<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri; siyaset, ekonomi, toplum, yaşam, eğitim, sağlık, çevre ve yerel gelişmeler Habere Güven’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022–2026 Habere Güven Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 00:31:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mor Dayanışma Adana’da Enternasyonal Feminist Mücadeleyi Tartıştı: “Başka Bir Yaşam Mümkün”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mor-dayanisma-adanada-enternasyonal-feminist-mucadeleyi-tartisti-baska-bir-yasam-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mor-dayanisma-adanada-enternasyonal-feminist-mucadeleyi-tartisti-baska-bir-yasam-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mor Dayanışma’nın düzenlediği sempozyumda öne çıkan temel sorulardan biri, farklı ülkelerde sürdürülen feminist mücadelelerin nasıl ortaklaştırılabileceği oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Mor Dayanışma’nın Adana’da düzenlediği “Emperyalist Savaşa Karşı Enternasyonal Feminist Mücadele Arayışları” sempozyumunda, kapitalizmin krizi, emperyalist savaşlar, otoriterleşme, kadın emeği, laiklik, ekolojik yıkım ve Ortadoğu’daki kadın mücadeleleri ele alındı. Filistin, Mısır, İran ve Kürt kadın hareketinin deneyimlerinin gündeme geldiği iki oturumlu sempozyumun açılışında konuşan Şilan Sürmeli, “Biz kadınlar, insanlığı yıkıma götüren bu düzene dur diyebilecek önemli bir toplumsal dinamiğiz” dedi.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 10 31 231800" class="detail-photo img-fluid" height="1279" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/ekran-goruntusu-2026-10-31-231800.png" width="1711" /></p>

<p>ADANA – Mor Dayanışma, emperyalist savaşlara, militarizme, kapitalist sömürüye ve erkek egemenliğine karşı uluslararası kadın dayanışmasını güçlendirmek amacıyla Adana’da “Emperyalist Savaşa Karşı Enternasyonal Feminist Mücadele Arayışları” başlıklı sempozyum düzenledi.</p>

<p>31 Ekim Cumartesi günü Seyhan ilçesindeki Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyum, kadınların halaylarıyla başladı. Erbane eşliğinde salona giren kadınların katıldığı etkinlikte, sinevizyon gösteriminin ardından Mor Dayanışma üyesi Şilan Sürmeli açılış konuşmasını yaptı.</p>

<p>“Başka Bir Yaşam Mümkün” şiarıyla gerçekleştirilen sempozyumda, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların kadınlar üzerindeki etkileri, kapitalizmin yapısal krizi, otoriter siyasal rejimlerin yükselişi, kadın emeğinin sömürüsü, laiklik mücadelesi ve savaşların yarattığı ekolojik yıkım tartışıldı.</p>

<p>Türkiye’den ve farklı ülkelerden kadın hareketi temsilcileri, akademisyenler, hukukçular, araştırmacılar ve ekoloji mücadelesi yürüten kadınların katkı sunduğu sempozyumda, farklı coğrafyalardaki feminist mücadele deneyimlerinin ortak bir uluslararası dayanışma zemininde buluşturulması üzerinde duruldu.</p>

<p>Mor Dayanışma, sempozyum öncesinde yaptığı açıklamada da kadınların savaş politikalarının yalnızca sonuçlarına katlanan bir toplumsal kesim olmadığını, aynı zamanda bu politikalara karşı örgütlü mücadelenin önemli özneleri olduğunu vurgulamıştı.</p>

<p>Habere Güven+1</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="790" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ucagV4IrAWw" title="Şilan Sürmeli, Emperyalist Savaşa Karşı Enternasyonal Feminist Mücadele Sempozyumunda Konuştu." width="1057"></iframe></h2>

<h2>Şilan Sürmeli: “Enternasyonal feminist mücadeleyi nasıl örgütleyeceğiz?”</h2>

<p>Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Mor Dayanışma üyesi Şilan Sürmeli, kadınların uluslararası ölçekte ortak mücadele olanaklarını değerlendirdi.</p>

<p>Konuşmasına kadınları, feministleri ve mücadele arkadaşlarını selamlayarak başlayan Sürmeli, sempozyumun yalnızca dünyadaki gelişmeleri değerlendirmek amacıyla değil, bu gelişmeler karşısında ortak bir feminist mücadele hattının nasıl oluşturulabileceğini tartışmak için düzenlendiğini belirtti.</p>

<p>Sürmeli, konuşmasının başlangıcında şu soruları yöneltti:</p>

<p>“Enternasyonal feminist bir mücadeleyi nasıl organize ederiz? Birlikte nasıl büyütebiliriz? Enternasyonal sosyalist feminist mücadelenin ağları nasıl şekillenecek? Biz bu ağları, bu mücadele dinamiklerini nereden güçlendireceğiz?”</p>

<p>Bu soruların yanıtlarının ancak dünyada yaşanan siyasal, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerin bütünlüklü biçimde değerlendirilmesiyle bulunabileceğini ifade eden Sürmeli, Türkiye’deki gelişmelerin de küresel kapitalist sistemin krizlerinden bağımsız olmadığını söyledi.</p>

<p>“Çünkü hem dünyada hem Türkiye’de yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değil. İktidarların, emperyalistlerin ve patriyarkal kapitalizmin sözcülerinin bugün dünyayı ve bir bütün olarak insanlığı yıkıma götürdüğü bir evredeyiz. Biz kadınlar buna ‘dur’ diyebilecek önemli bir toplumsal dinamiğiz. O yüzden bugün yan yanayız.”</p>

<h2>“Yeni dünya düzeni söyleminin arkasında daha vahşi bir kapitalizm var”</h2>

<p>Dünyada kapitalist güçlerin, emperyalist yayılmayı hedefleyen devletlerin ve siyasal iktidarların sürekli olarak “yeni dünya düzeni” söylemini gündeme getirdiğini belirten Sürmeli, bu söylemin gerçekte nasıl bir ekonomik ve siyasal dönüşüme karşılık geldiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sürmeli, uluslararası güç merkezlerinin yeni bir dönemin başladığını ilan ettiğini ancak bu dönemin halklar ve kadınlar açısından daha ağır sömürü, savaş ve baskı koşulları anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>“Dünyadaki kapitalistler, emperyalist yayılmayı amaçlayan devletler ve onların sözcülüğünü yapan iktidarlar sürekli yeni bir dünya düzeninden söz ediyor. Hepimiz bunları görüyoruz. Bir yerlerde yazıyorlar, çıkıp açıklamalar yapıyorlar. Ortadoğu’da ve dünyanın farklı bölgelerinde bu güçlerin sözcüleri, ‘Yeni bir dünya düzenine girdik’ diyorlar.”</p>

<p>Bu söylemlere karşı kapitalizmin içinde bulunduğu yapısal krizin görülmesi gerektiğini vurgulayan Sürmeli, şöyle devam etti:</p>

<p>“Oysa bizler gerçeği çok iyi biliyoruz ve bu kürsüden açıkça ilan ediyoruz: Bugün kapitalizmin yeni, daha vahşi ve daha barbar bir aşamasının arifesindeyiz.”</p>

<p>Sürmeli’ye göre kapitalizmin içinde bulunduğu kriz yalnızca ekonomik dengeleri değil, siyasal rejimleri, toplumsal ilişkileri ve uluslararası güç mücadelelerini de yeniden şekillendiriyor.</p>

<h2>“Kapitalizmin krizini aşmak için otoriter ve faşizan rejimler güçlendiriliyor”</h2>

<p>Kapitalizmin yapısal krizinin aşılması amacıyla neoliberal politikaların daha kapsamlı biçimde uygulandığını belirten Sürmeli, bu sürecin siyasal alanda otoriterleşmeyi ve faşizan eğilimleri güçlendirdiğini söyledi.</p>

<p>“Günümüzde kapitalizmin yapısal krizini aşmak, neoliberal politikaları sınırsızca uygulayabilmek için otoriterleşen ve faşizanlaşan rejimlerle karşı karşıyayız. Ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak önemli bir dönüşümün sancılarını hep birlikte yaşıyoruz.”</p>

<p>Sürmeli, ekonomik krizlerin, siyasal baskıların ve savaş politikalarının birbirinden bağımsız gelişmeler olarak ele alınamayacağını belirterek kadınların bu dönüşümün sonuçlarıyla farklı alanlarda karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>

<p>Kadınların ekonomik güvencesizlik, siyasal baskı, toplumsal eşitsizlik ve erkek şiddeti karşısındaki mücadelesinin, kapitalizmin yarattığı krizlere karşı yürütülen toplumsal mücadelelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<h2>“Hız, mevcut dünya düzeninin temel özelliklerinden biri hâline geldi”</h2>

<p>Dünyada yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelerin giderek hızlandığına dikkat çeken Sürmeli, hızın yalnızca ekonomik yaşamda değil, siyasal kararların alınmasında ve devletlerin politikalarının değişmesinde de belirleyici bir özellik kazandığını söyledi.</p>

<p>“Hayatın oldukça hızlandığı, hızın neredeyse bu dünya düzeninin önemli bir mottosu olduğu bir dönemden geçiyoruz. Her şey o kadar hızlı ki bize sürekli hızlı tüketimden söz ediyorlar. Politikada da hızlı geçişler yaşanıyor.”</p>

<p>Sürmeli, iktidarların ve devletlerin dış politikalarında kısa süre içerisinde köklü değişiklikler yaşanabildiğini belirterek Türkiye’nin Suriye politikasını örnek gösterdi.</p>

<p>“Görüyoruz değil mi? İktidarların ve devletlerin sözcüleri bir gün bir politikayı uyguluyor, başka bir gün farklı bir politikaya geçiyor. Türkiye’de iktidarın başındaki AKP, bir gün Suriye’de Esad’a ‘kardeşim’ diyor, başka bir gün ‘düşmanımızdır’ diyor.”</p>

<p>Sürmeli, bu hızlı siyasal değişimlerin nedenlerinin anlaşılmasının, uluslararası kapitalist sistemin işleyişini ve emperyalist güçlerin bölgesel politikalarını değerlendirmek açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h2>“Silahlı savaşlar, soğuk savaş ve ticaret savaşları aynı anda yaşanıyor”</h2>

<p>Dünyanın çok boyutlu bir savaş döneminden geçtiğini belirten Sürmeli, günümüzde yalnızca silahlı çatışmaların değil, ekonomik ve ticari savaşların da uluslararası ilişkileri belirlediğini söyledi.</p>

<p>“Dünya tarihinde belki de daha önce yaşanmamış özel bir savaş dönemine girmiş durumdayız. Hem silahlı savaşların hem soğuk savaşın hem de ticaret savaşlarının aynı anda devrede olduğu bir savaş coğrafyasının içerisindeyiz.”</p>

<p>Savaşların belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını, farklı coğrafyalara yayıldığını belirten Sürmeli, her gün yeni saldırı ve çatışma haberleriyle karşılaşıldığını ifade etti.</p>

<p>“Bu savaş coğrafyası gittikçe yayılıyor. Her gün sosyal medyaya bakıyoruz. Bir yere bombalar yağdırılmış, başka bir yerde silahlar yeniden çıkarılmış ve halklara yöneltilmiş. Sürekli yeni savaş ve çatışma haberleriyle karşılaşıyoruz.”</p>

<p>Sürmeli, savaşların yayılmasının rastlantısal olmadığını, küresel güçler arasındaki hegemonya mücadelesiyle doğrudan ilişkili olduğunu savundu.</p>

<p>“Bu savaş coğrafyasının yayılması tesadüf değil. Bugün yaşanan krizlerin, çatışmaların ve katliamların arkasında küresel hegemonya boşluğu ve bu boşluğu kendi çıkarları doğrultusunda yönetmek isteyen küresel güçler bulunuyor.”</p>

<h2>Türkiye’de kadın yoksulluğu, erkek şiddeti ve laiklik mücadelesi</h2>

<p>Konuşmasında Türkiye’deki siyasal ve ekonomik gelişmelere de değinen Şilan Sürmeli, iktidarın otoriterleşme politikalarının kadınların yaşam alanlarını daralttığını savundu.</p>

<p>Sürmeli, siyasal İslamcı politikalar üzerinden laikliğin ve kadın haklarının hedef alındığını belirterek kadınların kazanılmış haklarını koruma mücadelesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve cezasızlık uygulamalarına değinen Sürmeli, kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel olaylar üzerinden değerlendirilemeyeceğini, toplumsal ve siyasal koşullarla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kadınların ekonomik yaşamda karşılaştıkları eşitsizliklerin de erkek egemen sistemin temel sorunları arasında bulunduğunu belirten Sürmeli, kadın yoksulluğu, güvencesiz çalışma, düşük ücretler ve ev içi emeğin görünmez kılınmasının kadınların yaşamını çok yönlü biçimde etkilediğini söyledi.</p>

<p>Sürmeli, kadın cinayetlerinin ve kadın yoksulluğunun politik olduğunu vurgulayarak kadınların yaşam hakkı, ekonomik bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük taleplerinin ortak mücadele başlıkları olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="810" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/NievFEd6CUM" title="Zeliha Korkmaz, “Enternasyonal Feminist Mücadele Arayışları” sempozyumunda konuştu" width="456"></iframe></h2>

<h2>Mor Dayanışma: “Biz kadınlar bu savaş düzeninin seyircisi değiliz”</h2>

<p>Mor Dayanışma, sempozyum öncesinde yaptığı çağrıda da emperyalist savaşların ve işgal politikalarının kadınların yaşamları üzerindeki etkilerine dikkat çekmişti.</p>

<p>Mor Dayanışma adına açıklama yapan Zeliha Korkmaz, Suriye, Filistin, Ukrayna, Sudan, Rojava ve Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşanan savaşların kadınları yerinden ettiğini, yoksullaştırdığını ve şiddetin farklı biçimleriyle karşı karşıya bıraktığını belirtmişti.</p>

<p>Korkmaz, savaşların kadınların bedenleri, emekleri ve yaşamları üzerindeki sonuçlarına dikkat çekerek uluslararası kadın dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmişti.</p>

<p>Kadınların savaş politikaları karşısında yalnızca yaşananların sonuçlarına katlanan bir toplumsal kesim olmadığını vurgulayan Korkmaz, kadın hareketinin örgütlü mücadelesine işaret ederek “Biz kadınlar bu savaş düzeninin seyircisi değiliz” demişti.</p>

<p>Mor Dayanışma’nın sempozyum çağrısında iki temel soru öne çıkmıştı: Süreklilik kazanan savaş politikaları karşısında nasıl bir barış politikası oluşturulabileceği ve savaşların beslediği milliyetçilik, militarizm ve erkek şiddetine karşı enternasyonal kadın dayanışmasının nasıl örgütlenebileceği.</p>

<p>Bu sorular, Adana’da düzenlenen sempozyumun iki oturumunda ele alınan tartışmaların da temel çerçevesini oluşturdu.</p>

<p>Habere Güven+1</p>

<h2><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 10 31 231820" class="detail-photo img-fluid" height="1276" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/ekran-goruntusu-2026-10-31-231820.png" width="1704" /></h2>

<h2>Birinci oturum: Kapitalizmin krizi, otoriterleşme, kadın emeği ve ekolojik yıkım</h2>

<p>İki oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumun ilk bölümünde, kapitalizmin yapısal krizi ile emperyalist savaşlar arasındaki ilişkiler, siyasal rejimlerin dönüşümü, patriyarka, kadın emeği, laiklik ve ekolojik yıkım başlıkları ele alındı.</p>

<p>Mor Dayanışma Temsilciler Meclisi üyesi Zeliha Korkmaz, “Kapitalizmin Krizi, Emperyalist Savaşlar ve Feminist Mücadele Dinamikleri” başlıklı sunumuyla oturuma katıldı.</p>

<p>Korkmaz’ın sunumunda, kapitalizmin krizinin emperyalist savaş politikalarıyla ilişkisi ve bu koşullarda feminist mücadelenin geliştirebileceği toplumsal dinamikler gündeme geldi.</p>

<p>Ekonomik krizlerin kadınların yaşam koşullarını nasıl etkilediği, savaş politikalarının toplumsal eşitsizliklerle ilişkisi ve kadın hareketinin savaş karşıtı mücadelede üstlenebileceği rol, oturumun temel tartışma alanları arasında yer aldı.</p>

<h3>Ezgi Pınar: Devlet, sermaye ve emek ilişkileri</h3>

<p>Dr. Öğretim Üyesi Ezgi Pınar, “Siyasal Rejimi Nasıl Anlamalı: Otoriterlik ve Faşizm Tartışmalarında Devlet, Sermaye ve Emek” başlıklı sunumunda siyasal rejimlerin dönüşümünü devlet, sermaye ve emek ilişkileri çerçevesinde ele aldı.</p>

<p>Otoriterleşme ve faşizm tartışmalarının yalnızca siyasal yönetim biçimleri üzerinden değil, ekonomik ve sınıfsal ilişkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği konusu oturumun gündeminde yer aldı.</p>

<p>Bu kapsamda siyasal rejimlerdeki dönüşümlerin emekçiler ve kadınlar üzerindeki sonuçları ile toplumsal mücadelelerin karşı karşıya kaldığı yeni koşullar değerlendirildi.</p>

<h3>Seçil Murtazaoğlu: Patriyarka ve kadın emeği</h3>

<p>Kampüs Cadıları’ndan Seçil Murtazaoğlu, “Türkiye’de Yeni Rejimin İnşasında Patriyarka ve Kadın Emeği” başlıklı sunumuyla sempozyuma katıldı.</p>

<p>Murtazaoğlu’nun sunumunda, Türkiye’de siyasal ve toplumsal dönüşümlerin kadın emeği üzerindeki etkileri ile patriyarkanın ekonomik ve siyasal ilişkiler içerisindeki konumu tartışıldı.</p>

<p>Kadınların ücretli çalışma yaşamında karşılaştıkları eşitsizlikler, güvencesiz istihdam, ev içi bakım emeği ve ekonomik bağımsızlık sorunları, bu başlığın temel tartışma alanlarını oluşturdu.</p>

<p>Kadın emeğinin sömürülmesine karşı geliştirilen mücadelelerin feminist hareket açısından taşıdığı önem de oturumun gündeminde yer aldı.</p>

<h3>Hamide Rencüs: Ortadoğu ve Türkiye’de laiklik mücadelesi</h3>

<p>Araştırmacı yazar Hamide Rencüs, “Orta Doğu ve Türkiye’de Kadınların Laiklik Mücadelesi” başlıklı sunumunda kadın hakları ile laiklik arasındaki ilişkiyi ele aldı.</p>

<p>Ortadoğu ve Türkiye’de kadınların laiklik mücadelesi, siyasal iktidarların toplumsal yaşam üzerindeki etkileri ve kadınların kazanılmış haklarının korunması çerçevesinde değerlendirildi.</p>

<p>Kadınların eğitim, çalışma, toplumsal yaşama katılım ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olma hakları ile laiklik arasındaki ilişkiler, sempozyumun önemli tartışma başlıklarından birini oluşturdu.</p>

<h3><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 10 31 231737" class="detail-photo img-fluid" height="1281" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/ekran-goruntusu-2026-10-31-231737.png" width="1702" /></h3>

<h3>Beyda Ceylan: Savaşların ekolojik sonuçları</h3>

<p>Doğanın Çocukları’ndan Beyda Ceylan, “Savaş ve Ekolojik Yıkım” başlıklı sunumunda savaşların doğal yaşam üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı.</p>

<p>Savaşların yalnızca insanların yaşamını değil, doğal yaşam alanlarını, su kaynaklarını, tarımsal üretimi ve ekosistemleri de etkilediği gerçeğinden hareketle ekolojik yıkımın toplumsal sonuçları tartışıldı.</p>

<p>Ekolojik mücadele ile feminist hareket arasındaki ilişkiler ve savaş politikalarının doğa üzerindeki uzun vadeli etkileri, bu bölümde ele alınan konular arasında yer aldı.</p>

<h2>İkinci oturum: Filistin, Mısır, İran ve Kürt kadın hareketi</h2>

<p>Sempozyumun ikinci oturumunda Ortadoğu’daki savaş politikaları, işgaller, bölgesel güç mücadeleleri ve kadınların farklı ülkelerde geliştirdikleri örgütlenme ve direniş deneyimleri gündeme geldi.</p>

<p>Filistin, Mısır, İran ve Kürt kadın hareketine ilişkin sunumların yer aldığı oturumda, savaşların kadınlar üzerindeki etkileri ile uluslararası feminist dayanışmanın olanakları tartışıldı.</p>

<h3>Filistinli kadınların direniş deneyimleri</h3>

<p>Filistinli Kadın Komiteleri Birliği ve Al-Khansa Kadın Derneği’nden Abeer Abu Khdeir, “Filistin: Emperyalist Savaş, Siyonist İşgal ve Direnişin Anlamı” başlıklı sunumuyla sempozyuma katıldı.</p>

<p>Filistin’deki işgal ve savaş koşulları, kadınların yaşam deneyimleri ve örgütlü mücadeleleri çerçevesinde ele alındı.</p>

<p>Filistinli kadınların savaş koşullarında karşı karşıya kaldıkları sorunlar, kadın örgütlerinin dayanışma faaliyetleri ve uluslararası feminist hareketin Filistin’le dayanışması, oturumun gündemindeki konular arasında yer aldı.</p>

<h3>Mısır’da sınıf politikaları ve kadınların mücadelesi</h3>

<p>Mısır’dan iş hukuku avukatı ve Ekmek ve Özgürlük Partisi üyesi Suzan Nada, “Mısır’da Bölgesel Savaş, Sınıf Politikaları ve Kadınların Mücadelesi” başlıklı sunumunda bölgesel savaş politikaları ile ekonomik ve sınıfsal ilişkiler arasındaki bağlantıları ele aldı.</p>

<p>Mısır’da kadınların çalışma yaşamındaki konumu, ekonomik eşitsizlikler ve kadınların toplumsal mücadele deneyimleri, sunumun temel başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Bölgesel savaş politikalarının ekonomik ve toplumsal sonuçlarının kadınların yaşamına nasıl yansıdığı da bu bölümde tartışıldı.</p>

<h3>İran ve bölgesel savaşın kadınlara etkileri</h3>

<p>HarrassWatch Kolektifi, “Emperyalist Hegemonya Krizinde İran ve Bölgeye Yayılan Savaşın Etkileri” başlıklı sunumuyla sempozyuma katkı sundu.</p>

<p>İran’ın bölgesel gelişmeler içerisindeki konumu, uluslararası hegemonya mücadelesi ve savaşların Ortadoğu’ya yayılan etkileri feminist bir perspektifle ele alındı.</p>

<p>İran ve çevresindeki gelişmelerin kadınların yaşam koşulları, hakları ve mücadele olanakları üzerindeki etkileri, oturumun tartışma konuları arasında yer aldı.</p>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 15.05.57" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-150557.jpeg" width="1600" /></h3>

<h3>Fatma Ardal: Kürt kadın hareketinin mücadele dinamikleri</h3>

<p>Mor Dayanışma Temsilciler Meclisi üyesi Fatma Ardal, “Kürt Kadın Hareketinde Direniş ve Mücadele Dinamikleri” başlıklı sunumunda Kürt kadın hareketinin örgütlenme ve mücadele deneyimlerini ele aldı.</p>

<p>Kürt kadın hareketinin geliştirdiği örgütlenme biçimleri, kadın özgürlük mücadelesi ve bölgesel gelişmeler karşısındaki deneyimleri, enternasyonal feminist dayanışma çerçevesinde tartışıldı.</p>

<p>Kadınların siyasal ve toplumsal yaşamda özne olma mücadelesi ile farklı coğrafyalardaki kadın hareketleri arasında kurulabilecek dayanışma ilişkileri, bu bölümün temel konuları arasında yer aldı.</p>

<h2>Savaş karşıtı mücadele ile kadın özgürlük mücadelesi birlikte ele alındı</h2>

<p>Adana’da gerçekleştirilen sempozyumun temel tartışma eksenlerinden birini, emperyalist savaşların yalnızca devletler arasındaki askerî çatışmalar olarak değerlendirilemeyeceği yaklaşımı oluşturdu.</p>

<p>Savaşların ekonomik, siyasal, toplumsal ve ekolojik sonuçlarının kadınların yaşamını farklı biçimlerde etkilediği; bu nedenle savaş karşıtı mücadelenin kadın emeği, toplumsal cinsiyet eşitliği, laiklik, yaşam hakkı ve ekoloji mücadeleleriyle birlikte ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı.</p>

<p>İlk oturumda kapitalizmin krizi, otoriterleşme, kadın emeği ve ekolojik yıkım gibi yapısal sorunlar değerlendirilirken, ikinci oturumda Filistin, Mısır, İran ve Kürt kadın hareketinin deneyimleri üzerinden bölgesel mücadele dinamikleri gündeme taşındı.</p>

<p>Böylece sempozyum, küresel ekonomik ve siyasal gelişmelerle farklı coğrafyalarda sürdürülen kadın mücadeleleri arasındaki ilişkilerin tartışıldığı bir buluşma niteliği kazandı.</p>

<h2>Enternasyonal feminist mücadele için ortak örgütlenme arayışı</h2>

<p>Mor Dayanışma’nın düzenlediği sempozyumda öne çıkan temel sorulardan biri, farklı ülkelerde sürdürülen feminist mücadelelerin nasıl ortaklaştırılabileceği oldu.</p>

<p>Şilan Sürmeli’nin açılış konuşmasında yönelttiği “Enternasyonal feminist bir mücadeleyi nasıl organize ederiz, birlikte nasıl büyütebiliriz?” sorusu, sempozyumun genel yaklaşımını ortaya koydu.</p>

<p>Kadınların savaşlara, militarizme, ekonomik sömürüye, otoriterleşmeye ve erkek egemenliğine karşı yürüttükleri mücadelelerin birbirinden kopuk olmadığı yaklaşımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, farklı coğrafyalardaki deneyimlerin paylaşılması ve ortak mücadele olanaklarının geliştirilmesi üzerinde duruldu.</p>

<p>Mor Dayanışma’nın sempozyum öncesinde kamuoyuyla paylaştığı çağrıda da savaşların yarattığı milliyetçilik, militarizm ve erkek şiddetine karşı uluslararası kadın dayanışmasının örülmesi gerektiği vurgulanmıştı.</p>

<p>Adana’daki buluşma, bu çağrının ardından farklı ülkelerden kadın hareketlerinin gündemlerinin aynı sempozyumda tartışılmasına olanak sağladı.</p>

<p>“Başka Bir Yaşam Mümkün” şiarıyla gerçekleştirilen sempozyum, emperyalist savaşlara ve erkek egemenliğine karşı enternasyonal feminist mücadelenin nasıl güçlendirilebileceğine ilişkin tartışmaları Adana’da bir araya getirdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mor-dayanisma-adanada-enternasyonal-feminist-mucadeleyi-tartisti-baska-bir-yasam-mumkun</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/ekran-goruntusu-2026-10-31-231715.png" type="image/jpeg" length="56516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demokratik Birlik İnisiyatifi Ceyhan’da Buluştu: “Birlik Olmadan Barış Olmaz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/demokratik-birlik-inisiyatifi-ceyhanda-bulustu-birlik-olmadan-baris-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/demokratik-birlik-inisiyatifi-ceyhanda-bulustu-birlik-olmadan-baris-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buluşmaya Adana Demokratik Kurumlar Platformu bileşenlerinin yanı sıra siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>Demokratik Birlik İnisiyatifi, Adana’nın Ceyhan ilçesinde düzenlediği halk buluşmasında Kürt halkının birliği, barış süreci, anadil hakkı ve Rojava’nın kazanımlarını gündeme taşıdı. İnisiyatif Eşsözcüsü Mehmet Kamaç, “Birlik olmadan barış olmaz” mesajı verirken, Eşsözcü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ise Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşması, resmi dil ve eğitim dili olarak tanınması gerektiğini vurguladı.</h3>
</blockquote>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161243-3.jpeg" width="4032" /></p>

<p>ADANA – Demokratik Birlik İnisiyatifi, Adana’nın Ceyhan ilçesinde halk buluşması gerçekleştirerek yürüttüğü çalışmaları ve temel taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Kürt halkının dört parçada birliğinin sağlanması, barışın kalıcı hale gelmesi, anadil hakları ve Rojava’nın kazanımlarının korunması toplantının öne çıkan gündemleri arasında yer aldı.</p>

<p>Bir salonda gerçekleştirilen buluşmaya Adana Demokratik Kurumlar Platformu bileşenlerinin yanı sıra siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Saygı duruşuyla başlayan toplantıda Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve Mehmet Kamaç konuşma yaptı. Konuşmalarda Kürt halkının tarihsel deneyimleri, birlik arayışları, kimlik ve dil hakları ile demokratik çözüm perspektifi ele alındı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="662" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bHDJm3b8t7Q" title="Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Demokratik Birlik İnsiyatifi Ceyhan Toplantısı Konuşması - 1" width="1183"></iframe></p>

<h2>Gülcan Kaçmaz Sayyiğit: “Rojava’nın kazanımları ortak mücadeleyle korunmalı”</h2>

<p>Toplantıda ilk olarak söz alan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Kobani direnişinin Kürt halkının, özellikle de Kürt kadınlarının mücadelesini uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kobani'nin yalnızca bir direniş alanı değil, aynı zamanda Kürt halkının özgürlük ve birlik arayışının sembollerinden biri haline geldiğini belirten Sayyiğit, şöyle konuştu:</p>

<p>“Kobani, büyük direnişiyle artık tüm dünyanın tanıdığı bir yer oldu. Tüm dünya Kürt halkının ve Kürt kadınının direnişini tanıyor. Jin, Jiyan, Azadî felsefesiyle Kobani bir güneş gibi doğdu.”</p>

<p>Rojava Devrimi'nin kazanımlarının korunmasının önemine işaret eden Sayyiğit, Kürt halkının farklı coğrafyalarda elde ettiği kazanımların ortak bir irade ve dayanışmayla savunulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sayyiğit, Kürt halkının birliğinin yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda kazanımların korunması ve geleceğin ortak biçimde inşa edilmesi açısından tarihsel bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="662" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/N5uoZs8LM-s" title="Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Demokratik Birlik İnsiyatifi Ceyhan Toplantısı Konuşması - 2" width="1183"></iframe></h2>

<h2>“Kürtçe resmi dil ve eğitim dili olmalı”</h2>

<p>Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, konuşmasında Kürtçenin anayasal statüsü ve anadilde eğitim hakkına da geniş yer verdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2026 Kültür ve Sanat Ödülleri kapsamında Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Ehmedê Xanî'ye verilen ödüle değinen Sayyiğit, Xanî'nin adının Kürtçe yazılmamasını eleştirdi.</p>

<p>Bir yandan Kürt edebiyatının tarihsel temsilcilerinin ödüllendirilirken diğer yandan Kürtçenin resmi statüden yoksun bırakılmasının çelişki oluşturduğunu savunan Sayyiğit, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ehmedê Xanî’nin dilinin tanınmasına ihtiyaç vardır. Kürtçenin anayasada yerini bulmasına, statü kazanmasına, resmi dil ve eğitim dili olmasına ihtiyaç vardır.”</p>

<p>Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olarak tanınmasının Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin temel talepleri arasında bulunduğunu belirten Sayyiğit, dilin korunmasının toplumsal kimliğin ve kültürel varlığın sürdürülmesi açısından yaşamsal önemde olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="662" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/wHQGa3l21Nk" title="Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Demokratik Birlik İnsiyatifi Ceyhan Toplantısı Konuşması - 3" width="1183"></iframe></h2>

<h2>“348 delege ve 27 kişilik sekreterya ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz”</h2>

<p>Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin kuruluş amacı ve örgütlenme çalışmalarına ilişkin bilgi de veren Sayyiğit, çalışmalarını 348 delege ve 27 kişilik sekreterya aracılığıyla yürüttüklerini aktardı.</p>

<p>Yaklaşık 18 aydır farklı kent ve ilçelerde halk buluşmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Sayyiğit, bu toplantılarda Kürt halkının birlik konusundaki düşüncelerini ve beklentilerini dinlediklerini belirtti.</p>

<p>Buluşmalarda Kürtlerin bugüne kadar neden ortak bir birlik oluşturamadığı, birlik önündeki engellerin neler olduğu ve ortak hareket etmenin sağlayabileceği kazanımlar üzerine tartışmalar yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Barışın ve ortak geleceğin inşasında toplumsal iradenin belirleyici olması gerektiğini vurgulayan Sayyiğit, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:</p>

<p>“Artık tek bir gencimizin dahi burnunun kanamasını istemiyoruz. Bugün tek bir ruh, tek bir ses olmamız gerekiyor. Bu ruh, birlik ruhudur.”</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="662" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/JnFM17t0EBc" title="Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Demokratik Birlik İnsiyatifi Ceyhan Toplantısı Konuşması - 4" width="1183"></iframe></h2>

<h2>Mehmet Kamaç: “Birlik olmadan barış olmaz”</h2>

<p>Toplantıda konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise Kürt halkının tarihsel süreçte yaşadığı acılara ve dört parçaya bölünmüş coğrafyada karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Kürt coğrafyasının farklı devletlerin sınırları içerisinde kalmasının Kürt halkının kimliği, dili ve kültürel varlığı üzerinde derin etkiler yarattığını belirten Kamaç, tarih boyunca uygulanan inkâr ve asimilasyon politikalarının toplumsal hafızada ağır izler bıraktığını söyledi.</p>

<p>Kamaç, Kürt halkının birliğinin sağlanmasını barışın ve demokratik bir geleceğin temel koşullarından biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>Enfal Katliamı, Halepçe, Zilan ve Ağrı'da yaşanan tarihsel olayları hatırlatan Kamaç, bu deneyimlerin Kürt halkının ortak hafızasında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.</p>

<p>Yaşanan acıların unutulmaması ve geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini belirten Kamaç, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bunlar masal değil, yaşanmış gerçeklerdir. Bunlar milletimizin yaşadığı hayatın ta kendisidir. Birlikten bahsettiğimizde kendi acılarımızla da yüzleşiyoruz.”</p>

<p>Kamaç, geçmişte yaşananların yalnızca tarihsel olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bu deneyimlerden çıkarılacak derslerin Kürt halkının ortak geleceğinin oluşturulmasında belirleyici olacağını dile getirdi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="662" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/61inb8OxXSI" title="Mehmet Kamaç, Demokratik Birlik İnsiyatifi Ceyhan Toplantısı Konuşması - 1" width="1183"></iframe></p>

<h2>“Kürt halkının kendi diliyle konuşması ve tarihini anlatması önemlidir”</h2>

<p>Mehmet Kamaç, konuşmasının devamında Kürt halkının kendi dilini kullanmasının, tarihini anlatmasının ve kültürel kimliğini yaşatmasının önemine değindi.</p>

<p>Geçmişte Kürt kimliğinin yok sayılmasına yönelik politikalar uygulandığını savunan Kamaç, buna rağmen Kürt halkının dilini, kültürünü ve toplumsal varlığını korumayı sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Ağrı Dağı'na yapılan sembolik mezar taşına yazılan “Hayali Kürdistan burada meftundur” sözlerini hatırlatan Kamaç, bu ifadenin Kürt halkının varlığını inkâr eden tarihsel yaklaşımın simgelerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin ilk birlik konferansını Ağrı'da gerçekleştirmesinin bu nedenle özel bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.43 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="3840" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161243-2.jpeg" width="5120" /></p>

<p>Kamaç, şunları söyledi:</p>

<p>“Yüz yıl önce ‘Hayali Kürdistan burada meftundur’ diyerek ziyaretini yaptığınız o topraklarda onların torunları bugün hâlâ var. Kürtler vardır ve bu konferansla kendi birliğini ilan etmektedirler.”</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="662" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/oqRWnq2WHvM" title="Mehmet Kamaç, Demokratik Birlik İnsiyatifi Ceyhan Toplantısı Konuşması - 2" width="1183"></iframe></p>

<h2>Ağrı'dan Ceyhan'a birlik çalışmaları</h2>

<p>İnisiyatifin Ağrı'da gerçekleştirdiği ilk birlik konferansına dikkat çeken Kamaç, Kürt halkının tarihsel hafızasının ve ortak mücadelesinin birlik çalışmalarının temel dayanaklarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kürtlerin yaşadıkları farklı coğrafyalara rağmen ortak bir tarihsel ve kültürel mirasa sahip olduğunu belirten Kamaç, bu ortaklığın demokratik bir birlik anlayışıyla güçlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Kamaç'ın konuşmasında öne çıkan temel mesaj, Kürt halkının birliğinin sağlanmasının barış arayışları açısından taşıdığı önem oldu.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.41" class="detail-photo img-fluid" height="3840" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161241.jpeg" width="5120" /></h2>

<h2>Toplantı soru ve değerlendirmelerle sona erdi</h2>

<p>Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin Ceyhan buluşmasında yapılan konuşmaların ardından katılımcılar söz alarak görüş, soru ve değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p>Toplantıda Kürt halkının birliği, anadil hakkı, Rojava'nın kazanımları ve barış sürecine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.</p>

<p>Demokratik Birlik İnisiyatifi'nin yürüttüğü çalışmaların tanıtıldığı Ceyhan buluşması, katılımcılarla gerçekleştirilen karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.42 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="3840" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161242-2.jpeg" width="5120" /><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.42 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="3840" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161242-1.jpeg" width="5120" /><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="3840" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161243-1.jpeg" width="5120" /><img alt="Whatsapp Image 2026 10 31 At 16.12.43" class="detail-photo img-fluid" height="3840" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161243.jpeg" width="5120" /></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/demokratik-birlik-inisiyatifi-ceyhanda-bulustu-birlik-olmadan-baris-olmaz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-31-at-161242-2-1.jpeg" type="image/jpeg" length="97807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asansör Kiralama | 0537 948 73 24 - ASANSORKİRALA.COM]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/asansor-kiralama-0537-948-73-24-asansorkiralacom</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/asansor-kiralama-0537-948-73-24-asansorkiralacom" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İSTANBUL - Kadıköy’de asansörü olmayan bir apartmanın altıncı katına koltuk çıkarmak, merdiveni bir gün boyunca kapatmak demek değildir. Dar sahanlık dönüşü üçlü koltuğu almaz, bina asansörü yoksa hol sürekli dolu kalır, komşu kapısı taşınma koridoruna döner. AsansorKirala.com, 15 yılı aşkın süredir...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İSTANBUL - Kadıköy’de asansörü olmayan bir apartmanın altıncı katına koltuk çıkarmak, merdiveni bir gün boyunca kapatmak demek değildir. Dar sahanlık dönüşü üçlü koltuğu almaz, bina asansörü yoksa hol sürekli dolu kalır, komşu kapısı taşınma koridoruna döner. AsansorKirala.com, 15 yılı aşkın süredir İstanbul’da bu tür binalarda dış cephe asansörünü kendi aracı ve kendi ekibiyle kurduğunu belirtiyor. Araç cepheye yanaşır, zemin kontrol edilir, platform pencere ya da balkon hizasına getirilir. Eşya merdivene girmeden kata çıkar. Karar, taşınma sabahı verilmez. Keşif günü kilitlenir.</p>

<p></p>

<p>Bu iş telefonda yuvarlanan bir rakamla açılmaz. 0 (537) 948 73 24 hattında ilçe, kat ve eşyanın kabaca hacmi alınır. Aynı gün ya da ertesi gün ekip binanın önüne gelir. Sokak genişliği, park etmiş araçlar, ağaç dalı, tente, elektrik hattı ve pencere açıklığı tek tek yazılır. Görülmeyen bir amerikan kapı buzdolabı ya da camlı büfe, sabah başka bir tur demektir. AsansorKirala.com, kapsam teklifte netleşmeden asansör kurmadığını söylüyor. Keşif ücretsiz tutulur. Yazılı sözleşme imzalanmadan platform yük görmez.</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/" rel="dofollow">Asansör Kiralama</a> bu dosyada merdiveni değil cepheyi açar. Koltuk, beyaz eşya ve koli aynı platform düzenine yazılır. Ağır parça ile kırılgan cam aynı sepete sıkıştırılmaz. Her parça kayışla sabitlenir, köşe koruyucu takılır. Katta içerideki ekip eşyayı alır, sonra bir sonraki parça biner. Acele yoktur, denge vardır. Firma, hızı yükün cinsine göre seçtiğini belirtiyor. Cam ve beyaz eşya ayrı turda gider. Sepet dolu diye yan yana sıkıştırılmaz.</p>

<p></p>

<p>Kurulum sırası sabittir. Zemin ve meyil kontrol edilir, ayak sabitlenir. Direk seçilen pencereye hizalanır. Platform korkuluğu kapanır, boş deneme yapılır. Kayış ve köşe koruyucu hazır olmadan yük bindirilmez. AsansorKirala.com, bu sırayı atlamadığını söylüyor. Dar sokakta açı daha dik alınır. Geniş caddede araç daha rahat yanaşır. Kurulum bitmeden eşya kapıdan dışarı çıkarılmaz. Böylece yağmur ve bekleme riski azalır. Site güvenliğine kurulum saati bir gün önceden iletilir. İzin yoksa sabah kaldırımda beklenir. Bekleme, baştan konuşulmuşsa sürpriz olmaz.</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/moduler-asansor-kiralama/" rel="dofollow">Modüler Asansör Kiralama</a>, Kadıköy’ün dar ara sokaklarında direği binanın ölçüsüne göre yerinde toplar. Tek parça sabit boy her cepheye uymayabilir. Modüler direk ve platform, pencere kotuna ve kaldırım payına göre birleştirilir. İç avlu, çıkma cephe ve balkon demiri keşifte fotoğrafla not edilir. Demir sökülecekse bu, taşınma sabahına bırakılmaz. Açıklık darsa parça yönü değiştirilir. Zorlama yapılmaz. Yanlış boy günü uzatır. Doğru boy işi tek kurulumda bitirir.</p>

<p></p>

<p>Sigorta, ilanda tek cümleyle geçiştirildiğinde teslimden sonra tartışma çıkarır. <a href="https://asansorkirala.com/" rel="dofollow">https://asansorkirala.com</a>, taşımayı yüklemeden kata teslime kadar sigorta kapsamına aldığını, kapsamı imzadan önce anlattığını belirtiyor. Nakit, takı ve evrak platforma binmez. Aile bunları yanında götürür. Ahşaptaki eski çizik, sarılmadan önce fotoğraflanır. Yeni iz, yolun mu yoksa yılların mı olduğu bu kareden anlaşılır. Teslim, listeyle parça parça kapanır. İmza, son parça içeri girdikten ve asansör toplanmaya başladıktan sonra atılır. Erken imza, tartışmayı ertesi güne taşır.</p>

<p></p>

<p>WhatsApp hattı 0507 788 15 15 üzerinden de aynı sıra yürür. Fotoğraf gönderilir, kabaca tutar konuşulur, kesin kapsam yerinde görülünce kapanır. Pendik merkezli ekip İstanbul geneline çıkar. 7/24 hat açıktır. Gece yarısı acil bir site arızası için de aynı numara kullanılır. AsansorKirala.com, kendi aracını ve kendi operatörünü kullandığını, işi ara bir ekibe devretmediğini söylüyor. Operatör gün boyu aynı ekipte kalır. Vardiya ortasında yabancı el girmez.</p>

<p></p>

<p><a href="https://asansorkirala.com/asansor-kiralama-fiyatlari/" rel="dofollow">Asansör Kiralama Fiyatları</a> 2026 listesinde kata göredir. Kurulum ve operatör dahildir. 1 ile 8. kat için 4.000 TL, 9 ile 10. kat için 5.000 TL, 11 ile 12. kat için 7.000 TL, 13 ile 14. kat için 9.000 TL, 15. kat için 12.000 TL yazılır. Daha yüksek katlar için ayrıca teklif alınır. Uzak ilçe ve zor yanaşma keşifte ayrıca konuşulur. Süre, ayrı bir saat tarifesi açmaz. Kat tutarı esastır. Erken bitmek tutarı düşürmez, geç bitmek de liste dışına taşımaz. Kapsam baştan yazılıdır. Gizli satır açılmaz.</p>

<p></p>

<p>Yüksek katta rüzgar payı ayrı düşünülür. Sert rüzgârda hız düşürülür. Islak zeminde ayak sabitlemesi yeniden kontrol edilir. Yağmur platformu kayganlaştırır. Eşya ıslanmasın diye kapıdan erken çıkarılmaz. AsansorKirala.com, güvenliği hızdan önce tuttuğunu belirtiyor. Zemin uygun değilse takoz ve ek sabitleme kullanılır. Yine olmuyorsa kurulum ertelenir. Erteleme, sözleşmede yazılı bir güvenlik maddesidir. “Nasıl olsa çıkarız” cümlesi saha kuralının yerine geçmez.</p>

<p></p>

<p>Ofis yükü ile ev yükü aynı tempoda yazılmaz. Cam masa, arşiv dolabı ve ekran ayrı sarılır. Toplantı masası numarası yeni katta aynı kalır. Pazartesi sabahı 12 numaralı çekmece yine 12 numaralı kişinin evrakını taşımalıdır. AsansorKirala.com, kurum dosyasında güvenlik listesini de istediğini söylüyor. Liste yoksa iş, ne kadar hazır olursa olsun başlamaz. Personelin özel eşyası ile kurumun evrakı aynı sepete binmez. Kablolar etiketlenmeden sökülürse yeni masada hangi hattın hangi prize gittiği bulunamaz.</p>

<p></p>

<p>Site asansörü bakımdaysa taşınma ertelenmek zorunda değildir. Dış cephe, bina kabininin yerine geçer ama bina asansörü değildir. Yolcu asansörü bu işe yazılmaz. Platform, yönetimin verdiği dilimde kurulur. Dilim bitince direk iner, kaldırım süpürülür, koni ve şerit kaldırılır. AsansorKirala.com, toparlanmamış kaldırımı iş bitmiş saymadığını ifade ediyor. Müşteri, sokağın da eşyanın da düzgün bırakıldığını görmelidir. Site görevlisine teslim notu yazılır. Eksik parça varsa yerinde konuşulur.</p>

<p></p>

<p>Eski adres ile yeni adres aynı gün bağlanacaksa iki cephe ayrı ölçülür. Çıkış katı ile varış katı farklıysa süre ve ekip buna göre yazılır. Parça etiketli gider, yeni evde aynı etiketle odaya bırakılır. İkinci sokak daha darsa açı yeniden alınır. İlk kurulumun ayarı kopyalanmaz. AsansorKirala.com, iki cephe görülmeden fiyatı kesinleştirmediğini söylüyor. Tek cepheye bakıp ikinci adresi tahmin etmek, günün ortasında ikinci bir sürpriz doğurur.</p>

<p></p>

<p>Az eşya olsa bile kat yüksekse merdiven yorulur. Öğrenci evinde birkaç koli ve bir yatak, sekizinci katta yine platform ister. AsansorKirala.com, az eşyayı da büyük parçayı da karıştırmadan çıkardığını belirtiyor. Küçük iş, “nasıl olsa merdivenden iner” diye geçiştirilmez. Çünkü hasar çoğu zaman küçük işte, acele edilen köşede çıkar. Platform düz bir hat izler. Parça duvara sürtünmez. Köşe koruyucu ve kayış bu hattı tamamlar.</p>

<p></p>

<p>Belgeler, sahada gösterilmek üzere tutulur. Periyodik kontrol, kalibrasyon, operatör kurs belgesi ve İSG sözleşmesi firmanın paylaştığı resmi süreçler arasındadır. AsansorKirala.com, bu belgeleri gizlemek yerine açık tuttuğunu söylüyor. Site yönetimi belge istediğinde kapıda tartışma çıkmaz. Belge, ilandaki cümlenin yerine geçer. Operatör, yalnızca düğmeye basan kişi değildir. Rüzgarı, yükün yatışını ve kat ağzındaki eli birlikte okur.</p>

<p></p>

<p>Gün bitince liste kapanır, platform boş iner, direk toplanır. Kaldırımdaki iz süpürülür. Site girişi eski haline gelir. Yazışmalar ve fiyat çerçevesi https://asansorkirala.com/ adresinde durur. Hat 0 (537) 948 73 24, WhatsApp 0507 788 15 15. Kadıköy’deki gibi asansörsüz bir kat için ilk iş merdivene koltuk dayamak değil, cephe ölçüsünün alınacağı saati vermektir.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/asansor-kiralama-0537-948-73-24-asansorkiralacom</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/profesyonel-asansorlu-tasimacilik-reklami.png" type="image/jpeg" length="18660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da 11 Kişiye 42 Yıl Hapis Cezası Meclis Gündeminde: Meral Danış Beştaş Adalet Bakanlığına Sordu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanada-11-kisiye-42-yil-hapis-cezasi-meclis-gundeminde-meral-danis-bestas-adalet-bakanligina-sordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanada-11-kisiye-42-yil-hapis-cezasi-meclis-gundeminde-meral-danis-bestas-adalet-bakanligina-sordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne katılım çağrısı yapmak amacıyla bir araya gelenlerin yargılandığı davada verilen hapis cezası, Meclis gündeminde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne çağrı yapmak amacıyla Adana İnönü Parkı’nda düzenlenen basın açıklaması nedeniyle yargılanan 11 kişiye, 11 yıl süren yargılama sonunda toplam 42 yıl hapis cezası verilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. DEM Partili Meral Danış Beştaş, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkından sendika flamalarının plastik sopalarının silah sayılmasına, temyiz hakkından istinaf incelemesinin yaklaşık 14 günde tamamlanmasına kadar çok sayıda hukuki sorunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.</p>
</blockquote>

<p>Adana’da 10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne katılım çağrısı yapmak amacıyla İnönü Parkı’nda bir araya gelen 11 kişinin yargılandığı davada verilen toplam 42 yıllık hapis cezası, Meclis gündemine taşındı.</p>

<p>DEM Parti milletvekili Meral Danış Beştaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 11 yıl süren yargılamanın ardından verilen kararın barışçıl toplantı ve gösteri hakkı, ifade özgürlüğü, adil yargılanma ve hukuk güvenliği ilkeleri bakımından ciddi sorunlar barındırdığını belirtti.</p>

<p>Beştaş, Adalet Bakanlığına yönelttiği sorularla yalnızca mahkûmiyet kararlarını değil, yargılamanın süresini, istinaf mahkemesinin kararını, temyiz yolunun kapalı tutulmasını ve sendika flamalarında kullanılan plastik sopaların silah olarak değerlendirilmesini de gündeme getirdi.</p>

<h2>Beştaş: Barışçıl toplanma hakkı suç değildir</h2>

<p>Meral Danış Beştaş, yaptığı açıklamada Anayasa'nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının idari makamların keyfî müdahalelerine bırakılamayacağını vurguladı.</p>

<p>Beştaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Barışçıl toplanma hakkı suç değildir. Adalet ve hukuk güvenliği herkes için sağlanmalıdır!”</p>

<p>Kararın yalnızca yargılanan 11 kişiyi ilgilendirmediğini ortaya koyan hukuki sorular yönelten Beştaş, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kullanılması nedeniyle verilen cezaların anayasal ve uluslararası hukuk güvenceleri bakımından incelenmesini istedi.</p>

<h2>42 yıllık hapis cezasının hukuka uygunluğu soruldu</h2>

<p>Beştaş'ın Adalet Bakanlığına yönelttiği ilk soru, 11 kişiye verilen toplam 42 yıllık hapis cezasının hukuki dayanaklarına ilişkin oldu.</p>

<p>Barışçıl biçimde gerçekleştirilen bir basın açıklamasına katıldıkları için verilen cezaların Anayasa'nın 34. maddesi, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesi ile toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü güvence altına alan 11. maddesi çerçevesinde hukuka aykırılık oluşturup oluşturmadığını sordu.</p>

<p>Beştaş ayrıca, olası hak ihlallerinin ve ortaya çıkan zararların giderilmesi, hukuk güvenliği ilkesinin korunması amacıyla Bakanlığın herhangi bir çalışma yapıp yapmayacağını öğrenmek istedi.</p>

<h2>Sendika flamalarının plastik sopaları neden silah sayıldı?</h2>

<p>Dosyada gündeme getirilen dikkat çekici hukuki tartışmalardan biri de sendika flamalarının taşınmasında kullanılan plastik sopaların silah olarak değerlendirilmesi oldu.</p>

<p>Beştaş, bu gerekçeyle cezaların artırılmasının hukuka uygunluğunu sorgulayarak Bakanlığa şu soruları yöneltti:</p>

<p>“Sendika flamalarının plastik sopalarının ‘silah’ sayılarak cezanın artırılması hukuka uygun mudur? Aynı zamanda bu karar Yargıtay içtihatlarıyla uyumlu mudur? Flamaların çubuklarını silah olarak değerlendiren bir karar var mıdır?”</p>

<p>Bu sorularla, sendikal faaliyetlerde kullanılan flamaların taşıma araçlarının ceza hukukunda silah olarak kabul edilmesinin hukuki dayanağının açıklanması istendi.</p>

<h2>Temyiz hakkı neden kapatıldı?</h2>

<p>Beştaş, Bölge Adliye Mahkemesinin kamu görevlisine direnme suçu yönünden kesin karar vermesini de gündeme taşıdı.</p>

<p>Bu uygulamanın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 9 Kasım 2023 tarihli kararıyla çelişip çelişmediğini soran Beştaş, temyiz yolunun kapalı olmasının hak kayıplarına neden olup olmadığının açıklanmasını talep etti.</p>

<p>Böylece mahkûmiyet kararlarının üst yargı denetimine tabi tutulabilmesi ve kanun yollarına erişim hakkı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.</p>

<h2>11 yıl süren yargılama: Makul sürede yargılanma hakkı ihlal edildi mi?</h2>

<p>Adana'daki dosyanın yaklaşık 11 yıl boyunca sonuçlandırılamaması da Beştaş'ın gündeme getirdiği başlıca konulardan biri oldu.</p>

<p>Beştaş, yargılamanın neden bu kadar uzun sürdüğünün araştırılıp araştırılmadığını, araştırıldıysa hangi bulgulara ulaşıldığını sordu.</p>

<p>Bu sürenin makul sürede yargılanma hakkının ihlali anlamına gelip gelmediğinin açıklanmasını isteyen Beştaş, gecikmelerde sorumluluğu bulunan yargı mensuplarına ilişkin bir inceleme sistemi olup olmadığını da gündeme getirdi.</p>

<p>Ayrıca makul yargılama süresinin aşılması nedeniyle oluşan hak kayıplarını önlemeye yönelik mekanizmalar konusunda hangi çalışmaların planlandığını sordu.</p>

<h2>11 yıllık dava, yaklaşık 14 günlük istinaf incelemesi</h2>

<p>Beştaş'ın soru önergesinde dikkat çektiği bir diğer konu, uzun yıllar süren yargılamaya karşılık istinaf incelemesinin yaklaşık 14 günde tamamlanması oldu.</p>

<p>Beştaş, bu sürenin olağan yargılama süreçleriyle uyumlu olup olmadığını ve benzer dosyalarda ortalama istinaf inceleme süresinin ne kadar olduğunu sordu.</p>

<p>İstinaf ve Yargıtay süreçlerindeki gecikmeler nedeniyle çok sayıda yurttaşın hak kayıpları yaşadığını belirten Beştaş, ikinci derece mahkemelerinin dosyaları hangi ölçütlere göre önceliklendirdiğinin açıklanmasını istedi.</p>

<p>Mahkemelerin dosya inceleme sıralamasını kendilerinin belirleyip belirlemediğini ve bu uygulamanın hukuki dayanağını da Bakanlığa sordu.</p>

<h2>Bakanlık dosyayla ilgili talimat veya yazı gönderdi mi?</h2>

<p>Beştaş'ın Bakanlığa yönelttiği son soru ise dava sürecinde Adalet Bakanlığının herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığına ilişkin oldu.</p>

<p>Beştaş, “Bu dosyayla ilgili olarak Bakanlığınız tarafından herhangi bir talimat, yazı veya bilgi talebi gönderilmiş midir?” diye sordu.</p>

<p>Bu soruyla, Bakanlığın dava hakkında herhangi bir resmî yazışma veya bilgi talebinde bulunup bulunmadığının kamuoyuna açıklanması istendi.</p>

<h2>Gözler Adalet Bakanlığının yanıtında</h2>

<p>Adana İnönü Parkı'nda 10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi'ne çağrı amacıyla düzenlenen basın açıklaması nedeniyle açılan davada verilen cezalar, Beştaş'ın girişimiyle Meclis gündemine taşınmış oldu.</p>

<p>Toplam 42 yıllık hapis cezasının yanı sıra sendika flamalarının plastik sopalarının silah sayılması, 11 yıllık yargılama süresi, yaklaşık 14 günlük istinaf incelemesi ve temyiz hakkına ilişkin tartışmalar, Bakanlığın yanıtlaması istenen temel konuları oluşturuyor.</p>

<p>Beştaş, açıklamasını barışçıl toplanma hakkının korunması ve herkes için adalet ile hukuk güvenliğinin sağlanması çağrısıyla tamamladı.</p>

<h3>Dosyada daha önce verilen kararların ayrıntıları</h3>

<p>Habere Güven'in 24 Ekim 2026 tarihli haberine göre Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesi, 21 Nisan 2026'da yedi kişiye 4 yıl 6'şar ay, dört kişiye ise 3 yıl 6'şar ay hapis cezası verdi. Bu cezaların toplamı 45 yıl 6 ay ediyor. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi de 22 Ekim 2026'da istinaf başvurularını reddetti.</p>

<p>Habere Güven</p>

<p>Editoryal doğrulama notu: Beştaş'ın yeni açıklamasında toplam ceza 42 yıl olarak belirtilirken önceki haberin kişi bazındaki dökümü 45 yıl 6 aya ulaşıyor. Bu nedenle yayımlanmadan önce iki rakam arasındaki farkın mahkeme kararından doğrulanması önemli. Yeni soru önergesinin TBMM kayıt numarasını da henüz bağımsız olarak doğrulayamadım.</p>

<p>Kaynak: <a href="https://www.habereguven.com/meral-danis-bestastan-adanadaki-10-ekim-cezalarina-tepki?utm_source=chatgpt.com">Habere Güven – 24 Ekim 2026 tarihli dosya haberi</a></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanada-11-kisiye-42-yil-hapis-cezasi-meclis-gundeminde-meral-danis-bestas-adalet-bakanligina-sordu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/adanada-11-kisiye-ceza-tartismasi.png" type="image/jpeg" length="82725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nafakaya Süre Sınırı Girişimi Geri Çekildi: EŞİK’ten Yeni Mücadele Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/nafakaya-sure-siniri-girisimi-geri-cekildi-esikten-yeni-mucadele-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/nafakaya-sure-siniri-girisimi-geri-cekildi-esikten-yeni-mucadele-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Kadınların Ortak İtirazı Nafaka Düzenlemesini Durdurdu: Sırada Hızlı Boşanma ve Arabuluculuk Var...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz” ibaresini iptal etmesinin ardından gündeme gelen ve nafakayı belirli bir süreyle sınırlandırmayı öngören düzenlemenin 13. Yargı Paketi’nden çıkarıldığını duyurdu. Milyonlarca kadın ve çocuğun ekonomik güvencesini etkileyebileceği belirtilen düzenlemenin geri çekilmesini kadınların ortak mücadelesinin kazanımı olarak değerlendiren platform, “hızlı boşanma” ve “aile arabuluculuğu” düzenlemelerinin de geri çekilmesini istedi. EŞİK, “Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.</h3>
</blockquote>

<p>Türkiye’de uzun süredir tartışılan yoksulluk nafakasına ilişkin yasal düzenleme hazırlıklarında yeni bir gelişme yaşandı. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), 13. Yargı Paketi kapsamında gündeme getirilmesi planlanan, yoksulluk nafakasını süreyle sınırlandıran ve bu sınırlamanın geçmişte verilmiş nafaka kararlarına da uygulanmasını öngören düzenlemenin paketten çıkarıldığını açıkladı.</p>

<p>EŞİK, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, düzenlemenin 13. Yargı Paketi’nde yer alacağının Bakanlık düzeyinde duyurulduğunu, ancak kadın hareketinin uzun yıllardır sürdürdüğü örgütlü mücadele sonucunda geri çekildiğini belirtti.</p>

<p>Platform, söz konusu düzenlemenin milyonlarca kadın ve çocuğun yaşamını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, nafaka hakkının korunmasının kadınların ekonomik bağımsızlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>EŞİK, açıklamasına “Kadınların ortak mücadelesi bir kez daha kazandı!” sözleriyle başladı.</p>

<h2>Anayasa Mahkemesi'nin nafaka kararı yeni düzenleme tartışmalarını başlattı</h2>

<p>Yoksulluk nafakasına ilişkin tartışmaların merkezinde, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresine ilişkin iptal kararı bulunuyor.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde aldığı kararla, yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilmesine olanak tanıyan ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Yüksek Mahkeme, iptal hükmünün yürürlüğe girmesini dokuz ay erteledi.</p>

<p>AYM kararında, nafaka yükümlüsü ile nafaka alacaklısının hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiğine işaret edildi. Nafaka süresinin belirlenmesinde evlilik süresi, tarafların yaşları, sağlık durumları, eğitim düzeyleri ve ekonomik koşulları gibi unsurların dikkate alınabileceği belirtildi.</p>

<p>Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre yaşam boyunca nafakaya hükmedilmesinin de mümkün olabileceğini, ancak bu konudaki ölçütlerin kanunda açıkça düzenlenmesi gerektiğini değerlendirdi.</p>

<p>Kararın ardından yoksulluk nafakasına ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılması gündeme geldi.</p>

<h2>Nafakaya süre sınırı ve geriye dönük uygulama hazırlığı</h2>

<p>EŞİK'in açıklamasına göre, Anayasa Mahkemesi kararının ardından Türk Medeni Kanunu'ndaki yoksulluk nafakası hükümlerinin kadınlar aleyhine değiştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürüldü.</p>

<p>Platform, kadın hareketinin itirazlarına rağmen nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması ve düzenlemenin geçmişte verilmiş mahkeme kararlarına da uygulanması üzerinde çalışıldığının yetkililer tarafından defalarca açıklandığını belirtti.</p>

<p>Geriye dönük uygulama, yalnızca yeni boşanma davalarını değil, daha önce mahkeme kararıyla nafaka hakkı elde etmiş kişileri de etkileyebilecekti.</p>

<p>Kadın örgütleri, özellikle uzun yıllar ücretli bir işte çalışmamış, çocukların ve aile bireylerinin bakımını üstlenmiş, evlilik süresince ekonomik bağımsızlığını kazanamamış kadınların nafaka hakkındaki sınırlamalardan daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>EŞİK, düzenlemenin milyonlarca kadın ve çocuğun yaşamını altüst edebilecek sonuçlar doğurabileceğini savundu.</p>

<h2>Yoksulluk nafakası hangi koşullarda ödeniyor?</h2>

<p>Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla, karşı tarafın mali gücü oranında yoksulluk nafakası talep edebiliyor.</p>

<p>Kanun, nafaka hakkı bakımından kadın ve erkek arasında ayrım yapmıyor. Ancak kadınların iş gücüne katılımındaki eşitsizlikler, ücret farklılıkları, güvencesiz çalışma koşulları ve ev içi ücretsiz bakım emeğinin büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenilmesi, nafaka tartışmasını kadın hakları açısından önemli hâle getiriyor.</p>

<p>Mevcut düzenlemede yer alan “süresiz” ifadesi, nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi uyarınca nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden sona eriyor. Nafaka alan kişinin yoksulluğunun ortadan kalkması, fiilen evliymiş gibi yaşaması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlarda ise mahkeme kararıyla kaldırılabiliyor.</p>

<p>Tarafların mali durumlarındaki değişiklikler de nafakanın artırılması veya azaltılması için mahkemeye başvuru yapılmasına olanak tanıyor.</p>

<p>Kadın örgütleri, mevcut hukuki güvencelerin zayıflatılmasının boşanma sonrasında ekonomik açıdan dezavantajlı durumda bulunan kadınların yaşam koşullarını ağırlaştırabileceğini savunuyor.</p>

<h2>EŞİK: Siyasi görüşü fark etmeksizin kadınların ortak mücadelesi kazandı</h2>

<p>EŞİK, nafaka düzenlemesinin 13. Yargı Paketi'nden çıkarılmasını Türkiye kadın hareketinin uzun yıllardır sürdürdüğü ortak mücadelenin sonucu olarak değerlendirdi.</p>

<p>Platform, farklı siyasi görüşlerden kadınların temel haklar konusunda ortak hareket etmesinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, kadın örgütlerinin siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdiği, raporlar hazırladığı, basın açıklamaları yaptığı, bilgi dosyaları oluşturduğu ve sosyal medya kampanyaları yürüttüğü hatırlatıldı.</p>

<p>EŞİK, bu çalışmaların sonuç verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Türkiye kadın hareketinin yıllardır süren mücadelesinin ve EŞİK Platformu'nda buluşan kadınların yoğun emeğiyle yürütülen siyasi parti görüşmeleri, raporlama çalışmaları, basın bildirileri, bilgi dosyaları ve sosyal medya kampanyaları ile başardık: Nafaka düzenlemesini 13. Yargı Paketinden çıkarttık!”</p>

<p>Platform, açıklamasının devamında, “Siyasi görüşü farketmeksizin kadınların ortak mücadelesi kazandı. Emek veren tüm kadınları kutluyoruz” ifadelerine yer verdi.</p>

<h2>“Bu bir geri adım, ancak konu yeniden gündeme getirilebilir”</h2>

<p>EŞİK, düzenlemenin paketten çıkarılmasının nafaka hakkına yönelik tartışmaların tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini belirtti.</p>

<p>Platform, benzer girişimlerin ilerleyen süreçte yeniden gündeme getirilebileceğine dikkat çekerek kadın örgütlerinin hukuki ve siyasi gelişmeleri izlemeye devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, “Bunun bir geri adım olduğunun ancak konunun tekrar gündeme getirileceğinin farkındayız” denildi.</p>

<p>Bu değerlendirme, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından yoksulluk nafakasına ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılması gerekliliği bakımından da önem taşıyor.</p>

<p>İptal hükmünün yürürlüğe girmesi ertelenmiş olduğundan, yasama organının bu süreçte nafaka hakkına ilişkin yeni bir hukuki çerçeve oluşturması gündemde bulunuyor.</p>

<p>Kadın örgütleri ise yapılacak düzenlemelerin kadınların mevcut ekonomik güvencelerini ortadan kaldırmaması ve kazanılmış haklarını zayıflatmaması gerektiğini savunuyor.</p>

<h2>“Hızlı boşanma” düzenlemesi de geri çekilsin</h2>

<p>EŞİK, nafakaya süre sınırı getirilmesine yönelik düzenlemenin geri çekilmesinin ardından 13. Yargı Paketi'nde yer alması beklenen diğer aile hukuku düzenlemelerine de dikkat çekti.</p>

<p>Platform, “hızlı boşanma” olarak ifade edilen düzenlemenin de paketten çıkarılmasını istedi.</p>

<p>Boşanma davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılmasını hedefleyen düzenleme tartışmalarında, boşanma kararının nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi taleplerden ayrılması olasılığı gündeme geliyor.</p>

<p>Bu yaklaşımı savunanlar, boşanma davalarının uzun sürmesinin tarafların yaşamlarını yeniden düzenlemelerini zorlaştırdığını ve yargılama süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Kadın hakları örgütleri ise boşanmanın ekonomik sonuçlarının ayrı davalara bırakılmasının, özellikle ekonomik bağımsızlığı bulunmayan kadınların haklarını elde etmelerini zorlaştırabileceği görüşünde.</p>

<p>Kadınların nafaka, tazminat ve mal paylaşımından kaynaklanan haklarına ulaşabilmesi için uzun ve masraflı yargı süreçleriyle karşı karşıya kalabileceği yönündeki kaygılar, düzenlemeye yönelik itirazların başlıca gerekçeleri arasında yer alıyor.</p>

<h2>Aile arabuluculuğuna karşı daha geniş dayanışma çağrısı</h2>

<p>EŞİK'in karşı çıktığı bir diğer düzenleme ise “aile arabuluculuğu”.</p>

<p>Aile hukukunda arabuluculuğun kapsamının genişletilmesine yönelik tartışmalar, özellikle aile içi şiddet, ekonomik bağımlılık ve taraflar arasındaki güç eşitsizlikleri bakımından önem taşıyor.</p>

<p>Arabuluculuk yöntemini savunanlar, uygun uyuşmazlıklarda tarafların daha kısa sürede anlaşmaya varmasının yargının iş yükünü azaltabileceğini ve çözüm süreçlerini kolaylaştırabileceğini öne sürüyor.</p>

<p>Kadın örgütleri ise aile içi şiddet, tehdit, baskı ve ekonomik bağımlılık gibi koşullarda tarafların eşit müzakere gücüne sahip olmayabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Bu nedenle aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda kadınların güvenliğinin, özgür iradesinin ve hukuki haklarının korunmasının öncelikli olması gerektiği savunuluyor.</p>

<p>EŞİK, açıklamasında şu çağrıyı yaptı:</p>

<p>“Ayrıca paket içerisinde yer alması beklenen ‘hızlı boşanma’ ve ‘aile arabuluculuğu’ düzenlemelerinin de geri çekilmesi için daha geniş ve etkin bir dayanışmaya ihtiyacımız var.”</p>

<h2>“Kadınların kazanılmış haklarına yönelik girişimlerden vazgeçilmeli”</h2>

<p>Platform, nafaka hakkına yönelik düzenleme girişimlerini kadınların ekonomik güvenceleri ve toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde değerlendirdi.</p>

<p>Kadınların işsizlik, yoksulluk ve geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bulunduğunu belirten EŞİK, mevcut ekonomik koşullarda kadınların haklarını sınırlandırabilecek düzenlemelerin ekonomik şiddeti derinleştireceğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerekirken, nafaka gibi mevcut hukuki güvencelerin tartışmaya açıldığına dikkat çekildi.</p>

<p>EŞİK, iktidarın kadınların kazanılmış haklarına yönelik girişimlerden vazgeçmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ekonomik şiddetin önünü açan iktidar politikalarından, kadınların kazanılmış hakları aleyhine girişimlerden acilen vazgeçilmelidir.”</p>

<h2>“Yoksullukla, işsizlikle ve açlıkla mücadele eden kadınlar ekonomik şiddete maruz bırakılıyor”</h2>

<p>EŞİK, kadınların yalnızca boşanma sonrasında değil, evlilik süresince ve çalışma yaşamında da ekonomik eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını vurguladı.</p>

<p>Platform, nafaka hakkına karşı yürütülen kampanyaların kadınların ekonomik güvencelerini tartışmalı hâle getirdiğini ve toplumsal baskıyı artırdığını savundu.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Halihazırda yoksullukla, işsizlikle, açlıkla mücadele eden kadınlar yıllardır bir de nafaka hakkına karşı yürütülen propaganda ile ekonomik şiddete maruz bırakılırken mücadeleyi elden bırakmayan Eşitlik için Kadın Platformu olarak konuyu takip etmekten vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<p>Platform, nafaka hakkına ilişkin gelişmelerin yanı sıra aile hukukunda yapılması planlanan diğer değişiklikleri de yakından izleyeceğini bildirdi.</p>

<h2>EŞİK: Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz!</h2>

<p>EŞİK, açıklamasının sonunda kadınların haklarını korumaya yönelik mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.</p>

<p>Platform, “ÇÜNKÜ BİZ: Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz!” sözleriyle kadın dayanışmasının devam edeceği mesajını verdi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca #NafakaHaktır, #YaşasınKadınDayanışması ve #YasalaraDokunmaUygula etiketleri kullanılarak kadınların ortak mücadelesine destek çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Yoksulluk nafakasını süreyle sınırlandırmayı öngören düzenlemenin 13. Yargı Paketi'nden çıkarılması, EŞİK tarafından kadın hareketinin önemli bir kazanımı olarak değerlendirilirken, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından yapılacak yasal düzenlemenin içeriği önemini koruyor.</p>

<p>Kadın örgütleri, nafaka hakkının korunması, hızlı boşanma ve aile arabuluculuğu düzenlemelerinin geri çekilmesi için ortak mücadeleyi sürdürmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Kaynak: <a href="https://x.com/esikplatformu?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK)</a> açıklaması ve Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasına ilişkin 4 Haziran 2026 tarihli kararı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/nafakaya-sure-siniri-girisimi-geri-cekildi-esikten-yeni-mucadele-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/kadinlarin-ortak-mucadelesi-kazandi.png" type="image/jpeg" length="14831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akaryakıta Kasım Zammı Kapıda: Benzine 4,15 TL, Motorine 3,60 TL, LPG’ye 9 TL Artış Bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/akaryakita-kasim-zammi-kapida-benzine-415-tl-motorine-360-tl-lpgye-9-tl-artis-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/akaryakita-kasim-zammi-kapida-benzine-415-tl-motorine-360-tl-lpgye-9-tl-artis-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayının ilk günlerinde akaryakıt fiyatlarına üçlü zam beklentisi gündemde. ÖTV artışı nedeniyle benzinin litresine 4 lira 15 kuruş, motorine 3 lira 60 kuruş zam yapılması beklenirken, LPG otogazda 3 Kasım’dan itibaren 9 liralık artış öngörülüyor. Beklentilerin gerçekleşmesi halinde motorinin li...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p>Kasım ayının ilk günlerinde akaryakıt fiyatlarına üçlü zam beklentisi gündemde. ÖTV artışı nedeniyle benzinin litresine 4 lira 15 kuruş, motorine 3 lira 60 kuruş zam yapılması beklenirken, LPG otogazda 3 Kasım’dan itibaren 9 liralık artış öngörülüyor. Beklentilerin gerçekleşmesi halinde motorinin litre fiyatı 100 lirayı, otogazın fiyatı ise 50 lirayı aşabilecek.</p>

<p>Türkiye'de milyonlarca araç sahibini ilgilendiren yeni akaryakıt zamları gündeme geldi. Petrol fiyatları ve döviz kurundaki hareketliliğin yanı sıra akaryakıttan alınan Özel Tüketim Vergisi'nde (ÖTV) öngörülen artışlar, kasım ayının ilk günlerinde pompa fiyatlarının yeniden yükselmesine neden olabilir.</p>

<p>Sektör kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, benzin ve motorinde 1 Kasım Pazar günü yürürlüğe girmesi beklenen ÖTV düzenlemesi nedeniyle fiyat artışı öngörülüyor. LPG otogazda ise 3 Kasım Salı gününden itibaren geçerli olabileceği belirtilen 9 liralık zam beklentisi dikkat çekiyor.</p>

<p>Ancak söz konusu artışların tamamı henüz kesinleşmiş pompa fiyatları olarak değerlendirilmemeli. Özellikle LPG'ye ilişkin 9 liralık zam beklentisi konusunda resmî bir fiyat açıklaması bulunmuyor.</p>

<h2>Benzine 4,15 TL, Motorine 3,60 TL Zam Beklentisi</h2>

<p>Benzin ve motorinde daha önce Cumhurbaşkanı kararıyla belirlendiği aktarılan kademeli ÖTV artışının yeni aşamasının 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<p>Paylaşılan hesaplamalara göre, ÖTV artışına yüzde 20 Katma Değer Vergisi'nin (KDV) de eklenmesiyle benzinin litre fiyatına yaklaşık 4,15 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,60 TL artış yansıyacak.</p>

<p>Sektörde fiyat değişikliklerinin 31 Ekim Cumartesi günü saat 00.01 itibarıyla pompaya yansıyabileceğine ilişkin değerlendirmeler de bulunuyor. Ancak belirtilen ÖTV takviminde yeni vergi tutarlarının yürürlük tarihi 1 Kasım olarak gösteriliyor.</p>

<p>Zamların kesin uygulama zamanı, dağıtım şirketlerinin fiyat güncellemeleriyle netleşecek.</p>

<h2>LPG Otogazda 9 Liralık Zam Gündemde</h2>

<p>Kasım ayının ilk günlerine ilişkin en yüksek zam beklentisi LPG otogazda ortaya çıktı.</p>

<p>Akaryakıt sektöründen aktarılan bilgilere göre, 3 Kasım Salı günü saat 00.01'den itibaren geçerli olmak üzere LPG otogazın litre fiyatına 9 TL zam yapılması bekleniyor.</p>

<p>Bu artışın gerçekleşmesi halinde LPG kullanan milyonlarca araç sahibinin yakıt giderlerinde önemli bir yükseliş yaşanacak.</p>

<p>Özellikle taksi, servis ve ticari araç işletmecilerinin yanı sıra LPG'li otomobil kullanan vatandaşların da söz konusu artıştan etkilenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bununla birlikte, LPG için belirtilen 9 liralık zam tutarının henüz resmî olarak doğrulanmadığı, beklentinin sektör kaynaklarından aktarılan bilgilere dayandığı belirtiliyor.</p>

<h2>Motorin 100 Lirayı, Benzin 80 Lirayı Aşabilir</h2>

<p>Beklenen zamların gerçekleşmesi halinde akaryakıt fiyatlarında yeni eşikler aşılabilir.</p>

<p>30 Ekim itibarıyla İstanbul için aktarılan yaklaşık litre fiyatları ve beklenen artışlar şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Akaryakıt türü</p>
   </th>
   <th>
   <p>Mevcut fiyat</p>
   </th>
   <th>
   <p>Beklenen zam</p>
   </th>
   <th>
   <p>Zam sonrası</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Benzin</p>
   </td>
   <td>
   <p>76,20 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>4,15 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>80,35 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Motorin</p>
   </td>
   <td>
   <p>96,60 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>3,60 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>100,20 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>LPG otogaz</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yaklaşık 41 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>9,00 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yaklaşık 50 TL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Tablodaki fiyatlar İstanbul için aktarılan yaklaşık değerler üzerinden hesaplanmıştır. Kesinleşmiş yeni pompa fiyatları değildir. Fiyatlar illere ve dağıtım şirketlerine göre değişebilir.</p>

<p>Motorinin litre fiyatının 100 liranın üzerine çıkması, özellikle yük ve yolcu taşımacılığı yapan işletmelerin maliyetlerini artırabilecek.</p>

<h2>Bir Depo Yakıtın Maliyeti Ne Kadar Artacak?</h2>

<p>Akaryakıtta beklenen artışların sürücülerin bütçesine etkisi, araçların depo kapasitesine göre değişecek.</p>

<p>Beklenen zamların depo dolumuna ek maliyeti</p>

<p>Benzin · 50 litre</p>

<h1>207,50 TL</h1>

<p>Motorin · 50 litre</p>

<h1>180 TL</h1>

<p>LPG · 40 litre</p>

<h1>360 TL</h1>

<p>Deponuz için zam hesaplayıcı</p>

<p><label>Benzin</label></p>

<p><label>Motorin</label></p>

<p><label>LPG</label></p>

<p>Depo kapasitesi</p>

<p>50 litre</p>

<p>Beklenen ek dolum maliyeti</p>

<h1>207,50 TL</h1>

<p>Özellikle LPG'de öngörülen 9 liralık artışın gerçekleşmesi halinde 50 litrelik bir deponun dolum maliyeti 450 TL yükselecek.</p>

<h2>Zamların Arkasında Kademeli ÖTV Artışı Var</h2>

<p>Benzin ve motorinde beklenen fiyat yükselişinin temel gerekçesi olarak kademeli ÖTV düzenlemesi gösteriliyor.</p>

<p>Aktarılan düzenlemeye göre, ekim ayında benzinin litresinden alınan 7,90 TL tutarındaki maktu ÖTV'nin 1 Kasım itibarıyla 11,36 TL'ye yükselmesi öngörülüyor.</p>

<p>Motorinde ise litre başına 6 TL olan ÖTV tutarının 9 TL'ye çıkarılması bekleniyor.</p>

<p>Böylece benzinde 3,46 TL, motorinde ise 3 TL tutarında vergi artışı ortaya çıkacak. Bu tutarlara yüzde 20 KDV eklendiğinde benzinde yaklaşık 4,15 TL, motorinde 3,60 TL pompa fiyatı artışı hesaplanıyor.</p>

<p>Paylaşılan takvimde aralık ayında da benzin ve motorin için yeni ÖTV artışları öngörülüyor.</p>

<h2>Ulaşım ve Taşımacılık Maliyetleri de Etkilenebilir</h2>

<p>Akaryakıt fiyatlarında beklenen artışların yalnızca bireysel araç sahiplerini değil, taşımacılık, lojistik, tarım ve ulaşım sektörlerini de etkilemesi bekleniyor.</p>

<p>Özellikle motorin fiyatının 100 TL eşiğini aşması durumunda yük taşımacılığı ve şehirler arası ulaşım maliyetleri üzerinde yeni bir baskı oluşabilir.</p>

<p>Yakıt maliyetlerindeki artışların taşımacılık giderlerine yansıması, dolaylı olarak mal ve hizmet fiyatlarını da etkileyebilir.</p>

<p>Kasım ayının ilk günlerinde beklenen zamların kesinleşip kesinleşmeyeceği ise resmî vergi düzenlemeleri ve akaryakıt dağıtım şirketlerinin açıklayacağı yeni fiyat tarifeleriyle belli olacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/akaryakita-kasim-zammi-kapida-benzine-415-tl-motorine-360-tl-lpgye-9-tl-artis-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/akaryakitta-buyuk-zam-beklentisi.png" type="image/jpeg" length="44976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kış Öncesi 81 İl Valiliğine Genelge: Evsiz ve Kimsesiz Vatandaşlara Barınma Desteği Sağlanacak]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kis-oncesi-81-il-valiligine-genelge-evsiz-ve-kimsesiz-vatandaslara-barinma-destegi-saglanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kis-oncesi-81-il-valiligine-genelge-evsiz-ve-kimsesiz-vatandaslara-barinma-destegi-saglanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yaklaşan kış ayları öncesinde sokakta yaşayan evsiz ve kimsesiz vatandaşların tespit edilerek güvenli barınma alanlarına yerleştirilmesi için 81 il valiliğine genelge gönderdi. Genelge kapsamında vatandaşların barınma, sağlık, gıda, giyim ve temizlik ihtiyaçları k...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yaklaşan kış ayları öncesinde sokakta yaşayan evsiz ve kimsesiz vatandaşların tespit edilerek güvenli barınma alanlarına yerleştirilmesi için 81 il valiliğine genelge gönderdi. Genelge kapsamında vatandaşların barınma, sağlık, gıda, giyim ve temizlik ihtiyaçları karşılanacak, gerekli durumlarda psikososyal destek sağlanacak.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kış aylarında yaşanabilecek olumsuz hava koşullarına karşı sokakta yaşayan vatandaşların korunması amacıyla ülke genelinde çalışma başlatılması talimatını verdi.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın imzasıyla hazırlanan genelge, 81 il valiliğine, aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerine ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) gönderildi.</p>

<p>Genelgede, özellikle dondurucu soğukların etkili olduğu dönemlerde evsiz ve kimsesiz vatandaşların sokakta kalmaması için gerekli önlemlerin alınması istendi.</p>

<h2>81 İlde Evsiz ve Kimsesiz Vatandaşlar Tespit Edilecek</h2>

<p>Genelge doğrultusunda il ve ilçelerde sokakta yaşayan, barınacak yeri bulunmayan ve kimsesiz durumda olan kişilerin belirlenmesi amacıyla tespit çalışmaları yürütülecek.</p>

<p>Tespit edilen vatandaşların güvenli ortamlarda barınmalarının sağlanması için ilgili kamu kurumları tarafından gerekli düzenlemeler yapılacak.</p>

<h2>Kamu Misafirhaneleri ve Otellerde Barınma İmkânı</h2>

<p>Barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlar öncelikli olarak kamu misafirhanelerine ve otellere yerleştirilecek.</p>

<p>Böylece özellikle kış aylarında sokakta yaşamak zorunda kalan kişilerin soğuk hava koşullarından korunması ve temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanıyor.</p>

<h2>Gıda, Giyim, Sağlık ve Temizlik İhtiyaçları Karşılanacak</h2>

<p>Bakanlığın genelgesi yalnızca barınma hizmetleriyle sınırlı kalmayacak.</p>

<p>Sokakta yaşadığı tespit edilen vatandaşların temel ihtiyaçlarının karşılanması için de destek sağlanacak. Bu kapsamda vatandaşların beslenme, giyim, temizlik ve sağlık gereksinimleri ilgili kurumlar aracılığıyla karşılanacak.</p>

<h2>İhtiyaç Duyanlara Psikososyal Destek Verilecek</h2>

<p>Genelgede, evsiz ve kimsesiz vatandaşların fiziksel ihtiyaçlarının yanı sıra psikososyal gereksinimlerinin de dikkate alınması istendi.</p>

<p>Bu doğrultuda ihtiyaç duyduğu belirlenen kişilere gerekli durumlarda psikososyal destek hizmeti sunulacak.</p>

<h2>Hedef: Kış Aylarında Hiçbir Vatandaşın Sokakta Kalmaması</h2>

<p>Bakanlığın 81 ile gönderdiği genelgeyle, kış koşullarının ağırlaşmasından önce evsiz ve kimsesiz vatandaşların belirlenmesi, güvenli barınma imkânlarına kavuşturulması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmalar, valilikler, aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri ile sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla yürütülecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kis-oncesi-81-il-valiligine-genelge-evsiz-ve-kimsesiz-vatandaslara-barinma-destegi-saglanacak</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/kis-oncesi-barinma-destegi.png" type="image/jpeg" length="41869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adanaspor’da Yeni Görevlendirme: Altyapı ve Tesisler Atilla Küçükşahin’e Emanet]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adanasporda-yeni-gorevlendirme-altyapi-ve-tesisler-atilla-kucuksahine-emanet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adanasporda-yeni-gorevlendirme-altyapi-ve-tesisler-atilla-kucuksahine-emanet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adanaspor’da yeniden yapılanma çalışmaları sürüyor. Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Özdemir, kulübün altyapı ve tesislerden sorumlu yöneticiliğine Atilla Küçükşahin’in getirildiğini açıkladı. Küçükşahin, Turuncu-Beyazlı kulübü eski günlerine döndürmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

Ada...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adanaspor’da yeniden yapılanma çalışmaları sürüyor. Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Özdemir, kulübün altyapı ve tesislerden sorumlu yöneticiliğine Atilla Küçükşahin’in getirildiğini açıkladı. Küçükşahin, Turuncu-Beyazlı kulübü eski günlerine döndürmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.</p>

<p>Adanaspor’da hem A takımın hem de altyapının yeniden güçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında yeni bir görevlendirme gerçekleştirildi. Kulüp Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Özdemir, altyapı ve tesislerden sorumlu yönetici olarak Atilla Küçükşahin’in göreve getirildiğini duyurdu.</p>

<p>Osman Yereşen Tesisleri’nde bir araya gelen Uğur Özdemir ile Atilla Küçükşahin, kulübün geleceğine yönelik çalışmalar hakkında bir süre görüştü. Görüşmenin ardından taraflar el sıkışarak yeni görev sürecini başlattı.</p>

<h2>Uğur Özdemir: “Altyapıyı Yeniden Ayağa Kaldıracağız”</h2>

<p>Adanaspor’un yeniden yapılanma sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Özdemir, yalnızca A takımın değil, altyapının ve tesislerin de güçlendirilmesi için yoğun çaba gösterdiklerini belirtti.</p>

<p>Özdemir, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Altyapının yeniden ayağa kalkması, tesislerin hazır hâle gelmesi için de atılımlarımız devam ediyor. Bu kapsamda Atilla Küçükşahin sorumlu yönetici olarak görev yapacaktır. Kendisine başarılar diliyoruz.”</p>

<h2>Atilla Küçükşahin: “Taşın Altına Elimizi Koymaktan Çekinmeyeceğiz”</h2>

<p>Adanaspor’un Altyapı ve Tesislerden Sorumlu Yöneticiliği görevine getirilen Atilla Küçükşahin ise kendisine duyulan güven nedeniyle Başkan Uğur Özdemir’e teşekkür etti.</p>

<p>Kulübün yeniden güçlenmesi için sorumluluk almaya hazır olduklarını vurgulayan Küçükşahin, şunları söyledi:</p>

<p>“Adanaspor’u Adana’ya kazandırdığı için kendisiyle gurur duyuyoruz. Biz Adanasporlular olarak taşın altına elimizi koymaktan asla çekinmeyeceğiz. Turuncu-Beyazlı kulübü o eski günlerine döndürebilmek için de ne gerekiyorsa yapacağız.”</p>

<h2>Adanaspor’da Hedef Altyapı ve Tesisleri Güçlendirmek</h2>

<p>Adanaspor yönetimi, kulübün yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında A takımın toparlanmasının yanı sıra altyapının yeniden işler hâle getirilmesine ve tesislerin hazır duruma getirilmesine öncelik veriyor.</p>

<p>Atilla Küçükşahin’in görevlendirilmesiyle birlikte altyapı ve tesis çalışmalarının yeni bir yönetim sorumluluğu altında sürdürülmesi hedefleniyor.</p>

<p>Turuncu-Beyazlı kulüpte yeni dönemin temel hedefleri arasında, altyapının güçlendirilmesi ve Adanaspor’un yeniden eski günlerine kavuşması bulunuyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adanasporda-yeni-gorevlendirme-altyapi-ve-tesisler-atilla-kucuksahine-emanet</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/adanasporda-altyapi-emaneti.png" type="image/jpeg" length="17325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy Belediyesi’ne Yolsuzluk Operasyonu: 4 Başkan Yardımcısı Dahil 39 Kişi Tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakirkoy-belediyesine-yolsuzluk-operasyonu-4-baskan-yardimcisi-dahil-39-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakirkoy-belediyesine-yolsuzluk-operasyonu-4-baskan-yardimcisi-dahil-39-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bakırköy Belediyesi’nin 2024-2026 yılları arasındaki 42 ihale dosyası ve iş yeri ruhsat işlemlerine yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 39 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında dört belediye başkan yardımcısı, bir başkan yardımcısı vekili, iki meclis üy...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Bakırköy Belediyesi’nin 2024-2026 yılları arasındaki 42 ihale dosyası ve iş yeri ruhsat işlemlerine yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 39 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında dört belediye başkan yardımcısı, bir başkan yardımcısı vekili, iki meclis üyesi ve çok sayıda birim müdürü bulunuyor. İBB soruşturmasında daha önce tutuklanıp tahliye edildiği belirtilen Ali Rıza Akyüz de yeniden tutuklandı.</p>

<p>İstanbul Bakırköy Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk, rüşvet ve ihalelerde usulsüzlük iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 63 kişiden 39'u çıkarıldıkları sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.</p>

<p>Tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edilen 40 kişiden biri hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Savcılık ayrıca 17 kişi hakkında adli kontrol talebinde bulundu.</p>

<p>Soruşturma, belediyenin üst yönetiminden çeşitli müdürlüklerine, belediye meclis üyelerinden ihalelere katılan şirket temsilcilerine kadar geniş bir kesimi kapsıyor.</p>

<h2>Dört Belediye Başkan Yardımcısı Tutuklandı</h2>

<p>Soruşturma kapsamında tutuklanan belediye başkan yardımcıları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Abdülhamit Pehlivan – Belediye Başkan Yardımcısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cemalettin Özdemir – Belediye Başkan Yardımcısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arda Karadağ – Belediye Başkan Yardımcısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ali Rıza Akyüz – Belediye Başkan Yardımcısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nurcan Alan – Belediye Başkan Yardımcısı Vekili</p>
 </li>
</ul>

<p>Bakırköy Belediye Meclis Üyeleri Erkan Gül ve Mustafa Fazlıoğlu hakkında da tutuklama kararı verildi.</p>

<h2>Ali Rıza Akyüz Tahliyesinin Ardından Yeniden Tutuklandı</h2>

<p>Tutuklanan isimlerden Ali Rıza Akyüz'ün daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik ayrı bir soruşturma kapsamında tutuklandığı ve kısa süre önce tahliye edildiği belirtildi.</p>

<p>Bakırköy Belediye Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra İBB Meclis Üyesi de olan Akyüz, bu kez Bakırköy Belediyesinin ihale ve ruhsat işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı.</p>

<h2>İmar, Zabıta, Fen İşleri ve Kentsel Dönüşüm Müdürleri de Listede</h2>

<p>Tutuklama kararları belediyenin farklı hizmet birimlerinde görev yapan müdürleri de kapsadı.</p>

<p>Tutuklanan yöneticiler arasında şu isimler yer aldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Abdulkadir Akay – İmar ve Şehircilik Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ahmet Kekellüoğlu – Zabıta Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yunus Alışkan – Destek Hizmetleri Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Derya Güler – Fen İşleri Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>İbrahim Yavuz – Temizlik İşleri Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mustafa Fatih Özkan – Kentsel Dönüşüm Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Duygu Muş – Destek Hizmetleri Müdür Vekili</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nusret Sapa – Eski Bilgi İşlem Müdürü</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerin yanı sıra belediyede görevli başka personel ile belediye ihalelerine katılan şirketlerin yönetici ve temsilcileri hakkında da tutuklama kararları verildi.</p>

<h2>Belediye Başkanının Babası ve Dayısı İçin Adli Kontrol Talebi</h2>

<p>Soruşturmada tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edilen 40 kişiden Zabıta Komiseri Ayhan Kıvılcım hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildi.</p>

<p>Savcılık tarafından ayrıca 17 kişi hakkında adli kontrol uygulanması istendi.</p>

<p>Bu kişiler arasında Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'nun babası Mustafa Özdemir ile dayısı Metin Soğuksu da bulunuyor.</p>

<p>Savcılık, Mustafa Özdemir hakkında konutu terk etmeme, Metin Soğuksu hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasını talep etti. Diğer şüpheliler hakkında da ağırlıklı olarak yurt dışına çıkış yasağı istendi.</p>

<h2>Özel Kalem ve Hukuk İşleri Müdürleri Serbest Bırakıldı</h2>

<p>Operasyon kapsamında gözaltına alınan altı kişi, savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p>

<p>Serbest bırakılanlar arasında şu isimler bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Suzan Kurt – Özel Kalem Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sinan Derman – Hukuk İşleri Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamza Sayan – Gelirler Müdürü</p>
 </li>
 <li>
 <p>İbrahim Halil Mercan – Zabıta Şefi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhammed Beran Pekyen – Belediye personeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ümit Güngör – Şirket yetkilisi</p>
 </li>
</ul>

<h2>2024-2026 Yıllarına Ait 42 İhale Dosyası İncelendi</h2>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın merkezinde, belediyenin 2024-2026 yılları arasında gerçekleştirdiği mal ve hizmet alımları bulunuyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında 42 ayrı ihale dosyasında usulsüz işlemler gerçekleştirildiği ve bu işlemler sonucunda kamu zararına neden olunduğu iddiaları araştırılıyor.</p>

<p>Ayrıca iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almak isteyen işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği yönündeki iddialar da soruşturmanın konuları arasında yer alıyor.</p>

<h2>MASAK Kayıtları ve Teknik Takip Verileri İncelendi</h2>

<p>Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada bilirkişi raporları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) kayıtları, telefon görüşme bilgileri ve teknik takip verileri değerlendirildi.</p>

<p>Elde edilen bulgular doğrultusunda belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, müdürler, belediye personeli ve şirket temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 68 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin düzenlediği operasyonlarda 63 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Adliyeye sevk edilen şüphelilerle ilgili işlemler sonucunda 39 kişi tutuklanırken, diğer şüpheliler hakkında adli kontrol ve serbest bırakma kararları gündeme geldi.</p>

<h2>Soruşturma Belediye İhaleleri ve Ruhsat İşlemlerine Odaklanıyor</h2>

<p>Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmanın iki temel başlığını, belediye ihalelerinde kamu zararına yol açıldığı ve iş yeri ruhsat işlemlerinde hukuka aykırı para talep edildiği iddiaları oluşturuyor.</p>

<p>Soruşturmanın belediyenin yönetim kademesiyle birlikte imar, zabıta, fen işleri, kentsel dönüşüm, temizlik ve destek hizmetleri gibi farklı birimlerini kapsaması, incelemenin genişliğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında verilen tutuklama kararları kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Şüpheliler hakkındaki suçlamaların yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakirkoy-belediyesine-yolsuzluk-operasyonu-4-baskan-yardimcisi-dahil-39-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/bakirkoy-belediyesinde-yolsuzluk-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="23980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Tatar’dan Kapadokya Uyarısı: Turizm Uğruna İnsan Hayatı Tehlikeye Atılmamalı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mehmet-tatardan-kapadokya-uyarisi-turizm-ugruna-insan-hayati-tehlikeye-atilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mehmet-tatardan-kapadokya-uyarisi-turizm-ugruna-insan-hayati-tehlikeye-atilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peribacaları Tehlikede mi? Mehmet Tatar’dan Kapadokya İçin Acil Önlem Çağrısı

Kapadokya’da Çökme Alarmı! Jeoloji Mühendislerinden Kritik Uyarı

Göreme’deki Çökme Sonrası Kritik Çağrı: Kapadokya’da Jeolojik Riskler İzlenmeli





TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehm...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Peribacaları Tehlikede mi? Mehmet Tatar’dan Kapadokya İçin Acil Önlem Çağrısı</strong></h2>

<p><strong>Kapadokya’da Çökme Alarmı! Jeoloji Mühendislerinden Kritik Uyarı</strong></p>

<p><strong>Göreme’deki Çökme Sonrası Kritik Çağrı: Kapadokya’da Jeolojik Riskler İzlenmeli</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Kapadokya’da yaşanan peribacası çökmesinin ardından önemli uyarılarda bulundu. Jeolojik mirasın korunması ve can güvenliğinin sağlanması için bilimsel araştırma, düzenli risk takibi ve etkin kamusal denetim çağrısı yapan Tatar, Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmasını istedi.</p>

<p><strong>Kapadokya’da Peribacası Çökmesi Endişe Yarattı</strong></p>

<p>Kapadokya’da 29 Ekim tarihinde Nevşehir Göreme Açık Hava Müzesi girişine yakın bir noktada meydana gelen peribacası çökmesi, bölgedeki jeolojik riskleri yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, olayın ardından yaptığı açıklamada, yaşanan çökme nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara ise acil şifalar diledi.</p>

<p>Olayın, Kapadokya’nın hassas jeolojik yapısının korunması ile bölge halkının, çalışanların ve turistlerin can güvenliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Tatar, bölgede gerçekleştirilen planlama, yapılaşma ve turizm faaliyetlerinin jeolojik ve jeoteknik koşullar dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kontrolsüz Turizm Faaliyetleri Kaya Yapısını Etkiliyor</strong></p>

<p>Kapadokya’nın doğal yapısının yoğun insan faaliyetleri nedeniyle baskı altında kaldığına dikkat çeken Dr. Mehmet Tatar, kontrolsüz yapılaşma, turizm tesisleri için gerçekleştirilen kazılar, trafik ve altyapı çalışmalarının jeolojik oluşumlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p>Özellikle kaya oyma oteller ve diğer turizm tesislerinde yapılan müdahalelerin ortak kaya kütlesinin dengesini etkileyebileceğini belirten Tatar, şu risklere dikkat çekti:</p>

<p>Kaya içindeki boşlukların genişletilmesi ve yeni kazılar yapılması,</p>

<p>Taşıyıcı kaya bölümlerinin inceltilmesi,</p>

<p>Yapılara ilave yükler bindirilmesi,</p>

<p>Kazı ve yapılaşmalardan kaynaklanan titreşimler,</p>

<p>Kaya kütlelerinde su sızıntılarının oluşturduğu etkiler.</p>

<p>Dr. Mehmet Tatar, birbirine yakın kaya oyma mekânlarda gerçekleştirilen müdahalelerin yalnızca tek bir işletmeyi değil, ortak kaya kütlesinin bütününü etkileyebileceğini belirterek çalışmaların bilimsel ve teknik denetim altında yürütülmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Çökme Nedeni Bilimsel Olarak Araştırılmalı</strong></p>

<p>Yaşanan peribacası çökmesinin oluş mekanizmasının ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini belirten Tatar, incelemelerde yalnızca doğal süreçlerin değil, çevredeki kazıların, yapılaşmaların, kullanım değişikliklerinin ve geçmişte gerçekleştirilen müdahalelerin de değerlendirilmesini istedi.</p>

<p>Doğal süreçlerin varlığının tehlikelerin belirlenmesi ve can kayıplarını önleyecek tedbirlerin alınması sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, risklerin önceden tespit edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Kapadokya İçin Bütüncül Jeopark Yönetimi Önerisi</strong></p>

<p>Kapadokya’nın jeolojik ve kültürel mirasının korunması, can güvenliğinin sağlanması ve turizm faaliyetlerinin sürdürülebilir biçimde yürütülmesi için bölgenin bütüncül bir jeopark yaklaşımıyla yönetilmesi gerektiğini belirten Mehmet Tatar, bilimsel araştırma, eğitim ve yerel katılımı esas alan bir model önerdi.</p>

<p>Tatar, jeolojik oluşumların yanı sıra bu oluşumları meydana getiren doğal süreçlerin de korunması gerektiğine dikkat çekerek turizm gelirlerini artırma hedefinin jeolojik mirasın tahrip edilmesine ve insan yaşamının tehlikeye atılmasına gerekçe olamayacağını söyledi.</p>

<p><strong>Jeolojik Riskler İçin Beş Maddelik Önlem Çağrısı</strong></p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Kapadokya’daki jeolojik mirasın ve insan yaşamının korunması amacıyla ilgili kurumlara yönelik beş temel öneri açıkladı.</p>

<p>1. Ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etütler yapılmalı: Göreme Açık Hava Müzesi başta olmak üzere peribacaları, kaya oteller, kaya oyma yapılar ve ziyaretçi güzergâhları risk düzeylerine göre önceliklendirilerek incelenmeli. Kaya kütlelerinin özellikleri, çatlak sistemleri, boşluk geometrileri, kaya örtüsü kalınlıkları ve suyun etkisi araştırılarak riskli alanlar haritalandırılmalı.</p>

<p>2. Bilimsel raporu olmayan kazılara izin verilmemeli: Güvenliği bilimsel ve teknik raporlarla ortaya konulamayan yeni kazı, oyma ve genişletme çalışmalarına izin verilmemeli.</p>

<p>3. Riskli alanlarda erişim sınırlandırılmalı: Tehlikeli olduğu belirlenen bölgelerde kullanım kısıtlamaları, gerekli noktalarda tahliye ve erişimin engellenmesi tedbirleri uygulanmalı. Gezi güzergâhları, seyir ve bekleme alanları bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda düzenlenmeli.</p>

<p>4. Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmalı: Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi oluşturulmalı. Özellikle kaya oyma yapılarda ve ziyaretçi yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde düzenli inceleme ve ölçümler gerçekleştirilmeli.</p>

<p>5. Jeoloji mühendisleri karar süreçlerinde görev almalı: Koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim süreçlerinde yeterli sayıda jeoloji mühendisi istihdam edilmeli. Üniversitelerin ve meslek odalarının bilimsel birikimi karar süreçlerine dahil edilmeli, sorumlu kurumlar arasında etkin koordinasyon sağlanmalı.</p>

<p><strong>“Jeolojik Mirasın Korunması Kamusal Sorumluluktur”</strong></p>

<p>Kapadokya’nın dünyanın önemli jeolojik miras alanlarından biri olduğunu hatırlatan Dr. Mehmet Tatar, bölgedeki peribacalarının yalnızca Türkiye'nin değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurguladı. Tatar, Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmasının yanı sıra ilgili birimlerde yeterli sayıda jeoloji mühendisi görevlendirilmesini istedi.</p>

<p>Jeoloji mühendisliği hizmetlerinin planlama, koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim süreçlerine etkin biçimde entegre edilmesi gerektiğini belirten JMO Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, açıklamasını ilgili kurumlara bilimsel araştırma, risk azaltma ve etkin denetimi esas alan bütüncül bir yönetim anlayışını hayata geçirme çağrısıyla tamamladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mehmet-tatardan-kapadokya-uyarisi-turizm-ugruna-insan-hayati-tehlikeye-atilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/dr-mehmet-tatar.jpg" type="image/jpeg" length="99339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“5. Uluslararası Tarsus Festivali’nde tüm kente yayılan etkinliklerle dolu dolu 3 gün geçireceğiz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/5-uluslararasi-tarsus-festivalinde-tum-kente-yayilan-etkinliklerle-dolu-dolu-3-gun-gecirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/5-uluslararasi-tarsus-festivalinde-tum-kente-yayilan-etkinliklerle-dolu-dolu-3-gun-gecirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarsus, Uluslararası Tarsus Festivali ile sahip olduğu değerleri ‘Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde’ mottosuyla ziyaretçilerle buluşturmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<ul>
 <li><strong>BAŞKAN VEKİLİ GENÇ’TEN 5. ULUSLARARASI TARSUS FESTİVALİ’NE DAVET</strong></li>
 <li><strong>GENÇ: “5. ULUSLARARASI TARSUS FESTİVALİ’NDE DOLU DOLU 3 GÜN GEÇİRECEĞİZ”</strong></li>
</ul>
</blockquote>

<p>Binlerce yıllık köklü tarihi, farklı medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan eşsiz kültürel mirası ve zengin gastronomisiyle adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarsus, Uluslararası Tarsus Festivali ile sahip olduğu değerleri <strong><i>‘Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde’</i> </strong>mottosuyla<strong> </strong>ziyaretçilerle buluşturmaya hazırlanıyor. 6-7-8 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Tarsus Festivali’ne geri sayım başlarken Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, festivale katılım çağrısında bulundu.</p>

<p>Binlerce yıllık köklü tarihi, farklı medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan eşsiz kültürel mirası ve zengin gastronomisiyle adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarsus, Uluslararası Tarsus Festivali ile sahip olduğu değerleri ziyaretçilerle buluşturmaya hazırlanıyor. 6-7-8 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Tarsus Festivali’ne geri sayım başlarken Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, festivale katılım çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Başkan Vekili Genç: “5. Uluslararası Tarsus Festivali’nde tüm kente yayılan etkinliklerle dolu dolu 3 gün geçireceğiz”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç 5. Uluslararası Tarsus Festivali’nin önemine dikkat çekerek tüm yurttaşları bu büyük buluşmaya davet etti. Tarsus’un tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan, efsaneleri ve kültürel değerleriyle zenginleşen özel bir kent olduğunu vurgulayan Genç, festivalin bu eşsiz mirası daha geniş kitlelerle buluşturacağını ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p><strong>“Başkanımız Vahap Seçer’in başlattığı ve önem verdiği Uluslararası Tarsus Festivali’nin bu yıl beşincisini düzenliyoruz. İnsan yaşamının 9 bin yıldır kesintisiz devam ettiği, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan, onlarca efsaneyi topraklarında yaşatan Tarsus; son 5 yıldır da Türkiye’nin en özel festivallerinden birine ev sahipliği yapıyor. Bu yıl <i>‘Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde’</i> mottosuyla 6-7-8 Kasım’da düzenleyeceğimiz 5. Uluslararası Tarsus Festivali’nde tüm kente yayılan etkinliklerle dolu dolu 3 gün geçireceğiz. Tarihin, doğanın, efsanelerin içinde; birbirinden farklı gösteriler, söyleşiler, alanında uzman isimler; kültür, sanat ve gastronomi hepsi Tarsus’ta olacak. 6-7-8 Kasım tarihlerinde sizi de Tarsus’a, 5. Uluslararası Tarsus Festivali’ne bekliyoruz.” </strong></p>

<p><strong>Tarsus’un tarihi ve kültürel mirası festivalle buluşuyor</strong></p>

<p>Bu yıl 5.’nci kez kapılarını açmaya hazırlanan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Tarsus Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçilere kültür şöleni sunacak. İnsanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan, 9 bin yıllık tarih mirasıyla pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Tarsus, sahip olduğu tarihsel ve kültürel zenginliği festival coşkusuyla yeniden ön plana çıkaracak. Tarsus’un çok katmanlı tarihini, kültür mozaiğini ve kendine özgü kent kimliğini yansıtan festival kapsamında; tarihi miras, gastronomi, sanat, doğa ve kültürel değerler kentin farklı noktalarında çeşitli etkinlikler, atölyeler, söyleşiler ve gösteriler eşliğinde yurttaşlarla buluşacak. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçileri ağırlamaya hazırlanan festival, Tarsus’un binlerce yıllık birikimini keşfetmek, kentin kültürel zenginliğini deneyimlemek ve farklı sanat dallarıyla bir araya gelmek isteyenlere üç gün boyunca kapsamlı bir program sunacak.</p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/5-uluslararasi-tarsus-festivalinde-tum-kente-yayilan-etkinliklerle-dolu-dolu-3-gun-gecirecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/baskan-vekili-gencten-5-uluslararasi-tarsus-festivaline-davet-4.JPG" type="image/jpeg" length="75962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’de Şeriat Tartışması Siyasetin Merkezine Taşındı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abdde-seriat-tartismasi-siyasetin-merkezine-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abdde-seriat-tartismasi-siyasetin-merkezine-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Müslüman Senato adayı Abdul El-Sayed’i hedef alan açıklamaları, ülkede şeriat tartışmasını yeniden alevlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump’ın Müslüman Senato adayı Abdul El-Sayed’i hedef alan açıklamaları, ülkede şeriat tartışmasını yeniden alevlendirdi. Cumhuriyetçilerin “Şeriatsız Amerika” girişimi büyürken, hukukçular şeriatın Amerikan hukukuna tehdit oluşturduğu iddialarını sorguluyor. Tartışmanın merkezinde ise din özgürlüğü, hukuk sistemi ve Müslümanların inançlarını yaşama hakkı bulunuyor.</strong></p>
</blockquote>

<h2>Trump’ın açıklamalarıyla başlayan yeni tartışma</h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, 25 Ekim 2026’da Michigan eyaletinin Port Huron kentinde düzenlenen seçim mitinginde Senato adayı Abdul El-Sayed’i “cihatçı” olarak nitelendirdi ve ABD’de şeriat hukukunu uygulamak istediğini öne sürdü.</p>

<p>Trump’ın açıklamaları, Cumhuriyetçi siyasetçiler arasında şeriatı Amerikan hukuk sistemine yönelik bir tehdit olarak gösteren yaklaşımın son örneklerinden biri oldu.</p>

<p>Mart 2026’da Teksas eyaletinde “Sharia Free Texas Caucus” (Şeriatsız Teksas Grubu) kuruldu. Grubun kurucusu Cumhuriyetçi eyalet milletvekili Brent Money, şeriatı Amerikan hukukunu ve kurumlarını tehdit eden bütünlüklü bir medeniyet ve hukuk yapısı olarak tanımladı.</p>

<p>Aynı dönemde Teksas Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerine katılan seçmenlerin yaklaşık yüzde 95’i, şeriat hukukunun eyalette yasaklanmasını savunan bağlayıcı olmayan bir öneriyi destekledi.</p>

<p>Bu hareket Kongre’ye de yayıldı. Aralık 2025’te kurulan “Sharia Free America Caucus” (Şeriatsız Amerika Grubu), altı ay içinde 25 eyaletten 68 Cumhuriyetçi Kongre üyesine ulaştı.</p>

<p>Şeriat karşıtı hareketlerin temel iddialarından biri, Müslümanların Amerikan hukukunun yerini alabilecek paralel bir hukuk sistemi kurmaya çalıştıkları yönünde.</p>

<p>Michigan Eyalet Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Asma Uddin ise The Conversation’da yayımlanan analizinde, bu iddiaları din özgürlüğü ve Amerikan hukuk sistemi açısından değerlendiriyor.</p>

<h2>Şeriat tek bir hukuk kuralları kitabı değil</h2>

<p>Arapçada şeriat sözcüğü “yol” veya “su kaynağına götüren yol” anlamına geliyor.</p>

<p>Müslümanlar açısından şeriat, Kur’an ve Hz. Muhammed’in öğretileri doğrultusunda ahlaki ve dini bir yaşam sürdürmenin yolunu ifade ediyor.</p>

<p>Namaz, oruç, beslenme, zekât, sadaka, evlilik ve boşanma gibi konular şeriat anlayışının kapsamına giriyor.</p>

<p>İslam hukuku uzmanı Asifa Quraishi-Landes’e göre şeriat; modern hukuk sistemlerinin birbirinden ayırdığı hukuk, ahlak, toplumsal davranış ve ibadet kurallarını birlikte ele alıyor.</p>

<p>Bir Müslümanın domuz eti yememesi veya günde beş vakit namaz kılması, kendi dini anlayışı açısından şeriata uygun yaşamak anlamına gelebiliyor. Ancak bu davranışlar ayrı bir mahkeme kurulmasını veya devlet tarafından uygulanmasını gerektirmiyor.</p>

<p>Evlilik, boşanma ve miras gibi konular ise hukuki sonuçlar doğurabiliyor. Bu konuların yorumlanması ve uygulanması farklı İslam gelenekleri arasında değişebiliyor.</p>

<p>Quraishi-Landes ayrıca şeriatın Müslümanlara yaşadıkları ülkenin yasalarına uyma yükümlülüğü getirdiğini belirtiyor.</p>

<h2>Şeriat ile fıkıh arasındaki fark</h2>

<p>Müslümanlar şeriatın nasıl yorumlanması gerektiği konusunda her zaman aynı görüşü paylaşmıyor.</p>

<p>İslam düşüncesinde şeriat, ilahi ideal olarak kabul edilirken fıkıh, insanların bu ilkeleri anlama ve uygulama çabasını ifade ediyor.</p>

<p>Bu nedenle dini kuralların yorumlanması zaman içinde değişebiliyor.</p>

<p>Sünni İslam’ın dört büyük hukuk mezhebi ile Şii İslam’ın hukuk gelenekleri, evlilik, boşanma ve mali işlemler gibi konularda farklı sonuçlara ulaşabiliyor.</p>

<p>Örneğin faiz yasağı nedeniyle Müslümanların geleneksel bankalardan konut kredisi alıp alamayacağı konusunda farklı görüşler bulunuyor.</p>

<p>Evliliğin hangi koşullarda sona erdirilebileceği, organ bağışının dini açıdan uygun olup olmadığı ve modern bankacılık işlemlerinin İslami ilkelerle nasıl bağdaştırılabileceği de tartışılan konular arasında.</p>

<p>Bütün Müslümanlar adına bağlayıcı yorum yapabilecek tek bir kurum bulunmuyor.</p>

<p>Uddin’e göre siyasi tartışmalarda şeriatın değişmez bir kurallar bütünü olarak sunulması, İslam hukukundaki farklı yorumları ve süregelen tartışmaları görünmez kılıyor.</p>

<h2>ABD’de Müslümanlar hangi hukuk kurallarına tabi?</h2>

<p>ABD’de Müslümanlar diğer bütün yurttaşlarla aynı yasalara tabi.</p>

<p>Dini inançları kişisel yaşamlarını, evliliklerini, ekonomik tercihlerini ve aile ilişkilerini etkileyebiliyor. Ancak şeriatın Amerikan hukukundan bağımsız bir hukuki otoritesi bulunmuyor.</p>

<p>Müslümanlar dini kurallara gönüllü olarak uyabiliyor fakat bu kurallar Amerikan yasalarının üzerinde kabul edilmiyor.</p>

<p>Bu uygulamalar yalnızca Müslümanlara özgü değil.</p>

<p>ABD’de Ortodoks Yahudi çiftler, evlilik öncesinde dini mahkemelere başvurmayı kabul eden sözleşmeler imzalayabiliyor.</p>

<p>“Beth din” olarak bilinen Yahudi dini mahkemeleri, evlilik ve boşanma anlaşmazlıklarında rol oynuyor. Bu mekanizmalar, eşlerden birinin dini boşanmaya onay vermemesi gibi sorunların çözümünde de kullanılabiliyor.</p>

<p>Hristiyan kuruluşları da İncil ilkelerine dayalı arabuluculuk ve tahkim yöntemleri sunuyor.</p>

<p>Müslümanlar ise ailevi veya mali anlaşmazlıklarda dini bilginlere ve arabuluculara başvurabiliyor.</p>

<p>Ancak bu düzenlemeler genel olarak gönüllülük esasına dayanıyor. Hukuken uygulanabilir anlaşmaların Amerikan yasalarına uygun olması gerekiyor.</p>

<p>Bir dini otoritenin verdiği karar, yalnızca dini nitelik taşıdığı için devlet tarafından bağlayıcı kabul edilmiyor.</p>

<h2>Amerikan mahkemeleri şeriatı uygulayabilir mi?</h2>

<p>Şeriat karşıtı hareketlerin iddialarından biri, İslam hukukunun Amerikan mahkemelerinde giderek daha fazla uygulandığı yönünde.</p>

<p>Ancak dini bir sözleşmenin mahkeme tarafından değerlendirilmesi, dini hukukun devlet hukuku olarak uygulanması anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bunun örneklerinden biri İslami evlilik sözleşmelerinde yer alan mehir uygulaması.</p>

<p>Mehir, evlilik sırasında erkeğin kadına vermeyi taahhüt ettiği mal veya ekonomik değeri ifade ediyor. Bazı sözleşmelerde bu yükümlülüğün tamamı ya da bir bölümü boşanma durumunda yerine getiriliyor.</p>

<p>ABD’de bir mehir sözleşmesi mahkemeye taşındığında hâkim, İslam dininin hangi yorumunun doğru olduğunu belirlemiyor.</p>

<p>Sözleşmenin genel hukuk ilkelerine uygun biçimde hazırlanıp hazırlanmadığını inceliyor.</p>

<p>2020 yılında Maryland’de bir temyiz mahkemesi, mehir sözleşmelerinin ancak eşler arasındaki diğer sözleşmelere uygulanan laik hukuk ölçütlerini karşılaması durumunda uygulanabileceğine hükmetti.</p>

<p>Bu yaklaşım, Amerikan Yüksek Mahkemesinin benimsediği “hukukun tarafsız ilkeleri” anlayışıyla da bağlantılı.</p>

<p>Mahkemeler dini yorumlar arasında karar vermeden genel hukuk kurallarını uygulayabiliyor.</p>

<p>Hukuk profesörü Haider Ala Hamoudi’ye göre mehir sözleşmelerinin uygulanabilmesinin nedeni, mahkemelerin İslam hukukunu yorumlamak zorunda olmaması.</p>

<p>Başka bir ifadeyle mahkeme dini bir hükmü değil, hukuka uygun biçimde kurulmuş bir sözleşmeyi değerlendiriyor.</p>

<h2>Dini tahkim kararları anayasanın üzerinde olabilir mi?</h2>

<p>Teksas Valisi Greg Abbott, İslami arabuluculuk kurullarını daha önce “hukuk mahkemesi görünümündeki şeriat mahkemeleri” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Ancak ABD’de Yahudi ve Hristiyan toplulukları da benzer tahkim mekanizmalarından yararlanıyor.</p>

<p>Beth Din of America gibi Yahudi dini kurumları, kararlarının sivil mahkemeler tarafından değerlendirilebilmesine olanak sağlayan usuller uyguluyor.</p>

<p>Hristiyan tahkim kuruluşları da dini ilkeler temelinde uyuşmazlık çözümü sunuyor.</p>

<p>ABD hukukunda gönüllü tahkim anlaşmaları belirli koşullarda mahkemeler tarafından uygulanabiliyor.</p>

<p>Örneğin Müslüman bir çiftin mali anlaşmazlığını dini bir hakeme götürdüğünü ve hakemin taraflardan birinin diğerine 10 bin dolar ödemesine karar verdiğini düşünelim.</p>

<p>Taraflar tahkime gönüllü olarak katılmış ve karar hukuka uygun biçimde alınmışsa mahkeme bu kararı uygulayabiliyor.</p>

<p>Ancak taraflardan biri baskı altında tahkime katılmışsa, dolandırıcılık söz konusuysa veya hakem kendisine verilen yetkileri aşmışsa mahkeme kararı iptal edebiliyor.</p>

<p>Bu durum diğer dini ve laik tahkim mekanizmaları için de geçerli.</p>

<p>Dini bir hakem, yasaları veya anayasayı geçersiz kılamıyor.</p>

<h2>İran ve Afganistan’daki uygulamalar neden tartışılıyor?</h2>

<p>Şeriatın ABD’de tartışmalı hâle gelmesinin nedenlerinden biri, bazı ülkelerde İslam hukukunun devlet tarafından uygulanma biçimi.</p>

<p>İran’da Birleşmiş Milletler araştırmacıları, zorunlu başörtüsü kurallarını ihlal etmekle suçlanan kadınlara yönelik baskı ve şiddetin arttığını belgeledi.</p>

<p>Afganistan’da ise Taliban yönetimi, kadınların ve kız çocuklarının yaşamını sınırlayan 100’den fazla kararname yayımladı.</p>

<p>Bu uygulamalar dini kuralların zorla dayatılması, kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve vicdan özgürlüğü açısından ciddi tartışmalara yol açıyor.</p>

<p>Ancak Uddin, bu örneklerle Müslümanların bireysel dini yaşamlarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>İslam dünyasında da dini hukukun yorumlanması, kadın hakları ve eşitlik konusunda uzun yıllardır farklı görüşler bulunuyor.</p>

<p>Bunun örneklerinden biri 2009 yılında Malezya’da kurulan uluslararası Musawah hareketi.</p>

<p>Müslüman aile hukukunda eşitlik ve adalet için çalışan hareket, İslami öğretilerin kadın haklarını destekleyecek biçimde yorumlanabileceğini savunuyor.</p>

<p>Farklı ülkelerden akademisyenler ve kadın hakları savunucularıyla çalışan Musawah, aile hukukundaki ayrımcı düzenlemelerin değiştirilmesini hedefliyor.</p>

<p>Uddin’e göre burada belirleyici ayrım, dini kuralların bireysel tercihle uygulanması ile devletin bu kuralları istemeyen yurttaşlara zorla dayatması arasında ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bir Müslüman kadının kendi isteğiyle başörtüsü takması, devletin bütün kadınlara başörtüsü takma zorunluluğu getirmesinden farklı bir durum.</p>

<h2>ABD’de şeriatı yasaklama girişimlerinin geçmişi</h2>

<p>ABD’de şeriat karşıtı yasama girişimleri yeni değil.</p>

<p>Pew Research Center’ın araştırmasına göre 2010-2012 yılları arasında en az 32 eyalette, mahkemelerin şeriat veya yabancı hukuk kurallarını uygulamasını sınırlamaya yönelik yasa teklifleri sunuldu.</p>

<p>2010 yılında Oklahoma eyaletindeki seçmenler, mahkemelerin şeriatı dikkate almasını yasaklayan bir anayasa değişikliğini kabul etti.</p>

<p>Ancak bu düzenleme federal yargı tarafından durduruldu.</p>

<p>Federal temyiz mahkemesi, düzenlemenin yalnızca İslam dinini hedef almasının ABD Anayasası’nın din özgürlüğünü güvence altına alan Birinci Değişikliği ile bağdaşmayabileceğine hükmetti.</p>

<p>2013 yılında ise federal bir yargıç söz konusu yasağı kalıcı olarak geçersiz kıldı.</p>

<p>Bazı eyaletler daha sonra yalnızca şeriatı hedef almak yerine yabancı hukukun uygulanmasını genel olarak sınırlandıran düzenlemeler kabul etti.</p>

<p>Bu düzenlemeleri destekleyenler, özellikle kadınların haklarını korumayı amaçladıklarını savunuyor.</p>

<p>Eleştirmenler ise Amerikan hukukunda zaten mevcut olan güvencelerin aynı işlevi gördüğünü belirtiyor.</p>

<p>Çünkü Amerikan mahkemeleri, baskı veya dolandırıcılıkla yapılan sözleşmeleri ya da temel hukuki hakları ihlal eden anlaşmaları geçersiz sayabiliyor.</p>

<p>Bu korumalar, sözleşmenin dini veya laik ilkelere dayanmasına bakılmaksızın uygulanıyor.</p>

<h2>Kongre’de yeni yasa teklifi</h2>

<p>Şeriat karşıtı girişimler 2026 yılında federal düzeyde yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Teksas Cumhuriyetçi Milletvekili Keith Self, Haziran 2026’da federal mahkemelerin Anayasa ile çelişen yabancı veya dini hukuk kurallarını uygulamasını engellemeyi amaçlayan bir yasa teklifi sundu.</p>

<p>Teklifin savunucuları, Amerikan hukuk sisteminin korunması için böyle bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğunu öne sürüyor.</p>

<p>Ancak Uddin’e göre burada temel bir hukuki soru ortaya çıkıyor:</p>

<p>Amerikan mahkemeleri zaten Anayasa’ya ve yürürlükteki yasalara aykırı anlaşmaları uygulayamıyorsa yeni yasak hangi ek güvenceyi sağlayacak?</p>

<p>Hukukçunun değerlendirmesine göre dini sözleşmelerin yargı denetimine tabi olması, dini kuralların Amerikan hukukunun yerini aldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bütün dini toplulukların anlaşmaları Amerikan hukukunun belirlediği sınırlar içinde değerlendiriliyor.</p>

<h2>Asıl tartışma: Din özgürlüğü Müslümanlar için de aynı ölçüde geçerli mi?</h2>

<p>Asma Uddin’in analizinin temelinde, ABD’de din özgürlüğünün bütün inanç topluluklarına eşit biçimde uygulanıp uygulanmadığı sorusu bulunuyor.</p>

<p>Uddin, 2019 yılında yayımlanan <i>When Islam Is Not a Religion</i> (İslam Din Olarak Görülmediğinde) adlı kitabında, Müslümanların sıradan dini uygulamalarının nasıl siyasi tehdit olarak değerlendirilebildiğini incelemişti.</p>

<p>Teksas üzerine yaptığı daha yakın tarihli araştırmasında da benzer bir eğilime dikkat çekti.</p>

<p>Araştırmacıya göre Müslümanların dini kurallara göre evlenmeleri, ibadet etmeleri veya ekonomik ilişkilerini düzenlemeleri, tek başına Amerikan hukukuna alternatif bir devlet sistemi kurmak istedikleri anlamına gelmiyor.</p>

<p>Buna karşılık herhangi bir devletin dini kuralları bireylere zorla dayatması, temel haklar ve özgürlükler bakımından ayrı bir sorun oluşturuyor.</p>

<p>Uddin’in değerlendirmesine göre Amerikan hukukunda dini kuralların mahkemeler aracılığıyla zorla uygulanmasına karşı zaten güvenceler bulunuyor.</p>

<p>Müslümanlar da diğer inanç topluluklarının üyeleri gibi kişisel yaşamlarını dini inançları doğrultusunda düzenleyebiliyor. Ancak bu inançların bağımsız bir hukuki otoritesi bulunmuyor ve mahkemeler yürürlükteki Amerikan hukukuna aykırı kararları uygulayamıyor.</p>

<p>Bu nedenle Uddin, şeriat tartışmasının yalnızca dini hukukla ilgili olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Tartışmanın diğer boyutu, Amerikan toplumunun diğer inanç topluluklarına tanıdığı din özgürlüğünü Müslümanlara da aynı ölçüde tanıyıp tanımayacağı sorusu.</p>

<hr />
<p><strong>Kaynak:</strong> Asma Uddin – Michigan State University Hukuk Fakültesi, Institute for Humane Studies.</p>

<p><strong>Orijinal makale:</strong> <i>What is Sharia law, and why is it so controversial in the United States?</i> – The Conversation</p>

<p><a href="https://theconversation.com/what-is-sharia-law-and-why-is-it-so-controversial-in-the-united-states-294224" rel="nofollow">https://theconversation.com/what-is-sharia-law-and-why-is-it-so-controversial-in-the-united-states-294224</a></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abdde-seriat-tartismasi-siyasetin-merkezine-tasindi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/abdde-seriat-tartismasi-dahlsettirsin.png" type="image/jpeg" length="83761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Eşi Dahil 5 Kişi Tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/merkezefendi-belediye-baskani-seniz-dogan-ve-esi-dahil-5-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/merkezefendi-belediye-baskani-seniz-dogan-ve-esi-dahil-5-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen son 17 şüpheliden 12’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve irtikap soruşturmasında Belediye Başkanı Şeniz Doğan ile avukat eşi Mehmet Ali Doğan’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi tutuklandı. 27 kişinin gözaltına alındığı operasyon kapsamında belediye binasında, şüphelilerin evlerinde ve çeşitli adreslerde aramalar gerçekleştirildi. </strong></h3>
</blockquote>

<h2>Merkezefendi Belediyesi’ne 27 Ekim’de operasyon düzenlendi</h2>

<p>Denizli’de Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik başlatılan adli soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Şeniz Doğan, eşi Mehmet Ali Doğan, belediye yöneticileri, çalışanlar ve inşaat sektörü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.</p>

<p>Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, şüphelilere yönelik rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve irtikap suçlamaları yöneltildi.</p>

<p>Soruşturma doğrultusunda Denizli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 27 Ekim sabahı eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.</p>

<p>Operasyonda Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve kendisi gibi avukat olan eşi Mehmet Ali Doğan’ın yanı sıra belediye başkan yardımcıları, bazı belediye çalışanları ve inşaat firmalarının yetkililerinin de bulunduğu toplam 27 kişi gözaltına alındı.</p>

<h2>Belediye binasında ve şüphelilerin evlerinde arama yapıldı</h2>

<p>Soruşturma kapsamında Merkezefendi Belediyesi hizmet binası, Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın konutu ve diğer şüphelilere ait adreslerde aramalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Polis ekipleri, aramalarda soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çeşitli delillere el koydu.</p>

<p>Gözaltına alınan kişiler, farklı gruplar halinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifadelerinin alınması ve diğer işlemlerin tamamlanması amacıyla Denizli Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.</p>

<p>Operasyonun belediye yöneticilerinin yanı sıra inşaat firmalarının temsilcilerini de kapsaması, soruşturmanın belediye ile özel sektör arasındaki işlemleri de içerdiğini ortaya koydu. Ancak soruşturmaya konu ihale ve işlemlerin ayrıntıları ile şüphelilere yöneltilen somut fiillere ilişkin bilgiler henüz kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<h2>İlk aşamada 7 inşaat firması yetkilisi serbest bırakıldı</h2>

<p>Emniyetteki işlemler sırasında gözaltına alınan şüpheliler hakkında farklı aşamalarda adli kararlar verildi.</p>

<p>İnşaat firmalarının yetkilisi olduğu belirtilen 7 kişi, ifadelerinin alınmasının ardından Cumhuriyet savcılığının talimatıyla serbest bırakıldı.</p>

<p>Soruşturmanın devamında belediye başkan yardımcısı ve belediyede müdür olarak görev yapan kişilerin de aralarında bulunduğu 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Bu gruptaki 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiği bildirildi.</p>

<p>Böylece soruşturmanın ilk aşamalarında toplam 10 kişi hakkında serbest bırakma veya adli kontrol kararları uygulanmış oldu.</p>

<h2>Şeniz Doğan ve eşi 17 şüpheliyle birlikte adliyeye sevk edildi</h2>

<p>Emniyetteki ifade ve diğer işlemlerin tamamlanmasının ardından Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ile eşi Mehmet Ali Doğan’ın da aralarında bulunduğu 17 şüpheli, 30 Ekim sabahı adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Savcılık işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheliler hakkında tutuklama ve adli kontrol kararları verildi.</p>

<p>Mahkeme, Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve eşi Mehmet Ali Doğan’ın da aralarında bulunduğu 5 kişinin tutuklanmasına karar verdi.</p>

<p>Aynı gruptaki diğer 12 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<h2>27 şüpheliden 5’i tutuklandı, 15’i hakkında adli kontrol kararı verildi</h2>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 kişi hakkındaki işlemlerin açıklanan sonuçlarına göre tablo şöyle oluştu:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>5 kişi tutuklandı:</strong> Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, eşi Mehmet Ali Doğan ve 3 şüpheli.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>12 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı:</strong> Son aşamada adliyeye sevk edilen 17 kişiden tutuklanmayan şüpheliler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>3 kişi hakkında daha önce adli kontrol kararı verildi:</strong> Belediye yöneticilerinin de bulunduğu grup.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>7 kişi savcılık talimatıyla serbest bırakıldı:</strong> İnşaat firmalarının yetkilileri.</p>
 </li>
</ul>

<p>Böylece 27 şüpheliden 5’i tutuklanırken, toplam 15 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Diğer 7 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p>

<h2>Soruşturmada üç ayrı suçlama bulunuyor</h2>

<p>Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma, Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen üç ayrı suçlamayı içeriyor.</p>

<p><strong>Rüşvet:</strong> Kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması karşılığında kendisine ya da bir başkasına menfaat sağlanmasına ilişkin suçlamayı ifade ediyor.</p>

<p><strong>İhaleye fesat karıştırma:</strong> Kamu kurumlarının gerçekleştirdiği ihalelerde rekabetin ve ihale sürecinin hukuka uygun işleyişinin suç oluşturan yöntemlerle bozulmasına ilişkin fiilleri kapsıyor.</p>

<p><strong>İrtikap:</strong> Kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına menfaat sağlamasına ilişkin suç olarak düzenleniyor.</p>

<p>Soruşturmanın hangi belediye ihalelerini, sözleşmeleri veya idari işlemleri kapsadığına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi.</p>

<p>Şüpheliler hakkındaki suçlamaların kapsamı ve delillerin hukuki değerlendirmesi, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında açıklığa kavuşacak.</p>

<h2>Tutuklama kararının ardından belediyedeki idari süreç gündemde</h2>

<p>Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın tutuklanması, belediye yönetimindeki idari sürecin nasıl işleyeceği sorusunu da gündeme getirdi.</p>

<p>5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca belediye başkanının tutuklanması, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasına ilişkin hukuki sürecin değerlendirilmesini gerektiriyor.</p>

<p>Belediye başkanının görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması halinde, uygulanacak başkan vekilliği süreci de ilgili mevzuat çerçevesinde belirleniyor.</p>

<p>Şeniz Doğan hakkında görevden uzaklaştırma yönünde ayrıca bir idari karar alınıp alınmadığına ilişkin bilgi ise aktarılan soruşturma açıklamasında yer almadı.</p>

<h2>Soruşturma devam ediyor: Tutuklama kararı kesin hüküm anlamına gelmiyor</h2>

<p>Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik soruşturmada verilen tutuklama kararları, yargılama öncesinde uygulanan koruma tedbiri niteliği taşıyor.</p>

<p>Tutuklanan kişilerin suçlu olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan masumiyet karinesi, soruşturma ve kovuşturmanın bütün aşamalarında geçerliliğini koruyor.</p>

<p>Soruşturmanın bundan sonraki aşamalarında toplanan delillerin değerlendirilmesi, şüphelilerin savunmaları ve savcılığın vereceği kararlar belirleyici olacak.</p>

<p>Denizli’de belediye yönetimini de doğrudan ilgilendiren soruşturmada, tutuklanan diğer üç kişinin kimlikleri, suçlamaların hangi somut işlemlere dayandırıldığı ve belediyenin idari işleyişine ilişkin alınacak kararlar henüz açıklığa kavuşmuş değil.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/merkezefendi-belediye-baskani-seniz-dogan-ve-esi-dahil-5-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 08:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/belediye-baskani-ve-esi-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="53570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğal Gaz Piyasasında Yeni Düzenleme: 1 Ocak 2027'de Yürürlüğe Girecek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dogal-gaz-piyasasinda-yeni-duzenleme-1-ocak-2027de-yururluge-girecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dogal-gaz-piyasasinda-yeni-duzenleme-1-ocak-2027de-yururluge-girecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), organize toptan doğal gaz satış piyasasına ilişkin yönetmelikte değişiklik yaptı. 31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle, doğal gaz piyasasındaki işlemlerde şeffaflık ve piyasa bozucu davranışların önlenmesine ilişkin mevzuatın uygulanac...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), organize toptan doğal gaz satış piyasasına ilişkin yönetmelikte değişiklik yaptı. 31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle, doğal gaz piyasasındaki işlemlerde şeffaflık ve piyasa bozucu davranışların önlenmesine ilişkin mevzuatın uygulanacağı açıkça hükme bağlandı. Yeni düzenleme 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek.</p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan Organize Toptan Doğal Gaz Satış Piyasası Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Düzenleme, doğal gazın toptan alınıp satıldığı organize piyasanın işleyişini ilgilendiriyor. Yapılan değişiklikle, enerji piyasalarında şeffaflık ve piyasa bozucu davranışlara ilişkin kuralların geçerliliği yönetmelikte açıkça belirtildi.</p>

<h2>Doğal gaz piyasasında hangi değişiklik yapıldı?</h2>

<p>31 Mart 2017 tarihli Organize Toptan Doğal Gaz Satış Piyasası Yönetmeliği'nin 13'üncü maddesine yeni bir fıkra eklendi.</p>

<p>Eklenen hüküm şöyle:</p>

<blockquote>
<p>“14/2/2026 tarihli ve 33168 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik hükümleri saklıdır.”</p>
</blockquote>

<p>Bu değişiklikle, organize toptan doğal gaz piyasasına ilişkin mevcut kurallar uygulanırken şeffaflık ve piyasa bozucu davranışlarla ilgili düzenlemenin de geçerliliğini koruyacağı açıkça ifade edildi.</p>

<h2>Piyasa bozucu davranışların önlenmesi hedefleniyor</h2>

<p>Atıf yapılan 14 Şubat 2026 tarihli yönetmelik; enerji ve çevresel piyasalarda ticaretin güvenilir, şeffaf, adil ve rekabetçi koşullarda yürütülmesini amaçlıyor.</p>

<p>Söz konusu yönetmelik, spot ve vadeli doğal gaz piyasalarının yanı sıra elektrik ve diğer ilgili enerji piyasalarını da kapsıyor. Piyasa bozucu davranışların önlenmesine yönelik usul ve esasları düzenliyor.</p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu+1</p>

<p>31 Ekim'de yayımlanan değişiklik ise bu kuralları yeniden yazmıyor; organize toptan doğal gaz piyasasında da geçerliliklerini koruduklarını belirtiyor.</p>

<h2>Vatandaşların doğal gaz faturaları değişecek mi?</h2>

<p>Düzenlemenin konut aboneleri açısından en önemli yönü, doğrudan bir fiyat veya fatura değişikliği içermemesi.</p>

<p>Yönetmelikte;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Konutlarda kullanılan doğal gazın birim satış fiyatına,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Faturalarda uygulanan vergilere,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tüketim sınırlarına veya devlet desteklerine</p>
 </li>
</ul>

<p>ilişkin yeni bir hüküm bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle değişiklik, doğal gaz faturalarına zam veya indirim yapıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Düzenleme esas olarak doğal gazın toptan ticaretini gerçekleştiren piyasa katılımcılarını ve bu piyasaların denetimini ilgilendiriyor.</p>

<h2>Yeni düzenleme ne zaman uygulanacak?</h2>

<p>Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe göre değişiklik 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.</p>

<p>Yönetmelik hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütecek.</p>

<p>Enerji piyasalarında şeffaflık ve piyasa davranışlarına ilişkin kuralların açık biçimde uygulanması, toptan doğal gaz piyasasının denetimi açısından önem taşıyor. Ancak düzenlemenin tüketicilerin ödeyeceği doğal gaz bedellerine nasıl yansıyacağı konusunda doğrudan bir sonuç öngörmek mümkün değil.</p>

<p>Kaynak: 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete, sayfa 143; Organize Toptan Doğal Gaz Satış Piyasası Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dogal-gaz-piyasasinda-yeni-duzenleme-1-ocak-2027de-yururluge-girecek</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/dogal-gaz-piyasasinda-yeni-duzenleme.png" type="image/jpeg" length="44224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir Karşıyaka Belediyesi 6 Memur Alacak: KPSS 70 Puan Şartı, Başvurular 30 Kasım'da Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/izmir-karsiyaka-belediyesi-6-memur-alacak-kpss-70-puan-sarti-basvurular-30-kasimda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/izmir-karsiyaka-belediyesi-6-memur-alacak-kpss-70-puan-sarti-basvurular-30-kasimda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Karşıyaka Belediyesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında 6 bilgisayar işletmeni alımı yapacağını duyurdu. İki ayrı kadro derecesinde gerçekleştirilecek alımlar için 2026 KPSS P3 puan türünden en az 70 puan şartı aranacak. Başvurular 30 Kasım–2 Aralık 2026 tarihleri arasında yapılaca...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Karşıyaka Belediyesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında 6 bilgisayar işletmeni alımı yapacağını duyurdu. İki ayrı kadro derecesinde gerçekleştirilecek alımlar için 2026 KPSS P3 puan türünden en az 70 puan şartı aranacak. Başvurular 30 Kasım–2 Aralık 2026 tarihleri arasında yapılacak.</p>

<p>İzmir Karşıyaka Belediye Başkanlığı, ilk defa açıktan atanmak üzere memur alımı gerçekleştirecek. 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ilana göre belediye bünyesinde görevlendirilmek üzere toplam 6 bilgisayar işletmeni istihdam edilecek.</p>

<p>Alımlar, Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav ve Atama Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilecek. Belediye, personel alımını kendi internet sitesinden de duyurdu.</p>

<p>Karşıyaka Belediyesi</p>

<h2>Hangi kadrolara kaç kişi alınacak?</h2>

<p>Karşıyaka Belediyesi, bilgisayar işletmeni unvanında iki ayrı derecede personel alacak.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Kadro</p>
   </th>
   <th>
   <p>Derece</p>
   </th>
   <th>
   <p>Kontenjan</p>
   </th>
   <th>
   <p>KPSS</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Bilgisayar işletmeni</p>
   </td>
   <td>
   <p>7</p>
   </td>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
   <td>
   <p>P3 – En az 70</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Bilgisayar işletmeni</p>
   </td>
   <td>
   <p>8</p>
   </td>
   <td>
   <p>3</p>
   </td>
   <td>
   <p>P3 – En az 70</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Toplam</p>
   </td>
   <td></td>
   <td>
   <p>6</p>
   </td>
   <td></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Kadrolara kadın ve erkek adaylar başvurabilecek.</p>

<h2>Hangi bölüm mezunları başvurabilecek?</h2>

<p>Adayların lisans düzeyinde eğitim veren yükseköğretim kurumlarının aşağıdaki bölümlerinden mezun olması gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Maliye</p>
 </li>
 <li>
 <p>İşletme</p>
 </li>
 <li>
 <p>İktisat</p>
 </li>
 <li>
 <p>Muhasebe ve Finans Yönetimi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bankacılık ve Finans</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri</p>
 </li>
</ul>

<p>Adayların ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı onaylı bilgisayar işletmeni sertifikasına sahip olması veya öğrenimleri sırasında bilgisayar dersi aldıklarını belgelemesi gerekiyor.</p>

<p>İzmir Son Dakika</p>

<h2>Başvurular 30 Kasım'da başlayacak</h2>

<p>Karşıyaka Belediyesi memur alımı için başvurular 30 Kasım 2026 Pazartesi günü başlayacak ve 2 Aralık 2026 Çarşamba günü sona erecek.</p>

<p>Başvurular elektronik ortamda, şahsen veya iadeli taahhütlü posta yoluyla yapılabilecek.</p>

<p>Şahsen ve posta yoluyla başvuru adresi:</p>

<p>Karşıyaka Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü<br />
Bahriye Üçok Mahallesi, Bahriye Üçok Bulvarı No: 5, Kat: 1, Karşıyaka/İzmir.</p>

<p>Şahsen başvurular mesai günlerinde 08.30–17.30 saatleri arasında kabul edilecek. Postadaki gecikmelerden belediye sorumlu olmayacak.</p>

<p>Belediye, başvuru formunun 30 Kasım 2026 tarihinde resmî internet sitesinde yayımlanacağını bildirdi.</p>

<p>Karşıyaka Belediyesi</p>

<h2>Başvuru için gerekli belgeler</h2>

<p>Adayların başvuru sırasında şu belgeleri hazırlaması gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doldurulmuş ve imzalanmış başvuru formu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nüfus cüzdanı veya kimlik kartı fotokopisi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Diploma veya mezuniyet belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yurt dışındaki üniversitelerden mezun olanlar için denklik belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doğrulama kodlu 2026 KPSS sonuç belgesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Son altı ay içerisinde çekilmiş üç vesikalık fotoğraf</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bilgisayar işletmeni sertifikası veya bilgisayar dersi alındığını gösteren belge</p>
 </li>
</ul>

<p>Adayların ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48'inci maddesinde belirtilen genel memuriyet şartlarını taşıması gerekiyor.</p>

<h2>Sözlü sınava 30 aday çağrılacak</h2>

<p>Başvuruların ardından adaylar KPSS puanlarına göre sıralanacak.</p>

<p>Her kadro için alınacak personel sayısının beş katı kadar aday sözlü sınava davet edilecek. Buna göre 6 kişilik kontenjan için toplam 30 adayın sözlü sınava çağrılması öngörülüyor.</p>

<p>Son sıradaki adayla aynı KPSS puanına sahip diğer adaylar da sınava davet edilebileceğinden bu sayı artabilecek.</p>

<p>Sözlü sınava katılmaya hak kazanan adaylar 9 Aralık 2026 tarihinde belediyenin internet sitesinden duyurulacak.</p>

<h2>Sözlü sınav 16 Aralık'ta yapılacak</h2>

<p>Karşıyaka Belediyesinin bilgisayar işletmeni alımı için düzenleyeceği sözlü sınav 16 Aralık 2026 Çarşamba günü saat 10.00'da başlayacak.</p>

<p>Sınav, Karşıyaka Belediye Başkanlığı hizmet binasının 7'nci katındaki Meclis Salonu'nda gerçekleştirilecek. Aynı gün tamamlanamaması durumunda sınava ertesi gün devam edilebilecek.</p>

<p>Sözlü sınavda adayların Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, mahalli idarelerle ilgili temel mevzuat ve kadroya ilişkin mesleki bilgileri değerlendirilecek.</p>

<p>İzmir Son Dakika</p>

<h2>Başvuru ve sınav takvimi</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>İşlem</p>
   </th>
   <th>
   <p>Tarih</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Başvuruların başlaması</p>
   </td>
   <td>
   <p>30 Kasım 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Son başvuru</p>
   </td>
   <td>
   <p>2 Aralık 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Sınava çağrılacakların açıklanması</p>
   </td>
   <td>
   <p>9 Aralık 2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Sözlü sınav</p>
   </td>
   <td>
   <p>16 Aralık 2026, saat 10.00</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Başvuru formu, ayrıntılı koşullar ve sınav duyuruları için Karşıyaka Belediyesinin <a href="https://www.karsiyaka.bel.tr/2026-kpss-ile-ilk-defa-aciktan-atanmak-uzere-memur-alimi-ilani?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow">resmî personel alım ilanı</a> incelenebilecek.</p>

<p>Kaynak: 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete, sayfa 228–230; Karşıyaka Belediye Başkanlığı personel alım ilanı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/izmir-karsiyaka-belediyesi-6-memur-alacak-kpss-70-puan-sarti-basvurular-30-kasimda-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/karsiyaka-belediyesi-6-memur-alimi.png" type="image/jpeg" length="32381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMMOB'nin Bilirkişilik, Eksperlik ve Hakemlik Yönetmeliği Değişti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tmmobnin-bilirkisilik-eksperlik-ve-hakemlik-yonetmeligi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tmmobnin-bilirkisilik-eksperlik-ve-hakemlik-yonetmeligi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB'nin Bilirkişilik, Eksperlik ve Hakemlik Yönetmeliği Değişti: Şehir Plancıları da Kapsama Alındı, Başvuru Ücreti 7 Bin TL Oldu

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), bilirkişilik, eksperlik, hakemlik ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin yönetmeliğinde değişikliğe gitti. 31 Ekim...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>TMMOB'nin Bilirkişilik, Eksperlik ve Hakemlik Yönetmeliği Değişti: Şehir Plancıları da Kapsama Alındı, Başvuru Ücreti 7 Bin TL Oldu</strong></h2>

<p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), bilirkişilik, eksperlik, hakemlik ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin yönetmeliğinde değişikliğe gitti. 31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle şehir planlama alanı yönetmelik kapsamına açıkça dahil edilirken, hakem başvurularında dosya başına 7 bin TL ücret belirlendi. Başvuru ve ücret paylaşımına ilişkin kurallar da yeniden düzenlendi.</p>

<p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği tarafından hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bilirkişilik - Eksperlik - Hakemlik ve Teknik Müşavirlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'nin 144'üncü sayfasında yayımlandı.</p>

<p>Düzenlemeyle 6 Ocak 1982 tarihinden bu yana yürürlükte bulunan yönetmeliğin çeşitli maddeleri değiştirildi. Dokuz maddelik değişiklik, mesleki faaliyetlerin kapsamını, hakemlik başvuru usullerini ve ücretlerin dağıtımını ilgilendiriyor.</p>

<h2>Şehir planlama alanı yönetmelik kapsamına dahil edildi</h2>

<p>Yönetmeliğin 1'inci ve 4'üncü maddelerinde yer alan “mühendislik ve mimarlık” ifadeleri, “mühendislik, mimarlık ve şehir planlama” olarak değiştirildi.</p>

<p>Aynı şekilde “mühendis ve mimarlar” ifadesi de “mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları” şeklinde yeniden düzenlendi.</p>

<p>Böylece şehir planlama alanı ve şehir plancıları, yönetmelikte açıkça belirtilen mesleki faaliyet ve uzmanlık kapsamına alındı.</p>

<h2>Hakemlik hizmetinin tanımı değişti</h2>

<p>Yönetmeliğin 9'uncu maddesinin birinci fıkrası yeniden düzenlenerek hakemlik hizmetinin tanımı değiştirildi.</p>

<p>Yeni hükümde hakemlik, taraflar arasındaki tahkim sözleşmesi veya sözleşmede yer alan tahkim şartı kapsamında anlaşmazlığın çözümüne yönelik mühendislik, mimarlık ve şehir planlama hizmeti olarak tanımlandı.</p>

<p>Bu değişiklikle şehir planlama alanındaki uyuşmazlıklar da yönetmeliğin hakemlik hizmeti tanımına açıkça dahil edildi.</p>

<h2>Hakem başvurusu tek taraflı da yapılabilecek</h2>

<p>Yönetmeliğin 12'nci maddesi bütünüyle değiştirildi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre hakem başvurusu taraflarca birlikte yapılabileceği gibi yalnızca taraflardan biri tarafından da gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>Başvurunun yapılabilmesi için dilekçenin TMMOB'ye iletilmesi gerekecek.</p>

<p>Ancak bu hüküm, her uyuşmazlığın taraflardan birinin isteğiyle zorunlu tahkime götürülebileceği anlamına gelmiyor. Yönetmeliğin hakemlik tanımında tahkim sözleşmesi veya sözleşmede yer alan tahkim şartı esas alınıyor.</p>

<h2>Hakem başvurularında dosya başına 7 bin TL ücret</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle hakem başvuru ücreti dosya başına 7.000 TL olarak belirlendi.</p>

<p>Başvuru ücreti yatırılmadığı takdirde dosya işleme alınmayacak.</p>

<p>Ayrıca başvuru ücretinin, eksiklik nedeniyle dosyanın kapatılması da dahil olmak üzere hiçbir koşulda iade edilmeyeceği hükme bağlandı.</p>

<p>Başvuru ücretinin miktarı her yıl TMMOB Yönetim Kurulu tarafından yeniden değerlendirilerek ilan edilecek.</p>

<p>Dolayısıyla 7 bin TL'lik tutar, sonraki yıllarda Yönetim Kurulu kararıyla yeniden belirlenebilecek.</p>

<h2>Hakem ücretinin yarısı görevli kişiye, yarısı TMMOB'ye</h2>

<p>Yeni düzenleme, hakemlik hizmetlerinden elde edilen ücretlerin paylaşımını da yeniden belirledi.</p>

<p>Buna göre başvuru ücreti ile yönetmeliğin 9'uncu maddesine göre belirlenen hakem ücreti, başvuruyla birlikte TMMOB hesabına yatırılacak.</p>

<p>Hizmet tamamlandığında hakem ücretinin:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüzde 50'si görevlendirilen kişiye veya hakem heyetine aktarılacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yüzde 50'si TMMOB payı olarak Birlik bünyesinde kalacak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Aynı ücret paylaşımı hükmü bilirkişilik istemlerinde de uygulanacak.</p>

<p>Önceki 12'nci maddede bilirkişilik ve hakemlik hizmetleri karşılığında alınan ücretlerin yüzde 10'unun TMMOB'ye ödenmesi öngörülüyordu. Yeni maddeyle bu ücret düzenlemesi değiştirilmiş oldu.</p>

<p>www.tmmob.org.tr</p>

<h2>Bilirkişi listelerinin valiliklere gönderilmesi hükmü kaldırıldı</h2>

<p>Yönetmeliğin 5'inci maddesinde yapılan değişiklikle, TMMOB Genel Sekreterliğinin bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapabilecek üyelerin listelerini her yıl aralık ayında valiliklere göndermesine ilişkin ifade metinden çıkarıldı.</p>

<p>Yeni düzenlemede listelerin başvurularda kullanılmak üzere dosyalanmasına ilişkin hüküm korundu.</p>

<p>Böylece yönetmelikte yer alan yıllık valiliklere liste gönderme yükümlülüğü kaldırılmış oldu.</p>

<h2>Mahkemelerden gelen taleplere ilişkin 6'ncı madde yürürlükten kaldırıldı</h2>

<p>Değişiklik kapsamında mevcut yönetmeliğin 6'ncı maddesi tamamen yürürlükten kaldırıldı.</p>

<p>Bu madde, mahkemelerin özel uzmanlık gerektiren konulardaki bilirkişi, eksper ve hakem taleplerinin TMMOB Genel Sekreterliği tarafından, ilgili oda yönetim kurulunun onayı alınarak karşılanmasını düzenliyordu.</p>

<p>LEXPERA</p>

<p>Maddenin kaldırılmasıyla söz konusu görevlendirme usulü yönetmelik metninden çıkarıldı. Bununla birlikte bu değişiklik, mahkemelerin bilirkişi görevlendirme yetkisinin ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<h2>Teknik müşavirlik hizmetlerinde şehir planlama da yer alacak</h2>

<p>Yönetmeliğin 10'uncu maddesindeki “mühendislik ve mimarlık” ifadesine şehir planlama da eklendi.</p>

<p>Böylece teknik müşavirlik hizmetlerinin tanımında mühendislik ve mimarlığın yanında şehir planlama faaliyetlerine de açıkça yer verilmiş oldu.</p>

<h2>Değişiklikler 31 Ekim'de yürürlüğe girdi</h2>

<p>TMMOB tarafından hazırlanan dokuz maddelik yönetmelik değişikliği, Resmî Gazete'de yayımlandığı 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yönetmelik hükümlerini TMMOB Yönetim Kurulu yürütecek.</p>

<p>Yeni düzenleme, şehir plancılarının yönetmelikte açıkça yer alması, hakem başvuru ücretinin belirlenmesi, ücret paylaşımının değiştirilmesi ve bazı idari işlemlerin yeniden düzenlenmesi bakımından mühendisleri, mimarları ve şehir plancılarını ilgilendiriyor.</p>

<p>Kaynak: 31 Ekim 2026 tarihli, 33416 sayılı Resmî Gazete, sayfa 144; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bilirkişilik - Eksperlik - Hakemlik ve Teknik Müşavirlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tmmobnin-bilirkisilik-eksperlik-ve-hakemlik-yonetmeligi-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/tmmob-yonetmeliginde-buyuk-degisiklik.png" type="image/jpeg" length="62262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmî Gazete'de 6 Özelleştirme Kararı: Ankara'da Milyonluk Taşınmaz Satışları Onaylandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/resmi-gazetede-6-ozellestirme-karari-ankarada-milyonluk-tasinmaz-satislari-onaylandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/resmi-gazetede-6-ozellestirme-karari-ankarada-milyonluk-tasinmaz-satislari-onaylandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan altı ayrı Cumhurbaşkanı Kararı ile kamuya ait taşınmazların özelleştirme işlemlerine ilişkin yeni kararlar alındı. Ankara'nın Çankaya, Gölbaşı ve Polatlı ilçelerindeki üç taşınmazın toplam 838 milyon 750 bin liralık satışına onay verildi. Diğer kararla...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan altı ayrı Cumhurbaşkanı Kararı ile kamuya ait taşınmazların özelleştirme işlemlerine ilişkin yeni kararlar alındı. Ankara'nın Çankaya, Gölbaşı ve Polatlı ilçelerindeki üç taşınmazın toplam 838 milyon 750 bin liralık satışına onay verildi. Diğer kararlar da kamu taşınmazlarının satış ve imar süreçlerini kapsıyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan 11940, 11941, 11942, 11943, 11944 ve 11945 sayılı kararlar, 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'nin 131-139'uncu sayfalarında yer aldı.</p>

<p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen işlemler kapsamında Ankara'daki taşınmazların satışına ilişkin ihale sonuçları onaylanırken, bazı taşınmazların imar planlarına ilişkin kararlar da alındı.</p>

<h2>Çankaya'daki taşınmaz 694 milyon liraya satıldı</h2>

<p>11940 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ankara'nın Çankaya ilçesi Dodurga Mahallesi'nde bulunan, Hazine adına kayıtlı 18 bin 197 metrekarelik taşınmazın özelleştirme ihalesi onaylandı.</p>

<p>29872 ada, 2 parselde yer alan taşınmazın 694 milyon lira bedelle, en yüksek teklifi veren Çatkaya Gayrimenkul Danışmanlık Mühendislik Tarım Jeotermal Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne satılmasına karar verildi.</p>

<p>Kararda, alıcının satış sözleşmesini imzalamaması veya yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda teminatının idare lehine gelir kaydedilerek ihalenin iptal edileceği belirtildi.</p>

<h2>Gölbaşı'nda 2 bin 22 metrekarelik taşınmaza 50 milyon lira</h2>

<p>11941 sayılı kararla Ankara'nın Gölbaşı ilçesi İncek-İmar Mahallesi'nde bulunan 2 bin 22 metrekarelik Hazine taşınmazının satışı onaylandı.</p>

<p>111257 ada, 2 parseldeki taşınmazın 50 milyon lira bedelle Emre Gökdemir İnşaat Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne satılmasına karar verildi.</p>

<p>Satış sözleşmesinin imzalanması ve işlemlerin tamamlanması için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yetkilendirildi.</p>

<h2>Polatlı'da Türkiye Şeker Fabrikalarına ait taşınmaz satıldı</h2>

<p>11942 sayılı kararla Ankara'nın Polatlı ilçesi Gazi Mahallesi'nde bulunan ve Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ adına kayıtlı taşınmazın satışı onaylandı.</p>

<p>6 ada, 46 parselde yer alan 4 bin 554,61 metrekarelik taşınmaz ile üzerindeki yapıların bir bütün halinde 94 milyon 750 bin lira bedelle Kocabay İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne satılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Satış işlemi, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<h2>Karayolları Genel Müdürlüğüne ait 37 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı</h2>

<p>11943 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) adına kayıtlı 37 ayrı taşınmaz veya taşınmaz hissesi özelleştirme kapsam ve programına alındı.</p>

<p>Karara göre söz konusu taşınmazlar satış yöntemiyle özelleştirilecek. Satışlar, varlık satışı yöntemiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p>Özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2028 tarihine kadar tamamlanması öngörülüyor.</p>

<h3>Satış gelirleri hangi alanlarda kullanılacak?</h3>

<p>Kararda, özelleştirme gelirlerinden giderler düşüldükten sonra kalan tutarın KGM hesabına aktarılması öngörüldü.</p>

<p>Bu kaynakların şu alanlarda kullanılması kararlaştırıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Taşınmazlar üzerindeki tesislerin taşınması ve ihtiyaç duyulan yeni yapıların inşası ile mevcut yapıların bakım, onarım ve güçlendirilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen illeri kapsayan afet bölgesindeki KGM yapı ve tesislerinin yeniden inşası, bakım, onarım ve güçlendirilmesi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bölünmüş yollar ile devlet ve il yollarının yapımı, bakımı ve kamulaştırma hizmetleri.</p>
 </li>
</ul>

<p>Özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar taşınmazların bakım, onarım ve işletilmesine ilişkin sorumlulukların KGM'de kalması da kararlaştırıldı.</p>

<h2>Çankaya Çayyolu'nda imar planı değişikliği onaylandı</h2>

<p>11944 sayılı kararla Ankara'nın Çankaya ilçesi Çayyolu-1 Mahallesi'nde bulunan, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı adına kayıtlı 29631 ada, 4 parseldeki taşınmaz için hazırlanan imar planı değişikliği onaylandı.</p>

<p>Taşınmazın kullanım kararı “İdari Hizmet Alanı (Emsal: 1.50, Yençok: 10 Kat)” olarak belirlendi.</p>

<p>Bu kararla 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanırken, kararın gereklerinin yerine getirilmesi için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yetkilendirildi.</p>

<h2>Çankaya Lodumu'da iki parselin imar planı onaylandı</h2>

<p>11945 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ankara'nın Çankaya ilçesi Lodumu (Me) Mahallesi'nde bulunan, Hazine adına kayıtlı 80142 ada, 1 ve 2 parsellerin imar planları onaylandı.</p>

<p>Kararda taşınmazların kullanım amacı “İdari Hizmet Alanı (Emsal: 2.00, Yençok: 10 Kat)” olarak belirtildi.</p>

<p>Bu kapsamda 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı onaylandı.</p>

<p>Söz konusu iki karar doğrudan satış onayı değil, özelleştirme kapsamındaki taşınmazların imar düzenlemelerine ilişkin karar niteliği taşıyor.</p>

<h2>Altı kararın özeti</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Karar numarası</p>
   </th>
   <th>
   <p>Konu</p>
   </th>
   <th>
   <p>Sonuç</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>11940</p>
   </td>
   <td>
   <p>Ankara Çankaya, Dodurga</p>
   </td>
   <td>
   <p>694 milyon TL satış onayı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>11941</p>
   </td>
   <td>
   <p>Ankara Gölbaşı, İncek-İmar</p>
   </td>
   <td>
   <p>50 milyon TL satış onayı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>11942</p>
   </td>
   <td>
   <p>Ankara Polatlı, Gazi</p>
   </td>
   <td>
   <p>94,75 milyon TL satış onayı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>11943</p>
   </td>
   <td>
   <p>KGM'ye ait 37 taşınmaz/hisse</p>
   </td>
   <td>
   <p>Özelleştirme kapsamına alındı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>11944</p>
   </td>
   <td>
   <p>Ankara Çankaya, Çayyolu-1</p>
   </td>
   <td>
   <p>İmar planı değişikliği onaylandı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>11945</p>
   </td>
   <td>
   <p>Ankara Çankaya, Lodumu</p>
   </td>
   <td>
   <p>İmar planları onaylandı</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Üç satışın toplam bedeli 838 milyon 750 bin lira</h2>

<p>Resmî Gazete'de yayımlanan altı kararın üçü, daha önce gerçekleştirilen özelleştirme ihalelerinin sonuçlarının onaylanmasını kapsıyor.</p>

<p>Bu üç taşınmaz için onaylanan satış bedellerinin toplamı 838 milyon 750 bin TL oldu.</p>

<p>Diğer üç karardan biri Karayolları Genel Müdürlüğüne ait 37 taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasını, ikisi ise Ankara'daki taşınmazlara ilişkin imar planı düzenlemelerini içeriyor.</p>

<p>Kararlar 30 Ekim 2026 tarihinde alındı ve 31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Kaynak: 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete, sayfa 131-139; 11940-11945 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/resmi-gazetede-6-ozellestirme-karari-ankarada-milyonluk-tasinmaz-satislari-onaylandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/resmi-gazetede-ozellestirme-karari.png" type="image/jpeg" length="35442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmî Gazete'de Üniversitelere Yeni Fakülte ve Enstitüler: 5 Yeni Birim Kuruldu, 2 Fakültenin Adı Değişti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/resmi-gazetede-universitelere-yeni-fakulte-ve-enstituler-5-yeni-birim-kuruldu-2-fakultenin-adi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/resmi-gazetede-universitelere-yeni-fakulte-ve-enstituler-5-yeni-birim-kuruldu-2-fakultenin-adi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile beş üniversitede yeni fakülte ve enstitüler kurulurken, iki üniversitedeki fakültelerin isimleri değiştirildi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve İzmir Tınazt...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile beş üniversitede yeni fakülte ve enstitüler kurulurken, iki üniversitedeki fakültelerin isimleri değiştirildi. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve İzmir Tınaztepe Üniversitesi yeni akademik birimlere kavuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan 11937 sayılı karar doğrultusunda, Türkiye'deki bazı üniversitelerin akademik teşkilat yapılarında değişikliğe gidildi.</p>

<p>31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'nin 126'ncı sayfasında yayımlanan kararla, dört üniversite bünyesinde toplam beş yeni fakülte ve enstitü kurulmasına, iki üniversitede ise mevcut fakültelerin isimlerinin değiştirilmesine karar verildi.</p>

<p>Düzenleme, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30'uncu maddesi kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<h2>Hangi üniversitelerde yeni fakülte ve enstitüler kuruldu?</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki olan (I) sayılı listede, yeni kurulan fakülte ve enstitüler şöyle sıralandı:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Üniversite</p>
   </th>
   <th>
   <p>Kurulan fakülte veya enstitü</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Diş Hekimliği Fakültesi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>İbn Sinâ Enstitüsü</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Tarım ve Hayvancılık Teknolojileri Enstitüsü</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>İzmir Tınaztepe Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Böylece dört üniversitede üç yeni fakülte ve iki enstitü kurulmuş oldu.</p>

<h2>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'ne Diş Hekimliği Fakültesi</h2>

<p>Karar kapsamında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde Diş Hekimliği Fakültesi kuruldu.</p>

<p>Üniversitenin akademik yapısına eklenen yeni fakültenin eğitim faaliyetlerine ne zaman başlayacağı, öğrenci kontenjanı ve akademik kadro planlamasına ilişkin ayrıntılar kararda yer almadı.</p>

<h2>Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi'ne iki yeni akademik birim</h2>

<p>Düzenlemeyle Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi bünyesinde iki yeni akademik birim oluşturuldu.</p>

<p>Üniversitede Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi ile İbn Sinâ Enstitüsü kurulmasına karar verildi.</p>

<p>Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi'nin kurulmasıyla üniversitenin akademik teşkilatına bilişim alanında yeni bir fakülte eklenirken, İbn Sinâ Enstitüsü de yeni bir araştırma ve lisansüstü akademik birim olarak teşkilat yapısına dahil edildi.</p>

<h2>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'ne Tarım ve Hayvancılık Teknolojileri Enstitüsü</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bünyesinde Tarım ve Hayvancılık Teknolojileri Enstitüsü kuruldu.</p>

<p>Yeni enstitünün tarım ve hayvancılık teknolojileri alanındaki akademik çalışmalara yönelik bir kurumsal yapı oluşturması öngörülüyor.</p>

<p>Ancak enstitünün programları, araştırma alanları ve faaliyet takvimine ilişkin ayrıntılar karar metninde açıklanmadı.</p>

<h2>İzmir Tınaztepe Üniversitesi'ne Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi</h2>

<p>İzmir Tınaztepe Üniversitesi bünyesinde Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi kurulmasına karar verildi.</p>

<p>Yeni fakültenin hangi bölümlerden oluşacağı, öğrenci kabul takvimi ve kontenjanları ise kararda belirtilmedi.</p>

<h2>İki üniversitede fakülte isimleri değiştirildi</h2>

<p>11937 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın (II) sayılı listesiyle iki üniversitedeki fakültelerin adları değiştirildi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Üniversite</p>
   </th>
   <th>
   <p>Eski adı</p>
   </th>
   <th>
   <p>Yeni adı</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>İslami İlimler Fakültesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>İlahiyat Fakültesi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Kafkas Üniversitesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>Diş Hekimliği Fakültesi</p>
   </td>
   <td>
   <p>İsmail Aytemiz Diş Hekimliği Fakültesi</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>Ağrı'da İslami İlimler Fakültesi'nin adı İlahiyat oldu</h3>

<p>Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren İslami İlimler Fakültesi'nin adı İlahiyat Fakültesi olarak değiştirildi.</p>

<p>Böylece üniversitede hem yeni Diş Hekimliği Fakültesi kurulmuş hem de mevcut bir fakültenin adı değiştirilmiş oldu.</p>

<h3>Kafkas Üniversitesi'nde Diş Hekimliği Fakültesi'nin adı değişti</h3>

<p>Kars'ta bulunan Kafkas Üniversitesi bünyesindeki Diş Hekimliği Fakültesi'nin adı ise İsmail Aytemiz Diş Hekimliği Fakültesi olarak değiştirildi.</p>

<p>Söz konusu düzenleme yeni bir fakülte kurulmasını değil, mevcut fakültenin adının değiştirilmesini kapsıyor.</p>

<h2>Yeni fakülteler ne zaman öğrenci alacak?</h2>

<p>Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı, fakülte ve enstitülerin kuruluşuna ilişkin hukuki düzenlemeyi içeriyor.</p>

<p>Bununla birlikte yeni birimlerin öğrenci kabul tarihleri, açılacak bölümler, kontenjanlar ve akademik personel ihtiyacına ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi.</p>

<p>Bu konuların ilgili üniversiteler ve yükseköğretim kurumlarının sonraki kararlarıyla netleşmesi bekleniyor.</p>

<h2>Cumhurbaşkanı Kararı'nın kapsamı</h2>

<p>30 Ekim 2026 tarihinde alınan ve 31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11937 sayılı karar kapsamında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>3 yeni fakülte kuruldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2 yeni enstitü kuruldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p>2 mevcut fakültenin adı değiştirildi.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplam 5 üniversitenin akademik teşkilat yapısında değişiklik yapıldı.</p>
 </li>
</ul>

<p>Kararda herhangi bir fakülte veya enstitünün kapatılmasına ilişkin hüküm bulunmuyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/resmi-gazetede-universitelere-yeni-fakulte-ve-enstituler-5-yeni-birim-kuruldu-2-fakultenin-adi-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/resmi-gazetede-universitelere-yeni-birimler.png" type="image/jpeg" length="87063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile ve Gençlik Fonu Yönetmeliği Değişti: Yönetim Kurulunun Toplantı Sayısı Yılda İkiye Düşürüldü]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/aile-ve-genclik-fonu-yonetmeligi-degisti-yonetim-kurulunun-toplanti-sayisi-yilda-ikiye-dusuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/aile-ve-genclik-fonu-yonetmeligi-degisti-yonetim-kurulunun-toplanti-sayisi-yilda-ikiye-dusuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Aile ve Gençlik Fonu Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Fon Yönetim Kurulunun yılda en az dört kez toplanmasını öngören düzenleme değiştirilerek toplantı sayısı yılda en az ikiye indirildi. Yeni düzenleme yayımlandığı gün yür...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p>31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Aile ve Gençlik Fonu Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Fon Yönetim Kurulunun yılda en az dört kez toplanmasını öngören düzenleme değiştirilerek toplantı sayısı yılda en az ikiye indirildi. Yeni düzenleme yayımlandığı gün yürürlüğe girdi.</p>

<p>Aile ve Gençlik Fonu'nun yönetim ve karar alma süreçlerini ilgilendiren yeni bir düzenleme yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla alınan 11946 sayılı karar, 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Kararla, 10 Şubat 2024 tarihli ve 8166 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Aile ve Gençlik Fonu Yönetmeliği'nin 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapıldı.</p>

<h2>Yönetim Kurulu artık yılda en az iki kez toplanacak</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle Aile ve Gençlik Fonu Yönetim Kurulunun asgari toplantı sayısı azaltıldı.</p>

<p>Daha önce yılda en az dört kez toplanması öngörülen Yönetim Kurulu, bundan böyle yılda en az iki kez toplanacak.</p>

<p>Yönetmeliğin 6'ncı maddesinde yer alan “dört kez” ifadesi “iki kez” olarak değiştirildi.</p>

<p>Bu değişiklikle Yönetim Kurulunun zorunlu toplantı sıklığı yarıya indirilmiş oldu.</p>

<h2>Karar alma ve toplantı yeter sayısı değişmedi</h2>

<p>Yönetmelikte yapılan değişiklik yalnızca toplantı sayısını kapsıyor.</p>

<p>Yönetim Kurulunun Başkan ve en az iki üyenin katılımıyla toplanmasına ilişkin hüküm korundu.</p>

<p>Aynı şekilde kurulun en az aynı yönde üç oyla karar alması ve çekimser oy kullanılmaması yönündeki hükümler de değiştirilmedi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre ilgili madde şöyle:</p>

<blockquote>
<p>“Yönetim Kurulu, Başkan ve en az iki üyenin katılımıyla toplanır ve en az aynı yöndeki üç oy ile karar alır, çekimser oy kullanılamaz.”</p>
</blockquote>

<h2>Fonun destek koşullarında değişiklik var mı?</h2>

<p>31 Ekim tarihli yönetmelik değişikliği, Aile ve Gençlik Fonu'nun doğrudan yararlanıcılarına sağladığı desteklerin miktarını, başvuru şartlarını veya ödeme sürelerini değiştirmiyor.</p>

<p>Düzenleme yalnızca Yönetim Kurulunun yılda gerçekleştirmek zorunda olduğu asgari toplantı sayısını yeniden belirliyor.</p>

<p>Dolayısıyla evlilik kredisi ve diğer desteklerden yararlanmak isteyen kişiler açısından bu kararla yeni bir başvuru şartı getirilmiş değil.</p>

<h2>Yönetim Kurulunun görevleri neler?</h2>

<p>Aile ve Gençlik Fonu, 7474 sayılı Kanun kapsamında aile kurumunun desteklenmesi, gençlerin sosyal risklere karşı korunması ve gelişimleri ile girişimlerinin desteklenmesi amacıyla kuruldu.</p>

<p>Fon Yönetim Kurulu; kaynak aktarılacak projelerin belirlenmesi, aktarılacak kaynak tutarlarının ve harcama programlarının kararlaştırılması gibi görevleri yürütüyor.</p>

<p>Bu nedenle kurulun toplantı sıklığındaki değişiklik, Fonun yönetim mekanizması bakımından önem taşıyor. Ancak toplantı sayısının azaltılmasının projelerin değerlendirilme sürelerini nasıl etkileyeceği konusunda kararda herhangi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<h2>Düzenleme yürürlüğe girdi</h2>

<p>Üç maddeden oluşan yönetmelik değişikliği, 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Yönetmelik hükümlerini Aile ve Gençlik Fonu Yönetim Kurulu yürütecek.</p>

<p>Değişikliğin özeti</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Konu</p>
   </th>
   <th>
   <p>Önceki düzenleme</p>
   </th>
   <th>
   <p>Yeni düzenleme</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Asgari toplantı sayısı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yılda 4</p>
   </td>
   <td>
   <p>Yılda 2</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Toplantıya katılım</p>
   </td>
   <td>
   <p>Başkan ve en az 2 üye</p>
   </td>
   <td>
   <p>Değişmedi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Karar yeter sayısı</p>
   </td>
   <td>
   <p>Aynı yönde en az 3 oy</p>
   </td>
   <td>
   <p>Değişmedi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Çekimser oy</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kullanılamaz</p>
   </td>
   <td>
   <p>Değişmedi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Destek miktarları ve başvuru şartları</p>
   </td>
   <td>
   <p>Mevcut hükümler</p>
   </td>
   <td>
   <p>Bu kararla değişmedi</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/aile-ve-genclik-fonu-yonetmeligi-degisti-yonetim-kurulunun-toplanti-sayisi-yilda-ikiye-dusuruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/aile-ve-genclik-fonunda-yeni-duzenleme.png" type="image/jpeg" length="39729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Kurumlarında Görevde Yükselme Yönetmeliği Değişti: Müdür ve Müdür Yardımcıları İçin 3 Yıl Şartı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kamu-kurumlarinda-gorevde-yukselme-yonetmeligi-degisti-mudur-ve-mudur-yardimcilari-icin-3-yil-sarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kamu-kurumlarinda-gorevde-yukselme-yonetmeligi-degisti-mudur-ve-mudur-yardimcilari-icin-3-yil-sarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin genel yönetmelikte değişiklik yapıldı. Düzenlemeye göre, daha önce müdür veya müdür yardımcılığı görevlerinde bulunan personelin eşdeğer kadrolara sın...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>31 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin genel yönetmelikte değişiklik yapıldı. Düzenlemeye göre, daha önce müdür veya müdür yardımcılığı görevlerinde bulunan personelin eşdeğer kadrolara sınavsız atanabilmesi için söz konusu görevlerde kesintisiz en az üç yıl asaleten ve fiilen çalışmış olması şartı aranacak.</p>

<p>Kamu kurumlarında görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla alınan 11947 sayılı karar, 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Düzenlemeyle, 15 Mart 1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik kapsamına yeni bir ek madde eklendi.</p>

<h2>Müdür ve müdür yardımcılığı için yeni koşul</h2>

<p>Yönetmeliğe eklenen 5'inci maddeyle, görevde yükselme sınavına tabi olmayan müdür ve müdür yardımcısı unvanlı kadro ve pozisyonlarda görev yapan veya geçmişte bu görevlerde bulunmuş kişilerin eşdeğer kadrolara atanmasına ilişkin koşullar yeniden düzenlendi.</p>

<p>Buna göre, müdür veya müdür yardımcılığı görevlerinde bulunan kişilerin, bu unvanlara denk kadro ve pozisyonlara görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın atanabilmeleri için ilgili görevlerde kesintisiz en az üç yıl asaleten ve fiilen çalışmış olmaları gerekecek.</p>

<h2>Geçmişte müdürlük yapanları da kapsıyor</h2>

<p>Yeni düzenleme yalnızca halen müdür veya müdür yardımcısı olarak çalışanları değil, daha önce bu kadro veya pozisyonlarda bulunmuş kişileri de ilgilendiriyor.</p>

<p>Ancak bu kişilerin eşdeğer kadrolara sınavsız atanabilmesi için üç yıllık görev koşulunun yanı sıra ilgili mevzuatta belirtilen diğer şartları da karşılamaları gerekiyor.</p>

<p>Düzenleme, daha önce müdürlük yapmış herkese doğrudan atanma hakkı tanımıyor. Belirtilen koşulları sağlayan kişiler açısından sınavsız atama imkânının hangi şartlarla kullanılabileceğini belirliyor.</p>

<h2>Genel hükümlerdeki çalışma süresi şartına istisna</h2>

<p>Yeni ek maddede, eşdeğer kadrolara yapılacak sınavsız atamalarda genel hükümlerde yer alan çalışma süreleri dışındaki ilgili şartların aranacağı belirtildi.</p>

<p>Böylece müdür ve müdür yardımcılığı görevlerinde kesintisiz üç yıllık asaleten ve fiilen çalışma koşulu, bu kapsamdaki sınavsız atamalar bakımından özel bir şart olarak düzenlendi.</p>

<h2>Düzenleme 31 Ekim'de yürürlüğe girdi</h2>

<p>Üç maddeden oluşan yönetmelik değişikliği, Resmî Gazete'de yayımlandığı 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yönetmelik hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.</p>

<h2>Yönetmeliğe eklenen maddenin tam metni</h2>

<blockquote>
<p>EK MADDE 5- Görevde yükselme sınavına tabi olmayan müdür ve müdür yardımcısı unvanlı kadro ve pozisyonlar ile bunlara denk kadro veya pozisyonlarda ya da daha üst yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunmuş olanların, bu Yönetmelik kapsamında yer alan müdür ve müdür yardımcısı kadro ve pozisyonları ile bunlara denk kadro veya pozisyonlara görevde yükselme sınavına tabi tutulmaksızın genel hükümlere göre atanabilmeleri için alt görevlerdeki çalışma süreleri hariç olmak üzere ilgili şartların taşınması ve söz konusu görevlerde kesintisiz en az üç yıl asaleten ve fiilen görev yapılmış olması koşulu aranır.</p>
</blockquote>

<p>Önemli ayrıntı: Maddenin kapsamı yalnızca müdür ve müdür yardımcılarıyla sınırlı değil; bunlara denk kadrolarda veya daha üst yönetici kadrolarında bulunmuş kişiler de belirtilen koşullarla düzenleme kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>Kaynak: 31 Ekim 2026 tarihli, 33416 sayılı Resmî Gazete, sayfa 142, 11947 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kamu-kurumlarinda-gorevde-yukselme-yonetmeligi-degisti-mudur-ve-mudur-yardimcilari-icin-3-yil-sarti</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/kamu-yukselme-yonetmeligi-degisti.png" type="image/jpeg" length="15193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da 10 Ekim’in 11. yılında barış ve adalet çağrısı: “Unutmadık, unutturmayacağız!”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-10-ekimin-11-yilinda-baris-ve-adalet-cagrisi-unutmadik-unutturmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-10-ekimin-11-yilinda-baris-ve-adalet-cagrisi-unutmadik-unutturmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uğur Mumcu Meydanı'nda başlayan anma, Seyhan Belediyesi Barış Anıtı önünde yapılan konuşmalar ve anıta bırakılan çiçeklerle sona erdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaşamını yitiren <strong>104 kişi</strong>, katliamın 11. yılında Adana’da gözyaşları, karanfiller ve barış sloganlarıyla anıldı. <strong>Uğur Mumcu Meydanı’nda</strong> bir araya gelen Emek ve Demokrasi Güçleri, basın açıklamasının ardından <strong>Seyhan Belediyesi Barış Anıtı’na yürüdü.</strong></p>
</blockquote>

<p>Anma töreninde yaşamını yitiren <strong>Dilan Sarıkaya’nın annesi Nesligül Sarıkaya ve babası İzzet Sarıkaya</strong> da söz aldı. Yıllardır dinmeyen acının ve adalet arayışının buluştuğu anmada, <strong>“Emek, barış, demokrasi talebinde ısrarcıyız, adalet istemeye devam ediyoruz”</strong> mesajı verildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 10 At 12.36.37 (28)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-10-at-123637-28.jpg" width="1034" /></p>

<p>Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi'ne yönelik gerçekleştirilen ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği, 500'den fazla kişinin yaralandığı katliamın üzerinden <strong>11 yıl geçti.</strong> Ancak aradan geçen yıllar, yaşamını yitirenlerin ailelerinin acısını da geride kalanların adalet arayışını da sona erdirmedi.</p>

<p>Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri, katliamın 11. yıl dönümünde yaşamını yitirenleri anmak, barış taleplerini yinelemek ve sorumluların ortaya çıkarılması için yürütülen adalet mücadelesini sürdürmek amacıyla bir araya geldi.</p>

<p>Uğur Mumcu Meydanı'nda başlayan anma, Seyhan Belediyesi Barış Anıtı önünde yapılan konuşmalar ve anıta bırakılan çiçeklerle sona erdi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/kOChgB_TV_Q" title="Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri 10 Ekim Gar Katliamını Protesto Etti. Basın Açıklaması Yaptı." width="1105"></iframe></p>

<p><strong>Uğur Mumcu Meydanı’nda 104 kişi için saygı duruşu</strong></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri'nin çağrısıyla Uğur Mumcu Meydanı'nda toplanan yurttaşlar, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde yaşamını yitirenleri saygı duruşuyla andı.</p>

<p>Anmada, 11 yıl önce barış talebiyle Ankara'ya giden ve bir daha evlerine dönemeyen 104 kişinin anısı yaşatılırken, <strong>katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması ve adaletin sağlanması istendi.</strong></p>

<p>Saygı duruşunun ardından DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği'nin ortak açıklamasını <strong>KESK Dönem Sözcüsü ve Büro Emekçileri Sendikası (BES) Adana Şube Başkanı Ali Duran</strong> okudu.</p>

<p><strong>Ali Duran: “Acımız ilk günkü kadar taze, öfkemiz ilk günkü kadar diri”</strong></p>

<p>Ali Duran, açıklamasına 11 yıl önce Ankara Garı önünde neden bir araya gelindiğini hatırlatarak başladı.</p>

<p>10 Ekim 2015'te Türkiye'nin dört bir yanından binlerce kişinin savaşa karşı barışı, sömürüye karşı emeğin hakkını ve baskıya karşı demokrasiyi savunmak için Ankara'ya geldiğini belirten Duran, şunları söyledi:</p>

<p>“11 yıl önce, 10 Ekim 2015'te bu ülkenin dört bir yanından; savaşa karşı barışı, sömürüye karşı emeğimizin hakkını, baskıya karşı demokrasiyi savunmak için Ankara Garı önünde buluştuk. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak çağrısını yaptığımız Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi için bir aradaydık. IŞİD'in gerçekleştirdiği çifte bombalı saldırı sonucunda 104 arkadaşımızı, yoldaşımızı, canımızı yitirdik. 500'den fazla arkadaşımız yaralandı. Aradan 11 yıl geçti; <strong>acımız ilk günkü kadar taze, öfkemiz ilk günkü kadar diri.</strong>”</p>

<p>Katliamın yalnızca o gün Ankara'da bulunanlara değil, Türkiye'de barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi isteyen herkese yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayan Duran, yaşamını yitirenlerin savunduğu değerlerin bugün de güncelliğini koruduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“Barış yalnızca silahların susması değildir”</strong></p>

<p>10 Ekim'de yaşamını yitirenlerin savaşa karşı barışın sesini yükseltmek için Ankara'da bulunduğunu belirten Duran, barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağını söyledi.</p>

<p>Duran, “Onlar biliyordu ki <strong>barış, yalnızca silahların sustuğu bir çatışmasızlık hâli değildir; adaletin, eşitliğin ve bir arada kardeşçe yaşama iradesinin adıdır.</strong> Demokrasinin, eşit yurttaşlığın ve toplumsal adaletin tesis edilmediği bir barış, eksik ve kırılgan bir barıştır. Bizler, 10 Ekim'de yitirdiğimiz canların barış ısrarının takipçisiyiz” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden çatışmaların sona erdirilmesi açısından tarihsel bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Duran, silahların bırakılması ve çatışmaların durdurulmasına yönelik adımların demokratik gelecek açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Ancak <strong>kalıcı barışın sosyal adalet, demokratik haklar ve eşit yurttaşlık temelinde kurulabileceğini</strong> vurguladı.</p>

<p>Uluslararası Çalışma Örgütü'nün <strong>“Evrensel ve kalıcı bir barış ancak sosyal adalet temeline dayanır”</strong> ilkesini hatırlatan Duran, Kürt sorununun çözümüne de değindi.</p>

<p>Duran, Kürt sorunu özelinde kalıcı barışın inkâr ve güvenlik politikalarıyla değil, demokratik siyaset, eşit yurttaşlık ve temel haklar çerçevesinde mümkün olduğunu söyledi.</p>

<p>Barışın yalnızca bir güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağını belirten Duran, sürecin toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiğini ifade ederek, eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşam için mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 10 At 12.36.37" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-10-at-123637.jpg" width="1034" /></p>

<p><strong>“10 Ekim’de katledilenler demokrasi için oradaydı”</strong></p>

<p>Ortak açıklamanın devamında Türkiye'deki demokrasi ve temel haklar alanındaki gelişmelere de değinildi.</p>

<p>Ali Duran, 10 Ekim'de yaşamını yitirenlerin düşünce ve ifade özgürlüğünü, örgütlenme ve toplanma hakkını, farklı kimlik ve inançların eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşamasını savunduğunu belirtti.</p>

<p>Katliamın, barış çağrısının en güçlü biçimde yükseldiği kitlesel ve demokratik bir eylem sırasında gerçekleştiğini hatırlatan Duran, <strong>saldırının emekçilerin barış ve demokrasi taleplerini susturmayı hedeflediğini</strong> ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CCQ-Jtgq9iY" title="Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri 10 Ekim Katliamını Yürüyüş ve Sloganlarıyla Protesto Etti. " width="1105"></iframe></p>

<p>Türkiye'de yoksulluğun derinleştiğini, gelir dağılımındaki eşitsizliğin büyüdüğünü ve emekçilerin yaşam koşullarının ağırlaştığını söyleyen Duran, demokratik hakların kullanılmasına yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Kayyum uygulamaları, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması ve tutuklanması, gazeteciler ve siyasetçiler hakkında yürütülen adli süreçler, grev yasakları ve dijital sansür uygulamalarının demokratik yaşamı daralttığını savundu.</p>

<p>Kadınların, gençlerin, LGBTİ+ bireylerin ve farklı kimliklerin ayrımcılık ve baskılarla karşı karşıya bırakıldığını belirten Duran, <strong>demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını</strong> vurguladı.</p>

<p>Duran, demokratik bir toplumun insanların özgürce konuşabildiği, örgütlenebildiği, itiraz edebildiği ve farklı kimlikleriyle eşit biçimde yaşayabildiği bir düzen olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“11 yıldır adalet arıyoruz, gerçek sorumlular yargılanmadı”</strong></p>

<p>Açıklamanın en önemli başlıklarından biri de 10 Ekim Katliamı'na ilişkin devam eden adalet arayışı oldu.</p>

<p>Ali Duran, aradan geçen 11 yıla rağmen <strong>katliamın bütün sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong> savundu.</p>

<p>Yargılama süreçlerinde bazı faillerin cezalandırıldığını ancak saldırının önlenememesindeki kamu sorumluluğunun yeterince aydınlatılmadığını belirten Duran, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“10 Ekim Katliamının ardından <strong>11 yıldır adalet arıyoruz.</strong> Yargılama süreçlerinde faillerin bir kısmı cezalandırılmış olsa da bu katliamın arkasındaki asıl sorumlular korunmaktadır. Katliam göz göre göre gelmiştir. Tüm istihbarat bilgilerine rağmen önlem almayanlar, güvenlik bürokrasisindeki ihmaller, katliama giden yoldaki denetimsizlik ve sorumsuzluklar ortaya çıkarılmamıştır. <strong>Gerçek sorumlular yargılanmamıştır.</strong> Bu nedenle vicdanlar rahat değildir. <strong>10 Ekim davasında adalet sağlanmamıştır.</strong>”</p>

<p>Duran, devletin katliamın ardından idari, siyasi ve hukuki süreçlerde kendi kusurunu ve sorumluluğunu reddettiğini ileri sürdü.</p>

<p>Bu yaklaşımın yalnızca geçmişe ilişkin olmadığını, gelecekte demokratik eylemlere katılacak yurttaşların can güvenliği açısından da ciddi kaygılar doğurduğunu belirtti.</p>

<p>Başkentte izinleri alınmış bir mitingde 104 insanın yaşamını yitirmesinin bütün yönleriyle aydınlatılmasının devletin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Duran, <strong>ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması gerektiğini</strong> söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 10 At 12.34.53" class="detail-photo img-fluid" height="582" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-10-at-123453.jpg" width="1034" /></p>

<p><strong>“10 Ekim’i unutmadık, unutturmayacağız”</strong></p>

<p>Ortak açıklamanın sonunda, yaşamını yitirenlerin anısına ve savundukları değerlere sahip çıkma kararlılığı yinelendi.</p>

<p>Duran, barışın yalnızca bir slogan değil, eşit ve özgür biçimde bir arada yaşama iradesi olduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“11 yılın ardından kaybettiklerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. <strong>Uğruna can verdikleri emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha ilan ediyoruz.</strong>”</p>

<p>Katliamın bütün sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması için adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirten Duran, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Emeğin, barışın ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye'yi mutlaka kuracağız. <strong>Yaşasın Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelemiz!</strong>”</p>

<p><strong>Uğur Mumcu Meydanı’ndan Barış Anıtı’na yürüdüler</strong></p>

<p>Uğur Mumcu Meydanı'ndaki saygı duruşu ve ortak basın açıklamasının ardından anmaya katılanlar, <strong>Seyhan Belediyesi Barış Anıtı'na doğru yürüyüşe geçti.</strong></p>

<p>Sloganlar eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüşte, 10 Ekim'de yaşamını yitirenler anılırken barış ve adalet talepleri bir kez daha dile getirildi.</p>

<p>11 yıl önce Ankara Garı önünde barış için bir araya gelenlerin anısı, bu kez Adana sokaklarında yaşatıldı.</p>

<p>Yürüyüşün ardından Barış Anıtı önünde toplanan kitle, yaşamını yitirenlerin ailelerini ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerini dinledi.</p>

<p>Anmanın bu bölümünde, 10 Ekim'in yalnızca geçmişte yaşanan bir katliam olmadığı, <strong>geride kalan ailelerin hayatında her gün yeniden hissedilen bir kayıp olduğu</strong> duygusu öne çıktı.</p>

<p><strong>Barış Anıtı önünde Dilan Sarıkaya’nın annesi ve babası konuştu</strong></p>

<p>Barış Anıtı önündeki anmanın en anlamlı bölümlerinden biri, 10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitiren <strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi Nesligül Sarıkaya ve babası İzzet Sarıkaya'nın</strong> söz alması oldu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/8FhYKuSs44w" title="İzzet Sarıkaya, Adana'da 10 Ekim Ankara Gar Katliamını Protesto Eyleminde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p>Nesligül ve İzzet Sarıkaya, 11 yıl önce Ankara'da yitirdikleri kızlarının anısının yaşatıldığı buluşmada, yaşamını yitirenlerin aileleri adına konuştu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/LkRnnRPFwZ8" title="Nesligül Sarıkaya, Adana'da 10 Ekim Ankara Gar Katliamını Protesto Eyleminde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p><strong>Bir anne ve babanın 11 yıldır taşıdığı evlat acısı, anmanın barış ve adalet talepleriyle birleşti.</strong></p>

<p>Takvimler değişse de 10 Ekim, çocuklarını, eşlerini, kardeşlerini ve arkadaşlarını kaybeden aileler için geçmişte kalmış bir tarih değil. Ankara Garı önünde yarım kalan hayatların, kurulamayan sofraların, bir daha duyulamayan seslerin ve gerçekleşemeyen hayallerin acısı, aradan geçen yıllara rağmen varlığını koruyor.</p>

<p>Dilan Sarıkaya'nın anne ve babasının Barış Anıtı önünde söz alması, 10 Ekim'in unutulmaması ve adalet arayışının sürdürülmesi bakımından anmanın önemli anlarından biri oldu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/KeENuFB3h4Q" title="Yasin Aytaç, Adana'da 10 Ekim Ankara Gar Katliamını Protesto Eyleminde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p><strong>Adana Halkevi adına Yasin Aytaç söz aldı</strong></p>

<p>Nesligül ve İzzet Sarıkaya'nın ardından <strong>Adana Halkevi adına Yasin Aytaç</strong> konuşma gerçekleştirdi.</p>

<p>Aytaç'ın söz aldığı anmada, 10 Ekim'de yaşamını yitirenlerin anısına sahip çıkılması ve emek, barış, demokrasi mücadelesinin sürdürülmesi yönündeki ortak irade öne çıktı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/sSghaPNKkfA" title="Av. Tugay Bek, Adana'da 10 Ekim Ankara Gar Katliamını Protesto Eyleminde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p><strong>Avukat Tugay Bek de anmada konuştu</strong></p>

<p>Adana Halkevi adına yapılan konuşmanın ardından <strong>Avukat Tugay Bek</strong> söz aldı.</p>

<p>Bek'in de katıldığı anma konuşmaları, 10 Ekim Katliamı'nın 11. yılında devam eden adalet arayışının Barış Anıtı önünde bir kez daha dile getirildiği buluşmanın parçası oldu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/JS6vAXYy050" title="Av. Yasemin Dora Şeker, Adana'da 10 Ekim Ankara Gar Katliamını Protesto Eyleminde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p><strong>İHD Adana Şube Başkanı Yasemin Dora Şeker konuştu</strong></p>

<p>Barış Anıtı önündeki konuşmaların son bölümünde <strong>İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Avukat Yasemin Dora Şeker</strong> söz aldı.</p>

<p>İnsan hakları savunucularının da katıldığı anmada, <strong>yaşam hakkının korunması, katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi</strong> talepleri ortak açıklamanın temel mesajları arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 10 10 At 12.34.51 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="582" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-10-at-123451-1.jpg" width="1034" /></p>

<p><strong>Barış Anıtı’na çiçekler bırakıldı: 11 yıldır aynı söz, aynı kararlılık</strong></p>

<p>Konuşmaların ardından anmaya katılanlar, 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde yaşamını yitirenlerin anısına <strong>Seyhan Belediyesi Barış Anıtı'na çiçekler bıraktı.</strong></p>

<p>Her çiçek, 11 yıl önce yarım kalan bir hayatın, geride kalan bir ailenin ve unutulmayan bir ismin anısına bırakıldı.</p>

<p>Ankara'ya barış talebiyle giden 104 kişinin anısı, Adana'da bir kez daha yaşatıldı. Ailelerin acısı, emek ve demokrasi güçlerinin dayanışması ve adalet çağrısıyla buluştu.</p>

<p>Adana'da Uğur Mumcu Meydanı'nda başlayan ve Barış Anıtı önünde sona eren anma, 10 Ekim'in 11. yılında da aynı kararlılığın sürdüğünü gösterdi:</p>

<p><strong>“Emek, barış, demokrasi talebinde ısrarcıyız. Adalet istemeye devam ediyoruz. 10 Ekim'i unutmadık, unutturmayacağız!”</strong></p>

<p><strong><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/uIxulZ5KFVE" title="&quot;10 Ekimi Unutma, Unutturma.&quot;" width="362"></iframe></strong></p>

<p><strong><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/yXMZzgTgyb4" title="Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri 10 Ekim Ankara Gar Katliamını Yürüyüş İle Protesto Etti." width="362"></iframe></strong></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-10-ekimin-11-yilinda-baris-ve-adalet-cagrisi-unutmadik-unutturmayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-10-at-123637-28.jpg" type="image/jpeg" length="51469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Habere Güven 7 yaşında: Birlikte çoğalan söz, birlikte büyüyen umut]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-7-yasinda-birlikte-cogalan-soz-birlikte-buyuyen-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-7-yasinda-birlikte-cogalan-soz-birlikte-buyuyen-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Dayanışma Kokteyli ve Halkların Dilinden Erbane Ezgileri” etkinliğinde Eğitim Sen Erbane Grubu’nun ezgilerine türkülerimiz ve halaylarımız eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yedi yıl önce gerçeğin peşinden gitmek için yola çıkan Habere Güven, kuruluş yıldönümünü dostlarıyla dayanışma sofrasında kutladı. Eğitim Sen Erbane Grubu’nun ezgileriyle türküler söylendi, halaylar çekildi; cezaevindeki dostların sesi de geceye taşındı. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesajın tamamı okundu. Geceye destek veren kurumların adları tek tek anıldı.<br />
Yedi yıl önce bir söz verdik: Karanlıkta bir ışık, suskunlukta bir nefes olacaktık. Gerçeğin izini sürecek; emeğin, barışın, özgürlüğün, doğanın ve bütün kimliklerin sesini duyuracaktık.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="623" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/aVDJohjA67M" title="Habere Güven'in 7. Kuruluş Yıldönümü Etkinliğinde Eğitim Sen Erbane Grubu İle Coşku Doruktaydı." width="988"></iframe><br />
Habere Güven’in yedinci kuruluş yıldönümünde dostlarımızla yan yana geldiğimizde, geçen yılların yalnızca haberlerden ve rakamlardan ibaret olmadığını bir kez daha gördük. Her haberin ardında anlatılmayı bekleyen bir yaşam, her dayanışma çağrısında birbirine uzanan eller vardı.<br />
“Dayanışma Kokteyli ve Halkların Dilinden Erbane Ezgileri” etkinliğinde Eğitim Sen Erbane Grubu’nun ezgilerine türkülerimiz ve halaylarımız eşlik etti. Bir araya gelmenin sevinci, aramızda olamayan dostlarımızın özlemiyle iç içeydi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/M0ohBIjbYqw" title="Habere Güven'in 7. Kuruluş Yıldönümünde Eğitim Sen Erbane Grubu Her Dilden Şarkıları Seslendirdi." width="1105"></iframe><br />
<strong>Duvarların ardındaki dostların sesi de aramızdaydı</strong><br />
Gecede cezaevindeki belediye başkanları, politik tutsaklar, sendikacılar, gazeteciler ve hak savunucuları anıldı. Onların gönderdiği sözler, dayanışma sofrasında yer buldu. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesaj okundu.</p>

<p><br />
Etkinliğe katılan ve destek veren kurumların adları da tek tek duyuruldu. Farklı alanlarda emek veren dostların aynı salonda buluşması, Habere Güven’in yedi yıldır kurmaya çalıştığı bağı görünür kıldı: Haberi yapılanların, sözü duyurulanların ve o söze sahip çıkanların bağı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="623" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/qHQRnM6PELU" title="Habere Güven'in 7. Kuruluş Yıldönümü Etkinliğinde Erbane Grubu Her Dilden Türküleri Dillendirdi." width="988"></iframe><br />
<strong>Güven Boğa: “O sesi var eden sizin varlığınızdı”</strong><br />
Habere Güven Genel Yayın Yönetmeni Güven Boğa, konuşmasında gazetenin yedi yıllık yolculuğunu ve bugün ulaştığı noktayı anlattı. Konuşması sırasında gazetenin emektarlarından editör Emin İncesoy’u da sahneye davet etti.</p>

<p><br />
<strong>Boğa, gecenin anlamını şu sözlerle dile getirdi:</strong><br />
“Etkinliğimiz sadece bir kokteylden ve her dilden türkülerin seslendirildiği Erbane Grubumuzun sahne almasından ibaret değildi. Etkinliğimiz aynı zamanda hakikatin, umudun ve direnişin buluşma yeri oldu. Bir araya geldik ve yan yana durduk. Çünkü sözümüz vardı. Çünkü biz her ne kadar sizin sesiniz olsak da o sesi var eden sizin varlığınızdı.”</p>

<p><strong>Gerçeğin peşinde yedi yıl</strong><br />
Basın İlan Kurumu üyesi ulusal haber sitesi Habere Güven, yedi yıldır yerel ve ulusal gündemi okurlarıyla buluşturuyor. Boğa, yayın hayatının başından beri “sözü çoğaltmak ve gerçeğin peşinden gitmek” anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti.</p>

<p><br />
Kadınların, çocukların, engellilerin, emekçilerin ve farklı kimliklerin sesine yer açmayı; barışı, ekolojiyi ve eğitimi gündemde tutmayı yayıncılığın temel sorumlulukları arasında saydı. Haberciliği, yaşananları kayda geçirmenin ve toplumsal hafızayı yarınlara taşımanın bir yolu olarak tanımladı.</p>

<p><br />
Boğa’nın paylaştığı bilgiye göre Habere Güven, 2026 yılı içinde yaklaşık 3 milyon okura ulaştı. Bu sayı, yedi yıl önce yola çıkarken verilen sözün ne kadar geniş bir karşılık bulduğunu da gösterdi.</p>

<p><br />
<strong>Oya Tekin’in mesajı</strong><br />
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesajın tamamı şöyle:<br />
“Sevgili Dostlar, Bugün burada Habere Güven’in 7. yaşını kutlamak için bir araya gelen herkese selam olsun. Aranızda olmayı çok isterdim. Sesimizin kısılmaya, sözümüzün değersizleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde Habere Güven gibi bağımsız yayınların önemi her geçen gün daha da artıyor. Güven Boğa’nın yıllardır sürdürdüğü bu ısrarlı ve cesur mücadeleyi yürekten selamlıyorum. Dayanışmanın büyüdüğü, sözün korkmadan söylenebildiği günlerde yeniden buluşmak dileğiyle. Özgür günlerde görüşmek üzere. Oya Tekin”</p>

<h3><strong>Dayanışmaya omuz veren kurumlar</strong></h3>

<p>Habere Güven’in yedinci kuruluş yıldönümüne destek veren kurumlar şunlar:<br />
<strong><i>- Adana Altın Koza<br />
- Adana Bulamlılar Derneği<br />
- Adana Büyükşehir Belediyesi<br />
- Adana Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı<br />
- Adana Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanı<br />
- Adana Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Daire Başkanı<br />
- Adana Deprem Dayanışma Derneği<br />
- Adana Dersimliler Derneği<br />
- Adana Devecileri Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği<br />
- Adana Ekoloji Platformu<br />
- Adana Halkevi<br />
- Adana İş Kadınları Derneği (İŞKAD)<br />
- Adana Ovacık Doğal Tüketim Kooperatifi<br />
- Adana Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)<br />
- Adana Tabip Odası<br />
- Adana Teberler Derneği<br />
- Akdeniz Sosyal Dayanışma Eğitim Sağlık ve Kültür Vakfı (ASDA)<br />
- Akkapı Kültür Yardımlaşma ve Eğitim Derneği (AKYED)<br />
- Alevi Düşünce Ocağı<br />
- Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD DER)<br />
- Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)<br />
- Birleşik Kamu-İş Adana İl Başkanlığı<br />
- Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS)<br />
- Büro Emekçileri Sendikası Adana Şubesi (BES)<br />
- Ceyhan Belediyesi<br />
- CHP Adana İl Başkanlığı<br />
- CHP Seyhan İlçe<br />
- Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)<br />
- Çukurova Belediyesi<br />
- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)<br />
- Eğitim Sen Adana Şube<br />
- Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube<br />
- Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube<br />
- Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)<br />
- Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM)<br />
- Gıda Mühendisleri Odası<br />
- Haber-Sen 8 No’lu Şube<br />
- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Adana İl Örgütü<br />
- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Seyhan İlçe Örgütü<br />
- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Yüreğir İlçe Örgütü<br />
- Her Yer Çocuk Derneği<br />
- İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi (İHD)<br />
- İnşaat Mühendisleri Odası<br />
- KESK Adana Şubeler Platformu<br />
- KHK Platformları Birliği<br />
- Kilikya Nehir Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği Adana Şubesi<br />
- Makine Mühendisleri Odası<br />
- Mersin Büyükşehir Belediyesi<br />
- Mersin Tabip Odası<br />
- Mimarlar Odası Adana Şubesi<br />
- Mor Dayanışma<br />
- Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)<br />
- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adana Merkez Şube (PSAKD)<br />
- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adana Şubesi<br />
- Seyhan Belediyesi<br />
- Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)<br />
- Tarım Orkam-Sen<br />
- TMMOB Adana İKK<br />
- Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP)<br />
- Tüm Bel Sen<br />
- Tüm Yerel-Sen<br />
- Türk-İş<br />
- Türkiye İşçi Partisi<br />
- Türkiye Sakatlar Derneği<br />
- Türkmenbaşı Tıp Merkezi<br />
- Yeni Parti Adana İl Örgütü<br />
- Yeni Parti Seyhan İlçe Örgütü<br />
- Yeşil Sol Parti<br />
- Ziraat Mühendisleri Odası</i></strong></p>

<p>Yedi yıl önce yola çıkarken sözümüz vardı. O söz, bugün de okurlarımızın, dostlarımızın ve dayanışma gösteren herkesin sesiyle büyüyor. Aramızda olanlara, gelmek isteyip gelemeyenlere, duvarların ardından selam gönderenlere: <strong>Bu hikâyede sizin de emeğiniz var.</strong></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-7-yasinda-birlikte-cogalan-soz-birlikte-buyuyen-umut</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/habere-guven-7-yasinda/d-s-c-2876-1.jpg" type="image/jpeg" length="85906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da 1 Eylül Dünya Barış Günü: “Barış ertelenemez bir insan hakkıdır!”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konuşmalarda ortaklaşan temel başlıklar barış, demokratik çözüm, eşit yurttaşlık, insan hakları, özgürlükler ve savaş karşıtlığı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İnönü Parkı’nda bir araya gelerek Atatürk Parkı’na yürüdü.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Türkçe ve Kürtçe sloganların atıldığı eylemde savaşlara, çatışmalara ve ayrımcılığa karşı barış çağrısı yapıldı. Platform adına ortak açıklamayı İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu. Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında İnönü Parkı'nda bir araya geldi. Buradan Atatürk Parkı'na yürüyen kitle, savaşların son bulması, barışın ve demokratik çözümün sağlanması talebiyle mesaj verdi.</p>

<p>Yürüyüşün en önünde üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan beyaz bir pankart taşındı. Barışı simgeleyen pankartın arkasında yürüyen kitle, yürüyüş boyunca Türkçe ve Kürtçe sloganlar attı; barış talebini dile getirdi.</p>

<p>Atatürk Parkı'ndaki etkinlikte ise farklı siyasi parti, sendika, meslek örgütü, kadın ve ekoloji örgütleri adına konuşmalar yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/rRviQPu_Ik0" title="1 Eylül Barış Yürüyüşünün Ardından Yasemin Dora Şeker Emek ve Demokrasi Platformu Adına Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p>Ortak açıklamayı Yasemin Dora Şeker okudu</p>

<p>Atatürk Parkı'nda gerçekleştirilen etkinlikte Adana Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu.</p>

<p>Şeker, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün dünyanın birçok bölgesinde savaş, işgal, zorunlu göç, ayrımcılık ve ağır insan hakları ihlallerinin sürdüğü bir dönemde karşılandığını belirterek, Ortadoğu'daki çatışmalara ve Ukrayna'daki savaşa dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamada, “Barış ertelenemez bir insan hakkıdır” vurgusu öne çıktı.</p>

<p>“Savaşların bedelini halklar ödüyor”</p>

<p>Platformun açıklamasında savaşların bedelini savaş kararlarını alanların değil, halkların ödediği ifade edildi.</p>

<p>Emekçilerin, yoksulların, kadınların ve çocukların savaşlarda yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, milyonlarca insanın evlerinden ve topraklarından koparıldığı belirtildi.</p>

<p>Silahlanmaya ayrılan kaynaklarla halkların ekonomik koşulları arasındaki çelişkiye de dikkat çekilen açıklamada, “Silahlara milyarlar ayrılırken halkların ekmeği küçülüyor, silah şirketleri büyürken yoksulluk, göç ve ölüm büyüyor” denildi.</p>

<p>“Ortadoğu halklarının kaderi savaş değildir”</p>

<p>Adana'dan yapılan çağrıda Ortadoğu halklarının geleceğinin savaşla belirlenmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Farsların ve bölgedeki bütün halkların ve inançların eşit, özgür ve barış içinde yaşayabileceği bir geleceğin mümkün olduğu ifade edildi.</p>

<p>Platform, Türkiye'nin yakın tarihine de dikkat çekerek Kürt meselesinin güvenlikçi ve inkârcı politikalarla çözülemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, yıllardır sürdürülen çatışmaların can kayıpları, zorunlu göç, köy boşaltmaları, zorla kaybetmeler, faili meçhul cinayetler, işkence ve temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması gibi ağır sonuçlara yol açtığı kaydedildi.</p>

<p>“Yeni bir fırsat penceresi açıldı”</p>

<p>Kürt meselesinin çözümüne ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, bugün barışçıl ve demokratik çözüm açısından yeni bir fırsat penceresinin açıldığı ifade edildi.</p>

<p>Platform, Türkiye'de Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü yönünde başlayan süreci önemsediklerini belirterek çözümün şiddet ve güvenlik politikalarıyla değil; demokrasi, hukuk, eşit yurttaşlık ve insan hakları temelinde gerçekleşmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, Kürt meselesinin demokratik çözümü ile Türkiye'nin demokratikleşmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.</p>

<p>“Eşit yurttaşlık temelinde barış”</p>

<p>Platformun açıklamasında kalıcı barışın yalnızca silahların susmasından ibaret olmadığı belirtildi.</p>

<p>Barışın; yaşam hakkının güvence altına alındığı, özgürlüklerin korunduğu, eşit yurttaşlığın hayata geçirildiği, farklı kimlik ve inançların kendilerini özgürce ifade edebildiği ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu demokratik bir toplumsal düzenle mümkün olabileceği ifade edildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/UKS1jBEGS70" title="Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Eylül Barış Yürüyüşü Yaptı." width="362"></iframe></p>

<p>Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“Eşit yurttaşlık, farklılıklarımızdan vazgeçerek birbirimize benzemek değil; Türk’ün Türk, Kürt’ün Kürt, Arabın Arap olarak, herkesin kendi kimliği, dili, kültürü ve inancıyla eşit haklara sahip olmasıdır.”</p>

<p>“Barış sürecinin aktif bileşenleri olmalıyız”</p>

<p>Platform, olası bir barış sürecinde siyasi aktörlerin yanı sıra kadınların, gençlerin, emekçilerin, hak savunucularının, akademisyenlerin ve sivil toplumun da söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, insan hakları örgütleri, meslek kuruluşları, sendikalar, kadın ve gençlik örgütleri ile yerel sivil toplum kuruluşlarının yalnızca gözlemci olmaması, sürecin aktif bileşenleri haline gelmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca teknik bir silahsızlanma programı olmadığı ifade edilerek; hukuki güvence, demokratikleşme, bağımsız denetim mekanizmaları, geçiş dönemi adaleti ve toplumsal uzlaşıyı içeren bütüncül bir barış mimarisi çağrısı yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/txnSyeA6yec" title="&quot;Barışa Evet Ölüme Hayır&quot; Adana'da 1 Eylül Barış Yürüyüşü" width="362"></iframe></p>

<p>“Bir annenin daha evladının ardından ağlamasını istemiyoruz”</p>

<p>Platform, çağrısında çatışmaların sona ermesi ve silahların kalıcı olarak susması talebini yineledi.</p>

<p>Açıklamada, “Bir insanımızın daha yaşamını kaybetmemesi, bir annenin daha evladının ardından ağlamaması için silahların sonsuza kadar susmasını istiyoruz” denildi.</p>

<p>Bununla birlikte yalnızca çatışmasızlık değil, insanların kimliklerinin inkâr edilmediği, dillerinin ve kültürlerinin eşit kabul edildiği, demokratik iradelerinin yok sayılmadığı onurlu, kalıcı ve adil bir barış talep edildi.</p>

<p>Kurumlar adına peş peşe konuşmalar</p>

<p>Ortak açıklamanın ardından Atatürk Parkı'ndaki etkinlikte farklı kurum ve örgütler adına konuşmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Etkinlikte sırasıyla;</p>

<p>Adana Kadın Platformu<br />
Barış Anneleri<br />
DEM Parti<br />
Emek Partisi<br />
Adana Halkevi<br />
TÖP<br />
Ekoloji Platformu<br />
KESK<br />
TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu<br />
TİP<br />
Yeşil Sol Parti<br />
EDS<br />
Cezaevindeki tutsaklar adına</p>

<p>konuşmalar yapıldı.</p>

<p>Konuşmalarda ortaklaşan temel başlıklar barış, demokratik çözüm, eşit yurttaşlık, insan hakları, özgürlükler ve savaş karşıtlığı oldu.</p>

<p>Beyaz pankarta barış mesajları yazıldı</p>

<p>Konuşmaların tamamlanmasının ardından yürüyüşün başında taşınan ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan beyaz pankart, etkinliğin katılımcılarına açıldı.</p>

<p>Katılımcılar pankartın üzerine barışa ilişkin söz ve mesajlarını yazdı. Böylece yürüyüş boyunca barışın simgesi olarak taşınan yazısız beyaz pankart, etkinliğin sonunda katılımcıların barış taleplerini taşıyan ortak bir mesaja dönüştü.</p>

<p></p>

<h2>Kadın Platformu adına Belgin Işık Kadınların 1 Eylül'de ki Barış Talebini İfade Etti.</h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/irjWGllGMF0" title="Kadın Platformu adına Belgin Işık Kadınların 1 Eylül'de ki Barış Talebini İfade Etti." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h3>Adana'da Barış Annesi 1 Eylül Barışıyla İlgili Konuştu.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/yLzwVl4vcDo" title="Adana'da Barış Annesi 1 Eylül Barışıyla İlgili Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Barış Anneleri 1 Eylül'de Adana'da Barışı Haykırdı.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/KChNglQqPro" title="Barış Anneleri 1 Eylül'de Adana'da Barışı Haykırdı." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>DEM Parti Adana İl Başkanı Av. Yakup Ataş, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/f7qpnPwS2_M" title="DEM Parti Adana İl Başkanı Av. Yakup Ataş, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Münir Korkmaz, Adana'da 1Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/F3zGzPyRPIY" title="Münir Korkmaz, Adana'da 1Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/jeeTtz6OtU8" title="Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>EMEP Adana İl Başkanı Suat Nacar, 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Rh2wEi4nIbY" title="EMEP Adana İl Başkanı Suat Nacar, 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>TÖP Adana İl Örgütü Adına 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuşma Yapıldı.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/r0_zUdD4Vks" title="TÖP Adana İl Örgütü Adına 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuşma Yapıldı." width="1105"></iframe></p>

<p>Etkinlik halaylarla sona erdi</p>

<p>1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliği, pankarta barış mesajlarının yazılmasının ardından halaylarla sona erdi.</p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasının sonunda savaşsız, sömürüsüz ve ayrımcılığın olmadığı; herkesin eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik bir toplum için barış ve demokratikleşmede ısrar edeceklerini belirtti.</p>

<p>Platformun etkinlikte öne çıkan çağrısı ise şöyle oldu:</p>

<p>“Barış ertelenemez bir insan hakkıdır!”</p>

<p>“Barışı kalıcı kılmak, demokrasiyi ve insan haklarını güvence altına almaktır!”</p>

<p>“Kalıcı barışın yolu demokrasiden, adaletten, eşitlikten ve özgürlükten geçer!”</p>

<p>“Savaşa hayır, barış hemen şimdi!”</p>

<p>“Yaşasın halkların eşitliği!”</p>

<p>“Yaşasın barış! Bijî Aştî! يحيا السلام”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-195037.jpeg" type="image/jpeg" length="47454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="85667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”

“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p>

<p itemprop="description"></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="88194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="69556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="76129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”

Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="70135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="62827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="46719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="66377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="21226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="57023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="79954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="90421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="60254"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="55900"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
