<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 17:52:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerçeve Yasada Kritik Detaylar: Kimler Yararlanacak, Kimler Kapsam Dışı?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cerceve-yasada-kritik-detaylar-kimler-yararlanacak-kimler-kapsam-disi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cerceve-yasada-kritik-detaylar-kimler-yararlanacak-kimler-kapsam-disi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çerçeve Yasa Teklifi Tamamlandı: PKK'nin Silah Bırakma Süreci İçin Yeni Hukuki Çerçeve, Demirtaş ve Kobani Davası da Kapsamda]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><a href="https://drive.google.com/file/d/1Bcfd1ilZHjCUMBA38YoSMvRySzSra6jv/view?usp=sharing" rel="nofollow"><strong><span style="color:#3498db">"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" </span></strong></a>adıyla hazırlanan ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak anılan düzenleme tamamlandı. Teklif; PKK/KCK'nin silah bırakması halinde uygulanacak hukuki süreci, soruşturma ve cezaların ertelenmesini, siyaset yasağının kaldırılmasını ve başvuru koşullarını ayrıntılı biçimde düzenliyor. Teklif, Selahattin Demirtaş başta olmak üzere Kobani Davası sanıkları ile Avrupa'da bulunan eski HDP'li siyasetçileri de belirli koşullarla kapsıyor. Ancak kasten öldürme suçunu işleyenler ile 1 Haziran 2005 öncesinde ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet gerektiren suçlardan yargılananlar kapsam dışında bırakılıyor.</p>
</blockquote>

<p><strong>Silah bırakma sürecine ilişkin kapsamlı hukuki düzenleme hazırlandı</strong></p>

<p>Uzun süredir siyasi kulislerde tartışılan ve "çerçeve yasa" olarak adlandırılan düzenleme üzerindeki çalışmalar tamamlandı. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen 12 maddelik düzenleme, PKK/KCK'nin silah bırakması halinde uygulanacak hukuki süreci ayrıntılı biçimde tanımlıyor.</p>

<p>Teklif yalnızca ceza hukukunu ilgilendiren bir düzenleme olmaktan öte; silahsızlanma sürecinin nasıl denetleneceği, hangi suçların kapsama alınacağı, soruşturma ve cezaların nasıl erteleneceği, siyaset yasağının hangi koşullarda kaldırılabileceği ve sürecin hangi kurumlar tarafından izleneceğini de belirliyor.</p>

<p>En dikkat çekici yönlerinden biri ise yalnızca örgüt üyelerini değil, PKK nedeniyle terör suçlarından yargılanan veya hüküm giyen çok sayıda kişinin de düzenlemeden yararlanabilecek olması.</p>

<p><strong>Demirtaş ve Kobani Davası da kapsama giriyor</strong></p>

<p>Teklifin en çok tartışılacak başlıklarından biri, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Kobani Davası kapsamında yargılanan siyasetçilere ilişkin düzenleme oldu.</p>

<p>Teklifte belirlenen kriterlerin uygulanması halinde Demirtaş başta olmak üzere Kobani Davası sanıkları da yasa kapsamına girebilecek.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Demirtaş hakkında verdiği kararda tahliyesi gerektiğine hükmetmişti. Ancak bu karar bugüne kadar uygulanmadı.</p>

<p>Hazırlanan yeni düzenleme yürürlüğe girerse ve kanunda öngörülen şartlar oluşursa, yalnızca Demirtaş değil Kobani Davası kapsamındaki diğer siyasetçiler ile Avrupa'da bulunan eski HDP yöneticilerinin de Türkiye'ye dönmesinin önü açılabilecek.</p>

<p>Aynı şekilde cezaevinde bulunan ve yasa kapsamındaki kriterleri karşılayan kişiler de düzenlemeden yararlanabilecek.</p>

<p><strong>Yalnızca PKK/KCK için hazırlandı</strong></p>

<p>Kanun teklifi başka örgütleri kapsamıyor.</p>

<p>Teklifte açık biçimde düzenlemenin yalnızca PKK/KCK'nin fiili varlığını sona erdirmesi ve elindeki tüm silah ile mühimmatın teslim edilmesi şartına bağlı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Başka bir örgütün ileride fesih kararı alması ya da silah bırakması halinde bu kanundan yararlanması mümkün olmayacak.</p>

<p><strong>Silah bırakıldığını kim tespit edecek?</strong></p>

<p>Kanuna göre örgütün silah bıraktığını yalnızca kendi beyanı belirlemeyecek.</p>

<p>Öncelikle güvenlik kurumları örgütün;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>tüm silahlı unsurlarını tasfiye ettiğini,</li>
 <li>fiili varlığını sona erdirdiğini,</li>
 <li>elindeki tüm silah ve mühimmatı teslim ettiğini</li>
</ul>

<p>tespit edecek.</p>

<p>Bunun ardından son değerlendirme Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından yapılacak.</p>

<p>MGK'nin silahsızlanmanın tamamlandığına ilişkin kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte kanunun uygulanma süreci başlayacak.</p>

<p><strong>Kanun hemen uygulanmayacak</strong></p>

<p>Teklif TBMM'de kabul edilip Resmî Gazete'de yayımlansa bile doğrudan yürürlüğe girmeyecek.</p>

<p>Yasanın uygulanabilmesi için ikinci bir şart bulunuyor.</p>

<p>Bu şart da Milli Güvenlik Kurulu'nun, örgütün tamamen silahsızlandığını teyit eden kararının Resmî Gazete'de yayımlanması.</p>

<p>Bu karar yayımlanmadan hiçbir başvuru alınmayacak ve kanun hükümleri işletilmeyecek.</p>

<p><strong>Hangi Suçlar Kapsamda, Hangileri Kapsam Dışında? 1 Haziran 2005 Tarihi Neden Kritik?</strong></p>

<p><strong>Kasten öldürme suçu kapsam dışı bırakıldı</strong></p>

<p>Kanun teklifinin en önemli hükümlerinden biri, hangi suçların düzenlemeden yararlanabileceğinin açık biçimde belirlenmesi oldu.</p>

<p>Teklife göre şu suçlar kapsam içinde yer alıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>PKK/KCK'yi kurma veya yönetme,</li>
 <li>Örgüte üye olma,</li>
 <li>Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,</li>
 <li>Örgüt propagandası yapma,</li>
 <li>Örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,</li>
 <li>6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki örgüt lehine işlenen suçlar.</li>
</ul>

<p>Buna karşın kanun iki önemli istisna getiriyor.</p>

<p>Bunlardan ilki <strong>kasten öldürme suçu</strong>. Teklif, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş olsa bile kasten öldürme suçunu hiçbir şekilde kapsama almıyor.</p>

<p>İkinci istisna ise <strong>1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar</strong> oldu.</p>

<p>Bu suçlardan dolayı yürütülen soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet kararları kanun kapsamının dışında tutuluyor.</p>

<p><strong>1 Haziran 2005 neden esas alındı?</strong></p>

<p>Teklifte özellikle 1 Haziran 2005 tarihinin esas alınmasının nedeni, yeni Türk Ceza Kanunu'nun bu tarihte yürürlüğe girmiş olması.</p>

<p>Böylece eski Türk Ceza Kanunu döneminde işlenen ve ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapis gerektiren suçlar tamamen kapsam dışında bırakılıyor.</p>

<p>Kanunda özellikle "suçun işlendiği tarih" esas alındığı için sonradan yeniden yargılama yapılması veya dosyanın yeniden açılması da sonucu değiştirmeyecek.</p>

<p>Bu düzenleme nedeniyle eski TCK dönemindeki ağır suçlardan yargılanan kişiler yasadan yararlanamayacak.</p>

<p><strong>Öcalan'ın durumu neden farklı değerlendiriliyor?</strong></p>

<p>Teklifte isim verilmese de düzenlemenin bu hükmü, örgütün üst yönetimine ilişkin değerlendirmeleri de etkiliyor.</p>

<p>Kanunda yer alan tarih sınırı nedeniyle eski TCK döneminde ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlardan hüküm giyen kişilerin düzenlemeden yararlanmasının önü kapatılıyor.</p>

<p>Bu nedenle, yeniden yargılama gibi hukuki süreçler yaşansa bile söz konusu suçlar bakımından çerçeve yasanın uygulanamayacağı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Silahlı eyleme katılan herkes kapsam dışında mı?</strong></p>

<p>Hayır.</p>

<p>Teklifte dikkat çeken ayrım, "silahlı eyleme katılma" ile "kasten öldürme suçu işleme" arasında yapılıyor.</p>

<p>Buna göre bir kişinin silahlı eylem içerisinde bulunmuş olması tek başına düzenlemeden yararlanmasına engel olmayacak.</p>

<p>Belirleyici unsur, güvenlik birimlerince kişinin doğrudan kasten öldürme suçunu işlediğine ilişkin tespit bulunup bulunmadığı olacak.</p>

<p>Eğer böyle bir tespit yoksa, kişi silahlı bir faaliyette yer almış olsa bile kanun hükümlerinden yararlanabilecek.</p>

<p><strong>2005 sonrasında ağır suç işleyenler yararlanabilecek mi?</strong></p>

<p>Teklif bu konuda da önemli bir ayrım yapıyor.</p>

<p>1 Haziran 2005 tarihinden sonra ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasını gerektiren suç işlemiş kişiler, <strong>kasten öldürme suçu işlememiş olmaları şartıyla</strong> düzenlemeden yararlanabilecek.</p>

<p>Bu hüküm nedeniyle örgütte yöneticilik yapan bazı isimlerin de yasa kapsamına girebilmesinin önü açılıyor.</p>

<p>Yani belirleyici unsur örgütteki konum değil, işlenen suçun niteliği olacak.</p>

<p><strong>Başvurular nereye yapılacak?</strong></p>

<p>Kanundan yararlanmak isteyen kişiler, bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurabilecek.</p>

<p>Bunun yanında kurul tarafından görevlendirilecek kurumlar aracılığıyla da başvuru yapılabilecek.</p>

<p>Başvuruların ardından kişinin dosyası, hakkında yürütülen soruşturma veya davanın bulunduğu savcılık ve mahkemeler tarafından değerlendirilecek.</p>

<p>Ancak sürecin genel koordinasyonu kanunla oluşturulacak merkezi yapı tarafından yürütülecek.</p>

<p><strong>Dava ve soruşturmalar düşmeyecek, önce ertelenecek</strong></p>

<p>Teklif, davaların doğrudan ortadan kaldırılmasını öngörmüyor.</p>

<p>Bunun yerine önce erteleme mekanizması işletilecek.</p>

<p>Buna göre:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda</strong> soruşturma ve kovuşturmalar <strong>5 yıl süreyle ertelenecek.</strong></li>
 <li><strong>15 yıldan fazla hapis cezası, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda</strong> ise <strong>10 yıllık erteleme</strong> uygulanacak.</li>
</ul>

<p>Verilecek kararlara karşı iki hafta içinde itiraz edilebilecek.</p>

<p>Bu düzenleme hem devam eden soruşturmaları hem de görülmekte olan davaları kapsıyor.</p>

<p><strong>Tutuklular için tahliye yolu açılıyor</strong></p>

<p>Kanun teklifine göre erteleme kararı verilen dosyalarda tutukluluk ve adli kontrol tedbirleri de yeniden değerlendirilecek.</p>

<p>Hakim, gerekli koşulların oluştuğu kanaatine varırsa:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>tutukluluk kaldırılabilecek,</li>
 <li>adli kontrol tedbirleri sona erdirilebilecek.</li>
</ul>

<p>Dosya istinaf veya Yargıtay aşamasında bulunuyorsa, üst mahkemeler bozma kararı verecek.</p>

<p>Ardından ilk derece mahkemesi dosya hakkında erteleme kararını uygulayacak.</p>

<p>Bu düzenleme nedeniyle kanunun yürürlüğe girmesi halinde cezaevinde bulunan çok sayıda kişinin tahliye edilmesinin önü açılabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Cezalar Nasıl Ertelenecek? Siyaset Yasağı Nasıl Kalkacak? İşte Çerçeve Yasanın Son Aşaması</strong></p>

<p><strong>Hüküm giyenler için de erteleme mekanizması getiriliyor</strong></p>

<p>Kanun teklifi yalnızca hakkında soruşturma veya dava devam edenleri değil, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişileri de kapsıyor.</p>

<p>Teklife göre, cezası kesinleşmiş kişiler bakımından da infazın ertelenmesi yöntemi uygulanacak.</p>

<p>Buna göre;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların cezalarının infazı 5 yıl süreyle ertelenecek.</strong></li>
 <li><strong>15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenecek.</strong></li>
</ul>

<p>Bu kararlar infaz hâkimleri tarafından verilecek ve kararlara karşı itiraz yolu açık olacak.</p>

<p><strong>Erteleme süresi sorunsuz tamamlanırsa ceza infaz edilmiş sayılacak</strong></p>

<p>Kanun teklifine göre, erteleme süresi boyunca yeni bir suç işlenmemesi temel şart olacak.</p>

<p>Beş ya da on yıllık erteleme süresi içerisinde yeni bir suç işlenmezse;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Devam eden soruşturmalarda "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verilecek.</li>
 <li>Açılmış davalar düşecek.</li>
 <li>Kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarında ise ceza infaz edilmiş kabul edilecek.</li>
</ul>

<p>Bu süreç boyunca dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecek.</p>

<p>Böylece devlet, belirlenen denetim süresi boyunca kişinin yeniden suç işleyip işlemediğini takip edecek.</p>

<p><strong>Siyasete dönüşün yolu da açılıyor</strong></p>

<p>Teklifin en dikkat çeken hükümlerinden biri de siyaset yasağına ilişkin düzenleme oldu.</p>

<p>Kanun kapsamında yalnızca cezaların ertelenmesi değil, mahkûmiyet nedeniyle doğan siyasi yasakların kaldırılması da mümkün olabilecek.</p>

<p>Ancak bu hak otomatik olarak tanınmayacak.</p>

<p>Bu konuda karar verecek özel bir mekanizma oluşturulacak.</p>

<p><strong>Kurul değerlendirecek, mahkeme karar verecek</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanunla birlikte "Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu" kurulacak.</p>

<p>Bu kurul, belirli dönemlerde erteleme kararlarını inceleyecek.</p>

<p>Kurul uygun görmesi halinde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>soruşturma,</li>
 <li>kovuşturma,</li>
 <li>mahkûmiyet nedeniyle ortaya çıkan tüm hak yoksunluklarının kaldırılması için</li>
</ul>

<p>ilgili sulh ceza hâkimliğine, mahkemeye veya infaz hâkimliğine başvurabilecek.</p>

<p>Mahkemenin olumlu karar vermesi halinde kişinin;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>siyasi parti üyeliğinin önü açılabilecek,</li>
 <li>milletvekili veya belediye başkan adayı olabilmesinin önündeki hukuki engeller kaldırılabilecek,</li>
 <li>diğer kamu haklarından yeniden yararlanabilmesi mümkün olabilecek.</li>
</ul>

<p><strong>Siyasete dönüş hemen olmayacak</strong></p>

<p>Kanun, siyaset yasağının kaldırılması için belirli bekleme süreleri de öngörüyor.</p>

<p>Buna göre;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>5 yıllık erteleme kararı verilen kişiler için en az 2 yıl geçmesi gerekecek.</strong></li>
 <li><strong>10 yıllık erteleme kararı verilenlerde ise en az 3 yıl beklenecek.</strong></li>
</ul>

<p>Bu süreler dolmadan kurulun mahkemeye başvurma yetkisi bulunmayacak.</p>

<p>Dolayısıyla siyasi hakların iadesi otomatik değil; hem zaman şartına hem de kurul değerlendirmesine bağlı olacak.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında yeni kurul oluşturulacak</strong></p>

<p>Kanunun uygulanmasını denetlemek amacıyla üst düzey bir koordinasyon kurulu kurulacak.</p>

<p>"Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu"nda şu isimler yer alacak:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Cumhurbaşkanı Yardımcısı (Başkan)</li>
 <li>Adalet Bakanı</li>
 <li>Dışişleri Bakanı</li>
 <li>İçişleri Bakanı</li>
 <li>Milli Savunma Bakanı</li>
 <li>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri</li>
 <li>Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı</li>
 <li>Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri</li>
</ul>

<p>Kurul, kanunun uygulanmasını takip edecek, kurumlar arasındaki koordinasyonu sağlayacak ve siyasi hakların iadesi gibi kritik süreçlerde değerlendirme yapacak.</p>

<p><strong>TBMM'de de İzleme Komisyonu kurulacak</strong></p>

<p>Teklif yalnızca yürütme organını değil, Meclis'i de sürece dahil ediyor.</p>

<p>Buna göre TBMM bünyesinde <strong>17 üyeden oluşacak bir İzleme Komisyonu</strong> kurulacak.</p>

<p>Komisyon;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>kanunun uygulanmasını izleyecek,</li>
 <li>sürecin işleyişini denetleyecek,</li>
 <li>hazırlanan raporları değerlendirecek.</li>
</ul>

<p>Böylece süreç yalnızca güvenlik kurumlarının değil, parlamentonun da denetimine açık hale getirilecek.</p>

<p><strong>Silah tesliminin ayrıntıları genelgeyle belirlenecek</strong></p>

<p>Kanun, silahların nasıl teslim edileceği, kayıt altına alınacağı ve silahsızlanma sürecinin teknik ayrıntılarını düzenlemiyor.</p>

<p>Bu konular daha sonra;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Milli Savunma Bakanlığı,</li>
 <li>İçişleri Bakanlığı</li>
</ul>

<p>tarafından müştereken hazırlanacak bir genelgeyle belirlenecek.</p>

<p>Genelge hazırlanırken güvenlik kurumlarının görüşü de alınacak.</p>

<p><strong>Başvuru süresi sadece 6 ay olacak</strong></p>

<p>Kanun teklifi süre bakımından da sınırlayıcı hükümler içeriyor.</p>

<p>MGK'nin örgütün silah bıraktığını teyit eden kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından <strong>6 aylık başvuru süresi</strong> başlayacak.</p>

<p>Bu süre içinde başvurmayanlar kanundan yararlanamayacak.</p>

<p>Teklifte bu sürenin uzatılmasına ilişkin herhangi bir hüküm de yer almıyor.</p>

<p><strong>Kanun yalnızca silah bırakanları değil, geniş bir kesimi etkileyebilir</strong></p>

<p>Düzenleme, yalnızca Kandil ve çevresindeki silahlı örgüt mensuplarını kapsamıyor.</p>

<p>PKK/KCK bağlantısı nedeniyle;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>hakkında soruşturma bulunanlar,</li>
 <li>davası devam edenler,</li>
 <li>hüküm giyenler,</li>
 <li>cezaevinde bulunanlar,</li>
 <li>Avrupa'da yaşayan eski siyasetçiler,</li>
 <li>Kobani Davası kapsamında yargılanan isimler</li>
</ul>

<p>de belirlenen koşulları taşımaları halinde kanundan yararlanabilecek.</p>

<p>Bu yönüyle teklif, çözüm süreci tartışmalarının ötesinde, son yılların en kapsamlı ceza hukuku ve siyasal hak düzenlemelerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Yeni bir dönemin hukuki zemini mi?</strong></p>

<p><strong><a href="https://drive.google.com/file/d/1Bcfd1ilZHjCUMBA38YoSMvRySzSra6jv/view?usp=sharing" rel="nofollow"><span style="color:#ffffff"><span style="background-color:#3498db">"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"</span></span></a></strong>, silahsızlanma sürecinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçlıyor. Teklifin yasalaşıp yasalaşmayacağı, TBMM'deki görüşmeler ve siyasi partilerin tutumu kadar, PKK/KCK'nin silah bırakma sürecine ilişkin gelişmeler ile Milli Güvenlik Kurulu'nun alacağı teyit kararına da bağlı olacak. Bu nedenle düzenlemenin geleceği, hem Meclis'teki yasama süreci hem de sahadaki gelişmeler tarafından belirlenecek.</p>

<blockquote>
<h2><a href="https://drive.google.com/file/d/1Bcfd1ilZHjCUMBA38YoSMvRySzSra6jv/view?usp=sharing" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ</strong></span></a></h2>
</blockquote>

<p>Amaç ve kapsam<br />
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.<br />
(2) Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar.<br />
Tanımlar<br />
MADDE 2- (1) Bu Kanunda geçen;<br />
a) Örgüt: PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını,<br />
b) Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu, ifade eder.<br />
Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi<br />
MADDE 3- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.<br />
(2) Birinci fikra uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Birinci fikra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.<br />
(3) Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.<br />
Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar<br />
MADDE 4- (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.<br />
(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.<br />
Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi<br />
MADDE 5- (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.<br />
(2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.<br />
Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi<br />
MADDE 6- (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;<br />
a) Toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,<br />
b) Toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle,<br />
infaz hâkiminin kararıyla ertelenir. Bu fikranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.<br />
(2) Birinci fikra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilir.<br />
(3) Birinci fikra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.<br />
(4) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.<br />
Takip, koordinasyon ve uygulama<br />
MADDE 7- (1) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.<br />
(2) Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir.</p>

<p>(3) 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulur.<br />
(4) Bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;<br />
a) Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hâkimliğinden veya mahkemesinden,<br />
b) Mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hâkimliğinden,<br />
Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fikranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekir.<br />
(5) Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulur. İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.<br />
(6) Kurulun sekreterya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.<br />
Silah ve malzeme teslimi<br />
MADDE 8- (1) Bu Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.<br />
(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.<br />
Süre<br />
MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.<br />
Görev ve sorumluluk<br />
MADDE 10- (1) Bu Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.<br />
(2) Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.<br />
Yürürlük<br />
MADDE 11- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.<br />
Yürütme<br />
MADDE 12- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p>

<p>MADDE GEREKÇELERİ</p>

<p>MADDE 1- Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir.<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla<br />
bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü<br />
silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair<br />
Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen<br />
soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi<br />
işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya<br />
yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını<br />
yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen<br />
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları<br />
kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör<br />
örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.</p>

<p>MADDE 2- Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.</p>

<p>MADDE 3- Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme<br />
kabul edilmektedir.<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında<br />
bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu<br />
tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması<br />
koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti<br />
çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet<br />
hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak<br />
üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az<br />
cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş<br />
yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını<br />
gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle<br />
ertelenmesi sağlanmaktadır.<br />
Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme<br />
dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği<br />
tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu<br />
eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu<br />
değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen<br />
kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve<br />
itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen<br />
erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza<br />
hâkimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından<br />
verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar<br />
tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.<br />
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de<br />
yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren<br />
suçlardan dolayı bu Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra soruşturma<br />
başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.</p>

<p>MADDE 4- Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adlî işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.<br />
Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanması nedeniyle re'sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.<br />
Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.<br />
MADDE 5- Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adlî işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi halinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.<br />
MADDE 6- Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fikra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.<br />
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fikrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.<br />
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.<br />
MADDE 7- Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.<br />
ve<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi değerlendirilmesinin; Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.<br />
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.<br />
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.<br />
Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.</p>

<p>Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreterya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.<br />
MADDE 8- Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.<br />
MADDE 9- Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.<br />
MADDE 10- Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.<br />
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.<br />
Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.<br />
MADDE 11- Yürürlük maddesidir.<br />
MADDE 12- Yürütme maddesidir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cerceve-yasada-kritik-detaylar-kimler-yararlanacak-kimler-kapsam-disi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-05-152546.png" type="image/jpeg" length="45370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Evrim Karakoz, Çine yangınını TBMM gündemine taşıdı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yeni-partili-evrim-karakoz-cine-yanginini-tbmm-gundemine-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yeni-partili-evrim-karakoz-cine-yanginini-tbmm-gundemine-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">Evrim Karakoz, Aydın'ın Çine ilçesinde dört gün süren orman yangınını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Karakoz, yangının tüm yönleriyle araştırılması için Meclis araştırması açılmasını isterken, İbrahim Yumaklı'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.</section>

<section dir="auto">
<p>30 Temmuz 2026'da Çine ilçesine bağlı Kavşit Mahallesi sınırlarındaki Madran Dağı bölgesinde başlayan ve dördüncü gününde kontrol altına alınabilen yangına ilişkin TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Karakoz, yangının büyük bir yıkıma neden olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"On yılların emeği ve geçim kaynakları yok oldu"</h3>

<p>Genel Kurul konuşmasında binlerce dönüm alanın yangından etkilendiğini ifade eden Karakoz, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Evler, hayvan barınakları, meyve ve sebze bahçeleri, zeytinlikler, cevizlikler, araçlar ve tarım ekipmanları zarar görmüş, çok sayıda hayvan da telef olmuştur. Maalesef on yılların emeği yanmış, vatandaşlarımızın geçim kaynakları da mahvolmuştur."</p>
</blockquote>

<p>Karakoz, yangından etkilenen bölgenin derhal afet bölgesi ilan edilmesi ve vatandaşlar ile üreticilerin zararlarının eksiksiz karşılanması çağrısında bulundu.</p>

<h3>Bakan Yumaklı'ya soru önergesi</h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Karakoz, Aydın'ın orman yangınlarına hazırlık düzeyini, mevcut personel ve araç kapasitesini ile alınan önleyici tedbirlerin yeterliliğini sordu.</p>

<p>Karakoz, önergesinde şu konuların açıklanmasını istedi:</p>

<ul>
 <li>Yangının çıkış nedeni tespit edildi mi?</li>
 <li>İlk ihbar, ilk tespit, ekiplerin sevki ve fiili müdahale hangi saatlerde gerçekleşti?</li>
 <li>Yangının ilk aşamada kontrol altına alınamamasında personel, kara ve hava aracı, haberleşme veya kurumlar arası koordinasyon eksikliği bulunuyor mu?</li>
 <li>Yangından etkilenen orman, makilik, mera ve tarım alanlarının büyüklüğü nedir?</li>
 <li>Mahalle bazında zarar gören ev, ahır, tarımsal araç ve ekipmanlar ile telef olan hayvan sayısı kaçtır?</li>
</ul>

<h3>Meclis araştırması talebi</h3>

<p>Karakoz, soru önergesinin yanı sıra Çine yangınının çıkış nedenleri, yangın öncesinde alınan tedbirler, müdahale sürecindeki olası eksiklikler ile çevresel, tarımsal ve ekonomik zararların araştırılması amacıyla TBMM'de Meclis araştırması açılmasını talep etti.</p>

<p>Araştırma önergesinin gerekçesinde, her yangından sonra benzer açıklamaların yapılmasının yeterli olmadığını belirten Karakoz, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Her yangının ardından aynı açıklamaların yapılması, zararların tespit edileceğinin ve yanan alanların yeniden yeşillendirileceğinin söylenmesi yeterli değildir. Asıl görev; bilimsel risk analizlerini hazırlamak, yeterli personel ve ekipmanı önceden konuşlandırmak ve yangının büyümesini engelleyecek önleyici tedbirleri zamanında almaktır."</p>
</blockquote>

<h3>Dört mahalle için afet bölgesi çağrısı</h3>

<p>Karakoz, yangından etkilenen <strong>Kavşit, Mutaflar, Dutluoluk ve Tatarmemişler</strong> mahallelerinin genel hayata etkili afet bölgesi kapsamına alınmasını istedi.</p>

<p>YENİ Partili milletvekili, zarar gören yurttaşlara karşılıksız nakdi yardım ve hibe verilmesi, üreticilerin kredi ve vergi borçlarının ertelenmesi, tarımsal üretimin yeniden başlayabilmesi için hayvan, yem, fidan, tohum ve tarımsal ekipman desteği sağlanması çağrısında bulundu.</p>

<p>Karakoz, yangınla mücadelede yaşanan eksikliklerin şeffaf şekilde ortaya çıkarılması, zararların eksiksiz karşılanması ve benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması için kalıcı, bilimsel ve önleyici bir orman yangını politikası oluşturulması gerektiğini vurguladı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yeni-partili-evrim-karakoz-cine-yanginini-tbmm-gundemine-tasidi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2024/07/evrim-karakoz.JPG" type="image/jpeg" length="36142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Aliye Coşar'dan "konteyner adliye" iddiaları için soru önergesi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yeni-partili-aliye-cosardan-konteyner-adliye-iddialari-icin-soru-onergesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yeni-partili-aliye-cosardan-konteyner-adliye-iddialari-icin-soru-onergesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Aliye Coşar, Antalya Adliyesi'nin bazı birimlerinin Antalya Şehir Hastanesi yakınında kurulacağı öne sürülen konteyner yapılarda hizmet vereceği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Coşar, Yılmaz Tunç tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.</p>

<p>Soru önergesinin ardından açıklama yapan Coşar, Antalya gibi nüfusu hızla artan ve yıl boyunca milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bir kentte, adliye hizmetlerinin konteyner yapılarda verilmesinin vatandaşların adalete erişimini zorlaştıracağını savundu.</p>

<h3>"Vatandaşın adalete erişimini engeller"</h3>

<p>Coşar, Antalya Şehir Hastanesi yakınındaki bir alanda konteynerlerden oluşan yeni bir adliye binasının hazırlandığı ve bazı mahkemelerin burada faaliyet göstereceğine ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Antalya artan nüfusu ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapan, bu sebeple ulaşım yoğunluğu artan bir şehirdir. Yaz aylarında ülkenin en sıcak şehirlerinden biri olması nedeniyle kapalı alanlarda etkin iklimlendirme sistemleri zorunludur. Bahse konu faaliyet vatandaşın adalete ulaşımında da zorluk yaratacaktır."</p>
</blockquote>

<p>Mevcut adliye çevresinde yeni hizmet binaları yapılabilecek alanlar bulunduğunu ifade eden Coşar, adliye personeli, avukatlar ve vatandaşlar açısından ulaşımı güç ve çalışma koşulları elverişsiz konteynerlerde hizmet verilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.</p>

<h3>"Kalıcı çözüm için bütçe ayrılmalı"</h3>

<p>Adalet Bakanlığı'nın geçici çözümler yerine uzun vadeli planlama yapması gerektiğini belirten Coşar, Antalya Adliyesi'ne ilişkin planlamanın kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.</p>

<p>Coşar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Mevcut adliyenin çevresindeki boş alanlarda kalıcı ek bina seçenekleri değerlendirilmeden günü kurtarmaya yönelik geçici çözümler dayatılmaktadır. Uzun vadeli planlama yapmak ve buna göre çalışma ortamları ile personel görevlendirmek Adalet Bakanlığı'nın sorumluluğundadır."</p>
</blockquote>

<p>Yeni hizmet binası planlamasının başta Antalya Barosu olmak üzere hâkimler, savcılar, adliye personeli ve ilgili tüm paydaşların görüşü alınarak yapılması gerektiğini belirten Coşar, gerekmesi halinde Antalya Adliyesi'nin yakınında yeni hizmet binası ve arsa için ek bütçe ayrılması çağrısında bulundu.</p>

<h3>Bakanlığa yöneltilen sorular</h3>

<p>Aliye Coşar, soru önergesinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'tan şu konuların açıklanmasını istedi:</p>

<ul>
 <li>Antalya Şehir Hastanesi yakınında konteynerlerden oluşan yeni bir adliye hazırlanmasına ilişkin iddialar doğru mu? Doğruysa bunun gerekçesi nedir?</li>
 <li>Söz konusu alanda hangi mahkemelerin faaliyet göstermesi planlanmaktadır?</li>
 <li>Hâkim, savcı, adliye personeli ve avukatların fiziki koşulları yetersiz yapılarda çalışmasının yargı hizmetlerinin niteliğine etkisi değerlendirilmiş midir?</li>
 <li>Yeni yerleşimin personel ve vatandaşlar açısından oluşturabileceği güvenlik riskleri dikkate alınmış mıdır?</li>
 <li>Bu uygulama, ilerleyen süreçte Antalya Adliyesi'nin tamamen söz konusu bölgeye taşınmasına yönelik bir planın parçası mıdır?</li>
 <li>Antalya Adliyesi'nin fiziki kapasite sorunu bulunuyorsa, mevcut adliye çevresindeki boş alanlar neden ek hizmet binası için değerlendirilmemektedir?</li>
 <li>Yapılması planlanan düzenlemeler öncesinde Antalya Barosu ile görüş alışverişinde bulunulacak mıdır?</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yeni-partili-aliye-cosardan-konteyner-adliye-iddialari-icin-soru-onergesi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/07/aliye-cosar-7.JPG" type="image/jpeg" length="41184"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Metin Sözen Okulu Gaziantep’te doğdu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/metin-sozen-okulu-gaziantepte-dogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/metin-sozen-okulu-gaziantepte-dogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr"></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">ÇEKÜL Vakfı, kurucusu Prof. Dr. Metin Sözen’in aramızdan ayrılışının birinci yılında, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle düzenlediği “Metin Sözen Günü”nde, onun doğa ve kültür öncelikli koruma anlayışını geleceğe taşıyacak Metin Sözen Okulu’nu tanıttı.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">“Kavramdan Uygulamaya, Kentten Geleceğe” temasıyla düzenlenen “Metin Sözen Günü”; yerel yönetimleri, akademiyi ve sivil toplumu ortak akıl, yerel işbirliği ve birlikte üretme kültüründe buluşturacak yeni bir eğitim ve etki modelinin ilk adımı oldu.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><img height="731" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5525.png" width="1301"></img></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Yaşamını Anadolu’nun doğal ve kültürel mirasının korunmasına adayan Prof. Dr. Metin Sözen’in düşünsel mirasını yaşatmayı amaçlayan Metin Sözen Okulu, ÇEKÜL Vakfı’nın 35 yıllık saha deneyimini yeni nesillere aktaracak, koruma kültürünü yerelden güçlendirecek kalıcı bir platform olmayı amaçlıyor.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, açılış konuşmasında Metin Sözen’in Türkiye’de koruma kültürünün gelişmesine yaptığı katkılara dikkat çekerek, “Metin Sözen’in ruhunu, ilmini ve hayata bakış açısını çocuklarımıza öğretmek istiyoruz. Gaziantep bize emanet. Emanetin emin ellerde olması için Metin Hoca’nın ilmiyle, hikmetiyle hareket etmemiz lazım. Metin Hocalar kolay yetişmiyor. Bizlerin en büyük sorumluluğu, Metin Sözen gibi hayatta iz bırakacak bir nesli yetiştirmek.” dedi.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Şahin ayrıca, Metin Sözen Okulu’nun kalıcı bir eğitim mekânına kavuşması amacıyla Ömer Ersoy Kültür Merkezi ve Nikâh Salonu’nda bir alanın ÇEKÜL Vakfı’nın eğitim çalışmalarına tahsis edileceğini açıkladı.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><img height="689" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5526.png" width="1070"></img></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><strong>“Metin Sözen Okulu birlikte düşünmenin okuludur”</strong></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen, Metin Sözen’in büyük mirasının yalnızca restore edilen yapılar ya da kurduğu kurumlar olmadığını belirterek, “En büyük mirası insan yetiştirme anlayışıydı. Metin Sözen Okulu; derslerin verildiği, diplomaların dağıtıldığı bir okul değil; düşünmenin, sorgulamanın, birlikte üretmenin ve birlikte sorumluluk almanın okuludur.” dedi.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Metin Sözen’in yaşamı boyunca aynı soruyu sorduğunu hatırlatan Sözen, “Bu ülkenin değerlerini kim koruyacak? Cevabı hiçbir zaman tek bir kurum ya da tek bir meslek olmadı. Cevabı hep birlikte düşünen, birlikte üreten insanlardı. Bugün tanıttığımız Metin Sözen Okulu da tam olarak bu düşüncenin devamıdır.” ifadelerini kullandı.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Sözen, Metin Sözen’in “Bu iş tek başına yapılmaz.” anlayışını bugün de sürdürdüklerini belirterek, “Babamın bizlere emanet ettiği vakfın sorumluluğunu güçlü bir ekiple taşıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin olmasaydı bu gönül defteri yeniden açılmayacaktı.” sözleriyle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><img class="" height="709" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5527.png" width="1305"></img></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><strong>Metin Sözen’in kavramları ve Gaziantep deneyimi ele alındı</strong></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Programın ilk oturumunda düzenlenen “Metin Sözen’in Sözlüğü” başlıklı panelde Prof. Dr. Ünal Akkemik, Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu, Prof. Dr. Ayşe Güliz Bilgin Altınöz ve Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel, Metin Sözen’in koruma yaklaşımını şekillendiren temel kavramları farklı disiplinlerin bakış açılarıyla değerlendirdi.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Ardından gerçekleştirilen “Metin Sözen ve Kültür Odaklı Dönüşüm” oturumunda Gaziantep’in kültür odaklı kalkınma deneyimi ele alındı. Önceki dönem Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanı Gamze Maraş, Şehitkamil Belediyesi Kültürel Miras Müdürü Osman Özgan ve Yesemek Alan Başkanı ve ÇEKÜL Saha Sorumlusu Zafer Okuducu’nun katıldığı oturumda, kentte yürütülen koruma çalışmaları ve yerel yönetimlerle geliştirilen iş birlikleri üzerinden Metin Sözen’in Gaziantep’te bıraktığı izler ele alındı..</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Dr. Ceyda Bakbaşa Bosson ile Dr. Muhsin Doğan’ın moderatörlüğündeki oturumda önceki dönem Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanı Gamze Maraş, Şehitkamil Belediyesi Kültürel Miras Müdürü Osman Özgan ve Yesemek Alan Başkanı ve ÇEKÜL Saha Sorumlusu Zafer Okuducu konuştu.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><strong>Metin Sözen Okulu’nun ilk uygulaması Gaziantep’te başlayacak</strong></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Programın kapanış bölümünde Metin Sözen Okulu’nun eğitim modeli ayrıntılarıyla tanıtıldı. Okul; gençlere yönelik ÇEKÜL Çemberleri, araştırmacılar ve profesyoneller için hazırlanan ÇEKÜL Yaşayan Miras ve Etki Programı ile belediyeler ve kamu kurumlarına yönelik geliştirilen ÇEKÜL Yerel Etki ve Öncülük Programından oluşuyor. Bu yapı sayesinde yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve gençlerin ortak üretim zemini oluşturması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Metin Sözen Okulu, doğa ve kültür öncelikli koruma anlayışını yeni nesillere aktarmayı, disiplinlerarası diyaloğu güçlendirmeyi ve yerelden öğrenen koruma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyor.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Etkinlik kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı arasında Metin Sözen Okulu Yerel Etki ve Öncülük Programı niyet ve işbirliği beyanı imzalandı. İmzalar, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile ÇEKÜL Vakfı Genel Sekreteri Ilgın Sözen tarafından atıldı. Ekim ayında Gaziantep’te başlayacak programın ilerleyen dönemde Türkiye’nin farklı kentlerine yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Programa katılamayan ancak bir destek mesajı gönderen Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mansur Yavaş ise Prof. Dr. Metin Sözen’in Türkiye’de koruma bilincinin yerleşmesine öncülük eden en önemli isimlerden biri olduğunu belirterek, yaşamını kentlerin tarihine, kültürüne ve ortak hafızasına adayan Sözen’i saygı ve minnetle andığını ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, Muğla Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanı Aydın Can Yıldızhan da Metin Sözen Günü nedeniyle düşüncelerini gönderdikleri mesajlarla ilettiler.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Programın kapanışında konuşan Ilgın Sözen, Metin Sözen Okulu’nun ilk adımının Gaziantep’te atılmasının taşıdığı anlamı vurgulayarak, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne, programa katkı sunan akademisyenlere, yerel yöneticilere ve ÇEKÜL dostlarına teşekkür ederek, Metin Sözen’in mirasının ancak birlikte üreten, paylaşan ve sorumluluk alan insanlar sayesinde yaşamaya devam edeceğini söyledi.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr"><strong>Üç sergi ziyaretçilerle buluştu</strong></p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Metin Sözen Günü kapsamında üç sergi açıldı. Gaziantep Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü açılan Metin Sözen Okulu Fotoğraf Sergisi, Metin Sözen’in çalışma anlayışını, birlikte üretme kültürünü ve yıllar boyunca yetişmesine katkı sunduğu insanları bir araya getiren özel bir seçki sunuyor.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Banu Başakaya ile Özlem Yıldırım‘ın hazırladığı “Nazar, Tılsım ve İzler” adlı seramik sergisi de Anadolu’nun kültürel belleğinden ilham alan eserlerden oluşuyor.</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">Metin Sözen Kültür Merkezi’nde açılan “Altı da Üstü de Kültür” sergisi de, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, ÇEKÜL Vakfı ve OBRUK Mağara Araştırma Grubu işbirliği ile livas, kastel, mağara, depo, işlik, atölye ve tünel gibi 46 yeraltı yapısında yapılan belgeleme, haritalama ve envanter çalışmalarından fotoğraflar sunuyor.</p>&#13;
&#13;
<p><br></br>&#13;
 </p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">ÇEKÜL hakkında</p>&#13;
&#13;
<p dir="ltr">ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında kuruldu. Kültürel dokunun korunarak geleceğe aktarılması amacıyla, tarihi yapıların onarılmasından kent planları hazırlanmasına kadar birçok koruma çalışmasına imza attı. Doğal doku kaybolmaya başladığında insanın yaşam alanının da tükendiği, kültürel mirasını da yitirmeye başladığı bilinciyle ağaçlandırma çalışmaları yapıyor ve çevre koruma alanında çalışıyor. ÇEKÜL Vakfı 1992 yılından bu yana 7 Ağaç Ormanları programı kapsamında 5 milyona yakın fidanı toprakla buluşturdu. Halihazırda İstanbul, Sivas, Manisa ve Edirne’deki sahalarda ağaçlandırma çalışmalarını sürdürüyor. </p>&#13;
&#13;
<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/metin-sozen-okulu-gaziantepte-dogdu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5526.png" type="image/jpeg" length="24431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti çerçeve yasa teklifini imzaladı: "Bu bir kök yasadır, şimdiden 86 milyona hayırlı olsun"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-bu-bir-kok-yasadir-simdiden-86-milyona-hayirli-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-bu-bir-kok-yasadir-simdiden-86-milyona-hayirli-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, TBMM'de düzenlenen grup toplantısının ardından "<strong>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi</strong>"ni imzaladı. DEM Parti yönetimi, teklifin eksikliklerine ilişkin eleştirileri bulunduğunu belirtmekle birlikte düzenlemeyi "barışa ve demokratik çözüme yönelik ilk adım" olarak değerlendirdi.</p>

<p>TBMM'de gerçekleştirilen toplantıya DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar ile komisyon üyeleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çiçek ve Saruhan Oluç de katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantı öncesinde teklifin imzalanıp imzalanmayacağına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü belirten parti yöneticileri, görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklife destek verme kararı aldı. Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile parti heyeti, imzalarını TBMM'de attı.</p>

<h3>Bakırhan: "Barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imza"</h3>

<p>İmza töreninin ardından konuşan Tuncer Bakırhan, teklifin eksik yönleri bulunduğunu ancak buna rağmen önemli bir başlangıç olduğunu söyledi.</p>

<p>Bakırhan, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Yasaya dönük eleştirilerimiz vardı, yasanın eksikleri vardı. Tüm bunlara rağmen bu ilk adımı büyüteceğiz, toplumsallaştıracağız, 86 milyona götürmeye çalışacağız. Bugün bir imza attık. Bu imza sadece bir metnin altına atılmış bir imza değil. Barışa, demokrasiye ve ortak geleceğimize atılmış bir imzadır. Şimdiden yasa 86 milyona hayırlı olsun. Yolumuz açık olsun, geleceğimiz ortak olsun, barışımız kalıcı olsun."</p>
</blockquote>

<h3>Hatimoğulları: "Bu yasa bir kök yasadır"</h3>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise teklifin tek başına uzun yıllardır devam eden sorunu çözmeyeceğini ancak yeni bir sürecin kapısını aralayacağını ifade etti.</p>

<p>Hatimoğulları, yaklaşık iki yıldır devam eden müzakere sürecinin ardından parlamentoya sunulan teklifin tarihî öneme sahip olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Bu yasa elbette tek başına yüzyıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil. Ama bir adım atmak ve bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihî bir yasadır. Bizim açımızdan bu yasa net olarak Kürt sorununun çözümünde bir adım atmak anlamı taşımaktadır."</p>
</blockquote>

<p>Hatimoğulları, teklifin silahsız ve çatışmasız bir dönemin başlangıcı açısından umut verici olduğunu belirterek, "Bizim açımızdan bu yasa bir kök yasadır, çerçeve yasadır. Bundan sonra demokratikleşmeyle ilgili adımların atılması, Türkiye'deki bütün farklı halkların ve inançların sorunlarına çözüm üretecek yeni yasaların çıkarılması bakımından temel oluşturmasını diliyoruz." dedi.</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı ayrıca, "Kürt sorunu bir terör sorunu değil" görüşünü yineleyerek, teklifin demokratikleşme sürecine katkı sağlayacak yeni düzenlemelerin önünü açmasını beklediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-bu-bir-kok-yasadir-simdiden-86-milyona-hayirli-olsun</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/92acxxx.webp" type="image/jpeg" length="67755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Ayşe Ünlüce, Sazova Çocuk Evi İnşaatını Yerinde İnceledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/baskan-ayse-unluce-sazova-cocuk-evi-insaatini-yerinde-inceledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/baskan-ayse-unluce-sazova-cocuk-evi-insaatini-yerinde-inceledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Nisan ayında temeli atılan Sazova Çocuk Evi inşaat alanında incelemelerde bulundu. </strong></p>

<p></p>

<p>Çalışmaların son durumu hakkında teknik ekipten bilgi alan Başkan Ünlüce'ye, Sazova Mahalle Muhtarı Kamil Emre de eşlik etti. İncelemeler sırasında projenin mahalle ve kent için taşıdığı öneme dikkat çeken Başkan Ünlüce, çocukların güvenli ve nitelikli eğitim ile gelişim ortamlarına erişimini artırmayı hedeflediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="598" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5522.png" width="899" /></p>

<p>Başkan Ünlüce, ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, <strong>"2026 Eskişehir Yılı vizyonumuz kapsamında hayata geçirdiğimiz Sazova Çocuk Evi, çocuklarımızın hem eğitim alabilecekleri hem de sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerle keyifli vakit geçirebilecekleri örnek bir yaşam alanı olacak."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toplam bin 175 metrekarelik alanda inşa edilen Sazova Çocuk Evi; çevreci mimarisi, modern derslikleri, farklı yaş gruplarına hitap eden atölyeleri, açık ve kapalı kullanım alanlarıyla, 100 kişilik çok amaçlı salonu ve 60 çocuk kapasitesiyle hizmet verecek.</p>

<p><img height="597" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5523.png" width="906" /></p>

<p><img class="" height="586" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5524.png" width="924" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/baskan-ayse-unluce-sazova-cocuk-evi-insaatini-yerinde-inceledi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5524.png" type="image/jpeg" length="13108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Ayten Kordu'dan Zini Gediği Katliamı için kanun teklifi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-partili-ayten-kordudan-zini-gedigi-katliami-icin-kanun-teklifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-partili-ayten-kordudan-zini-gedigi-katliami-icin-kanun-teklifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p></p>

<p>Ayten Kordu, 8 Ağustos 1938'de Erzincan'ın Kılıçkaya (Surbahan) köyü ve çevresinden toplanan yurttaşların Zini Gediği'nde topluca öldürülmesine ilişkin hakikatin ortaya çıkarılması, toplumsal hafızanın korunması ve mağdur ailelerin taleplerinin karşılanmasını amaçlayan "<strong>Erzincan Zini Gediği Katliamı ile Yüzleşme, Hafıza ve Hakikatin Sağlanması Hakkında Kanun Teklifi</strong>"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sundu.</p>

<p>Kanun teklifinin genel gerekçesinde, 8 Ağustos 1938'de yaklaşık 97 Kürt Alevi yurttaşın herhangi bir yargı süreci işletilmeksizin Zini Gediği mevkiine götürülerek öldürüldüğü belirtilirken, olayın ardından ailelerin yakınlarının naaşlarına ulaşmasının engellendiği, zorunlu iskân uygulamaları nedeniyle birçok ailenin dağıldığı ve yaşanan travmanın kuşaklar boyunca sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Teklifte, bugüne kadar yapılan idari ve hukuki başvuruların sonuçsuz kaldığı, toplu mezarların tespit edilmediği ve katliam anısına yapılan hafıza mekânlarının tahrip edildiği vurgulanarak, geçmişle yüzleşme konusunda devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği savunuldu.</p>

<h3>Hakikat Komisyonu kurulması öngörülüyor</h3>

<p>Teklife göre, kanunun yürürlüğe girmesinden sonraki üç ay içinde TBMM bünyesinde tarihçiler, hukukçular, insan hakları uzmanları, adli tıp uzmanları ve mağdur ailelerinin temsilcilerinden oluşacak <strong>"Zini Gediği Hakikat ve Araştırma Komisyonu"</strong> kurulacak.</p>

<p>Komisyonun;</p>

<ul>
 <li>Olayın tüm yönleriyle araştırılması,</li>
 <li>Devlet arşivlerinin incelenmesi,</li>
 <li>Tanıklıkların toplanması,</li>
 <li>Toplu mezarların belirlenmesi,</li>
 <li>TBMM'ye nihai rapor sunması</li>
</ul>

<p>görevlerini yürütmesi öngörülüyor.</p>

<h3>Devlet arşivlerinin açılması isteniyor</h3>

<p>Kanun teklifiyle, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve diğer kamu kurumlarında bulunan Zini Gediği Katliamı'na ilişkin bilgi ve belgelerin araştırmacılara açılması talep ediliyor.</p>

<p>Ayrıca katliam alanında bilimsel arkeolojik ve adli incelemeler yapılarak toplu mezarların tespit edilmesi, kimliği belirlenen kişilerin ailelerinin talebi doğrultusunda Alevi inancına uygun şekilde defnedilmesi, kimliği belirlenemeyenlere ilişkin bilgilerin ise oluşturulacak hafıza merkezinde kayıt altına alınması hedefleniyor.</p>

<h3>Hafıza anıtı ve anma günü önerisi</h3>

<p>Teklifte, katliamın yaşandığı Zini Gediği mevkiinde <strong>"Erzincan Zini Gediği Katliamı ile Yüzleşme ve Hafıza Anıtı"</strong> inşa edilmesi ve alanın "Hafıza ve Anma Alanı" olarak tescil edilmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anıt bünyesinde kurulacak hafıza merkezinde belge ve tanıklıkların, dijital arşivin, sözlü tarih çalışmalarının ve akademik araştırmaların kamuoyunun erişimine açılması planlanıyor.</p>

<p>Düzenlemeyle ayrıca <strong>8 Ağustos'un "Zini Gediği Katliamını Anma Günü"</strong> ilan edilmesi, daha önce tahrip edilen anıtların yeniden yapılması ve "Ateş Çemberi" olarak bilinen hafıza mekânının mağdur ailelerinin belirlediği alanda yeniden tesis edilmesi isteniyor.</p>

<h3>"Geçmişle yüzleşmek hukuk devleti ilkesinin gereğidir"</h3>

<p>Kanun teklifinin gerekçesinde, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşmenin, hakikatin ortaya çıkarılmasının, mağdurların anısının yaşatılmasının ve benzer ihlallerin tekrarını önleyecek demokratik hafıza mekanizmalarının oluşturulmasının hukuk devleti ve toplumsal barış açısından zorunlu olduğu belirtildi.</p>

<p>Teklifte, mağdur ailelerin manevi haklarının tanınması, kamusal yüzleşme süreçlerinin işletilmesi ve toplumsal hafızanın korunmasının amaçlandığı ifade edildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-partili-ayten-kordudan-zini-gedigi-katliami-icin-kanun-teklifi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayten-kordu-resim-foto.jpg" type="image/jpeg" length="48962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nevroz Uysal Aslan: "Şax ve Hebler'de halkın toprağı güvenlik politikalarına kurban ediliyor"]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/nevroz-uysal-aslan-sax-ve-heblerde-halkin-topragi-guvenlik-politikalarina-kurban-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/nevroz-uysal-aslan-sax-ve-heblerde-halkin-topragi-guvenlik-politikalarina-kurban-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[57 milyon 280 bin metrekarelik orman vasıflı alanın, 2009 yılında 49 yıllığına Milli Savunma Bakanlığı'na atış ve tatbikat sahası olarak tahsis edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Şax ve Hebler köylerinde yıllardır sürdürülen askeri uygulamalar ile Nerdüş Barajı Projesi'nin birbirini tamamlayan güvenlik politikalarının parçası olduğunu savundu. Aslan, kamulaştırılmadan kullanılan taşınmazları yasayla güvence altına alan düzenlemenin mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığını belirterek, köylülerin topraklarına ve yaşam alanlarına dönüşünün sağlanması çağrısında bulundu.</p>
</blockquote>

<p><strong>DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, düzenlediği basın toplantısında Şax ve Hebler köylerinde ortaya çıkan askeri tahsis uygulamaları ile Nerdüş Barajı Projesi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aslan, son yasal düzenlemelerin kamulaştırılmadan el konulan taşınmazları fiilen meşrulaştırdığını, bölgede ise askeri ve güvenlik odaklı politikaların yaşam alanlarını tehdit etmeyi sürdürdüğünü söyledi.</strong></p>

<p>Aslan, bu ay başında yürürlüğe giren <strong>Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8'inci maddesine</strong> dikkat çekerek, 8 Ekim 1956 tarihine kadar kamulaştırılmadan kamu hizmetine ayrılan taşınmazların tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılmasının hak sahipleri açısından ciddi hak kayıplarına yol açacağını ifade etti.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle taşınmaz sahiplerine bugünkü gerçek değerleri yerine geçmiş yıllardaki rayiç bedellerin esas alındığını belirten Aslan, 12 Ocak 1963'ten sonra açılan davaların ve hak taleplerinin de büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<h2>"Fiili durum yasayla koruma altına alındı"</h2>

<p>Devletin geçmişte kamulaştırma yapmaksızın kullandığı taşınmazlar üzerindeki hukuki sorunları çözmek yerine, fiili durumu yasayla güvence altına aldığını savunan Aslan, Milli Savunma Bakanlığı'nın karşı karşıya kaldığı yüksek tazminat yükünün yurttaşların mülkiyet hakları sınırlandırılarak bertaraf edilmek istendiğini öne sürdü.</p>

<p>Aslan, bu yaklaşımın Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren farklı bölgelerde uygulandığını, özellikle Kürt illerinde ise 1990'lı yıllarda köy boşaltmaları ve zorunlu göç politikalarıyla daha ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti.</p>

<h2>Şax ve Hebler'de 57 milyon metrekarelik alanın askeri tahsisi</h2>

<p>Basın toplantısında Şırnak'ın Cizre ilçesine bağlı Şax ve Hebler köylerine ilişkin ortaya çıkan resmi belgelere de değinen Aslan, yıllardır güvenlik gerekçesiyle yerleşime kapalı tutulan köylerin de içinde bulunduğu <strong>57 milyon 280 bin metrekarelik orman vasıflı alanın</strong>, 2009 yılında <strong>49 yıllığına Milli Savunma Bakanlığı'na atış ve tatbikat sahası olarak tahsis edildiğinin</strong> ortaya çıktığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu tahsis kararının hak sahiplerinden ve bölge halkından 17 yıl boyunca gizli tutulduğunu belirten Aslan, tahsis edilen alan içerisinde özel mülkiyete konu taşınmazların ve halen devam eden dava dosyalarının da bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>"Köylünün kendi toprağına ve mezarlığına dönmesi engellenirken aynı alanın askeri kullanıma ve baraj projelerine açılması kabul edilemez" diyen Aslan, uygulamanın ciddi hak ihlalleri doğurduğunu savundu.</p>

<h2>"Nerdüş Barajı güvenlik politikalarının parçası"</h2>

<p>Nerdüş Barajı Projesi'ne ilişkin resmi belgelerin de kamuoyuna yansıdığını belirten Aslan, Devlet Su İşleri'nin (DSİ) planlama çalışmalarında barajın Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı açısından stratejik öneme sahip olduğunun ifade edildiğini aktardı.</p>

<p>Aslan, belgelerde projenin "terörle mücadele" kapsamında yakından takip edildiğinin yer aldığını belirterek, barajın yalnızca bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda güvenlik politikalarının parçası olarak değerlendirildiğini öne sürdü.</p>

<p>Aynı belgelerde arkeolojik sit alanlarının sınırlarının, barajın yapımını engellemeyecek ve gölün en yüksek su kotunun dışında kalacak şekilde belirlenmesinin istendiğini ifade eden Aslan, bunun tarihi ve kültürel mirasın korunması yerine projeye göre şekillendirilmek istendiğini gösterdiğini savundu.</p>

<h2>"Halk kendi toprağında söz sahibi olmalı"</h2>

<p>Ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Aslan, "Köylüye güvenlik gerekçesiyle köyüne dönemezsin denilirken, aynı alan askeri tatbikatlara ve baraj projelerine açılıyor. Kendi toprağında söz ve karar hakkı yalnızca halka tanınmıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şax ve Hebler halkının ne askeri tatbikat sahasını ne de tarihi yaşam alanlarını sular altında bırakacağını belirttiği Nerdüş Barajı'nı istediğini söylemenin mümkün olmadığını belirten Aslan, bölge halkının köylerine dönerek kendi diliyle, kültürüyle ve toplumsal hafızasıyla yaşamını sürdürmek istediğini dile getirdi.</p>

<h2>Köylere dönüş çağrısı</h2>

<p>Açıklamasının sonunda Aslan, Şax, Hebler, Kuşkonar, Koçağılı ve geçmişte boşaltılan diğer köylere dönüşün önünün açılması gerektiğini belirterek, mülkiyet hakkının, yaşam alanlarının, mezarlıkların ve tarihi-kültürel mirasın güvence altına alınması çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/nevroz-uysal-aslan-sax-ve-heblerde-halkin-topragi-guvenlik-politikalarina-kurban-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-05-141614.png" type="image/jpeg" length="84115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1,5 Trilyon TL'lik Erime: DİSK-AR Raporu İşçi Ücretlerindeki Dev Kayıbı Ortaya Koydu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/15-trilyon-tllik-erime-disk-ar-raporu-isci-ucretlerindeki-dev-kayibi-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/15-trilyon-tllik-erime-disk-ar-raporu-isci-ucretlerindeki-dev-kayibi-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 5 Ağustos 2026 tarihli Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><strong><a href="https://drive.google.com/file/d/1t-5eNC5vJc43CzOv-fCMBsjba8UB-QK6/view?usp=sharing" rel="nofollow"><span style="color:#3498db">DİSK-AR'ın Ağustos 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu</span></a>, yüksek enflasyon ve adaletsiz vergi sisteminin işçi ücretlerinde yarattığı yıkımı gözler önüne serdi. Rapora göre, 2026'nın ilk yedi ayında yaklaşık 17 milyon sigortalı işçinin ücretlerinde enflasyon ve vergiler nedeniyle oluşan toplam kayıp 1 trilyon 487 milyar TL'ye ulaştı. Ortalama bir işçi Temmuz ayında ücretinin 17 bin 141 TL'sini kaybederken, asgari ücretlinin alım gücü ise 5 bin 576 TL eridi.</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>Enflasyon ve Vergi İşçi Ücretlerini Eritiyor: 7 Ayda 1,5 Trilyon TL'lik Kayıp</strong></p>

<p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), <strong>5 Ağustos 2026 tarihli Ücret Kayıpları İzleme Raporu'nu</strong> yayımladı. Raporda, yüksek enflasyon ile gelir vergisi ve diğer ücret kesintilerinin işçi ücretlerinde yarattığı büyük erime ayrıntılı verilerle ortaya konuldu.</p>

<p>Araştırmaya göre, yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamındaki yaklaşık <strong>17 milyon sigortalı işçiyi</strong> kapsayan hesaplamalarda, 2026'nın ilk yedi ayında işçilerin ücretlerinde yaşanan toplam kayıp <strong>1 trilyon 486 milyar 827 milyon TL</strong> olarak hesaplandı. DİSK-AR, bu rakamın yalnızca gelir ve damga vergileri ile resmi enflasyon verileri dikkate alınarak hesaplandığını, dolaylı vergilerin ise bu hesaba dahil edilmediğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kayıbın 798,6 Milyar Lirası Enflasyondan</strong></p>

<p>Rapora göre işçi ücretlerinde oluşan toplam kaybın:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>798,6 milyar TL'si enflasyondan,</strong></li>
 <li><strong>688,3 milyar TL'si gelir ve damga vergilerinden</strong> kaynaklandı.</li>
</ul>

<p>DİSK-AR, 2025'in aynı dönemine göre işçilerin toplam ücret kaybının yüzde <strong>51,3 oranında arttığını</strong> belirtti. Böylece geçen yıl ilk yedi ayda yaklaşık <strong>982,5 milyar TL</strong> olan toplam kayıp, bu yıl <strong>1,5 trilyon TL sınırına</strong> ulaştı.</p>

<p><strong>"İşçilerden Varlıklı Kesimlere Gelir Transferi"</strong></p>

<p>Raporda, ortaya çıkan tablo yalnızca ücret kaybı olarak değil, aynı zamanda gelir dağılımındaki bozulmanın da göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p>DİSK-AR, yılın henüz ilk yedi ayında oluşan yaklaşık <strong>1,5 trilyon TL'lik ücret erimesinin</strong>, işçilerden yüksek gelir gruplarına doğru ciddi bir gelir transferi anlamına geldiğini belirterek şu değerlendirmeye yer verdi:</p>

<p>"Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Adaletsiz vergi sistemi ise gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmektedir."</p>

<p><strong>Ortalama İşçi Temmuz Ayında 27 Bin TL Kaybetti</strong></p>

<p>DİSK-AR'ın hesaplamalarına göre, Ocak-Temmuz 2026 döneminde <strong>ortalama brüt işçi ücreti 65 bin 850 TL</strong> olarak esas alındı. Bu ücret düzeyindeki bir işçi, gelir vergisi tarifesinde ikinci vergi dilimine girmesi nedeniyle Temmuz ayında <strong>16 bin 783 TL vergi ve prim kesintisi</strong> ile karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Buna, yılın ilk yedi ayında gerçekleşen <strong>yüzde 19,86'lık resmi enflasyonun</strong> etkisi de eklendiğinde işçinin alım gücü <strong>10 bin 236 TL</strong> daha azaldı. Böylece 65 bin 850 TL'lik brüt ücretin toplam kaybı <strong>27 bin 19 TL'ye</strong> ulaştı.</p>

<p><strong>İşçi Ücretinin Yüzde 41'i Buharlaştı</strong></p>

<p>Rapor, ücretlerde yaşanan kaybın boyutunu çarpıcı bir hesaplamayla ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vergi, sosyal güvenlik primi, işsizlik sigortası primi ve enflasyon birlikte değerlendirildiğinde ortalama işçinin eline geçen ücret <strong>38 bin 831 TL'ye</strong> kadar geriliyor. Başka bir ifadeyle, işçinin ücretinin yaklaşık <strong>yüzde 41'i</strong> daha cebine girmeden eriyor.</p>

<p>Bu nedenle DİSK-AR, <strong>Temmuz ayında işçilerin 31 günün en az 13 gününü vergi, kesinti ve enflasyon için çalıştığını</strong> vurguladı.</p>

<p><strong>Asgari Ücrette 5 Bin 576 TL'lik Alım Gücü Kaybı</strong></p>

<p>Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri de asgari ücrette yaşanan erime oldu.</p>

<p>2026 yılı için belirlenen <strong>33 bin 30 TL brüt asgari ücret</strong>, gelir vergisinden muaf olmasına rağmen SGK ve işsizlik sigortası primi kesintileri sonrası <strong>28 bin 76 TL'ye</strong> düşüyor.</p>

<p>Bunun üzerine ilk yedi ayda gerçekleşen resmi enflasyon eklendiğinde asgari ücretlinin <strong>alım gücü 22 bin 500 TL'ye</strong> kadar geriliyor. Böylece yalnızca enflasyon nedeniyle yaşanan kayıp <strong>5 bin 576 TL</strong> olurken, kesintilerle birlikte toplam kayıp <strong>10 bin 530 TL'ye</strong> ulaşıyor.</p>

<p><strong>Ara Zam Yapılmaması Kayıpları Derinleştirdi</strong></p>

<p>DİSK-AR, 2026 yılında asgari ücrete ara zam yapılmamasının ücretlerdeki erimeyi hızlandırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Rapora göre yılın ilk yedi ayında asgari ücrette vergi, prim kesintisi ve enflasyon nedeniyle oluşan toplam kayıp <strong>60 bin 427 TL</strong> oldu. Böylece asgari ücret, yılın henüz yedinci ayında toplamda <strong>yüzde 26,1 oranında</strong> değer kaybetti.</p>

<p>Raporda ayrıca, Temmuz ayında tek başına değerlendirildiğinde asgari ücretin <strong>yüzde 31,9'unun</strong> kesintiler ve enflasyon nedeniyle eridiği ifade edildi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/15-trilyon-tllik-erime-disk-ar-raporu-isci-ucretlerindeki-dev-kayibi-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-05-112650.png" type="image/jpeg" length="41126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnternet Kullanımı Rekor Kırdı: Türkiye'de Her 10 Kişiden 9'u Artık Çevrim İçi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/internet-kullanimi-rekor-kirdi-turkiyede-her-10-kisiden-9u-artik-cevrim-ici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/internet-kullanimi-rekor-kirdi-turkiyede-her-10-kisiden-9u-artik-cevrim-ici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cinsiyete göre değerlendirildiğinde internet kullanım oranı erkeklerde yüzde 94,8, kadınlarda ise yüzde 89,9 olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>TÜİK'in 2026 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, Türkiye'de dijitalleşmenin hız kesmeden sürdüğünü ortaya koydu. İnternet kullanım oranı yüzde 92,3'e yükselirken, e-ticaret ve e-Devlet hizmetlerine erişim de önemli ölçüde arttı. En çok kullanılan uygulama ise açık ara WhatsApp oldu.</p>
</blockquote>

<h2><strong>İnternet kullanımında yeni zirve</strong></h2>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı <strong>2026 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması</strong>, Türkiye'de internet kullanımının her geçen yıl yaygınlaştığını gösterdi.</p>

<p>Araştırmaya göre, <strong>16-74 yaş grubunda internet kullanan bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 90,9 iken 2026 yılında yüzde 92,3'e yükseldi.</strong> Böylece Türkiye'de yaklaşık her 10 kişiden 9'u internet kullanıcısı haline geldi.</p>

<p>Cinsiyete göre değerlendirildiğinde internet kullanım oranı erkeklerde <strong>yüzde 94,8</strong>, kadınlarda ise <strong>yüzde 89,9</strong> olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>e-Devlet hizmetlerine ilgi artıyor</strong></h2>

<p>Son 12 ay içinde internet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlananların oranı da dikkat çekici seviyeye ulaştı. Resmi kurumların internet siteleri veya mobil uygulamalarını kullanarak kamu hizmeti alan bireylerin oranı <strong>yüzde 76</strong> olarak hesaplandı.</p>

<p>Bu oran erkeklerde <strong>yüzde 82,7</strong>, kadınlarda ise <strong>yüzde 69,4</strong> oldu.</p>

<p>Yaş gruplarına bakıldığında e-Devlet hizmetlerinden en yoğun yararlanan kesim <strong>yüzde 93 ile 25-34 yaş grubu</strong> olurken, en düşük kullanım oranı <strong>yüzde 31,3 ile 65-74 yaş grubunda</strong> görüldü.</p>

<h2><strong>Vatandaş en çok kendi bilgilerine erişmek için kullanıyor</strong></h2>

<p>Araştırma, vatandaşların e-Devlet sistemini hangi amaçlarla kullandığını da ortaya koydu.</p>

<p>En yaygın kullanım nedeni <strong>yüzde 65,6 ile resmi kurumlarda kendileri hakkında tutulan kişisel bilgilere erişim</strong> oldu.</p>

<p>Bunu;</p>

<ul>
 <li><strong>Yüzde 52,6</strong> ile kamu kurumlarından randevu veya rezervasyon alma,</li>
 <li><strong>Yüzde 45,7</strong> ile kamu kurumlarının internet sitelerinden bilgi edinme takip etti.</li>
</ul>

<h2><strong>E-ticaret büyümeye devam ediyor</strong></h2>

<p>İnternet üzerinden alışveriş yapanların oranı da yükselişini sürdürdü.</p>

<p>2025 yılında <strong>yüzde 55,7</strong> olan internetten mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı, 2026 yılında <strong>yüzde 60'a</strong> çıktı.</p>

<p>Cinsiyet dağılımında ise internet alışverişi yapanların oranı;</p>

<ul>
 <li>Erkeklerde <strong>yüzde 63,4</strong></li>
 <li>Kadınlarda <strong>yüzde 56,6</strong> olarak belirlendi.</li>
</ul>

<p>Veriler, Türkiye'de e-ticaretin giderek daha geniş kitleler tarafından benimsendiğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>WhatsApp zirveyi bırakmadı</strong></h2>

<p>Araştırmaya göre Türkiye'de en çok kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulaması <strong>WhatsApp</strong> oldu.</p>

<p>Kullanım oranları şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li><strong>WhatsApp:</strong> yüzde 90,0</li>
 <li><strong>YouTube:</strong> yüzde 77,6</li>
 <li><strong>Instagram:</strong> yüzde 71,1</li>
</ul>

<p>Erkeklerde en fazla kullanılan uygulamalar sırasıyla <strong>WhatsApp (yüzde 92,5), YouTube (yüzde 80,1) ve Instagram (yüzde 71,9)</strong> olurken, kadınlarda ise <strong>WhatsApp (yüzde 87,6), YouTube (yüzde 75) ve Instagram (yüzde 70,2)</strong> ilk üç sırada yer aldı.</p>

<h2><strong>Akıllı televizyonlar öne çıktı</strong></h2>

<p>TÜİK verileri, internet bağlantılı cihazların kullanımında da önemli bir artış yaşandığını gösterdi.</p>

<p>İnternet kullanan bireylerin sahip olduğu bağlantılı cihazlar arasında ilk sırayı <strong>yüzde 62 ile internet bağlantılı televizyonlar</strong> aldı.</p>

<p>Bunu;</p>

<ul>
 <li><strong>Yüzde 18,6</strong> ile robot süpürge, akıllı buzdolabı, fırın ve kahve makinesi gibi internet bağlantılı ev aletleri,</li>
 <li><strong>Yüzde 16,7</strong> ile akıllı saatler, spor bileklikleri, bağlantılı kulaklıklar, güvenlik takip cihazları ve diğer giyilebilir teknolojiler izledi.</li>
</ul>

<p>Araştırma sonuçları, Türkiye'de dijital teknolojilerin yalnızca iletişim ve kamu hizmetlerinde değil, alışverişten ev yaşamına kadar günlük hayatın hemen her alanında daha yaygın biçimde kullanıldığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Süleyman Devrim Boğa</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/internet-kullanimi-rekor-kirdi-turkiyede-her-10-kisiden-9u-artik-cevrim-ici</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-05-112116.png" type="image/jpeg" length="65336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meski’den 4 Merkez İlçenin Yağmur Suyu Altyapısına Güçlü Yatırım]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/meskiden-4-merkez-ilcenin-yagmur-suyu-altyapisina-guclu-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/meskiden-4-merkez-ilcenin-yagmur-suyu-altyapisina-guclu-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MESKİ Genel Müdürlüğü, Akdeniz, Toroslar, Yenişehir ve Mezitli ilçelerinde yağmur suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MESKİ’DEN 4 MERKEZ İLÇENİN YAĞMUR SUYU ALTYAPISINA GÜÇLÜ YATIRIM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>OLASI SU BASKINLARINA KARŞI ALTYAPI ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Çalışmalar sonucunda yağmur sularının etkin şekilde tahliye edilmesi sağlanacak, yaşanabilecek su baskınlarının önüne geçilecek.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü, kent genelinde yağışlı havalarda yaşanabilecek su baskınlarının önüne geçmek amacıyla yağmur suyu altyapı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde kentin altyapısını daha güçlü ve dirençli hale getirmek amacıyla yatırımlarını sürdüren MESKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşların yaşam kalitesini artıracak projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Yapımı devam eden yatırım kapsamında Akdeniz, Toroslar, Yenişehir ve Mezitli ilçelerinin muhtelif mahallelerinde farklı çaplarda toplam 6 bin 400 metre yağmur suyu hattı imalatı gerçekleştirilecek. Ayrıca 200 adet yağmur suyu mazgalı inşa edilerek yağmur sularının daha etkin şekilde toplanması sağlanacak.</p>

<p><strong>Cerit: “Kentimizin geleceği için yağmur sularını kontrol altına alıyoruz”</strong></p>

<p>MESKİ’de Kontrol Mühendisi olarak görev yapan Ömer Cerit; <strong>“4 merkez ilçede bulunan muhtelif mahallelerde yağmur suyu yapılması işi kapsamında çalışmalarımız devam etmektedir. Kentimizin geleceği için yağmur sularını kontrol altına alıyoruz”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<p>MESKİ tarafından yürütülen çalışmalarla yağmur suyu drenaj kapasitesinin artırılması, altyapının güçlendirilmesi ve özellikle yoğun yağış dönemlerinde oluşabilecek su baskını risklerinin en aza indirilmesi planlanıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/meskiden-4-merkez-ilcenin-yagmur-suyu-altyapisina-guclu-yatirim</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/meskiden-4-merkez-ilcenin-yagmur-suyu-altyapisina-guclu-yatirim-1.jpeg" type="image/jpeg" length="33106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haber-Sen'den PTT'deki kıdem ücreti düzenlemesine tepki: Kıdemde adalet, ücrette eşitlik, çalışmada barış istiyoruz]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/haber-senden-pttdeki-kidem-ucreti-duzenlemesine-tepki-kidemde-adalet-ucrette-esitlik-ca</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/haber-senden-pttdeki-kidem-ucreti-duzenlemesine-tepki-kidemde-adalet-ucrette-esitlik-ca" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Haber-Sen</strong>, PTT AŞ bünyesinde yürürlüğe konulan <strong>İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Sözleşme Ücretleri Prosedürü</strong>ne tepki gösterdi. Sendika, yeni düzenlemenin kurum içinde çalışma barışını bozduğunu, aynı statüde çalışan personel arasında haksız ücret farklılıkları yarattığını belirterek prosedürün yeniden düzenlenmesini istedi.</p>

<p>Sendikadan yapılan açıklamada, aynı çatı altında aynı kurumsal hedefler doğrultusunda görev yapan personel arasında yapay bir ayrım oluşturulduğu savunularak, uygulamanın aidiyet duygusunu zedelediği ve kurum içindeki çalışma düzenini olumsuz etkilediği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, kurumun idari, dağıtım, hukuki ve mali yükünü üstlenen gişe ve büro görevlileri, dağıtıcılar, baş dağıtıcılar, veznedarlar, şefler ve diğer çalışanların aynı özveriyle görev yaptığına dikkat çekilerek, buna rağmen hazırlanan prosedürle çalışanların kategorilere ayrıldığı ve kurum içi hiyerarşinin zedelendiği öne sürüldü.</p>

<h2>"Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı"</h2>

<p>Haber-Sen, aynı hukuki statüye sahip İdari Hizmet Sözleşmeli personel arasında kıdem ücreti bakımından büyük farklılıklar oluşturulduğunu belirterek, bunun <strong>Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı</strong> olduğunu savundu.</p>

<p>Açıklamada, bazı personel gruplarında kıdem ücretinin ikinci yıldan itibaren yüzde 30 seviyelerine ulaşırken, yönetici, gişe ve büro personelinin kıdem hakkının beş yıl boyunca sınırlandırıldığı ve artış oranlarının yüzde 2 ila 4 seviyesinde tutulduğu belirtilerek, bu uygulamanın objektif ve haklı bir gerekçesinin bulunmadığı ifade edildi.</p>

<h2>"Çalışma barışı zedeleniyor"</h2>

<p>Sendika, personel arasında huzursuzluk ve ayrışmaya yol açan düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığını savunarak, çalışma barışının ciddi şekilde zarar gördüğünü belirtti.</p>

<p>Açıklamada, PTT bünyesinde görev yapan dağıtıcısından gişe ve büro personeline, yöneticisinden teknik ekibe kadar tüm çalışanların kurumun asli unsurları olduğu vurgulanırken, emeğin unvanlara göre ayrıştırılmasının kabul edilemez olduğu kaydedildi.</p>

<p><img height="1254" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/h-o5xhag-w0-a-a-z-a-b4.jpg" width="1254" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Prosedür revize edilmeli"</h2>

<p>Haber-Sen, gişe ve büro personeli ile yönetici kadrolarının kıdem ücretlerinin diğer personelle eşitlenmesini talep ederek, mevcut prosedürün yeniden düzenlenmesini istedi.</p>

<p>Açıklamanın sonunda şu çağrıya yer verildi:</p>

<p>"PTT çatısı altında gece gündüz demeden omuz omuza çalışan tüm personel bu kurumun vazgeçilmez birer unsurudur. Sahada yük taşıyan dağıtıcının emeği ne kadar değerliyse, gişede finansal ve idari sorumluluğu üstlenen personelin emeği de aynı ölçüde kıymetlidir. İş barışını bozan, emeği unvanlara göre ayrıştıran bu prosedür revize edilmeli; gişe ve büro personeli ile yönetici personelin kıdem ücretleri diğer personelle eşitlenmelidir. Sen kıdemde adalet, ücrette eşitlik, çalışmada barış istiyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/haber-senden-pttdeki-kidem-ucreti-duzenlemesine-tepki-kidemde-adalet-ucrette-esitlik-ca</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/xccccc-2.png" type="image/jpeg" length="48339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ofis Şıklığı İçin Kumaş Pantolon Seçimi Ve Kombin Önerileri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ofis-sikligi-icin-kumas-pantolon-secimi-ve-kombin-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ofis-sikligi-icin-kumas-pantolon-secimi-ve-kombin-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kumaş pantolon, dokuma kumaştan üretilen ve ütü çizgisini koruyan bir alt giyim parçasıdır. Ofis düzeninde günün büyük bölümü masa başında geçtiği için kesim doğrudan duruşu etkiler. Renk seçimi ise toplantı odasındaki ilk izlenimi belirler. Manovam kumaş pantolon kategorisinde 7 model yer alır ve fiyatlar 1.549 TL ile 1.999 TL arasında değişir.</p>

<h2>Ofiste Kumaş Pantolon Neden Öne Çıkar?</h2>

<p>Ofis kıyafeti gün içinde sekiz saatten uzun süre üzerinizde kalır. Dokuma kumaş bu sürede formunu koruduğu için sabahki görünümle akşamki görünüm arasındaki fark küçülür. Denim alt giyimde diz bölgesi hızla torbalanırken kumaş pantolonda aynı etki çok daha yavaş gelişir. Manovam Premium serisi, üst segment kumaşıyla yoğun toplantı temposu olanlara ayrı bir seçenek sunar.</p>

<h2>Hangi Renk Hangi Çalışma Ortamına Uyar?</h2>

<p>Renk kararı, çalıştığınız ortamın resmiyet düzeyine göre şekillenir. Finans ve hukuk gibi alanlarda lacivert ile siyah güven veren bir çerçeve kurar. Yaratıcı ekiplerde bej ve koyu kahverengi daha rahat bir hava yaratır. Manovam kategorisindeki <a href="https://www.manovam.com/kategori/kumas-pantolonlar"rel="dofollow"><strong>kumaş pantolon</strong></a> seçenekleri beş rengi birden kapsadığı için tek adresten haftalık plan kurulabilir.</p>

<p>Renk ile ortam arasındaki eşleşmeyi bilmek sabah verilen kararı hızlandırır.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Renk</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>En Uygun Ortam</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Önerilen Gömlek Rengi</p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Lacivert</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Kurumsal toplantı ve sunum</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Beyaz veya açık mavi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Açık gri</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Günlük ofis düzeni</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Beyaz veya lacivert</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Siyah</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Akşam etkinliği ve resmi görüşme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Beyaz veya siyah</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Bej</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Serbest kıyafetli ofis</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Açık mavi veya haki</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Koyu kahverengi</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Saha ziyareti ve dış görüşme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="202">
   <p>Haki veya beyaz</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<h2>Gömlek Ve Ceketle Uyumu Nasıl Kurarsınız?</h2>

<p>Üç parçalı bir kombinde denge, tonların birbirini bastırmamasına dayanır. Pantolon koyu ise gömlek bir ton açık kalır ve ceket ikisinin arasında konumlanır. Manovam gömlek kategorisinde 11 model bulunur; beyaz, açık mavi, lacivert, siyah ve haki renkleri bu dengeyi kurmayı kolaylaştırır.</p>

<p>• Lacivert pantolon ve beyaz gömlek ikilisi toplantı günleri için en güvenli başlangıçtır</p>

<p>• Açık gri pantolonun üstüne lacivert gömlek giyildiğinde ceket olmadan da tamamlanmış bir görünüm çıkar</p>

<p>• Siyah suni deri ceket açık gri ya da siyah pantolonla eşleşir ve fiyatı 2.899 TL ile 2.999 TL bandındadır</p>

<p>• Kemer rengi ayakkabıyla aynı aileden seçilir; kemer kategorisindeki 9 model 699 TL ile 999 TL arasındadır</p>

<h2>Gün Boyu Oturma Konforunu Ne Belirler?</h2>

<p>Masa başında geçen saatlerde konfor, bel yüksekliği ve kalça bölgesindeki hareket payıyla ilgilidir. Oturduğunuzda bel bandı sırt tarafından açılıyorsa beden bir numara küçük demektir. Diz üstünde yatay kırışıklar oluşuyorsa kalıp fazla dardır. Manovam ürün sayfalarında modelin boy, kilo ve giydiği beden bilgisi paylaşılır ve bu veri ekrandan karar vermeyi kolaylaştırır.</p>

<p>• Oturur pozisyonda bel bandı yerinde kalmalı ve gömleği dışarı itmemeli</p>

<p>• Cep ağızları öne doğru açılmamalı</p>

<p>• Paça ayak bileğinde tek bir kırım yapmalı</p>

<p>• Beden aralığı 30 ile 38 arasındadır ve ara ölçüde kalanlar büyük bedeni seçmelidir</p>

<h2>Toplantı Ve Saha Arasında Geçiş Pratikleri</h2>

<p>Sabahı ofiste, öğleden sonrasını sahada geçiren bir günde pantolonun iki role birden uyması gerekir. Koyu renkler toz ve leke izini daha az gösterir; koyu kahverengi ile lacivert modeller saha ziyaretlerinde bu yüzden öne çıkar. Üst parçayı değiştirmek çoğu durumda yeterli olur ve alt giyim sabit kalır.</p>

<p>• Güne gömlek ve ceket ikilisiyle başlayın</p>

<p>• Öğleden sonra aynı pantolonu triko tişörtle sürdürün</p>

<p>• Mekanizmalı tokalı kemer kademeli ayar sunar ve deri yüzeyde delik kaynaklı yıpranma oluşturmaz</p>

<p>• Araç içinde uzun süre oturulan günlerde açık gri yerine koyu tonları seçin</p>

<h2>Haftalık Rotasyon Planı Kurmanın Adımları</h2>

<p>Sabahları kıyafet kararına harcanan süre, önceden kurulmuş bir rotasyonla neredeyse sıfıra iner. Üç farklı renk pantolon beş iş gününü rahatça karşılar. Her renge sabit bir gömlek eşleştirdiğinizde dolap düzeni kendiliğinden oturur.</p>

<p>1. Haftanın en resmi gününü belirleyin ve lacivert modeli o güne ayırın</p>

<p>2. Açık gri modeli hafta ortasına yerleştirin çünkü hem gömlekle hem trikoyla çalışır</p>

<p>3. Aynı pantolonu iki ardışık günde tekrarlamayın</p>

<p>4. Cuma için bej ya da koyu kahverengi bir model seçin</p>

<p>5. Her renk için bir gömlek ve bir kemer belirleyip listeyi dolap kapağına yazın</p>

<p>Beş günlük planı tek oturuşta kurmak isteyenler için renk skalasının tamamı şu adreste listelenir: <a href="https://www.manovam.com/kategori/kumas-pantolonlar"rel="dofollow"><strong>https://www.manovam.com/kategori/kumas-pantolonlar</strong></a></p>

<h2>Ofiste Paça Boyu Ve Duruş Dengesi</h2>

<p>Paça boyu, ofis görünümünde en sık gözden kaçan ayrıntıdır. Ayakkabının üstünde tek kırım bırakan boy hem otururken hem ayakta dengeli durur. Fazla uzun paça topuk üzerinde birikir ve kesimin bütün etkisini gizler. Ürün sayfalarındaki beden rehberi ile model ölçüleri, sipariş öncesinde bu kararı netleştirir.</p>

<p>Kargo bedeli 3.000 TL üzerindeki siparişlerde uygulanmaz. Ödeme peşin fiyatına 3 taksite bölünür, teslimat ise DHL ile 2-5 iş gününde tamamlanır. Beden konusunda tereddüt yaşayanlar 0850 303 2246 numaralı WhatsApp hattından ölçü sorabilir.</p>

<h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2>

<h3>Ofis İçin Hangi Kumaş Pantolon Rengiyle Başlamak Gerekir?</h3>

<p>Lacivert, kurumsal ortamda en geniş kullanım alanına sahip renktir. Beyaz ve açık mavi gömleğin ikisiyle de sorunsuz çalışır, siyah ve kahverengi ayakkabıyı birlikte kabul eder. İlk alımda lacivert modeli seçip ikinci sırada açık griyi eklemek mantıklı bir sıralamadır. Kumaş pantolon kategorisinde her iki renk de yer alır ve fiyatlar 1.549 TL ile 1.999 TL arasındadır.</p>

<h3>Her Toplantıda Ceket Giymek Şart Mıdır?</h3>

<p>Ceket her toplantıda zorunlu değildir. İç görüşmelerde lacivert pantolon ve ütülü bir gömlek yeterli çerçeveyi kurar. Dış paydaşla yapılan sunumlarda ise üst parça görünümü tamamlar. Manovam dış giyim tarafındaki suni deri ceket seçenekleri siyah, kahverengi ve bordo renklerde bulunur; bu tonlar açık gri ve lacivert pantolonla dengeli durur.</p>

<h3>Gün Boyu Masa Başında Oturan Biri Hangi Kalıbı Seçmeli?</h3>

<p>Uzun süre masa başında kalanlar için bel bandının oturunca açılmadığı bir kalıp önceliklidir. Kalça bölgesinde parmak genişliğinde hareket payı bırakan modeller diz üstünde yatay kırışık yapmaz. Kumaş pantolonlarda beden aralığı 30 ile 38 arasındadır. Ürün sayfasındaki modelin boy, kilo ve beden bilgisi, kendi ölçünüzle doğrudan karşılaştırma yapmanızı sağlar.</p>

<h3>Kaç Adet Pantolonla Haftalık Ofis Düzeni Kurulur?</h3>

<p>Üç model beş iş gününü rahatça karşılar. Lacivert iki gün, açık gri iki gün ve koyu kahverengi bir gün kullanıldığında hiçbir parça arka arkaya tekrarlanmaz. Manovam kategorisinde toplam 7 model bulunduğu için renk skalasını sonradan genişletmek de mümkündür. Üç modelin toplamı kargo eşiğini rahatlıkla geçer. Dördüncü bir renk eklendiğinde rotasyon iki haftaya yayılır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ofis-sikligi-icin-kumas-pantolon-secimi-ve-kombin-onerileri</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/habercazxeguvencomjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="20328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında dokunulmazlık fezlekesi düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ozgur-ozel-ve-veli-agbaba-hakkinda-dokunulmazlik-fezlekesi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ozgur-ozel-ve-veli-agbaba-hakkinda-dokunulmazlik-fezlekesi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti lideri Özgür Özel ve Yeni Parti Malatya vekili Veli Ağbaba hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke düzenleyerek Adalet Bakanlığı'na gönderdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Yeni Parti Milletvekili Veli Ağbaba hakkında yürütülen soruşturma kapsamında,<strong> "zincirleme şekilde rüşvet almak"</strong> suçlamasıyla dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke düzenleyerek Adalet Bakanlığı'na gönderdi.</p>

<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Memur ve Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, Özgür Özel hakkında 2026/156404 soruşturma numarasıyla işlem yürütüldü. Hazırlanan fezlekede, Özel'in 28. Dönem Manisa Milletvekili ve CHP Genel Başkanı olduğu dönemde sahip olduğu nüfuz ve yetkiyi kötüye kullanarak çeşitli tarihlerde maddi menfaat temin ettiği iddia edildi.</p>

<p>Fezlekede yer alan iddialara göre, Özgür Özel'in 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığının belirlenmesi sürecinde Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'ten, doğrudan ya da Veli Ağbaba aracılığıyla menfaat sağladığı öne sürüldü.</p>

<p>Başsavcılık ayrıca, Özel'in 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Kurultayı'nda kullanılmak üzere Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'dan da farklı tarihlerde maddi menfaat temin ettiği iddiasına fezlekede yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılık, söz konusu iddialar doğrultusunda Özgür Özel hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçundan dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke düzenlenerek Adalet Bakanlığı'na gönderildiğini bildirdi.</p>

<p>Aynı soruşturma kapsamında Yeni Parti Milletvekili Veli Ağbaba hakkında da "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçundan dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlandığı açıklandı.</p>

<p>Fezlekeler, Adalet Bakanlığı'nın incelemesinin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderilecek. TBMM Başkanlığı'na ulaşması halinde dosyalar, Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon'da görüşülecek ve dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin süreç burada işletilecek.</p>

<p>Öte yandan fezleke düzenlenmesi, iddiaların yargı kararıyla kesinleştiği anlamına gelmiyor. Soruşturma ve yasama dokunulmazlığına ilişkin süreç, anayasal ve yasal prosedür çerçevesinde devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ozgur-ozel-ve-veli-agbaba-hakkinda-dokunulmazlik-fezlekesi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/92a2396x.webp" type="image/jpeg" length="93736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale Belediyesi YENİ Parti'ye geçti: Muharrem Erkek CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/canakkale-belediyesi-yeni-partiye-gecti-muharrem-erkek-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/canakkale-belediyesi-yeni-partiye-gecti-muharrem-erkek-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek YENİ Parti'ye katıldığını açıkladı. Kararını sosyal medya hesabından duyuran Erkek, Çanakkale Belediyesi'nin yönetiminin de YENİ Parti çatısı altında devam edeceğini bildirdi.</p>

<p>Muharrem Erkek'in istifasıyla birlikte Çanakkale Belediyesi, YENİ Parti yönetimine geçen belediyeler arasına katıldı. Erkek'in açıklamasının ardından CHP'nin Çanakkale il ve ilçe örgütlerinden çok sayıda isim ile belediye meclis grubundan üyelerin de YENİ Parti'ye geçiş yaptığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık iki hafta önce yaptığı açıklamada, CHP'den ayrılan Özgür Özel'in siyasi hareketine destek vereceğini ifade eden Erkek, belediye meclis grubuyla birlikte YENİ Parti'ye katılım konusunu değerlendireceklerini açıklamıştı. Bugün yapılan açıklamayla bu süreç resmiyet kazandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Yolumuz açık olsun…<a href="https://x.com/yenipartiyiz?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@yenipartiyiz</a> <a href="https://x.com/eczozgurozel?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@eczozgurozel</a> <a href="https://t.co/8PKW5JWwG0" rel="nofollow">pic.twitter.com/8PKW5JWwG0</a></p>
— Muharrem Erkek 🇹🇷 (@MuharremErkek17) <a href="https://x.com/MuharremErkek17/status/2084683334542651708?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 4, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Çanakkale Belediyesi'nin YENİ Parti'ye geçmesi, son dönemde CHP'den yeni kurulan partiye yönelik belediye ve teşkilat düzeyindeki en dikkat çekici geçişlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/canakkale-belediyesi-yeni-partiye-gecti-muharrem-erkek-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/1025116-45xxxxx9082800.jpg" type="image/jpeg" length="33000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme" Kanun Teklifini İmzaladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tbmm-baskani-kurtulmus-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesme-kanun-teklifini-imzaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tbmm-baskani-kurtulmus-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesme-kanun-teklifini-imzaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda hazırlanan **"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"**ni imzaladı.</p>

<p>Terörle mücadele kapsamında yürütülen yasal düzenleme çalışmalarında sona gelinirken, <strong>12 maddeden oluştuğu belirtilen</strong> kanun teklifi tamamlandı. Teklifin, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılacak yasal adımlara ilişkin düzenlemeleri içerdiği ifade edildi.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasını taşıyan teklif, <strong>"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"</strong> adıyla TBMM gündemine sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teklifin önümüzdeki günlerde ilgili komisyonlarda ele alınmasının, ardından da Genel Kurul gündemine gelmesinin beklendiği belirtiliyor. Meclis'teki görüşmeler sırasında teklifin içeriğine ilişkin ayrıntıların kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tbmm-baskani-kurtulmus-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesme-kanun-teklifini-imzaladi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5521.png" type="image/jpeg" length="52557"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının Hafızasına Dozer Vuruyorlar]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ali-bozan-dedeogullari-katliaminin-hafizasina-dozer-vuruyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ali-bozan-dedeogullari-katliaminin-hafizasina-dozer-vuruyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ali Bozan, Dedeoğulları Katliamı'nın yaşandığı evin "yol yapılacağı" gerekçesiyle yıkılmak istenmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<blockquote>
<p>DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Konya'da aynı aileden 7 kişinin yaşamını yitirdiği Dedeoğulları Katliamı'nın yaşandığı ev hakkında alınan yıkım kararına tepki gösterdi. Bozan, adaletin tam olarak sağlanmadığını belirterek, "Bir katliamın izleri dozerlerle silinemez. Adaleti sağlayamayanlar şimdi de hafızayı yok etmek istiyor" dedi.</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/idxduDYIigY" title="Ali Bozan'dan, Dedeoğulları Katliamı'nın yaşandığı evin yıkımına tepki" width="1183"></iframe></h2>

<h2><strong>Bozan'dan Dedeoğulları Katliamı'nın yaşandığı evin yıkımına tepki</strong></h2>

<p>DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Konya'da 30 Temmuz 2021 tarihinde aynı aileden 7 kişinin yaşamını yitirdiği Dedeoğulları Katliamı'nın yaşandığı evin "yol yapılacağı" gerekçesiyle yıkılmak istenmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Katliamın üzerinden beş yıl geçmesine rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını ifade eden Bozan, alınan yıkım kararının yalnızca bir binaya yönelik olmadığını, toplumsal hafızayı da hedef aldığını savundu.</p>

<h3><strong>"Dedeoğulları bu ülkenin vicdan yarasıdır"</strong></h3>

<p>Dedeoğulları isminin artık yalnızca bir aileyi değil, Türkiye'nin hafızasına kazınan bir katliamı simgelediğini belirten Bozan, yaşananlarla yüzleşilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bozan açıklamasında, "Dedeoğulları artık sadece bir ailenin soyadı değil, bu ülkenin hafızasına kazınmış bir katliamın adıdır. Gerçeklerle yüzleşmek yerine hafızayı silmeye çalışıyorlar." ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Adalet sağlanmadı, şimdi hafızayı da yok etmek istiyorlar"</strong></h3>

<p>Katliamdan sağ kurtulan tek aile ferdi olan Çetin Dedeoğulları'nın yıllardır adalet mücadelesi verdiğini hatırlatan Bozan, katliamın yaşandığı evin müzeye dönüştürülmesi yönündeki taleplere rağmen yıkılmak istenmesini eleştirdi.</p>

<p>"Önce evi satın almak istediler. Şimdi ise 'yol yapacağız' diyerek yıkmak istiyorlar" diyen Bozan, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Adaleti sağlayamayanlar, şimdi de katliamın izlerini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Hafızayı yok ederek bu ülkenin vicdanını susturamazsınız."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Katliamın üzerini örttürmeyeceğiz"</strong></h3>

<p>Dedeoğulları ailesinin adalet arayışının yalnız bırakılmayacağını vurgulayan Bozan, katliamın yaşandığı evin yıkılmasının gerçeği değiştirmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Bozan, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Bu topraklarda yaşanan katliamların unutulmasına da unutturulmasına izin vermeyeceğiz. Çetin Dedeoğulları'nın adalet mücadelesinin yanındayız. Katliamın yaşandığı evi yıkarak gerçeği ortadan kaldıramazsınız. İktidarı ve yıkım kararından sorumlu olanları bu yanlıştan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Bozan, Dedeoğulları Katliamı'nın yaşandığı evin korunmasının yalnızca aile açısından değil, toplumsal hafızanın yaşatılması ve benzer acıların unutulmaması açısından da önemli olduğunu belirterek, yıkım kararının geri çekilmesi çağrısını yineledi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ali-bozan-dedeogullari-katliaminin-hafizasina-dozer-vuruyorlar</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-04-180809.png" type="image/jpeg" length="76425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana İngiltere’nin Plastik Atık Yükünü Taşıyor: Çukurova’da Su, Toprak ve Hava Kirliliği Alarm Veriyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adana-ingilterenin-plastik-atik-yukunu-tasiyor-cukurovada-su-toprak-ve-hava-kirliligi-al</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adana-ingilterenin-plastik-atik-yukunu-tasiyor-cukurovada-su-toprak-ve-hava-kirliligi-al" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre örgütleri ve araştırmacıların verilerine göre, Adana Türkiye’nin plastik atık ithalatının yaklaşık yüzde 60’ını karşılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>İngiltere’den Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların önemli bir bölümü Adana’daki geri dönüşüm bölgelerine ulaşıyor. Uluslararası araştırma, Kemal Deniz bölgesi çevresindeki su kaynaklarında yüksek düzeyde mikroplastik tespit edildiğini ortaya koyarken, çiftçiler zehirli duman, kirlenen tarım alanları ve sahipsiz bırakılan çevre sorunuyla mücadele ediyor. “Kimse umursamıyor” diyen çiftçiler, yıllardır süren kirliliğe dikkat çekiyor.</strong></p>
</blockquote>

<p><strong>İngiltere’nin Plastik Atık İhracatı Adana’nın Tarım Alanlarını Tehdit Ediyor</strong></p>

<p>İngiltere’nin plastik atık sorununun yükünü Türkiye’nin tarım merkezlerinden biri olan Adana taşıyor.</p>

<p>Uluslararası sivil toplum kuruluşu <strong>Çevresel Araştırma Ajansı (EIA)</strong> tarafından İngiliz gazetesi <a href="https://www.theguardian.com/environment/2026/aug/04/plastic-waste-microplastics-exports-recycling-turkey-farmers-pollution-environment-recycling" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>The Guardian</strong></span></a> için analiz edilen veriler, İngiltere’den Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların Adana’da yarattığı çevresel tahribatı ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre, <strong>Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 tarihleri arasında 13 İngiliz şirketi</strong>, Adana’daki <strong>Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesine</strong> toplam <strong>52 bin ton evsel ve süpermarket kaynaklı plastik atık</strong> gönderdi.</p>

<p>Bu atıklar, Ayhan isimli çiftçinin patlıcan yetiştirdiği tarlalara yaklaşık <strong>1 mil uzaklıktaki</strong> geri dönüşüm bölgesine <strong>545 ayrı sevkiyatla</strong> ulaştırıldı.</p>

<p>Guardian’ın ulaştığı yeni araştırma sonuçları ise bölgedeki su kaynaklarında ciddi plastik kirliliği bulunduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesinin yanındaki su yolu başta olmak üzere Adana’daki çeşitli kanallardan alınan örneklerde <strong>yüksek miktarda mikroplastik ve plastik atık parçaları</strong> tespit edildi.</p>

<p><strong>“Burada Her Yönden Kirlilik Var”</strong></p>

<p>Adana’da yaşayan çiftçi Ayhan, patlıcan hasadı yaptığı tarlasının yakınındaki su kanalında plastik atıkların sazlıklara ve kıyılara yapıştığını anlatıyor.</p>

<p>Çevresindeki kirliliğe dikkat çeken Ayhan, geri dönüşüm tesislerini ve yakınındaki tekstil fabrikasını işaret ederek şöyle diyor:</p>

<p>“Burada her yönden kirlilik var. Plastikler kıyıda, her yerde ve dumanlar da buradan geliyor.”</p>

<p>Ayhan, geri dönüşüm tesislerinden çıkan dumanların tarım alanlarını etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>Seralarda kullanılan brandaların her yıl siyah bir tabakayla kaplandığını ifade eden Ayhan, yaşadığı sorunu şöyle anlatıyor:</p>

<p>“Her yıl seraların brandalarını kuruyoruz. İndirdiğimizde yüzeyde siyah bir tabaka oluştuğunu görüyoruz. Bu tabaka bu yerlerden çıkan dumanlardan kaynaklanıyor.”</p>

<p><strong>Şiddetli Yağış Kanal Suyunu Tarlasına Taşıdı</strong></p>

<p>Ayhan, ocak ayında meydana gelen şiddetli yağışların ardından kanal suyunun tarlasına taştığını ve büyük zarar gördüğünü belirtiyor.</p>

<p>Çiftçi, <strong>7 hektarlık ekili alanının zarar gördüğünü</strong> ve yeniden ekim yapmak zorunda kaldığını söylüyor.</p>

<p>Ancak yaşadığı sorunlar karşısında hiçbir sonuç alamadığını ifade eden Ayhan’ın sözleri, bölgedeki çevre sorununa ilişkin çaresizliği ortaya koyuyor:</p>

<p>“Yeniden ekim yapmak zorunda kaldık. Ama ne yapabiliriz? Hiçbir şey. Şikâyette bulunabileceğimiz bir yer yok – kimse umursamıyor.”</p>

<p><strong>Çin’in Yasağından Sonra Plastik Atıkların Rotası Türkiye Oldu</strong></p>

<p><strong>Avrupa’nın Plastik Atıkları Türkiye’ye Yöneldi</strong></p>

<p>Dünyanın en büyük plastik atık ihracatçılarından biri olan İngiltere’nin atık politikaları, son yıllarda Türkiye’de çevresel tartışmaların merkezine yerleşti.</p>

<p>Çin’in <strong>2018 yılında plastik atık ithalatını yasaklamasının</strong> ardından Avrupa ülkeleri ve İngiltere, plastik atıklarını gönderecek yeni ülkeler aramaya başladı.</p>

<p>Bu süreçte Türkiye, Avrupa Birliği ve İngiltere’den gönderilen plastik atıkların en önemli varış noktalarından biri haline geldi.</p>

<p>Verilere göre Türkiye, özellikle son yıllarda Avrupa’nın plastik atık ihracatında başlıca ülkeler arasında yer alıyor. Ancak çevre örgütleri ve gazetecilerin yaptığı saha araştırmaları, artan atık miktarının geri dönüşüm altyapısını zorladığını, bunun da yasa dışı depolama, doğaya bırakma ve plastik yakma gibi uygulamaların yaygınlaşmasına neden olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Adana Türkiye’ye Gelen Plastik Atıkların Büyük Bölümünü Alıyor</strong></p>

<p>Türkiye’ye ithal edilen plastik atıkların önemli bölümü Adana’ya ulaşıyor.</p>

<p>Çevre örgütleri ve araştırmacıların verilerine göre, <strong>Adana Türkiye’nin plastik atık ithalatının yaklaşık yüzde 60’ını karşılıyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan <strong>Çukurova Ovası</strong> üzerinde bulunan Adana; pamuk, soya fasulyesi, narenciye ve sebze üretimiyle ülkenin önemli tarım merkezlerinden biri konumunda.</p>

<p>Ancak geri dönüşüm tesislerinin yoğunlaşması, bölgedeki çevresel baskıyı artırıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, ithal edilen plastik atıkların miktarı birçok tesisin işleme kapasitesinin üzerine çıkarken, geri dönüştürülemeyen atıklar çevreye bırakılıyor veya yakılıyor.</p>

<p>Bu durum yalnızca atık yönetimi sorunu değil; aynı zamanda <strong>tarım alanları, su kaynakları ve halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit</strong> oluşturuyor.</p>

<p><strong>Geri Dönüşüm Tesislerinden Sulama Kanallarına Kirlilik İddiası</strong></p>

<p>Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nde görev yapan deniz biyoloğu <strong>Sedat Gündoğdu</strong>, Adana’daki plastik kirliliğini uzun süredir takip eden araştırmacılardan biri.</p>

<p>Gündoğdu, bölgedeki birçok geri dönüşüm tesisinin atık sularını doğrudan tarımsal sulamada kullanılan kanal ve su yollarına bıraktığını belirtiyor.</p>

<p>Gündoğdu’nun <strong>Environmental Monitoring and Assessment</strong> dergisinde yayımlanan araştırması, Kemal Deniz bölgesindeki kirliliğin boyutlarını ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmaya göre, Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesinin aşağı kısmında, Ayhan’ın tarlalarının yakınındaki bir kanaldan alınan su örneklerinde, yukarı bölgelerdeki örneklere göre <strong>10 kat daha fazla mikroplastik yoğunluğu</strong> tespit edildi.</p>

<p>Ancak araştırmadaki bulgular bununla sınırlı değil.</p>

<p>Adana’daki farklı geri dönüşüm tesislerinin aşağı kesimlerindeki bazı kanallarda yapılan incelemelerde ise mikroplastik yoğunluğunun yukarı bölgelere göre <strong>132 kata kadar arttığı</strong> belirlendi.</p>

<p><strong>Kirlilik Seyhan Nehri Üzerinden Akdeniz’e Ulaşıyor</strong></p>

<p>Adana’daki kanal ağı, yalnızca tarım alanlarıyla sınırlı kalmıyor.</p>

<p>Bölgedeki sulama kanalları ve su yolları tarım arazilerinden geçerek <strong>Seyhan Nehri’ne</strong>, oradan da <strong>Akdeniz’e</strong> ulaşıyor.</p>

<p>Bu nedenle plastik kirliliğinin etkisinin yalnızca geri dönüşüm bölgeleriyle sınırlı olmadığı, daha geniş bir ekosistemi etkilediği belirtiliyor.</p>

<p>Sedat Gündoğdu, Ayhan’ın doğrudan kullandığı kanalın sulama amacıyla kullanılmadığını ancak bu su yolunun çiftçilerin ürünlerini sulamak için kullandığı diğer kanallarla bağlantılı olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Gündoğdu, geri dönüşüm tesislerinden çıkan kirli suların tarımsal sulama sistemlerine karışma riskine dikkat çekerek şöyle diyor:</p>

<p>“Bu kirli suyu kanallara boşaltıyorlar. Çiftçiler de bu suyu sulama kaynağı olarak kullanıyor.”</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca bölgede geri dönüşüm sürecine özgü plastik parçaları da tespit etti.</p>

<p>İncelemelerde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>plastik peletler,</li>
 <li>plastik film parçaları,</li>
 <li>geri dönüşüm işleminden kaynaklanan küçük plastik kalıntıları</li>
</ul>

<p>bulundu.</p>

<p><strong>Plastik Kirliliğinin Yükü Yoksul Mahallelere Bırakılıyor</strong></p>

<p><strong>“Normal Çalışma Koşullarında Bile Hava, Su ve Toprak Kirleniyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’daki plastik geri dönüşüm bölgelerinin çevresindeki kirlilik yalnızca doğayı değil, bölgedeki insanların yaşam koşullarını da doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Çevre örgütleri, geri dönüşüm tesislerinin yoğunlaştığı bölgelerde yaşayan yurttaşların hava, su ve toprak kirliliğiyle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Adana Ekoloji Platformu Sözcüsü Yaşar Gökoğlu</strong>, kentte çevresel yükün sosyoekonomik eşitsizlikler üzerinden dağıldığını ifade ediyor.</p>

<p>Gökoğlu’na göre Adana, çevresel riskler açısından adeta ikiye ayrılmış durumda.</p>

<p>Kentin kuzeyinde daha varlıklı kesimler yaşarken, güney bölgelerde daha yoksul yurttaşların ve göçmenlerin yaşadığı alanlarda geri dönüşüm tesisleri yoğunlaşıyor.</p>

<p>Gökoğlu, bu durumun çevre adaleti açısından ciddi bir sorun yarattığını belirterek şunları söylüyor:</p>

<p>“Normal çalışma koşullarında bile kimyasal kirlilik, su, hava ve toprak kirliliği onların yaşamlarını olumsuz etkiliyor.”</p>

<p><strong>Geri Dönüştürülemeyen Plastiklerin Yangınları Mahalleleri Kaplıyor</strong></p>

<p>Bölgede yaşayan yurttaşların en büyük şikâyetlerinden biri ise geri dönüştürülemeyen plastiklerin yakılması sonucu ortaya çıkan zehirli dumanlar.</p>

<p>Yerel halk, geri dönüşüm tesislerinde biriken plastik atıkların zaman zaman yangınlara neden olduğunu, bu yangınların mahalleleri ve tarım alanlarını yoğun duman altında bıraktığını anlatıyor.</p>

<p>Özellikle plastik yangınlarında ortaya çıkan yoğun dumanın insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtiliyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl Adana’nın <strong>Küçükdikili Mahallesi yakınlarında bulunan bir geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın</strong>, bölgedeki çevre tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Yaklaşık <strong>36 saat boyunca devam eden yangın</strong>, mahalle üzerinde yoğun ve zehirli bir duman tabakası oluşturdu.</p>

<p>Yangından mahalle sakinleri ve yakın çevredeki tarım alanları etkilendi.</p>

<p>Yangının ardından <strong>Adana Ekoloji Platformu üyeleri</strong>, yaşanan çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla Adana Adliyesi önünde protesto gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Kemal Deniz Bölgesinde de Yangınlar Yaşandı</strong></p>

<p>Çevre sorunlarının yaşandığı bölgelerden biri olan <strong>Kemal Deniz geri dönüşüm bölgesinde de geçmiş dönemlerde yangınların meydana geldiği</strong> belirtildi.</p>

<p>Guardian’ın araştırmasına göre, İngiliz şirketleri tarafından gönderilen plastik atıkların ulaştığı tesislerdeki çevresel riskler, yalnızca depolama ve geri dönüşüm süreçleriyle sınırlı değil.</p>

<p>Araştırmada, Küçükdikili’deki bazı tesislere giren plastik atıkların ithal mi yoksa yerli mi olduğunun kesin olarak belirlenemediği ifade edildi.</p>

<p>Ancak Guardian’ın saha incelemesinde, Küçükdikili yakınlarında yol kenarına bırakılmış bir plastik atık yığını içerisinde <strong>İngiltere menşeli ambalajların da bulunduğu</strong> tespit edildi.</p>

<p>Bu durum, bölgedeki plastik atık akışının yalnızca kayıtlı geri dönüşüm süreçlerinden ibaret olmadığını ortaya koyan örneklerden biri olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>“Her Yaz Yangın Çıkıyor, Yanında Okul Var”</strong></p>

<p>Bölgede faaliyet gösteren tesislerin çevresinde yaşayan yurttaşlar, yangın riskinin sürekli devam ettiğini belirtiyor.</p>

<p>İsmini açıklamak istemeyen bir iş insanı, plastik sevkiyatlarının düzenli olarak devam ettiğini anlatarak, tesislere gelen kamyon yoğunluğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>İş insanı, şu ifadeleri kullanıyor:</p>

<p>“Her ay, ayın birinci ve beşinci günleri arasında teslimatlar geliyor. O günlerde tesislere giden yolda kamyonlar sıraya giriyor.”</p>

<p>Bölgede her yaz yangın çıktığını belirten iş insanı, özellikle tesislerin yakınında bulunan okul nedeniyle mahalle sakinlerinin endişeli olduğunu söylüyor:</p>

<p>“Bu bölgede her yaz yangınlar çıkıyor; hemen yanında bir okul var. Mahalle sakinleri bu durumdan gerçekten endişeli.”</p>

<p><strong>Çevre Sorunu Aynı Zamanda Halk Sağlığı Sorunu</strong></p>

<p>Uzmanlara göre plastik atıkların kontrolsüz biçimde depolanması, yakılması ve geri dönüşüm süreçlerinin yetersiz denetlenmesi; hava, su ve toprak kirliliğini birlikte büyütüyor.</p>

<p>Plastiklerin parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>tarım alanlarına,</li>
 <li>sulama kanallarına,</li>
 <li>nehirlere,</li>
 <li>deniz ekosistemlerine</li>
</ul>

<p>ulaşarak uzun vadeli çevresel riskler oluşturuyor.</p>

<p>Adana’da yaşanan tablo ise yalnızca bir geri dönüşüm sorunu değil; <strong>tarım üretimi, halk sağlığı, su kaynakları ve çevresel adalet açısından çok boyutlu bir kriz</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>İngiltere’den Türkiye’ye 140 Bin Ton Plastik Atık Gönderildi</strong></p>

<p><strong>İngiltere Plastik Atık İhracatında Rekor Seviyeye Ulaştı</strong></p>

<p>Adana’da yaşanan plastik kirliliği tartışmaları, yalnızca bölgedeki geri dönüşüm tesisleriyle sınırlı değil. Sorunun temelinde, gelişmiş ülkelerin plastik atıklarını başka ülkelere göndermesine dayanan küresel atık ticareti bulunuyor.</p>

<p>Dünyanın en büyük plastik atık ihracatçılarından biri olan İngiltere, son yıllarda plastik atıklarını yurtdışına göndermeye devam ediyor.</p>

<p>Verilere göre İngiltere, <strong>2025 yılında 675 bin ton plastik atık ihraç ederek son sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaştı.</strong></p>

<p>Bu atıkların yaklaşık <strong>139-140 bin tonu Türkiye’ye gönderildi.</strong></p>

<p>Aynı dönemde Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı da <strong>500 bin tonu aştı.</strong></p>

<p>Çevre örgütleri, bu durumun Türkiye gibi ülkelerde geri dönüşüm altyapısı üzerinde büyük baskı oluşturduğunu ve kontrolsüz atık yönetimi sorununu büyüttüğünü belirtiyor.</p>

<p><strong>Türkiye Akdeniz’e Ulaşan Plastik Kirliliğinde Üçüncü Sırada</strong></p>

<p>Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) 2020 tarihli raporuna göre Türkiye, yanlış yönetilen atıklardan kaynaklanan ve Akdeniz’e ulaşan plastik kirliliğinde dünyada önemli sıralarda yer alıyor.</p>

<p>Rapora göre Türkiye;</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Mısır’ın,</strong></li>
 <li><strong>İtalya’nın</strong></li>
</ol>

<p>ardından <strong>Akdeniz’e en fazla plastik kirliliği taşıyan üçüncü ülke</strong> konumunda bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlara göre plastik atıkların kontrolsüz şekilde çevreye bırakılması, yalnızca kara ekosistemlerini değil, deniz yaşamını da tehdit ediyor.</p>

<p>Plastikler;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Deniz canlılarının plastik parçalarını yutmasına,</li>
 <li>Canlıların plastiklere takılarak zarar görmesine,</li>
 <li>Besin zincirlerinin bozulmasına,</li>
 <li>Deniz ekosistemlerinin zarar görmesine</li>
</ul>

<p>neden oluyor.</p>

<p>Araştırmalar, mikroplastiklerin okyanuslardaki besin ağının temelini oluşturan bazı küçük canlılar, bitkiler ve deniz yosunları üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Mikroplastiklerin, deniz yosunlarında fotosentez süreçlerini engelleyebildiği ve deniz ekosistemlerinin doğal dengesini bozabildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>İthal Edilen Plastiklerin Önemli Bölümü Geri Dönüştürülemiyor</strong></p>

<p>Çevre örgütleri ve uzmanlar, Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların niteliğine de dikkat çekiyor.</p>

<p>Yerel halkın aktardığı bilgilere göre Adana’ya ulaşan plastik atıkların önemli bir bölümü;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>karışık,</li>
 <li>kirli,</li>
 <li>farklı maddelerle kontamine olmuş,</li>
 <li>geri dönüşümü zor veya imkânsız</li>
</ul>

<p>malzemelerden oluşuyor.</p>

<p>Bu tür atıkların tamamının geri dönüştürülmesi mümkün olmadığı için, bir bölümü depolama alanlarında kalıyor, doğaya bırakılıyor veya yakılıyor.</p>

<p><strong>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB)</strong> değerlendirmelerine göre, Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkelerinden ithal ettiği plastik atıkların yaklaşık <strong>yüzde 50’si geri dönüştürülemeyen malzemelerden oluşuyor.</strong></p>

<p>Bu durum, plastik atık ithalatının yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda çevresel maliyetler yaratan bir süreç olduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Plastik Atık Ticareti Tartışması: Geri Dönüşüm mü, Atık Transferi mi?</strong></p>

<p>Çevre uzmanları, gelişmiş ülkelerin plastik atıklarını ihraç ederek kendi ülkelerindeki atık sorununu azalttığını, ancak bu yükün başka ülkelerin çevreleri ve halkları üzerinde yoğunlaştığını belirtiyor.</p>

<p>Adana örneği ise bu tartışmanın en görünür alanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bir tarafta Avrupa ve İngiltere’den gönderilen plastik atıkların geri dönüştürülmesi hedefi bulunurken, diğer tarafta;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>kirlenen su kaynakları,</li>
 <li>zarar gören tarım alanları,</li>
 <li>zehirli dumanlara maruz kalan mahalleler,</li>
 <li>artan mikroplastik kirliliği</li>
</ul>

<p>gibi sonuçlar ortaya çıkıyor.</p>

<p>Çukurova’nın tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Adana’da çiftçiler, çevresel risklerin kendi yaşam alanlarına ve üretimlerine yansıdığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Adana’da Sorun Sadece Plastik Değil, Çevre Adaleti Sorunu</strong></p>

<p>İngiltere’den ve Avrupa’dan gelen plastik atıkların Adana’da yarattığı tablo, yalnızca bir geri dönüşüm meselesi olarak görülmüyor.</p>

<p>Uzmanlar, yaşananların aynı zamanda bir <strong>çevre adaleti sorunu</strong> olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Çünkü plastik atıkların ekonomik yükünü üreten ülkelerden çok, atıkların gönderildiği bölgelerde yaşayan insanlar taşıyor.</p>

<p>Adana’da çiftçiler, mahalle sakinleri ve çevre örgütleri; temiz hava, temiz su ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı için daha güçlü denetim ve etkin çevre politikaları talep ediyor.</p>

<p><a href="https://www.theguardian.com/environment/2026/aug/04/plastic-waste-microplastics-exports-recycling-turkey-farmers-pollution-environment-recycling" rel="nofollow"><strong>Böylece İngiltere’den başlayan plastik atık zinciri; Adana’nın tarlalarında, sulama kanallarında ve mahallelerinde görünür hale geliyor.</strong></a></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adana-ingilterenin-plastik-atik-yukunu-tasiyor-cukurovada-su-toprak-ve-hava-kirliligi-al</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-07-27-095411.png" type="image/jpeg" length="96444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: “Meclis kapanmadan çerçeve yasa çıkarılmalıdır”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-meclis-kapanmadan-cerceve-yasa-cikarilmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-meclis-kapanmadan-cerceve-yasa-cikarilmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin temel sorunlarının demokratikleşme, hukuk ve barış temelinde çözülebileceğini belirterek, Kürt meselesinin çözümü için Meclis kapanmadan bir "çerçeve yasa" çıkarılması çağrısında bulundu. Bakırhan, "Kürt meselesi çözülmeden Türkiye'nin demokrasisi de, ekonomisi de, dış politikası da kalıcı istikrara kavuşamaz" dedi.</p>

<p>Konuşmasına yeni seçilen Ankara il eş başkanları ve yöneticilerine başarı dileklerini ileterek başlayan Bakırhan, görevlerini devreden yöneticilere de emeklerinden dolayı teşekkür etti.</p>

<h2>Deniz Poyraz davası ve Muharrem orucu mesajı</h2>

<p>Yarın Deniz Poyraz'ın ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Bakırhan, davada yalnızca saldırganın değil, cinayetin arka planının da ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Muharrem ayının başlaması nedeniyle Alevi yurttaşların oruçlarını da kutlayan Bakırhan, Muharrem'in zulme karşı direnişin simgesi olduğunu belirterek, "Oruç tutan tüm canların lokmalarının ve dualarının kabul olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Savaşın değil barışın yanındayız"</h2>

<p>İran ile İsrail arasında yaşanan çatışmaların ardından varılan ateşkese ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, DEM Parti olarak savaşları sona erdiren her türlü barış girişimini desteklediklerini söyledi.</p>

<p>Bölgesel barışın yanında ülkelerin kendi iç barışını da sağlaması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, İran yönetimine Kürtlerin, Beluçların, Azerilerin ve kadınların demokratik taleplerini karşılaması çağrısında bulunarak, idam uygulamalarından vazgeçilmesini istedi.</p>

<h2>"Türkiye 100 yılın birikmiş faturasıyla karşı karşıya"</h2>

<p>Türkiye'nin bugün yaşadığı ekonomik, siyasal ve toplumsal krizlerin uzun yılların birikimi olduğunu savunan Bakırhan, iktidarların sorunları çözmek yerine ertelediğini söyledi.</p>

<p>"Korku siyaseti, erteleme siyaseti ve tekrar siyaseti" olarak tanımladığı üç anlayışın ülkeyi bugünkü noktaya getirdiğini belirten Bakırhan, "Bugün ödediğimiz fatura adeta 100 yılın birikmiş faizidir" dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/M86Zyxf84Ts" title="Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, Meclis Grup Toplantımızda konuşuyor" width="1029"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>CHP kararı üzerinden yargı eleştirisi</h2>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargı kararlarına da değinen Bakırhan, bunun yalnızca CHP'nin meselesi olarak görülemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>"Dün bu halkaya Kürtler kayyumlarla dahil edildi, bugün ana muhalefet yargı müdahalesiyle dahil edildi. Yarın kimin dahil edileceği belli değil" diyen Bakırhan, yargının siyaseti dizayn etme aracı haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi.</p>

<p>Bakırhan, hukukun muhaliflere, Kürtlere, Alevilere ve farklı toplumsal kesimlere farklı uygulanmasını kabul etmediklerini dile getirdi.</p>

<h2>"Mafya ve çeteler hukuk boşluğunda büyüyor"</h2>

<p>Ülkede hukukun zayıflamasının organize suç yapılarının güçlenmesine neden olduğunu öne süren Bakırhan, Kızıltepe'de yaşandığını belirttiği uyuşturucu olayını örnek gösterdi.</p>

<p>Susurluk sürecini hatırlatan Bakırhan, devlet-mafya ilişkilerinin geçmişte yeterince aydınlatılamadığını savunarak, bugün sokak çeteleri ve uyuşturucu ağlarının büyümesini demokrasi ve hukuk krizinin sonucu olarak değerlendirdi.</p>

<h2>"Ekonomik kriz değil, adalet krizi"</h2>

<p>Ekonomik sorunlara da değinen Bakırhan, ücretlerin hızla eridiğini, emeklilerin ve gençlerin ağır geçim sıkıntısı yaşadığını söyledi.</p>

<p>Özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin eylemlerine destek verdiklerini açıklayan Bakırhan, taban maaş ve güvenceli çalışma taleplerinin haklı olduğunu ifade etti.</p>

<p>"İşçinin alın teri değersizleştiriliyorsa, emekli yoksulluğa mahkûm ediliyorsa orada ekonomik kriz değil, adalet krizi vardır" diye konuştu.</p>

<h2>"Demokratik Cumhuriyet ortak yaşam sözleşmesidir"</h2>

<p>DEM Parti'nin çözüm önerilerini de sıralayan Bakırhan, Türkiye'nin gerçek bir çoğulculuğa ve demokratik cumhuriyete ihtiyaç duyduğunu söyledi.</p>

<p>Demokratik cumhuriyetin yalnızca bir yönetim modeli olmadığını belirten Bakırhan, bunun eşit yurttaşlık temelinde kurulacak ortak yaşam sözleşmesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bağımsız yargı, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, kuvvetler ayrılığı ve ekonomik adaletin sağlanmasının zorunlu olduğunu kaydetti.</p>

<h2>"Meclis kapanmadan çerçeve yasa çıkarılmalı"</h2>

<p>Konuşmasının sonunda Kürt meselesinin demokratik çözümüne ilişkin çağrısını yineleyen Bakırhan, yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin artık hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda çerçeve yasa, demokratik toplum yasası, genişletilmiş yerel demokrasi yasası ve özgür yurttaş yasasının çıkarılmasını öneren Bakırhan, şu çağrıyı yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Meclis kapanmadan çerçeve yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden bu adımlar atılmalıdır. Barış geciktikçe güvensizlik büyüyor, hukuk geciktikçe umut azalıyor, demokrasi geciktikçe toplum yoruluyor."</p>
</blockquote>

<p>Konuşmasını "Türkiye'nin ikinci yüzyılını yasaklarla, kayyumlarla ve yoksullukla değil; barış, eşitlik ve emekle yazalım" sözleriyle tamamlayan Bakırhan, demokratik siyaset ve barış mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-parti-es-genel-baskani-tuncer-bakirhan-meclis-kapanmadan-cerceve-yasa-cikarilmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-07-24-172256.png" type="image/jpeg" length="77590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti'den KHK'liler İçin Koşulsuz İade Çağrısı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-partiden-khkliler-icin-kosulsuz-iade-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-partiden-khkliler-icin-kosulsuz-iade-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KHK'lilerin ve barış akademisyenlerinin koşulsuz şekilde görevlerine iade edilmesini isteyen Bakırhan, "Barışın üzerindeki iltisak gölgesi kaldırılmalıdır" dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, barış sürecinin demokratik müzakereyle ilerlemesi gerektiğini vurguladı. KHK'lilerin ve barış akademisyenlerinin koşulsuz şekilde görevlerine iade edilmesini isteyen Bakırhan, "Barışın üzerindeki iltisak gölgesi kaldırılmalıdır" dedi.</p>
</blockquote>

<h3><strong>DEM Parti'den KHK'liler İçin Koşulsuz İade Çağrısı</strong></h3>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına, 3 Ağustos 2014'te IŞİD'in Êzîdî halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırımda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Bakırhan, uluslararası topluma Ezidiler konusunda sorumluluk çağrısı yaptı.</p>

<p>"Dünya toplumu ve uluslararası kurumların Ezidilere bir borcu var" diyen Bakırhan, "Ezidilerin kendi topraklarında güven içerisinde, özgürce yaşayabilecekleri zemini hazırlamakla sorumludurlar. Ezidi toplumuyla dayanışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Kürt Sorununu Çözmeyen Türkiye Bölgede Barış Öneremez"</h3>

<p>Ortadoğu'da yeni bir siyasal dönemin şekillendiğini belirten Bakırhan, Türkiye'nin bu süreçte üstleneceği rolün kendi iç barışını sağlamasına bağlı olduğunu söyledi.</p>

<p>"Kendi Kürt meselesini demokratik yollarla çözmeyen bir Türkiye, Ortadoğu'da kalıcı barış ve istikrar öneremez. Önce kendi Kürt meselesini demokratik yollarla ve müzakereyle çözmesi gerekiyor" diyen Bakırhan, çözümün siyaset ve diyalogdan geçtiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>KHK'liler ve Barış Akademisyenleri İçin Açık Çağrı</strong></h3>

<p>Konuşmasının öne çıkan bölümünde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçileri ve barış akademisyenlerine değinen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Aramızda bulunan barış akademisyenleri ve KHK'lilerin işlerine iade edilmesi amaçsız ve fakatsız sağlanmalıdır."</p>
</blockquote>

<p>Barış mücadelesi yürütenlerin yıllardır ağır bedeller ödediğini belirten Bakırhan, "Bugün bir umut taşıyorsak onların emeği ve mücadelesi sayesindedir. Barışın üzerindeki şu iltisak, bu iltisak gölgesi artık kaldırılmalıdır" dedi.</p>

<p>KHK'lilerin ve barış savunucularının barışın tesis edilmesi halinde ilk olarak haklarına kavuşması gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Ölümler dursun diye bedel ödeyenler, barışın sonuçlarından ilk faydalanması gerekenlerdir" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Bu Döngüyü Silah Değil, Siyaset ve Müzakere Kırar"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin uzun yıllardır acılarla yüzleştiğini ifade eden Bakırhan, toplumun artık çatışmalardan yorulduğunu belirtti.</p>

<p>"Bu ülkede ateşin düşmediği bir toprak parçası kalmadı. Askerin de gerillanın da sivilin de tabutu bu topraklara iniyor" diyen Bakırhan, Nazım Hikmet'in "Bu cehennem, bu cennet bizim" sözünü anımsatarak her kaybın toplumun ortak acısı olduğunu söyledi.</p>

<p>Silahların değil siyasetin çözüm üreteceğini vurgulayan Bakırhan, "Bu döngüyü silah kırmaz. Bu döngüyü nefret kırmaz. Bu döngüyü yalnız siyaset ve müzakere kırar. Bu sebeple cehennemi zamanları gelin bitirelim, siyasete ve demokratik müzakereye güçlü bir şans verelim" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Çerçeve Yasa Ayrıcalık Değil, Demokratik Güvencedir"</strong></h3>

<p>Barış sürecine ilişkin yasal düzenleme tartışmalarına da değinen Bakırhan, hazırlanması önerilen çerçeve yasanın herhangi bir kesime ayrıcalık sağlamayı amaçlamadığını belirtti.</p>

<p>"Çerçeve yasa bir ayrıcalık yasası değildir. Tarihsel bir sorunun çözümü için geçiş sürecini demokratik hukuk güvencesine kavuşturma yasasıdır. Yüz yıldır yok sayılan Kürt meselesinin ilk defa müzakereye dayalı yasal çerçeveyle tanışmasıdır" diyen Bakırhan, konuşmasını Mehmet Uzun'un barışa ilişkin sözlerini hatırlatarak tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Barış sadece ölümsüz bir eser değildir. Barış, insan aklının yarattığı en erdemli iştir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Güven BOĞA</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-partiden-khkliler-icin-kosulsuz-iade-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-07-24-172256.png" type="image/jpeg" length="34658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="77425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p>

<p itemprop="description"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="88808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="89723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="10164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="12230"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="22464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="29465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="79171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="21951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="57067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="72638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="66313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="59494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="69830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="89002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi Habere Güven 6. Yaşını Dayanışma Sofrasında Kutladı</strong></h2>

<p><strong>Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı</strong></p>

<p><strong>Altı yıldır emeğin, özgürlüğün, doğanın, kadınların ve tüm kimliklerin sesi olan Habere Güven, 6. kuruluş yıldönümünü onlarca dost, kurum ve yoldaşıyla birlikte kutladı. “Dayanışma Sofrası” etkinliği, gerçeğin, umudun ve direnişin buluşma noktası oldu.</strong></p>

<p>Habere Güven, yayın hayatına başlamasının 6. yıldönümünü <strong>“Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında Buluşma”</strong> sloganıyla kutladı.<br />
Adana Reşatbey Mahallesi’ndeki Zarafet Ocakbaşı’nda düzenlenen etkinliğe sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, milletvekili, belediye başkanı, kadın ve çevre örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Bu anlamlı buluşmada basın özgürlüğüne, örgütlü mücadeleye ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar, Habere Güven’in altı yıldır yürüttüğü bağımsız ve halktan yana yayıncılığın Türkiye’deki toplumsal muhalefet için önemli bir ses olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olduk”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Habere Güven adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Altı yıl önce, karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olmak için yola çıktık. Gerçeği yazdık, halkın sesi olduk. Çünkü biliyoruz ki, milyonlarca okur gerçeğe susamıştı.<br />
Habere Güven, ilk günden bu yana emeğin, barışın, özgürlüğün, doğanın, kadınların, çocukların ve tüm kimliklerin sesi olmayı ilke edinmiştir.<br />
Sadece haber aktarmakla kalmadık; toplumsal hafızayı yarınlara taşımayı görev bildik. Doğru, tarafsız ve sorumlu habercilik ilkesiyle çıktığımız bu onurlu yolculukta, dayanışma soframızla bir kez daha gerçeğin yanında olduğumuzu ilan ettik.”</p>

<p><strong>Basın, Emek ve Demokrasi Güçleri Bir Aradaydı</strong></p>

<p>Dayanışma yemeğinde Habere Güven’in dostları da söz aldı. Katılımcılar, Habere Güven’in fedakârca, tarafsız ve halkın çıkarlarını önceleyen habercilik anlayışının Türkiye basınındaki özgürlük mücadelesi için örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Konuşma yapan isimler arasında;<br />
<strong>Önceki Dönem CHP Milletvekillerinden Prof. Dr. Aytuğ Atıcı</strong>,<br />
<strong>Önceki Dönem Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca</strong>,<br />
<strong>CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Özgürtan Çığ</strong>,<br />
<strong>KESK’li KHK’li Münir Korkmaz</strong>,<br />
<strong>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin</strong>,<br />
<strong>Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube Başkanı Sema Akgün</strong>,<br />
<strong>Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı</strong> ve<br />
<strong>Eğitim Sen Önceki Dönem Örgütlenme Sekreteri Günay Reşit Serttaşar</strong> yer aldı.</p>

<p>Katılımcılar, Habere Güven’in yalnızca bir haber portalı değil, “gerçeğin ve direnişin sesi” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Dayanışma Sofrası halkın ortak vicdanının buluşma yeriydi”</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde dayanışma vurgusu öne çıktı.<br />
Habere Güven dostları, **“Dayanışma Sofrası”**nı sadece bir kutlama değil, “gerçeğin, umudun ve direnişin ortak masası” olarak tanımladı:</p>

<p>“Birleşik tutumun önemine dikkat çektik. Çünkü herhangi bir çıkar gözetmeksizin sadece gerçeğin peşinden gitmeyi şiar edinen bizlerin sesi; toplumun ortak vicdanı ile buluştuğu ölçüde anlam kazanır.”</p>

<p>Etkinlikte, <strong>sendikalar</strong>, <strong>emek ve meslek örgütleri</strong>, <strong>insan hakları savunucuları</strong>, <strong>KHK’liler</strong>, <strong>inanç temsilcileri</strong>, <strong>kadın örgütleri</strong>, <strong>ekoloji hareketleri</strong>, <strong>gençler</strong>, <strong>akademisyenler</strong>, <strong>sanatçılar</strong> ve <strong>yerel yöneticiler</strong> bir araya geldi.<br />
Katılım, “<strong>basına, özgürlüklere, demokrasiye ve toplumsal barışa verilen güçlü bir destek</strong>” olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Duvarların Ardındaki Dostlara Selam</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde, tutuklu belediye başkanları ve hak savunucuları da unutulmadı.</p>

<p>“Bu sofrada duvarların ardında olan dostlarımız da vardı. Haksız ve hukuksuz süreçlerin mağduru olan belediye başkanları, sendikacılar, gazeteciler, politik tutsaklar da bizimleydi. Bedenleri tutsak ama nefesleri bizde.”</p>

<p>Habere Güven dostları, dayanışma sofralarında <strong>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar</strong>,<br />
<strong>Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin</strong>,<br />
<strong>Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar</strong>,<br />
<strong>Avukat Celal Tekin</strong> ve<br />
<strong>Özcan Zenger</strong>’i anarak onların mücadelesine selam gönderdi.</p>

<p>“Bu mücadelede dostlarımızın seslerinin kısılmasına asla izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz: Barışın dili halkların umududur, direnişin yankısı en gür sesimizdir.”</p>

<p><strong>Katılamayanlardan Mesaj Desteği</strong></p>

<p>Dayanışma Sofrası’na katılamayan çok sayıda siyasetçi ve temsilci, gönderdikleri mesajlarla Habere Güven’in 6. yılını kutladı.<br />
Mesaj gönderenler arasında;<br />
<strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları</strong>,<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut</strong>,<br />
<strong>CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Müzeyyen Şevkin</strong>,<br />
<strong>CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar</strong>,<br />
<strong>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun</strong>,<br />
<strong>DEM Parti Mersin Milletvekilleri Av. Ali Bozan ve Perihan Koca</strong>,</p>

<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın,<br />
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu</strong> yer aldı.</p>

<p>Mesajlarda, Habere Güven’in “basın alanında direnişin, hakikatin ve halkın sesi” olarak sürdürdüğü mücadeleye övgüyle değinildi.</p>

<p><strong>“Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi”</strong></p>

<p>Habere Güven, altı yıldır olduğu gibi bundan sonra da “birleşik mücadelenin basın alanındaki sesi” olma kararlılığını yineledi.</p>

<p>“Gerçeği savunmak, halkın sesine ses katmak, zulmün karanlığında hakikatin ışığını taşımak bizim görevimizdir.<br />
Bu sofrada buluşan her dostumuz, bu mücadelede kalemin ve gerçeğin tarafında olduğunu bir kez daha ilan etmiştir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-21-133853-1.png" type="image/jpeg" length="76940"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
