<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 10 Sep 2026 16:32:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kızıltepe’deki Ev Baskını TBMM Gündeminde: “Çocukların Yaşadığı Korku Araştırılsın”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kiziltepedeki-ev-baskini-tbmm-gundeminde-cocuklarin-yasadigi-korku-arastirilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kiziltepedeki-ev-baskini-tbmm-gundeminde-cocuklarin-yasadigi-korku-arastirilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Kızıltepe’de çocukların bulunduğu bir eve özel harekât polislerince düzenlenen baskını TBMM gündemine taşıdı. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonuna başvuran Altın, olayın bütün yönleriyle incelenmesini istedi; İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle sekiz soruluk önerge verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mardin’in Kızıltepe ilçesinde çocukların bulunduğu bir eve düzenlenen kolluk operasyonuna ilişkin görüntüler Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşındı.</p>

<p>Mardin Milletvekili <strong><a href="https://www.habereguven.com/dem-partili-beritan-gunes-cozum-cezada-degil-cocuk-adalet-sistemindedir">Beritan Güneş Altın</a></strong>, 9 Eylül 2026 tarihinde Turgut Özal Mahallesi’nde gerçekleştirilen ev baskını hakkında hem TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonuna başvurdu hem de İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan görüntülerde özel harekât polislerinin uzun namlulu silahlarla eve girdiğini, aralarında çocukların da bulunduğu ev sakinlerini yere yatırdığını ve yüksek sesle bağırarak arama yaptığını belirten Altın, çocukların korku ve tedirginlik yaşamasına rağmen müdahalenin aynı yöntemle sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<h2>“Kolluğun yetkisi sınırsız değildir”</h2>

<p>Kamu düzeninin ve güvenliğin sağlanması gerekçesinin insan hakları ile temel özgürlüklerin korunması yükümlülüğünün önüne geçirilemeyeceğini vurgulayan Altın, arama veya yakalama işleminin hukuki dayanağının bulunmasının kullanılan her yöntemi meşru ve ölçülü hale getirmeyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>Altın, kolluk güçlerinin sahip olduğu yetkinin; gereklilik, ölçülülük, orantılılık ve insan onuruna saygı ilkelerine uygun biçimde kullanılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bir konuta yönelik müdahalenin yalnızca hakkında işlem yürütülen kişi üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Altın, aynı evde bulunan ve herhangi bir adli işlemle ilgisi olmayan kişilerin, özellikle de çocukların güvenlik ve esenliğinin gözetilmesi gerektiğini bildirdi.</p>

<h2>Uzun namlulu silahların kullanılma gerekçesini sordu</h2>

<p>Beritan Güneş Altın, baskında özel harekât polislerinin ve uzun namlulu silahların kullanılmasının hangi somut tehlike ya da direnme ihtiyacına dayandığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.</p>

<p>Müdahale öncesinde evde çocukların bulunduğunun bilinip bilinmediğinin araştırılması gerektiğini belirten Altın, daha düşük risk taşıyan bir yöntemle aynı sonuca ulaşılıp ulaşılamayacağının da değerlendirilmesini talep etti.</p>

<p>Altın, “Güvenlik gerekçesi, güvenliği sağlamakla yükümlü kamu otoritelerinin kullandığı yöntemlerin kendisinin yeni bir korku ve güvensizlik kaynağı haline gelmesini meşrulaştıramaz” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Çocuğun üstün yararı gözetilmeliydi”</h2>

<p>Başvurusunda Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye dikkat çeken Altın, Sözleşme’nin 3’üncü maddesi uyarınca çocukları doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen bütün kamu işlemlerinde çocuğun üstün yararının temel ölçüt olması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Sözleşme’nin 16’ncı maddesinin çocukların özel hayatını, aile yaşamını ve konutunu keyfî veya hukuka aykırı müdahalelere karşı güvence altına aldığını belirten Altın, 19’uncu maddenin de çocukların her türlü fiziksel ve psikolojik şiddet ile kötü muameleden korunmasını öngördüğünü kaydetti.</p>

<p>5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 4’üncü maddesinde de çocuğun yaşama, gelişme ve korunma haklarının güvence altına alındığını ifade eden Altın, çocukların kolluk işlemlerinin gerçekleştiği ortamlarda özel olarak korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>Kamera kayıtlarının korunması istendi</h2>

<p>Altın, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonuna yaptığı başvuruda, Kızıltepe’deki baskının bütün yönleriyle incelenmesini istedi.</p>

<p>Başvuruda şu talepler sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Arama ve gözaltı işleminin hangi soruşturma kapsamında ve hangi hukuki karar veya emir doğrultusunda gerçekleştirildiğinin belirlenmesi,</li>
 <li>Operasyonda görev alan kolluk personelinin kimlik ve görev bilgilerinin Komisyona sunulması,</li>
 <li>Operasyonun planlama ve sevk-idare süreçleriyle görev emirlerinin incelenmesi,</li>
 <li>Polis kamerası, yaka kamerası, MOBESE ve diğer görüntülerin muhafaza altına alınması,</li>
 <li>Evde çocukların bulunduğunun önceden bilinip bilinmediğinin araştırılması,</li>
 <li>Çocukların güvenliğine ilişkin risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi,</li>
 <li>Uzun namlulu silahlarla müdahalenin somut güvenlik gerekçesinin açıklanması,</li>
 <li>Kullanılan yöntemin gereklilik, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri bakımından değerlendirilmesi.</li>
</ul>

<p>Altın ayrıca çocukların bulunduğu konutlara yönelik operasyonlarda çocuğun üstün yararını, fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü koruyacak özel bir kolluk prosedürünün bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulmasını talep etti.</p>

<h2>Hak ihlali varsa adli ve idari süreç başlatılsın</h2>

<p>Komisyona sunulan başvuruda, çocukların veya diğer ev sakinlerinin haklarının ihlal edildiğinin belirlenmesi halinde sorumlular hakkında gerekli adli ve idari süreçlerin başlatılması istendi.</p>

<p>Altın, olayın yalnızca bireysel bir uygulama olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek çocukların bulunduğu evlere yönelik kolluk müdahalelerinin doğurduğu fiziksel ve psikolojik riskler hakkında yapısal öneriler hazırlanması ve ilgili kurumlara tavsiyelerde bulunulması çağrısı yaptı.</p>

<h2>İçişleri Bakanı’na sekiz soru</h2>

<p>Beritan Güneş Altın, TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den şu sorulara yanıt istedi:</p>

<ol>
 <li>Kızıltepe Turgut Özal Mahallesi’ndeki ev baskını hakkında inceleme veya soruşturma başlatıldı mı?</li>
 <li>Arama ve gözaltı işlemi hangi soruşturma kapsamında, hangi hukuki karar veya emir doğrultusunda gerçekleştirildi?</li>
 <li>Operasyonda özel harekât polislerinin uzun namlulu silahlarla görevlendirilmesinin somut gerekçesi nedir? Silahlı direnme ya da yakın ve somut bir tehlike tespit edildi mi?</li>
 <li>Operasyon öncesinde evde çocukların bulunduğu biliniyor muydu? Biliniyorsa çocukların güvenliğine yönelik risk değerlendirmesi yapıldı mı?</li>
 <li>Çocukların bulunduğunun bildirilmesine rağmen ev sakinlerinin yere yatırılması, yüksek sesle bağırılması ve silahlı müdahalenin sürdürülmesi gereklilik ve ölçülülük ilkeleri bakımından incelendi mi?</li>
 <li>Operasyona ait polis kamerası, yaka kamerası, MOBESE veya diğer kamera kayıtları muhafaza altına alındı mı?</li>
 <li>Çocukların bulunduğu evlere yönelik kolluk operasyonlarında çocuğun üstün yararını ve psikolojik bütünlüğünü korumaya yönelik özel bir prosedür veya talimat bulunuyor mu?</li>
 <li>Son beş yılda çocukların bulunduğu evlere yönelik kolluk müdahaleleri nedeniyle Bakanlığa kaç şikâyet ulaştı ve bunların kaçı hakkında idari soruşturma yürütüldü?</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kiziltepedeki-ev-baskini-tbmm-gundeminde-cocuklarin-yasadigi-korku-arastirilsin</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/beritan-gunees.png" type="image/jpeg" length="22224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargı “Suçsuz” Dedi, İdare Cezalandırmayı Sürdürdü: KHK’liler 10 Yıldır Görevlerine Dönemiyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yargi-sucsuz-dedi-idare-cezalandirmayi-surdurdu-khkliler-10-yildir-gorevlerine-donemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yargi-sucsuz-dedi-idare-cezalandirmayi-surdurdu-khkliler-10-yildir-gorevlerine-donemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ise yaklaşık altı yıl boyunca 127 binden fazla başvuruyu değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>OHAL döneminde kamudan ihraç edilen binlerce kişi, haklarında verilen beraat ve takipsizlik kararlarına rağmen görevlerine iade edilmedi. Şanlıurfa Barosu’nun araştırmasına göre yargı önünde suçsuz bulunan KHK’lilerin yalnızca yüzde 0,9’u işine dönebildi. İdarenin “irtibat ve iltisak” gerekçesiyle sürdürdüğü uygulamalar; işsizlikten sosyal güvenlik haklarının kaybına, ekonomik yıkımdan toplumsal dışlanmaya kadar uzanan çok yönlü bir cezalandırma düzenine dönüştü.</strong></p>
</blockquote>

<p>15 Temmuz darbe girişiminin ardından üç ay için ilan edilen ancak iki yıl sürdürülen Olağanüstü Hal döneminde 32 Kanun Hükmünde Kararname çıkarıldı. Yaklaşık 162 bin kamu görevlisi, haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan kamu görevinden çıkarıldı.</p>

<p>İlk dönemlerde Resmî Gazete’de yayımlanan KHK’lerle gerçekleştirilen ihraçlara karşı etkili bir hukuki başvuru yolu bulunmuyordu. 2017 yılında Başbakanlığa bağlı olarak kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu ise yaklaşık altı yıl boyunca 127 binden fazla başvuruyu değerlendirdi.</p>

<p>Komisyona başvuranların yalnızca yüzde 14’ünün itirazı kabul edildi. Büyük çoğunluk hakkında verilen ihraç kararları ise sürdürüldü. Komisyondan ret yanıtı alan KHK’liler, yıllara yayılan idare mahkemesi, bölge idare mahkemesi, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi süreçleriyle karşı karşıya kaldı.</p>

<h2>Beraat eden her 100 kişiden 99’u görevine dönemedi</h2>

<p>Aradan yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen beraat eden veya haklarında takipsizlik kararı verilen KHK’lilerden kaçının görevlerine iade edilmediğine ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış resmî bir veri bulunmuyor.</p>

<p>Şanlıurfa Barosu’nun farklı illerden ve kamu kurumlarından ihraç edilen KHK’lilerle yaptığı araştırma ise adli kararlarla idari uygulamalar arasındaki çarpıcı uçurumu ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya katılan KHK’lilerin yüzde 82’si haklarında beraat ya da takipsizlik kararı verildiğini belirtti. Ancak bu kişilerin yalnızca yüzde 0,9’u görevine dönebildi. Başka bir ifadeyle, yargı önünde suçsuz bulunan her 100 KHK’liden 99’undan fazlası kamu görevine iade edilmedi.</p>

<h2>Altı yıl bekletildi, beraat kararı da iade için yeterli olmadı</h2>

<p>Beraat etmesine rağmen görevine dönemeyen isimlerden biri, Amed Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde sosyal hizmet uzmanı olarak çalışan Ümit Çetiner.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çetiner, 2016 yılında 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldı. İhraç edildiği sırada hakkında açılmış herhangi bir soruşturma bulunmuyordu. OHAL Komisyonu’na yaptığı başvuru ise yaklaşık altı yıl boyunca sonuçlandırılmadı.</p>

<p>İhraçtan dört yıl sonra Demokratik Toplum Kongresi faaliyetleri gerekçe gösterilerek hakkında dava açılan Çetiner, 2021 yılında beraat etti. Buna rağmen OHAL Komisyonu, ceza yargılamasında suç olarak kabul edilmeyen aynı dosyayı “irtibat ve iltisak” gerekçesi sayarak göreve iade başvurusunu reddetti.</p>

<p>Çetiner’in açtığı iptal davası sırasında idare, beraatle sonuçlanan DTK gerekçesini geri çekti. Ancak bu kez Amed Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği üyeliği, ret kararının dayanaklarından biri haline getirildi.</p>

<p>Yaşlılar, engelliler ve sokakta yaşayan çocuklara yönelik çalışmalar yapan bir meslek kuruluşuna üyeliğinin görevinin doğal bir parçası olduğunu belirten Çetiner, karara şöyle tepki gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Gerekçe bulamadıkları için resmen ‘gözünün üstünde kaşın var’ diyerek bir meslek derneğini önüme koydular.”</p>
</blockquote>

<p>Yaklaşık 10 yıldır hukuk mücadelesi veren Çetiner, dosyasını Danıştay’a taşımaya hazırlanıyor.</p>

<h2>Mahkemenin suç saymadığı işlemler idare tarafından “iltisak” kabul edildi</h2>

<p>Haberde güvenlik gerekçesiyle ismi değiştirilen sağlık çalışanı Songül Hanım da benzer bir süreç yaşadı.</p>

<p>Şanlıurfa’daki bir devlet hastanesinde 18 yıl görev yapan Songül Hanım, 2016 yılında 672 sayılı KHK ile ihraç edildi. Kısa süre sonra belediyede veteriner hekim olarak çalışan eşi de görevinden çıkarıldı.</p>

<p>İhraç kararının ardından 21 gün gözaltında tutulan Songül Hanım, yıllar süren yargılama sonunda beraat etti. Ancak ceza mahkemesinin suç olarak değerlendirmediği banka kullanımı ve sendika üyelikleri, OHAL Komisyonu tarafından “iltisak” gerekçesi sayıldı.</p>

<p>İdare mahkemeleri ve Danıştay’dan sonuç alamayan Songül Hanım, 2020 yılından bu yana Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekliyor.</p>

<h2>“Adli aklanma ile idari iade arasındaki bağ koparıldı”</h2>

<p>Şanlıurfa Barosu raporunun yazarı Ahmet Doğan, “irtibat” ve “iltisak” kavramlarının Türk Ceza Kanunu’nda karşılığı bulunmadığını, bu ölçütlerin OHAL KHK’leriyle idari uygulamalara girdiğini belirtti.</p>

<p>Beraat kararlarının idari süreçlerde etkisiz hale getirildiğine dikkat çeken Doğan, yaşanan hukuki çelişkiyi şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Adli aklanma ile idari iade arasındaki bağ fiilen kopmuş durumda. Normalde bir hukuk devletinde ceza yargılamasındaki beraat kararı, idari işlemin dayanağını da ortadan kaldırır. Burada ise idare, ceza mahkemesinin ‘suçsuz’ dediği aynı deliller üzerinden ‘iltisak’ adı altında bağımsız bir değerlendirme yürütüyor.”</p>
</blockquote>

<p>Doğan’a göre ortaya çıkan sistem, kişinin resmî olarak suçsuz kabul edilmesine rağmen ekonomik, mesleki ve sosyal açıdan cezalandırılmaya devam edildiği bir “ara bölge” oluşturuyor.</p>

<h2>İki kez “İrtibat ve iltisak yok” denildi, beş yıl sonra ihraç edildi</h2>

<p>KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen’in Şanlıurfa Şube Başkanlığı görevini yürüten Özkan Yorgun’un dosyası ise idari belirsizliğin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nda 30 yılı aşkın süre ziraat mühendisi olarak çalışan Yorgun, Ocak 2017’de açığa alındı. Dosyası beş yıl boyunca sonuçlandırılmadı.</p>

<p>OHAL Komisyonu ve kurum içindeki heyetler tarafından yapılan incelemelerde Yorgun hakkında iki kez “Herhangi bir irtibat veya iltisak bulunmadığı ve göreve iadesinin uygun olduğu” yönünde rapor hazırlandı.</p>

<p>Yorgun, göreve dönmeyi beklerken Şubat 2022’de ihraç edildi. Karara üç ayrı adli dosya gerekçe gösterildi. Dosyalardan biri zaman aşımı nedeniyle düştü, birinden beraat kararı çıktı, diğer dava ise henüz sonuçlanmadı.</p>

<p>Bakanlık bünyesinde oluşturulan itiraz kurulu, kesin hükme bağlanmayan bu dosyaları “iltisak” kapsamında değerlendirerek ihraç kararını onayladı.</p>

<p>Ahmet Doğan, Yorgun’un yıllarca açıkta bekletilmesinin de başlı başına bir cezalandırmaya dönüştüğünü belirtti. Bu dönemde çalışamayan kamu görevlilerinin ekonomik ve psikolojik kayıplar yaşadığını ifade eden Doğan, emeklilik ikramiyelerinin ödenmemesinin ayrıca mülkiyet hakkı ihlali oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<h2>KHK’lilerin yüzde 96’sı işsizlikle karşılaştı</h2>

<p>Şanlıurfa Barosu’nun araştırmasında yer alan veriler, ihraçların yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı kalmayan sonuçlarını da ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya katılan KHK’lilerin:</p>

<ul>
 <li>Yüzde 96’sı işsizlikle karşılaştığını,</li>
 <li>Yüzde 93’ü toplumsal baskıya maruz kaldığını,</li>
 <li>Yüzde 85’i psikolojik sorunlar yaşadığını,</li>
 <li>Yüzde 89’u sosyal güvenlik haklarını kaybettiğini,</li>
 <li>Yüzde 49’u halen herhangi bir işte çalışamadığını bildirdi.</li>
</ul>

<p>Özel bir rehabilitasyon merkezine yaptığı iş başvurusu KHK’li olduğu gerekçesiyle reddedilen Ümit Çetiner, bir süre kendi imkânlarıyla geçinmeye çalıştı. Amed’de açtığı kafeyi ise pandemi döneminde ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle kapatmak zorunda kaldı.</p>

<p>Çetiner, ihraç kararının aile içinde dahi nasıl bir kuşku ve dışlanma yarattığını şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Babam bile ‘Sana dava açıldı, beraat ettin ama yine de seni göreve iade etmiyorlar. Demek ki devlet nezdinde bir şeyler var’ diyordu.”</p>
</blockquote>

<p>Çetiner ayrıca ihraç sonrasında hamile bir mesai arkadaşının yaşadığı ağır stresin ardından bebeğiyle birlikte hayatını kaybettiğini, siroz ve kanser hastası başka bir arkadaşının tedavi olanaklarına erişemediği için yaşamını yitirdiğini söyledi. Sendika temsilcilerinin stres kaynaklı kalp krizleri geçirdiğini ve çok sayıda ailenin dağıldığını ifade etti.</p>

<h2>Evinde yemek yaparak geçinmeye çalıştı</h2>

<p>İhraç edildikten sonra sağlık alanında çalışması engellenen Songül Hanım, iki çocuğu üniversitede öğrenim görürken eşiyle birlikte işsiz kaldı. Ailenin geçimini sağlayabilmek için üç yıl boyunca evinde yemek hazırlayarak iş yerlerine sattı.</p>

<p>Sosyal güvencelerinin kesilmesi nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmekte de güçlük yaşayan aile, bir süre sonra ancak Yeşil Kart üzerinden sağlık hizmeti alabildi.</p>

<p>İhraç edildiği tarihte emekliliğine birkaç yıl kalan Songül Hanım, uzun süren girişimlerinin ardından yaş haddinden emekli edildi. Ancak emekli ikramiyesi ödenmedi.</p>

<p>İhraç öncesinde 31 yıl 7 ay kamu hizmeti bulunan Özkan Yorgun da emeklilik ikramiyesini alamadı. Açıkta kaldığı ve ihraç edildiği dönemde kardeşine ait firmada büro işleri yaparak geçinmeye çalıştı.</p>

<p>Yorgun, yaşananları şöyle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>“Bu süreç sadece bir iş kaybettirme meselesi değil; sosyolojik, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok yönlü bir cezalandırma mekanizmasıydı. Devlet bizimle çalışmak istemeyebilir ama bu uygulama bizim özel sektörde iş bulmamızı, toplumsal hayata katılımımızı da engelledi.”</p>
</blockquote>

<h2>KHK’lilerin yüzde 78’i mesleğine dönmek istiyor</h2>

<p>Araştırmaya göre KHK’lilerin yüzde 78’i yeniden mesleğine dönmek istiyor. Ancak yıllar süren yargı ve idari başvuru süreçleri devam ederken bazı KHK’liler emekli olmak zorunda kaldı. Bazıları ise mesleki yeterliliklerine rağmen güvencesiz ve geçici işlerde çalışmaya yöneldi.</p>

<p>Ümit Çetiner, göreve iade edilmenin haksızlığın giderilmesi açısından zorunlu olduğunu ancak 10 yıllık süreçte kırılan mesleki aidiyet duygusunun onarılmasının kolay olmadığını belirtti. Çetiner’e göre görevine dönen KHK’liler de kurum içindeki baskılar ve önyargılar nedeniyle mesleklerini yalnızca ekonomik zorunluluklarla sürdürmek zorunda kalabiliyor.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo, beraat ve takipsizlik kararlarının KHK’lilerin hayatındaki fiilî cezalandırmayı sona erdirmediğini gösteriyor. Yargının “suçsuz” dediği insanlar; görevlerine dönemiyor, emeklilik haklarını alamıyor, özel sektörde iş bulamıyor ve toplumsal yaşamın dışına itiliyor.</p>

<p><strong>Kaynak ve haber: Şeriban Alkış – <a href="https://haberciyiz.org/kamunun-sucsuz-cezalilari/" rel="noopener" target="_blank">Haberciyiz.org</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yargi-sucsuz-dedi-idare-cezalandirmayi-surdurdu-khkliler-10-yildir-gorevlerine-donemiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-10-162352.png" type="image/jpeg" length="15618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ’den Ebola Alarmı: Vaka Sayısı 6 Bin 778’e Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dsoden-ebola-alarmi-vaka-sayisi-6-bin-778e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dsoden-ebola-alarmi-vaka-sayisi-6-bin-778e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti merkezli Bundibugyo Ebola salgınının yeni bölgelere yayıldığını açıkladı. Altı ülkede değil, ülkenin 26 eyaletinden altısında etkili olan salgında toplam 6 bin 778 doğrulanmış vaka ve 3 bin 269 ölüm kaydedildi. Küresel risk “düşük” olarak değerlendirilirken sınır komşuları açısından riskin “yüksek” olduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınına ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Salgının Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Kuzey Kivu eyaletindeki Kayna sağlık bölgesine de yayıldığı açıklandı.</p>

<p>Böylece ülkede salgından etkilenen sağlık bölgesi sayısı 61’e yükseldi. Vakalar; Bas-Uélé, Haut-Uélé, Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Tshopo olmak üzere ülkenin 26 eyaletinden altısında tespit edildi.</p>

<h2>Toplam 6 bin 778 doğrulanmış vaka</h2>

<p>DSÖ’nün 7 Eylül 2026 tarihli verilerine göre dünya genelinde toplam 6 bin 778 doğrulanmış Bundibugyo virüsü hastalığı vakası kaydedildi.</p>

<p>Vakaların dağılımı şöyle açıklandı:</p>

<ul>
 <li>Demokratik Kongo Cumhuriyeti: 6 bin 757 vaka</li>
 <li>Uganda: 20 vaka</li>
 <li>Fransa: Bir vaka</li>
</ul>

<p style="text-align:center"><img class="" height="532" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6008.png" width="819" /></p>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde teşhis edilen iki kişinin ise Almanya’da tedavi edildiği bildirildi.</p>

<p>Salgın nedeniyle bugüne kadar toplam 3 bin 269 kişi yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin 3 bin 267’si Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde, ikisi Uganda’da kaydedildi.</p>

<p>En az 1.611 kişinin iyileştiği açıklandı. İyileşenlerin 1.590’ı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde, 18’i Uganda’da, ikisi Almanya’da ve biri Fransa’da bulunuyor.</p>

<h2>Son 10 günde 963 yeni vaka</h2>

<p>DSÖ’nün 28 Ağustos 2026 tarihli bir önceki açıklamasından bu yana Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 963 yeni vaka ile 481 ölüm kaydedildi.</p>

<p>Vaka ve ölüm sayılarındaki yükselişin bir bölümünün gözetim, laboratuvar testi ve teşhis kapasitesindeki artıştan kaynaklanabileceği belirtildi. Ancak DSÖ, verilerin toplum içindeki bulaşmanın sürdüğünü ve salgının coğrafi olarak genişlediğini de gösterdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ülkede vaka ölüm oranının yüzde 48,3 olduğu bildirildi. Kuzey Kivu’da ise bu oranın yüzde 65,4’e kadar yükseldiği belirtildi.</p>

<h2>Salgının merkezi Ituri</h2>

<p>Salgının en fazla etkilediği bölge Ituri oldu. Burada salgının başlangıcından bu yana 5 bin 406 vaka kaydedildi. Bu vakaların 1.114’ünün son 21 gün içinde bildirildiği açıklandı.</p>

<p>Kuzey Kivu’da toplam vaka sayısı 1.066’ya ulaşırken bunların 453’ünün son 21 günde tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>DSÖ verilerine göre 7 Eylül’den önceki son 24 saat içinde Ituri, Kuzey Kivu ve Haut-Uélé’deki 17 sağlık bölgesinden 71 yeni doğrulanmış vaka bildirildi.</p>

<h2>Yaklaşık 25 bin kişi temaslı olarak izleniyor</h2>

<p>Salgının genişlemesiyle birlikte temaslı takibi yapılması gereken kişi sayısı da önemli ölçüde arttı.</p>

<p>DSÖ, 7 Eylül itibarıyla takip edilmesi gereken 24 bin 719 temaslıdan 21 bin 359’una ulaşıldığını açıkladı. Böylece temaslıların yüzde 85,3’ü sağlık ekipleri tarafından izlenebildi.</p>

<p>Geciken vaka tespitlerinin virüsün hanelerde, toplum içinde ve sağlık kuruluşlarında daha fazla yayılma riskini artırdığı vurgulandı.</p>

<h2>Çatışmalar salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor</h2>

<p>Salgının; silahlı çatışmaların, güvenlik sorunlarının ve kitlesel yer değiştirmelerin yaşandığı karmaşık bir insani ortamda ilerlediğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 26 milyondan fazla insanın akut gıda güvensizliği yaşadığı, yalnızca Ituri eyaletinde yaklaşık bir milyon ülke içinde yerinden edilmiş kişinin bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Güvenlik sorunları ve nüfus hareketlerinin sağlık hizmetlerine erişimi sınırlandırdığı; vaka araştırmalarını, temaslı takibini ve salgın bölgelerine ulaşmayı zorlaştırdığı kaydedildi.</p>

<p>Kalabalık yaşam alanları ile temiz su, hijyen ve sağlık hizmetlerine erişimdeki yetersizliklerin de salgının kontrol altına alınmasını güçleştirdiği belirtildi.</p>

<h2>Bundibugyo virüsü nasıl bulaşıyor?</h2>

<p>Bundibugyo virüsü hastalığı, Ebola hastalığının ağır bir türü olarak tanımlanıyor. Meyve yarasalarının virüsün doğal taşıyıcısı olabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Virüsün insanlara enfekte yabani hayvanların kanı veya salgılarıyla yakın temas sonucunda bulaşabildiği belirtiliyor. İnsandan insana bulaşma ise enfekte kişilerin kanı, salgıları, organları ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla gerçekleşiyor.</p>

<p>Virüs bulaşmış yüzey ve malzemeler de hastalığın yayılmasına neden olabiliyor. Sağlık kuruluşlarında gerekli enfeksiyon önleme tedbirlerinin uygulanmaması ve güvenli olmayan defin işlemleri bulaşmayı artırabiliyor.</p>

<p>Hastalığın kuluçka süresi iki ila 21 gün arasında değişiyor. Enfekte kişilerin belirtiler başlamadan önce bulaştırıcı olmadığı bildiriliyor.</p>

<p>İlk belirtiler arasında ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve boğaz ağrısı bulunuyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde sindirim sistemi sorunları, organ işlev bozuklukları ve bazı vakalarda kanamalı belirtiler görülebiliyor.</p>

<h2>Onaylanmış özel tedavi ve aşı bulunmuyor</h2>

<p>DSÖ, Bundibugyo virüsüne karşı programlı kullanım için onaylanmış özel bir aşı veya tedavinin henüz bulunmadığını bildirdi.</p>

<p>Ebola’nın Zaire türüne karşı ruhsatlandırılan Ervebo aşısının Bundibugyo virüsüne karşı insanlardaki etkinliğinin bilinmediği belirtildi. Bu nedenle aşının yalnızca araştırma protokolü kapsamında kullanılması tavsiye edildi.</p>

<p>Sağlık çalışanları ve salgınla mücadelede ön safta görev yapanların araştırma kapsamında aşılanmasına başlandı. 6 Eylül itibarıyla üç eyaletteki altı sağlık bölgesinde 2 bin 7 kişiye aşı uygulandı.</p>

<p>Etkili tedavilerin belirlenmesi amacıyla yürütülen klinik araştırmaya ise doğrulanmış vaka olan 300’den fazla kişi dahil edildi.</p>

<h2>DSÖ: Küresel risk düşük</h2>

<p>DSÖ, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki risk düzeyini “çok yüksek”, ülkeyle kara sınırı bulunan ülkelerdeki riski ise “yüksek” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Afrika’nın diğer bölgeleri ile küresel düzeydeki riskin “düşük” olduğu açıklandı. DSÖ, mevcut bilgiler doğrultusunda salgından etkilenen ülkelere yönelik seyahat veya ticaret kısıtlaması uygulanmasını önermedi.</p>

<p>Sınır geçişlerindeki gözetimin güçlendirilmesi, vakaların hızla belirlenmesi, test kapasitesinin artırılması, temaslıların izlenmesi ve hastalara erken destekleyici tedavi sağlanması istendi.</p>

<p>Kaynak: <a href="https://www.who.int/emergencies/disease-outbreak-news/item/2026-DON617" rel="nofollow">Dünya Sağlık Örgütü – 10 Eylül 2026 tarihli salgın duyurusu</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dsoden-ebola-alarmi-vaka-sayisi-6-bin-778e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/xc0-eyl-2026-15-23-35-1.png" type="image/jpeg" length="57816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Erdem: “Çocuklar Okula, Aileler Borca Başlıyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mustafa-erdem-cocuklar-okula-aileler-borca-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mustafa-erdem-cocuklar-okula-aileler-borca-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, kıyafet, beslenme ve servis giderlerindeki artışa dikkat çekti. Bir öğrencinin okula başlangıç maliyetinin 60 bin liradan başlayarak 80 bin liraya kadar ulaştığını belirten Erdem, “Eğitimin faturası velinin sırtına yüklenemez. Her çocuğa ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek verilmelidir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlarken milyonlarca aile, çocuklarının okul heyecanını yaşarken artan eğitim giderlerini nasıl karşılayacağını düşünüyor. Kırtasiye, okul kıyafeti, beslenme ve ulaşım harcamalarındaki yükseliş, özellikle dar gelirli ailelerin bütçesi üzerindeki yükü daha da ağırlaştırıyor.</p>

<p>YENİ Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, yeni eğitim yılı öncesinde yaptığı açıklamada, yaşanan tablonun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını; eğitimde fırsat eşitliğini ve toplumsal adaleti doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<h2>“Eğitime ayrılan kaynak çocukların ihtiyaçlarını karşılamıyor”</h2>

<p>Plan ve Bütçe Komisyonunda dile getirdikleri sorunların yeni eğitim yılında da devam ettiğini belirten Erdem, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin çocukların ve okulların gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu savundu.</p>

<p>2026 bütçesinde Millî Eğitim Bakanlığı ödeneğinin yaklaşık yüzde 74’ünün personel harcamalarına, sosyal güvenlik primleriyle birlikte yaklaşık yüzde 83’ünün personel giderlerine ayrıldığını kaydeden Erdem, eğitim yatırımlarının bütçe içindeki payının her yıl gerilediğini söyledi.</p>

<p>“Bütçenin büyüklüğüyle övünmek başka, o bütçenin çocukların hayatına ne kadar dokunduğuna bakmak başkadır” diyen Erdem, okulların yeni eğitim yılına temizlik, güvenlik ve fiziki altyapı eksiklikleriyle başladığını ifade etti.</p>

<p>Erdem, şunları söyledi:</p>

<p>“Devletin karşılaması gereken temel ihtiyaçlar yine velilerin sırtına bırakılıyor. Temizlik malzemesinden tuvalet kâğıdına, okulun eksiklerinden güvenlik ihtiyacına kadar pek çok yük ailelerin üzerine bırakılıyor. Bu tablo eğitimde fırsat eşitliği değil, imkân eşitsizliği yaratıyor.”</p>

<h2>“Okula başlamanın maliyeti 80 bin liraya ulaşıyor”</h2>

<p>İktidarın ekonomi politikaları ve yüksek enflasyon nedeniyle okul giderlerinin aile bütçelerini zorladığını belirten Erdem; kırtasiye, giyim ve ulaşım masrafları hesaba katıldığında bir öğrencinin okula başlangıç maliyetinin eğitim kademesine göre 60 bin liradan başlayıp 80 bin liraya kadar ulaştığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir çocuğu okula hazırlamanın maliyetinin 28 bin 75 liralık asgari ücretin iki katını aştığına dikkat çeken Erdem, şöyle konuştu:</p>

<p>“En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira. Bu tablo karşısında sormak zorundayız: Bir asgari ücretli, bir emekli çocuğunu nasıl okutacak? Okula başlamak bile aileler açısından lüks haline geldi.”</p>

<h2>“Beslenme çantası boş, kantin fiyatları ulaşılamaz durumda”</h2>

<p>Eğitim giderlerinin en önemli başlıklarından birinin çocukların beslenmesi olduğunu vurgulayan Erdem, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının, diğer bir ifadeyle açlık sınırının 37 bin 388 liraya ulaştığını belirtti.</p>

<p>Yoksulluk sınırının 121 bin 786 liraya yükseldiğini kaydeden Erdem, buna karşılık asgari ücretin 28 bin 75, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Erdem, “Daha ayın başında mutfak masrafını karşılayamayan ailelerden çocuklarının beslenme çantasını her gün eksiksiz doldurmalarını bekliyoruz” diyerek okul kantinlerindeki fiyatlara da dikkat çekti.</p>

<p>Yeni tarifeye göre bir tost ile ayranın toplam fiyatının 130 lira, simidin 30 lira, açma ve poğaçanın 35 lira, tavuk dönerin 145 lira, dört çeşit yemeğin ise 285 lira olduğunu belirten Erdem, şunları kaydetti:</p>

<p>“Anneler artık çocuğunun beslenme çantasına ne koyacağını değil, neyi koyamayacağını düşünüyor. Bir çocuğun okulda karnını doyurması bile aile bütçesini zorluyorsa burada artık yalnızca enflasyondan söz edemeyiz. Bu, doğrudan doğruya toplumsal bir sorundur.”</p>

<h2>Büyükşehirlerde servis ücretleri aileleri zorluyor</h2>

<p>Okul servislerinin aile bütçelerindeki en büyük gider kalemlerinden biri haline geldiğini belirten Erdem, Antalya’nın da aralarında bulunduğu büyükşehirlerde servis ücretlerindeki artışın eğitim maliyetlerini daha da yükselttiğini söyledi.</p>

<p>Yeni dönem için gündeme gelen zam talepleriyle bu yükün daha da ağırlaşabileceğine dikkat çeken Erdem, “Çocuğunu güvenli biçimde okula göndermek isteyen aile artık bunun hesabını yapmak zorunda kalıyor. Güvenli ulaşım, aile bütçesinin taşıyabileceği bir maliyet olmaktan çıkıyor” dedi.</p>

<h2>“Eğitimin faturası velinin sırtına yüklenemez”</h2>

<p>Eğitimin temel giderlerinin giderek velilerin üzerine bırakıldığını savunan Erdem, “Kırtasiye aileden, kıyafet aileden, beslenme aileden, ulaşım aileden. Okulun temizlik ve güvenlik ihtiyacına da velinin katkısı bekleniyor. Peki devlet ne için var?” diye sordu.</p>

<p>Eğitim hakkının ailenin gelir düzeyine göre değişemeyeceğini ifade eden Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Zengin ailenin çocuğu ile yoksul ailenin çocuğu aynı okul kapısından giriyor olabilir. Ancak aynı imkânlarla eğitim almıyorlar. Bu kabul edilebilir değildir.”</p>

<h2>“Her öğrenciye ücretsiz ve sağlıklı bir öğün verilmeli”</h2>

<p>Okullarda ücretsiz yemek uygulamasının daha fazla ertelenemeyeceğini söyleyen Erdem, her öğrenciye en az bir öğün sağlıklı yemek verilmesinin sosyal yardım değil, eğitimde fırsat eşitliğinin gereği olduğunu vurguladı.</p>

<p>Erdem, “Bir çocuğun okulda bir öğün sağlıklı yemek yiyebilmesi lüks değildir. Çocukların aç oturduğu, kantinden alışveriş yapamadığı, beslenme çantalarının boş kaldığı bir ülkede eğitimde başarıdan söz edemeyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Çocukların geleceği ailelerin cüzdanına bırakılamaz”</h2>

<p>Yeni eğitim yılıyla birlikte ailelerin ihtiyaçlardan kısmak, borçlanmak veya çocuklarının bazı gereksinimlerinden vazgeçmek zorunda bırakıldığını belirten Erdem, iktidara şu çağrılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Eğitim bütçesi artırılmalı.</li>
 <li>Okulların temizlik ve güvenlik ihtiyaçları kamu kaynaklarından karşılanmalı.</li>
 <li>Her öğrenciye ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek verilmeli.</li>
 <li>Eğitim ve ulaşım giderlerinin dar gelirli aileler üzerindeki yükü azaltılmalı.</li>
</ul>

<p>Erdem, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Mesele sadece bir defter, bir kalem, bir tost ya da bir servis ücreti değildir. Mesele çocuğun okula aç gidip gitmemesidir. Mesele annenin çocuğunun beslenme çantasını nasıl dolduracağını düşünmesidir. Mesele milyonlarca çocuğun geleceğinin ailesinin cüzdanına bırakılmasıdır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın geleceği tasarruf edilecek bir kalem değildir. Eğitim, ülkenin geleceğine yapılan en temel yatırımdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mustafa-erdem-cocuklar-okula-aileler-borca-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/mustafa-erdem-15.png" type="image/jpeg" length="68810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’nın 68 Bin Metrekarelik DSİ Arazisi İçin Çağrı: Halkın Malı Halkta Kalsın]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adananin-68-bin-metrekarelik-dsi-arazisi-icin-cagri-halkin-mali-halkta-kalsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adananin-68-bin-metrekarelik-dsi-arazisi-icin-cagri-halkin-mali-halkta-kalsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi, DSİ’ye ait toplam 68 bin 888 metrekare büyüklüğündeki dört taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi. Şube Başkanı Canan Aksu, özellikle Cemalpaşa Mahallesi’ndeki alanın rant odaklı yapılaşmaya açılmaması; park, kültür merkezi, kütüphane veya kent müzesi olarak halkın kullanımına sunulması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADANA</strong> – TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu, Adana’da Devlet Su İşleri (DSİ) mülkiyetinde bulunan dört taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karşı çıktı.</p>

<p>Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, özellikle kent merkezindeki DSİ arazisinin kamu yararı gözetilerek korunması gerektiğini belirterek, “Cemalpaşa’daki DSİ arazisi satılmamalı, halkın malı halkın kullanımında kalmalıdır” dedi.</p>

<h2>DSİ’ye ait dört taşınmaz özelleştirme kapsamında</h2>

<p>5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11749 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Adana’da DSİ mülkiyetindeki dört taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına alındı.</p>

<p><img alt="Mi̇marlar Odasi Canan Aksu-1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/mimarlar-odasi-canan-aksu-1.jpg" width="1600" /></p>

<p>Karar kapsamında;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi’nde bulunan 1456 ada, 538 ve 539 parsellerdeki toplam 35 bin metrekarelik alan,</li>
 <li>Yüreğir ilçesi Doğankent Mahallesi’nde 16060 ada, 1 parselde bulunan 18 bin 770 metrekarelik alan,</li>
 <li>Aynı mahallede 16061 ada, 1 parselde bulunan 17 bin 158 metrekarelik arsa niteliğindeki taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı.</li>
</ul>

<p>DSİ’ye ait dört taşınmazın toplam yüzölçümü 68 bin 888 metrekareye ulaşıyor.</p>

<h2><img height="614" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6007.png" width="1068" /></h2>

<h2>“Kentte kalan son kamusal alanlar tek tek özelleştiriliyor”</h2>

<p>Mimarlar Odası Adana Şube Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Canan Aksu, kent merkezinde kalan kamusal alanların giderek azalmasının Adana’nın geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>İller Bankası ve Askeri Hastane alanlarının ardından DSİ taşınmazlarının da özelleştirme kapsamına alınmasına dikkat çeken Aksu, şunları söyledi:</p>

<p>“Önce İller Bankası, sonra Askeri Hastane alanı, şimdi de DSİ gibi özelleştirmeleri endişeyle gözlemliyoruz. Kentte kalan son kamusal alanlar tek tek özelleştiriliyor.”</p>

<h2>“Kamu alanı kamuya kalmalıdır”</h2>

<p>Şehrin merkezinde yıllardır kamu hizmetleri için kullanılan Cemalpaşa’daki DSİ arazisinin Adana halkı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aksu, alanın ticari ve rant odaklı kullanımlara açılmasına karşı olduklarını belirtti.</p>

<p>Aksu, “Bu alanın özelleştirilerek rant amaçlı yapılaşmaya açılması, kent merkezinin nefes alan son kamusal alanlarından birinin daha yok olması anlamına gelecektir. Daha önce İller Bankası arazisi için de söylediğimiz gibi bir kez daha vurguluyoruz: Şehir merkezindeki kamu arazileri halkın yararına kullanılmalı, kamusal statüsünü kaybetmemelidir” dedi.</p>

<h2>DSİ alanı için park, kütüphane ve kent müzesi önerisi</h2>

<p>Kamu kaynaklarının değerlendirilmesinde önceliğin rant değil toplum yararı olması gerektiğini ifade eden Aksu, Cemalpaşa’daki DSİ alanının halkın ortak kullanımına açılabilecek önemli bir kent alanı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aksu, alanın nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Cemalpaşa’daki bu alan; park, kültür merkezi, kütüphane veya kent müzesi gibi Adana halkının ortak kullanımına açık bir donatı alanı olarak planlanmalıdır. Betonlaşma yerine yeşile, ticarethane yerine kamusal yaşama ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Özelleştirme adı altında şehrin geleceğini ipotek altına alamayız.”</p>

<h2>“Adana nefes alamaz hale gelecektir”</h2>

<p>Kent merkezindeki kamu arazilerinin yalnızca bugünkü Adanalıların değil, gelecek kuşakların da hakkı olduğunu kaydeden Aksu, özelleştirmelerin sürmesi halinde kent yaşamının daha da zorlaşacağı uyarısında bulundu.</p>

<p>“Kentte kalan son kamusal alanlar da tek tek özelleştirilirse Adana nefes alamaz hale gelecektir” diyen Aksu, ilgili kurum ve yetkilileri DSİ alanının geleceği konusunda duyarlı davranmaya çağırdı.</p>

<h2>“Sürecin takipçisi olacağız”</h2>

<p>Mimarlar Odası Adana Şubesi’nin kent hakkı ve kamu yararı için mücadeleyi sürdüreceğini belirten Aksu, açıklamasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Cemalpaşa’daki DSİ arazisi satılmamalı, halkın malı halkın kullanımında kalmalıdır. Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak bu sürecin takipçisi olacağımızı, kent hakkı ve kamu yararı için her türlü mücadeleyi vereceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adananin-68-bin-metrekarelik-dsi-arazisi-icin-cagri-halkin-mali-halkta-kalsin</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/canan.png" type="image/jpeg" length="61578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Dosyasında Yeni İhtimaller İnceleniyor: Kozinoğlu’nun Ölümü Yeniden Araştırılıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-ihtimaller-inceleniyor-kozinoglunun-olumu-yeniden-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-ihtimaller-inceleniyor-kozinoglunun-olumu-yeniden-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak dosyanın henüz tamamlanmadığını açıkladı. Gürlek, Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş veya kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabileceği yönündeki ihtimallerin araştırıldığını söyledi. Eski...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak dosyanın henüz tamamlanmadığını açıkladı. Gürlek, Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş veya kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabileceği yönündeki ihtimallerin araştırıldığını söyledi. Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturmada ise zehirlenme, ilaç etkisi, kalp krizi ve doğal ölüm dahil bütün olasılıkların incelendiğini belirtti.</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Adalet Sarayı’nda görev yapan adliye muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündemdeki soruşturmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Gürlek; Gülistan Doku’nun kaybolması, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümü ve faili meçhul dosyalar hakkında yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Gülistan Doku dosyasında önemli ilerlemeler sağlandı”</h2>

<p>5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü belirten Gürlek, dosyada önemli ilerlemeler kaydedildiğini ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için erken olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gürlek, soruşturma kapsamında son olarak Umut Altaş’ın ifadesinin dosyaya ulaştığını aktararak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken. En son Umut Altaş’ın ifadesi de geldi.”</p>

<h2>Naaşın yer değiştirmiş olabileceği iddiası araştırılıyor</h2>

<p>Soruşturmanın öncelikli başlıklarından birinin Gülistan Doku’nun naaşına ulaşılması olduğunu söyleyen Gürlek, dosyada yer alan bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini belirten Gürlek, söz konusu iddiaların soruşturma makamlarınca araştırıldığını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, Doku’nun ailesinin en azından evlatlarının mezarı başında dua edebilmesini sağlamanın önem taşıdığını ifade etti. Soruşturmada adı geçen kişilerin makamlarının sürecin yürütülmesi açısından bir ayrıcalık oluşturmayacağını da dile getirdi. <a href="https://www.gzt.com/gundem/adalet-bakani-akin-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-onemli-gelismeler-saglandi-4259501?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">GZT</a>, <a href="https://www.ahaber.com.tr/gundem/2026/09/10/adalet-bakani-akin-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-dosyada-onemli-gelismeler-saglandi?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">A Haber</a></p>

<h2>Kozinoğlu’nun ölümünde bütün ihtimaller masada</h2>

<p>Gürlek, 2011 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Yurt dışında bulunan ve hakkında FETÖ bağlantısı iddiasıyla adli süreç yürütülen eski bir cezaevi personelinin beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildiğini söyleyen Gürlek, yeni deliller ortaya çıkması halinde yeni işlemlerin gündeme gelebileceğini belirtti.</p>

<p>Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenine ilişkin tartışmaların devam ettiğini ifade eden Gürlek, incelenen ihtimalleri şöyle sıraladı:</p>

<p>“Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi yoksa doğal ölüm mü? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor.”</p>

<p>Gürlek, olayın başından itibaren “cinayet” olarak kabul edilmesinin doğru olmayacağını belirterek bütün ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini vurguladı. <a href="https://www.ahaber.com.tr/gundem/2026/09/10/adalet-bakani-akin-gurlekten-gulistan-doku-aciklamasi-dosyada-onemli-gelismeler-saglandi?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">A Haber</a></p>

<h2>Dört ayda 40 dosyaya ilişkin çalışma</h2>

<p>Faili meçhul dosyaların yeniden ele alındığını açıklayan Gürlek, başsavcılıklarla toplantılar yapıldığını ve geçmiş dosyalardaki mevcut imkânların değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dört aylık çalışması sonucunda, 46 kişinin yer aldığı 40 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, geçmişte yeterince toplanmayan delillerin gelişen bilimsel ve teknik imkânlarla yeniden incelenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği olaya ilişkin soruşturmanın da devam ettiğini kaydeden Gürlek, yeni isimler veya dosyalar hakkında açıklama yapmanın bu aşamada doğru olmayacağını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-ihtimaller-inceleniyor-kozinoglunun-olumu-yeniden-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-10-130023.png" type="image/jpeg" length="17941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçinin Sekiz Aylık Kaybı 2 Trilyon TL’ye Dayandı: Ücretin Yarısı Vergi ve Enflasyona Gitti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iscinin-sekiz-aylik-kaybi-2-trilyon-tlye-dayandi-ucretin-yarisi-vergi-ve-enflasyona-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iscinin-sekiz-aylik-kaybi-2-trilyon-tlye-dayandi-ucretin-yarisi-vergi-ve-enflasyona-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, işçilerin vergi ve enflasyon nedeniyle yaşadığı birikimli toplam kayıp, 2025 yılının ilk sekiz ayına kıyasla yüzde 56,7 oranında arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>DİSK-AR’ın Eylül 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu, yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi sisteminin işçi ücretlerinde yarattığı ağır tabloyu ortaya koydu. Yılın ilk sekiz ayında 17 milyonu aşkın sigortalı işçinin enflasyon ve vergiler nedeniyle yaşadığı toplam ücret kaybı en az 1 trilyon 862 milyar 724 milyon TL’ye ulaştı. Ortalama işçi ücretinde vergi, kesinti ve enflasyon kaynaklı kayıp ise ağustos ayında 30 bin 501 TL olarak hesaplandı.</strong></p>
</blockquote>

<p>Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “Ücret Kayıpları İzleme Raporu”nun Eylül 2026 sayısını yayımladı. Raporda, yüksek enflasyonun yanı sıra gelir vergisi tarifesindeki adaletsizliğin de işçilerin harcanabilir gelirlerini hızla erittiğine dikkat çekildi.</p>

<p>Rapora göre, Ocak-Ağustos 2026 döneminde yalnızca enflasyonun sigortalı işçilerin ücretlerinde yarattığı birikimli kayıp 1 trilyon 6 milyar TL oldu. Gelir ve damga vergileri nedeniyle yaşanan birikimli kayıp ise 856,6 milyar TL’ye ulaştı.</p>

<p>Böylece 17 milyonu aşkın sigortalı işçinin sekiz aylık toplam ücret kaybı en az 1 trilyon 862 milyar 724 milyon TL olarak hesaplandı.</p>

<h2>Ücret kaybı bir yılda yüzde 56,7 arttı</h2>

<p>DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, işçilerin vergi ve enflasyon nedeniyle yaşadığı birikimli toplam kayıp, 2025 yılının ilk sekiz ayına kıyasla yüzde 56,7 oranında arttı.</p>

<p>Raporda, henüz yılın sekizinci ayında 2 trilyon TL’ye yaklaşan ücret kaybının, işçilerden yüksek gelirli ve varlıklı kesimlere doğru büyük bir gelir transferi anlamına geldiği belirtildi.</p>

<p>DİSK-AR, enflasyonu “işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumba” olarak nitelendirerek, adaletsiz vergi sisteminin gelir eşitsizliğini daha da derinleştirdiğini vurguladı.</p>

<h2>Ortalama işçinin ağustos kaybı 30 bin 501 TL</h2>

<p>Araştırmada Ocak-Ağustos 2026 dönemi için ortalama brüt giydirilmiş işçi ücreti 65 bin 929 TL olarak esas alındı.</p>

<p>Bu ücret düzeyindeki bir işçinin vergi ve kesinti yükü, daha yılın üçüncü ayında ikinci vergi dilimine girmesi nedeniyle ağustos ayında 19 bin 114 TL’ye yükseldi. Yılın ilk sekiz ayında gerçekleşen yüzde 22,07’lik enflasyonun yarattığı parasal kayıp ise 11 bin 387 TL olarak hesaplandı.</p>

<p>Böylece 65 bin 929 TL brüt ücret alan bir işçinin vergi, sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası kesintileri ile enflasyon nedeniyle yaşadığı toplam kayıp 30 bin 501 TL’ye ulaştı.</p>

<p>Kesintiler hesaba katılmadan yalnızca vergi ve enflasyonun ortalama işçi ücretinde yarattığı kayıp ise 20 bin 612 TL oldu.</p>

<h2>İşçiler ağustos ayının 14 gününü kayıplara çalıştı</h2>

<p>Rapora göre işçiler, Ağustos 2026’nın en az 14 gününü vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle oluşan kayıpları karşılamak için çalıştı.</p>

<p>Ücret seviyesi yükseldikçe vergi dilimlerinin etkisi de ağırlaştı. Ağustos ayında:</p>

<ul>
 <li>Asgari ücretin 1,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 38,4’ü,</li>
 <li>Asgari ücretin iki katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 44,7’si,</li>
 <li>Asgari ücretin 2,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 46,7’si,</li>
 <li>Asgari ücretin üç katı düzeyindeki ücretlerin ise yüzde 47,6’sı</li>
</ul>

<p>vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle eridi.</p>

<p>Bu veriler, asgari ücretin üç katı düzeyinde brüt ücret alan bir işçinin kazancının neredeyse yarısını kaybettiğini ortaya koydu.</p>

<h2>Asgari ücret sekiz ayda 6 bin 196 TL eridi</h2>

<p>DİSK-AR’ın hesaplamasına göre asgari ücret de yüksek enflasyon karşısında hızla değer kaybetti. Asgari ücretin yılın sekizinci ayındaki kaybı 6 bin 196 TL’ye ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, ücretlerin yıl başında belirlenmesine karşın yüksek enflasyon nedeniyle satın alma gücünün aylar içinde gerilediği, yıl içerisinde ücretlerin korunmasına yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamasının kaybı büyüttüğü ifade edildi.</p>

<h2>İşçiler kısa sürede üst vergi dilimine giriyor</h2>

<p>Ücretlerdeki erimenin temel nedenlerinden birinin gelir vergisi tarifesi olduğuna dikkat çekilen raporda, vergi dilimlerinin ücret artışlarının ve enflasyonun gerisinde bırakıldığı belirtildi.</p>

<p>DİSK-AR’ın verdiği örneğe göre, SGK verileri üzerinden belirlenen ortalama ücret düzeyindeki bir işçinin ödediği gelir ve damga vergisi Ocak 2025’te 3 bin TL iken eylül ayında 7 bin 557 TL’ye çıktı.</p>

<p>Aynı işçinin gelir ve damga vergisi ile sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primi toplamı Ocak 2025’te 10 bin 231 TL düzeyindeyken, yılın son dört ayında 14 bin 883 TL’ye yükseldi.</p>

<p>DİSK-AR, 2026 yılı gelir vergisi tarife dilimlerinin de ücretlerdeki artışın altında tutulması nedeniyle işçilerin yılın ilk aylarından itibaren daha yüksek vergi dilimlerine girdiğine dikkat çekti.</p>

<h2>Dolaylı vergiler hesaplamaya dahil değil</h2>

<p>Raporda ortaya konulan 1 trilyon 862 milyar 724 milyon TL’lik kaybın yalnızca enflasyon ile gelir ve damga vergilerinin ücretler üzerindeki etkisini kapsadığı belirtildi.</p>

<p>İşçilerin mal ve hizmet satın alırken ödediği KDV, ÖTV ve diğer tüketim vergileri hesaplamaya dahil edilmedi. DİSK-AR, dolaylı vergilerin de alım gücünü azaltan ve düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü ağırlaştıran önemli bir etken olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bu nedenle işçilerin gerçek gelir kaybının raporda hesaplanan tutarın da üzerinde olduğu değerlendirildi.</p>

<p>DİSK-AR’ın açıklamasına ve <a href="https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2026/09/1-Ucret-Kayiplari-Izleme-Raporu-10-Eylul-2026-1-1.pdf" rel="noopener" target="_blank">Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nun tamamına buradan ulaşılabilir</a>.</p>

<p><strong>Etiketler:</strong> #DİSK #DİSKAR #İşçi #Ücret #Enflasyon #Vergi #AsgariÜcret #GelirVergisi #Ekonomi #Emek</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iscinin-sekiz-aylik-kaybi-2-trilyon-tlye-dayandi-ucretin-yarisi-vergi-ve-enflasyona-gitti</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-10-125125.png" type="image/jpeg" length="84406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orman Yangınlarına Karşı Güvenli Yapılaşma Standartları Çanakkale’de Ele Alınıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/orman-yanginlarina-karsi-guvenli-yapilasma-standartlari-canakkalede-ele-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/orman-yanginlarina-karsi-guvenli-yapilasma-standartlari-canakkalede-ele-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği, Türkiye Ormancılar Derneği ve TMMOB Şehir Plancıları Odası iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında Çanakkale’de düzenlenen çalıştayda, ormanlarla iç içe veya bitişik yerleşimlerde yangın güvenliği ve yapılaşma standartları değerlendiriliyor. Çalıştaydan elde edilecek...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Belediyeler Birliği, Türkiye Ormancılar Derneği ve TMMOB Şehir Plancıları Odası iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında Çanakkale’de düzenlenen çalıştayda, ormanlarla iç içe veya bitişik yerleşimlerde yangın güvenliği ve yapılaşma standartları değerlendiriliyor. Çalıştaydan elde edilecek veriler, yerel yönetimlere yol göstermesi hedeflenen rehbere kaynak oluşturacak.</strong></p>

<p>Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası (ŞPO) iş birliğiyle “Orman Yerleşim Arayüzü Alanlarında Yangın Güvenliği ve Yapılaşma Standartları Çalıştayı” düzenleniyor.</p>

<p>Çalıştay, ormanlarla bitişik veya orman içinde yerleşim alanlarına sahip belediyelerin karşılaştığı sorunların belirlenmesi ve yangın riskine karşı ortak bir yaklaşım geliştirilmesi amacıyla başlatılan “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışmasının ikinci aşamasını oluşturuyor.</p>

<p>Çanakkale’de gerçekleştirilen çalıştayda, sahadaki deneyimler ve mevcut sorunlar üzerinden rehbere kaynak oluşturacak çözüm önerileri değerlendiriliyor.</p>

<h2>Çalıştayın açılışında dört isim konuştu</h2>

<p>Çalıştayın açılış konuşmalarını Çanakkale Belediye Başkanı <strong>Muharrem Erkek</strong>, TBB Genel Sekreteri <strong>Suat Yıldız</strong>, TOD Genel Başkanı <strong>Ahmet Hüsrev Özkara</strong> ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Afet Çalışmaları Merkezi Koordinatörü <strong>Dr. Gencay Serter</strong> yaptı.</p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-6.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Erkek: “Ormanlarımızı ve tarım arazilerimizi korumak zorundayız”</h2>

<p>Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, çalıştayın son yıllarda büyük orman yangınları yaşayan Çanakkale’de gerçekleştirilmesini anlamlı bulduğunu söyledi.</p>

<p>Çanakkale’nin olağanüstü bir ekosisteme sahip olduğunu vurgulayan Erkek, “Ekosistemi korumak ve gelecek nesillere aktarmak çok önemli” dedi.</p>

<p>İklim krizinin olumsuz sonuçlarına karşı merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları ve ilgili bütün paydaşların uyum ve dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Erkek; deprem, yangın, heyelan, sel ve taşkınlara karşı dirençli kentler oluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentte iklim değişikliği, sıfır atık, çevre yatırımları ve su yönetimi alanlarında çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Erkek, şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün maalesef Türkiye’nin birçok yerinde ormanların içerisinde yerleşimler görüyoruz. Ormanlarımızı ve tarım arazilerimizi mutlaka korumak zorundayız.”</p>

<p>Yangınların ardından zarar gören alanların, ekosistemin kendini yenileyebilmesi için korunması gerektiğini vurgulayan Erkek, çalıştay sonucunda hazırlanacak çıktı, bildiri ve rehberlerin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Yıldız: “Rehber, yerel yönetimler için yol gösterici olacak”</h2>

<p>TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, iklim krizinin etkisiyle artan sıcaklıkların orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırdığını belirtti.</p>

<p>Orman yangınlarının yalnızca ekolojik bir sorun olmaktan çıktığını kaydeden Yıldız; yangınların yerleşim yerlerini, can ve mal güvenliğini, tarım alanlarını ve altyapıyı tehdit eden çok boyutlu bir afete dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Bütüncül planlamadan uzak kentleşme kararlarının orman alanları üzerindeki insan baskısını ve yangın riskini artırdığını ifade eden Yıldız, TBB’nin belediyelerin kurumsal kapasitesini güçlendirme ve kentleri afetlere karşı dirençli hale getirme sorumluluğuna dikkat çekti.</p>

<p>Çalışmanın ilk aşamasında İzmir’in Seferihisar ve Menderes ilçelerine saha ziyaretleri düzenlendiğini aktaran Yıldız, yangınlardan etkilenen yerleşimlerin ve riskli orman-yerleşim arayüzlerinin yerinde incelendiğini söyledi.</p>

<p>Yıldız, hazırlanacak rehberin sahadaki sorunlardan, yurttaşların deneyimlerinden ve uzmanların çözüm önerilerinden besleneceğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Yapılaşma Standartları Rehberi, katılımcıların sahada karşılaştıkları sorunlardan ve paylaşacakları bilgi ve deneyimlerden hareketle ortaya konulacak çözüm önerileriyle yerel yönetimlerimiz için güçlü ve yol gösterici bir kaynak olacaktır.”</p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Özkara: “Tek bir kurumun başarabileceği bir iş değil”</h2>

<p>Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, giderek büyüyen orman yangını tehdidinin, özellikle yerleşim alanları üzerindeki etkisinin azaltılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğinin yangınlar ve diğer afetler açısından belirleyici bir faktör olduğunu ifade eden Özkara, son yıllarda hem yangın sayısında hem de yanan alan miktarında artış yaşandığına dikkat çekti.</p>

<p>Orman yangınlarıyla mücadelenin kurumlar arası iş birliğiyle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Özkara, bu yaklaşımı “bütünleşik orman yangınlarıyla mücadele yönetimi” olarak tanımladı.</p>

<p>Özkara, “Bu durum artık tek bir kurumun altından kalkabileceği bir noktada değildir. Bu, yalnızca Orman Genel Müdürlüğünün başarabileceği bir iş değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Serter: “Orman yangınları yükselen yeni bir kentsel risk”</h2>

<p>ŞPO Afet Çalışmaları Merkezi Koordinatörü Dr. Gencay Serter, şehir planlamasının temel görevlerinden birinin riskleri tespit etmek, mümkünse ortadan kaldırmak ve afet gerçekleştiğinde etkilerini en aza indirecek arazi kullanım kararlarını oluşturmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Afet risklerine karşı önlem alma yaklaşımının Türkiye’de uzun yıllar ikinci plana atıldığını ifade eden Serter, bu tutumun yaşanan her afette yıkıcı sonuçlarla kendisini yeniden gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Ekonomik getiri odaklı yaklaşımların afetler karşısında ağır sonuçlara yol açabileceğine işaret eden Serter, orman yangınlarına ilişkin mevzuatın yeterli olmadığını ve bu riskin kentleşme süreçlerinde büyük ölçüde göz ardı edildiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (9)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-9.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Uzmanlar yapılaşma standartlarını değerlendirdi</h2>

<p>Açılış konuşmalarının ardından “Orman Yerleşim Arayüzü Alanlarında Yapılaşma Standartları” başlıklı panel gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>Doç. Dr. Cihan Erdönmez</strong>’in moderatörlüğündeki panelde <strong>Prof. Dr. Doğan Dursun</strong>, <strong>Prof. Dr. Arzu Başaran Uysal</strong>, <strong>Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu</strong> ve Orman Mühendisi <strong>Vehbi Tutmaz</strong> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde gerçekleştirilecek üç ayrı atölyede, yerleşimler ile bitişiğindeki orman alanlarında yaşanan sorunlar, eksiklikler ve alınabilecek önlemler ele alınacak. Atölyelerden elde edilen çıktıların çalıştayın sonunda katılımcılarla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (16)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-16.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-15.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (14)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-14.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (13)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-13.jpeg" width="2560" /></p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (12)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-12.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (11)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-11.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Çanakkale Tbb (10)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-10.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/orman-yanginlarina-karsi-guvenli-yapilasma-standartlari-canakkalede-ele-aliniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/canakkale-tbb-12.jpeg" type="image/jpeg" length="64127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın Koza’da Belgesel Yarışının 8 Finalisti Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/altin-kozada-belgesel-yarisinin-8-finalisti-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/altin-kozada-belgesel-yarisinin-8-finalisti-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Belgesel Film Yarışması finalistleri açıklandı. 66 başvurunun yapıldığı yarışmada, 6’sı dünya prömiyerini Adana’da gerçekleştirecek 8 belgesel jüri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Belgesel Film Yarışması finalistleri açıklandı. 66 başvurunun yapıldığı yarışmada, 6’sı dünya prömiyerini Adana’da gerçekleştirecek 8 belgesel jüri karşısına çıkacak.</strong></p>

<p>Türkiye sinemasının önemli buluşmalarından Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, bu yıl da belgesel sinemanın dikkat çeken yapımlarını izleyiciyle buluşturacak.</p>

<p>Festival kapsamında düzenlenen Ulusal Belgesel Film Yarışması’na başvuran 66 yapım arasından seçilen 8 belgesel, Altın Koza ödülleri için yarışmaya hak kazandı.</p>

<h2>Altın Koza için yarışacak 8 belgesel</h2>

<p>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın finalistleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Mümin Barış – <strong>“Bay Okan”</strong></li>
 <li>Güneş Terkol – <strong>“Epipe”</strong></li>
 <li>Salih Tuncer Singin – <strong>“Hızır7Gün”</strong></li>
 <li>Hüseyin Kete – <strong>“Kağıdın Sesi”</strong></li>
 <li>Sezen Kayhan – <strong>“Mor Menekşeli Kadınlar”</strong></li>
 <li>Fuzule Tezcan – <strong>“Sende Bana Rastladım”</strong></li>
 <li>Gamze Terra – <strong>“Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli”</strong></li>
 <li>Aylin Kuryel – <strong>“Stella ile 8 Mart”</strong></li>
</ul>

<h2>Altı belgeselin dünya prömiyeri Adana’da</h2>

<p>Finale kalan yapımlardan <strong>“Bay Okan”</strong>, <strong>“Epipe”</strong>, <strong>“Kağıdın Sesi”</strong>, <strong>“Mor Menekşeli Kadınlar”</strong>, <strong>“Sende Bana Rastladım”</strong> ve <strong>“Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli”</strong>, dünya prömiyerlerini 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapacak.</p>

<p>Böylece festival, Türkiye’den yılın öne çıkan belgesellerini bir araya getirmenin yanı sıra altı yeni yapımın ilk kez izleyici karşısına çıkmasına da ev sahipliği yapacak.</p>

<h2>Belgeseller usta jüri karşısına çıkacak</h2>

<p>Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın jüri üyeleri bu yıl gazeteci ve yazar <strong>Ecevit Kılıç</strong>, sinema yazarı <strong>Evrim Kaya</strong>, yönetmen <strong>Rezan Yeşilbaş</strong>, yönetmen <strong>Sibel Karakurt</strong> ile yönetmen ve belgeselci <strong>Talha Eyüboğlu</strong>’ndan oluşuyor.</p>

<p>Yarışacak sekiz belgesel ise sinema yazarı <strong>Burçin Yalçın</strong>, yönetmen <strong>Gülten Taranç</strong> ve sinema yazarı <strong>Necla Algan</strong>’dan oluşan Seçici Kurulun değerlendirmesi sonucunda belirlendi.</p>

<h2>Festival filmleri 01 Burda AVM’de gösterilecek</h2>

<ol start="33">
 <li>Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin film gösterimleri, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da <strong>01 Burda AVM</strong>’de gerçekleştirilecek.</li>
</ol>

<p>Festival filmleri, <strong>CinemaPink by Maximum</strong> salonlarında sinemaseverlerle buluşacak. Festival programı 26 Eylül’de başlayacak ve 4 Ekim 2026’ya kadar devam edecek.</p>

<p><img alt="Stella Poster" class="detail-photo img-fluid" height="2641" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/stella-poster.jpg" width="2000" /></p>

<p><img alt="Sicak Bi̇r Göz Mehmet Güreli̇ Film Foto" class="detail-photo img-fluid" height="1237" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/sicak-bir-goz-mehmet-gureli-film-foto.jpg" width="2479" /></p>

<p><img alt="Sende Bana Rastladim Fuzule Tezcan 2" class="detail-photo img-fluid" height="1672" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/sende-bana-rastladim-fuzule-tezcan-2.jpg" width="941" /></p>

<p><img alt="Sende Bana Rastladim (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1086" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/sende-bana-rastladim-1.png" width="724" /></p>

<p><img alt="Mor Menekşeli̇ Kadinlar (5)" class="detail-photo img-fluid" height="2160" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/mor-menekseli-kadinlar-5.jpg" width="3840" /></p>

<p><img alt="Mor Menekşeli̇ Kadinlar (3)" class="detail-photo img-fluid" height="403" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/mor-menekseli-kadinlar-3.jpg" width="583" /></p>

<p><img alt="Hizir7 Days1 P O S T E R" class="detail-photo img-fluid" height="975" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/hizir7-days1-p-o-s-t-e-r.png" width="780" /></p>

<p><img alt="Epipafis2" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/epipafis2.jpg" width="754" /></p>

<p><img alt="Bay Okan A F İ Ş" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/bay-okan-a-f-i-s.jpg" width="1131" /></p>

<p><img alt="Aylin Kuryel" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/aylin-kuryel.jpg" width="1536" /></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/altin-kozada-belgesel-yarisinin-8-finalisti-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/adana-altin-koza-ff-2026-ulusal-belgesel-metraj-yarismasi-filmler.PNG" type="image/jpeg" length="17164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evden Eve Nakliyat’ın Kurumsal Firması – Çetinkaya Nakliyat]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/evden-eve-nakliyatin-kurumsal-firmasi-cetinkaya-nakliyat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/evden-eve-nakliyatin-kurumsal-firmasi-cetinkaya-nakliyat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehir hayatının temposu arttıkça insanların adres değiştirme ihtiyacı da her geçen gün daha sık gündeme geliyor. Yeni bir iş, daha sakin bir mahalle, büyüyen bir aile ya da farklı bir şehirdeki fırsat… Gerekçeler değişse de taşınma anı çoğu kişi için aynı kaygıyı doğuruyor: Eşyalar zarar görmeden, z...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şehir hayatının temposu arttıkça insanların adres değiştirme ihtiyacı da her geçen gün daha sık gündeme geliyor. Yeni bir iş, daha sakin bir mahalle, büyüyen bir aile ya da farklı bir şehirdeki fırsat… Gerekçeler değişse de taşınma anı çoğu kişi için aynı kaygıyı doğuruyor: Eşyalar zarar görmeden, zamanında ve düzenli biçimde yeni adrese ulaştırılabilecek mi? Bu noktada <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/"rel="dofollow">Evden Eve Nakliyat</a> hizmetinin yalnızca bir kamyon kiralamaktan ibaret olmadığı, aslında baştan sona planlanması gereken bir süreç olduğu daha net anlaşılıyor.</p>

<p></p>

<p>İstanbul gibi büyük bir metropolde taşınma, özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ekstra dikkat gerektiriyor. Aynı şehir içinde kısa mesafeli bir taşıma bile yanlış planlandığında yorucu hale gelebiliyor. <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/silivri-evden-eve-nakliyat/"rel="dofollow">Silivri evden eve nakliyat</a> taleplerinde de benzer bir tablo görülüyor. Silivri’nin hem İstanbul’un uzantısı gibi konumlanması hem de kendi içinde geniş bir yerleşim dokusuna sahip olması, taşıma gününün saat seçimini ve rota planını kritik hale getiriyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan bir operasyon, öğleden sonra yaşanabilecek yoğunluğu büyük ölçüde azaltabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Uzmanlara göre başarılı bir taşınmanın ilk adımı envanter çıkarmak. Hangi eşyanın götürüleceği, hangisinin bağışlanacağı ya da depolanacağı önceden netleşirse hem maliyet hem de süre daha öngörülebilir oluyor. Özellikle cam, elektronik, antika ve hassas parçalar için ayrı paketleme standartları uygulanması gerekiyor. Evden eve nakliyat firmalarının deneyimli ekipleri, bu aşamada balonlu naylon, köşe koruyucuları, sağlam kartonlar ve özel dolgu malzemeleriyle riski en aza indirmeyi hedefliyor. Kullanıcıların sık yaptığı hatalardan biri ise “hepsini bir arada sıkıştırıp götürmek” düşüncesi. Bu yaklaşım hem kırılmalara hem de yeni evde saatler süren düzensizliğe yol açabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Taşınma öncesi adres keşfi de süreci kolaylaştıran unsurlardan. Asansörün ölçüleri, merdiven genişliği, apartman girişindeki dar alanlar, sokak park yasağı ve yükleme için uygun durak noktası gibi detaylar, taşıma gününde sürpriz yaşanmasını engelliyor. Silivri evden eve nakliyat işlemlerinde sahil bandı, yeni yerleşim alanları ve site tipi konutlar farklı lojistik ihtiyaçlar doğurabiliyor. Site yönetiminin izinleri, belirli saatlerde yükleme kısıtı ve güvenlik prosedürleri önceden öğrenildiğinde ekip daha hızlı hareket edebiliyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/istanbul-antalya-evden-eve-nakliyat/"rel="dofollow">İstanbul Antalya Evden Eve Nakliyat</a> gibi şehirler arası taşımalar ise ayrı bir disiplin gerektiriyor. Mesafe uzadıkça yalnızca paketleme değil, araç tipi, sigorta kapsamı, yük dengeleme ve teslimat planı da önem kazanıyor. İki şehir arasında yapılan taşımalarda eşyaların gün boyu yolda kalacağı düşünülerek sabitleme işlemleri daha titizlikle yapılıyor. Özellikle yaz aylarında Antalya yönündeki talep artışı, rezervasyonun erken yapılmasını avantajlı hale getiriyor. Yoğun sezonlarda araç ve ekip kapasitesi sınırlı olabildiği için son güne bırakılan planlar hem fiyatı hem de uygun tarih seçeneklerini olumsuz etkileyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Şehirler arası taşımalarda bir diğer kritik konu iletişim. Yükleme saati, tahmini varış, olası trafik gecikmeleri ve teslimat sırası gibi bilgilerin düzenli aktarılması, müşterinin süreci takip etmesini kolaylaştırıyor. İstanbul Antalya Evden Eve Nakliyat taleplerinde çoğu kişi yeni eve aynı gün yerleşmek istediği için zamanlama hassasiyeti artıyor. Bu nedenle profesyonel ekipler, yükleme ve boşaltmayı ayrı ekiplerle ya da tek ekiple ama net bir akışla yöneterek kayıp zamanı azaltmaya çalışıyor.</p>

<p></p>

<p>Ev taşımanın yanı sıra iş dünyasında ofis taşıma da sık karşılaşılan bir ihtiyaç. <a href="https://www.cetinkayanakliyat.com.tr/ofis-ve-isyeri-tasimaciligi/"rel="dofollow">Ofis taşıma</a>, bireysel bir taşınmadan farklı dinamiklere sahip. Çünkü burada yalnızca masa ve sandalye değil; bilgisayarlar, sunucu ekipmanları, arşiv dolapları, özel dosyalar ve iş sürekliliğini etkileyen kritik malzemeler söz konusu. Bir günlük kesinti bile bazı işletmeler için ciddi verim kaybı anlamına gelebiliyor. Bu yüzden ofis taşıma projelerinde genellikle hafta sonu veya mesai dışı saatler tercih ediliyor. Önceden numaralandırılmış kutular, birim bazlı etiketleme ve yeni ofiste yerleşim planı, çalışmaya hızlı dönüşü sağlıyor.</p>

<p></p>

<p>Ofis taşıma sürecinde veri güvenliği de göz ardı edilmemeli. Hassas belgelerin ayrı taşınması, kilitli dolapların kontrollü açılması ve elektronik cihazların antistatik koruma ile paketlenmesi öneriliyor. Ayrıca yeni ofiste kablo düzeni, priz yerleşimi ve ortak alanların kurulumu için taşınma gününden önce bir yerleşim şeması çıkarılması, kaosun önüne geçiyor. Özellikle birden fazla katlı ofislerde asansör kullanımı ve kat bazlı dağıtım planı, süreyi belirgin biçimde kısaltabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Sektör temsilcileri, doğru firmanın seçiminde birkaç temel ölçüte bakılmasını öneriyor. Araç parkının yeterliliği, ekibin tecrübesi, paketleme malzemelerinin kalitesi, şeffaf fiyatlandırma ve müşteri iletişiminin sürekliliği bu ölçütlerin başında geliyor. Fiyatı çok düşük görünen tekliflerde gizli kalemlerin sonradan eklenmesi riski bulunabiliyor. Bu nedenle keşif sonrası yazılı teklif alınması, kapsamın netleştirilmesi ve isteğe bağlı sigorta seçeneklerinin konuşulması daha sağlıklı bir yol olarak öne çıkıyor. cetinkayanakliyat.com.tr üzerinden yapılan bilgilendirmelerde de benzer şekilde sürecin adım adım aktarıldığı, kullanıcıların taşıma türüne göre yönlendirildiği görülüyor.</p>

<p></p>

<p>Pratikte evden eve nakliyat deneyimini iyileştiren küçük ama etkili adımlar da var. Örneğin mutfak eşyalarının ağırlık dengesi korunarak paketlenmesi, dolap içlerinin boşaltılması, giysilerin askılı taşıma ünitelerinde götürülmesi ve bitkilerin ayrı araç bölümünde tutulması hem güvenliği hem de hızı artırıyor. Çocuklu ailelerde oyuncak ve sık kullanılan eşyaların “ilk açılacak kutu” olarak işaretlenmesi, yeni evde ilk gecenin daha rahat geçmesine yardımcı oluyor. Aynı mantık ofis taşıma tarafında “ilk gün ihtiyaç listesi” ile uygulanabiliyor; bilgisayar, şarj aletleri, temel evrak ve çay kahve seti gibi malzemeler önceliklendiriliyor.</p>

<p></p>

<p>Silivri evden eve nakliyat planlayanlar için yerel trafik akışı ve hava koşulları da dikkate alınmalı. Özellikle yağışlı günlerde zemin kayganlığı, merdiven kullanımı ve açık alanda bekleyen eşyaların korunması ekstra önlem istiyor. Profesyonel ekipler bu gibi durumlarda branda, kaydırmaz zemin örtüsü ve ek personel desteğiyle süreci yönetiyor. İstanbul içi taşımalarda da benzer şekilde köprü, tünel ve ana arter yoğunlukları rota seçimini etkiliyor. Bu nedenle esnek saat aralığı bırakmak, taşınma gününü daha az stresli hale getirebiliyor.</p>

<p></p>

<p>İstanbul Antalya Evden Eve Nakliyat gibi uzun mesafeli işlerde depolama ihtiyacı da zaman zaman gündeme geliyor. Yeni ev henüz teslime hazır değilse ya da tadilat sürüyorsa eşyaların güvenli bir alanda bekletilmesi gerekebiliyor. Bu durumda depolama koşullarının nem, güvenlik ve erişim açısından uygunluğu sorulmalı. Kısa süreli bekletmelerde bile düzgün istifleme, etiketleme ve envanter listesi kayıp riskini azaltıyor.</p>

<p></p>

<p>Taşınma sonrası süreç ise çoğu kişinin ihmal ettiği bir aşama. Yeni adreste eşyaların odalara dağıtılması, hasar kontrolünün birlikte yapılması ve eksik ya da zarar gören ürün varsa tutanak tutulması, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları önlüyor. Evden eve nakliyat hizmetinde kalite yalnızca yükleme hızıyla değil, teslimattaki özenle de ölçülüyor. Aynı şekilde ofis taşıma sonrasında birimlerin çalışır hale gelmesi, IT ekipmanlarının doğru yerleştirilmesi ve ortak alanların hızlı kurulması müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor.</p>

<p></p>

<p>Günümüzde insanlar taşınmayı yalnızca fiziksel bir iş olarak değil, yaşam düzeninin yeniden kurulması olarak görüyor. Bu yüzden iletişim dili açık, planı şeffaf ve uygulama disiplinli firmalar tercih ediliyor. İster aynı semt içinde kısa bir taşıma, ister Silivri evden eve nakliyat, ister İstanbul Antalya Evden Eve Nakliyat gibi şehirler arası bir operasyon, ister kurumsal bir ofis taşıma olsun; başarıyı belirleyen unsurlar benzer: doğru keşif, doğru paketleme, doğru ekip ve doğru zamanlama.</p>

<p></p>

<p>Sonuç olarak taşınma stresi büyük ölçüde belirsizlikten kaynaklanıyor. Belirsizlik azaldıkça süreç yönetilebilir hale geliyor. Evden eve nakliyat alanında bilgi almak, teklif karşılaştırmak ve taşıma türüne uygun planı netleştirmek isteyenler için cetinkayanakliyat.com.tr güncel bir başvuru noktası olarak öne çıkıyor. Erken planlama yapan, ihtiyaçlarını açıkça ifade eden ve profesyonel destek alan kullanıcılar, yeni adreslerine daha düzenli ve daha huzurlu bir başlangıç yapabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/evden-eve-nakliyatin-kurumsal-firmasi-cetinkaya-nakliyat</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-10-121631.png" type="image/jpeg" length="53462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hediye Seçerken Alıcıya Göre Düşünmek | Nostaljik Hediyenin Gücü]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hediye-secerken-aliciya-gore-dusunmek-nostaljik-hediyenin-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hediye-secerken-aliciya-gore-dusunmek-nostaljik-hediyenin-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir hediyenin beğenilip beğenilmeyeceğini belirleyen şey çoğu zaman ürünün kendisi değil, alıcının gündelik hayatına temas edip etmediğidir. Aynı eşya bir kişinin çalışma masasında yıllarca durur, bir başkasının evinde birkaç gün sonra kutusuna geri döner. Aradaki fark satın alma anında sorulan soru...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir hediyenin beğenilip beğenilmeyeceğini belirleyen şey çoğu zaman ürünün kendisi değil, alıcının gündelik hayatına temas edip etmediğidir. Aynı eşya bir kişinin çalışma masasında yıllarca durur, bir başkasının evinde birkaç gün sonra kutusuna geri döner. Aradaki fark satın alma anında sorulan soruda gizlidir: bu eşya karşımdaki kişinin evinde tam olarak nereye konacak ve ona neyi hatırlatacak? Bu soruyu doğru cevaplamak, kalıp hediyeler yerine <a href="https://sudoragift.com/"rel="dofollow">anlamlı hediyeler</a> seçmenin de ilk adımıdır.</p>

<h2>Kategoriden Değil Kişiden Başlamak</h2>

<p>Hediye ararken çoğu kişi önce kategori seçer, sonra o kategoriden bir ürün bulmaya çalışır. Bu sıralama ters çalıştığında sonuç genellikle vasat olur. Daha isabetli yol, alıcının gün içinde en çok vakit geçirdiği yüzeyden başlamaktır. Kimi insan için bu yüzey çalışma masasıdır, kimi için salondaki konsol, kimi için komodin, kimi için de aracının torpido üstüdür. Hediyenin o yüzeye fiziksel olarak sığması ve oradaki düzeni bozmaması, beğenilmenin yarısını baştan garantiler.</p>

<p>İkinci adım ilgi alanını daraltmaktır. Otomobil meraklısı biri için bir model araba sıradan bir süs değil, tanıdığı bir tasarımın küçültülmüş hali olur. Müzikle ilgilenen biri için retro görünümlü bir radyo dekor objesinin ötesine geçip günlük kullanıma girer. İlgi alanı bilinmiyorsa kişinin evinde zaten kullandığı eşyalara bakmak yeterli ipucunu verir.</p>

<h2>Nostaljik Objeler Neden Daha Uzun Kalır</h2>

<p>Nostaljik tasarımların gücü, bir dönemi doğrudan işaret etmelerinden gelir. 1957 Chevy Bel Air ya da 1960 Impala cabrio gibi klasik Amerikan modellerinin çizgileri, o arabaları hiç görmemiş biri için bile tanıdık bir estetik taşır. Aynı şey şömine görünümlü FM radyolar veya ahşap dokulu bluetooth hoparlörler için de geçerlidir: dışarıdan bakınca eski, içeride ise bugünün teknolojisini barındıran cihazlardır. Bu ikilik, objeyi hem vitrinlik hem kullanışlı hale getirir ve raf ömrünü uzatır.</p>

<p>Anlamlı hediye arayışında nostaljinin bir avantajı daha vardır. Kişiselleştirilmiş baskı ya da isim yazdırmak gerekmeden, ürünün kendisi bir hatıraya bağlanır. Dedesinin radyosunu hatırlayan biri için retro bir radyo, üzerine isim yazılmış herhangi bir aksesuardan daha kişisel durur.</p>

<h2>Ölçü Bilgisi Hediyenin Yarısıdır</h2>

<p>Model arabalarda en sık yaşanan hayal kırıklığı ölçüden kaynaklanır. Ölçek gösterimi basit bir orandır: 1:18, aracın gerçek boyutunun on sekizde biri demektir. Yaklaşık 5 metrelik klasik bir sedan bu oranda 28 ila 30 santimetreye iner ve konsol, şömine üstü ya da geniş bir rafta durabilecek belirgin bir parça olur. 1:24 ölçekteki modeller 20 santimetre civarında kalır, çalışma masasına ve kitaplık rafına daha rahat yerleşir. Çek bırak mekanizmalı 12 santimetrelik metal arabalar ise avuç içi boyutundadır ve hem çocuklar hem de masasında küçük bir detay isteyenler için uygundur.</p>

<p>Hediye almadan önce rafın derinliğini ölçmek gereksiz bir titizlik gibi görünse de, 30 santimetrelik bir modelin 20 santimetrelik bir rafa sığmadığını sonradan fark etmek çok daha can sıkıcıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Alıcıya Göre Kısa Bir Yön Haritası</h2>

<p>● Masa başında uzun saatler geçiren biri: küçük ölçekli model araba, figürlü anahtarlık ya da masaüstünde yer kaplamayan mini nemlendirici.</p>

<p>● Detaya takılan ve biriktirmeyi seven biri: kapıları ve kaputu açılan 1:18 ölçek metal modeller.</p>

<p>● Ev dekoruyla ilgilenen biri: alev efektli dekoratif nemlendirici, tuz taşlı aroma difüzörü veya retro görünümlü radyo.</p>

<p>● Çocuk ya da genç: çek bırak metal araba, piksel tasarımlı küp gece lambası, sevimli figürlü gece lambaları.</p>

<p>● Sürekli hareket halinde olan biri: şarjlı mini el vantilatörü, araç içi süs, dönen tekerlekli mini bisiklet anahtarlık.</p>

<h2>Hediye Seçiminde Tekrarlanan Üç Hata</h2>

<p>Birincisi, kendi zevkini hediye etmektir. Beğendiğimiz bir objeyi karşımızdakinin de beğeneceğini varsaymak, hediyenin kişiye değil verene ait olmasına yol açar. İkincisi, bakım gerektiren bir cihazı bunu sürdürmeyecek birine vermektir. Nemlendiriciler ve difüzörler suyunun düzenli değiştirilmesini ve haznesinin temizlenmesini ister; bu rutini benimsemeyecek biri için daha az bakım isteyen bir dekoratif obje daha isabetli olur. Üçüncüsü, büyük olanın daha değerli görüneceğini sanmaktır. Küçük ama yerinde seçilmiş bir parça, yer bulunamayan büyük bir objeden çok daha uzun süre görünür kalır.</p>

<h2>Seçimi Kolaylaştıran Son Adım</h2>

<p>Alıcı, alan ve kullanım sıklığı netleştikten sonra iş ürün bulmaya kalır. Nostaljik metal arabalardan retro radyolara, dekoratif nemlendiricilerden gece lambalarına kadar farklı kategorileri bir arada sunan SudoraGift gibi mağazalarda ilerlerken ölçü bilgisi, malzeme ve ürünün hangi yüzeyde duracağı birlikte değerlendirilir. Türkiye genelinde kargo yapan bu tür mağazalarda kategori çeşitliliği, aynı kişi için birden fazla seçeneği yan yana koyup karşılaştırmayı kolaylaştırır.</p>

<p>Hediye kararı zorlaştığında geriye tek bir soru kalır: bu eşya, verildikten bir yıl sonra hâlâ görünür bir yerde duruyor olacak mı? Cevabı evet olan seçenek, listedeki diğer her şeyden daha iyi bir hediyedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hediye-secerken-aliciya-gore-dusunmek-nostaljik-hediyenin-gucu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-10-at-115946.jpeg" type="image/jpeg" length="84224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haksız rekabet davası ile marka tecavüz davası arasındaki seçimi ne belirler]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/haksiz-rekabet-davasi-ile-marka-tecavuz-davasi-arasindaki-secimi-ne-belirler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/haksiz-rekabet-davasi-ile-marka-tecavuz-davasi-arasindaki-secimi-ne-belirler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cevap iki soruya bakılarak verilir. Elinizde tescilli bir marka var mı, ve karşı tarafın kopyaladığı unsur o tescilin kapsamına giriyor mu. Tescil varsa ve taklit edilen şey tescilli işaretin kendisiyse dosyanın omurgası marka hakkına tecavüzdür. Tescil yoksa ya da kopyalanan şey işaretin dışında ka...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cevap iki soruya bakılarak verilir. Elinizde tescilli bir marka var mı, ve karşı tarafın kopyaladığı unsur o tescilin kapsamına giriyor mu. Tescil varsa ve taklit edilen şey tescilli işaretin kendisiyse dosyanın omurgası marka hakkına tecavüzdür. Tescil yoksa ya da kopyalanan şey işaretin dışında kalan bir unsursa dayanak haksız rekabete kayar. Uygulamada iki temel çoğu kez aynı dilekçede birlikte ileri sürülür; asıl mesele birini seçmek değil, hangisinin dosyayı taşıyacağını bilerek delil toplamaktır.</p>

<h2>Tescil, iki yolu ayıran ilk eşiktir</h2>

<p>Marka hakkına tecavüz iddiası 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayanır ve tescille doğmuş bir hakkın ihlal edilmesini gerektirir. Tescil yoksa bu Kanuna dayalı tecavüz davası açılamaz. Haksız rekabet ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiştir ve herhangi bir tescile bağlı değildir. Burada korunan şey belirli bir işaret üzerindeki münhasır hak değil, ticari faaliyette dürüstlük kuralına uygun davranma yükümlülüğüdür. Bu nedenle tescilsiz bir işaretle piyasada tanınan işletmenin elinde çoğu zaman yalnızca haksız rekabet yolu kalır.</p>

<p>Farkın pratik karşılığı ispat yükünde görünür. Tescile dayanan tarafta hakkın varlığı sicil kaydıyla ortaya konur ve tartışma benzerlik ile kapsam üzerinde yoğunlaşır. Haksız rekabete dayanan tarafta ise önce işaretin veya ürün sunumunun piyasada işletmeyle özdeşleşecek ölçüde tanınır hale geldiğini, sonra karşı tarafın davranışının dürüstlük kuralına aykırılığını göstermek gerekir. İkinci yol, birincisine göre belirgin biçimde daha fazla piyasa delili ister.</p>

<h2>İki iddianın çakıştığı yer: karıştırılma ihtimali</h2>

<p>Aynı fiil çoğu zaman her iki tanıma birden girer. Bir işletmenin markasına benzer bir işaretle aynı ürünleri satmak, marka hukuku bakımından karıştırılma ihtimali doğuran bir kullanımdır; ticari hayat bakımından ise alıcıyı yanıltarak başkasının emeğinden yararlanan bir davranıştır. Kanunlar ayrı olsa da her iki değerlendirmenin ortak sorusu aynıdır: ortalama bir alıcı iki işletmeyi veya iki ürünü birbiriyle ilişkilendirir mi.</p>

<p>Ölçüm ise aynı verilerle yapılmaz. Marka tarafında karşılaştırma, tescil belgesindeki işaret ile tescil kapsamındaki mal ve hizmetler üzerinden yürür. Haksız rekabet tarafında bakılan şey sicil kaydı değil fiili piyasa görünümüdür; ambalajın bütünü, renk düzeni, yazı karakteri, tanıtım dili, satış kanalı ve hedef müşteri kitlesi birlikte değerlendirilir. Aynı olayda ilk inceleme tecavüz bulunmadığı sonucuna varsa bile ikinci inceleme farklı bir sonuca ulaşabilir.</p>

<p>Bu nedenle dosyanın hangi temel üzerine kurulacağı delil toplamaya başlamadan önce belirlenir; iki iddiayı birlikte değerlendiren bir <a href="https://www.miahukukdanismanlik.com.tr/marka-hukuku/marka-tecavuz-davasi/" rel="nofollow">Haksız rekabet davası avukatı</a> her temel için ayrı ayrı hangi belgenin gerektiğini baştan ayırır.</p>

<h2>Marka tescilinin kapsamadığı taklit biçimleri</h2>

<p>Tescil, yalnızca tescil edilen işareti ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetleri korur. Rahatsızlık bu çerçevenin dışından geliyorsa tecavüz iddiası tek başına yetmez. Sık karşılaşılan durumlar şunlardır:</p>

<p>• Markanın kendisi değil, ürünün ambalaj düzeni, renk kombinasyonu ve raftaki genel görünümü taklit edilmiştir</p>

<p>• Benzer işaret ticaret unvanında, alan adında veya sosyal medya hesap adında kullanılmaktadır</p>

<p>• Reklamda yanıltıcı karşılaştırma yapılmakta veya rakip hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulmaktadır</p>

<p>• Kullanım, markanın tescilli olmadığı bir mal veya hizmet grubunda gerçekleşmektedir</p>

<p>Bu hallerde haksız rekabet, marka hukukunun kapsamadığı alanı doldurur. Tersi de mümkündür. Tescilli marka sahibinin elindeki tecavüz iddiası güçlü olsa bile, karşı tarafın davranış bütünü yalnızca işaret karşılaştırmasıyla anlatılamıyorsa haksız rekabet iddiası tabloyu tamamlar.</p>

<h2>Mahkeme, davacı sıfatı ve süre bakımından fark</h2>

<p>Görevli mahkeme dosyanın dayanağına göre değişir. Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan doğan davalar fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinde görülür; bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yalnızca haksız rekabete dayanan dava ise ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. İki temel aynı dilekçede birleştiğinde, Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayanan talep dosyayı ihtisas mahkemesine taşır. Bursa'da ayrı bir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bulunması, marka temelli dosyaların bu ihtisas mahkemesinde yürümesini sağlar.</p>

<p>Dava açabilecek kişi çevresi de aynı değildir. Marka hakkına tecavüzde dava açma yetkisi kural olarak marka sahibine, koşulları varsa lisans alana aittir. Haksız rekabette bu çevre daha geniştir; ekonomik çıkarı zarar gören müşteriler ile üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumakla görevli meslek ve ekonomik birlikler de Türk Ticaret Kanunu'nda sayılan davaları açabilir.</p>

<p>Süre rejimi ise haksız rekabet tarafında daha dardır. Türk Ticaret Kanunu, haksız rekabetten doğan davalar için hakkın doğumunun öğrenildiği günden itibaren bir yıllık, her halde doğumundan itibaren üç yıllık zamanaşımı öngörür. Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki tazminat talepleri ise genel haksız fiil zamanaşımı hükümlerine göre değerlendirilir. Devam eden bir ihlalde sürenin nasıl işleyeceği ayrıca ele alınır. Bu tablo, iddianın hangi temele oturacağını sonraya bırakmayı iki yolda da riskli kılar.</p>

<h2>Talep ve tazminat tarafında ne değişir</h2>

<p>Talep başlıklarının çekirdeği ortaktır. Her iki yolda da fiilin tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istenebilir; hükmün ilanı da ortak taleplerdendir. Ayrışma hesap yönteminde başlar. Sınai Mülkiyet Kanunu, yoksun kalınan kazancın hesabında marka sahibine seçimlik yöntemler tanır ve bunlardan biri, tecavüz edenin markayı lisansla kullanması halinde ödemesi gerekecek bedel üzerinden yapılan hesaptır. Bu yöntem, zararın rakamla ispatının güç olduğu dosyalarda talebe zemin kazandırır. Haksız rekabet tarafında ise Türk Ticaret Kanunu, koşulları varsa failin haksız rekabet sonucunda elde ettiği kazancın devrini istemeye imkan tanır.</p>

<p>Ceza tarafındaki ayrım daha keskindir. Marka hakkına tecavüz, Sınai Mülkiyet Kanunu'nda bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülen, şikayete bağlı bir suçtur ve yalnızca tescilli marka için işletilebilir. Tescil yoksa bu yol kapalıdır. Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin cezai hükümler içerse de uygulamadaki ağırlık hukuk davasındadır. Tescilin sağladığı somut farklardan biri budur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Karşılaştırma başlığı</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Marka hakkına tecavüz</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Haksız rekabet</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Hukuki dayanak</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Ön koşul</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Tescilli marka hakkı</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Ticari faaliyette dürüstlük kuralına aykırılık</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Karşılaştırmanın konusu</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Tescilli işaret ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Piyasadaki fiili sunum, tanıtım ve davranışın bütünü</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Görevli mahkeme</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Asliye ticaret mahkemesi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Dava açabilecekler</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Marka sahibi, koşulları varsa lisans alan</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Zarar gören işletmeler, müşteriler ve yetkili birlikler</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Zamanaşımı</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Genel haksız fiil hükümlerine göre</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Öğrenmeden itibaren bir yıl, her halde üç yıl</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Cezai boyut</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Şikayete bağlı tecavüz suçu, yalnızca tescilli markada</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Kanunda hüküm var, ağırlık hukuk davasında</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<h2>İki temeli birlikte ileri sürmek ne zaman anlamlıdır</h2>

<p>Tescilli marka sahibi çoğu dosyada iki temeli birlikte kullanır. Gerekçe yedeklemedir. Tescilin kapsamı beklenenden dar kalırsa veya karşı taraf markanın hükümsüzlüğünü ileri sürerse, haksız rekabet iddiası ayakta kalmayı sürdürebilir. Aynı şekilde işaretler arasındaki benzerlik tecavüz için yeterli bulunmasa bile, karşı tarafın piyasadaki davranış bütünü ayrıca dürüstlük kuralına aykırı görülebilir.</p>

<p>Bu tercihin bir maliyeti de vardır. Her iddia kendi delilini ister. Haksız rekabet iddiası eklendiğinde dosyaya piyasa bilinirliğini, satış kanalını ve müşteri algısını gösteren belgeler girer. Karşılığı toplanmadan eklenen ikinci temel dilekçeyi genişletir, dosyayı güçlendirmez.</p>

<h2>Dilekçe hazırlanmadan önce netleşmesi gereken sorular</h2>

<p>1. Tescilli bir marka var mı, varsa şikayet konusu kullanım tescilin kapsadığı mal ve hizmetlere giriyor mu</p>

<p>2. Kopyalanan şey işaretin kendisi mi, yoksa ambalaj, unvan, alan adı veya reklam söylemi gibi işaret dışı bir unsur mu</p>

<p>3. Fiil ne zaman öğrenildi, hala sürüyor mu ve süre bakımından hangi tarih esas alınacak</p>

<p>4. Karşı tarafla aranızda gerçek bir rekabet ilişkisi var mı, aynı müşteri kitlesine mi hitap ediliyor</p>

<p>5. Eldeki belgeler hangi iddiayı destekliyor: sicil kaydı ve benzerlik karşılaştırması mı, yoksa piyasa bilinirliğini gösteren kayıtlar mı</p>

<p>Bu soruların cevabı hem taşıyıcı temeli hem de öncelikle toplanacak delili belirler. Buradaki ayrımlar genel çerçeveyi anlatmak içindir; bir dosyada hangi iddianın öne çıkacağı tescilin kapsamına, karşı tarafın fiilinin ayrıntısına ve toplanabilen delile göre değiştiğinden değerlendirmenin dosyaya özel yapılması gerekir. Marka hukuku ağırlıklı çalışan Mia Hukuk &amp; Danışmanlık bünyesinde Av. Meryem Ayık, marka vekilliği ile avukatlık yetkisini birlikte taşıdığı için tescil kapsamı ile dava dayanağı arasındaki bağı tek elden değerlendirir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/haksiz-rekabet-davasi-ile-marka-tecavuz-davasi-arasindaki-secimi-ne-belirler</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-10-at-114618.jpeg" type="image/jpeg" length="39522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taksitli işlemde komisyon neden farklı çalışır ve maliyeti kim üstlenir?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/taksitli-islemde-komisyon-neden-farkli-calisir-ve-maliyeti-kim-ustlenir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/taksitli-islemde-komisyon-neden-farkli-calisir-ve-maliyeti-kim-ustlenir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taksitli bir satışta müşteri ödemeyi aylara yayar, işletme ise satışı o an tamamlar. İki tarafın takvimi arasında açılan bu boşluğu birinin finanse etmesi gerekir ve finansmanın bir bedeli vardır. Taksitli işlemin tek çekimden farklı fiyatlanmasının nedeni budur. Ortada aynı hizmetin iki ayrı fiyatı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Taksitli bir satışta müşteri ödemeyi aylara yayar, işletme ise satışı o an tamamlar. İki tarafın takvimi arasında açılan bu boşluğu birinin finanse etmesi gerekir ve finansmanın bir bedeli vardır. Taksitli işlemin tek çekimden farklı fiyatlanmasının nedeni budur. Ortada aynı hizmetin iki ayrı fiyatı yoktur; birbirinden farklı iki işlem vardır ve ikincisi bir vade taşır.</p>

<p>Bu bedelin nereye düştüğü ise satış kurgusuna bağlıdır. Müşteri çoğu durumda etiketteki tutarı ödemeye devam ettiği için yük, hiçbir şey yapılmadığında satıcı tarafında görünür hale gelir. Yani taksit bir indirim kalemi değil, satışa iliştirilmiş bir finansman ürünüdür. Sorulacak doğru soru da taksit sunulup sunulmayacağı değil, taksidin getirdiği ek satışın taşıdığı ek maliyeti karşılayıp karşılamadığıdır.</p>

<h2>Tek çekim ile taksitli işlem aynı şeyi fiyatlamaz</h2>

<p>Tek çekimde işlem anında kapanır. Taksitte ise satış kapanmış olsa bile ödeme akışı aylara yayılır ve bu süre boyunca tutarın bir yerde tutulması gerekir. Fiyat farkını yaratan değişken tam olarak budur: süre. Bu yüzden bir işletmenin tek çekim oranıyla bir başkasının taksitli oranını yan yana koymak anlamlı bir karşılaştırma üretmez, çünkü iki sayı farklı içerikleri ölçer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SanalPos.com tarafında yayınlanan modelde oran işletmeye özel belirlenir ve taksit basamağı bu belirlemenin girdilerinden biridir. Taksit, hazır bir oranın üzerine sonradan eklenen ek ücret gibi değil, oranın hangi işlem türü için hesaplandığını belirleyen bir koşul gibi çalışır. Ayrım pratikte önemlidir: tek bir oran duyup bunu bütün basamaklar için geçerli saymak, taksitli satışın gerçek maliyetini olduğundan hafif gösterir.</p>

<h2>Taksit sayısı arttıkça yük neden birlikte büyür</h2>

<p>Eklenen her ay, finansmanın açık kaldığı süreyi uzatır. Süre uzadıkça o sürenin bedeli de büyür; uzun vadeli bir basamak, kısa vadeli bir basamakla aynı maliyeti taşımaz. İkinci ve daha az fark edilen etken ise tutardır. Maliyet işlem tutarıyla orantılı ilerlediği için aynı basamak, yüksek sepetli bir satışta çok daha büyük bir mutlak rakama karşılık gelir.</p>

<p>Bu iki etken taksidi iki taraf için ters yönde okutur. Müşteri açısından basamak uzadıkça aylık yük hafifler ve satın alma kolaylaşır. Satıcı açısından ise tam olarak aynı hareket maliyeti ağırlaştırır. Taksit kampanyalarının çoğu, bu gerilimin neresinde durulacağına dair bir tercihten ibarettir.</p>

<p>SanalPos.com'un yayınladığı bilgide fiyatlandırma tarafında 2-12 ay taksit aralığı, kart tarafında ise Axess, Bonus, Maximum, World ve Paraf dahil programları kapsayan 9+ taksit programı yer alır. Basamaklar arasındaki farkın kendi işletmenizde ne anlama geldiğini görmenin en pratik yolu, gerçek işlem tutarınız üzerinden tahmini hesap yapmaktır; çünkü uygulanacak <a href="https://www.sanalpos.com/araclar/komisyon-hesaplayici"rel="dofollow">sanal POS komisyon oranı</a> işletmeye özel belirlenir ve tek bir rakam üzerinden genellenemez.</p>

<h2>Maliyeti kim üstlenir</h2>

<p>Vadenin bedelini taşımanın üç yolu vardır ve üçü birbirinden farklı sonuç üretir. Seçim, marj ile dönüşüm arasında nerede durmak istediğinize göre değişir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Yaklaşım</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>İşletme tarafında sonucu</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Müşteri tarafında sonucu</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Farkı işletme üstlenir</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Etiket fiyatı sabit kalır, maliyet doğrudan marjdan karşılanır</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Ödenecek toplam değişmez, taksit saf bir kolaylık gibi görünür</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Fark müşteriye yansıtılır</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Marj korunur, buna karşılık dönüşüm riski artar</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Toplam tutar tek çekime göre yükselir, karar anında karşılaştırma yapılır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p>Koşullu sunum</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Maliyet yalnızca onu taşıyabilecek satışlarda doğar</p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p>Uzun basamaklar her sepette değil, belirli tutarların üzerinde görünür</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>Bu noktada sık karşılaşılan bir yanlış anlamayı yerine oturtmak gerekir. Taksitli satışta paranın bir yerde bekletildiği, sonra parça parça serbest bırakıldığı düşünülür. SanalPos.com, Lirbon Teknoloji ve Elektronik Ticaret A.Ş. markası olarak teknik ödeme altyapısı sağlar; ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu statüsünde değildir ve tahsilat, üye işyeri adına tanımlanmış sanal POS üzerinden doğrudan işletmenin kendi banka hesabına aktarılır. Maliyet tartışması bu nedenle paranın kimde durduğuyla ilgili değildir; vadenin bedelinin fiyatlamada nereye yazıldığıyla ilgilidir.</p>

<p>Farkı müşteriye yansıtmayı seçtiyseniz tek kritik kural şudur: müşteri, satın alma anında hem tek çekim toplamını hem de seçtiği basamağın toplamını net biçimde görebilmelidir. Ödeme adımında fark edilen bir vade farkı, kazanılan marjın çok üzerinde bir itiraz ve iade maliyeti üretebilir.</p>

<h2>Taksit kampanyasını sepet tutarıyla birlikte okumak</h2>

<p>Bir taksit kampanyasının başarısı, taksitli işlem sayısının artmasıyla ölçülmez. Doğru ölçü, kampanyanın getirdiği ek satışın taşıdığı ek maliyeti karşılayıp karşılamadığıdır. Bu ayrımı kaçıran işletmeler genellikle iki tuzağa düşer.</p>

<p>Birincisi ikame etkisidir. Zaten tek çekimle alacak olan müşteri taksidi tercih ettiğinde ciro değişmez ama maliyet artar; kampanya yeni satış üretmemiş, mevcut satışı pahalılaştırmıştır. Sinyali okumak zor değildir: taksitli işlem payı yükselirken toplam satış adedi ve ortalama sepet tutarı yerinde sayıyorsa, kampanya büyük ölçüde ikame üretiyordur.</p>

<p>İkincisi sepet körlüğüdür. Taksidin maliyeti tutarla birlikte büyüdüğü için kampanyayı tek bir ortalama üzerinden değerlendirmek yanıltır. Sepet bantlarına ayırarak bakmak gerekir. Küçük sepetlerde uzun vade genellikle karşılığını vermez; yüksek sepetlerde ise aynı vade satın alma kararını gerçekten mümkün kılabilir ve ek maliyeti taşıyacak katkıyı da beraberinde getirir.</p>

<p>Kampanyayı değerlendirirken vitrinde görünen taksit seçeneğiyle ödeme adımında karşılaşılan toplamın örtüşmesine de dikkat edin. İkisi ayrıştığı anda kaybedilen şey komisyon değil, satışın kendisidir.</p>

<h2>Karar öncesi netleştirilecek noktalar</h2>

<p>• Hangi taksit basamaklarını açacağınız ve bir üst sınır koyup koymayacağınız</p>

<p>• Uzun vadeli seçenekleri hangi sepet tutarının üzerinde göstereceğiniz</p>

<p>• Farkı işletme olarak üstlenecek misiniz, yoksa satış ekranında ayrı bir kalem olarak mı göstereceğiniz</p>

<p>• Tamamlanmış bir taksitli satış iade edildiğinde sürecin nasıl işlediği</p>

<p>• Kampanyayı hangi süre boyunca, hangi ölçüyle ve hangi döneme karşı değerlendireceğiniz</p>

<p>Bu listenin dışında kalan ve çoğu zaman hiç konuşulmayan bir kalem daha var: taksit sunmamanın maliyeti. Vazgeçilen satış hiçbir yerde gider olarak görünmediği için sıfır sanılır, oysa yüksek sepetli kategorilerde tek çekim zorunluluğu satın alma kararını doğrudan erteletebilir. Taksidin bedelini hesaplarken karşısına konulması gereken sayı sıfır değil, o vade olmadan hiç gerçekleşmeyecek satışların katkısıdır.</p>

<h2>Sık sorulan sorular</h2>

<h3>Taksitli satışta maliyet hangi anda doğar</h3>

<p>Maliyet müşterinin ödeme takvimine değil işlemin kendisine bağlıdır. SanalPos.com'un yayınladığı modelde ücret yalnızca tamamlanan işlemler üzerinden doğar; sonuçlanmayan veya iptal edilen denemeler için ödeme yapılmaz. Müşterinin taksitlerinin aylara yayılıyor olması, işletme tarafındaki maliyeti ayrıca bölmez.</p>

<h3>Küçük sepetlerde uzun vade sunmanın anlamı var mı</h3>

<p>Uzun vade küçük tutarlarda müşteriye hissedilir bir rahatlama sağlamaz, buna karşılık finansman penceresini uzattığı için maliyeti aynı mantıkla büyütür. Uzun basamakları bir sepet eşiğine bağlamak, maliyeti satışın büyüklüğüyle orantılı tutmanın pratik bir yoludur.</p>

<h3>Vade farkını müşteriye yansıtmak dönüşümü düşürür mü</h3>

<p>Kesin bir yön garanti edilemez. Etki kategoriye, müşterinin fiyat hassasiyetine ve en çok da farkın karar anında görünür olup olmamasına bağlıdır. Baştan görünen bir fark müşterinin tek çekimle karşılaştırma yapmasını sağlar; ödeme adımında ortaya çıkan bir fark ise karar sürecini bozar ve sepetin terk edilme riskini büyütür.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/taksitli-islemde-komisyon-neden-farkli-calisir-ve-maliyeti-kim-ustlenir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-10-at-114535.jpeg" type="image/jpeg" length="76194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Neşet Ertaş Türküleri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/neset-ertas-turkuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/neset-ertas-turkuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Neşet Ertaş; şiirlerinde, beşikten mezara ve mezar ötesine dair her olguyu, Hak aşkı ile kavrayıp çeşitli anlamlara büründürerek kendine özgü bir deyişle sunar. O; daima, Hak aşkını ve insanı sevgiyle ele almış; barış, dostluk, kardeşlik ve güzel ahlâkı övmüş; bilginin, bilimin değerini anlatarak yü...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Neşet Ertaş; şiirlerinde, beşikten mezara ve mezar ötesine dair her olguyu, Hak aşkı ile kavrayıp çeşitli anlamlara büründürerek kendine özgü bir deyişle sunar. O; daima, Hak aşkını ve insanı sevgiyle ele almış; barış, dostluk, kardeşlik ve güzel ahlâkı övmüş; bilginin, bilimin değerini anlatarak yüceltmiş; ayrımcılığı, cehâleti eleştirmiş; gördüğü doğruları da birer birer ortaya koyarak öğütler vermiştir. Hak hukuk gözetmeyi, güzel iletişim ve davranışı da öven Neşet Ertaş'ın bu yanı, bilgi ve bilime karşı duyduğu sevgi ve saygı ile somutlaşarak gerçekçi ve ilerici bir temele oturur.</p>

<p></p>

<p>Sergilediği nitelikli profili ile, Anadolu türkü yakma geleneğinin en önemli ve verimli ustalarından olan Neşet Ertaş; ömrü boyunca hiç durmadan, bıkıp usanmadan üretmiştir. Üretmek, onun için hem kutsal olarak gördüğü sanatı içerisinde ruhsal doyumunun zirvesine ulaşma ânı zamanı, hem duygu ve düşüncelerini insanlığa aktarabilmenin ve insan eğitimine katkıda bulunabilmenin yolu, hem de insan olarak yaratılışının gereklerindendir. Bu durum; aynı zamanda, içerisinde olduğu zor koşulların da bir sonucudur. Yaşam denilen bu çark içerisinde ancak ürettikçe var olabilen aşiret ustalarının aksine, o, zamanda var oldukça üreten bir görüntü çizmiş ve Anadolu'nun üretimleri yaygın olarak en çok benimsenen sevilen ve geleceğe yansıyan türkü yakıcısı konumuna erişmiştir. Ertaş'ın, üretim ve türkü yakımı ile ilgili görüşleri onun bu eşsiz yanının birebir yansıması gibidir: “Türkünün bir anlamı var. Türkü, halk dilidir. Halkın özü, halkın sözü ve halkın yüreğinden gelen sözler, havasını bulduysa, halkın dilinden çalınmış, halkın dilinden söylenmişse, özü, toprağı, kokusu aynıysa; türküdür!”</p>

<p></p>

<p>Gerçek türküyü bu şekilde tanımlayan; bu bağlamda, üretimleri birinci sınıf gerçek halk yaratısı olan ve yarım yüzyıldan fazla bir zamandan beri kesintisiz bir biçimde türkülerini dinleyen halkı, Neşet Ertaş'a; Anadolu'nun türkü pınarı nitelemesini yakıştırmıştır. Tıpkı bir pınar gibi hiç durmadan akan ve pırıl pırıl, tertemiz suyu ile gönül toprağımızı yeşerten <a href="https://www.turkudostlari.net/sor.asp?a=30"rel="dofollow">Neşet Ertaş’ın türküleri</a> halka iletilmesi ile ilgili görüşleri de açıktır: “Aklın, zihnin, beynin ve mantığınla belirlediğin bir konuyu türkü hâline getirmek; onu çalıp söyleyerek insanların beğenisine sunmaktır. Ama bir tek türküyle olmaz. Kalıcılığın devamı üretmektir. Devam etmek, tekrar tekrar söylemek lâzımdır.”</p>

<p></p>

<p>Kalıcılığın devamlılığını üretmekte gören ve kendi deyimi ile, gramafon devrinden beri, neredeyse 60 yılı aşkın bir süredir sayısını bile anımsayamadığı birbirinden değerli çok sayıda eser üreten Neşet Ertaş'ın, eserlerin kalıcılığı ile ilgili görüşleri de kendine özgüdür: “Üretmek karşı tarafa kabul ettirebilmektir. Dinleyici onu kabul ettiyse, kalıcılık oradan başlar. Ben yeni türkülerimi plâğa, kasede, banda söylerim ve unuturum. Sahneye çıktığımda halk hangisini beğenmiş ve istiyorsa onu yeniden öğrenir, çalıp-söylerim. Söylediğim bir türkü benden istenmezse, bir daha çalamam. Her sene aşağı yukarı on tane türkü üretiyorum ben. Onların içinde bir tanesi beğenilirse, o sene o türkünün yüzü suyu hürmetine çalar-söylerim.”</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.turkudostlari.net/kimdir.asp?kim=34"rel="dofollow">Neşet Ertaş</a>'a göre, bir eserin karşı tarafça benimsenmesinin altında yatan en önemli şey, içinin dolu olması ve bir şey verebilmesidir. Verebilmenin varlığa bağlı olduğunu belirten Ertaş, verebilmiş olmanın ölçütünü de benzer bir yaklaşımla açıklar: “Ben şu kadar şunu söyledim, bu kadar bunu söyledim, denenler bana boş gelir. İnsan, halka ne kadar verdiği ile değil, halkın ne kadarını kabul ettiğiyle vardır. Kendi özünden, kendi sözünden verdiği bir şey varsa ve insanlar da bunu kabul ettiyse, işte verdiği budur!”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günü ve olayları dikkatle gözetip kaçırmamaya çalışan ancak, daima geleceğe yönelen Neşet Ertaş'ın bu tavrı, kültürel ve sanatsal profili yanında, yaratıcılığının da ana ilkelerindendir. Ertaş; kendisinde ilerici öz ve fikirler yaratan zaman kavrayışını da kendine özgü ifadelerle dile getirir: “Tarih, geçmiş zaman oluyor. Geçmiş zamanın bugüne bir yararı olmadığını düşünüyorum. Geleceği düşünüyor, kendimi her zaman geleceğe göre yönetiyorum. Geçmiş tarihleri o yüzden hatırlamıyorum. Geçmişi, bazı örnek veya ders almam gerekirse hatırlıyorum.”</p>

<p></p>

<p>Böylesi bir zaman kavrayışı ile düşünüp hareket ederek eserlerini daima geleceğe yönelik bakış açısı ile üreten Neşet Ertaş'ın eserlerinin, her dönem, adeta tazelenerek gündeme gelebilmesi ve yeni kuşaklarca benimsenmesinin altında yatan gerçek bu anlayıştır.</p>

<p></p>

<p>Üretim; Neşet Ertaş gibi yaratıcı beyin ile donanmış, belleği düşüncelerle dolu sanatkârların bir dışa vurum biçimidir. Yaratıcılık kıvılcımında var olan yüksek sezgi gücü ile kimsenin göremediğini görüp duyamadığını duyan Ertaş'ın üretimindeki esin kaynağını nereden aldığı; yaratıcılığını ateşleyen kıvılcımın nerede, neye bağlı olarak, nasıl ortaya çıktığı; yeni, özgün, güzel, yararlı fikirleri, imgeleri nasıl tasarladığı; onun yaratıcılığının en gizemli kısmını oluşturur.</p>

<p></p>

<p>Ertaş gibi, doğumdan ölüme ve ölüm sonrasıyla ilgili her olguyu sorgulayarak kavrayan bir sanat adamı için, yaşamın her ânı yaratıcı düşüncenin belirdiği, ortaya çıktığı anlar olabilmektedir. Meydana gelen olaya, duruma ya da yaşanılan duyguya dair ilk kıvılcımı yüreğinde, beyninde duyan Ertaş için, gönlüne doğan bu özü kısa sürede üretime dönüştürme süreci başlamıştır. Bu süreçte, neredeyse hiç durmadan çalışan ve eseri tamamlamadan rahat etmeyen Neşet Ertaş, böylelikle üretim sürecini tamamlayarak yaratısını meydana getirir. Bunun sonrasında büyük bölümü biçimlenmiş eser için, gelişerek kendini tamamlama süreci başlamıştır. Katıldığı muhabbetlerde, düğünlerde, konserlerde yeni eserini çalıp-söyleyen Ertaş, yavaş yavaş olgunlaştırarak tamama erdirir ve eserini kayıt kıvamına getirir. Dinleyicinin kulağına ulaşan yorum, bu aşamaları tamamlamış eserin en son hâlidir. Ancak, Ertaş'ın kayıtlarında bazı eserleri iki hatta üç kez okuduğu görülür. Bunun nedeni, eserin kendini tamamlamadan kayıt edilmiş olması ya da sonrasında Ertaş'ın o eserle ilgili yeni bir yorum geliştirmiş olması ve bu yeni yorumu kayda geçirme arzusudur.</p>

<p></p>

<p>Kaydedilerek halka sunulan eser için, artık bir başka süreç başlar. Halkın benimsediği türkülere daha fazla önem vererek diğerlerini göz ardı eden Ertaş, sevilen eserlerini bir yıl boyunca çalmak zorundadır. Bu nedenle, zaten sanatsal söyleyişinde var olan güçlü doğaçlama yeteneği ve seslendiği kitlenin duyuş ve kavrayışına bağlı olarak her keresinde eserini neredeyse yeni baştan yaratır. Tonlarını, ritimlerini, akışını, anlatımını, dramatizasyonlarını yeniden, yeniden biçimlendirip yorumlayarak her seferinde dinlenilmesini sağlar. Bu yorum farklılığı bazen öyle bir boyuta varır ki, en son dinlenilen çeşitlemenin kayıt edilmişten tamamen farklı bir esermiş gibi algılanmasına yol açar.</p>

<p></p>

<p>Daha çocuk denecek yaşlarda kişisel eserlerini üretmeye başlayan, ancak yaşı ilerledikçe duyguları, düşünceleri ve yaratım ustalığı da gelişen Ertaş için üretim aşaması, benzerlerine göre çok daha hızlı bir süreçte gerçekleşir. Ertaş; kaynağını doğadan alan ve tıpkı toprak örneği bir doğallık içerisinde, gönül kapısını aralayıp kendisine iletilenlere eğildiğinde, duygu ve düşüncelerinin gücü ile, bırakın daha önce bir çalışma yapmayı, neredeyse düşünmeye gerek bile duymadan eserlerini büyük bir hızla yaratır, özgün yorumuna kavuşturur.</p>

<p></p>

<p>Neşet Ertaş, gençlik yıllarından beri yöneldiği irticalen (doğaçlama) çalıp-söyleme anlayışı ile kimi zaman da eserlerini yaşanılan an içerisinde doğaçlama çalar-söyler. Ancak, bu konuda da belli bir ustalığa erişmiş olmasına karşın, o, dile getirilecek her şeyin önemsenerek, özenli bir şekilde bir şekilde, yanlışa düşmeden söylenmesi gerektiği bilinciyle genellikle doğaçlama söylemekten uzak durur.</p>

<p></p>

<p>Ömrü, ekmeğinin peşinde yoğun bir iş temposu içerisinde geçen Ertaş; bu uğraşlarına denk düşen zaman dilimlerinde, yaratımlarına kıvılcım olan anlık duygulanımları dışında eser üretmek için fazlaca zaman bulamaz. Bu nedenle üretim zamanı olarak; kendi başına kalabildiği, sessiz gece yarılarını seçer. Ertaş'ın yoğun iş temposu içerisinde geçen zamanlar dışında üretim için fırsat bulabildiği dönem; genellikle ramazan ayıdır. Bu ay nedeniyle işlerin durma noktasına gelmesi sonucu dinlenme olanağı bulan Ertaş, bu dönemin neredeyse tümünü eser üretimi ile geçirir.</p>

<p></p>

<p>Hummalı bir çalışmadır onunki. Gecesi-gündüzü birbirine karışır, büyük bir özenle, deyim yerindeyse üzerine titreyerek şiirlerini birer birer havalandırır. Eserleri konusunda son derece hassas olan Neşet Ertaş için, onları tamamlamadan rahata ermek de yoktur. Bu süreç, adeta bir ananın rahminde sevgiyle yoğurduğu çocuğunu dünyaya getirmesi ile aynıdır. Ertaş da tıpkı bir ananın ancak doğurduktan sonra rahata ermesi gibi, türkülerini tamama erdirdikten sonra rahata kavuşur. İlâhi bir kanaldan ruhuna iletilen özü, kutsal sanatı aracılığı ile işleyip gönül ibiğinde damıtarak insanlığa sunan Ertaş, her biri bir can parçası olan eserlerini, tıpkı çocuğunu sakınıp gözetler gibi önemseyerek korur ve tüm yaşamı süresince her bir eser için bu anlayışının mücadelesini verir.</p>

<p></p>

<p>Neşet Ertaş'ın kendi eserlerine yönelmesi, korkmadan bir şeyleri dile getirebilmesi; adeta, tarihi boyunca baskılanmış, susturulmuş, ne düşündüğü hiç sorulmamış bir gariban Abdal'ın özgürlüğüne kavuşması sonrası, çağlar boyu süregelen bu baskılara yanıt vermesidir. Düşüncemiz şudur ki; Abdallar'ın, Muharrem Usta'dan başlayarak tarihin derinliğine uzanan kuşaklar boyu sanatkâr olan uzak atalarının da bu konuda yaratıcı beyinleri vardı. Yaratıcılığa olan bu yatkınlıkları da kalıtımsal olarak Neşet Ertaş'a geçti. Ancak, atalarında var olan farklı ölçeklerdeki yaratıcılık özelliği sonunda, kalıtımın sıra dışı ve olağanüstü bir birleşime ulaşmasıyla, Neşet Ertaş'ta bir deha profili olarak ortaya çıktı.</p>

<p></p>

<p>Onun dehası, özde toplumsal bir halk hareketi olan müziğin, kitleleri etkilemesi, yönlendirmesi ve oluşturduğu sinerjide birebir görülebilir. Geleneksel müziklerde karşılaşılan; ustaların geriden gelenlere sürekli yenilikler üretmesi, yorum ve çalım teknikleri aktararak sanatsal çıtayı yükseltmesi konusunda da Ertaş benzersiz bir örnek oluşturmuştur. Kendisinden önceki ve hatta sonraki ustalarda görülen; alana sınırlı katkı sağlamak ve belirli gelişmeler yaratarak genç kuşaklara aktarma yönündeki görüntünün aksine Neşet Ertaş, yarattığı olağanüstü sinerji ile de, eşi görülmedik bir biçimde sanatın çıtasını yükselterek adeta çağ atlatmış, yeni kuşakları ileri taşıyacak ürünler ortaya koymuştur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/neset-ertas-turkuleri</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-10-at-111548.jpeg" type="image/jpeg" length="90809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KESK: Güvenceli istihdam yerine esnek çalışma dayatılıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kesk-guvenceli-istihdam-yerine-esnek-calisma-dayatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kesk-guvenceli-istihdam-yerine-esnek-calisma-dayatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu KESK’ten OVP’ye Karşı Birleşik Mücadele Çağrısı: “Maaşlarımız Eriyor, Hedefler Yükseliyor”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın ücretleri baskılayacağını, güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıracağını ve özelleştirmeleri hızlandıracağını belirtti. Karagöz, “Gün birleşme, birlikte mücadele günüdür. Tüm emekçileri orta ve uzun vadeli saldırı programlarına karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz” dedi.</strong></p>
</blockquote>

<p>Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ve köprülerle otoyolların işletme hakkının özel sektöre devredilmesine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>KESK Genel Merkezi’nde düzenlenen basın açıklamasında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, OVP’nin toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan emekçilerin sorunlarına çözüm üretmediğini, ekonomik krizin yükünü bir kez daha ücretlilerin sırtına yüklediğini söyledi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 09 10 At 11.06.47" class="detail-photo img-fluid" height="3413" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-10-at-110647.jpeg" width="5120" /></h2>

<h2>“Bu program kimin için hazırlanıyor?”</h2>

<p>OVP’nin önümüzdeki üç yılın ekonomik ve sosyal politikalarına yön vereceğini, aynı zamanda bütçe hazırlıklarının temelini oluşturacağını hatırlatan Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<p>“Bu program kimin için hazırlanıyor? Kimin hakkı ve çıkarı korunuyor? Nimet kime dağıtılıyor, külfet kimin sırtına yükleniyor?”</p>

<p>Emekçiler açısından OVP’de kullanılan ekonomik kavramların değil, sofraya konulan ekmeğin, ödenen kiranın, alınan ücretin ve geleceğe ilişkin güvencenin önemli olduğunu vurgulayan Karagöz, Türkiye’de her beş kişiden dördünün emeğiyle geçinen kesimlerden oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Karagöz; 32,5 milyon kişinin istihdamda olduğunu, yaklaşık 10 milyon kişinin kayıt dışı çalıştığını ve emekli sayısının 16 milyonu aştığını belirtti.</p>

<h2>“Gelir adaletsizliği giderek derinleşiyor”</h2>

<p>Türkiye’nin gelir adaletsizliğinde dünyada ön sıralarda bulunduğunu dile getiren Karagöz, toplumun en zengin yüzde 20’sinin toplam gelirin yarısını aldığını, nüfusun kalan yüzde 80’inin ise diğer yarısını paylaşmak zorunda kaldığını kaydetti.</p>

<p>Kayıtlı çalışan her iki işçiden birinin açlık sınırının altında kalan asgari ücretle çalıştığına dikkat çeken Karagöz, kamu emekçilerinin ortalama maaşlarının da yoksulluk sınırının yarısı seviyesine kadar gerilediğini söyledi.</p>

<p>Karagöz, “Toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan milyonlar hayat pahalılığı, işsizlik ve güvencesizlik başta olmak üzere onlarca sorunla boğuşmaya devam ediyor” dedi.</p>

<h2>“Enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor”</h2>

<p>Yeni OVP’de önceki yıllara ilişkin enflasyon hedeflerinin yukarı yönlü güncellendiğine işaret eden Karagöz, 2026 yılı enflasyon hedefinin yüzde 16’dan yüzde 28,4’e, 2027 hedefinin yüzde 9’dan yüzde 21’e, 2028 hedefinin ise yüzde 8’den yüzde 13,5’e çıkarıldığını aktardı. Tek haneli enflasyon hedefinin de 2029’a ertelendiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyon hedefleri ile gerçekleşen oranlar arasındaki farkın bedelini işçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin ve tüm ücretlilerin ödediğini söyleyen Karagöz, şöyle konuştu:</p>

<p>“Yıllardır aynı hikâyeyi dinliyoruz. Enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor. Rakamlar ortada; maaşlarımız eriyor, hedefler yükseliyor.”</p>

<h2>“Ücretler gerçekleşen enflasyona göre belirlenmiyor”</h2>

<p>OVP’de yer alan “yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar” ifadesinin ücret, maaş ve aylıkları da kapsadığına dikkat çeken Karagöz, ücret artışlarının gerçekleşen enflasyona göre değil, önceden açıklanan ve sürekli değiştirilen hedeflere göre belirlendiğini söyledi.</p>

<p>2024 yılının yüzde 44,38 enflasyonla kapanmasına rağmen 2025 yılı asgari ücretinin yüzde 30 artırıldığını hatırlatan Karagöz, 2025 yılında yüzde 30,89 olarak gerçekleşen enflasyona karşılık 2026 yılı asgari ücret artışının yüzde 27’de kaldığını belirtti.</p>

<p>Kamu emekçilerinin maaş artışlarının da enflasyon hedeflerinin altında tutulduğunu ifade eden Karagöz, bu politikanın sürmesi halinde asgari ücretlilerin, emeklilerin ve kamu emekçilerinin gelir kaybının daha da büyüyeceğini vurguladı.</p>

<h2>KESK: Güvenceli istihdam yerine esnek çalışma dayatılıyor</h2>

<p>Türkiye’de geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30,6’ya ulaştığını belirten Karagöz, geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyonu, zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısının ise 5 milyonu aştığını söyledi.</p>

<p>Buna rağmen OVP’de gençler başta olmak üzere güvenceli ve kadrolu istihdama ilişkin somut bir düzenleme bulunmadığını belirten Karagöz, “Güvenceli esneklik” adı altında kısmi zamanlı, çağrı üzerine ve proje bazlı çalışmanın yaygınlaştırılmak istendiğini ifade etti.</p>

<p>Karagöz, “Tam zamanlı, tam sigortalı ve insanca ücretli istihdam yerine emekçilere yarım ücret ve yarım sigorta dayatılıyor. Özellikle kadınların güvencesiz istihdamın temel dayanağı haline getirilmesi hedefleniyor” dedi.</p>

<h2>“Vergi yükü yine emekçilerin sırtına yüklenecek”</h2>

<p>OVP’deki vergi hedeflerine de değinen Karagöz, 2027 yılı için enflasyon hedefi yüzde 21 olarak belirlenirken vergi gelirlerinde yüzde 36 artış öngörüldüğünü söyledi. 2028 yılında ise yüzde 13,5’lik enflasyon hedefine karşılık vergi gelirlerinin yüzde 20,4 artırılmasının planlandığını aktardı.</p>

<p>Karagöz, vergi yükünün önemli bölümünün yıllardır olduğu gibi ücretlilere, kamu emekçilerine ve halka yükleneceğini belirterek adil bir vergi sistemi talebini yineledi.</p>

<h2>MESEM uygulamalarına tepki</h2>

<p>OVP’de staj ve işbaşı eğitim programlarının yaygınlaştırılmasının hedeflendiğine dikkat çeken Karagöz, MESEM kapsamındaki çocukların karşı karşıya kaldığı iş kazalarını ve yaşam hakkı ihlallerini hatırlattı.</p>

<p>Hatay’ın Samandağ ilçesindeki bir oto tamir atölyesinde meydana gelen patlamada 14 yaşındaki stajyer öğrenci Tunç Çam’ın yaşamını yitirdiğini belirten Karagöz, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.</p>

<p>İSİG Meclisi verilerine göre 2026 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk işçi sayısının 61’e ulaştığını aktaran Karagöz, Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre de 2025 ve 2026 yıllarında mesleki eğitim merkezlerine kayıtlı 9 bin 950 öğrencinin iş kazası geçirdiğini, 37 öğrencinin yaşamını yitirdiğini söyledi.</p>

<p>Karagöz, “Çocukların yaşamını tehdit eden sonuçlar görmezden geliniyor, çocuk işçiliğinin eğitim politikaları aracılığıyla piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda yaygınlaştırılması hedefleniyor” dedi.</p>

<h2>Ücretsiz okul yemeği kararına eleştiri</h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz, okul öncesi eğitimde bir dönem uygulanan ücretsiz yemek desteğinin kaldırılmasına karşı açılan davadaki ret kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onanmasına da tepki gösterdi.</p>

<p>Her beş çocuktan birinin okula aç gittiği bir ülkede ücretsiz yemek talebinin “mali kaynaklar ve ihtiyaçlar arasında denge kurma zorunluluğu” gerekçesiyle reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Karagöz, “Bu kararla adeta çocukların açlık sorununun devletin önceliği olmadığı söylenmiştir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Her 100 liralık verginin 20 lirası faize gidecek”</h2>

<p>OVP’de önceliğin emekçilere değil, faizden ve ranttan kazanç sağlayan kesimlere verildiğini savunan Karagöz, 2027 yılında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 3,7’sine karşılık gelen 4 trilyon 93 milyar liranın faiz harcamalarına ayrılmasının öngörüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bu tutarın, 2027 yılında toplanması planlanan her 100 liralık verginin 20,3 lirasının faiz ödemelerine ayrılması anlamına geldiğini belirten Karagöz, bütçe kaynaklarının halkın temel ihtiyaçları için kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>Köprü ve otoyolların devrine tepki</h2>

<p>KESK, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile ikisi çevre yolu olmak üzere sekiz otoyolun özelleştirme programına alınmasına da tepki gösterdi.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığının işlemi “satış” değil, 30 yıllık “işletme hakkı transferi” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Karagöz, “Adı ne olursa olsun bunun sonucu kamu kaynağının sermayeye ve özel çıkarlara aktarılmasıdır” dedi.</p>

<p>Karagöz, bakım ve diğer giderler düşüldükten sonra 2025 yılında 500 milyon dolar net gelir elde edilen köprü ve otoyolların özel sektöre devredilmek istendiğini belirtti. Yapılan hesaplamalara göre işletme hakkını devralacak şirketlerin 30 yılda güncel kur üzerinden yaklaşık 871 milyar 920 milyon lira gelir elde edeceğini öne sürdü.</p>

<h2>“Orman ve tarım alanları maden şirketlerine açılıyor”</h2>

<p>Özelleştirme politikalarının köprü ve otoyollarla sınırlı olmadığını ifade eden Karagöz, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ihaleler sonucunda 46 ilde toplam 29 bin 218 hektarlık orman ve tarım alanının özel maden şirketlerine açıldığını söyledi.</p>

<p>OVP’de 2027 yılı için 183 milyar lira, 2028 yılı için ise 163,5 milyar lira özelleştirme geliri hedeflendiğini belirten Karagöz, kamu varlıklarının bütçe açığını kapatmak amacıyla sermayeye devredilmesine karşı mücadele edeceklerini kaydetti.</p>

<h2>“Bu OVP sosyal yıkım bütçesinin habercisidir”</h2>

<p>OVP’yi “emek düşmanı ve sermaye dostu” olarak nitelendiren Karagöz, programın işçilerin, kamu emekçilerinin, emeklilerin, kadınların, gençlerin ve çocukların sorunlarına çözüm sunmadığını ifade etti.</p>

<p>“Bu OVP, yıllardır emeği hedef alan saldırıların son halkasıdır” diyen Karagöz, programın aynı zamanda yeni bir sosyal yıkım bütçesinin habercisi olduğunu söyledi.</p>

<h2>Karagöz: Gün birleşme ve birlikte mücadele günüdür</h2>

<p>KESK’in sosyal yıkım bütçesini kabul etmeyeceğini açıklayan Karagöz; işçileri, kamu emekçilerini, emeklileri, kadınları, gençleri ve sendikalı-sendikasız tüm çalışanları birleşik mücadeleye çağırdı.</p>

<p>Karagöz, çağrısını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Gün; beyaz yakalı-mavi yakalı, kadrolu-sözleşmeli-ücretli, sendikalı-sendikasız diye bölünme günü değildir. Gün birleşme, birlikte mücadele günüdür. Gelin; insanca yaşamaya yetecek ücret, adil bir vergi sistemi, halk ve emek için bütçe, güvenceli iş ve güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Baskılara, emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur diyelim.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kesk-guvenceli-istihdam-yerine-esnek-calisma-dayatiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-10-at-110646-1.jpeg" type="image/jpeg" length="60581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Komünist Hareketi’nden 106. Yıl Mesajı: “Umut Sosyalizmdedir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turkiye-komunist-hareketinden-106-yil-mesaji-umut-sosyalizmdedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turkiye-komunist-hareketinden-106-yil-mesaji-umut-sosyalizmdedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Komünist Hareketi (TKH), 10 Eylül 1920’de Bakü’de kurulan Türkiye Komünist Partisi’nin 106. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, TKP geleneğini sürdürdüğünü belirterek “Türkiye’yi sosyalizm kurtaracak” mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşunun 106. yılı dolayısıyla “Partimiz 106 yaşında” başlıklı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 10 Eylül 1920’de Bakü’de kurulan TKP’nin tarihsel mirasına sahip çıkıldığı ve Türkiye’de sosyalizm mücadelesinin sürdürüleceği belirtildi.</p>

<h2>“Sosyalizm en büyük seçenek, devrim tek yoldur”</h2>

<p>Dünyanın ve Türkiye’nin emperyalist sistem tarafından kuşatıldığı savunulan açıklamada, yüz yıl önce paylaşım savaşlarına yol açan emperyalizmin bugün de bölgesel savaşlarla varlığını sürdürmeye çalıştığı ifade edildi.</p>

<p>İnsanlığın ilerleme ve kurtuluş mücadelesinin geçmişte sosyalist devrimle karşılık bulduğu belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:</p>

<p>“Gelecekte de böyle olacaktır. Sosyalizm hâlâ en büyük seçenek, devrim ise tek yoldur.”</p>

<h2>“Mustafa Suphilerin taşıdığı bayrak bugün ellerimizdedir”</h2>

<p>Sosyalizmin sona erdiği ve devrimin mümkün olmadığı yönündeki söylemlerin emekçilere kabul ettirilmeye çalışıldığı belirtilen açıklamada, kapitalizmi daha kabul edilebilir göstermeye yönelik arayışlara da tepki gösterildi.</p>

<p>Başta Mustafa Suphi olmak üzere 10 Eylül 1920’de ulusal kurtuluş mücadelesine katılma ve sosyalist Türkiye hedefiyle yola çıkan komünistler anılarak “Mustafa Suphilerin taşıdığı bayrak bugün ellerimizdedir” denildi.</p>

<h2>“Türkiye’nin gündeminde yeniden kurtuluş sorunu var”</h2>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devrimle kurulduğu ve karşı devrim süreciyle yıkıldığı görüşüne yer verilen açıklamada, iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarını temsil ettiği savunuldu.</p>

<p>Türkiye’nin gündeminde yeniden devrim ve kurtuluş sorununun bulunduğu belirtilerek ülkenin emekçileri, ilerici güçleri ve ezilen kesimlerinin eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzen kurabileceği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, cumhuriyetçi, laik ve yurtsever güçler açısından sosyalist kurtuluş yolunun her geçen gün daha belirgin hale geldiği kaydedildi.</p>

<h2>“TKP’nin tarihsel misyonu yeniden güncel”</h2>

<p>Türkiye Komünist Partisi’nin 106 yıl önce benzer koşullarda yola çıktığı ifade edilen açıklamada, emperyalist kapitalist sistemin devam ettiği ve TKP’nin tarihsel misyonunun yeniden güncellendiği savunuldu.</p>

<p>Türkiye Komünist Hareketi’nin, bu misyonu yerine getirmek amacıyla “ülkenin yeni komünist partisi olarak görev başında” olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Türkiye’yi sosyalizm kurtaracak”</h2>

<p>Türkiye’de “21. yüzyıl istibdadı” olarak nitelendirilen bir rejimin kurulduğu öne sürülen açıklamada; baskı, tehdit ve şantajla iktidarda kalınmaya çalışıldığı iddia edildi. Sermaye düzeninden demokrasi beklemenin emperyalizmin ve mevcut düzenin devamına hizmet edeceği savunularak şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Türkiye’yi ikinci bir ‘yetmez ama evet’ değil, sosyalizm kurtaracaktır.”</p>

<h2>“106 yıl önce yola çıkan komünistleri saygıyla anıyoruz”</h2>

<p>Açıklamanın sonunda, 106 yıl önce sosyalist Türkiye hedefiyle yola çıkan komünistler ile geçen yüzyıl boyunca eşitlik, özgürlük, sosyalizm ve işçi sınıfının iktidarı için mücadele eden devrimciler anıldı.</p>

<p>TKH, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Türkiye’nin geleceğinde sosyalist iktidar vardır. Emperyalizmin yenilgisi de kapitalizmin çöküşü de ufuktadır. Umut sosyalizmdedir. Partimizin 106. yaşı kutlu olsun! Türkiye’yi sosyalizm kurtaracak!”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turkiye-komunist-hareketinden-106-yil-mesaji-umut-sosyalizmdedir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/tkh.png" type="image/jpeg" length="39683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ziya Paşa Dinlenme Parkı Tarihi Dokusu Korunarak Yenileniyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ziya-pasa-dinlenme-parki-tarihi-dokusu-korunarak-yenileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ziya-pasa-dinlenme-parki-tarihi-dokusu-korunarak-yenileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyhan Belediyesi, Adana’nın tarihi merkezinde yer alan Ziya Paşa Dinlenme Parkı’nda kapsamlı yenileme çalışması başlattı. Parkın mevcut kimliği korunurken altyapı, yeşil alan ve peyzaj düzenlemeleriyle daha güvenli, estetik ve kullanışlı bir yaşam alanı oluşturulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Seyhan Belediyesi, ilçe genelindeki park ve yeşil alanları daha nitelikli hale getirme çalışmaları kapsamında Ziya Paşa Dinlenme Parkı’nı yenilemek için harekete geçti.</p>

<p>Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler, teknik inceleme ve değerlendirmelerin ardından fiziki iyileştirme çalışmalarına başladı. Çalışmalar, parkın tarihi ve doğal dokusu gözetilerek ortaklaşa yürütülüyor.</p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 7" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-7.jpg" width="1600" /></p>

<h2>Tarihi kimlik ve mevcut yapı korunacak</h2>

<p>Uzun yıllardır Adanalıların önemli dinlenme ve buluşma noktaları arasında bulunan parkın yenileme sürecinde, alanın ruhuna ve mevcut kimliğine sadık kalınacak.</p>

<p>Proje kapsamında altyapı eksiklikleri giderilecek, yeşil alanlar güçlendirilecek ve peyzaj düzenlemeleri gerçekleştirilecek. Böylece parkın hem görünümünün iyileştirilmesi hem de vatandaşların alanı daha rahat ve güvenli kullanabilmesi sağlanacak.</p>

<h2>Tarihi çevreyle bütünleşen bir yaşam alanı</h2>

<p>Büyüksaat ve çevresindeki tarihi dokunun önemli parçalarından biri olan Ziya Paşa Dinlenme Parkı’nın, çalışmaların tamamlanmasının ardından daha estetik, güvenli ve konforlu bir yaşam alanına dönüşmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye ekiplerinin başlattığı fiziki iyileştirme ve düzenleme çalışmalarının belirlenen iş takvimi doğrultusunda aralıksız sürdürüleceği bildirildi.</p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 6" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-6.jpg" width="1600" /></p>

<h2>Muhtar Mevsim Sarp’tan teşekkür</h2>

<p>Ulucami Mahallesi Muhtarı Mevsim Sarp, çalışmaların mahalle sakinleri açısından büyük önem taşıdığını belirterek Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’e, Başkan Vekili Hasibe Akkan’a ve çalışmalarda emeği geçen belediye çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>Sarp, Ziya Paşa Dinlenme Parkı’nın tarihi dokusu korunarak daha kullanışlı ve estetik bir görünüme kavuşturulacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 5" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-5.jpg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 4" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-4.jpg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 3" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-3.jpg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 2" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-2.jpg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Zi̇ya Paşa Di̇nlenme Parki'nda Yeni̇leme Mesai̇si̇ Başladi 1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/ziya-pasa-dinlenme-parkinda-yenileme-mesaisi-basladi-1.jpg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ziya-pasa-dinlenme-parki-tarihi-dokusu-korunarak-yenileniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/seyhan-belediyesi-2.png" type="image/jpeg" length="98146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mezitli’de altyapı sonrası bozulan yollar yenilendi: 11,5 kilometrelik asfalt çalışması]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mezitlide-altyapi-sonrasi-bozulan-yollar-yenilendi-115-kilometrelik-asfalt-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mezitlide-altyapi-sonrasi-bozulan-yollar-yenilendi-115-kilometrelik-asfalt-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mezitli’de altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yolları sıcak ve sathi asfalt kaplamayla yeniledi. Esenbağlar ve Anayurt mahallelerinde toplam 11,5 kilometrelik yol daha güvenli ve konforlu hale getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Mezitli ilçesinde altyapı çalışmalarının ardından bozulan ve tahribata uğrayan yollarda bakım ve yenileme çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bu kapsamda Esenbağlar ve Anayurt mahallelerinde yürütülen sıcak asfalt ve sathi kaplama çalışmaları tamamlandı.</p>

<h2>Esenbağlar’da iki sokak sıcak asfaltla kaplandı</h2>

<p>Altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan Esenbağlar Mahallesi’ndeki 71019 ve 71054 sokaklar sıcak asfaltla kaplanarak yenilendi. Mahalle sakinlerinin uzun süredir talep ettiği çalışmaların kısa sürede tamamlandığı belirtildi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi ekipleri, altyapısı tamamlanan yolları çalışma programına alarak ulaşım güvenliğini ve konforunu artırmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="602" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6004.png" width="1084" /></p>

<h2>Anayurt ve Esenbağlar’da 11,5 kilometrelik sathi kaplama</h2>

<p>Ekipler, Anayurt Mahallesi’nde de asfalt çalışmalarını sürdürdü. İlk olarak 43002 Sokak’ta çalışma yapan ekipler, daha sonra mahalle sınırları içindeki Kanal Caddesi’ni yeniledi.</p>

<p>Esenbağlar Mahallesi’ndeki 71019 Sokak’ta da sathi asfalt kaplama uygulandı. Çalışmalar kapsamında toplam 11,5 kilometrelik yol sathi asfaltla kaplandı.</p>

<h2>Kocaoğlu: “Büyükşehir yolumuzu hızlı bir şekilde yeniledi”</h2>

<p>Esenbağlar Mahalle Muhtarı Yaşar Kocaoğlu, gerçekleştirilen çalışmalar nedeniyle Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve belediye ekiplerine teşekkür etti.</p>

<p>Yolların yenilenmeye ihtiyacı bulunduğunu belirten Kocaoğlu, “Yollarımız bozuktu, şimdi yenilendi. Esenbağlar ve Anayurt mahallelerimizin ara yolları da güzel oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi yolumuzu hızlı bir şekilde yeniledi. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.</p>

<p>Muhtarlıkların yurttaşlarla kamu kurumları arasında köprü görevi üstlendiğini ifade eden Kocaoğlu, yapılan çalışmaların özellikle bahçe yollarını kullanan mahalle sakinleri açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img height="613" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6005.png" width="1086" /></p>

<h2>Ural: “Tozdan kurtulduk”</h2>

<p>Anayurt Mahalle Muhtarı Musa Ural da MESKİ tarafından mahallede altyapı ve içme suyu hatlarının yenilendiğini belirtti.</p>

<p>Altyapı çalışmalarının ardından yolların asfaltlandığını aktaran Ural, “11,5 kilometrelik asfalt çalışması yapıldı. Bizi tozdan kurtardılar, vatandaşlarımız memnun. Halkım ve şahsım adına Vahap Başkanımıza ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Yollarımızın yapılması çok iyi oldu” diye konuştu.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin Mezitli’de ve kent genelinde yol bakım, onarım ve asfaltlama çalışmalarını belirlenen program doğrultusunda sürdüreceği bildirildi.</p>

<p><img class="" height="607" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6006.png" width="1081" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mezitlide-altyapi-sonrasi-bozulan-yollar-yenilendi-115-kilometrelik-asfalt-calismasi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/mersin-5.png" type="image/jpeg" length="78615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan geleceğe yatırım: İki genç futbolcuyla anlaşma]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trabzonspordan-gelecege-yatirim-iki-genc-futbolcuyla-anlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trabzonspordan-gelecege-yatirim-iki-genc-futbolcuyla-anlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, ara transfer dönemi öncesinde çalışmalarına hız verdi. Bordo-mavililerin, 21 yaşındaki savunmacı Volodymyr Vilivald ile 20 yaşındaki ön libero Eddy Doue’nin transferleri için kulüpleriyle anlaşmaya vardığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor, gelecek sezonların kadro planlaması doğrultusunda iki genç futbolcuyu gündemine aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzon basınında yer alan haberlere göre bordo-mavililer; Ukrayna temsilcisi Kryvbas’ta forma giyen Volodymyr Vilivald ile Portekiz ekibi Estrela’nın oyuncusu Eddy Doue’nin transferi konusunda kulüpleriyle el sıkıştı.</p>

<h2>Resmî imzalar ocak ayında</h2>

<p>Stoper mevkisinde görev yapan 21 yaşındaki Vilivald ile Fildişi Sahilli 20 yaşındaki ön libero Doue’nin transferlerinin, ocak ayında başlayacak ara transfer döneminde resmiyet kazanması bekleniyor.</p>

<h2>Sezonu kulüplerinde tamamlayacaklar</h2>

<p>Trabzonspor yönetiminin planlamasına göre iki genç oyuncu, gelişimlerini sürdürmeleri ve düzenli forma giymeleri amacıyla sezon sonuna kadar mevcut takımlarında kiralık olarak kalacak.</p>

<p>Bordo-mavililer, bu iki hamleyle kadro derinliğini artırmayı ve uzun vadeli takım yapılanmasını güçlendirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trabzonspordan-gelecege-yatirim-iki-genc-futbolcuyla-anlasma</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/trabzon.png" type="image/jpeg" length="14897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şevkin’den Meclis’e narenciye çağrısı: “Ürün dalda, üretici borçta”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sevkinden-meclise-narenciye-cagrisi-urun-dalda-uretici-borcta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sevkinden-meclise-narenciye-cagrisi-urun-dalda-uretici-borcta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Çukurova’da ürününü satamayan narenciye üreticisinin borç yükü altında üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Narenciye sektörünün bütün yönleriyle incelenmesi için Meclis Araştırması açılmasını isteyen Şevkin, “Dalında çürüyen narenciye, uygulanan tarım politikalarının iflasıdır” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ADANA – CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, başta Adana olmak üzere Çukurova’daki narenciye üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşıdı.</p>

<p>Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Şevkin; limon, mandalina, portakal ve greyfurt üreten binlerce çiftçinin artan maliyetler, fiyat belirsizliği, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki güçlükler nedeniyle üretimden uzaklaştığını belirtti.</p>

<p>Narenciyenin geleceğinin üretimden ihracata kadar bütün boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade eden Şevkin, sektörün sorunlarının ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.</p>

<h2>“Üretici hem üretirken hem satarken kaybediyor”</h2>

<p>Mazot, gübre, ilaç, elektrik, sulama, işçilik, ambalaj ve nakliye giderlerindeki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Şevkin, çiftçinin hasat döneminde ürününü hangi fiyattan satacağını öngöremediğini söyledi.</p>

<p>Ürünün dalında kalmasının yalnızca bir sezonluk gelir kaybı oluşturmadığına dikkat çeken Şevkin, şöyle konuştu:</p>

<p>“Üretici ürününü yetiştiriyor, masrafını yapıyor ve borçlanıyor. Hasat geldiğinde ise ya alıcı bulamıyor ya da ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyor. Üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor. Alın terinin karşılığını alamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir.”</p>

<h2>Üretimden ihracata bütünlüklü politika çağrısı</h2>

<p>Narenciye sektörünün yalnızca bahçedeki üretim aşaması üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Şevkin; hasat, paketleme, soğuk zincir, depolama, işleme ve ihracat süreçlerinin birlikte planlanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Dış pazarlardaki bitki sağlığı ve kalıntı standartları, artan lojistik maliyetleri, sınır kapılarında yaşanan sorunlar ve uygulanan ihracat politikalarının üreticinin gelirini doğrudan etkilediğini kaydeden Şevkin, şunları söyledi:</p>

<p>“Çukurova’da yetişen narenciye yalnızca iç piyasaya mahkûm edilemez. Mevcut ihracat pazarları korunmalı, yeni pazarlar oluşturulmalı ve üreticinin dış pazara erişimi kolaylaştırılmalıdır. İhracatçı ile üretici arasındaki ilişkide çiftçinin pazarlık gücünü artıracak mekanizmalar kurulmalıdır.”</p>

<h2>“Üretici ürününü aynı gün satmak zorunda bırakılmamalı”</h2>

<p>Çukurova’daki soğuk hava deposu, paketleme ve işleme tesisi kapasitesinin yetersiz olduğuna işaret eden Şevkin, bu durumun üreticiyi hasat ettiği ürünü bekletmeden satmaya zorladığını söyledi.</p>

<p>Depolama olanağı bulunmayan çiftçinin ürününü alıcının belirlediği fiyat üzerinden elinden çıkarmak zorunda kaldığını ifade eden Şevkin, “Bu tablo aracının ve alıcının pazarlık gücünü artırırken üreticinin emeğinin karşılığını almasını engelliyor” dedi.</p>

<p>Şevkin, kooperatiflerin ve üretici birliklerinin güçlendirilerek pazarlama sürecinde daha etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>İklim krizi üretimdeki riskleri büyütüyor</h2>

<p>Aşırı sıcaklık, kuraklık, düzensiz yağış, zirai don, dolu ve şiddetli yağışların narenciye bahçelerinde verim ve kalite kaybına yol açtığını belirten Şevkin, iklim krizinin üreticinin üzerindeki yükü ağırlaştırdığını söyledi.</p>

<p>Tarımsal sigorta sisteminin değişen iklim koşullarına göre yeniden düzenlenmesini isteyen Şevkin, “Üreticiyi yalnızca zarar meydana geldikten sonra desteklemek yeterli değildir. Sulama, sigorta, hastalık ve zararlılarla mücadele ile iklime dirençli üretim tekniklerini kapsayan bir politika oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Çiftçiyi borçlandırarak üretimde tutamazsınız”</h2>

<p>Narenciye üreticilerinin Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve diğer finans kuruluşlarına olan borçlarının da araştırılması gerektiğini belirten Şevkin, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.</p>

<p>“Çiftçiyi borçlandırarak üretime devam etmeye zorlayamazsınız” diyen Şevkin, üreticinin borç yükünü hafifletecek, uygun koşullu finansmana erişimini sağlayacak ve üretimin devamlılığını güvence altına alacak düzenlemeler yapılmasını istedi.</p>

<h2>Meclis Araştırmasında ele alınmasını istediği başlıklar</h2>

<p>Şevkin, kurulmasını istediği Meclis Araştırması Komisyonunda şu konuların incelenmesi gerektiğini belirtti:</p>

<ul>
 <li>Çukurova’daki narenciye üretim alanları ve üretici sayısındaki değişim</li>
 <li>Limon, mandalina, portakal ve greyfurtun üretim maliyetleri</li>
 <li>Üretici ile tüketici fiyatları arasındaki fark</li>
 <li>Ürünlerin dalında kalmasının nedenleri</li>
 <li>İhracatta yaşanan sorunlar ve yeni pazar arayışları</li>
 <li>Soğuk hava deposu, paketleme ve işleme tesisi kapasitesi</li>
 <li>Kooperatiflerin ve üretici birliklerinin durumu</li>
 <li>Tarımsal desteklerin yeterliliği</li>
 <li>İklim krizinin üretime etkileri</li>
 <li>Üreticilerin borçluluk durumu</li>
 <li>Lojistik giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler</li>
</ul>

<h2>“Narenciyede uzun vadeli devlet politikası oluşturulmalı”</h2>

<p>Narenciye üreticisinin sorunlarının yalnızca hasat dönemlerinde gündeme getirilerek çözülemeyeceğini söyleyen Şevkin, çiftçinin ne üreteceğini, maliyetini ve ürününü hangi koşullarda satacağını önceden bilebildiği bir sistem kurulmasını istedi.</p>

<p>Çukurova narenciyesinin bölge ekonomisi, istihdam, gıda güvencesi ve Türkiye’nin ihracat kapasitesi açısından stratejik değer taşıdığını vurgulayan Şevkin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çukurova’nın bereketli topraklarını ve narenciye bahçelerini korumak istiyorsak önce üreticiyi korumak zorundayız. Üreticiyi üretimden koparırsanız yalnızca bir çiftçiyi değil; tarımı, istihdamı, gıda güvencesini ve ihracat kapasitesini kaybedersiniz. Narenciye üreticisinin sorunlarını Meclis çatısı altında bütün yönleriyle araştırmalı ve kalıcı çözüm yollarını ortaya koymalıyız.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sevkinden-meclise-narenciye-cagrisi-urun-dalda-uretici-borcta</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/sevkin-1.png" type="image/jpeg" length="13863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da 1 Eylül Dünya Barış Günü: “Barış ertelenemez bir insan hakkıdır!”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konuşmalarda ortaklaşan temel başlıklar barış, demokratik çözüm, eşit yurttaşlık, insan hakları, özgürlükler ve savaş karşıtlığı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İnönü Parkı’nda bir araya gelerek Atatürk Parkı’na yürüdü.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Türkçe ve Kürtçe sloganların atıldığı eylemde savaşlara, çatışmalara ve ayrımcılığa karşı barış çağrısı yapıldı. Platform adına ortak açıklamayı İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu. Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında İnönü Parkı'nda bir araya geldi. Buradan Atatürk Parkı'na yürüyen kitle, savaşların son bulması, barışın ve demokratik çözümün sağlanması talebiyle mesaj verdi.</p>

<p>Yürüyüşün en önünde üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan beyaz bir pankart taşındı. Barışı simgeleyen pankartın arkasında yürüyen kitle, yürüyüş boyunca Türkçe ve Kürtçe sloganlar attı; barış talebini dile getirdi.</p>

<p>Atatürk Parkı'ndaki etkinlikte ise farklı siyasi parti, sendika, meslek örgütü, kadın ve ekoloji örgütleri adına konuşmalar yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/rRviQPu_Ik0" title="1 Eylül Barış Yürüyüşünün Ardından Yasemin Dora Şeker Emek ve Demokrasi Platformu Adına Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p>Ortak açıklamayı Yasemin Dora Şeker okudu</p>

<p>Atatürk Parkı'nda gerçekleştirilen etkinlikte Adana Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu.</p>

<p>Şeker, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün dünyanın birçok bölgesinde savaş, işgal, zorunlu göç, ayrımcılık ve ağır insan hakları ihlallerinin sürdüğü bir dönemde karşılandığını belirterek, Ortadoğu'daki çatışmalara ve Ukrayna'daki savaşa dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamada, “Barış ertelenemez bir insan hakkıdır” vurgusu öne çıktı.</p>

<p>“Savaşların bedelini halklar ödüyor”</p>

<p>Platformun açıklamasında savaşların bedelini savaş kararlarını alanların değil, halkların ödediği ifade edildi.</p>

<p>Emekçilerin, yoksulların, kadınların ve çocukların savaşlarda yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, milyonlarca insanın evlerinden ve topraklarından koparıldığı belirtildi.</p>

<p>Silahlanmaya ayrılan kaynaklarla halkların ekonomik koşulları arasındaki çelişkiye de dikkat çekilen açıklamada, “Silahlara milyarlar ayrılırken halkların ekmeği küçülüyor, silah şirketleri büyürken yoksulluk, göç ve ölüm büyüyor” denildi.</p>

<p>“Ortadoğu halklarının kaderi savaş değildir”</p>

<p>Adana'dan yapılan çağrıda Ortadoğu halklarının geleceğinin savaşla belirlenmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Farsların ve bölgedeki bütün halkların ve inançların eşit, özgür ve barış içinde yaşayabileceği bir geleceğin mümkün olduğu ifade edildi.</p>

<p>Platform, Türkiye'nin yakın tarihine de dikkat çekerek Kürt meselesinin güvenlikçi ve inkârcı politikalarla çözülemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, yıllardır sürdürülen çatışmaların can kayıpları, zorunlu göç, köy boşaltmaları, zorla kaybetmeler, faili meçhul cinayetler, işkence ve temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması gibi ağır sonuçlara yol açtığı kaydedildi.</p>

<p>“Yeni bir fırsat penceresi açıldı”</p>

<p>Kürt meselesinin çözümüne ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, bugün barışçıl ve demokratik çözüm açısından yeni bir fırsat penceresinin açıldığı ifade edildi.</p>

<p>Platform, Türkiye'de Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü yönünde başlayan süreci önemsediklerini belirterek çözümün şiddet ve güvenlik politikalarıyla değil; demokrasi, hukuk, eşit yurttaşlık ve insan hakları temelinde gerçekleşmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, Kürt meselesinin demokratik çözümü ile Türkiye'nin demokratikleşmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.</p>

<p>“Eşit yurttaşlık temelinde barış”</p>

<p>Platformun açıklamasında kalıcı barışın yalnızca silahların susmasından ibaret olmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barışın; yaşam hakkının güvence altına alındığı, özgürlüklerin korunduğu, eşit yurttaşlığın hayata geçirildiği, farklı kimlik ve inançların kendilerini özgürce ifade edebildiği ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu demokratik bir toplumsal düzenle mümkün olabileceği ifade edildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/UKS1jBEGS70" title="Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Eylül Barış Yürüyüşü Yaptı." width="362"></iframe></p>

<p>Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“Eşit yurttaşlık, farklılıklarımızdan vazgeçerek birbirimize benzemek değil; Türk’ün Türk, Kürt’ün Kürt, Arabın Arap olarak, herkesin kendi kimliği, dili, kültürü ve inancıyla eşit haklara sahip olmasıdır.”</p>

<p>“Barış sürecinin aktif bileşenleri olmalıyız”</p>

<p>Platform, olası bir barış sürecinde siyasi aktörlerin yanı sıra kadınların, gençlerin, emekçilerin, hak savunucularının, akademisyenlerin ve sivil toplumun da söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, insan hakları örgütleri, meslek kuruluşları, sendikalar, kadın ve gençlik örgütleri ile yerel sivil toplum kuruluşlarının yalnızca gözlemci olmaması, sürecin aktif bileşenleri haline gelmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca teknik bir silahsızlanma programı olmadığı ifade edilerek; hukuki güvence, demokratikleşme, bağımsız denetim mekanizmaları, geçiş dönemi adaleti ve toplumsal uzlaşıyı içeren bütüncül bir barış mimarisi çağrısı yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/txnSyeA6yec" title="&quot;Barışa Evet Ölüme Hayır&quot; Adana'da 1 Eylül Barış Yürüyüşü" width="362"></iframe></p>

<p>“Bir annenin daha evladının ardından ağlamasını istemiyoruz”</p>

<p>Platform, çağrısında çatışmaların sona ermesi ve silahların kalıcı olarak susması talebini yineledi.</p>

<p>Açıklamada, “Bir insanımızın daha yaşamını kaybetmemesi, bir annenin daha evladının ardından ağlamaması için silahların sonsuza kadar susmasını istiyoruz” denildi.</p>

<p>Bununla birlikte yalnızca çatışmasızlık değil, insanların kimliklerinin inkâr edilmediği, dillerinin ve kültürlerinin eşit kabul edildiği, demokratik iradelerinin yok sayılmadığı onurlu, kalıcı ve adil bir barış talep edildi.</p>

<p>Kurumlar adına peş peşe konuşmalar</p>

<p>Ortak açıklamanın ardından Atatürk Parkı'ndaki etkinlikte farklı kurum ve örgütler adına konuşmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Etkinlikte sırasıyla;</p>

<p>Adana Kadın Platformu<br />
Barış Anneleri<br />
DEM Parti<br />
Emek Partisi<br />
Adana Halkevi<br />
TÖP<br />
Ekoloji Platformu<br />
KESK<br />
TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu<br />
TİP<br />
Yeşil Sol Parti<br />
EDS<br />
Cezaevindeki tutsaklar adına</p>

<p>konuşmalar yapıldı.</p>

<p>Konuşmalarda ortaklaşan temel başlıklar barış, demokratik çözüm, eşit yurttaşlık, insan hakları, özgürlükler ve savaş karşıtlığı oldu.</p>

<p>Beyaz pankarta barış mesajları yazıldı</p>

<p>Konuşmaların tamamlanmasının ardından yürüyüşün başında taşınan ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan beyaz pankart, etkinliğin katılımcılarına açıldı.</p>

<p>Katılımcılar pankartın üzerine barışa ilişkin söz ve mesajlarını yazdı. Böylece yürüyüş boyunca barışın simgesi olarak taşınan yazısız beyaz pankart, etkinliğin sonunda katılımcıların barış taleplerini taşıyan ortak bir mesaja dönüştü.</p>

<p></p>

<h2>Kadın Platformu adına Belgin Işık Kadınların 1 Eylül'de ki Barış Talebini İfade Etti.</h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/irjWGllGMF0" title="Kadın Platformu adına Belgin Işık Kadınların 1 Eylül'de ki Barış Talebini İfade Etti." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h3>Adana'da Barış Annesi 1 Eylül Barışıyla İlgili Konuştu.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/yLzwVl4vcDo" title="Adana'da Barış Annesi 1 Eylül Barışıyla İlgili Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Barış Anneleri 1 Eylül'de Adana'da Barışı Haykırdı.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/KChNglQqPro" title="Barış Anneleri 1 Eylül'de Adana'da Barışı Haykırdı." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>DEM Parti Adana İl Başkanı Av. Yakup Ataş, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/f7qpnPwS2_M" title="DEM Parti Adana İl Başkanı Av. Yakup Ataş, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Münir Korkmaz, Adana'da 1Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/F3zGzPyRPIY" title="Münir Korkmaz, Adana'da 1Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/jeeTtz6OtU8" title="Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>EMEP Adana İl Başkanı Suat Nacar, 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Rh2wEi4nIbY" title="EMEP Adana İl Başkanı Suat Nacar, 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>TÖP Adana İl Örgütü Adına 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuşma Yapıldı.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/r0_zUdD4Vks" title="TÖP Adana İl Örgütü Adına 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuşma Yapıldı." width="1105"></iframe></p>

<p>Etkinlik halaylarla sona erdi</p>

<p>1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliği, pankarta barış mesajlarının yazılmasının ardından halaylarla sona erdi.</p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasının sonunda savaşsız, sömürüsüz ve ayrımcılığın olmadığı; herkesin eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik bir toplum için barış ve demokratikleşmede ısrar edeceklerini belirtti.</p>

<p>Platformun etkinlikte öne çıkan çağrısı ise şöyle oldu:</p>

<p>“Barış ertelenemez bir insan hakkıdır!”</p>

<p>“Barışı kalıcı kılmak, demokrasiyi ve insan haklarını güvence altına almaktır!”</p>

<p>“Kalıcı barışın yolu demokrasiden, adaletten, eşitlikten ve özgürlükten geçer!”</p>

<p>“Savaşa hayır, barış hemen şimdi!”</p>

<p>“Yaşasın halkların eşitliği!”</p>

<p>“Yaşasın barış! Bijî Aştî! يحيا السلام”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-195037.jpeg" type="image/jpeg" length="78041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="80501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”

“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p itemprop="description"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="25939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="51255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="51517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”

Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="21852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="82375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="29708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="17611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="38631"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="96479"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="72204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="28065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="67102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="89429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="43045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="24600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="32331"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
