<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 23:46:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Biltes Koleji emekçileri aylardır maaş alamadıklarını belirtti: Sendikadan eylem]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/biltes-koleji-emekcileri-aylardir-maas-alamadiklarini-belirtti-sendikadan-eylem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/biltes-koleji-emekcileri-aylardir-maas-alamadiklarini-belirtti-sendikadan-eylem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>Biltes Koleji emekçileri aylardır maaş alamıyor: Sendikadan yönetim ve MEB'e tepki</h2>

<p><strong>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Biltes Koleji Göktürk Kampüsü önünde eylem gerçekleştirdi. Sendika, öğretmenlerin yanı sıra servis, temizlik, yemekhane ve idari personelin aylardır ücretlerini alamadığını belirterek okul yönetimine ve Milli Eğitim Bakanlığı'na tepki gösterdi. Eylemde BES kesintilerinin akıbeti, okulun yönetim değişikliği ve çalışanların ödenmeyen hakları gündeme getirildi.</strong></p>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile Biltes Koleji emekçileri, okulun Göktürk Kampüsü önünde bir araya geldi. Eylemde, aylardır maaşlarını alamadıklarını belirten eğitim emekçileri, okul yönetimine ve yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Eylem sırasında sendika üyeleri, <strong>“Patronlara değil, öğretmene güvence”</strong>, <strong>“Ücret hakkımız gasbedilemez”</strong>, <strong>“Patronların kölesi olmayacağız”</strong> sloganları attı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h4TNp3VbpWs" title="Biltes Koleji emekçileri aylardır maaş alamadıklarını belirtti: Sendikadan eylem" width="1105"></iframe></p>

<h3>Film etkinliği tepkisi</h3>

<p>Sendika temsilcisi, okulda veliler ve öğrenciler için yapılması planlanan film etkinliğinin, velilerin emekten yana tutumu nedeniyle iptal edildiğini belirterek velilere teşekkür etti.</p>

<p>Okul yönetimine seslenen sendika temsilcisi, emekçilerin aylardır ücretlerini alamadığı bir ortamda etkinlik düzenlenmesini eleştirdi.</p>

<p>“Emekçiler aylardır ücret alamıyor. Öğrencilerin ve velilerin durumunun ne olacağı belli değil. Bunların üstüne film gösterimiyle mi kapatacaksınız?” diyen temsilci, okul yönetiminden velilere, öğrencilere ve eğitim emekçilerine açık bir açıklama yapılmasını istedi.</p>

<h3>“Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ücretleri ödenmedi”</h3>

<p>Basın açıklamasında, Biltes Eğitim Kurumları'nın Kağıthane, Sadabat ve Göktürk kampüslerinde görev yapan öğretmenlerin yanı sıra servis şoförleri, temizlik ve kat hizmetleri, yemekhane ve idari personelin de ücretlerini alamadığı ileri sürüldü.</p>

<p>Sendika, <strong>Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin ücretlerin ödenmemesi nedeniyle çalışanların ağır mağduriyet yaşadığını</strong> belirtti.</p>

<p>Açıklamada, “Ücretlerimizi alamamamız bugün burada olmamızın ana nedenidir” denildi.</p>

<h3>BES kesintilerinin akıbetini sordular</h3>

<p>Eylemde gündeme getirilen bir diğer konu ise çalışanların maaşlarından yapıldığı belirtilen BES kesintileri oldu.</p>

<p>Sendika, özellikle yeni başlayan ve kampüs değişikliği yapan bazı çalışanların maaşlarından ekim ayından itibaren BES adı altında düzenli kesintiler yapıldığını, ancak bu kesintilerin çalışanların e-Devlet ve Türkiye Hayat ve Emeklilik sistemlerinde görünmediğini öne sürdü.</p>

<p>Sendika yönetimden şu sorulara yanıt istedi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çalışanlardan yapılan BES kesintileri hangi kuruma aktarıldı?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kesintiler hangi tarihlerde yatırıldı?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kesintilere ilişkin resmi kayıt ve dekontlar mevcut mu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışanların maaşlarından yapılan kesintilerin akıbeti nedir?</p>
 </li>
</ul>

<p>Sendika, eksik aktarım bulunması halinde kesintilerin derhal tamamlanmasını talep etti.</p>

<h3>Okulun devri ve yeni yönetim tartışması</h3>

<p>Basın açıklamasında okulun yönetimindeki değişikliğe de değinildi. Sendikanın aktardığına göre, okulun kurucusu Ahmet Can Uysal, temmuz ayının başında kurumları Adana'da yaşayan Serkan Tekin isimli bir kişiye resmî olarak devretti. Sendika ise okul yönetiminin Bakırköy Kent Eğitim Koleji sahibi Atilla Altuntaş tarafından yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>Sendika, Altuntaş'ın yönetimi devralmasının ardından okulda tadilat, iç dizayn ve bahçe düzenleme çalışmalarının başlatıldığını belirterek, çalışanların aylardır ücretlerini alamadığı bir dönemde bu harcamaların yapılmasını eleştirdi.</p>

<p>Sendika temsilcisi, <strong>“Biltes Koleji emekçileri aylardır emeğinin karşılığını alamazken yeni patron Atilla Altuntaş'ın ilk iş olarak tadilat işlemlerini başlatması kabul edilemez”</strong> dedi.</p>

<h3>“Ahmet Can Uysal'a ulaşılamıyor” iddiası</h3>

<p>Eylemde okulun eski kurucusu Ahmet Can Uysal hakkında da çeşitli iddialar gündeme getirildi.</p>

<p>Sendika temsilcisi, Uysal'a ulaşılamadığını ve kendisinin Bulgaristan'a kaçtığının söylendiğini belirtti. Ayrıca sendikaya ulaştığı ifade edilen bazı bilgilerde Uysal'ın veliler adına senet yaptığı ve bu senetlerle kredi çektiğinin öne sürüldüğü aktarıldı.</p>

<p>Sendika, bu iddiaların araştırılması çağrısında bulunarak, <strong>“Bunlar doğru mu?”</strong> diye sordu.</p>

<p>Söz konusu iddialarla ilgili açıklamada herhangi bir resmi belge paylaşılmazken, Uysal'ın ve ilgili diğer tarafların konuya ilişkin açıklamalarının kamuoyunun bilgilenmesi açısından önemli olduğu belirtildi.</p>

<h3>Yeni yönetime: “Bizimle masaya oturmak zorundasın”</h3>

<p>Sendika, Biltes Koleji'nin yeni yönetiminden Atilla Altuntaş'a da çağrıda bulundu.</p>

<p>Günlerdir Altuntaş'a ulaşmaya çalıştıklarını ancak geri dönüş alamadıklarını belirten sendika, okulun genel kurul temsilcisinin kendileriyle iletişim kurduğunu ancak mali konularda yetkili olmadığı gerekçesiyle Altuntaş ile doğrudan görüşmek istediklerini açıkladı.</p>

<p>Sendika temsilcisi, Altuntaş'a hitaben, <strong>“Okulu aldın. Sen bizimle görüşmek zorundasın. Arkadaşlarımızın alacaklarını ödemek zorundasın. Yaşanan durumdan Ahmet Can Uysal kadar sen de sorumlusun”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Sendikanın talepleri</h3>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, eylemde taleplerini de sıraladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendika;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ödenmeyen tüm maaş ve ücretlerin derhal ve eksiksiz ödenmesini,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışanların kıdem, ihbar ve diğer tüm yasal işçilik alacaklarının hesaplanarak ödenmesini,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Maaşlardan yapıldığı belirtilen BES kesintilerinin hangi kuruma aktarıldığının belgeleriyle açıklanmasını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eksik BES aktarımı varsa bunların tamamlanmasını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kurumların devir ve yönetim değişiklikleri konusunda çalışanlara ve velilere resmi ve şeffaf bilgi verilmesini,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Veliler tarafından yapılan ödemelerin hangi tüzel kişiliğe aktarıldığının ve tahsilatların hukuki ve mali dayanağının açıklanmasını,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışanların sözleşmeleri ve işçilik haklarının mevzuata uygun biçimde değerlendirilmesini,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tüm çalışanların mağduriyetlerinin daha fazla büyümeden giderilmesini talep etti.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sendika, taleplerin yalnızca öğretmenlerin değil; servis, temizlik, yemekhane ve idari hizmetlerde çalışan tüm emekçilerin ortak talepleri olduğunu vurguladı.</p>

<h3>“Eylemlerimiz devam edecek”</h3>

<p>Açıklamada, taleplerin karşılanmaması halinde eylemlerin Biltes Koleji kampüslerinde ve Bakırköy Kent Eğitim Koleji'nde sürdürüleceği bildirildi.</p>

<p>Sendika temsilcisi, velilere de çağrıda bulunarak eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin geleceği açısından yaşanan sürecin takip edilmesini istedi.</p>

<p>Eylem, <strong>“Her okula sendika girecek”</strong>, <strong>“Hiçbir eğitim emekçisinin emeğinin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz”</strong> mesajlarıyla sona erdi.</p>

<p>Sendika, okul yönetimine bir kez daha çağrı yaparak eğitim emekçileriyle masaya oturulmasını istedi. Eylemde son olarak <strong>“Ücret hakkımız gasbedilemez”</strong> sloganı atıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/biltes-koleji-emekcileri-aylardir-maas-alamadiklarini-belirtti-sendikadan-eylem</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-193528.png" type="image/jpeg" length="76974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcak İklimde Termal Bebek Çantası Kullanım Önlemleri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sicak-iklimde-termal-bebek-cantasi-kullanim-onlemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sicak-iklimde-termal-bebek-cantasi-kullanim-onlemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temmuz öğleninde Antalya'da park eden bir aracın kabini kısa sürede ısınır. Termal bebek çantası; biberonu, mama kutusunu ve suyu yalıtım katmanlı bir termal bölmede tutan taşıma düzenidir. Sıcak iklimde termal bölmenin görevi, dış hava ile içerideki biberon arasındaki sıcaklık farkını yavaşlatmaktır. Çantanın araçta nereye konulduğu ve termal cebin kaç kez açıldığı sonucu doğrudan değiştirir.</p>

<p>Antalya çevresinde yapılan yolculuk, sahil ile şehir merkezi arasında sık mola getirir. Vikose koleksiyonundaki Rio modeli; termal bölmesi, geniş iç hacmi ve suya dayanıklı yüzeyiyle bu rutine uyum sağlar. Yalıtım katmanı, hazır mamanın ve biberonun sıcaklığını yol boyunca daha uzun süre korur. Suya dayanıklı yüzey ise terleyen şişeden gelen neme karşı kısa temaslarda direnç gösterir. Kum Beji ya da Haki gibi açık tonlar, güneşte bekleyen bir gövdede toz izini daha az belli eder.</p>

<h2>Antalya Sıcağında Çanta İçindeki Sıcaklık Nasıl Değişir?</h2>

<p>Araç kapalı bekletildiğinde kabin havası dışarıdan daha hızlı ısınır. Doğrudan güneş gören koltuğa konulan çantanın suya dayanıklı yüzeyi de sıcaklık toplar. Termal bölme bu farkı yavaşlatır, sabit bir derece taahhüt etmez. Termal cebin konumu ile fermuarın açılma sıklığı, biberondaki sıcaklığı belirleyen iki ayrı etkendir.</p>

<p>• Çanta gölgede kalan arka koltuk tabanına konur ve termal bölme yukarı bakar</p>

<p>• Torpido üstü ile arka cam önü hiçbir aşamada kullanılmaz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>• Termal bölme evden çıkarken son adımda biberon ve mama kutusuyla doldurulur</p>

<p>• Termal cebin fermuarı her kullanımdan sonra hemen kapatılır</p>

<p>• Molada kabin havası cam açılarak tazelenir, çanta gölgeye alınır</p>

<h2>Uzun Araç Yolculuğunda Termal Bölme Nasıl Kullanılır?</h2>

<p>Yol boyunca termal bölme tek amaçla ayrılır. Hazır mama, biberon, mama kutusu ve su bu cepte toplanır; ıslak mendil, bez ve yedek kıyafet ana göze gider. Termal cep ne kadar az açılırsa yalıtım katmanı sıcaklığı o kadar uzun korur. Bölmeden yalnızca sıcaklık koruması beklenir, saklama süresi ebeveynin planına göre kısa tutulur.</p>

<p>Sıcak iklimde kullanılacak <a href="https://vikose.com/collections/bebek-cantasi"rel="dofollow"><strong>termal bebek çantası</strong></a> modelleri; termal bölme hacmi, suya dayanıklı yüzey dokusu ve çok bölmeli iç düzen bakımından karşılaştırılır. Rio modelinde termal cep ana gözden ayrı durur, emzik ve ıslak mendil ön cepte kalır. Vegan deri gövde ile kanvas kumaş gövde arasındaki fark da yaz kullanımında hissedilir.</p>

<h2>Suya Dayanıklı Yüzey Araç İçinde Ne İşe Yarar?</h2>

<p>Yaz yolculuğunda soğuk şişenin dışında nem birikir. Suya dayanıklı yüzey, bu nemin kanvas kumaşa hızla işlemesini geciktirir. Koltuğa damlayan su, bez ile silindiğinde yüzeyde iz bırakmaz. Gövde su geçirmez sayılmaz; suya dayanıklı yüzey ile içerideki sıvı geçirmez astar birbirini tamamlayan iki ayrı katmandır.</p>

<p>Mola yerinde masa üstü çoğu zaman ıslak olur. Çanta bu zeminde kısa süre beklediğinde suya dayanıklı yüzey nemi hemen emmez. Dönüşte temizlik nemli bez ile yapılır, makine yıkaması uygulanmaz. Kuruma işlemi gölgede ve termal bölme fermuarı açık halde tamamlanır. Vegan deri yüzeyde kalan nem izleri kuru bezle alınır.</p>

<h2>Rio Modeliyle Yol Düzeni Kurma Adımları</h2>

<p>Rio, geniş iç hacmi ve çok bölmeli iç düzeniyle uzun yol için tercih edilir. Termal bölme, ana göz, ön cep ve yan göz farklı eşya gruplarını birbirinden ayrı tutar. Aşağıdaki sıra, araca binmeden önce beş dakikada tamamlanır.</p>

<p>1. Termal bölmeyi biberon, mama kutusu ve suyla son adımda doldurun</p>

<p>2. Islak mendil, emzik ve neopren alt açma pedini ön cebe alın</p>

<p>3. Yedek kıyafet, zıbın ve ince battaniyeyi ana göze katlayarak dizin</p>

<p>4. Araç anahtarı ile cüzdanı dış cebe, telefonu yan göze yerleştirin</p>

<p>5. Ergonomik omuz askısını kısaltın ve çantayı gölgedeki koltuk tabanına koyun</p>

<h2>Mola Saatlerine Göre Bölme Kullanımı</h2>

<p>Yolculuk tek bir düzenle geçmez. Her aşamada farklı bölme öne çıkar. Aşağıdaki tablo dört aşamayı, öne çıkan bölmeyi ve sıcak iklimde dikkat edilen noktayı gösterir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Yolculuk Aşaması</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Öne Çıkan Bölme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Sıcak İklim Notu</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Evden çıkış</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Termal bölme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Biberon ve mama kutusu en son yerleştirilir</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Araç içi seyir</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Ana göz ve yan göz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Yedek kıyafet ile ince battaniye gölgede durur</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Mola durağı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Suya dayanıklı yüzey</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Masadaki nem kuru bezle alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Varış sonrası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Sıvı geçirmez astar</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Ana göz boşaltılır, astar nemli bezle silinir</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<h2>Sıcak Yolculukta Kaçınılması Gereken Uygulamalar</h2>

<p>Yaz günlerinde bazı alışkanlıklar hem çantayı hem içeriği yıpratır. Aşağıdaki maddeler yola çıkmadan önce kontrol edilir.</p>

<p>• Çantayı kapalı araçta saatlerce güneş altında bırakmayın</p>

<p>• Termal bölmeye ıslak bez, kirli zıbın veya kullanılmış yedek kıyafet koymayın</p>

<p>• Suya dayanıklı yüzeyi doğrudan sıcak hava üfleyerek kurutmayın</p>

<p>• Çantayı denize ya da havuz kenarındaki suya sokmayın</p>

<p>• Ana gözü fermuarı zorlayacak kadar doldurup yola çıkmayın</p>

<p>Vegan deri ve kanvas kumaş gövdeler yaz sıcağında farklı davranır. Vegan deri yüzey nemi nemli bezle kolay bırakır, kanvas kumaş ise gölgede daha çabuk havalanır. Termal bölmenin yalıtım katmanı her iki gövdede aynı işi görür. Rio gibi geniş iç hacimli bir modelde ana göz, varışta fermuarı açık bırakılarak havalandırılır.</p>

<h2>Antalya İçin Renk Seçimi Ve İlk Kullanım Kontrolleri</h2>

<p>Satış çevrimiçi yapılır, Antalya'da mağaza bulunmaz ve çanta kargoyla adrese ulaşır. Kutu açıldığında termal bölme, sıvı geçirmez astar ve ergonomik omuz askısı tek tek kontrol edilir. Suya dayanıklı yüzey nemli bezle silinip gölgede kurutulduktan sonra ilk yolculuğa hazırlanır. Rio modelinde termal cep fermuarı, çanta boşken bir kez açılıp kapatılır.</p>

<h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2>

<h3>Sıcak Havada Çanta Araçta Nereye Konulmalı?</h3>

<p>Çanta, doğrudan güneş almayan arka koltuk tabanına konulur. Torpido üstü ve arka cam önü gün boyu ısındığı için tercih edilmez. Araç uzun süre park edilecekse çanta içeri alınır. Bu yerleşim, termal bölmenin sıcaklık farkını yavaşlatma süresini uzatır ve suya dayanıklı yüzeyin gereksiz ısınmasını önler. Ana gözdeki yedek kıyafet de böylece serin kalır.</p>

<h3>Termal Bölmeye Soğuk Su Şişesi Konulabilir Mi?</h3>

<p>Evet. Termal bölme yalıtım katmanıyla çalıştığı için soğuk içeriği de dış sıcaklıktan bir süre ayırır. Şişe yola çıkmadan hemen önce yerleştirilir ve termal cep fermuarı kapalı tutulur. Bölme yalnızca sıcaklık koruması amacıyla kullanılır, başka bir işlev üstlenmez. Terleyen şişe nem bıraktığında sıvı geçirmez astar nemli bezle silinir ve gölgede kurutulur.</p>

<h3>Uzun Yolculukta Termal Bölme Kaç Kez Açılmalı?</h3>

<p>Bölme, ihtiyaç anında ve mola sayısı kadar açılır. Her açılışta sıcak hava içeri girer, yalıtım katmanının koruduğu fark azalır. Beş saatlik bir yolculukta iki ya da üç açılış çoğu plan için yeterli olur. Biberon ve mama kutusu tek seferde alınır, termal cep hemen kapatılır. Emzik ile ıslak mendil ön cepte tutulursa termal bölme gereksiz açılmaz.</p>

<h3>Antalya Yolculuğu İçin Hangi Hacim Yeterli Olur?</h3>

<p>Günübirlik sahil çıkışında orta hacimli bir model yeterli kalır. İki gece kalınacak bir yolculukta geniş iç hacim sunan Rio gibi modeller rahatlık sağlar. Belirleyici olan kişi sayısı, yedek kıyafet adedi ve termal bölmeye girecek biberon sayısıdır. Ana gözde ince battaniye taşınacaksa bir üst hacim seçilir. Çapraz taşıma ve ergonomik omuz askısı da sıcakta konforu etkiler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sicak-iklimde-termal-bebek-cantasi-kullanim-onlemleri</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-16-at-142620.jpeg" type="image/jpeg" length="62287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dört yaşındaki çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasını zorla çıkarmaya çalışan kişi gözaltında]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dort-yasindaki-cocugun-uzerindeki-fenerbahce-formasini-zorla-cikarmaya-calisan-kisi-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dort-yasindaki-cocugun-uzerindeki-fenerbahce-formasini-zorla-cikarmaya-calisan-kisi-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında dört yaşındaki çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasını zorla çıkarmaya çalışan kişi gözaltında.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında 4 yaşındaki çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasını zorla çıkarmaya çalışan kişinin Şenel Akdemir olduğu ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Akdemir hakkında 6222 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 109/3-f maddesi kapsamında soruşturma başlatıldığını ve gözaltı kararı verildiğini açıkladı. Akdemir’in sosyal medyada tuz ve tuzlu su üzerinden çeşitli hastalıklara, aralarında kansere de yer vererek, alternatif tedavi iddialarında bulunduğu görüldü.</strong></h3>
</blockquote>

<h2>Maçın önüne geçen görüntüler</h2>

<p>Trendyol Süper Lig'in ilk haftasında Eryaman Stadı'nda oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe karşılaşması, sahadaki mücadeleden çok tribünde yaşanan skandalla gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerbirliği'nin Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ettiği karşılaşmada, 4 yaşındaki oğluyla tribünde bulunan bir baba, çocuğunun üzerindeki Fenerbahçe forması nedeniyle bir taraftarın tepkisiyle karşılaştı. Görüntülere göre taraftar, küçük çocuğun formasını çıkarması için ısrar etti.</p>

<p>Çevredeki taraftarların müdahalesine rağmen sakinleşmeyen kişi, polislerin bulunduğu noktada da çocuğun üzerine yürümeyi sürdürdü.</p>

<h2>Polis çocuğu korumak için formasını değiştirdi</h2>

<p>Yaşanan gerilim sırasında görevli polis memuru müdahale ederek küçük çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasının üzerine kendi tişörtünü giydirdi.</p>

<p>Görüntülerin sosyal medyada hızla yayılması üzerine olay büyük tepki çekti. Özellikle küçük yaştaki bir çocuğun takım forması nedeniyle tribünde hedef alınması, sporun temel değerleri ve tribün kültürü açısından tartışma yarattı.</p>

<p>Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.</p>

<h2>Başsavcılık: Gözaltı kararı verildi</h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Eryaman Stadı'ndaki Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında küçük bir çocuğun formasının çıkarttırılmaya çalışılması üzerine şüpheli hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında, şüpheli hakkında <strong>6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun</strong> ile <strong>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-f maddeleri</strong> uyarınca işlem yapıldığı ve gözaltı kararı verildiği belirtildi.</p>

<p>Şüphelinin gece saatlerinde gözaltına alındığı öğrenildi.</p>

<h2>Şüphelinin Şenel Akdemir olduğu ortaya çıktı</h2>

<p>Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından olayın şüphelisinin <strong>Şenel Akdemir</strong> olduğu bilgisi gündeme geldi.</p>

<p>Akdemir'in geçmişte sosyal medya hesaplarında sağlık ve alternatif tedavi konusunda çeşitli paylaşımlar yaptığı görüldü. İnternette yer alan eski içeriklerde Akdemir'in tuz, tuzlu su ve Himalaya tuzu üzerinden çeşitli hastalıkların tedavisine ilişkin iddialarda bulunduğu görülüyor.</p>

<p>Bir internet yazısında Akdemir'in Ankara'da Himalaya tuzu üzerinden "tedavi" uygulamaları yaptığı ve çeşitli rahatsızlıklar konusunda iddialarda bulunduğu aktarılmıştı.</p>

<p>Akdemir'in sosyal medya içeriklerinin arama sonuçlarına yansıyan örneklerinde ise tuzlu suyun kanserle ilişkisine dair bilimsel dayanağı bulunmayan iddialar yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada Akdemir'e yönelik "sahte bilimci" ve "şarlatan" suçlamaları gündeme gelirken, bu nitelendirmelerin hukuki bir hüküm değil, sosyal medya ve kamuoyundaki tepkileri ifade ettiği özellikle belirtilmeli.</p>

<h2>Gençlerbirliği'nden anlamlı davet</h2>

<p>Olayın ardından Gençlerbirliği Spor Kulübü de açıklama yaparak yaşananları kabul edilemez bulduğunu belirtti.</p>

<p>Kulüp, tribünde yaşanan olay nedeniyle küçük çocuk ve babasını Fenerbahçe formalarıyla kulüp tesislerine davet etti.</p>

<p>Kulübün yaklaşımı, tribünlerde takım rekabetinin çocuklara yönelik baskı ve saldırganlığa dönüşmemesi gerektiği yönündeki mesajıyla dikkat çekti.</p>

<h2>Spor rekabeti çocuğa yöneltilemez</h2>

<p>Futbol tribünlerinde rakip takım formasına yönelik tepki Türkiye'de zaman zaman gerilimlere neden olsa da bu olay, tartışmayı doğrudan çocukların güvenliği ve tribün kültürü boyutuna taşıdı.</p>

<p>Henüz 4 yaşındaki bir çocuğun üzerinde hangi takımın formasını taşıdığı üzerinden hedef alınması, futbolun rekabet sınırlarının nerede çizilmesi gerektiği tartışmasını yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Öte yandan 6222 sayılı yasa kapsamında yürütülen soruşturmanın sonucunda Akdemir hakkında uygulanacak adli işlemler, savcılık soruşturması ve yargı sürecinin ardından netleşecek.</p>

<h2>Maçın sonucu da Gençlerbirliği lehine oldu</h2>

<p>Skandal görüntülerin gölgesinde kalan karşılaşmada Gençlerbirliği, Süper Lig'in açılış haftasında Fenerbahçe'yi <strong>2-1</strong> mağlup etti.</p>

<p>Fenerbahçe karşılaşmaya Talisca'nın golüyle önde başlarken, Gençlerbirliği Franco Tongya ve Oğulcan Ülgün'ün golleriyle geri dönerek sahadan üç puanla ayrıldı. Karşılaşma 15 Ağustos 2026'da Eryaman Stadı'nda oynandı.</p>

<p>Ancak gecenin asıl gündemi skor değil, tribünde bir çocuğun takım forması nedeniyle yaşadığı gerilim ve sonrasında başlatılan adli soruşturma oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dort-yasindaki-cocugun-uzerindeki-fenerbahce-formasini-zorla-cikarmaya-calisan-kisi-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-133044.png" type="image/jpeg" length="67641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk zeytinyağına ABD’den yüzde 12,5 ek vergi tepkisi: “Fatura zeytin üreticisine çıkacak”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turk-zeytinyagina-abdden-yuzde-125-ek-vergi-tepkisi-fatura-zeytin-ureticisine-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turk-zeytinyagina-abdden-yuzde-125-ek-vergi-tepkisi-fatura-zeytin-ureticisine-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, ABD’nin Türk zeytinyağına uyguladığı yüzde 12,5’lik ilave vergiye tepki gösterdi. Bakırlıoğlu, yeni sezon öncesinde zeytin üreticisinin düşük fiyatlar, artan maliyetler ve azalan destekler nedeniyle zor durumda olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MANİSA</strong> – Yeni sezon hazırlıkları sürerken zeytin üreticisinin sorunlarına dikkat çeken Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Akhisar’da zeytin bahçesinde açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl zeytinde yüksek rekolte beklendiğini belirten Bakırlıoğlu, üreticinin bereketli sezon beklentisine rağmen ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Zeytinin başkenti Manisa’da, Akhisar’dayız. Ağaçlarımızın maşallahı var. Ürün bol, bereketli bir sezon bizi bekliyor” diyen Bakırlıoğlu, zeytin üretiminin bu yıl 450-500 bin ton seviyelerine ulaşmasının beklendiğini söyledi.</p>

<p>Ancak yüksek rekoltenin üretici açısından tek başına sevindirici olmadığını belirten Bakırlıoğlu, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının düşük seyretmesine karşılık üretim maliyetlerinin yükseldiğini dile getirdi.</p>

<h2>“Üretici hem maliyet hem destek kaybıyla karşı karşıya”</h2>

<p>Zeytin üreticisinin son yıllarda artan girdi maliyetleri nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu savunan Bakırlıoğlu, desteklemelerde yaşanan değişikliklerin de üreticiyi zorladığını söyledi.</p>

<p>Önceki yıllarda dane zeytin ve zeytinyağı için verilen desteklerin artık bulunmadığını belirten Bakırlıoğlu, “Üretici hem artan maliyetlerle mücadele ediyor hem de daha önce aldığı desteklerden mahrum bırakılıyor” dedi.</p>

<h2>ABD’nin vergisine tepki</h2>

<p>Bakırlıoğlu’nun açıklamasındaki bir diğer gündem ise ABD’nin Türk zeytinyağına getirdiğini belirttiği <strong>yüzde 12,5’lik ilave vergi</strong> oldu.</p>

<p>ABD pazarının Türkiye açısından önemli ihracat noktalarından biri olduğunu belirten Bakırlıoğlu, söz konusu verginin Türk zeytinyağının uluslararası pazardaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Tunus’tan ABD’ye yapılan zeytinyağı ihracatında sıfır vergi uygulanırken Türkiye ürünlerine yüzde 12,5 ilave vergi getirilmesini eleştiren Bakırlıoğlu, bu durumun Türk üreticisi açısından haksız rekabet oluşturduğunu savundu.</p>

<h2>“Bu nasıl ortaklık?”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkiye de değinen Bakırlıoğlu, hükümetin ABD ile yürüttüğü ticari ilişkilerde Türk üreticisinin çıkarlarını yeterince koruyamadığını ileri sürdü.</p>

<p>Bakırlıoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump’a ‘dostum’ diyor. Trump da Erdoğan için ‘harika bir insan, çok önemli bir ortak’ diyor. Peki sonuç ne? Türkiye taviz üzerine taviz verirken, Türk zeytinyağına yüzde 12,5 ilave vergi geliyor. Bu nasıl ortaklık? Bu nasıl işbirliği?” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin uluslararası ticaret anlaşmalarında üreticinin çıkarlarını gözetmesi gerektiğini vurgulayan Bakırlıoğlu, anlaşmaların maliyetinin Türk çiftçisine ve zeytin üreticisine yüklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2>“Ticaret Bakanlığı derhal harekete geçmeli”</h2>

<p>Ticaret Bakanlığı’na çağrıda bulunan Bakırlıoğlu, Türk zeytinyağına uygulanan ilave verginin kaldırılması için diplomatik ve ticari girişimlerin hızlandırılmasını istedi.</p>

<p>Verginin ihracatçı ve üretici üzerinde baskı oluşturacağını savunan Bakırlıoğlu, Türkiye’nin önemli pazarlarından birini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.</p>

<p>Bakırlıoğlu, “Bu verginin faturası ihracatçıya, üreticiye ve nihayetinde Türk zeytincisine çıkacak. Türkiye’nin çok önemli bir pazarını kaybetme riski var. Ticaret Bakanlığı derhal adım atmalı, Türk zeytinyağının rekabet gücünü korumalıdır” dedi.</p>

<p>Zeytinciliğin yalnızca bir ihracat kalemi olmadığını vurgulayan Bakırlıoğlu, yaşanan sorunun Türkiye genelinde binlerce üreticinin geçimini doğrudan etkilediğini belirterek açıklamasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turk-zeytinyagina-abdden-yuzde-125-ek-vergi-tepkisi-fatura-zeytin-ureticisine-cikacak</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/ahmet-vehbi-bakirlioglu-3.JPG" type="image/jpeg" length="91316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak 17 Ağustos Depreminin Yıl Dönümü Dolayısıyla Açıklama Yaptı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/insaat-muhendisleri-odasi-adana-sube-baskani-hidir-cak-17-agustos-depreminin-yil-donumu-dolayisiyla-aciklama-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/insaat-muhendisleri-odasi-adana-sube-baskani-hidir-cak-17-agustos-depreminin-yil-donumu-dolayisiyla-aciklama-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Marmara Depreminin 27. Yılında Değişmeyen Gerçek: Deprem Riski Biliniyor Ancak Yapı Stoku Hâlâ Belirsiz!</strong></p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak 17 Ağustos Depreminin Yıl Dönümü dolayısıyla açıklama yaptığı açıklamada; ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunun, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağının bilindiğini ama hangi yapıların risk taşıdığının bilinmediği belirterek; Türkiye’nin bütün yapı stokunun bilimsel, güncel, şeffaf ve sürekli yenilenen bir envanterinin oluşturulmasının elzem olduğunu vurguladı.</p>

<p>Hıdır Çak açıklamasında şu sözlere yer verdi:</p>

<p>“17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yılında, depremde yaşamını yitiren yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz.</p>

<p>17 Ağustos 1999 Depremi, tarihimizin en sarsıcı, en can yakıcı afetlerinden biri olmasının yanı sıra, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği, depremlere yaklaşımın ve afet politikalarının yeniden ele alınmasının zorunlu hale geldiği bir dönüm noktası oldu. Büyük can ve mal kayıplarına yol açan Marmara Depremi, depremin kendisinin değil, gerekli önlemler alınmadığında yıkıcı sonuçlara yol açan yapı üretimi ve kentleşme anlayışının asıl sorun olduğunu açıkça ortaya koydu.</p>

<p>Elbette aradan geçen 27 yıl, ülkemizin deprem gerçeğini değiştirmedi. Aksine, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan her deprem, bu gerçeği yeniden hatırlattı. 2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler ülkemizin deprem tehlikesiyle birlikte kırılgan yapı stokunu da gözler önüne serdi. Her depremde, vaktiyle yapılması gerekenlerin yapılmadığını tekrar tekrar gördük.</p>

<p>Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz?</p>

<p>Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz.</p>

<p><strong>Riskli Yapılar Olduğunu Biliyoruz, Ama Hangi Yapılar Riskli Bilmiyoruz</strong></p>

<p>Türkiye’de milyonlarca yapının deprem açısından risk taşıdığı, en yetkili kurumların açıklamalarında dahi ifade edilmektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmî açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiği belirtilmektedir. İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli, toplam 1,5 milyon konutun ise dönüşmesi gerektiği de ifade edilmektedir.</p>

<p>Ancak riskin büyüklüğünü tahmin etmek ile riskin nerede olduğunu bilmek aynı şey değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu, bu açıdan önemli bir tablo ortaya koymaktadır. Rapora göre 2025 yılında 6306 sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30.007 yapı için riskli yapı tespiti yapılmıştır. Bu yapıların içerdiği toplam bağımsız bölüm sayısı 194.381’dir; bunun 167.560’ı konut, 26.821’i işyeridir. Aynı yıl 11.940 riskli yapı yıktırılmış, bu yapıların içerdiği 59.329 bağımsız bölüm yıkım kapsamına girmiştir.</p>

<p>Daha çarpıcı olan ise 2012 yılından 2025 yılı sonuna kadar oluşan kümülatif tablodur. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı verilerine göre bu dönemde 319.551 binada riskli yapı tespiti yapılmış, bu yapıların içerdiği 1.272.863 bağımsız bölüm riskli olarak tespit edilmiştir. Aynı dönemde 291.144 binanın yıkımı gerçekleştirilmiş, yıkılan binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısı 1.088.165 olmuştur.</p>

<p>Halihazırda 6 milyon bağımsız bölümün riskli olduğu tahmin ediliyorken aradan geçen 13 yılda yalnızca 1 milyon civarı bağımsız bölümün yıkılmış olması, kat edilen mesafenin çok düşük olduğunu göstermektedir. 13 yılda yıkılanın 6 katı kadar daha yapının yıkılması ya da dönüştürülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Ülkemizin ihtiyacı, yalnızca riskli olduğu ihbar edilen veya çeşitli çalışmalar sonucunda tespit edilen yapıların kayıt altına alınması değildir. Türkiye’nin bütün yapı stokunun bilimsel, güncel, şeffaf ve sürekli yenilenen bir envanterinin oluşturulmasıdır.</p>

<p>27 yıl önce milat kabul edilen 17 Ağustos’un ardından hazırlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nda yapı stoku envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanması öngörülmüştü. Ancak bugün hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanterine sahip değiliz. Yıllardır dile getirdiğimiz bu eksiklik, deprem riskinin yönetilmesinin önündeki en temel sorunlardan biridir.</p>

<p><strong>Yapının Yaşı Kadar, Yapının Geçmişi de Önemlidir</strong></p>

<p>Türkiye’de yapıların risk tahmini büyük ölçüde yapım yılına göre belirlenmektedir. Oysa yapının güvenliği yalnızca binanın yapım yılı üzerinden değerlendirilemez. Bir binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği ve inşa edildiği kadar, kullanım sürecinde taşıyıcı sistemine herhangi bir müdahale yapılıp yapılmadığı da belirleyicidir.</p>

<p>Zemin katta duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlere müdahale edilmesi, kaçak kat veya eklentiler yapılması, kullanım amacının değiştirilmesi ve taşıyıcı sistemi etkileyen tadilatlar yapı güvenliğini doğrudan etkileyebilmektedir. Buna rağmen yapıların kullanım sürecinde düzenli ve sistematik bir teknik denetimden geçirilmemesi önemli bir güvenlik açığı yaratmaktadır.</p>

<p><strong>Yeni Binalar Ne Kadar Güvenli?</strong></p>

<p>Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi kadar, bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesini engellemek de zorunludur. Nitekim 6 Şubat depremlerinde yeni sayılan bazı binaların da yıkılmış olması kamuoyunda endişeleri daha da artırmıştır.</p>

<p>Güvenli yapı üretimi; doğru zemin araştırmasından doğru projelendirmeye, nitelikli malzeme ve uygulamadan etkin yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bütünlüklü bir mühendislik sürecidir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik, yapı güvenliğini doğrudan etkiler.</p>

<p>Bu nedenle yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamusal yarar ve yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak ele alınması, proje ve uygulama süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi, şantiye şefliğinin etkin ve gerçek anlamda uygulanması, yapı denetiminin bağımsız ve etkin hale getirilmesi ve yapı üretim sürecinin bütün aşamalarının kamusal denetim altında olması zorunludur.</p>

<p><strong>27 Yıl Sonra Artık Daha Fazla Beklemek İstemiyoruz</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999’dan bu yana geçen 27 yıl, Türkiye’nin deprem gerçeğini anlaması için fazlasıyla uzun bir süredir.</p>

<p>Bilim insanları uyardı, mühendisler uyardı, meslek odaları, üniversiteler ve daha nice kamu kurumu onlarca rapor hazırladı. Meclis araştırma komisyonları sorunları ortaya koydu. Ancak ne yazık ki yaşanan her büyük depremde, aynı gerçeklerle yeniden karşı karşıya kaldık.</p>

<p>Buna rağmen hâlâ milyonlarca riskli yapıdan söz ediyor, ancak bu yapıların hangileri olduğunu bütünlüklü biçimde bilmiyoruz. Hâlâ kentsel dönüşümden söz ediyor, ancak dönüşümü riskin en yüksek olduğu alanlardan başlatacak bütüncül ve şeffaf bir sistem kuramıyoruz. Hâlâ yeni yapılar üretiyor, ancak yapı üretim ve denetim süreçlerindeki sorunları bütünüyle ortadan kaldıramıyoruz.</p>

<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak bir kez daha altını çizerek ifade ediyoruz:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri derhal oluşturulmalıdır.</li>
 <li>Yapıların risk durumlarını izlemek ve güncel tutmak amacıyla Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulmalıdır.</li>
 <li>Riskli yapıların belirlenmesi ve müdahale süreçleri, riskin büyüklüğüne göre önceliklendirilmiş bir kamu programı olarak yürütülmelidir.</li>
 <li>Riskli yapıların güçlendirilmesi veya yenilenmesi için özellikle dar gelirli yurttaşları koruyan yeterli ve erişilebilir kamu kaynakları sağlanmalıdır.</li>
 <li>Kentsel dönüşüm, rant odaklı parsel bazlı uygulamalardan çıkarılarak risk odaklı, kent ve bölge ölçeğinde bir planlama anlayışıyla yürütülmelidir.</li>
 <li>Yapıların kullanım sürecinde güvenliğinin izlenmesini sağlayacak periyodik yapı kontrolü yasal ve kurumsal bir sistem haline getirilmelidir.</li>
 <li>Yeni yapı üretiminde proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz ve etkin biçimde verilmesi sağlanmalı, bunun için meslek odalarıyla birlikte hareket edilmelidir.</li>
</ul>

<p>17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/insaat-muhendisleri-odasi-adana-sube-baskani-hidir-cak-17-agustos-depreminin-yil-donumu-dolayisiyla-aciklama-yapti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/hidir-cak-13.JPG" type="image/jpeg" length="44267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeofizik Mühendisleri Odası’ndan 17 Ağustos öncesi uyarı: “Deprem doğa olayı, afet ihmaldir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/jeofizik-muhendisleri-odasindan-17-agustos-oncesi-uyari-deprem-doga-olayi-afet-ihmaldir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/jeofizik-muhendisleri-odasindan-17-agustos-oncesi-uyari-deprem-doga-olayi-afet-ihmaldir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p><strong>TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümünde yaptığı açıklamada, depremlerin önlenemeyeceğini ancak doğru bilimsel çalışmalar ve etkin denetimle afete dönüşmelerinin engellenebileceğini söyledi.</strong></p>

<p><strong>ADANA</strong> – TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin yıldönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Pişkin, “Deprem bir doğa olayıdır, afet ihmaldir” diyerek, deprem riskine karşı alınacak önlemlerin cezalandırıcı yaklaşımlardan önce bilimsel ve teknik tedbirlere dayanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Önce zemini etüt et, sonra zemine uygun yapı yap. Denetimden ve etik sorumluluktan taviz verme” çağrısında bulunan Pişkin, depreme dirençli kentlerin oluşturulmasının mümkün olduğunu ifade etti.</p>

<h2>“Çözüm cezada değil, önlemde”</h2>

<p>17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçtiğini hatırlatan Pişkin, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan depremlerin acı sonuçlarının hâlâ hafızalarda olduğunu belirtti.</p>

<p>6 Şubat depremleri başta olmak üzere birçok büyük deprem yaşandığını ifade eden Pişkin, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın aktif tektonik yapısına dikkat çekti.</p>

<p>Pişkin, “Ülkemizin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin acılarını yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Bunun yanı sıra hemen her gün sismograflar tarafından kaydedilen küçüklü büyüklü yüzlerce deprem meydana gelmektedir” dedi.</p>

<p>Depremlerin, yeryüzünün jeolojik hareketlerinin doğal bir sonucu olduğunu belirten Pişkin, “Depremlerin afete dönüşmemesi için önlem almak mümkündür” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Depreme dirençli kentler için 4 temel şart</h2>

<p>Pişkin, depreme dayanıklı yapılaşma ve dirençli kentler oluşturulması için dört temel başlığın öne çıktığını belirtti.</p>

<h3>1. Zemin etüdü yapılmalı</h3>

<p>Pişkin’e göre ilk adım, yapılaşmanın gerçekleştirileceği zeminin ayrıntılı biçimde incelenmesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Önce yapının oturacağı zeminin etüdü yapılmalı, sonra zemine uygun yapı tasarlanmalıdır” diyen Pişkin, zemin özellikleri bilinmeden gerçekleştirilen yapılaşmanın ciddi risk oluşturabileceğini vurguladı.</p>

<h3>2. Proje ve uygulama eksiksiz denetlenmeli</h3>

<p>Yapıların yalnızca projelendirilmesinin yeterli olmadığını belirten Pişkin, uygulamanın her aşamasında etkin denetim yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yapı denetim kuruluşları ve belediyelerin alanında yetkin teknik personelle görevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>3. Meslek disiplinleri birlikte çalışmalı</h3>

<p>Depreme dirençli kentlerin oluşturulmasında farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının zorunlu olduğunu belirten Pişkin; jeofizik mühendisleri, jeoloji mühendisleri, inşaat mühendisleri, mimarlar ve şehir plancılarının eşgüdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Pişkin, “Parçalı yaklaşım can kaybını artırır” uyarısında bulundu.</p>

<h3>4. Etik sorumluluktan taviz verilmemeli</h3>

<p>Pişkin’in açıklamasında en çok vurguladığı başlıklardan biri ise mesleki etik ve sorumluluk oldu.</p>

<p>İşçiden mühendise, mimardan müteahhide kadar yapılaşma sürecinde görev alan herkesin sorumluluğunu etik ve mesleki kurallara uygun biçimde yerine getirmesi gerektiğini belirten Pişkin, denetim ve sorumluluk zincirindeki herhangi bir aksamanın ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Pişkin, açıklamasını “Aynı acıların tekrar yaşanmaması” temennisiyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/jeofizik-muhendisleri-odasindan-17-agustos-oncesi-uyari-deprem-doga-olayi-afet-ihmaldir</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/jeofizik-emin-piskin-1.jpg" type="image/jpeg" length="18200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Aksu’dan 17 Ağustos öncesi deprem uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mimarlar-odasi-adana-sube-baskani-aksudan-17-agustos-oncesi-deprem-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mimarlar-odasi-adana-sube-baskani-aksudan-17-agustos-oncesi-deprem-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümü öncesinde Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek yapı stokunun kapsamlı biçimde incelenmesi ve kentsel dönüşümün bütüncül bir anlayışla ele alınması çağrısında bulundu.</strong></p>

<p><strong>ADANA</strong> – TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha etkin ve bilimsel politikalar geliştirmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Depremin önlenemeyen doğal bir olay olduğunu ancak doğru planlama, güvenli yapılaşma ve bilimsel tedbirlerle can ve mal kayıplarının büyük ölçüde azaltılabileceğini ifade eden Aksu, özellikle <strong>zemin ve yapı güvenliğinin hayati önem taşıdığını</strong> vurguladı.</p>

<p>Aksu, “Depremi durduramayız ancak deprem karşısında yaşanacak yıkımı ve kayıpları önleyebiliriz. Bunun temel koşullarından biri, yapıların bulunduğu zeminin doğru değerlendirilmesi, diğeriyse yapıların güvenli ve sağlam biçimde inşa edilmesidir” dedi.</p>

<h2>“Yapı stoku kapsamlı biçimde gözden geçirilmeli”</h2>

<p>Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirten Aksu, afet hazırlığının yalnızca deprem sonrasında yapılacak müdahalelerle sınırlı tutulamayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülke genelindeki yapı stokunun kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğine dikkat çeken Aksu, riskli yapıların belirlenmesi ve gerekli bölgelerde dönüşüm çalışmalarının bilimsel veriler doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Aksu, kentsel dönüşüm süreçlerinde yalnızca binaların yenilenmesine odaklanılmaması gerektiğini belirterek ulaşım, altyapı, sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve kent planlamasının birlikte değerlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2>“Kentsel dönüşüm kent bütünlüğüyle ele alınmalı”</h2>

<p>“Deprem, ülkemizin ve devletimizin birinci gündem maddesi olmak zorundadır” diyen Aksu, kentsel dönüşümün kamu yararı ve kent bütünlüğü gözetilerek gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aksu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Türkiye’nin deprem riskinin hâlâ en önemli sorunlardan biri olduğunu belirterek, geçmişte yaşanan acıların tekrar etmemesi için bilim ve tekniğin temel alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>“Güvenli kentler tesadüfen oluşmaz”</h2>

<p>Deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Aksu, güvenli kentlerin ancak sağlam zemin, güvenli yapılaşma, doğru kentleşme ve etkin denetimin birlikte sağlanmasıyla mümkün olabileceğini söyledi.</p>

<p>Aksu, “Her deprem bize aynı gerçeği hatırlatıyor. Güvenli kentler tesadüfen oluşmaz. Sağlam zemin, güvenli yapı, doğru kentleşme ve etkin denetim bir bütündür. Deprem gerçeğini gündemin ilk sırasına alarak bugün harekete geçmezsek, yarın yaşanacak başka kayıpların sorumluluğunu taşımak zorunda kalırız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Canan Aksu, açıklamasının sonunda depremlerde yaşamını yitirenleri anarak, hayatını kaybeden yurttaşların yakınlarına ve ailelerine başsağlığı diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mimarlar-odasi-adana-sube-baskani-aksudan-17-agustos-oncesi-deprem-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/mimarlar-odasi-canan-aksu-yeni.jpg" type="image/jpeg" length="45101"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKAD’dan kadın girişimcilere ‘ödül’ çağrısı…]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/iskaddan-kadin-girisimcilere-odul-cagrisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/iskaddan-kadin-girisimcilere-odul-cagrisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri başvuru süresi, yoğun ilgi nedeniyle 11 Eylül’e kadar uzatıldı</strong></p>

<p><strong>Kadın girişimcileri ödül heyecanı sardı</strong></p>

<p></p>

<p>ADANA –<strong> </strong>15 Ağustos 2026’da sona ermesi planlanan İş Kadınları Derneği (İŞKAD) Kadın Girişimci Ödülleri 2026 başvuruları, yoğun ilgi nedeniyle 11 Eylül 2026’ya kadar uzatıldı. İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, Adana, Mersin, Doğu Akdeniz Bölgesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) başarılı kadın girişimcileri, yöneticileri ve kadın istihdamına katkı sunan firmaları ödül programına başvurmaya davet etti.</p>

<p><strong>7 FARKLI KATEGORİDE ÖDÜL VERİLECEK</strong></p>

<p>İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri 2026 kapsamında; Kadın Girişimci, Genç Kadın Girişimci, Kadın Girişimci (Start-Up), Sosyal Girişimci, Teknolojide Kadın Girişimciliği, Başarılı Kadın Yönetici ve Kadın İstihdamı ve Girişimciliğine Katkı Sunan Firma kategorilerinde ödüller verilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, kadınların ekonomik yaşamın her alanında daha görünür ve güçlü olması gerektiğini belirterek, ödül programının kadınların üretim, inovasyon ve istihdama katkılarını teşvik etmeyi ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.</p>

<p><strong>“KADINLARIN GÜÇLÜ OLDUĞU TÜRKİYE DAHA HIZLI KALKINIR”</strong></p>

<p>Kadınların iş dünyasında daha fazla yer almasının Türkiye’nin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Gergin, “Kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak için yıllardır çeşitli projeler, eğitimler, çalıştaylar ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Kadınların üretimde, yönetimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer aldığı bir Türkiye’nin daha hızlı kalkınacağına inanıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>BAŞVURU SÜRESİ 11 EYLÜL’E UZATILDI</strong></p>

<p>İŞKAD’ın Anadolu’da kadın girişimciliğini teşvik eden önemli bir hareketin öncüsü olduğunu ifade eden Gergin, yoğun ilgi gören ödül programının bu yıl da geniş bir katılımla gerçekleştirilmesini beklediklerini söyledi. Gergin, Adana, Mersin ve Doğu Akdeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren kadın girişimcileri, genç girişimcileri, sosyal girişimcileri, yöneticileri ve kadın istihdamına katkı sunan firmaları başvuru yapmaya çağırdı.</p>

<p><strong>“TÜM GİRİŞİMCİ KADINLARI BAŞVURUYA BEKLİYORUZ”</strong></p>

<p>Başvuru süresinin yoğun ilgi nedeniyle 11 Eylül 2026’ya kadar uzatıldığını açıklayan Gergin, tüm girişimci kadınlara çağrıda bulunarak, “Bölgemizde başarılı çalışmalar yürüten, üreten, istihdam sağlayan ve yenilikçi projeler geliştiren tüm kadınlarımızı bu önemli platformda yer almaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İŞKAD Kadın Girişimci Ödülleri 2026 başvuruları <a href="https://www.iskadodulleri.com/" rel="nofollow" target="_blank">https://www.iskadodulleri.com</a> adresi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kadın</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/iskaddan-kadin-girisimcilere-odul-cagrisi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/iskad-suheyla-gergin-3.jpg" type="image/jpeg" length="29288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’de yaşam süresi yükseliyor: Bakan Memişoğlu ortalama yaşı açıkladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/turkiyede-yasam-suresi-yukseliyor-bakan-memisoglu-ortalama-yasi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/turkiyede-yasam-suresi-yukseliyor-bakan-memisoglu-ortalama-yasi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin <strong>78,5 yıla yükseldiğini</strong> açıkladı. Memişoğlu, yaşam süresindeki artışın yanı sıra toplumun daha sağlıklı yaşlanmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik çalışmalarında, hastalık ortaya çıkmadan sağlığın korunmasına yönelik uygulamalar öne çıkıyor. Bakan Memişoğlu da sağlıklı bir toplum hedefinin yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesiyle mümkün olabileceğini vurguluyor.</p>

<h2>Yaşam süresi 78,5 yıla ulaştı</h2>

<p>Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresinin <strong>78,5 yıl seviyesine yükselmesi</strong>, sağlık alanındaki gelişmelerin yanı sıra yaşam koşullarındaki değişimin de önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı verilerinde daha önceki dönemlerde de yaşam süresinde yükseliş görülürken, kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı belirtiliyor. Bakanlığın yaşlı sağlığı raporunda 2017-2019 döneminde doğuşta beklenen yaşam süresi 78,6 yıl olarak hesaplanmış; kadınlarda bu süre 81,3 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak verilmişti.</p>

<h2>Bakan Memişoğlu: Hedef sağlıklı bir toplum</h2>

<p>Memişoğlu, Haziran ayında başlatılan “Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyasında yaptığı açıklamada, sağlık hizmetlerinin yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bakan, insanların hastalanmadan önce sağlıklarını koruma kültürünün geliştirilmesini hedeflediklerini ifade ederek, <strong>“En büyük hedefimiz sağlıklı bir toplum”</strong> mesajını verdi.</p>

<h2>Sağlıklı yaşlanma vurgusu</h2>

<p>Türkiye’de yaşam süresinin uzaması, beraberinde yaşlı nüfusun sağlık ihtiyaçlarının daha fazla önem kazanmasını da getiriyor. Uzayan yaşam süresinin sağlıklı ve aktif geçirilen yıllarla desteklenmesi, koruyucu sağlık politikalarının temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, aile hekimlikleri, toplum sağlığı merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bakan Memişoğlu, bu yapıların hem tedavi hem de hastalıkları önlemeye yönelik sağlık hizmetlerinde önemli bir rol üstlendiğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Uzmanların ve sağlık politikalarının önündeki temel hedef ise yalnızca daha uzun yaşamak değil, artan yaşam süresinin daha sağlıklı geçirilmesini sağlamak.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/turkiyede-yasam-suresi-yukseliyor-bakan-memisoglu-ortalama-yasi-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/12/memisoglu-2.webp" type="image/jpeg" length="59866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Gülcan Kış: “Dünya Ülkeleri Üreticisini Koruyor,  AKP Anamurlu Üreticiyi İthalata Teslim Ediyor”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/chpli-gulcan-kis-dunya-ulkeleri-ureticisini-koruyor-akp-anamurlu-ureticiyi-ithalata-teslim-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/chpli-gulcan-kis-dunya-ulkeleri-ureticisini-koruyor-akp-anamurlu-ureticiyi-ithalata-teslim-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin ve Anamur'da muz üreticisinin artan maliyetler ve ithalat baskısı nedeniyle karşı karşıya kaldığı krize dikkat çekti. Dünyanın önde gelen muz üreticisi ülkelerindeki destek politikalarını örnek gösteren Kış, “Ekvador üreticisinin fiyatını koruyor, Filipinler fidanından gübresine çiftçisini destekliyor, Avrupa Birliği yüz milyonlarca avroluk kaynak ayırıyor. Türkiye'de ise çiftçi 42 liraya mal ettiği muzu 8 ila 25 liraya satmaya zorlanıyor. Bunun adı serbest piyasa değil, yerli üreticiyi gözden çıkarmaktır.” dedi.</p>

<p>Türkiye'nin en önemli muz üretim merkezlerinden Mersin'de üreticilerin ciddi bir ekonomik darboğaza girdiğini belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ithal muz politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve yerli üreticiyi koruyacak kapsamlı bir destek programının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anamur'da üreticinin verdiği rakamlara göre bir kilogram muzun üretim maliyetinin 42 liraya ulaştığını, satış fiyatının ise kaliteye göre 8 ila 25 lira arasında kaldığını belirten Kış, üreticinin en iyi koşulda dahi maliyetinin altında satış yaptığını söyledi.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE ÜRETMEYİ BAŞARDI, ŞİMDİ ÜRETİCİYİ KAYBETME TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”</strong></p>

<p>Türkiye'nin muz üretiminde son çeyrek yüzyılda önemli bir kapasite oluşturduğunu vurgulayan Kış, şunları söyledi:</p>

<p>“Yıllarca sera kuruldu, yatırım yapıldı, üretici borçlandı, Türkiye'nin muz üretim kapasitesi büyüdü. Şimdi geldiğimiz noktada Anamurlu üretici ‘Bu şartlarda seramı sökerim.’ diyor. Bir ülkenin tarım politikası, üreticisine yatırım yaptırıp yıllar sonra onu ithal ürün karşısında savunmasız bırakmak olamaz. Türkiye üretmeyi başardıysa yapılması gereken bu kapasiteyi yok etmek değil, korumak ve geliştirmektir.”</p>

<p><strong>“DÜNYANIN BİR NUMARASI EKVADOR BİLE ÜRETİCİYİ PİYASANIN İNSAFINA BIRAKMIYOR”</strong></p>

<p>Dünyanın önde gelen muz ihracatçılarının uyguladığı politikaları örnek gösteren Kış, dünya muz ticaretinin lideri Ekvador'da üreticiye ödenecek asgari destek fiyatının kamu otoritesi tarafından belirlendiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Dünyanın en büyük muz ihracatçılarından Ekvador, ‘Ben zaten dünya lideriyim, üretici başının çaresine baksın.’ demiyor. Üreticinin alacağı asgari fiyatı güvence altına alan bir sistem uyguluyor. Çünkü biliyor ki üreticiyi kaybederseniz yarın ihracatınızı da kaybedersiniz. Peki Türkiye neden Anamurlu üreticisini maliyetinin yarısına bile ürün satamaz hale getiriyor?”</p>

<p><strong>“FİLİPİNLER FİDAN VERİYOR, GÜBRE VERİYOR, HASTALIKLA MÜCADELE EDİYOR”</strong></p>

<p>Kış, dünyanın ikinci büyük muz ihracatçısı konumuna yeniden yükselen Filipinler'in uyguladığı tarım politikalarının da Türkiye açısından önemli bir örnek olduğunu belirtti.</p>

<p>Filipinler Tarım Bakanlığının 2025 programı kapsamında 106 bin muz dikim materyali, 120 bin birim organik gübre ve 215 binden fazla biyolojik mücadele girdisi sağladığını hatırlatan Kış, şöyle devam etti:</p>

<p>“Filipinler muz ihracatını artırmak için çiftçisinin tarlasına kadar giriyor; fidanını destekliyor, gübresini destekliyor, hastalıkla mücadelesini destekliyor, ihracat pazarlarında önüne çıkan gümrük engellerini kaldırmak için diplomasi yürütüyor. Sonuç ortada: 2025'te muz ihracatını yüzde 25,6 artırarak 2,93 milyon tona çıkardı ve yeniden dünyanın ikinci büyük ihracatçısı oldu.”</p>

<p><strong>“AVRUPA BİRLİĞİ 279 MİLYON AVRO AYIRIRKEN BİZ ÜRETİCİYE SERANI SÖK NOKTASINA GETİRİYORUZ”</strong></p>

<p>Avrupa Birliği'nin de muz üretimini tamamen piyasa koşullarına bırakmadığını belirten Kış, POSEI programı kapsamında muz sektörüne yıllık yüz milyonlarca avroluk destek sağlandığını ifade etti.</p>

<p>Avrupa Birliği verilerine göre Fransa, İspanya ve Portekiz'in muz sektörüne ayrılan yıllık POSEI desteğinin toplam 278,9 milyon avroya ulaştığını belirten Kış, yalnızca Kanarya Adaları'ndaki muz üreticileri için 2025 kampanyasında 141,1 milyon avroluk kaynak ayrıldığına dikkat çekti.</p>

<p>Kış, “Avrupa kendi üreticisini koruyor. Filipinler üreticisine doğrudan girdi sağlıyor. Ekvador fiyat mekanizması oluşturuyor. Bizim Anamurlu üreticimiz ise 42 liraya ürettiği muzunu 8 liraya, 15 liraya satmaya çalışıyor. Sonra çiftçiye ‘Dünya ile rekabet et.’ deniliyor. Böyle rekabet olmaz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“İTHALAT ÜRETİCİYİ TERBİYE ETME ARACI OLAMAZ”</strong></p>

<p>İthal muza yönelik ticaret politikasının yerli üretimi koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Kış, geçmişte uygulanan yüzde 145,8'lik gümrük vergisinin üreticilerin temel taleplerinden biri olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Kış, “İthalat, çiftçiyi fiyatla terbiye etmek için kullanılabilecek bir araç değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de daha önce gündeme getirildiği üzere geçmişte yüzde 145,8 olan gümrük vergisinin değiştirilmesi üreticiler açısından ciddi bir tartışma yaratmıştır. Ticaret Bakanlığı bu politikayı yeniden değerlendirmelidir.” dedi.</p>

<p><strong>“MERSİN MUZDA SADECE ÜRETEN DEĞİL, DÜNYAYLA REKABET EDEN BİR MERKEZ OLMALI”</strong></p>

<p>Türkiye'nin yalnızca ithalatı sınırlandıran değil, üretimi ve ihracatı büyüten uzun vadeli bir muz politikasına ihtiyacı olduğunu belirten Kış, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>“Üreticiyi ithalat karşısında koruyacak etkin bir gümrük politikası uygulanmalı. Üretim maliyetini esas alan bir fiyat mekanizması tartışılmalı. Sera yatırımları ve enerji maliyetleri desteklenmeli. Hastalıklarla mücadele ve verimlilik için bilimsel destek artırılmalı. Mersin Limanı'ndaki ithal ürün denetimleri güçlendirilmeli. Yerli muzun zincir marketlerde ve iç pazarda daha güçlü yer almasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı. En önemlisi de Türkiye artık muzda yalnızca kendine yetmeyi değil, ihracatı büyütmeyi hedeflemelidir.”</p>

<p>Kış sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Anamur'un üreticisi sadaka istemiyor. Üretmek, emeğinin karşılığını almak ve dünyayla rekabet etmek istiyor. Dünyanın muz ihracatçıları kendi çiftçisini destekleyerek büyüyor. Türkiye'nin yapması gereken de ithalat lobilerinin önünü açmak değil, kendi üreticisinin arkasında durmaktır. Anamur'un seralarını söktürmeyin; Anamur'un muzunu dünyaya sattırın.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/chpli-gulcan-kis-dunya-ulkeleri-ureticisini-koruyor-akp-anamurlu-ureticiyi-ithalata-teslim-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/gulcan-kis-33.JPG" type="image/jpeg" length="50397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dr. Mehmet Tatar “Deprem Doğa Olayıdır, Afet Kader Değildir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dr-mehmet-tatar-deprem-doga-olayidir-afet-kader-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dr-mehmet-tatar-deprem-doga-olayidir-afet-kader-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jeoloji Mühendislerinden Kritik Uyarı: Dirençli Kentler Kamusal Zorunluluktur</strong></p>

<p></p>

<p><strong>“Kentsel Dönüşümde Rant Değil, Güvenlik Esas Alınmalı”</strong></p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, afet risklerinin azaltılması ve güvenli kentlerin oluşturulması çağrısında bulundu. Dr. Tatar, “Afetlere hazırlıklı ve dirençli yerleşimler bir tercih değil, kamusal bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><img alt="M. Tatar" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/m-tatar.jpeg" width="900" /></p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, deprem gerçeğine ve Türkiye’nin afetlere karşı hazırlık durumuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“17 Ağustos Depremi Ağır Bir Toplumsal Kırılmaydı”</strong></p>

<p>17 Ağustos 1999 depreminin yalnızca büyük bir jeolojik olay olmadığını belirten Dr. Mehmet Tatar, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetimsizlik ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince dikkate alınmamasının ağır sonuçlara yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Dr. Tatar, sonraki yıllarda meydana gelen depremlerin de gerekli derslerin yeterince çıkarılmadığını gösterdiğini belirterek, deprem risklerinin azaltılması için bilimsel temelli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Deprem Doğa Olayıdır, Afet Kader Değildir”</strong></p>

<p>Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Dr. Mehmet Tatar, depremlerin afete dönüşmesinin kaçınılmaz olmadığını söyledi.</p>

<p>Deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında nasıl davranılacağını bilmekten ibaret olmadığını belirten Dr. Tatar, yaşanılan kentin jeolojik özelliklerinin, zemin davranışlarının, deprem tehlikesinin ve yapıların güvenlik durumunun önceden bilinmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Mikrobölgeleme Çalışmaları Tamamlanmalı</strong></p>

<p>Dr. Mehmet Tatar, afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığına dikkat çekerek, kentlerin jeolojik yapısının ayrıntılı biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının hızla tamamlanması gerektiğini belirten Dr. Tatar; aktif faylar, sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Yerleşim alanlarının uygunluğunun bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini ifade eden Dr. Tatar, imar, yapılaşma ve arazi kullanım kararlarının da bu veriler doğrultusunda alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>“Yeni Riskler Üretilmemeli”</strong></p>

<p>Yerel ve merkezi yönetimlere önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Dr. Mehmet Tatar, geleceğe yönelik kent planlamasının jeolojik verilerle uyumlu olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>JMO Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, afet risk yönetim sistemlerinin yalnızca mevcut riskleri belirlemekle sınırlı kalmaması, aynı zamanda yeni risklerin ortaya çıkmasını önleyecek şekilde oluşturulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Jeolojik ve Jeoteknik Etütler Hayati Önem Taşıyor</strong></p>

<p>Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar bütün süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Dr. Tatar, jeolojik-jeoteknik etütlerin bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Mehmet Tatar, bu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, güvenli ve sağlıklı yerleşimlerin oluşturulmasında bilimsel verilerin esas alınması çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Kentsel Dönüşümde Rant Değil, Güvenlik Esas Alınmalı</strong></p>

<p>Kentsel dönüşüm uygulamalarının yalnızca yapıların yenilenmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Tatar, dönüşüm süreçlerinde deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Tatar, riskli yapıların güçlendirilmesi veya yenilenmesinin yanı sıra riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan Çağrı</strong></p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak taleplerini sıralayan Dr. Mehmet Tatar; tüm yerleşim alanlarında mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesini, yapı ve zemin denetim sistemlerinin kamusal ve bağımsız anlayışla güçlendirilmesini ve afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılmasını istedi.</p>

<p>Dr. Tatar, afet yönetiminde yalnızca deprem sonrasında yaraları sarmaya odaklanan anlayıştan vazgeçilerek, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik bir sisteme geçilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Güvenli Yaşam Herkesin Hakkıdır”</strong></p>

<p>Bilim ve mühendisliğin gereklerinin yerine getirilmesinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, açıklamasını şu mesajla tamamladı:</p>

<p>“Afetlere dirençli yerleşimler mümkündür ve güvenli yaşam herkesin hakkıdır. Afetlere hazırlıklı ve dirençli yerleşimler bir tercih değil, kamusal bir zorunluluktur.”</p>

<p>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları saygıyla anarak, yerel ve merkezi yönetimler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri afet risklerinin azaltılması konusunda bilimsel ve kamusal çözümler üretmeye davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dr-mehmet-tatar-deprem-doga-olayidir-afet-kader-degildir</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/mehmet-tatar.jpeg" type="image/jpeg" length="82982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş tutuklandı: Ailesinin üzerine kayıtlı 191 taşınmaz ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/alihan-kuris-tutuklandi-ailesinin-uzerine-kayitli-191-tasinmaz-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/alihan-kuris-tutuklandi-ailesinin-uzerine-kayitli-191-tasinmaz-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuriş ailesinin üzerine kayıtlı 191 taşınmaz bulunduğu, aile malvarlığının önemli bölümünün Kuriş’in annesi Ayşe Gülderen Kuriş’in üzerinde olduğu belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alihan Kuriş liderliğindeki olduğu öne sürülen “çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasında gözaltına alınan 38 şüpheliden 32’si tutuklandı, 6’sı hakkında adli kontrol kararı verildi. Tutuklananlar arasında örgüt lideri olduğu iddia edilen Alihan Kuriş de yer aldı. Soruşturma dosyasında Kuriş ailesinin üzerine kayıtlı <strong>191 taşınmaz</strong> bulunduğu, aile malvarlığının önemli bölümünün Kuriş’in annesi Ayşe Gülderen Kuriş’in üzerinde olduğu belirtildi.</h3>
</blockquote>

<h2>38 şüpheliden 32’si tutuklandı</h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan <strong>38 şüphelinin işlemleri tamamlandı.</strong> Şüphelilerden 32’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.</p>

<p>Soruşturmanın merkezindeki isim olan <strong>Alihan Kuriş de tutuklananlar arasında</strong> yer aldı.</p>

<p>Başsavcılık, soruşturmayı “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamaları kapsamında yürütüyor.</p>

<h2>17 ilde operasyon düzenlendi</h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş’in Süleymancılar cemaatinin başına geçmesinin ardından sosyal veya dini faaliyet alanının dışında faaliyetlere yöneldiği iddiaları üzerine soruşturma başlattı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>17 ilde operasyon</strong> düzenlendi. Kuriş’in de aralarında bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı. Şüphelilere ait <strong>123 adreste</strong> gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal, ruhsatsız silah ve yüklü miktarda döviz ele geçirildi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yapılan mali incelemelerde ise yaklaşık <strong>100 milyar liralık para hacmi</strong> tespit edildiği belirtildi. Dosyadaki değerlendirmelerde, yapılanmanın bazı yöntemlerinin geçmişte FETÖ tarafından kullanılan yöntemlere benzerlik gösterdiği kaydedildi.</p>

<h2>Kuriş ailesinin üzerine 191 taşınmaz</h2>

<p>Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri ise Kuriş ailesinin malvarlığına ilişkin incelemeler oldu.</p>

<p>Resmi belgelere göre <strong>anne, baba, oğul ve kardeşten oluşan Kuriş ailesinin üzerine toplam 191 gayrimenkul</strong> kayıtlı olduğu belirlendi.</p>

<p>Taşınmazların büyük bölümünün Alihan Kuriş’in annesi <strong>Ayşe Gülderen Kuriş’in</strong> üzerine kayıtlı olduğu ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Ayşe Gülderen Kuriş:</strong> 138 taşınmaz</li>
 <li><strong>Mahmut Sabri Kuriş:</strong> 26 taşınmaz</li>
 <li><strong>Alihan Kuriş:</strong> 14 taşınmaz</li>
 <li><strong>Hilmi Tuna Kuriş:</strong> 13 taşınmaz</li>
</ul>

<p>Kuriş ailesinin üzerine kayıtlı taşınmazların farklı kentlerde ve yüksek ekonomik değere sahip bölgelerde bulunduğu belirtildi.</p>

<h2>İstanbul’da lüks konutlar ve geniş araziler</h2>

<p>Soruşturma dosyasındaki mülk listesinde Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in üzerine kayıtlı çeşitli konut, arazi ve ticari taşınmazlar yer aldı.</p>

<p>İstanbul’un <strong>Kadıköy Erenköy</strong> semtinde lüks bir dubleks ev ile aynı bölgede bir daire dikkat çekerken, <strong>Üsküdar Altunizade’de 9 bin 31 metrekarelik alana sahip ahşap ev</strong> de kayıtlarda yer aldı.</p>

<p>Yine Altunizade’de <strong>922 metrekarelik arsa üzerinde bulunan 4 katlı betonarme apartman</strong> ile <strong>Üsküdar Kısıklı’da 462 metrekarelik ev</strong>, bahçeli iki ahşap ev ve arsa da soruşturma dosyasındaki taşınmazlar arasında bulunuyor.</p>

<h2>Sakarya’da on binlerce metrekarelik taşınmaz</h2>

<p>Kuriş ailesinin taşınmazları İstanbul’la sınırlı değil.</p>

<p><strong>Serdivan’da 21 bin 432 metrekarelik</strong>, içerisinde ahır bulunan ahşap ev ve geniş tarla kayıtlarda yer alırken, <strong>Erenler’de</strong> geniş bir alan üzerine kurulu üç katlı ofis, işyeri ve arsa bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Adapazarı <strong>Tekeler Mahallesi</strong> ile Serdivan bölgesinde de toplam büyüklüğü on binlerce metrekareye ulaşan çok sayıda tarla ve arsanın Kuriş ailesinin üzerine kayıtlı olduğu aktarıldı.</p>

<h2>Ümraniye’de imha edilmek istenen evraklar bulundu</h2>

<p>Soruşturma kapsamında İstanbul’un <strong>Ümraniye ilçesinde</strong> de bir adreste arama gerçekleştirildi.</p>

<p>Örgüt ve soruşturmayla bağlantılı bazı evrakların imha edildiği yönündeki ihbar üzerine arama kararı çıkarıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Namık Kemal Mahallesi Cengiz Topel Caddesi’ndeki binada arama yaptı.</p>

<p>Aramada ihbarın doğru olduğu belirlenirken, <strong>imha edilmek amacıyla parçalandığı tespit edilen evraklara el konuldu.</strong></p>

<p>Arama sırasında bina önünde kalabalık bir grubun toplanarak polis ekiplerine tepki gösterdiği belirtildi. Ekiplerin güvenliği amacıyla bölgeye zırhlı araçlar ve çevik kuvvet ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Aramanın tamamlanmasının ardından polis ekipleri adresten ayrıldı.</p>

<h2>Soruşturma sürüyor</h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında mali hareketler, taşınmazlar, dijital materyaller ve örgütsel yapılanmaya ilişkin incelemelerin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Kuriş ailesinin üzerine kayıtlı <strong>191 taşınmaz</strong>, soruşturmanın malvarlığı boyutunun en dikkat çekici unsurlarından biri olarak dosyaya girdi.</p>

<p>Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 şüphelinin tutuklanmasıyla soruşturmanın adli sürecinde yeni bir aşamaya geçilirken, <strong>örgütün mali yapısı, taşınmaz hareketleri ve soruşturma kapsamında ele geçirilen belgeler üzerindeki incelemelerin devam ettiği</strong> bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/alihan-kuris-tutuklandi-ailesinin-uzerine-kayitli-191-tasinmaz-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-101344.png" type="image/jpeg" length="33346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SDG'den dikkat çeken açıklama: “Birkaç gün içinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/sdgden-dikkat-ceken-aciklama-birkac-gun-icinde-ypg-sdgnin-feshini-duyuracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/sdgden-dikkat-ceken-aciklama-birkac-gun-icinde-ypg-sdgnin-feshini-duyuracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berxwedan, özerk yönetim yapısının da sona ereceğini ve SDG bünyesindeki savaşçıların Suriye ordusuna entegre edileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Kobani Sorumlusu Mahmud Berxwedan, Şam yönetimiyle askeri entegrasyon görüşmelerinde sorunların yüzde 99’unun aşıldığını belirterek, “Birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız” dedi. Berxwedan, özerk yönetim yapısının da sona ereceğini ve SDG bünyesindeki savaşçıların Suriye ordusuna entegre edileceğini söyledi.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Suriye’de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yürütülen askeri ve idari entegrasyon sürecinde dikkat çeken bir açıklama geldi. SDG’nin Kobani Sorumlusu Mahmud Berxwedan, taraflar arasındaki görüşmelerde sorunların büyük ölçüde çözüldüğünü belirterek, <strong>YPG-SDG’nin birkaç gün içerisinde feshedileceğini</strong> ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki mevcut özerk yönetim yapısının sona ereceğini söyledi.</p>

<p>Berxwedan’ın açıklamaları, Şam yönetimi ile SDG arasında aylar süren çatışma, ateşkes ve entegrasyon görüşmelerinin geldiği aşamaya ilişkin önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>“Sorunların yüzde 99’u aşıldı”</h2>

<p>Türkiye gazetesine konuşan Mahmud Berxwedan, Suriye ordusu ve hükümetiyle yürütülen entegrasyon görüşmelerinde taraflar arasındaki sorunların <strong>yüzde 99 oranında çözüldüğünü</strong> ifade etti.</p>

<p>Berxwedan, sürecin kısa süre içerisinde yeni bir aşamaya taşınacağını belirterek, “Önümüzdeki birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız. Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak. Tek ordu, tek devlet, tek bir bayrak, ortak vatan çerçevesinde el ele yeni Suriye’yi inşa edeceğiz” dedi.</p>

<p>Bu açıklama, SDG’nin ayrı bir askeri yapı olarak varlığını sürdürmesi yerine Suriye devletinin askeri ve idari kurumları içerisinde yeniden yapılandırılması yönündeki sürecin son aşamaya geldiğine işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Entegrasyon süreci aylar önce başlamıştı</h2>

<p>Şam yönetimi ile SDG arasındaki entegrasyon süreci, 2025 yılında imzalanan 10 Mart Mutabakatı'yla siyasi bir çerçeveye kavuşmuştu. Mutabakat, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasını öngörüyordu.</p>

<p>Ocak 2026’da yaşanan çatışmaların ardından taraflar arasında yeni bir ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına varıldı. 18 Ocak tarihli anlaşmada SDG’nin askeri yapısının Suriye devletine entegre edilmesi, Rakka ve Deyrizor’un Şam yönetimine devredilmesi, sınır kapıları ile petrol ve doğal gaz sahalarının devlet kontrolüne geçmesi gibi düzenlemeler yer aldı.</p>

<p>30 Ocak’ta açıklanan yeni yol haritasında ise SDG’ye bağlı güçlerin Suriye ordusu bünyesinde üç tugaydan oluşan bir askeri tümen halinde yapılandırılması, Kobani’deki güçlerin ise Halep vilayetine bağlı bir tümen içerisinde tugay düzeyinde örgütlenmesi öngörüldü.</p>

<p>Dolayısıyla Berxwedan’ın son açıklaması, daha önce duyurulan entegrasyon planlarının yalnızca askeri birliklerin yeniden yapılandırılmasını değil, <strong>SDG’nin mevcut örgütsel kimliğinin sona ermesini</strong> de kapsayabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<h2>“Ayrı bir Kürt devleti talebimiz yok”</h2>

<p>Berxwedan açıklamasında, SDG’nin Suriye’de bağımsız bir Kürt devleti kurma hedefinin bulunmadığını da söyledi.</p>

<p>“Bizim ayrı bir devlet talebimiz yok. Aslında hiçbir zaman Suriye’de ayrı devlet kuracağız demedik” diyen Berxwedan, yeni dönemin Suriye’nin bütünlüğü içerisinde şekilleneceğini savundu.</p>

<p>Bu ifade, SDG’nin geleceğine ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri olan <strong>federalizm, özerklik ve merkezi yönetim</strong> tartışmaları açısından da dikkat çekiyor. Şam yönetiminin temel yaklaşımı, ülkenin askeri ve idari bütünlüğünün merkezi devlet çatısı altında yeniden kurulması yönünde.</p>

<h2>SDG savaşçıları Suriye ordusuna katılıyor</h2>

<p>Entegrasyonun en önemli başlıklarından biri de SDG bünyesindeki silahlı güçlerin Suriye ordusuna dahil edilmesi.</p>

<p>Berxwedan, şu ana kadar <strong>10 bin SDG savaşçısının Suriye ordusuna entegre olduğunu</strong>, bu sayının ilerleyen süreçte <strong>12 bine ulaşabileceğini</strong> söyledi.</p>

<p>“Şu ana dek Suriye ordusuna 10 bin savaşçımız entegre oldu. Belki bu rakam 12 bini bulabilir” diyen Berxwedan, böylece SDG güçlerinin ayrı bir komuta ve örgütlenme yapısı yerine Suriye devletinin askeri sistemi içerisinde yer alacağı mesajını verdi.</p>

<p>Ocak ayında açıklanan entegrasyon planında da SDG unsurlarının Suriye ordusu içerisinde yeniden yapılandırılması kararlaştırılmıştı. Bu kapsamda SDG’den gelecek üç tugaydan bir askeri tümen oluşturulması ve Kobani güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içerisinde yer alması planlanmıştı.</p>

<h2>Kobani'nin konumu özel önem taşıyor</h2>

<p>Berxwedan’ın açıklamasında özellikle Kobani’nin öne çıkması da dikkat çekiyor. Kobani, SDG açısından hem askeri hem de siyasi açıdan sembolik bir merkez niteliğinde.</p>

<p>2014-2015 döneminde IŞİD’e karşı yaşanan Kobani kuşatması sırasında YPG güçlerinin başındaki isimlerden biri Mahmud Berxwedan’dı. Dönemin haberlerinde Berxwedan, Kobani’deki YPG’nin üst düzey komutanı olarak yer aldı.</p>

<p>2026 yılındaki entegrasyon planında da Kobani için özel bir askeri düzenleme öngörülmesi, kentin sürecin kritik noktalarından biri olduğunu gösteriyor.</p>

<h2>Özerk yönetimin geleceği de gündemde</h2>

<p>Berxwedan’ın açıklamasındaki en önemli ifadelerden biri ise <strong>“Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak”</strong> sözleri oldu.</p>

<p>Şam ile SDG arasında yapılan anlaşmalarda Kuzey ve Doğu Suriye’deki sivil kurumların Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi öngörülüyor. Ocak ayındaki anlaşmada Haseke’deki sivil kurumların Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarıyla bütünleştirilmesi kararlaştırılmıştı.</p>

<p>Bu nedenle Berxwedan’ın sözleri, yalnızca SDG’nin askeri yapısının değil, bölgede yıllardır faaliyet gösteren <strong>özerk idari mekanizmaların da merkezi devlet yapısına dahil edilmesinin</strong> gündeme geldiğini gösteriyor.</p>

<h2>“Tek ordu, tek devlet” vurgusu</h2>

<p>Berxwedan’ın “tek ordu, tek devlet, tek bir bayrak” vurgusu, Şam yönetiminin merkeziyetçi devlet anlayışıyla büyük ölçüde örtüşüyor.</p>

<p>Suriye’de 2011’de başlayan savaşın ardından ülkenin farklı bölgelerinde birbirinden ayrı askeri ve siyasi yapılar ortaya çıkmıştı. SDG de ülkenin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol eden en önemli silahlı aktörlerden biri haline gelmişti.</p>

<p>Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen son görüşmelerin temel hedeflerinden biri ise bu parçalı askeri ve idari yapının Suriye devleti çatısı altında yeniden birleştirilmesi.</p>

<p>Reuters'ın Ocak 2026 tarihli haberine göre varılan anlaşma, SDG’nin kontrolündeki bölgelerdeki sivil ve askeri kurumların merkezi hükümete entegre edilmesini ve SDG savaşçılarının Suriye güvenlik güçleri içerisinde yeniden yapılandırılmasını öngörüyor.</p>

<h2>Şimdi gözler resmi fesih açıklamasında</h2>

<p>Mahmud Berxwedan’ın “birkaç gün içerisinde” yapılacağını söylediği fesih açıklaması gerçekleşirse, bu gelişme SDG’nin 2015’ten bu yana Suriye savaşındaki konumu açısından önemli bir dönüm noktası olacak.</p>

<p>Ancak açıklamanın ardından asıl belirleyici başlıklar; <strong>fesih kararının nasıl uygulanacağı, SDG savaşçılarının hangi komuta yapısı altında görev yapacağı, Kobani ve Haseke’deki güvenlik düzenlemelerinin nasıl şekilleneceği ve özerk yönetimin yetkilerinin hangi kurumlara devredileceği</strong> olacak.</p>

<p>Dolayısıyla süreç yalnızca bir örgütün feshiyle sınırlı değil. Aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusunda yıllardır oluşan askeri, siyasi ve idari yapının Şam yönetimiyle nasıl bütünleştirileceğini de belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/sdgden-dikkat-ceken-aciklama-birkac-gun-icinde-ypg-sdgnin-feshini-duyuracagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-100236.png" type="image/jpeg" length="91811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Aydıncık’ta yaklaşık 40 kilometrelik asfaltımızın tamamını bu yıl yetiştireceğiz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/aydincikta-yaklasik-40-kilometrelik-asfaltimizin-tamamini-bu-yil-yetistirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/aydincikta-yaklasik-40-kilometrelik-asfaltimizin-tamamini-bu-yil-yetistirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık ilçesi Atatürk Mahallesi Batur Caddesi’nde yaklaşık 1500 metrelik sathi asfalt çalışması tamamlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi ile Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde, Aydıncık ilçesi Atatürk Mahallesi Batur Caddesi’nde yaklaşık 1500 metrelik sathi asfalt çalışması tamamlandı. TOKİ inşaatı ve altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yol yenilenerek, hem bölgede yaşayan vatandaşlar hem de tarımsal üretim yapan çiftçiler için daha güvenli ve konforlu hale getirildi. Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık genelinde 2026 asfalt programı kapsamında planlanan yaklaşık 40 kilometrelik yol çalışmasını da yaz dönemi içerisinde tamamlamayı hedefliyor.</p>
</blockquote>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi ile Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Atatürk Mahallesi Batur Caddesi’nde yaklaşık 1500 metrelik sathi asfalt çalışması tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunuldu.</p>

<p>Bölgede yer alan TOKİ inşaatı sürecinde ağır tonajlı araçların yoğun kullanımı ve altyapı çalışmaları nedeniyle deforme olan yol, gerekli düzenlemelerin ardından yenilenerek daha güvenli ve konforlu hale getirildi. Atatürk Mahallesi’nde yer alan Batur Caddesi; yalnızca yeni yerleşim alanlarına ulaşımı sağlamasıyla değil, aynı zamanda tarımsal üretim açısından da önemli bir güzergâh olma özelliği taşıyor. Cadde boyunca uzanan sulama kanalı ve altyapısında bulunan sulama suyu hatları sayesinde bölgedeki üreticiler, örtü altı seralarının sulama ihtiyacını karşılıyor. Bu nedenle yol, hem mahalle sakinleri hem de üreticiler tarafından yoğun olarak kullanılıyor.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık genelinde 2026 yılı asfalt programı kapsamında yaklaşık 40 kilometrelik asfalt çalışması yürütüyor. MESKİ ve diğer altyapı kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürülen çalışmaların yaz dönemi içerisinde tamamlanması ve programın yüzde 100 oranında hayata geçirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Tıraş:</strong> <strong>“Batur Caddesi’nde</strong> <strong>1500</strong> <strong>metrelik sathi asfalt çalışmalarımızı tamamladık”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Aydıncık Şube Şefi ve Yol Yapım Birimi Ekip Sorumlusu Birol Tıraş<strong>, </strong>Aydıncık ilçesi Atatürk Mahallesi Batur Caddesi üzerinde yapılan yol yapım çalışmalarının teknik detaylarını aktardı. Tıraş,<strong> “2026 yılı sathi asfalt programımızda Batur Caddemiz de vardı. Burada TOKİ inşaatından dolayı, yaklaşık 300 hanelik bir yerleşim oldu ve altyapı çalışmaları gerçekleşti. Bunun üzerine biz de 2026 yatırım programı kapsamında, yaklaşık 1500 metrelik sathi asfalt çalışmamızı tamamladık” </strong>dedi.<strong> </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Aydıncık’ta yaklaşık 40 kilometrelik asfaltımızın tamamını bu yıl yetiştireceğiz”</strong></p>

<p>Bölgede vatandaşların çoğunlukla tarımla uğraştığını<strong> </strong>kaydeden Tıraş,<strong> “Yollarımızın tamamının altından sulama suyu boruları geçiyor. Caddenin kenarındaki kanal nedeniyle, vatandaşlarımızın gün içinde sürekli uğradığı bir yol. Üreticiler örtü altı seralarına sularını bu kanaldan sağlıyor. Hem çiftçilerimiz, hem de mahallemize yeni yerleşen TOKİ’deki vatandaşlarımız açısından bu yol çok önemliydi” </strong>diye konuştu.</p>

<p>2026 yılı programı kapsamında Aydıncık ilçesinde toplam 40 kilometrelik asfalt çalışması gerçekleştireceklerini sözlerine ekleyen Tıraş, <strong>“MESKİ ekiplerimiz ve altyapı kurumlarımızla birlikte çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Yaklaşık 40 kilometrelik asfaltımızı bu yıl içinde tamamlayacağız” </strong>ifadelerine yer verdi.<strong> </strong></p>

<p><strong>Muhtar Öz: “</strong><strong>Artan nüfusa bağlı olarak bu yolun yenilenmesi gerekiyordu”</strong></p>

<p>Aydıncık ilçesi Atatürk Mahallesi Muhtarı Adem Öz, TOKİ konutlarının yapılması ile beraber artan nüfusa bağlı olarak bu yolun yapımına gereksinim duyulduğunu belirterek,<strong> “TOKİ’nin yapımında iş makineleri ve kamyonların gelmesiyle bu asfalt tamamen deforme oldu. </strong><strong>Gerekli altyapı çalışması yapıldıktan sonra asfaltı döktüler. Bize bu konuda yardımcı olan başta Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e ve emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim” </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p></p>

<p><strong>Bölge sakinlerinden yenilenen yola tam not</strong></p>

<p>TOKİ konutlarında ikamet eden vatandaşlardan Mehmet Hayri Saltık, <strong>“Bu yapılan yol hizmetinden dolayı teşekkür ederiz. Belediye Başkanımızdan ve yapılan hizmetlerin hepsinden memnunuz. Devamlı kullandığımız yol genişledi ve asfaltlandı. Tozdan, çamurdan kurtulduk. Şimdi çok iyi oldu” </strong>ifadelerine yer verdi.<strong> </strong></p>

<p></p>

<p>TOKİ konutlarında oturan bir diğer vatandaş Ozan Koç, yol yapılmadan önce hem tozdan rahatsız olduklarını hem de araçlarının çok arızalandığını anlatarak,<strong> “Şu anda yolumuz çok mükemmel bir asfaltla kaplandı. Rahatlıkla evimize ulaşıyoruz. Çoluğumuz, çocuğumuz bisikletine rahat rahat biniyor. Başkanımız ilçemiz için güzel hizmetler yapmaya devam ediyor” </strong>dedi.<strong> </strong></p>

<p></p>

<p>Vatandaşlardan Ali Burda ise <strong>“Önceden yolumuz bozuktu, tozluydu. Şimdi güzelleşti. Eskiden her taraf toz oluyordu. Vahap Başkanımı çok seviyorum. O kadar hizmet yaptı ki… Hizmetlerinden memnunum” </strong>diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/aydincikta-yaklasik-40-kilometrelik-asfaltimizin-tamamini-bu-yil-yetistirecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/buyuksehirden-aydincikta-hem-ureticiye-ve-hem-de-vatandasa-konforlu-ulasim-2.jpg" type="image/jpeg" length="65540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Köy Bizim Şenlik Bizim’ etkinliklerini 13 ilçeye taşımaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-belediyesi-koy-bizim-senlik-bizim-etkinliklerini-13-ilceye-tasimaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-belediyesi-koy-bizim-senlik-bizim-etkinliklerini-13-ilceye-tasimaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklar yaz tatilini eğlenceyle geçirsin diye çalışan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Köy Bizim Şenlik Bizim’ etkinliklerini 13 ilçeye taşımaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<ul>
 <li><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR’İN <i>‘KÖY BİZİM ŞENLİK BİZİM’</i> ETKİNLİĞİ ARSLANKÖY’DE</strong></li>
 <li><strong>ARSLANKÖYLÜ ÇOCUKLAR BÜYÜKŞEHİR EKİPLERİ İLE DOYASIYA EĞLENDİ</strong></li>
</ul>

<p></p>

<p>Çocuklar yaz tatilini eğlenceyle geçirsin diye çalışan Mersin Büyükşehir Belediyesi, <strong><i>‘Köy Bizim Şenlik Bizim’</i></strong> etkinliklerini 13 ilçeye taşımaya devam ediyor. Son olarak Toroslar ilçesinin Arslanköy Mahallesi’ndeki çocuklarla buluşan Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, birbirinden renkli aktiviteler ile çocukları eğlenceye doyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklar yaz tatilini eğlenceyle geçirsin diye çalışan Mersin Büyükşehir Belediyesi, <strong><i>‘Köy Bizim Şenlik Bizim’</i></strong> etkinliklerini 13 ilçeye taşımaya devam ediyor. Son olarak Toroslar ilçesinin Arslanköy Mahallesi’ndeki çocuklarla buluşan Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, birbirinden renkli aktiviteler ile çocukları eğlenceye doyurdu. Akıl ve Zekâ Oyunları, tiyatro, çocuk oyunları ve mini disko ile bolca kahkahaya eşlik eden ekipler, çocukları ve ailelerini kendilerine hayran bıraktı.</p>

<p><strong>Karakaş: “Yaz tatili boyunca Mersin’in tüm ilçelerindeyiz”</strong></p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nda saha personeli olarak görev yapan Ali Can Karakaş; <strong><i>‘Köy Bizim Şenlik Bizim’</i></strong> etkinlikleri kapsamında Anamur’dan Bozyazı’ya, Gülnar’dan Erdemli’ye Mersin’in 13 ilçesine gittiklerini, 7’den 70’e vatandaşlarla ve çocuklarla bir araya geldiklerini aktardı. Karakaş, <strong>“İlçelerde çocuklarımıza; Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığımızla iş birliği içerisinde tiyatrolar, oyunlar, mini disko tarzında eğlenceli etkinlikler yapıyoruz. Bu kapsamda Akıl ve Zekâ Oyunları Atölyesi de gerçekleştiriyoruz. Çok iyi geri dönüşler alıyoruz ve gittiğimiz bazı köylerde çocukların tekrar talepleri oluyor. Biz de bu istekleri karşılamaya devam ediyoruz”</strong> dedi. Yaz mevsimi boyunca her gün farklı bir ilçede şenlik olduğunu belirten Karakaş, <strong>“Her ilçede çok güzel bir ortam oluşuyor. Çocuklar da çok mutlu oluyor”</strong> diye konuştu. Etkinlik için <strong><i>Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi</i></strong> hattından talepleri aldıklarını ifade eden Karakaş, tüm çocukları ve ailelerini etkinliklere katılmaya davet etti.</p>

<p><strong>Muhtar Ay: “Mahalle halkı şenliklerin artarak devam etmesini istiyor”</strong></p>

<p>Arslanköy Mahallesi Muhtarı Züleyha Ay, şenlik dolayısıyla Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile emek veren belediye ekiplerine teşekkür ederek, <strong>“Mahallemizde çocuklar için çok eğlenceli bir etkinlik oluyor. Bu etkinlik her yıl yapılıyor. Çocuklar, <i>‘Bir daha ne zaman gelecekler?’</i> diye soruyorlar” </strong>dedi. Mahalle halkının da şenliklerin artarak devam etmesi için çok fazla talepte bulunduğundan söz eden Muhtar Ay, <strong>“Mahallelimiz bu etkinliği senede 2 defa istiyor. Çünkü burada sosyal aktivite az. Çocuklar için de çok güzel zaman geçirme şansı oluyor”</strong> diye konuştu.</p>

<p><strong>Çocuklar doyasıya eğlencenin tadını çıkardı</strong></p>

<p>Şenlikte doyasıya eğlenen çocuklardan Alparslan Gök, <strong>“Şenliğe eğlenmeye geldim. Patlamış mısır, eğlenceli etkinlikler ve oyunlar var. Çok eğlendik”</strong> derken, Aslan Halil Çetiner ise <strong>“Burada çok güzel eğleniyorum. Dans ediyoruz, masal anlatıyorlar, hepsi çok güzel”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Arslanköylü çocuklardan Ahmet Tekin Çetiner, şenlik kapsamında yaptıkları aktiviteleri anlatarak, <strong>“Oyun oynuyoruz. Mısır da yedik. Çok eğlenceliydi, belediyeye teşekkür ederim”</strong> dedi. Ahmet Can Yıldız ise, <strong>“Parkta oyun oynadık. Futbol oynadık ve dans ettik. Tiyatro izledik, mısır da dağıttılar. Çok eğlendik”</strong> diyerek, Büyükşehir’e şenlik için teşekkür etti. Eyüp Bilal Kaplan da oyunlar oynayıp çok eğlendiklerini belirterek, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Şenliğe katılan Arslanköy sakinlerinden Esra Yıldız, çocuklar için böyle etkinlikler yapılmasının çok memnuniyet verici olduğunu belirterek, <strong>“Burası köy olduğundan dolayı çok fazla olanak yok. Çocuklarımız da böyle etkinliklere katılım sağlıyorlar. Onlar için tiyatro ve bazen palyaçolar da geliyor, güzel oluyor. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz”</strong> diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-belediyesi-koy-bizim-senlik-bizim-etkinliklerini-13-ilceye-tasimaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/mersin-buyuksehirin-koy-bizim-senlik-bizim-etkinligi-arslankoyde-4.JPG" type="image/jpeg" length="70478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump yönetiminin Harvard’a açtığı antisemitizm davası reddedildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trump-yonetiminin-harvarda-actigi-antisemitizm-davasi-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trump-yonetiminin-harvarda-actigi-antisemitizm-davasi-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Adalet Bakanlığı Sivil Haklardan Sorumlu Başsavcı Yardımcısı Harmeet Dhillon, mahkemenin kararına katılmadıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>ABD’de federal yargıç, Trump yönetiminin Harvard Üniversitesi’ne karşı Yahudi öğrencilere yönelik taciz ve ayrımcılığa göz yumulduğu iddiasıyla açtığı davayı reddetti. Mahkeme, üniversite kampüsündeki olayların federal medeni haklar yasasının devam eden ihlalini kanıtlamak için “çok münferit ve olay bazlı” olduğu sonucuna vardı.</h3>
</blockquote>

<p>ABD’de Boston Federal Bölge Mahkemesi, Trump yönetiminin Harvard Üniversitesi’ne karşı açtığı antisemitizm davasında üniversite lehine karar verdi. Federal Yargıç Richard G. Stearns, yönetimin Harvard’ın federal medeni haklar yasalarını devam eden biçimde ihlal ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.</p>

<h2>Mahkeme: Olaylar süreklilik göstermiyor</h2>

<p>Stearns kararında, hükümetin mart ayında açtığı davanın ağırlıklı olarak 2023-2024 akademik yılında yaşanan olaylara dayandığını belirtti. Davada yer verilen bazı olayların ise Mart 2025’te meydana geldiğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yargıç, Harvard'ın Cambridge'deki kampüsünde yaşanan olayların, üniversitede süreklilik arz eden bir insan hakları ihlalinin bulunduğunu ortaya koymak açısından yeterli olmadığı değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Mahkeme, söz konusu vakaları “çok münferit ve olay bazlı” olarak nitelendirdi.</p>

<h2>Trump yönetimi: Sonraki adımları değerlendiriyoruz</h2>

<p>ABD Adalet Bakanlığı Sivil Haklardan Sorumlu Başsavcı Yardımcısı Harmeet Dhillon, mahkemenin kararına katılmadıklarını açıkladı.</p>

<p>Dhillon, <strong>“Karara katılmıyoruz ve sonraki adımları değerlendiriyoruz”</strong> dedi.</p>

<p>Harvard Üniversitesi ise kararın ardından hemen bir açıklama yapmadı.</p>

<h2>Dava Filistin yanlısı protestoların ardından açıldı</h2>

<p>Trump yönetiminin davası, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik saldırısının ardından ABD üniversitelerinde başlayan ve Harvard kampüsüne de yayılan Filistin yanlısı protestoların ardından gündeme geldi.</p>

<p>Yönetim, Harvard'ı Yahudi öğrencileri yeterince korumamakla suçladı. Dava dosyasında Yahudi öğrencilerin <strong>“taciz edildiği, fiziksel saldırıya uğradığı, takip edildiği ve tükürüldüğü”</strong> iddia edildi.</p>

<p>Harvard ise davanın açılmasının ardından yaptığı açıklamada Yahudi ve İsrail topluluğunun üyelerine büyük önem verdiğini ve kampüsün Yahudi öğrenciler açısından güvenli, saygılı ve kapsayıcı bir ortam olması için çalıştığını bildirdi.</p>

<h2>Harvard antisemitizmle mücadele için yeni adımlar attı</h2>

<p>Harvard Rektörü Alan M. Garber, üniversitenin kampüsteki antisemitizmle mücadele amacıyla bir görev gücü oluşturduğunu açıkladı.</p>

<p>Garber ayrıca yeni bir rektör yardımcısı ve yeni dekanların göreve getirildiğini, üniversitenin disiplin politikalarının ise <strong>“daha tutarlı, adil ve etkili”</strong> hale getirilmesi amacıyla yeniden düzenlendiğini belirtti.</p>

<h2>Hedef milyarlarca dolarlık federal fondu</h2>

<p>Trump yönetiminin Harvard'a karşı açtığı dava yalnızca kampüs politikalarıyla sınırlı değildi. Hükümet, Ekim 2023'ten itibaren üniversiteye sağlanan milyarlarca dolarlık federal araştırma hibelerinin geri alınmasını hedefliyordu.</p>

<p>Yönetim, ırk veya ulusal köken temelinde ayrımcılığı yasaklayan 1964 tarihli Medeni Haklar Yasası'nın VI. maddesinin federal fonların geri çekilmesine imkân verdiğini savundu.</p>

<h2>Harvard ile Trump yönetimi arasında uzun süredir kriz var</h2>

<p>Dava, Trump'ın yeniden başkanlık görevine başlamasının ardından Harvard ile Beyaz Saray arasında yaşanan kapsamlı anlaşmazlığın bir parçası oldu.</p>

<p>Trump yönetimi Harvard'ın araştırma fonlarının kesilmesi, yabancı öğrencileri kabul etme kapasitesinin sınırlandırılması ve ABD askeri personelini kaydetme imkanlarının kısıtlanması gibi çeşitli adımlar attı.</p>

<p>Geçen yıl görülen ayrı bir davada federal bir yargıç, Trump yönetiminin Harvard'a yönelik <strong>2,6 milyar dolardan fazla federal fon kesintisini</strong> geri almasını emretti. Mahkeme, Beyaz Saray'ın federal fonlamaya anayasaya aykırı koşullar getirdiği sonucuna varırken, antisemitizmle mücadele gerekçesinin üniversitelere yönelik <strong>“hedefli, ideolojik güdümlü bir saldırı için bir perdeleme aracı”</strong> olarak kullanıldığı değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>Anlaşma ihtimali sürerken yeni dava krizi büyüttü</h2>

<p>Harvard ile Trump yönetimi arasındaki sert çatışmaya rağmen taraflar arasında bazı görüşmeler de gerçekleştirildi. Trump, iki tarafın bir anlaşmaya varmaya yakın olduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Ancak Adalet Bakanlığı'nın mart ayında Harvard'a karşı medeni haklar davası açması, taraflar arasındaki müzakerelerde ciddi bir çıkmaz yaşandığının işareti olarak değerlendirildi.</p>

<p>ABD'de üniversitelerin federal medeni haklar yasalarını ihlal ettiği tespit edildiğinde, sorunlar çoğunlukla üniversitelerin gönüllü anlaşmalar yoluyla uyum sağlamasıyla çözülüyor. Harvard davasının reddedilmesi ise Trump yönetiminin üniversite üzerindeki baskısının hukuki açıdan yeni bir engelle karşılaştığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trump-yonetiminin-harvarda-actigi-antisemitizm-davasi-reddedildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 08:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-081637.png" type="image/jpeg" length="53937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[X-Men ’97’nin 2. sezonu: Mutantlar bu kez zamanın ve uzayın içinde savaşıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/x-men-97nin-2-sezonu-mutantlar-bu-kez-zamanin-ve-uzayin-icinde-savasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/x-men-97nin-2-sezonu-mutantlar-bu-kez-zamanin-ve-uzayin-icinde-savasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlk sezonun finalinde dağılan X-Men ekibi, bu kez yalnızca farklı coğrafyalarda değil, farklı zaman dilimlerinde de mücadele etmek zorunda kalıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Muhteşem retro animasyonu, nefes kesen aksiyon sahneleri, yüksek konseptli hikâyesi ve güçlü duygusal çatışmalarıyla X-Men ’97’nin ikinci sezonu, mutantlarla insanlar arasındaki güç, kimlik ve kabul mücadelesini daha da büyütüyor. İlk sezonun bıraktığı yerden devam eden yapım, X-Men üyelerini zaman ve uzayda savurarak bu kez karşılarına serinin en büyük tehditlerinden biri olan Apocalypse’i çıkarıyor.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Marvel’ın sevilen animasyon serisi <i>X-Men ’97</i>, ikinci sezonuyla izleyiciyi yeniden 1990’ların çizgi roman estetiğine, mutantların bitmeyen mücadelesine ve zamanlar arasında gidip gelen büyük bir maceraya taşıyor. İlk sezonun finalinde dağılan X-Men ekibi, bu kez yalnızca farklı coğrafyalarda değil, farklı zaman dilimlerinde de mücadele etmek zorunda kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>X-Men zamanın içinde dağılıyor</h2>

<p>İkinci sezon, ilk sezonun bıraktığı yerden devam ediyor. X-Men üyeleri zaman ve uzaya dağılmış durumda. Ekibin öncelikli amacı yeniden bir araya gelmek ve giderek büyüyen tehdide karşı savunma oluşturmak.</p>

<p>Bu tehdidin merkezinde ise Marvel evreninin en önemli mutant karakterlerinden biri olan <strong>Apocalypse</strong> bulunuyor. Seride artık bir süper kötü olarak konumlanan Apocalypse, kendi Dört Atlısı ile birlikte X-Men'in karşısına çıkıyor.</p>

<p>Hikâye iki önemli zaman dilimine uzanıyor: <strong>Antik Mısır ve 3960 yılı.</strong> Bu iki dönem arasındaki bağlantı ise 1997'de, yani dizinin ana zaman çizgisinde kuruluyor.</p>

<p>Bu tercih, 1992-1997 yılları arasında yayınlanan <i>X-Men: The Animated Series</i> ile <i>X-Men ’97</i> arasındaki bağı da güçlendiriyor.</p>

<h2>Apocalypse’in geçmişine yolculuk</h2>

<p>Sezonun en dikkat çekici hikâyelerinden biri Antik Mısır'da geçiyor.</p>

<p>Magneto, firavuna karşı isyan başlatan mutant köle <strong>En Sabah Nur</strong> ile karşılaşıyor. Ancak izleyicinin bildiği üzere En Sabah Nur, gelecekte Apocalypse'e dönüşecek.</p>

<p>Bu nedenle hikâye yalnızca bir kahraman-kötü adam çatışması olmaktan çıkıyor; karakterlerin geçmişi, geleceği ve seçimleri arasında daha karmaşık bir ilişki kuruyor.</p>

<p>X-Men'in Apocalypse ile mücadelesi böylece yalnızca bugünde yaşanan bir savaş olmaktan çıkıyor. Karakterler, kötülüğün ortaya çıkışına ve mutant tarihinin en kritik dönemlerine de tanıklık ediyor.</p>

<h2>Jubilee’den Wolverine’e: Karakterler hâlâ dizinin kalbi</h2>

<p>İkinci sezonun güçlü taraflarından biri karakterlerin korunması ve geliştirilmesi.</p>

<p>Özellikle <strong>Jubilee</strong>, genç ve enerjik karakter yapısını koruyor. İkinci bölümde havai fişekler, müzik, baloncuklar ve bitmek bilmeyen enerjisiyle eğlenceli bir maceraya atılırken, yakalandığında diğer mutant tutukluların kurtarılmasına da yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Wolverine, Cyclops, Morph, Magneto ve Beast</strong> gibi karakterler ise sezonun duygusal ve mizahi dengesini taşıyor.</p>

<p>Morph'un alaycı tavrı, Wolverine'e yönelik yaklaşımı ve sürekli değişen ruh hali karaktere ayrı bir dinamizm katıyor. Mizahın yoğun olduğu anlarda bile karakterlerin geçmişlerinden gelen travmalar ve suçluluk duyguları hikâyenin arka planında varlığını sürdürüyor.</p>

<p>Morph'un hayatı neredeyse bir cümleyle özetleyen esprilerinden biri de bu mizahi yaklaşımı ortaya koyuyor:</p>

<blockquote>
<p>“Haberler çocukları korkutuyordu, ben de <i>Şeytan Çıkarma</i> filmini açtım!”</p>
</blockquote>

<h2>90’ların ruhu modern animasyon teknolojisiyle buluşuyor</h2>

<p><i>X-Men ’97</i>nin en büyük avantajlarından biri görsel dünyası.</p>

<p>Yapım, orijinal serinin 90'lı yıllara özgü animasyon estetiğini korurken modern animasyon teknolojilerinden yararlanıyor. Çarpıcı renkler, hızlı kamera hareketleri ve yoğun aksiyon sahneleri dizinin temposunu sürekli yüksek tutuyor.</p>

<p>Bölümler boyunca renk patlamaları, esprili diyaloglar ve arka arkaya gelen aksiyon sahneleri izleyiciyi uzun süre bekletmiyor.</p>

<p>Bu hızlı anlatımın önemli bir avantajı var: Zaman ve mekân arasında sık sık geçiş yapılmasına rağmen hikâyeyi takip etmek genel olarak zorlaşmıyor.</p>

<p>Antik Mısır'dan geleceğin dünyasına, oradan 1997'ye uzanan hikâye çizgileri birbirine bağlanarak ilerliyor.</p>

<h2>Her bölümde yeni bir gönderme</h2>

<p>Dizi, özellikle eski <i>X-Men</i> hayranları için çok sayıda gönderme barındırıyor.</p>

<p>Orijinal serinin bazı hikâyelerini ve atmosferini hatırlatan masalsı anlar, araştırma tesisleri, kaçan mutantlar, jenerik ayrıntıları ve çeşitli görsel göndermeler dokuz bölüm boyunca karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Bu göndermeler yalnızca nostalji amacı taşımıyor. Dizinin geçmişiyle kurduğu bağı güçlendiriyor.</p>

<p>Ancak yeni izleyiciler açısından da önemli bir sorun yaratmıyor. Eski seriyi bilmeyen izleyiciler de hikâyeyi takip edebiliyor; geçmişe hâkim olanlar ise ayrıntıları yakaladıkça ikinci bir eğlence katmanı elde ediyor.</p>

<h2>Seslendirme kadrosu da güçlü</h2>

<p>Görsel açıdan yoğun bir yapımda karakterlerin kişiliklerini sesleriyle ayakta tutmak kolay değil. Ancak <i>X-Men ’97</i>nin seslendirme kadrosu bu konuda başarılı bir performans ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Ray Chase</strong> Cyclops'a, <strong>Cal Dodd</strong> Wolverine'e, <strong>JP Karliak</strong> Morph'a hayat verirken <strong>Ross Marquand</strong> hem Profesör Charles Xavier hem de Apocalypse'i seslendiriyor.</p>

<p>Jennifer Hale, Alison Sealy-Smith, Lenore Zann, George Buza, Holly Chou, Isaac Robinson-Smith ve diğer oyuncular da karakterlerin farklı kişiliklerinin belirginleşmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Özellikle Morph'un mizahi ve zaman zaman duygusal sahneleri, seslendirme performansının dizinin atmosferindeki önemini ortaya koyuyor.</p>

<p>Beast'in ise Shakespeare yerine Jack London'dan yaptığı alıntı sezonun ruhunu özetliyor:</p>

<blockquote>
<p>“Hayat her zaman iyi kartlara sahip olmakla ilgili değildir, bazen kötü bir eli iyi oynamakla ilgilidir.”</p>
</blockquote>

<h2>Mutantlar ve insanlar arasındaki mücadele büyüyor</h2>

<p>Dizinin asıl gücü ise yalnızca süper güçlerden ve aksiyondan kaynaklanmıyor.</p>

<p><i>X-Men ’97</i>, mutantların toplumdaki konumunu; dışlanma, korku, güç, ayrımcılık ve kabul edilme arayışı üzerinden ele almaya devam ediyor.</p>

<p>Mutantlar ile insanlar arasındaki gerilim, X-Men evreninin temel meselesi olmayı sürdürüyor. Apocalypse tehdidi bu çatışmanın üzerine daha büyük ve kozmik bir mücadele ekliyor.</p>

<p>Bu nedenle ikinci sezon, yalnızca nostaljiye yaslanan bir devam yapımı olmaktan çıkıyor. Eski serinin temel meselelerini korurken onları daha geniş bir zaman ve mekân ölçeğine taşıyor.</p>

<h2>Finalde tempo yükseliyor</h2>

<p>Sezonun en belirgin zayıflığı ise final bölümünde ortaya çıkıyor.</p>

<p>Hikâyede aynı anda çok fazla olayın yaşanması ve takip edilmesi gereken çok sayıda olay örgüsünün bulunması finalin bir miktar aceleye gelmiş hissi yaratıyor.</p>

<p>Ancak bu durum genel deneyimi büyük ölçüde bozmuyor. Dokuz bölüm boyunca yüksek tempolu aksiyon, mizah, nostalji, duygusal çatışmalar ve bilimkurgu unsurları bir arada ilerliyor.</p>

<h3>9 bölüm, 30 dakikalık mutant şöleni</h3>

<p><strong>Yaratıcı:</strong> Beau DeMayo<br />
<strong>Seslendirme:</strong> Ray Chase, Jennifer Hale, Alison Sealy-Smith, Cal Dodd, JP Karliak, Lenore Zann, George Buza, AJ LoCascio, Holly Chou, Isaac Robinson-Smith, Matthew Waterson, Ross Marquand ve diğerleri<br />
<strong>Sezon:</strong> 2<br />
<strong>Bölüm sayısı:</strong> 9<br />
<strong>Bölüm süresi:</strong> Yaklaşık 30 dakika<br />
<strong>Dil:</strong> İngilizce</p>

<p>Sonuç olarak <i>X-Men ’97</i>nin ikinci sezonu, 90'ların animasyon mirasını modern anlatım olanaklarıyla birleştiren güçlü bir devam sezonu olarak öne çıkıyor. Zaman ve uzayda dağılan X-Men'in yeniden bir araya gelme mücadelesi, Apocalypse tehdidi ve mutant-insan çatışması hikâyeyi daha büyük bir ölçeğe taşıyor.</p>

<p><strong>Muhteşem retro görselliği, yüksek temposu, mizahı, güçlü seslendirme performansları ve duygusal derinliğiyle X-Men ’97, hem eski hayranlara nostaljik bir şölen sunuyor hem de yeni izleyiciler için kendi başına ayakta duran bir mutant macerası yaratıyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çocuk</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/x-men-97nin-2-sezonu-mutantlar-bu-kez-zamanin-ve-uzayin-icinde-savasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-080947.png" type="image/jpeg" length="43444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu öğretmeni özel kursta çalıştırılamaz: “Devlet okulları özel kursların öğrenci kaynağı değildir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kamu-ogretmeni-ozel-kursta-calistirilamaz-devlet-okullari-ozel-kurslarin-ogrenci-kaynagi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kamu-ogretmeni-ozel-kursta-calistirilamaz-devlet-okullari-ozel-kurslarin-ogrenci-kaynagi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB’e bağlı devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin mevzuata aykırı biçimde özel öğretim kurslarında çalıştırılmasına karşı olduklarını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Mardin’de devlet okullarında görev yapan bazı Millî Eğitim Bakanlığı öğretmenlerinin özel öğretim kurslarında çalıştırıldığı ve kamu okullarındaki öğrencilerin bu kurslara yönlendirildiği yönündeki bilgi ve belgeleri gündeme taşıdı. Sendika, uygulamaların incelenmesi için yetkili mercilere başvuracağını açıkladı.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Mardin’de kendilerine ulaşan bilgi ve belgelerin, devlet okullarında görev yapan bazı Millî Eğitim Bakanlığı öğretmenlerinin özel öğretim kurslarında fiilen çalıştırıldığını ve kamu okullarında eğitim gören öğrencilerin özel kurslara yönlendirildiğini ortaya koyduğunu açıkladı.</p>

<p>Sendika, konunun artık söylenti veya varsayımlarla değil, <strong>bilgi ve belgelerle ortaya konulabilen uygulamalarla</strong> gündeme geldiğini belirterek, hem kamu görevi hem de özel öğretim sektöründe çalışan öğretmenlerin emeği açısından ciddi sorunlar bulunduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Kamu öğretmeni özel kursta çalıştırılamaz”</h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, MEB’e bağlı devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin mevzuata aykırı biçimde özel öğretim kurslarında çalıştırılmasına karşı olduklarını belirtti.</p>

<p>Sendikaya göre kamu görevi devam eden öğretmenlerin özel kurslarda çalıştırılması, yalnızca kamu görevinin yürütülmesi bakımından değil, <strong>özel sektörde çalışan öğretmenlerin istihdam ve emek koşulları açısından da adaletsizlik</strong> yaratıyor.</p>

<p>Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin düşük ücret, ağır çalışma koşulları ve güvencesizlikle mücadele ettiğine dikkat çeken sendika, kamu görevini sürdüren öğretmenlerin özel kurslarda çalıştırılmasının özel sektördeki öğretmenlerin çalışma alanını daraltabileceğini ve özel kurumlara haksız bir avantaj sağlayabileceğini savundu.</p>

<h2>“Devlet okulları özel kursların öğrenci kaynağı değildir”</h2>

<p>Sendikanın açıklamasında en fazla dikkat çekilen başlıklardan biri ise devlet okullarındaki öğrencilerin özel kurslara yönlendirilmesi oldu.</p>

<p>Devlet okulunda görev yapan bir öğretmenin, öğrencileri görev yaptığı okuldan özel bir kursa yönlendirmesinin, <strong>öğretmen ile öğrenci arasındaki güven ilişkisinin ticari bir ilişkiye dönüştürülmesi anlamına gelebileceği</strong> belirtildi.</p>

<p>Sendika, öğretmenlerin öğrenciler ve veliler nezdindeki güven konumunun herhangi bir özel kurumun ticari çıkarı için kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Devlet okulundaki öğrenci, hiçbir özel öğretim kurumunun ticari müşteri kaynağı değildir” görüşünü dile getirdi.</p>

<h2>Okul programlarının özel kursa göre düzenlenmesi iddiası</h2>

<p>Sendika, kamu görevi ile özel kurs faaliyetinin iç içe geçirilmesine ilişkin başka bir noktaya da dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamada, öğretmenlerin devlet okulundaki görevlerine devam ederken özel öğretim kurslarında fiilen çalıştırılmasının yanı sıra, <strong>okullardaki çalışma ve ders programlarının özel kursların çalışma düzenine göre şekillendirilmesi</strong> ihtimalinin de ayrıca incelenmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Sendikaya göre ders programlarının temel belirleyicisi öğrencilerin eğitim ihtiyaçları ve okulun gereklilikleri olmalı. Hiçbir kamu okulunun çalışma düzeninin, özel bir kursun personel ihtiyacına göre oluşturulmaması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2>Sendika yetkili mercilere başvuracak</h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Mardin’deki uygulamaların takipçisi olacaklarını açıkladı.</p>

<p>Sendika, ellerindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda gerekli başvuruları yaparak; MEB öğretmenlerinin özel öğretim kurslarında çalıştırılması, kamu okullarındaki öğrencilerin özel kurumlara yönlendirilmesi ve kamu göreviyle özel ticari faaliyetin iç içe geçirilmesi iddialarının <strong>yetkili merciler tarafından incelenmesini</strong> talep edeceklerini bildirdi.</p>

<p>Sendika, herhangi bir kişi ya da kurumun peşinen suçlu ilan edilmesini istemediklerini de belirterek, ancak belgelenmiş ve tespit edilmiş olduğu belirtilen uygulamaların üzerinin kapatılmasına da izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h2>“Mevzuat herkese eşit uygulanmalı”</h2>

<p>Sendikanın temel talebini ise mevzuatın herkes için eşit uygulanması oluşturuyor.</p>

<p>Açıklamada, kamu görevindeki bir öğretmen için farklı, özel sektörde çalışan öğretmen için farklı kurallar uygulanamayacağı belirtilirken, özel öğretim kurumlarının da mevzuata uymak zorunda olduğu vurgulandı.</p>

<p>Sendika, kamu öğretmenlerinin mevzuata aykırı biçimde özel kurslarda çalıştırılmasının özel sektörde çalışan öğretmenler karşısında haksız bir rekabet ve istihdam avantajı yaratabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>“Kamu görevi özel kazanç kapısı değildir”</h2>

<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Mardin’deki sürecin takipçisi olacaklarını yineleyerek, kamu görevinin özel ticari faaliyetle iç içe geçirilmesine karşı olduklarını belirtti.</p>

<p>Sendika açıklamasını şu mesajlarla tamamladı:</p>

<p><strong>“Kamu görevi özel kazanç kapısı değildir. Devlet okulları özel kursların öğrenci toplama merkezi değildir. Özel sektör öğretmenlerinin emeği ve hakkı sahipsiz değildir.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kamu-ogretmeni-ozel-kursta-calistirilamaz-devlet-okullari-ozel-kurslarin-ogrenci-kaynagi-degildir</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-16-074019.png" type="image/jpeg" length="28732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["KHK'lar İptal Edilsin, Kayyımlar Son Bulsun": Amed Emek ve Demokrasi Platformu Şartlarını Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/khklar-iptal-edilsin-kayyimlar-son-bulsun-amed-emek-ve-demokrasi-platformu-sartlarini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/khklar-iptal-edilsin-kayyimlar-son-bulsun-amed-emek-ve-demokrasi-platformu-sartlarini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed Emek ve Demokrasi Platformu’ndan 'Çerçeve Yasa' Değerlendirmesi: "Çatışmasızlık Yeterli Değil, Kalıcı Barış İçin Demokrasi Güvenceye Alınmalı"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyen Amed Emek ve Demokrasi Platformu, barış sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen hukuki düzenlemenin çatışmasızlık ortamı açısından kıymetli bir ilk adım olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Platform, kalıcı barışın ancak anayasal statü, eşit yurttaşlık, anadil hakkı ve sendikal özgürlüklerin sağlanmasıyla mümkün olacağını ifade etti.</p>
</blockquote>

<p>Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Türkiye’de yürütülen barış ve demokratikleşme sürecine ilişkin görüş, eleştiri ve taleplerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla Eğitim Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube binasında geniş katılımlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi.</p>

<p>Türkçe ve Kürtçe olarak iki dilde hazırlanan ortak metin, platform üyeleri Şerefhan Aydın ve Saliha Zorlu tarafından okundu.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 15 125311" class="detail-photo img-fluid" height="1273" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-15-125311.png" width="1912" /></p>

<p><strong>"Çerçeve Yasa Kıymetli Bir İlk Adımdır Ama Yetersizdir"</strong></p>

<p>Açıklamada, Kürt sorununun çözümü ve çatışmasızlık zemininin sağlanması adına çıkarılan yasal düzenlemenin tarihi bir önem taşıdığı kabul edilmekle birlikte, yasanın mevcut haliyle sorunun köklü nedenlerine temas etmediği kaydedildi.</p>

<p><strong>Metinde öne çıkan değerlendirmeler şu şekilde sıralandı:</strong></p>

<p><strong>Tarihi Fırsat ve Çatışmasızlık: </strong>Yüzyıllık inkar/isyan diyalektiği ile 50 yıllık çatışmalı sürecin hukuki zemine taşınması, yoksul emekçiler ve halklar için büyük bir umut kaynağı olmuştur. Silahların susması ve yeni acıların yaşanmaması sürecin en önemli kazanımıdır.</p>

<p><strong>Toplumsal Beklentiler ve Kapsam Eksikliği:</strong> Mevcut yasa; Kürt halkının temel haklarının tanınması, anayasal statüye kavuşması, anadil hakkı, yerel demokrasi ile düşünce ve ifade özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsayıcı bir güvence sunmamaktadır.</p>

<p><strong>Baskı Politikaları ve KHK İhraçları:</strong> Düzenleme; siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskısını sona erdirecek bir reform içermediği gibi, KHK'lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin mağduriyetini de gidermemektedir.</p>

<p><strong>"Çatışmalı Ortam Emekçileri Bölüyor ve Örgütsüzleştiriyor"</strong></p>

<p>Çatışma ve savaş politikalarının en büyük bedelini yoksul emekçi kesimlerin ödediğine dikkat çekilen açıklamada, sermaye ve iktidarın bu ortamdan beslendiği ifade edildi. Kutuplaşmanın derinleşmesiyle emekçilerin ortak haklar etrafında birleşmesinin zorlaştırıldığı, bunun sonucunda ise asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve yoksulluğun derinleştiği belirtildi.</p>

<p>Çatışmasızlık ortamının tek başına kendiliğinden demokrasi veya ekonomik refah getirmeyeceği hatırlatılarak, kaynakların savaştan alınıp eğitime, sağlığa ve kamu hizmetlerine aktarılmasının ancak emekçilerin örgütlü mücadelesiyle sağlanacağı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kalıcı Barış İçin Somut Talepler</strong></h2>

<p>Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Meclis çatısı altında daha önce kurulan komisyonlara da sunmuş oldukları raporların arkasında durduklarını belirterek kalıcı toplumsal barış için şu acil adımların atılması gerektiğini bildirdi:</p>

<p><strong>Kayyım Rejimine Son Verilmesi: </strong>Kayyım uygulamalarından derhal vazgeçilmeli ve yerel demokrasi güçlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Yargı Kararlarının Uygulanması:</strong> Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları eksiksiz biçimde yerine getirilmelidir.</p>

<p><strong>Hak İadeleri ve Mağduriyetlerin Giderilmesi:</strong> KESK’e bağlı sendikalardan ihraç edilen emekçiler ile Barış İmzacıları akademisyenlerin hakları iade edilmelidir.</p>

<p><strong>Temel Özgürlüklerin Güvencesi:</strong> Düşünce, ifade, basın, örgütlenme, gösteri ve yürüyüş hakkı güvence altına alınmalı; kadınların eşit ve özgür yaşamı desteklenmelidir.</p>

<p><strong>Sendikal Haklar:</strong> Sendikal hak ve özgürlükler uluslararası standartlara ve normlara uygun hale getirilmelidir.</p>

<p>Platform üyeleri, barışın iktidarın tek taraflı tasarrufundan çıkarılarak toplumun ortak meselesi haline getirilmesi gerektiğini ve bu yöndeki kararlı mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek açıklamayı sonlandırdı.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 15 125218" class="detail-photo img-fluid" height="1282" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-15-125218.png" width="1923" /></p>

<blockquote>
<h2>Okunan Basın Bülteninin Tamamı Şu şekilde:</h2>
</blockquote>

<p><strong>Barış Emekçilerin Ortak Mücadelesi ile Gelecek!</strong></p>

<p>Yaklaşık 2 yıl önce Türkiye halklarının tamamı için beliren barış umudu, tarafların karşılıklı iradesi ve kararlılığı ile devam etmiş, bu süre içinde Kürt sorunu çatışma zemininde tartışılmaktan uzaklaşmış ve nihayet geçtiğimiz hafta hukuki zemine taşınmıştır. 100 yıllık inkar/isyan diyalektiği ve 50 yıllık çatışmalı sürecin hukuki zeminde tartışılmasına olanaklar sunan bu yasa tüm eksikliklerine rağmen halklara ve yoksul emekçilere umut olmuştur. Kürt meselesinin çözümüne ilişkin ilk kez yasal bir düzenleme yapılmış olması, Türkiye’nin yakın siyasal tarihi bakımından kuşkusuz önemli bir gelişmedir. Değişen dünya ve Ortadoğu konjonktürü kalıcı barış ortamını zorunlu kılıyor. Kısmen konoktürün dayatması kısmen toplumsal ihtiyaçlar göz önüne alınarak girilen bu süreç her halukarda kıymatli bir süreçtir ve tüm emek örgütleri, sivil toplum alanları olarak destek verilmesi, güçlendirilmesi, olumlu sonuçlanması için çaba ve mücadele sahibi olunması gereken bir süreçtir.</p>

<p>On yıllardır süren çatışmalı ortamda yaşamını yitirenlerin, evlatlarını kaybeden ailelerin, yerinden edilenlerin, yaşamlarının önemli bir bölümünü cezaevlerinde ve sürgünde geçirenlerin, savaş politikalarının ekonomik ve toplumsal sonuçlarını taşıyan milyonların bulunduğu bir ülkede silahların susmasının önemi tartışmasızdır. Bu yasayla birlikte çatışmasızlığın yasal bir zemine kavuşturulmak istenmesi de bu açıdan önemlidir.</p>

<p>Ancak bu yasa Kürt halkının temel haklarının,tanınması, anayasal statüye kavuşması ve bir bütünen Türkiye nin demokratikleşmesinin yasası olmaktan uzaktır. Ancak içinde bulunulan otoriter yönetim biçiminin imkansız hale getirdiği diyalog ortamının oluşmasına zemin hazırlaması , ihtiyaç duyulan demokratikleşme adımlarının ifade bulmasına kapı aralaması çok yönlü fırsatlar da sunmaktadır.</p>

<p>Bir ilk adım yasası olarak bu yasa mevcut haliyle, Kürt sorununun tarihsel, siyasal, toplumsal ve kültürel nedenlerine ilişkin bütünlüklü bir yaklaşım ortaya koymamaktadır. Yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsamlı bir düzenleme getirmemektedir.</p>

<p>Dolayısıyla Çerçeve Yasa olarak da ifade edilen bu yasa, Türkiye’nin bugün yaşadığı ağır demokrasi ve hukuk sorunlarının çözümüne ilişkin bir güvence sunmamaktadır.</p>

<p>Siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar, öğrenciler ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskısını ortadan kaldıracak herhangi bir demokratikleşme düzenlemesi bulunmamaktadır. Aynı şekilde KHK’lerle hukuksuz biçimde kamu görevinden çıkarılan binlerce kamu emekçisinin yaşadığı adaletsizlik de giderilmemektedir.</p>

<p>Çatışmasızlık zemininin kalıcı ve kapsayıcı bir barış ortamına dönüşmesi için gerekli demokratikleşme adımları bir an önce atılmaya başlanmalıdır..</p>

<p><strong>Çatışmalı Ortamın Emekçiler Açısından Karşılığı Kutuplaşma ve Örgütsüzlüktür</strong></p>

<p>Yıllardır çatışmalarda kaybettiklerimizin büyük çoğunluğunun yoksul emekçi halkların çocukları olduğuna dikkat çektik. Bu süreçte yoksul hanelere yeni acıların düşmüyor olması, emekçiler ve halklarımız açısından sürecin en önemli kazanımıdır.</p>

<p>Çatışmalı dönemler, benzer süreçlerin yaşandığı pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de toplumsal ayrışmayı ve kutuplaşmayı derinleştirmiştir. Aynı işyerinde, aynı koşullarda çalışan ve aynı sömürü düzeninin sonuçlarını yaşayan emekçilerin ortak hak ve çıkarları etrafında buluşması zorlaşmış; kutuplaştırıcı politikalar zemin bulmuş, sınıf dayanışmasını zayıflatmıştır. Sonuç olarak örgütsüz bırakılan emekçiler kaybetmiştir. Bugün asgari ücret yalnızca açlık sınırının altında kalmamış, milyonlarca çalışan için ortalama ücrete dönüşmüştür. Kamu emekçileri yoksulluk sınırının altında ücretlerle yaşamaya mahkûm edilirken, emekli aylıkları ortalama bir ev kirasını dahi karşılayamayacak düzeye gerilemiştir.</p>

<p>Elbette çatışmaların sona ermesiyle kendiliğinden demokrasi gelmeyeceği gibi emek sömürüsü de kendiliğinden sona ermeyecektir. Neo-liberal ekonomi politikalarının dayattığı otoriter rejimler savaşların yarattığı ortamlardan beslenmektedir.</p>

<p>Ancak çatışmasızlık ortamı, emekçilerin ortak mücadele zeminlerini güçlendirebilecek önemli imkânlar yaratabilecektir. Kutuplaşmanın gerilemesi, emekçilerin ortak sorunlarını ve sınıfsal çıkarlarını daha görünür hale getirebilir; birlikte örgütlenmenin ve mücadele etmenin koşullarını güçlendirebilecektir.</p>

<p>Yıllardır savaş ve güvenlik politikalarına ayrılan devasa kamu kaynaklarının toplum üzerinde yarattığı ekonomik yük de ortadadır. Elbette ki, silaha ve çatışmaya ayrılan kaynakların AKP iktidarı tarafından kendiliğinden eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, istihdama ve nitelikli kamu hizmetlerine aktarılacağını düşünmek gerçekçi değildir.</p>

<p>Bu kaynakların sermayenin ihtiyaçlarına değil halkın ihtiyaçlarına, kamusal hizmetlere ve emekçilere ayrılmasını sağlayacak olan yine emekçilerin örgütlü ve kararlı mücadelesidir.</p>

<p>Bugünkü iktidarın demokrasi sicili ortadadır. Yargının siyasallaştırılmasından kayyım politikalarına, laik ve seküler yaşam tarzına yönelik müdahalelerden grev yasaklarına ve sendikal baskılara, KHK rejiminden düşünce, ifade, toplantı ve gösteri özgürlüğünün sınırlandırılmasına kadar uzanan antidemokratik uygulamalar önümüzde durmaktadı</p>

<p>Ancak buradan çıkarılması gereken sonuç, emekçilerin, emek örgütlerinin, sendikaların barış ihtimaline sırt çevirmesi değil, oluşabilecek zemini emek ve demokrasi mücadelesini büyütme fırsatına dönüştürmektir.</p>

<p>Esas olan, barışı iktidarın tasarrufundan çıkarıp toplumun meselesi haline getirmek; barış mücadelesini demokrasi, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle birlikte büyütmektir.</p>

<p>Amed emek ve demokrasi platformu olarak kalıcı ve toplumsal bir barışın nasıl tesis edilebileceğine ilişkin eleştirilerimizi ve her biri hayati öneme sahip önerilerimizi içeren raporlarımız ilgili merkezi yönetimlerimiz tarafından daha önce meclis çatısı altında oluşturulmuş olan komisyonlara iletilmişti. Sunmuş olduğumuz raporlarımızın bugün de arkasında olduğumuzu belirtiyoruz.</p>

<p>Kayyım rejiminin sona erdirilmesi; AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması; düşünce, ifade, basın, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınması; KESK iş kollarına bağlı sendikalarda emek , barış ve demokrasi mücadelesi yürüttüğü için ihraç edilmiş KESK li ihraçların bir an önce işlerine iade edilmeleri; Barış imzacısı akademisyenlerin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması; demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması; eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi; kadınların eşit ve özgür yaşamının güvence altına alınması; sendikal hak ve özgürlüklerin uluslararası normlara uygun hale getirilmesi başlıklarında düzenlemeler olmadan emekçiler barışın gerçek kazanımlarını gündelik yaşamlarında hissedemeyeceklerdir.</p>

<p>Bunu sağlayacak esas güç ise emekçiler, halklar, kadınlar ve ortak mücadelemizdir.</p>

<p>Emek, demokrasi ve barış mücadelemizi birlikte ve kararlılıkla sürdüreceğiz</p>

<p>AMED EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/khklar-iptal-edilsin-kayyimlar-son-bulsun-amed-emek-ve-demokrasi-platformu-sartlarini-acikladi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-15-125244.png" type="image/jpeg" length="44978"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitelerde yeni harç tarifesi belli oldu: Bölümlere göre ödenecek tutarlar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/universitelerde-yeni-harc-tarifesi-belli-oldu-bolumlere-gore-odenecek-tutarlar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/universitelerde-yeni-harc-tarifesi-belli-oldu-bolumlere-gore-odenecek-tutarlar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında devlet üniversitelerinde uygulanacak öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretleri yeniden belirlendi. 15 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile fakülte ve programlara göre yeni ücret tarifesi yürürlüğe girdi.</p>

<p></p>

<p>Düzenlemeye göre birinci öğretim ve açık öğretimde normal öğrenim süresi içinde eğitimine devam eden ya da yeni kayıt yaptıran öğrencilerin katkı payları devlet tarafından karşılanmaya devam edecek. Program süresini aşan öğrenciler ile ikinci öğretim ve uzaktan öğretimde eğitim görenler ise belirlenen ücretleri ödeyecek.</p>

<p></p>

<p>En yüksek katkı payı tıp fakültelerinde</p>

<p></p>

<p>Yeni tarifede yıllık öğrenci katkı payının en yüksek olduğu alan tıp fakülteleri oldu.</p>

<p></p>

<p>Tıp fakültelerinde cari hizmet maliyeti 115 bin 435 TL, öğrenciden alınacak katkı payı ise 4 bin 386 TL olarak belirlendi. Bu tutarın 111 bin 48 TL’lik kısmı devlet tarafından karşılanacak.</p>

<p></p>

<p>Diğer yüksek katkı payları ise şöyle:</p>

<p></p>

<p>- Diş Hekimliği: 3 bin 669 TL</p>

<p>- Havacılık ve Uzay Bilimleri: 3 bin 491 TL</p>

<p>- Veterinerlik: 2 bin 911 TL</p>

<p>- Teknik Eğitim: 2 bin 984 TL</p>

<p>- Eczacılık: 2 bin 569 TL</p>

<p>- İTÜ İşletme Fakültesi Mühendislik: 2 bin 996 TL</p>

<p></p>

<p>Mühendislik ve mimarlık bölümleri</p>

<p></p>

<p>Bilgisayar ve Bilişim, Elektrik-Elektronik, İnşaat, Kimya Metalurji, Maden, Makina, Mühendislik ve Mimarlık fakültelerinin yanı sıra çeşitli mühendislik ve tasarım programlarında yıllık öğrenci katkı payı 2 bin 876 TL olarak uygulanacak.</p>

<p></p>

<p>Hukuk ve iktisadi bölümlerde 2 bin 323 TL</p>

<p></p>

<p>Hukuk, İktisat, İşletme, Siyasal Bilgiler, İktisadi ve İdari Bilimler, Yönetim Bilimleri ve Finansal Bilimler fakültelerinde yıllık katkı payı 2 bin 323 TL olacak.</p>

<p></p>

<p>Eğitim ve sağlık alanlarında 2 bin 111 TL</p>

<p></p>

<p>Eğitim, Sağlık Bilimleri, Hemşirelik, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Spor Bilimleri, Turizm, İnsan ve Toplum Bilimleri, Ulaştırma ve Lojistik, Uygulamalı Bilimler, Edebiyat ve Yabancı Diller gibi çok sayıda fakülte ve programda katkı payı 2 bin 111 TL olarak belirlendi.</p>

<p></p>

<p>Fen Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi'nin fen programları, Temel Bilimler Fakültesi ve Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesinde de katkı payı 2 bin 111 TL olacak.</p>

<p></p>

<p>Güzel sanatlar ve denizcilik programlarında 2 bin 343 TL</p>

<p></p>

<p>Deniz Bilimleri, Denizcilik, Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri, Güzel Sanatlar, Sanat ve Tasarım, Müzik ve Sahne Sanatları, Su Ürünleri ve Tekstil gibi programlarda yıllık katkı payı 2 bin 343 TL olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Harç ödeyecek öğrenciler kimler?</p>

<p></p>

<p>Yeni düzenleme özellikle normal öğrenim süresini aşan öğrenciler ile ikinci öğretim ve uzaktan öğretim öğrencilerini ilgilendiriyor. Normal süresi içinde birinci öğretimde veya açık öğretimde eğitimine devam eden öğrencilerin katkı payı ise devlet tarafından karşılanmaya devam edecek.</p>

<p></p>

<p>Yeni tarifeyle birlikte öğrencilerin ödeyeceği tutarlar fakülte ve programa göre farklılık gösterirken, en yüksek öğrenci katkı payı tıp fakültelerinde uygulanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/universitelerde-yeni-harc-tarifesi-belli-oldu-bolumlere-gore-odenecek-tutarlar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/yok-1.jpg" type="image/jpeg" length="16822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="95863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p>

<p itemprop="description"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="46386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="44224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="87250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="64658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="62315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="59962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="54583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="20672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="62588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="58425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="77086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="86946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="73041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="57671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="36820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi Habere Güven 6. Yaşını Dayanışma Sofrasında Kutladı</strong></h2>

<p><strong>Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı</strong></p>

<p><strong>Altı yıldır emeğin, özgürlüğün, doğanın, kadınların ve tüm kimliklerin sesi olan Habere Güven, 6. kuruluş yıldönümünü onlarca dost, kurum ve yoldaşıyla birlikte kutladı. “Dayanışma Sofrası” etkinliği, gerçeğin, umudun ve direnişin buluşma noktası oldu.</strong></p>

<p>Habere Güven, yayın hayatına başlamasının 6. yıldönümünü <strong>“Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında Buluşma”</strong> sloganıyla kutladı.<br />
Adana Reşatbey Mahallesi’ndeki Zarafet Ocakbaşı’nda düzenlenen etkinliğe sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, milletvekili, belediye başkanı, kadın ve çevre örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Bu anlamlı buluşmada basın özgürlüğüne, örgütlü mücadeleye ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar, Habere Güven’in altı yıldır yürüttüğü bağımsız ve halktan yana yayıncılığın Türkiye’deki toplumsal muhalefet için önemli bir ses olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olduk”</strong></p>

<p>Habere Güven adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Altı yıl önce, karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olmak için yola çıktık. Gerçeği yazdık, halkın sesi olduk. Çünkü biliyoruz ki, milyonlarca okur gerçeğe susamıştı.<br />
Habere Güven, ilk günden bu yana emeğin, barışın, özgürlüğün, doğanın, kadınların, çocukların ve tüm kimliklerin sesi olmayı ilke edinmiştir.<br />
Sadece haber aktarmakla kalmadık; toplumsal hafızayı yarınlara taşımayı görev bildik. Doğru, tarafsız ve sorumlu habercilik ilkesiyle çıktığımız bu onurlu yolculukta, dayanışma soframızla bir kez daha gerçeğin yanında olduğumuzu ilan ettik.”</p>

<p><strong>Basın, Emek ve Demokrasi Güçleri Bir Aradaydı</strong></p>

<p>Dayanışma yemeğinde Habere Güven’in dostları da söz aldı. Katılımcılar, Habere Güven’in fedakârca, tarafsız ve halkın çıkarlarını önceleyen habercilik anlayışının Türkiye basınındaki özgürlük mücadelesi için örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Konuşma yapan isimler arasında;<br />
<strong>Önceki Dönem CHP Milletvekillerinden Prof. Dr. Aytuğ Atıcı</strong>,<br />
<strong>Önceki Dönem Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca</strong>,<br />
<strong>CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Özgürtan Çığ</strong>,<br />
<strong>KESK’li KHK’li Münir Korkmaz</strong>,<br />
<strong>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin</strong>,<br />
<strong>Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube Başkanı Sema Akgün</strong>,<br />
<strong>Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı</strong> ve<br />
<strong>Eğitim Sen Önceki Dönem Örgütlenme Sekreteri Günay Reşit Serttaşar</strong> yer aldı.</p>

<p>Katılımcılar, Habere Güven’in yalnızca bir haber portalı değil, “gerçeğin ve direnişin sesi” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Dayanışma Sofrası halkın ortak vicdanının buluşma yeriydi”</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde dayanışma vurgusu öne çıktı.<br />
Habere Güven dostları, **“Dayanışma Sofrası”**nı sadece bir kutlama değil, “gerçeğin, umudun ve direnişin ortak masası” olarak tanımladı:</p>

<p>“Birleşik tutumun önemine dikkat çektik. Çünkü herhangi bir çıkar gözetmeksizin sadece gerçeğin peşinden gitmeyi şiar edinen bizlerin sesi; toplumun ortak vicdanı ile buluştuğu ölçüde anlam kazanır.”</p>

<p>Etkinlikte, <strong>sendikalar</strong>, <strong>emek ve meslek örgütleri</strong>, <strong>insan hakları savunucuları</strong>, <strong>KHK’liler</strong>, <strong>inanç temsilcileri</strong>, <strong>kadın örgütleri</strong>, <strong>ekoloji hareketleri</strong>, <strong>gençler</strong>, <strong>akademisyenler</strong>, <strong>sanatçılar</strong> ve <strong>yerel yöneticiler</strong> bir araya geldi.<br />
Katılım, “<strong>basına, özgürlüklere, demokrasiye ve toplumsal barışa verilen güçlü bir destek</strong>” olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Duvarların Ardındaki Dostlara Selam</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde, tutuklu belediye başkanları ve hak savunucuları da unutulmadı.</p>

<p>“Bu sofrada duvarların ardında olan dostlarımız da vardı. Haksız ve hukuksuz süreçlerin mağduru olan belediye başkanları, sendikacılar, gazeteciler, politik tutsaklar da bizimleydi. Bedenleri tutsak ama nefesleri bizde.”</p>

<p>Habere Güven dostları, dayanışma sofralarında <strong>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar</strong>,<br />
<strong>Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin</strong>,<br />
<strong>Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar</strong>,<br />
<strong>Avukat Celal Tekin</strong> ve<br />
<strong>Özcan Zenger</strong>’i anarak onların mücadelesine selam gönderdi.</p>

<p>“Bu mücadelede dostlarımızın seslerinin kısılmasına asla izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz: Barışın dili halkların umududur, direnişin yankısı en gür sesimizdir.”</p>

<p><strong>Katılamayanlardan Mesaj Desteği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dayanışma Sofrası’na katılamayan çok sayıda siyasetçi ve temsilci, gönderdikleri mesajlarla Habere Güven’in 6. yılını kutladı.<br />
Mesaj gönderenler arasında;<br />
<strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları</strong>,<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut</strong>,<br />
<strong>CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Müzeyyen Şevkin</strong>,<br />
<strong>CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar</strong>,<br />
<strong>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun</strong>,<br />
<strong>DEM Parti Mersin Milletvekilleri Av. Ali Bozan ve Perihan Koca</strong>,</p>

<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın,<br />
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu</strong> yer aldı.</p>

<p>Mesajlarda, Habere Güven’in “basın alanında direnişin, hakikatin ve halkın sesi” olarak sürdürdüğü mücadeleye övgüyle değinildi.</p>

<p><strong>“Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi”</strong></p>

<p>Habere Güven, altı yıldır olduğu gibi bundan sonra da “birleşik mücadelenin basın alanındaki sesi” olma kararlılığını yineledi.</p>

<p>“Gerçeği savunmak, halkın sesine ses katmak, zulmün karanlığında hakikatin ışığını taşımak bizim görevimizdir.<br />
Bu sofrada buluşan her dostumuz, bu mücadelede kalemin ve gerçeğin tarafında olduğunu bir kez daha ilan etmiştir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-21-133853-1.png" type="image/jpeg" length="20468"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
