<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss/tarim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 19 Jun 2026 16:18:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss/tarim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Müzeyyen Şevkin; “Bir bardak portakal suyu 200-400 lira arasında ama çiftçi portakal ağaçlarını kesiyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-bir-bardak-portakal-suyu-200-400-lira-arasinda-ama-ciftci-portakal-agaclarini-kesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-bir-bardak-portakal-suyu-200-400-lira-arasinda-ama-ciftci-portakal-agaclarini-kesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mecliste görüşülen Toprak Kanunu üzerine söz alan CHP’li Dr. Müzeyyen Şevkin, iktidarın tarım politikasını sert sözlerle eleştirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><strong>“Türkiye tarımı, tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşıyor”</strong></li>
 <li><strong>“Hasat dönemlerinde ithalat kapıları açılıyor, yabancı çiftçi kazanıyor”</strong></li>
 <li><strong>“Çiftçinin devletten alacağı 2 trilyon 671 milyar liraya ulaştı”</strong></li>
 <li><strong>“Çiftçiyi yaşatmak, ülkeyi yaşatmaktır”</strong></li>
 <li><strong>“Sevsinler sizin yerliliğinizi ve milliliğinizi!”</strong></li>
</ul>

<p><strong>ANKARA -</strong> CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ikinci bölümü üzerinde şahsı adına söz alarak Türkiye tarımının içinde bulunduğu tabloyu sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p>Kürsüden yaptığı konuşmada Türkiye tarımının tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşadığını vurgulayan Dr. Şevkin, üreticinin yalnız bırakıldığını, tarım alanlarının daraltıldığını, ithalat politikalarının ise yerli üreticiyi bitirme noktasına getirdiğini söyledi.</p>

<p><strong>“ÇİFTÇİ ÜRETİYOR, KAZANAN YABANCI ÜRETİCİLER OLUYOR”</strong></p>

<p>Tarım topraklarının yapılaşmaya ve madencilik faaliyetlerine açıldığını belirten Dr. Şevkin, üretim alanlarının her geçen gün daraldığını kaydetti.</p>

<p>Hasat dönemlerinde ithalat kapılarının sonuna kadar açıldığını ifade eden Dr. Şevkin, “Bakınız, kentim Adana'da ve Çukurova'da karpuz hasadı başlayacak, turfanda karpuzdan çiftçi biraz kazanç sağlayacak, hemen Mısır’dan ithalat yapıyorsunuz. Yine, buğday hasadı başlayacak, savaş hâlindeki Ukrayna'dan buğday ithal ediyorsunuz; pirinci Çin'den, Amerika'dan ithal ediyorsunuz. Yine, pamuk hasadı başlayacak, Amerika'dan, Kanada'dan pamuk ithal ediyorsunuz. Çiftçinin alın teri daha kurumadan ithalat gemileri kapıya dayanıyor. Türkiye köylüsü eli böğründe beklerken siz, yerli ve millî olduğunu iddia edenler yabancı köylüye kazandırıyorsunuz. Sevsinler sizin yerliliğinizi ve millîliğinizi!” dedi.</p>

<p><strong>“BİR TON BUĞDAYIN MALİYETİ 24 BİN 500 LİRA, AÇIKLANAN FİYAT 16 BİN 500 LİRA!”</strong></p>

<p>Üretim maliyetleri ile açıklanan alım fiyatları arasındaki uçuruma dikkat çeken Dr. Şevkin, çiftçinin zarar etmeye mahkûm edildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir ton buğdayın üretim maliyetinin 24 bin 500 lirayı aştığını belirten Dr. Şevkin, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 16 bin 500 liralık alım fiyatının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu ifade etti. Arpa alım fiyatının da desteklemeler hariç ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandığını hatırlatan Dr. Şevkin, “Çiftçiye ‘Üret ama zarar et, çalış ama kazanma, ek ama borçlan’ deniliyor. Böyle bir üretim modeli sürdürülebilir değildir” diye konuştu.</p>

<p><strong>“BİR BARDAK PORTAKAL SUYU 200 İLA 400 LİRA ARASINDA, ÇUKUROVA’DA BAHÇELER SÖKÜLÜYOR”</strong></p>

<p>Narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunları da gündeme taşıyan Dr. Şevkin, tüketicinin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını ancak üreticinin para kazanamadığını vurguladı.</p>

<p>“Bugün kafelerde ve restoranlarda bir bardak portakal suyu 200 ila 400 lira arasında satılıyor” diyen Dr. Şevkin, “Maalesef bu duruma rağmen zarar eden, alın terinin karşılığını alamayan üretici Adana ve Çukurova’da limon, portakal, mandalina ve greyfurt bahçelerini söküyor. Narenciye üreticisi maliyetler karşısında ayakta kalamıyor. Tarımsal üretimde yaşanan gerileme Türkiye’nin gıda güvenliğini tehdit ediyor” dedi. “Çiftçi üretmezse kim üretecek? Köylü toprağını terk ederse bu ülkenin gıdasını kim sağlayacak?” diye soran Dr. Şevkin, pandemi döneminde tarımın stratejik öneminin açık şekilde görüldüğünü hatırlattı.</p>

<p><strong>“TARIM KANUNU’NUN EMRETTİĞİ DESTEKLER, YILLARDIR EKSİK VERİLİYOR”</strong></p>

<p>Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesini hatırlatan Dr. Şevkin, tarımsal desteklerin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 1’inden az olamayacağının kanunla hüküm altına alındığını belirtti. 2026 yılı için çiftçilere verilmesi gereken destek miktarının yaklaşık 722 milyar lira olduğunu ifade eden Dr. Şevkin, bütçeden ayrılan kaynağın ise yalnızca 168 milyar lira seviyesinde kaldığını söyledi.</p>

<p>Dr. Şevkin, “Çiftçinin yaklaşık 600 milyar liralık yasal alacağı ödenmedi. Çiftçinin anasının ak sütü gibi helal olan hakkı yıllardır teslim edilmiyor. 2007-2026 döneminde tarıma verilmesi gereken toplam desteğin 2 trilyon 671 milyar lira olması gerekiyordu. Fiilen ödenen destek 686 milyar lirada kaldı. Çiftçiler, yıllardır büyük bir hak kaybına uğruyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ İNSANCA YAŞAM KOŞULLARINA KAVUŞTURULMALIDIR”</strong></p>

<p>Konuşmasında mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken CHP’li Dr. Şevkin, milyonlarca insanın insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Mevsimlik tarım işçilerinin temiz suya, sağlıklı barınma koşullarına, eğitime ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını belirten Dr. Şevkin, çocukların eğitim hakkının korunması gerektiğini vurguladı ve tarım işçilerinin sigortalılık haklarının güvence altına alınması çağrısında bulunarak devletin bu konuda daha etkin adımlar atması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“ÇİFTÇİYİ YAŞATMAK ÜLKEYİ YAŞATMAKTIR”</strong></p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözünü hatırlatan Dr. Şevkin, tarımın bağımsızlık, milli güvenlik ve gıda güvencesi anlamına geldiğini, çiftçinin yalnız bırakılmasının Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atacağını vurgulayarak, “Bugün çiftçi yalnız bırakılırsa yarın sofralarımız boş kalacaktır. İthalatı değil üretimi, yabancı çiftçiyi değil kendi çiftçimizi desteklemek zorundayız. Unutulmamalıdır ki çiftçiyi yaşatmak ülkeyi yaşatmaktır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/muzeyyen-sevkin-bir-bardak-portakal-suyu-200-400-lira-arasinda-ama-ciftci-portakal-agaclarini-kesiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/msevkingenelkurul2.jpg" type="image/jpeg" length="95630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aladağ’da 400 bin, Tufanbeyli ve Feke’de 100’er bin domates fidesi üreticiyle buluşturuldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/aladagda-400-bin-tufanbeyli-ve-fekede-100er-bin-domates-fidesi-ureticiyle-bulusturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/aladagda-400-bin-tufanbeyli-ve-fekede-100er-bin-domates-fidesi-ureticiyle-bulusturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, her iki ilçede gerçekleştirilen fide dağıtım törenlerine katıldı ve halkla bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><i><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi sosyal belediyecilik anlayışından taviz vermiyor</strong></i></li>
 <li><i><strong>Aladağ’ın ardından Feke ve Tufanbeyli ilçelerinde de üreticiye yüzbinlerce domates fidesi dağıtıldı. </strong></i></li>
 <li><i><strong>Aladağ’da 400 bin, Tufanbeyli ve Feke’de 100’er bin domates fidesi üreticiyle buluşturuldu. </strong></i></li>
 <li><i><strong>Güngör Geçer: “Her fide sofralarımıza bereket, geleceğimize umut…”</strong></i></li>
 <li><i><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi, rutin belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra, sosyal belediyecilik anlayışıyla halka hizmet etmeye devam ediyor.</strong></i></li>
</ul>

<p><strong>Kentin dört bir yanında üreticiyi, çiftçiyi destekleyen ve milyonlarca fide, tohum dağıtan Adana Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz hafta içinde Aladağ ilçesinde üreticiyle buluşturulan 400 bin domates fidesinin ardından Tufanbeyli ve Feke ilçelerinde de toplam 200 bin domates fidesi dağıttı. </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, her iki ilçede gerçekleştirilen fide dağıtım törenlerine katıldı ve halkla bir araya geldi.</p>

<p><strong>HER FİDE SOFRALARIMIZA BEREKET, GELECEĞİMİZE UMUT OLACAK</strong></p>

<p>Tufanbeyli ve Feke’de halkın son derece sıcak şekilde karşıladığı Güngör Geçer şunları söyledi: “Adana Büyükşehir Belediyesi olarak, tüm imkanlarımızla çiftçimizin ve üreticimizin yanındayız. Adana’mızın bereketli topraklarını emekle işliyor; Feke ve Tufanbeyli'de hemşehrilerimizle buluşturduğumuz toplam 200 bin domates fidesiyle üreticimize güç katıyoruz. Bugün özellikle kadınlarımızın öncülüğünde ektiğimiz her fide, yarın sofralarımıza bereket, geleceğimize umut olacak. Daha çok çalışacak, birlikte üreteceğiz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/aladagda-400-bin-tufanbeyli-ve-fekede-100er-bin-domates-fidesi-ureticiyle-bulusturuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/tufanbeyli-d-j-i-20260604021207-0043-d-d-r-o-n-e3-p-r-o.jpg" type="image/jpeg" length="53982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizine karşı "Ekolojik Havza" kalkanı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iklim-krizine-karsi-ekolojik-havza-kalkani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iklim-krizine-karsi-ekolojik-havza-kalkani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel iklim krizinin etkilerini derinden hisseden Mersin’de, Yenişehir Belediyesi su istemeyen "Ekolojik Tarım Havzası" kurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Başkan Abdullah Özyiğit önderliğinde kenti kırsaldan, kırsalı da kentte ayırmayan Yenişehir Belediyesi, safran başarısının ardından şimdi de züfa ve adaçayı ile üreticinin çehresini değiştiriyor. Küresel iklim krizinin etkilerini derinden hisseden Mersin’de, Yenişehir Belediyesi su istemeyen "Ekolojik Tarım Havzası" kurdu. Dünya Çevre Günü'nde Değirmençay Mahallesi’nde dikilen 15 bin tıbbi ve aromatik bitki, hem yarınlara nefes olacak hem de doğadaki zorlu şartlara direnç gösterecek.</p>
</blockquote>

<p>Mersin Yenişehir Belediyesi,AR-GE Müdürlüğü koordinesinde hem iklim kriziyle mücadele etmek hem de yerel üreticiye katma değerli alternatif gelir kaynakları sunmak amacıyla hayata geçirilen ‘Ekolojik Tarım Havzası Projesi’ kapsamında 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ndeDeğirmençay Mahallesi’nde ‘Tıbbi ve Aromatik Bitki Dikim Etkinliği’ gerçekleştirdi.Dikim etkinliğine; Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Toy Güzel, CHP Yenişehir İlçe Başkanı Toprak Çalışkan, Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömer Kahyaoğlu, Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Değirmencay Mahalle Muhtarı Rıdvan Işık, meclis üyeleri ve mahalle halkı katıldı.</p>

<p><strong>15 BİN TOHUM FİDEYE DÖNÜŞTÜ</strong></p>

<p>Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nden temin edilen 15 bin adet züfa ve tıbbi adaçayı tohumu, belediye fidanlığında çimlendirilerek fide haline getirildi. Özenle yetiştirilen bu fideler, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde düzenlenen etkinlikte toprakla buluştu. Dikim çalışmaları, hem üreticilerin kendi arazilerinde hem de proje için özel olarak tahsis edilen bin 200 metrekarelik uygulama alanında eş zamanlı olarak devam ediyor. Küresel iklim krizinin ve kuraklığın etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, Yenişehir Belediyesi su tasarruflu üretim modellerine öncelik veriyor. Bu doğrultuda seçilen züfa ve tıbbi adaçayı; düşük su ihtiyacı ve kuraklığa dayanıklı yapılarıyla sürdürülebilir tarımın en önemli alternatifleri arasında yer alıyor. Bu bitkiler bitki çayı, kurutulmuş ürün ve uçucu yağ üretimi gibi çok geniş bir yelpazede değerlendirilebiliyor. Böylece üreticiler, geleneksel tarım ürünlerine kıyasla çok daha yüksek ekonomik değere sahip, katma değerli bir üretim imkânına kavuşuyor. Projenin hedefi sadece bitki yetiştirmekle sınırlı değil. İlerleyen aşamalarda bu bitkilerden uçucu yağ elde edilmesi planlanıyor. Böylece ürünler sadece ham madde olarak satılmayacak; işlenerek katma değeri yüksek, markalı son ürünlere dönüştürülecek ve üreticinin kazancı katlanacak. Projenin sürdürülebilir ve bilinçli bir şekilde yürütülmesi için kurumsal iş birlikleri de hayata geçiriliyor. Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde üreticilere yönelik eğitim programları düzenlenecek.</p>

<p><strong>İKLİM KRİZİNE KARŞI EKOLOJİK HAVZA MODELİ</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan Mahalle Muhtarı Rıdvan Işık, tarıma olan desteklerinden Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’e teşekkür etti. Değişen hava şartları ve iklim krizi nedeniyle kırsalda tarım yapmanın her geçen gün zorlaştığına dikkat çeken Muhtar Işık, geleceğe dair tüm ayrıntıları hesaplanmış bu vizyoner projeye imza atarak çiftçiyi yalnız bırakmayan Başkan Özyiğit’e mahalle halkı adına teşekkür etti.Bölgede yürüttükleri arıcılık ve tıbbi aromatik bitkilerle ilgili ekolojik havza çalışmasının önemine değinen Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy ise, bu çalışmanın temel amacının, iklim krizinin getirdiği öngörülemeyen hava koşullarına karşı dirençli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim modeli oluşturmak olduğunu söyledi. Mevcut büyük ölçekli havza planlarının iklimsel krizler nedeniyle işlevsiz kaldığını, bu yüzden Yenişehir'in kırsal mahallelerinin dar vadi yapısının bu model için çok uygun olduğuna dikkat çeken Beştoy, projenin sadece hammadde satışına değil; yağ, sabun, krem, merhem ve ilaç gibi katma değerli ürünlerin üretilmesine odaklandığının altını çizdi. Son olarak, projenin başarısı için belediye birimleri, kent konseyi ve tüm katılımcıların içinde yer alacağı koordineli bir "aktör ağına" ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Beştoy, gönüllü destek ve katılım çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>YILMAZ: ÜRETİM DESENİMİZİ DEĞİŞTİRMEMİZ LAZIM</strong></p>

<p>Geleneksel tarım modellerinin artık maliyetleri karşılamakta zorlandığına dikkat çeken Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise, "5 yıldır Yenişehir Belediye Başkanımızın ve İlçe Tarım Müdürlüğümüzün, aynı zamanda da Ziraat Odamızın önderliğinde safran üretimi ile ilgili çok ciddi mesafeler kat ettik. Başladığımızda 2 ya da 3 çiftçiyle başladık sanırım. 2 çiftçiyle başladık. Bugün, geçen yıl burada yine programını yaptığımızda safran üreticimizin sayılarının 18'e çıktığını gördük. Alternatif üretim her zaman önemlidir. Üretim desenimizi değiştirmemiz lazım. Üretim modellerimizi değiştirmemiz lazım. Daha az alanlarda, katma değeri yüksek ürünler üretmemiz lazım. İşte görüyorsunuz, daha birkaç gün öncesine kadar binbir emekle, yüksek üretim maliyetleriyle ürettiğimiz nektarinimiz maalesef çöpe gitti. Ya da ekonomik anlamda üretim maliyetlerini bile karşılamadı. Tabii o zaman işte bu alternatif ürünler ön plana çıkıyor. Yani bir kadınımızın, bir ev kadınımızın evinin bahçesinde 200-300 metrekare alanda üretebileceği endemik ürünler; saleptir, safrandır... İnanın bunlar aile ekonomisine çok ciddi katkılar sağlıyor. Dolayısıyla bu emeği başlatan, bu projeyi başlatan başta Belediye Başkanımıza, Tarım İlçe Müdürümüze, buraya emek veren bütün belediye çalışanlarımıza ve odamızın da katkısı var burada biliyorsunuz, ben yeniden teşekkür ediyorum. Belediye başkanlarımızın tarıma bu kadar ilgili olması, duyarlı olması biz çiftçiler adına çok sevindirici bir durumdur."</p>

<p><strong>​ CAN: BU PROJE SADECE TARIMSAL FAALİYET OLARAK GÖRÜLMEMELİ</strong></p>

<p>Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sinan Can da, Mersin’in iklim krizi karşısındaki konumuna ve toprak kirliliğiyle mücadelede tıbbi aromatik bitkilerin hayati önemine dikkat çekti. ​Yürütülen projenin sadece tarımsal bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan, şu ifadeleri kullandı: "Bu çalışma aynı zamanda bir havza yönetimi çalışmasıdır ve bunun altını kalın çizgilerle çizmemiz gerekir. İklim değişikliği eylem planlarını vurgularken, kenti bir bütün şeklinde yönetebilecek havza bazlı çalışmaların sergilenmesi mücadelenin en önemli etki unsurlarından biri olacaktır."</p>

<p>​<strong>KAHYAOĞLU: BÖYLE BİR BELEDİYE BAŞKANIYLA ÇALIŞMAKTAN ÇOK MUTLUYUM</strong></p>

<p>Programda konuşan Yenişehir Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Ömer Kahyaoğlu ise, tıbbi ve aromatik bitkilerin bölge tarımı için stratejik bir dönüm noktası olduğunu söyledi.Yenişehir’deki çiftçilerin tarımsal arazi büyüklüklerinin genel olarak küçük olduğuna dikkat çeken Kahyaoğlu, bu durumun aşılması için katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerektiğini belirtti. Tıbbi ve aromatik bitkilerin küçük alanlarda bile yüksek getiri sağladığını ifade eden Kahyaoğlu, bu projenin kırsal kalkınmaya büyük bir ivme kazandıracağını söyledi. Bu bitkilerin hem ilaç hem de kozmetik sektörü için vazgeçilmez bir hammadde olduğunu hatırlatan Kahyaoğlu, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in eczacı olmasının proje için çok büyük bir şans ve vesile olduğunun altını çizerek, Başkan Özyiğit’in mesleki tecrübesi sayesinde projenin ilerleyen yıllarda çok daha başarılı noktalara taşınacağına inandığını belirtti. Tıbbi ve aromatik bitkilerin Türkiye'de en az gübre ve zirai ilaç kullanılan ürün gruplarından biri olduğunu vurgulayan Kahyaoğlu, bu yönüyle üretimin, çevre ve doğa kirliliğini minimumda tutacağını ifade etti.​Son dönemde yaşanan küresel iklim krizi ve buna bağlı su sorunlarına da değinen Kahyaoğlu, "Tıbbi aromatik bitkiler, Türkiye'de ve dünyadaki su isteği en az olan bitkilerdir. Dolayısıyla doğada ve tarımda her türlü zorlu şarta alternatif gösteren, direnç gösteren bir üretim modelidir." dedi. ​Yenişehir Belediyesi'nin daha önce hayata geçirdiği solucan gübresi üretimi ve safran yetiştiriciliği gibi vizyoner projelere her zaman büyük destek verdiğini belirten Kahyaoğlu, "Böyle bir ilçede ve böyle bir Belediye Başkanıyla çalıştığım için çok mutluyum" diyerek projede emeği geçen tüm paydaşlara ve kooperatife teşekkürlerini iletti.</p>

<p><strong>ÇALIŞKAN: BÜTÇE PAYLARI YÜZDE 1’LERDEN YÜZDE 10’LARA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan CHP Yenişehir İlçe Başkanı Toprak Çalışkan da, yerel yönetimlerin tarıma ve çiftçiye verdiği desteklerin hayati önemine dikkat çekti. CHP’li belediyelerin bütçelerinde tarıma ayırdığı payı ciddi oranda artırdığına dikkat çeken Çalışkan, ​"Belediye başkanlarımız, bütçelerinde belki sembolik olarak olması gereken gıda, tarım ve bu tür kalemlerde çiftçiye verecekleri destekleri; hem küresel iklim krizinin doğurduğu neticelerden dolayı hem de hükümetin eksik ve yanlış tarım politikalarından dolayı, birçok alanda fedakarlık yaparak yüzde 1’lerde kalması gereken bütçe kalemlerini yüzde 5’lere, yüzde 10’lara çıkarttılar. ​Burada kendilerine hiçbir oy kaygısı gütmeden, sırf vatandaşların refahı ve menfaati için yapmış olduk bu feragatten, bu özveriden dolayı teşekkür ediyorum. Yaptıkları hizmetlerle bizi her gün biraz daha gururlandırıyorlar." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>TOY GÜZEL: TOPRAKLA BULUŞAN HER BİTKİ YARINLARIMIZA NEFES OLACAK</strong></p>

<p>​Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hülya Toy Güzel ise, "Ekoloji Tarım Havzası ve Tıbbi Aromatik Bitki Bilim Etkinliği, sadece toprağa bir fidan bırakmak değil; aynı zamanda Mersin'in tarımsal potansiyeline, ekolojik dengesine ve sürdürülebilir bir geleceğe olan inancımızın somut bir göstergesidir. Mersin, bereketli topraklarıyla tarımın başkentlerinden biridir. Bizler yerel yönetimler olarak bu bereketin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir miras olarak bırakılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Tıbbi ve aromatik bitkilerin ekolojik tarım havzalarında yetiştirilmesi, bölgemizin doğal zenginliğini gün yüzüne çıkarırken üreticimize de katma değerli bir kapı aralamaktadır. Doğa bize sunulmuş bir lütuf değil, emanettir. Bugün burada toprakla buluşturacağımız her bitki; yarınlarımıza nefes, sofralarımıza sağlık ve doğamıza direnç olacaktır. ​Bu güzel etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen Yenişehir Belediye Başkanımız Sayın Abdullah Özyiğit'e teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Yenişehir Belediye Başkanım Abdullah Özyiğit'in önceki dönemden beri ne kadar özveriyle çalıştığını, tarıma, kadına, gençliğe her şey çok önem verdiğini beraber yol aldığımız müddetçe gördük. Emekleriniz için, çalışmalarınız için herkese ayrı ayrı ben teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız." dedi.</p>

<p><strong>BAŞKAN ÖZYİĞİT: YENİŞEHİR’DE TESADÜFİ HİÇBİR İŞE YER YOK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Özyiğit ise konuşmasında, belediyenin çevre, ekoloji, bilimsel üretim ve uluslararası iş birlikleri alanındaki vizyoner projelerini paylaştı. Yenişehir'de tesadüfi hiçbir işe yer olmadığını, tüm çalışmaların 7,5 yıl önce belirlenen vizyonun birer parçası olduğunun altını çizen Başkan Özyiğit, göreve gelmeden önce planladıkları eğitim, ekoloji, üretim ve dayanışma odaklı projelerin altını doldurarak yollarına devam ettiklerini belirterek, "Yaptığımız işlerin hiçbirisi tesadüf değil, büyük bir planın parçasıdır." dedi. ​İklim kriziyle mücadelenin sadece tek bir alanda üretimle çözülemeyeceğini, topyekûn bir çaba gerektirdiğini ifade eden Özyiğit, geleceğe daha sağlıklı bir çevre bırakma kararlılığını şu sözlerle aktardı: "Gelecekten emanet aldığımız ülkemizi, bu emaneti sağlıklı bir biçimde yerine teslim etme noktasında bir çaba içerisinde olacağız." Özyiğit, proje kapsamında, ilçede kapsamlı bir "Tıbbi Aromatik Bitki Havzası" oluşturulacağını açıkladı. Projenin ilk adımı olarak ada çayı ve züfa otu gibi katma değeri yüksek bitkiler toprakla buluşturulurken, Başkan Özyiğit iklim krizi karşısında alternatif tarımın önemine dikkat çekti.​Konuşmasında, küresel iklim değişikliğinin ve beklenmedik hava olaylarının çiftçiyi ne kadar zor durumda bıraktığına değinen Başkan Özyiğit, üreticiyi korumanın yolunun ürün çeşitliliğinden geçtiğini belirtti. Geleneksel ve sert çekirdekli ürünlerin bir gecede yaşanan don ya da dolu olaylarıyla yok olabildiğini hatırlatan Özyiğit, daha önce başarıyla hayata geçirdikleri safran üretimini örnek gösterdi: "Çok küçük alanlarda, yüksek gelir elde edebileceğimiz bir ürün olduğunu hepimiz gördük. Başından sonuna 45 günü geçmeyen bir zaman aralığında gerçekleşen, alternatif bir ürün. Teknolojiyi daha çok kullanırsak yılda birkaç kez ürün alabileceğimiz bir modelden bahsediyoruz. Hatta Ar-Ge birimimiz çalışsın; sadece toprakta değil, topraksız alanda da safran üretimini zorlayalım."</p>

<p><strong>​"KENTİ KIRSALDAN, KIRSALI KENTTEN AYIRMADIK"</strong></p>

<p>​Yenişehir Belediyesi’nin tarım vizyonunun sadece tohum ekmekten ibaret olmadığını vurgulayan Özyiğit; doğal kaynakları korumanın, üreticinin emeğini güçlendirmenin ve çocuklara yaşanabilir bir dünya bırakmanın asıl hedef olduğunu söyledi. Kurulacak bitki havzasının çok yönlü fayda sağlayacağını belirten Başkan, "Bu havzada hem çevremize, hem ekonomimize hem de geleceğimize yatırım yapacağız. Unutmamalıyız ki bu tıbbi aromatik bitkiler aynı zamanda bölgedeki arıcılığı ve bal üretimini de besleyecek," dedi. ​Projenin sadece dikim aşamasında kalmayacağını, ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması süreçlerinin de sıkı şekilde takip edileceğini belirten Özyiğit, şu aşamalara dikkat çekti: “Ürünlerin doğru ve standardize şekilde paketlenmesi, doğru koşullarda pazara sunulması ve bitkilerden yağ elde edilmesi ve bu ürünlerin kozmetik ile tıbbi alanlara kazandırılması. Bir işin karşılığında ekonomik bir döngü gerçekleşmezse, o iş sürdürülebilir olmaktan çıkar. Bu emeği hep birlikte ticari başarıya dönüştüreceğiz." ifadelerini kullandı. ​Belediyecilik anlayışlarında hiçbir bölgeyi diğerinden ayırt etmediklerini belirten Başkan Özyiğit, Kırsal Kalkınma Müdürlüğü aracılığıyla bugüne kadar yürütülen çalışmaları da paylaştı. Özellikle Değirmençay Mahallesi’nde 40 bin litre doğal solucan gübresi üreterek 800 çiftçiye doğrudan ulaştırdıklarını ve uzman ekiplerin tarlada, bahçede üreticiyle omuz omuza çalıştığını aktardı. Doğru budama ve bilimsel teknikler sayesinde bölgedeki şeftali üreticilerinin ürün kalitesinde ve ağırlığında gözle görülür bir artış yaşandığını da sözlerine ekledi. Konuşmasını tüm katılımcılara ve projede emeği geçen kooperatif üyelerine teşekkür ederek sonlandıran Özyiğit, "Umut ediyorum ki en iyi sonuçları aldığımızda, yine burada güzel bir günde o başarıları paylaşmak için bir araya geleceğiz." dedi.</p>

<p></p>

<p> 
<p></p>
</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iklim-krizine-karsi-ekolojik-havza-kalkani</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/yenisehirde-katma-degerli-tarim-donemi-11.jpeg" type="image/jpeg" length="88983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut; Buğday üreticisine fiyat darbesi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-bugday-ureticisine-fiyat-darbesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ayhan-barut-bugday-ureticisine-fiyat-darbesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Barut, 16.5 lira olarak açıklanan buğday alım fiyatının maliyetin altında kaldığına dikkat çekerek yanlıştan dönülmesini, kararın revize edilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, geçen sene 13.5 lira olarak belirlenen buğday alım fiyatının bu sene yüzde 22'lik artışla 16.5 lira açıklanmasına sert tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca katlanarak artan maliyetlere rağmen 16.5 lira olarak açıklanan alım fiyatı ve yetersiz desteklerin çiftçiye büyük darbe vurduğunu söyleyen Barut, "Dönüme ortalama 450-500 kilo civarında verim alınan Çukurova Bölgesi'nde bile bir kilo buğdayın gerçek üretim maliyeti 16.5 liranın üstündeyken maliyetin altında kalan alım fiyatı revize edilmelidir. Her yıl 10 milyon ton buğday ithal edenler, ülke ortalama verimi gerekçesiyle ton başına 3 bin lira ödeneceğini söyleyerek gerçekleri saptırıp algı oyununa girişenler yanlıştan dönmelidir. Borç batağındaki çiftçinin ürününü alıp 45 gün sonra ödeyeceğini, zaten yetersiz olan desteklerin de ne zaman ödeneceğini açıklamayanlar, tarımsal üretimimiz ve emektar çiftçimize darbe vurmaktadır" dedi.<br />
<br />
"İKTİDAR YANGINI BÜYÜTÜYOR"<br />
<br />
Çiftçinin kara gün dostu olması gereken Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) duyurusunu yaptığı alım fiyatlarından kimsenin memnun olmadığını ifade eden Ayhan Barut, "Maliyetin altında kalan alım fiyatları emektar çiftçimizi perişan ederken, ocağına incir ağacına dikerken kimse bu yangını söndürmeye çalışmıyor. AKP iktidarı tarımda büyüyen sorunları, çiftçinin perişan halini, halkın içine düşürüldüğü sefaleti görmüyor. Aksine bu sorunları çözmek bir yana, daha da büyütmenin derdine düşüyor, ateşi daha da körüklüyor. Yazıktır, günahtır. Olan ülke çiftçimize, tarımımıza, ülkemizin gıda egemenliğine ve halkımızın geleceğine oluyor" diye konuştu.<br />
<br />
"YANLIŞTAN DÖNÜN, BİR KEZ OLSUN ÇİFTÇİYİ GÜLDÜRÜN"<br />
<br />
Dönüme ortalama 450-500 kilogram civarında ürün alınan Çukurova'da bile bir kilogram buğday üretim maliyetinin 16.5 liranın üstünde olduğuna dikkat çeken Barut, şunları dile getirdi:<br />
"Tarımsal üretim ve çiftçinin sorunlarına çare bulunmadan ülkede hiçbir soruna çare bulunamaz. Bunlar çiftçinin emeğini heba ederek enflasyonu düşüreceklerini sanıyor. Ama üretim olmazsa açlık, kıtlık, yoksulluk ortamında kim ne bulacak da tüketecek? Elleri nasırlı çiftçimiz maliyetin altında açıklanan fiyatlarla batınca nasıl üretecek, ürün olmayınca ya da az olunca fiyatlar uçmayacak mı? Çiftçimizi yanlış ekonomi politikalarına, enflasyon bahanesiyle uyguladıkları vahşi enflasyon politikalarına kurban ediyorlar. Maliyet hesabı bu kadar açık ve ortadayken Toprak Mahsulleri Ofisi açıkladığı 16.5 liralık alım fiyatı ile emektar çiftçimize, tarımsal üretimimize ve halkımızın güvenli gıdaya erişim hakkına darbe vurmuştur. Ülke ortalamasını gündeme getirip algı oyunlarına girişerek gerçekleri saklayamazlar. Ne zaman ödeneceği bile belli olmayan yetersiz destekleri gündeme getirip sanki ürün alım fiyatı yüksekmiş göstermek cambazlıktır, bunu kabul etmiyoruz. Herkes bilir ki, tarımsal üretim destekleri ayrı ürün fiyatı ayrıdır. Zaten çoğu çiftçimiz peşin ve zamanında ödenmeyen, yasalara aykırı olarak yetersiz bırakılan bu desteklerden faydalanamıyor. Sonuç itibariyle, maliyet altındaki alım fiyatı, yetersiz destek, 45 gün sonra ödeme takvimi tümüyle yanlıştır ve yanlıştan dönmek gerekir. Yanlıştan dönün, çiftçinin yüzünü bir kez olsun güldürün."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-bugday-ureticisine-fiyat-darbesi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/ayhan-barut-bugday-son.JPG" type="image/jpeg" length="79219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ak Zambak Projesi’yle kadın üretimine ve istihdama katkı sağlanması amaçlanıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ak-zambak-projesiyle-kadin-uretimine-ve-istihdama-katki-saglanmasi-amaclaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ak-zambak-projesiyle-kadin-uretimine-ve-istihdama-katki-saglanmasi-amaclaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[13 kadın üreticinin yer aldığı proje kapsamında, akzambak üretim alanları ziyaret edilerek saha gözlemleri gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Ak Zambaklar gelişiyor kadınlar güçleniyor</p>
</blockquote>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığının iş birliğinde yürütülen “Ak Zambak Projesi” kapsamında çalışmalar sürüyor.</p>

<p>13 kadın üreticinin yer aldığı proje kapsamında, Kozan ilçesi Çulluuşağı Mahallesi’nde bulunan akzambak üretim alanları ziyaret edilerek saha gözlemleri gerçekleştirildi.</p>

<p>Üretim alanlarında yapılan incelemelerde, beyaz zambakların (lilium candidum) gelişim süreçleri değerlendirildi; üreticilerle bir araya gelinerek üretim süreci, bakım çalışmaları ve hasat dönemine ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Özellikle kadın üreticilerin emeğiyle büyüyen üretim alanlarının, kırsal kalkınmaya ve kadın istihdamına önemli katkı sunacağı vurgulandı.</p>

<p>Ziyaret sırasında akzambakların sağlıklı gelişimi ve görünümü dikkat çekerken, kadın üreticilerin üretime aktif katılımı, projenin sosyal yönünü de ön plana çıkardı. Üretim alanlarında gerçekleştirilen gözlemler sonucunda bitkilerin gelişim sürecinin sağlıklı ilerlediği gözlendi.</p>

<p>Kadın emeğini tarımsal üretimle buluşturan proje sayesinde hem bölgesel üretimin desteklenmesi hem de kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alması hedefleniyor. Akzambak üretiminin ilerleyen süreçte bölge ekonomisine ve tıbbi-aromatik bitki üretimine katkı sağlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi, kırsalda yaşayan kadınların üretime katılımını destekleyen, ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almalarını sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edecek.</p>

<p>Kadın emeğini görünür kılan, yerel üretimi güçlendiren ve sürdürülebilir tarımsal kalkınmayı hedefleyen bu tür faaliyetlerin önümüzdeki süreçte de artırılarak sürdürülmesi amaçlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ak-zambak-projesiyle-kadin-uretimine-ve-istihdama-katki-saglanmasi-amaclaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/ak-zambak-projesi-2.jpeg" type="image/jpeg" length="70835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Gürer: “Çiftçinin Kapısında İcra Var, Üretici Borç Batağına Sürüklendi”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/chpli-gurer-ciftcinin-kapisinda-icra-var-uretici-borc-batagina-suruklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/chpli-gurer-ciftcinin-kapisinda-icra-var-uretici-borc-batagina-suruklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer; Çiftçimiz Mutsuz, Çiftçimiz Borçlu, Çiftçimizin Kapısında İcra Var!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<h2>CHP’li Gürer: “Çiftçi Üretmek İstiyor Ama Borç ve İcra Kıskacında Ayakta Kalmaya Çalışıyor”</h2>
</blockquote>

<p>Ömer Fethi Gürer, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’de tarım sektörünün içine sürüklendiği ekonomik tabloya dikkat çekti. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Gürer, çiftçilerin ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını belirterek, yetersiz destek politikaları ve artan girdi maliyetleri nedeniyle kırsalın hızla boşaldığını söyledi.</p>

<p>“Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” diyen Gürer, üreticinin yalnız bırakıldığını ve tarımın sürdürülebilirliğinin ciddi tehdit altında olduğunu ifade etti.</p>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GcUzrTYCBKw" title="ÖMER FETHİ GÜRER, ÇİFTÇİMİZ MUTSUZ, ÇİFTÇİMİZ BORÇLU, ÇİFTÇİMİZİN KAPISINDA İCRA VAR!" width="1242"></iframe></h3>

<h3>“Çiftçi üretmek istiyor ama ürününü satamıyor”</h3>

<p>Açıklamasında çiftçinin yaşadığı ekonomik çıkmaza dikkat çeken Gürer, üreticinin hem maliyet baskısı hem de düşük alım fiyatları nedeniyle gelir elde edemediğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçi bulunduğunu belirten Gürer, ziraat odalarına kayıtlı çiftçi sayısının ise 5 milyona yaklaştığını kaydetti. Ancak sosyal güvenlik primlerini düzenli yatırabilen çiftçi sayısındaki dramatik düşüşün kırsaldaki çöküşü gözler önüne serdiğini ifade etti.</p>

<p>Gürer, “2009 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu’na gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 1 milyondu. Bugün bu sayı 616 bine düştü. Çiftçi gerçek anlamda ağır bir kriz içinde yaşam mücadelesi veriyor” dedi.</p>

<h3>Çiftçinin borcu 1,5 trilyon liraya dayandı</h3>

<p>Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borçlarının tarihi seviyelere ulaştığını vurgulayan Gürer, piyasaya olan borçlarla birlikte toplam yükün 1,5 trilyon lirayı bulduğunu söyledi.</p>

<p>Gürer, “2021 yılında çiftçinin toplam borcu 135 milyar liraydı. Bugün bankalara ve finans kuruluşlarına olan borç 1 trilyon 337 milyar liraya ulaştı. Piyasa borçlarıyla birlikte çiftçi 1,5 trilyon lira borçlu durumda” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Borçlanmanın temel nedeninin çiftçiye verilmesi gereken desteklerin sağlanmaması olduğunu belirten Gürer, Tarım Kanunu’nun yıllardır uygulanmadığını söyledi.</p>

<h3>“Çiftçiden 1 trilyon 354 milyar liralık destek esirgendi”</h3>

<p>Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre milli gelirin en az yüzde 1’inin çiftçiye destek olarak verilmesi gerektiğini hatırlatan Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek miktarının 722 milyar lira olduğunu belirtti.</p>

<p>Ancak çiftçiye yalnızca 168 milyar lira destek ayrıldığını ifade eden Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçesi 542 milyar lira olmasına rağmen çiftçiye ancak 168 milyar lira destek kalıyor. Son üç yılda çiftçiden esirgenen desteğin toplamı 1 trilyon 354 milyar liradır. Eğer bu destek verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Çay üreticisi de buğday üreticisi de tepkili</h3>

<p>Artan girdi maliyetlerine rağmen ürün alım fiyatlarının düşük tutulduğunu söyleyen Gürer, çay üreticisinin yaşadığı kaybı örnek gösterdi.</p>

<p>Açıklanan yaş çay fiyatının üreticiyi memnun etmediğini belirten Gürer, “Geçtiğimiz yıl 5 kilo yaş çay satan üretici 1 kilo kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre çiftçinin ürününe en az 15 lira eksik değer biçiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Benzer durumun buğday üreticileri açısından da yaşandığını ifade eden Gürer, hasat döneminin başladığı Çukurova başta olmak üzere birçok bölgede çiftçinin kaygılı olduğunu söyledi.</p>

<p>“Eğer buğdaya 24-25 liranın altında fiyat verilirse üretici yine zarar edecek” diyen Gürer, maliyetlerin dikkate alınmadığı bir fiyat politikasının üreticiyi üretimden koparacağını belirtti.</p>

<h3>“Çiftçi artık bankaya koşuyor”</h3>

<p>Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabildiğini söyleyen Gürer, bugün ise üreticinin ilk iş olarak bankaya borç ödemeye koştuğunu ifade etti.</p>

<p>“Eskiden çiftçi ürününü satar, eşine çocuğuna bir şeyler alırdı. Şimdi ürününü satar satmaz bankaya koşuyor. ‘Borcu yatırmazsam icra gelir’ korkusuyla yaşıyor” diyen Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara, tarım arazilerine ve hatta çiftçilerin evlerine haciz geldiğini söyledi.</p>

<h3>“Atatürk’ün koruduğu çiftçi bugün haciz altında”</h3>

<p>1936 yılında Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan yasaları hatırlatan Gürer, o dönemde çiftçinin üretim araçlarının haczedilmesinin yasaklandığını söyledi.</p>

<p>“Mustafa Kemal Atatürk, çiftçinin hayvanı, ekipmanı ve tarlası haczedilemez diye kanun çıkarmıştı. Bugün ise onun etrafından dolaşılıyor ve çiftçinin traktörüne, ineğine, tarlasına haciz geliyor. Yetmedi, oturduğu eve kadar el konuluyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Kırsal boşalıyor, üretici yaşlanıyor”</h3>

<p>Kırsalda yaşam koşullarının giderek kötüleştiğini belirten Gürer, üreticilerin sosyal olanaklardan mahrum bırakıldığını söyledi.</p>

<p>Köylerde okul, sağlık ocağı ve sosyal donatı alanlarının yetersiz olduğunu ifade eden Gürer, internet ve telefon altyapısındaki eksikliklerin de kırsal yaşamı zorlaştırdığını belirtti.</p>

<p>Tarım nüfusunun yaşlandığına dikkat çeken Gürer, “Bugün çiftçinin yaş ortalaması 58’e dayandı. Buna rağmen insanlar üretmek istiyor. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” dedi.</p>

<h3>“İthalat çözüm olmadı, sorunları büyüttü”</h3>

<p>Hayvancılık politikalarını da eleştiren Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini savundu.</p>

<p>2010 yılından bu yana büyükbaş hayvan ithalatının devam ettiğini belirten Gürer, geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin baş daha ithal edilmesinin planlandığını söyledi.</p>

<p>Buna rağmen besicilerin hayvan bulmakta zorlandığını ifade eden Gürer, “Hayvan ithalatı Türkiye’nin sorunlarını çözmedi, tam tersine büyüttü” dedi.</p>

<p>Et ve Süt Kurumu üzerinden yürütülen politikaları da eleştiren Gürer, kurumun üreticiyi ve tüketiciyi koruması gerekirken kâr eden bir yapıya dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>“Et ve Süt Kurumu geçen yıl 11 milyar lira, bu yıl ise 14 milyar lira kâr etmiş görünüyor. Oysa bu kurumların amacı kâr etmek değil; üreticiyi ve tüketiciyi korumaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Kamucu ve kooperatifçi tarım politikası şart”</h3>

<p>Tarımda çözümün üreticiyi destekleyen kamucu politikalardan geçtiğini vurgulayan Gürer, şu önerileri sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı</li>
 <li>Gübre ve yem maliyetleri yüzde 50 sübvanse edilmeli</li>
 <li>Çiftçinin kredi borçları yapılandırılmalı</li>
 <li>Taban fiyat uygulamaları yeniden güçlendirilmeli</li>
 <li>Piyasa büyük tüccarların insafına bırakılmamalı</li>
 <li>Kooperatifçilik yaygınlaştırılmalı</li>
 <li>İthalata dayalı politikalar terk edilmeli</li>
 <li>Üretim planlaması yapılmalı</li>
</ul>

<p>Gürer, tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek, “Üreten insan eli öpülesi insandır. Çiftçiye sahip çıkmazsak hem üretici kaybeder hem tüketici pahalı gıdaya mahkûm olur” dedi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/chpli-gurer-ciftcinin-kapisinda-icra-var-uretici-borc-batagina-suruklendi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-12-114439.png" type="image/jpeg" length="87753"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATB Başkanı Şahin Bilgiç, “ABD, İsrail ve İran arasında artan gerilim, tarım sektörünü olumsuz etkiledi”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/atb-baskani-sahin-bilgic-abd-israil-ve-iran-arasinda-artan-gerilim-tarim-sektorunu-olumsuz-etkiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/atb-baskani-sahin-bilgic-abd-israil-ve-iran-arasinda-artan-gerilim-tarim-sektorunu-olumsuz-etkiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bölgesel ticaret risklerinin ve iklim kaynaklı belirsizliklerin giderek arttığı bu dönemde; tarım sektörümüzü daha dirençli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmak zorundayız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong><font face="Calibri" size="3">TARIM SEKTÖRÜNÜ DAHA DİRENÇLİ HALE GETİRMELİYİZ</font></strong></p>
</blockquote>

<p><font face="Calibri" size="3">Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, Küresel jeopolitik gelişmelerin, bölgesel ticaret risklerinin ve iklim kaynaklı belirsizliklerin giderek arttığını söyleyerek “Tarım sektörünü daha dirençli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmak zorundayız” dedi.</font></p>

<p><font face="Calibri" size="3">ÜRETİMİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ</font></p>

<p><font face="Calibri" size="3">Adana Ticaret Borsası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Bağış’ın açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıda aylık değerlendirmelerde bulunan Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, “Bölgemiz, hem ülkemizin tarımsal üretim potansiyeli açısından kritik bir merkez hem de küresel ve bölgesel gelişmelerden doğrudan etkilenen bir alan. Bu nedenle, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak, üreticimizi güçlendirmek ve ticaretimizi güvence altına almak adına ele alacağımız başlıklar büyük önem taşımaktadır.”</font></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 02 At 00.01.01" class="detail-photo img-fluid" height="1033" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-02-at-000101.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong><strong><font face="Calibri" size="3">KÜRESEL JEOPOLİTİK GELİŞMELER TARIM VE TİCARETİ ETKİLİYOR</font></strong></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="Calibri" size="3">Küresel jeopolitik gelişmelere de değinen Başkan Bilgiç, “Tarım sektörümüz bugün yalnızca yerel gelişmelerden değil, aynı zamanda küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve jeopolitik gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Bu çerçevede, son dönemde ABD, İsrail ve İran arasında artan gerilim, diğer sektörlerde olduğu gibi tarım sektörünü de olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Özellikle enerji fiyatlarında yaşanan artışlar; gübre, mazot ve lojistik maliyetlerini yukarı çekerek üretim maliyetlerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bugün geldiğimiz noktada, enerji fiyatlarına bağlı olarak üreticilerimizin ihtiyacı olduğu bir dönemde gübre maliyetlerinde artış riski söz konusudur. Bunun yanında navlun ve sigorta giderlerindeki yükseliş de tarımsal ürünlerin uluslararası ticaretinde maliyetleri artırmakta, bu durum da küresel piyasalarda fiyat dalgalanmalarını daha belirgin hale getirmektedir.”</font></p>

<p><strong><strong><font face="Calibri" size="3">İKLİM DENGESİZLİĞİ İLE TARIMSAL RİSKLER ARTIYOR</font></strong></strong></p>

<p><font face="Calibri" size="3">Orta Doğu’daki kritik ticaret hatlarında oluşabilecek risklerin, arz zincirlerinin sağlıklı işlemesini zorlaştırdığının da altını çizen Başkan Bilgiç, “Özellikle Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz hattında yaşanabilecek aksaklıklar, tahıl ve yağlı tohum sevkiyatlarını geciktirerek tedarik sürekliliğini tehdit edebilir. Türkiye açısından değerlendirdiğimizde, bir taraftan ithal girdiler nedeniyle maliyet baskısı artarken, diğer taraftan alternatif pazarlara yönelme imkânı da ortaya çıkmaktadır. Ancak bu süreci doğru yönetebilmek için lojistik altyapımızı güçlendirmemiz, stok ve tedarik planlamasını daha stratejik bir şekilde ele almamız büyük önem taşımaktadır. Tüm bu küresel gelişmelerin yanı sıra, yerelde karşı karşıya olduğumuz en önemli başlıklardan biri de iklim dengesizliğidir. Çukurova gibi ülkemizin en verimli üretim merkezlerinden birinde dahi; kuraklık, don ve aşırı yağış gibi farklı iklim risklerini aynı üretim sezonu içerisinde yaşayabiliyoruz. Bu durum, tarımsal üretimi öngörülebilir olmaktan uzaklaştırmakta ve üreticimizin planlama kabiliyetini ciddi şekilde zorlamaktadır. Bu noktada, su yönetimi, doğru ürün planlaması ve tarımsal sigorta mekanizmalarının yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır.”</font></p>

<p><strong><strong><font face="Calibri" size="3">TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI REKABET GÜCÜ ARTTIRILMALIDIR</font></strong></strong></p>

<p><font face="Calibri" size="3">Başkan Bilgiç, “Günümüzde dünyada yaşanan jeopolitik gerilimler ve savaşlar, gıda arz güvenliğinin ve stratejik üretim kapasitesinin ne denli kritik olduğunu açıkça ortaya koyarken; Türkiye’nin sahip olduğu tarım, gıda, yenilenebilir enerji potansiyeli ve genç nüfusu, ülkemizi bu küresel belirsizlik ortamında öne çıkaran en önemli avantajlar arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, tarım sektörünün teknolojiyle entegre edilerek daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıran temel unsurlardan biri haline gelmiştir. Bölgesel ticaret risklerinin ve iklim kaynaklı belirsizliklerin giderek arttığı bu dönemde; tarım sektörümüzü daha dirençli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşturmak zorundayız. Bu doğrultuda ATB olarak; biyolojik mücadele uygulamalarından lisanslı depoculuğa, modern laboratuvar hizmetlerinden elektronik satış salonuna, tarımda dijitalleşme çalışmalarından piyasa şeffaflığını güçlendiren mekanizmalara kadar uzanan geniş faaliyet yelpazemizle üreticimizin ve üyelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz bilgilendirme çalışmaları ve sektör toplantıları ile bilgiye erişimi artırarak, daha bilinçli ve güçlü bir tarım ekosisteminin oluşmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki süreçte de teknolojiyle entegre, genç nüfusun aktif rol aldığı ve sürdürülebilirliği esas alan bir tarım yapısını birlikte inşa ederek, hem bölgemizin hem de ülkemizin tarımsal gücünü daha ileriye taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.</font></p>

<p><font face="Calibri" size="3">Başkan Bilgiç’in değerlendirmelerinin ardından ATB Meclis gündem maddelerine geçildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/atb-baskani-sahin-bilgic-abd-israil-ve-iran-arasinda-artan-gerilim-tarim-sektorunu-olumsuz-etkiledi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-02-at-000100.jpeg" type="image/jpeg" length="74865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut; "Limonda ithalat kararı geri alınsın"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-limonda-ithalat-karari-geri-alinsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ayhan-barut-limonda-ithalat-karari-geri-alinsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayhan Barut, limonda gümrük vergisinin düşürülerek ithalat kapısının açılması kararına sert tepki gösterdi, iktidarı derhal yanlıştan dönmeye çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, AKP iktidarının limonda gümrük vergisini düşürerek ithalat kararına sert sözlerle tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Yıllardır limon üreticilerinin sesinin duyulmadığını, ürünler para etmediği için dalında kalıp çürüdüğünü ve çiftçinin milli servet olan limon ağaçlarını kestiğini anımsatan Barut, "Bu yangını söndürmeyen AKP iktidarının limonda gümrük vergisi yüzde 54'ten 10'a düşürülerekaldığı ithalat kararı iptal edilmelidir.Yanlıştan dönülmeli, çiftçimize ve tarıma bir darbe daha vurulmamalıdır" dedi.<br />
<br />
<strong>"BU KÖTÜLÜKTEN VAZGEÇİN"</strong><br />
<br />
Cumhurbaşkanlığı kararıyla limonda gümrük vergisinin yüzde 54'ten 10'a düşürülerek ithalat yolunun açılmasına karşı çıkan Ayhan Barut, "Çiftçiyi destekleyerek üretimi arttırmak, ihracatı büyütmek, halkın uyguna tüketmesini sağlamak, ülke tarımı ve ekonomisini güçlendirmek gibi bir dertleri yok bunların. İthalat sevdasıyla bir gece vakti karar alıp limonda ithalatın önünü açacaklarına yerli üretimi ve üreticiyi destekleseler bu sorunlar hiç yaşanmayacak. Aksine üretim artacak, halkımız da uyguna tüketecek ama bu yolu seçmiyorlar. Bu kötülükten vazgeçin" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"YANLIŞTAN VAZGEÇİN"</strong><br />
<br />
Tüm çiftçiler gibi narenciye üreticilerinin de artan maliyetler, düşük ürün fiyatları ve yetersiz desteklerle boğuşurken üstüne aşırı yağışlar, sıcaklık, zirai don ve dolu felaketleri yaşadığını hatırlatan Barut, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Ülkemizin narenciye üretim merkezi sayılan Doğu Akdeniz Bölgesi'nde yıllarca emektar çiftçimiz limonunu üç kuruşa dahi satamadı. Ürünler maliyetini karşılamadığı için dalında çürüdü, para etmediği için milli servet olan ağaçlar kesildi. İşçilik maliyetini bile karşılamadığı için tonlarca ürün heba oldu. Bu iktidar çiftçi feryat ederken, halkımız pazarda ve markette bir tane limon almazken ihracatı yasakladı. Sorunu daha da büyüttü. Üstüne ise büyüyen yangını söndürmeyip sadece seyretti. Olan ülke tarımı ve çiftçimize, ülke ekonomisine ve halkımıza oldu. Üretime ve üreticiye destek vermeyen AKP iktidarı, şimdi de limonda gümrük vergisini yüzde 54'ten 10'a düşürüp ithalat kararı aldı. Tarıma ve çiftçimize daha fazla kötülük etmeyin. Yanlıştan vazgeçin, ithalatı değil üretimi ve üreticiyi destekleyin! Bunu yaparsanız üretim artar, halkımız uyguna tüketir, tarım ve çiftçi refaha kavuşur."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-limonda-ithalat-karari-geri-alinsin</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/ayhan-barut-limon-ithalat-tepkisi-1.JPG" type="image/jpeg" length="20388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şahin Bilgiç, “Umarım 2024 yılı Ülkemiz için toparlanma yılı olur”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sahin-bilgic-umarim-2024-yili-ulkemiz-icin-toparlanma-yili-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sahin-bilgic-umarim-2024-yili-ulkemiz-icin-toparlanma-yili-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Tarım ve Gıdada dışarıya bağımlı hale gelmek bu cennet ülkemize yakışmaz. Tarım ve gıda bizim için vazgeçilmezdir."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, 2024 Yılının ilk meclis toplantısında yaptığı konuşmada “2023 yılının başlarında yaşadığımız asrın felaketi olan deprem; acı kayıplarımızın yanında ülke ekonomimize de yüz milyar doların üzerinde bir maliyet yükledi. Allah’tan böyle felaketleri ülkemize bir daha yaşatmamasını, depremlere dayanıklı kentlerin biran önce oluşturulmasını diliyor, 2024 Yılının her yönüyle Ülkemiz için toparlanma yılı olmasını ümit ediyorum” dedi.</p>
</blockquote>

<p></p>

<p><strong>BAĞIŞ, “TOPLUMSAL REFAHI YÜKSELTMEK İÇİN VERİMLİ TASARRUF YAPMALIYIZ”</strong></p>

<p>Dünya nüfusunun en az bir milyarının açlık ve yetersiz beslenmeyle boğuştuğunu dile getiren ATB Meclis Başkanı Osman Bağış, “ Bu kadar da obeziteden kaynaklı sağlık sorunları bulunmaktadır. En kutsal değerlerimizden olan ekmeğin onda biri maalesef çöpe gidiyor. Hasattan nakliyeye ve depolamaya kadar ki süreçler de dikkate alındığında israfın korkunç boyutlara ulaştığı görülmektedir. Ürettiğini paylaşabilen bir kültürden gelen bizler; paylaşmayı arttırdığımız sürece israfı, aynı oranda azaltırız. Unutulmamalıdır ki tasarruf yapmak hem kişisel hem de toplumsal açıdan iyi bir geleceğin ön koşuludur. Tasarruf; insanların kriz dönemlerin de değil, refah dönemlerin de yapmaları gereken bir eylemdir. Toplumsal refahı yükseltmek için hem ailelerimizde hem şirketlerimizde hem de kurumlarımızda daha etkin ve daha verimli tasarruf yapmalıyız” dedi.</p>

<p><strong>BİLGİÇ, “OLUMSUZLUKTAN HER KESİM ETKİLENDİ”</strong></p>

<p>Ekonomideki olumsuzluktan, hayat pahalılığından her kesimin olumsuz etkilendiğini ifade eden Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, yaptığı aylık değerlendirmede “2023 yılının Şubat ayı başında Adanamızın da içinde bulunduğu on bir ilimizde yaşadığımız asrın felaketi olan depremi Allah bir daha hiç kimseye yaşatmasın. On binlerce canımızı kaybettiğimiz gibi ülke ekonomimize de yüz milyar doların üzerinde bir maliyet yükledi. Buda sıkıntılı olan ülke ekonomimizi daha fazla olumsuz etkiledi. 31 Mart mahalli idareler seçimi yapıldıktan sonra, önümüzdeki dört yıl seçim olmaması Ülkemizin toparlanması için bir fırsat olacaktır.”</p>

<p><img alt="Şahin Bilgiç (2)-1" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/sahin-bilgic-2-1.JPG" style="width: 100%" / width="1293" height="757"></p>

<p><strong>TARIMIN BAŞKENTİ ADANAMIZI KALKINDIRMALIYIZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülke ekonomisine katma değer yaratmak için tarım sektörünün önemli bir rol üstlendiğini söyleyen Başkan Bilgiç, “Tarımın başkenti olan Adanamızı kalkındırmalıyız. Adana Ticaret Borsası Türkiye'nin en önemli borsalarının başında geliyor. Tarımda, Ticarette, tarımsal sanayide, hayvancılıkta ve farklı alanlarda etkili iş adamlarından oluşan, Ticaret Borsamızın yönetim ve meclisi Adana'nın potansiyelini her yönüyle arttırmayı hedefleyen bir amaç içerisindedir. Adananın tarımsal ihracatının&nbsp; artırılması, hem de iç piyasadaki üretim gelirinin yükseltilmesini hem de &nbsp;üreticimizin tarımda sürdürülebilir hale gelmesini sağlar. Tarımla uğraşan çiftçilerimizin her karış toprağı ekip biçmesi daha öncede defalarca ifade ettiğim gibi şarttır. Ülkemizi başka şekilde besleyemeyiz. Tarım ve Gıdada dışarıya bağımlı hale gelmek bu cennet ülkemize yakışmaz. Tarım ve gıda bizim için vazgeçilmezdir. Ne yapıp, edip tarımı sürdürülebilir kılmalıyız. Çukurova'nın bereketli toprak yapısı, havası, suyu o kadar ahenk içerisinde ki tarımla uğraşan üreticimiz, çiftçimiz ürettikleriyle bundan en üst noktada fayda sağlamalıdır. 2024 yılının iyi bir şekilde planlaması ve programlanmasıyla tarımda başarılı ve verimli bir yılı hep birlikte yaşarız. Buna çok ihtiyacımız var.”</p>

<p><strong>ATB GÜZEL İŞLER BAŞARDI</strong></p>

<p>Adana Ticaret Borsası olarak 2024 yılında da yeni projelere imza atacaklarını belirten Başkan Bilgiç, “Adana Ticaret Borsamızın başarısı Adana ekonomisine direkt yansıyan başarılardır. Bizler yol gösterici ve uyarıcı görevimizi, hem de elimizi taşın altına koyup, üzerimize düşenleri, yapmamız gerekenleri yapacağız.&nbsp; Adana Ticaret Borsası yönetimi ve meclisi olarak bugüne kadar çok güzel işler başardık. Bundan sonra da gayret ve çalışmalarımızı başarılı bir şekilde sürdüreceğiz. 2024 yılı Türk Milleti olarak, İnşallah insanımızın arzuladığı, istedikleri hedeflere ulaşabileceği bir yıl olur.” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmaların ardından ATB Meclis gündem maddelerine geçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sahin-bilgic-umarim-2024-yili-ulkemiz-icin-toparlanma-yili-olur</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Jan 2024 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/sahin-bilgic-3-1.JPG" type="image/jpeg" length="33775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut; "Yesinler sizin yerliliğinizi ve milliliğinizi"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-yesinler-sizin-yerliliginizi-ve-milliliginizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ayhan-barut-yesinler-sizin-yerliliginizi-ve-milliliginizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barut, "Üreticimizin ürünü para etmiyor ama 'Yerliyiz ve milliyiz' diye algı yapanlar ise yine yabancı ülkelerin çiftçilerine çalışıyor."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li>
 <h3><em>Ayhan Barut'tan ayçiçeği ithalatına tepki</em></h3>
 </li>
 <li>
 <h3><em>"Ayçiçeğinde ithalat kararı geri alınsın"</em></h3>
 </li>
 <li>
 <h3><em>"İthalat için yine gümrük vergisini düşürdüler"</em></h3>
 </li>
 <li>
 <h3><em>"İthalatı değil yerli çiftçiyi ve ihracatı destekleyin"</em></h3>
 </li>
</ul>

<p></p>

<p>ADANA- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, AKP iktidarının ayçiçeği ve yağı ithalatıyla ilgili kararına sert tepki gösterdi. İthalat için gümrük vergilerinin de düşürüldüğüne dikkat çeken Barut, "Üreticimizin ürünü para etmiyor ama 'Yerliyiz ve milliyiz' diye algı yapanlar ise yine yabancı ülkelerin çiftçilerine çalışıyor. Yesinler sizin yerli ve milliliğinizi" dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="487" src="https://www.youtube.com/embed/7EzmXX2QRCA" title="Ayhan Barut'tan ayçiçeği ithalatına tepki" width="866"></iframe></p>

<h3><strong>"YANLIŞTAN DÖNÜLSÜN"</strong></h3>

<p>Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararıyla 100 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu ve 250 bin ton ham ayçiçek yağı ithalatı yapılacak. İthal edilecek yağlık ayçiçeği tohumunda gümrük vergisi yüzde 27’den yüzde 12’ye, ham ayçiçeği yağında ise yüzde 36’dan yüzde 22’ye indirildi.&nbsp; Ayçiçeği ve yağıyla ilgili ithalat kararına, gümrük vergilerinin düşürülmesine tepki çığ gibi büyüdü. AKP iktidarının ithalat sevdalısı olduğunu bildiren CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut da, yanlıştan dönülmesini ve kararın geri çekilmesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İTHALATA 1 MİLYAR DOLAR GİDİYOR"</strong></h3>

<p>AKP iktidarının yerli üretimi desteklemediği ve ülke çiftçisine ürettirmediği için ayçiçeğinde ithalatın yapıldığını vurgulayan Ayhan Barut, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ülke olarak ayçiçeğinde ithala bağımlıyız. Çünkü AKP iktidarı çiftçimizi destekleyip ürettirmiyor. Ülkemizde yeterli üretim imkanına sahibiz. Türkiye'de 600 bin hektar alanda ayçiçeği üretiliyor ve 2 milyon ton civarında üretimimiz var. Ülkemizin ihtiyacı ise 3.5-4 milyon ton civarında. Her yıl 1 milyon tonun üzerindeki ithalat nedeniyle 1 milyar dolar parayı dışarıya ödüyoruz. Bunun nedeni AKP'nin iş bilmez politikalarıdır. AKP çiftçimize ürettirse, sulama yatırımlarıyla bu alanları sulayarak verimi 2 kat arttırsaydık ihtiyacımızı üretirdik. Üreticimizin ürünü para etmiyor, 'Yerliyiz ve milliyiz' diye algı yapanlar ise yine yabancı ülkelerin çiftçilerine çalışıyor. Yesinler sizin yerli ve milliliğinizi. Yanlıştan vazgeçin, ithalatı değil üreticilerimizi ve ihracatı destekleyin! Kendi çiftçimize destek verin ki ayçiçeği üretiminde kendi yeterliliğimiz sağlansın, dışarıya bağımlılığımız ortadan kalksın."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-yesinler-sizin-yerliliginizi-ve-milliliginizi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2024 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ekran-goruntusu-2024-01-26-114112.png" type="image/jpeg" length="90765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut; "Çiftçinin destekleme ödemesi niye yapılmadı?"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-ciftcinin-destekleme-odemesi-niye-yapilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ayhan-barut-ciftcinin-destekleme-odemesi-niye-yapilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Tarım Bakanı Yumaklı'nın 'ödedik' açıklamasının gerçeği yansıtmadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><em>'Ödedik' dediler, hesaplar boş çıktı</em></li>
 <li><em>"Destekler hala ödenmedi"</em></li>
 <li><em>"Çiftçimizle oynamayın, ödemeleri yapın!"</em></li>
</ul>

<p>ANKARA- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın çiftçilere hububat destekleme ödemelerinin yapıldığı açıklamasına tepki gösterdi. Adana ve bir çok ilde destekleme ödemelerinin hala yapılmadığını vurgulayan Barut, "Bakan Yumaklı Hububat-Baklagil ve Dane Mısır Desteği için 3 milyar 393 milyon liralık destekleme ödemelerinin yapıldığını söyledi ama Adana'da ve bir çok ilimizde çiftçinin destekleme ödemesi hala yapılmadı. Çiftçinin belini büküp hakkı olan destekleme alacağını bile kafalarına göre ayarlamaya çalışıyorlar. Bırakın bu algı oyunlarını, çiftçinin hakkı olan destekleme ödemelerini yapın" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"ÇİFTÇİLER ÖDEME BEKLİYOR"</strong></h3>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) söz alan Ayhan Barut, "Ülke tarımı ve çiftçisi AKP eliyle yok edilmeye çalışılıyor. Desteksiz bırakılan, borç batağına saplanan çiftçimiz ürettiğinden kazanamıyor. Ekonomik krizle parası hiç edilen, maaşı ve geliri eriyen yurttaşlarımız ise gıda ürünlerini pahalılıktan alamıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarımda sorunları çözecekleri yerde algı peşinde koşuyor. 'Destekleme ödemelerini yaptık' diye övünen Bakan Yumaklı, gerçeği açıklasın, Adana'da ve ülkemizin çoğu yerinde ödeme bekleyen çiftçilere cevap versin" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"DESTEKLEME PARASI ÖDENSİN"</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın, 'Hububat-Baklagil ve Dane Mısır Desteği için 3 milyar 393 milyon liralık destekleme ödemeleri yapıldı' açıklamasına tepki gösteren Ayhan Barut, "Destekleme ödemeleri için güya kimlik numaralarına göre bir hafta içinde ödemeler tamamlanacaktı. Oysa durum hiç öyle değil. Adana'da ve bir çok ilimizde çiftçinin destekleme ödemesi hala yapılmadı. 'Öncelik sıralaması' diye resmi olmayan bir gerekçe sunuyorlar. Çiftçinin belini büküp hakkı olan destekleme alacağını bile kafalarına göre ayarlamaya çalışıyorlar. Çiftçimizle oynamayın, destek verin, ödemeleri yapın!" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-ciftcinin-destekleme-odemesi-niye-yapilmadi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jan 2024 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ayhan-barut-destek-tarim.JPG" type="image/jpeg" length="95968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut, süt krizine çare bulunmasını istedi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-sut-krizine-care-bulunmasini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ayhan-barut-sut-krizine-care-bulunmasini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barut, Bu şartlarda üretici kazanamadığı için ineklerini kesime göndermeye devam ediyor, yurttaşlarımız ise bakkal ve marketlerden süt alamaz hale geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li>
 <h3><strong>"Üretici kazanmıyor, tüketici alamıyor"</strong></h3>
 </li>
 <li>
 <h3><strong>"Süt krizi daha da derinleşiyor"</strong></h3>
 </li>
</ul>

<p>ADANA- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ulusal Süt Konseyi'nin (USK), çiğ süt tavsiye fiyatının 22 Ocak'tan geçerli olmak üzere üreticinin eline litre başına net 13.5 lira geçecek şekilde belirlenmesi kararına sert tepki gösterdi. Son 15 günde bile yem fiyatlarının en az yüzde 25 arttığına dikkat çeken Barut, "Bu şartlarda üretici kazanamadığı için ineklerini kesime göndermeye devam ediyor, yurttaşlarımız ise bakkal ve marketlerden süt alamaz hale geliyor. Bu kirli düzen ancak üretenin kazandığı, tüketenin rahatça alabildiği bir sistem kurulursa düzelir. Bunun yolu da üreticinin daha çok üretmesi ve kazanması için desteklenmesinden, tüketicinin de gelirinin artmasından geçer" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"BU FERYADA KULAK VERİN"</strong></h3>

<p>Süt üreticilerini sürekli zarar ettiren, maliyetin altında satışa zorlayarak iflasa sürükleyen iktidar yüzünden dişi hayvanlar bile kesime gittiğine işaret eden Ayhan Barut, bu koşullarda Ulusal Süt Konseyi'nin (USK) 22 Ocak'tan geçerli olmak üzere litre başına açıklanan 13.5 lira süt fiyatının üreticilere çare olmayacağını, tüketicileri de zora sokacağını söyledi. Türkiye'de çok uzun süredir enflasyonun fırladığını, döviz kurlarının ve mazotun arttığını, tüm maliyetlerin katlandığını bildiren Barut, "Acı gerçekler tümüyle ortadayken süt üreticilerini ölüme terk edenlerin hiç vicdanı sızlamıyor ne hikmetse. Çoluğuna çocuğuna süt içiremez hale gelen vatandaşların dramını seyrediyorlar sadece. Sürdürülebilir bir üretim, vatandaşın tüketebildiği bir sistem için süt üreticilerin ve tüketicilerin feryadına kulak verin" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"DİŞİ HAYVANLAR KESİME GİDİYOR"</strong></h3>

<p>Maliyetlerdeki fahiş artış nedeniyle hayvancılık sektörünün çok büyük sorunlarla boğuştuğunu, yüksek enflasyon ve bitmeyen zamlarla tüketicilerin ocağının söndüğünü aktaran Ayhan Barut, şöyle konuştu:</p>

<p>"Ülkemizde çok uzun zamandır yaşanan ekonomik krizin faturasını toplumun tüm kesimleri gibi hayvancılık sektöründeki üreticilerimiz ödüyor. Mazot, saman, yonca, yem, silaj, ot, bakım, elektrik, su ve tüm masraflar fahiş oranda artarken yetiştiricilerimizin binbir emek verdiği hayvanlar ne acıdır ki kesime gönderiliyor. Niye? Çünkü et ve süt fiyatları çiftçimizi kurtarmıyor. Son 15 günde bile yem fiyatları en az yüzde 25 arttı. Şimdi enflasyon, döviz kurları, fahiş zamlar ve acı tablo ortadayken açıklanan yeni süt fiyatı üreticiyi kurtarmıyor. Bu fiyatlarla çiftçi sürekli zarar edip borçlanarak tam olarak iflasa sürükleniyor. Tüketici de evine bir litre süt bile alamıyor. Bir litre kolanın veya suyun fiyatı nasıl süt fiyatının üstünde olur? Akıl alır gibi değil. Böyle giderse dişi hayvanlar yine kesime gitmeye devam edecek, et ve sütte kriz daha da derinleşecek. Evrensel kural olan süt/yem paritesine uyulmalıdır. Yani 1 litre sütle üretici 1.5 kilogram yem alabilmelidir. Bu olmazsa kriz daha da derinleşir. Üreticinin ve tüketicinin nefes alacağı bir adım atılsın."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ayhan-barut-sut-krizine-care-bulunmasini-istedi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jan 2024 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/ayhan-barut-sut-fiyat-tepki.JPG" type="image/jpeg" length="78017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahencan Tayakısı, Turunçgil Psillidi hastalığı için uyarıda bulundu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ahencan-tayakisi-turuncgil-psillidi-hastaligi-icin-uyarida-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ahencan-tayakisi-turuncgil-psillidi-hastaligi-icin-uyarida-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turunçgil psyllidi’nin orjini Asya olup günümüzde Afrika, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya, Suudi Arabistan’a yayılmış ve Fransa’da tespit edilmiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>AHENCAN TAYAKISI; TEHLİKE KAPIMIZDA: TURUNÇGİL PSYLLİDİ (Diaphorina citri)</strong></h2>
</blockquote>

<p><img alt="WhatsApp Görsel 2024-01-08 saat 11.37.58_3d17f574" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/whatsapp-gorsel-2024-01-08-saat-113758-3d17f574.jpg" style="width: 100%" / width="1600" height="1253"></p>

<p>TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı&nbsp;Ahencan Tayakısı basın açıklamasında ciddi uyarılarda bulundu.</p>

<p>Tayakısı; "Ülkemizde varlığı tespit edilmemiş olan turunçgillerde yeşillenme hastalığı ve vektörü turunçgil psyllidi için karantina tedbirlerinin alınıp ülkemize girişlerinin önlenmesi uygulama olarak yapılabilecek en kolay yöntemdir" dedi.</p>

<p>ZMO Şube Yönetiminin de katıldığı ve odanın salonunda gerçekleşen basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı;</p>

<p>Ülkemize en yakın tespit edildiği noktalar ise İran, İsrail ve Güney Kıbrıs’tır. Zararlının nimf ve erginleri bitki özsuyunu emerek beslenir. Direk olarak bitkiyle beslenmesinin yanısıra turunçgillerde yeşillenme (Greening) olarak bilinen hastalığı, hastalıklı bitkiden alarak sağlıklı bitkiye taşırlar. Bu şekilde neden olduğu zarar diğer zarar tiplerinden çok daha önemlidir. Turunçgil psyllidi bu hastalık etmenlerini turunçgiller arasında taşıyarak vektörlük yapmaktadır.</p>

<p>Bu hastalık, turunçgil bitkilerinde dallarda geriye doğru ölüm, gelişme geriliği ve sonunda ağacın kuruması dahil olmak üzere ciddi zarara neden olur. Simptomlar ilk olarak ağaçların bir sürgününde veya bölgesinde meydana gelen yaprak beneklenmesi ve kloroz olarak ortaya çıkar. Hastalık etmeni ile bulaşık ağaçlarda meyvelerin boyutu küçük, kalitesiz, ortadan kesildiği zaman orantısız ve tadı acıdır. Bazı meyveler gelişimini tamamlayamaz erken dönemde yere düşer, büyüyen meyvelerin ise renk alması tam anlamıyla gerçekleşmez. Bu hastalık ile ülkemiz Doğu Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olan Stubborn veya yediverenleşme hastalığının simptomları benzerdir ve birbiriyle karıştırılabilir.</p>

<p><img alt="IMG_1383" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/img-1383.JPG" style="width: 100%" / width="1293" height="862"></p>

<blockquote>
<h3><strong>Turunçgil yetiştirilen bölgelerde önemine bakıldığında, yeşillenme hastalığı Amerika ve Afrika’da milyonlarca ağacın kaybına neden olmuştur. Florida’da yapılan bir çalışmada beş yıllık dönemde 1,7 milyar dolarlık bir üretim kaybına sebep olduğu tahmin edilmiştir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Hastalığı turunçgiller arasında taşıyan iki vektörden biri olan turunçgil psyllidi’nin erginleri yaklaşık olarak yaprak biti boyutundadır. Yumurtalarını özellikle genç sürgünlerin uç kısımlarına veya yaprak kulakçıklarına bırakır.&nbsp; Turunçgil çeşitlerine göre yaklaşık olarak 362 ile 858 adet yumurta bıraktığı gözlemlenmiştir. Zararlı 25°C yaklaşık olarak 17 günde yumurtadan ergin döneme gelmektedir. Erginlerin ömür uzunluğu ortalama olarak 40-48 gün tespit edilmiştir.</p>

<p>Ülkemizde varlığı tespit edilmemiş olan turunçgillerde yeşillenme hastalığı ve vektörü turunçgil psyllidi için karantina tedbirlerinin alınıp ülkemize girişlerinin önlenmesi uygulama olarak yapılabilecek en kolay yöntemdir. Zararlı ve hastalık ile bulaşık ülkelerden mümkün olduğunca üretim materyali getirilmemesi, eğer getirilecekse kontroller en üst seviyede tutularak ithalatın yapılması önem arz etmektedir. Ancak bu yöntemin uygulanabilmesi için karantina müdürlüklerinde çalışan personellerin zararlı ve hastalık ile ilgili yeterli bilgiye sahip olması ve bilinçli bir şekilde davranması gerekmektedir.</p>

<p>Tüm önlemlere rağmen zararlının ve hastalığın ülkemize girişi gözlenirse ilk tespit edildiği bölgede yayılım gerçekleşmeden yoğun ilaçlama programının uygulanması ve hastalıklı bitkilerin sökülerek imha edilmesi gereklidir.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="685" src="https://www.youtube.com/embed/nK5uXc8RjMA" title="Ahencan Tayakısı, " turun=""></iframe></p>

<blockquote>
<h2><strong>Bu amaçla</strong></h2>
</blockquote>

<p>1)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gerek danışman gerekse bakanlık personeli olarak çalışan ziraat mühendislerinin zararlıyı iyi tanıması ve görüldüğü andan itibaren hızlı bir şekilde en yakın Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerine giderek bildirmesi, yapılması gerekenlerin başında gelmektedir.</p>

<p>2)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tarım İl veya İlçe Müdürlükleri, zararlının görüldüğü noktanın etrafında yaklaşık 500 m çapında dairesel alanda etkili insektisitler ile yoğun ilaçlama programı uygulamasını düzenli bir şekilde yapması veya yaptırması gerekmektedir. Hastalık etmeni ile bulaşık olduğundan şüphelenilen bitkisel materyallerin ivedilikle sökülerek imhası gerçekleştirilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yoğun ilaçlama işlemleri tamamlandıktan sonra bölgede zararlının en az 3 ay süreyle sarı yapışkan tuzaklarla, hastalığın ise gözlem ve moleküler yöntemlerle birlikte takip edilmesi gereklidir.</p>

<p>Yukarıda bahsedilen önlemler alınıp uygulamalar yapıldığı taktirde Turunçgil psyllidi gibi zararlılar ülkemize giriş yaptığı yerde durdurma için bir şansımız olabilir kanaatindeyizdir. Tüm bunların yapılabilmesi için de ivedilikle gerekli kişilere eğitimler düzenlenerek bilgi verilmesi şarttır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ahencan-tayakisi-turuncgil-psillidi-hastaligi-icin-uyarida-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/img-1385.JPG" type="image/jpeg" length="61865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR BİN DEKAR ARAZİYİ TARIMA KAZANDIRDI]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-bin-dekar-araziyi-tarima-kazandirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-bin-dekar-araziyi-tarima-kazandirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATIL ARAZİLER TARIMA KAZANDIRILIYOR, ÜRETİM DE KAZANÇ DA ARTIYOR. BÜYÜKŞEHİR DESTEKLİYOR, VATANDAŞ ÜRETİYOR]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><b>440 BİN FİDE, FİDAN VE SOĞAN 1000 DEKAR ALANDA TOPRAKLA BULUŞTU</b></p>
</blockquote>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, üreticiye verdiği desteklerle tarımda öncü olmaya devam ediyor. Atıl bırakılan arazilerin ekilmesi ve üretimin devam etmesi için projeler üreten Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri sayesinde atıl vaziyetteki bin dekar alan tarıma kazandırıldı. Üreticiye fide, fidan ve soğan desteği vererek üretmesini ve kazanç elde etmesini sağlayan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye tarımına da katkı sunmuş oluyor. Büyükşehir Belediyesi sayesinde 2020 yılından bugüne kadar toplam 440 bin 312 adet lavanta fidesi, nergis soğanı ve adaçayı fidesi bin dekar alanda toprakla buluştu.</p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hayata geçirilen projeler sayesinde Mersin’in üreticisi de tarımı da kalkınıyor. Tarımsal ve hayvansal destekleriyle üreticinin yüzünü güldüren Büyükşehir Belediyesi, Mersin’de farklı nedenlerle boş bırakılan arazileri tarıma kazandırmayı sürdürüyor. Tarıma elverişli olmasına rağmen taşlık olması, nadasa bırakılması, su kaynaklarına uzak olması ya da üreticinin üretecek gücü olmaması gibi farklı nedenlerle işlenemeyen bin dekar araziyi Büyükşehir’in çalışmalarıyla tarıma kazandırıldı.</p>

<p><img alt="ATIL ARAZİLER TARIMA KAZANDIRILIYOR, ÜRETİM DE KAZANÇ DA ARTIYOR  (1)" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2024/01/atil-araziler-tarima-kazandiriliyor-uretim-de-kazanc-da-artiyor-1.JPG" style="width: 100%" / width="1715" height="1101"></p>

<p><b>Boş arazilere ekilmek üzere 440 bin fide, fidan ve soğan dağıtıldı</b></p>

<p>Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, üreticilerle görüşerek ve arazi inceleme çalışmaları yaparak her bölgenin iklimine ve toprak yapısına uygun ürünleri belirleyerek ona uygun projeler yapıyor. Bu projeler sayesinde; Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Gülnar, Silifke, Mut, Erdemli, Mezitli, Yenişehir, Toroslar, Akdeniz, Çamlıyayla ve Tarsus’ta farklı mahallelerde atıl halde bulunan arazilerde üretilmesi için lavanta fidesi, nergis soğanı ve adaçayı fidesi dağıtılıyor. Desteklerle girdi maliyetleri düşen üreticiler ekmeğini topraktan çıkarırken, üretmek isteyen ancak cesaret edemeyen vatandaşlara da örnek oluyor.</p>

<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi 2020 yılından bugüne kadar boş arazileri değerlendirmesi için üreticilere toplam 440 bin 312 adet lavanta fidesi, nergis soğanı ve adaçayı fidesi verdi. Bu dağıtımlar sayesinde fideler ve soğanlar bin dekar alanda toprakla buluştu. Boş arazileri tarıma kazandırmak için vatandaşlarla iş birliği yaparak incelemelerini sürdüren ekipler, daha çok alanı tarıma kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p><b>Şahutoğlu: “Yaklaşık bin dekar alanı tarıma kazandırdık”</b></p>

<p>Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, tarımın ihtiyacına yönelik projeler ürettiklerini söyleyerek, <b>“Tarımın en büyük sorunu; tarıma elverişli olmasına rağmen işlenemeyen, nadasa bırakılan, sulanamayan ya da çeşitli sebeplerden dolayı boş bırakılan arazilerden oluşuyor. Biz de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak diğer bitkilere nazaran su isteğinin hiç olmadığı veya diğerlerine göre daha az su isteyen bitkilere, fidelere yöneldik. Bu kapsamda projeler gerçekleştirdik. Böylelikle nergis soğanı, adaçayı fidesi, lavanta fidesi gibi fideleri üreticilerimize dağıtarak yaklaşık bin dekar alanı tarıma kazandırmış olduk”</b> dedi.</p>

<p></p>

<p><b>“Büyükşehir Belediyesi sayesinde hayalimi gerçekleştirdim”</b></p>

<p>Hayali nergis ekmek olan Necla Akciğer, hayalini gerçekleştirmesi için destek olan Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, <b>“Onların katkılarıyla araziyi bu hale getirdik”</b> dedi. Üretmek isteyen tüm kadınlara seslenen Necla Akciğer, <b>“Harekete geçsinler, geç kalmasınlar. Ben çok geç kaldım, onlar kalmasınlar. Büyükşehir Belediyesi sayesinde hayalimi gerçekleştirdim. Yoksa o nergis soğanını ben alamazdım. Hayalim gerçekleşti. Çok teşekkür ediyorum”</b> diye belirtti.</p>

<p></p>

<p><b>“Eşimin hayalini gerçekleştirmiş olduk”</b></p>

<p>Eşinin nergis ekmesine destek olan ve her anında yanında olan İsmet Akciğer, <b>“Eşim nergis çiçeğini çok sevdiğini söylüyordu her zaman. Onu zaten nergissiz bırakmıyordum. Bir yakınımıza nergis ekmek istediğimizi söyledik. O da Değirmençay’da bir tarla olduğunu söyledi. Geldik tarlayı gördük, kiraladık. Tarla kayalıktı. Yaklaşık bir hafta, on gün iş makinesi çalıştırdık. Neticede tarlayı bu hale getirdik. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin de nergis soğanı dağıttığını duyduk, müracaat ettik. Soğanlarımızı aldık, ektik. Eşimin hayalini gerçekleştirmiş olduk”</b> dedi.</p>

<p></p>

<p><b>“Büyükşehir sayesinde burayı tarıma kazandırdık”</b></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerinin üretmesine öncü olduklarını söyleyen Akciğer, <b>“Büyükşehir Belediyesi yardımcı olmasaydı yapma şansımız yoktu. Vermiş oldukları soğanlarla, yardımlarla onların sayesinde yaptık. Yani atıl bir dağ başıydı burası. Büyükşehir sayesinde burayı tarıma kazandırdık”</b> diye konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nergis’te doğal olarak ilk yıl verimin düşük olduğunu ancak yine de gelir elde ettiklerini belirten Akciğer, <b>“Beklediğimiz gibi oldu. İlk sene nergis fazla vermez. Bu zaman geçtikçe çoğalır. Yine de güzeldi. Türkiye genelinde dağıtım yapan bir kooperatife verdik. Yeter ki yapmak iste Büyükşehir Belediyesi her zaman yardım ediyor”</b> ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-bin-dekar-araziyi-tarima-kazandirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jan 2024 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/01/atil-araziler-tarima-kazandiriliyor-uretim-de-kazanc-da-artiyor-5.JPG" type="image/jpeg" length="29107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir Sayesinde Mersin Artık ‘İncir’ Kenti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/buyuksehir-sayesinde-mersin-artik-incir-kenti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/buyuksehir-sayesinde-mersin-artik-incir-kenti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir’den Üreticilere ‘İncir Fidanı’ Desteği. Mersin, Ülke Genelinde İncir Üretiminde İlk Sıralara Koşuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın; tarımsal üretime katkı sağlamak için başlattığı destek kapsamında, 13 ilçede yapılan ve toplamda 14 bin 654 adedi bulan <b><i>‘Tarsus Siyahı’</i></b> ve <b><i>‘Mut Beyazı’</i></b> türündeki incir fidanı üreticiyle buluştu. Türkiye’de incir üretiminde 4. sırada bulunan Mersin’i ilk sıraya yerleştirmeyi hedefleyen Büyükşehir, üreticinin ithalat ve ihracat ile gelir elde etmesini de sağlamayı amaçlıyor.</p>
</blockquote>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın tarımsal üretime katkı sağlamak için başlattığı destekler, 13 ilçede yapılan <b><i>‘İncir Fidanı Dağıtım Töreni’</i></b>yle devam ediyor.</p>

<p>Çeşit ve verimliliğin artırılması, tarımda alternatif ürün oluşturulması, mevcut durumun en iyi hale getirilmesi, kapama incir bahçelerinin sayısını artırarak incir yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılmasını, yüksek verim ve kaliteli meyveler elde ederek üreticilerin gelir seviyelerinin yükseltilmesini amaçlayan proje kapsamında, 13 ilçede 478 üreticiye, yüzde 50 hibeli olarak toplam 14 bin 654 adet incir fidanı dağıtıldı.</p>

<p>Özellikle endemik bir incir türü olan <b><i>‘Tarsus Siyahı’ </i></b>ve<b><i> ‘Mut Beyazı’ &nbsp;</i></b>üretimini artırmak, rekoltesini yükseltmek ve ihracata uygun bir tür olduğu için üreticinin kar elde etmesini sağlamak için başlatılan proje kapsamında, Türkiye’de incir üretiminde 4’üncü sırada olan Mersin’in 1’inci sıraya taşınması hedefleniyor.</p>

<p><b>Özdemir: “Özellikle Tarsus, incir üretiminde stratejik bir konumda”</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İncirin Mersin ve özellikle Tarsus için stratejik bir konumu olduğunu kaydeden Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Hasan Özdemir, özellikle <b><i>‘Tarsus Siyahı’</i></b> incirinin üretiminin artırılması için destek verdiklerini söyledi. <b><i>‘Bursa Siyahı’</i></b> türündeki incirin ülke genelinde duyulduğunu, ama erkenci olan <b><i>‘Tarsus Siyahı’</i></b>nın çok bilinmediğini kaydeden Özdemir, <b>“Tarsus siyahı erkenci olduğu için, ihracat potansiyeli yüksek bir çeşit. Bursa siyahına nazaran erken çıkmasından dolayı, piyasa eder miktarı daha yüksek oluyor. Bu nedenle verdiğimiz desteklerle; endemik bir tür olan Tarsus Siyahı’nın yaygınlaştırılmasını, geliştirilmesini ve üretim rekoltesinin artırılmasını amaçlıyoruz”</b> sözlerine yer verdi. Üreticinin 5-6 yıl içerisinde verim almaya başlayabileceğini kaydeden Özdemir, sonraki yıllarda bu verimin katlanarak devam edeceğini söyledi.</p>

<p><b>“Siyah incirde yurt dışı, beyaz incirde yurt içi piyasayı hedefliyoruz”</b></p>

<p>Mersin’in yaş incir üretiminde Türkiye genelinde 4’üncü sırada olduğuna dikkat çeken Özdemir, <b>“Türkiye genelindeki sıralamada daha üst sıralara gelme hedefimiz var. Siyah incirde yurt dışı, beyaz incirde ise yurt içi piyasayı hedefliyoruz. Rağbet görmesi ise, sürdürülebilir olması için çok önemli. Sürdürülebilir duruma gelinmesi için de daha farklı destekleme modellerine başvuracağız” </b>ifadelerine yer verdi.</p>

<p><b>Aykut: “Büyükşehir’in katkılarıyla incirin üretim alanı daha da genişliyor”</b></p>

<p>Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Teknikeri Hakan Aykut ise, <b>“13 ilçenin incir yetişilebilecek her yerine, siyah ve beyaz incir çeşidi olarak dağıtım yapıyoruz. Mut’ta da Mut ilçesinin kendine özgü bir çeşidini dağıttık”</b> dedi. Aykut, Büyükşehir’in destekleri sayesinde incirin üretim alanının arttığını sözlerine ekleyerek, <b>“Büyükşehir Belediyemizin bu katkıları ile birlikte, incirin üretim alanı daha da genişliyor ve bunun çarpan etkileri var. Örneğin şu an üreticilerimiz taze olarak tüketemediği incirleri, kurutma tesisinde kurutarak daha uzun süreli muhafaza ediyor ve satış portföylerini genişletiyorlar”</b> ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>Üretici, verilen destekler sayesinde rahat bir nefes alıyor</b></p>

<p>Kalburcu köyünde üretimle ilgilenen emekli ebe Derya Akın, torunlarına kalıcı olması için incir dikeceğini söyledi. Emekli olduğundan itibaren üzüm ve zeytin üretimiyle ilgilendiğini kaydeden Akın, <b>“Gücümün yettiği kadar üretmeye çalışıyorum, ama maliyetlerin altından kalkamıyorum. Maaşımı da üretime yatırmama rağmen geri dönüşü olmuyor” </b>dedi. Belediyenin destekleri sayesinde az da olsa nefes aldıklarını belirten Akın, <b>“Bunun ekimi var, dikimi var, yerinin hazırlaması var. İşçilik de dahil her şey pahalı. Desteklerin artmasını isterim”</b> diye konuştu.</p>

<p>Kuzoluk köyünde yaşayan ve normalde hayvancılıkla uğraşan genç üretici Furkan Koç ise, ilk kez incir üretimi yapacaklarını kaydetti. Üretici olarak zor zamanlardan geçtiklerini kaydeden Koç, <b>“Düşe kalka, borca girerek çiftçilik yapmayı sürdürüyoruz. Bu destekler sayesinde, çiftçi daha çok büyüme şansı yakalayabiliyor. Bu desteklerin daha da artacağını düşünüyorum” </b>dedi.</p>

<p>İncir fidanı desteğinden faydalanan kadın üretici İlknur Yılmaz, girdi maliyetlerine değinerek, <b>“Üretebilirsek kazanıyoruz. Girdi maliyetlerinden dolayı üretici artık üretemez duruma geliyor. Gerek gübre olsun, gerek yakıt olsun çok zorluyor. Kıt kanaat bir şekilde, bir yerden alıp bir yere yetiştirmekle ayakta durmaya çalışıyoruz” </b>diye konuştu. Desteklerin üreticilere iyi geldiğini söyleyen Yılmaz, <b>“Gerek hayvancılıkla, gerek tarımla uğraşanlara her türlü desteğin verilmesi lazım. Ülke olarak üretmezsek, sonu pekiyi olmaz”</b> dedi.</p>

<p>İncir fidanı desteğinden faydalanan üreticilerden Ali Soydan ise, <b>“Böyle destekler tarım için, ülke için güzel bir şey, bizim için velinimettir. Her zaman yapılmasını temenni ederim”</b> dedi. Destek ile ticaretini yapmak üzere incir üretmeye başlayacağını söyleyen Soydan, <b>“Şimdi daha da çok üreteceğiz”</b> diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/buyuksehir-sayesinde-mersin-artik-incir-kenti</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Dec 2023 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/12/buyuksehirden-ureticilere-incir-fidani-destegi-1.JPG" type="image/jpeg" length="97024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yenişehir Belediyesinden organik solucan gübresiyle üreticiye destek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yenisehir-belediyesinden-organik-solucan-gubresiyle-ureticiye-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yenisehir-belediyesinden-organik-solucan-gubresiyle-ureticiye-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çiftçiler olarak böyle destekler bekliyoruz. Hakikaten büyük sıkıntı içerisindeyiz. Başkanımıza bu desteğinden dolayı teşekkür ediyoruz”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Yenişehir Belediyesi, çiftçilerin tarım maliyetlerini düşürmek için ürettiği organik solucan gübresini kırsal mahallelerde dağıtmaya devam ediyor. Değirmençay, Uzunkaş ve Karahacılı mahallelerinde dağıtımları tamamlayan Yenişehir Belediyesi son olarak Emirler Mahallesi’nde üreticilere solucan gübrelerini ulaştırdı.</p>
</blockquote>

<p>Kırsal mahallelerde üreticiye ziraat mühendisleri aracılığıyla tarımsal üretimde danışmanlık hizmeti veren Yenişehir Belediyesi, organik solucan gübresi üreterek hem tarımda verimliliği arttırıyor hem de girdi maliyetlerini düşürmeyi sağlıyor. Üreticiye destek vermeye devam eden Yenişehir Belediyesi, Emirler Mahallesi’nde 53 üreticiye 20 litrelik bidonlar halinde organik solucan gübresi dağıttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<h3><b>“Köylünün yanında, çiftçinin yanında” </b></h3>
</blockquote>

<p>Tarımsal desteklerinden dolayı Yenişehir Belediyesi Başkanı Abdullah Özyiğit’e teşekkür eden Emirler Mahalle Muhtarı Rüştü İkiz, <b>“Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit’e bu çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz. Yaklaşık bir yıl bu solucan gübresiyle alakalı gerek mühendis, gerek teknisyen, gerek çalışan arkadaşlar Karahacılı köyünde böyle bir çalışma yapıyorlardı. Bugün de bu yapılan çalışmanın sıvı hale getirilip, köylümüze, çiftçimize dağıtım yapıldı. Başkanımızın safran üretimi ve arı merası projeleri de var. Köylüye, çiftçiye verdiği destekten dolayı kendisine teşekkür ediyoruz. Köylünün yanında, çiftçinin yanında olduğunu her defasında mahalle muhtarları olarak görüyoruz.”</b> dedi.</p>

<blockquote>
<h3><b>“Ekonomik olarak bize yardımcı oldu”</b></h3>
</blockquote>

<p>Organik solucan gübresini ilk kez kullanacağını söyleyen üretici Mustafa Yılmaz, girdi maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: <b>“Şimdiye kadar bu solucan gübresini kullanmadım. Zamanında bir arkadaştan bir litre almıştım. Şimdi ilk kez topraktan uygulama yapacağız. İlerde faydasını görmeye başlayacağız Allah’ın izniyle. Şimdiye kadar diğer gübreleri kullanıyorduk. Bunu deneyeceğiz. Abdullah Başkana da çok teşekkür ederiz, yardımlarından dolayı. Ekonomik olarak bize yardımcı oldu. Yetiştirdiğimiz ürünlerde belli bir miktarda belli bir paraya satılmazsa ürettiğimizin bir anlamı kalmıyor. Bu sene iki liraya, üç lira ile mal satmayla istediğin kadar üret faydası olmaz. Üreticinin boynu bükük kalıyor bu sefer. Çünkü girdiler pahalı, gübreyi alıyorsun, ilacı alıyorsun karşılığında gelen üründen para alamadığın zaman boynumuz bükük kalıyor. Başkanımıza tekrar teşekkür ederiz” </b>ifadelerini kullandı. Emirler’de üretim yapan Hayri Bozda ise desteğin önemli ve büyük olduğunu belirterek, <b>“Çiftçiler olarak böyle destekler bekliyoruz. Hakikaten büyük sıkıntı içerisindeyiz. Başkanımıza bu desteğinden dolayı teşekkür ediyoruz”</b> dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yenisehir-belediyesinden-organik-solucan-gubresiyle-ureticiye-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Dec 2023 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/12/yenisehir-belediyesinden-organik-solucan-gubresiyle-ureticiye-destek-3.jpg" type="image/jpeg" length="42658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Büyükşehir, Üreticilere Alternatif Gelir Kapıları Oluşturmaya Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-ureticilere-alternatif-gelir-kapilari-olusturmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-ureticilere-alternatif-gelir-kapilari-olusturmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir’in Tarımsal Destekleri İle Avokado Üreticileri Hasat Yaptı. ‘Destek Büyükşehir’den Üretim Çiftçiden’]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><b>&nbsp;</b>Mersin Büyükşehir Belediyesi, üretim aşamasında zorlanan çiftçilere sağladığı tarımsal desteklerle çiftçinin ve üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Üreticilere alternatif gelir kapıları yaratmak adına bölgeye özgü fide, fidan desteği veren Büyükşehir sayesinde yüzde 50 hibe ile verilen avokado fidanlarını alan üreticiler, hasat yapmanın mutluluğunu yaşadı.</p>
</blockquote>

<p><b>&nbsp;</b><b><i>‘Destek Büyükşehir’den Üretim Çiftçiden’</i></b> sloganıyla yerli üreticilerin yanında olan Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal destekleriyle çiftçinin ve üreticinin yüzünü güldürmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her geçen gün girdi maliyetlerinde yaşanan artıştan dolayı üretim aşamasında zorlanan üreticilerin yanında olan Büyükşehir, bölgeye özgü alternatif ürünlerin yetişmesini sağlarken, üreticilere de yeni gelir kapıları açarak hem cebine hem aile bütçesine katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yüzde 50 hibe ile verilen avokado fidan desteği ile hem bölgedeki atıl vaziyetteki arazilerin değerlendirilmesine, hem de üretim alanlarının genişlemesine olanak sunuluyor. Üretim aşamasında fide dikiminden toplanmasına, hasadından pazarlamasına kadar üreticinin her an yanında olan Büyükşehir ile avokado üreticileri, hasat yapmaya başlamanın mutluluğunu yaşadı.</p>

<p><b>&nbsp;Seçkin: “Avokado, maliyeti az olup getirisi yüksek bir ürün”</b></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Aysun Seçkin, avokado fidanı dağıtımı projesine 2020 yılında başladıklarını ve 4 yıldır da avokado üreticilerine ulaştıklarını kaydetti. Türkiye’nin, iklim değişiklikleri sonucu subtropikal iklim kuşağından tropikal iklim kuşağına evrildiğini söyleyen Seçkin, <b>“Çiftçilerimize yeni ürünler getirmemiz ve alternatif ürünler sunmamız gerekiyordu. Bu noktada tropikal ürünler içerisinden, bölgemize uyum sağlayabilecek çeşitleri seçtik ve getirdik. Bunların başında piyasaya avokadoyla girdik. Vatandaşın talebi çok fazla. Mersin sahil kesiminin neredeyse tamamında yetiştirilebilecek bir ürün. İhracata da giden bu ürünün maliyeti az olup, getirisi yüksek”</b> dedi. &nbsp;</p>

<p><b>“4 yıl boyunca 1160 üreticimize 22 bin 377 adet avokado fidanı dağıttık”</b></p>

<p>Avokado’nun ilaç, gübre gibi girdi maliyetlerinin oldukça düşük, getirisinin ise bir o kadar yüksek olduğunu ve çiftçinin şu andaki ekonomik koşullarda gerçekten ihtiyaç duyacağı bir ürün olduğunu kaydeden Seçkin, <b>“Pazarda veya markette hem tekli hem de kiloyla satılabilen bir ürün. Mersin genelinde 4 yıl boyunca 1160 üreticimize, toplamda 22 bin 377 adet avokado fidan dağıtımı gerçekleştirdik. Bu fidanların hepsi yüzde 50 hibeli. Fidanlarımız oldukça kaliteli ve 2 yaşındaki fidanlar.&nbsp; Üreticiye ulaştırdığımız bu fidanları, üretim aşamasında sürekli takip ediyoruz. Atıl vaziyetteki bahçeleri, avokado bahçesi olarak değerlendiriyoruz” </b>diye konuştu.</p>

<p><b>Doğan: “Avokado, dünya çapında ve kolayca ihraç edebileceğimiz bir ürün”</b></p>

<p>Anamur Tropikal Meyve Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Ergun Doğan, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin proje üretirken ilçeleri baz aldığını ve çok güzel projeler ürettiğini söyleyerek, <b>“Bizim bölgemiz deniz kenarı olduğu için, subtropikal ve tropikal iklime çok uygun. Biz de tarımsal faaliyetlerde belediye ile iş birliği yaparak avokadoyu, ejder meyvesini, pasiflorayı, kamkat gibi ürünleri ihraç edilebilecek duruma getirmek için çaba sarf ediyoruz. Üreticilerimize az masrafla, daha kaliteli ve daha pahalıya satabileceği, daha az alandan daha çok kazanabileceği ürünleri tavsiye ediyoruz ve onları ekim dikimde de yalnız bırakmıyoruz. Aynı zamanda ürünleri almayı da garanti ederek garantör oluyoruz”</b> dedi.</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Ziraat Mühendisi olmasının, üreticiler için oldukça avantajlıı olduğunu dile getiren Doğan, <b>“Avokado, dünya çapında ve yüzyıl boyunca ihraç edebileceğimiz bir ürün. Pasiflora fidanı ilk dağıtılmaya başlandığında, meyvesi Türkiye'de 30 ile 70 lira arasında satılırken, Fransa'da 15 euro. Biz bunu neden ihraç etmeyelim? Büyükşehir Belediyesi’nin de destekleriyle, bu ürünü çok iyi rakamlara satıp üretimini tamamen Türkiye'nin bir milli gururu gibi taşıyalım. Biz dışarıda yetişen tüm meyveleri burada yetiştirebilecek kadar eğitim alıyoruz, uğraşıyoruz ve çalışıyoruz. Bizim sadece desteğe ihtiyacımız var. Bunu da Büyükşehir karşılıyor”</b> diye konuştu.</p>

<p><b>Üretici Toru ve Özalp Büyükşehir’in tarım desteği ile hasatlarını yaptı</b></p>

<p>Avokado üreticisi Sabit Toru, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibe ile verdiği avokado desteğinden faydalandığını ve 3. yılında hasat yapmaya başladığını belirtti. Toru, şu an ağaçlardan 15-20 kilograma yakın verim aldığını ve ağaç yaşına göre önümüzdeki yıllarda bu verimin daha çok artacağını söyleyerek, <b>“Bizim verim almamız aslında ağaç başına göre değil, dönüm bazlı oluyor. Mesela bir dönüme 30 ağaç dikiliyor ve bin metrekarede 7-8 yaşına gelmiş ağaçların olduğu bir yerden, aşağı yukarı piyasa endeksine bağlı olarak 150 bin liranın üzerinde gelir elde edilir”</b> dedi.</p>

<p>Anamur’da daha önce fıstık, susam, mısır gibi ürünlerden gelir elde edildiğini, şimdilerde ise üreticilerin alternatif ürünlere yöneldiğini aktaran Toru, <b>“Bu ürünler Anamur’un tropikal şartlarına ve bu iklime uygun olmalıydı. Buna da belediyemiz ön ayak oldu ve hibe verdi. Bunların arasında avokado birinci sırada. Şu anda hem pazarı oluşmuş vaziyette ve ihracatı var, hem de metrekarede dönüm bazında geliri daha fazla. Büyükşehir Belediyesi pasiflorada da öncülük yaparak, bizlere onu da vermişti. Pasiflora fidanı da ektik. Burası tropikal iklime yakın olduğu için, bu bölgede bu ürünlerden daha iyi gelir elde ediliyor”</b> diye konuştu.</p>

<p>Hem kooperatif, hem de üreticiler olarak temel düşüncelerinin minimum maliyet, maksimum kazanç olduğunu dile getiren Toru, <b>“Muz da tropikal bitkiye giriyor, ama muza eğer gübre vermezsek yetiştiremeyiz. Bunun maliyeti muza göre onda bir. Gübre maliyetleri birkaç yılda 4-5 katına çıkınca ve Büyükşehir Belediyesi de destek verince, tropik ürünlere yöneldik. Sera maliyetleri de zaten fırladı. Avokado,&nbsp; mango, ejder gibi ürünlerden iyi gelir elde ediyoruz. Çünkü hem maliyeti, hem de işçiliği düşük” </b>ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>Özalp: “Yeni bir hayata başlamış gibiyiz”</b></p>

<p>Çok uzun yıllar İstanbul’da yaşadıktan sonra memleketi Mersin’e dönen ve bir uğraş edinmek için eşiyle birlikte avokado üreticiliği yapmaya başlayan Bayram Ali Özalp, <b>“Başkanımız Vahap Seçer’den fidan dağıtımını duyduk. Eşim başvuruda bulundu. Çıkınca fidanları aldık ve diktik. Başkanımız Vahap Seçer’in çiftçilere katkılarından dolayı teşekkür ederim. Çok memnunum. İyi ki gelmişiz ve iyi ki bahçeyle uğraşmışız. Çok mutluyuz ve sanki yeni bir hayata başlamış gibiyiz” </b>sözlerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-ureticilere-alternatif-gelir-kapilari-olusturmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Dec 2023 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/12/buyuksehir-ureticilere-alternatif-gelir-kapilari-olusturmaya-devam-ediyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="95147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anamurlu Passiflora Üreticileri Büyükşehir’in Destekleriyle Hasat Yaptı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/anamurlu-passiflora-ureticileri-buyuksehirin-destekleriyle-hasat-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/anamurlu-passiflora-ureticileri-buyuksehirin-destekleriyle-hasat-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Passiflora Fidesi Dağıtımı’ projesi kapsamında yüzde 70 hibe ile üreticilere Passiflora fide desteği vermeyi sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><b>BÜYÜKŞEHİR YERLİ ÜRETİCİLERİN DAİMA YANINDA</b></h2>
</blockquote>

<p>Atıl durumdaki arazileri değerlendirerek tarıma kazandırmayı hedefleyen Büyükşehir, bu sayede hem üretime değer katmaya hem de üreticiye destek olmaya devam ediyor. Bu kapsamda projeden faydalanan Anamurlu üreticiler, hasat yapmanın sevincini yaşadı.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi kent genelinde sürdürdüğü tarımsal projelerle hem üretime değer katmaya, hem de üreticiye destek vermeye devam ediyor. Kentteki tarımsal ürün yelpazesini genişleterek katma değeri yüksek yeni ürünlere öncelik veren Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde <b>‘Passiflora Fidesi Dağıtımı’</b> projesi kapsamında, yüzde 70 hibe ile üreticilere Passiflora fide desteği vermeyi sürdürüyor. Atıl durumdaki arazileri değerlendirerek tarıma kazandırmayı hedefleyen Büyükşehir, bu sayede üreticilerin alternatif gelir elde edebilmesine de imkân sunuyor. Tıbbi aromatik bir ürün olan Passiflora fidesini eken Anamurlu üreticiler ise, hasat yapmanın sevincini yaşadı.</p>

<p><img alt="ANAMURLU PASSİFLORA ÜRETİCİLERİ BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEKLERİYLE HASAT YAPTI (5)" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/12/anamurlu-passiflora-ureticileri-buyuksehirin-destekleriyle-hasat-yapti-5.jpeg" style="width: 100%" / width="1600" height="1066"></p>

<p><b>Seçkin: “2 yılda toplam 166 üreticimize 14 bin 331 passiflora fidesi dağıttık”</b></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Aysun Seçkin, <b>‘Passiflora Fidesi Dağıtımı’ </b>projesinin 2 yıldır sürdürüldüğünü kaydetti.&nbsp; Seçkin, Passiflora’nın tropikal bir meyve olduğunu ve Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliği sonucu tarımsal ürün çeşitliliğini artırmak adına, passiflora dağıtımı gibi projeler ürettiklerini söyledi. &nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tropikal meyvelerin girdi maliyetlerinin az, getirilerinin ise daha fazla olduğunu dile getiren Seçkin, <b>“Dolayısıyla çiftçiye kalan para da daha fazla. 2022 yılında projeden faydalanan ve 2. yılı dolan üreticilerimizin meyveleri çok güzel tuttu. Passiflora’da, diğer meyvelerden farklı olarak yılda 2 kez hasat yapabiliyoruz. Bu da yılda 2 kez satış demek. Mersin içerisinde 2 yılda toplam 166 üreticimize 14 bin 331 fide dağıtımı yaptık. Talepler her geçen gün artıyor. Hepsi de çok memnun kaldı”</b> dedi.</p>

<p><b>“Üreticilerimizin projeye olan talebi her geçen gün artıyor”</b></p>

<p>Üreticilerin küçük bir alanda ekim yaptığı yerden bile güzel kazançlar elde edebileceğini söyleyen Seçkin, <b>“Tek taşla çok kuş vuruluyor. Bir üreticimiz muz serasının yanında çok küçük bir alanı bu şekilde değerlendirdi. Normal zamanda hiçbir ağacı burada yetiştiremeyiz, ama sarıcı ve tırmanıcı bir meyve olan passiflorayı üretebiliyoruz. Üreticimiz de bunu kazanca dönüştürebiliyor. Bu çok güzel bir olay. Küçücük bir alanda, muzun yanında üreticimiz passifloradan da kazanç sağlıyor. Yaptığımız yerinde tespitlerle üreticilerimize nokta atışı kazançlar sağlatıyoruz. Üreticilerimiz de artan taleplerle bize geliyorlar”</b> sözlerine yer verdi.</p>

<p><b>&nbsp;Büyükşehir’in desteği sayesinde boş kalan yerleri passiflora ile değerlendirdiler</b></p>

<p>Anamurlu üretici Nuray Taş, Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destekleri ile passiflora bahçesini oluşturduğunu ve serasında boş kalan yerleri değerlendirdiğini dile getirdi. Yaklaşık 2 sene önce bu destekten faydalanmaya başladığını aktaran Taş, <b>“Passiflora çok faydalı bir bitki. Deprem sırasında çok huzursuz ve uykusuz dönemler geçirdik. O dönemde bir öneriyle, passiflora özütünden yapılan passiflora şurubunu kullandık ve çok faydasını gördük. Şifa bulduğumuz bu ürünü üretmek de Büyükşehir’in destekleriyle oldu”</b> dedi.</p>

<p><b>&nbsp;</b>Anamurlu üretici Refika Adıgüzel de, 2022 yılının Şubat ayında passiflora fidanlarını diktiğini söyleyerek, “<b>Yazın meyve vermedi, ama şu an çok güzel meyve vermeye başladı. Fiyatı 50 liradan gidiyor. Evimizin önünde bahçemiz var ve oraya diktik. Yerimiz olursa daha da dikmeyi düşünüyoruz”</b> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/anamurlu-passiflora-ureticileri-buyuksehirin-destekleriyle-hasat-yapti</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Dec 2023 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/12/anamurlu-passiflora-ureticileri-buyuksehirin-destekleriyle-hasat-yapti-9.jpeg" type="image/jpeg" length="99065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgiç’ten 81 İl ve tüm İlçe Belediye Başkanlarına Çağrı: “Narenciyeyi yere düşürmeyelim, üreteni destekleyelim!”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/atb-baskani-bilgicten-81-il-ve-tum-ilce-belediye-baskanlarina-cagri-narenciyeyi-yere-dusurmeyelim-ureteni-destekleye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/atb-baskani-bilgicten-81-il-ve-tum-ilce-belediye-baskanlarina-cagri-narenciyeyi-yere-dusurmeyelim-ureteni-destekleye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Narenciye üretilen yerlerdeki üreticiler bu sene yaşadığı olumsuzluk ve sıkıntılardan dolayı bahçelerindeki ağaçları bir kısmını kesti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, 81 il ve ilçe belediye başkanlarına narenciye üreticilerine destek çağrısında bulunarak “Her belediye limon veya mandalina satın alıp, iline ilçesine dağıtırsa üreticiye destek olacağınız gibi milli serveti de korumuş olacaksınız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><strong>BAĞIŞ, “ARTIK ÜRETİM YAPAN ÇİFTÇİ DESTEKLERDEN YARARLANABİLECEK”</strong></p>

<p>Adana Ticaret Borsası Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısını açan Meclis Başkanı Osman Bağış, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Yönetmeliği’ndeki değişikliğe dikkat çekerek; Artık tarlanın sahibi değil, ürünü ekip, biçen, üretim yapan çiftçilerin devlet&nbsp; desteklerinden yararlanacağını söyledi.</p>

<p>ÇKS Yönetmeliğinde değişikliğin yapılmasına ilişkin yasanın 18 Kasım 2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini belirten Başkan Bağış, “Üretim yapıp, destek alamayan çiftçilerimizin büyük bir sorunu ortadan kalkmıştır. Mülkiyet ve mirastan kaynaklı sorunlar sebebiyle kayıt yaptıramayan çiftçilerimiz ektiği ürünü İlçe Tarım Müdürlüğü’ne beyan edip, kayıt altına aldırdıktan sonra tüm desteklerden yararlanabileceklerdir. Bu sistem ile 3 milyon hektar alanda üretim yapan çiftçiler artık devletin sağladığı tüm desteklerden yararlanabileceklerdir. Bu anlamda Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ediyoruz” dedi.</p>

<p><strong>BİLGİÇ, “DALINDA KALAN NARENCİYE ÜRETENE DE ÇEVREYE DE ZARAR”</strong></p>

<p>Narenciyenin en önemli üretim merkezi olan Adana’da narenciye de ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, yaptığı aylık değerlendirme konuşmasında “Bölgemizde ve diğer narenciye üretilen yerlerdeki üreticiler bu sene yaşadığı olumsuzluk ve sıkıntılardan dolayı bahçelerindeki ağaçları bir kısmını kesti. Bunların önüne geçilmesi için yetkililerden bir an önce çözüm bulmalarını bekliyoruz. Devletimizin narenciyedeki DFİF desteğini arttırması ve bunuda biran önce açıklaması lazım. Ancak Narenciyede bu sene yaşanan sıkıntılardan farklı desteklerle üreticimiz rahatlatılabilir. Üretim miktarı önceki yıllara göre daha iyi ancak pazarda ve fiyatta sıkıntılar var.</p>

<p>Ben bugün itibari Adana Ticaret Borsası'nın Kasım ayı meclisi toplantısından Türkiye'deki&nbsp; 81 il ve ilçe belediyelerine seslenmek istiyorum; önümüzde 2024 yılı Mart ayında mahalli idareler seçimleri yapılacak. Narenciye üreticilerine sahip çıkıp, destek olmak için limon, mandalina satın alıp, vatandaşa dağıtabilirler. Bir belediye beş – on milyonluk narenciye alsa, Türkiye çapında ciddi hareketlenme olabilir. Üretici can bulurken kendilerine de farklı bir alan oluşur. Çünkü bu düşük fiyatlara rağmen limonu, mandalinayı evine yeteri kadar götüremeyen ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız var. Maalesef pazarlarda çürük narenciyeleri toplayıp evine götürenler var. Bunu hepimiz görüyoruz. Böyle bir destek ile aynı zamanda halkın sağlığınıda olumlu yönde etkileyeceğiz. Narenciye C vitamini deposudur. Sürdürülebilirlik açısından da konuyu ele alacak olursak, dalında kalan yada yere düşen narenciye Akdeniz Meyve Sineğinin çoğalmasına sebep olacaktır. Önümüzdeki yıl üretilecek olan bütün ürünlerde bundan olumsuz etkilenecektir.”</p>

<p><strong>YAĞIŞLAR BUĞDAY ÜRETİCİSİNİ SEVİNDİRDİ</strong></p>

<p>Bölgedeki son yağışların ekimi yapılan buğday ve su kaynaklarına olumlu etkileri olduğununda altını çizen Başkan Bilgiç, “Susuzluk sadece Adana'da değil Türkiye'nin tüm illerinde dengeyi bozmaya başlamıştı. Su kaynakları iyice azalıyordu. İçme suyunda dahi önümüzdeki günlerde bizleri sıkıntı bekliyordu. Afetsiz, sıkıntı ve zarar görmeden yağışların devam etmesini diliyoruz. Bölgemizde buğday ekimleri tamamlandı. 2024 hasat yılının bereketli olmasını, üreticilerimizin kazançlı geçireceği bir yıl olmasını temenni ediyorum”</p>

<p><img alt="ATB Meclis (2)-8" class="img-fluid detail-photo" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2023/11/atb-meclis-2-8.JPG" style="width: 100%" / width="1293" height="742"></p>

<p><strong>TARIMSAL DESTEKLER ARTMALI</strong></p>

<p>Pamuk’ta destek artışının yüz altmış kuruş olarak devam ettiğini de söyleyen Başkan Bilgiç, “Çukurova'da pamuk Adana'nın zenginliği, bölgenin zenginliği diye her toplantıda ifade ediyoruz ama Beyaz Altın diyarı olan bölgemizi, artık pamuk terk ediyor. Bunu önlemek için de pamuk yetişen, ekilebilen alanların yine pamukla buluşması lazım. Zarar eden pamuk üreticisi bir daha pamuk ekmiyor. Pamuktaki fark ödeme desteğinde bir artış görülmedi. Bu konununda tekrar gözden geçirilmesi lazım. Maalesef yağlı tohumlardaki açığımıza rağmen&nbsp; soyada da destek değişmedi. Altını çizerek tekrar belirtmek isterim ki desteklerde bir kez daha güncelleme yapmak gerekiyor. Biz üretim yapmaz isek dışarıya mecbur kalırız. Buda bu verimli topraklara sahip güzel ülkemizin ekonomisi için sıkıntı demektir. Ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz.” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmaların ardından ATB Meclis gündem maddelerine geçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/atb-baskani-bilgicten-81-il-ve-tum-ilce-belediye-baskanlarina-cagri-narenciyeyi-yere-dusurmeyelim-ureteni-destekleye</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 08:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/11/atb-meclis-3-3.JPG" type="image/jpeg" length="84118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şevkin, Çiftçi 7 milyon ton gibi rekor bir rekolte beklerken maalesef ürününü satamıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sevkin-ciftci-7-milyon-ton-gibi-rekor-bir-rekolte-beklerken-maalesef-urununu-satamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sevkin-ciftci-7-milyon-ton-gibi-rekor-bir-rekolte-beklerken-maalesef-urununu-satamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şevkin; Türkiye narenciye üretiminin neredeyse yüzde 70'ini Çukurovalı çiftçinin sağladığını ve ne yazık ki çiftçi şu anda kan ağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><b>CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, mecliste ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı iki ayrı konuşmada narenciye üreticisinin para etmeyen ürünler nedeniyle ağaçlarını kestiğini vurguladı</b></p>
</blockquote>

<ul>
 <li><em><b>“Limon ve mandalina üreticisi 1 liraya alıcı bulamıyor”</b></em></li>
 <li><em><b>Narenciye üreticisinin feryadı mecliste</b></em></li>
 <li><em><b>“Narenciye üreticisi kan ağlıyor, hükümet yabancıya kaynak aktarıyor”</b></em></li>
 <li><em><b>“Tarım Bakanı, ölü balık taklidi yapıyor”</b></em></li>
</ul>

<p>ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr Müzeyyen Şevkin, Çukurovalı narenciye üreticisinin feryadını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşıdı. Dr. Müzeyyen Şevkin, meclis genel kurulunun yanı sıra Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı iki ayrı konuşmada narenciye üreticisinin para etmeyen ürünler nedeniyle ağaçlarını kestiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="499" src="https://www.youtube.com/embed/Ae80YM6FsJ0" title="Müzeyyen Şevkin; Narenciye üreticisi kan ağlıyor, hükümet yabancıya kaynak aktarıyor" width="882"></iframe></p>

<p><b>“REKOLTE YÜKSEK SATIŞ YOK!”</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye narenciye üretiminin neredeyse yüzde 70'ini Çukurovalı çiftçinin sağladığını ve ne yazık ki çiftçinin şu anda kan ağladığını kaydeden Dr. Şevkin, “İhracattaki azalma, işçilikteki artış, girdi maliyetlerinin fahiş yükselişi, işçi bulamama sorunları nedeniyle ürünler maalesef dalında kaldı” dedi. Limon ve mandalinanın 1 liraya alıcı bulamadığını söyleyen Dr. Şevkin, “Çiftçi 7 milyon ton gibi rekor bir rekolte beklerken maalesef ürününü satamıyor. Geçen yıl 902 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracat rakamlarını bu yıl maalesef yakalamak mümkün değil” diye konuştu.</p>

<p><b>“ÇİFTÇİYE SAHİP ÇIKIN”</b></p>

<p>Konuşmasında hükümete ve Tarım ve Orman Bakanı’na seslenen Dr. Şevkin, şunları söyledi: “Birkaç kuruş bulmak için kapı kapı dolaşacağınıza Sayın Tarım Bakanına buradan seslenmek istiyorum: Öncelikle Adanalı çiftçiye, Çukurovalı çiftçiye sahip çıkın; bırakın Sudanlı, Ukraynalı, Latin Amerikalı çiftçilere sahip çıkmayı, önce kendi çiftçinize sahip çıkın.”</p>

<p><b>“ÖLÜ BALIK TAKLİDİ YAPIYORLAR”</b></p>

<p>Meclis Genel Kurulu’nun yanı sıra TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da konuyu dile getiren Dr. Şevkin, “Ben Adanalıyım, Adana'da narenciye üreticisi şu anda ağaçlarını söküyor. Sayın Tarım Bakanı kulağının üstüne yatıp ölü balık taklidi yaparken, 80 maddelik sanki çok aciliyeti varmış gibi torba kanun getirilmesini kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarım</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sevkin-ciftci-7-milyon-ton-gibi-rekor-bir-rekolte-beklerken-maalesef-urununu-satamiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 07:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/11/muzeyyen-sevkin-narenciye-1.jpg" type="image/jpeg" length="88207"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
