<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 21:52:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de Enflasyon Beklentilerin Altında Kaldı: Dolar ve Tahvil Faizleri Düştü, Altın Yükseldi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/abdde-enflasyon-beklentilerin-altinda-kaldi-dolar-ve-tahvil-faizleri-dustu-altin-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/abdde-enflasyon-beklentilerin-altinda-kaldi-dolar-ve-tahvil-faizleri-dustu-altin-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD'de haziran ayına ilişkin enflasyon verileri piyasa beklentilerinin altında gerçekleşerek küresel piyasalarda hareketliliğe neden oldu. Beklenenden düşük gelen enflasyon rakamlarının ardından ABD tahvil faizleri ve dolar gerilerken, yatırımcıların güvenli liman talebiyle altın fiyatları sert yükseldi.</p>

<p>ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında aylık bazda yüzde 0,4 geriledi. Mayıs ayında aylık enflasyon yüzde 0,5 artış göstermişti. Aylık düşüşte özellikle petrol fiyatlarındaki gerileme etkili olurken, gıda ve enerji hariç hesaplanan çekirdek TÜFE ise aylık bazda değişim göstermedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yıllık bazda ise manşet enflasyon yüzde 3,5'e, çekirdek enflasyon yüzde 2,6'ya geriledi. Her iki veri de bir önceki aya göre yavaşlama gösterirken, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.</p>

<h2>Tahvil Faizleri ve Dolar Geriledi</h2>

<p>Enflasyon verilerinin ardından ABD tahvil piyasasında alımlar hızlandı. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yaklaşık 7 baz puan düşerek yüzde 4,19 seviyesine gerilerken, 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,61'den yüzde 4,56'ya indi.</p>

<p>ABD dolarının altı önemli para birimi karşısındaki performansını gösteren Dolar Endeksi (DXY) ise yaklaşık yüzde 0,5 değer kaybetti.</p>

<h2>Altın Fiyatları Güçlü Yükseldi</h2>

<p>Düşük enflasyon verilerinin ardından yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesiyle altın fiyatlarında sert yükseliş yaşandı. Ons altın yüzde 2,2 değer kazanarak 4 bin 90 doların üzerine çıkarken, gün içinde 4 bin 100 dolar seviyesini de test etti. Ons gümüş fiyatları da yükseliş kaydetti.</p>

<p>Piyasalarda, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen beklentilerin altında kalan enflasyon verisinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası üzerindeki sıkılaştırma baskısını azaltabileceği ve ilerleyen dönemde faiz indirimi beklentilerini güçlendirebileceği değerlendirmeleri öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/abdde-enflasyon-beklentilerin-altinda-kaldi-dolar-ve-tahvil-faizleri-dustu-altin-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/altin-4.webp" type="image/jpeg" length="17534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trendyol Süper Lig 2026-2027 Sezonu Fikstürü Belli Oldu: Yeni Sezon 14 Ağustos'ta Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trendyol-super-lig-2026-2027-sezonu-fiksturu-belli-oldu-yeni-sezon-14-agustosta-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trendyol-super-lig-2026-2027-sezonu-fiksturu-belli-oldu-yeni-sezon-14-agustosta-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun fikstürü, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde gerçekleştirilen kura çekimiyle belli oldu.</p>

<p>18 takımın mücadele edeceği yeni sezon, <strong>14-15-16-17 Ağustos 2026</strong> tarihlerinde oynanacak ilk hafta karşılaşmalarıyla başlayacak. İlk yarı 16. hafta maçlarının ardından 21 Aralık'ta tamamlanacak, ikinci yarı ise 15-18 Ocak 2027 tarihlerinde başlayacak. Sezon, <strong>23 Mayıs 2027</strong> tarihinde sona erecek.</p>

<h2>İlk hafta maçları</h2>

<p>2026-2027 sezonunun ilk haftasında oynanacak karşılaşmalar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Gençlerbirliği - Fenerbahçe</li>
 <li>Kasımpaşa - Trabzonspor</li>
 <li>Beşiktaş - Eyüpspor</li>
 <li>Galatasaray - Çorum FK</li>
 <li>Amed Sportif Faaliyetler - Erzurumspor FK</li>
 <li>Konyaspor - Çaykur Rizespor</li>
 <li>Samsunspor - Göztepe</li>
 <li>Gaziantep FK - Alanyaspor</li>
 <li>Başakşehir - Kocaelispor</li>
</ul>

<h2>Derbi haftaları</h2>

<p>Sezonun dikkat çeken derbi programı da belli oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>4. hafta:</strong> Fenerbahçe - Beşiktaş</li>
 <li><strong>6. hafta:</strong> Trabzonspor - Galatasaray</li>
 <li><strong>8. hafta:</strong> Trabzonspor - Beşiktaş</li>
 <li><strong>9. hafta:</strong> Galatasaray - Fenerbahçe</li>
 <li><strong>13. hafta:</strong> Beşiktaş - Galatasaray</li>
 <li><strong>15. hafta:</strong> Fenerbahçe - Trabzonspor</li>
</ul>

<h2>Sezon takvimi</h2>

<p>TFF'nin sezon planlamasına göre:</p>

<ul>
 <li><strong>Başlangıç:</strong> 14-17 Ağustos 2026</li>
 <li><strong>İlk yarının sonu:</strong> 18-21 Aralık 2026 (16. hafta)</li>
 <li><strong>İkinci yarının başlangıcı:</strong> 15-18 Ocak 2027 (17. hafta)</li>
 <li><strong>Sezonun bitişi:</strong> 23 Mayıs 2027</li>
</ul>

<p>TFF tarafından açıklanan fikstüre göre ikinci yarı karşılaşmaları, ilk yarının simetrik düzenine göre oynanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trendyol-super-lig-2026-2027-sezonu-fiksturu-belli-oldu-yeni-sezon-14-agustosta-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/3edd3d7ac95c40969dad588e69536bf1.jpg" type="image/jpeg" length="32694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti PM Bildirgesi: "Hukuki Adımlar Atılmadı, Siyasal İktidar Sorumluluğunu Yerine Getirmedi"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-parti-pm-bildirgesi-hukuki-adimlar-atilmadi-siyasal-iktidar-sorumlulugunu-yerine-getirmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-parti-pm-bildirgesi-hukuki-adimlar-atilmadi-siyasal-iktidar-sorumlulugunu-yerine-getirmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen Parti Meclisi (PM) toplantısının ardından sonuç bildirgesini yayımladı. Bildirgede, Türkiye'deki siyasal gelişmeler, Kürt sorununun çözümü, demokratikleşme süreci, uluslararası gelişmeler ve partinin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasına dair değerlendirmelere yer verildi.</p>

<p>DEM Parti, bildirgede hükümetin demokratikleşme ve hukuki düzenlemeler konusunda gerekli adımları atmadığını savunarak, bunun çözüm sürecine yönelik toplumsal güveni zedelediğini ifade etti.</p>

<h2>"Hukuki düzenlemeler yapılmadı"</h2>

<p>Bildirgede, PKK'nin geçen yıl silah bırakma kararı aldığı hatırlatılarak, geçen bir yıllık süreçte iktidarın demokratik ve hukuki düzenlemeleri hayata geçirmediği öne sürüldü.</p>

<p>Parti açıklamasında, sürecin hukuki güvenceye kavuşturulmaması ve demokratikleşme adımlarının sürekli ertelenmesinin toplumdaki güven duygusunu sarstığı belirtilirken, TBMM bünyesinde oluşturulan komisyonun kapsamlı yasal düzenleme ihtiyacına işaret etmesine rağmen çerçeve yasanın henüz hazırlanmadığı kaydedildi.</p>

<p>DEM Parti, demokratik çözüm iradesinin somut hukuki adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>"Türkiye kritik bir siyasal eşikte"</h2>

<p>Sonuç bildirgesinde Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en kritik siyasal eşiklerinden birinde bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Bir tarafta demokratik çözüm için tarihsel bir fırsat bulunduğu, diğer tarafta ise savaş politikaları, hukukun araçsallaştırılması ve demokratik siyasetin daraltılması yönünde bir sürecin yaşandığı savunulan bildirgede, kalıcı barışın demokratikleşme ve cesur siyasi adımlarla mümkün olacağı görüşü dile getirildi.</p>

<h2>Çerçeve yasa çağrısı</h2>

<p>DEM Parti, hazırlanması talep edilen çerçeve yasanın dar kapsamlı olmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bildirgede, söz konusu düzenlemenin;</p>

<ul>
 <li>silahsızlanma sürecini,</li>
 <li>güvenli ve onurlu geri dönüşleri,</li>
 <li>demokratik siyasal katılımı,</li>
 <li>temel hak ve özgürlüklerin güvencelerini</li>
</ul>

<p>aynı bütünlük içinde ele alan kapsayıcı bir yasa niteliğinde olması gerektiği ifade edildi.</p>

<h2>Abdullah Öcalan'a ilişkin talepler</h2>

<p>Bildirgede, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan'ın müzakere sürecinde etkin şekilde çalışabileceği iletişim ve çalışma koşullarının sağlanmasının gerekli olduğu savunuldu.</p>

<p>Yaklaşık 50 gündür devam ettiği belirtilen tecrit uygulamasının ve yasa taslağının ilgili taraflarla paylaşılmamasının sürecin ihtiyaçlarıyla bağdaşmadığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca kalıcı barış için;</p>

<ul>
 <li>demokratik siyaset üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması,</li>
 <li>kayyım uygulamalarının sona ermesi,</li>
 <li>seçilmiş yöneticilere yönelik müdahalelerin son bulması,</li>
 <li>ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması,</li>
 <li>anadil başta olmak üzere temel hakların tanınması,</li>
 <li>eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi</li>
</ul>

<p>gerektiği ifade edildi.</p>

<h2>Ekolojik yıkım ve kadın hakları vurgusu</h2>

<p>Bildirgede, ekolojik yıkımın derinleştiği belirtilerek büyük enerji, maden ve inşaat projelerinin doğa üzerinde tahribata yol açtığı savunuldu. Köylülerin ve küçük üreticilerin mülksüzleştirildiği öne sürülerek ekolojik mücadele çağrısı yapıldı.</p>

<p>Kadınlar ve LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcılık ve şiddetin de ele alındığı bildirgede, ekonomik krizin kadınları daha fazla etkilediği, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik politikaların demokratik toplumun önündeki önemli engellerden biri olduğu görüşü dile getirildi.</p>

<h2>NATO Zirvesi ve operasyonlara eleştiri</h2>

<p>DEM Parti, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ni de değerlendirdi. Bildirgede, savunma harcamalarının artırılmasının kamu kaynaklarının savaş politikalarına yönlendirilmesi anlamına geldiği savunuldu.</p>

<p>Zirve öncesinde ve sırasında çeşitli kentlerde sosyalistler, gazeteciler, sendikacılar ve demokrasi savunucularına yönelik operasyonlar düzenlendiği, çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı iddia edildi. Demokratik hak ve özgürlüklerin güvenlik gerekçesiyle sınırlandırılmasının kabul edilemeyeceği belirtildi.</p>

<h2>Konferans ve kongre hazırlıkları</h2>

<p>Sonuç bildirgesinde, 22-23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek Parti Konferansı ile 20 Eylül'de yapılacak 5. Büyük Olağan Kongre'nin siyasal ve örgütsel hazırlıklarının da ele alındığı bildirildi.</p>

<p>DEM Parti, önümüzdeki dönemde demokrasi, barış, eşitlik ve toplumsal özgürlük mücadelesini büyütmeyi hedeflediğini belirterek, konferans ve kongrenin partinin örgütsel yenilenmesine ve siyasal perspektifinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-parti-pm-bildirgesi-hukuki-adimlar-atilmadi-siyasal-iktidar-sorumlulugunu-yerine-getirmedi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/03/dem-parti.webp" type="image/jpeg" length="90780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSİG Raporu: Haziranda En Az 228, Yılın İlk Yarısında 1063 İşçi Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/isig-raporu-haziranda-en-az-228-yilin-ilk-yarisinda-1063-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/isig-raporu-haziranda-en-az-228-yilin-ilk-yarisinda-1063-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin yayımladığı 2026 Haziran Ayı İş Cinayetleri Raporu'na göre, <strong>haziran ayında en az 228 işçi</strong>, yılın ilk altı ayında ise <strong>toplam en az 1063 işçi</strong> çalışırken yaşamını yitirdi. Raporda, en fazla can kaybının tarım ve inşaat sektörlerinde yaşandığı belirtildi.</p>

<p>İSİG Meclisi verilerine göre, 2026'nın ilk altı ayında iş cinayetleri ocakta 155, şubatta 129, martta 149, nisanda 190, mayısta 212 ve haziranda 228 olarak kaydedildi. Böylece yılın ilk yarısındaki toplam iş cinayeti sayısı <strong>1063'e</strong> ulaştı.</p>

<h2>Tarım ve inşaat ilk sırada</h2>

<p>Raporda, haziran ayında yaşamını yitirenlerin <strong>yüzde 76'sının ücretli işçilerden</strong>, <strong>yüzde 24'ünün ise kendi nam ve hesabına çalışan çiftçi ve esnaftan</strong> oluştuğu ifade edildi.</p>

<p>Yaz dönemiyle birlikte tarla ve bahçe çalışmalarının yoğunlaştığına dikkat çekilen raporda, yalnızca haziran ayında <strong>42 çiftçinin</strong> yaşamını yitirdiği belirtildi.</p>

<p>İş kollarına göre en fazla ölüm;</p>

<ul>
 <li>Tarım,</li>
 <li>İnşaat,</li>
 <li>Taşımacılık,</li>
 <li>Metal sektörlerinde meydana geldi.</li>
</ul>

<h2>Başlıca ölüm nedenleri</h2>

<p>Rapora göre iş cinayetlerinin en önemli nedenleri arasında ezilme ve göçük olayları yer aldı. Bu ölümlerin yaklaşık <strong>yüzde 60'ının tarım ve inşaat sektörlerinde</strong> meydana geldiği bildirildi.</p>

<p>Yüksekten düşmeler ikinci sıradaki ölüm nedeni olurken, bu vakaların <strong>yüzde 77'sinin inşaatlarda</strong> yaşandığı belirtildi. Trafik kazalarının ise önemli bir bölümünün taşımacılık sektöründe gerçekleştiği aktarıldı.</p>

<h2>Çocuk işçiler de yaşamını yitirdi</h2>

<p>Haziran ayında <strong>6 çocuk işçinin</strong> çalışırken hayatını kaybettiği bildirildi. Rapora göre bu çocukların;</p>

<ul>
 <li>3'ü inşaat,</li>
 <li>2'si tarım,</li>
 <li>1'i cam sektöründe çalışıyordu.</li>
</ul>

<p>Aynı dönemde <strong>en az 10 kadın işçinin</strong> de iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği belirtildi. Kadın işçilerin 4'ünün tarım, 3'ünün belediye ve genel işler alanında, diğerlerinin ise ticaret, eğitim ve sağlık sektörlerinde çalıştığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/h-n-k9-ngi-x-y-a-a-qzyk-1.jpg" width="1600" /></p>

<h2>14 göçmen işçi yaşamını yitirdi</h2>

<p>Raporda haziran ayında hayatını kaybedenler arasında <strong>14 göçmen işçinin</strong> bulunduğu bilgisi de paylaşıldı. Yaşamını yitiren göçmen işçilerin;</p>

<ul>
 <li>5'inin Azerbaycan,</li>
 <li>3'ünün Suriye,</li>
 <li>2'sinin Mısır,</li>
 <li>1'inin Çin,</li>
 <li>1'inin İran,</li>
 <li>1'inin Özbekistan,</li>
 <li>1'inin Türkmenistan vatandaşı olduğu belirtildi.</li>
</ul>

<h2>Sendikasız işçiler çoğunlukta</h2>

<p>İSİG Meclisi verilerine göre, haziran ayında yaşamını yitiren işçilerin <strong>en az 12'si sendika üyesiydi</strong>. Buna karşılık <strong>216 işçinin sendikasız</strong> olduğu bildirildi. Rapor, iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yaklaşık <strong>yüzde 95'inin sendikasız işçilerden</strong> oluştuğunu ortaya koydu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/isig-raporu-haziranda-en-az-228-yilin-ilk-yarisinda-1063-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/h-n-k9-ngi-x-y-a-a-qzyk.jpg" type="image/jpeg" length="34755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatimoğulları'ndan "Çerçeve Yasa" Çağrısı: "1 Ekim'de Kök Yasayı Güçlendirecek Düzenlemeleri Hayata Geçirelim"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi-1-ekimde-kok-yasayi-guclendirecek-duzenlemeleri-hayata-gecirelim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi-1-ekimde-kok-yasayi-guclendirecek-duzenlemeleri-hayata-gecirelim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı <strong>Tülay Hatimoğulları</strong>, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada iç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, çözüm sürecine ilişkin hukuki adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirterek, <strong>temmuz ayında bir çerçeve yasanın çıkarılması, 1 Ekim'de ise Meclis'in açılmasıyla birlikte "kök yasayı" güçlendirecek demokratik düzenlemelerin hayata geçirilmesi</strong> çağrısında bulundu.</p>

<h2>Murat Çiçek'in ölümüne ilişkin açıklama çağrısı</h2>

<p>Konuşmasına, Japonya'da gözaltında yaşamını yitiren Hakkarili sanatçı Murat Çiçek'i anarak başlayan Hatimoğulları, Japon makamlarının olayın nedenine ilişkin henüz açıklama yapmadığını söyledi.</p>

<p>Japon yetkililere seslenen Hatimoğulları, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların tespit edilmesini isterken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın da süreci daha etkin takip etmesi gerektiğini belirtti. DEM Parti olarak olayın takipçisi olacaklarını ifade etti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, Meclis Grup Toplantımızda konuşuyor<br />
<a href="https://t.co/isee7WGPsm" rel="nofollow">https://t.co/isee7WGPsm</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) <a href="https://x.com/DEMGenelMerkezi/status/2076965666540716515?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 14, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h2>Tarım politikalarını eleştirdi</h2>

<p>Türkiye'nin tarımsal üretimde dışa bağımlı hale geldiğini savunan Hatimoğulları, hükümetin tarım politikalarını eleştirdi.</p>

<p>Türkiye'nin geçmişte tarım ihracatında önemli ülkeler arasında yer aldığını belirten Hatimoğulları, bugün buğday, arpa ve saman ithal eden bir ülke konumuna gelindiğini söyledi. Pandemi döneminin tarımsal üretimin stratejik önemini ortaya koyduğunu ifade eden Hatimoğulları, iktidara "tarımı tüketen ve dışa bağımlılığı artıran politikalardan vazgeçme" çağrısı yaptı.</p>

<h2>NATO Zirvesi eleştirisi</h2>

<p>NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Hatimoğulları, zirvede Gazze'deki gelişmeler karşısında etkili bir irade ortaya konulmadığını savundu.</p>

<p>Hatimoğulları, Türkiye'nin savunma sanayi, enerji koridorları ve askeri kapasitesi nedeniyle NATO içinde kritik bir konuma getirildiğini belirterek, bunun Türkiye'nin yeni çatışmaların tarafı haline gelmesine yol açabileceğini öne sürdü.</p>

<p>"NATO 3.0" olarak nitelendirilen yeni dönemin barış değil, savaş ve silahlanmayı öne çıkardığını ifade eden Hatimoğulları, "NATO'ya hayır, barışa evet" mesajını yineledi.</p>

<h2>"Siyaset mahkeme koridorlarında mengeneden geçirilmemeli"</h2>

<p>Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve bazı belediye çalışanlarının gözaltına alınmasına da değinen Hatimoğulları, muhalif belediyelere yönelik operasyonların sürdüğünü ileri sürdü.</p>

<p>Hatimoğulları, seçilmiş kişilerin tutuksuz yargılanması gerektiğini savunarak, "Siyaset mahkeme koridorlarında mengeneden geçirilmemeli." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Temmuz'da çerçeve yasa çıkarılmalı"</h2>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü yürütülen çözüm sürecine ayıran Hatimoğulları, hukuki zeminin oluşturulmasının gecikmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>100 yıllık bir sorunun tek bir yasayla çözülemeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, ilk adım olarak kapsayıcı bir çerçeve yasanın çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Bu yaz mevsimini heba etmeyelim. Temmuz'da çerçeve yasayı çıkaralım. 1 Ekim'de Meclis açıldığında bu kök yasayı güçlendirecek, demokratik ve özgürlüklerin önünü açacak düzenlemeleri hayata geçirelim." diyen Hatimoğulları, farklı görüşlerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülebileceğini ifade etti.</p>

<p></p>

<h2>Dört başlıkta çağrı</h2>

<p>DEM Parti'nin öncelikli gördüğü dört başlığı sıralayan Hatimoğulları, şunları dile getirdi:</p>

<ul>
 <li>Barışın hukuki zeminini oluşturacak kapsayıcı bir "kök yasa" hazırlanması,</li>
 <li>Kayyum uygulamalarına son verilmesi ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması,</li>
 <li>Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması,</li>
 <li>Abdullah Öcalan'ın iletişim ve çalışma koşullarının demokratik çözüm sürecinin ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi.</li>
</ul>

<h2>"Meclis kapanmadan çerçeve yasa parlamentoya gelmeli"</h2>

<p>Çözüm süreçlerinde tam mutabakatın her zaman mümkün olmadığını ifade eden Hatimoğulları, sorunların diyalog ve müzakereyle çözülebileceğini söyledi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda iktidara seslenen Hatimoğulları, PKK'nin aldığı kararların hukuki zemininin oluşturulması gerektiğini savunarak, <strong>Meclis tatile girmeden üzerinde uzlaşılacak bir çerçeve yasanın TBMM gündemine getirilmesi</strong> çağrısında bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/hatimogullarindan-cerceve-yasa-cagrisi-1-ekimde-kok-yasayi-guclendirecek-duzenlemeleri-hayata-gecirelim</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5333.png" type="image/jpeg" length="79205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu-İş'ten TBMM Önünde Yüzde 50 Ek Zam Çağrısı: "Haklarımızı Alana Kadar Alanlardayız"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kamu-isten-tbmm-onunde-yuzde-50-ek-zam-cagrisi-haklarimizi-alana-kadar-alanlardayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kamu-isten-tbmm-onunde-yuzde-50-ek-zam-cagrisi-haklarimizi-alana-kadar-alanlardayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu (Kamu-İş), memurlar ve memur emeklileri için <strong>yüzde 50 oranında ek zam</strong> talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dikmen Kapısı önünde basın açıklaması düzenledi. Konfederasyon, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirirken, çalışanların ve emeklilerin alım gücündeki kayba dikkat çekti.</p>

<p>Basın açıklamasına katılan grup, "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "TÜİK yalanı emekçiyi eziyor" ve "Meclis uyuma emekçiye sahip çık" sloganları attı.</p>

<p>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı <strong>Orhan Yıldırım</strong>, mevcut ekonomi politikalarının faturasının dar ve sabit gelirli kesimlere çıkarıldığını belirterek, çalışanlar ve emekliler haklarını elde edinceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p><img alt="H N M Iqls W A A A05 G L" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/h-n-m-iqls-w-a-a-a05-g-l.jpg" width="1080" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Emeklilere seyyanen zam derhal verilmeli"</h2>

<p>Memurlara verilen ancak memur emeklilerine yansıtılmayan seyyanen zamma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, Anayasa Mahkemesi'ndeki sürecin beklenmeden düzenleme yapılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Yıldırım, "Memurlara verilen ancak emeklilere verilmeyen seyyanen zam, Anayasa Mahkemesi'nin kararı beklenmeden derhal verilmelidir. Yasalar memur ile memur emeklisini eşit kabul etmektedir. Memur emeklilerinin insanca yaşayabilmesi için bu düzenleme zorunludur. Anayasa Mahkemesi'nin de önündeki dosyalar arasında bu davayı öncelikli olarak karara bağlamasını bekliyoruz." dedi.</p>

<h2>"Yüzde 50 ek zam talep ediyoruz"</h2>

<p>Enflasyon verileri ve ekonomik koşulların çalışanların alım gücünü hızla erittiğini belirten Orhan Yıldırım, Kamu-İş'in temel talebinin tüm maaşlara <strong>yüzde 50 ek zam</strong> yapılması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yıldırım, hükümetin enflasyonu düşüremediğini ve ücret artışlarının TÜİK verileri üzerinden belirlendiğini öne sürerek, "Bu zam verilmediği takdirde memurlar ve memur emeklilerinin temel ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. İktidar kaynakları holdinglere aktarmaya devam ettiği sürece Kamu-İş olarak yanında olmayacağız. Hakkımız olan milli gelir payını masada verilmezse alanda, sokakta ve eylemlerle almaya devam edeceğiz." diye konuştu.</p>

<p><img alt="H N M Ir P V Xg A Eba Vt" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/h-n-m-ir-p-v-xg-a-eba-vt.jpg" width="1080" /></p>

<h2>"Kaynakların adil dağıtılmadığını düşünüyoruz"</h2>

<p>Ekonomik kaynakların adil kullanılmadığını savunan Yıldırım, ilerleyen süreçte kamu kaynaklarının nasıl dağıtıldığının ortaya çıkacağını ileri sürdü.</p>

<p>Konuşmasının sonunda iktidarı eleştiren Yıldırım, kamu kaynaklarının belirli kesimlere aktarıldığını iddia ederek, bu süreçlerin ileride tüm yönleriyle ortaya çıkacağını söyledi.</p>

<p>Kamu-İş, memurlar ve memur emeklilerinin ekonomik kayıplarının telafi edilmesi amacıyla yüzde 50 ek zam ve seyyanen zam düzenlemesinin hayata geçirilmesi taleplerini yineleyerek, haklarını alana kadar eylemlerini sürdüreceklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kamu-isten-tbmm-onunde-yuzde-50-ek-zam-cagrisi-haklarimizi-alana-kadar-alanlardayiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/h-n-m-is-tj-xc-a-a-m-y-c-q.jpg" type="image/jpeg" length="32443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap Soruşturmasında Gözaltı Sayısı 42'ye Yükseldi: Yeni Operasyonda 14 Şüpheli Daha Yakalandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ahbap-sorusturmasinda-gozalti-sayisi-42ye-yukseldi-yeni-operasyonda-14-supheli-daha-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ahbap-sorusturmasinda-gozalti-sayisi-42ye-yukseldi-yeni-operasyonda-14-supheli-daha-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, <strong>Ahbap Derneği adına toplanan bağışların amacı dışında kullanıldığı</strong> iddiasıyla yürüttüğü soruşturmada gözaltı sayısı <strong>42'ye yükseldi</strong>. Son operasyonda 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, 4 şirkete de yönelik işlem yapıldı.</p>

<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından <strong>"suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" ve "Dernekler Kanunu'na muhalefet"</strong> suçlamaları kapsamında yürütülen soruşturmada yeni bulgulara ulaşıldı.</p>

<h3>"125,7 milyon lira aktarıldı" iddiası</h3>

<p>Savcılık açıklamasında, Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların bir kısmının, Haluk Levent'in asistanı olduğu belirtilen <strong>Yeliz Kaya'nın kişisel hesabına aktarıldığı</strong>, buradan da <strong>125 milyon 765 bin liranın</strong> Haluk Levent'in kardeşi <strong>Berkant Acil</strong> ile bağlantılı kişi ve şirketlerin hesaplarına gönderildiğinin tespit edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu para transferleriyle bağışların amacı dışında kullanılarak haksız kazanç sağlandığı iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Şile Belediyesi ihalesi de soruşturma kapsamında</h3>

<p>Soruşturmada, Şile Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında tutuklanan <strong>Berkant Acil'in</strong>, Şile Belediyesi'nin düzenlediği <strong>35. Uluslararası Şile Bezi Festivali</strong> organizasyonunu, <strong>Sur Müzik Yapım</strong> isimli şirketi paravan olarak kullanarak doğrudan temin yöntemiyle aldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Savcılık, organizasyona ilişkin sahne, ses ve ışık giderlerinin sahte faturalarla yüksek gösterildiğini, mali bilirkişi raporunda usulsüzlüklerin tespit edildiğini iddia etti.</p>

<h3>Dört ilde eş zamanlı operasyon</h3>

<p>İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından <strong>İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da</strong> düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 14 şüpheli gözaltına alındı, çok sayıda dijital materyale el konuldu.</p>

<p>Gözaltı kararı verilen üç kişinin ise başka suçlardan cezaevinde bulunduğu öğrenildi.</p>

<p>Yeni operasyonda haklarında işlem yapılan şüpheliler arasında Çiğdem Acil, Sedat Konca, Mert Ulu, Berk Ulu, Aytaç Köse, Ceyda Köse, Muzaffer Köse, Güney Köse, Alev Tohumcu, Ali Sungur Ariç, Batuhan Coşkundeniz, Gözde Aktı, Burak Özcan ve Erkin Köse'nin bulunduğu bildirildi.</p>

<h3>Gözaltı sayısı 42 oldu</h3>

<p>Soruşturmanın ilk aşamasında, aralarında Ahbap Derneği'nin kurucusu <strong>Haluk Levent'in</strong> de bulunduğu 25 kişi gözaltına alınmıştı. Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı <strong>42'ye ulaştı</strong>.</p>

<p>Savcılık daha önce, MASAK raporları, hesap hareketleri ile teknik ve fiziki takip çalışmalarında şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz para hareketleri bulunduğunu, aralarında yüksek tutarlı para transferleri yapıldığını, şans oyunlarına yüksek meblağlarda para aktarıldığını ve kısa süre içinde zincirleme tapu devir işlemleri gerçekleştirildiğini iddia etmişti.</p>

<p>Öte yandan, <strong>Başaran Holding</strong> tarafından Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında yaklaşık <strong>60 milyon dolar değerindeki mal varlığının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği</strong> iddiasıyla yapılan suç duyurusunun ardından ayrı bir soruşturmanın da başlatıldığı belirtildi.</p>

<blockquote>
<p><strong>Not:</strong> Soruşturma devam ediyor. Haberde yer alan suçlamalar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddialarına dayanmakta olup, haklarında işlem yapılan kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamaktadır. Bu kişiler, yargılama süreci tamamlanıncaya kadar masumiyet karinesinden yararlanmaktadır.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ahbap-sorusturmasinda-gozalti-sayisi-42ye-yukseldi-yeni-operasyonda-14-supheli-daha-yakalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/ahbap.webp" type="image/jpeg" length="76567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'de Olağanüstü Kurultay İçin Mahkemeye Başvuru]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/chpde-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/chpde-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) olağanüstü kurultay sürecine ilişkin yeni bir hukuki adım atıldı. Olağanüstü kurultayın toplanması amacıyla <strong>çağrı heyeti oluşturulması talebiyle Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldı.</strong></p>

<p>Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden açılan dava dilekçesinde, <strong>17 Haziran'da CHP Genel Başkanlığına teslim edilen ve kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil ettiği belirtilen 833 delegenin imzasına rağmen olağanüstü kurultay çağrısının yapılmadığı</strong> öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dilekçede, parti yönetiminin talebe karşılık vermemesi nedeniyle mahkemenin devreye girerek <strong>olağanüstü kurultayın toplanmasını sağlamak üzere daha sonra isimleri bildirilecek üç kişilik bir çağrı heyeti oluşturmasına</strong> karar verilmesi istendi.</p>

<p>Mahkemenin başvuruyu incelemesinin ardından çağrı heyeti oluşturulup oluşturulmayacağına ilişkin karar vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/chpde-olaganustu-kurultay-icin-mahkemeye-basvuru</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/chp-16c.webp" type="image/jpeg" length="64338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En Düşük Emekli Aylığı Düzenlemesi Komisyonda: Muhalefet ve İktidar Karşı Karşıya]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/en-dusuk-emekli-ayligi-duzenlemesi-komisyonda-muhalefet-ve-iktidar-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/en-dusuk-emekli-ayligi-duzenlemesi-komisyonda-muhalefet-ve-iktidar-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, en düşük emekli aylığının <strong>23 bin 552 liraya yükseltilmesini</strong> de içeren <strong>Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi</strong>nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Komisyondaki oturumda iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı.</p>

<p>Muhalefet partileri, belirlenen rakamın emeklilerin geçim sıkıntısını çözmeye yetmeyeceğini savunurken, Cumhur İttifakı milletvekilleri ise düzenlemenin mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak hazırlandığını ifade etti.</p>

<h3>CHP: "Bu sadece kaybı telafi ediyor"</h3>

<p>CHP Karabük Milletvekili <strong>Cevdet Akay</strong>, TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını öne sürerek, en düşük emekli aylığının <strong>23 bin 552 lira</strong> olarak belirlenmesini kabul etmediklerini söyledi.</p>

<p>Akay, emekli maaşının net asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Yılbaşından bu yana oluşan kaybı sadece telafi ediyorsunuz, refah payı vermiyorsunuz."</p>
</blockquote>

<p>Ortalama emekli aylığının yaklaşık <strong>24 bin 200 lira</strong> seviyesinde olduğuna dikkat çeken Akay, en düşük maaş ile ortalama maaşın birbirine yaklaşmasının da ayrı bir sorun oluşturduğunu savundu.</p>

<h3>DEM Parti: "Yoksullaşma devam ediyor"</h3>

<p>DEM Parti Antalya Milletvekili <strong>Hakkı Saruhan Oluç</strong>, teklifin emeklilerin yaşadığı yoksullaşmayı sona erdirmediğini belirterek, düzenlemenin mevcut sefalet koşullarını değiştirmediğini ifade etti.</p>

<p>Oluç, TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarını da eleştirerek, emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında gelir elde ettiğini söyledi.</p>

<h3>İYİ Parti: "5 milyondan fazla kişi açlık sınırının altında"</h3>

<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili <strong>Erhan Usta</strong>, en düşük emekli maaşı alanların sayısının <strong>5 milyonun üzerinde</strong> olduğunu belirterek bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<p>Çalışanlarla emekliler arasındaki gelir farkının giderek büyüdüğünü ifade eden Usta, ekonomik sorunların faturasının emeklilere çıkarıldığını savundu.</p>

<p>Usta'nın konuşmasında kullandığı "yolsuzluk" ifadesi üzerine AK Parti milletvekilleriyle kısa süreli tartışma yaşandı.</p>

<h3>Yeni Yol Partisi: "Bu rakamı konuşmak bile utanç"</h3>

<p>Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili <strong>Sadullah Kısacık</strong>, farklı konuların aynı kanun teklifinde bir araya getirilmesini eleştirirken, en düşük emekli aylığına ilişkin belirlenen tutarın yetersiz olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısacık, "Açlık sınırının altında emekliye maaş vermek zulümdür." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>MHP: "Emeklilerin refahı artırılmalı"</h3>

<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili <strong>İsmail Faruk Aksu</strong>, emeklilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirterek, önümüzdeki dönemde bu konuda yeni çalışmalar yapılmasının faydalı olacağını dile getirdi.</p>

<p>Aksu ayrıca, PTT'deki farklı personel statülerinin ücret adaleti açısından sorun oluşturduğunu, çalışanların mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3>AK Parti: "Ekonomik şartlar dikkate alındı"</h3>

<p>AK Parti İzmir Milletvekili <strong>Yaşar Kırkpınar</strong>, düzenlemenin TÜİK verileri esas alınarak hazırlandığını belirterek, emeklilerin daha yüksek gelir seviyesine ulaşmasını kendilerinin de arzu ettiğini söyledi.</p>

<p>Kırkpınar, ancak bölgesel ve küresel ekonomik gelişmeler ile Türkiye'nin mevcut ekonomik koşullarının dikkate alınarak bu artışın belirlendiğini ifade etti.</p>

<h3>Teklifte başka hangi düzenlemeler var?</h3>

<p>Kanun teklifinde emekli aylığı düzenlemesinin yanı sıra;</p>

<ul>
 <li>En düşük emekli aylığının <strong>23 bin 552 liraya yükseltilmesi,</strong></li>
 <li>PTT'nin personel rejiminde değişiklik yapılması,</li>
 <li>İmalat sanayii ve turizm sektörüne yönelik istihdam desteklerinin uzatılması,</li>
 <li>Dijital yayın platformlarının net satış gelirlerinin yüzde 2'sinin sinema desteklerine aktarılması,</li>
 <li>Aday sürücüler için ehliyet iptaline ilişkin yeni düzenlemeler,</li>
 <li>Üst düzey kamu yöneticileri için tecrübe şartının artırılması</li>
</ul>

<p>gibi çeşitli düzenlemeler de yer alıyor.</p>

<p>Komisyonda teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin tek tek görüşülmesine geçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/en-dusuk-emekli-ayligi-duzenlemesi-komisyonda-muhalefet-ve-iktidar-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/para-3.jpg" type="image/jpeg" length="47574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da Öğretmenlerden Meclis Öncesi Kararlılık Mesajı: "Haklarımızı Alana Kadar Gitmeyeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ankarada-ogretmenlerden-meclis-oncesi-kararlilik-mesaji-haklarimizi-alana-kadar-gitmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ankarada-ogretmenlerden-meclis-oncesi-kararlilik-mesaji-haklarimizi-alana-kadar-gitmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına yapılan açıklamada, öğretmenlik mesleğinin kamusal niteliğinin bilinçli politikalarla aşındırıldığı savunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>TBMM Milli Eğitim Komisyonu toplantısını takip etmek isteyen 1611 mülakat mağduru öğretmen ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, Meclis Parkı'na yürümek isterken polis engeliyle karşılaştı. Müzakerelerin ardından Madenci Anıtı'na yürüyen eğitimciler, taban maaş hakkı ve mülakat mağdurlarının atanması talepleri karşılanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.</h3>
</blockquote>

<h2><strong>Meclis Parkı'na Yürüyüşe Polis Engeli</strong></h2>

<p>Ankara'da, TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nun toplandığı gün, komisyon çalışmalarını takip etmek isteyen <strong>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile 1611 mülakat mağduru öğretmen</strong>, Meclis Parkı'na yürümek istedi. Ancak grup, polis tarafından durduruldu.</p>

<p>Polisle yapılan görüşmelerin ardından yürüyüş güzergâhı değiştirildi. Sendika üyeleri ve öğretmenler, sendika binası önünden <strong>Madenci Anıtı'na</strong> yürüyerek burada basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>

<p>Eyleme, <strong>DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca</strong> ile <strong>DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu</strong> da katılarak öğretmenlerle dayanışma gösterdi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/14pXKSnrk3Q" title="Taban maaş hakkımız yasal güvence altına alınmalı! Mülakat mağduru öğretmenlerin atamaları yapılmalı" width="1183"></iframe></h2>

<h2><strong>"Öğretmenlik Güvencesizliğe Mahkûm Ediliyor"</strong></h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına yapılan açıklamada, öğretmenlik mesleğinin kamusal niteliğinin bilinçli politikalarla aşındırıldığı savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, öğretmenlerin yalnızca ders anlatan kişiler olmadığı, toplumun geleceğini inşa eden bir mesleğin temsilcileri olduğu vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>"Öğretmenlik uzun süredir kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkarılarak güvencesizliğin, düşük ücretlerin ve keyfi uygulamaların hâkim olduğu bir çalışma alanına dönüştürülmektedir. Bu dönüşüm tesadüfi değil, bilinçli bir tercihin sonucudur."</p>
</blockquote>

<p>Sendika, TBMM'de çözüm üretilebilecek bir zemin bulunmasına rağmen öğretmenlerin taleplerinin Milli Eğitim Komisyonu gündemine alınmamasını "siyasi bir tercih" olarak değerlendirdi.</p>

<h2><strong>"Taleplerimiz Lütuf Değil, Temel Haktır"</strong></h2>

<p>Basın açıklamasında öğretmenlerin taleplerinin ertelenmesine artık tahammüllerinin kalmadığı belirtilerek şu çağrılar yapıldı:</p>

<ul>
 <li>Taban maaş hakkının yasal güvence altına alınması,</li>
 <li>Adaletsiz mülakat sistemi nedeniyle atanamayan <strong>1611 öğretmenin</strong> göreve başlatılması,</li>
 <li>Güvencesiz çalışma koşullarına son verilmesi,</li>
 <li>Eğitim alanının kamusal niteliğinin korunması.</li>
</ul>

<p>Açıklamada, "Taleplerimiz bir lütuf değildir. Bunlar temel haklarımızdır ve gecikmeksizin yasal güvence altına alınmalıdır." denildi.</p>

<p>Sendika ayrıca baskılar ve engellemelerin mücadeleyi durduramayacağını belirterek, <strong>"Haklarımızı alana kadar geri adım atmayacağız."</strong> mesajını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/jzNZqWVWoJ8" title="Kezban Konukçu, Sözler tutulsun Taban maaş yasası çıksın, Mülakat mağdurları atansın" width="1183"></iframe></h2>

<h2><strong>Kezban Konukçu: "Komisyon Sorumluluk Almalı"</strong></h2>

<p>DEM Parti İstanbul Milletvekili <strong>Kezban Konukçu</strong>, öğretmenlerin taleplerinin daha önce gerekli çoğunluk sağlanmasına rağmen komisyon gündemine alınmadığını hatırlatarak bunun ülkedeki keyfi yönetim anlayışının bir örneği olduğunu söyledi.</p>

<p>Konukçu, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Geçtiğimiz haftalarda NATO toplantısı gerekçe gösterilerek öğretmenlerin açlık grevi eylemlerine müdahale edildi. Komisyonun toplanması yönündeki çağrılarımıza da yanıt verilmedi. Ancak mücadele ederek, dayanışmayı büyüterek bu fiili uygulamalara son vereceğiz."</p>
</blockquote>

<p>Konukçu, öğretmenlerin taban maaş hakkı, mülakat mağdurlarının atanması ve güvenceli çalışma koşulları için mücadelenin her alanda sürdürüleceğini belirterek, "Şimdi komisyona gidiyoruz. Hepinizin cesaretini ve iradesini oraya taşıyacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/269ZuFMnj40" title="Perihan Koca, Özel Sektör Öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerle birlikte sokaklardayız" width="1183"></iframe></h2>

<h2><strong>Perihan Koca: "Artık Söz Değil, İcraat Zamanı"</strong></h2>

<p>DEM Parti Mersin Milletvekili <strong>Perihan Koca</strong> da öğretmenlerin yanında olduklarını belirterek, TBMM Milli Eğitim Komisyonu'na sorumluluk alma çağrısı yaptı.</p>

<p>Koca, öğretmenlerin yürüttüğü mücadeleyi "büyük bir mücadele dersi" olarak nitelendirerek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Öğretmenlik onuruna sahip çıktığınız için sizlere teşekkür ediyoruz. Bugün burada uzun konuşmalar yapmaya değil, sizlerle omuz omuza durmaya geldik. Başından beri eğitim emekçileri ve KHK ile ihraç edilmiş öğretmenler olarak bu mücadelenin bir parçasıyız."</p>
</blockquote>

<p>Komisyonun öğretmenlerin taleplerini artık görmezden gelemeyeceğini ifade eden Koca, şu çağrıyı yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Artık çözüm masası kurulmalı. Çözüm mekanizmaları işletilmeli. Milli Eğitim Komisyonu derhal sorumluluk almalı ve öğretmenlerin haklı talepleri için somut adımlar atmalıdır. Bugün komisyonda da öğretmenlerin sesini yükselteceğiz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Haklarımız Alınana Kadar Ankara'dayız"</strong></h2>

<p>Eylem boyunca öğretmenler ve sendika üyeleri, taban maaş hakkının yasalaşması, mülakat mağduru öğretmenlerin atanması ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması taleplerini yineledi.</p>

<p>1611 mülakat mağduru öğretmen ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, <strong>hakları karşılanıncaya kadar Ankara'dan ayrılmayacaklarını</strong> vurgulayarak mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ankarada-ogretmenlerden-meclis-oncesi-kararlilik-mesaji-haklarimizi-alana-kadar-gitmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-14-at-171143.jpeg" type="image/jpeg" length="26643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırlıoğlu Meclis'te Emeklinin Maaşını Gün Gün Hesapladı: "Maaş Üçüncü Gün Bitiyor, Dördüncü Gün Açlık Başlıyor"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bakirlioglu-mecliste-emeklinin-maasini-gun-gun-hesapladi-maas-ucuncu-gun-bitiyor-dorduncu-gun-aclik-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bakirlioglu-mecliste-emeklinin-maasini-gun-gun-hesapladi-maas-ucuncu-gun-bitiyor-dorduncu-gun-aclik-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve CHP Manisa MilletvekiliAhmet Vehbi Bakırlıoğlu, en düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya çıkaran düzenlemeye sert tepki gösterdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmada emeklinin maaşını gün gün hesaplayan Bakırlıoğlu, "Emekli, maaşını aldığı gün kirasını ödüyor, ertesi gün faturalarını yatırıyor. Üçüncü gün cebinde tek kuruş kalmıyor. Dördüncü gün ise nasıl yaşayacağını düşünüyor." dedi.</p>

<p>Komisyonda hazırladığı "Emeklinin Takvimi"ni gösteren Bakırlıoğlu, açıklanan artışın emekliye nefes aldırmadığını söyledi. Açlık sınırının 36 bin lirayı aştığını hatırlatan Bakırlıoğlu, "23 bin 552 liralık emekli maaşı açlık sınırının bile çok altında. Emekliye yaşamak değil, hayatta kalmak reva görülüyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'de ortalama kira bedelinin 24 bin 179 liraya ulaştığını belirten Bakırlıoğlu, tek başına yaşayan emeklilerden topladığı faturaları da hesapladığını anlattı. Buna göre elektrik, su, doğalgaz ve cep telefonu giderleri ortalama 2 bin 233 lirayı buluyor. "Emeklinin maaşı daha ayın ikinci gününde kira ve faturalara gidiyor. Üçüncü gün mutfak masrafını karşılayacak tek kuruşu kalmıyor." dedi.</p>

<p>Yapılan düzenlemenin sorunu çözmek yerine büyüttüğünü söyleyen Bakırlıoğlu, en düşük emekli aylığı alanların sayısının 4 milyon 900 binden 5 milyon 100 bine çıktığını belirtti. "Altı ay sonra yeniden aynı düzenlemeyi yapmak zorunda kalacaksınız. Çünkü bu sistem her geçen gün daha fazla emekliyi taban maaşa mahkûm ediyor." diye konuştu.</p>

<p>Emeklilerin milli gelirden aldığı payın da her geçen yıl gerilediğine dikkat çeken Bakırlıoğlu, 2020 yılında emekli maaşlarının milli gelire oranının yüzde 6,7 olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 5,9'a düştüğünü söyledi. Buna karşın emekli nüfusunun toplam nüfus içindeki payının yüzde 14,9'dan yüzde 18,8'e yükseldiğini belirten Bakırlıoğlu, "Emekli sayısı artıyor ama emeklinin pastadan aldığı pay küçülüyor. Eğer bu pay korunmuş olsaydı bugün emekli maaşları yaklaşık yüzde 40 daha yüksek olacaktı. Ortalama emekli aylığı 27-28 bin lira değil, 38-39 bin lira olacaktı." dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Konuşmasının sonunda iktidara yüklenen Bakırlıoğlu, "Emeklinin cebinden her ay düzenli olarak para eksiliyor. Bunun sorumlusu iktidarın ekonomi politikalarıdır. Emekli her ay biraz daha yoksullaştırılıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakırlıoğlu, emekli aylıklarının en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi, tüm emeklilere seyyanen zam yapılması ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılması çağrısında bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bakirlioglu-mecliste-emeklinin-maasini-gun-gun-hesapladi-maas-ucuncu-gun-bitiyor-dorduncu-gun-aclik-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/emekli-maasi-4-gun.jpeg" type="image/jpeg" length="67666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ULUDAĞ “15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN İRADESİNE SAHİP ÇIKTIĞI ŞANLI BİR DİRENİŞİN ADIDIR”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/uludag-15-temmuz-milletimizin-iradesine-sahip-ciktigi-sanli-bir-direnisin-adidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/uludag-15-temmuz-milletimizin-iradesine-sahip-ciktigi-sanli-bir-direnisin-adidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Adana’da Şehrimizin Birlik Ruhu, 15 Temmuz’un 10. Yılında Alparslan Türkeş Üniversitesi’nde Yaşatıldı.</p>

<p>Sarıçam Belediyesi tarafından, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yılı dolayısıyla Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Konferans Salonu’nda “Şehrimizin Birlik Ruhu ile 15 Temmuz’un Onuncu Yılı” temalı anma programı düzenlendi.</p>

<p><img height="573" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5328.png" width="904" /></p>

<p>Programa Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanı Hakan Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisi Sarıçam İlçe Başkanı Eyüp Akbulut, AK Parti Sarıçam İlçe Başkanı Bayram Özdemir, akademisyenler, öğrenciler, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, ilk olarak, TRT tarafından hazırlanan 15 Temmuz belgeseli katılımcılarla buluşturuldu.</p>

<p><img height="582" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5330.png" width="903" /></p>

<p>SÖZEN: “15 TEMMUZ, MİLLÎ İRADENİN ZAFERİDİR”</p>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, 15 Temmuz’un milletin kendi iradesine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, demokrasinin korunmasının ve millî birlik ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p><img height="525" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5329.png" width="899" /></p>

<p>ULUDAĞ: “O GECE MİLLET TEK YÜREK OLDU”</p>

<p>Daha sonra programda konuşan Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ, 15 Temmuz’un yalnızca bastırılmış bir darbe girişimi olmadığını, milletin iradesine, devletine, bayrağına ve demokrasisine sahip çıktığı şanlı bir direnişin adı olduğunu söyledi.</p>

<p>Konuşmasında, 15 Temmuz gecesinde hiçbir ayrım gözetilmeksizin milletin tek yürek olduğunu vurgulayan Başkan Uludağ, “O gece insanlar birbirlerine hangi siyasi görüşten olduklarını sormadı. Kimse kimsenin mezhebine, meşrebine ya da dünya görüşüne bakmadı. Herkes aynı bayrağın altında, aynı vatan sevgisinde buluştu. Çünkü söz konusu olan Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğiydi” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="575" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5331.png" width="851" /></p>

<p></p>

<p>“O GECE BELEDİYEMİZİN TÜM İMKÂNLARINI MİLLÎ İRADE İÇİN SEFERBER ETTİK”</p>

<p>O gece yaşadıklarını da katılımcılarla paylaşan Başkan Uludağ, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ilk saatlerinde Ankara’dan gelen misafirleriyle birlikte bir programda olduklarını, Ankara’dan gelen haberlerle durumun bir darbe girişimi olduğunun anlaşılması üzerine hiç vakit kaybetmeden belediyeye geçtiklerini söyledi.</p>

<p>Bilge Lider Devlet Bahçeli'nin teşkilatlara verdiği talimat doğrultusunda sabaha kadar belediyede görevlerinin başında kaldıklarını belirten Uludağ, belediyenin tüm imkânlarını seferber ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Başkan Uludağ, zabıta araçlarından iş makinelerine kadar tüm belediye araçlarının ilgili kurumların koordinasyonunda, darbecilerin kışlalardan çıkışını engellemek amacıyla görevlendirildiğini, ardından AK Parti Sarıçam İlçe Başkanlığına geçerek demokrasiye, millî iradeye ve milletin seçtiği meşru yönetime desteklerini ortaya koyduklarını söyledi.</p>

<p><img class="" height="590" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5332.png" width="897" /></p>

<p>ULUDAĞ: “MİLLETİN İRADESİ NAMLUYLA TESLİM ALINAMAZ”</p>

<p>Konuşmasında milli birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Başkan Uludağ, “Terörün adı değişebilir, yöntemi değişebilir; ancak hedefi hiçbir zaman değişmez. Hedef; milletimizin birliğini zayıflatmak, devletimizin gücünü kırmaktır. Biz buna dün izin vermedik, bugün de yarın da vermeyeceğiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 Temmuz’un onuncu yılında artık sadece acıları hatırlamanın değil, o gece ortaya konulan millî iradeyi sahiplenmenin önemine de dikkati çeken Başkan Uludağ, güçlü Türkiye idealinin ancak birlik ve beraberlik ruhuyla yükseleceğini belirtti.</p>

<p>Başkan Uludağ, konuşmasını “İrade bizim, demokrasi bizimdir. İrade bizim, gelecek bizimdir. İrade bizim, zafer bizimdir” sözleriyle tamamladı.</p>

<p>15 TEMMUZ HAFIZASI SERGİYLE YAŞATILDI</p>

<p>Başkan Bilal Uludağ’ın konuşmasının ardından Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen tarafından Başkan Uludağ'a plaket takdiminde bulunuldu. Program 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü temalı gazete haberlerinden oluşan sergi gezisi ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/uludag-15-temmuz-milletimizin-iradesine-sahip-ciktigi-sanli-bir-direnisin-adidir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/image-5329.png" type="image/jpeg" length="91544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Sürecinde Mal Kaçırma: Nasıl Fark Edilir, Hukuken Nasıl Önlenir?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bosanma-surecinde-mal-kacirma-nasil-fark-edilir-hukuken-nasil-onlenir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bosanma-surecinde-mal-kacirma-nasil-fark-edilir-hukuken-nasil-onlenir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boşanma kararının netleştiği andan itibaren bazı eşler; ortak varlıkları paylaşmamak ya da karşı tarafın hak kazanmasını engellemek için mal kaçırma girişimlerine başvuruyor. Bu durum; mağdur tarafın hem maddi hem de hukuki haklarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Boşanma sezinlendiği ya da talep edildiği anda harekete geçmek; hak kaybını önlemenin birinci koşulu. Deneyimli bir <a href="https://gurlekhukuk.com/bursa-bosanma-avukati/"rel="dofollow">Bursa boşanma hukuku avukatı</a>ndan erken destek almak; bu süreçte belirleyici fark yaratıyor.</p>

<h2><a name="_u39a22pgludw"></a><strong>Mal Kaçırma Nedir, Neden Yaşanır?</strong></h2>

<p>Boşanmada mal kaçırma; edinilmiş mal paylaşımından kaçınmak amacıyla evlilik birliği içinde edinilen varlıkların gizlenmesi, üçüncü kişilere devredilmesi ya da değerinin düşürülmesi biçiminde gerçekleşiyor. Türk hukukunda edinilmiş mallara katılma rejimi; evlilik birliği içinde edinilen malların eşit biçimde paylaşılmasını öngörüyor. Bu paylaşımı engellemek isteyen taraf; çeşitli yöntemlere başvuruyor.</p>

<p>Mal kaçırmanın arka planında birden fazla motivasyon yatıyor. Kimi zaman salt ekonomik çıkar hesabı; kimi zaman karşı tarafa zarar verme isteği ya da aile baskısıyla şekillenen bir tutum. Gerekçesi ne olursa olsun; bu eylem hukuki sonuçlar doğuruyor ve mahkeme önünde ciddi yaptırımlarla karşılaşılabiliyor.</p>

<h2><a name="_r9lzf46wy61e"></a><strong>En Yaygın Mal Kaçırma Yöntemleri</strong></h2>

<p>Boşanma sürecinde ya da öncesinde başvurulan mal kaçırma yöntemleri tanıdık bir örüntü izliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahte borç ve haciz: Akrabaya ya da yakın çevreye borç senedi düzenlenerek varlıklar haciz yoluyla kaçırılmaya çalışılıyor. Söz konusu borçların gerçekliği; mahkeme önünde sorgulanabiliyor.</p>

<p>Banka hesaplarını boşaltmak: Boşanma sürecinde ya da hemen öncesinde ortak birikimin nakit olarak çekilmesi; en yaygın yöntemlerden biri. Banka ekstreleri bu hareketi net biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Taşınmaz devri: Evin ya da işyerinin akrabaya sembolik bedelle satılması ya da devredilmesi; muvazaalı işlem olarak değerlendirilebiliyor ve iptal davası konusu olabiliyor.</p>

<p>İşletme zararı göstermek: Ortak işletmede sahte zarar, yapay gider ya da düşük kâr göstererek gerçek değerin altında bir varlık profili yaratılmaya çalışılıyor.</p>

<h2><a name="_q6zv9b738pbs"></a><strong>Ziynet Eşyalarının Gizlenmesi ve Hukuki Boyutu</strong></h2>

<p>Mal kaçırmanın pratikte en sık yaşanan biçimlerinden biri; düğün takıları ve ziynet eşyalarının gizlenmesi. Ziynet eşyaları; hukuken kadının şahsi malı sayılıyor ve iade edilmesi gerekiyor. Ancak uygulamada bu eşyaların "kaybolduğu", "satıldığı" ya da "hiç var olmadığı" iddialarıyla karşılaşılıyor.</p>

<p><a href="https://gurlekhukuk.com/dugun-takilari-ziynet-esyasi-davasi/"rel="dofollow">Düğün Takıları Davası</a>; bu iddialar karşısında ispat yükünü ve hukuki süreci düzenliyor. Düğün fotoğrafları, video kayıtları, tanık ifadeleri ve kuyumcu faturaları; takıların varlığını ispat etmekte kullanılan başlıca araçlar. Yargıtay içtihadına göre ziynetin iade edildiğini ispat yükü erkeğe ait; bu içtihat mağdur taraf açısından önemli bir hukuki güvence oluşturuyor.</p>

<h2><a name="_7i6809bjxzip"></a><strong>Tedbir Kararı: En Hızlı Önleyici Araç</strong></h2>

<p>Mal kaçırma riski fark edildiğinde ya da sezinlendiğinde; en etkin hukuki araç ihtiyati tedbir talebi. Mahkemeden talep edilen tedbir kararı; taşınmazların satışını, banka hesaplarının boşaltılmasını ve araçların devrini geçici olarak engelleyebiliyor.</p>

<p>Bu kararın değeri; zamanlılığında. Mal kaçırma gerçekleştikten sonra değil, gerçekleşmeden önce talep edilmesi gerekiyor. Sürecin başında avukattan tedbir talebi için yetki alınması; kritik varlıkların güvence altına alınmasını sağlıyor. Tedbir kararının ardından muvazaalı işlem yapılırsa; bu işlemin iptali için ayrıca dava açılabiliyor.</p>

<h2><a name="_ecu1b8yvszh1"></a><strong>Mal Kaçırmanın İspatı</strong></h2>

<p>Mal kaçırma; iddia kolay ama ispat güç bir süreç. Bu nedenle sürece girmeden önce ya da sürecin en erken aşamasında belge toplamak hayati önem taşıyor. Banka ekstresi, tapu kayıtları, araç tescil belgeleri, vergi beyannameleri ve ticaret sicil kayıtları; mevcut varlık tablosunu belgeleyen temel kaynaklar.</p>

<p>Mal varlığının boşanma sürecinde yapay biçimde azaldığı görüldüğünde; bu azalmanın hesabının sorulması mümkün. Mahkeme; evlilik birliği içinde edinilen malların boşanma anındaki değeriyle karşılaştırmalı değerlendirmesini yaparak muvazaalı işlemleri sorguluyor.</p>

<h2><a name="_pp4wgt6qzrm0"></a><strong>Anlaşmalı Süreçte Mal Kaçırmaya Karşı Protokol Güvencesi</strong></h2>

<p>Anlaşmalı boşanma yolunu seçen taraflar için mal kaçırma riski farklı bir biçim alıyor. Protokol müzakereleri sırasında varlıkların eksik beyan edilmesi ya da değerlerinin düşük gösterilmesi; mağdur tarafın haberi olmadan protokolü dezavantajlı imzalamasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>Bu riski önlemenin yolu; protokol hazırlanmadan önce mevcut tüm varlıkların bağımsız olarak tespit edilmesi. <a href="https://gurlekhukuk.com/anlasmali-bosanma-protokolu-ornegi/"rel="dofollow">Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği</a> incelendiğinde; mal paylaşımı kalemlerinin ne denli somut ve ayrıntılı kaleme alınması gerektiği görülüyor. Avukat desteğiyle yürütülen protokol müzakereleri; bu eksik beyan riskini büyük ölçüde azaltıyor.</p>

<h2><a name="_u6bgmnyjpwok"></a><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>Boşanmada mal kaçırma; hak kayıplarının en önemli kaynaklarından biri. Erken farkındalık, tedbir kararı ve belge temelli ispat stratejisi; bu riski hukuken yönetmenin temel araçları. Sürecin başında profesyonel hukuki destek almak; hem mal kaçırmayı önlüyor hem de kaçırma gerçekleştiyse sonuçlarını hukuki yollarla geri almayı mümkün kılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bosanma-surecinde-mal-kacirma-nasil-fark-edilir-hukuken-nasil-onlenir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-14-at-145614.jpeg" type="image/jpeg" length="17541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Birbirimize candan bağlıyız]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/birbirimize-candan-bagliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/birbirimize-candan-bagliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bir Kan Bağışlayarak Ömrünüze Ömür Ekleyin</strong></p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Türk Kızılay iş birliğinde düzenlenen Kan ve Kök Hücre Bağışı Kampanyası, Adana Büyükşehir Belediyesi personelinin gönüllü katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Her bağış; ameliyat bekleyen bir hastaya, tedavi gören bir çocuğa ya da acil müdahale gereken bir kazazedeye umut olabilir . Hastaların ihtiyaç duyduğu kan, yalnızca gönüllü bağışçılar tarafından karşılanmaktadır.</p>

<p>Kök hücre bağışı ise lösemi başta olmak üzere kan hastalıklarıyla mücadele eden birçok hasta için tedavi umudu oluşturmaktadır. Uygun donör eşleşmesi sağlandığında kök hücre bağışı, hastaların yaşamına yeniden umut olabilmektedir.</p>

<p>Kan ve kök hücre bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, gönüllü bağışçı sayısının çoğalmasına ve daha fazla hastaya umut olunmasına katkı sağlamaktadır. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin olarak, toplum sağlığını destekleyen çalışmalara katkı sunmaya ve gönüllü bağışçılık bilincinin yaygınlaşmasına yönelik faaliyetleri devam edecek.</p>

<p><img alt="Kök Hücre Kan Bağışı (4)" class="detail-photo img-fluid" height="493" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/kok-hucre-kan-bagisi-4.jpg" width="740" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kök Hücre Kan Bağışı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="493" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/kok-hucre-kan-bagisi-3.jpg" width="740" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/birbirimize-candan-bagliyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/kok-hucre-kan-bagisi-5.jpg" type="image/jpeg" length="76340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen: "2025-2026 akademik yılı yükseköğretimde çok yönlü krizin derinleştiği bir dönem oldu"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/egitim-sen-2025-2026-akademik-yili-yuksekogretimde-cok-yonlu-krizin-derinlestigi-bir-donem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/egitim-sen-2025-2026-akademik-yili-yuksekogretimde-cok-yonlu-krizin-derinlestigi-bir-donem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA</strong> – Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, 2025-2026 akademik yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yükseköğretimde yaşanan sorunların derinleştiğini belirterek, üniversitelerin özerkliğinin, akademik özgürlüğün ve eğitim hakkının ciddi tehdit altında olduğunu söyledi.</p>

<p>Gülez, 2025-2026 akademik yılının yalnızca eğitimde nitelik kaybının yaşandığı bir dönem olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin yaşam ve eğitim hakkını, akademik özgürlüğü, laikliği, demokratik üniversite anlayışını ve üniversite emekçilerinin haklarını hedef alan çok yönlü bir krizin derinleştiği yıl olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Yükseköğretimde yaşanan sorunların yapısal hale geldiğini vurgulayan Gülez, kamusal eğitim anlayışının giderek zayıflatıldığını, üniversitelerin bilimsel ve demokratik işleyişten uzaklaştırıldığını dile getirdi.</p>

<p>Eğitim Sen olarak mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Gülez, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Kamusal, bilimsel, laik, demokratik, parasız, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için; üniversitelerin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine ve kayyım rejimine teslim edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."</p>
</blockquote>

<p>Açıklamada, yükseköğretimde yaşanan sorunların çözümü için üniversitelerin özerk, demokratik ve bilimsel esaslara göre yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulanırken, öğrencilerin ve üniversite emekçilerinin haklarının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.</p>

<p><img alt="Y Ö B Rapor" class="detail-photo img-fluid" height="711" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/07/y-o-b-rapor.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>2025-2026 YÜKSEKÖĞRETİM YIL SONU RAPORU</strong></h2>

<p>AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi boyunca yükseköğretim alanı; piyasacı, merkeziyetçi, otoriter ve dinci-gerici politikaların hedefi haline getirilmiştir. Üniversiteler, bilimsel üretimin, eleştirel düşüncenin, laikliğin, demokratik kamusal yaşamın ve toplumsal yararın merkezleri olması gerekirken; siyasal iktidarın denetim ve kadrolaşma politikalarıyla, piyasa ilişkilerinin baskısıyla ve akademik özgürlükleri hedef alan uygulamalarla kuşatılmıştır. Rektör atamalarından YÖK eliyle sürdürülen merkezi denetime, üniversite-sermaye ilişkilerinden Diyanet, müftülükler ve tarikat-cemaat yapılarıyla kurulan ilişkilere kadar birçok başlıkta üniversitelerin bilimsel, laik, demokratik ve özerk yapısı sistematik biçimde aşındırılmıştır.</p>

<p>2025-2026 akademik yılı, bu yapısal tahribatın öğrenciler açısından da ağır sonuçlar doğurduğu bir dönem olmuştur. Üniversite öğrencileri için eğitim hakkı artık yalnızca sınavı kazanmakla erişilebilir bir hak olmaktan çıkmış; barınma, beslenme, ulaşım, sağlık, eğitim materyallerine erişim ve güvenli kampüs yaşamı gibi temel ihtiyaçları karşılayabilme koşuluna bağlanmıştır. Yetersiz yurt kapasitesi, artan kira ve yaşam maliyetleri, yemekhane ücretleri, ulaşım giderleri ve KYK burs/kredilerinin yetersizliği öğrencileri aile desteğine, borçlanmaya ya da güvencesiz işlerde çalışmaya zorlamaktadır. Bu tablo, yükseköğretimi herkes için kamusal bir hak olmaktan çıkarıp ekonomik gücü olanların sürdürebildiği sınıfsal bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı dönemde merkezi sınav sistemindeki hatalar, öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna mahkûm eden rekabetçi anlayışın yarattığı güvensizliği daha da artırmıştır. 2026-YKS’de bir sorunun iptal edilmesi ve bir sorunun doğru cevabının değiştirilmesi, milyonlarca öğrencinin emeğini ve geleceğini ilgilendiren sınav süreçlerinin ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir. Öğrenciler bir yandan sınav baskısı, gelecek kaygısı ve ekonomik yoksunlukla boğuşurken, diğer yandan üniversitelerde demokratik haklarını kullandıkları için soruşturma, gözaltı, baskı ve şiddet tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle 2025-2026 akademik yılı, yükseköğretimde yalnızca nitelik kaybının değil; aynı zamanda öğrencilerin yaşam hakkını, eğitim hakkını, akademik özgürlüğü, laikliği, demokratik üniversite fikrini ve üniversite emekçilerinin haklarını hedef alan bütünlüklü bir krizin derinleştiği yıl olarak kayda geçmiştir. Eğitim Sen olarak kamusal, bilimsel, laik, demokratik, parasız, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için; üniversitelerin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine ve kayyım rejimine teslim edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.</p>

<p></p>

<p><strong>Rakamlarla Yükseköğretimin Durumu: Daralma, Açık Öğretime Yığılma ve Kapasite Sorunu</strong></p>

<p>2025-2026 eğitim-öğretim yılında Türkiye’de 208 yükseköğretim kurumu bulunmaktadır. Bunların 129’u devlet üniversitesi, 75’i vakıf üniversitesi, 4’ü ise vakıf meslek yüksekokuludur. Yükseköğretim sistemindeki toplam öğrenci sayısı 6 milyon 301 bin 434’e gerilemiştir. Bir önceki yıl 6 milyon 835 bin 115 olan öğrenci sayısındaki düşüş, yükseköğretimdeki niceliksel büyüme döneminin yerini daralma ve çözülme eğilimine bıraktığını göstermektedir.</p>

<p>Öğrencilerin 2 milyon 532 bini ön lisans, 3 milyon 348 bini lisans, 330 bini yüksek lisans ve 89 bini doktora düzeyindedir. Öğrencilerin 5 milyon 445 bini devlet üniversitelerinde, 838 bini vakıf üniversitelerinde, yaklaşık 17 bini ise vakıf meslek yüksekokullarında öğrenim görmektedir. Toplam öğrenci sayısı içinde yaklaşık 350 bin uluslararası öğrenci bulunmaktadır. 2025-2026 akademik yılında yükseköğretim kurumlarına 1 milyon 393 bin 763 öğrenci yeni kayıt yaptırmış, 2024-2025 akademik yılında ise 874 bin 171 kişi yükseköğretim kurumlarından mezun olmuştur.</p>

<p>Bununla birlikte yükseköğretimdeki sayısal büyüklüğün önemli bir bölümü örgün, yüz yüze, nitelikli kamusal eğitim kapasitesinden değil; açık öğretim, uzaktan öğretim ve ikinci üniversite kayıtlarından kaynaklanmaktadır. Açık ve uzaktan öğretime kayıtlı öğrenci sayısının 3 milyonu aşması, yaklaşık 2 milyon öğrencinin ikinci üniversite kapsamında bulunması, yükseköğretimin kamusal ve nitelikli örgün eğitim temelinde değil, kitlesel kayıt ve diploma üretimi mantığıyla büyütüldüğünü göstermektedir.</p>

<p>Yükseköğretimde görev yapan öğretim elemanı sayısı 189 bin 868’dir. Bu sayının 157 bin 196’sı devlet üniversitelerinde, 32 bin 379’u vakıf üniversitelerinde görev yapmaktadır. Öğretim elemanlarının yaklaşık yüzde 52,8’i erkek, yüzde 47,2’si ise kadın akademisyenlerden oluşmaktadır. Kadın akademisyen oranı özellikle araştırma görevlisi düzeyinde görece güçlü görünse de profesörlük düzeyine ve karar alma mekanizmalarına çıkıldıkça bu oran belirgin biçimde düşmektedir.</p>

<p>Türkiye’de öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı genel olarak yaklaşık 33’tür. Devlet üniversitelerinde bu oranın vakıf üniversitelerine göre daha yüksek olması, kamusal yükseköğretimdeki kaynak ve kadro yetersizliğini açıkça göstermektedir. Öğrenci sayısındaki düşüşe rağmen öğretim kapasitesi, akademik kadro dağılımı, altyapı olanakları ve bölgesel eşitsizlikler bakımından sorunlar sürmektedir.</p>

<p>Bu tablo, yükseköğretimde temel sorunun yalnızca kaç üniversite ya da kaç öğrenci olduğu olmadığını ortaya koymaktadır. Asıl sorun, üniversitelerin bilimsel üretim, demokratik yönetim, yeterli akademik kadro, güçlü altyapı ve eşit erişim ilkeleriyle desteklenmemesidir. Öğrenci sayısındaki düşüşe rağmen nitelik sorununun devam etmesi, yükseköğretimde planlama krizinin sürdüğünü göstermektedir.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Merkezi Bütçeden Yükseköğretime Ayrılan Pay İhtiyacın Çok Gerisindedir</strong></p>

<p>2026 yılı yükseköğretim bütçesi görünürde artmış olsa da bu artış yükseköğretimin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. 2025 yılında 488 milyar 405 milyon TL olan yükseköğretim bütçesi, 2026 yılında 651 milyar 20 milyon TL’ye çıkarılmıştır. Nominal olarak yaklaşık yüzde 33’lük bir artıştan söz edilse de bütçenin yüzde 73,78’inin Personel ve SGK Devlet Primi giderlerinden oluşması, bilimsel araştırma, altyapı, öğrenci destekleri, barınma-beslenme olanakları ve üniversite emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştirme açısından bütçenin son derece sınırlı kaldığını göstermektedir.</p>

<p>Üniversitelerin merkezi bütçeden yeterli pay alamaması, onları giderek daha fazla öz gelir yaratmaya, katkı payı ve öğrenim ücretlerine, döner sermaye faaliyetlerine, şirketleşmiş proje ilişkilerine ve üniversite-sermaye iş birliklerine bağımlı hale getirmektedir. Bu durum üniversitelerin bilimsel bilgi üretme ve toplumsal faydayı esas alma işlevini zayıflatmakta; akademik üretimi piyasanın beklentilerine, araştırma gündemlerini ise sermayenin ihtiyaçlarına tabi kılmaktadır.</p>

<p>Yükseköğretim bütçesi yalnızca muhasebe kalemi değildir; üniversitelerin nasıl bir anlayışla yönetileceğinin de göstergesidir. Bilimsel, özerk, kamusal ve demokratik bir üniversite için bütçenin öğrenci desteklerini, akademik özgürlüğü, bilimsel araştırmayı, güvenli ve erişilebilir kampüsleri, idari ve teknik personelin haklarını güçlendirecek biçimde planlanması gerekir. Oysa mevcut bütçe yapısı, yükseköğretimin kamusal niteliğini güçlendirmek yerine var olan eşitsizlikleri sürdürmektedir.</p>

<p>AKP iktidarının yükseköğretim politikası, üniversiteleri kamusal finansmanla güçlendirmek yerine onları piyasa ilişkilerine ve sermaye ihtiyaçlarına daha fazla bağımlı hale getirmektedir. Üniversitelerin bütçe yetersizliğiyle baş başa bırakılması, bir yandan öğrencilerin eğitim hakkını zayıflatmakta, diğer yandan üniversite emekçilerinin iş yükünü artırmakta, ücret ve özlük haklarında kayıpları derinleştirmektedir.</p>

<p><strong>Öğrenci Yoksulluğu ve Toplumsal Eşitsizlikler Derinleşmektedir</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılında öğrenciler açısından yükseköğretimin en yakıcı başlıklarından biri barınma, beslenme ve geçim krizidir. Üniversiteyi kazanmak, öğrenciler için artık eğitim hakkına fiilen erişmek anlamına gelmemektedir. Öğrencinin okuyabilmesi; kalacak yer bulmasına, temel gıda giderlerini karşılayabilmesine, ulaşım masraflarını ödeyebilmesine ve eğitim materyallerine erişebilmesine bağlı hale gelmiştir.</p>

<p>2025-2026 eğitim-öğretim yılında KYK’ye bağlı 880 yurt binasına 1 milyon 3 bin 259 öğrenci yerleştirilebilmiştir. Örgün eğitimdeki 4 milyon 63 bin 774 öğrenci dikkate alındığında, yaklaşık dört öğrenciden yalnızca biri devlet yurtlarında barınabilmektedir. Bu tablo, barınmanın kamusal bir hak olarak örgütlenmediğini; öğrencilerin önemli bir bölümünün özel yurtlara, yüksek kiralara, aile desteğine ya da güvencesiz barınma biçimlerine mahkûm edildiğini göstermektedir.</p>

<p>Yurtlara yerleşebilen öğrenciler açısından da sorunlar bitmemektedir. Kalabalık odalar, kampüslerden uzak yerleşimler, ulaşım maliyetleri, sosyal alanların yetersizliği ve beslenme koşullarındaki bozulma öğrencilerin akademik ve sosyal yaşamını doğrudan etkilemektedir. KYK kredi ve burslarının 2026 yılı başında 4 bin TL’ye çıkarılmış olması, yüksek enflasyon ve temel yaşam giderlerindeki artış karşısında öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.</p>

<p>Öğrenci yoksulluğu yalnızca ekonomik bir sorun değildir; eğitim hakkının sınıfsal olarak daraltılması anlamına gelmektedir. Geçinebilmek için çalışmak zorunda kalan öğrenciler derslere düzenli katılamamakta, akademik başarıları olumsuz etkilenmekte, sosyal ve kültürel yaşama katılımları sınırlanmaktadır. Bu tablo, yükseköğretimi herkes için eşit bir hak olmaktan çıkarıp ekonomik gücü olanların sürdürebildiği bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.</p>

<p>Öğrenciler yalnızca ekonomik yoksunlukla değil, aynı zamanda demokratik haklarını kullanırken baskı ve soruşturmalarla da karşı karşıya kalmaktadır. Kampüslerde söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğü idari baskılarla sınırlandırılmakta; öğrencilerin talepleri çoğu zaman güvenlikçi politikalarla bastırılmaktadır. Kadın öğrenciler, LGBTİ+ öğrenciler, göçmen öğrenciler ve farklı kimliklerden gelen gençler üniversite yaşamında ayrımcılık, dışlanma ve güvensizlikle karşılaşmaktadır.</p>

<p>Bu koşullarda öğrencilerin yaşadığı yalnızlık, umutsuzluk ve gelecek kaygısı büyümektedir. Üniversite, gençler için özgürleşme, üretme, dayanışma ve kendini geliştirme alanı olması gerekirken; ekonomik baskı, sınav stresi, barınma sorunu, gelecek belirsizliği ve siyasal baskılarla örülü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmektedir.</p>

<p><strong>Merkezi Sınav Sistemi Öğrencilerin Geleceğini Belirsizliğe Terk Etmektedir</strong></p>

<p>Öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna bağlayan merkezi sınav sistemi, eğitimi öğrenme süreci olmaktan çıkarıp yarışa ve elemeye indirgeyen anlayışın en somut göstergesidir. Milyonlarca genç, yıllar boyunca sınav baskısı altında yaşamakta; aileler dershane, özel ders, kaynak kitap ve ulaşım giderleriyle ağır bir ekonomik yük altına girmektedir. Bu sistem, sınıfsal eşitsizlikleri azaltmak yerine yeniden üretmektedir.</p>

<p>2026-YKS’de yaşanan gelişmeler, merkezi sınav sisteminin yalnızca öğrenciler üzerinde baskı yaratan yapısını değil, aynı zamanda soru hazırlama, denetim ve değerlendirme süreçlerindeki sorunları da görünür hale getirmiştir. AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testindeki 20. sorunun iptal edilmesi ve AYT Matematik testindeki 23. sorunun doğru cevabının değiştirilmesi, milyonlarca öğrencinin geleceğini belirleyen bir sınavda hata payının ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.</p>

<p>Bu durum yalnızca “teknik hata” olarak geçiştirilemez. Sınav güvenliği gerekçesiyle okulların, sınıfların ve eğitim emekçilerinin sürekli denetim altında tutulduğu bir sistemde, soru hazırlama ve cevap anahtarı süreçlerinde ortaya çıkan hatalar, öğrenciler açısından adalet duygusunu zedelemekte ve sınava duyulan güveni sarsmaktadır.</p>

<p>Merkezi sınav sistemi, eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak bir yana, mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirmektedir. Ekonomik gücü olan öğrenciler özel ders, dershane, kaynak kitap ve sınav hazırlık olanaklarına daha kolay erişirken; yoksul öğrenciler bu yarışa dezavantajlı koşullarda katılmaktadır. Böylece sınav sistemi, başarıyı öğrencinin emeği kadar ailesinin ekonomik olanaklarına da bağımlı hale getirmektedir.</p>

<p>Asıl ihtiyaç, öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna mahkûm eden rekabetçi anlayıştan vazgeçilmesi; eğitimin bütün kademelerinde eşit, parasız, bilimsel ve nitelikli kamusal eğitim hakkının güvence altına alınmasıdır. Öğrencilerin geleceği sınav hatalarına, piyasa koşullarına ve rekabetçi eleme mekanizmalarına terk edilemez.</p>

<p><strong>Uluslararası Sıralamalar, Üniversitelerdeki Nitelik Kaybını Gizleyemez</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılında Türkiye’deki bazı yükseköğretim kurumlarının uluslararası sıralamalarda görünürlük elde etmesi, siyasi iktidar tarafından yükseköğretimde “başarı” göstergesi olarak sunulmaktadır. Oysa bu görünürlük, yükseköğretim sisteminin bütününe yayılan nitelik kaybını, akademik özgürlüklerin tasfiyesini, öğrencilerin ağırlaşan yaşam koşullarını ve üniversite emekçilerinin hak kayıplarını ortadan kaldırmamaktadır.</p>

<p>Uluslararası sıralamalar ağırlıklı olarak yayın sayısı, atıf oranı, uluslararası öğrenci ve akademisyen sayısı, işveren itibarı ve benzeri ölçütlere dayanmaktadır. Bu ölçütler; üniversitelerde bilimsel özgürlüğün varlığını, öğrencilerin barınma ve beslenme koşullarını, eğitim süreçlerinin demokratik niteliğini, kampüslerin güvenli ve kapsayıcı olup olmadığını, üniversite bileşenlerinin yönetime katılımını ya da kamusal erişim hakkını doğrudan ölçmemektedir. Bu nedenle sıralamalarda elde edilen sayısal görünürlük, üniversitelerin gerçek durumunu yansıtmaktan uzaktır.</p>

<p>AKP iktidarı, üniversiteleri bilimsel üretimin ve toplumsal yararın kurumları olarak güçlendirmek yerine, onları rekabetçi piyasa mantığına göre konumlandırmaktadır. Üniversiteler sıralamalardaki yerlerini yükseltmek için yayın ve proje baskısıyla kuşatılırken; öğrencilerin öğrenme süreçleri, akademisyenlerin özgür araştırma hakkı, idari ve teknik personelin çalışma koşulları geri plana itilmektedir. Bu yaklaşım, üniversiteyi kamusal bir hak alanı olmaktan çıkarıp performans, görünürlük ve piyasa ilişkileri üzerinden ölçülen bir kuruma dönüştürmektedir.</p>

<p>Sıralamalarda öne çıkan üniversitelerin büyük bölümünün İstanbul ve Ankara gibi merkezlerde yoğunlaşması, yükseköğretimdeki bölgesel eşitsizlikleri de açıkça göstermektedir. Anadolu’daki çok sayıda üniversite, yetersiz bütçe, akademik kadro eksikliği, altyapı sorunları ve merkezi yönetim baskısı altında nitelikli eğitim üretme kapasitesinden yoksun bırakılmaktadır. Böylece yükseköğretim sistemi, yalnızca sınıfsal değil, bölgesel eşitsizlikleri de yeniden üretmektedir.</p>

<p>Bu nedenle Eğitim Sen açısından asıl başarı ölçütü, üniversitelerin sıralamalarda kaç basamak yükseldiği değil; bilimsel özgürlüğün, laik ve kamusal eğitimin, akademik özerkliğin, öğrencilerin ve emekçilerin haklarının ne ölçüde güvence altına alındığıdır. Sıralama odaklı politikalar, üniversitelerdeki yapısal sorunları çözmemekte; tersine, piyasacı yükseköğretim anlayışını derinleştirerek nitelik sorununu görünmez kılmaktadır.</p>

<p><strong>Üniversitelere Yönelik Dinci-Gerici, Piyasacı ve Otoriter Müdahaleler Sürmektedir</strong></p>

<p>Üniversiteler, bilimsel bilginin üretildiği, eleştirel düşüncenin geliştiği, toplumsal sorunlara özgürce yanıt arandığı kamusal kurumlar olmalıdır. Ancak AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi boyunca yükseköğretim alanı; dinci-gerici, piyasacı, merkeziyetçi ve otoriter politikaların hedefi haline getirilmiştir. Üniversitelerin bilimsel, laik, demokratik ve özerk yapısı sistematik biçimde aşındırılmış; üniversite bileşenlerinin iradesi yok sayılmıştır.</p>

<p>Yükseköğretim Kurulu, 12 Eylül rejiminin ürünü olarak kurulduğu günden bu yana üniversiteler üzerindeki merkezi denetimin temel aracı olmuştur. AKP iktidarı ise YÖK’ün bu otoriter ve hiyerarşik yapısını daha da derinleştirerek üniversiteleri siyasal iktidarın ihtiyaçlarına göre hizalanan kurumlara dönüştürmüştür. Rektörlerin üniversite bileşenlerinin iradesiyle değil, merkezi siyasi otoritenin tercihiyle belirlenmesi, üniversitelerde akademik özerkliği ve demokratik yönetimi ortadan kaldırmaktadır.</p>

<p>Bu dönemde üniversiteler yalnızca piyasacı politikalarla değil, aynı zamanda dinci-gerici ideolojik müdahalelerle de kuşatılmıştır. Diyanet, müftülükler, tarikat-cemaat ağları ve çeşitli gerici yapılarla kurulan işbirlikleri, üniversitelerin laik ve bilimsel niteliğini zayıflatmaktadır. Üniversitelerde bilimsel bilgi üretimi yerine itaatkâr, sorgulamayan, biat eden bir kuşak yaratmayı hedefleyen etkinliklerin desteklenmesi; laik eğitim ilkesine ve üniversitenin evrensel bilimsel değerlerine açık bir saldırıdır.</p>

<p>AKP’nin yükseköğretim politikası, üniversiteyi hem piyasanın hem de dinci-gerici ideolojinin ihtiyaçlarına göre yeniden biçimlendirmeye dayanmaktadır. Bir yandan üniversite-sermaye işbirliği, döner sermaye, performans ve proje baskısı yaygınlaştırılırken; diğer yandan bilimsel düşüncenin yerine dinselleştirilmiş, milliyetçi, otoriter ve cinsiyetçi bir eğitim anlayışı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu iki yönelim birbirinden bağımsız değildir; piyasacı üniversite modeli ile dinci-gerici ideolojik kuşatma aynı siyasal projenin parçalarıdır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak üniversitelerin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine ve otoriter yönetim anlayışına teslim edilmesine karşı çıkıyoruz. Üniversiteler; bilimsel, laik, demokratik, özerk, kamusal ve özgür kurumlar olarak yeniden inşa edilmelidir.</p>

<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi Kararı, Vakıf Üniversiteleri Modelindeki Güvencesizliği Açığa Çıkarmıştır</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılının en çarpıcı gelişmelerinden biri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yaşanmıştır. 22 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile üniversitenin faaliyet izni kaldırılmış; yaklaşık 22 bin öğrenci ile binin üzerinde akademik ve idari personelin geleceği bir gecede belirsizliğe sürüklenmiştir. Kararın üç gün sonra yine Cumhurbaşkanı Kararı ile geri alınması, yükseköğretim alanında hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerinin ne ölçüde ortadan kaldırıldığını göstermektedir.</p>

<p>Bir üniversitenin hiçbir gerçek katılımcı süreç işletilmeden, üniversite bileşenlerinin görüşü alınmadan, öğrencilerin ve emekçilerin geleceği düşünülmeden bir gecede kapatılıp üç gün sonra yeniden açılması, yükseköğretimde keyfiliğin geldiği noktayı ortaya koymaktadır. Bu süreç yalnızca idari bir karar sorunu değildir; vakıf üniversitesi modelinin yapısal kırılganlığını, öğrencilerin eğitim hakkının ve emekçilerin iş güvencesinin sermaye ilişkilerine, vakıf yönetimlerine ve siyasal karar mekanizmalarına nasıl bağımlı hale getirildiğini açıkça göstermektedir.</p>

<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi örneği, yükseköğretimin ticarileştirilmesinin faturasının doğrudan öğrencilere, akademisyenlere, idari ve teknik personele kesildiğini göstermiştir. Vakıf üniversitelerinde çalışan emekçiler iş güvencesinden yoksun bırakılırken, öğrenciler de piyasa koşullarına ve kurumsal belirsizliklere terk edilmektedir. Eğitim hakkı, sermaye gruplarının el değiştirmesine, kayyım uygulamalarına ya da siyasal iktidarın keyfi kararlarına bağlı hale getirilemez.</p>

<p>Kararın geri alınmasını sağlayan temel güç, öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların, velilerin ve kamuoyunun ortak tepkisi olmuştur. Bu durum, üniversite bileşenlerinin dayanışmasının ve örgütlü mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Ancak kararın geri alınmış olması, vakıf üniversitesi modelindeki yapısal güvencesizliği ortadan kaldırmamıştır. Yükseköğretim, piyasa ilişkilerinin ve keyfi siyasal kararların alanı olmaktan çıkarılmalı; kamusal, demokratik ve güvenceli bir yapıya kavuşturulmalıdır.</p>

<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi’nde Kayyım Rejimi Akademik Özgürlüğü Hedef Almaya Devam Etmektedir</strong></p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından bu yana sürdürülen kayyım rektör düzeni, yükseköğretimde AKP’nin otoriter yönetim anlayışının en açık örneklerinden biridir. Üniversite bileşenlerinin iradesi yok sayılarak kurulan bu rejim, zaman içinde yalnızca bir yönetim krizi olmaktan çıkmış; akademisyenlere, öğrencilere, mezunlara ve çalışanlara yönelen sistematik bir baskı mekanizmasına dönüşmüştür.</p>

<p>Bu sürecin çarpıcı örneklerinden biri Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun yaşadıklarıdır. Üniversitedeki bir bilgi güvenliği zafiyetini ortaya çıkardıktan sonra görevinden uzaklaştırılan Tuğcu hakkında son dört yılda yirmiye yakın disiplin soruşturması açılmış; bu soruşturmaların önemli bölümü yargı ve disiplin kurulları tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Buna rağmen YÖK Yüksek Disiplin Kurulu, 5 Şubat 2026 tarihli kararıyla Tuğcu’nun kamu görevinden çıkarılmasına karar vermiş; karar ancak 20 Mayıs 2026’da tebliğ edilmiştir.</p>

<p>Bu süreç, kayyım rejiminin yalnızca yönetsel değil, aynı zamanda akademik özgürlükleri hedef alan bir tasfiye mekanizması olduğunu göstermektedir. Üniversite içinde eleştirel söz söyleyen, bilimsel ve etik sorumluluğunu yerine getiren, öğrencileriyle dayanışma kuran akademisyenler soruşturmalarla, görevden uzaklaştırmalarla, mobbingle ve ihraç tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlar münferit değildir. Türkiye’de üniversitelerin önemli bir bölümünde rektörlükler, üniversite bileşenlerinin demokratik iradesini değil, siyasal iktidarın tercihlerini esas alan bir yönetim anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış akademik özgürlüğü, ifade özgürlüğünü, sendikal hakları ve üniversite özerkliğini doğrudan hedef almaktadır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak kayyım rejimine, hukuksuz disiplin süreçlerine ve akademik tasfiyelere karşı bilimsel, demokratik ve özerk üniversite mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Prof. Dr. Tuna Tuğcu başta olmak üzere hukuksuz biçimde görevinden edilen tüm akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi, üniversitelerde demokratik işleyişin yeniden kurulması ve kayyım düzeninin son bulması gerekmektedir.</p>

<p><strong>Barış Akademisyenleri ve Hukuksuzca İhraç Edilen Kamu Emekçileri Görevlerine İade Edilmelidir</strong></p>

<p>11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıklanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan Barış Akademisyenleri, savaş politikalarına karşı barışı, yaşam hakkını ve demokratik çözümü savundukları için ağır bir siyasal ve hukuki baskı sürecinin hedefi haline getirilmiştir. Aradan on yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, imzaları nedeniyle üniversitelerinden ihraç edilen akademisyenlerin büyük bölümü hâlâ görevlerine iade edilmemiştir.</p>

<p>OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerle yüzlerce akademisyen ve kamu emekçisi hukuksuz biçimde ihraç edilmiş; yalnızca çalışma hakları değil, sosyal hakları, mesleki itibarı ve kamusal yaşama katılım olanakları da hedef alınmıştır. Bu süreçte adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkeleri sistematik biçimde ihlal edilmiştir. Barış talebinin cezalandırılması, üniversitelerde bilimsel özgürlüğe ve ifade özgürlüğüne yönelmiş en ağır saldırılardan biri olarak tarihe geçmiştir.</p>

<p>Barış Akademisyenlerinin yaşadığı hukuksuzluk, yalnızca bireysel bir mağduriyet değil; Türkiye’de üniversitelerin nasıl susturulmak istendiğinin açık göstergesidir. İktidar, bilim insanlarının toplumsal sorunlara dair söz kurmasını, savaş politikalarını eleştirmesini, insan hakları ihlallerine karşı çıkmasını cezalandırarak üniversiteleri sessizleştirmeyi hedeflemiştir.</p>

<p>Bu hukuksuzluk artık daha fazla sürdürülemez. Başta Barış Akademisyenleri olmak üzere KHK’lerle ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmeli; hak kayıpları giderilmeli; akademik özgürlük, ifade özgürlüğü ve sendikal haklar üzerindeki tüm baskılar kaldırılmalıdır. Üniversitelerde barışı, bilimi, özgürlüğü ve demokratik yaşamı savunmak suç değildir.</p>

<p><strong>YÖK’ün Lisans Sürelerini Kısaltma Hamlesi Bilimsel Eğitime Karşı Piyasacı Bir Müdahaledir</strong></p>

<p>YÖK’ün lisans programlarının üç yılda tamamlanmasına yönelik hazırlığı, yükseköğretimde niteliği artırma amacı taşımayan; aksine eğitimi hızlandırılmış, sıkıştırılmış ve piyasanın ihtiyaçlarına göre esnekleştirilmiş bir yapıya dönüştürmeyi hedefleyen piyasacı bir müdahaledir. Aralık 2025’te duyurulan “üç sömestr” modeliyle akademik takvime yaz aylarını kapsayan üçüncü bir dönem eklenmesi ve lisans eğitiminin 2026-2027 akademik yılından itibaren üç yılda tamamlanmasının hedeflenmesi, üniversite bileşenleriyle gerçek bir istişare yürütülmeden gündeme getirilmiştir.</p>

<p>Bu tür düzenlemeler, yükseköğretimdeki temel sorunları çözmek bir yana, öğrenciler ve eğitim emekçileri üzerindeki baskıyı artıracaktır. Öğrenciler açısından daha yoğun, daha hızlı ve daha maliyetli bir eğitim süreci ortaya çıkarken; akademisyenler açısından ders yükü, sınav yükü, danışmanlık ve idari görevler daha da ağırlaşacaktır. Yaz aylarının akademik takvime eklenmesi, öğrencilerin çalışma, dinlenme, staj, araştırma ve sosyal yaşam olanaklarını da daraltacaktır.</p>

<p>Lisans eğitiminin niteliği, sürenin mekanik biçimde kısaltılmasıyla artırılamaz. Bilimsel eğitim; öğrencinin düşünme, araştırma, tartışma, üretme ve toplumsal sorunlarla bağ kurma süreçlerine zaman tanıyan bütünlüklü bir yapıyı gerektirir. Üç yıla sıkıştırılmış bir lisans modeli, üniversiteyi bilimsel gelişim alanı olmaktan uzaklaştırarak hızlı diploma üretim merkezine dönüştürme riski taşımaktadır.</p>

<p>YÖK’ün bu hamlesi, AKP’nin yükseköğretimi piyasanın esnek işgücü ihtiyacına göre yeniden düzenleme politikasının parçasıdır. Üniversite eğitimi, sermayenin kısa vadeli istihdam beklentilerine göre değil; kamusal yarar, bilimsel gelişim, eleştirel düşünce ve toplumsal eşitlik ilkelerine göre planlanmalıdır. Eğitim Sen olarak, üniversite bileşenlerinin katılımı olmadan, bilimsel veri ve etki analizi paylaşılmadan, tepeden inme biçimde dayatılan bu düzenlemeye karşı çıkıyoruz.</p>

<p><strong>Yükseköğretim Emekçilerinin Ekonomik, Özlük ve Demokratik Hak Kayıpları Derinleşmektedir</strong></p>

<p>Yükseköğretimde yaşanan kriz yalnızca öğrencileri değil, üniversitelerde çalışan tüm eğitim ve bilim emekçilerini doğrudan etkilemektedir. Akademik personel, idari ve teknik personel, araştırma görevlileri, sözleşmeli ve güvencesiz çalışanlar; düşük ücretler, ağırlaşan iş yükü, keyfi görevlendirmeler, mobbing, kadro sorunları ve siyasal baskılarla karşı karşıyadır.</p>

<p>Üniversitelerin giderek şirket mantığıyla yönetilmesi, özellikle idari ve teknik personel üzerinde ağır bir angarya düzeni yaratmaktadır. Akademik personele tanınan bazı ödemelerin idari ve teknik personele yansıtılmaması, eşit işe eşit ücret ilkesinin açık ihlalidir. Üniversite bütünlüklü bir kamusal hizmet alanıdır; bu hizmet yalnızca akademisyenlerin değil, idari, teknik, yardımcı ve destek personelin emeğiyle yürütülmektedir. Buna rağmen üniversite emekçileri arasında ücret, özlük hakkı ve statü bakımından ayrımcı uygulamalar sürdürülmektedir.</p>

<p>Araştırma görevlileri açısından güvencesizlik temel sorun olmaya devam etmektedir. 50/d statüsünde çalışan araştırma görevlileri iş güvencesinden yoksun bırakılmakta; 33/a kadrosuna geçiş hakkı sınırlandırılmakta; kadro bekleme süreçleri akademik baskı ve mobbing aracına dönüşmektedir. Bu durum yalnızca araştırma görevlilerinin geleceğini değil, bilimsel üretimin sürekliliğini ve üniversitelerin akademik niteliğini de zayıflatmaktadır.</p>

<p>Ekonomik kriz koşullarında üniversite emekçilerinin ücretleri hızla erirken, barınma, ulaşım, gıda ve sağlık giderleri karşılanamaz hale gelmektedir. Buna karşın tasarruf politikaları adı altında kamusal hizmetlerin yükü emekçilere bindirilmekte; eksik kadrolar nedeniyle mevcut çalışanların iş yükü artırılmaktadır. Üniversite emekçileri hem ekonomik yoksullaşmayla hem de siyasal-idari baskılarla kuşatılmaktadır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak yükseköğretim emekçilerinin insanca yaşayacak ücret, güvenceli istihdam, eşit işe eşit ücret, demokratik çalışma ortamı ve sendikal hak taleplerinin takipçisi olacağız. Üniversitelerde 13-b/4 gibi keyfi görevlendirme araçlarına son verilmeli; araştırma görevlileri güvenceli kadroya kavuşturulmalı; idari ve teknik personele yükseköğretim tazminatı ve üniversite ödeneği dâhil tüm haklar eşit biçimde yansıtılmalıdır.</p>

<p><strong>Sendikal Faaliyetlere Yönelik Baskılar Son Bulmalıdır</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılında öğrencilerin demokratik hak ve taleplerine sahip çıkan eğitim ve bilim emekçileri de idari ve adli baskılarla karşı karşıya kalmıştır. Üniversitelerde öğrencilerin barınma, beslenme, özgür ve demokratik üniversite taleplerinin yanında duran; bilimsel, laik ve kamusal eğitim hakkını savunan sendikal faaliyetler soruşturma ve cezalandırma konusu yapılmak istenmiştir.</p>

<p>Eğitim Sen’in öğrencilerin haklı ve meşru taleplerine sahip çıkması, sendikal sorumluluğunun gereğidir. Üniversite bileşenlerinin iradesini savunmak, öğrencilerin demokratik haklarına sahip çıkmak, baskılara karşı söz kurmak suç değildir. Buna rağmen sendikal kararları uygulayan üyelerimizin soruşturmalara maruz bırakılması, sendikal faaliyetin kriminalize edilmeye çalışıldığını göstermektedir.</p>

<p>Sendikal hak ve özgürlükler anayasal güvence altındadır. Eğitim ve bilim emekçilerinin iş bırakma, açıklama yapma, öğrencilerle dayanışma gösterme, üniversite yönetimlerini eleştirme ve demokratik talepler etrafında örgütlenme hakkı engellenemez. Sendikal faaliyetin suç gibi gösterilmesi, yalnızca sendikamıza değil, bütün emek ve demokrasi güçlerine yönelmiş bir saldırıdır.</p>

<p>Eğitim Sen olarak sendikal faaliyetlerimize yönelik her türlü baskıya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversitelerde özgür, demokratik ve bilimsel yaşamı savunmak; öğrencilerin ve emekçilerin haklarını birlikte büyütmek bizim tarihsel sorumluluğumuzdur.</p>

<p><strong>Sonuç: Kamusal, Bilimsel, Laik, Demokratik ve Özerk Üniversite Mücadelesini Büyüteceğiz</strong></p>

<p>2025-2026 akademik yılı, Türkiye’de yükseköğretim alanında biriken yapısal krizin daha da derinleştiği bir dönem olmuştur. Öğrenci sayısındaki gerileme, açık ve uzaktan öğretime dayalı büyüme, barınma ve beslenme krizinin sürmesi, merkezi sınav sistemindeki güven kaybı, üniversitelerde kayyım rejimi, Barış Akademisyenlerinin iade edilmemesi, lisans sürelerini kısaltma girişimi ve üniversite emekçilerinin hak kayıpları bu krizin başlıca göstergeleridir.</p>

<p>AKP iktidarının 24 yıllık yönetimi boyunca yükseköğretim; piyasacı, dinci-gerici, merkeziyetçi ve otoriter politikalarla kuşatılmıştır. Üniversiteler bilimsel özgürlüğün, laikliğin, eleştirel düşüncenin ve toplumsal yararın kurumları olmaktan uzaklaştırılmak istenmiş; öğrenciler müşteri, akademisyenler performans baskısı altında çalışan üretim birimleri, idari ve teknik personel ise görünmez emek gücü olarak konumlandırılmıştır.</p>

<p>Bu tabloyu değiştirecek olan, üniversite bileşenlerinin ortak ve örgütlü mücadelesidir. Öğrencilerin eğitim, barınma, beslenme ve demokratik katılım hakkı; akademisyenlerin bilimsel özgürlüğü; idari ve teknik personelin eşit ve güvenceli çalışma hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Üniversite ancak tüm bileşenleriyle birlikte demokratikleşebilir.</p>

<p>Eğitim Sen olarak yükseköğretimin piyasaya, saraya, tarikat-cemaat ilişkilerine, kayyım rejimine ve otoriter yönetim anlayışına teslim edilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversitelerin kamusal, bilimsel, laik, demokratik, özerk ve özgür kurumlar olarak yeniden inşası için öğrencilerle, akademisyenlerle, idari ve teknik personelle, tüm üniversite bileşenleriyle birlikte mücadeleyi büyüteceğiz.</p>

<p></p>

<p><strong>EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/egitim-sen-2025-2026-akademik-yili-yuksekogretimde-cok-yonlu-krizin-derinlestigi-bir-donem-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/yob-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="74556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turuncu Holding merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 25 gözaltı kararı, 25 şirkete kayyum]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turuncu-holding-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonu-25-gozalti-karari-25-sirkete-kayyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turuncu-holding-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonu-25-gozalti-karari-25-sirkete-kayyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık gelirlerinin aklandığı iddiasıyla Turuncu Holding AŞ merkezli geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, gruba bağlı 25 şirkete kayyum atandı.</p>

<p>Başsavcılık bünyesindeki Terörizmin Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.</p>

<h3>25 şüpheli hakkında gözaltı kararı</h3>

<p>Soruşturmanın, <strong>7258 Sayılı Futbol ve Diğer Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet</strong> suçuna yönelik yürütüldüğü belirtilirken, yasa dışı bahis organizasyonlarına iştirak ettikleri değerlendirilen 25 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.</p>

<p>Ayrıca Turuncu Holding AŞ ile bağlantılı olduğu belirlenen 25 şirketin yönetimine mahkeme kararıyla kayyum atandı.</p>

<h3>MASAK ve Merkez Bankası raporları incelendi</h3>

<p>Soruşturma kapsamında başta Türk Elektronik Para AŞ (Param) olmak üzere Turuncu Holding bünyesindeki şirketler ve bağlı kuruluşlar mercek altına alındı.</p>

<p>İncelemelerde;</p>

<ul>
 <li>MASAK raporları,</li>
 <li>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın denetim ve inceleme raporları,</li>
 <li>Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) bildirimleri,</li>
 <li>açık kaynak araştırmaları ve kurum kayıtları</li>
</ul>

<p>değerlendirildi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde sistem üzerinden yüksek hacimli şüpheli finansal işlemlerin gerçekleştirildiği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yasa dışı gelirlerin aklandığı iddiası</h3>

<p>Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, bazı hesapların yasa dışı bahis ve dolandırıcılık faaliyetleriyle bağlantılı kişilere ait olduğu belirlendi.</p>

<p>Başsavcılık, suçtan elde edilen gelirlerin farklı hesaplara aktarıldığını, çeşitli finansal kanallar kullanılarak kaynağının gizlenmeye çalışıldığını ve bu yöntemle kara para aklama faaliyetinin gerçekleştirildiğini değerlendirdi.</p>

<h3>Üç ilde eş zamanlı operasyon</h3>

<p>İstanbul, Ankara ve İzmir'de düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar yürütülürken, çok sayıda dijital materyale de inceleme yapılmak üzere el konuldu.</p>

<p>Soruşturmanın, elde edilen dijital deliller ve mali incelemeler doğrultusunda çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turuncu-holding-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonu-25-gozalti-karari-25-sirkete-kayyum</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2025/09/son-dakika-son.gif" type="image/jpeg" length="34825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: "Ahbap Derneği soruşturması genişleyebilir"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma ve Haluk Levent'in gözaltı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda sürdüğünü belirterek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının incelendiğini ve soruşturmanın genişleyebileceğini söyledi.</p>

<p>Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Gürlek, devam eden soruşturmanın gizliliğine dikkat çekti.</p>

<p>Ahbap Derneği'ne yönelik operasyonlara ilişkin bilgi veren Gürlek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Şu an soruşturma devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde operasyonlar yürütülüyor. İlk aşamada 22 adet gözaltı oldu. MASAK raporları inceleniyor. Soruşturma genişleyebilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Gürlek, soruşturmanın selameti açısından ayrıntılı değerlendirme yapmayacağını belirterek, sürecin adli makamlar tarafından yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında ilk etapta 22 kişi hakkında gözaltı işlemi uygulanırken, soruşturmanın mali incelemeler doğrultusunda yeni aşamalara taşınabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adalet-bakani-gurlek-ahbap-dernegi-sorusturmasi-genisleyebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/akin-gurlek-3.jpg" type="image/jpeg" length="94699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Ayhan Barut'tan emekli maaşı tepkisi: "Emeklilere 'Yaşama, öl' deniliyor"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/chpli-ayhan-baruttan-emekli-maasi-tepkisi-emeklilere-yasama-ol-deniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/chpli-ayhan-baruttan-emekli-maasi-tepkisi-emeklilere-yasama-ol-deniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA</strong> – CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, TBMM'de görüşülen en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini öngören düzenlemeye tepki gösterdi. Barut, teklifin emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, "Açlık sınırının 36 bin, yoksulluk sınırının 116 bin lirayı geçtiği bugün emeklilere dayatılan 23 bin 552 liralık maaş düzenlemesi, emeklilerimize 'Yaşamayın, ölün' dayatmasıdır" dedi.</p>

<h3>"İnsanca yaşam koşulları sağlanmıyor"</h3>

<p>Meclis'te görüşülen düzenlemenin milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm getirmediğini ifade eden Barut, artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve temel ihtiyaçlara gelen zamlar karşısında belirlenen maaşın yetersiz olduğunu söyledi.</p>

<p>Bekâr bir çalışanın yaşam maliyetinin 46 bin lirayı aştığını belirten Barut, "Bu gerçekler ortadayken en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına yönelik düzenleme, milyonlarca emeklimize hakarettir, çilenin sürdürülmesidir. AKP iktidarı, emeklilerin insanca yaşam koşullarına kavuşmasını değil, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeninin sürmesini istiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Haklarını istiyorlar, sadaka değil"</h3>

<p>Emeklilerin uzun yıllar çalışarak ülkeye hizmet ettiğini vurgulayan Barut, ekonomik koşullar nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyledi.</p>

<p>Elektrik, doğalgaz, ulaşım ve kira giderlerindeki artışların emeklileri ağır bir yük altında bıraktığını ifade eden Barut, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Yaşamını çalışarak ülkesine ve milletine adayan emeklilerimiz artık büyük bir darboğazın içindedir. Elektrik, doğalgaz, ulaşım ve kira fiyatlarındaki fahiş artışlar bir yana, etten süte en temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale getirilen emeklilerimiz ay sonunu getiremediği gibi torunlarına harçlık veremez olmuştur."</p>
</blockquote>

<h3>"Emekliler sandıkta hesap soracak"</h3>

<p>Emeklilerin sadaka değil, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığı olan haklarını talep ettiğini belirten CHP'li Barut, en düşük emekli maaşının insanca yaşamı sağlayacak düzeyde belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Barut, "Emeklilerin sadaka değil haklarını istediği unutulmamalı, açlık, yoksulluk ve sefalet düzeni son bulmalıdır. Emeklilerimize 'Yaşama, öl' dayatmasından vazgeçilmeli, yaşadıkları çile bitirilmelidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/chpli-ayhan-baruttan-emekli-maasi-tepkisi-emeklilere-yasama-ol-deniliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/ayhan-barut-okul-siddet.jpg" type="image/jpeg" length="30944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli: "Ankara küresel siyasetin rotasını çizdi"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/bahceli-ankara-kuresel-siyasetin-rotasini-cizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/bahceli-ankara-kuresel-siyasetin-rotasini-cizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada NATO Zirvesi'ni değerlendirerek, Ankara'nın uluslararası siyasette üstlendiği role dikkat çekti. Bahçeli, "Tarihin bazı perdeleri vardır. Sadece geçmişte olup biteni göstermekle kalmaz. İçinde yaşadığımız zamana da çarpıcı bir şekilde ayna olur." dedi.</p>

<p>Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına yeniden başlarken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Konuşmasının başında yurt içi ve yurt dışındaki vatandaşlara seslenen Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yeniden bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.</p>

<p>NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Ankara'nın uluslararası diplomasi açısından önemli bir merkez haline geldiğini savunarak, "Ankara küresel siyasetin rotasını çizdi." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin yeni dönemde stratejik tartışmaların merkezinde yer aldığını dile getiren Bahçeli, zirvenin bu açıdan önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında tarihin bugünü anlamadaki rolüne de değinen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Tarihin bazı perdeleri vardır. Sadece geçmişte olup biteni göstermekle kalmaz. İçinde yaşadığımız zamana da çarpıcı bir şekilde ayna olur. Henüz görünmeyenin işaretlerini, bilinmeyenlerin haberini ve geleceğin muhtemel istikametlerini de aynı anda sezdirir."</p>
</blockquote>

<p>Bahçeli, devlet başkanlarının katıldığı uluslararası toplantıların yalnızca diplomatik temaslardan ibaret olmadığını belirterek şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p>"Bazı meclisler vardır ki yüzeyde yalnızca devlet başkanlarının teşekküllerinden ibaret görünse de derinlerdeki niyetleri, milletlerin karakterlerini, saklı kalmış güç merkezlerini ve zamanın henüz duyulmayan ayak seslerini tek bir mekanda düğümler."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/bahceli-ankara-kuresel-siyasetin-rotasini-cizdi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/bahceli-2.jpg" type="image/jpeg" length="63065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Cengiz Çiçek'ten Ağaç A.Ş. işçileri için soru önergesi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-partili-cengiz-cicekten-agac-as-iscileri-icin-soru-onergesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-partili-cengiz-cicekten-agac-as-iscileri-icin-soru-onergesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Ağaç A.Ş.'de "güvenlik soruşturması" ve "arşiv araştırması" gerekçesiyle işten çıkarılan işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na yazılı soru önergesi sundu.</p>

<p>Çiçek, 100'ü aşkın işçinin uzun yıllardır aynı işyerinde çalışmasına rağmen güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması gerekçe gösterilerek işten çıkarıldığını belirtti. Mevcut mevzuata göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yalnızca kamu görevine ilk veya yeniden giriş aşamasında uygulanması gerektiğini vurgulayan Çiçek, çalışma sürecinde ise ilgili disiplin hükümlerinin esas alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>"Hak ihlallerine yol açıyor"</h3>

<p>Önergede, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yasal sınırların ötesinde mükerrer biçimde uygulanmasının çalışma hakkının yanı sıra kişisel verilerin korunması hakkını, masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını da ihlal ettiği savunuldu.</p>

<p>Çiçek, hukuki dayanak olmaksızın özel nitelikli kişisel verilere erişilmesi ve bu bilgilerin çok sayıda kişiyle paylaşılmasının ciddi hak ihlallerine neden olduğunu belirterek, uygulamanın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.</p>

<h3>"Sendikal nedenle işten çıkarma iddiası araştırılmalı"</h3>

<p>İşten çıkarılan işçilerin önemli bölümünün DİSK'e bağlı BTO-SEN sendikasında örgütlü olduğuna dikkat çeken Çiçek, işten çıkarmaların sendikal hak ve özgürlükler yönünden de incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Daha önce aynı gerekçelerle işten çıkarılan bazı işçilerin açtıkları işe iade davalarını kazanmalarına rağmen fiilen görevlerine başlatılmadıklarının kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Çiçek, yaklaşık üç aydır işlerine dönmek için mücadele eden Ağaç A.Ş. işçilerinin taleplerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3>Bakan Işıkhan'a 8 soru</h3>

<p>DEM Partili Cengiz Çiçek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'dan şu konularda açıklama istedi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Ağaç A.Ş.'de güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması gerekçesiyle hangi yıl kaç işçinin işten çıkarıldığı,</li>
 <li>İBB iştiraklerinde aynı gerekçeyle işten çıkarılan işçi sayısının ne olduğu,</li>
 <li>Uzun yıllardır çalışan işçilere yeniden güvenlik soruşturması uygulanmasına ilişkin Bakanlığın herhangi bir inceleme veya düzenleme yapıp yapmayacağı,</li>
 <li>Bu gerekçelerle işten çıkarılan işçilerin durumuna ilişkin çalışma mevzuatı kapsamında inceleme yürütülüp yürütülmeyeceği,</li>
 <li>Ağaç A.Ş.'de bu nedenle işten çıkarılan işçilerden kaçının işe iade davasını kazandığı ve kaçının fiilen görevine başlatıldığı,</li>
 <li>İşten çıkarmaların sendikal örgütlenmeyle bağlantısına ilişkin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı,</li>
 <li>Son beş yılda belediyeler ve belediye şirketlerinde güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması gerekçesiyle işten çıkarılan işçi sayısı ile bu fesihlerden kaçının mahkemelerce geçersiz sayıldığı,</li>
 <li>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının keyfi işten çıkarmaların gerekçesi olarak kullanılmasını önlemeye yönelik Bakanlığın bir çalışma yürütüp yürütmediği.</li>
</ul>

<p>Çiçek, çalışma hakkının, sendikal örgütlenme özgürlüğünün ve hukuk güvenliği ilkesinin idari uygulamalarla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, Bakanlığın konuya ilişkin gerekli incelemeleri yapması gerektiğini ifade etti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-partili-cengiz-cicekten-agac-as-iscileri-icin-soru-onergesi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/1733223664625-high-res-image-3-1-1.png" type="image/jpeg" length="60113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="49198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p itemprop="description"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="75974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="35356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="97927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="57052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="71528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="54594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="16545"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="82837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="29329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="68517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="82287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="88086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi Habere Güven 6. Yaşını Dayanışma Sofrasında Kutladı</strong></h2>

<p><strong>Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı</strong></p>

<p><strong>Altı yıldır emeğin, özgürlüğün, doğanın, kadınların ve tüm kimliklerin sesi olan Habere Güven, 6. kuruluş yıldönümünü onlarca dost, kurum ve yoldaşıyla birlikte kutladı. “Dayanışma Sofrası” etkinliği, gerçeğin, umudun ve direnişin buluşma noktası oldu.</strong></p>

<p>Habere Güven, yayın hayatına başlamasının 6. yıldönümünü <strong>“Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında Buluşma”</strong> sloganıyla kutladı.<br />
Adana Reşatbey Mahallesi’ndeki Zarafet Ocakbaşı’nda düzenlenen etkinliğe sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, milletvekili, belediye başkanı, kadın ve çevre örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Bu anlamlı buluşmada basın özgürlüğüne, örgütlü mücadeleye ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar, Habere Güven’in altı yıldır yürüttüğü bağımsız ve halktan yana yayıncılığın Türkiye’deki toplumsal muhalefet için önemli bir ses olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olduk”</strong></p>

<p>Habere Güven adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Altı yıl önce, karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olmak için yola çıktık. Gerçeği yazdık, halkın sesi olduk. Çünkü biliyoruz ki, milyonlarca okur gerçeğe susamıştı.<br />
Habere Güven, ilk günden bu yana emeğin, barışın, özgürlüğün, doğanın, kadınların, çocukların ve tüm kimliklerin sesi olmayı ilke edinmiştir.<br />
Sadece haber aktarmakla kalmadık; toplumsal hafızayı yarınlara taşımayı görev bildik. Doğru, tarafsız ve sorumlu habercilik ilkesiyle çıktığımız bu onurlu yolculukta, dayanışma soframızla bir kez daha gerçeğin yanında olduğumuzu ilan ettik.”</p>

<p><strong>Basın, Emek ve Demokrasi Güçleri Bir Aradaydı</strong></p>

<p>Dayanışma yemeğinde Habere Güven’in dostları da söz aldı. Katılımcılar, Habere Güven’in fedakârca, tarafsız ve halkın çıkarlarını önceleyen habercilik anlayışının Türkiye basınındaki özgürlük mücadelesi için örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Konuşma yapan isimler arasında;<br />
<strong>Önceki Dönem CHP Milletvekillerinden Prof. Dr. Aytuğ Atıcı</strong>,<br />
<strong>Önceki Dönem Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca</strong>,<br />
<strong>CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Özgürtan Çığ</strong>,<br />
<strong>KESK’li KHK’li Münir Korkmaz</strong>,<br />
<strong>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin</strong>,<br />
<strong>Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube Başkanı Sema Akgün</strong>,<br />
<strong>Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı</strong> ve<br />
<strong>Eğitim Sen Önceki Dönem Örgütlenme Sekreteri Günay Reşit Serttaşar</strong> yer aldı.</p>

<p>Katılımcılar, Habere Güven’in yalnızca bir haber portalı değil, “gerçeğin ve direnişin sesi” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Dayanışma Sofrası halkın ortak vicdanının buluşma yeriydi”</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde dayanışma vurgusu öne çıktı.<br />
Habere Güven dostları, **“Dayanışma Sofrası”**nı sadece bir kutlama değil, “gerçeğin, umudun ve direnişin ortak masası” olarak tanımladı:</p>

<p>“Birleşik tutumun önemine dikkat çektik. Çünkü herhangi bir çıkar gözetmeksizin sadece gerçeğin peşinden gitmeyi şiar edinen bizlerin sesi; toplumun ortak vicdanı ile buluştuğu ölçüde anlam kazanır.”</p>

<p>Etkinlikte, <strong>sendikalar</strong>, <strong>emek ve meslek örgütleri</strong>, <strong>insan hakları savunucuları</strong>, <strong>KHK’liler</strong>, <strong>inanç temsilcileri</strong>, <strong>kadın örgütleri</strong>, <strong>ekoloji hareketleri</strong>, <strong>gençler</strong>, <strong>akademisyenler</strong>, <strong>sanatçılar</strong> ve <strong>yerel yöneticiler</strong> bir araya geldi.<br />
Katılım, “<strong>basına, özgürlüklere, demokrasiye ve toplumsal barışa verilen güçlü bir destek</strong>” olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Duvarların Ardındaki Dostlara Selam</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde, tutuklu belediye başkanları ve hak savunucuları da unutulmadı.</p>

<p>“Bu sofrada duvarların ardında olan dostlarımız da vardı. Haksız ve hukuksuz süreçlerin mağduru olan belediye başkanları, sendikacılar, gazeteciler, politik tutsaklar da bizimleydi. Bedenleri tutsak ama nefesleri bizde.”</p>

<p>Habere Güven dostları, dayanışma sofralarında <strong>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar</strong>,<br />
<strong>Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin</strong>,<br />
<strong>Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar</strong>,<br />
<strong>Avukat Celal Tekin</strong> ve<br />
<strong>Özcan Zenger</strong>’i anarak onların mücadelesine selam gönderdi.</p>

<p>“Bu mücadelede dostlarımızın seslerinin kısılmasına asla izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz: Barışın dili halkların umududur, direnişin yankısı en gür sesimizdir.”</p>

<p><strong>Katılamayanlardan Mesaj Desteği</strong></p>

<p>Dayanışma Sofrası’na katılamayan çok sayıda siyasetçi ve temsilci, gönderdikleri mesajlarla Habere Güven’in 6. yılını kutladı.<br />
Mesaj gönderenler arasında;<br />
<strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları</strong>,<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut</strong>,<br />
<strong>CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Müzeyyen Şevkin</strong>,<br />
<strong>CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar</strong>,<br />
<strong>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun</strong>,<br />
<strong>DEM Parti Mersin Milletvekilleri Av. Ali Bozan ve Perihan Koca</strong>,</p>

<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın,<br />
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu</strong> yer aldı.</p>

<p>Mesajlarda, Habere Güven’in “basın alanında direnişin, hakikatin ve halkın sesi” olarak sürdürdüğü mücadeleye övgüyle değinildi.</p>

<p><strong>“Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi”</strong></p>

<p>Habere Güven, altı yıldır olduğu gibi bundan sonra da “birleşik mücadelenin basın alanındaki sesi” olma kararlılığını yineledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Gerçeği savunmak, halkın sesine ses katmak, zulmün karanlığında hakikatin ışığını taşımak bizim görevimizdir.<br />
Bu sofrada buluşan her dostumuz, bu mücadelede kalemin ve gerçeğin tarafında olduğunu bir kez daha ilan etmiştir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-21-133853-1.png" type="image/jpeg" length="76320"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
