<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 14:53:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Birbirimize candan bağlıyız]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/birbirimize-candan-bagliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/birbirimize-candan-bagliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bir Kan Bağışlayarak Ömrünüze Ömür Ekleyin</strong></p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Türk Kızılay iş birliğinde düzenlenen Kan ve Kök Hücre Bağışı Kampanyası, Adana Büyükşehir Belediyesi personelinin gönüllü katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Her bağış; ameliyat bekleyen bir hastaya, tedavi gören bir çocuğa ya da acil müdahale gereken bir kazazedeye umut olabilir . Hastaların ihtiyaç duyduğu kan, yalnızca gönüllü bağışçılar tarafından karşılanmaktadır.</p>

<p>Kök hücre bağışı ise lösemi başta olmak üzere kan hastalıklarıyla mücadele eden birçok hasta için tedavi umudu oluşturmaktadır. Uygun donör eşleşmesi sağlandığında kök hücre bağışı, hastaların yaşamına yeniden umut olabilmektedir.</p>

<p>Kan ve kök hücre bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, gönüllü bağışçı sayısının çoğalmasına ve daha fazla hastaya umut olunmasına katkı sağlamaktadır. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin olarak, toplum sağlığını destekleyen çalışmalara katkı sunmaya ve gönüllü bağışçılık bilincinin yaygınlaşmasına yönelik faaliyetleri devam edecek.</p>

<p><img alt="Kök Hücre Kan Bağışı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="493" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/kok-hucre-kan-bagisi-4.jpg" width="740" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kök Hücre Kan Bağışı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="493" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/kok-hucre-kan-bagisi-3.jpg" width="740" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/birbirimize-candan-bagliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/kok-hucre-kan-bagisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="86114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen: "2025-2026 akademik yılı yükseköğretimde çok yönlü krizin derinleştiği bir dönem oldu"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/egitim-sen-2025-2026-akademik-yili-yuksekogretimde-cok-yonlu-krizin-derinlestigi-bir-donem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/egitim-sen-2025-2026-akademik-yili-yuksekogretimde-cok-yonlu-krizin-derinlestigi-bir-donem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA</strong> – Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, 2025-2026 akademik yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yükseköğretimde yaşanan sorunların derinleştiğini belirterek, üniversitelerin özerkliğinin, akademik özgürlüğün ve eğitim hakkının ciddi tehdit altında olduğunu söyledi.</p>

<p>Gülez, 2025-2026 akademik yılının yalnızca eğitimde nitelik kaybının yaşandığı bir dönem olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin yaşam ve eğitim hakkını, akademik özgürlüğü, laikliği, demokratik üniversite anlayışını ve üniversite emekçilerinin haklarını hedef alan çok yönlü bir krizin derinleştiği yıl olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Yükseköğretimde yaşanan sorunların yapısal hale geldiğini vurgulayan Gülez, kamusal eğitim anlayışının giderek zayıflatıldığını, üniversitelerin bilimsel ve demokratik işleyişten uzaklaştırıldığını dile getirdi.</p>

<p>Eğitim Sen olarak mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Gülez, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Kamusal, bilimsel, laik, demokratik, parasız, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için; üniversitelerin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine ve kayyım rejimine teslim edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."</p>
</blockquote>

<p>Açıklamada, yükseköğretimde yaşanan sorunların çözümü için üniversitelerin özerk, demokratik ve bilimsel esaslara göre yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulanırken, öğrencilerin ve üniversite emekçilerinin haklarının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.</p>

<p><img alt="Y Ö B Rapor" class="detail-photo img-fluid" height="711" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/y-o-b-rapor.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>2025-2026 YÜKSEKÖĞRETİM YIL SONU RAPORU</strong></h2>

<p>AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi boyunca yükseköğretim alanı; piyasacı, merkeziyetçi, otoriter ve dinci-gerici politikaların hedefi haline getirilmiştir. Üniversiteler, bilimsel üretimin, eleştirel düşüncenin, laikliğin, demokratik kamusal yaşamın ve toplumsal yararın merkezleri olması gerekirken; siyasal iktidarın denetim ve kadrolaşma politikalarıyla, piyasa ilişkilerinin baskısıyla ve akademik özgürlükleri hedef alan uygulamalarla kuşatılmıştır. Rektör atamalarından YÖK eliyle sürdürülen merkezi denetime, üniversite-sermaye ilişkilerinden Diyanet, müftülükler ve tarikat-cemaat yapılarıyla kurulan ilişkilere kadar birçok başlıkta üniversitelerin bilimsel, laik, demokratik ve özerk yapısı sistematik biçimde aşındırılmıştır.</p>

<p>2025-2026 akademik yılı, bu yapısal tahribatın öğrenciler açısından da ağır sonuçlar doğurduğu bir dönem olmuştur. Üniversite öğrencileri için eğitim hakkı artık yalnızca sınavı kazanmakla erişilebilir bir hak olmaktan çıkmış; barınma, beslenme, ulaşım, sağlık, eğitim materyallerine erişim ve güvenli kampüs yaşamı gibi temel ihtiyaçları karşılayabilme koşuluna bağlanmıştır. Yetersiz yurt kapasitesi, artan kira ve yaşam maliyetleri, yemekhane ücretleri, ulaşım giderleri ve KYK burs/kredilerinin yetersizliği öğrencileri aile desteğine, borçlanmaya ya da güvencesiz işlerde çalışmaya zorlamaktadır. Bu tablo, yükseköğretimi herkes için kamusal bir hak olmaktan çıkarıp ekonomik gücü olanların sürdürebildiği sınıfsal bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.</p>

<p>Aynı dönemde merkezi sınav sistemindeki hatalar, öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna mahkûm eden rekabetçi anlayışın yarattığı güvensizliği daha da artırmıştır. 2026-YKS’de bir sorunun iptal edilmesi ve bir sorunun doğru cevabının değiştirilmesi, milyonlarca öğrencinin emeğini ve geleceğini ilgilendiren sınav süreçlerinin ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir. Öğrenciler bir yandan sınav baskısı, gelecek kaygısı ve ekonomik yoksunlukla boğuşurken, diğer yandan üniversitelerde demokratik haklarını kullandıkları için soruşturma, gözaltı, baskı ve şiddet tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle 2025-2026 akademik yılı, yükseköğretimde yalnızca nitelik kaybının değil; aynı zamanda öğrencilerin yaşam hakkını, eğitim hakkını, akademik özgürlüğü, laikliği, demokratik üniversite fikrini ve üniversite emekçilerinin haklarını hedef alan bütünlüklü bir krizin derinleştiği yıl olarak kayda geçmiştir. Eğitim Sen olarak kamusal, bilimsel, laik, demokratik, parasız, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için; üniversitelerin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine ve kayyım rejimine teslim edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.</p>

<p></p>

<p><strong>Rakamlarla Yükseköğretimin Durumu: Daralma, Açık Öğretime Yığılma ve Kapasite Sorunu</strong></p>

<p>2025-2026 eğitim-öğretim yılında Türkiye’de 208 yükseköğretim kurumu bulunmaktadır. Bunların 129’u devlet üniversitesi, 75’i vakıf üniversitesi, 4’ü ise vakıf meslek yüksekokuludur. Yükseköğretim sistemindeki toplam öğrenci sayısı 6 milyon 301 bin 434’e gerilemiştir. Bir önceki yıl 6 milyon 835 bin 115 olan öğrenci sayısındaki düşüş, yükseköğretimdeki niceliksel büyüme döneminin yerini daralma ve çözülme eğilimine bıraktığını göstermektedir.</p>

<p>Öğrencilerin 2 milyon 532 bini ön lisans, 3 milyon 348 bini lisans, 330 bini yüksek lisans ve 89 bini doktora düzeyindedir. Öğrencilerin 5 milyon 445 bini devlet üniversitelerinde, 838 bini vakıf üniversitelerinde, yaklaşık 17 bini ise vakıf meslek yüksekokullarında öğrenim görmektedir. Toplam öğrenci sayısı içinde yaklaşık 350 bin uluslararası öğrenci bulunmaktadır. 2025-2026 akademik yılında yükseköğretim kurumlarına 1 milyon 393 bin 763 öğrenci yeni kayıt yaptırmış, 2024-2025 akademik yılında ise 874 bin 171 kişi yükseköğretim kurumlarından mezun olmuştur.</p>

<p>Bununla birlikte yükseköğretimdeki sayısal büyüklüğün önemli bir bölümü örgün, yüz yüze, nitelikli kamusal eğitim kapasitesinden değil; açık öğretim, uzaktan öğretim ve ikinci üniversite kayıtlarından kaynaklanmaktadır. Açık ve uzaktan öğretime kayıtlı öğrenci sayısının 3 milyonu aşması, yaklaşık 2 milyon öğrencinin ikinci üniversite kapsamında bulunması, yükseköğretimin kamusal ve nitelikli örgün eğitim temelinde değil, kitlesel kayıt ve diploma üretimi mantığıyla büyütüldüğünü göstermektedir.</p>

<p>Yükseköğretimde görev yapan öğretim elemanı sayısı 189 bin 868’dir. Bu sayının 157 bin 196’sı devlet üniversitelerinde, 32 bin 379’u vakıf üniversitelerinde görev yapmaktadır. Öğretim elemanlarının yaklaşık yüzde 52,8’i erkek, yüzde 47,2’si ise kadın akademisyenlerden oluşmaktadır. Kadın akademisyen oranı özellikle araştırma görevlisi düzeyinde görece güçlü görünse de profesörlük düzeyine ve karar alma mekanizmalarına çıkıldıkça bu oran belirgin biçimde düşmektedir.</p>

<p>Türkiye’de öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı genel olarak yaklaşık 33’tür. Devlet üniversitelerinde bu oranın vakıf üniversitelerine göre daha yüksek olması, kamusal yükseköğretimdeki kaynak ve kadro yetersizliğini açıkça göstermektedir. Öğrenci sayısındaki düşüşe rağmen öğretim kapasitesi, akademik kadro dağılımı, altyapı olanakları ve bölgesel eşitsizlikler bakımından sorunlar sürmektedir.</p>

<p>Bu tablo, yükseköğretimde temel sorunun yalnızca kaç üniversite ya da kaç öğrenci olduğu olmadığını ortaya koymaktadır. Asıl sorun, üniversitelerin bilimsel üretim, demokratik yönetim, yeterli akademik kadro, güçlü altyapı ve eşit erişim ilkeleriyle desteklenmemesidir. Öğrenci sayısındaki düşüşe rağmen nitelik sorununun devam etmesi, yükseköğretimde planlama krizinin sürdüğünü göstermektedir.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Merkezi Bütçeden Yükseköğretime Ayrılan Pay İhtiyacın Çok Gerisindedir</strong></p>

<p>2026 yılı yükseköğretim bütçesi görünürde artmış olsa da bu artış yükseköğretimin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. 2025 yılında 488 milyar 405 milyon TL olan yükseköğretim bütçesi, 2026 yılında 651 milyar 20 milyon TL’ye çıkarılmıştır. Nominal olarak yaklaşık yüzde 33’lük bir artıştan söz edilse de bütçenin yüzde 73,78’inin Personel ve SGK Devlet Primi giderlerinden oluşması, bilimsel araştırma, altyapı, öğrenci destekleri, barınma-beslenme olanakları ve üniversite emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştirme açısından bütçenin son derece sınırlı kaldığını göstermektedir.</p>

<p>Üniversitelerin merkezi bütçeden yeterli pay alamaması, onları giderek daha fazla öz gelir yaratmaya, katkı payı ve öğrenim ücretlerine, döner sermaye faaliyetlerine, şirketleşmiş proje ilişkilerine ve üniversite-sermaye iş birliklerine bağımlı hale getirmektedir. Bu durum üniversitelerin bilimsel bilgi üretme ve toplumsal faydayı esas alma işlevini zayıflatmakta; akademik üretimi piyasanın beklentilerine, araştırma gündemlerini ise sermayenin ihtiyaçlarına tabi kılmaktadır.</p>

<p>Yükseköğretim bütçesi yalnızca muhasebe kalemi değildir; üniversitelerin nasıl bir anlayışla yönetileceğinin de göstergesidir. Bilimsel, özerk, kamusal ve demokratik bir üniversite için bütçenin öğrenci desteklerini, akademik özgürlüğü, bilimsel araştırmayı, güvenli ve erişilebilir kampüsleri, idari ve teknik personelin haklarını güçlendirecek biçimde planlanması gerekir. Oysa mevcut bütçe yapısı, yükseköğretimin kamusal niteliğini güçlendirmek yerine var olan eşitsizlikleri sürdürmektedir.</p>

<p>AKP iktidarının yükseköğretim politikası, üniversiteleri kamusal finansmanla güçlendirmek yerine onları piyasa ilişkilerine ve sermaye ihtiyaçlarına daha fazla bağımlı hale getirmektedir. Üniversitelerin bütçe yetersizliğiyle baş başa bırakılması, bir yandan öğrencilerin eğitim hakkını zayıflatmakta, diğer yandan üniversite emekçilerinin iş yükünü artırmakta, ücret ve özlük haklarında kayıpları derinleştirmektedir.</p>

<p><strong>Öğrenci Yoksulluğu ve Toplumsal Eşitsizlikler Derinleşmektedir</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılında öğrenciler açısından yükseköğretimin en yakıcı başlıklarından biri barınma, beslenme ve geçim krizidir. Üniversiteyi kazanmak, öğrenciler için artık eğitim hakkına fiilen erişmek anlamına gelmemektedir. Öğrencinin okuyabilmesi; kalacak yer bulmasına, temel gıda giderlerini karşılayabilmesine, ulaşım masraflarını ödeyebilmesine ve eğitim materyallerine erişebilmesine bağlı hale gelmiştir.</p>

<p>2025-2026 eğitim-öğretim yılında KYK’ye bağlı 880 yurt binasına 1 milyon 3 bin 259 öğrenci yerleştirilebilmiştir. Örgün eğitimdeki 4 milyon 63 bin 774 öğrenci dikkate alındığında, yaklaşık dört öğrenciden yalnızca biri devlet yurtlarında barınabilmektedir. Bu tablo, barınmanın kamusal bir hak olarak örgütlenmediğini; öğrencilerin önemli bir bölümünün özel yurtlara, yüksek kiralara, aile desteğine ya da güvencesiz barınma biçimlerine mahkûm edildiğini göstermektedir.</p>

<p>Yurtlara yerleşebilen öğrenciler açısından da sorunlar bitmemektedir. Kalabalık odalar, kampüslerden uzak yerleşimler, ulaşım maliyetleri, sosyal alanların yetersizliği ve beslenme koşullarındaki bozulma öğrencilerin akademik ve sosyal yaşamını doğrudan etkilemektedir. KYK kredi ve burslarının 2026 yılı başında 4 bin TL’ye çıkarılmış olması, yüksek enflasyon ve temel yaşam giderlerindeki artış karşısında öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.</p>

<p>Öğrenci yoksulluğu yalnızca ekonomik bir sorun değildir; eğitim hakkının sınıfsal olarak daraltılması anlamına gelmektedir. Geçinebilmek için çalışmak zorunda kalan öğrenciler derslere düzenli katılamamakta, akademik başarıları olumsuz etkilenmekte, sosyal ve kültürel yaşama katılımları sınırlanmaktadır. Bu tablo, yükseköğretimi herkes için eşit bir hak olmaktan çıkarıp ekonomik gücü olanların sürdürebildiği bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.</p>

<p>Öğrenciler yalnızca ekonomik yoksunlukla değil, aynı zamanda demokratik haklarını kullanırken baskı ve soruşturmalarla da karşı karşıya kalmaktadır. Kampüslerde söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğü idari baskılarla sınırlandırılmakta; öğrencilerin talepleri çoğu zaman güvenlikçi politikalarla bastırılmaktadır. Kadın öğrenciler, LGBTİ+ öğrenciler, göçmen öğrenciler ve farklı kimliklerden gelen gençler üniversite yaşamında ayrımcılık, dışlanma ve güvensizlikle karşılaşmaktadır.</p>

<p>Bu koşullarda öğrencilerin yaşadığı yalnızlık, umutsuzluk ve gelecek kaygısı büyümektedir. Üniversite, gençler için özgürleşme, üretme, dayanışma ve kendini geliştirme alanı olması gerekirken; ekonomik baskı, sınav stresi, barınma sorunu, gelecek belirsizliği ve siyasal baskılarla örülü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmektedir.</p>

<p><strong>Merkezi Sınav Sistemi Öğrencilerin Geleceğini Belirsizliğe Terk Etmektedir</strong></p>

<p>Öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna bağlayan merkezi sınav sistemi, eğitimi öğrenme süreci olmaktan çıkarıp yarışa ve elemeye indirgeyen anlayışın en somut göstergesidir. Milyonlarca genç, yıllar boyunca sınav baskısı altında yaşamakta; aileler dershane, özel ders, kaynak kitap ve ulaşım giderleriyle ağır bir ekonomik yük altına girmektedir. Bu sistem, sınıfsal eşitsizlikleri azaltmak yerine yeniden üretmektedir.</p>

<p>2026-YKS’de yaşanan gelişmeler, merkezi sınav sisteminin yalnızca öğrenciler üzerinde baskı yaratan yapısını değil, aynı zamanda soru hazırlama, denetim ve değerlendirme süreçlerindeki sorunları da görünür hale getirmiştir. AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testindeki 20. sorunun iptal edilmesi ve AYT Matematik testindeki 23. sorunun doğru cevabının değiştirilmesi, milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyen bir sınavda hata payının ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.</p>

<p>Bu durum yalnızca “teknik hata” olarak geçiştirilemez. Sınav güvenliği gerekçesiyle okulların, sınıfların ve eğitim emekçilerinin sürekli denetim altında tutulduğu bir sistemde, soru hazırlama ve cevap anahtarı süreçlerinde ortaya çıkan hatalar, öğrenciler açısından adalet duygusunu zedelemekte ve sınava duyulan güveni sarsmaktadır.</p>

<p>Merkezi sınav sistemi, eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak bir yana, mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirmektedir. Ekonomik gücü olan öğrenciler özel ders, dershane, kaynak kitap ve sınav hazırlık olanaklarına daha kolay erişirken; yoksul öğrenciler bu yarışa dezavantajlı koşullarda katılmaktadır. Böylece sınav sistemi, başarıyı öğrencinin emeği kadar ailesinin ekonomik olanaklarına da bağımlı hale getirmektedir.</p>

<p>Asıl ihtiyaç, öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna mahkûm eden rekabetçi anlayıştan vazgeçilmesi; eğitimin bütün kademelerinde eşit, parasız, bilimsel ve nitelikli kamusal eğitim hakkının güvence altına alınmasıdır. Öğrencilerin geleceği sınav hatalarına, piyasa koşullarına ve rekabetçi eleme mekanizmalarına terk edilemez.</p>

<p><strong>Uluslararası Sıralamalar, Üniversitelerdeki Nitelik Kaybını Gizleyemez</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılında Türkiye’deki bazı yükseköğretim kurumlarının uluslararası sıralamalarda görünürlük elde etmesi, siyasi iktidar tarafından yükseköğretimde “başarı” göstergesi olarak sunulmaktadır. Oysa bu görünürlük, yükseköğretim sisteminin bütününe yayılan nitelik kaybını, akademik özgürlüklerin tasfiyesini, öğrencilerin ağırlaşan yaşam koşullarını ve üniversite emekçilerinin hak kayıplarını ortadan kaldırmamaktadır.</p>

<p>Uluslararası sıralamalar ağırlıklı olarak yayın sayısı, atıf oranı, uluslararası öğrenci ve akademisyen sayısı, işveren itibarı ve benzeri ölçütlere dayanmaktadır. Bu ölçütler; üniversitelerde bilimsel özgürlüğün varlığını, öğrencilerin barınma ve beslenme koşullarını, eğitim süreçlerinin demokratik niteliğini, kampüslerin güvenli ve kapsayıcı olup olmadığını, üniversite bileşenlerinin yönetime katılımını ya da kamusal erişim hakkını doğrudan ölçmemektedir. Bu nedenle sıralamalarda elde edilen sayısal görünürlük, üniversitelerin gerçek durumunu yansıtmaktan uzaktır.</p>

<p>AKP iktidarı, üniversiteleri bilimsel üretimin ve toplumsal yararın kurumları olarak güçlendirmek yerine, onları rekabetçi piyasa mantığına göre konumlandırmaktadır. Üniversiteler sıralamalardaki yerlerini yükseltmek için yayın ve proje baskısıyla kuşatılırken; öğrencilerin öğrenme süreçleri, akademisyenlerin özgür araştırma hakkı, idari ve teknik personelin çalışma koşulları geri plana itilmektedir. Bu yaklaşım, üniversiteyi kamusal bir hak alanı olmaktan çıkarıp performans, görünürlük ve piyasa ilişkileri üzerinden ölçülen bir kuruma dönüştürmektedir.</p>

<p>Sıralamalarda öne çıkan üniversitelerin büyük bölümünün İstanbul ve Ankara gibi merkezlerde yoğunlaşması, yükseköğretimdeki bölgesel eşitsizlikleri de açıkça göstermektedir. Anadolu’daki çok sayıda üniversite, yetersiz bütçe, akademik kadro eksikliği, altyapı sorunları ve merkezi yönetim baskısı altında nitelikli eğitim üretme kapasitesinden yoksun bırakılmaktadır. Böylece yükseköğretim sistemi, yalnızca sınıfsal değil, bölgesel eşitsizlikleri de yeniden üretmektedir.</p>

<p>Bu nedenle Eğitim Sen açısından asıl başarı ölçütü, üniversitelerin sıralamalarda kaç basamak yükseldiği değil; bilimsel özgürlüğün, laik ve kamusal eğitimin, akademik özerkliğin, öğrencilerin ve emekçilerin haklarının ne ölçüde güvence altına alındığıdır. Sıralama odaklı politikalar, üniversitelerdeki yapısal sorunları çözmemekte; tersine, piyasacı yükseköğretim anlayışını derinleştirerek nitelik sorununu görünmez kılmaktadır.</p>

<p><strong>Üniversitelere Yönelik Dinci-Gerici, Piyasacı ve Otoriter Müdahaleler Sürmektedir</strong></p>

<p>Üniversiteler, bilimsel bilginin üretildiği, eleştirel düşüncenin geliştiği, toplumsal sorunlara özgürce yanıt arandığı kamusal kurumlar olmalıdır. Ancak AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi boyunca yükseköğretim alanı; dinci-gerici, piyasacı, merkeziyetçi ve otoriter politikaların hedefi haline getirilmiştir. Üniversitelerin bilimsel, laik, demokratik ve özerk yapısı sistematik biçimde aşındırılmış; üniversite bileşenlerinin iradesi yok sayılmıştır.</p>

<p>Yükseköğretim Kurulu, 12 Eylül rejiminin ürünü olarak kurulduğu günden bu yana üniversiteler üzerindeki merkezi denetimin temel aracı olmuştur. AKP iktidarı ise YÖK’ün bu otoriter ve hiyerarşik yapısını daha da derinleştirerek üniversiteleri siyasal iktidarın ihtiyaçlarına göre hizalanan kurumlara dönüştürmüştür. Rektörlerin üniversite bileşenlerinin iradesiyle değil, merkezi siyasi otoritenin tercihiyle belirlenmesi, üniversitelerde akademik özerkliği ve demokratik yönetimi ortadan kaldırmaktadır.</p>

<p>Bu dönemde üniversiteler yalnızca piyasacı politikalarla değil, aynı zamanda dinci-gerici ideolojik müdahalelerle de kuşatılmıştır. Diyanet, müftülükler, tarikat-cemaat ağları ve çeşitli gerici yapılarla kurulan işbirlikleri, üniversitelerin laik ve bilimsel niteliğini zayıflatmaktadır. Üniversitelerde bilimsel bilgi üretimi yerine itaatkâr, sorgulamayan, biat eden bir kuşak yaratmayı hedefleyen etkinliklerin desteklenmesi; laik eğitim ilkesine ve üniversitenin evrensel bilimsel değerlerine açık bir saldırıdır.</p>

<p>AKP’nin yükseköğretim politikası, üniversiteyi hem piyasanın hem de dinci-gerici ideolojinin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirmeye dayanmaktadır. Bir yandan üniversite-sermaye işbirliği, döner sermaye, performans ve proje baskısı yaygınlaştırılırken; diğer yandan bilimsel düşüncenin yerine dinselleştirilmiş, milliyetçi, otoriter ve cinsiyetçi bir eğitim anlayışı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu iki yönelim birbirinden bağımsız değildir; piyasacı üniversite modeli ile dinci-gerici ideolojik kuşatma aynı siyasal projenin parçalarıdır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak üniversitelerin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine ve otoriter yönetim anlayışına teslim edilmesine karşı çıkıyoruz. Üniversiteler; bilimsel, laik, demokratik, özerk, kamusal ve özgür kurumlar olarak yeniden inşa edilmelidir.</p>

<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Kararı, Vakıf Üniversiteleri Modelindeki Güvencesizliği Açığa Çıkarmıştır</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılının en çarpıcı gelişmelerinden biri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yaşanmıştır. 22 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile üniversitenin faaliyet izni kaldırılmış; yaklaşık 22 bin öğrenci ile binin üzerinde akademik ve idari personelin geleceği bir gecede belirsizliğe sürüklenmiştir. Kararın üç gün sonra yine Cumhurbaşkanı Kararı ile geri alınması, yükseköğretim alanında hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin ne ölçüde ortadan kaldırıldığını göstermektedir.</p>

<p>Bir üniversitenin hiçbir gerçek katılımcı süreç işletilmeden, üniversite bileşenlerinin görüşü alınmadan, öğrencilerin ve emekçilerin geleceği düşünülmeden bir gecede kapatılıp üç gün sonra yeniden açılması, yükseköğretimde keyfiliğin geldiği noktayı ortaya koymaktadır. Bu süreç yalnızca idari bir karar sorunu değildir; vakıf üniversitesi modelinin yapısal kırılganlığını, öğrencilerin eğitim hakkının ve emekçilerin iş güvencesinin sermaye ilişkilerine, vakıf yönetimlerine ve siyasal karar mekanizmalarına nasıl bağımlı hale getirildiğini açıkça göstermektedir.</p>

<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi örneği, yükseköğretimin ticarileştirilmesinin faturasının doğrudan öğrencilere, akademisyenlere, idari ve teknik personele kesildiğini göstermiştir. Vakıf üniversitelerinde çalışan emekçiler iş güvencesinden yoksun bırakılırken, öğrenciler de piyasa koşullarına ve kurumsal belirsizliklere terk edilmektedir. Eğitim hakkı, sermaye gruplarının el değiştirmesine, kayyım uygulamalarına ya da siyasal iktidarın keyfi kararlarına bağlı hale getirilemez.</p>

<p>Kararın geri alınmasını sağlayan temel güç, öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların, velilerin ve kamuoyunun ortak tepkisi olmuştur. Bu durum, üniversite bileşenlerinin dayanışmasının ve örgütlü mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Ancak kararın geri alınmış olması, vakıf üniversitesi modelindeki yapısal güvencesizliği ortadan kaldırmamıştır. Yükseköğretim, piyasa ilişkilerinin ve keyfi siyasal kararların alanı olmaktan çıkarılmalı; kamusal, demokratik ve güvenceli bir yapıya kavuşturulmalıdır.</p>

<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi’nde Kayyım Rejimi Akademik Özgürlüğü Hedef Almaya Devam Etmektedir</strong></p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından bu yana sürdürülen kayyım rektör düzeni, yükseköğretimde AKP’nin otoriter yönetim anlayışının en açık örneklerinden biridir. Üniversite bileşenlerinin iradesi yok sayılarak kurulan bu rejim, zaman içinde yalnızca bir yönetim krizi olmaktan çıkmış; akademisyenlere, öğrencilere, mezunlara ve çalışanlara yönelen sistematik bir baskı mekanizmasına dönüşmüştür.</p>

<p>Bu sürecin çarpıcı örneklerinden biri Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun yaşadıklarıdır. Üniversitedeki bir bilgi güvenliği zafiyetini ortaya çıkardıktan sonra görevinden uzaklaştırılan Tuğcu hakkında son dört yılda yirmiye yakın disiplin soruşturması açılmış; bu soruşturmaların önemli bölümü yargı ve disiplin kurulları tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Buna rağmen YÖK Yüksek Disiplin Kurulu, 5 Şubat 2026 tarihli kararıyla Tuğcu’nun kamu görevinden çıkarılmasına karar vermiş; karar ancak 20 Mayıs 2026’da tebliğ edilmiştir.</p>

<p>Bu süreç, kayyım rejiminin yalnızca yönetsel değil, aynı zamanda akademik özgürlükleri hedef alan bir tasfiye mekanizması olduğunu göstermektedir. Üniversite içinde eleştirel söz söyleyen, bilimsel ve etik sorumluluğunu yerine getiren, öğrencileriyle dayanışma kuran akademisyenler soruşturmalarla, görevden uzaklaştırmalarla, mobbingle ve ihraç tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlar münferit değildir. Türkiye’de üniversitelerin önemli bir bölümünde rektörlükler, üniversite bileşenlerinin demokratik iradesini değil, siyasal iktidarın tercihlerini esas alan bir yönetim anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış akademik özgürlüğü, ifade özgürlüğünü, sendikal hakları ve üniversite özerkliğini doğrudan hedef almaktadır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak kayyım rejimine, hukuksuz disiplin süreçlerine ve akademik tasfiyelere karşı bilimsel, demokratik ve özerk üniversite mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Prof. Dr. Tuna Tuğcu başta olmak üzere hukuksuz biçimde görevinden edilen tüm akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi, üniversitelerde demokratik işleyişin yeniden kurulması ve kayyım düzeninin son bulması gerekmektedir.</p>

<p><strong>Barış Akademisyenleri ve Hukuksuzca İhraç Edilen Kamu Emekçileri Görevlerine İade Edilmelidir</strong></p>

<p>11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıklanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan Barış Akademisyenleri, savaş politikalarına karşı barışı, yaşam hakkını ve demokratik çözümü savundukları için ağır bir siyasal ve hukuki baskı sürecinin hedefi haline getirilmiştir. Aradan on yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, imzaları nedeniyle üniversitelerinden ihraç edilen akademisyenlerin büyük bölümü hâlâ görevlerine iade edilmemiştir.</p>

<p>OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerle yüzlerce akademisyen ve kamu emekçisi hukuksuz biçimde ihraç edilmiş; yalnızca çalışma hakları değil, sosyal hakları, mesleki itibarı ve kamusal yaşama katılım olanakları da hedef alınmıştır. Bu süreçte adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkeleri sistematik biçimde ihlal edilmiştir. Barış talebinin cezalandırılması, üniversitelerde bilimsel özgürlüğe ve ifade özgürlüğüne yönelmiş en ağır saldırılardan biri olarak tarihe geçmiştir.</p>

<p>Barış Akademisyenlerinin yaşadığı hukuksuzluk, yalnızca bireysel bir mağduriyet değil; Türkiye’de üniversitelerin nasıl susturulmak istendiğinin açık göstergesidir. İktidar, bilim insanlarının toplumsal sorunlara dair söz kurmasını, savaş politikalarını eleştirmesini, insan hakları ihlallerine karşı çıkmasını cezalandırarak üniversiteleri sessizleştirmeyi hedeflemiştir.</p>

<p>Bu hukuksuzluk artık daha fazla sürdürülemez. Başta Barış Akademisyenleri olmak üzere KHK’lerle ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmeli; hak kayıpları giderilmeli; akademik özgürlük, ifade özgürlüğü ve sendikal haklar üzerindeki tüm baskılar kaldırılmalıdır. Üniversitelerde barışı, bilimi, özgürlüğü ve demokratik yaşamı savunmak suç değildir.</p>

<p><strong>YÖK’ün Lisans Sürelerini Kısaltma Hamlesi Bilimsel Eğitime Karşı Piyasacı Bir Müdahaledir</strong></p>

<p>YÖK’ün lisans programlarının üç yılda tamamlanmasına yönelik hazırlığı, yükseköğretimde niteliği artırma amacı taşımayan; aksine eğitimi hızlandırılmış, sıkıştırılmış ve piyasanın ihtiyaçlarına göre esnekleştirilmiş bir yapıya dönüştürmeyi hedefleyen piyasacı bir müdahaledir. Aralık 2025’te duyurulan “üç sömestr” modeliyle akademik takvime yaz aylarını kapsayan üçüncü bir dönem eklenmesi ve lisans eğitiminin 2026-2027 akademik yılından itibaren üç yılda tamamlanmasının hedeflenmesi, üniversite bileşenleriyle gerçek bir istişare yürütülmeden gündeme getirilmiştir.</p>

<p>Bu tür düzenlemeler, yükseköğretimdeki temel sorunları çözmek bir yana, öğrenciler ve eğitim emekçileri üzerindeki baskıyı artıracaktır. Öğrenciler açısından daha yoğun, daha hızlı ve daha maliyetli bir eğitim süreci ortaya çıkarken; akademisyenler açısından ders yükü, sınav yükü, danışmanlık ve idari görevler daha da ağırlaşacaktır. Yaz aylarının akademik takvime eklenmesi, öğrencilerin çalışma, dinlenme, staj, araştırma ve sosyal yaşam olanaklarını da daraltacaktır.</p>

<p>Lisans eğitiminin niteliği, sürenin mekanik biçimde kısaltılmasıyla artırılamaz. Bilimsel eğitim; öğrencinin düşünme, araştırma, tartışma, üretme ve toplumsal sorunlarla bağ kurma süreçlerine zaman tanıyan bütünlüklü bir yapıyı gerektirir. Üç yıla sıkıştırılmış bir lisans modeli, üniversiteyi bilimsel gelişim alanı olmaktan uzaklaştırarak hızlı diploma üretim merkezine dönüştürme riski taşımaktadır.</p>

<p>YÖK’ün bu hamlesi, AKP’nin yükseköğretimi piyasanın esnek işgücü ihtiyacına göre yeniden düzenleme politikasının parçasıdır. Üniversite eğitimi, sermayenin kısa vadeli istihdam beklentilerine göre değil; kamusal yarar, bilimsel gelişim, eleştirel düşünce ve toplumsal eşitlik ilkelerine göre planlanmalıdır. Eğitim Sen olarak, üniversite bileşenlerinin katılımı olmadan, bilimsel veri ve etki analizi paylaşılmadan, tepeden inme biçimde dayatılan bu düzenlemeye karşı çıkıyoruz.</p>

<p><strong>Yükseköğretim Emekçilerinin Ekonomik, Özlük ve Demokratik Hak Kayıpları Derinleşmektedir</strong></p>

<p>Yükseköğretimde yaşanan kriz yalnızca öğrencileri değil, üniversitelerde çalışan tüm eğitim ve bilim emekçilerini doğrudan etkilemektedir. Akademik personel, idari ve teknik personel, araştırma görevlileri, sözleşmeli ve güvencesiz çalışanlar; düşük ücretler, ağırlaşan iş yükü, keyfi görevlendirmeler, mobbing, kadro sorunları ve siyasal baskılarla karşı karşıyadır.</p>

<p>Üniversitelerin giderek şirket mantığıyla yönetilmesi, özellikle idari ve teknik personel üzerinde ağır bir angarya düzeni yaratmaktadır. Akademik personele tanınan bazı ödemelerin idari ve teknik personele yansıtılmaması, eşit işe eşit ücret ilkesinin açık ihlalidir. Üniversite bütünlüklü bir kamusal hizmet alanıdır; bu hizmet yalnızca akademisyenlerin değil, idari, teknik, yardımcı ve destek personelin emeğiyle yürütülmektedir. Buna rağmen üniversite emekçileri arasında ücret, özlük hakkı ve statü bakımından ayrımcı uygulamalar sürdürülmektedir.</p>

<p>Araştırma görevlileri açısından güvencesizlik temel sorun olmaya devam etmektedir. 50/d statüsünde çalışan araştırma görevlileri iş güvencesinden yoksun bırakılmakta; 33/a kadrosuna geçiş hakkı sınırlandırılmakta; kadro bekleme süreçleri akademik baskı ve mobbing aracına dönüşmektedir. Bu durum yalnızca araştırma görevlilerinin geleceğini değil, bilimsel üretimin sürekliliğini ve üniversitelerin akademik niteliğini de zayıflatmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomik kriz koşullarında üniversite emekçilerinin ücretleri hızla erirken, barınma, ulaşım, gıda ve sağlık giderleri karşılanamaz hale gelmektedir. Buna karşın tasarruf politikaları adı altında kamusal hizmetlerin yükü emekçilere bindirilmekte; eksik kadrolar nedeniyle mevcut çalışanların iş yükü artırılmaktadır. Üniversite emekçileri hem ekonomik yoksullaşmayla hem de siyasal-idari baskılarla kuşatılmaktadır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak yükseköğretim emekçilerinin insanca yaşayacak ücret, güvenceli istihdam, eşit işe eşit ücret, demokratik çalışma ortamı ve sendikal hak taleplerinin takipçisi olacağız. Üniversitelerde 13-b/4 gibi keyfi görevlendirme araçlarına son verilmeli; araştırma görevlileri güvenceli kadroya kavuşturulmalı; idari ve teknik personele yükseköğretim tazminatı ve üniversite ödeneği dâhil tüm haklar eşit biçimde yansıtılmalıdır.</p>

<p><strong>Sendikal Faaliyetlere Yönelik Baskılar Son Bulmalıdır</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılında öğrencilerin demokratik hak ve taleplerine sahip çıkan eğitim ve bilim emekçileri de idari ve adli baskılarla karşı karşıya kalmıştır. Üniversitelerde öğrencilerin barınma, beslenme, özgür ve demokratik üniversite taleplerinin yanında duran; bilimsel, laik ve kamusal eğitim hakkını savunan sendikal faaliyetler soruşturma ve cezalandırma konusu yapılmak istenmiştir.</p>

<p>Eğitim Sen’in öğrencilerin haklı ve meşru taleplerine sahip çıkması, sendikal sorumluluğunun gereğidir. Üniversite bileşenlerinin iradesini savunmak, öğrencilerin demokratik haklarına sahip çıkmak, baskılara karşı söz kurmak suç değildir. Buna rağmen sendikal kararları uygulayan üyelerimizin soruşturmalara maruz bırakılması, sendikal faaliyetin kriminalize edilmeye çalışıldığını göstermektedir.</p>

<p>Sendikal hak ve özgürlükler anayasal güvence altındadır. Eğitim ve bilim emekçilerinin iş bırakma, açıklama yapma, öğrencilerle dayanışma gösterme, üniversite yönetimlerini eleştirme ve demokratik talepler etrafında örgütlenme hakkı engellenemez. Sendikal faaliyetin suç gibi gösterilmesi, yalnızca sendikamıza değil, bütün emek ve demokrasi güçlerine yönelmiş bir saldırıdır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak sendikal faaliyetlerimize yönelik her türlü baskıya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversitelerde özgür, demokratik ve bilimsel yaşamı savunmak; öğrencilerin ve emekçilerin haklarını birlikte büyütmek bizim tarihsel sorumluluğumuzdur.</p>

<p><strong>Sonuç: Kamusal, Bilimsel, Laik, Demokratik ve Özerk Üniversite Mücadelesini Büyüteceğiz</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılı, Türkiye’de yükseköğretim alanında biriken yapısal krizin daha da derinleştiği bir dönem olmuştur. Öğrenci sayısındaki gerileme, açık ve uzaktan öğretime dayalı büyüme, barınma ve beslenme krizinin sürmesi, merkezi sınav sistemindeki güven kaybı, üniversitelerde kayyım rejimi, Barış Akademisyenlerinin iade edilmemesi, lisans sürelerini kısaltma girişimi ve üniversite emekçilerinin hak kayıpları bu krizin başlıca göstergeleridir.</p>

<p>AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi boyunca yükseköğretim; piyasacı, dinci-gerici, merkeziyetçi ve otoriter politikalarla kuşatılmıştır. Üniversiteler bilimsel özgürlüğün, laikliğin, eleştirel düşüncenin ve toplumsal yararın kurumları olmaktan uzaklaştırılmak istenmiş; öğrenciler müşteri, akademisyenler performans baskısı altında çalışan üretim birimleri, idari ve teknik personel ise görünmez emek gücü olarak konumlandırılmıştır.</p>

<p>Bu tabloyu değiştirecek olan, üniversite bileşenlerinin ortak ve örgütlü mücadelesidir. Öğrencilerin eğitim, barınma, beslenme ve demokratik katılım hakkı; akademisyenlerin bilimsel özgürlüğü; idari ve teknik personelin eşit ve güvenceli çalışma hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Üniversite ancak tüm bileşenleriyle birlikte demokratikleşebilir.</p>

<p>Eğitim Sen olarak yükseköğretimin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine, kayyım rejimine ve otoriter yönetim anlayışına teslim edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversitelerin kamusal, bilimsel, laik, demokratik, özerk ve özgür kurumlar olarak yeniden inşası için öğrencilerle, akademisyenlerle, idari ve teknik personelle, tüm üniversite bileşenleriyle birlikte mücadeleyi büyüteceğiz.</p>

<p></p>

<p><strong>EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/egitim-sen-2025-2026-akademik-yili-yuksekogretimde-cok-yonlu-krizin-derinlestigi-bir-donem-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/yob-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="29751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turuncu Holding merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 25 gözaltı kararı, 25 şirkete kayyum]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turuncu-holding-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonu-25-gozalti-karari-25-sirkete-kayyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turuncu-holding-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonu-25-gozalti-karari-25-sirkete-kayyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık gelirlerinin aklandığı iddiasıyla Turuncu Holding AŞ merkezli geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, gruba bağlı 25 şirkete kayyum atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılık bünyesindeki Terörizmin Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.</p>

<h3>25 şüpheli hakkında gözaltı kararı</h3>

<p>Soruşturmanın, <strong>7258 Sayılı Futbol ve Diğer Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet</strong> suçuna yönelik yürütüldüğü belirtilirken, yasa dışı bahis organizasyonlarına iştirak ettikleri değerlendirilen 25 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.</p>

<p>Ayrıca Turuncu Holding AŞ ile bağlantılı olduğu belirlenen 25 şirketin yönetimine mahkeme kararıyla kayyum atandı.</p>

<h3>MASAK ve Merkez Bankası raporları incelendi</h3>

<p>Soruşturma kapsamında başta Türk Elektronik Para AŞ (Param) olmak üzere Turuncu Holding bünyesindeki şirketler ve bağlı kuruluşlar mercek altına alındı.</p>

<p>İncelemelerde;</p>

<ul>
 <li>MASAK raporları,</li>
 <li>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın denetim ve inceleme raporları,</li>
 <li>Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) bildirimleri,</li>
 <li>açık kaynak araştırmaları ve kurum kayıtları</li>
</ul>

<p>değerlendirildi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde sistem üzerinden yüksek hacimli şüpheli finansal işlemlerin gerçekleştirildiği tespit edildi.</p>

<h3>Yasa dışı gelirlerin aklandığı iddiası</h3>

<p>Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, bazı hesapların yasa dışı bahis ve dolandırıcılık faaliyetleriyle bağlantılı kişilere ait olduğu belirlendi.</p>

<p>Başsavcılık, suçtan elde edilen gelirlerin farklı hesaplara aktarıldığını, çeşitli finansal kanallar kullanılarak kaynağının gizlenmeye çalışıldığını ve bu yöntemle kara para aklama faaliyetinin gerçekleştirildiğini değerlendirdi.</p>

<h3>Üç ilde eş zamanlı operasyon</h3>

<p>İstanbul, Ankara ve İzmir'de düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar yürütülürken, çok sayıda dijital materyale de inceleme yapılmak üzere el konuldu.</p>

<p>Soruşturmanın, elde edilen dijital deliller ve mali incelemeler doğrultusunda çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turuncu-holding-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonu-25-gozalti-karari-25-sirkete-kayyum</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2025/09/son-dakika-son.gif" type="image/jpeg" length="57961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: "Ahbap Derneği soruşturması genişleyebilir"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma ve Haluk Levent'in gözaltı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda sürdüğünü belirterek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının incelendiğini ve soruşturmanın genişleyebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Gürlek, devam eden soruşturmanın gizliliğine dikkat çekti.</p>

<p>Ahbap Derneği'ne yönelik operasyonlara ilişkin bilgi veren Gürlek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Şu an soruşturma devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde operasyonlar yürütülüyor. İlk aşamada 22 adet gözaltı oldu. MASAK raporları inceleniyor. Soruşturma genişleyebilir."</p>
</blockquote>

<p>Gürlek, soruşturmanın selameti açısından ayrıntılı değerlendirme yapmayacağını belirterek, sürecin adli makamlar tarafından yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında ilk etapta 22 kişi hakkında gözaltı işlemi uygulanırken, soruşturmanın mali incelemeler doğrultusunda yeni aşamalara taşınabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/akin-gurlek-3.jpg" type="image/jpeg" length="18079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Ayhan Barut'tan emekli maaşı tepkisi: "Emeklilere 'Yaşama, öl' deniliyor"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/chpli-ayhan-baruttan-emekli-maasi-tepkisi-emeklilere-yasama-ol-deniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/chpli-ayhan-baruttan-emekli-maasi-tepkisi-emeklilere-yasama-ol-deniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA</strong> – CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, TBMM'de görüşülen en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini öngören düzenlemeye tepki gösterdi. Barut, teklifin emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, "Açlık sınırının 36 bin, yoksulluk sınırının 116 bin lirayı geçtiği bugün emeklilere dayatılan 23 bin 552 liralık maaş düzenlemesi, emeklilerimize 'Yaşamayın, ölün' dayatmasıdır" dedi.</p>

<h3>"İnsanca yaşam koşulları sağlanmıyor"</h3>

<p>Meclis'te görüşülen düzenlemenin milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm getirmediğini ifade eden Barut, artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve temel ihtiyaçlara gelen zamlar karşısında belirlenen maaşın yetersiz olduğunu söyledi.</p>

<p>Bekâr bir çalışanın yaşam maliyetinin 46 bin lirayı aştığını belirten Barut, "Bu gerçekler ortadayken en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına yönelik düzenleme, milyonlarca emeklimize hakarettir, çilenin sürdürülmesidir. AKP iktidarı, emeklilerin insanca yaşam koşullarına kavuşmasını değil, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeninin sürmesini istiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Haklarını istiyorlar, sadaka değil"</h3>

<p>Emeklilerin uzun yıllar çalışarak ülkeye hizmet ettiğini vurgulayan Barut, ekonomik koşullar nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyledi.</p>

<p>Elektrik, doğalgaz, ulaşım ve kira giderlerindeki artışların emeklileri ağır bir yük altında bıraktığını ifade eden Barut, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Yaşamını çalışarak ülkesine ve milletine adayan emeklilerimiz artık büyük bir darboğazın içindedir. Elektrik, doğalgaz, ulaşım ve kira fiyatlarındaki fahiş artışlar bir yana, etten süte en temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale getirilen emeklilerimiz ay sonunu getiremediği gibi torunlarına harçlık veremez olmuştur."</p>
</blockquote>

<h3>"Emekliler sandıkta hesap soracak"</h3>

<p>Emeklilerin sadaka değil, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığı olan haklarını talep ettiğini belirten CHP'li Barut, en düşük emekli maaşının insanca yaşamı sağlayacak düzeyde belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Barut, "Emeklilerin sadaka değil haklarını istediği unutulmamalı, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeni son bulmalıdır. Emeklilerimize 'Yaşama, öl' dayatmasından vazgeçilmeli, yaşadıkları çile bitirilmelidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/chpli-ayhan-baruttan-emekli-maasi-tepkisi-emeklilere-yasama-ol-deniliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ayhan-barut-okul-siddet.jpg" type="image/jpeg" length="58931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli: "Ankara küresel siyasetin rotasını çizdi"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bahceli-ankara-kuresel-siyasetin-rotasini-cizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bahceli-ankara-kuresel-siyasetin-rotasini-cizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada NATO Zirvesi'ni değerlendirerek, Ankara'nın uluslararası siyasette üstlendiği role dikkat çekti. Bahçeli, "Tarihin bazı perdeleri vardır. Sadece geçmişte olup biteni göstermekle kalmaz. İçinde yaşadığımız zamana da çarpıcı bir şekilde ayna olur." dedi.</p>

<p>Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına yeniden başlarken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Konuşmasının başında yurt içi ve yurt dışındaki vatandaşlara seslenen Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yeniden bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.</p>

<p>NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Ankara'nın uluslararası diplomasi açısından önemli bir merkez haline geldiğini savunarak, "Ankara küresel siyasetin rotasını çizdi." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin yeni dönemde stratejik tartışmaların merkezinde yer aldığını dile getiren Bahçeli, zirvenin bu açıdan önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.</p>

<p>Konuşmasında tarihin bugünü anlamadaki rolüne de değinen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Tarihin bazı perdeleri vardır. Sadece geçmişte olup biteni göstermekle kalmaz. İçinde yaşadığımız zamana da çarpıcı bir şekilde ayna olur. Henüz görünmeyenin işaretlerini, bilinmeyenlerin haberini ve geleceğin muhtemel istikametlerini de aynı anda sezdirir."</p>
</blockquote>

<p>Bahçeli, devlet başkanlarının katıldığı uluslararası toplantıların yalnızca diplomatik temaslardan ibaret olmadığını belirterek şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p>"Bazı meclisler vardır ki yüzeyde yalnızca devlet başkanlarının teşekküllerinden ibaret görünse de derinlerdeki niyetleri, milletlerin karakterlerini, saklı kalmış güç merkezlerini ve zamanın henüz duyulmayan ayak seslerini tek bir mekanda düğümler."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bahceli-ankara-kuresel-siyasetin-rotasini-cizdi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/bahceli-2.jpg" type="image/jpeg" length="62558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Cengiz Çiçek'ten Ağaç A.Ş. işçileri için soru önergesi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-partili-cengiz-cicekten-agac-as-iscileri-icin-soru-onergesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-partili-cengiz-cicekten-agac-as-iscileri-icin-soru-onergesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Ağaç A.Ş.'de "güvenlik soruşturması" ve "arşiv araştırması" gerekçesiyle işten çıkarılan işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na yazılı soru önergesi sundu.</p>

<p>Çiçek, 100'ü aşkın işçinin uzun yıllardır aynı işyerinde çalışmasına rağmen güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması gerekçe gösterilerek işten çıkarıldığını belirtti. Mevcut mevzuata göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yalnızca kamu görevine ilk veya yeniden giriş aşamasında uygulanması gerektiğini vurgulayan Çiçek, çalışma sürecinde ise ilgili disiplin hükümlerinin esas alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>"Hak ihlallerine yol açıyor"</h3>

<p>Önergede, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yasal sınırların ötesinde mükerrer biçimde uygulanmasının çalışma hakkının yanı sıra kişisel verilerin korunması hakkını, masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını da ihlal ettiği savunuldu.</p>

<p>Çiçek, hukuki dayanak olmaksızın özel nitelikli kişisel verilere erişilmesi ve bu bilgilerin çok sayıda kişiyle paylaşılmasının ciddi hak ihlallerine neden olduğunu belirterek, uygulamanın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.</p>

<h3>"Sendikal nedenle işten çıkarma iddiası araştırılmalı"</h3>

<p>İşten çıkarılan işçilerin önemli bölümünün DİSK'e bağlı BTO-SEN sendikasında örgütlü olduğuna dikkat çeken Çiçek, işten çıkarmaların sendikal hak ve özgürlükler yönünden de incelenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce aynı gerekçelerle işten çıkarılan bazı işçilerin açtıkları işe iade davalarını kazanmalarına rağmen fiilen görevlerine başlatılmadıklarının kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Çiçek, yaklaşık üç aydır işlerine dönmek için mücadele eden Ağaç A.Ş. işçilerinin taleplerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3>Bakan Işıkhan'a 8 soru</h3>

<p>DEM Partili Cengiz Çiçek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'dan şu konularda açıklama istedi:</p>

<ul>
 <li>Ağaç A.Ş.'de güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması gerekçesiyle hangi yıl kaç işçinin işten çıkarıldığı,</li>
 <li>İBB iştiraklerinde aynı gerekçeyle işten çıkarılan işçi sayısının ne olduğu,</li>
 <li>Uzun yıllardır çalışan işçilere yeniden güvenlik soruşturması uygulanmasına ilişkin Bakanlığın herhangi bir inceleme veya düzenleme yapıp yapmayacağı,</li>
 <li>Bu gerekçelerle işten çıkarılan işçilerin durumuna ilişkin çalışma mevzuatı kapsamında inceleme yürütülüp yürütülmeyeceği,</li>
 <li>Ağaç A.Ş.'de bu nedenle işten çıkarılan işçilerden kaçının işe iade davasını kazandığı ve kaçının fiilen görevine başlatıldığı,</li>
 <li>İşten çıkarmaların sendikal örgütlenmeyle bağlantısına ilişkin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı,</li>
 <li>Son beş yılda belediyeler ve belediye şirketlerinde güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması gerekçesiyle işten çıkarılan işçi sayısı ile bu fesihlerden kaçının mahkemelerce geçersiz sayıldığı,</li>
 <li>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının keyfi işten çıkarmaların gerekçesi olarak kullanılmasını önlemeye yönelik Bakanlığın bir çalışma yürütüp yürütmediği.</li>
</ul>

<p>Çiçek, çalışma hakkının, sendikal örgütlenme özgürlüğünün ve hukuk güvenliği ilkesinin idari uygulamalarla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, Bakanlığın konuya ilişkin gerekli incelemeleri yapması gerektiğini ifade etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-partili-cengiz-cicekten-agac-as-iscileri-icin-soru-onergesi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/1733223664625-high-res-image-3-1-1.png" type="image/jpeg" length="71521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP'den suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni düzenleme: 15-18 yaş grubuna müebbet hapis yolu açılıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/akpden-suca-suruklenen-cocuklara-yonelik-yeni-duzenleme-15-18-yas-grubuna-muebbet-hapis-yolu-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/akpden-suca-suruklenen-cocuklara-yonelik-yeni-duzenleme-15-18-yas-grubuna-muebbet-hapis-yolu-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKP, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların artırılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sundu. Teklifte, Türk Ceza Kanunu'nun çocuklara ilişkin ceza indirimlerini düzenleyen hükümlerinde değişiklik yapılması öngörülürken, belirli şartların oluşması halinde 15-18 yaş arasındaki çocuklara müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilmesinin önü açılıyor.</p>

<p>AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca Türkiye'nin değil, birçok ülkenin karşı karşıya olduğu çok boyutlu bir sorun olduğunu belirtti. Usta, son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olayları, suç işleme yaşının düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesinin mevcut sistemin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor</h3>

<p>Teklife göre, Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapılarak suça sürüklenen çocuklar için uygulanacak hapis cezalarının alt ve üst sınırları yükseltilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle, 15-18 yaş grubundaki çocukların işlediği bazı ağır suçlarda hâkime, ceza indirimi uygulamama yetkisi tanınacak. Buna göre, çocuğun kastının ağırlığı, suçun işleniş şekli, güdülen amaç ve saik ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması gibi hususlar dikkate alınarak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçlarında ceza indirimi uygulanmayabilecek.</p>

<p>Bu durumda, hâkimin takdirine bağlı olarak 15-18 yaş arasındaki çocuklara müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek.</p>

<h3>15 yaş altı çocuklar için de değişiklik öngörülüyor</h3>

<p>Kanun teklifinde, 15 yaşın altındaki çocuklar açısından da önemli bir değişiklik yer alıyor. Kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu suçları gibi belirli suçlarda bu yaş grubuna uygulanan ceza indirim oranlarının kaldırılması öngörülüyor.</p>

<h3>Ebeveynlere verilecek cezalar da artırılacak</h3>

<p>Teklifte, çocuğun kasten öldürme veya ağırlaştırılmış yaralama suçunu işlemesi halinde, ebeveynlere yönelik yaptırımların da ağırlaştırılması düzenleniyor.</p>

<h3>Leyla Şahin Usta: "Hakimin takdir yetkisiyle müebbet cezası verilebilecek"</h3>

<p>Teklife ilişkin açıklama yapan AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Çocukların suça karışması, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorundur. Son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olaylarında yaşanan durumlar, suç işleme yaşının giderek düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesi, mevcut sistemin günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir."</p>
</blockquote>

<p>Usta, düzenlemenin amacının ağır suç işleyen çocuklar bakımından hâkime daha geniş takdir yetkisi tanımak olduğunu belirterek, gerekli şartların oluşması halinde 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında ceza indirimi uygulanmaksızın müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/akpden-suca-suruklenen-cocuklara-yonelik-yeni-duzenleme-15-18-yas-grubuna-muebbet-hapis-yolu-aciliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/08/tbmm-olaganustu-toplandi-israilin-savas-suclari-kinandi.webp" type="image/jpeg" length="90590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR VE MESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’DEN ARAÇ FİLOSUNA DEV YATIRIM]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-ve-meski-genel-mudurluguden-arac-filosuna-dev-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-ve-meski-genel-mudurluguden-arac-filosuna-dev-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR VE MESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN ARAÇ FİLOSUNA DEV YATIRIM</strong></p>

<p><strong>BÜYÜKŞEHİR’DE 67, MESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE 35 YENİ ARAÇ HİZMETTE</strong></p>

<p><strong>BÜYÜKŞEHİR’E 240 MİLYON, MESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE 439 MİLYON TL’LİK ARAÇ FİLOSU YATIRIMI</strong></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ Genel Müdürlüğü, Mersinlilere daha kaliteli, hızlı ve etkin hizmet sunabilmek amacıyla yatırım ve hizmet çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, Mersin Büyükşehir Belediyesi filosuna 240 milyon 111 bin TL yatırım bedeliyle 67 araç ve iş makinesi, MESKİ Genel Müdürlüğü filosuna ise 439 milyon TL yatırım bedeliyle 35 adet araç ve iş makinesi kazandırıldı.</p>

<p></p>

<p>Ardı ardına açılışı yapılan projelere ek olarak kentin her sorununa en hızlı şekilde yanıt verecek olan ekipmanları da unutmayan Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ Genel Müdürlüğü, ekonomik ömrünü tamamlamış taşıt ve iş makinelerini yenileyerek, kiralama yerine öz taşıt filolarını büyüterek hem tasarruf yapıyor hem de çevreye daha az zararlı araçlarla hizmet sunuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>MERSİN / (FOTOĞRAFLI – GÖRÜNTÜLÜ)</strong></p>

<p></p>

<p>Mersinlilere daha iyi bir hizmet verebilmek için çalışmalarına ve yatırımlarına hız kesmeden devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi, 240 milyon 111 bin TL değerinde 67 adet taşıtı araç filosuna kattı. Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü de imzaladığı sözleşme ile 35 adet üst ekipmanlı altyapı aracını bünyesine kazandırdı. Büyükşehir envanterine; 20 adet 18 metreküplük damperli kamyon, 31 adet çift kabin kamyonet, 15 adet binek otomobil, 1 adet forklift eklenirken, MESKİ Genel Müdürlüğü envanterine eklenecek olan toplam 35 adet üst ekipmanlı altyapı araçlarından 14 adet vidanjör, 2 adet kanal açma ve 1 adet kombine kanal açma ve temizleme aracı eklendi.</p>

<p></p>

<p>Göreve geldiği 2019 yılından bu yana Mersinliler için yüzlerce yatırımı hayata geçiren ve mega projeler ile kentin çehresini ve vizyonunu geliştiren Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve yönetimi, kent ve kentli için her detayı düşünmeye devam ediyor. Ardı ardına açılışı yapılan projelere ek olarak kentin her sorununa en hızlı şekilde yanıt verecek olan ekipmanları da unutmayan Büyükşehir, sürdürülebilir belediyecilik anlayışı doğrultusunda ekonomik ömrünü tamamlamış taşıt ve iş makinelerini yenileyerek, kiralama yerine öz taşıt filosunu büyütüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayı ile Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü’nden tedarik edilen araçlar ile kiralama giderleri daha da düşürülürken, hizmetler de çevreye daha az zararlı araçlar ile sunuluyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Terban: “Başkanımızın ortaya koyduğu sürdürülebilir belediyecilik anlayışı doğrultusunda taşıt filomuzu büyütüyoruz”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir’in kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak adına yatırımlarına devam ettiğini söyleyen Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Ayhan Terban, <strong>“Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in ortaya koyduğu mali disiplin, tasarruf ve sürdürülebilir belediyecilik anlayışı doğrultusunda, ekonomik ömrünü tamamlamış taşıt ve iş makinelerinin yenilenmesi ve kiralama yerine belediyemizin kendi öz malı taşıt filosunu büyütme hedefi kararlılıkla hayata geçirilmektedir. Bu anlayışın en somut örneklerinden biri olan taşıt ve iş makinesi alım programı kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri çerçevesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan gerekli izinler alınmış ve toplam 67 adet taşıt ile iş makinesinin belediyemize kazandırılması süreci başlatılmıştır”</strong> sözlerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Gerçekleştirilen yatırımın kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından stratejik bir adım olduğuna dikkat çeken Terban, <strong>“20 adet 18 metreküplük damperli kamyon, 31 adet çift kabin kamyonet, 15 adet binek otomobil, 1 adet forklift birimlerimize kazandırılmıştır. Toplam yatırım bedeli 240 milyon 111 bin TL olan bu taşıtlar, uzun yıllar boyunca Mersin halkına hizmet edecek belediyemizin öz malı olarak envanterimize kazandırılmıştır. Bu yatırım, yalnızca yeni taşıtların teslim alınması anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda kiralama giderlerinin azaltılması, bakım-onarım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, hizmet sürekliliğinin güçlendirilmesi ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından stratejik bir adımdır. Hedefimiz; bugünü değil, geleceği de planlayan, mali açıdan güçlü, hizmet kapasitesi yüksek ve sürdürülebilir bir taşıt filosu oluşturmaktır” </strong>diyerek, kentin dört bir yanında daha kaliteli ve verimli bir hizmet sunulacağını ifade etti. Mersinliler için yatırımlara devam eden Başkan Seçer başta olmak üzere emek veren herkese teşekkür eden Terban, yeni taşıtların Mersin halkına hayırlı olmasını temenni etti.</p>

<p></p>

<p><strong>Kurt: “Mersin halkımıza hayırlı, uğurlu olsun”</strong></p>

<p>MESKİ Genel Müdürlüğü bünyesine ise Mersin Atıksu Yönetimi ve Ekolojik Denge Projesi kapsamında toplam 35 adet üst ekipmanlı altyapı aracının kazandırılacağını kaydeden MESKİ Plan, Proje, Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanı Başar Kurt, <strong>“Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer öncülüğünde ve MESKİ Genel Müdürü Sayın Ali Rıza Özdemir’in yönetiminde, içme suyu takviyesi hizmetinin yanında özellikle kırsal mahallelerdeki vatandaşlarımıza kanalizasyon hizmetlerini sağlayabilmek için 35 üst ekipmanlı altyapı aracından oluşan 439 Milyon TL yatırım bedelindeki sözleşme idaremizce imzalanmış olup bunlardan ilk etapta 17 tanesi hizmete sunulmuştur. 14 tanesi vidanjör, 2 tanesi kanal açma, 1 tanesi kombine kanal açma ve temizleme hizmetlerinde kullanılacak olan bu araçlar vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun”</strong> ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="551" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5325.png" width="920" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p><img height="551" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5326.png" width="913" /></p>

<p></p>

<p><img height="586" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5327.png" width="1071" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-ve-meski-genel-mudurluguden-arac-filosuna-dev-yatirim</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/mersin-buyuksehir-ve-meski-genel-mudurluguden-arac-filosuna-dev-yatirim-3.jpeg" type="image/jpeg" length="93110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap soruşturmasında ikinci dalga operasyon: 17 gözaltı, 4 şirkete el konuldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ahbap-sorusturmasinda-ikinci-dalga-operasyon-17-gozalti-4-sirkete-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ahbap-sorusturmasinda-ikinci-dalga-operasyon-17-gozalti-4-sirkete-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında şarkıcı Haluk Levent hakkında "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı. İlk operasyonda Levent'in de aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alınırken, bugün düzenlenen ikinci dalga operasyonda 17 kişi daha gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Operasyonda 17 kişi gözaltına alınırken, 4 şirkete de el konuldu.</p>

<p>Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmada, şarkıcı ve Ahbap Derneği'nin kurucusu Haluk Levent hakkında <strong>"Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği"</strong> suçlamalarıyla soruşturma yürütülüyor. İlk operasyonda Haluk Levent'in de aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alınmıştı.</p>

<h2>Başsavcılık: Bağışların amacı dışında kullanıldığı tespit edildi</h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, soruşturmanın <strong>"Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerinin Aklanması", "Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet" ve "Dernekler Kanunu'na Muhalefet"</strong> suçlarına ilişkin yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamaya göre, Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen <strong>35. Uluslararası Şile Bezi Festivali</strong> organizasyonunu Sur Müzik Yapım şirketi üzerinden doğrudan temin yöntemiyle aldığı öne sürüldü. Başsavcılık, söz konusu doğrudan temin işleminin usulsüz olduğunu iddia etti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında hazırlanan mali bilirkişi raporunda, sahne, ışık ve ses sistemi gibi organizasyon giderlerinin sahte faturalarla gerçeğinden yüksek gösterildiği ve bu yolla usulsüzlük yapıldığının tespit edildiği ileri sürüldü.</p>

<h2>"125 milyon 765 bin TL aktarıldı" iddiası</h2>

<p>Başsavcılık açıklamasında, Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların bir bölümünün Haluk Levent'in asistanı olduğu belirtilen Yeliz Kaya'nın kişisel banka hesabına aktarıldığı, buradan da <strong>125 milyon 765 bin TL'nin</strong> Berkant Acil ile bağlantılı kişi ve şirketlerin hesaplarına gönderildiği iddia edildi.</p>

<p>Açıklamada, bu yöntemle haksız kazanç elde edildiği ve bağışların amacı dışında kullanıldığının tespit edildiği öne sürüldü.</p>

<h2>İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon</h2>

<p>İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde <strong>İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla</strong> illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyon kapsamında:</p>

<ul>
 <li>17 şüpheli gözaltına alındı.</li>
 <li>4 şirkete el konuldu.</li>
 <li>Aramalarda dijital materyallere el konuldu.</li>
</ul>

<p>Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</p>

<blockquote>
<p><strong>Not:</strong> Başsavcılık açıklamasında yer alan iddialar soruşturma makamlarının değerlendirmeleridir. Suç isnadı altında bulunan kişiler hakkında kesin hüküm verilinceye kadar masumiyet karinesi geçerlidir. Haluk Levent ve diğer şüphelilerin savunmaları ile yargılama sürecinde ortaya çıkacak deliller, soruşturmanın hukuki sonucunu belirleyecektir.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ahbap-sorusturmasinda-ikinci-dalga-operasyon-17-gozalti-4-sirkete-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/4ccc38992.jpg" type="image/jpeg" length="67393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ŞEHİRLER ARASI NAKLİYAT]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sehirler-arasi-nakliyat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sehirler-arasi-nakliyat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Taşınma süreci, doğru planlama yapılmadığında hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yorucu bir deneyime dönüşebiliyor. Eşyaların güvenli şekilde paketlenmesi, zamanında taşınması ve yeni adrese eksiksiz ulaştırılması ise bu sürecin en önemli aşamalarını oluşturuyor. Bu nedenle son yıllarda profesyonel nakliyat firmalarına olan ilgi her geçen gün artarken, deneyimi ve hizmet anlayışıyla öne çıkan firmalar daha fazla tercih ediliyor. Çetinkaya Nakliyat da İstanbul'da sunduğu profesyonel taşımacılık hizmetleriyle dikkat çeken firmalar arasında yer alıyor.</p>

<p>Ev taşımanın yalnızca eşyaları bir adresten başka bir adrese götürmekten ibaret olmadığını bilen firma, her taşınma sürecini ayrı bir organizasyon olarak değerlendiriyor. Taşınma öncesinde yapılan planlama sayesinde eşya yoğunluğu belirleniyor, uygun araç seçiliyor ve gerekli personel organizasyonu oluşturuluyor. Böylece hem zamandan tasarruf sağlanıyor hem de olası aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Özellikle <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/kartal-evden-eve-nakliyat/" rel="dofollow"><strong>Kartal evden eve nakliyat</strong></a> hizmeti, firmanın yoğun olarak faaliyet gösterdiği alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Kartal'da farklı yapı tiplerine uygun çözümler sunan ekipler, apartman dairelerinden site yaşamına kadar birçok farklı taşınma sürecini profesyonel şekilde yönetiyor. Bina girişleri, kat durumu ve taşıma koşulları önceden değerlendirilerek operasyon planlanıyor. Bu yaklaşım, taşınma gününde sürecin daha hızlı ve kontrollü ilerlemesine katkı sağlıyor.</p>

<p>İstanbul'un gelişmeye devam eden ilçelerinden biri olan Pendik'te de taşınma talepleri her geçen yıl artıyor. Bu noktada <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/pendik-evden-eve-nakliyat/" rel="dofollow"><strong>Pendik evden eve nakliyat</strong> </a> hizmeti sunan firmaların deneyimi büyük önem taşıyor. Çetinkaya Nakliyat, ilçenin farklı bölgelerinde edindiği saha tecrübesiyle taşınma organizasyonlarını planlı şekilde gerçekleştiriyor. Paketleme aşamasından araç yüklemesine kadar tüm süreç titizlikle yürütülürken, eşyaların güvenliği ön planda tutuluyor.</p>

<p>Taşınma sırasında en fazla dikkat edilmesi gereken konuların başında ambalajlama geliyor. Mobilyaların çizilmesini önleyen koruyucu malzemeler, beyaz eşyalar için özel paketleme uygulamaları ve kırılabilir eşyalar için dayanıklı koli sistemleri kullanılması, taşıma sırasında oluşabilecek riskleri önemli ölçüde azaltıyor. Profesyonel ekipler tarafından gerçekleştirilen doğru paketleme, taşınmanın sorunsuz tamamlanmasına önemli katkı sağlıyor.</p>

<p>Firmanın hizmet verdiği önemli bölgelerden biri de Tuzla olarak öne çıkıyor. Son yıllarda yeni konut projeleriyle birlikte hareketliliğin arttığı ilçede <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/tuzla-evden-eve-nakliyat/" rel="dofollow"><strong>Tuzla evden eve nakliyat</strong></a> hizmetlerine olan ihtiyaç da yükselmiş durumda. Çetinkaya Nakliyat, taşınma öncesinde yaptığı planlamayla bina yapısını, eşya miktarını ve taşıma koşullarını analiz ederek müşterilerine daha verimli bir hizmet sunmayı amaçlıyor. Böylece hem zaman kaybı azaltılıyor hem de taşıma işlemleri daha güvenli hale geliyor.</p>

<p>Anadolu Yakası'nın en yoğun taşınma bölgelerinden biri olan Maltepe'de de profesyonel nakliyat hizmeti büyük önem taşıyor. Özellikle yüksek katlı konutlar ve site yaşamının yaygın olduğu bölgelerde doğru ekipman kullanımı taşınma sürecini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/maltepe-evden-eve-nakliyat/" rel="dofollow"><strong>Maltepe evden eve nakliyat</strong></a> hizmeti sunan deneyimli ekipler hem insan gücü hem de kullanılan ekipman açısından planlı hareket ediyor. Gerektiğinde asansörlü taşıma sistemlerinden yararlanılması da sürecin daha hızlı ilerlemesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Bölgesel hizmetlerin yanı sıra uzun mesafeli taşınmalarda da profesyonellik büyük önem taşıyor. Günümüzde <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/sehirlerarasi-nakliyat/" rel="dofollow"><strong>şehirler arası nakliyat</strong></a> hizmeti, yalnızca eşyaların taşınması değil, aynı zamanda güvenli lojistik planlaması anlamına geliyor. Yol güzergâhının belirlenmesi, eşyaların araç içerisinde doğru şekilde sabitlenmesi ve teslimat sürecinin planlanan zamanda gerçekleştirilmesi, kaliteli hizmetin temel unsurları arasında yer alıyor. Çetinkaya Nakliyat, farklı illere gerçekleştirilen taşımalarda da bu planlama anlayışıyla hareket ediyor.</p>

<p>Uzun mesafeli taşınmalarda kullanılan araçların teknik yeterliliği kadar taşıma ekibinin deneyimi de büyük önem taşıyor. Yol boyunca oluşabilecek sarsıntılara karşı eşyaların doğru şekilde yerleştirilmesi ve koruma malzemeleriyle desteklenmesi, hasar riskini minimum seviyeye indiriyor. Bu nedenle şehirler arası nakliyat hizmeti alacak kişilerin yalnızca fiyatı değil, firmanın deneyimini ve çalışma sistemini de değerlendirmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Nakliyat sektöründe müşteri memnuniyetini belirleyen en önemli unsurlardan biri de iletişim süreci olarak gösteriliyor. Taşınma öncesinde detaylı bilgilendirme yapılması, müşterinin sorularının yanıtlanması ve süreç boyunca düzenli iletişim kurulması, güven duygusunu artırıyor. Planlı çalışan firmalar, taşıma gününde yaşanabilecek belirsizlikleri en aza indirerek daha konforlu bir taşınma süreci sunabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'da özellikle Kartal evden eve nakliyat, Pendik evden eve nakliyat, Tuzla evden eve nakliyat ve Maltepe evden eve nakliyat hizmetleriyle faaliyet gösteren Çetinkaya Nakliyat, bunun yanı sıra şehirler arası nakliyat alanındaki çalışmalarıyla da farklı taşınma ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Taşınma öncesinden teslimat aşamasına kadar planlı bir hizmet anlayışı benimseyen firma, güvenli taşıma ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımıyla sektörün dikkat çeken isimleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Taşınma sürecinin sorunsuz ilerlemesi için doğru nakliyat firmasını tercih etmek büyük önem taşıyor. Deneyimli ekip, kaliteli ambalajlama, uygun araç seçimi ve planlı organizasyon bir araya geldiğinde hem şehir içi hem de şehirler arası taşınmalar çok daha güvenli ve konforlu bir şekilde tamamlanabiliyor. Bu nedenle hizmet alacak kişilerin karar verirken firmanın deneyimi, hizmet kapsamı ve profesyonel çalışma anlayışını da göz önünde bulundurmaları, sürecin sorunsuz ilerlemesine önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sehirler-arasi-nakliyat</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/izliyorumcsxzzcz.png" type="image/jpeg" length="98649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP’li Başevirgen: “Mazot 10 Kat Arttı, Destek Yerinde Saydı; Çiftçi İktidar Tarafından Üretemez Hale Getirildi”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/chpli-basevirgen-mazot-10-kat-artti-destek-yerinde-saydi-ciftci-iktidar-tarafindan-uretemez-hale-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/chpli-basevirgen-mazot-10-kat-artti-destek-yerinde-saydi-ciftci-iktidar-tarafindan-uretemez-hale-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, artan mazot fiyatları karşısında çaresiz kalan çiftçilere dikkat çekti. Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı. Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan büyük artışın çiftçiyi üretimden kopma noktasına getirdiğini belirterek, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi.</p>

<p></p>

<p>“ÇİFTÇİ ARTIK TRAKTÖRÜNÜ ÇALIŞTIRMADAN ÖNCE CEBİNDEKİ PARAYI HESAPLIYOR”</p>

<p></p>

<p>Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot yaklaşık 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>“KANUNU BİLE UYGULAMIYORLAR”</p>

<p></p>

<p>Tarım Kanunu’nun açık hükmüne rağmen çiftçiye verilmesi gereken desteğin yıllardır eksik ödendiğini vurgulayan Başevirgen, “Tarım Kanunu, çiftçiye verilecek desteğin milli gelirin en az yüzde 1’i olmasını emrediyor. Ancak iktidar yıllardır kendi çıkardığı kanuna dahi uymuyor. Çiftçiden desteği esirgeyenler, ithalata milyarlarca doları gözlerini kırpmadan harcıyor. Yerli üretici kaderine terk edilirken yabancı üretici destekleniyor” ifadelerini kullandı. Üreticinin artık borçla üretim yapmaya çalıştığını söyleyen Başevirgen, “Çiftçi bankalara, kooperatiflere ve tarım kredi kuruluşlarına borçlanarak ayakta durmaya çalışıyor. Hasat sonunda ise çoğu zaman borcunu bile kapatamıyor. Bu düzenin kazananı çiftçi değil; ithalat lobileri ve aracılar oluyor. Kaybeden ise hem üretici hem de pazarda yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalan milyonlarca vatandaşımızdır” dedi.</p>

<p></p>

<p>“ÜRETİMİ BİTİREN HER KARAR, SOFRADAKİ EKMEĞİ KÜÇÜLTÜR”</p>

<p></p>

<p>Başevirgen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p></p>

<p>“Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Üretimi bitiren her karar, sofradaki ekmeği küçültür. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır. Çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır; çiftçi çökerse kaybeden 86 milyon olur.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/chpli-basevirgen-mazot-10-kat-artti-destek-yerinde-saydi-ciftci-iktidar-tarafindan-uretemez-hale-getirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/07/bekir-basevirgen-1.jpeg" type="image/jpeg" length="17922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Merkezli 12 İlde Organize Suç Örgütlerine Operasyon: 74 Gözaltı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/istanbul-merkezli-12-ilde-organize-suc-orgutlerine-operasyon-74-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/istanbul-merkezli-12-ilde-organize-suc-orgutlerine-operasyon-74-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda dört ayrı organize silahlı suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen baskınlarda 74 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün desteğiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, yurt içinde ve uluslararası alanda faaliyet gösteren organize suç örgütlerine yönelik kapsamlı çalışma gerçekleştirdi.</p>

<p>Yürütülen soruşturmada, örgüt liderlerinin yurt dışında bulunduğu, bazıları hakkında ise <strong>kırmızı bültenle yakalama kararı</strong> bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çok sayıda suçtan soruşturma</h2>

<p>Soruşturma kapsamında şüphelilerin;</p>

<ul>
 <li>Kasten öldürme,</li>
 <li>Kasten öldürmeye teşebbüs,</li>
 <li>Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması,</li>
 <li>Mala zarar verme,</li>
 <li>Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet,</li>
 <li>Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti</li>
</ul>

<p>başta olmak üzere çeşitli suçlara karıştıkları tespit edildi.</p>

<h2>12 ilde eş zamanlı baskın</h2>

<p>Kimlik ve adres bilgileri belirlenen şüphelilere yönelik İstanbul merkezli;</p>

<ul>
 <li>Konya,</li>
 <li>Sakarya,</li>
 <li>Adana,</li>
 <li>Ağrı,</li>
 <li>Bingöl,</li>
 <li>Şanlıurfa,</li>
 <li>Tekirdağ,</li>
 <li>Muğla,</li>
 <li>İzmir,</li>
 <li>Afyonkarahisar,</li>
 <li>Elazığ</li>
</ul>

<p>illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Operasyonlarda <strong>74 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</strong></p>

<p>Emniyetteki işlemleri devam eden şüphelilerle ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/istanbul-merkezli-12-ilde-organize-suc-orgutlerine-operasyon-74-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/polis-6.webp" type="image/jpeg" length="59490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Benzine Bir Zam Daha Geliyor: Litre Fiyatına 1,60 TL Artış Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/benzine-bir-zam-daha-geliyor-litre-fiyatina-160-tl-artis-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/benzine-bir-zam-daha-geliyor-litre-fiyatina-160-tl-artis-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürüyor.</strong> Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, benzinin litre fiyatına <strong>çarşamba gününden itibaren geçerli olmak üzere 1,60 TL zam</strong> yapılması bekleniyor.</p>

<p>Küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin etkisiyle akaryakıt fiyatları üzerindeki baskı devam ediyor. Özellikle <strong>ABD-İran gerilimi</strong> ile <strong>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin</strong> petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkilemesi, benzin fiyatlarına yeni bir artış olarak yansıyor.</p>

<h2>Motorinde şimdilik değişiklik beklenmiyor</h2>

<p>Sektör temsilcilerinin aktardığı bilgilere göre, motorin fiyatlarında şu aşamada herhangi bir zam ya da indirim öngörülmüyor. Geçtiğimiz hafta litre başına <strong>5 liranın üzerinde zam</strong> gelen motorin, yüksek seviyesini korurken, motorin ile benzin arasındaki fiyat farkı yaklaşık <strong>7 liraya</strong> ulaştı.</p>

<p>Beklenen 1,60 TL'lik artışın ardından benzin fiyatlarının birçok ilde 64 liranın üzerine çıkması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Güncel akaryakıt fiyatları</h2>

<h3>İstanbul Avrupa Yakası</h3>

<ul>
 <li><strong>Benzin:</strong> 62,90 TL</li>
 <li><strong>Motorin:</strong> 69,88 TL</li>
 <li><strong>LPG:</strong> 31,19 TL</li>
</ul>

<h3>İstanbul Anadolu Yakası</h3>

<ul>
 <li><strong>Benzin:</strong> 62,75 TL</li>
 <li><strong>Motorin:</strong> 69,73 TL</li>
 <li><strong>LPG:</strong> 30,59 TL</li>
</ul>

<h3>Ankara</h3>

<ul>
 <li><strong>Benzin:</strong> 63,86 TL</li>
 <li><strong>Motorin:</strong> 70,99 TL</li>
 <li><strong>LPG:</strong> 31,19 TL</li>
</ul>

<h3>İzmir</h3>

<ul>
 <li><strong>Benzin:</strong> 64,14 TL</li>
 <li><strong>Motorin:</strong> 71,26 TL</li>
 <li><strong>LPG:</strong> 30,99 TL</li>
</ul>

<p>Benzine yapılması beklenen zammın, resmi fiyat tarifesine yansımasının ardından pompaya çarşamba gününden itibaren yeni fiyatlarla yansıması bekleniyor. Akaryakıt fiyatları, uluslararası petrol fiyatları ile döviz kurundaki değişimlere bağlı olarak belirlenmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/benzine-bir-zam-daha-geliyor-litre-fiyatina-160-tl-artis-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/benzin-2.webp" type="image/jpeg" length="49745"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın 2 haftanın dibini gördü: İşte satış fiyatları]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/altin-2-haftanin-dibini-gordu-iste-satis-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/altin-2-haftanin-dibini-gordu-iste-satis-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu? Yarım altın bugün kaç lira? İşte 14 Temmuz 2026 çeyrek, ons, gram ve yarım altın satış fiyatları...Gram altın güne 6.072 TL, ons altın ise 4.017 dolar seviyesinden başladı.</p>

<p>Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarının yeniden varil başına 80 doların üzerine çıkması, altın piyasasında satış baskısını artırdı.</p>

<p>Bugünün ilk işlemlerinde ons altın 3.983 dolara kadar gerileyerek son iki haftanın en düşük seviyelerini gördü.</p>

<h2>Altın fiyatlarında son durum</h2>

<p>İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren "Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?" araştırmaları yapıyor.</p>

<p>İşte 14 Temmuz 2026 Salı gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu.Güncel altın satış fiyatları</p>

<p>* Gram altın satış fiyatı: 6.072,62 TL</p>

<p>* Çeyrek altın satış fiyatı: 9.991,00 TL</p>

<p>* Yarım altın satış fiyatı: 19.964,00 TL</p>

<p>* Tam altın satış fiyatı: 39.880,23 TL</p>

<p>* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 39.739,00 TL</p>

<p>* Gremse altın satış fiyatı: 100.006,39 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Ons altın satış fiyatı: 4.017,76 dolar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/altin-2-haftanin-dibini-gordu-iste-satis-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/altin-5.webp" type="image/jpeg" length="54632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BÜYÜKŞEHİR MERCEK KURSİYERİ KADINLAR EL EMEKLERİNİ SERGİLEDİ]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/buyuksehir-mercek-kursiyeri-kadinlar-el-emeklerini-sergiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/buyuksehir-mercek-kursiyeri-kadinlar-el-emeklerini-sergiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR’E BAĞLI HALKKENT MERCEK’TE ÜRETEN KADINLARIN ÜRÜNLERİ SERGİLENDİ</strong></p>

<h2><strong>MERCEK KADINLARI HEM ÜRETİME HEM DE SOSYAL HAYATA KAZANDIRIYOR</strong></h2>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Halkkent MERCEK Mesleki Eğitim Merkezi’nde eğitim alan <strong>‘<i>Giyim Üretim Teknolojileri Atölyesi’</i></strong> kursiyerlerinin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler Halkkent MERCEK’te sergilendi. Atölyede açılan toplam 10 kursta eğitim gören 150 kursiyerin ürünlerinin yer aldığı sergi, kadınların mesleki gelişimini ve üretim süreçlerini gözler önüne serdi.</p>

<p></p>

<p><img height="560" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5320.png" width="883" /></p>

<p></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Halkkent MERCEK Mesleki Eğitim Merkezi, mesleki eğitimlerle kadınların üretime ve istihdama katılımını desteklemeyi sürdürüyor. Merkezde hizmet veren <strong><i>‘Giyim Üretim Teknolojileri Atölyesi’</i></strong>nde eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler, Halkkent MERCEK’te düzenlenen sergide beğeniye sunuldu.</p>

<p></p>

<p><strong>10 kursta eğitim gören 150 kursiyer emeklerini sergiledi</strong></p>

<p><strong><i>‘Giyim Üretim Teknolojileri Atölyesi’</i></strong>nde açılan toplam 10 kursta eğitim alan 150 kursiyerin hazırladığı ürünlerin yer aldığı sergi, kursiyerlerin mesleki gelişimlerini ve üretim süreçlerini ortaya koydu. Eğitim sürecinde kursiyerler yalnızca kendi ihtiyaçları için üretim yapmakla kalmayıp, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kıyafet Evi aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere ücretsiz kıyafetler de hazırlıyor. Bunun yanı sıra birçok kursiyer, edindiği bilgi ve becerileri ekonomik kazanca dönüştürerek kendi üretimini yapmaya da başladı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MERCEK Mesleki Eğitim Merkezi’nde verilen eğitimler, kursiyerlere nitelikli mesleki beceriler kazandırmanın yanı sıra, girişimcilik yolunda ilerlemelerine de katkı sağlıyor. Eğitimlerin ardından bazı kursiyerler özel sektörde istihdam edilirken, bazıları ise evlerinde kurdukları atölyelerde üretim yaparak ekonomik özgürlüklerini elde ediyor. <strong><i>‘Giyim Üretim Teknolojileri Atölyesi’</i></strong>nde eğitimler, makine kullanımı ve temel kalıp bilgisiyle başlayıp, uygulamalı çalışmalarla devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Toroslar Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde sürdürülen kurs sonunda kursiyerlere, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika veriliyor.</p>

<p><img height="471" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5321.png" width="793" /></p>

<p><strong>Demir:</strong> <strong>“Kaliteli bir eğitimle, kursiyerlerin girişimcilik yolunda ilerlemesini sağlıyoruz”</strong></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi Halkkent MERCEK Sorumlusu Eren Demir, Halkkent MERCEK’te sunulan 7 atölyeden birinin <strong><i>‘Giyim Üretim Teknolojileri Atölyesi’</i></strong> olduğunu ve kursiyerlerin el emeğiyle sergi hazırladıklarını anlatarak,<strong> “Giyim Üretim Teknoloji Atölyesi’nde açtığımız 10 kursta eğitim gören 150 kursiyerin yapmış olduğu ürünleri sergiledik. Biz Giyim Üretim Teknolojileri bölümünde, diğer şubelerimizde de olduğu gibi, Kıyafet Evi’ne ücretsiz bir şekilde kıyafet dikip ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Bunun yanı sıra kursiyerlerimiz kendilerinin ve sevdiklerinin ihtiyaçlarını karşılayacak ürünleri de ürettiler” </strong>dedi.</p>

<p></p>

<p>MERCEK Mesleki Eğitim Merkezleri’nin temel amacının kaliteli bir eğitim sunup, kursiyerlerin girişimcilik yolunda ilerlemelerini sağlamak olduğunu sözlerine ekleyen Demir, <strong>“Bu sergimizde çok net görüyoruz ki, kursiyerlerimiz güzel yol almışlar. Ürünlere baktığımız zaman, mağazadakilerden belki de çok daha ileri seviyede ürün elde ettiklerini görüyoruz. Mezun olan kursiyerlerimizin kimi özel sektörde iş imkânı yakalarken, kimisi de kendi evinde atölyesini kurup ekonomik özgürlüğünü sağlıyor” </strong>diye konuştu.</p>

<p><img height="563" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5322.png" width="906" /></p>

<p><strong>Sarı: “Bu kurs sayesinde kadınların kendilerine olan güvenleri artıyor”</strong></p>

<p>Giyim Üretim Teknolojileri Öğretmeni Havva Dengiz Sarı, kursiyerlerin zaman içinde çok iyi ilerleme kaydettiğini ifade ederek, <strong>“Sıfırdan başlayan kadınlar meslek edinip evlerinde atölyeler oluşturdu, iş yerlerinde çalışmaya başladılar. Bugünkü sergiyi de onlar istedi. Sergide kendi emeklerini gördükleri için mutlu oluyor, kendileriyle gurur duyuyorlar. Onların mutlu olması bizi de mutlu ediyor. Bu sergi onların başarısını gözler önüne seriyor. Kendilerini daha güçlü hissediyorlar. Bu kurs sayesinde kadınların kendilerine olan güvenleri artıyor. Her geçen gün onların kendilerini geliştirdiğini ve özgüven sahibi olduklarını görüyoruz” </strong>ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Hayallerini gerçekleştirme yolunda Büyükşehir daima kadınların yanında…</strong></p>

<p>5 aydır Giyim Üretim Teknolojileri eğitimi alan Kader Koç dikiş konusunda az da olsa bilgi sahibi olduğunu, fakat daha önce kalıp eğitimi almadığını anlatarak, “<strong>Hocalarımız ve kurs imkânları sayesinde şu an kalıpları yapıp gömlek, tişört gibi farklı ürünler üretebiliyoruz. İleride sertifikalarımızı alıp, eve katkı sağlamak için çabalıyoruz. Üretmek güzel bir şey. Çocuklarımız ve sevdiklerimiz için bir şeyler üretiyoruz. Kıyafet Evi’ne gönderdiklerimiz de var” </strong>dedi.<strong> </strong>Kurs süresince hiçbir masraf yapmadıklarını da kaydeden Koç,<strong> “Buradaki imkânlar çok güzel. Yeni çevre edindik. Bu sergi bizim emeklerimizin karşılığı. Gözle görülür olması da bizim için çok güzel bir duygu” </strong>diye konuştu.</p>

<p><img height="571" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5323.png" width="907" /></p>

<p>Daha önce dikiş bilgisi olmadığını anlatan kursiyerlerden Belgin Tosun, kursu sosyal medyadan görüp başvurduğunu dile getirerek, <strong>“Ne öğrendiysem burada öğrendim. Şu an tadilat işlerini yapabiliyorum. Çocuklarıma elbise, pantolon, tişört gibi kıyafetleri dikebiliyorum. Bu sayede aile bütçesine de katkıda bulunmuş oluyorum” </strong>ifadelerini kullandı.<strong> </strong>Kurs arkadaşlarıyla birbirlerine destek olduklarını da söyleyen Tosun,<strong> “Sergimiz çok güzel oldu. Kendi emeklerimizi göstermiş olduk. Neler üretebildiğimizi herkese göstermek güzel bir duygu” </strong>dedi.</p>

<p></p>

<p>Kursiyerlerden Yasemin Aydın kurs sayesinde, dışarıda bir kıyafet gördüğünde kalıbını çıkartıp dikebilecek seviyeye ulaştığını ifade ederek, <strong>“Uzun süredir kıyafet alışverişi yapmıyorum. Hocamızın da çok büyük emeği var. Bize güzel öğretti. Sipariş üzerine para kazanıyorum. Kendime küçük bir butik açmak gibi bir hayalim var” </strong>diye konuştu. Sergi yapmaya karar verdiklerinde daha da motive olarak üretime devam ettiklerini söyleyen Aydın,<strong> “Sınıf içinde birbirimize öğretiyor ve örnekler alıyoruz. Bu da bizim için güzel bir katkı oluyor. Başkanımız Vahap Seçer kadınları her alanda destekliyor. Destekleri için teşekkür ederiz” </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="" height="585" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5324.png" width="907" /></p>

<p>Kursa başladığından beri çok ilerleme kaydettiğini aktaran Bahar Gurbet Arslan,<strong> </strong>artık çocuklarına dışarıdan kıyafet almadığını ve aile bütçesine katkı sağladığı için çok mutlu olduğunu belirterek, <strong>“Buradan çok memnunuz. İyi ki varlar. Para kazandıkça daha da hırslanıyor ve motive oluyorum. İnşallah daha fazla ilerleteceğim. Kızım moda tasarımına çok meraklı. Ben de ileride kızıma öncülük edip, küçük bir atölye açabilirim. Kızımla hayalim bu. Mersin Büyükşehir’e teşekkür ediyorum. Bu hayalimi gerçekleştirirken de yanımızda olacağına inanıyorum” </strong>dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/buyuksehir-mercek-kursiyeri-kadinlar-el-emeklerini-sergiledi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5322.png" type="image/jpeg" length="50225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı Plakalı Araç Kullanımında Yeni Dönem: Gurbetçilere Aile Bireyleri İçin Kolaylık]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yabanci-plakali-arac-kullaniminda-yeni-donem-gurbetcilere-aile-bireyleri-icin-kolaylik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yabanci-plakali-arac-kullaniminda-yeni-donem-gurbetcilere-aile-bireyleri-icin-kolaylik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p></p>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye'de yabancı plakalı araç kullanımına ilişkin kurallarda önemli bir değişikliğe gitti.</strong> Yeni düzenlemeyle birlikte, belirli şartların sağlanması halinde araç sahibinin aile bireyleri de yabancı plakalı aracı kullanabilecek.</p>

<p>İki bakanlığın ortak çalışmasıyla yapılan mevzuat değişikliği, özellikle yaz aylarında Türkiye'ye kara yoluyla gelen gurbetçilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini amaçlıyor. Düzenleme kapsamında, yabancı plakalı araçların kullanımına ilişkin kurallar esnetilirken, uzun yolculuklarda sürücü değişiminin kolaylaştırılması ve trafik güvenliğinin artırılması hedefleniyor.</p>

<h2>Araç sahibi araçta olmasa da yakınları kullanabilecek</h2>

<p>Yeni uygulamaya göre, <strong>araç sahibinin Türkiye'de bulunması şartıyla</strong>, kendisi araçta olmasa bile yurt dışında ikamet eden şu yakınları yabancı plakalı aracı kullanabilecek:</p>

<ul>
 <li>Eşi</li>
 <li>Anne ve babası</li>
 <li>Büyükanne ve büyükbabası</li>
 <li>Çocukları</li>
 <li>Torunları</li>
</ul>

<p>Bu düzenlemeyle birlikte gurbetçilerin aile bireylerinin araç kullanması nedeniyle karşılaştıkları idari para cezaları ve araç bağlama işlemlerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2>Araç sahibinin araçta bulunması halinde kapsam genişledi</h2>

<p>Mevzuat değişikliği, araç sahibinin araçta bulunduğu durumlar için de yeni kolaylıklar getiriyor.</p>

<p>Buna göre:</p>

<ul>
 <li><strong>Araç sahibi araçta bulunduğu sürece</strong>, yurt dışında ikamet eden herhangi bir kişi yabancı plakalı aracı kullanabilecek.</li>
 <li><strong>Acil durumlarda</strong>, araç sahibinin araçta bulunması şartıyla Türkiye'de yerleşik kişiler de yabancı plakalı aracı sevk ve idare edebilecek.</li>
</ul>

<h2>Amaç güvenli yolculuk</h2>

<p>Yetkililer, düzenlemenin temel amacının uzun kara yolu yolculuklarında sürücü değişimini kolaylaştırarak sürücü yorgunluğunu azaltmak ve trafik güvenliğini artırmak olduğunu belirtti.</p>

<p>İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yapılan değişiklikle gurbetçi vatandaşlara önemli bir kolaylık sağlandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenlemenin özellikle yaz döneminde Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye özel araçlarıyla gelen milyonlarca gurbetçinin seyahatini daha güvenli ve konforlu hale getirmesi bekleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yabanci-plakali-arac-kullaniminda-yeni-donem-gurbetcilere-aile-bireyleri-icin-kolaylik</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/xcvvvv-4.webp" type="image/jpeg" length="57086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den 21 İl İçin Sarı Alarm: Sağanak ve Kuvvetli Rüzgar Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/meteorolojiden-21-il-icin-sari-alarm-saganak-ve-kuvvetli-ruzgar-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/meteorolojiden-21-il-icin-sari-alarm-saganak-ve-kuvvetli-ruzgar-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), 14 Temmuz hava durumu raporunu yayımladı.</strong> İstanbul'un da aralarında bulunduğu 21 il için sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış uyarısı yapılırken, Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimleri için kuvvetli yağış, Güney Ege kıyıları için ise kuvvetli rüzgar alarmı verildi.</p>

<p>MGM'nin son değerlendirmelerine göre, yurdun kuzey kesimleri ile Akdeniz Bölgesi'nin iç kesimlerinde parçalı ve yer yer çok bulutlu hava etkili olacak. Marmara'nın doğusu, Karadeniz Bölgesi (Bayburt ile Trabzon'un kıyı kesimleri hariç), Akdeniz'in Toroslar mevkii, Kırklareli, Çankırı ve Ardahan çevrelerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Diğer bölgelerde ise havanın az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<h2>Kuvvetli yağış uyarısı</h2>

<p>Meteoroloji, özellikle <strong>Kastamonu, Karabük ve Sinop'un batı kesimlerinde</strong> yağışların yer yer kuvvetli olacağını belirterek, sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar ve ani su baskınlarına karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi.</p>

<h2>Güney Ege'de kuvvetli rüzgar bekleniyor</h2>

<p>Güney Ege kıyılarında ise rüzgarın kuzey ve kuzeybatı yönlerden <strong>40 ila 60 kilometre/saat</strong> hızla eseceği tahmin ediliyor. Kuvvetli rüzgar nedeniyle çatı uçması, ağaç devrilmesi ve ulaşımda aksamalara karşı uyarıda bulunuldu.</p>

<h2>Sıcaklıklarda Karadeniz'de düşüş</h2>

<p>Hava sıcaklıklarının Batı Karadeniz'de <strong>2 ila 6 derece azalması</strong> beklenirken, yurdun diğer bölgelerinde önemli bir sıcaklık değişikliği öngörülmüyor.</p>

<h2>Bölgelere göre hava durumu</h2>

<p><strong>Marmara:</strong> Parçalı ve çok bulutlu hava bekleniyor. Bölgenin doğusu ile Kırklareli çevrelerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. İstanbul ve Bursa'da sıcaklık 28 derece, Kırklareli'nde 29, Çanakkale'de ise 32 derece olacak.</p>

<p><strong>Ege:</strong> Bölge genelinde parçalı ve az bulutlu hava hakim olacak. İzmir 34, Muğla 35, Denizli 34 ve Manisa 33 dereceyi görecek. Güney Ege kıyılarında kuvvetli rüzgar etkili olacak.</p>

<p><strong>Akdeniz:</strong> Parçalı ve az bulutlu hava beklenirken, Toroslar mevkiinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. Adana ve Antalya'da sıcaklık 35, Burdur'da 33, Hatay'da ise 31 derece olacak.</p>

<p><strong>İç Anadolu:</strong> Parçalı ve az bulutlu hava beklenirken, kuzey kesimlerde bulutlanma artacak. Çankırı çevrelerinde yerel sağanak yağış görülecek. Ankara'da sıcaklık 30, Eskişehir'de 26, Konya'da ise 32 derece olacak.</p>

<p><strong>Batı Karadeniz:</strong> Bölge genelinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak. Kastamonu'da sıcaklık 22, Bolu'da 23, Düzce'de 25 ve Zonguldak'ta 24 derece olacak.</p>

<p><strong>Orta ve Doğu Karadeniz:</strong> Bayburt ile Trabzon'un kıyıları dışında bölge genelinde sağanak yağış bekleniyor. Samsun 30, Amasya 32, Rize 27 ve Trabzon 26 derece olacak.</p>

<p><strong>Doğu Anadolu:</strong> Bölgenin büyük bölümünde parçalı ve az bulutlu hava hakim olacak. Ardahan çevrelerinde öğle saatlerinde yerel sağanak yağış görülecek. Erzurum'da 31, Kars'ta 30, Malatya'da 37 ve Van'da 30 derece sıcaklık bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güneydoğu Anadolu:</strong> Sıcak hava etkisini sürdürüyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa'da sıcaklık 40, Siirt'te 38, Mardin'de ise 34 derece olacak.</p>

<p>Meteoroloji yetkilileri, özellikle kuvvetli yağış ve rüzgar beklenen bölgelerde yaşayan vatandaşların güncel meteorolojik uyarıları takip etmeleri ve olası olumsuzluklara karşı tedbirli olmaları gerektiğini vurguladı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/meteorolojiden-21-il-icin-sari-alarm-saganak-ve-kuvvetli-ruzgar-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/yagmur-3.webp" type="image/jpeg" length="85360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilimsel bilgiyi herkes için erişilebilir kılmak]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bilimsel-bilgiyi-herkes-icin-erisilebilir-kilmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bilimsel-bilgiyi-herkes-icin-erisilebilir-kilmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel gelişmelere kolay erişim, bilgi üretiminin daha geniş kesimlere ulaşmasını mümkün kılmaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Bilimsel araştırma yayıncılığı, dünyanın en kârlı sektörlerinden biri hâline gelmiştir. Güncel tahminlere göre sektörün yıllık cirosu yaklaşık <strong>19 milyar ABD doları</strong> (yaklaşık <strong>16,7 milyar avro</strong>) düzeyindedir ve kâr marjı yüzde <strong>40</strong>'a ulaşmaktadır. Bu dikkat çekici kazanç, büyük ölçüde <strong>Elsevier, Springer Nature, Wiley, Taylor &amp; Francis ve SAGE</strong> gibi "Büyük Beş" ticari yayınevinin, çoğunlukla kamu kaynaklarıyla finanse edilen araştırmalardan gelir elde etmesinden kaynaklanmaktadır.</p>

<p>Bu ticarileşme, bilimsel makalelere erişimin ücretli aboneliklerle sınırlandırılması ya da yazarların çalışmalarını açık erişim olarak yayımlayabilmeleri için yayın ücreti ödemeye zorlanmaları yoluyla gerçekleşmektedir. Oysa bilimsel yayın sürecinin en önemli aşamaları olan makalenin yazımı, hakem değerlendirmesi ve editörlük çalışmalarının büyük bölümü araştırmacılar tarafından herhangi bir ücret alınmadan yürütülmektedir. Bunun doğal sonucu olarak, bilimsel bilgiye erişim hâlâ kurumların ve ülkelerin ekonomik gücüne bağlı kalmaktadır.</p>

<h2>Ücretli erişim engelleri</h2>

<p>Uzun yıllardır bilimsel araştırmaların büyük bölümü ücretli erişim duvarlarının arkasında yayımlanmaktadır. Bu durum, bilim insanlarının, üniversitelerin ve toplumun bilimsel bilgilere ulaşabilmek için ödeme yapmak zorunda kalması anlamına gelir. Bireysel bir araştırmacı, tek bir makaleye erişebilmek için onlarca hatta yüzlerce avro ödeyebilir. Üniversiteler ve araştırma kurumları ise araştırmacılarının bu yayınlara ulaşabilmesi için binlerce bilimsel dergiye milyonlarca avroluk abonelik ücretleri ödemektedir.</p>

<p>İnternetin yaygınlaşmasından ve bilimsel dergilerin dijital ortama taşınmasından önce bu maliyetler belirli ölçüde anlaşılabilir görülebilir. Çünkü baskı, dağıtım ve üniversite kütüphanelerine ulaştırma süreçleri ciddi giderler oluşturuyordu. Ancak bugün bu gerekçelerin büyük ölçüde ortadan kalktığı söylenebilir.</p>

<p>Dijital yayıncılık sayesinde üretim maliyetleri önemli ölçüde azalmış olmasına rağmen, bilimsel yayın ücretleri tersine sürekli artmıştır. Bilginin bu şekilde ticarileştirilmesine tepki olarak Aaron Swartz, 2008 yılında özellikle Küresel Güney ülkelerinde bilimsel yayınlara erişimde yaşanan eşitsizliğe dikkat çekmek amacıyla <strong>Gerilla Açık Erişim Manifestosu'nu</strong> yayımladı.</p>

<p>Bu tartışmaların devamında Alexandra Elbakyan, 2011 yılında milyonlarca bilimsel yayına erişim sağlayan <strong>Sci-Hub</strong> platformunu kurdu. Platform, kısa sürede çağımızın en büyük bilimsel bilgi paylaşım girişimlerinden biri hâline geldi. Bilgiye evrensel erişim ilkesini savunmasına rağmen, birçok ülkede telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle yasa dışı kabul edilmekte ve bu nedenle bilimsel bilgiye erişim sorununa kalıcı bir çözüm olarak görülmemektedir.</p>

<h2>Açık erişim çözüm olabilir mi?</h2>

<p>Bilimsel araştırmaların ücretli erişim engellerinin arkasında kalması ve bunun bilime erişimde ciddi eşitsizlikler yaratması, <strong>Açık Erişim (Open Access - OA)</strong> modeline yönelik ilgiyi giderek artırmıştır. Bugün araştırma fon sağlayıcıları ve birçok hükümet, özellikle kamu kaynaklarıyla finanse edilen araştırmaların herkes tarafından ücretsiz erişilebilir olmasını istemektedir. Temel amaç, kamu kaynaklarıyla üretilen bilginin yeniden kamu yararına sunulmasını sağlamaktır.</p>

<p>Her ne kadar açık erişim giderek yaygınlaşsa da, bu hedefe ulaşmak için kullanılan farklı modeller bulunmaktadır ve bunların her biri aynı soruna farklı çözümler önermektedir.</p>

<h2>Açık erişim modelleri</h2>

<p>Günümüzde açık erişim tek bir modelden oluşmuyor. Bilimsel yayıncılıkta en yaygın üç yaklaşım <strong>Yeşil Açık Erişim (Green Open Access)</strong>, <strong>Altın Açık Erişim (Gold Open Access)</strong> ve <strong>Elmas Açık Erişim (Diamond Open Access)</strong> olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Yeşil Açık Erişim</strong>, araştırmacının çalışmasını önce geleneksel, çoğu zaman ticari bir dergide yayımlamasını; daha sonra ise makalenin hakem değerlendirmesinden geçmiş ancak yayınevinin son biçimini almamış sürümünü kurumsal arşivlere veya açık erişim depolarına yüklemesini esas alır.</p>

<p><strong>Altın Açık Erişim</strong> modelinde ise makalenin yayımlanan son hâli herkes tarafından ücretsiz okunabilir. Ancak bunun karşılığında araştırmacılar ya da bağlı oldukları kurumlar, çoğu zaman birkaç bin avroya ulaşabilen <strong>Makale İşleme Ücreti (Article Processing Charge-APC)</strong> ödemek zorundadır.</p>

<p><strong>Elmas Açık Erişim</strong> ise farklı bir anlayış benimser. Bu modelde bilimsel dergiler üniversiteler, bilimsel topluluklar veya kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından desteklenir. Böylece araştırmacılar makalelerini herhangi bir ücret ödemeden yayımlayabilir, okuyucular da içeriklere tamamen ücretsiz erişebilir.</p>

<p>Yeşil ve Altın Açık Erişim modelleri, ticari yayınevlerine bağımlılığı büyük ölçüde sürdürmektedir. Bu nedenle görünürde ücretsiz olsalar bile araştırmacılar, üniversiteler veya araştırmayı finanse eden kuruluşlar açısından önemli maliyetler doğurmaktadır.</p>

<p>Buna karşılık Elmas Açık Erişim, bilimsel bilginin ticari bir ürün değil, kamusal bir değer olduğu anlayışını temel alır. Hem yazarlar hem de okuyucular için ücretsiz olması nedeniyle bilginin paylaşımını teşvik eder. Yeşil Açık Erişim kısa vadede erişimi kolaylaştırsa da mevcut ticari yayın sistemini koruduğu için daha köklü yapısal dönüşümlerin önünü geciktirebilmektedir.</p>

<h2>Elmas Açık Erişimin yükselişi</h2>

<p>Son yıllarda teknolojide yaşanan gelişmeler, bilimsel yayıncılığı daha düşük maliyetlerle yürütmeyi mümkün hâle getirdi. Bilgisayar yazılımlarının açık kaynaklı olarak geliştirilmesi sayesinde bilim insanları ve kamu fon sağlayıcıları bir araya gelerek <strong>Open Journal Systems (OJS)</strong> adı verilen açık kaynaklı bir yayın yönetim sistemi geliştirdi.</p>

<p>Bu yazılım; makale gönderiminden hakem değerlendirmesine, editörlük işlemlerinden yayımlamaya kadar bilimsel dergilerin tüm süreçlerini yönetebiliyor.</p>

<p>Bugün OJS, <strong>148 ülkede</strong> kullanılmakta ve bilim insanlarının herhangi bir ticari yayınevine ihtiyaç duymadan dergilerini yönetmelerine olanak sağlamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu girişimlerin örnekleri arasında, <strong>Kasım 2022'de</strong> kurulan ve sedimentoloji alanında kısa süre içinde ellinci makalesini yayımlamaya hazırlanan <strong>Sedimentologika</strong> ile gezegen bilimleri alanında ilk makalesini yayımlamaya hazırlanan <strong>Planetary Research</strong> dergileri yer almaktadır. Bu iki derginin kuruluş sürecine makalenin yazarları da katkı sunmuştur.</p>

<h2>Açık bilim için yeni platformlar</h2>

<p>Elmas Açık Erişim yalnızca yeni dergilerle sınırlı değildir.</p>

<p>Başlangıçta fizik alanına odaklanan <strong>SciPost</strong> ve <strong>Episciences</strong> gibi platformlar zamanla beşeri bilimler ve sosyal bilimler de dâhil olmak üzere birçok disipline yayıldı.</p>

<p>Üniversiteler de kendi akademik yayın girişimlerini oluşturmaya başladı. Örneğin <strong>Paris-Saclay Üniversitesi</strong> bünyesinde geliştirilen <strong>POPS</strong> projesi, üniversite temelli yayıncılığın başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Bunun yanında bilim insanları, geleneksel yayın anlayışının dışında farklı paylaşım yöntemleri de geliştirdi.</p>

<p>Dünyanın en büyük açık bilim arşivlerinden biri olan <strong>arXiv</strong>, bugün yaklaşık <strong>2,4 milyon</strong> bilimsel makaleye ücretsiz erişim sağlıyor. Fransa'da ise benzer işlevi <strong>HAL</strong> platformu üstleniyor.</p>

<p>Bu sistemlerde araştırmacılar çalışmalarını hakem değerlendirmesi tamamlanmadan önce, yani <strong>ön baskı (preprint)</strong> olarak paylaşabiliyor. Sisteme katkı sunabilmek için araştırmacının kurumsal bir e-posta adresine sahip olması veya bilim insanları tarafından doğrulanması gerekiyor. Bu uygulama özellikle yapay zekâ tarafından üretilen sahte makalelerin sisteme yüklenmesini önlemeyi amaçlıyor.</p>

<p>Hakem değerlendirmesi yapılmadığı için bu platformlarda bilimsel kalite güvencesi geleneksel dergilere göre daha sınırlı olsa da en önemli avantajları araştırma sonuçlarının çok hızlı biçimde tüm dünyaya ulaştırılabilmesidir.</p>

<p>Nitekim özellikle yapay zekâ alanındaki çok sayıda etkili çalışma ilk olarak bu platformlarda yayımlanmış, daha sonra hakem değerlendirme sürecini tamamlayarak bilimsel dergilerde yer almıştır.</p>

<p>Bu nedenle arXiv ve benzeri platformlar, geleneksel bilimsel yayıncılığın yerine geçen yapılar değil; araştırmaların daha hızlı paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı araçlar olarak değerlendirilmektedir.</p>

<h2>Bilimsel yayıncılığın geleceği: Riskler ve fırsatlar</h2>

<p>Bazı bilimsel topluluklar uzun yıllardır <strong>Elmas Açık Erişim (Diamond Open Access)</strong> modeliyle yayın yapmaktadır. Örneğin <strong>Comptes Rendus de l'Académie des Sciences</strong> ile <strong>Amerikan Matematik Derneği'nin</strong> bazı dergileri bu yaklaşımı benimseyen yayınlar arasında yer almaktadır.</p>

<p>Bununla birlikte, Elmas Açık Erişim modelini sürdürülebilir hâle getirmek her zaman kolay değildir. Bu nedenle son yıllarda farklı finansman modelleri geliştirilmektedir.</p>

<p>Bunlardan biri <strong>Abone Ol-Aç (Subscribe to Open – S2O)</strong> modelidir. Örneğin <strong>Bulletin de la Société Mathématique de France</strong>, bu yöntemi uygulayan dergilerden biridir. Sistemde kurumlar ve okuyucular yıllık aboneliklerini sürdürmeye devam eder. Ancak derginin yayın maliyetleri karşılandığında, o yıl yayımlanan tüm makaleler herkes için ücretsiz erişime açılır ve kalıcı olarak açık erişimde kalır. Süreç her yıl yeniden başlar.</p>

<p>Bilimsel yayıncılıkta önerilen bir başka yöntem ise makalelerin yayımlandıktan sonra kamuoyuna açık biçimde tartışılmasıdır. Bu yaklaşım, bilimsel çalışmaların daha geniş bir uzman topluluğu tarafından değerlendirilmesini mümkün kılar. Ancak bugüne kadar bu yöntemin geniş ölçekte uygulanmasını sağlayacak sürdürülebilir bir model henüz geliştirilebilmiş değildir.</p>

<p>Yine de umut veren örnekler bulunmaktadır. Bunlardan biri olan <strong>Peer Community In (PCI)</strong>, bugün 21 farklı bilimsel alanda hakemli yayın faaliyetini yürütmektedir. Platform, hakem değerlendirmesini tamamladığı makaleleri ücretsiz olarak yayımlamakta; daha sonra bu çalışmaların geleneksel bilimsel dergilere gönderilip gönderilmeyeceğine ise yazarlar karar vermektedir.</p>

<h2>Ticari tekeller bilimi nasıl etkiliyor?</h2>

<p>Bilimsel yayıncılık bugün büyük ölçüde uluslararası ticari yayınevlerinin kontrolü altındadır. Bu şirketler, bilim insanlarının yıllar içinde oluşturduğu akademik saygınlıktan önemli ölçüde ekonomik kazanç sağlamaktadır.</p>

<p>Bu düzeni değiştirmek ise oldukça güç görünmektedir. Çünkü alanında önde gelen araştırmacılar, yüksek prestije sahip dergilerde yayımlanmayı kariyerleri açısından önemli bir ölçüt olarak görmektedir. Bu durum, mevcut ticari yayın modelinin varlığını sürdürmesine katkı sağlamaktadır.</p>

<p>Büyük yayınevleri yalnızca dergileri yayımlamakla kalmamakta; aynı zamanda bilimsel makalelerin aranması, dizinlenmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesini sağlayan birçok dijital altyapıyı da kontrol etmektedir. Böylece kendi yayınlarının görünürlüğünü artırırken bilimsel iletişim üzerinde de önemli bir etki kurmaktadırlar.</p>

<h2>Sayılar bilimin kalitesini gerçekten ölçebilir mi?</h2>

<p>Bilimsel yayıncılıkta bir diğer tartışma konusu ise araştırmacıların başarılarının nasıl değerlendirileceğidir.</p>

<p>Bugün atıf sayısı, etki faktörü ve benzeri nicel göstergeler akademik performansın temel ölçütleri olarak kullanılmaktadır. Oysa bu göstergelerin önemli sınırlılıkları olduğu uzun zamandır bilinmektedir.</p>

<p>Araştırma değerlendirme sisteminin yeniden düzenlenmesini savunan <strong>DORA (San Francisco Declaration on Research Assessment)</strong> gibi uluslararası girişimler de bu soruna dikkat çekmektedir. Buna rağmen birçok üniversite ve kamu kurumu araştırmacıları hâlâ büyük ölçüde yayımladıkları dergilerin prestijine göre değerlendirmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, araştırmacıların kariyerleri çoğu zaman çalışmalarının bilimsel niteliğinden çok, hangi dergide yayımlandığına bağlı olarak şekillenmektedir.</p>

<h2>Bilginin geleceği ortak bir sorumluluk</h2>

<p>Dezenformasyonun ve gerçek dışı bilgilerin hızla yayıldığı günümüzde bilimin bağımsızlığını koruması her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Öte yandan kamu kaynaklarının giderek daha dikkatli kullanılmasının gerektiği bir dönemde, bilimsel yayıncılık altyapısının daha düşük maliyetli, daha verimli ve sürdürülebilir biçimde yeniden yapılandırılması bilim dünyasının önündeki en önemli görevlerden biri olarak görülmektedir.</p>

<p>Açık erişim yalnızca akademisyenlere değil; öğretmenlere, öğrencilere, sivil toplum kuruluşlarına, karar vericilere, özel sektöre ve bilimsel bilgiye ihtiyaç duyan tüm topluma önemli katkılar sağlamaktadır. Bilimsel gelişmelere kolay erişim, bilgi üretiminin daha geniş kesimlere ulaşmasını mümkün kılmaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak bilimi daha erişilebilir hâle getirmek, yalnızca daha fazla makalenin ücretsiz okunabilmesi anlamına gelmez. Aynı zamanda şeffaflığı güçlendirir, eleştirel düşünmeyi teşvik eder ve toplumun güncel sorunlara bilimsel veriler ışığında daha bilinçli ve sağduyulu çözümler üretebilmesine katkı sağlar.</p>

<p>Frédéric Schmidt</p>

<p>Professeur, Planétologie, Université Paris-Saclay</p>

<p>Camille Thomas</p>

<p>Chercheur en géologie, University of Bern</p>

<p>Romain Vaucher</p>

<p>Senior Lecturer in Sedimentology, James Cook University</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bilimsel-bilgiyi-herkes-icin-erisilebilir-kilmak</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 06:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-14-064021.png" type="image/jpeg" length="89590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan ABD üslerine misilleme: IRGC, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki hedeflerin vurulduğunu açıkladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/irandan-abd-uslerine-misilleme-irgc-urdun-bahreyn-ve-kuveytteki-hedeflerin-vuruldugunu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/irandan-abd-uslerine-misilleme-irgc-urdun-bahreyn-ve-kuveytteki-hedeflerin-vuruldugunu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, ABD'nin yeni saldırılarının karşılıksız bırakılmayacağını ve Hürmüz Boğazı çevresindeki yabancı askeri faaliyetlere güç kullanılaracağını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p><strong>Ortadoğu'da gerilim yeni bir aşamaya taşındı.</strong> İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), ABD'nin İran'ın güney kıyı bölgelerine düzenlediği yeni saldırıların ardından başlattığı misilleme operasyonunda Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri tesislerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu. Açıklamada, operasyonun sürdüğü ve yeni saldırıların gelebileceği mesajı verildi.</p>
</blockquote>

<h2>IRGC: Operasyon çok aşamalı olarak başlatıldı</h2>

<p>İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'nda yayımlanan IRGC açıklamasına göre misilleme operasyonu, ABD'nin İran'ın kıyı bölgelerine yönelik son saldırılarının ardından başlatıldı.</p>

<p>IRGC, gerilimin ayrıca Hürmüz Boğazı'nda "seyir güvenliğini ihlal ettiği" öne sürülen iki gemiye yönelik müdahalenin ardından tırmandığını savundu. Açıklamada, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı "çok aşamalı" bir operasyon yürütüldüğü belirtildi.</p>

<h2>Ürdün'deki ABD üssünün hedef alındığı iddiası</h2>

<p>IRGC'nin açıklamasına göre operasyonun ilk aşamasında Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü hedef alındı.</p>

<p>İran tarafı, üs içerisindeki füze depoları ile yakıt tanklarının füze ve İHA saldırıları sonucu ateşe verildiğini ileri sürdü.</p>

<h2>Bahreyn'de hava üssüne saldırı</h2>

<p>İran, ikinci aşamada Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü'nü vurduğunu açıkladı.</p>

<p>Açıklamaya göre saldırılarda:</p>

<ul>
 <li>Helikopter bakım ve onarım merkezleri,</li>
 <li>P-8 elektronik harp uçağının bulunduğu hangar,</li>
 <li>ABD ordusunun insansız hava aracı komuta ve kontrol merkezi</li>
</ul>

<p>hedef alındı ve kullanılamaz hale getirildiği iddia edildi.</p>

<h2>Kuveyt'teki Patriot sistemlerinin vurulduğu öne sürüldü</h2>

<p>IRGC, operasyonun üçüncü aşamasında Kuveyt'teki Ali As-Salim Hava Üssü ile Ahmed el-Cabir Hava Üssü'nün hedef alındığını bildirdi.</p>

<p>İran'ın açıklamasında:</p>

<ul>
 <li>Yakıt depolarının,</li>
 <li>Patriot hava savunma sistemlerinin,</li>
 <li>Stratejik FPS radar sisteminin,</li>
 <li>ABD Ordusu'na ait yerden yere füze üssünün,</li>
 <li>İki HIMARS füze platformunun,</li>
 <li>Mühimmat depolarının</li>
</ul>

<p>vurulduğu ve imha edildiği öne sürüldü.</p>

<h2>"Operasyon devam ediyor"</h2>

<p>IRGC, misilleme saldırılarının henüz tamamlanmadığını belirterek operasyonun sürdüğünü duyurdu.</p>

<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

<blockquote>
<p>"Hürmüz Boğazı bizim toprağımızdır ve dünyanın öbür ucundan gelen haydut ve çocuk katili bir ordunun bu alandaki yasadışı müdahalesine devam etmesine izin vermeyeceğiz."</p>
</blockquote>

<p>İran, ABD'nin yeni saldırılarının karşılıksız bırakılmayacağını ve Hürmüz Boğazı çevresindeki yabancı askeri faaliyetlere güç kullanılarak yanıt verileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ABD'den ve bağımsız kaynaklardan doğrulama yok</h2>

<p>İran'ın açıkladığı hedef listesi ve "tamamen imha edildiği" yönündeki iddialar <strong>İran resmi makamlarının açıklamalarına dayanıyor</strong>. ABD tarafından saldırıların yol açtığı hasarın boyutuna ilişkin ayrıntılı bir doğrulama yapılmış değil.</p>

<p>Uluslararası haber ajansları, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri tesislerine yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlediğini aktarırken, İran'ın açıkladığı kapsamlı hasar ve imha iddialarının bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadığını belirtiyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/irandan-abd-uslerine-misilleme-irgc-urdun-bahreyn-ve-kuveytteki-hedeflerin-vuruldugunu-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-14-060523.png" type="image/jpeg" length="49977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="11807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p>

<p itemprop="description"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="22620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="78216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="62683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="29965"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="39783"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="22106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="85549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="84115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="80167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="41907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="82575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="80800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi Habere Güven 6. Yaşını Dayanışma Sofrasında Kutladı</strong></h2>

<p><strong>Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı</strong></p>

<p><strong>Altı yıldır emeğin, özgürlüğün, doğanın, kadınların ve tüm kimliklerin sesi olan Habere Güven, 6. kuruluş yıldönümünü onlarca dost, kurum ve yoldaşıyla birlikte kutladı. “Dayanışma Sofrası” etkinliği, gerçeğin, umudun ve direnişin buluşma noktası oldu.</strong></p>

<p>Habere Güven, yayın hayatına başlamasının 6. yıldönümünü <strong>“Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında Buluşma”</strong> sloganıyla kutladı.<br />
Adana Reşatbey Mahallesi’ndeki Zarafet Ocakbaşı’nda düzenlenen etkinliğe sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, milletvekili, belediye başkanı, kadın ve çevre örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Bu anlamlı buluşmada basın özgürlüğüne, örgütlü mücadeleye ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar, Habere Güven’in altı yıldır yürüttüğü bağımsız ve halktan yana yayıncılığın Türkiye’deki toplumsal muhalefet için önemli bir ses olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olduk”</strong></p>

<p>Habere Güven adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Altı yıl önce, karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olmak için yola çıktık. Gerçeği yazdık, halkın sesi olduk. Çünkü biliyoruz ki, milyonlarca okur gerçeğe susamıştı.<br />
Habere Güven, ilk günden bu yana emeğin, barışın, özgürlüğün, doğanın, kadınların, çocukların ve tüm kimliklerin sesi olmayı ilke edinmiştir.<br />
Sadece haber aktarmakla kalmadık; toplumsal hafızayı yarınlara taşımayı görev bildik. Doğru, tarafsız ve sorumlu habercilik ilkesiyle çıktığımız bu onurlu yolculukta, dayanışma soframızla bir kez daha gerçeğin yanında olduğumuzu ilan ettik.”</p>

<p><strong>Basın, Emek ve Demokrasi Güçleri Bir Aradaydı</strong></p>

<p>Dayanışma yemeğinde Habere Güven’in dostları da söz aldı. Katılımcılar, Habere Güven’in fedakârca, tarafsız ve halkın çıkarlarını önceleyen habercilik anlayışının Türkiye basınındaki özgürlük mücadelesi için örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Konuşma yapan isimler arasında;<br />
<strong>Önceki Dönem CHP Milletvekillerinden Prof. Dr. Aytuğ Atıcı</strong>,<br />
<strong>Önceki Dönem Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca</strong>,<br />
<strong>CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Özgürtan Çığ</strong>,<br />
<strong>KESK’li KHK’li Münir Korkmaz</strong>,<br />
<strong>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin</strong>,<br />
<strong>Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube Başkanı Sema Akgün</strong>,<br />
<strong>Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı</strong> ve<br />
<strong>Eğitim Sen Önceki Dönem Örgütlenme Sekreteri Günay Reşit Serttaşar</strong> yer aldı.</p>

<p>Katılımcılar, Habere Güven’in yalnızca bir haber portalı değil, “gerçeğin ve direnişin sesi” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Dayanışma Sofrası halkın ortak vicdanının buluşma yeriydi”</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde dayanışma vurgusu öne çıktı.<br />
Habere Güven dostları, **“Dayanışma Sofrası”**nı sadece bir kutlama değil, “gerçeğin, umudun ve direnişin ortak masası” olarak tanımladı:</p>

<p>“Birleşik tutumun önemine dikkat çektik. Çünkü herhangi bir çıkar gözetmeksizin sadece gerçeğin peşinden gitmeyi şiar edinen bizlerin sesi; toplumun ortak vicdanı ile buluştuğu ölçüde anlam kazanır.”</p>

<p>Etkinlikte, <strong>sendikalar</strong>, <strong>emek ve meslek örgütleri</strong>, <strong>insan hakları savunucuları</strong>, <strong>KHK’liler</strong>, <strong>inanç temsilcileri</strong>, <strong>kadın örgütleri</strong>, <strong>ekoloji hareketleri</strong>, <strong>gençler</strong>, <strong>akademisyenler</strong>, <strong>sanatçılar</strong> ve <strong>yerel yöneticiler</strong> bir araya geldi.<br />
Katılım, “<strong>basına, özgürlüklere, demokrasiye ve toplumsal barışa verilen güçlü bir destek</strong>” olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Duvarların Ardındaki Dostlara Selam</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde, tutuklu belediye başkanları ve hak savunucuları da unutulmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu sofrada duvarların ardında olan dostlarımız da vardı. Haksız ve hukuksuz süreçlerin mağduru olan belediye başkanları, sendikacılar, gazeteciler, politik tutsaklar da bizimleydi. Bedenleri tutsak ama nefesleri bizde.”</p>

<p>Habere Güven dostları, dayanışma sofralarında <strong>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar</strong>,<br />
<strong>Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin</strong>,<br />
<strong>Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar</strong>,<br />
<strong>Avukat Celal Tekin</strong> ve<br />
<strong>Özcan Zenger</strong>’i anarak onların mücadelesine selam gönderdi.</p>

<p>“Bu mücadelede dostlarımızın seslerinin kısılmasına asla izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz: Barışın dili halkların umududur, direnişin yankısı en gür sesimizdir.”</p>

<p><strong>Katılamayanlardan Mesaj Desteği</strong></p>

<p>Dayanışma Sofrası’na katılamayan çok sayıda siyasetçi ve temsilci, gönderdikleri mesajlarla Habere Güven’in 6. yılını kutladı.<br />
Mesaj gönderenler arasında;<br />
<strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları</strong>,<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut</strong>,<br />
<strong>CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Müzeyyen Şevkin</strong>,<br />
<strong>CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar</strong>,<br />
<strong>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun</strong>,<br />
<strong>DEM Parti Mersin Milletvekilleri Av. Ali Bozan ve Perihan Koca</strong>,</p>

<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın,<br />
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu</strong> yer aldı.</p>

<p>Mesajlarda, Habere Güven’in “basın alanında direnişin, hakikatin ve halkın sesi” olarak sürdürdüğü mücadeleye övgüyle değinildi.</p>

<p><strong>“Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi”</strong></p>

<p>Habere Güven, altı yıldır olduğu gibi bundan sonra da “birleşik mücadelenin basın alanındaki sesi” olma kararlılığını yineledi.</p>

<p>“Gerçeği savunmak, halkın sesine ses katmak, zulmün karanlığında hakikatin ışığını taşımak bizim görevimizdir.<br />
Bu sofrada buluşan her dostumuz, bu mücadelede kalemin ve gerçeğin tarafında olduğunu bir kez daha ilan etmiştir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-21-133853-1.png" type="image/jpeg" length="43628"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
