturduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>“Soruşturmanın yönü değiştirildi” iddiası</strong></h3>

<p>Kadın Platformu, soruşturmanın başından itibaren farklı senaryolar üzerinden yönlendirildiğini, bazı şüphelilerin öne çıkarılarak olayın gerçek faillerinin gölgede bırakılmış olabileceğini ileri sürdü.</p>

<p>Yurt dışında olduğu belirtilen bazı şüpheliler hakkında kırmızı bülten çıkarılması gerektiği vurgulanarak, tüm bağlantıların ortaya çıkarılması çağrısı yapıldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 12.10.43" class="detail-photo img-fluid" height="1153" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-121043.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>“Üst düzey isimler de soruşturulmalı” çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, soruşturma kapsamında alt düzey bazı kamu görevlilerine işlem yapılırken, üst düzey kamu görevlilerinin süreç dışında kalmasının kamu vicdanını yaraladığı ifade edildi.</p>

<p>Kadın Platformu, dönemin yetkilileri dahil olmak üzere tüm sorumluların adil şekilde soruşturulması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Kadın cinayetleri politiktir” vurgusu</strong></h3>

<p>Açıklamanın sonunda, kadın cinayetlerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve cezasızlık politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Kadın Platformu üyeleri, şu mesajı verdi:</p>

<p>“Kadına yönelik şiddetin politik olduğunu biliyoruz. Şüpheli kadın ölümlerinin üzeri kapatılamaz. Adalet sağlanana kadar mücadelemiz sürecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-gulistan-doku-dosyasi-aydinlatilsin-supheli-kadin-olumleri-cezasiz-kalmasin</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-121044.jpeg" type="image/jpeg" length="76109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Kadın Platformu, "Dilan Öztürk İçin Adalet" Açıklaması Yaptı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-dilan-ozturk-icin-adalet-aciklamasi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-dilan-ozturk-icin-adalet-aciklamasi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biz kadınlar bu erkek egemen iktidara sesleniyoruz! Yıllardır ölmemek için bütün yargı yollarına başvuran kadınların güvenlik kaygılarını hiçe sayıyorsunuz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>BİZLER BU İKTİDARA SORUYORUZ!</strong> Kadınların şikayetçi olduğu, koruma talep ettiği kağıtları bir kenara mı fırlatıyorsunuz? Yargıdan kolluğa kolluktan erkek egemen iktidara kadar uzanan bu ölüm düzenini kabul etmiyoruz.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 13 At 20.56.13 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-205613-2.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Adana Kadın Platformu İnönü Parkında “Dilan Öztürk İçin Adalet” başlıklı basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını Zeliha Korkmaz okudu.</p>

<p><strong>Korkmaz; </strong>“Adana’da 3 yıl önce boşandığı erkek Ali Kaplan tarafından çocuklarının gözü önünde ateşli silahla ağır yaralanan Dilan Öztürk için bugün sokaklardayız” dedi.</p>

<p>Adana Kadın Platformu adına Zeliha Korkmaz açıklamasına şu şekilde devam etii; “Sokaklardayız çünkü bu ülkede her gün kadınlar hayır dediği erkekler tarafından öldürülüyor, yaralanıyor, erkek şiddetine maruz bırakılıyor.</p>

<p>Olay günü Ali Kaplan, yerde ağır yaralı olarak bulunan Dilan Öztürk’ün üzerine araç sürmüş ve Dilan’ı bir kez daha öldürmeye teşebbüs etmiştir.</p>

<p>Fail Ali Öztürk, hakkında daha önce birçok kez şikâyet ve uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen gelinen noktada Dilan’ın ölümüyle sonuçlanacak bir saldırı gerçekleştirmeye cesaret edebiliyor. Bizler cezasızlık politikalarının en somut halini bu ihmalsizlik ve denetimsizlikten anlayabiliyoruz. Fail Ali Kaplan’ın elindeki silah tutukluluk yapmasaydı Dilan bugün hayatta olmayacaktı.</p>

<p>Bu ülkede boşanmak isteyen her kadın hedef haline getiriliyor. İktidarın açmış olduğu nafaka tartışmalarından güç alan erkekler tıpkı Ali Kaplan gibi nafaka vermeyeceğini ve boşanma protokolüne uymayacağı tehditlerini savuruyor.</p>

<p>Evlilik içerisinde de birçok kez çocuklarının ve akrabalarının gözü önünde Dilan’ı fiziksel şiddete maruz bırakan Ali Kaplan bu süreçte hiçbir ceza almamıştır.</p>

<p>Cezasızlıktan güç bulan Ali Kaplan şiddetinin dozunu her seferinde arttırarak DİLAN’IN yaşam hakkını gaspetmiştir. Dilan’ın güvencesiz hissetmesini sağlayarak korku içinde yaşatmıştır.</p>

<p>Olay sonrasında pişmanım diyerek ifade veren Ali Kaplan bulunduğu cezaevinden tehditler savurmaya devam ediyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="701" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZJLiIyUVHXc" title="Adana Kadın Platformu, İnönü Parkında “Dilan Öztürk İçin Adalet” başlıklı açıklama yaptı." width="1242"></iframe></p>

<p><strong>KABUL ETMİYORUZ!</strong></p>

<p>Biz kadınlar bu erkek egemen iktidara sesleniyoruz! Yıllardır ölmemek için bütün yargı yollarına başvuran kadınların güvenlik kaygılarını hiçe sayıyorsunuz.</p>

<p>BİZLER BU İKTİDARA SORUYORUZ! Kadınların şikayetçi olduğu, koruma talep ettiği kağıtları bir kenara mı fırlatıyorsunuz? Yargıdan kolluğa kolluktan erkek egemen iktidara kadar uzanan bu ölüm düzenini kabul etmiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BİZLER ADANA KADIN PLATFORMU OLARAK ADALET YERİNİ BULANA KADAR DİLAN İÇİN ADALET DEMEYE DEVAM EDECEK VE SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 13 At 20.56.13" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-205613.jpeg" width="2000" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-kadin-platformu-dilan-ozturk-icin-adalet-aciklamasi-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-205613-1.jpeg" type="image/jpeg" length="87602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KADIN DOSTU KENTLER İÇİN 25 BELEDİYE BİRLİKTE ÇALIŞIYOR]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kadin-dostu-kentler-icin-25-belediye-birlikte-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kadin-dostu-kentler-icin-25-belediye-birlikte-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında 2024 yılı sonunda başlayan ve Türkiye’de kadınların, hayatın her alanında eşit hak ve fırsatlara sahip olmasını destekleyen Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazı kapsamındaki aktiviteler devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Ankara’da 6-7 Nisan tarihlerinde düzenlenen Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı ile programa katılan illerdeki son gelişmeler gözden geçirildi, eşitliğe dair strateji ve politikaların önceliklendirilmesi, program partnerleri ile 25 il arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi adına oturumlar düzenlendi. Çalıştaya Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katılarak, Mersin Büyükşehir’in <strong><i>‘Kadın Dostu Kent’</i></strong> alanındaki çalışmalarını katılımcılarla paylaştı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="605" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4649.png" width="1083" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin (AB) finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ortaklığında yürütülen ve kadınların kentlerde her alanda eşit, güvenli ve engelsiz bir şekilde yaşamasını hedefleyen Kadın Dostu Kentler (KDK) Programı’nın 3. fazı kapsamında, Ankara’da çalıştay düzenlendi. TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ve 23 KDK belediyesinden daire başkanlarının katıldığı çalıştayda, program ortakları ve katılımcı belediyeler Kadın Dostu Kentler için taahhütlerini yineledi.</p>

<p></p>

<p>Çalıştaya Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katılarak, Mersin Büyükşehir’in <strong><i>‘Kadın Dostu Kent’</i></strong> alanındaki çalışmalarını katılımcılarla paylaştı.</p>

<p><img height="601" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4650.png" width="1082" /></p>

<p>Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı ile programa katılan illerdeki son gelişmeler gözden geçirildi. Belediyelerde Yerel Eşitlik Birimleri kurulması ve güçlendirilmesi, Yerel Eşitlik Eylem Planları oluşturulması ve uygulanması ile ilgili süreçler değerlendirildi. Belediyelerin kadın-erkek eşitliğine dair strateji ve politikalarının önceliklendirilmesi ve 25 il arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi adına oturumlar düzenlendi. Bu kapsamda belediyeler, KDK Programı kapsamında yürüttükleri çalışmalar ile iyi uygulama örneklerini de birbirleriyle paylaştı.</p>

<p></p>

<p><strong>Eşitlik vizyonunun kurumsallaşması</strong></p>

<p>2 gün süren çalıştayın açılışını, program ortakları UNFPA ve TBB’nin temsilcileri yaptı. Sözlerine Kadın Dostu Kent yaklaşımının yalnızca teknik bir başlık olmadığının altını çizerek başlayan TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, <strong>“Kadın Dostu Kentler; belediyelerin tüm politika, bütçe ve hizmet süreçlerine eşitlik perspektifini entegre eden stratejik bir anlayıştır. Bu anlayışı hayata geçirmek için, konunun belediyelerde daire başkanlığı seviyesinde sahiplenilmesi ve kurumsal süreçlere dahil edilmesine ihtiyacımız var”</strong> dedi.</p>

<p><img class="" height="604" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4651.png" width="1084" /></p>

<p>Belediye temsilcilerine programın başından bu yana, belirlenen hedefler ve taahhütler doğrultusundaki kararlı çalışmalarından dolayı teşekkür eden UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ise <strong>“Özellikle katılımcılığın ve kadın-erkek eşitliğinin, belediyelerin tüm çalışmalarına entegre edilmesini önceliklememiz, Kadın Dostu Kentlerin tam anlamıyla başarılı biçimde uygulanması açısından kritik. Bu konulardaki kazanımlar; yerelde özelleşen ihtiyaçlara, planlara ve hizmetlere daha verimli şekilde yansıyabilir” </strong>diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Kadın Dostu Kentlerde neler yapılıyor?</strong></p>

<p>Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 belediyenin katıldığı KDK programı kapsamında, şu ana kadar 15 Yerel Eşitlik Birimi ve 17 Eşitlik Komisyonu oluşturuldu. 11 Belediye, Yerel Eşitlik Eylem Planlarını uygulamaya başladı. Belediyeler ayrıca, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri bünyesinde danışma merkezleri kurarak, kadın-erkek eşitliğine yönelik hizmet sunumlarını güçlendirmek için önemli adımlar attı. Program kapsamında 2026 yılı boyunca devam edecek eğitimler, mentorluk desteği ve geliştirilen kılavuzlar ile 25 belediyenin tamamında Yerel Eylem Eşitlik Planlarının oluşturulması ve uygulamaya başlanması hedefleniyor. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, UNFPA Türkiye ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında yürütülen program kapsamında; Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 kent belediyesi, yerel düzeyde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için, Kasım 2027’ye kadar birlikte çalışmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kadin-dostu-kentler-icin-25-belediye-birlikte-calisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4649.png" type="image/jpeg" length="71506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EŞİK, AKP'li Vekilden Hızlı ve Tek Taraflı Boşanma İsteyen Skandal Sözler]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/esik-akpli-vekilden-hizli-ve-tek-tarafli-bosanma-isteyen-skandal-sozler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/esik-akpli-vekilden-hizli-ve-tek-tarafli-bosanma-isteyen-skandal-sozler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><strong>"Hızlı Boşanma”</strong> erkekler lehine boş ol sistemidir.</li>
 <li><strong>“Hızlı Boşanma”</strong> adı altında kadınların ve çocukların başta nafaka olmak üzere özellikle ekonomik haklarına el konulacaktır.</li>
 <li><strong>“Hızlı Boşanma” </strong>boşanma aşamasındaki şiddeti önlemek bir yana yeni ve ağır şiddetlere yol açacaktır.</li>
</ul>

<p>TBMM İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonları üyelerinin oluşturduğu Karma Komisyon’da kurulan Alt Komisyon, 8 Nisan günü ikinci toplantısını yaptı. Toplantıya AKP Milletvekili Adem Yıldırım’ın sözleri damgasını vurdu. Yıldırım, “Nikah masalarındaki usulü, boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin… Taraflardan biri nasıl ki nikah masasında “hayır” dediği zaman memur nikahı kıyamıyorsa… hayır diyen tarafın bunu mahkeme huzurunda (söylediğinde) boşanmayı gerçekleştirmesi gerektiği…” şeklinde skandal sözler sarf etti. Yıldırım tek taraflı boşanma isteğini “boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerin sayısının artmasına” bağladı.</p>

<p>Oysa ki, yeni Adalet Bakanı 12. Yargı paketinde olacağını söylediği “hızlı boşanma” ile ilgili, <i>"Çekişmeli boşanma davalarında taraflar aralarında 'evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz' dedikleri an hâkim bir tutanak tutup bunu arabulucuya gönderecek” ifadelerini kullanmıştı. Kadın örgütleri olarak itiraz edilen bu düzenleme en azından iki tarafın da boşanma konusunda anlaşmasını öngörürken araya bir de arabuluculuk süreci ekliyordu.</i></p>

<p><i>Yıldırım ise, tam da erkek lehine “boş ol” sisteminde olduğu gibi tek taraflı bir “hayır” beyanı ile boşanmanın gerçekleşmesini savunuyor. “Boş ol” kelimeleri yerine, “hayır” kelimesini öneriyor.</i></p>

<p><i>Toplantıda bulunan CHP milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın hemen itiraz ettiği gibi, evlilik iki tarafın da evet demesi ile kurulur, boşanma da iki tarafın anlaşması halinde gerçekleşebilir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, yasada belirtilen koşullar ile yargıç tarafından boşanma kararı verilir.</i></p>

<p>Yıllardır, “hızlı boşanma” adı altında dilekçe ile boşanmaya karar verilmesi; çocuğun ve kadının nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal rejimi gibi ekonomik konular ve velayet konularının daha sonra görüşülmesi tartışılıyor. Kadın örgütleri ise Medeni Yasa’ya ağır bir müdahale oluşturan ve erkek lehine “boş ol” sistemi getirecek bu tür düzenlemelere karşı çıkıyor.</p>

<p>TBMM tutanaklarına da yansıdığı üzere, kimi iktidar milletvekilleri ve destekçileri boşanmayı “bir taraf boşanmak istiyorsa hemen bitsin” anlayışıyla ele almaktadır. Çok iyi biliyoruz ki, kastettikleri “o taraf” erkeklerdir. Bu yaklaşım, evliliği, kadının nafaka, tazminat gibi ekonomik haklarını karara bağlamadan, erkeğin tek taraflı iradesiyle sona erdiren bir “boş ol” sistemine dönüştürmektedir. Kadınların yıllar süren mücadeleyle kazandığı ev içi emekle ilgili haklarını ortadan kaldırma girişimidir. Boşanma hukukunun, ekonomik sonuçları yönünden tartışmaya açılması dahi, devlet eliyle kadının ekonomik şiddete maruz bırakılmasıdır.</p>

<p>Kadınlar için boşanma yalnızca “evliliğin bitmesi” değildir. Boşanma; yıllarca emek verilen bir ilişkinin ardından ekonomik olarak ayakta kalabilme, şiddetten kurtulabilme, çocukların bakımını sürdürebilme ve yeni bir hayat kurabilme mücadelesidir. Türkiye’de kadınlar çoğu zaman güvencesiz işlerde ve erkeklerden çok daha düşük ücretle çalışmaktadır; ya da ev içi bakım yükleri nedeniyle çalışma hayatından uzak kalmaktadır. Bu nedenle nafaka, tazminat gibi haklar boşanmanın ayrılmaz parçasıdır.</p>

<p>Hukuk sistemimizde anlaşmalı boşanma kurumu mevcuttur. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerinde anlaşabildikleri takdirde, bazen bir hafta gibi kısa bir sürede boşanabilmektedir. Dolayısıyla gerçekten hızlı boşanmak isteyen erkek açısından da mevcut hukuk düzeni yeterlidir; kadının mali haklarını teslim ederek anlaşmalı boşanma yoluyla kısa sürede boşanması mümkündür.</p>

<p><strong>Kadınların ve çocukların, tedbir nafakası bile bağlanmadan aile konutundan atılmasına neden olacak hiçbir düzenlemeyi ve buna yönelik hiçbir tartışmayı kabul etmiyoruz.</strong></p>

<p><strong>Elbette bizler de hızlı ve adil bir yargılamadan yanayız; ama kimsenin hak kaybı olmadan. Siyasi davalar, boşanma davaları, cinsel saldırı ve miras davalarında olduğu gibi uzayan davaların, geciken adaletin adalet olmadığını bizzat kendi deneyimlerimizden biliyoruz. Bu uzatmaların sistemli bir iktidar politikası olduğunun da farkındayız. Örneğin İş Yasası'ndaki işe iade davalarında işçi lehine getirilen "dava iki ay içinde sonuçlandırılır" gibi emredici yazılı kuralların neden hiç uygulanmadığını biliyoruz. Şimdi de "hızlı boşanma" denilerek kadınların haklarının hedef alındığını görüyoruz. Kadın ve çocuklara ekonomik ve hukuki şiddet uygulamadan davaları hızlandırmanın çok çeşitli yöntemleri varken; erkek tek kuruş nafaka ödemeden hemen boşansın; nafaka dahil tüm ekonomik konularda kadın yıllarca sürünsün demek cinsiyetçi bir aile ve hukuk sistemini daha da ağırlaştırmak demektir.</strong></p>

<p>Hızlı boşanma tartışması, iktidarın yıllardır dile getirdiği aile arabuluculuğu, nafakanın çok kısa sürelere indirilmesi, dini referanslarla şekillenen aile hukuku anlayışının bir parçasıdır. Medeni Kanun’un eşitlikçi yapısı adım adım aşındırılmak; kadınların yurttaş olarak sahip olduğu haklar, dini referanslara dayalı ataerkil bir aile düzeni lehine geriletilmek istenmektedir.</p>

<p>EŞİK olarak bir kez daha söylüyoruz: Boşanma kararı, nafaka, tazminat, velayetten ayrılamaz. Medeni Kanun’dan ve laik hukuk düzeninden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların eşit yurttaşlık hakkını gerileten, ev içi emeğine el koymak isteyen hiçbir düzenlemeye sessiz kalmayacağız.</p>

<p>“Boşanmayı hızlandırma” söylemiyle kadınların haklarını tasfiye etmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Kadınların yaşamı, emeği ve hakları pazarlık konusu değildir.</p>

<p>#MedeniYasayaDokunma</p>

<p>#YasalaraDokunmaUygula</p>

<p><strong>10 Nisan 2026</strong></p>

<p><strong>EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>DİLEKÇE KOMİSYONU ILE İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU ÜYELERİNDEN OLUŞAN KARMA KOMİSYON ALT KOMİSYONU 8 NİSAN 2026 </strong><strong>TARİHLİ TOPLANTI TUTANAĞI</strong></p>

<p></p>

<p><strong>(</strong><a href="https://diyaccountapi.relateddigital.com/campaign-click/861207926?redirectUrl=https%3a%2f%2fwww.tbmm.gov.tr%2fTutanaklar%2fTutanakGoster%2f5393&amp;token=oQjD%2bLv2dpWngntkSEcSi9bVLJaxZQ3QEdl2EDqzbwe%2fm6flgKxPQg4kwP%2fyuhAthi3uAEgOOdFYtdTfctMzBkDii0%2bGyAcytLf2fxlBSrYj5ntYzS5mv7HwUQjXtNgw53Nif877WmJ2WL4s87x9UU3pXh%2f9X93SgaMboXktXwcsXxP2nWDpmGCNrdh27AOc1wSps5HYT8lHavkW85R%2fzEweTlQmOezHzRp%2fhPgQuD6kpj%2b8OymbKfKsESoEUn49cwrixquNaXo8FDeQjPguZU15a3WaWYj%2fUR8FkAib2MYJGNrQYBNDForkzWpwP%2fSniYLzM7U3CmNDA4HC13%2bxOKDK6qaSZJdho2kK50LygIQ%3d" rel="nofollow" target="_blank"><strong>https://www.tbmm.gov.tr/<wbr />Tutanaklar/TutanakGoster/5393</strong></a><strong>)</strong></p>

<p></p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Son olarak da şunu söyleyeyim, bu konuyla alakalı sizin de tavsiyeedeceğiniz kararlara belkiilham oluşması açısından. Boşanma noktalarında, boşanmadavalarındaki usulün yani nikâh masasındaki usulü boşanma masalarınagetirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin ve bu, heminsanların birbiriyle olanirade esaslı olduğu takdirde bu kadın cinayetlerinin önüne geçmiş oluruz. Mal paylaşımlarıyla alakalı kısımlar, eyvallah, devam etsin,onun davası devam etsin, orada itirazımız yok ama taraflarından biri nasıl ki nikâh masasında "Hayır." dediği zamanmemur nikâhıkıyamıyorsa bir yıl sonra, beş yıl sonra on yıl sonra, on beş yıl sonra "Hayır." diyen bir tarafın bunun mahkeme huzurunda boşanmayıgerçekleştirmesi gerektiği... Yoksa, on yıl, on beş yıl, dokuz yıl, on yıl boşanma sürer mi Allah aşkına? sürdüğü zaman işte artıkburayıproblemli hâle getiriyoruz, evlilikleri geciktiriyoruz. Bugün evlenme yaşı Türkiye'de 30 yaşına gelmiş. Bunun en büyük sebebi,boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerimizin sayısının artmasıdır. Bu, toplumsal bir vakadır. Bunun partisi olmaz, bununsiyaset olmaz. Hep beraber bunun üzerinde fikir yorup bir noktaya gelmemizde fayda olduğunu düşünüyorum.Ben tekrar teşekkür ederim.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)</strong> - Sayın Başkanım, birkaç konuda itirazım var, söz almak istiyorum.</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong>Buyurun Gülizar Vekilim.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Beyefendi fark etti, Sayın Denetçi, öncelikle gençlerin 30 yaşında evlenemiyorolmasını boşanmama şeyine bağlamak çok da doğru bir yaklaşım değildir. "Acaba kolay boşanır mıyım?" düşüncesiyle kurulmazevlilik kurumu, bu, evlilik kurumuna da bence haksızlık olur, bunu ifade etmek isterim.Boşanma davalarının bu kadar sürmesinin sebebi boşanma davalarındaki usulden değildir, yargı yüzündendir. Ailemahkemesindeki davanın duruşmasına yılda 2 defa giriyorsanız, boşanma davası gecikir.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Yargı yükü nerede, eskiden asliye hukuklar daha erken boşuyordu, şimdi 50 tane ailemahkemesi kuruldu yine boşanamıyorlar.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Sayın Vekilim, boşanma davalarındaki ortalama süre sekiz aydır.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Sekiz ay da çok.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Şöyle, kusuru ortadan kaldıramazsınız. Örneğin, bir kadın, eşi tarafından şiddetemaruz kalmıştır.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Yerel mahkemede sekiz ay bu arada, bunun istinaf var, bir yıl oradan, iki yıl da Yargıtaydan;beş yıl yani.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> İşte tam da bahsettiğim gibi, sistemden kaynaklı bir problem var.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> O zaman yerel mahkemenin verdiği karar orada kesinleşsin, istinafa gitmesin.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli)</strong> - Öyle bir şey olamaz, hak denen bir şey vardır, hak mücadelesi vardır.</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong> Hak arama yolları olarak olur o.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Tabii, hak arama yollarını kapatamazsınız, bu, hani bizim Komisyonumuzun bir kereasla dile getirmemesi gereken bir konu. O nedenle, diyorsunuz ya evlendirme memuru, her iki taraf da evlenmek istediği için omasada evlilik kurumu kurulur ama her iki taraf da boşanmak istemiyorsa aynı şekilde bir tarafın istemesiyle siz onu masadaboşamaya kalkarsanız o zaman tam da işte insan hakları konusunda ciddi bir ihlalin önünü açmış olursunuz.Evlilik kurumunda -az önce de ifade ettim- evlendirme memuru ne diyor? Her iki tarafa da soruyor. Bir tanesi "Hayır." dediğizaman kurum teşekkür ediyor mu?</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Etmez.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> O zaman bir taraf "Boşanacağım." dediği zaman da boşanma olmaz.</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Niye olmuyor?</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Ama evlenemiyorsa niye boşansınlar tek şeyle, öyle şey olur mu?</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong> Evet, Gülizar ve Adem Vekilim, teşekkür ediyoruz.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Hayır, şöyle, masada oturuyorsunuz, evlendirme memuru soruyor...</p>

<p><strong>ADEM YILDIRIM (İstanbul) -</strong> Ben sizin o düşüncenizi çürütecek çok argümanım var ama burası müsait değil, başka zamankonuşalım.</p>

<p><strong>ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER -</strong> Evet, Gülizar Vekilim, lütfen.</p>

<p><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) -</strong> Tamam.Nafaka konusunda da bahsettiğimiz gibi yani süresiz nafaka, bilmem ne hepsi birer argümandır, hepsini ben deçürütebilirim.Teşekkür ederim.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/esik-akpli-vekilden-hizli-ve-tek-tarafli-bosanma-isteyen-skandal-sozler</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/remzi-yaziccxxx-1.png" type="image/jpeg" length="86887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hedef; eşit ve güvenli kentler…]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hedef-esit-ve-guvenli-kentler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hedef-esit-ve-guvenli-kentler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında Ankara’da çalıştaya katılım sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Çalıştayda Adana’dan örnek uygulamalar gündeme geldi</strong></p>
</blockquote>

<p>Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) liderliği ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ortaklığında yürütülen Kadın Dostu Kentler (KDK) Programı’nın 3. fazı kapsamında, 6-7 Nisan tarihlerinde Ankara’da Üst Düzey Yerel Yönetim Çalıştayı düzenlendi. Türkiye genelinden 25 belediyenin katılım sağladığı çalıştayda, kadın-erkek eşitliğinin yerel yönetim politikalarına entegrasyonu ve belediyeler arası iş birliğinin güçlendirilmesi ele alındı.</p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Ayten Dolançay ve Mali Hizmetler Daire Başkanı Mesut Çetiner katıldı.</p>

<p><strong>Yerelde Eşitlik Politikaları ve İyi Uygulamalar Paylaşıldı</strong></p>

<p>Çalıştay boyunca programa dahil olan illerde kaydedilen ilerlemeler değerlendirilirken; belediyelerde Yerel Eşitlik Birimlerinin kurulması, kurumsal kapasitenin artırılması ve Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanarak uygulanması süreçleri ele alındı.</p>

<p>Belediyeler, kadın-erkek eşitliğini güçlendirmeye yönelik geliştirdikleri uygulamaları paylaşarak bilgi ve deneyim aktarımında bulundu. Program ortakları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik oturumlar da gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Adana’dan Örnek Uygulamalar Gündeme Geldi</strong></p>

<p>Çalıştayda söz alan Ayten Dolançay, Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dolançay konuşmasında, belediye tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Hizmet Aracı “Mor Haritam” uygulaması hakkında bilgi vererek, bu uygulamanın kadınların kentteki hizmetlere erişimini kolaylaştıran ve ihtiyaç odaklı veri üretimini destekleyen önemli bir dijital araç olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dolançay ayrıca, belediye çalışanlarına yönelik hazırlanan Hane İçi Politika Rehberine de değinerek, kurum içi farkındalığın artırılması ve çalışanların toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlendirilmesinin sürdürülebilir eşitlik politikaları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Dolançay’ın ardından söz alan Mali Hizmetler Daire Başkanı Mesut Çetiner ise, Yerel Eşitlik Eylem Planı göstergelerinin belediyenin stratejik planına aktarılma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çetiner, eşitlik temelli hedef ve göstergelerin stratejik planlara entegre edilmesinin yalnızca bir planlama faaliyeti olmadığını; aynı zamanda bu hedeflerin kurumsal performans sistemine dahil edilerek izlenebilir ve ölçülebilir hale getirilmesini sağladığını ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşım sayesinde, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmaların belediyenin tüm hizmet alanlarına yayılabildiğini belirten Çetiner, mali kaynakların planlanması ve kullanımında da eşitlik perspektifinin gözetilmesinin önemine dikkat çekti. Çetiner ayrıca, Stratejik Planlama ile Yerel Eşitlik Eylem Planı arasındaki uyumun güçlendirilmesinin, yerel yönetimlerde sürdürülebilir ve kalıcı bir dönüşüm sağladığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Eşitlik Perspektifi Tüm Hizmetlere Entegre Ediliyor</strong></p>

<p>Toplantıda; Kadın Dostu Kentler yaklaşımının yalnızca sosyal projelerle sınırlı olmadığı; belediyelerin bütçe planlamasından hizmet sunumuna kadar tüm süreçlerine eşitlik perspektifinin entegre edilmesini gerektiren bütüncül bir anlayış olduğu vurgulandı.</p>

<p>Bu kapsamda, karar alma mekanizmalarında kadınların temsilinin artırılması, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme yapılması ve kapsayıcı hizmet modellerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>2027’ye Kadar Ortak Hedef: Eşit ve Güvenli Kentler</strong></p>

<p>Program kapsamında Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 belediye, kadın-erkek eşitliğinin yerel düzeyde güçlendirilmesi amacıyla Kasım 2027’ye kadar ortak çalışmalarını sürdürecek. Bu süreçte belediyelere yönelik eğitimler, mentorluk destekleri ve rehber dokümanlar ile kurumsal kapasitelerin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Kadın Dostu Kentler Programı ile birlikte, kentlerin daha eşit, kapsayıcı ve güvenli hale getirilmesi; kadınların yaşamın her alanında aktif ve güçlü bireyler olarak yer almasının desteklenmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hedef-esit-ve-guvenli-kentler</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/kadin-dostu-kentler-4-1.jpeg" type="image/jpeg" length="92751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müzeyyen Şevkin: “6284 etkin uygulanmalı, İstanbul Sözleşmesi yeniden hayata geçmelidir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-6284-etkin-uygulanmali-istanbul-sozlesmesi-yeniden-hayata-gecmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-6284-etkin-uygulanmali-istanbul-sozlesmesi-yeniden-hayata-gecmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müzeyyen Şevkin, Mecliste yaptığı konuşmada kadın, genç ve çocuklara yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin’nden kadın ve çocuk cinayetlerine mecliste sert uyarı</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>“Bir nesli kaybediyoruz, sorumluluk hepimizin”</strong></p>

<p><strong>“Cinayetlerin çözüm adresi meclistir”</strong></p>

<p><strong>ANKARA - </strong>CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada kadın, genç ve çocuklara yönelik artan şiddet olaylarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.<br />
Türkiye’de kadın ve çocuk cinayetlerinin durmak bilmediğini vurgulayan Dr. Şevkin, “Kendi kentim de olmak üzere ülkemizin dört bir yanında kadınlar ve çocuklar; aile içinde, sokakta, okulda, iş yerinde ve özel hayatlarında yalnızca şiddete değil, tacize, tecavüze ve vahşi katliamlara maruz kalıyor” dedi.</p>

<p><strong>“MECLİS, ÇÖZÜM ADRESİDİR”</strong></p>

<p>Meclisin çözüm adresi olduğuna işaret eden Dr. Şevkin, kadınların ve çocukların uyuşturucu, silahlı suçlar ve akran zorbalığından korunamadığını belirterek bu tablonun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Şiddet sarmalından çıkışın Meclis’te görev yapan herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>6284 SAYILI YASAYA VE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Dr. Şevkin, kadını, aileyi ve çocukları koruyan 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmasının ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden hayata geçirilmesinin zorunluluğuna dikkat çekerek, “Şiddetin ve cinayetlerin önüne başka türlü geçemeyeceğiz. Bir nesli kaybediyoruz. Bu Meclis’te bu vebal herkesin boynunun borcudur” ifadelerini kullandı.<br />
Kadın ve çocukların korunmasına yönelik somut adımların geciktirilmeden atılması gerektiğini belirten Dr. Şevkin, gerekli düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="703" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/eYY1729hZwk" title="Müzeyyen Şevkin’den kadın ve çocuk cinayetlerine mecliste sert uyarı." width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-6284-etkin-uygulanmali-istanbul-sozlesmesi-yeniden-hayata-gecmelidir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/msevkin-yenimeclisfoto-3-1.jpeg" type="image/jpeg" length="41749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da Bir Kadın Daha Katledildi. Bahar Aksüt'ün Cansız Bedeni Barajda Bulundu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanada-bir-kadin-daha-katledildi-bahar-aksutun-cansiz-bedeni-barajda-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanada-bir-kadin-daha-katledildi-bahar-aksutun-cansiz-bedeni-barajda-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana özelinde ise son yıllarda kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümlerinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>ADANA – Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde günlerdir kayıp olarak aranan 24 yaşındaki Bahar Aksüt’ten gelen acı haber, bir kadın cinayetini daha gözler önüne serdi. Genç kadının cansız bedeni, Kürebeli Barajı’nda su yüzeyinde tesadüfen bulundu. İlk incelemelere göre Aksüt’ün vücudunun 8 yerinden bıçaklandığı ve ardından baraja atıldığı tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><strong>Tesadüfen Fark Edildi</strong></p>

<p>Olay, baraj çevresine fotoğraf çekmek için giden vatandaşların su yüzeyinde bir kadın cesedi görmesiyle ortaya çıktı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından sudan çıkarılan ceset üzerinde yapılan ilk incelemede çok sayıda bıçak darbesi olduğu belirlendi.</p>

<p><strong>9 Günlük Kayıp Süreci Cinayetle Sonuçlandı</strong></p>

<p>Yaklaşık 9 gün önce kaybolan Bahar Aksüt’ün kimliği, olay yerindeki incelemeler ve sonrasında yapılan tespitlerle netleşti. Genç kadının Tufanbeyli’de bir eğlence mekânında çalıştığı öğrenildi. Kimlik tespitinin ardından cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.</p>

<p><strong>Vahşetin Detayları Ortaya Çıkıyor</strong></p>

<p>İlk bulgular, Aksüt’ün öldürülmeden önce ağır bir saldırıya uğradığını ve vücuduna çok sayıda bıçak darbesi alarak yaşamını yitirdiğini ortaya koydu. Ardından delilleri gizlemek amacıyla baraj sularına atıldığı değerlendiriliyor. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.</p>

<p><strong>Kadın Cinayetleri Alarm Veriyor</strong></p>

<p>Türkiye’de kadın cinayetleri 2026 yılında da ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ediyor. Kadın örgütlerinin verilerine göre yılın ilk aylarından itibaren onlarca kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi.</p>

<p><strong>Adana’da Durum</strong></p>

<p>Adana özelinde ise son yıllarda kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Kentte yıl içinde farklı ilçelerde birçok kadın cinayeti basına yansırken, Bahar Aksüt cinayeti bu karanlık tabloya eklenen son olay oldu.</p>

<p>Kadın hakları savunucuları, özellikle kayıp başvurularının ciddiyetle ele alınması, koruma mekanizmalarının etkin işletilmesi ve faillerin cezasız kalmaması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Soruşturma Sürüyor</strong></p>

<p>Güvenlik güçleri, Bahar Aksüt’ün son görüştüğü kişiler ve olay öncesi temaslarını mercek altına aldı. Cinayetin faillerinin kısa sürede tespit edilmesi için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<p>Bu cinayet, bir kez daha kadınların yaşam hakkının korunması konusunda alınması gereken önlemleri ve etkin mücadele ihtiyacını gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanada-bir-kadin-daha-katledildi-bahar-aksutun-cansiz-bedeni-barajda-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/adanada-kaybolan-genc-kiz-bulundu.png" type="image/jpeg" length="50768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökçe Tamara Güngör, MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimi sonucu kendi işletmesini açtı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gokce-tamara-gungor-mercekte-aldigi-yapay-cicekcilik-egitimi-sonucu-kendi-isletmesini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gokce-tamara-gungor-mercekte-aldigi-yapay-cicekcilik-egitimi-sonucu-kendi-isletmesini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimiyle kendini geliştiren Gökçe Tamara Güngör, 5 aylık eğitimin ardından kendi işletmesini açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<ul>
 <li><strong>BÜYÜKŞEHİR, MERCEK İLE HAYALLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEYE DEVAM EDİYOR</strong></li>
 <li><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR’İN MERCEK KURSLARI KADIN İSTİHDAMINA KATKI SUNUYOR</strong></li>
 <li><strong>MERCEK, KADIN EMEĞİNİN VE GİRİŞİMCİLİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEKLERİNİ ORTAYA KOYUYOR</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezi, kursiyerlerine yeni meslek kapıları açmaya devam ediyor. MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimiyle kendini geliştiren 19 yaşındaki Gökçe Tamara Güngör, yaklaşık 5 aylık eğitimin ardından kendi işletmesini açarak hayalini gerçeğe dönüştürdü.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezi (MERCEK), kursiyerlerine yeni meslek kapıları açmaya devam ediyor. MERCEK’te aldığı yapay çiçekçilik eğitimiyle kendini geliştiren 19 yaşındaki Gökçe Tamara Güngör, yaklaşık 5 aylık eğitimin ardından kendi işletmesini açarak hayalini gerçeğe dönüştürdü.</p>

<p>Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren MERCEK’te verilen kurslar, birçok vatandaşın hayatına dokunurken yeni başarı hikâyelerini de ortaya çıkarıyor. MERCEK’te açılan yapay çiçekçilik kursuna katılan 19 yaşındaki Gökçe Tamara Güngör, aldığı eğitimle hem meslek sahibi oldu hem de kendi iş yerini açarak üretime katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güngör: “MERCEK kursu sayesinde kendi işletmemi açmaya cesaret ettim”</strong></p>

<p>MERCEK’te aldığı eğitimin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Güngör, kurs sürecinde yapay çiçek sanatını öğrendiğini belirtti. Yaklaşık 5 ay boyunca kursa devam ettiğini söyleyen Güngör, <strong>“Orada yapay çiçek sanatıyla tanıştım. Yaklaşık 5 ay boyunca kursa gittim. Kendi dükkânımı açmaya karar verdikten sonra da belirli bir süre ara ara kursa gitmeye devam ettim. Kursun bana çok fazla faydası oldu. Kendi çiçekçi dükkânımı açmaya cesaret ettim”</strong> dedi.</p>

<p>Kendi dükkânını yaklaşık 2 ay önce açtığını dile getiren Güngör, müşterilerden yapay çiçeklere yoğun ilgi olduğunu belirterek, <strong>“Orkide ve sukulent gibi birçok yapay çiçek tasarlıyorum ve kendi dükkânımda müşterilerime sunuyorum. Yapay çiçeklere müşterilerimden çok fazla talep var, çok seviyorlar”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genç kadınlara da hayallerinin peşinden gitmeleri konusunda çağrıda bulunan Güngör, <strong>“Hiçbir zaman korkmasınlar, cesaretli olsunlar. Ben de başlarda çekiniyordum ama Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin MERCEK kursuna gittikten sonra daha çok cesaret ettim. Eğitmenlerimiz çok yardımcı oldular ve desteklediler. Ben de bu sayede kendi dükkânımı açmaya cesaret ettim. Buradan Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” </strong>diye konuştu.</p>

<p><strong>Işık: “MERCEK ile yeni bir başarı hikâyesine imza attık”</strong></p>

<p>MERCEK Sorumlusu Emrah Ayhan Işık ise MERCEK kurs merkezlerinde verilen eğitimlerle yeni başarı hikâyelerinin ortaya çıkmaya devam ettiğini söyledi. Yapay çiçekçilik kursuna katılan Güngör’ün kendi işletmesini açmasının kendileri için gurur verici olduğunu belirten Işık, <strong>“Kursiyerimiz aldığı eğitim ve kazandığı becerilerle kendi işletmesini açarak üretime ve istihdama katkı sağlamaya başladı. Kadın emeğinin ve girişimciliğinin en güzel örneklerinden birini görmekten büyük gurur duyuyoruz”</strong> dedi. MERCEK kurslarının birçok kişiye yeni meslek kapıları açtığını vurgulayan Işık, <strong>“MERCEK ile öğrenen, üreten ve hayallerini gerçeğe dönüştüren tüm kursiyerlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”</strong> diyerek tüm vatandaşları MERCEK kurslarına katılmaya davet etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gokce-tamara-gungor-mercekte-aldigi-yapay-cicekcilik-egitimi-sonucu-kendi-isletmesini-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/buyuksehir-mercek-ile-hayalleri-gercege-donusturmeye-devam-ediyor-3.JPG" type="image/jpeg" length="54834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[New York Times Araştırması: Suriye’de Alevi Kadın ve Kız Çocuklarının Kaçırılması Örtbas mı Ediliyor?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/new-york-times-arastirmasi-suriyede-alevi-kadin-ve-kiz-cocuklarinin-kacirilmasi-ortbas-mi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/new-york-times-arastirmasi-suriyede-alevi-kadin-ve-kiz-cocuklarinin-kacirilmasi-ortbas-mi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de özellikle Alevi mezhebine mensup kadın ve kız çocuklarının kaybolması ve kaçırılması vakaları resmi kayıtlarda yer alanın çok ötesinde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>The New York Times tarafından yayımlanan kapsamlı araştırma, Suriye’de Alevi kadın ve kız çocuklarının kaçırılmasına ilişkin vakalarda resmi makamların gerçekleri çarpıttığını, olayların sistematik biçimde küçümsendiğini ve mağdur ailelerin ifadelerinin itibarsızlaştırıldığını ortaya koydu.</p>
</blockquote>

<p><strong>Kayıp vakalar düşündüğümüzden daha yaygın</strong></p>

<p>The New York Times’ın saha verileri, tanıklıklar ve yerel kaynaklara dayandırdığı araştırmaya göre, Suriye’de özellikle Alevi mezhebine mensup kadın ve kız çocuklarının kaybolması ve kaçırılması vakaları resmi kayıtlarda yer alanın çok ötesinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada, çok sayıda ailenin başvurularının yeterince dikkate alınmadığı, bazı vakaların ise kayıt altına dahi alınmadığına dikkat çekiliyor. Bu durum, olayların sistematik biçimde görünmez kılındığı yönündeki endişeleri güçlendiriyor.</p>

<p><strong>“Kaçırılma” yerine “gönüllü kaçış” anlatısı</strong></p>

<p>Soruşturmaya göre, Suriye’deki resmi makamlar bazı kaçırılma vakalarını “duygusal ilişki sonucu kaçış” şeklinde nitelendirerek olayın niteliğini değiştirmeye çalışıyor.</p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi bu yaklaşımı, ailelerin şikayetlerini itibarsızlaştırma ve olası suçları örtbas etme girişimi olarak değerlendiriyor. Kuruma göre bu tür sınıflandırmalar, hem soruşturmaların yönünü değiştiriyor hem de faillerin korunmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>Medya ve resmi söylem: Tekil örneklerle “tarafsızlık” algısı</p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, hükümet yanlısı medya kuruluşlarının da bu süreçte aktif rol oynadığını belirtiyor. Buna göre bazı medya organları:</p>

<p>Resmi anlatıyı tekrar ederek alternatif bilgileri gölgede bırakıyor</p>

<p>Yerel aktivistlerin ve tanıkların aktardığı verileri tartışmalı hale getiriyor</p>

<p>Sadece bir vakayı öne çıkararak “soruşturmalar tarafsız yürütülüyor” algısı yaratıyor</p>

<p>Bu durum, kamuoyunda gerçek tabloya ulaşmayı zorlaştırıyor.</p>

<p>Geçmişin gölgesi: Esad dönemi soruşturma yöntemleri</p>

<p>Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise bugünkü soruşturma yöntemlerinin, Beşar Esad döneminde sıkça eleştirilen uygulamaları hatırlatması.</p>

<p>O dönemde kurulan birçok soruşturma komitesi, önceden belirlenmiş sonuçlara ulaşmak, ihlalleri örtbas etmek ve yetkilileri aklamakla suçlanmıştı. Mevcut yaklaşımın da benzer bir çizgide ilerlediği ifade ediliyor.</p>

<p>Şeffaflık eksikliği güveni sarsıyor</p>

<p>Araştırma, resmi anlatılar ile mağdur ailelerin ifadeleri arasındaki çelişkilere dikkat çekerek, bu durumun soruşturmalara olan güveni ciddi biçimde zedelediğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Özellikle:</strong></p>

<p>Şeffaflık eksikliği</p>

<p>Bağımsız denetim mekanizmalarının yokluğu</p>

<p>Mağdur beyanlarının sistematik biçimde sorgulanması</p>

<p>gibi unsurlar, sivillere yönelik ihlallerin gerçek boyutunun gizlendiği yönündeki kaygıları artırıyor.</p>

<p><strong>“Gerçek er ya da geç ortaya çıkar”</strong></p>

<p>Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, açıklamasında tarihsel bir hatırlatma yaparak, gerçeğin uzun süre bastırılsa da sonunda ortaya çıkacağını vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, Beşar Esad döneminde yıllarca gizlenen ihlallerin zamanla açığa çıktığına dikkat çekilerek, bugün yaşanan olayların da benzer şekilde gün yüzüne çıkmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.</p>

<p>Uluslararası kamuoyuna çağrı</p>

<p>The New York Times’ın yayımladığı araştırma, yalnızca bireysel vakaları değil, aynı zamanda sistematik bir sorunu işaret ediyor. Kaçırılma ve kayıp vakalarının gerçek boyutunun ortaya çıkarılması için bağımsız ve uluslararası denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda insan hakları örgütleri, Alevi kadın ve çocuklara yönelik ihlallerin etkin biçimde soruşturulması ve faillerin yargılanması için uluslararası kamuoyunu daha güçlü bir tutum almaya çağırıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/new-york-times-arastirmasi-suriyede-alevi-kadin-ve-kiz-cocuklarinin-kacirilmasi-ortbas-mi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-04-111126.png" type="image/jpeg" length="39029"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
