<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 11:32:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Meghan Markle, The Gentlemen dizisi için görüşüyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/meghan-markle-the-gentlemen-dizisi-icin-gorusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/meghan-markle-the-gentlemen-dizisi-icin-gorusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meghan Markle'ın oyunculuğa dönüş hazırlığında olduğu ve Guy Ritchie'nin Netflix dizisi The Gentlemen için görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sussex Düşesi Meghan Markle'ın, Guy Ritchie imzalı Netflix yapımı <i>The Gentlemen</i> dizisinin olası üçüncü sezonunda rol almak için görüşmeler yaptığı ortaya çıktı. Ancak görüşmelerin henüz erken aşamada olduğu ve taraflar arasında kesinleşmiş bir anlaşma bulunmadığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Oyunculuğa geri dönüş sinyali</h2>

<p>Meghan Markle, Prens Harry ile evliliğinin ardından oyunculuk kariyerine ara vermiş ve özellikle <i>Suits</i> dizisindeki Rachel Zane karakteriyle tanınmıştı. Markle'ın <i>The Gentlemen</i> projesinde yer alması halinde bu, uzun bir aranın ardından önemli bir senaryolu yapımdaki dönüşü olacak.</p>

<p>Variety'nin aktardığı bilgilere göre Markle'ın canlandıracağı karakter henüz belirlenmedi. Ayrıca dizinin üçüncü sezonu da Netflix tarafından resmi olarak onaylanmış değil. Bu nedenle Markle'ın projeye dahil olup olmayacağı şimdilik kesinlik kazanmış değil.</p>

<p><img alt="6A8938Bdeecc" class=" detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/6a8938bdeecc.png" width="1500" /></p>

<h2>The Gentlemen'in ikinci sezonu geliyor</h2>

<p>Guy Ritchie'nin 2019 tarihli aynı adlı filminden uyarlanan <i>The Gentlemen</i>, aristokrat Eddie Horniman'ın babasından kalan büyük malikanenin İngiltere'deki suç dünyası ve yasa dışı bir esrar imparatorluğunun merkezinde olduğunu keşfetmesini konu alıyor.</p>

<p>Dizinin başrollerinde Theo James ve Kaya Scodelario yer alıyor. Netflix'in resmi sayfasına göre yapım; suç, aksiyon, dram ve kara mizah unsurlarını bir araya getiriyor.</p>

<p>Dizinin ikinci sezonunun <strong>3 Eylül 2026'da Netflix'te yayınlanması</strong> bekleniyor. Üçüncü sezon için ise henüz resmi bir onay bulunmuyor.</p>

<h2>İngiltere'ye dönüşle aynı döneme denk geldi</h2>

<p>Meghan Markle'ın <i>The Gentlemen</i> için görüşmelerinin, kendisi ve Prens Harry'nin İngiltere'ye dönüş planlarının gündeme geldiği dönemde ortaya çıkması dikkat çekti. Dizinin çekimleri İngiltere'de gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Reuters da Markle'ın olası rolü için görüşmelerin sürdüğünü, ancak Netflix'in ve Markle'ın temsilcilerinin konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadığını aktardı.</p>

<p><strong>Meghan Markle'ın <i>The Gentlemen</i> kadrosuna katılıp katılmayacağı ise Netflix'in olası üçüncü sezon onayının ardından netleşecek.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/meghan-markle-the-gentlemen-dizisi-icin-gorusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/6a8938bdeecc.png" type="image/jpeg" length="88512"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleymaniye ve Çevresi: Tepedeki Mahalleyi Yürüyerek Gezmek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/suleymaniye-ve-cevresi-tepedeki-mahalleyi-yuruyerek-gezmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/suleymaniye-ve-cevresi-tepedeki-mahalleyi-yuruyerek-gezmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi yarımadada gezenlerin çoğu Sultanahmet tarafında kalır ve Süleymaniye’yi uzaktan, siluetin içinde görüp geçer. Oysa burası şehrin en yüksek tepelerinden birinin üzerinde kurulu, kendi sokakları ve kendi sessizliği olan bir mahalle. Birkaç yüz metre yürüdüğünüzde turist kalabalığı arkada kalır, yerini kedilere, çamaşır iplerine ve kapı önünde çay içen esnafa bırakır.</p>

<h2><a name="tepedeki-mahallenin-dokusu">Tepedeki mahallenin dokusu</a></h2>

<p>Süleymaniye, adını 16. yüzyılda Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman için yaptığı külliyeden alır. Külliye yalnızca bir camiden ibaret değildir. Etrafında medreseler, bir darüşşifa, imaret, hamam ve kütüphane yer alır. Yani burası tasarlandığı dönemde bir ibadet yapısı değil, bir mahalle merkeziydi ve bugün sokakların düzeni hâlâ o mantığı taşıyor.</p>

<p>Caminin çevresinde dolaştığınızda ahşap cumbalı evlerin bir kısmının restore edildiğini, bir kısmının hâlâ kendi haline bırakıldığını görürsünüz. Aradaki bu düzensizlik semtin karakterini oluşturuyor. Sokaklarda kâğıt, matbaa ve ciltle uğraşan küçük esnaf da var. Bir dükkânın önünden geçerken içeriden gelen mürekkep kokusu, buranın hâlâ çalışan bir mahalle olduğunu hatırlatıyor.</p>

<h2><a name="yürüyüş-rotası-beyazıttan-haliçe-doğru">Yürüyüş rotası: Beyazıt’tan Haliç’e doğru</a></h2>

<p>Rotayı Beyazıt tarafından başlatıp Haliç’e doğru inmek en rahat seçenek, çünkü bu yön boyunca yol hep aşağı gider. Beyazıt Meydanı’ndan çıkıp üniversitenin duvarını takip edin, kitapçıların olduğu küçük çarşıdan geçin ve Süleymaniye Camii’nin bulunduğu tepeye yönelin.</p>

<p>Bu ilk bölüm on beş dakika sürer ama acele edilmeyecek kısımdır. Meydanın kenarındaki eski kitap tezgâhlarında ikinci el baskılar, gravür kopyaları ve haritalar bulunur. Biraz ilerlediğinizde sokak dokusu değişir, kalabalık seyrelir ve ses seviyesi düşer. Beyazıt tarafında hâkim olan uğultunun yerini birkaç yüz metre sonra kapı önü sohbetleri alır. Bu geçişin bu kadar ani olması, semtin en tuhaf ve en hoş yanlarından biri.</p>

<p>Külliyeye vardığınızda önce dış avluyu dolaşmanızı öneririm. Caminin arka bahçesindeki hazirede Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunur. Mimar Sinan’ın kendi türbesi ise külliyenin köşesinde, cami avlusunun dışında, şaşırtıcı derecede mütevazı bir yapı olarak durur. Şehrin en görkemli yapılarını tasarlayan adamın kendisi için seçtiği ölçü, gezinin en akılda kalan ayrıntısı olabilir.</p>

<p>İçeri girdiğinizde ilk dikkat çeken şey büyüklük değil, ışığın dağılma biçimi olur. Pencerelerden gelen aydınlık tek bir noktada toplanmaz, kubbe boyunca yayılır ve mekânın sınırlarını yumuşatır. Akustik de aynı şekilde çalışır, içeride konuşulanlar yankılanmadan söner. Bunların hiçbiri tesadüf değil, hepsi tasarımın parçası.</p>

<p>Caminin arka tarafındaki set, Haliç’e bakan asıl noktadır. Buradan köprüler, karşı yakadaki tepeler ve limana giren tekneler tek bir çerçevede görünür. Yürüyüşe devam etmek isterseniz Vefa yönüne inip Bozdoğan Su Kemeri’nin altından geçebilir, oradan Zeyrek’e uzanabilirsiniz. Diğer seçenek yokuşu Haliç’e doğru sürdürüp Küçük Pazar ve Tahtakale üzerinden Eminönü’ne inmek. Bu ikinci rota daha gürültülü ama şehrin ticaret damarını görmek isteyenler için daha canlı.</p>

<h2><a name="nerede-mola-verilir">Nerede mola verilir</a></h2>

<p>Rota bir buçuk iki saat sürer ve arada oturmadan bitirmek zordur, çünkü yokuşlar kısa ama diktir. Semtin en bilinen mola alışkanlığı, cami çevresindeki caddede sıralanmış kuru fasulyecilerdir. Öğle saatinde buradaki tabaklar hem hızlı hem doyurucudur. Kışın sokak aralarında boza ve salep satan yerlere de rastlarsınız.</p>

<p>Daha uzun bir mola, özellikle de manzaraya bakarak oturulacak bir yer arıyorsanız tepenin Haliç’e bakan tarafındaki mekânlar bunun için uygun. Semtte hem yemek hem de akşamüstü oturmak için tercih edilen mekanlardan biri <a href="https://mossloungethebosphorus.com.tr/"rel="dofollow">Moss Lounge</a>, yüksek noktada olmasının avantajını manzara açısına yansıtan yerlerden. Yürüyüşü ikindi civarında bitirip böyle bir noktada oturmak, günün geri kalanını da doğal biçimde çözer.</p>

<h2><a name="hangi-saatte-gitmeli">Hangi saatte gitmeli</a></h2>

<p>Zamanlama bu semtte sonucu belirgin biçimde değiştirir. Sabah dokuzla on bir arası avlu neredeyse boştur, ışık cami duvarlarına yandan vurur ve fotoğraf çekmek en rahat bu saatlerde olur. Öğleden sonra kalabalıklaşır. Cuma günleri öğle namazı çevresinde avlu ve sokaklar dolar, o saatlerde ziyaret planlamamak daha iyi.</p>

<p>Ulaşım tarafı da planı kolaylaştırıyor. Tramvayla Beyazıt tarafına inip yukarı yürümek ya da Eminönü’nden başlayıp yokuşu tırmanmak iki yaygın seçenek, ancak ikincisi yaz sıcağında zorlayıcı olabilir. Otoparkı dert etmemek için semte araçla girmemek en rahatı, çünkü sokaklar dar ve çoğu tek yön.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkindi ile gün batımı arası ise manzara açısından en iyi aralık. Güneş batıya doğru alçaldıkça Haliç’in suyu renk değiştirir, karşı yakadaki camlar parlamaya başlar. Ziyaret sırasında namaz vakitlerine denk gelmemeye çalışmak, cami içine girerken ayakkabıları çıkarmak ve uygun kıyafetle gitmek de bu semtte gezinin doğal bir parçası.</p>

<p>Süleymaniye’yi bir saatte görüp çıkmak mümkün ama semtin asıl karakteri, planı biraz gevşettiğinizde ortaya çıkıyor. Bir sokağın sonunda beklenmedik bir manzara açılıyor, bir başkasında yüzyıllık bir duvarın dibine kurulmuş bir sandalye buluyorsunuz. Şehrin bu kadar merkezinde böyle bir tempo bulmak da kolay değil.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/suleymaniye-ve-cevresi-tepedeki-mahalleyi-yuruyerek-gezmek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-21-at-114058.jpeg" type="image/jpeg" length="71692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 sinemasına damga vuran filmler belli oldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/2026-sinemasina-damga-vuran-filmler-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/2026-sinemasina-damga-vuran-filmler-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılı henüz tamamlanmadan sinema dünyasında öne çıkan yapımlar şekillenmeye başladı. Uluslararası sinema eleştirmenlerinin değerlendirmelerine göre, yılın ilk aylarında vizyona giren filmler; bilim kurgu, korku, dram ve bağımsız sinema alanlarında dikkat çekici performans sergiledi.</p>

<h2>Bilim kurgu ve korku öne çıktı</h2>

<p>Yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olan <strong>Project Hail Mary</strong>, Ryan Gosling'in başrol performansı ve uzayda geçen sürükleyici hikâyesiyle eleştirmenlerden tam not aldı. Zombi serisinin yeni halkası <strong>28 Years Later: The Bone Temple</strong> ise gerilim ve korku atmosferini başarılı biçimde sürdürerek yılın dikkat çeken filmleri arasına girdi.</p>

<p><img height="344" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5635.png" width="673" /></p>

<h2>Bağımsız yapımlar güçlü bir çıkış yaptı</h2>

<p>2026'nın öne çıkan filmleri arasında yalnızca büyük stüdyo yapımları yer almadı. Nijerya yapımı <strong>My Father's Shadow</strong>, Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un imzasını taşıyan <strong>No Other Choice</strong> ve Brezilya yapımı politik gerilim <strong>The Secret Agent</strong>, uluslararası festivallerde ve eleştirmen listelerinde adından söz ettirdi.</p>

<p><img height="386" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/hq7x20.jpg" width="686" /></p>

<h2>Edebiyat uyarlamaları da ilgi gördü</h2>

<p>Emily Brontë'nin klasik eserinden uyarlanan <strong>Wuthering Heights</strong>, modern sinema diliyle yeniden yorumlanırken, Zendaya ile Robert Pattinson'ın başrollerini paylaştığı <strong>The Drama</strong> da yılın en çok konuşulan yapımları arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="The Ccdrama 1" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/the-ccdrama-1.webp" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Eleştirmenlerin öne çıkardığı filmler</h2>

<p>2026'nın ilk bölümünde öne çıkan yapımlar arasında şu filmler bulunuyor:</p>

<h3>28 Years Later: The Bone Temple</h3>

<p>Danny Boyle evreninde geçen film, zombi salgınının onlarca yıl sonrasında hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyesini anlatıyor. Korku ve gerilimi psikolojik unsurlarla birleştiren yapım, serinin en iddialı filmlerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p><img height="720" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/macccxresdefault.jpg" width="1280" /></p>

<h3>Project Hail Mary</h3>

<p>Andy Weir'in aynı adlı romanından uyarlanan filmde Ryan Gosling, insanlığı yok olmaktan kurtarmak için uzaya gönderilen bir bilim insanını canlandırıyor. Bilim kurgu ile mizahı ve duygusal anlatımı bir araya getiren yapım, yılın en çok konuşulan filmleri arasında.</p>

<h3>My Father's Shadow</h3>

<p>Nijerya yapımı dram filmi, siyasi çalkantılar sırasında babalarıyla zaman geçiren iki kardeşin hikâyesine odaklanıyor. Film, aile bağları ve toplumsal değişimi etkileyici bir dille işliyor.</p>

<h3>Wuthering Heights</h3>

<p>Emily Brontë'nin klasik romanının yeni uyarlaması olan film, Heathcliff ve Catherine'in tutkulu ancak yıkıcı aşkını modern sinema diliyle yeniden yorumluyor.</p>

<h3>The Drama</h3>

<p>Zendaya ve Robert Pattinson'ı buluşturan romantik dram, evlilik hazırlığındaki bir çiftin ilişkisini sorgulamalarına neden olan beklenmedik olayları konu alıyor.</p>

<h3>No Other Choice</h3>

<p>Park Chan-wook'un yönettiği film, işini kaybettikten sonra hayatını yeniden kurmaya çalışan bir adamın giderek karanlıklaşan hikâyesini anlatıyor. Kara mizah ve gerilim öğelerini bir araya getiriyor.</p>

<h3>The Secret Agent</h3>

<p>1970'li yılların Brezilya'sında geçen politik gerilim filmi, baskıcı rejim döneminde kimliğini gizleyerek yaşam mücadelesi veren bir akademisyenin hikâyesini işliyor.</p>

<h3>Sorry, Baby</h3>

<p>Bağımsız sinemanın dikkat çeken yapımlarından biri olan film, yaşadığı travmanın ardından hayatını yeniden kurmaya çalışan genç bir akademisyenin iyileşme sürecini sıcak ve mizahi bir dille anlatıyor.</p>

<p>Sinema yazarlarına göre 2026, hem büyük bütçeli yapımların hem de bağımsız filmlerin güçlü bir rekabet içinde olduğu, farklı türlerde nitelikli eserlerin izleyiciyle buluştuğu bir yıl olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/2026-sinemasina-damga-vuran-filmler-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/izliycccorum.png" type="image/jpeg" length="38040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Yarışması jürisi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-altin-kozanin-edebiyat-uyarlamasi-senaryo-yarismasi-jurisi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-altin-kozanin-edebiyat-uyarlamasi-senaryo-yarismasi-jurisi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>26 Eylül – 4 Ekim 2026 </strong>tarihlerinde <strong>33.</strong>sü gerçekleşecek <strong>Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin <strong>Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>’nın jürisi açıklandı. Yazar <strong>Murat Gü</strong><strong>lsoy</strong>, yönetmen-senarist <strong>Vuslat Saraçoğlu </strong>ve yapımcı <strong>Zeynep Atakan</strong>’dan oluşan jürinin değerlendireceği yarışma için son başvuru tarihi <strong>17 Ağustos Pazartesi</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi </strong>tarafından<strong> 26 Eylül – 4 Ekim 2026 </strong>tarihlerinde düzenlenecek <strong>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong> kapsamında gerçekleşecek <strong>Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>’nda başvurular devam ediyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Edebiyat ve s</strong><strong>ineman</strong><strong>ın saygın isimleri bir a</strong><strong>rada</strong></p>

<p>Edebiyat ve sinema sektörünün üretken ve saygın isimlerini buluşturan yarışmada, senaryoları değerlendirecek jüri üyeleri de açıklandı.</p>

<p></p>

<p>Finalist senaryoları değerlendirecek<strong> Ana J</strong><strong>üri</strong>de; “Bu Kitabı Çalın”, “Bu Filmin Kötü Adamı Benim”, “Gölgeler ve Hayaller Şehrinde” eserleriyle Sait Faik Hikâye Armağanı, Yunus Nadi ve Sedat Simavi Edebiyat Ödülleri sahibi yazar <strong>Murat Gü</strong><strong>lsoy</strong>, Altın Lale ödüllü ilk uzun metraj filmi “Borç” (2018) ve festivallerde dikkat çeken “Bildiğin Gibi Değil” (2023) filmlerinin yönetmeni ve senaristi <strong>Vuslat Saraçoğlu</strong> ile Kutluğ Ataman, Tayfun Pirselimoğlu, Nuri Bilge Ceylan, Theo Angelopoulos gibi usta yönetmenlerin yapımlarına imza atan, Avrupa Film Akademisi’nin 2010 Eurimages Yılın Yapımcısı Ödülü sahibi yapımcı <strong>Zeynep Atakan </strong>bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Yarışmanın <strong>Ön Jüri</strong>sinde ise; “Gece 11.45” (2005), “Beni Unutma” (2011) ve “Bu İşte Bir Yalnızlık Var” (2013) filmlerinin senaristi, senaryo danışmanı, film eleştirmeni <strong>Burak G</strong><strong>ö</strong><strong>ral</strong>, “Okul” (2004) ve “Küçük Kıyamet” (2006) filmlerinin senaristi<strong> Doğu Yücel</strong> ile “Apartman Boşluğu” “Karanlık Oda” ve “Uyku Sersemi” gibi ilgiyle karşılanan romanların yazarı <strong>Hakan Bıçakcı</strong> yer alıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarış</strong><strong>mas</strong><strong>ı</strong>’nın kazananı, festivalin kapanış ve ödül töreninin gerçekleştirileceği <strong>3 Ekim Cumartesi</strong> akşamı açıklanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-altin-kozanin-edebiyat-uyarlamasi-senaryo-yarismasi-jurisi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/izliyorum-kurtarildi.png" type="image/jpeg" length="95011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Şairin Ardından Değil, Bir Kavganın İçinden: Adnan Yücel Hâlâ Yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bir-sairin-ardindan-degil-bir-kavganin-icinden-adnan-yucel-hala-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bir-sairin-ardindan-degil-bir-kavganin-icinden-adnan-yucel-hala-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Türküsüz Çıkmayasın Yollara”: Adnan Yücel’in Şiiri Hâlâ Kavganın İçinde. Cezaevleri, işkence ve suskunluğa karşı şiir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h1>“Türküsüz Çıkmayasın Yollara”: Adnan Yücel’in Şiiri Hâlâ Kavganın İçinde</h1>
</blockquote>

<p><strong>Aşkı, acıyı, umudu ve başkaldırıyı aynı dizelerde buluşturan toplumcu gerçekçi şair Adnan Yücel, ölümünün ardından yıllar geçmesine rağmen şiirleriyle yaşamaya devam ediyor. Elazığ’da başlayan, Adana’da süren ve 24 Temmuz 2002’de sona eren yaşamı; Anadolu’nun kadim kültürlerinden emek mücadelesine, 12 Eylül’ün karanlığından özgürlük ve eşitlik umuduna uzanan güçlü bir şiir mirası bıraktı.</strong></p>

<h2>Elazığ’dan Adana’ya uzanan bir ömür</h2>

<p>1953 yılında Elazığ’da doğan Adnan Yücel, Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak çalıştı; ardından Çukurova Üniversitesi’nde aynı alanda öğretim görevlisi oldu. Halk edebiyatı üzerine çalışmalar da yapan Yücel, yaşamını şiire, edebiyata ve toplumsal mücadeleye adadı.</p>

<p>Yakalandığı kanser nedeniyle 24 Temmuz 2002’de yaşamını yitiren Yücel, Adana’dan Elazığ’a uğurlandı. Mezarı, Elazığ’ın eski adı Selli olan Dilek köyünde bulunuyor.</p>

<p>Aradan geçen yıllara rağmen onun ardından söylenen sözler, aslında bir şairin yalnızca toprağa değil, dizelerine emanet edildiğini gösteriyor:</p>

<p><strong>“Mücadelemizde yaşıyor.”</strong></p>

<p>Bu cümle, Adnan Yücel’in şiirle kurduğu ilişkinin belki de en kısa özeti.</p>

<h2>Bir mezarın başında yeniden buluşanlar</h2>

<p>Adnan Yücel’in mezarı zaman içerisinde yenilendi. Mezarı başında bir kez daha buluşanlar, onu yalnızca geçmişte kalmış bir şair olarak değil, bugün de mücadele içinde yaşayan bir yoldaş olarak andı.</p>

<p>Yücel’in şiir dünyasında Anadolu, yalnızca bir coğrafya değildi. Tanrıların ve dinlerin doğuşuna kadar uzanan köklü tarihiyle, halkların ve kültürlerin birbirine değdiği büyük bir hafızaydı.</p>

<p>O; kırılan sazların, dağ başlarında vurulan turnaların, yoksulların, emekçilerin ve ezilenlerin sesini şiirine taşıdı.</p>

<p>Şiiri, aşkı anlatırken bile hayattan kopmadı. Acıyı anlatırken umudu terk etmedi. Başkaldırıyı anlatırken insanı ve yaşamı merkeze aldı.</p>

<h2>Şiirinde aşk vardı, ama yalnızca aşk yoktu</h2>

<p>Adnan Yücel’in şiirlerinde aşk ile mücadele birbirinden ayrılmazdı.</p>

<p>İşçi pazarlarını, sokakları, yoksulluğu ve insanların sırtlarında taşıdığı acıları anlatırken şiiri bir çağrıya dönüşüyordu:</p>

<blockquote>
<p>“Bizimle yırtılır bütün geceler<br />
Şafaklar bizimle başlar kavgaya<br />
Yanar ellerimiz kömür kömür<br />
Tüter gözlerimiz duman duman”</p>
</blockquote>

<p>Ve ardından gelen çağrı, onun şiir anlayışını bütün açıklığıyla ortaya koyuyordu:</p>

<blockquote>
<p>“Türküsüz çıkmayasın yollara”</p>
</blockquote>

<p>Çünkü Yücel için yol yalnızca gidilen bir yer değildi. Yol; insanın kendi kaderine, halkların tarihine ve değiştirmek istediği dünyaya doğru yürüyüşüydü.</p>

<h2>Karanlığın içinden yükselen bir şiir</h2>

<p>Adnan Yücel’in şiirinin en güçlü damarlarından biri 12 Eylül döneminin karanlığıydı.</p>

<p>Darbe sonrasında yayımlanan kitaplarında cezaevleri, tutuklamalar, işkenceler, hak ihlalleri, yasaklar ve parçalanan toplumsal ilişkiler geniş yer tuttu.</p>

<p>Ancak Yücel’in şiirinde karanlık hiçbir zaman tek başına değildi.</p>

<p>Karanlığın karşısında sürekli bir şafak vardı.</p>

<p>Gece vardı ama gün de gelecekti. Baskı vardı ama direnme de vardı. Yenilgi vardı ama mücadele bitmiyordu.</p>

<p>Bu nedenle onun şiirindeki umut, kolay kazanılmış bir iyimserlik değildi. Bedellerin, acıların ve kayıpların içinden süzülen bir umuttu.</p>

<h2>“Bitmedi daha, sürüyor o kavga”</h2>

<p>1986’da yayımlanan <strong>Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek</strong>, Adnan Yücel’in şiir yaşamında özel bir yere sahip oldu.</p>

<p>Dokuz bölümlük nehir şiir biçimindeki eser, yalnızca 12 Eylül dönemine tanıklık etmekle kalmadı; insanlık tarihini ezenlerle ezilenlerin, sömürenlerle sömürülenlerin mücadelesi üzerinden yeniden ele aldı.</p>

<p>Kitabın bölümlerinin sonunda yinelenen şu dizeler, zaman içerisinde toplumsal mücadelelerin sloganlarından birine dönüştü:</p>

<blockquote>
<p>“Bitmedi daha sürüyor o kavga<br />
Ve sürecek<br />
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek”</p>
</blockquote>

<p>Bu dizelerde Yücel’in dünyaya bakışı bütün açıklığıyla görünüyordu.</p>

<p>Onun için şiir, olup biteni seyretmenin aracı değildi. Şiir; hatırlamak, hesaplaşmak, itiraz etmek ve umudu diri tutmaktı.</p>

<h2>Tarihin unutulanlarını şiirine taşıdı</h2>

<p>Yücel, şiirlerinde yalnızca kendi dönemine değil, Anadolu’nun ve dünyanın uzun mücadele tarihine de baktı.</p>

<p>Kavel’den Tariş’e, 15-16 Haziran direnişlerinden 1 Mayıs 1977’ye kadar emek mücadelesinin önemli dönemeçlerini şiirinin hafızasına taşıdı.</p>

<p>Onun şiirindeki “biz”, yalnızca belirli bir topluluğu değil; dünyanın farklı yerlerinde sömürülen, ezilen ve emeğiyle yaşayan insanları kapsıyordu.</p>

<p>Bu nedenle şiiri yerelden evrensele uzanan bir hatta ilerledi.</p>

<p>Anadolu’nun tarihini anlatırken dünyaya baktı; dünyadaki sömürü düzenini anlatırken yeniden Anadolu’ya döndü.</p>

<h2>Cezaevlerinin sessizliğini dizeleriyle bozdu</h2>

<p>Yücel’in şiirlerinde 12 Eylül’ün en ağır izlerinden biri cezaevleriydi.</p>

<p>İşkence, uzun tutukluluklar, görüş yasakları, mektupların denetlenmesi, ailelerin cezaevi kapılarında bekletilmesi ve yaşanan ölümler onun dizelerinde toplumsal bir hafızaya dönüştü.</p>

<p><strong>Leylak Çığlığı</strong> şiirinde işkenceyi anlatırken ortaya çıkan görüntü, yalnızca bir insanın yaşadığı acıyı değil, dönemin bütün karanlığını taşıyordu:</p>

<blockquote>
<p>“Bir çığlık sarsıyor şimdi her yeri<br />
Islak betonlar üstünde çaresiz<br />
Ezilen tohumlar gibi bir çığlık”</p>
</blockquote>

<p>Yücel, yaşananları unutulmaya bırakmak yerine şiirin belleğine kaydetti.</p>

<h2>Üniversiteler, gençlik ve suskunluk</h2>

<p>12 Eylül’ün yalnızca cezaevlerinde değil, toplumun tamamında yarattığı dönüşüm de Yücel’in şiirlerinde yer aldı.</p>

<p>Üniversitelerin susturulması, gençliğin apolitikleştirilmesi, sanatın ve aydınların üzerindeki baskı, toplumun korku ve duyarsızlıkla kuşatılması onun şiirinde sert bir dille eleştirildi.</p>

<p>Şair, bu dönemi yalnızca baskı mekanizmaları üzerinden değerlendirmedi; baskının toplumda yarattığı sessizliği de sorguladı.</p>

<p>Bir tarafta cezaevleri, işkenceler ve idamlar vardı.</p>

<p>Diğer tarafta ise giderek birbirine yabancılaşan, korkuya teslim edilen ve hak aramak yerine susmaya yönlendirilen bir toplum...</p>

<p>Yücel’in itirazı tam da bu noktada yükseliyordu.</p>

<h2>Şairin mirası: Umudu kaybetmemek</h2>

<p>Adnan Yücel’in şiirinde yaşamın anlamı mücadeleyle birlikte ele alındı.</p>

<p>İnsan nerede olursa olsun, hangi koşullarda yaşarsa yaşasın yapabileceği bir şey olduğuna inandı.</p>

<p>Okulda öğrenci, işyerinde grevci, kitapta okur, defterde yazı, yer altında akan bir nehir...</p>

<p>Hepsi aynı mücadelenin farklı yüzleriydi.</p>

<p>Yücel’in dizelerinde şöyle anlatılan da tam olarak buydu:</p>

<blockquote>
<p>“İş yerinde bir grevcidirler artık<br />
Okunan kitapta<br />
Yazılan defterdedirler<br />
Yükselen bilinçte<br />
Ve eriyen cevherdedirler”</p>
</blockquote>

<p>Şairin “yeraltı nehirleri” metaforu, görünmese bile yaşamın içinde akmaya devam eden mücadeleyi anlatıyordu.</p>

<h2>Adnan Yücel hâlâ yaşıyor</h2>

<p>Adnan Yücel’in ölümünün üzerinden yıllar geçti.</p>

<p>Ancak bazı şairler yalnızca doğum ve ölüm tarihleriyle anlatılamıyor.</p>

<p>Onlar, bıraktıkları dizelerin içinde yaşamaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yücel de böyle bir şair.</p>

<p>Aşkı başkaldırıyla, acıyı umutla, geçmişi gelecekle buluşturan şiirleri bugün hâlâ okunuyor.</p>

<p>Çünkü onun şiirindeki kavga yalnızca bir dönemin kavgası değildi.</p>

<p>Emeğin, özgürlüğün, eşitliğin, barışın ve insan onurunun arayışıydı.</p>

<p>Belki de bu yüzden yıllar sonra mezarının başında söylenen <strong>“Mücadelemizde yaşıyor”</strong> sözü, bir anma cümlesinden çok daha fazlasını anlatıyor.</p>

<p>Adnan Yücel toprağın altında olabilir.</p>

<p>Ama şiiri hâlâ yürüyor.</p>

<p>Ve onun yıllar önce bıraktığı çağrı hâlâ kulaklarda:</p>

<p><strong>“Türküsüz çıkmayasın yollara.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bir-sairin-ardindan-degil-bir-kavganin-icinden-adnan-yucel-hala-yasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-14-100045.png" type="image/jpeg" length="56392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Şehir Tiyatrosu’nda Gözler 26. Sanat Sezonu’na Çevrildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-sehir-tiyatrosunda-gozler-26-sanat-sezonuna-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-sehir-tiyatrosunda-gozler-26-sanat-sezonuna-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Şehir Tiyatrosu, 25. Sanat Sezonu’nu sanatla, üretimle ve toplumsal faydayı önceleyen projelerle tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Şehir Tiyatrosu, 25. Sanat Sezonu’nu sanatla, üretimle ve toplumsal faydayı önceleyen projelerle tamamladı. Sezon boyunca yetişkin oyunları, çocuk oyunları ve genç oyunlarını seyirciyle buluşturan Şehir Tiyatrosu; <strong><i>‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’</i></strong><i>,</i> <strong><i>‘Haydi Gençler Tiyatroya’</i></strong>, <strong><i>‘Şehrin Gezici Tiyatrosu’</i></strong>, <strong><i>‘Okuma Tiyatroları’</i></strong>, <strong><i>‘Tiyatro Kursları’</i></strong> ve ilk kez açılan <strong><i>‘Konservatuvara Hazırlık Kursları’</i></strong> ile de tiyatroyu her yaştan Mersinli’ye ulaştırdı.</p>
</blockquote>

<p>Toplam 11 oyun, 152 temsil ve 45 bini aşkın seyirciye ulaşan Şehir Tiyatrosu oyuncuları, sahneledikleri <strong><i>‘Bahar Noktası’</i></strong> oyunundaki performanslarıyla, Türk tiyatrosunun önemli ödülleri arasında yer alan <strong><i>‘26. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’</i></strong> kapsamında <strong><i>‘Diğer Şehirler’</i></strong> kategorisinde <strong>‘Ensemble Ödülü’</strong>ne layık görüldü ve sezonu ödülle taçlandırdı. 25. Sanat Sezonu’nu başarıyla tamamlayan Şehir Tiyatrosu’nda gözler 26. Sanat Sezonu’na çevrildi.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Şehir Tiyatrosu, 25. Sanat Sezonu’nu sanatla, üretimle ve toplumsal faydayı önceleyen projelerle tamamladı. Mersin Şehir Tiyatrosu, 25. Sanat Sezonu’nda sahnelediği 152 temsil ve hayata geçirdiği yeni projelerle, sanatın her kesime ulaşmasını sağladı. Sezon boyunca 45 bini aşkın seyirciyi ağırlayan Şehir Tiyatrosu; çocuklar, gençler ve dezavantajlı bölgelerde yaşayan yurttaşları kapsayan projelerle, on binlerce kişiyi tiyatroyla buluşturdu. Yeni eğitim programları ve kazandığı prestijli ödülle sezonu başarıyla tamamlayan ekip, sanat dolu bir sezonu geride bıraktı.</p>

<p><strong><i>‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’</i></strong><strong> projesiyle bugüne kadar 56 bin çocuğa ulaşıldı</strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu’nun sosyal sorumluluk odaklı en önemli çalışmalarından biri olan ve <strong><i>‘Herkes İçin Sanat’</i> </strong>anlayışının somut örneklerinden birini oluşturan<strong> <i>‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’</i></strong> projesi, bu sezonda da büyümeye devam etti. 2023 yılının Eylül ayında başlatılan proje kapsamında, merkeze uzak kalan bölgelerde yaşayan çocuklar tiyatroyla buluşturuldu. Bugüne kadar yaklaşık 56 bin çocuk tiyatro izleme fırsatı yakalarken, yalnızca 25. Sanat Sezonu içerisinde 14 bin çocuk, <strong><i>‘Hayal Dünyası’</i></strong>, <strong><i>‘Gökkuşağının Altında’</i></strong>, <strong><i>‘Dünyanın Eski Zamanlarında’</i></strong>, <strong><i>‘İki Bavul Dolusu’</i></strong> ve <strong><i>‘Bisküvi Adam’</i></strong> oyunlarını izledi.</p>

<p><strong>Gençler için yeni proje; ‘<i>Haydi Gençler Tiyatroya’</i></strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu, çocuklardan sonra gençlere yönelik de yeni bir kültür-sanat projesini hayata geçirdi. 25. Sanat Sezonu’nda başlatılan <strong><i>‘Haydi Gençler Tiyatroya’</i></strong> projesi kapsamında sahnelenen <strong><i>‘Bilge Hekim Lokman’</i></strong><i> </i>adlı gençlik oyunu ile 3 bini aşkın genç sanatsevere ulaşıldı. Proje sayesinde gençlerin tiyatro kültürüyle daha güçlü bağ kurması hedeflendi.</p>

<p><strong><i>‘Şehrin Gezici Tiyatrosu’</i></strong><strong> sanatı 13 ilçeye de götürdü</strong></p>

<p>25. Sanat Sezonu’nda ilk kez uygulanan <strong><i>‘Şehrin Gezici Tiyatrosu’</i></strong> projesiyle, tiyatro sahnesi bulunmayan ilçelerde ve tiyatroya erişimde zorluk yaşayan mahallelerde açık hava sahneleri kuruldu. <strong><i>‘13 Gün, 13 İlçe, 13 Temsil’</i></strong> sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında Mersin’in 13 ilçesine ulaşan ekip, 13 günde yaklaşık 4 bin 500 seyirciyi tiyatroyla buluşturdu. Kurulan sahneler sayesinde sanat, kentin en uzak noktalarına kadar taşındı. 25. Sanat Sezonu’nda hayata geçirilen bir diğer yenilik ise <strong><i>‘Okuma Tiyatroları’</i></strong> oldu. Proje kapsamında lise ve üniversite öğrencileri Şehir Tiyatrosu ile tanıştırılırken, gençlerin tiyatro edebiyatına ve sahne sanatlarına ilgisinin artırılması amaçlandı.</p>

<p><strong>7’den 77’ye tiyatro eğitimi devam ediyor</strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu’nun tiyatro kursları sezon boyunca da sürdü. Çocuk, genç ve yetişkin olmak üzere 3 ayrı grupta eğitim alan kursiyerler, yıl sonunda sahneye çıkarak emeklerini seyirciyle paylaştı. Yetişkin kursiyerler <strong><i>‘Çehov Kısalar’</i></strong>, gençler <strong><i>‘Shakespeare Ansiklopedisi’</i></strong>, çocuklar ise <strong><i>‘Bremen Mızıkacıları’</i></strong> ile <strong><i>‘Çehov Kısalar”</i></strong> oyunlarıyla sahne deneyimi yaşadı. 25. Sanat Sezonu’nun dikkat çeken yeniliklerinden biri de Şehir Tiyatrosu tarihinde ilk kez açılan <strong><i>‘Konservatuvara Hazırlık Kursları’</i></strong> oldu. Programa katılan 7 öğrenci, konservatuvar sınavlarına hazırlanarak profesyonel sanat eğitimine ilk adımlarını attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>25. Sanat Sezonu ödülle taçlandı</strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu oyuncuları, sahneledikleri <strong><i>‘Bahar Noktası’</i></strong> oyunundaki performanslarıyla, Türk tiyatrosunun önemli ödülleri arasında yer alan <strong><i>‘26. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’</i></strong><i> </i>kapsamında <strong><i>‘Diğer Şehirler’</i></strong> kategorisinde <strong>‘Ensemble Ödülü’</strong>ne layık görüldü ve sezonu bir de ödülle taçlandırdı. Kazanılan ödül, sezon boyunca ortaya konulan sanat üretiminin önemli bir göstergesi oldu.</p>

<p><strong>Erdönmez: “ Şehir Tiyatrosu olarak 25. Sanat Sezonu’nu büyük bir onur ve gururla tamamladık” </strong></p>

<p>Mersin Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, Şehir Tiyatrosu olarak 25. Sanat Sezonu’nu büyük bir onur ve gururla tamamladıklarını, sezonda hayata geçirdikleri birbirinden değerli projelerden bahsederek, <strong><i>‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’</i> </strong>projesini 2023 yılı Eylül ayında başlattıklarını belirtti. Erdönmez,<strong> “Bu projeyle merkeze uzak bölgelerde bulunan çocuklarımıza tiyatroyu götürüyoruz ve götürmeye de devam edeceğiz. Eylül 2023 tarihinden itibaren şu ana kadar, toplam 56 bin çocuğa ulaştık” </strong>dedi. Sezonda çocuklarla buluşturdukları 5 çocuk oyunundan da söz eden Erdönmez, <strong>“25. sanat sezonumuzda toplam 14 bin küçük hanım ve küçük beye ulaştık. <i>‘Tiyatro Seyretmeyen Çocuk Kalmasın’</i> projemiz, tiyatromuzun ana omurgasını oluşturuyor” </strong>diye konuşarak, 26. Sanat Sezonu’nda da aynı özveriyle projeler gerçekleştirmeye devam edeceklerinden ve şehirde bulunan her bir kuşağa ulaşarak, onları tiyatro ile buluşturacaklarından bahsetti. <strong><i>‘Haydi Gençler Tiyatroya’</i></strong> isimli proje hakkında da bilgi veren Erdönmez, <strong>“Bu projemiz kapsamında sahnelediğimiz <i>‘Bilge Hekim Lokman’</i> isimli oyunumuzla, yaklaşık 3 bin genç tiyatrosevere ulaştık” </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>“Şehir Tiyatrosu olarak 5 yetişkin, 5 çocuk ve 1 gençlik oyunuyla toplam 11 esere sahibiz”</strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu olarak geniş bir repertuvara sahip olduklarını sözlerine ekleyen Erdönmez; 5 yetişkin, 5 çocuk ve 1 gençlik oyunuyla toplam 11 eserlerinin bulunduğunu söyledi. 11 eser ile 7’den 77’ye her yaş grubunu tiyatro ile buluşturduklarını ifade ederek, bu Sanat Sezonu’nda başlattıkları<strong> <i>‘Şehrin Gezici Tiyatrosu’</i> </strong>projesinden de söz eden Erdönmez; proje sayesinde, tiyatroya ulaşmakta zorluk yaşayan vatandaşlara tiyatroyu götürmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Erdönmez, <strong>“Bu projede meydanlara sahneler kuruluyor, sandalyeler konuluyor ve tıpkı açık hava tiyatrosu gibi bir ortam oluşturulup, eserlerimiz vatandaşlarımızla buluşturuluyor. Bu proje kapsamında <i>‘13 Gün, 13 İlçe, 13 Temsil’</i> sloganıyla, Mersin’in 13 ilçesinde 13 gün boyunca toplam 4 bin 500’e yakın seyirciye ulaştık” </strong>dedi.</p>

<p><strong>“Bugüne kadar 152 kez perde açarak, 45 bin seyirciyle buluştuk”</strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu’nun bugüne kadar 152 kez perde açarken, oyunların da yaklaşık 45 bin seyirciyle buluştuğunu vurgulayan Erdönmez, ayrıca 25. Sanat Sezonu’na özel olarak başlatılan <strong><i>‘Okuma Tiyatrosu’</i></strong> projesi hakkında da detaylı bilgiler verdi. Lise ve üniversite öğrencilerini tiyatro metinleriyle buluşturarak gençlerin sanata, edebiyata ve eleştirel düşünceye olan ilgisini artırmayı, aynı zamanda Şehir Tiyatrosu’nun sanatsal birikimini ve kurumsal kimliğini genç kuşaklara tanıtmayı hedeflediklerini aktaran Erdönmez, şehir tiyatrosu olarak bu sezon da çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik tiyatro kurslarını sürdürdüklerini, kursiyerleri yıl sonunda sahnede seyirciyle buluşturduklarını kaydettib Erdönmez, <strong>“Yeni sezonda da tiyatro kurslarımızı devam ettireceğiz” </strong>dedi. 25. Sanat Sezonu kapsamında, tiyatro tarihinde ilk kez <strong><i>‘Konservatuvara Hazırlık Kursu’</i></strong> açtıklarını belirten Erdönmez, eğitim alan 7 öğrencinin sınav sürecinde olduğunu ve başarılı haberlerini beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>“26. Sanat Sezonu’na Ekim ayında <i>‘Perde’</i> diyeceğiz”</strong></p>

<p>Şehrin tiyatrosu olarak 26. Sanat Sezonu’na büyük bir hızla ve özveriyle hazırlandıklarını ifade eden Erdönmez,<strong> “Geçtiğimiz sezonlarda devam ettirdiğimiz projelerimizi aynı hızla devam ettireceğiz. Vatandaşlarımızla tekrar buluşmak için sabırsızlıkla gün sayıyoruz” </strong>dedi. Yeni sanat sezonunun Ekim ayında başlayacağını hatırlatan Erdönmez, <strong>“Seyircilerimizle buluşmayı dört gözle bekliyoruz ve büyük bir sabırsızlık içindeyiz” </strong>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-sehir-tiyatrosunda-gozler-26-sanat-sezonuna-cevrildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/mersin-sehir-tiyatrosu-25-sanat-sezonunu-dopdolu-tamamladi-4.JPG" type="image/jpeg" length="17110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ceyhan’da Açık Hava Sineması Keyfi İki Farklı Parkta Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ceyhanda-acik-hava-sinemasi-keyfi-iki-farkli-parkta-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ceyhanda-acik-hava-sinemasi-keyfi-iki-farkli-parkta-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yaştan vatandaşın ücretsiz olarak katılabileceği gösterimlerde Ceyhan Belediyesi tarafından mısır ve meyve suyu ikramı da yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Yıldız: “Kültür ve Sanatı Mahallelerimize Taşıyoruz”</strong></h2>
</blockquote>

<p>Ceyhan Belediyesi’nin yaz akşamlarını renklendiren Açık Hava Sineması etkinlikleri, bu hafta Türk sinemasının sevilen yapımları “Eyvah Eyvah” ve “Eyvah Eyvah 2” filmleriyle iki farklı parkta vatandaşlarla buluşuyor.<br />
<br />
Kültür ve sanat etkinliklerini mahallelere taşıyan Ceyhan Belediyesi, açık hava sinema gösterimleri kapsamında 7 Ağustos Cuma günü saat 20.00’de Ayşe Malaz Parkı’nda “Eyvah Eyvah”, 8 Ağustos Cumartesi günü saat 20.00’de ise Şehit Yasin Dorak Parkı’nda “Eyvah Eyvah 2” filmini beyaz perdeye taşıyacak.<br />
<br />
YILDIZ: “KÜLTÜR VE SANATI MAHALLELERİMİZE TAŞIYORUZ”<br />
<br />
Ceyhan Belediye Başkan Vekili Av. Sevil Aydar Yıldız, açık hava sineması etkinliklerinin farklı mahallelerde devam edeceğini belirterek, “Hemşehrilerimizin aileleri ve sevdikleriyle birlikte güzel vakit geçirebilecekleri etkinlikleri ilçemizin farklı noktalarına taşımaya devam ediyoruz. Yaz akşamlarının güzelliğini açık hava sinemamızla paylaşmak için tüm hemşehrilerimizi gösterimlerimize bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Her yaştan vatandaşın ücretsiz olarak katılabileceği gösterimlerde Ceyhan Belediyesi tarafından mısır ve meyve suyu ikramı da yapılacak. Ailelerin ve çocukların keyifli bir yaz akşamı geçirmesi hedeflenen etkinliklere tüm Ceyhanlılar davet edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ceyhanda-acik-hava-sinemasi-keyfi-iki-farkli-parkta-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-110327-3.jpeg" type="image/jpeg" length="67862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Altın Koza’dan Suna Selen, Macit Koper ve Aydın Sayman’a Emek Ödülü]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-altin-kozadan-suna-selen-macit-koper-ve-aydin-saymana-emek-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-altin-kozadan-suna-selen-macit-koper-ve-aydin-saymana-emek-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Ödülleri bu yıl; oyuncu Suna Selen, oyuncu, senarist ve yönetmen Macit Koper ile yönetmen, senarist ve yapımcı Aydın Sayman’a sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde 33.sü gerçekleşecek Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Orhan Kemal Emek Ödülleri’nin sahipleri belli oldu. Orhan Kemal’in anısını yaşatmak adına verilen Emek Ödülleri bu yıl; oyuncu Suna Selen, oyuncu, senarist ve yönetmen Macit Koper ile yönetmen, senarist ve yapımcı Aydın Sayman’a sunulacak.</p>
</blockquote>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve 26 Eylül - 4 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılacak 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülleri sahipleri belli oldu. Roman ve öyküleri ile sinemaya ilham olmuş Adanalı yazar Orhan Kemal’in anısını yaşatmak amacıyla sinema emekçilerine verilen ödüller bu yıl; Suna Selen, Macit Koper ve Aydın Sayman’a takdim edilecek.</p>

<p><strong>Üç değerli sinemacıya emek </strong><strong>ö</strong><strong>dülü</strong></p>

<p>Festival Yürütme Kurulu’nun yaptığı açıklamada, “33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülleri’ni üç değerli sinemacıya vermekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz” denildi ve ödül gerekçeleri şu sözlerle açıklandı:</p>

<p><strong>Suna Selen: Zarafet, derinlik ve karakterin gücü</strong></p>

<p>Tiyatro eğitimiyle başlayan sanat yolculuğunda “Pamuk Prenses ve 7 Cüceler” (1970), “At” (1981), “Faize Hücum” (1982), “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” (1992), “Şahmaran” (1993), “Gönderilmemiş Mektuplar” (2002), “Bulutları Beklerken” (2003) gibi pek çok sinema filminde ve “Ateşten Günler”, “Lüküs Hayat”, “Sihirli Annem”, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”, “Kızım”, “Kıskanmak” gibi televizyon yapımlarında karakteristik rollere hayat veren Suna Selen; canlandırdığı her karaktere kattığı derinlik ve uzun yıllara yayılan istikrarlı oyunculuk kariyeriyle tanındı. Sahneye ve beyazperdeye sunduğu emek ile mesleğine kazandırdığı saygınlık nedeniyle Suna Selen’e 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülü’nün takdim edilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>Macit Koper: Oyunculukta ve yazarlıkta bir usta</strong></p>

<p>Tiyatro sahnelerinde oyuncu, dramaturg ve yönetmen olarak sürdürdüğü nitelikli çalışmalarını sinemaya da taşıyan Macit Koper; “At” (1981), “Hakkâri'de Bir Mevsim” (1983), “Bir Yudum Sevgi” (1983), <i>“</i>Aaahh Belinda” (1986), “Anayurt Oteli” (1986), “Melodram” (1988) ve “Melekler Evi” (2000) gibi yapımlardaki oyunculuğunun yanı sıra “Bez Bebek” (1987), “Rumuz Goncagül” (1987), “Fikrimin İnce Gülü - Sarı Mercedes” (1987), “Kiraz Çiçek Açıyor” (1990), “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” (1992), “Akrebin Yolculuğu” (1997) ve “Zıkkımın Kökü” (1992) gibi unutulmaz filmlerin senaryolarına imza attı. Sinemamızda hem kamera önünde hem de senaryo yazımında sergilediği üretkenliği ve nitelikli katkıları nedeniyle Macit Koper’e 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülü’nün takdim edilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>Aydın Sayman: Toplumsal sinemanın temsilcisi</strong></p>

<p>Sinematek yıllarından itibaren sinema yazarlığı, dergicilik ve reji asistanlığı ile sektöre adım atan Aydın Sayman; “Güneşteki Leke” (1986), “Sır Çocukları” (2002), “Janjan” (2006) ve “İçimdeki İnsan” (2015) gibi filmlerde yönetmen, senarist ve yapımcı kimlikleriyle yer aldı. Toplumsal meselelere eğilen yapımları ve sinemamıza kamera arkasından sunduğu çok yönlü emekleri nedeniyle Aydın Sayman’a 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülü’nün takdim edilmesine karar verilmiştir.</p>

<p>Orhan Kemal Emek Ödülleri, festivalin açılış töreni olan 26 Eylül Cumartesi akşamı sahiplerini bulacak.</p>

<p>33. Adana Altın Koza Film Festivali</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>26 Eyl</i><i>ü</i><i>l-4 Ekim 2026</i></p>

<p><strong>FESTİVAL TAKVİMİ</strong></p>

<p>17 Ağustos 2026, Pazartesi</p>

<p>Yarışma Başvuruları için Son Gün</p>

<p>26 Eylül 2026, Cumartesi</p>

<p><strong>Festival Açılış Töreni</strong></p>

<p>3 Ekim 2026, Cumartesi</p>

<p>Büyük Ödül Töreni ve Kapanış</p>

<p>Detaylı bilgi ve söyleşi talepleriniz için: <a href="mailto:ugur@thisiszu.com">ugur@thisiszu.com</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-altin-kozadan-suna-selen-macit-koper-ve-aydin-saymana-emek-odulu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-07-101045.png" type="image/jpeg" length="74052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Altın Koza’dan Ferzan Özpetek ve Vahide Perçin’e Onur Ödülü]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-altin-kozadan-ferzan-ozpetek-ve-vahide-percine-onur-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-altin-kozadan-ferzan-ozpetek-ve-vahide-percine-onur-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>26 Eylül - 4 Ekim 2026 </strong>tarihleri arasında yapılacak<strong> 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin Onur Ödülleri sahipleri belli oldu. Bu yıl ödüller; insan ilişkilerini, kimlikleri ve duygusal derinlikleri evrensel bir dille beyazperdeye taşıyan yönetmen, senarist ve yazar <strong>Ferzan Özpetek</strong> ile tiyatrodan sinemaya ve televizyona uzanan kariyerinde güçlü, nitelikli ve etkileyici performansıyla iz bırakan oyuncu <strong>Vahide Perçin</strong>’e verilecek.</p>

<p></p>

<p><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi</strong> tarafından düzenlenen ve <strong>26 Eylül - 4 Ekim 2026 </strong>tarihleri arasında yapılacak<strong> 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin<strong> Onur Ödülleri </strong>sahipleri belli oldu. Sinemamıza verdikleri emeğin yanı sıra başarılarını onurlandırmak adına sunulan ödüller bu yıl iki isme, <strong>Ferzan Özpetek</strong> ve <strong>Vahide Perçin</strong>’e verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ferzan Özpetek" class="detail-photo img-fluid" height="2500" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ferzan-ozpetek.jpg" width="1668" /></p>

<p>Festival Yürütme Kurulu, ödüllerin gerekçesini ve sanatçıların sinemamıza sunduğu katkıları şu sözlerle açıkladı:</p>

<p></p>

<p><strong>Ferzan Özpetek: Evrensel, Samimi ve Özgün</strong></p>

<p>1997 yılında ilk uzun metrajlı filmi “Hamam” ile yönetmenliğe adım atan Ferzan Özpetek, bu filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve En İyi Film, Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde ise En İyi Yönetmen ödüllerini kazandı. “Harem Suare” (1999), “Cahil Periler” (2001), Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldığı “Karşı Pencere” (2003) ile “Kutsal Yürek” (2005), “Bir Ömür Yetmez” (2007), “Serseri Mayınlar”(2010), “İstanbul Kırmızısı” (2017) ve “Şans Tanrıçası” (2019) gibi yapıtlarıyla dünya sinemasında geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Yapımları Cannes, Venedik ve Berlin gibi saygın festivallerde gösterildi; David di Donatello Ödülleri’ni kazandı ve Seattle, Tribeca gibi festivallerden önemli ödüllerle döndü. 2008 yılında New York Modern Sanat Müzesi (MoMA) tarafından filmlerine özel toplu gösterim düzenlenen Özpetek; “İstanbul Kırmızısı”, “Sen Benim Hayatımsın” ve “Bir Nefes Gibi” kitaplarıyla edebiyat alanındaki üretimlerine de devam ediyor.</p>

<p></p>

<p>Doğu ve Batı kültürlerini incelikle harmanlayan bakış açısı, insan ilişkilerini ve duygusal katmanları samimi, özgün ve evrensel bir dille beyazperdeye taşıyan sinema anlayışı nedeniyle <strong>Ferzan Özpetek, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong><strong>’</strong><strong>nin Onur Ödülü’</strong><strong>ne de</strong><strong>ğer g</strong><strong>ö</strong><strong>rülmüştür.</strong></p>

<p><img alt="Vahide Perçin" class="detail-photo img-fluid" height="2004" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/vahide-percin.jpg" width="1448" /></p>

<p><strong>Vahide Perç</strong><strong>in: G</strong><strong>üçlü, Nitelikli ve Derinlikli</strong></p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden birincilikle mezun olduktan sonra Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) ve Adana Devlet Tiyatrosu sahnelerinde çalışan Vahide Perçin, tiyatrodaki birikimini sinema ve televizyona taşıdı. Sinemadaki ilk adımlarından “İlk Aşk” (2006) filmindeki performansıyla 2007 yılında 14. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanan oyuncu; “Anlat İstanbul” (2005), “Devrim Arabaları” (2008), “Zefir” (2011), “Ayhan Hanım” (2012) ve “Kapı” (2019) gibi filmlerde rol aldı. Ekranlarda “Bir İstanbul Masalı”, “Hırsız Polis”, “Annem”, “Adını Feriha Koydum”, “Muhteşem Yüzyıl”, “Bir Zamanlar Çukurova” ve “Aldatmak” dizileriyle geniş kitlelere ulaştı. Kurucularından olduğu 35 Buçuk Akademi ile genç yeteneklerin yetişmesine katkı sağlayan Perçin, yakın zamana kadar Oyuncular Sendikası Genel Başkanlığı görevini de yürüttü.</p>

<p></p>

<p>Karakterlerine kattığı insan psikolojisini merkeze alan derinlik, oyunculuğunda sergilediği ustalıklı yalınlık ve mesleki sorumluluğuyla sinemamıza kattığı değer nedeniyle <strong>Vahide Perçin, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong><strong>’</strong><strong>nin Onur Ödülü’</strong><strong>ne de</strong><strong>ğer g</strong><strong>ö</strong><strong>rülmüştür.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali</strong>’nin Onur Ödülleri, festival haftasında düzenlenecek özel bir gecede<strong> Ferzan Özpetek </strong>ve <strong>Vahide Perçin</strong>’e sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-altin-kozadan-ferzan-ozpetek-ve-vahide-percine-onur-odulu</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/adana-f-f-2026-onur-odulleri.jpg" type="image/jpeg" length="67876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Şerivan Tutuş’un “Sesin Hafızası” sergisine ev sahipliği yapıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ankara-resim-ve-heykel-muzesi-serivan-tutusun-sesin-hafizasi-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ankara-resim-ve-heykel-muzesi-serivan-tutusun-sesin-hafizasi-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya’da “Göçün Hafızası: Köklerden Kanatlara”, Viyana’da “Zamanın Döngüsünde: Göç, Kimlik ve Bellek” sergileriyle izleyiciyle buluşan Şerivan Tutuş, uluslararası üretim pratiğinin yeni halkası “Sesin Hafızası: Müzikten Resme Belleğin Katmanları” ile 8–14 Ağustos 2026 tarihleri arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Mihri Müşfik Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşuyor. Serginin sanat koordinatörlüğünü Rozerin Tutuş üstleniyor.</p>

<p><img alt="Sergi Afişi" class="detail-photo img-fluid" height="954" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/sergi-afisi.JPG" width="763" /></p>

<p>Bellek, göç, kimlik ve ses arasındaki ilişkiyi odağına alan sergi, filozof Henri Bergson’un bellek anlayışından ilhamla farklı coğrafyalardan seçilen 22 müzik eserini, 22 özgün resim aracılığıyla yeniden yorumluyor. Eserler, müziğin görsel karşılığı olmayı değil; dinleme deneyiminin bellekte bıraktığı izleri, çağrışımları ve duyguları görünür kılmayı amaçlıyor. Her eserin yanında yer alan QR kodlar sayesinde ziyaretçiler, resimlere ilham veren müzikleri dinleyerek görsel ve işitsel deneyimi birlikte yaşayabiliyor.</p>

<p>Ahmet Kaya’dan Fazıl Say’a, Goran Bregović’ten Mozart’a uzanan müzik seçkisi; göç, aidiyet, özlem ve ortak hafızaya dair farklı kültürel anlatıları aynı sergide bir araya getiriyor. Böylece “Sesin Hafızası”, izleyiciyi yalnızca resimlerle değil, sesin bellekte bıraktığı katmanlar üzerinden düşünmeye davet ediyor.</p>

<p><img alt="Viyana Sergi Afişi" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/viyana-sergi-afisi.JPG" width="1080" /></p>

<p>1993 yılında Diyarbakır’da doğan Şerivan Tutuş, çalışmalarında bellek, göç, kimlik ve ses arasındaki ilişkiyi resim, performans ve müziği buluşturan disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alıyor. Türkiye’nin yanı sıra İspanya, Portekiz, İsveç ve Avusturya’da kişisel sergiler, performanslar ve sezgisel resim atölyeleri gerçekleştiren sanatçı, 2026 yılında Altın Başarı Ödülleri kapsamında Sanat Alanında “Uluslararası Başarı” Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p><strong>DAVET</strong></p>

<p><i>Sesin Hafızası: Müzikten Resme Belleğin Katmanları</i></p>

<p><strong>Sanatçı:</strong> Şerivan Tutuş</p>

<p><strong>Sanat Koordinatörü:</strong> Rozerin Tutuş</p>

<p><strong>Tarih:</strong> 8–14 Ağustos 2026</p>

<p><strong>Açılış:</strong> 8 Ağustos 2026 Cumartesi | 18.00</p>

<p><strong>Yer:</strong></p>

<p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı</p>

<p>Ankara Resim ve Heykel Müzesi</p>

<p>Mihri Müşfik Sergi Salonu</p>

<p><img alt="Ressam Portresi" class="detail-photo img-fluid" height="1447" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/ressam-portresi.JPG" width="1067" /></p>

<p><strong>SANATÇI HAKKINDA,</strong></p>

<p></p>

<p>Şerivan Tutuş, 1993 yılında Diyarbakır’da doğdu. 2015 yılında Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Üniversite eğitimi sırasında resme ve sanat tarihine duyduğu güçlü ilgiyi derinleştirerek sanatsal pratiğini geliştirdi.</p>

<p>Çalışmalarında göç, kimlik ve hafıza temalarını ele alan sanatçı; resim, müzik ve performansı bir araya getiren disiplinler arası bir yaklaşım benimsemektedir. Türkiye’nin yanı sıra İspanya, Portekiz, İsveç ve Viyana’da kişisel sergiler, performanslar ve sezgisel resim atölyeleri gerçekleştirmiş; uluslararası projelerde aktif olarak yer almıştır.</p>

<p><strong>Sosyal Medya</strong>: @serivantutusart</p>

<p></p>

<p><strong>KİŞİSEL SERGİLER</strong>,</p>

<p></p>

<p>· 15 Mart – 10 Mayıs 2026-<strong> Zamanın Döngüsünde: Göç, Kimlik ve Bellek,</strong><strong> </strong>Viyana, Weltraum Kültür Merkezi</p>

<p>· 29 Mart – 6 Nisan 2025 –<strong>Göçün Hafızası: Köklerden Kanatlara</strong>, İspanya Calle Real, A Coruna</p>

<p>· 09 – 30 Kasım 2024 – <strong>Renklerin Senfonisi</strong>, İstanbul Duende Sanat Galerisi</p>

<p>· 16 – 30 Aralık 2023 – <strong>Renklerin Senfonisi</strong>, İstanbul Kurşunlu Han</p>

<p>· 2 – 20 Haziran 2022 – <strong>Köklerin Göçü</strong>, Ankara Zülfü Livaneli Kültür Merkezi</p>

<p>· 3 – 13 Mayıs 2022 – <strong>Köklerin Göçü</strong>, İstanbul Metro Han Kültür Sanat Merkezi</p>

<p>· 1 – 7 Mart 2021 –<strong> Ankara Sıkıntısı</strong>, Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi</p>

<p></p>

<p><img alt="Minoo Javan – Ay Sar Kotal Şarkısından Esinlenilerek Üretilmiştir." class="detail-photo img-fluid" height="538" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/minoo-javan-ay-sar-kotal-sarkisindan-esinlenilerek-uretilmistir.JPG" width="797" /></p>

<p></p>

<p><strong>PERFORMANSLAR,</strong></p>

<p></p>

<p><strong>· </strong><strong>21 Haziran 2026</strong><strong>– Dünya Müzik Günü kapsamında, “Renklerin Şefi” Projesi, Ankara</strong></p>

<p>· <strong>11 Kasım 2025</strong><strong>– İBB Çocuk Hakları Festivali Açılış Konseri, “Renklerin Şefi” Projesi, İstanbul</strong><br />
Orkestrayla birlikte çocuklara müziği resim aracılığıyla anlatmayı amaçlayan interaktif sanat ve müzik projesinde performans.</p>

<p>· 16 Ekim 2025: <strong>İstanbul</strong> Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezinde Beylikdüzü<strong> Senfoni Orkestrası, </strong><strong>Mirco Patarini ve Angel Marinovla </strong>sahne performansı</p>

<p>· 15 Ekim 2025: <strong>İstanbul </strong>Beylikdüzü Atatürk Kültür Merkezinde Beylikdüzü<strong> Senfoni Orkestrası, </strong><strong>Mirco Patarini ve Angel Marinovla </strong>sahne performansı</p>

<p>· 2-6 Ekim 2025<strong> Skallsjö Sommarorkester Orkestrası ile Sahne Performansı /</strong> <strong>Stockholm,İsveç</strong> <i>(Kammerton Culture Association Festival</i><strong>)</strong></p>

<p>· Ocak 2025: İstanbul’ da <strong>Gomidas</strong> oyununda sahne performansı</p>

<p>· Aralık 2024: Diyarbakır <strong>Anadolu Quartet Grubuyla</strong> sahne performansı</p>

<p>· Ağustos 2024: İstanbul’da <strong>Bulutsuzluk Özlemi</strong> ile sahne performansı</p>

<p>· Haziran 2024: İspanya’daki <strong>Pazo de IIIobre Kalesi’nde</strong> özel performanslar</p>

<p>· Haziran 2024: <strong>Hatay Senfoni Orkestrası </strong>ile sahne performansı</p>

<p>· Ocak 2024: İstanbul’da Beylikdüzü<strong> Senfoni Orkestrası ve </strong><strong>Mirco Patarini </strong>ile sahne performansı</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="Metin Kemal Kahraman Göç Şarkısından Ilhamla Üretildi." class="detail-photo img-fluid" height="622" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/metin-kemal-kahraman-goc-sarkisindan-ilhamla-uretildi.jpg" width="1532" /></p>

<p><strong>ATÖLYELER,</strong></p>

<p></p>

<p>· 2025/ 2026 tarihleri arasında Ankara Birleşik Krallık Büyükelçiliğinde yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi düzenlemeye devam etmektedir.</p>

<p>· 15 Şubat 2025 tarihinde <strong>İstanbul </strong>Postane de yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p>· 21-30 Haziran 2024 tarihlerinde <strong>Portekiz </strong>Braga şehrinde IAFA Kültürlerarası Derneğinde yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p>· 15-20 Haziran 2024 tarihlerinde <strong>İspanya</strong> A Coruna şehrinde Fundacion Condada de Taboada Vakfı iş birliğiyle Pazo de IIIobre Kalesinde yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p>· Mart-Nisan–Mayıs 2024 tarihlerinde <strong>İstanbul</strong> İBB Çengelköy Kültür Sanat Merkezi’nde çocuklara yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p>· 10-11 Eylül 2023 tarihlerinde <strong>Diyarbakır</strong> Kültür Merkezi’nde yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p>· 2022-2023 tarihleri arasında<strong> Ankara</strong> Cermodern Kültür Merkezi’nde yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p>· Eylül 2022 <strong>İzmir</strong> Şirince Nesin Sanat Köyü’nde yetişkinlere yönelik Sezgisel Resim Atölyesi gerçekleştirdi.</p>

<p><img alt="Eleni Karaindrou – The Weeping Meadow Şarkısından Esinlenilerek Üretilmiştir." class="detail-photo img-fluid" height="588" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/eleni-karaindrou-the-weeping-meadow-sarkisindan-esinlenilerek-uretilmistir.jpg" width="790" /></p>

<p><strong>ÖDÜLLER</strong></p>

<p></p>

<p>*Altın Başarı Ödülleri: Sanat Alanında ‘Uluslararası Başarı’ Ödülü /2026</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ankara-resim-ve-heykel-muzesi-serivan-tutusun-sesin-hafizasi-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/izliyorumcxzzzz-1.png" type="image/jpeg" length="25240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Büyükşehir Akdeniz Kıyısında Sinemaseverleri Buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-akdeniz-kiyisinda-sinemaseverleri-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-akdeniz-kiyisinda-sinemaseverleri-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte aileler ve sinemaseverler, Akdeniz’in kıyısında unutulmaz bir açık hava sineması deneyimi yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Mersin Sinema Ofisi koordinesinde düzenlenen <strong><i>‘Açık Hava Sinema Günleri’</i></strong>, Kültür Park’ta gerçekleşen <strong><i>‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’ </i></strong>gösterimiyle başladı. Yaz boyunca farklı film seçkileriyle devam edecek etkinlikte vatandaşlar; Akdeniz’in eşsiz atmosferinde açık havada sinema izlemenin keyfini yaşarken, kültür ve sanatla iç içe sosyal bir akşam geçirmenin de tadını çıkartıyor.</p>
</blockquote>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, yaz akşamlarını kültür ve sanatla buluşturmaya devam ediyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Mersin Sinema Ofisi tarafından hayata geçirilen <strong><i>‘Açık Hava Sinema Günleri’</i></strong>nin ilk gösteriminde <strong><i>‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’</i></strong> filmi, Kültür Park’ta sinemaseverlerle buluştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte aileler ve sinemaseverler, palmiyelerin altında ve Akdeniz’in kıyısında unutulmaz bir açık hava sineması deneyimi yaşadı.</p>

<p></p>

<p>Panayır Kafe yanındaki alanda yaz boyunca devam edecek gösterimlerle Mersinliler hem nitelikli yapımlarla buluşacak, hem de kentin sosyal yaşamına renk katan kültür ve sanat etkinliklerinin tadını çıkaracak.</p>

<p></p>

<p><strong>Akça: “Amacımız, Mersin’i sinema sektörünün önemli merkezlerinden biri haline getirmek”</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça; Mersin Sinema Ofisi’nin yalnızca film gösterimleri düzenlemediğini, aynı zamanda Mersin’i sinema sektörünün önemli merkezlerinden biri haline getirmek için çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</p>

<p></p>

<p>Mersin Sinema Ofisi’nin 2024 yılında faaliyetlerine başladığını belirten Akça, <strong>“Asıl amacımız yapımcı ve yönetmenleri kentimize çekip; dizi, film ve belgeselleri Mersin’in güzel coğrafyasında çekebilmenin kolaylıklarını anlatmak ve imkanlar dahilinde bu konuda destek sunmak. Mersin Sinema Ofisi; Mersin gibi kültür ve sanatla iç içe olan bir şehirde sinemayla ilgili film festivalleri, film gösterileri, söyleşiler ve özellikle sinema alanında öğrenim gören öğrencilerimize ve akademik anlamda ilerlemek isteyenlere de atölye çalışmalarıyla katkı sunmaktadır”</strong> dedi.</p>

<p></p>

<p>Açık Hava Sinema Günleri’nin ilk gösteriminde <strong><i>‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’ </i></strong>filmini vatandaşlarla buluşturduklarını kaydeden Akça, <strong>“Palmiyelerin altında, Akdeniz'in kıyısında ve mükemmel kültür park sahilimizde her hafta bir filmi sinemaseverlerle buluşturuyoruz. Bu filmde de güzel bir tarihi drama izledik. Açık Hava Sinema Günleri kapsamında 5 seçkimiz olacak. Bunlardan 2’si çocuklara, 3’ü de genel içerik izleyici kitlesine yönelik. Mersinli sinemaseverleri bu güzel yapımlarla buluşturmak ve önümüzdeki süreçte de bizleri takip etmelerini, burada bu deneyimi yaşamalarını istiyoruz”</strong> diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Vatandaşlar açık havada sinema izlemenin keyfini çıkardı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Etkinliğe katılan vatandaşlardan Neval Ulusal, açık havada film izlemenin ev ortamından çok daha keyifli olduğunu belirterek, <strong>“Bence çok güzel bir etkinlik. Haberim yoktu, ama arkadaşımla yürüyüş yaparken gördük ve öyle geldik. <i>‘Bir Cumhuriyet Şarkısı’</i> filmini daha önce izlemiştim, ama görünce yeniden izlemek istedim. Açık havada, o kadar insanla bir arada film izlemenin keyfi bence çok güzel. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel etkinliklerini zaten genel olarak çok beğeniyorum”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gösterimi ailesiyle birlikte izleyen Seval Batıyel, etkinliği sosyal medyada gördüğünü ve özellikle katılmak için geldiklerini söyledi. Açık havada sinema izlemenin farklı bir deneyim sunduğunu dile getiren Batıyel, <strong>“Gerçekten harika. Belediye’nin özellikle sahilde yaptığı hizmetleri çok beğeniyorum. Burada da çok güzel bir ambiyans oluşturulmuş”</strong> dedi.</p>

<p></p>

<p>Etkinliğe ailesiyle katılan emekli Nurten Uzun da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek<strong>, “Çok güzel bir program ve zevkle izlenecek bir film. Ailemle birlikte güzel bir akşam geçirdik. Bu tür etkinliklerin devam etmesini diliyorum”</strong> diyerek, etkinlikte emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-akdeniz-kiyisinda-sinemaseverleri-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/mersin-buyuksehir-gecmisin-acik-hava-sinema-keyfini-gunumuze-tasidi-1.jpg" type="image/jpeg" length="44747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yoldaş Güneş'in Yeni Şiir Kitabı "Sevda Yeli" Okurla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yoldas-gunesin-yeni-siir-kitabi-sevda-yeli-okurla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yoldas-gunesin-yeni-siir-kitabi-sevda-yeli-okurla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şair Yoldaş Güneş'in yeni şiir kitabı <strong>"Sevda Yeli"</strong>, yayımlanarak okurlarla buluştu. Bireysel duygular ile toplumsal belleği aynı şiir evreninde buluşturan eser, aşk, özlem, ayrılık ve umut temalarının yanı sıra tarihsel ve toplumsal olaylara da güçlü göndermelerde bulunuyor.</p>

<p><strong>"Sevda Yeli"</strong>, yalnızca bireysel bir aşk anlatısı sunmakla kalmıyor; insanın yaşadığı coğrafya, tarih, adalet arayışı ve ortak hafızasını da şiirin diliyle yeniden yorumluyor. Yalın anlatımı ve lirik üslubuyla dikkat çeken kitapta, okuru hem kişisel hem de toplumsal bir yolculuğa çıkaran şiirler yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 23 At 16.46.57" class="detail-photo img-fluid" height="1018" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-23-at-164657.jpeg" width="1080" /></p>

<p>Eserde, <strong>Dersim, Antakya, Filistin, Hasan Sabbah'ın Alamut Kalesi, Koçgiri Katliamı, Alişer ve Zarife</strong> üzerine kaleme alınan şiirlerin yanı sıra, sanatçı <strong>Hasret Gültekin</strong> ve avukat <strong>Selçuk Kozağaçlı</strong> için yazılmış ithaf şiirleri de bulunuyor. Bu yönüyle kitap, bireysel duyarlılığı tarihsel hafıza ve toplumsal vicdanla buluşturan bir şiir seçkisi niteliği taşıyor.</p>

<p>Yoldaş Güneş, şiirlerinde sevdayı yalnızca iki insan arasındaki bir duygu olarak değil; yaşamın, direnişin, belleğin ve umudun ortak dili olarak ele alıyor. İmgelere dayalı şiir diliyle kurduğu anlatım, çağdaş Türkçe şiiri takip eden okurların yanı sıra toplumsal duyarlılığı önemseyen edebiyatseverlere de sesleniyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 23 At 16.47.08" class="detail-photo img-fluid" height="1197" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-23-at-164708.jpeg" width="1254" /></p>

<h3>"Dağ Nefesi" Şiiri Bestelendi</h3>

<p>Kitapta yer alan <strong>"Dağ Nefesi"</strong> adlı şiir ise halk ozanı Abdullah Papur'un oğlu <strong>Ali Papur</strong> tarafından bestelenerek müziğe kazandırıldı. Eserin yaklaşık iki hafta içerisinde dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşması planlanıyor.</p>

<p>Şiirin ezgiyle buluşması, <strong>"Sevda Yeli"nin</strong> yalnızca edebiyat dünyasında değil, müzik alanında da karşılık bulan bir eser olduğunu ortaya koyarken, Yoldaş Güneş'in şiirlerinin farklı sanat dallarında yaşamaya devam edeceğinin de işaretini veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yoldas-gunesin-yeni-siir-kitabi-sevda-yeli-okurla-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-23-at-164658.jpeg" type="image/jpeg" length="45695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MERSİN SİNEMA OFİSİ KENTTE ÇEKİLEN YENİ BİR YAPIMA DAHA DESTEK SUNUYOR]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, MERSİN SİNEMA OFİSİ İLE SİNEMACILARIN KENTE OLAN İLGİSİNİ ARTIRIYOR</strong></h2>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in vizyonuyla kurulan Mersin Sinema Ofisi (MSO), yerli ve yabancı yapım ekiplerine çekim süreçlerinde destek vererek, Mersin’in film platosu olarak tanıtılmasına katkı sağlıyor. İzin, lojistik, mekân seçimi ve kurumlar arası koordinasyon gibi alanlarda kolaylaştırıcı hizmet sunan ofis, kenti ulusal ve uluslararası yapımlar için cazip bir prodüksiyon merkezi haline getirmeyi amaçlıyor.</p>

<p></p>

<p>Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulduğu günden bu yana 8 projeye destek veren Mersin Sinema Ofisi’nin katkı sunduğu ilk uzun metraj belgesel olan <strong>‘<i>Üzümün Mirası’</i></strong>, Mut’un Çömelek Mahallesi’nde çekildi. Belgesel, bir aile hikayesi üzerinden bağcılık kültürünü ve üretim geleneğini kayıt altına alarak, Mersin’in tarımsal mirasını sinema aracılığıyla görünür kılıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><img alt="Mersi̇n Si̇nema Ofi̇si̇, Kentte Çeki̇len Yeni̇ Bi̇r Yapima Daha Destek Sunuyor (2)" class="detail-photo img-fluid" height="537" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor-2.jpg" width="739" /></p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in vizyonuyla hayata geçirilen ve Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Sinema Ofisi (MSO), kente gelen yerli ve yabancı yapım ekiplerinin çekim süreçlerini kolaylaştırırken, Mersin’in film platosu olarak tanıtılmasına da katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Mersin Sinema Ofisi destek verdi, Çömelek platoya dönüştü</strong></p>

<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi, Mersin Sinema Ofisi (MSO) aracılığıyla kentin sinema sektöründeki görünürlüğünü artırmayı, ulusal ve uluslararası yapımları Mersin’e çekmeyi ve kentin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginlikleri beyazperdeye taşıyarak ekonomiyi güçlendirmeyi hedefliyor.<strong> </strong>MSO, film ve dizi yapım ekiplerine izin süreçlerinden lojistik desteğe, uygun çekim mekânlarının belirlenmesinden kamu kurumları ve sponsorlarla iş birliği kurulmasına kadar birçok alanda kolaylaştırıcı destek sunuyor. Sinema Ofisi; uzun metraj film, dizi, belgesel ve reklam projelerini Mersin’e kazandırarak, kenti önemli bir prodüksiyon merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Böylece yapımcıların Mersin’de daha hızlı, verimli ve sorunsuz bir çekim süreci yürütmeleri amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Kurulduğu günden bu yana 8 projeye destek veren Mersin Sinema Ofisi’nin katkı sunduğu projeler arasında yer alan <strong><i>‘Üzümün Mirası’</i></strong><i>,</i> destek verilen ilk uzun metraj belgesel olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 yıllık bir hazırlık ve çekim sürecinin ardından tamamlanan belgesel, Mut ilçesine bağlı Çömelek Mahallesi’nde hayat buldu. Belgesel, sadece bir aile hikayesini anlatmakla kalmıyor; Mut ve Çömelek yöresine özgü üzüm çeşitlerini, bağcılık kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim geleneğini de kayıt altına alıyor. Böylece Mersin’in tarımsal mirası sinema aracılığıyla görünür hale gelirken, yerel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasına da katkı sunuluyor.</p>

<p><img alt="Mersi̇n Si̇nema Ofi̇si̇, Kentte Çeki̇len Yeni̇ Bi̇r Yapima Daha Destek Sunuyor (3)" class="detail-photo img-fluid" height="495" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor-3.jpg" width="739" /></p>

<p><strong>Akar: “Film ekiplerine yapacakları işlerde kolaylaştırıcı olmaya çalışıyoruz”</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Funda İpek Akar; Mersin Sinema Ofisi’nin, Mersin’i ulusal ve uluslararası film sektöründe görünür kılmak amacıyla kurulduğunu ifade ederek, kentin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin önemli bir film platosu potansiyeli sunduğunu belirtti. Akar, <strong>“Film ekipleri Mersin’e geldiği zaman, yapacakları işlerde kolaylaştırıcı olmaya çalışıyoruz. Özellikle bürokratik işlerdeki izinlerle, uygun lokasyonları bulmaları için kalacakları yerlerle ilgili aracı oluyoruz. Mersin’de şimdiye kadar 6’sı tamamlanmış 8 çalışma gerçekleştirdik ve destek olduk. Bunlardan bir tanesi de <i>‘Üzümün Mirası’</i> adlı ilk uzun metraj belgesel filmimiz” </strong>dedi.</p>

<p><strong>“Beyazperdenin köylerimize açılmasıyla, yaratıcı ekonomiyi köylerde de canlandırıyoruz”</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Sinema Ofisi’nin destek verdiği ilk uzun metraj belgesel olan <strong>‘<i>Üzümün Mirası’ </i></strong>adlı<strong><i> </i></strong>belgesel filminin yaklaşık 2 yılda tamamlandığını kaydeden Akar, çekimlerin Mut ilçesine bağlı Çömelek Mahallesi’nde gerçekleştirildiğini ifade etti. Çömelek’in, Büyükşehir Belediyesi’nin <strong><i>‘Örnek Köy Projesi’</i></strong> kapsamında yer almasının; tarımsal kalkınmanın kültür, sanat ve film üretimiyle buluşmasına katkı sağladığını vurgulayan Akar, projenin kırsal bölgelerin film çekimleri için de önemli birer lokasyon olarak öne çıkmasına katkı sunduğunu dile getirerek, <strong>“Beyazperdenin köylerimize de açılmasıyla hem üretim ekonomisi, hem de yaratıcı ekonomiyi köylerimizde canlandırıyoruz. Film yapımcılarını ve sinemacıları Mersin’e davet ediyoruz. Mersin’in şahane atmosferiyle çalışmalarına sağlayacağı büyük bir enerjiden faydalanmak isteyenlere kapımız her zaman açık. Geldikleri zaman <i>‘Mersin’de film yapmak çok eğlenceliydi, keyifliydi ve kolaydı’</i> diyebilmeleri için buradayız” </strong>ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="Mersi̇n Si̇nema Ofi̇si̇, Kentte Çeki̇len Yeni̇ Bi̇r Yapima Daha Destek Sunuyor (4)" class="detail-photo img-fluid" height="493" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor-4.jpg" width="739" /></p>

<p><strong>Ay: “Çalınacak böyle bir kapının olması, bir sinemacı için büyük bir nimet”</strong></p>

<p></p>

<p>Oyuncu ve yönetmen Ezgi Ay, 2023 yılında yapımına başladığı <strong>‘<i>Üzümün Mirası’</i></strong> belgeselinde, ailesinin hikâyesi üzerinden Mut ve Çömelek yöresinin bağcılık kültürünü ve yerel üzüm çeşitlerini konu aldığını ifade etti. Yaklaşık 2 yıl süren çekimlerin Çömelek Mahallesi’nde gerçekleştiğini belirten Ay; belgeselde babasının yıllardır sürdürdüğü bağcılık ve şarap üretim geleneğini kayıt altına alırken, bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini ve kendisinin de bu mirası devralıp devralamayacağına dair kişisel yolculuğunu da sinema diliyle anlatıyor. Ay, <strong>“Bu süreçte Mersin Sinema Ofisi’nin büyük desteği oldu. Hem prodüksiyona hem de yereldeki sponsorluk görüşmelerime büyük katkı sundular. Onlar sayesinde yerelde pek çok partnerlik buldum. Çekim sürecini böyle tamamlayabildim. Mersinli bir sinemacı olarak Mersin’e geldiğimde böyle bir yapının ve desteğin olduğunu görünce çok sevindim. Çünkü çalınacak böyle bir kapının olması, bir sinemacı için büyük bir nimet” </strong>dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>“Mersin Sinema Ofisi’nin verdiği bu destek, umarım diğer belediyelere de örnek olur”</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Sinema Ofisi’nin kentin özellikle az bilinen bölgelerinde çok yardımcı olduğunu, prodüksiyon anlamında ihtiyaç duyulan şeylere ulaşma konusunda çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Ay, <strong> “Mersin Sinema Ofisi sadece prodüksiyon anlamında değil, kişisel olarak da bu süreçte hep yanımdaydı. Bağımsız sinemacılar olarak zaten çok kısıtlı koşullarda sinema yapabiliyoruz. Alabileceğimiz destekler çok az. Bu anlamda Mersin Sinema Ofisi gibi bir yerin olması avantaj. Mersin Sinema Ofisi’nin verdiği bu destek, umarım diğer belediyelere de örnek olur” </strong>ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/mersin-sinema-ofisi-kentte-cekilen-yeni-bir-yapima-daha-destek-sunuyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="23639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MERSİN’DE KLASİK MÜZİK RÜZGÂRI ESİYOR]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersinde-klasik-muzik-ruzgari-esiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersinde-klasik-muzik-ruzgari-esiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KLASİK MÜZİĞİN ZARİF NOTALARI MERSİN’DEN YANKILANDI</strong></p>

<p><strong>KLASİK MÜZİK EZGİLERİ, MERSİNLİ SANATSEVERLERLE BULUŞTU</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası tarafından düzenlenen <strong>‘Klasik Müzik Dinletileri’</strong>, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinliklerde vatandaşlar, klasik müziğin seçkin eserleriyle buluştu. Mersin’de sanatın ritmi klasik müzikle atarken, Kent Orkestrası’nın seslendirdiği eserler dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Alışveriş merkezlerinde gerçekleştirilen dinletiler, günlük yaşamın içinde sanata yer açarak yurttaşlara keyifli anlar yaşattı.</p>

<p></p>

<p><img height="590" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5304.png" width="906" /></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Kent Orkestrası tarafından düzenlenen <strong>‘Klasik Müzik Dinletileri’</strong>, sanatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinliklerde vatandaşlar, klasik müziğin seçkin eserleriyle buluştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Mersin’de sanatın ritmi klasik müzikle attı</strong></p>

<p>Etkinlikler; Forum AVM, Mersin Marina, Sayapark AVM ve Palmcity AVM’de düzenlenirken, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın seslendirdiği eserler dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Alışveriş merkezlerinde gerçekleştirilen dinletiler, günlük yaşamın içinde sanata yer açarak yurttaşlara keyifli anlar yaşattı. Trio, quartet, şan ve piyano gibi müzik dinletileri, sosyal yaşam merkezlerinde yurttaşlarla buluşturuldu ve Büyükşehir, sanatı erişilebilir kılmak adına yaptığı bu etkinliklerle Mersinlilerin takdirini topladı.</p>

<p><img height="595" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5305.png" width="903" /></p>

<p><strong>Sanat, müzik ve keyif dolu bir akşam geçirmek isteyenlerin adresi; <i>‘Klasik Müzik Dinletileri’</i> oldu</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir, kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını amaçlayan etkinlikleri ile her yaştan müzikseveri bir araya getirirken, klasik müziğin daha geniş kitlelere ulaşmasına da katkı sunuyor. Katılımcılar, ücretsiz olarak düzenlenen dinletiler sayesinde kaliteli bir sanat etkinliğini deneyimleme fırsatı buluyor. Büyükşehir, yıl boyunca gerçekleştirdiği kültür ve sanat organizasyonlarıyla kentin sosyal ve kültürel yaşamını zenginleştirmeye devam ederken, bu tür etkinliklerle de sanatın birleştirici gücünü yurttaşlara hissettirmeyi sürdürüyor.</p>

<p><img height="602" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5306.png" width="905" /></p>

<p><strong>Yaz boyunca Mersin’i müziğin ritmi saracak</strong></p>

<p>Kent Orkestrası Küçük Oda Orkestrası Sorumlusu Sonat Türkoğlu, Kent Orkestrası’nın sezon boyunca gerçekleştirdiği geniş kapsamlı konser programıyla sanatseverleri önemli eserler ve değerli sanatçılarla buluşturduğunu belirtti. Yaz döneminde de etkinliklere ara vermeyeceklerini ifade eden Türkoğlu, yeni sezon öncesinde vatandaşlarla daha samimi bir bağ kurabilmek amacıyla kentin farklı noktalarında dinletiler düzenleyeceklerini söyledi. Bu dinletilerin ilk adımını attıklarını kaydeden Türkoğlu, hafta içinde kentin çeşitli noktalarında sürpriz performanslarla Mersinlilerin karşısına çıkacaklarını dile getirdi.</p>

<p><img height="585" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5307.png" width="904" /></p>

<p>Amaçlarının müziği konser salonlarının dışına taşıyarak daha fazla insana ulaştırmak olduğunu vurgulayan Türkoğlu, Mersin’in bu tür kültür-sanat etkinlikleri için önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, <strong>“Vahap Başkanımızın öncülüğünde muazzam işler çıkıyor. Bunu takdim etmek de halkın arasına karışmaktan geçiyor. Dolayısıyla bu konseptteki işlerin etkileri sene içerisinde daha büyük bir dalgaya yol açacak. Çok ciddi bir ilerleme gördüğümü düşünüyorum. Etkinliğimize çok ciddi bir talep var ve bütün biletlerimiz satılıyor. Oturacak yer kalmıyor. Biz tabi ki yine de dinleyicilerimizi bekliyoruz. Merdiven de dahi oturtabiliriz” </strong>dedi. <strong> </strong></p>

<p><img class="" height="590" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5308.png" width="909" /></p>

<p><strong>Zeybek: “Başkanımız 10 numara”</strong></p>

<p>Dinleyicilerden Figen Zeybek, performansları harika bulduğunu aktararak, klasik müzikle de ilgilendiğinden bahsetti. Zeybek, <strong>“Televizyondan da izlerim ama canlı görmek çok farklı ve güzel. Başkanımız sağ olsun. Büyükşehir’in sürekli böyle konserleri oluyor. Daha da çoğaltılmasını isteriz. Başkanımızı çok seviyoruz. Başkanımız bir tane, 10 numara”</strong> dedi.</p>

<p></p>

<p>Dinleyicilerden Öykü Ciğerciolları da <strong>“Çok güzel bir performanstı, gerçekten çok güzel seslendirdiler. Her şey mükemmeldi ve çok beğendim. Bu tarz etkinliklerin daha çok olması gerektiğini ve halkımıza yenilik kattığını düşünüyorum. Gayet güzel bir performanstı, ben çok memnun kaldım” </strong>diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Dinleyicilerden Gizem Orçan, Büyükşehir tarafından şehrin sanatına, kültürüne yönelik yapılan bu tür çalışmaları çok güzel bulduğundan söz ederek, <strong>“Çok güzel ve mutluluk verici. Belediye’nin bütün etkinliklerini takip ediyorum. Biz çok mutluyuz ve memnunuz” </strong>diye belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersinde-klasik-muzik-ruzgari-esiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5304.png" type="image/jpeg" length="19553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Tiyatrosunun Usta İsmi Zihni Göktay Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turk-tiyatrosunun-usta-ismi-zihni-goktay-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turk-tiyatrosunun-usta-ismi-zihni-goktay-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2></h2>

<p>Zihni Göktay, 80 yaşında yaşamını yitirdi. İstanbul'un Maltepe ilçesinde kaldığı huzurevinde aniden rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılan usta sanatçı, tedavi gördüğü yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli temsilcilerinden olan Göktay'ın vefat haberi, 6 Temmuz 2026 Pazartesi günü sanat camiasını yasa boğdu. Acil olarak kaldırıldığı Maltepe Üniversitesi Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavi altına alınan sanatçı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, 5 Temmuz 2026 Pazar akşamı aniden rahatsızlanan Göktay'ın çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde sahne alan ve Türk tiyatrosuna önemli katkılar sunan sanatçının vefatı, kültür ve sanat dünyasında derin üzüntü yarattı.</p>

<p>Usta oyuncu, hayat arkadaşı Sevinç Göktay'ın 2022 yılında vefat etmesinin ardından huzurevinde yaşamını sürdürüyordu. Zihni Göktay, tiyatroya adadığı uzun sanat yaşamı ve unutulmaz sahne performanslarıyla hafızalarda yer edinmişti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turk-tiyatrosunun-usta-ismi-zihni-goktay-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/zihni.webp" type="image/jpeg" length="72234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lüküs Hayat"ın Unutulmaz İsmi, Sahnenin Gülen Yüzü Zihni Göktay Yaşamını Yitirdi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/lukus-hayatin-unutulmaz-ismi-sahnenin-gulen-yuzu-zihni-goktay-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/lukus-hayatin-unutulmaz-ismi-sahnenin-gulen-yuzu-zihni-goktay-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[53 Yıllık Sahne Yolculuğu Sona Erdi: "Lüküs Hayat"ın Unutulmaz İsmi Zihni Göktay 81 Yaşında Yaşamını Yitirdi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Perde Son Kez Kapandı: "Lüküs Hayat"ın Unutulmaz İsmi Zihni Göktay Yaşamını Yitirdi.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Türk tiyatrosunun yarım asrı aşan emektar isimlerinden, sahnedeki enerjisi ve güler yüzüyle milyonların hafızasında yer edinen tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı <strong>Zihni Göktay</strong>, 81 yaşında yaşamını yitirdi. İstanbul Şehir Tiyatrolarında tam 53 yıl boyunca sahneye çıkan, özellikle <strong>"Lüküs Hayat"</strong> oyunundaki unutulmaz performansıyla kuşakların sevgisini kazanan usta sanatçının vefatı, sanat dünyasını ve tiyatroseverleri yasa boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ömrünü sahneye adayan bir tiyatro emekçisi</strong></h2>

<p>2 Aralık 1945'te İstanbul'da dünyaya gelen Zihni Göktay, Pertevniyal Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1964 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde profesyonel tiyatro yaşamına başladı. Dokuz yıl boyunca burada sahne alan Göktay, 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları ailesine katıldı.</p>

<p>İstanbul Şehir Tiyatrolarında onlarca yıl boyunca 72 farklı oyunda rol alan sanatçı, yalnızca başarılı oyunculuğuyla değil, tiyatro disiplini ve sahneye duyduğu bağlılıkla da meslektaşlarına örnek oldu. Özellikle <strong>"Lüküs Hayat"</strong> müzikalindeki performansıyla geniş kitlelerin gönlünde ayrı bir yer edinen Göktay, Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin yaşayan son büyük temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu.</p>

<h2><strong>Sahneden radyoya, sinemadan seslendirmeye uzanan bir yaşam</strong></h2>

<p>Zihni Göktay'ın sanat yolculuğu yalnızca tiyatroyla sınırlı kalmadı. 1978-1996 yılları arasında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde çok sayıda oyunda hem oyuncu hem de yönetmen olarak görev yaptı. Uzun yıllar boyunca sayısız film ve karaktere sesiyle hayat veren usta sanatçı, 2015 yılına kadar seslendirme çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Sinemada da çeşitli yapımlarda rol alan Göktay, son olarak 2017 yılında gösterime giren <strong>"Yaşamak Güzel Şey"</strong> filminde izleyici karşısına çıktı.</p>

<h2><strong>Hayata zarafetle bakan bir usta</strong></h2>

<p>Yaşamının son döneminde Feneryolu'ndaki evinin kentsel dönüşüme girmesi nedeniyle kendi isteğiyle huzurevine yerleşen Göktay, bu kararını büyük bir içtenlikle anlatmıştı. Çocuklarının yanında kalmak yerine kimseye yük olmak istemediğini söyleyen sanatçı, "İnsan eti ağırdır. Ev, ev üstüne olmaz. Huzurevinde mutluyum." sözleriyle yaşam felsefesini ortaya koymuştu.</p>

<p>Son yıllarında da sahneden kopmayan Göktay, Muammer Karaca ve Nejat Uygur'un ardından <strong>"Cibali Karakolu"</strong> oyununda <strong>Komiser Cafer Sabbah</strong> karakterini canlandırarak tiyatro tutkusunu sürdürdü.</p>

<p>Huzurevinde kaldığı dönemde geçirdiği talihsiz bir düşme sonucu kalça kemiğini kıran ve ameliyat olan usta sanatçı, sağlık sorunlarına rağmen sanat sevgisini hiç yitirmedi.</p>

<h2><strong>Perde kapanırken geriye unutulmaz bir miras kaldı</strong></h2>

<p>Yarım asrı aşan sanat yaşamı boyunca binlerce kez perde açan, sayısız seyirciyi güldüren, düşündüren ve alkışlarla uğurlanan Zihni Göktay, ardında yalnızca unutulmaz roller değil; tiyatroya adanmış örnek bir yaşam bıraktı.</p>

<p>Usta sanatçının vefatıyla Türk tiyatrosu yalnızca başarılı bir oyuncusunu değil, sahneyi yaşam biçimi haline getiren, sanatına ömrünü adayan önemli bir değerini daha uğurladı. Zihni Göktay'ın adı, perde açıldıkça ve <strong>"Lüküs Hayat"</strong> sahnelendikçe tiyatroseverlerin hafızasında yaşamaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/lukus-hayatin-unutulmaz-ismi-sahnenin-gulen-yuzu-zihni-goktay-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-06-070723.png" type="image/jpeg" length="79973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR ŞEHİR TİYATROSU’NDA ‘ENSEMBLE ÖDÜLÜ’ GURURU]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-sehir-tiyatrosunda-ensemble-odulu-gururu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-sehir-tiyatrosunda-ensemble-odulu-gururu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>ŞEHİR TİYATROSU, <i>‘BAHAR NOKTASI’</i> OYUNUNDAKİ PERFORMANSIYLA <i>‘ENSEMBLE ÖDÜLÜ’</i>NE LAYIK GÖRÜLDÜ</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu oyuncuları, <strong><i>‘Bahar Noktası’</i></strong> oyunundaki performanslarıyla <strong><i>‘26. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’</i></strong> kapsamında <strong><i>‘Ensemble Ödülü’</i></strong>ne layık görüldü. Ödül, düzenlenen törenle Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez’e takdim edildi.</p>

<p></p>

<p><img height="573" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5226.png" width="987" /></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu, sanatsal başarılarına bir yenisini daha ekledi. Şehir Tiyatrosu oyuncuları, sahneledikleri <strong><i>‘Bahar Noktası’</i></strong> oyunundaki performanslarıyla, Türk tiyatrosunun önemli ödülleri arasında yer alan <strong><i>‘26. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’</i></strong><i> </i>kapsamında <strong><i>‘Diğer Şehirler’</i></strong> kategorisinde <strong>‘<i>Ensemble Ödülü’</i></strong>ne layık görüldü. Ödül, düzenlenen törenle Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez’e takdim edildi.</p>

<p></p>

<p><strong>Şehir Tiyatrosu, Mersin’de sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor</strong></p>

<p>2025-2026 Tiyatro Sezonu <strong><i>‘26. Direklerarası Seyircileri Ödülleri’</i></strong>; <strong><i>‘İstanbul’, ‘Ankara’, ‘İzmir’ </i></strong>ve<strong><i> ‘Diğer Şehirler’ </i></strong>olarak 4 grupta açıklandı. Şehir Tiyatrosu <strong><i>‘Diğer Şehirler’</i></strong> kategorisinde, toplu oyunculuk performansı ve sahne uyumunu ifade eden <strong><i>‘Ensemble Ödülü’</i></strong>nün sahibi oldu. Şehir Tiyatrosu hem kentin kültür-sanat yaşamına değer katmayı hem de Mersin’i sanat alanında başarıyla temsil etmeyi sürdürürken, Mersin’de sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmaya ve nitelikli tiyatro üretmeye de devam ediyor.</p>

<p><img class="" height="543" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5227.png" width="885" /></p>

<p><strong>Özmen: “Şehir Tiyatrosu ekibi; oldukça genç, dinamik ve çalışkan bir ekip”</strong></p>

<p>Şehir Tiyatrosu oyuncusu ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen, <strong>“Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu olarak, <i>‘Direklerarası Seyircileri’</i> ödül jürisine, bize bu anlamlı ödülü layık gördükleri için çok teşekkür ederiz. Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibi; oldukça genç, dinamik ve çalışkan bir ekip. Bütün projelerimiz ve oyunlarımız, repertuvar sürecinden temsil günlerine kadar uzanan bir yolculuğu kapsıyor. Ekip olarak büyük bir azimle ve özveriyle çalışmaktan dolayı mutluyuz. Bu ödülle de bu durumun görülür olması, bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı” </strong>diye konuştu.</p>

<p><img height="516" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5228.png" width="882" /></p>

<p>Şehir Tiyatrosu ekip arkadaşlarına da teşekkür ederek onları tebrik eden Özmen, <strong>“Bizi bu ödüle ulaştıran ‘<i>Bahar Noktası’</i> oyunumuzun rejisörü Hakan Çimenser’e ve hayallerimizi gerçekleştirmemizi sağlayarak bize her zaman desteğini sunan Başkanımız Vahap Seçer’e de çok teşekkür ediyoruz” </strong>ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="513" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5229.png" width="879" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-sehir-tiyatrosunda-ensemble-odulu-gururu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5228.png" type="image/jpeg" length="47414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kitapların Arasında Yaşayan Bir İsim: Eser Mavruk’un Anısı Eğitim Sen’de Geleceğe Emanet Edildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kitaplarin-arasinda-yasayan-bir-isim-eser-mavrukun-anisi-egitim-sende-gelecege-emanet-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kitaplarin-arasinda-yasayan-bir-isim-eser-mavrukun-anisi-egitim-sende-gelecege-emanet-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Eser’in güler yüzü, eğitime olan sevdası ve aydınlık geleceğe olan inancı bu kitapların sayfalarında, öğrencilerin kalbinde yaşamaya devam edecek."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren Eğitim Sen üyesi, beden eğitimi öğretmeni Eser Mavruk’un adı, Eğitim Sen Adana Şubesi’nde açılan kütüphane ve toplantı salonunda yaşayacak. Ailesi, okul arkadaşları, meslektaşları ve sendika üyelerinin katıldığı törende, gözyaşıyla umut; acıyla dayanışma aynı çatı altında buluştu.</strong></h3>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 26 074144" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-074144.png" width="1426" /></p>

<p>Adana’da, 6 Şubat depremlerinin geride bıraktığı büyük acının içinden filizlenen anlamlı bir buluşmaya tanıklık edildi. Eğitim Sen üyesi, beden eğitimi öğretmeni Eser Mavruk’un anısını yaşatmak amacıyla Eğitim Sen Adana Şubesi’nde oluşturulan kütüphane açılışı gerçekleştirildi.</p>

<p>Törene Eser Mavruk’un ailesi, okul arkadaşları, Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde birlikte görev yaptığı eğitim emekçileri, Eğitim Sen üyeleri ve çok sayıda dostu katıldı. Bir yanda yılların arkadaşlıklarını taşıyan anılar, diğer yanda yarım kalan bir ömrün hüznü vardı. Ancak salonda en çok hissedilen duygu, unutmamaya ve yaşatmaya dair güçlü iradeydi.</p>

<p>Eğitim Sen’in çağrısı da bu duyguyu özetliyordu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Eser’in güler yüzü, eğitime olan sevdası ve aydınlık geleceğe olan inancı bu kitapların sayfalarında, öğrencilerin kalbinde yaşamaya devam edecek. UNUTMAYACAĞIZ!"</i></p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 25 At 18.09.41" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-25-at-180941.jpeg" width="1080" /></h2>

<h2><strong>Bir Kütüphaneden Daha Fazlası</strong></h2>

<p>Açılış konuşmalarını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Savaş İlhan ile Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenlerinden, aynı zamanda Eğitim Sen üyesi olan Hüseyin Aslan yaptı.</p>

<p>Konuşmalarda, açılan kütüphanenin yalnızca kitapların sıralandığı bir mekân olmadığı, aynı zamanda dayanışmanın, hafızanın ve ortak mücadelenin geleceğe bırakılan bir emaneti olduğu vurgulandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 25 At 19.05.07" class="detail-photo img-fluid" height="1086" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-25-at-190507.jpeg" width="1448" /></p>

<p>“Bugün burada yalnızca bir kütüphane açmıyoruz; 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz yol arkadaşımız, beden eğitimi öğretmeni Eser Mavruk’un adını geleceğe taşıyacak anlamlı bir mirası yaşatıyoruz.</p>

<p>Eser hocamız, güler yüzü, dayanışmacı kişiliği ve mücadeleci duruşuyla hepimizin hafızasında yer edindi. O, öğrencilerine yalnızca spor yapmayı değil; eşitliği, dayanışmayı ve haksızlıklar karşısında dimdik durmayı da öğreten değerli bir eğitim emekçisiydi.</p>

<p>Bu raflardaki her kitap, Eser’in öğrencilerine bırakmak istediği özgür düşüncenin bir parçası; burada okuyacak her genç ise onun yarım kalan umutlarını yaşatacaktır.</p>

<p>Adı bu kütüphanede, düşünceleri ise yetişecek kuşaklarda yaşamaya devam edecek.”</p>

<p>Salonda yankılanan bu sözler, katılımcıların belleğinde yalnızca bir anma değil, aynı zamanda geleceğe verilmiş ortak bir söz olarak yer etti.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 25 At 18.08.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2040" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-25-at-180811-1.jpeg" width="1530" /></h2>

<h2><strong>Bir Babanın Gururu, Bir Oğlun Ardında Bıraktığı İz</strong></h2>

<p>Törende konuşan Eser Mavruk’un babası, emekli eğitimci Gazi Mavruk, hem bir baba hem de aynı okulun yıllarca hizmet etmiş bir öğretmeni olarak duygularını paylaştı.</p>

<p>“Ben de oğlum Eser gibi 33 yıl Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yaptım ve bundan her zaman onur duydum. Bugün sizin gibi eğitimcilerin karşısında bu yaşımda bile heyecanlanıyorum.</p>

<p>6 Şubat depreminde, sizin sendikanızın üyesi olan oğlum Eser’i kaybettik. Bugün onun adını yaşatmak için burada bir araya geldik. Eğitim Sen Adana Şubesi’ne ve Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan tüm arkadaşlarıma katkılarınız ve burada bulunmanız nedeniyle teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Bir babanın sözleri, yalnızca kişisel bir acıyı değil; aynı zamanda eğitim emekçilerinin yıllara yayılan dayanışmasını da görünür kıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 25 At 18.09.46 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-25-at-180946-4.jpeg" width="1080" /></h2>

<h2><strong>Depremin Karanlığında Yitip Gitmeyen Bir Işık</strong></h2>

<p>Eser Mavruk, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve milyonların hayatını değiştiren Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Adana’daki evinin yıkılması sonucu yaşamını yitirdi.</p>

<p>Ancak geride bıraktığı anılar, öğrencilerinin belleğinde, dostlarının dilinde ve şimdi de adını taşıyan kütüphanenin raflarında yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle açılan her kitap, yalnızca bilgiye değil; aynı zamanda Eser Mavruk’un insan sevgisine, mücadele azmine ve aydınlık yarınlara olan inancına da açılan bir pencere olacak.</p>

<h2><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 26 072800" class="detail-photo img-fluid" height="1401" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-26-072800.png" width="1873" /></h2>

<h2><strong>ESER MAVRUK (1976–2023)</strong></h2>

<p>25 Eylül 1976 tarihinde Adana’da dünyaya geldi. İlköğrenimini Necmiye Tuncel İlkokulu’nda, ortaöğrenimini ise Sakıp Sabancı Ortaokulu’nda tamamladı.</p>

<p>1990-1991 eğitim öğretim yılında, babası Gazi Mavruk’un da öğretmen olarak görev yaptığı Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenimine başladı. Bu okuldan 1993 yılında başarıyla mezun oldu.</p>

<p>Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü’nde tamamladı.</p>

<p>Spora duyduğu tutkuyu yaşamının ayrılmaz bir parçası haline getiren Eser Mavruk, çeşitli profesyonel futbol takımlarında forma giydi; Gençlerbirliği ve Hatayspor başta olmak üzere birçok kulüpte aktif olarak spor yaptı. Aynı zamanda koyu bir Fenerbahçe taraftarıydı.</p>

<p>Hayatının en büyük mutluluklarından biri ise oğlu Gazi Ege’nin babası olmaktı.</p>

<p>28 Eylül 2000 tarihinde Van Atatürk Lisesi’nde başlayan öğretmenlik serüveni, Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürdüğü eğitim emekçiliğiyle devam etti.</p>

<p>2 Temmuz 2010 tarihinde, yıllar önce öğrencisi olduğu Karşıyaka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne öğretmen olarak atandı. Kendi yetiştiği sıralara bu kez öğrencilerine yol göstermek için dönmek, onun yaşamındaki en özel gururlardan biri oldu.</p>

<p>6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde, yaşadığı binanın yıkılması sonucu yaşamını yitirdi.</p>

<p>Bugün Eser Mavruk’un adı, Eğitim Sen Adana Şubesi’ndeki toplantı salonunda ve kütüphanede yaşamayı sürdürüyor. Çünkü bazı insanlar aramızdan ayrılsalar da, bıraktıkları değerler yeni kuşakların yolunu aydınlatmaya devam eder.</p>

<p><img alt="Oluşturulan Görsel 1 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1537" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/olusturulan-gorsel-1-1.png" width="1023" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kitaplarin-arasinda-yasayan-bir-isim-eser-mavrukun-anisi-egitim-sende-gelecege-emanet-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 07:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/netlestirilmis-fotograf.png" type="image/jpeg" length="32921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KARATENİN AZRA AKIN’I OYUNCULUĞA GÖZ KIRPTI]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/karatenin-azra-akini-oyunculuga-goz-kirpti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/karatenin-azra-akini-oyunculuga-goz-kirpti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Milli karateci Ece Yılmaz, spor kariyerinin yanı sıra oyunculuk hayallerini de anlattı.</h2>

<p>Karate sporundaki başarılarıyla dikkat çeken Yılmaz, çevresinden sık sık eski dünya güzeli Azra Akın’a benzetildiğini söyledi. Bu benzetmenin kendisini mutlu ettiğini belirten başarılı sporcu, “Azra Akın’a benzetilmek benim için gurur verici. Kendisi Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli isimlerden biri. Böyle bir benzetme almak elbette çok hoş” dedi.</p>

<h3>"Savaşçı Bir Kadını Canlandırmak İsterim"</h3>

<p>Oyunculuğa da ilgi duyduğunu ifade eden Yılmaz, özellikle dönem dizilerinde yer almak istediğini söyledi. Tarihi yapımları ilgiyle takip ettiğini belirten milli sporcu, “Eğer doğru proje karşıma çıkarsa oyunculuğu değerlendirebilirim. Özellikle dönem dizilerinde güçlü ve savaşçı bir kadın karakteri canlandırmak isterim” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 12.29.41" class="detail-photo img-fluid" height="1572" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-122941.jpeg" width="1309" /></p>

<h2>"Beni Dövebilir misin?" Sorularına Alıştım</h2>

<p>Kendisine yöneltilen ilginç sorulara da değinen Yılmaz, “Genelde erkeklerden ‘Beni dövebilir misin?’ sorusunu alıyorum. İlk başlarda şaşırıyordum ama artık alıştım” diyerek gülümsedi.</p>

<p>Sporun dışında müzik, dans ve seyahatle ilgilendiğini söyleyen başarılı sporcu, boş zamanlarında bağlama çaldığını ve farklı kültürleri keşfetmekten keyif aldığını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 12.29.40 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-122940-1.jpeg" width="1200" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 12.29.40" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-122940.jpeg" width="1200" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 22 At 12.29.39" class="detail-photo img-fluid" height="1624" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-122939.jpeg" width="1319" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/karatenin-azra-akini-oyunculuga-goz-kirpti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-22-at-122940-1.jpeg" type="image/jpeg" length="17213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Dal Değdi Gözüme" Adana'da İzleyiciyle Buluştu: "Çocukların Yeri Tarlalar Değil, Okullar"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dal-degdi-gozume-adanada-izleyiciyle-bulustu-cocuklarin-yeri-tarlalar-degil-okullar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dal-degdi-gozume-adanada-izleyiciyle-bulustu-cocuklarin-yeri-tarlalar-degil-okullar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen'de gösterilen "Dal Değdi Gözüme" belgeseli, mevsimlik tarım işçiliği, çocuk işçiliği ve çocuk hakları üzerine önemli bir buluşmaya dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p>Her Yer Çocuk Derneği, KESK Adana Kadın Meclisi ve Eğitim Sen Adana Şubesi'nin ortak organizasyonuyla Adana'da gösterilen <strong>"Dal Değdi Gözüme"</strong> belgeseli, mevsimlik tarım işçiliği, çocuk işçiliği ve çocuk hakları üzerine önemli bir buluşmaya dönüştü. Gösterimin ardından yönetmen <strong>Alper Şen</strong> ile gerçekleştirilen söyleşide, belgeselin yalnızca gerçekliği kayıt altına almak için değil, onu değiştirecek mücadeleye katkı sunmak amacıyla üretildiği vurgulandı.</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 20 At 23.21.49" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-20-at-232149.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Çocukların yaşamına tanıklık etmek için buluştular</strong></h2>

<p>Her Yer Çocuk Derneği, KESK Kadın Meclisi ve Eğitim Sen Adana Şubesi'nin ortaklaşa düzenlediği <strong>"Dal Değdi Gözüme"</strong> belgesel gösterimi, Adana'da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Mevsimlik tarım işçisi çocukların yaşamını merkeze alan belgesel, izleyicilere çocukların karşı karşıya kaldığı eşitsizlikleri ve hak ihlallerini yeniden düşünme fırsatı sundu.</p>

<p>Gösterimin ardından belgeselin yönetmeni <strong>Alper Şen</strong> ile söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide hem belgeselin ortaya çıkış süreci hem de çocuk hakları mücadelesi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 20 At 23.21.50 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-20-at-232150-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eğitim Sen: "Yalnızca bir belgesel izlemek için değil, çocukların yaşamına tanıklık etmek için buradayız"</strong></h2>

<p>Etkinliğe ev sahipliği yapan Eğitim Sen Adana Şubesi adına açılış konuşmasını Eğitim Sekreteri <strong>Savaş İlhan</strong> yaptı.</p>

<p>İlhan, katılımcıların yalnızca bir belgesel izlemek için değil, çocukların yaşamlarına, karşılaştıkları zorluklara ve onların dünyasına birlikte tanıklık etmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p>"Dal Değdi Gözüme" belgeselinin çocukların yaşadığı toplumsal gerçeklikleri görünür kılarken izleyicilere önemli sorular yönelttiğini belirten İlhan, "Çocukların güvenli, özgür ve eşit bir yaşam hakkını ne kadar sağlayabiliyoruz? Onların sesini ne kadar duyuyoruz?" sorularının herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>Eğitim Sen'in eğitimi yalnızca okul duvarları içinde değil, yaşamın bütünü içinde değerlendirdiğini belirten İlhan, her çocuğun nitelikli eğitime, güvenli bir çevreye ve mutlu bir geleceğe erişme hakkını savunduklarını dile getirdi.</p>

<p>Bu nedenle çocuk haklarını görünür kılan çalışmaların toplumda farkındalık yaratması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan İlhan, belgeselin hazırlanmasında emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkür ederek çalışmanın çocuk hakları, eğitim ve toplumsal sorumluluk üzerine yeni tartışmaların önünü açmasını temenni etti.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 20 At 23.21.50" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-20-at-232150.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>KESK Adana Kadın Meclisi: "Çukurova'da gördüğümüz tablo ağır hak ihlallerini ortaya koyuyor"</strong></h2>

<p>KESK Kadın Meclisi adına konuşan <strong>Gülcan Aydın</strong>, Adana Kadın Meclisi olarak yaklaşık bir aydır Çukurova'nın farklı bölgelerinde gezici tarım işçiliğinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerini araştırdıklarını anlattı.</p>

<p>Yenice, Solaklı, Tuzla ve Yumurtalık'ta yürüttükleri saha çalışmaları, anketler ve gözlemlerin son derece ağır bir tablo ortaya koyduğunu belirten Aydın, tarımda iş gücü olarak görülmeleri nedeniyle çok sayıda çocuk doğurmak zorunda bırakılan genç annelerle karşılaştıklarını söyledi.</p>

<p>Kadınların uzun çalışma saatleri boyunca ağır koşullarda, düşük ücretlerle, sosyal güvenceden yoksun ve kayıt dışı çalıştırıldığını belirten Aydın, sağlık hizmetlerine erişemeyen ve insanca yaşam koşullarından mahrum bırakılan çok sayıda aileyle görüştüklerini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Çocukların eğitim hakkı sürekli kesintiye uğruyor"</strong></h2>

<p>Saha araştırmalarının en çarpıcı sonuçlarından birinin çocukların eğitim hakkına ilişkin olduğunu söyleyen Gülcan Aydın, görüştükleri ailelerin büyük bölümünde çocukların eğitim yaşamlarının kesintiye uğradığını aktardı.</p>

<p>Sürekli göç etmek zorunda kalan çocukların okullarına düzenli devam edemediğini, birçok çocuğun eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını belirten Aydın, çocuk işçiliğinin hâlâ yaygın biçimde sürdüğünü ve çocukların tarlalarda emek sömürüsünün bir parçası haline getirildiğini dile getirdi.</p>

<p>Aydın, yaşananların yalnızca bireysel yoksullukla açıklanamayacağını, bunun mevcut ekonomik ve toplumsal sistemin ürettiği derin eşitsizliklerin sonucu olduğunu söyledi.</p>

<p>Neoliberal politikaların tarım emekçilerini güvencesizliğe mahkûm ettiğini, kamusal hizmetlerin zayıflatıldığını ve sosyal devlet anlayışının geriletilmesiyle kadınlar ve çocukların en ağır bedeli ödediğini ifade eden Aydın, bunun sistematik bir emek sömürüsünü ve sürekli hak ihlallerini gözler önüne serdiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>"Kamucu politikalar olmadan çözüm mümkün değil"</strong></h2>

<p>KESK'in kamu emekçileri mücadelesi perspektifini hatırlatan Aydın, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasına karşı eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim ile sağlık hizmetlerinin herkes için erişilebilir olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Emekçilerin sendikal haklarının güvence altına alındığı, güvenceli çalışma koşullarının oluşturulduğu ve sosyal adaletin esas alındığı bir düzen kurulmadan sorunların çözülemeyeceğini belirten Aydın, kadın emeğinin görünmez kılınmadığı, çocukların iş gücüne değil eğitime yönlendirildiği demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal yapının mümkün olduğunu söyledi.</p>

<p>Aydın konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:</p>

<p>"Eğitim ve sağlık hizmetlerine eşit erişim sağlanmalı, gezici tarım işçilerinin insanca yaşayabileceği güvenceli çalışma koşulları oluşturulmalı, sosyal güvenlik hakları eksiksiz uygulanmalı, çocuk işçiliği etkin biçimde önlenmeli ve hiçbir çocuğun eğitim hakkından mahrum kalmasına izin verilmemelidir. Kadınların emeğinin sömürülmediği, çocukların tarlalarda değil okullarda olduğu bir yaşam mümkündür."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Her Yer Çocuk Derneği: "Karadeniz'deki tablo ile Çukurova arasında büyük fark yok"</strong></h2>

<p>Her Yer Çocuk Derneği adına konuşan <strong>Ece İdil Ceylan</strong>, belgeselin Karadeniz'deki fındık hasadı sürecini anlatmasına karşın, ülkedeki mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunların yalnızca o bölgeyle sınırlı olmadığını söyledi.</p>

<p>Karadeniz'deki fındık işçilerinin yaşam koşullarıyla Antep ve Adana başta olmak üzere Güney'deki mevsimlik tarım işçilerinin yaşamları arasında büyük benzerlikler bulunduğunu ifade eden Ceylan, çocuk işçiliğinin farklı bölgelerde benzer biçimlerde sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Belgeselde anlatılan gerçekliğin Çukurova'da da yaşandığını vurgulayan Ceylan, çocuk hakları mücadelesini ve çocuk işçiliğine karşı yürütülen çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Alper Şen: "Belgelemek kadar değiştirmek için mücadele etmek de önemli"</strong></h2>

<p>Belgesel gösteriminin ardından gerçekleştirilen söyleşide yönetmen <strong>Alper Şen</strong>, izleyicilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Şen, belgesel üretiminin yalnızca yaşananları kayıt altına almak anlamına gelmediğini belirterek, belgelemenin kıymetinin toplumsal gerçekliği görünür kılmasının yanında, o gerçekliği değiştirecek mücadeleye katkı sunmasında yattığını ifade etti.</p>

<p>Belgeselin çocuk işçiliği, mevsimlik tarım emekçiliği ve çocuk hakları konusunda toplumsal duyarlılığı artırmasını hedeflediğini dile getiren Şen, sanatın ve belgesel sinemanın toplumsal dönüşümün önemli araçlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Çocuk hakları mücadelesine ortak çağrı</strong></h2>

<p>Gösterim boyunca yapılan konuşmalarda ortak vurgu; mevsimlik tarım işçiliğinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki ağır etkilerinin görünür kılınması, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi, eğitim hakkının güvence altına alınması ve kamusal sosyal politikaların güçlendirilmesi oldu.</p>

<p>Katılımcılar, çocukların tarlalarda değil okullarda olması gerektiğini vurgulayarak, çocuk hakları mücadelesinin büyütülmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dal-degdi-gozume-adanada-izleyiciyle-bulustu-cocuklarin-yeri-tarlalar-degil-okullar</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 06:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-20-at-225600.jpeg" type="image/jpeg" length="56098"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
