<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven, tarafsız ve güncel habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan güvenilir bilgileri okurlarına sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 07:14:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Muayene Masa Örtüsü Seçimi Neden Önemli?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/muayene-masa-ortusu-secimi-neden-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/muayene-masa-ortusu-secimi-neden-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Rulo Sedye Örtüsü mü, Laminasyonlu Örtü mü?</h2>

<p>Sağlıkta Doğru Tercih Tartışılıyor<br />
Muayene masa örtüsü nedir? Tıbbi alanlarda hijyen sağlamak için kullanılan tek kullanımlık veya çok katmanlı örtülerdir.<br />
Temel faktörler:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Hijyen ve enfeksiyon kontrolü</li>
 <li>Kullanım kolaylığı (rulo sistem)</li>
 <li>Sıvı geçirmezlik (laminasyon)<br />
 Bu içerikte üç ana ürünün farklarını, kullanım alanlarını ve seçim kriterlerini net şekilde öğrenirsin.</li>
</ul>

<p></p>

<h2>Muayene Masa Örtüsü Nedir?</h2>

<p><a href="https://www.renasan.com.tr/tr/kategori/muayene-masa-ortuleri-rulo-sedye-ortuleri" rel="dofollow">Muayene masa örtüsü</a>, hastaneler, klinikler ve sağlık merkezlerinde muayene masalarının hijyenini korumak için kullanılan koruyucu örtüdür. Genellikle tek kullanımlık olur ve her hasta sonrası değiştirilir.</p>

<p>Sektör verilerine göre sağlık kuruluşlarında <strong>tek kullanımlık ürün kullanımı %70+ oranında tercih ediliyor</strong>. Bunun nedeni açık: enfeksiyon riskini minimuma indirmek.</p>

<h3>Peki neden bu kadar kritik?</h3>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bakteri ve virüs geçişini önler</li>
 <li>Hasta güvenini artırır</li>
 <li>Temizlik süresini kısaltır</li>
</ul>

<p><strong>Kısa konuşalım:</strong><br />
→ Hijyen yoksa güven yok.</p>

<p><strong>Mikro içgörü:</strong> Pratikte şunu görüyoruz: Hastalar en çok temas ettikleri yüzeye dikkat eder. Yani masa örtüsü aslında görünmeyen bir “güven unsuru”.</p>

<p></p>

<h2>Rulo Sedye Örtüsü Nedir ve Neden Kullanılır?</h2>

<p><a href="https://www.renasan.com.tr/tr/kategori/muayene-masa-ortuleri-rulo-sedye-ortuleri" rel="dofollow">Rulo sedye örtüsü</a>, perforajlı (koparılabilir) yapıda üretilen ve sedye veya muayene masasına sarılarak kullanılan pratik bir çözümdür.</p>

<p>En büyük avantajı hızdır.</p>

<p>Bir hasta kalkar → bir parça koparılır → yeni hasta hazır.</p>

<p><strong>Avantajları</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Hızlı kullanım (zamandan %30’a kadar tasarruf sağlar)</li>
 <li>Standart ölçüler sayesinde uyumluluk</li>
 <li>Atık yönetiminde kolaylık</li>
</ul>

<p><strong>Ama burada kritik bir detay var:</strong></p>

<p>Rulo örtüler genellikle tek katlı veya çift katlıdır. Eğer sıvı teması yoğunsa bu yeterli olmayabilir.</p>

<p>İşte tam burada laminasyon devreye girer.</p>

<p></p>

<h2>Laminasyonlu Masa Örtüsü Nedir?</h2>

<p><a href="https://www.renasan.com.tr/tr/laminasyonlu-masa-ortusu" rel="dofollow">Laminasyonlu masa örtüsü</a>, alt katmanında sıvı geçirmez film bulunan çok katmanlı bir yapıya sahiptir.</p>

<p>Yani sadece örtmez → korur.</p>

<p><strong>Yapısı</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Üst katman: Emici kağıt</li>
 <li>Alt katman: PE film (sıvı geçirmez)</li>
</ul>

<p>Araştırmalar, sıvı geçirmez yüzeylerin <strong>kontaminasyon riskini %40’a kadar azalttığını</strong> gösteriyor.</p>

<p><strong>Mikro içgörü:</strong> Çoğu klinik ilk başta maliyet nedeniyle laminasyonlu ürünlerden kaçınır. Ama uzun vadede temizlik ve risk maliyeti daha yüksek olur.</p>

<p>→ Ucuz olan her zaman ekonomik değildir.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.renasan.com.tr/tr/kategori/muayene-masa-ortuleri-rulo-sedye-ortuleri" rel="dofollow"><strong>Muayene Örtüsü</strong></a><strong> Türleri Karşılaştırması</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Özellik</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Muayene Masa Örtüsü</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Rulo Sedye Örtüsü</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Laminasyonlu Örtü</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>Kullanım Şekli</p>
   </td>
   <td>
   <p>Tek tek</p>
   </td>
   <td>
   <p>Rulo</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td>
   <p>Tek veya rulo</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Hijyen Seviyesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Orta</p>
   </td>
   <td>
   <p>Orta</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüksek</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Sıvı Dayanıklılığı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Düşük</p>
   </td>
   <td>
   <p>Düşük-Orta</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüksek</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Kullanım Hızı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Orta</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yüksek</p>
   </td>
   <td>
   <p>Orta</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Maliyet</p>
   </td>
   <td>
   <p>Düşük</p>
   </td>
   <td>
   <p>Düşük</p>
   </td>
   <td>
   <p>Orta-Yüksek</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Net fark:</p>

<p>→ Hız istiyorsan: rulo<br />
→ Maksimum hijyen istiyorsan: laminasyonlu<br />
→ Standart kullanım: klasik örtü</p>

<p></p>

<h2>Hangi Durumda Hangi Örtüyü Seçmelisin?</h2>

<p>Kafandaki soru şu: “Ben hangisini almalıyım?”</p>

<p>Cevap kullanım senaryosunda gizli.</p>

<p><strong>Seçim Checklist</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Hasta sirkülasyonu yüksek mi? → <strong>Rulo örtü</strong></li>
 <li>Sıvı teması (kan, jel vs.) var mı? → <strong>Laminasyonlu örtü</strong></li>
 <li>Bütçe sınırlı mı? → <strong>Standart örtü</strong></li>
 <li>Hijyen öncelik mi? → <strong>Laminasyonlu</strong></li>
</ul>

<p><strong>Mikro içgörü:</strong> En iyi çözüm çoğu zaman tek ürün değildir. Klinikler genelde hibrit kullanım yapar.</p>

<p>Yani:<br />
→ Genel muayene = rulo<br />
→ Özel işlemler = laminasyonlu</p>

<p></p>

<h2>2026 Güncellemesi: Trendler Nereye Gidiyor?</h2>

<p>Sağlık sektöründe örtü kullanımı hızla değişiyor.</p>

<h3>Öne çıkan trendler:</h3>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Biyobozunur malzemeler</li>
 <li>Antibakteriyel yüzeyler</li>
 <li>Daha dayanıklı ince katman teknolojileri</li>
</ul>

<p>Araştırmalar, sürdürülebilir medikal ürün pazarının her yıl büyüdüğünü gösteriyor. Yani sadece hijyen değil, çevre etkisi de artık karar faktörü.</p>

<p></p>

<h2>Sonuç</h2>

<p>Bu iş sandığından basit değil.</p>

<p>Muayene örtüsü sadece bir sarf malzeme değil; hız, hijyen ve hasta algısını doğrudan etkiler.<br />
Yanlış seçim → zaman kaybı, risk ve ekstra maliyet demek.</p>

<p>Doğru seçim ise sessiz bir avantaj sağlar. Kimse fark etmez ama herkes hisseder.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/muayene-masa-ortusu-secimi-neden-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-15-at-211616-1.jpeg" type="image/jpeg" length="16498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SES Adana’dan çarpıcı uyarı: “Halk sağlığı laboratuvarları çökme noktasında!”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ses-adanadan-carpici-uyari-halk-sagligi-laboratuvarlari-cokme-noktasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ses-adanadan-carpici-uyari-halk-sagligi-laboratuvarlari-cokme-noktasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, özellikle artan HPV testleriyle birlikte laboratuvarlarda yaşanan yoğunluğun kritik bir eşiğe ulaştığı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p><strong>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şube Eşbaşkanı Şükran Güzel</strong>, halk sağlığı laboratuvarlarında çalışan emekçilerin ağır çalışma koşulları ve görmezden gelinen sorunlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, özellikle artan HPV testleriyle birlikte laboratuvarlarda yaşanan yoğunluğun kritik bir eşiğe ulaştığı vurgulandı.</p>
</blockquote>
</section>

<section dir="auto">
<h3><strong>“Toplum sağlığının yükü görünmeyen emekçilerin omzunda”</strong></h3>

<p>SES tarafından yapılan açıklamada, halk sağlığı laboratuvarlarının bulaşıcı hastalıkların erken teşhisi, su ve gıda güvenliği gibi hayati görevler üstlendiği hatırlatıldı. Ancak bu kritik hizmetleri sürdüren emekçilerin yıllardır çözülmeyen sorunlarla baş başa bırakıldığı ifade edildi.</p>

<p>Son dönemde <strong>HPV (Human Papilloma Virüsü)</strong> aşısı ve tarama testlerine olan talebin artmasıyla birlikte laboratuvarlardaki iş yükünün ciddi şekilde arttığı belirtilerek, mevcut personelin bu yükü karşılamakta zorlandığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>“Dört ilin yükü Adana’ya yıkıldı”</strong></h3>

<p>Açıklamada dikkat çeken bir diğer nokta ise bölgesel yoğunluk oldu.<br />
<strong>Mersin, Hatay, Osmaniye ve Adana</strong> illerinde yapılan tüm testlerin Adana Halk Sağlığı Müdürlüğü’nde toplandığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<ul>
 <li>Bu durumun ciddi bir iş yükü artışına yol açtığı</li>
 <li>Test süreçlerinde gecikmelere neden olduğu</li>
 <li>Çalışanlar üzerinde fiziksel ve psikolojik baskıyı artırdığı</li>
</ul>

<p>Özellikle Mersin’de gerekli teknik altyapı ve personel bulunmasına rağmen testlerin Adana’ya gönderilmesinin <strong>“plansızlık ve kaynak israfı”</strong> olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>Laboratuvar emekçilerinin temel sorunları</strong></h3>

<p>SES’in açıklamasında laboratuvar çalışanlarının yaşadığı sorunlar başlıklar halinde sıralandı:</p>

<ul>
 <li><strong>Ağır iş yükü ve personel eksikliği:</strong> Artan test sayısına rağmen yeni istihdam yapılmıyor</li>
 <li><strong>Düşük ücret ve adaletsiz ek ödemeler:</strong> Riskli işe rağmen yetersiz ücret politikası</li>
 <li><strong>İş sağlığı ve güvenliği eksiklikleri:</strong> Kimyasal ve biyolojik risklere karşı yetersiz önlem</li>
 <li><strong>Mesleki görünmezlik:</strong> Laboratuvar emekçilerinin rolü yeterince tanınmıyor</li>
 <li><strong>Keyfi görevlendirmeler:</strong> Liyakat yerine idari keyfiyetin belirleyici olması</li>
 <li><strong>Altyapı ve planlama eksikliği:</strong> Artan talebe rağmen kapasite artırılmıyor</li>
</ul>

<h3><strong>“Bu sorun sadece çalışanların değil, toplumun sorunudur”</strong></h3>

<p>Şükran Güzel, laboratuvar çalışanlarının yaşadığı sorunların yalnızca emekçileri değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendirdiğini belirtti. HPV gibi erken teşhisle kontrol altına alınabilecek hastalıklara karşı yürütülen programların, ancak güçlü bir laboratuvar altyapısı ile başarılı olabileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>SES’in talepleri</strong></h3>

<p>Sendika, çözüm için şu adımların acilen atılmasını istedi:</p>

<ul>
 <li>Yeterli sayıda <strong>kadrolu personel alımı</strong></li>
 <li><strong>Ücretlerin iyileştirilmesi</strong> ve adil ek ödeme sistemi</li>
 <li><strong>İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması</strong></li>
 <li>Laboratuvar çalışanlarının <strong>mesleki ve özlük haklarının tanınması</strong></li>
 <li>HPV programlarının <strong>bilimsel planlama ile yürütülmesi</strong></li>
 <li><strong>Liyakat esaslı, demokratik yönetim anlayışı</strong></li>
</ul>

<h3><strong>“Sağlık emekçilerinin emeği yok sayılamaz”</strong></h3>

<p>Açıklamanın sonunda SES, sağlık emekçilerinin hakları için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek şu mesajı verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Sağlık emekçilerinin emeğini yok sayan bu yaklaşım sürdürülebilir değildir. Çözüm sağlanana kadar mücadelemiz sürecek.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Yaşatmak için yaşamak istiyoruz”</strong></h3>

<p>SES’in açıklaması, sağlık alanındaki temel ilkeyi bir kez daha hatırlatan şu sloganlarla son buldu:</p>

<p><strong>“Yaşatmak için yaşamak istiyoruz!”</strong><br />
<strong>“Sağlık haktır, satılamaz!”</strong></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ses-adanadan-carpici-uyari-halk-sagligi-laboratuvarlari-cokme-noktasinda</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-14-at-184030.jpeg" type="image/jpeg" length="25015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMILE Lazer Herkes İçin Uygun mu?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/smile-lazer-herkes-icin-uygun-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/smile-lazer-herkes-icin-uygun-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözlük ya da kontakt lens kullanımı, özellikle aktif yaşam tarzına sahip kişiler için zaman zaman ciddi bir konfor problemi yaratabiliyor. Sabah uyanır uyanmaz gözlüğü aramak, spor yaparken lensle uğraşmak ya da uzun süre ekrana bakıldığında oluşan kuruluk hissi… Tüm bunlar, alternatif çözümleri gündeme getiriyor. Son yıllarda bu alternatiflerin başında ise <a href="https://venividigoz.com/smile-lazer" rel="dofollow">SMILE lazer</a> yöntemi geliyor.</p>

<p>Göz sağlığı alanında gelişen teknolojilerle birlikte, lazer tedavileri de daha hassas ve konforlu hale geldi. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) yöntemi de bu yenilikçi yaklaşımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Ancak her teknolojide olduğu gibi burada da en kritik soru şu: Bu yöntem kimler için gerçekten uygun?</p>

<p>Veni Vidi Göz Bakırköy Merkezinde görev yapan <a href="https://venividigoz.com/op-dr-kadir-colakoglu" rel="dofollow">Op. Dr. Kadir Çolakoğlu</a>, SMILE lazerin popülerliğinin artmasına rağmen her hasta için doğru tercih olmayabileceğinin altını çiziyor. Ona göre, lazer tedavilerinde başarıyı belirleyen en önemli faktör, doğru hasta seçimi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SMILE Lazer Kimlere Uygulanabilir?</strong></p>

<p>Uzmanlara göre SMILE lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan bireyler için geliştirilen bir yöntem. Ancak bunun da bazı kriterleri bulunuyor.</p>

<p>Örneğin, hastanın 18 yaşını doldurmuş olması ve göz numarasının son bir yıl içinde değişmemiş olması önemli bir kriter olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra kornea yapısının uygunluğu da tedavinin planlanmasında belirleyici rol oynuyor.</p>

<p>Op. Dr. Çolakoğlu bu noktada şu ifadeleri kullanıyor:<br />
“Her hasta kendine özgüdür. Aynı göz numarasına sahip iki kişide bile farklı sonuçlar elde edilebilir. Bu yüzden detaylı muayene yapılmadan ‘uygundur’ demek doğru olmaz.”</p>

<p><strong>Neden Bu Kadar Konuşuluyor?</strong></p>

<p>SMILE lazerin bu kadar ilgi görmesinin en önemli nedenlerinden biri, klasik yöntemlere göre daha minimal bir işlem olması. Yani göz yüzeyinde daha küçük bir kesi ile işlem gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Bu da beraberinde bazı avantajları getirebiliyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Daha hızlı iyileşme süreci</li>
 <li>Günlük hayata daha kısa sürede dönüş</li>
 <li>Göz kuruluğu riskinin daha düşük olması</li>
</ul>

<p>Ancak burada önemli bir detay var: Her avantaj, doğru hasta grubunda geçerlidir.</p>

<p><strong>“Teknoloji Var Diye Herkes İçin Uygun Değil”</strong></p>

<p>Op. Dr. Kadir Çolakoğlu, lazer tedavilerine olan yoğun ilginin bazen yanlış beklentiler oluşturduğunu belirtiyor. Ona göre hastalar, teknolojiyi değil, kendilerine uygun yöntemi seçmeli.</p>

<p>“Günümüzde birçok farklı lazer tekniği var. SMILE bunlardan biri. Ama önemli olan ‘en yeni’ olan değil, ‘en uygun’ olanı seçmektir.”</p>

<p>Bu yaklaşım, aslında tedavi sürecinin en kritik noktalarından birine işaret ediyor: Kişiselleştirme.</p>

<p><strong>Aktif Yaşam Tarzı Olanlar İçin Alternatif mi?</strong></p>

<p>Özellikle sporla ilgilenen, sık seyahat eden ya da yoğun tempoda çalışan bireyler için gözlük ve lens kullanımının zorlukları biliniyor. Bu noktada SMILE lazer, bazı hastalar için konforlu bir alternatif haline gelebiliyor.</p>

<p>Ancak yine altı çizilmesi gereken nokta şu: Her aktif birey otomatik olarak uygun aday değildir.</p>

<p><strong>Karar Öncesi Doğru Değerlendirme Şart</strong></p>

<p>SMILE lazer, günümüz teknolojisiyle oldukça gelişmiş bir yöntem olsa da, tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemeli. En doğru yaklaşım, detaylı bir göz muayenesi ve uzman değerlendirmesi sonrası karar vermek.</p>

<p>Çünkü söz konusu olan şey, sadece net görmek değil; aynı zamanda uzun vadeli göz sağlığını korumak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/smile-lazer-herkes-icin-uygun-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/smile-lazer-herkes-icin-uygun-mu.png" type="image/jpeg" length="77480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cerrahide Yenilikçi Gelişmeler ve Yapay Zekâ Kongresi Çukurova Üniversitesinde Başladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cerrahide-yenilikci-gelismeler-ve-yapay-zeka-kongresi-cukurova-universitesinde-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cerrahide-yenilikci-gelismeler-ve-yapay-zeka-kongresi-cukurova-universitesinde-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Cerrahi Öğrenci Kulübü’nün (C’SIS) ev sahipliğinde düzenlenen “Cerrahide Yenilikçi Gelişmeler ve Yapay Zekâ” Kongresi, geniş katılımlı bir açılışla başladı. Birinci Ulusal C’SIS Tıp Öğrenci Kongresi, 11–12 Nisan tarihlerinde çok sayıda değerli bilim insanı, hekim ve tıp öğrencisini ağırlıyor.</p>

<p>Kongrenin açılış konuşmaları; Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Sert, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Biricik ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hacer Yapıcıoğlu Yıldızdaş tarafından gerçekleştirildi. Kongre, Prof. Dr. Erol Kesiktaş’ın “Cerrahinin Tarihçesi” başlıklı sunumuyla başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="C95711F7 F6Cf 497A Acf4 857D6713Cb75" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/c95711f7-f6cf-497a-acf4-857d6713cb75.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Çocuk Cerrahisinde Yapay Zekâ Ele Alındı</strong></p>

<p>Açılışın ardından Prof. Dr. Recep Tucer’in oturum başkanlığını ve Stj. Dr. Melek Beyza Şafak’ın başkan yardımcılığını üstlendiği Çocuk Cerrahisi Oturumu gerçekleştirildi. Oturumda Prof. Dr. Şeref Selçuk Kılıç, “Çocuk Cerrahisinde Yapay Zekâ – Bugünü, Yarını ve Biz” başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap etti.</p>

<p><strong>Robotik Cerrahi ve Yapay Zekâ Tartışıldı</strong></p>

<p>“Genel Cerrahi ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon” ortak oturumunda Prof. Dr. Gürhan Sakman oturum başkanı, Stj. Dr. Nehir Erdoğan ise başkan yardımcısı olarak görev aldı. Dr. Öğr. Üyesi Uğur Topal’ın “Otonomik Robotik Cerrahi Çağına mı Giriyoruz?” başlıklı sunumu yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Oturumda ayrıca: Dr. Öğr. Üyesi Serdar Gümüş “Yapay Zekâ ve Derin Öğrenme Cerrahi Pratiğimizi Nasıl Etkileyecek”, Prof. Dr. Ersel Güleç ise “Anestezi Uygulamalarında Yapay Zekâ” konulu sunumlarını gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Üroloji ve Kadın Hastalıkları Alanında Yenilikçi Sunumlar</strong></p>

<p>Üroloji oturumunda Doç. Dr. Mutlu Değer oturum başkanlığını üstlenirken, Stj. Dr. Ömer Coşkun başkan yardımcısı olarak görev aldı. Oturumda: Dr. Öğr. Üyesi İsmail Önder Yılmaz “Üroonkolojide ve Robotik Ürolojik Cerrahide Yapay Zekâ”, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Gürkan Arıkan ise “Endoürolojide Akıllı Teknolojiler ve Yapay Zekâ” başlıklı sunumlarını yaptı.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum oturumunda Prof. Dr. Ümran Küçükgöz Güleç oturum başkanı, Stj. Dr. Özge Tangiz ise başkan yardımcısı olarak yer aldı. Bu oturumda:</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Duygu Güzel “Jinekolojide ICG ile Görünmeyeni Görmek”, Prof. Dr. Ganim Khatip “Doğal Orifis Cerrahisi ile Kesi Olmadan Güvenli, Hassas ve Etkili Müdahaleler” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Beyin ve Sinir Cerrahisinde Yenilikçi Yaklaşımlar</strong></p>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi oturumunda Arş. Gör. Dr. Mehmet Kanık oturum başkanlığını üstlenirken, Stj. Dr. Nehir Erdoğan başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Dr. Cafer Can Ezgü, “Kafatasını Açmadan Beyne Yolculuk: Mononostril Endoskopik Kafa Tabanı Cerrahisi” başlıklı sunumuyla dikkat çekti.</p>

<p><strong>Öğrenci Odaklı Bilimsel ve Sosyal Bir Organizasyon</strong></p>

<p>Çeşitli atölye çalışmaları ve müzik dinletileriyle zenginleştirilen kongre, özellikle şehir dışından gelen katılımcılar için eşsiz bir deneyime dönüştü. Organizasyon, bir öğrenci kulübü tarafından düzenlenen en kapsamlı ve nitelikli tıbbi kongrelerden biri olma iddiasını taşıyor.</p>

<p>Kongrenin tüm hazırlık süreci Stj. Dr. Devlet Güven Topal, Stj. Dr. Ömer Coşkun, Stj. Dr. Özge Tangiz, Stj. Dr. Melek Beyza Şafak ve Stj. Dr. Nehir Erdoğan tarafından büyük bir özveriyle yürütüldü. Genç hekimler, organizasyon sürecindeki başarılarıyla akademisyenlerden tam not aldı.</p>

<p><strong>Kongre 12 Nisan’da Devam Edecek</strong></p>

<p>Cerrahinin dünü, bugünü ve geleceğine ışık tutan kongre; alanında uzman konuşmacılar, uygulamalı atölyeler ve sosyal etkinliklerle 12 Nisan’da da Çukurova Üniversitesi ev sahipliğinde devam edecek. Bu önemli bilimsel buluşma, tıp öğrencilerinin akademik ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="Eba45267 4105 4107 82C0 Ac542E49709C" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/eba45267-4105-4107-82c0-ac542e49709c.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="C95711F7 F6Cf 497A Acf4 857D6713Cb75" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/c95711f7-f6cf-497a-acf4-857d6713cb75.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Cae5840E 41Dc 4D39 814E C46Cfca63352" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/cae5840e-41dc-4d39-814e-c46cfca63352.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="923A3866 Cf03 4D2B A641 Be9444A102E6" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/923a3866-cf03-4d2b-a641-be9444a102e6.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="955A238A 463A 4B34 Aa4C 63E4Ee72Fbb9" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/955a238a-463a-4b34-aa4c-63e4ee72fbb9.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="60A9Acfa F054 4D75 8Bfe 47B12D939E3A" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/60a9acfa-f054-4d75-8bfe-47b12d939e3a.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="518Ad93E 75B8 435D 8Fce 37C35A418256" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/518ad93e-75b8-435d-8fce-37c35a418256.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="6Bd66A31 B5A7 402E 87Cc 123678D4362A" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/6bd66a31-b5a7-402e-87cc-123678d4362a.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="6Beb0Aaf A5D3 42Ed 9565 1Da3Cc62Ddf9" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/6beb0aaf-a5d3-42ed-9565-1da3cc62ddf9.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="1D43F0D7 8A02 43Df 9917 C7528F394389" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/1d43f0d7-8a02-43df-9917-c7528f394389.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cerrahide-yenilikci-gelismeler-ve-yapay-zeka-kongresi-cukurova-universitesinde-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/e145dd5a-0a4c-43ca-8acd-e56e19ffd74c.jpeg" type="image/jpeg" length="94743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan yeni taslak: Aile hekimliği sistemi değişiyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/saglik-bakanligindan-yeni-taslak-aile-hekimligi-sistemi-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/saglik-bakanligindan-yeni-taslak-aile-hekimligi-sistemi-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni kanun teklifi taslağı, Türkiye genelinde aile hekimliği sisteminde köklü değişiklikler öngörüyor. Yaklaşık <strong>28 bin aile hekimliği birimi</strong> ve <strong>56 bin sözleşmeli sağlık çalışanını</strong> kapsayan düzenlemenin, idari süreçleri hızlandırması ve mevcut hukuki belirsizlikleri gidermesi hedefleniyor.</p>

<h3>Sözleşme yetkisi yerelleştiriliyor</h3>

<p>Taslağın en dikkat çekici başlıklarından biri, sözleşme süreçlerinde yapılacak değişiklik:</p>

<ul>
 <li>Mevcut sistemde merkezi olarak yürütülen sözleşmeler</li>
 <li>Yeni düzenlemeyle <strong>yerel yönetimlere devredilecek</strong></li>
 <li>Yetki, <strong>valilikler</strong> ve <strong>il sağlık müdürlüklerine</strong> bırakılacak</li>
</ul>

<p>Bu adımın, bürokratik süreçleri hızlandırması ve yerelde daha hızlı karar alınmasını sağlaması amaçlanıyor.</p>

<h3>Devamsızlığa net sınır geliyor</h3>

<p>Yeni düzenleme, uzun süredir tartışılan “devamsızlık” konusuna da açık bir çerçeve getiriyor:</p>

<ul>
 <li>Mevcut sistemde devamsızlık süresine dair net bir yasal sınır bulunmuyor</li>
 <li>Taslakla birlikte bu boşluk gideriliyor</li>
 <li><strong>Mazeretsiz olarak 8 haftayı aşan devamsızlık</strong> durumunda<br />
 👉 Sözleşme <strong>otomatik olarak sona erecek</strong></li>
</ul>

<p>Bu düzenleme ile sistemde disiplinin artırılması hedefleniyor.</p>

<h3>Amaç: Hızlı yönetim, net hukuk</h3>

<p>Hazırlanan taslakla birlikte:</p>

<ul>
 <li>İdari süreçlerin hızlandırılması</li>
 <li>Yerel düzeyde karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi</li>
 <li>Hukuki belirsizliklerin ortadan kaldırılması</li>
</ul>

<p>amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Değerlendirme</h2>

<p>Yeni düzenleme, aile hekimliği sisteminde merkezi yapıdan yerel yönetime doğru önemli bir kaymaya işaret ediyor. Özellikle sözleşme yetkisinin yerelleştirilmesi ve devamsızlığa getirilen kesin sınır, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları ve güvenceleri açısından tartışma yaratabilecek başlıklar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/saglik-bakanligindan-yeni-taslak-aile-hekimligi-sistemi-degisiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/02/doktor.webp" type="image/jpeg" length="57636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Magnezyum Eksikliği ve Vücudumuza Etkileri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/magnezyum-eksikligi-ve-vucudumuza-etkileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/magnezyum-eksikligi-ve-vucudumuza-etkileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzun sağlıklı, dinamik ve dengeli bir şekilde işleyebilmesi için makro ve mikro besinlerin, özellikle de vitamin ve minerallerin eksiksiz bir şekilde alınması hayati önem taşır. Bu hayati mineraller arasında genellikle göz ardı edilen, ancak hücresel düzeyde üç yüzden fazla enzimatik reaksiyona doğrudan katılan magnezyum; enerji metabolizmasından kas fonksiyonlarına, sinir sistemi iletiminden kemik dokusunun inşasına kadar çok geniş ve kritik bir yelpazede görev yapar.</p>

<p>Ne yazık ki modern tarım uygulamaları nedeniyle topraktaki mineral oranının düşmesi, yüksek oranda işlenmiş gıdalarla beslenme alışkanlıkları ve sürekli strese maruz kalınan modern yaşam tarzı, bu kritik mineralin vücutta yeterli seviyede tutulmasını oldukça zorlaştırmaktadır. Magnezyum depolarının zamanla tükenmesi, günlük yaşam kalitesini derinden etkileyen, bireyi hem fiziksel hem de zihinsel olarak yıpratan ve uzun vadede kronik rahatsızlıklara zemin hazırlayan ciddi sağlık tabloları ortaya çıkarabilir.</p>

<p>Sağlıklı yaşamın temelini oluşturan doğru ve bilimsel bilgilere ulaşmak, günümüzde internet üzerindeki bilgi kirliliği nedeniyle zaman zaman oldukça zorlayıcı bir sürece dönüşebiliyor. Dijital ortamda sağlık, dengeli beslenme, yaşam tarzı ve koruyucu tıp konularına dair güvenilir, titizlikle hazırlanmış içerikler sunan yayıncı platformlar, okuyucuların sağlık okuryazarlığını artırmasında ve bilinçlenmesinde büyük bir rol oynamaktadır. Okuyucusuna değer veren, güncel verileri anlaşılır bir dille sunan ve kapsamlı yazılarıyla dikkat çeken <a href="https://hayatbilgileri.com/" target="_blank"rel="dofollow">hayatbilgileri</a> gibi kaynaklar, doğru sağlık alışkanlıkları edinmek isteyenler için çok önemli bir rehber niteliğindedir. Bu ve benzeri platformlar aracılığıyla beslenme rutinlerimizi objektif bir şekilde gözden geçirmek, vücudumuzdaki olası mineral eksikliklerinin erken farkına varmak çok daha kolaylaşmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücuttaki magnezyum seviyeleri optimum değerlerin altına düştüğünde, fizyolojik sistemler çeşitli uyarı sinyalleri vermeye başlar. Başlangıçta oldukça hafif ve geçici gibi görünen bu sinyaller, eksiklik tablosu derinleştikçe zamanla çok daha belirgin ve rahatsız edici hale gelir. Klinik pratiğe ve gözlemlere bakıldığında, <a href="https://hayatbilgileri.com/saglik/magnezyum-eksikliginin-5-gostergesi/" target="_blank"rel="dofollow">magnezyumun eksikliğinin belirtileri</a> arasında en sık rastlanan durumlar; istemsiz kas spazmları, sabahları yataktan kalkmayı zorlaştıran açıklanamayan yorgunluk hissi ve uykuya dalmada yaşanan kronik zorluklardır. Vücuttaki kasların kasılma ve gevşeme dengesinden birinci derecede sorumlu olan bu mineralin hücresel düzeyde yetersizliği, gece uykunun en derin yerinde uyandıran şiddetli bacak krampları, göz kapağı seğirmeleri veya kaslarda sürekli bir gerginlik hissi olarak kendini net bir şekilde gösterebilir.</p>

<p>Sürekli yorgunluk ve geçmeyen enerji düşüklüğü de bu değerli mineralin eksikliğinde sıkça karşılaşılan, kişinin iş ve sosyal hayatını baltalayan temel şikayetlerdendir. Hücrelerimizin enerji santralleri olarak bilinen mitokondriler, vücudun temel enerji birimini üretirken doğrudan magnezyuma ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla, gece boyunca yeterince uzun süre uyumanıza rağmen sabahları hala bitkin uyanıyorsanız veya gün içinde açıklanamayan ani enerji düşüşleri yaşıyorsanız, hücresel düzeyde ciddi bir magnezyum açlığı çekiyor olabilirsiniz. Buna ek olarak, magnezyumun merkezi sinir sistemi üzerindeki doğal sakinleştirici ve nöronları koruyucu etkisi azaldığında; anksiyete artışı, nedensiz sinirlilik hali ve sese karşı aşırı duyarlılık gibi psikolojik yansımalar da sıkça gözlemlenmektedir.</p>

<p>Kalp ve damar sağlığı açısından değerlendirildiğinde de bu mineralin çok güçlü bir koruyucu kalkan görevi üstlendiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kalp kasının ritmik ve düzenli bir şekilde kasılıp gevşemeye devam etmesi, hücre içindeki kalsiyum ve magnezyum iyonlarının kusursuz dengesine bağlıdır. Bu denge bozulduğunda kalp ritminde düzensizlikler gibi riskli kardiyovasküler durumlar ortaya çıkabilir. Ayrıca magnezyum, vücuda alınan kalsiyumun damar çeperleri yerine kemiklerde doğru bir şekilde depolanmasını sağladığı için, uzun vadeli eksiklikler doğrudan kemik erimesi riskini artırır.</p>

<p>Ortaya çıkan tüm bu belirtiler ve şiddetleri kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterse de, kesin bir teşhis konulabilmesi için spesifik kan testleri ve tıbbi değerlendirme şarttır. Tıbbi test sonuçları ve hastanın anlattığı semptomların bütüncül bir şekilde incelenmesiyle ortaya çıkan <a href="https://hayatbilgileri.com/saglik/" target="_blank"rel="dofollow">kanıtlanmış magnezyum eksikliği</a> vakalarında, uzmanlar ilk etapta beslenme planında radikal değişiklikler yapılmasını veya kişinin ihtiyacına uygun formlarda takviyelerin kullanılmasını önermektedir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, kabak çekirdeği, badem, ceviz, avokado ve bitter çikolata gibi doğal kaynakların günlük diyete düzenli olarak eklenmesi, eksikliğin giderilmesi yolunda atılacak en güvenli adımdır.</p>

<p>Sağlığımızı korumak ve yaşlanma sürecini kaliteli geçirmek hastalık odaklı değil, koruyucu ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bedenimizin bize ağrılar, kramplar veya yorgunluklar aracılığıyla verdiği bu ince mesajları doğru zamanda ve doğru şekilde okumak, hastalıklar kronikleşmeden önce önlem almamızı sağlar.</p>

<p>Biyolojik sistemlerimizde hayati öneme sahip minerallerin vücut fonksiyonlarındaki yeri doldurulamaz rolünü anlamak ve beslenme alışkanlıklarımızı bu farkındalıkla yeniden şekillendirmek, uzun, enerjik ve kaliteli bir yaşamın en temel anahtarıdır. Doğru ve zengin besinleri tüketerek, stresi yöneterek ve vücudun verdiği sinyalleri dikkate alarak biyolojik dengemizi koruyabilir, günlük enerjimizi daima en üst seviyede tutabiliriz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/magnezyum-eksikligi-ve-vucudumuza-etkileri</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-11-at-203517.jpeg" type="image/jpeg" length="46036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SES Adana: “Uzaktan sağlık hizmeti yaygınlaşıyor, ancak riskler barındırıyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ses-adana-aile-hekimligi-yonetmeliginde-degisiklikler-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ses-adana-aile-hekimligi-yonetmeliginde-degisiklikler-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarına ilişkin düzenlemelere de değinen Eren, mevcut değişikliğin caydırıcı olmaktan uzak olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi Eşbaşkanı Erol Eren, 9 Nisan 2026 tarihinde Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklere ilişkin sendikanın görüşlerini açıkladı. Eren, değerlendirmelerin sendika üyeleri, ilgili komisyonlar ve hukuk bürosunun katkılarıyla hazırlandığını belirtti.</p>
</blockquote>

<p>Yapılan değişikliklerin en dikkat çekici başlıklarından birinin “uzaktan sağlık hizmeti” olduğunu ifade eden Eren, Sağlık Bakanlığı’nın daha önce yayımladığı düzenlemeye dayanarak aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının artık tele-tıp hizmeti sunabileceğini söyledi. Bu kapsamda gezici ve yerinde sağlık hizmetlerinin bir bölümünün de uzaktan hizmet modeline dahil edilebileceği belirtildi.</p>

<p><strong>“Sağlıkta şiddet taşınıyor, çözülmüyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelikte sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarına ilişkin düzenlemelere de değinen Eren, mevcut değişikliğin caydırıcı olmaktan uzak olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, hekime ya da aile sağlığı çalışanına şiddet uyguladığı belgelenen hastaların kayıtlarının mevcut hekimden silinebileceği, bu kişilerin başka bir aile sağlığı merkezine ya da aynı merkezde nüfusu en düşük hekime aktarılabileceği ifade edildi. Eren, bu uygulamanın şiddeti ortadan kaldırmak yerine başka bir yere taşımak anlamına geldiğini belirtti.</p>

<p><strong>Bilgi sistemleri ve veri güvenliğinde sıkı kurallar</strong></p>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte sağlık bilgi sistemleri ve veri güvenliği konusunda daha katı düzenlemeler getirildi. Buna göre:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bakanlığa ait tek bir sağlık bilgi yönetim sisteminin kullanımı zorunlu hale getirildi</li>
 <li>Özel yazılımların kullanımı kademeli olarak sonlandırılacak</li>
 <li>Kişisel verilerin yerel bilgisayarlar ya da özel bulut sistemlerinde saklanması yasaklandı</li>
 <li>Sağlık bilgi yönetim sistemleri üzerinden reklam ve yönlendirme tamamen kaldırıldı</li>
</ul>

<p>Eren, bu düzenlemelerin kişisel verilerin korunması açısından olumlu olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>ASM giderlerinde “müşterek kullanım” düzenlemesi</strong></p>

<p>Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) kullanılan tıbbi cihaz ve malzemelere ilişkin önemli bir değişiklik de “müşterek kullanım” maddesi oldu.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, gider ödeneği ile alınan tüm cihaz, demirbaş ve malzemeler ortak kullanım kapsamında değerlendirilecek. Hekimler bu malzemeler üzerinde bireysel hak iddia edemeyecek, kullanımını engelleyemeyecek ya da bedel talep edemeyecek. Hekim görevden ayrılsa dahi malzemeler ASM’de kalmaya devam edecek.</p>

<p>Bu düzenlemenin ASM’lerin kurumsal yapısını güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Eren, ancak hekimlerin hakları açısından sınırlamalar getirdiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Yeni cihazlar ve teknik zorunluluklar getirildi</strong></p>

<p>Yönetmelikle birlikte teknik donanım ve malzeme listesinde de değişiklikler yapıldı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Pulse oksimetre zorunlu cihazlar listesine eklendi</li>
 <li>Glikometre yanında strip bulundurma zorunluluğu getirildi</li>
 <li>İntraket, sütür materyali gibi sarf malzemeleri zorunlu hale getirildi</li>
 <li>Güvenlik kamera sistemi tüm ASM grupları için zorunlu kılındı</li>
</ul>

<p>Ayrıca oda planlamasında da değişikliğe gidilerek, aşılama/bebek izlem ve gebe izlem odalarının sayısında nispi bir esneklik sağlandı.</p>

<p><strong>Atama ve yerleştirme kriterleri yeniden düzenlendi</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre aile hekimliği uzmanı kontenjanı ASM’lerde yüzde 50 olarak netleştirildi. Uzman hekim yerleştirmelerinde ise görev yapılan ildeki uzmanlara öncelik verilmesi uygulaması sürdürülecek.</p>

<p>Askerlik ve doğum sonrası göreve dönüşlerde de süreler açık şekilde tanımlandı. Buna göre askerlik sonrası bir ay, doğum izni sonrası ise iki yıl 15 gün içinde başvuru yapılması halinde öncelik hakkı tanınacak.</p>

<p><strong>İdari değişiklikler: Kurum kaldırıldı, esnek mesai düzenlendi</strong></p>

<p>Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer değişiklik ise “Türkiye Halk Sağlığı Kurumu” ibaresinin kaldırılarak yerine doğrudan “Sağlık Bakanlığı” ifadesinin getirilmesi oldu.</p>

<p>Ayrıca esnek mesai uygulamasına ilişkin zorunluluk da yürürlükten kaldırıldı. Bu değişikliğin sahadaki uygulamasının nasıl şekilleneceği ise belirsizliğini koruyor.</p>

<p><strong>“SES var, umut var”</strong></p>

<p>SES Adana Şubesi Eşbaşkanı Erol Eren, açıklamasını “SES var, umut var. SES’te örgütleniyoruz” sözleriyle tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ses-adana-aile-hekimligi-yonetmeliginde-degisiklikler-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-11-at-102258.jpeg" type="image/jpeg" length="51399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı Yaşamın sırrı; beden mi zihin mi?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/saglikli-yasamin-sirri-beden-mi-zihin-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/saglikli-yasamin-sirri-beden-mi-zihin-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir’den halk sağlığı adına; “Karnımız mı aç ruhumuz mu?” konulu söyleşi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Medical Park Adana Hastanesi iş birliğinde düzenlenen “Karnımız mı Aç, Ruhumuz mu? başlıklı söyleşi, Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.</p>

<p>Söyleşide, Medical Park Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Bahar Öylü ile Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Hakan Öztürk, yeme davranışlarının altında yatan psikolojik etkenler, duygusal açlık ve sağlıklı yaşamın zihinsel boyutu üzerine katılımcılarla önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p><img height="602" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4589.png" width="892" /></p>

<p>Beslenme ile psikoloji arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekilen etkinlikte, katılımcılar sağlıklı yaşam alışkanlıklarına dair farkındalık kazanma fırsatı buldu.</p>

<p><img height="608" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4590.png" width="905" /></p>

<p><img class="" height="598" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4591.png" width="902" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/saglikli-yasamin-sirri-beden-mi-zihin-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/image-4589.png" type="image/jpeg" length="46621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç Diş Hekimlerinden Seçim Öncesi Net Mesaj: “Mesleğin Geleceği Dönemlik Söylemlere Bırakılamaz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/genc-dis-hekimlerinden-secim-oncesi-net-mesaj-meslegin-gelecegi-donemlik-soylemlere-birakilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/genc-dis-hekimlerinden-secim-oncesi-net-mesaj-meslegin-gelecegi-donemlik-soylemlere-birakilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, seçim sürecine girilirken kamuoyuna ve aday gruplara yönelik kapsamlı bir çağrı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Diş Hekimleri Dayanışma Platformu</strong>, seçim sürecine girilirken kamuoyuna ve aday gruplara yönelik kapsamlı bir çağrı yayımladı. Özellikle genç diş hekimlerinin temsiline dikkat çekilen açıklamada, mesleki sorunların yalnızca seçim dönemlerinde gündeme getirilmesine tepki gösterildi.</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Gençler Sadece Seçen Değil, Yönetimin Parçası Olmalı”</strong></h3>

<p>Platform adına yapılan açıklamada, genç diş hekimlerinin mesleğin geleceğinde belirleyici bir rol üstleneceği vurgulandı. Çok yakın bir süreçte meslek camiasının yarısını oluşturacak olan gençlerin, yalnızca oy veren bir kitle olarak değil, karar alma mekanizmalarının doğrudan parçası olması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, gençlerin hem yerel hem de merkezi yönetim kademelerinde aktif biçimde temsil edilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğu belirtilerek, “Seçimden seçime hatırlanan değil, her zaman yönetime dahil edilen bir gençlik vizyonu” çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>“Sorunlar Seçim Malzemesi Değildir”</strong></h3>

<p>Platform, seçim odaklı söylemlerle meslek sorunlarının araçsallaştırılmasına da dikkat çekti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Meslektaşların sorunlarının yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmasının samimiyet sorgusu yarattığı,</li>
 <li>Geçmişte sessiz kalan yapıların seçim sürecinde söylem değiştirmesinin meslek hafızasında karşılık bulacağı,</li>
 <li>Sorunların geçici değil, kalıcı çözümlerle ele alınması gerektiği vurgulandı.</li>
</ul>

<h3><strong>“Kavgacı Değil, Akılcı Mücadele”</strong></h3>

<p>Açıklamada, hak arama mücadelesinin yöntemine ilişkin de önemli değerlendirmeler yer aldı. Platform, çatışmacı dilin çözüm üretmediğini belirterek, mesleki hakların savunulmasında akılcı, diplomatik ve güçlü bir duruşun esas alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Kavgadan beslenen yaklaşımlar çözümün değil, sorunun parçasıdır” denilerek, yapıcı ve çözüm odaklı bir mücadele anlayışı öne çıkarıldı.</p>

<h3><strong>“Gençler Vitrin Değil, Karar Verici Olmalı”</strong></h3>

<p>Genç diş hekimlerinin seçim süreçlerinde “vitrin unsuru” olarak kullanılmasına da eleştiri getirilen açıklamada, uzun süre mesleki sorunlara çözüm üretmeyen yapıların seçim dönemlerinde genç isimleri öne çıkarmasının samimi bulunmadığı kaydedildi.</p>

<p>Platform, statükocu anlayışların gençlerin enerjisinden faydalanırken onlara gerçek bir icraat alanı sunmadığını belirterek, bunun mesleğe kalıcı katkı sağlamayacağını vurguladı.</p>

<h3><strong>“Bağımsız ve İlkeli Duruş Vurgusu”</strong></h3>

<p>Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, hiçbir aday gruba yakın durmadıklarını ve seçim sürecinde tüm gruplara eşit mesafede olduklarını açıkladı. Desteğin kişilere değil; ilkelere, dürüstlüğe ve birleştirici temsil anlayışına verileceği ifade edildi.</p>

<p>“Ne vaatlerle uyutanların ne de kavgayla oyalayanların yanındayız” denilen açıklamada, bağımsız diş hekimlerinin mesleki mücadelesine vurgu yapıldı.</p>

<h3><strong>“Sandığa Hafızanızla Gidin” Çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamanın sonunda meslektaşlara doğrudan çağrı yapıldı:</p>

<p>Diş hekimlerinin oy kullanırken geçmişi göz önünde bulundurması gerektiği belirtilerek, “Dün yanınızda kimin durduğunu ve yarın sizi kimin gerçekten temsil edebileceğini iyi tartın” denildi.</p>

<p>Platform, bağımsız ve meslek odaklı duruşundan taviz vermeyeceğini bir kez daha yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/genc-dis-hekimlerinden-secim-oncesi-net-mesaj-meslegin-gelecegi-donemlik-soylemlere-birakilamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-07-211150.png" type="image/jpeg" length="67384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Vakalarının Yarısına Yakını Önlenebilir: Sağlıklı Yaşam Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kanser-vakalarinin-yarisina-yakini-onlenebilir-saglikli-yasam-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kanser-vakalarinin-yarisina-yakini-onlenebilir-saglikli-yasam-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası, kanser konusunda farkındalığı artırmak ve toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek adına önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Türk Kanser Derneği de bu kapsamda 1 Nisan’da Türk Kanser Derneği binasında bir basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Toplantıya Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Esat Namal, Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, Diyetisyen Yasemin Güzel ve Sanatçı Betül Demir konuşmacı olarak katılarak kanser ve kanser hastalarına yönelik önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulduğunu ve yaklaşık 9,7 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, bu tablonun büyümesini engellemenin en güçlü yolunun bilinçlenme olduğunu vurguladı.</p>

<p>Duruman, “Kanser yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil; aynı zamanda önemli ölçüde önlenebilir bir sağlık sorunudur. Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık %90’ının çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte çalışmalar, kanser vakalarının yaklaşık %30–50’sinin sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebileceğini göstermektedir. Yani hayatımızda yapacağımız bazı değişiklikler kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir. Bu nedenle toplumun doğru bilgiyle bilinçlenmesi, erken teşhisin yaygınlaşması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi kanserle mücadelede büyük önem taşımaktadır.” dedi.</p>

<p>Duruman ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programlarına katılımın birçok kanser türünün erken evrede tespit edilmesini sağladığını ve tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Türk Kanser Derneği’nin ücretsiz hizmetleri kapsamında Türkiye genelinde yürütülen tarama programlarına tüm vatandaşları davet eden Duruman, “Vatandaşlarımız derneğimizi arayarak veya web sitemiz üzerinden kayıt oluşturarak ücretsiz tarama hizmetlerimizden faydalanabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Uzman Dr. Esat NAMAL konuşmasında</strong>;</p>

<p>“Bizim için öncelik kanser olmamaktır. Çünkü kanser vakalarının yaklaşık %30‘41-ı önlenebilir nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, çoğu insanın bildiği ancak uygulamakta zorlandığı bazı temel öneriler bulunmaktadır. Sigara içmemek, sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, mümkün olduğunca kilo almamak önemlidir. Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir. Bunun yanı sıra, mümkün olduğunca stressiz ve daha mutlu bir yaşam sürmeye çalışmak, kanseri davet etmemek adına önem taşır.</p>

<p>Ancak tüm bu önlemlere rağmen, maalesef kanser herkes için ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Günümüzde dünya genelinde, kalp hastalıklarından sonra yaşam kaybında ikinci sırada yer almakta ve görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır.</p>

<p>Burada en kritik konu erken teşhistir. Kanser erken evrede tespit edildiğinde, günümüzde gelişen tıbbi imkânlar sayesinde tamamen tedavi edilebilmekte, yani kür sağlanabilmektedir. Teknolojideki ilerlemeler sayesinde erken evrede yakalanan hastalar, tedavi sonrasında normal ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmektedir.</p>

<p>Türk Kanser Derneği, kanser hastalarına yönelik sunduğu destek hizmetlerinin yanı sıra ücretsiz kanser taramaları da gerçekleştirmektedir. Herkesi düzenli olarak taramalarını yaptırmaya davet ediyoruz.”</p>

<p><strong>Psikoonkolog Psikoterapist Ceren CAMADAN;</strong> “Psikoonkoloji, kanser tanısı alan bireyin yalnızca bedensel değil; duygusal ve zihinsel süreçlerini de destekleyen bir alandır.</p>

<p>Gönüllü olarak destek verdiğim Türk Kanser Derneği’nde, bu sürecin psikolojik boyutuna eşlik ediyor; hasta ve hasta yakınlarının yalnız olmadığını hissetmelerine katkı sağlamaya çalışıyorum.</p>

<p>Görüyoruz ki “ya sonuç kötü çıkarsa” kaygısıyla taramalar ertelenebiliyor. Oysa ertelemek riski azaltmaz, sadece görünmez hale getirir. Erken teşhis sadece bir seçenek değil, bir yaşam fırsatıdır. Hep söylediğimiz gibi erken teşhis hayat kurtarır” sözleriyle taramaların önemini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Diyetisyen Yasemin Güzel;</strong> “Kanserden korunma ve kanser sürecinde beslenme birbirinden ayrı değil; beslenme hem hastalığın oluşumunu önlemede hem de tedavi sürecinde güçlü bir destek mekanizmasıdır. Yaşam tarzı faktörleri içinde önemli bir yere sahip olan beslenme, tedavinin yerine geçmez ancak vücudun direncini, tedaviye yanıtını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler.</p>

<p>Koruyucu beslenmede liften zengin, antioksidan içeriği yüksek, dengeli ve bütüncül bir yaklaşım esastır; tek bir “mucize besin” yoktur. Kanser tanısı almış bireylerde ise amaç sadece kilo kontrolü değil, kişiye özel ve bilimsel bir planla kas kaybını önlemek, bağışıklığı desteklemek ve tedavi sürecini daha iyi yönetmektir.</p>

<p>Sonuç olarak hem korunmada hem tedavi sürecinde önemli olan yasaklar değil; dengeli, sürdürülebilir ve bilimsel temellere dayanan bir beslenme yaklaşımıdır.” diyerek sağlıklı beslenmenin hem korunma hem tedavi sürecindeki önemini anlattı.</p>

<p><strong>Sanatçı Betül Demir;</strong></p>

<p><wbr /></p>

<p>“Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız. Çünkü birçok insan için en büyük sorun, hasta olma korkusu. Bu durum özellikle kanser söz konusu olduğunda daha da belirgin hale geliyor. Bu nedenle teşhis ve tarama süreçlerini erteleme eğilimimiz bulunuyor. Erteledikçe, maalesef daha ileri evrede kanser vakalarıyla karşılaşabiliyoruz. Elbette günümüzde tıp ilerlediği için ileri evre hastalar da çeşitli tedavilerden faydalanabilmektedir; ancak yine de asıl önemli olan geç kalmamaktır. Bu yüzden kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı; kendimize iyi bakmalıyız. Aynı zamanda kanserle mücadelede hem önleyici hem destek hizmetleriyle çalışmalar gerçekleştiren Türk Kanser Derneği’ne de desteklerimizi esirgememeliyiz” sözleri ile erken teşhisin önemine vurgu yaptı ve destek çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kanser-vakalarinin-yarisina-yakini-onlenebilir-saglikli-yasam-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/unnamed-201.jpg" type="image/jpeg" length="84256"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bruksizm Neden Ciddiye Alınmalı? Uzmanlar Masseter Botoksu Öneriyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bruksizm-neden-ciddiye-alinmali-uzmanlar-masseter-botoksu-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bruksizm-neden-ciddiye-alinmali-uzmanlar-masseter-botoksu-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bruksizm; gündüz ya da gece bilinçsiz biçimde gerçekleşen diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı olarak tanımlanır. Türkiye'de yetişkin nüfusun önemli bir bölümünü etkileyen bu durum, yalnızca dişleri değil, temporomandibular eklemi (TME), çiğneme kaslarını ve hatta uyku kalitesini de olumsuz etkiler.</p>

<p><strong>Kasın Aşırı Çalışması Nelere Yol Açar?</strong></p>

<p>Bruksizm kronikleştiğinde masseter kası sürekli yüksek gerilimde çalışmak zorunda kalır. Zamanla bu kas hipertrofiye uğrar, yani normalin üzerinde gelişir. Sonuçta ortaya çıkan tablo; periodontal lezyonlar, diş kırıkları, çene eklemi bozuklukları ve alt yüzde belirginleşen kare görünümdür.</p>

<p>Konuya ilişkin medikal estetik uzmanları,<a href="https://mutluadiguzel.com/masseter-botoks/" rel="dofollow">masseter botoks fiyatları</a> uygulamasının bu döngüyü kırmadaki etkinliğini klinik gözlemlerle desteklenen bir gerçek olarak ortaya koyuyor. Botulinum toksin A'nın masseter kasına kontrollü dozda enjekte edilmesiyle kasın kasılma kapasitesi geçici olarak azalıyor; bu hem ağrıyı hafiflетiyor hem de dişler üzerindeki baskıyı düşürüyor.</p>

<p><strong>Tedavinin Zamanlaması Kritik</strong></p>

<p>Bruksizm ne kadar erken müdahale edilirse sonuçlar o kadar olumlu seyreder. Diş aşınması ve eklem hasarı ileri aşamaya geldiğinde botoks tek başına yeterli olmayabilir; diş hekimi, ortodontist ve medikal estetik uzmanının koordineli çalışması gerekebilir.</p>

<p>Buna karşın erken evre bruksizmde masseter botoks, gece plağı gibi mekanik önlemlere kıyasla çok daha hızlı ve kapsamlı bir rahatlama sağlar. Uygulamanın ardından genellikle 1 ila 2 hafta içinde çene bölgesindeki gerilim azalmaya, uyku kalitesi iyileşmeye başlar.</p>

<p><strong>Estetik Boyutu Göz Ardı Edilmemeli</strong></p>

<p>Bruksizm tedavisine odaklanırken masseter kasının estetik etkisini de atlamak doğru olmaz. Aşırı gelişmiş masseter, özellikle ince yapılı kadın hastalarda alt yüzü orantısız biçimde genişletir. Botoks uygulamasıyla kasın hacmi küçüldükçe yüz hattı doğal olarak incelerek V-şekilli bir profile yaklaşır. Tek bir uygulama hem tıbbi hem estetik sorunu aynı anda ele alır.</p>

<p><strong>Güvenlik Profili</strong></p>

<p>FDA onaylı botulinum toksin preparatlarıyla gerçekleştirilen masseter botoks, doğru endikasyon ve doğru teknikle son derece güvenli kabul edilmektedir. Enjeksiyon bölgesinde birkaç günlük hafif hassasiyet dışında ciddi yan etki son derece nadirdir. Hamile ve emziren kadınlar ile nöromüsküler hastalığı bulunanlar için kontrendike olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Güncel <a href="https://mutluadiguzel.com/masseter-botoks/" rel="dofollow">masseter botoks fiyatları</a> ve bruksizm tedavisine yönelik kişisel değerlendirme için İstanbul Şişli'de faaliyet gösteren Uzm. Dr. Mutlu Adıgüzel kliniğine başvurabilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bruksizm-neden-ciddiye-alinmali-uzmanlar-masseter-botoksu-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/masseter-botoksjpg.webp" type="image/jpeg" length="31769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da Ruh Sağlığı Hastanesinde Hijyen Alarmı: “Bu Bir İhmal Değil, Skandaldır”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanada-ruh-sagligi-hastanesinde-hijyen-alarmi-bu-bir-ihmal-degil-skandaldir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanada-ruh-sagligi-hastanesinde-hijyen-alarmi-bu-bir-ihmal-degil-skandaldir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, hastanede uzun süredir devam eden temizlik eksikliklerinin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğü vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>SES Adana Şube Yöneticisi Abdulbari Kahraman, Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde yaşanan temizlik sorunlarının “artık ihmal boyutunu aştığını” belirterek, liyakatten uzak yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi.</p>
</blockquote>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi, Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde yaşanan hijyen sorunlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama, SES Adana Şube Yöneticisi <strong>Abdulbari Kahraman</strong> tarafından kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p><strong>“Hijyen sorunu artık skandal boyutunda”</strong></p>

<p>Açıklamada, hastanede uzun süredir devam eden temizlik eksikliklerinin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğü vurgulandı. Sağlık hizmeti sunulan bir kurumda hijyen koşullarının bu denli kötü olmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, hem hastaların hem de sağlık emekçilerinin doğrudan risk altında olduğu ifade edildi.</p>

<p>Birçok birimde temizlik hizmetlerinin yetersiz ya da kontrolsüz olduğu belirtilen açıklamada, bu durumun enfeksiyon riskini artırdığı, tedavi süreçlerini olumsuz etkilediği ve çalışanları sağlıksız koşullarda çalışmaya zorladığı kaydedildi.</p>

<p><strong>“Sorunlar biliniyor ama çözüm üretilmiyor”</strong></p>

<p>Kahraman, hijyen sorunlarının uzun süredir bilinmesine rağmen herhangi bir çözüm üretilmemesinin, hastane yönetimindeki ciddi bir zaafın göstergesi olduğunu ifade etti. Bu durumun, yöneticilerin liyakatten uzak biçimde görevlendirildiğini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, destek ve kalite hizmetleri yöneticilerine defalarca yapılan uyarıların dikkate alınmadığı, temizlikle ilgili en az 10 tutanağın görmezden gelindiği vurgulandı.</p>

<p><strong>“Günlerce çöp toplanmıyor, temizlik yapılmıyor”</strong></p>

<p>Hastanenin eczane, laboratuvar, yataklı servisler ve röntgen birimlerinde günlerce çöp toplanmadığı ifade edilirken; cam, kapı, dolap ve raf temizliğinin aylardır yapılmadığı belirtildi. Servislerde hijyen kurallarının hiçe sayıldığı, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmadığı kaydedildi.</p>

<p>Ayrıca sağlık emekçilerinin kendi çalışma alanlarının temizliğini yapmak zorunda bırakıldığı, temizlik personelinin ise yöneticilerin odalarında çay ve kahve servisi gibi işlerde görevlendirildiği iddia edildi.</p>

<p><strong>“Bu bir aksaklık değil, yönetim beceriksizliğidir”</strong></p>

<p>SES Adana Şubesi açıklamasında, yaşanan durumun basit bir eksiklik ya da aksaklık olmadığı, açık bir ihmal ve yönetim beceriksizliği olduğu vurgulandı. Sorumluların belli olduğu ifade edilerek hesap verilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>Talepler sıralandı</strong></p>

<p>Sendika tarafından dile getirilen talepler şöyle sıralandı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Tüm birimlerde derhal yeterli ve düzenli temizlik sağlanması</li>
 <li>Sorumlu yöneticiler hakkında idari işlem başlatılması</li>
 <li>Liyakat esaslı, şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim anlayışının kurulması</li>
 <li>Çalışanların ve hastaların sağlığını tehlikeye atan ihmallere tolerans gösterilmemesi</li>
</ul>

<p><strong>“Hukuki süreci başlatacağız”</strong></p>

<p>Açıklamanın sonunda, gerekli adımların atılmaması halinde konunun tüm hukuki ve idari yollarla takip edileceği belirtilerek, kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği ifade edildi.</p>

<p>SES Adana Şubesi, sağlık kurumlarının “kişisel kariyer alanı değil, toplum sağlığının korunduğu hayati alanlar” olduğuna dikkat çekerek, sorumluluk almayan yönetim anlayışını kabul etmediklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanada-ruh-sagligi-hastanesinde-hijyen-alarmi-bu-bir-ihmal-degil-skandaldir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-03-171109.png" type="image/jpeg" length="90316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimleri ve Eczacılardan Çağrı: TDB ve TEB Meslektaşına Sahip Çık]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dis-hekimleri-ve-eczacilardan-cagri-tdb-ve-teb-meslektasina-sahip-cik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dis-hekimleri-ve-eczacilardan-cagri-tdb-ve-teb-meslektasina-sahip-cik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Nisan 2026 Cuma günü, saat 20.00’de X platformunda gerçekleştirilecek #TDBveTEBmeslektaşınaSahipÇık başlıklı hashtag çalışması yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) ile Türk Eczacıları Birliği’ne (TEB) yönelik dikkat çekici bir çağrı gündemde. Her iki meslek grubundan hekimler ve eczacılar, yaşadıkları derinleşen sorunlara karşı kendi meslek örgütlerine seslenerek “Meslektaşına sahip çık” çağrısında bulunuyor.</strong></p>
</blockquote>

<p>3 Nisan 2026 Cuma günü saat 20.00’de X platformunda gerçekleştirilecek <strong>#TDBveTEBmeslektaşınaSahipÇık</strong> başlıklı hashtag çalışmasıyla, hem meslek örgütlerinin daha aktif rol alması hem de kamuoyunun sorunlara dikkat kesilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu çağrı, yalnızca bir farkındalık etkinliği olmanın ötesinde; diş hekimliği ve eczacılık alanında biriken yapısal sorunlara karşı örgütlü bir tepki ve dayanışma talebi olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Diş Hekimleri: “İşsiziz, Hastalar Hizmete Ulaşamıyor”</strong></p>

<p>Diş hekimleri, hem mesleki geleceklerinin belirsizliği hem de sağlık sistemindeki aksaklıklar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya olduklarını dile getiriyor.</p>

<p><strong>Mezun Sayısı Artıyor, İstihdam Yok</strong></p>

<p>Her yıl artan fakülte sayılarıyla birlikte on binlerce yeni mezun verilirken, kamuda açılan kadroların son derece sınırlı kaldığı belirtiliyor. Binlerce genç diş hekiminin atama beklediği, önemli bir kısmının ise işsiz olduğu ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Randevu Sistemi Çökme Noktasında</strong></p>

<p>Kamu hastanelerinde 10-15 dakikaya sıkıştırılan randevu süreleri nedeniyle nitelikli tedavi yapılamadığı, uzun süren işlemlerin aylar sonrasına ertelendiği vurgulanıyor. Bu durumun hem hekimleri mesleki açıdan zorladığı hem de hastaların tedaviye erişimini engellediği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Halk Sağlığı Riski Büyüyor</strong></p>

<p>Diş hekimine başvuru oranlarının düşük kalması, ağız ve diş sağlığının ihmal edildiğini ortaya koyuyor. Çürük oranlarının çocuklarda ve yetişkinlerde kritik seviyelere ulaştığına dikkat çekilirken, koruyucu sağlık hizmetlerinin yetersizliği de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Özel Sektöre Mecburiyet</strong></p>

<p>Kamuda yaşanan kapasite yetersizliği nedeniyle yurttaşların özel kliniklere yönelmek zorunda kaldığı, bunun da ekonomik eşitsizlikleri derinleştirdiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eczacılar: “İşsizlik, İlaç Krizi ve Gelecek Kaygısı”</strong></p>

<p>Eczacılar da benzer şekilde mesleki ve ekonomik açıdan giderek ağırlaşan sorunlarla karşı karşıya olduklarını belirterek kendi meslek örgütlerine daha güçlü bir müdahale çağrısı yapıyor.</p>

<p><strong>Mezun Enflasyonu ve İşsizlik</strong></p>

<p>Son yıllarda hızla artan eczacılık fakülteleri ve kontenjanlar, mezun sayısını ciddi biçimde yükseltti. Buna karşın yeni istihdam alanlarının açılmaması, binlerce eczacının işsiz kalmasına yol açtı.</p>

<p><strong>Eczane Açmanın Önünde Büyük Engeller</strong></p>

<p>Yeni mezunların eczane açabilmesi için gereken yüksek sermaye ve devir bedelleri önemli bir bariyer oluşturuyor. Ayrıca nüfus kriterlerine bağlı kota uygulamaları da sektöre girişin önünü kapatıyor.</p>

<p><strong>İlaç Yokluğu Derinleşiyor</strong></p>

<p>Eczacılar, piyasada birçok hayati ilacın bulunamadığını belirtiyor. Döviz kuru ile ilaç fiyatlandırması arasındaki fark nedeniyle ithal ilaçların temininde ciddi sorunlar yaşandığı, bazı firmaların Türkiye pazarından çekildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Ekonomik Baskı Artıyor</strong></p>

<p>İlaç fiyatlandırma politikalarının piyasa gerçeklerini yansıtmaması, eczanelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırırken; hastaların ilaca erişimini de doğrudan etkiliyor.</p>

<p><strong>Ortak Mesaj: “Birlikler Daha Güçlü Tutum Almalı”</strong></p>

<p>Hem diş hekimleri hem de eczacılar, yaşanan sorunların yalnızca bireysel değil yapısal olduğuna dikkat çekerek meslek örgütlerinden daha güçlü, daha görünür ve daha etkili bir mücadele yürütmelerini talep ediyor.</p>

<p>“Meslektaşına sahip çık” çağrısı, bu yönüyle doğrudan TDB ve TEB’e yönelik bir talep niteliği taşıyor. Meslek mensupları, birliklerinin hem hak savunuculuğu hem de politika üretimi konusunda daha aktif rol üstlenmesini istiyor.</p>

<p><strong>3 Nisan’da Ortak Ses Yükseltilecek</strong></p>

<p>Diş hekimleri ve eczacılar, 3 Nisan akşamı sosyal medyada ortak bir ses oluşturmayı hedefliyor. #TDBveTEBmeslektaşınaSahipÇık vurgusuyla yürütülecek çalışma, meslek örgütlerine yönelik çağrıyı büyütmeyi ve kamuoyunda daha geniş bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor.</p>

<p>Bu ortak çıkış, sağlık alanındaki iki önemli meslek grubunun yalnızca kendi sorunlarını değil, aynı zamanda toplumun sağlık hizmetlerine erişim hakkını da savunan bir hat kurmaya çalıştığını gösteriyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dis-hekimleri-ve-eczacilardan-cagri-tdb-ve-teb-meslektasina-sahip-cik</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-02-at-172512.jpeg" type="image/jpeg" length="33882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşitme Kaybını Fark Etmek ve Doğru Yaklaşımı Benimsemek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/isitme-kaybini-fark-etmek-ve-dogru-yaklasimi-benimsemek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/isitme-kaybini-fark-etmek-ve-dogru-yaklasimi-benimsemek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşitme sağlığı günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli başlıklardan biridir. Sesleri ayırt etmede zorlanma, konuşmaları takip ederken tekrar ihtiyacı hissetme ya da çevresel seslere verilen tepkinin değişmesi gibi durumlar, işitme ile ilgili bazı farklılıkların işareti olabilir.</p>

<p>Bu tür değişimlerin erken fark edilmesi, hem iletişim kalitesinin korunması hem de günlük yaşamın daha rahat sürdürülmesi açısından önem taşır. Bu nedenle işitme sürecine dair belirtileri doğru okumak, konuya bilinçli ve dikkatli yaklaşmanın temel adımlarından biridir.</p>

<p><strong>İşitme Değişimlerini Günlük Yaşamda Fark Etmek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://hayatduyuncaguzel.com" rel="dofollow">Hayat duyunca güzel</a> işitme farkındalığına odaklanan içerikleriyle, günlük hayatta çoğu zaman gözden kaçabilen işaretlere dikkat çeken bir çerçeve sunar. İşitme ile ilgili değişimler her zaman ani ve belirgin şekilde ortaya çıkmayabilir. Bazen televizyon sesini daha fazla açma ihtiyacı, kalabalık ortamlarda konuşmaları seçmekte zorlanma ya da telefonda konuşurken sesleri net duyamama gibi durumlar daha erken sinyaller verebilir. Bu yüzden küçük görünen değişimlerin bile düzenli şekilde gözlemlenmesi değer taşır.</p>

<p><a href="https://hayatduyuncaguzel.com/blog-detay/Isitme-Sagligimi-Korumak-Icin-Neler-Yapmaliyim" rel="dofollow">İşitme kaybı nasıl anlaşılır</a> sorusu da tam bu noktada önem kazanır. İşitme ile ilgili farkındalık oluşturmak için yalnızca belirgin şikâyetlere odaklanmak yerine, günlük iletişim alışkanlıklarındaki değişimleri de dikkate almak gerekir. Kişinin karşısındakini daha sık tekrar ettirmesi, bazı sesleri kaçırması veya konuşmaları anlamlandırmak için daha fazla çaba harcaması, konunun daha yakından ele alınmasını gerektirebilir. Erken farkındalık, sürecin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlar.</p>

<p><strong>İşitme Kaybı Yaşayan Yakınlara Destek Olmanın Önemi</strong></p>

<p>İşitme ile ilgili süreçler yalnızca bireyin kendisini değil, yakın çevresini ve iletişim biçimini de etkileyebilir. Bu nedenle konuya yaklaşırken yalnızca belirtileri fark etmek değil, iletişim dilini de buna göre şekillendirmek önemlidir. Sabırlı, açık ve destekleyici bir yaklaşım günlük ilişkilerde daha sağlıklı bir iletişim zemini oluşturabilir.</p>

<p><a href="https://hayatduyuncaguzel.com/blog-detay/Isitme-Kaybi-Olan-Sevdiginiz-ile-Iletisim-Kurma-ve-Destek-Olma-Ipuclari.html" rel="dofollow">İşitme kaybı</a> yaşayan bir yakına destek olurken, iletişimde netlik ve anlayış ön plana çıkar. Konuşurken yüz yüze iletişim kurmak, dikkat dağıtan unsurları azaltmak ve karşı tarafın rahat hissedeceği bir iletişim temposu benimsemek oldukça değerlidir.</p>

<p>İşitme ile ilgili değişimleri doğru fark etmek ve bu sürece bilinçli şekilde yaklaşmak, hem bireyin yaşam kalitesini hem de çevresiyle kurduğu iletişimin gücünü destekleyen önemli bir adımdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/isitme-kaybini-fark-etmek-ve-dogru-yaklasimi-benimsemek</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/isitme-sagligi.jpg" type="image/jpeg" length="99934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimliğinde ‘Kronik’ Kriz: Kamuda Kadro Yetersizliği Halk Sağlığını Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dis-hekimliginde-kronik-kriz-kamuda-kadro-yetersizligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dis-hekimliginde-kronik-kriz-kamuda-kadro-yetersizligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı verileri ve OECD raporlarıyla hazırlanan güncel çalışma, Türkiye’de ağız ve diş sağlığı hizmetlerindeki devasa uçurumu gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p><strong>Genel hekim müracaatları OECD ortalamasının iki katına çıkarken, diş hekimine gidiş oranları dip seviyede kaldı. On binlerce mezuna karşılık açılan kısıtlı kadrolar, yetersiz yatırımlar ve artan beyin göçü, sistemin tıkandığını kanıtlıyor.</strong></p>
</blockquote>

<ul>
 <li><em>Hazırlanan rapora göre, Türkiye’de genel hekim müracaat oranları 2013-2024 döneminde %48 artışla 12,2’ye yükselerek 6,51 olan OECD ortalamasının yaklaşık iki katına ulaştı</em></li>
 <li><em>Ancak aynı gelişim diş hekimliği hizmetlerinde görülmedi. 2013’te 0,5 olan kişi başı diş hekimi müracaat sayısı, on yılda yalnızca 0,7’ye yükselebildi</em></li>
 <li><em>Bu durum, Türkiye ile yüksek gelirli ekonomiler arasındaki "diş sağlığı hizmeti kullanım açığının" kronikleştiğini ve ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğunu ortaya koyuyor</em></li>
</ul>

<p>Türkiye’de ağız ve diş sağlığı hizmetlerine ilişkin güncel veriler, sağlık sistemindeki derin yapısal sorunları bir kez daha ortaya koydu. <strong>Sağlık Bakanlığı verileri</strong>, <strong>OECD raporları</strong> ve meslek örgütlerinin analizlerine göre; diş hekimine erişim, yatırımlar ve kadro planlaması alanlarında ciddi bir kriz yaşanıyor. Genel sağlık hizmetlerine başvurular hızla artarken, diş hekimliği hizmetlerinin aynı gelişimi gösterememesi “kronikleşmiş bir eşitsizlik” olarak tanımlanıyor.</p>

<h2><strong>Genel Hekime Yoğun Talep, Diş Hekimine Düşük Başvuru</strong></h2>

<p>Türkiye’de sağlık hizmetlerine başvuru sayıları son 10 yılda çarpıcı biçimde arttı.</p>

<ul>
 <li>2013’te kişi başı <strong>8,2 olan hekim müracaatı</strong>, 2023-2024 döneminde <strong>12,2’ye yükseldi</strong></li>
 <li>Bu artış yaklaşık <strong>%48 büyümeye</strong> işaret ediyor</li>
 <li>Aynı dönemde OECD ortalaması <strong>6,45’ten 6,51’e</strong> çıktı</li>
</ul>

<p>Bu tablo Türkiye’nin genel sağlık hizmetlerinde OECD ortalamasının <strong>neredeyse iki katı yoğunlukta</strong> çalıştığını gösteriyor.</p>

<p>Ancak diş hekimliğinde durum tamamen farklı:</p>

<ul>
 <li>2013’te kişi başı <strong>0,5 olan diş hekimi başvurusu</strong>, 10 yılda yalnızca <strong>0,7’ye</strong> yükseldi</li>
</ul>

<p>Bu sınırlı artış, <strong>ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin sistem içinde geri planda kaldığını</strong> ve toplumun bu hizmetlere erişemediğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu fark, ilerleyen yıllarda daha ağır ve maliyetli hastalıkların artmasına neden olacak ciddi bir halk sağlığı riski taşıyor.</p>

<h2><strong>Bakanlıkta Diş Hekimi Temsiliyeti Yok Denilecek Düzeyde</strong></h2>

<p>Personel dağılımı da krizin önemli bir boyutunu oluşturuyor.</p>

<ul>
 <li>Türkiye genelinde <strong>50 bini aşkın diş hekimi</strong> aktif çalışıyor</li>
 <li>Buna karşın <strong>Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında</strong> görev yapan <strong>8.100 personelin yalnızca 38’i diş hekimi</strong></li>
</ul>

<p>Bu durum:</p>

<ul>
 <li>Politika üretiminde diş hekimlerinin söz sahibi olamamasına</li>
 <li>Ağız ve diş sağlığına yönelik stratejilerin zayıf kalmasına</li>
 <li>Mesleki hakların yeterince savunulamamasına yol açıyor</li>
</ul>

<h2><strong>Bölgesel Eşitsizlik Derinleşiyor</strong></h2>

<p>Türkiye genelinde diş üniti dağılımı büyük farklılıklar gösteriyor.</p>

<ul>
 <li>Özellikle büyükşehirlerde (örneğin İstanbul)</li>
 <li><strong>Bir diş üniti başına düşen nüfus 10 bin kişiye kadar çıkıyor</strong></li>
</ul>

<p>Bu dengesizlik:</p>

<ul>
 <li>Randevu sürelerinin uzamasına</li>
 <li>Hastaların tedaviye erişimde zorlanmasına</li>
 <li>Kamu hizmetlerinde yığılmaya neden oluyor</li>
</ul>

<h2><strong>Kamu Yetersiz, Yük Özel Sektörde</strong></h2>

<p>Türkiye’de yaklaşık <strong>43 bin diş üniti</strong> bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>11 bini kamu</li>
 <li>8.700’ü üniversiteler</li>
 <li>23 binden fazlası özel sektör</li>
</ul>

<p>Bu dağılım, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin <strong>büyük ölçüde özel sektöre kaydığını</strong> gösteriyor. Bu da dar gelirli yurttaşlar açısından erişim sorununu büyütüyor.</p>

<h2><strong>Randevu Krizi Büyüyor</strong></h2>

<p>2024’ün ilk 11 ayında:</p>

<ul>
 <li>Diş hekimliği randevuları <strong>22 milyonu aştı</strong></li>
 <li>MHRS’de en çok talep edilen branşlardan biri oldu</li>
</ul>

<p>Ancak kamudaki hekim sayısının yetersizliği nedeniyle:</p>

<ul>
 <li>Randevu bulmak zorlaşıyor</li>
 <li>Tedavi süreçleri gecikiyor</li>
</ul>

<h2><strong>%90’ı Aşan Çürük Oranları Alarm Veriyor</strong></h2>

<p><strong>Türk Dişhekimleri Birliği verilerine göre:</strong></p>

<ul>
 <li>Çocuk ve gençlerde çürük oranı <strong>%90’a kadar çıkıyor</strong></li>
 <li>İleri yaş grubunda bu oran <strong>%99’a ulaşıyor</strong></li>
</ul>

<p>Bu tablo, Türkiye’de ağız ve diş sağlığının <strong>kritik seviyede bozulduğunu</strong> ortaya koyuyor.</p>

<h2><strong>Yatırımlar Sağlık Sistemine Kıyasla Çok Düşük</strong></h2>

<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı 2026 verilerine göre:</strong></p>

<ul>
 <li>Genel hastane yatırımları: <strong>614 milyar TL</strong></li>
 <li>Ağız ve diş sağlığı merkezleri (ADSM): <strong>yaklaşık 16 milyar TL</strong></li>
</ul>

<p>Bu fark, ağız ve diş sağlığının kamu yatırımları içinde <strong>çok düşük pay aldığını</strong> açıkça gösteriyor.</p>

<h2><strong>Atama Krizi: Binlerce Hekim Beklemede</strong></h2>

<p>İstihdam sorunu her geçen yıl büyüyor:</p>

<ul>
 <li>2025’te <strong>11.658 diş hekimi atama başvurusu yaptı</strong></li>
 <li>Açılan kadro: <strong>yalnızca 465</strong></li>
</ul>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>2022’de periodontoloji için <strong>276 kontenjan</strong> açılırken</li>
 <li>2026’da bu sayı <strong>12’ye düştü</strong></li>
</ul>

<p>Bu tablo, kamudaki uzman ihtiyacının karşılanamadığını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Beyin Göçü Hızlandı</strong></h2>

<p>Diş hekimleri arasında yurt dışına yönelim ciddi biçimde arttı:</p>

<ul>
 <li>2014’te yurt dışı çalışma belgesi alan hekim sayısı: <strong>23</strong></li>
 <li>2023’te bu sayı: <strong>365</strong></li>
</ul>

<p>Üstelik bu artış yalnızca yeni mezunlarla sınırlı değil;<br />
<strong>profesör ve uzman hekimler de göç ediyor.</strong></p>

<h2><strong>Altyapı Sorunları Hizmeti Aksatıyor</strong></h2>

<p>Sahadan gelen örnekler dikkat çekici:</p>

<ul>
 <li>Bazı illerde diş üniteleri <strong>yıllarca arızalı kalabiliyor</strong></li>
 <li>Temel röntgen cihazları bile bulunmayan merkezler var</li>
</ul>

<p>Bu eksiklikler:</p>

<ul>
 <li>Hekimlerin verimini düşürüyor</li>
 <li>Hastaların teşhis ve tedavi sürecini geciktiriyor</li>
</ul>

<h2><strong>Şehir Hastanelerinde Büyük Eksiklik</strong></h2>

<p>Türkiye’deki <strong>25 şehir hastanesinin yalnızca 7’sinde diş kliniği bulunuyor.</strong></p>

<p>Bu durum:</p>

<ul>
 <li>Mevcut büyük sağlık yatırımlarının etkin kullanılmadığını</li>
 <li>Ağız ve diş sağlığının sistem içinde geri planda kaldığını gösteriyor</li>
</ul>

<h2><strong>Koruyucu Hizmetler Zayıfladı: Aile Diş Hekimliği Beklemede</strong></h2>

<p>2005’te aile hekimliği sistemine geçişle birlikte:</p>

<ul>
 <li>Sağlık ocaklarındaki diş üniteleri kaldırıldı</li>
 <li>Koruyucu diş hekimliği zayıfladı</li>
</ul>

<p>Bugün:</p>

<ul>
 <li>Hastalar ilk aşamada sadece <strong>ağrı kesici ve antibiyotikle</strong> yönlendiriliyor</li>
 <li>Bu durum hem <strong>ilaç israfına</strong> hem de <strong>hastanelerde yoğunluğa</strong> yol açıyor</li>
</ul>

<p>Pilot uygulaması tamamlanan <strong>Aile Diş Hekimliği sistemi</strong> ise hâlâ ülke genelinde yaygınlaştırılmış değil.</p>

<h2><strong>Çözüm Önerileri: Sistem Nasıl Rahatlar?</strong></h2>

<p>Raporda öne çıkan çözüm başlıkları şöyle:</p>

<h3><strong>1. Atıl Alanların Dönüştürülmesi</strong></h3>

<p>Devlet hastanelerindeki boş polikliniklerin diş üniti haline getirilmesi kısa vadede hızlı çözüm sunabilir.</p>

<h3><strong>2. Şehir Hastanelerinin Kullanılması</strong></h3>

<p>Diş kliniği olmayan şehir hastanelerine bu hizmetin eklenmesi büyük kapasite yaratabilir.</p>

<h3><strong>3. Aile Diş Hekimliği Modeli</strong></h3>

<ul>
 <li>81 ilde yaygınlaştırılması</li>
 <li><strong>10 bin kadro vaadinin hayata geçirilmesi</strong></li>
</ul>

<h3><strong>4. Kadro Artışı</strong></h3>

<p>Artan talebe uygun sayıda diş hekimi ve uzman ataması yapılması</p>

<h3><strong>5. Altyapı Yatırımları</strong></h3>

<p>Arızalı ünitelerin yenilenmesi ve temel ekipman eksikliklerinin giderilmesi</p>

<h2><strong>Sonuç: Gecikmiş Müdahale Daha Büyük Kriz Doğurabilir</strong></h2>

<p>Veriler, Türkiye’de ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin <strong>uzun süredir ihmal edildiğini</strong> ve sorunun artık yapısal bir krize dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel sağlık sistemindeki yoğunluğa rağmen diş hekimliği alanındaki düşük erişim, yetersiz yatırım ve sınırlı kadro politikaları; yalnızca bugünün değil, <strong>geleceğin halk sağlığı açısından da ciddi riskler barındırıyor</strong>.</p>

<p>Uzmanlara göre mevcut tablo değişmezse, önümüzdeki yıllarda daha ağır hastalıklar, daha yüksek tedavi maliyetleri ve daha derin eşitsizlikler kaçınılmaz olacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dis-hekimliginde-kronik-kriz-kamuda-kadro-yetersizligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-30-205130.png" type="image/jpeg" length="19118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Dt. Boğa, “İmplant’ta son teknolojiyi güvenilir yöntemlerle kullanıyoruz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dr-dt-boga-implantta-son-teknolojiyi-guvenilir-yontemlerle-kullaniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dr-dt-boga-implantta-son-teknolojiyi-guvenilir-yontemlerle-kullaniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘İmplant ve İmplantüstü Protezlerde Dijital İş Akışı’ Eğitimi</p>

<p>Adana Diş Hekimleri Odası ve NOTCH Etadental işbirliği ile diş hekimlerine ‘İmplant ve İmplantüstü Protezlerde Dijital İş Akışı’ eğitimi verildi. Eğitime Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından Dt. Yiğit Şengör konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>DR. DT. BOĞA, “GÜZEL GÜLÜŞLERE DEĞER KATIYORUZ”<br />
İmplant tedavisinin doğru planlama ve modern yöntemlerle oldukça güvenli bir işlem olduğunu söyleyen Adana Diş Hekimleri Odası Başkanı Dr. Dt. Hasan Boğa, “İmplant tedavilerimizde en yeni ve modern yöntemler kullanıyoruz. Sürekli en güncel teknolojileri yakından takip ediyor, bilgilerimizi sürekli geliştiriyoruz. İmplant uygulamalarımızda modern ve gelişmiş teknolojilerden faydalanarak hastalarımıza konforlu çiğneme sağladığımız gibi güzel gülüşlere değer katıyoruz. Bugün bu anlamda güzel bir eğitim veriyoruz. Geldiğiniz için sizlere, değerli bilgilerini de bizlerle paylaşacak olan Dt. Yiğit Hocamıza teşekkür ediyorum” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 29 At 09.20.19" class="detail-photo img-fluid" height="1029" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-29-at-092019.jpeg" width="1600" /></p>

<p>DT. ŞENGÖR, “KEBABI RAHAT YEMEK İSTEYENLER DİŞSİZ KALMAMALI”<br />
Adanaya ilk defa geldiğini, Adana Kebabının lezzetini tatmak isteyenlerin dişsiz kalmayıp, mutlaka implant yaptırması gerektiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından Dt. Yiğit Şengör, slayt sunum yaparak katılımcı diş hekimlerine aydınlatıcı ve doyurucu bilgiler verdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 29 At 09.20.21" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-29-at-092021.jpeg" width="1600" /><br />
HASTA AĞRISIZ SIZISIZ EVE GİDEBİLİYOR<br />
Dt. Yiğit Şengör, “Hem diş hekimliğinde hemde implant tarafında çok ciddi gelişmeler var. Türkiye'de en çok kullandığımız rehberli cerrahi dediğimiz hastanın bir tomografisi çekiliyor. Daha sonra alınan ölçülerle beraber eşleştirilip bir implant rehberi hazırlanmaktadır. Bu kullanılan rehber sayesinde daha tutarlı, daha doğru yere pozisyonlandırdığımız implantları hastalara herhangi bir kesi ya da dikiş uygulamadan sadece implantı diş etinin üstünden yerleştirerek hastayı ağrısız sızısız eve gönderebiliyoruz.” diye konuşan Dt. Şengör diş hekimlerine ‘İmplant ve İmplantüstü Protezlerde Dijital İş Akışı’ konusunda teknik bilgiler vererek merak edilen soruları yanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dr-dt-boga-implantta-son-teknolojiyi-guvenilir-yontemlerle-kullaniyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-29-at-092004.jpeg" type="image/jpeg" length="53629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi ile ÇÜ arasında yapılan protokol çerçevesinde rahim ağzı kanserine karşı ücretsiz aşı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-buyuksehir-belediyesi-ile-cu-arasinda-yapilan-protokol-cercevesinde-rahim-agzi-kanserine-karsi-ucretsiz-asi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-buyuksehir-belediyesi-ile-cu-arasinda-yapilan-protokol-cercevesinde-rahim-agzi-kanserine-karsi-ucretsiz-asi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi ile ÇÜ arasında yapılan protokol çerçevesinde rahim ağzı kanserine karşı ücretsiz aşı uygulaması başladı.</strong></p>

<h2><strong>Büyükşehir’den kadınarla rahim ağzı kanseri aşısı</strong></h2>

<p><strong>İlk etapta 450 kadın ve kız çocuğu aşılananacak</strong></p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında, toplum sağlığını korumaya yönelik önemli koruyucu sağlık hizmeti olan <strong>HPV Aşı Uygulaması</strong> başlatıldı.</p>

<p>HPV (Human Papilloma Virüs), özellikle kadınlarda görülen <strong>rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri</strong> olup, dünya genelinde en sık rastlanan enfeksiyonlardan. Rahim ağzı kanseri, erken dönemde belirti vermeyebilen ancak ilerlediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalık olup, düzenli tarama ve aşı ile büyük ölçüde önlenebilmektedir. Günümüzde HPV aşısı, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV’ye bağlı gelişebilen birçok hastalığa karşı yüksek koruyuculuk sağlayan en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<p><img alt="Hpv Aşı Protokol Uygulaması Başladı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/hpv-asi-protokol-uygulamasi-basladi-2.jpg" width="716" /></p>

<p>Bu kapsamda Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi artırmak amacıyla HPV aşı uygulaması planlandı.</p>

<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ile yapılan protokol çerçevesinde;<br />
başvuruların alınması, başvuruların değerlendirilmesi, aşı temininin sağlanması, aşı uygulamaları sırasında kişilerin randevu planlamalarının yapılması ve ulaşımlarının organize edilmesi Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmektedir.<br />
Aşıların depolanması, soğuk zincir kurallarına uygun şekilde muhafaza edilmesi, aşı uygulamalarının gerçekleştirilmesi ve yapılan aşıların sağlık sistemine kaydedilmesi ise Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi sağlık ekipleri tarafından gerçekleştirilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HPV aşı uygulaması, belediyemizden sosyal yardım alan veya sosyal hizmet değerlendirme kriterlerine uygun olduğu belirlenen <strong>9-45 yaş aralığındaki kadın ve kız çocuklarına</strong> yönelik olarak planlandı. Yapılan başvurular sosyal hizmet kriterleri doğrultusunda titizlikle incelenmiş olup, toplam <strong>450 kişinin başvurusu onaylanmıştır.</strong><br />
Onaylanan kişilerden <strong>400’ü yetişkin, 50’si çocuk</strong> olmak üzere aşılama programına dahil edildi.</p>

<p><img alt="D S C02320" class="detail-photo img-fluid" height="522" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/d-s-c02320.jpg" width="783" /></p>

<p>Aşılama sürecinde,<br />
9-14 yaş arası bireylere 2 doz,<br />
15-45 yaş arası bireylere ise 3 doz aşı uygulanacaktır.<br />
Tüm doz uygulamalarının yaklaşık <strong>6 ay içerisinde tamamlanması</strong> planlanmaktadır.</p>

<p>HPV aşı uygulamasında ilk doz uygulamaları <strong>24 Mart 2026 Salı günü</strong> itibarıyla başlamış olup, planlanan takvim doğrultusunda aşılama süreci devam etmektedir.</p>

<p><img alt="Hpv Aşı Protokol Uygulaması Başladı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/03/hpv-asi-protokol-uygulamasi-basladi-4.jpg" width="716" /></p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi olarak, koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, kadın sağlığının korunması ve toplumda farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen bu çalışma ile rahim ağzı kanseri gibi önlenebilir hastalıklara karşı önemli bir adım atıldı.</p>

<p>Toplum sağlığını önceleyen çalışmalarımız, ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde kararlılıkla sürdürülecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-buyuksehir-belediyesi-ile-cu-arasinda-yapilan-protokol-cercevesinde-rahim-agzi-kanserine-karsi-ucretsiz-asi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/remzi-yazicccccccc-1.png" type="image/jpeg" length="63905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ozan Varal, Tarsus’ta iki, Mersin merkezde ise bir eski hastane alanının satışa çıkarılmasına tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ozan-varal-tarsusta-iki-mersin-merkezde-ise-bir-eski-hastane-alaninin-satisa-cikarilmasina-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ozan-varal-tarsusta-iki-mersin-merkezde-ise-bir-eski-hastane-alaninin-satisa-cikarilmasina-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarsus'ta Eski SSK Hastanesi, Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası ve Mersin Eski Devlet Hastanesi özelleştirme kapsamına dahil edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclis Üyesi Ozan Varal, Tarsus’ta 2, Mersin merkezde ise 1 eski hastane alanının satışa çıkarılmasını da içeren Resmi Gazete kararına tepki gösterdi. Üzerinde kamuya ait sağlık kuruluşlarının bulunduğu 55 taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığını belirten Varal, bu alanların ticarete konu edilmesinin yanlış olduğunu, kamuya ait bu mülklerin halka ait olduğunu ve satılmak yerine eğitim alanları ile yeni sağlık merkezleri gibi ihtiyaçlara ayrılması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><strong>“SAĞLIK ALANLARI SATIŞA SUNULUYOR”</strong></p>

<p>Kararın kentlerin en değerli noktalarında bulunan sağlık alanlarını kapsadığını belirten CHP PM Üyesi Ozan Varal, “17 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, üzerinde kamuya ait sağlık kuruluşlarının bulunduğu 55 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı. Bu sıradan bir satış kararı değildir. Kentlerin en değerli noktalarındaki kamu sağlık alanları satışa sunuluyor. Yıllarca halka hizmet vermiş hastane binaları, sağlık merkezleri elden çıkarılıyor. Sağlık temel insan hakkıdır. Halkı önceleyen bir sağlık sisteminin işlevi herkes için eşit, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaktır. Bu iktidar sağlığı bir hak olmaktan çıkardı. Bir ticari sektöre dönüştürdü. Şimdi de geriye kalan kamu alanlarını elden çıkarıyor.”</p>

<p><strong>MERSİN VE TARSUS’TAKİ ALANLAR DA LİSTEDE</strong></p>

<p>Açıklamada Mersin ve Tarsus’ta bulunan bazı sağlık alanlarının da satış kapsamına alındığına dikkat çekildi. Buna göre; Tarsus Tekke Mahallesi’nde bulunan Eski SSK Hastanesi, Tarsus İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası ve Akdeniz İhsaniye Mahallesi’ndeki Mersin Eski Devlet Hastanesi özelleştirme kapsamına dahil edildi.</p>

<p><strong>OZAN VARAL “BU SATIŞ KARARINI TARSUSLUYA, MERSİNLİYE KİMSE SORMADI”</strong></p>

<p>PM Üyesi Varal, bu alanların kentin hafızası olduğunu belirterek, “Tarsus’taki her iki alan tapu ve imarda sağlık alanı olarak tescilli, üstelik Eski Tarsus SSK Hastanesi ise 3. derece arkeolojik sit alanı şerhiyle kayıtlıdır. Özelleştirme sonrası imar yetkisi bakanlığa geçer. Bu alanlara AVM, rezidans ya da iş merkezi yapılmayacağının hiçbir güvencesi yoktur. Tarsus’un ve Mersin’in kreşlere, öğrenci yurtlarına, yeni sağlık merkezlerine, eğitim kurumlarına ihtiyacı var. Bu alanlar satılacak yer değil, halkın ihtiyacına cevap verecek yerlerdir. Kent hakkı yalnızca kentte yaşamak değil, kentin geleceği üzerinde söz sahibi olmaktır. Bu satış kararını Tarsusluya, Mersinliye kimse sormadı.” dedi.</p>

<p><strong>“ŞİRKETLERE GÜNLÜK 304 MİLYON TL KİRA VE HİZMET BEDELİ ÖDENİYOR”</strong></p>

<p>Açıklamasında sağlık politikalarına da değinen Varal, “Sağlığa kaynak bahanesiyle sağlık alanlarını satmak: bu nasıl bir akıl? Önce hastaneleri kapattılar. Sonra herkesi şehir hastanelerine yönlendirdiler. Şimdi o boşalan hastaneleri satıyorlar. Önce müşteriyi yarattılar, şimdi dükkânı satıyorlar. 2025 yılı verilerine göre şehir hastanelerini işleten 7 şirkete günde 304 Milyon TL kira ve hizmet bedeli ödendi. Ankara Tabip Odası’nın hesabına göre, 2025’in sadece yedi ayında ödenen 70,7 Milyar TL ile 100 yataklı 78 devlet hastanesi ya da 7 Bin 70 aile sağlığı merkezi inşa edilebilirdi. Devletin anayasal sağlık hizmeti verme yükümlülüğü piyasanın keyfine, kazanç hırsına feda edilemez.” dedi.</p>

<p><strong>“BECERİKSİZ EKONOMİ YÖNETİMİNİN FATURASI HALKA KESİLEMEZ”</strong></p>

<p>TBMM’de görüşülen düzenlemeyle çok sayıda taşınmazın satışının hedeflendiğini belirten Varal, “TBMM’deki torba teklifte hedef açık: 230 taşınmaz, 5,5 milyon metrekare. Mersin’de, Tarsus’ta deprem sebebiyle hasar gören okullar hâlâ yapılmamışken, yeni okullara, kreşlere, bilim merkezlerine, öğrenci yurtlarına, gençlik merkezlerine, kirada bulunan kamu idarelerinin hizmet binalarına ihtiyaç varken, kamunun elindeki hastane binalarının, arsaların satılması akılcı, doğru, tutarlı değildir. Beceriksiz ekonomi yönetiminin faturası halka kesilemez. Halka nitelikli sağlık hizmeti ve eğitim hizmetine erişimi sağlamak devletin görevidir.” şeklide ifade etti.</p>

<p><strong>VARAL: “SAĞLIK TİCARİ META DEĞİLDİR; TEMEL İNSAN HAKKIDIR”</strong></p>

<p>Sağlığın ticari bir meta haline getirilemeyeceğini vurgulayan PM Üyesi Ozan Varal, “Sağlık ticari meta değildir; temel insan hakkıdır. Piyasanın insafına terk edilemeyecek kadar değerlidir. Soruyoruz: Deprem vergileri deprem için kullanılmadı. Emekli fonları emekliye kaynak olmadı. Hastanelerin satışıyla sağlanacak gelir ne için kullanılacak? Mersin’in ve Tarsus’un sağlık alanları, yıllarca halkın yararlandığı kamu binaları halkın ortak değeridir.” dedi. Ozan Varal, açıklamasını bu karara karşı hukuki ve demokratik mücadele yürüteceklerini belirterek tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ozan-varal-tarsusta-iki-mersin-merkezde-ise-bir-eski-hastane-alaninin-satisa-cikarilmasina-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 19:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-24-193747.png" type="image/jpeg" length="16191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Tedavisinde “Muayene Var, Tedavi Yok” Tepkisi: Randevu Süreleri Uzatılsın Kampanyası Başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dis-tedavisinde-muayene-var-tedavi-yok-tepkisi-randevu-sureleri-uzatilsin-kampanyasi-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dis-tedavisinde-muayene-var-tedavi-yok-tepkisi-randevu-sureleri-uzatilsin-kampanyasi-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu hastanelerinde ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacıyla diş hekimleri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar tarafından yeni bir imza kampanyası başlatıldı. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu’na çağrıda bulunulan kampanyada, mevcut randevu sisteminin hem hastalar hem de hekimler açısından ciddi mağduriyetler yarattığı vurgulandı.</p>

<p>Kampanyada özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden verilen kısa süreli randevuların, tedavi süreçlerini neredeyse imkânsız hale getirdiğine dikkat çekildi.</p>

<h3>“10 Dakikada Tedavi Mümkün Değil”</h3>

<p>Açıklamada, MHRS’de tanımlanan 10-15 dakikalık randevu sürelerinin; klinik dezenfeksiyonu, malzeme hazırlığı, röntgen çekimi ve muayene ile tükendiği ifade edildi. Bu nedenle kanal tedavisi ve protez gibi uzun süren işlemlerin aylar sonrasına ertelendiği belirtilerek, “Muayene var ama tedavi yok” eleştirisi öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Vatandaş Özele Yönelmek Zorunda Kalıyor</h3>

<p>Kamu hastanelerinde yeterli süre ayrılmadığı için hastaların ya ağrıyla beklemek zorunda kaldığı ya da yüksek maliyetli özel kliniklere yöneldiği kaydedildi. Bu durumun, anayasal bir hak olan sağlık hizmetine erişimi zedelediği vurgulandı.</p>

<h3>Atama Bekleyen Hekimler ve Sistem Açığı</h3>

<p>Kampanya metninde ayrıca binlerce genç diş hekiminin atama beklediğine dikkat çekilerek, kamu hastanelerindeki kapasitenin personel eksikliği ve planlama sorunları nedeniyle verimli kullanılamadığı ifade edildi.</p>

<h3>Talepler Net: Süre Uzatımı ve Yeni Atamalar</h3>

<p>Kampanyayı başlatanlar üç temel talebi gündeme getirdi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Diş hekimi atama sayılarının artırılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Randevu sürelerinin bilimsel standartlara uygun şekilde en az 30-45 dakikaya çıkarılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Diş hekimliği fakültesi kontenjanlarının kamu kapasitesine göre yeniden düzenlenmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>“Nitelikli tedavi için yeterli süre, güvenli hizmet için tam kadro istiyoruz” çağrısıyla kamuoyuna seslenen kampanya destekçileri, yetkilileri acil düzenleme yapmaya davet etti.</p>

<p>📌 Kampanyaya destek vermek isteyenler için imza linki: <strong><a href="https://www.change.org/p/di%C5%9F-tedavisinde-muayene-var-tedavi-yok-d%C3%B6nemi-bitsin-randevu-s%C3%BCreleri-uzat%C4%B1ls%C4%B1n?recruiter=1398227940&amp;recruited_by_id=56748350-e29b-11f0-a7eb-2306431352fd&amp;utm_source=share_petition&amp;utm_campaign=starter_onboarding_share_personal&amp;utm_medium=whatsapp" rel="nofollow">İmzala</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dis-tedavisinde-muayene-var-tedavi-yok-tepkisi-randevu-sureleri-uzatilsin-kampanyasi-baslatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 20:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/cqcccpf-axo-800x450-no-pad.webp" type="image/jpeg" length="47246"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genstar ile Geleceğinize Güvenle Hazırlanın: Yenilikçi Genetik Çözümler]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/genstar-ile-geleceginize-guvenle-hazirlanin-yenilikci-genetik-cozumler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/genstar-ile-geleceginize-guvenle-hazirlanin-yenilikci-genetik-cozumler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık ve teknolojinin kesiştiği noktada, bireylere ve ailelere hayatlarının en önemli kararlarında ışık tutan güvenilir bir rehber arıyorsanız, doğru adrestesiniz. Genstar, sağlık teknolojileri ve genetik test çözümleri alanında bilimsel doğruluk ve hasta güvenliğini merkezine alan yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkan bir marka olarak, sağlıklı bir geleceğin kapılarını aralıyor. Özellikle anne ve bebek sağlığından üreme sağlığına, genetik analizlerden pek çok medikal alana uzanan kapsamlı ürün ve hizmet yelpazesiyle, daha bilinçli ve güvenli sağlık kararları almanıza olanak tanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genstar’ın temel felsefesi, en karmaşık görünen genetik bilgisini, anlaşılır, güvenilir ve uygulanabilir çözümlere dönüştürmektir. Bu yolculukta, alanında öncü uluslararası laboratuvarlarla kurduğu stratejik iş birlikleri ve uyumluluklar büyük önem taşır. Bu sayede, dünyanın dört bir yanında kabul görmüş en yüksek kalite standartlarını ve en güncel bilimsel metodolojileri Türkiye’deki kullanıcılarına aynı titizlikle sunar. Güçlü teknik altyapısı ve alanında uzman, deneyimli kadrosuyla bir araya gelen Genstar, yalnızca bir test hizmeti değil; etik, şeffaf ve sürdürülebilir bir sağlık partnerliği sunmayı taahhüt eder.</p>

<p></p>

<p><strong>Gebelik Sürecinde Güven: İleri Teknoloji Fetal DNA Testi</strong></p>

<p></p>

<p>Gebelik, heyecan ve merakla dolu özel bir dönemdir. Bu dönemde anne adaylarının en büyük isteği, bebeklerinin sağlık durumu hakkında güvenilir bilgiye erişebilmektir. İşte tam da bu noktada, Genstar’ın sunduğu <strong>fetal DNA testi</strong> çığır açıcı bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Bu yenilikçi test, anne adayından alınan basit bir kan örneğiyle, bebeğe ait genetik bilgilere ulaşmayı mümkün kılar. Geleneksel invaziv yöntemlere kıyasla herhangi bir düşük riski taşımaması, onu son derece <strong>güvenli</strong> bir seçenek haline getirir.</p>

<p></p>

<p>Genstar’ın <strong>fetal DNA testi</strong> çözümü, yalnızca güvenli olmakla kalmaz, aynı zamanda yüksek <strong>doğruluk</strong> oranıyla da öne çıkar. Test, bebekteki belirli kromozomal anomalilerin tespitinde oldukça hassas sonuçlar sunar, bu da ebeveynlere erken dönemde değerli bilgiler sağlar ve sağlık profesyonellerinin gebelik takibini daha etkin planlamasına yardımcı olur. Bu hizmete dair detaylı bilgi almak ve süreci başlatmak için <a href="https://genstar.com.tr/fetal-dna-testi/"rel="dofollow">fetal DNA testi</a> sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p></p>

<p>Genstar’ın sunduğu hizmetler, yalnızca gebelik dönemiyle sınırlı değildir. Genetik danışmanlık, üreme sağlığına yönelik testler, kalıtsal hastalık taşıyıcılık taramaları ve daha pek çok alanda, bireylerin genetik şifrelerini anlamalarına ve sağlık yol haritalarını bu bilgilerle şekillendirmelerine olanak tanır. Marka olarak en büyük hedefimiz, kişiye özel bu derin bilgiyi, herkes için erişilebilir, anlaşılır ve güvenilir kılmaktır.</p>

<p></p>

<p>Sağlığınız ve sevdiklerinizin sağlığı için atacağınız adımlarda, bilimin ışığında ve güvenin rehberliğinde ilerlemek istiyorsanız, <strong>Genstar</strong> sizin için buradayız. Daha fazla bilgi edinmek, uzman kadromuzla tanışmak ve sunduğumuz tüm çözümleri keşfetmek için ana sayfamızı ziyaret etmeniz yeterli: <a href="https://genstar.com.tr/" rel="dofollow">https://genstar.com.tr/</a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/genstar-ile-geleceginize-guvenle-hazirlanin-yenilikci-genetik-cozumler</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/hakkimizda2.jpg" type="image/jpeg" length="98385"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
