<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Habere Güven; Türkiye ve dünyadan son dakika haberler, güncel gelişmeler, analizler ve özel dosyalarla güvenilir, hızlı ve bağımsız habercilik sunar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2026 17:00:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Silifke’de 30 Ağustos coşkusu: Onur Akın konseriyle Zafer Bayramı kutlandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/silifkede-30-agustos-coskusu-onur-akin-konseriyle-zafer-bayrami-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/silifkede-30-agustos-coskusu-onur-akin-konseriyle-zafer-bayrami-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü kapsamında Silifke Anıt Meydanı’nda düzenlenen konserde Onur Akın sahne aldı. DJ Emrah’ın performansıyla başlayan gece, Silifkelilerin Onur Akın’ın sevilen şarkılarına hep birlikte eşlik etmesiyle bayram coşkusuna dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-mercekten-istihdama-guclu-destek">Mersin Büyükşehir</a> Belediyesi, <strong>30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü</strong> kentin farklı noktalarında düzenlediği etkinliklerle kutlamayı sürdürdü. Bu kapsamda Silifke Anıt Meydanı’nda gerçekleştirilen konser, yüzlerce yurttaşı bir araya getirdi.</p>

<p>Gecenin açılışında <strong>DJ Emrah</strong> sahne alarak müzik performansıyla meydandaki kalabalığın coşkusunu artırdı. Ardından Türk müziğinin sevilen sanatçılarından <strong>Onur Akın</strong> sahneye çıktı.</p>

<p>Akın, yıllardır dinleyicilerin hafızasında yer eden eserlerini Silifkeliler için seslendirirken, Anıt Meydanı’nı dolduran yurttaşlar şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<p></p>

<p>Her yaştan katılımcının ilgi gösterdiği konser, <strong>30 Ağustos Zafer Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla</strong> kutlandığı renkli etkinliklerden biri oldu.</p>

<p><img height="603" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5418.png" width="1075" /></p>

<h2>Gülşah Yıldırım Genç: “30 Ağustos, bağımsızlık ve özgürlüğün ilanıdır”</h2>

<p>Konserde Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Vahap Seçer</strong> adına konuşan CHP Meclis Üyesi Gülşah Yıldırım Genç, Silifkelileri ve farklı kentlerden gelen konukları selamladı.</p>

<p><img height="601" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5850.png" width="904" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyetin sanat ve sanatçıya sağladığı imkanlara dikkat çeken Genç, 30 Ağustos Zaferi’nin Cumhuriyet tarihindeki önemini vurguladı.</p>

<p>Genç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç kuşkusuz Cumhuriyet’e giden en önemli dönüm noktası, 26 Ağustos Büyük Taarruz ve 30 Ağustos 1922 Büyük Zaferimizdir. Bir milletin bağımsızlık ve özgürlüğünü tüm dünyaya ilan ettiği tarihtir 30 Ağustos. Bayramımız kutlu olsun.”</p>
</blockquote>

<p>Cumhuriyet değerlerinden aldıkları güçle hizmet üretmeye devam edeceklerini belirten Genç, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Silifke Belediyesi ile birlikte çalışmayı sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p><img height="592" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5848.png" width="907" /></p>

<h2>Oğuzhan Kökten: “El ele, omuz omuza Silifke’miz için çalışıyoruz”</h2>

<p>Silifke Belediye Başkan Vekili <strong>Oğuzhan Kökten</strong> de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın milletin bağımsızlık mücadelesindeki önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anan Kökten, iki belediyenin iş birliğiyle Silifke için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Kökten, “Silifke Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak el ele, omuz omuza Silifke’miz için çalışıyoruz” dedi.</p>

<p>İlçenin ihtiyaçlarını birlikte değerlendirdiklerini belirten Kökten, ortak çalışmaların Silifkelilerin yaşamına doğrudan katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p><img height="605" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5472.png" width="893" /></p>

<h2>Onur Akın: “30 Ağustos, Türkiye’nin en güzel günlerinden biri”</h2>

<p>Konser öncesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın önemine değinen Onur Akın, Kurtuluş Savaşı’nın Türkiye tarihi açısından taşıdığı anlamı vurguladı.</p>

<p>Akın, “Bugün Türkiye’nin en güzel günlerinden birisi. Dünyanın en onurlu, en kutlu, en kutsal mücadelesini, Kurtuluş Savaşı’nı vermiş bir halkın çocukları, torunlarıyız bizler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e de teşekkür eden Akın, Seçer ile uzun yıllara dayanan dostluğunun bulunduğunu belirtti.</p>

<p><img height="597" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5847.png" width="895" /></p>

<h2>Silifkeliler konserden memnun kaldı</h2>

<p>Anıt Meydanı’nda düzenlenen konseri izleyen Silifkeliler, etkinliğin kendilerine moral verdiğini belirtti.</p>

<p>Hatice Akbudak, konser için Vahap Seçer’e teşekkür ederek Silifkelilerin böyle etkinliklere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.</p>

<p>Ayşe Kavacık ise gecenin çok güzel geçtiğini belirterek 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı.</p>

<p>Onur Akın’ı uzun yıllardır dinlediğini söyleyen Esin Yiğit de konser boyunca eğlendiklerini ifade etti.</p>

<p>Hıdır Güvenç ise etkinliğin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p><img class="" height="602" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5851.png" width="911" /></p>

<h2>Onur Akın’a çiçek takdim edildi</h2>

<p>Konserin sonunda Onur Akın’a çiçek takdim edildi. Sanatçının performansı ve meydanı dolduran yurttaşların yoğun katılımıyla <strong>Silifke’de 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu müzik ve dayanışma atmosferi içinde yaşandı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mersin Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/silifkede-30-agustos-coskusu-onur-akin-konseriyle-zafer-bayrami-kutlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5472.png" type="image/jpeg" length="73809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Girne açıklarında 267 kişilik yolcu gemisi battı: Can kaybı var, arama kurtarma sürüyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/girne-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-can-kaybi-var-arama-kurtarma-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/girne-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-can-kaybi-var-arama-kurtarma-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC’nin Girne açıklarında Mersin Taşucu’na gitmek üzere sefer yapan katamaran tipi yolcu gemisinde 172 kişinin kurtarıldığı, 6 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 89 kişinin durumunun henüz netleşmediğini ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Görüntülerde yolcuların büyük panik yaşadığı ve yardım istediği görülürken, bir kişinin “Kadın öldü” diye bağırdığı duyuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs’ın Girne açıklarında <strong>267 kişiyi taşıyan yolcu gemisinin alabora olması</strong> bölgede büyük bir kurtarma operasyonu başlattı. Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na hareket eden geminin, kıyıdan yaklaşık 7,5 kilometre açıkta su almaya başladığı ve ardından alabora olduğu bildirildi.</p>

<p><img height="357" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5852.png" width="629" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Gemide 267 kişi bulunuyordu</h2>

<p>Edinilen bilgilere göre gemide <strong>259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi</strong> vardı.</p>

<p>Geminin su almaya başlamasının ardından kaptanın yardım çağrısı üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri, ambulanslar, polis ekipleri ve sivil tekneler sevk edildi. Balıkçı tekneleri ve diğer deniz araçları da kurtarma çalışmalarına destek verdi.</p>

<h2>159 kişiye ulaşıldı</h2>

<p>Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, kurtarma ekiplerinin <strong>159 kişiye ulaştığını</strong> ve çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Kurtarılan kişiler Girne Limanı'na getirildikten sonra hastanelere sevk edildi. Bazı yolcuların tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p><img height="352" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/image-5853.png" width="633" /></p>

<h2>Bakan Arıklı: “Kayıplarımız var”</h2>

<p>KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, gemide can kaybı olduğunu ancak hayatını kaybedenlerin sayısının henüz belirlenemediğini açıkladı.</p>

<p>Arıklı, kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, gemide bulunan yolcuların tamamına ulaşılması için ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<h2>Geminin neden battığı araştırılıyor</h2>

<p>Girne Limanı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra su almaya başlayan geminin neden alabora olduğuna ilişkin soruşturma sürüyor.</p>

<p>Yetkililer, ilk aşamada geminin su almaya başladığını ve ardından alabora olduğunu belirtirken, kazanın kesin nedeninin yürütülecek incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<h2>Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor</h2>

<p>Helikopterlerin, sahil güvenlik ekiplerinin ve bölgedeki sivil deniz araçlarının katıldığı arama-kurtarma operasyonu sürüyor. Yetkililer, gemide bulunan kişilerin tamamına ulaşılması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Yetkililerden gelecek yeni açıklamalarla birlikte gemideki can kaybı ve kurtarılan kişi sayısına ilişkin bilgilerin güncellenmesi bekleniyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/girne-aciklarinda-267-kisilik-yolcu-gemisi-batti-can-kaybi-var-arama-kurtarma-suruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/05/son-dakika-3.jpg" type="image/jpeg" length="24601"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyhan Belediye Başkan Vekili Hasibe Akkan’dan 30 Ağustos mesajı: “Bağımsızlığımızın sarsılmaz mührüdür”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/seyhan-belediye-baskan-vekili-hasibe-akkandan-30-agustos-mesaji-bagimsizligimizin-sarsilmaz-muhrudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/seyhan-belediye-baskan-vekili-hasibe-akkandan-30-agustos-mesaji-bagimsizligimizin-sarsilmaz-muhrudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyhan Belediye Başkan Vekili Hasibe Akkan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde yayımladığı mesajında bağımsızlık ve milli irade vurgusu yaptı. Akkan, “30 Ağustos, milletimizin özgürlük iradesinin ilanıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.habereguven.com/seyhan-belediyesi-tarihi-ziya-pasa-dinlenme-parkini-yeniliyor">Seyhan Belediye</a> Başkan Vekili <strong>Hasibe Akkan</strong>, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Akkan, Büyük Zafer’in Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin en güçlü göstergelerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<h2>“30 Ağustos, özgürlük irademizin ilanıdır”</h2>

<p>30 Ağustos Zaferi’nin yalnızca askeri bir başarı olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Hasibe Akkan, bu büyük zaferin milletin bağımsızlığından ve milli iradesinden vazgeçmeyeceğinin tarihi bir göstergesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Akkan mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Bağımsızlığımızın ve milli irademizin en güçlü mühürlerinden biri olan 30 Ağustos Zaferi’nin 104. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz.”</p>
</blockquote>

<p>Akkan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde verilen mücadelenin, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Adana vurgusu: “Bağımsızlık ruhunu yaşatacağız”</h2>

<p>Mesajında Adana’nın Kurtuluş Savaşı tarihindeki önemine de dikkat çeken Akkan, Atatürk’ün Adana’ya ilişkin sözünü hatırlattı.</p>

<p><a href="https://www.habereguven.com/baskan-vekili-hasibe-akkan-muhtarlarimizin-sesine-kulak-verdik">Akkan</a>, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Milli mücadelenin ilk hissi teşebbüsü bu güzel Adana’da doğmuştur’ sözleriyle onurlandırdığı bu kadim topraklarda, 30 Ağustos’un taşıdığı bağımsızlık ruhunu, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve eşitlik anlayışını aynı kararlılıkla yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<h2>Atatürk ve Kurtuluş Savaşı kahramanları anıldı</h2>

<p>Seyhan Belediye Başkan Vekili Hasibe Akkan, mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını andı.</p>

<p>Akkan, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anarken, gazilere de şükranlarını sundu.</p>

<p>Hasibe Akkan mesajını, <strong>“30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun”</strong> sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/seyhan-belediye-baskan-vekili-hasibe-akkandan-30-agustos-mesaji-bagimsizligimizin-sarsilmaz-muhrudur</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/seyhan-belediye-baskan-vekili-hasibe-akkan-10.jpg" type="image/jpeg" length="52504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırçanın Sırdaki İzi Sanat Sokağı’nda hayat bulacak]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/fircanin-sirdaki-izi-sanat-sokaginda-hayat-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/fircanin-sirdaki-izi-sanat-sokaginda-hayat-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seramik Sanatı Eğitimi ve Değişimi Derneği iş birliğinde düzenlenen 4. Eskişehir Fırçanın Sırdaki İzi Sempozyumu, 7-9 Eylül 2026 tarihleri arasında Sanat Sokağı’nda sanatseverlerle buluşacak. Farklı disiplinlerden sanatçılar, üç gün boyunca seramik yüzeylerde özgün eserler üretecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’in sanat ve seramik birikimini buluşturacak <strong>4. <a href="https://www.habereguven.com/ayse-unluce-karapinarli-kadinlarla-porsukta-bulustu">Eskişehir </a>Fırçanın Sırdaki İzi Sempozyumu</strong>, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seramik Sanatı Eğitimi ve Değişimi Derneği (SSEDD) iş birliğinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Seramik sanatını farklı disiplinlerden sanatçıların yorumlarıyla buluşturacak sempozyum, <strong>7, 8 ve 9 Eylül 2026 tarihlerinde</strong>, her gün saat <strong>10.00’dan itibaren Sanat Sokağı’nda</strong> düzenlenecek.</p>

<p><img alt="Firçanin Sirdaki̇ İzi̇, Sanat Sokaği’nda Hayat Bulacak (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/fircanin-sirdaki-izi-sanat-sokaginda-hayat-bulacak-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Sanatçılar eserlerini sanatseverlerin gözü önünde üretecek</h2>

<p>“Fırçanın Sırdaki İzi” temasıyla gerçekleştirilecek etkinlikte sanatçılar, seramik yüzeyler üzerinde farklı teknikler kullanarak özgün eserler ortaya koyacak.</p>

<p>Üç gün sürecek sempozyum boyunca sanatseverler, sanatçıların malzemeyle kurduğu yaratıcı diyaloğu ve eserlerin üretim sürecini yakından takip etme fırsatı bulacak.</p>

<p>Sempozyumda;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Prof. Zeliha Akçaoğlu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Prof. Dilek Alkan Özdemir</p>
 </li>
 <li>
 <p>Prof. İsmet Yüksel</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doç. Eklem Kula</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doç. Özgür Uğuz</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dr. Öğr. Üyesi Sadettin Aygün</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dr. Öğr. Üyesi Elif Gündüz</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğr. Gör. Tamer Derican</p>
 </li>
 <li>
 <p>Grafik Sanatçısı İsmail İpek</p>
 </li>
</ul>

<p>seramik yüzeyler üzerinde kendi sanat anlayışlarını ve özgün yorumlarını sanatseverlerle buluşturacak.</p>

<p><img alt="Firçanin Sirdaki̇ İzi̇, Sanat Sokaği’nda Hayat Bulacak (1)" class="detail-photo img-fluid" height="482" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/fircanin-sirdaki-izi-sanat-sokaginda-hayat-bulacak-1.jpeg" width="511" /></p>

<h2>Sempozyumda üretilen eserler 15 Eylül’de sergilenecek</h2>

<p>Etkinlik kapsamında üç gün boyunca ortaya çıkarılacak eserler, <strong>15 Eylül 2026 Salı günü Sanat Sokağı Sergi Salonu’nda</strong> açılacak sergiyle sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</p>

<p>Sergi, sempozyum süresince gerçekleştirilen üretimlerin yanı sıra sanatçıların seramik sanatına getirdiği farklı yorumları da bir araya getirecek.</p>

<h2>Eskişehir’in seramik mirasına yeni eserler kazandırılacak</h2>

<p>Eskişehir’in güçlü seramik kültürüne katkı sunmayı hedefleyen <strong>Fırçanın Sırdaki İzi Sempozyumu</strong>, geçmiş yıllarda ortaya çıkan eserlerle oluşan sanat birikimini de geleceğe taşımayı amaçlıyor.</p>

<p>Önceki sempozyumlarda üretilen eserlerin bir bölümü, <strong>Sanat Sokağı’nda bulunan Uluslararası Çağdaş Seramik Sanatları Müzesi koleksiyonunda</strong> yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dördüncüsü gerçekleştirilecek sempozyumla birlikte, Eskişehir’in seramik sanatındaki kültürel birikimine yeni eserlerin eklenmesi ve farklı sanat disiplinleri arasında yaratıcı bir buluşma alanı oluşturulması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/fircanin-sirdaki-izi-sanat-sokaginda-hayat-bulacak</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/fircanin-sirdaki-izi-sanat-sokaginda-hayat-bulacak-1.jpeg" type="image/jpeg" length="99165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Oya Tekin’den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı: “Hürriyet en vazgeçilmez karakterimizdir”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/baskan-oya-tekinden-30-agustos-zafer-bayrami-mesaji-hurriyet-en-vazgecilmez-karakterimizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/baskan-oya-tekinden-30-agustos-zafer-bayrami-mesaji-hurriyet-en-vazgecilmez-karakterimizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında bağımsızlık, hürriyet ve milli irade vurgusu yaptı. Tekin, “30 Ağustos, esarete karşı hürriyetin, baskıya karşı millet iradesinin en gür sesidir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seyhan Belediye Başkanı <a href="http://www.habereguven.com/baskan-oya-tekinin-halkin-parasi-halkta-kalacak-projesiyle-41-yeni-arac">Oya Tekin</a>, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde yayımladığı mesajda bağımsızlık, özgürlük ve milli irade vurgusu yaptı. Tekin, Büyük Zafer’in yalnızca askeri bir başarı olmadığını belirterek, 30 Ağustos’un “esarete karşı hürriyetin, baskıya karşı millet iradesinin en gür sesi” olduğunu ifade etti.</p>

<h2>“30 Ağustos, millet iradesinin en gür sesidir”</h2>

<p>Başkan Oya Tekin, 30 Ağustos’un tarihsel önemine dikkat çekerek, Büyük Zafer’in bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin simgesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tekin, mesajında şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“30 Ağustos, sadece tarihe kazınmış bir askeri başarı değil; esarete karşı hürriyetin, baskıya karşı millet iradesinin en gür sesidir.”</p>
</blockquote>

<h2>“Bağımsızlık ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor”</h2>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde verilen mücadelenin bugün de topluma ilham verdiğini belirten Tekin, bağımsızlık idealinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Tekin, “Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde yakılan bağımsızlık ateşi, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Tekin, haksızlıklar karşısında mücadele etmenin ve adalet ile özgürlük anlayışını korumanın Büyük Taarruz’dan ve Kurtuluş Mücadelesi’nden alınan en önemli ilhamlardan olduğunu söyledi.</p>

<h2>“Hiçbir engel halkın iradesini yolundan çeviremez”</h2>

<p>Mesajında milli irade vurgusunu sürdüren Oya Tekin, halkın desteğine dayanan demokratik iradenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Tekin, “Hiçbir engel, hiçbir haksız karar, gücünü doğrudan halktan alan bir iradeyi inandığı yoldan çeviremez” dedi.</p>

<p>Atatürk’ün hürriyet anlayışına da atıfta bulunan Tekin, “Hürriyet bizim en vazgeçilmez karakterimizdir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Seyhan’dan 30 Ağustos mesajı</h2>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı’nı Seyhan ve Adana’dan yükselen ortak bir umutla kutlayan Tekin, Cumhuriyetin ışığında daha özgür, adil ve aydınlık bir gelecek için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.</p>

<p>Başkan Oya Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Seyhan’dan, bereketli Çukurova’nın kalbinden yükselen güçlü bir umutla; başta Seyhanlı ve Adanalı hemşehrilerim olmak üzere tüm milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum.”</p>
</blockquote>

<p>Tekin, Cumhuriyet değerleri doğrultusunda dayanışma ve ortak iradeyle geleceğe yürümeye devam edeceklerini vurguladı.</p>

<h2>Atatürk ve Kurtuluş Savaşı kahramanları anıldı</h2>

<p>Başkan Tekin, mesajının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Büyük Taarruz’un tüm kahramanlarını, bağımsızlık mücadelesinde yaşamını yitiren şehitleri ve gazileri saygı, minnet ve rahmetle andı.</p>

<p>Tekin mesajını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Cumhuriyetimizin ışığında; omuz omuza, çok daha özgür, adil ve aydınlık yarınlara yürümeye devam edeceğiz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<blockquote>
<p>“Başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Büyük Taarruz’un tüm kahramanlarını, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm şehit ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.”</p>
</blockquote>

<p><strong>“Zafer, daima inananların ve hürriyete sevdalı olanlarındır.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/baskan-oya-tekinden-30-agustos-zafer-bayrami-mesaji-hurriyet-en-vazgecilmez-karakterimizdir</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/05/seyhan-belediye-baskani-oya-tekin-2.jpg" type="image/jpeg" length="62752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremler daha mı sık yaşanıyor? Rakamlar ne diyor?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/depremler-daha-mi-sik-yasaniyor-rakamlar-ne-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/depremler-daha-mi-sik-yasaniyor-rakamlar-ne-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın farklı bölgelerinde son aylarda meydana gelen büyük ve yıkıcı depremler, depremlerin daha sık yaşandığı yönündeki endişeleri artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Son aylarda dünyanın farklı bölgelerinde art arda meydana gelen büyük depremler, “Depremler artık daha sık mı yaşanıyor?” sorusunu yeniden gündeme getirdi. Bilimsel veriler ise dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor: Büyük depremlerin sayısında olağan dışı bir artış yok. 2026’da şimdiye kadar meydana gelen 6,5 ve üzerindeki deprem sayısı, uzun yıllar ortalamasının bile biraz altında.</strong></p>
</blockquote>

<p>Dünyanın farklı bölgelerinde son aylarda meydana gelen büyük ve yıkıcı depremler, depremlerin daha sık yaşandığı yönündeki endişeleri artırdı.</p>

<p>Son üç ayda nüfus merkezlerinin yakınlarında Filipinler'de <strong>7,8</strong>, Endonezya'da <strong>7,7</strong>, Venezuela'da <strong>7,5 ve 7,2</strong>, Kolombiya'da <strong>7,4</strong> ve Japonya'da <strong>6,8</strong> büyüklüğünde depremler meydana geldi.</p>

<p>Hawaii Adası'nda <strong>6,0</strong>, İspanya'nın Granada kentinde ise <strong>5,2</strong> büyüklüğünde depremler yaşandı. Bu depremlerin bazıları hafif ve orta düzeyde hasara yol açtı.</p>

<p>Peş peşe gelen görüntüler ve haberler ise dünyanın farklı bölgelerinde depremlerin olağanüstü biçimde arttığı algısını güçlendirdi. Ancak bilimsel veriler bu algıyı desteklemiyor.</p>

<h2>Yılda ortalama 46 büyük deprem</h2>

<p>Dünya sürekli hareket halinde olan bir gezegen. Her gün dünyanın farklı noktalarında çok sayıda deprem meydana geliyor. Bunların büyük bölümü çok küçük olduğu ya da yerleşim yerlerinden uzakta gerçekleştiği için insanlar tarafından hissedilmiyor.</p>

<p>İstatistiklere göre, dünya genelinde <strong>6,5 ve üzerindeki büyüklükte bir deprem ortalama olarak yaklaşık sekiz günde bir</strong> meydana geliyor.</p>

<p>Bu da yılda ortalama <strong>46 adet 6,5 ve üzeri deprem</strong> anlamına geliyor.</p>

<p><strong>21 Ağustos 2026 itibarıyla dünya genelinde 6,5 ve üzeri büyüklükte 26 deprem kaydedildi.</strong> Bu sayı, yılın henüz tamamlanmamış olması da dikkate alındığında, uzun yıllar ortalamasının üzerinde değil.</p>

<p>Aksine, 2026'nın şu ana kadarki deprem sayısı hem uzun dönem ortalamasının hem de son 40 yılın yıllık deprem sıklığının biraz altında seyrediyor.</p>

<h2>Depremlerin kaynağı: Tektonik hareketler</h2>

<p>Depremler esas olarak tektonik levhaların hareket ettiği bölgelerde meydana geliyor.</p>

<p>Kaliforniya'daki <strong>San Andreas Fayı</strong>, Yeni Zelanda'daki <strong>Alp Fayı</strong>, Güney Karayipler ve Pasifik levhasının çevresini kapsayan <strong>“Pasifik Ateş Çemberi”</strong>, dünyanın en aktif ve yüksek sismik risk taşıyan bölgeleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Bu bölgelerde levhaların hareketleri, fay hatlarında gerilim birikmesine ve zaman zaman büyük depremlerin meydana gelmesine neden oluyor.</p>

<p>Bilim insanları depremleri daha iyi anlayabilmek ve olası riskleri belirleyebilmek amacıyla dünya genelinde sürekli ölçüm yapıyor. Özellikle son birkaç on yılda sismik ölçüm cihazlarının sayısındaki artış, deprem kayıtlarının çok daha ayrıntılı hale gelmesini sağladı.</p>

<p>Ancak daha fazla deprem tespit ediliyor olması, <strong>daha fazla deprem meydana geldiği anlamına gelmiyor.</strong></p>

<h2>Daha fazla deprem mi oluyor, yoksa daha fazla mı fark ediyoruz?</h2>

<p>Bilim insanlarının uzun yıllara dayanan deprem katalogları, özellikle büyük depremlerin görülme sıklığının genel olarak istikrarlı olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Peki neden son dönemde daha fazla büyük deprem yaşanıyormuş gibi hissediyoruz?</p>

<p>Bunun önemli nedenlerinden biri, büyük depremlerin artık çok daha hızlı biçimde dünyanın her yerine ulaşması.</p>

<p>Bir deprem nüfus yoğun bir bölgeyi etkilediğinde ortaya çıkan görüntüler saniyeler içinde sosyal medyada yayılıyor. Haber kuruluşları da can kaybı, yıkım ve kurtarma çalışmalarını geniş biçimde aktarıyor.</p>

<p>Böylece dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen depremler, geçmişe kıyasla çok daha görünür hale geliyor.</p>

<p>Üstelik büyük depremlerin tamamı haber konusu olmuyor. <strong>2026'da şimdiye kadar meydana gelen 6,5 ve üzerindeki 26 depremden yalnızca bir bölümü geniş kitlelere ulaştı.</strong></p>

<h2>Zihnimiz de deprem sıklığını olduğundan fazla algılayabiliyor</h2>

<p>Uzmanlara göre burada insan zihninin çalışma biçiminin de önemli bir rolü var.</p>

<p>Son dönemde yaşanan ve geniş biçimde haberleştirilen depremler, insanların deprem haberlerine karşı daha duyarlı hale gelmesine yol açabiliyor.</p>

<p>Bunlardan biri <strong>yakınlık önyargısı</strong>. İnsanlar yakın zamanda yaşanan olayları daha eski olaylara kıyasla daha önemli ve daha sık gerçekleşiyor gibi algılayabiliyor.</p>

<p>Bir diğeriyse <strong>“sıklık yanılgısı”</strong>, diğer adıyla <strong>Baader-Meinhof fenomeni</strong>. Bir olayın farkına vardıktan sonra aynı olayla ilgili örnekleri daha sık görmeye başladığımızı düşünmemiz bu yanılgının bir sonucu.</p>

<p>Dolayısıyla birkaç büyük depremin kısa süre içerisinde haberlerde yoğun biçimde yer alması, uzun vadeli istatistikler aynı şeyi göstermese bile, “Depremler arttı” düşüncesini güçlendirebiliyor.</p>

<h2>Asıl mesele deprem sayısı değil, etkisi</h2>

<p>Bilimsel veriler, son dönemde meydana gelen depremlerin sayısının olağan dışı biçimde arttığını göstermiyor.</p>

<p>Ancak bu durum deprem riskinin küçümsenmesi gerektiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Büyük bir depremin nerede meydana geleceği ve hangi toplulukları etkileyeceği, depremin kendisi kadar önemli. Aynı büyüklükteki iki deprem, farklı yapılaşma koşulları ve nüfus yoğunlukları nedeniyle çok farklı sonuçlara yol açabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, deprem sayısındaki değişimden çok <strong>toplumların depreme ne kadar hazırlıklı olduğuna</strong> dikkat çekiyor.</p>

<h2>Hazırlık can kayıplarını azaltabilir</h2>

<p>Deprem riskini azaltmanın en önemli yollarından biri, sismik tehlikenin bulunduğu bölgeleri doğru belirlemek ve buna uygun yapılaşma politikaları geliştirmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesi, mevcut yapıların güçlendirilmesi, acil müdahale planlarının hazırlanması ve toplumun deprem sırasında ne yapacağını bilmesi, doğal bir tehlikenin büyük bir felakete dönüşmesini önlemede kritik önem taşıyor.</p>

<p>Hükümetlerin, yerel yönetimlerin, bilim insanlarının ve toplumun birlikte hareket etmesi gerekiyor.</p>

<p>Çünkü <strong>depremleri engellemek mümkün değil; ancak depremlerin yol açacağı yıkımı ve can kaybını azaltmak mümkün.</strong></p>

<p>Son aylarda dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen depremler de bu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor: <strong>Depremler olağan dışı biçimde artmıyor olabilir, ancak hazırlıksız yakalanmanın bedeli hâlâ çok ağır.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/depremler-daha-mi-sik-yasaniyor-rakamlar-ne-diyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-30-100430.png" type="image/jpeg" length="53500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın dikkati dağılmışken İsrail, Batı Şeria ve Doğu Kudüs üzerindeki kontrolünü pekiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dunyanin-dikkati-dagilmisken-israil-bati-seria-ve-dogu-kudus-uzerindeki-kontrolunu-pekistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dunyanin-dikkati-dagilmisken-israil-bati-seria-ve-dogu-kudus-uzerindeki-kontrolunu-pekistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, geçtiğimiz ay binlerce destekçisi ve silahlı polislerin eşliğinde Mescid-i Aksa’nın bulunduğu bölgeye girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>İsrail, Gazze ve ABD-İran çatışmasının gölgesinde Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını hızlandırırken, Doğu Kudüs ve Mescid-i Aksa çevresindeki uygulamalarıyla da bölgedeki kontrolünü genişletiyor. E1 bölgesinde yaklaşık 1.200 konutluk yeni yerleşim planı uluslararası tepki çekerken, Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırıları ve zorla yerinden edilme vakaları da artıyor.</strong></p>
</blockquote>

<p>Dünyanın dikkati ABD-İran çatışmasına ve Gazze’nin geleceğine ilişkin hassas müzakerelere çevrilmişken, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te önemli gelişmeler yaşanıyor. İsrail hükümeti, Batı Şeria’da Kudüs’ün doğusunda bulunan E1 bölgesinde yeni bir yerleşim projesine nihai onay verdi.</p>

<p>Yaklaşık <strong>1.200 konut biriminin</strong> yapılması planlanan bölge, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikasının en tartışmalı başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>E1 projesi Batı Şeria’yı ikiye bölebilir</h2>

<p>E1 bölgesindeki yerleşimlerin hayata geçirilmesi halinde Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünün ciddi biçimde zarar göreceği belirtiliyor. Projenin, kuzeydeki <strong>Ramallah ile güneydeki Beytüllahim arasındaki bağlantıyı kesmesi</strong>, aynı zamanda Doğu Kudüs’ü Batı Şeria’nın geri kalanından ayırması bekleniyor.</p>

<p>Filistinliler açısından Doğu Kudüs, gelecekte kurulması hedeflenen Filistin devletinin temel parçalarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı <strong>Bezalel Smotrich</strong> ise E1 projesinin hedefinin Filistin devletinin kurulmasını engellemek olduğunu açıkça ifade etti. Smotrich, Batı Şeria’daki her yeni yerleşimin Filistin devletinin kurulması ihtimaline karşı “bir çivi” anlamına geldiğini savundu.</p>

<p>E1 bölgesindeki yerleşim planları, uluslararası baskılar nedeniyle yıllardır erteleniyordu. Özellikle önceki ABD yönetimleri, iki devletli çözüm ihtimalinin korunması gerekçesiyle İsrail'in bu bölgede yerleşim inşa etmesine karşı çıkıyordu.</p>

<h2>Yaklaşık iki düzine ülkeden İsrail’e çağrı</h2>

<p>İsrail’in E1 planına uluslararası tepki de geldi. Yaklaşık <strong>iki düzine Batı ülkesi</strong>, ortak bir açıklama yayımlayarak projenin durdurulmasını istedi.</p>

<p>Açıklamada, E1 bölgesindeki gelişmenin kınandığı ve İsrail hükümetine söz konusu planı “derhal geri alma” çağrısı yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Ancak İsrail Başbakanı <strong>Benjamin Netanyahu</strong> hükümeti, özellikle yaklaşan seçimler öncesinde sağ seçmen tabanını konsolide etmeye yönelik politikalarını sürdürüyor. Netanyahu yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin diplomatik desteğine güvenerek uluslararası tepkileri göze aldığı yorumları yapılıyor.</p>

<h2>Batı Şeria’da yerleşimci saldırıları artıyor</h2>

<p>İsrail’in yerleşim politikası yalnızca yeni konut projeleriyle sınırlı değil. Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarında da ciddi artış yaşanıyor.</p>

<p>Son dönemde özellikle <strong>Qusra</strong> köyünde yaşananlar, bölgedeki gerilimin boyutunu ortaya koydu. İsrailli yerleşimciler, Filistinli ailelerin yaşadığı evleri kuşattı; bazı bölgelerde su ve elektrik bağlantılarının kesildiği, tarım alanları ve meyve bahçelerinin zarar gördüğü, ailelerin evlerinden çıkmasının engellendiği bildirildi.</p>

<p>ABD'nin İsrail Büyükelçisi <strong>Mike Huckabee</strong> de Qusra'daki olaylara tepki göstererek yerleşimcilerin eylemlerini “affedilemez ve iğrenç” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Buna rağmen olaylarla ilgili İsrail polisi tarafından herhangi bir tutuklama yapılmadığı bildirildi. Bölgeye gönderilen İsrail askerlerinin de kuşatma sırasında ailelere ait bazı eşyaları evlerden dışarı attığı aktarıldı.</p>

<h2>Binlerce Filistinli yerinden edildi</h2>

<p>Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılının ekim ayında Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısı ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sonrasında Batı Şeria’daki güvenlik koşulları Filistinliler açısından daha da ağırlaştı.</p>

<p>İsrail askerleri ve yerleşimciler tarafından binlerce Filistinli evinin yıkıldığı, ele geçirildiği veya mühürlendiği; <strong>on binlerce Filistinlinin de yerinden edildiği</strong> belirtiliyor.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü tarafından haziran ayında yayımlanan bir raporda ise yerleşimci saldırılarının münferit eylemlerden ibaret olmadığı, İsrail devlet politikalarıyla bağlantılı olduğu savunuldu. Örgüt, İsrail hükümetini Batı Şeria’daki Filistinlilerin topraklarından çıkarılmasına yönelik politikalar uygulamakla suçladı.</p>

<h2>İsrail, Batı Şeria’daki yerleşimleri genişletiyor</h2>

<p>İsrail'in Batı Şeria’daki toprak kontrolünü genişletmesi son yıllarda hız kazandı.</p>

<p>İsrailli <strong>Peace Now</strong> örgütünün verilerine göre, 2024 yılında İsrail yaklaşık <strong>23 kilometrekarelik alanı “devlet toprağı”</strong> ilan etti. Bu tür ilanlar, Filistinlilerin söz konusu araziler üzerindeki mülkiyet imkanlarını sınırlandırırken, toprakların İsraillilere kiralanmasının önünü açıyor.</p>

<p>İsrail Güvenlik Kabinesi de bu yıl Batı Şeria’da <strong>34 yeni yerleşim yerinin kurulmasını onayladı</strong>. Böylece Netanyahu liderliğindeki sağcı hükümetin 2022’de iktidara gelmesinden bu yana onaylanan yeni yerleşimlerin sayısının 100’ü aştığı belirtiliyor.</p>

<h2>Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa gerilimi</h2>

<p>İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikalarının yanı sıra <strong>Doğu Kudüs’teki uygulamaları</strong> da bölgedeki gerilimin önemli başlıklarından biri.</p>

<p>1967’de Doğu Kudüs’ü kontrolü altına alan İsrail, kenti daha sonra tek taraflı olarak kendi egemenliği altındaki bölge olarak ilan etti. Ancak bu statü uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki <strong>Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif</strong>, Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar açısından büyük dini öneme sahip. Bölgenin statüsü, İsrail ile Filistinliler arasındaki en hassas başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>1994 İsrail-Ürdün Barış Anlaşması çerçevesinde Ürdün'ün bölgedeki dini koruyuculuk rolü kabul edilmiş durumda. Mevcut uygulamalara göre Mescid-i Aksa külliyesinde Müslümanların ibadet etmesi, Yahudilerin ise Batı Duvarı’nda ibadet etmesi esas alınıyor.</p>

<h2>Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa ziyareti tepki çekti</h2>

<p>İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı <strong>Itamar Ben-Gvir</strong>, geçtiğimiz ay binlerce destekçisi ve silahlı polislerin eşliğinde Mescid-i Aksa’nın bulunduğu bölgeye girdi.</p>

<p>Ben-Gvir ve beraberindeki grubun bölgede İsrail bayrakları açması ve Yahudilerin ibadet etmesine yönelik çağrılar, Filistinliler ve Ürdün başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkisine neden oldu.</p>

<p>Ben-Gvir, ziyaretinin ardından İsrail devletinin bölgede “egemen otorite” olduğunu savundu.</p>

<p>Bu tür girişimler Filistinliler tarafından, Mescid-i Aksa çevresindeki mevcut statükonun değiştirilmesine yönelik adımlar olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Ürdün’den “dini çatışma” uyarısı</h2>

<p>Ürdün, İsrail’in Mescid-i Aksa çevresindeki uygulamalarından duyduğu endişeyi son dönemde daha yüksek sesle dile getiriyor.</p>

<p>Ürdün yönetimi, 5 Ağustos’ta Arap ve Müslüman ülkelerin dışişleri bakanlarını Kudüs’teki gelişmeleri görüşmek üzere acil toplantıya çağırdı.</p>

<p>Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in bölgedeki mevcut statükoyu değiştirmeye yönelik herhangi bir adımının yalnızca Filistin ve Ürdün’ü değil, <strong>daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek dini bir çatışmayı tetikleyebileceği</strong> uyarısında bulundu.</p>

<h2>Yerleşim politikası iki devletli çözümü daha da zorlaştırıyor</h2>

<p>Batı Şeria’daki yeni yerleşim projeleri, Filistinlilere yönelik zorla yerinden etme ve yerleşimci saldırıları ile Doğu Kudüs’teki uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde, İsrail hükümetinin bölgede fiili durumu kalıcı biçimde değiştirmeye yönelik politikaları tartışma konusu oluyor.</p>

<p>Özellikle E1 bölgesinde planlanan yerleşim projesinin hayata geçirilmesi, Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü daha da zayıflatabilir. Bu durum, uluslararası toplum tarafından uzun süredir savunulan <strong>iki devletli çözümün uygulanabilirliği</strong> konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.</p>

<p>Filistinliler açısından ise Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşananlar, gelecekte kurulması hedeflenen Filistin devletinin toprak bütünlüğünü ve başkent iddiasını doğrudan etkileyen gelişmeler olarak görülüyor.</p>

<p>İsrail’in yerleşim politikalarının sürmesi ve Mescid-i Aksa çevresindeki statükonun değiştirilmesine yönelik adımların artması halinde, bölgedeki gerilimin yalnızca İsrail-Filistin hattında değil, <strong>Ürdün ve daha geniş İslam dünyasıyla ilişkilerde de yeni krizlere yol açabileceği</strong> yönündeki uyarılar giderek artıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dunyanin-dikkati-dagilmisken-israil-bati-seria-ve-dogu-kudus-uzerindeki-kontrolunu-pekistiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-30-095230.png" type="image/jpeg" length="49437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR’İN ÇOCUK KAMPÜSLERİNDE 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI COŞKUSU]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehirin-cocuk-kampuslerinde-30-agustos-zafer-bayrami-coskusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehirin-cocuk-kampuslerinde-30-agustos-zafer-bayrami-coskusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE KAZANILAN BÜYÜK ZAFERİN 104. YILI ÇOCUK KAMPÜSLERİNDE COŞKUYLA KUTLANDI. MİNİK YÜREKLER BÜYÜK ZAFER’İN 104. YILINI COŞKUYLA KUTLADI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Çocuk Kampüsleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü birbirinden renkli etkinliklerle kutladı. Mezitli Çocuk Kampüsü’nde gerçekleştirilen programda çocuklar; müzikten halk oyunlarına, dramadan fotoğraf sergisine uzanan gösterileriyle hem yeteneklerini sergiledi hem de Büyük Zafer’in gururunu doyasıya yaşadı.</p>
</blockquote>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı, yalnızca bir askerî zaferin yıl dönümü değil; yok edildiği düşünülen bir milletin, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yeniden ayağa kalkışının ve bağımsızlık iradesini tüm dünyaya göstermesinin simgesi olarak tarihteki yerini aldı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın askerî dehası, tavizsiz vatan sevgisi ve milletine duyduğu sonsuz güvenle liderlik ettiği Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi de çocukların milli bayramların taşıdığı tarihsel ve toplumsal değerleri erken yaşta öğrenmeleri ve Atatürk’ün mirasını geleceğe taşımaları amacıyla düzenlediği etkinlikleri sürdürüyor.</p>

<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Mezitli Çocuk Kampüsü’nde düzenlenen kutlama programı, çocukların hazırladığı birbirinden renkli gösterilere sahne oldu.</p>

<p><strong>Çocuklar yeteneklerini Büyük Zafer’in coşkusuyla buluşturdu</strong></p>

<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar gerçekleştirildi. Mezitli Çocuk Kampüsü öğrencileri <strong><i>‘Çınaraltı Zafer Alayı’</i></strong> adlı drama oyununu sahnelerken, çocuk korosu da <strong><i>‘İleri Marşı’</i></strong> ile <strong><i>‘Biz Atatürk Gençleriyiz’</i></strong> eserlerini seslendirdi. Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencileri ise <strong><i>‘Müzedeki Gece’</i></strong> adlı drama gösterisini izleyicilerle buluşturdu. Program, Mezitli Çocuk Kampüsü öğrencilerinin sergilediği Silifke Yöresi ve Toroslar Çocuk Kampüsü öğrencilerinin sunduğu Teke Yöresi halk oyunlarıyla devam etti.</p>

<p>Program kapsamında fuaye alanında ziyarete açılan <strong><i>‘Çocukların Gözünden’</i></strong><i> </i>adlı fotoğraf sergisinde de çocukların kendi kadrajlarından çevreye, yaşama ve ayrıntılara bakışlarını yansıtan özgün fotoğraf kareleri yer aldı. Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünün gurur ve coşkusunu hep birlikte yaşayan çocuklar, hazırladıkları gösterilerle hem yeteneklerini sergiledi hem de 30 Ağustos’un anlamını sanatla buluşturdu. Program, toplu fotoğraf çekimi ve sergi ziyaretinin ardından sona erdi.</p>

<p><strong>Öztürk: “Çocuklar yeteneklerini ve çalışmalarını sergilediler”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Şube Müdürü Özay Öztürk, Çocuk Kampüslerinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü için uzun süredir hazırlandığını belirtti. Mezitli Çocuk Kampüsü Çok Amaçlı Salonu’nda düzenlenen programa ilişkin bilgi veren Öztürk, <strong>“Silifke, Huzurkent, Mezitli ve Toroslar Çocuk Kampüslerimiz bugüne hazırlandı. Çocuklarımız; müzik, halk oyunları, fotoğrafçılık, masal ve drama atölyelerinde hazırladıkları gösterilerle programa katıldılar. Oyunlarını, yaptıkları atölye çalışmalarını sergileme fırsatı buldular. Coşkulu bir gün yaşadık”</strong> dedi.</p>

<p>Programda çocukların çektiği karelerden oluşan <strong><i>‘Çocukların Gözünden’</i></strong> adlı fotoğraf sergisinin, çocukların dünyaya bakış açılarını yansıtmayı amaçladıklarını vurgulayan Öztürk, <strong>“Çocukların dünyaya nasıl baktıklarını anlamak; onların neye değil, nasıl baktıklarını görmek istedik. Bu kapsamda hazırladıkları fotoğrafları da sergiledik”</strong> ifadelerini kullandı. Çocukların uzun zamandır hazırlandıkları halk oyunları ve drama gösterilerini de heyecanla sahnelediklerini kaydeden Öztürk, <strong>“Silifke Çocuk Kampüsümüz Teke Yöresi halk oyununu sahneledi. Çocuklarımız, 30 Ağustos Zafer Bayramı’na yönelik hazırladıkları drama gösterisini de sundular. Hem sahne heyecanını hem de Zafer Bayramı coşkusunu hep birlikte yaşadılar”</strong> diye konuştu.</p>

<p><strong>Veliler de çocukların heyecanına ortak oldu</strong></p>

<p>Etkinliğe katılan velilerden Hüseyin Gürler, çocuklarla birlikte keyifli vakit geçirdiklerini dile getirerek, <strong>“Etkinlik çok güzeldi. Çocuklar da eğlendi, biz de eğlendik. Aynı zamanda 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamış olduk. Teşekkür ediyoruz”</strong> dedi.</p>

<p>Programı oldukça beğendiğini söyleyen Mehmet Özdener, çocukların geleceğin güvencesi olduğunu belirtti. Milli bayramların anlamının yeni nesillere aktarılmasında bu tür etkinliklerin önemli olduğunu vurgulayan Özdener, <strong>“Etkinlik gerçekten muhteşemdi. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın nice yıllar aynı coşkuyla kutlanmasını diliyoruz” </strong>ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Mezitli Çocuk Kampüsü’nün düzenlediği faaliyetlere severek katıldığını anlatan Atike Topçuoğlu ise çocukların gösterilerini çok beğendiğini kaydederek<strong>, “Çocuklarımız her zamanki gibi harikaydı. Öğretmenlerimize de teşekkür ediyoruz”</strong> diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yerel Haberler</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehirin-cocuk-kampuslerinde-30-agustos-zafer-bayrami-coskusu</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ataturkun-onderliginde-kazanilan-buyuk-zaferin-104-yili-cocuk-kampuslerinde-coskuyla-1.JPG" type="image/jpeg" length="88035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehdi Zana yaşamını yitirdi: Amed’in hafızasında iz bırakan bir siyasetçi daha aramızdan ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mehdi-zana-yasamini-yitirdi-amedin-hafizasinda-iz-birakan-bir-siyasetci-daha-aramizdan-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mehdi-zana-yasamini-yitirdi-amedin-hafizasinda-iz-birakan-bir-siyasetci-daha-aramizdan-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed Belediye Başkanlığı’na seçilen Zana, 12 Eylül darbesinin ardından tutuklandı ve yaşamının uzun yıllarını cezaevlerinde geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h1>Mehdi Zana yaşamını yitirdi: Amed’in hafızasında iz bırakan bir siyasetçi daha aramızdan ayrıldı</h1>
</blockquote>

<p><strong>Kürt siyasetinin ve Amed’in yakın tarihinin önemli isimlerinden, kentin eski belediye başkanı Mehdi Zana, bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. KOAH nedeniyle yoğun bakımda bulunan Zana, 85 yaşındaydı. 1977’de bağımsız aday olarak Amed Belediye Başkanlığı’na seçilen Zana, 12 Eylül darbesinin ardından tutuklandı ve yaşamının uzun yıllarını cezaevlerinde geçirdi.</strong></p>

<p>Kürt siyasetçi ve Amed eski Belediye Başkanı <strong>Mehdi Zana</strong>, KOAH nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Zana’nın vefat haberi 29 Ağustos 2026 akşamı kamuoyuna yansıdı.</p>

<p>Amed’in siyasi ve toplumsal tarihinde önemli bir yere sahip olan Zana’nın cenazesinin <strong>yarın Amed Yeniköy Mezarlığı’na defnedileceği</strong> bildirildi.</p>

<h2>Amed siyasetinde dönüm noktası</h2>

<p>20 Aralık 1940’ta Amed’in Silvan ilçesinde doğan Mehdi Zana, 1970’li yıllarda Kürt siyasal hareketi ve sosyalist siyaset içerisinde öne çıkan isimlerden biri oldu. 1963’te Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) katılan Zana, iki yıl sonra partinin Silvan ilçe başkanlığını üstlendi. Daha sonraki yıllarda Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) içerisinde de yer aldı.</p>

<p>Zana’nın siyasi yaşamındaki en önemli dönüm noktalarından biri <strong>1977 yerel seçimleri</strong> oldu. Bağımsız aday olarak Amed Belediye Başkanlığı’na seçilen Zana, dönemin siyasal koşulları içerisinde dikkat çeken bir seçim başarısına imza attı.</p>

<p>Amed Belediye Başkanlığı dönemi 1977-1980 yılları arasında sürdü. Zana’nın başkanlığı, Kürt siyasetinin yerel yönetimlerde görünürlük kazandığı önemli dönemlerden biri olarak değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>12 Eylül darbesiyle başlayan uzun cezaevi yılları</h2>

<p>Mehdi Zana’nın belediye başkanlığı dönemi, <strong>12 Eylül 1980 askeri darbesiyle</strong> sona erdi. Darbenin ardından tutuklanan Zana, çeşitli cezaevlerinde uzun yıllar kaldı.</p>

<p>Zana, yaşamının farklı dönemlerinde yaklaşık <strong>16 yılını cezaevlerinde</strong> geçirdi. Amed, Aydın, Afyon ve Eskişehir cezaevlerinde kalan Zana, cezaevi yıllarında yaşadığı ağır koşulları ve gördüğü işkenceleri kamuoyuna anlattı.</p>

<p>Özellikle Amed Cezaevi’nde yaşananlar, Zana’nın yaşamında ve siyasi mücadelesinde derin izler bıraktı. Zana, yıllar sonra yaptığı açıklamalarda cezaevi dönemini ve burada yaşananları ayrıntılarıyla anlattı.</p>

<h2>Siyasetin yanı sıra yazarlığıyla da tanındı</h2>

<p>Mehdi Zana, siyasi kimliğinin yanı sıra kaleme aldığı eserlerle de tanındı.</p>

<p>En bilinen eserlerinden <strong>“Bekle Amed”</strong>, Zana’nın çocukluğundan siyasi mücadelesine, belediye başkanlığı döneminden cezaevi yıllarına uzanan yaşamına ışık tutan çalışmalarından biri oldu.</p>

<p>Zana’nın yayımlanan diğer eserleri arasında <strong>“Vahşetin Günlüğü - Amed Zindanlarından”, “Sevgili Leyla - Uzun Bir Sürgündü O Gece”</strong> ve <strong>“Zelâl: Yeniden Doğuş”</strong> bulunuyor.</p>

<p>Yazdığı eserlerde yalnızca kendi yaşamını değil, aynı zamanda yaşadığı dönemin siyasi ve toplumsal atmosferini de aktaran Zana, tanıklıklarını gelecek kuşaklara bıraktı.</p>

<h2>Sürgün yılları ve Amed’e dönüş</h2>

<p>Cezaevi yıllarının ardından bir dönem yurt dışında yaşayan Zana, özellikle İsveç’te geçirdiği yıllarla da gündeme geldi.</p>

<p>1990’lı yılların ortalarında İsveç’e giden Zana, 2004 yılında Türkiye’ye döndü. Sonraki yıllarda Amed’i ziyaret eden Zana, kentin geçirdiği değişimi yakından izledi.</p>

<p>Yıllar sonra Amed’e yaptığı ziyaretlerde kentin değişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zana, kente ve geçmişe dair gözlemlerini de kamuoyuyla paylaştı.</p>

<h2>Leyla Zana ile evliydi</h2>

<p>Mehdi Zana, Kürt siyasetinin tanınan isimlerinden <strong>Leyla Zana’nın eşi</strong>ydi. Çiftin Ruken ve Ronay isimlerinde iki çocuğu bulunuyor.</p>

<p>Mehdi Zana’nın yaşamı; Kürt siyasetinin, sosyalist mücadelenin, 12 Eylül darbesinin, Amed Cezaevi’nin ve uzun yıllara yayılan siyasi baskıların izlerini taşıyan bir yaşam olarak kayda geçti.</p>

<p>1970’li yıllarda bağımsız bir aday olarak Amed Belediye Başkanlığı’na seçilen Zana, darbenin ardından yıllarca cezaevinde kaldı. Yaşadığı siyasi ve toplumsal deneyimleri kitaplarına taşıyan Zana, Kürt siyasal tarihinin tanıklıklarından biri oldu.</p>

<p><strong>85 yıllık yaşamının ardından Mehdi Zana, yarın Amed Yeniköy Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacak.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mehdi-zana-yasamini-yitirdi-amedin-hafizasinda-iz-birakan-bir-siyasetci-daha-aramizdan-ayrildi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-200846.png" type="image/jpeg" length="94459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cafer Boyraz: “30 Ağustos, Milletimizin Bağımsızlık Destanıdır”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/cafer-boyraz-30-agustos-milletimizin-bagimsizlik-destanidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/cafer-boyraz-30-agustos-milletimizin-bagimsizlik-destanidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüreğir Belediye Başkan Vekili Cafer Boyraz, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Zafer’in Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesindeki tarihi önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adana’da Yüreğir Belediye Başkan Vekili Cafer Boyraz</strong>, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><a href="https://www.habereguven.com/yuregirde-basarili-ogrencilere-tablet-odulu"><span style="color:#2980b9">Yüreğir Belediye</span></a></strong> Başkan Vekili <strong>Cafer Boyraz</strong>, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Boyraz, mesajında 30 Ağustos’un Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>30 Ağustos Zaferi’nin, milletin birlik ve beraberlik içinde verdiği mücadelenin tarihi bir sonucu olduğunu belirten Boyraz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Büyük Zafer’in Cumhuriyet’e uzanan yolun en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<h3>“Bağımsızlığımızdan asla vazgeçmedik”</h3>

<p>Cafer Boyraz mesajında 30 Ağustos’un anlamını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p>“30 Ağustos; bağımsızlığından, özgürlüğünden ve vatanından asla vazgeçmeyen bir milletin, birlik ve beraberlik içerisinde yazdığı büyük bir zaferin adıdır.”</p>
</blockquote>

<p>Büyük Zafer’in milletin kendi geleceğini belirleme iradesinin ve bağımsız yaşama kararlılığının en güçlü göstergelerinden biri olduğunu kaydeden Boyraz, 30 Ağustos’un Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan süreçte tarihi bir kilometre taşı olduğunu belirtti.</p>

<h3>“Cumhuriyet ve özgürlük değerlerine sahip çıkmalıyız”</h3>

<p>Bugünün nesillerine önemli sorumluluklar düştüğünü ifade eden Boyraz, bağımsızlık, Cumhuriyet ve özgürlük değerlerinin korunması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Boyraz, mesajında şu değerlendirmeye yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Bugün bizlere düşen görev; atalarımızdan miras kalan bağımsızlık, Cumhuriyet ve özgürlük değerlerine sahip çıkmak, bu ülkeyi daha güçlü ve aydınlık yarınlara taşımaktır.”</p>
</blockquote>

<h3>Atatürk ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarını andı</h3>

<p>30 Ağustos Zafer Bayramı mesajının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını anan Boyraz, vatan uğruna yaşamını yitiren şehitlere de rahmet diledi.</p>

<p>Yüreğir Belediye Başkan Vekili Cafer Boyraz, mesajını şu ifadelerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu duygu ve düşüncelerle, büyük zaferin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’mızın tüm kahramanlarını ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/cafer-boyraz-30-agustos-milletimizin-bagimsizlik-destanidir</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/cafer-boyraz-4.jpeg" type="image/jpeg" length="11999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YENİ Parti’nin demokrasi sınavı: Üyeler gerçekten söz sahibi olacak mı?]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yeni-partinin-demokrasi-sinavi-uyeler-gercekten-soz-sahibi-olacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yeni-partinin-demokrasi-sinavi-uyeler-gercekten-soz-sahibi-olacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti'nin gerçek sınavı kongre takvimini tamamlamak değil; o takvimi ne kadar demokratik tamamladığı olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><strong>Özgür Özel’in “delege sistemini terk ediyoruz, genel başkanı üyeler seçecek” açıklamasıyla başlayan YENİ Parti kongre süreci 22 Ağustos’ta resmen başladı. 26 Ağustos’ta üyelik listeleri askıya çıktı; 12 Eylül’de ilçe, 18 Ekim’de il seçimleri başlayacak ve sürecin 27 Ekim’e kadar tamamlanması hedefleniyor. Parti, üyelerin doğrudan katılımını merkeze alan yeni bir örgütlenme modeli vaat ediyor. Ancak asıl soru şu: Hızlı biçimde kurulan ve kısa sürede ülke çapında örgütlenmeye çalışan YENİ Parti, bu takvimi gerçekten demokratik, şeffaf ve katılımcı bir sürece dönüştürebilecek mi?</strong></p>
</blockquote>

<p><a href="https://www.habereguven.com/yeni-partide-uye-sayisi-500-bini-gecti"><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ Parti</strong></span></a>, 24 Temmuz 2026’da Özgür Özel ve 91 milletvekilinin CHP’den ayrılmasıyla kuruldu. Partinin kuruluşunun üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmişken örgütlenme ve kongre takviminin açıklanması, partinin yalnızca Meclis grubu oluşturan bir siyasi yapı olarak kalmayacağını, ülke genelinde tabana dayalı bir örgütlenme kurmayı hedeflediğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak önümüzdeki dönem YENİ Parti açısından yalnızca teşkilatların oluşturulacağı bir dönem olmayacak. Aynı zamanda partinin kendisini tanımlayacağı, siyasal kimliğini netleştireceği ve kuruluş iddiası olan <strong>“yeni siyaset” anlayışını kendi örgütünde sınayacağı bir dönem</strong> olacak.</p>

<p>Partinin açıkladığı modelde en dikkat çekici unsur ise delegeler yerine üyelerin doğrudan karar mekanizmasına taşınması.</p>

<p><strong>Takvim başladı: İlk kritik eşik üyelik listeleri</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin açıkladığı takvime göre kongre süreci 22 Ağustos’ta başladı. 26 Ağustos’a kadar partiye üye olanların kongrelerde oy kullanabilmesi öngörüldü. Üye çizelgelerinin ilçe başkanlıklarında askıya çıkarılmasıyla birlikte üyelerin isimlerini kontrol etmesi ve varsa itirazlarını yapması için süreç de başlamış oldu.</p>

<p>Bundan sonraki en önemli tarih <strong>12 Eylül</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçe başkanlığı seçimlerinin bu tarihten itibaren gerçekleştirilmesi planlanıyor. İl seçimlerinin ise <strong>18 Ekim’de</strong> başlaması ve il kongrelerinin <strong>27 Ekim’e kadar</strong> tamamlanması hedefleniyor. Kongrelerin ardından ilk büyük kurultayın tarihi Parti Meclisi tarafından belirlenecek.</p>

<p>Partinin kuruluş kurultayının kasım ayında yapılması bekleniyor.</p>

<p>Dolayısıyla YENİ Parti’nin önünde birkaç ay içerisinde tamamlaması gereken son derece yoğun bir örgütlenme takvimi bulunuyor.</p>

<p><strong>YENİ Parti’nin iddiası: “Delegeler değil, üyeler karar verecek”</strong></p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 4 Ağustos’ta partisinin TBMM’deki ilk açık grup toplantısında örgütlenme modelinin temelini açıkladı.</p>

<p>Özel, klasik delege sisteminin yerine doğrudan üyelerin katılımını esas alan bir yapı kurulacağını söyledi.</p>

<p>Partinin açıklamasına göre <strong>ilçe başkanı, il başkanı ve genel başkan doğrudan üyelerin oylarıyla belirlenecek.</strong> Delegelik ise Siyasi Partiler Kanunu'nun zorunlu tuttuğu teknik bir mekanizma olarak devam edecek.</p>

<p>Özel ayrıca parti yöneticileri için en fazla üç dönem görev yapma kuralından söz etti. Genel başkanlık açısından ise daha iddialı bir siyasi sorumluluk modeli ortaya koydu: Özel, genel başkanlığı döneminde girilen yerel veya genel seçimde YENİ Parti birinci parti olamazsa yeniden aday olmayacağını açıkladı.</p>

<p>Bu açıklamalar, YENİ Parti’nin kendisini yalnızca yeni bir parti olarak değil, <strong>parti içi siyasetin işleyişini değiştirme iddiasındaki bir yapı</strong> olarak konumlandırdığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Peki mevcut hukuk ne diyor?</strong></p>

<p>Burada YENİ Parti'nin modeli ile Türkiye'deki siyasi parti mevzuatı arasındaki ilişki önem kazanıyor.</p>

<p>2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 20. maddesi, ilçe kongrelerinin parti üyelerinin seçtiği ve sayısı 400'ü aşmayan delegelerden oluşmasını öngörüyor.</p>

<p>Kanunun 21. maddesi ise siyasi partilerin genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri ile il ve büyük kongre delegelerinin seçimlerinin <strong>yargı gözetiminde, gizli oy ve açık tasnif</strong> esasına göre yapılmasını düzenliyor. Kullanılacak üye listelerinin de kongreden önce ilgili seçim kurullarına verilmesi gerekiyor.</p>

<p>Dosyada yer alan mevzuat hükümleri de bu çerçeveyi açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p>Dolayısıyla YENİ Parti’nin “üyelerin doğrudan seçmesi” modeli, yasal zorunluluklarla birlikte uygulanacak.</p>

<p>Buradaki kritik nokta şu:</p>

<p><strong>Üyelerin doğrudan oy kullanması tek başına demokratik katılımın garantisi değil.</strong></p>

<p>Demokratik bir parti içi seçim için üyelerin kim olduğu, üyeliklerin nasıl yapıldığı, listelerin nasıl oluşturulduğu, itirazların nasıl değerlendirildiği, adayların kendilerini nasıl ifade edebildiği, seçim güvenliğinin nasıl sağlandığı ve adaylar arasında eşit koşulların oluşturulup oluşturulmadığı da belirleyici olacak.</p>

<p><strong>İlk sınav: Üyelik listeleri</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin demokratik katılım iddiası açısından ilk ciddi sınav aslında sandık kurulmadan önce başladı.</p>

<p>Çünkü kongrede kimlerin oy kullanacağı, <strong>üyelik listelerinin nasıl oluştuğu</strong> üzerinden belirlenecek.</p>

<p>Partinin açıklamasına göre 26 Ağustos’a kadar üye olanlar kongrelerde oy kullanabilecek. Üye listeleri askıya çıkarılacak ve isimleri listede bulunmayan üyelerin 7 Eylül’e kadar itiraz edebilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Bu aşamada şeffaflık kritik önem taşıyor.</p>

<p>Bir üyenin;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>üyeliğinin sisteme doğru işlenip işlenmediğini,</li>
 <li>isminin listede bulunup bulunmadığını,</li>
 <li>itirazının hangi yöntemle yapılacağını,</li>
 <li>itirazın kim tarafından ve hangi kriterlerle değerlendirileceğini</li>
</ul>

<p>bilmesi gerekiyor.</p>

<p>Çünkü sandığın demokratik olması kadar, <strong>sandığa kimlerin gidebildiğinin belirlenmesi sürecinin de demokratik olması</strong> gerekiyor.</p>

<p><strong>Yasal delege başka, siyasi delege başka</strong></p>

<p>Dosyada yer alan değerlendirmede önemli bir başka noktaya da dikkat çekiliyor.</p>

<p>Siyasi Partiler Kanunu, ilçe kongrelerinin delegelerden oluşmasını öngörüyor.</p>

<p>YENİ Parti ise delegeliği mümkün olduğunca teknik bir konuma çekerek, esas siyasi iradenin doğrudan üyeler tarafından ortaya konulmasını hedefliyor.</p>

<p>Bu, Türkiye'deki geleneksel parti örgütlenmesine yönelik önemli bir eleştiri.</p>

<p>Çünkü klasik modelde parti içindeki güç dengeleri çoğu zaman yalnızca üyelerin toplam iradesiyle değil, <strong>delege ağları, örgüt yöneticileri, siyasi aktörler ve yerel güç ilişkileri</strong> üzerinden şekillenebiliyor.</p>

<p>YENİ Parti'nin iddiası ise bu mekanizmayı tersine çevirmek.</p>

<p>Örgüt yönetimini belirleyen temel aktörün delege değil, doğrudan üye olması.</p>

<p>Bu nedenle 12 Eylül'den itibaren yapılacak seçimler, açıklanan modelin gerçek anlamda uygulanıp uygulanmadığının ilk göstergesi olacak.</p>

<p><strong>“Ön seçim” modeli nasıl işleyecek?</strong></p>

<p>Partinin il ve ilçe seçimlerinde açıklanan sistem geleneksel kongrelerden farklı bir aşama içeriyor.</p>

<p>Önce üyelerin tamamının katıldığı bir seçim veya temayül benzeri süreç gerçekleştirilecek. Ardından kongrede resmi seçim yapılacak. Parti yönetiminin açıklamalarına göre amaç, üyelerin iradesinin kongrede ortaya çıkacak yönetim listelerine doğrudan yansıması.</p>

<p>Dosyada yer alan parti yöneticilerinin değerlendirmelerinde de bu modelin özellikle vurgulandığı görülüyor.</p>

<p>İl ve ilçe başkanları, ilk kez il başkanlarının belirlenmesi sırasında ilçelerde sandık kurulmasının aynı zamanda <strong>seçim güvenliği açısından bir prova</strong> olacağını ifade ediyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın siyasi açıdan önemli bir sonucu olabilir.</p>

<p>Çünkü parti yalnızca kendi yöneticilerini seçmeyecek; aynı zamanda Türkiye'yi yönetme iddiasındaki bir siyasi hareket olarak <strong>kendi içinde nasıl seçim yaptığını da topluma gösterecek.</strong></p>

<p><strong>“Tabanın dediği yönetime yansıyacak”</strong></p>

<p>YENİ Parti yöneticilerinin açıklamalarında öne çıkan temel iddia, üyelerin kongrede yalnızca birkaç yılda bir oy kullanan pasif parti üyeleri olmaktan çıkarılması.</p>

<p>Parti yöneticileri, mahalle ve ilçe meclisleri gibi yeni örgütlenme modelleri üzerinde çalıştıklarını, üyelerin karar alma süreçlerine daha fazla katılmasını amaçladıklarını belirtiyor.</p>

<p>Bu model hayata geçirilebilirse parti örgütü açısından önemli bir dönüşüm anlamına gelebilir.</p>

<p>Çünkü burada hedeflenen yalnızca:</p>

<p><strong>“Üye sandığa gelsin ve başkan seçsin.”</strong></p>

<p>değil.</p>

<p>Daha ileri bir iddia var:</p>

<p><strong>“Üye parti siyasetinin sürekli aktörü olsun.”</strong></p>

<p>Bu ikisi arasında ciddi bir fark bulunuyor.</p>

<p><strong>Demokrasi yalnızca seçim günü ölçülmez</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin önündeki en önemli meselelerden biri de tam olarak burada başlıyor.</p>

<p>Bir partinin demokratik olup olmadığını yalnızca seçim günü sandıkta kaç kişinin oy kullandığı belirlemez.</p>

<p>Asıl soru şudur:</p>

<p><strong>Üye, seçimden önce ve seçimden sonra ne kadar söz sahibidir?</strong></p>

<p>Adayların kendilerini tanıtabilmesi için eşit imkan var mı?</p>

<p>Parti içindeki farklı görüşler rahatça ifade edilebiliyor mu?</p>

<p>Yönetimin politikalarına yönelik eleştiriler örgüt içinde karşılık buluyor mu?</p>

<p>Muhalif görüşteki üyeler dışlanmadan siyaset yapabiliyor mu?</p>

<p>Adaylar arasında ekonomik, örgütsel veya medya erişimi bakımından büyük eşitsizlikler oluşuyor mu?</p>

<p>Kongre divanları gerçekten tarafsız hareket edebiliyor mu?</p>

<p>İtiraz mekanizmaları etkin biçimde çalışıyor mu?</p>

<p>Bunlar cevaplanmadan yalnızca “doğrudan üyeler seçiyor” demek, demokratik katılımın bütününü açıklamaya yetmez.</p>

<p><strong>YENİ Parti’nin ikinci sınavı: Eleştiriye ne kadar açık olacak?</strong></p>

<p>Değerlendirmelerde YENİ Parti açısından dikkat çekilen bir başka başlık da <strong>eleştiri kültürü</strong>.</p>

<p>Yeni bir siyasi hareketin yalnızca kendisini destekleyen görüşleri değil, kendisine yöneltilen eleştirileri de dinlemesi gerektiği vurgulanıyor. Çünkü çoğulcu siyasetin kendisini dışarıdan gelen farklı fikirlerle yenileyebileceği savunuluyor.</p>

<p>Bu tartışma, parti içi demokrasi açısından da belirleyici.</p>

<p>Çünkü parti dışından gelen eleştiriye tahammül edemeyen bir siyasi yapının, parti içerisinde farklı görüşlerin gelişmesine ne kadar alan açabileceği de sorgulanır.</p>

<p>Dolayısıyla YENİ Parti'nin önündeki demokratikleşme sınavı yalnızca sandıkla sınırlı değil.</p>

<p><strong>Eleştiriye tahammül, farklı görüşlerin örgütlenmesine izin verme ve karar alma süreçlerini çoğullaştırma da bu sınavın parçası.</strong></p>

<p><strong>“Yeni” olmak yalnızca eski partilerden ayrılmak mı?</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin kuruluşuyla birlikte kamuoyunda en fazla tartışılan konulardan biri de partinin siyasal kimliği.</p>

<p>Bazı değerlendirmelerde, yeni bir siyasi partinin öncelikle kendisini mevcut siyasi yapılardan hangi özellikleriyle ayırdığını ortaya koyması gerektiği savunuluyor.</p>

<p>Partinin nerede durduğu, kimler adına siyaset yaptığı, hangi değerleri savunduğu ve Türkiye'nin temel meselelerine nasıl yaklaştığı gibi soruların ertelenmemesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu tartışma YENİ Parti açısından özellikle önemli.</p>

<p>Çünkü parti, CHP'den ayrılan geniş bir milletvekili grubuyla kuruldu. Kuruluşun ardından Meclis'te ana muhalefet konumuna gelmesi, partinin yalnızca yeni bir örgüt değil, doğrudan iktidar iddiası taşıyan büyük bir siyasi aktör olarak ortaya çıkmasına yol açtı.</p>

<p>Bu nedenle “Biz neyiz?” sorusu, yalnızca akademik bir tartışma değil.</p>

<p>Partinin seçmen nezdindeki kimliğini doğrudan belirleyecek bir mesele.</p>

<p><strong>“Zamanı değil” yaklaşımı tartışması</strong></p>

<p>Yapılan bazı değerlendirmelerde, partinin siyasal kimliği konusunda bazı temel soruların “şimdilik tartışılmaması gereken konular” olarak görülmesinin eleştirildiği görülüyor.</p>

<p>Bu görüşe göre bir siyasi parti, önce örgütünü kurup güçlendirdikten sonra kimlik tartışmasına girmek yerine, <strong>daha kuruluş aşamasında kim olduğunu anlatmak zorunda.</strong></p>

<p>Çünkü siyasal kimlik boş bırakıldığında, bu boşluğu rakipler, medya veya seçmenin geçmişten taşıdığı siyasi çağrışımlar doldurabilir.</p>

<p>Burada YENİ Parti'nin önündeki temel sorunlardan biri de ortaya çıkıyor:</p>

<p><strong>Parti yalnızca “neye karşı olduğunu” değil, “neyi savunduğunu” da anlatmak zorunda.</strong></p>

<p><strong>Toplumdaki değişim talebi partiyi nereye taşıyacak?</strong></p>

<p>Değerlendirmelere göre YENİ Parti'ye yönelik ilginin arkasında yalnızca mevcut siyasi yapılara yönelik tepki değil, daha geniş bir <strong>değişim talebi</strong> bulunuyor.</p>

<p>Bu talebin ortak paydası olarak ise;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>daha fazla demokrasi,</li>
 <li>daha fazla özgürlük,</li>
 <li>daha fazla adalet,</li>
 <li>eşit yurttaşlık,</li>
 <li>hukuk,</li>
 <li>temel hak ve özgürlükler</li>
</ul>

<p>öne çıkarılıyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın parti programı, kadroları ve günlük siyasi pratiğiyle tutarlı hale getirilmesi ise önümüzdeki dönemin temel meselelerinden biri olacak.</p>

<p>Çünkü bir siyasi hareketin kendisini “yeni” olarak tanımlaması tek başına yeterli değil.</p>

<p><strong>Yeni siyaset iddiasının, örgütlenme biçiminden aday belirleme yöntemine, parti içi tartışmalardan liderlik anlayışına kadar bütün yapıya yansıması gerekiyor.</strong></p>

<p><strong>400 bin üyelik eşiği ve hızlı büyüme</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin örgütlenme süreci, aynı zamanda hızlı bir büyüme iddiasıyla ilerliyor.</p>

<p>Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin 24 Ağustos'ta açıkladığı rakamlara göre YENİ Parti'nin üye sayısı yaklaşık <strong>400 bine</strong> ulaşmış durumda. Emre, 26 Ağustos'a kadar üye olanların kongrelerde oy kullanabilmesi nedeniyle yurttaşlara üyelik çağrısını yineledi.</p>

<p>Bu rakam, birkaç hafta içerisinde kurulmuş bir siyasi parti açısından örgütlenme kapasitesinin ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor.</p>

<p>Ancak aynı zamanda önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor:</p>

<p><strong>400 bin kişilik bir tabanın iradesi, kısa bir zaman diliminde gerçekten sağlıklı ve şeffaf biçimde sandığa nasıl yansıtılacak?</strong></p>

<p>Bu sorunun yanıtı, YENİ Parti'nin kuracağı dijital ve fiziki üyelik sistemleri, liste kontrol mekanizmaları, itiraz süreçleri ve kongre organizasyonlarının niteliğinde yatacak.</p>

<p><strong>Hızlı örgütlenmenin avantajı ve riski</strong></p>

<p>YENİ Parti açısından hızlı örgütlenmenin önemli bir avantajı var.</p>

<p>Henüz parti kültürü tamamen kalıplaşmış değil.</p>

<p>Eski ilişkiler ağları, yıllar içerisinde oluşmuş delege yapıları ve yerleşik örgüt hiyerarşileri henüz tam anlamıyla oluşmuş değil.</p>

<p>Bu durum, gerçekten yeni bir örgütlenme modelinin kurulabilmesi açısından önemli bir fırsat.</p>

<p>Ancak aynı durum bir risk de taşıyor.</p>

<p>Çok kısa zamanda çok sayıda insanın partiye katılması;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>üyeliklerin sağlıklı denetlenmesini,</li>
 <li>adayların tanınmasını,</li>
 <li>yerel örgütlerin birbirini tanımasını,</li>
 <li>parti içi tartışma kültürünün oluşmasını,</li>
 <li>kongre süreçlerinin olgunlaşmasını</li>
</ul>

<p>zorlaştırabilir.</p>

<p>Dolayısıyla <strong>hız ile demokrasi arasında bir denge kurulması</strong> gerekiyor.</p>

<p><strong>Parti içi “mutfak” meselesi</strong></p>

<p>Dikkat çekilen önemli noktalardan biri de partinin yalnızca liderlik ve örgütlenme üzerinden değil, güçlü bir <strong>fikri ve politik mutfak</strong> üzerinden kendisini geliştirmesi gerektiği.</p>

<p>YENİ Parti'nin Türkiye'nin temel sorunlarına ilişkin politikalarını üretmesi, farklı görüşlerin tartışılmasına imkan vermesi ve entelektüel kapasitesini örgütlü hale getirmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu konu parti içi demokrasiyle de doğrudan bağlantılı.</p>

<p>Çünkü güçlü bir parti içi demokrasi yalnızca sandık kurmakla değil, <strong>fikirlerin yarışabilmesiyle</strong> mümkün.</p>

<p>Eğer üyeler yalnızca liderin veya yönetimin belirlediği politikaları onaylayan bir konuma indirgenirse, doğrudan seçim modeli zamanla biçimsel bir demokrasiye dönüşebilir.</p>

<p>Buna karşılık farklı fikirlerin örgüt içinde serbestçe yarışması, parti politikalarının tabandan yukarı doğru şekillenmesine imkan sağlayabilir.</p>

<p><strong>Seçim güvenliği: YENİ Parti kendi “provasını” yapacak</strong></p>

<p>YENİ Parti yöneticileri, özellikle il ve genel başkanlık seçimlerinde her ilçeye sandık kurulacağını belirtiyor.</p>

<p>Bu sistem, parti açısından yalnızca bir örgüt seçimi değil, aynı zamanda <strong>seçim güvenliği deneyimi</strong> olacak.</p>

<p>Parti yöneticilerinin ifadeleriyle bu seçimler bir anlamda Türkiye'yi yönetme iddiasındaki bir siyasi hareketin kendi içerisinde adil ve demokratik seçim yapabildiğini gösterme fırsatı taşıyor.</p>

<p>Bu nedenle seçim sürecinin;</p>

<p><strong>sandık güvenliği, oy sayımı, tutanakların paylaşılması, itirazların değerlendirilmesi ve sonuçların açıklanması</strong></p>

<p>gibi aşamalarının tamamı kamuoyu açısından önem taşıyacak.</p>

<p>YENİ Parti'nin “yeni siyaset” iddiasının en görünür sınavlarından biri de burada verilecek.</p>

<p><strong>Takvim demokratik katılım için yeterli mi?</strong></p>

<p>Burada haberin başlığındaki soruya dönmek gerekiyor:</p>

<p><strong>YENİ Parti'nin kongre takvimi demokratik katılımı sağlayabilir mi?</strong></p>

<p><strong>Evet, sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi takvimden çok uygulamaya bağlı.</strong></p>

<p>22 Ağustos'ta başlayan ve ekim sonunda il kongrelerini tamamlamayı hedefleyen takvim, oldukça sıkışık.</p>

<p>Bu nedenle demokratik katılımın sağlanabilmesi için birkaç temel koşulun yerine getirilmesi gerekiyor:</p>

<p><strong>1. Üyelik listeleri şeffaf olmalı</strong></p>

<p>Her üye kendi kaydını kolayca kontrol edebilmeli.</p>

<p><strong>2. İtiraz mekanizması gerçek anlamda çalışmalı</strong></p>

<p>Listelerdeki hatalar hızlı, tarafsız ve denetlenebilir biçimde giderilmeli.</p>

<p><strong>3. Adaylar eşit koşullarda yarışmalı</strong></p>

<p>Parti yönetimlerinin desteklediği isimlerle diğer adaylar arasında örgütsel imkan bakımından uçurum oluşmamalı.</p>

<p><strong>4. Eleştiriye alan açılmalı</strong></p>

<p>Adayların parti yönetimini ve birbirlerini eleştirebilmesi demokratik yarışın doğal parçası kabul edilmeli.</p>

<p><strong>5. Sandık güvenliği sağlanmalı</strong></p>

<p>Oy kullanma ve sayım süreçleri mümkün olduğunca şeffaf yürütülmeli.</p>

<p><strong>6. Sonuçlar denetlenebilir olmalı</strong></p>

<p>Sandık sonuçlarının tutanaklarla açıklanması, itirazların gerekçeli biçimde karara bağlanması güveni artıracaktır.</p>

<p><strong>7. Üye kongreden sonra da söz sahibi olmalı</strong></p>

<p>Asıl demokratikleşme, seçim bittikten sonra başlayacak.</p>

<p><strong>Asıl sınav 12 Eylül’de başlayacak</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin kuruluş aşamasındaki en büyük avantajlarından biri, kendisini mevcut siyasi partilerden farklılaştırma imkanına sahip olması.</p>

<p>En büyük riski ise bu farklılık iddiasının yalnızca söylem düzeyinde kalması.</p>

<p>Parti yöneticileri, üyeyi yalnızca kongrede oy kullanan kişi olmaktan çıkarıp karar süreçlerinin aktif unsuru haline getirmek istediklerini söylüyor.</p>

<p>Bu hedef gerçekleşirse Türkiye'deki parti örgütlenmesi açısından önemli bir deneyim ortaya çıkabilir.</p>

<p>Ancak bunun için üyelerin yalnızca <strong>“seçmen”</strong> değil, gerçekten <strong>“söz sahibi”</strong> olması gerekiyor.</p>

<p>12 Eylül'de ilçe seçimleri başladığında ortaya çıkacak tablo bu açıdan ilk somut gösterge olacak.</p>

<p>Kaç aday yarışacak?</p>

<p>Farklı görüşler ne kadar rahat ifade edilecek?</p>

<p>Üyeler gerçekten özgür iradeleriyle mi oy kullanacak?</p>

<p>Yönetimlerin desteklediği adaylarla diğer adaylar arasında eşitlik sağlanacak mı?</p>

<p>Sonuçlar ne kadar şeffaf açıklanacak?</p>

<p>İtirazlar nasıl değerlendirilecek?</p>

<p>Bu soruların cevapları, YENİ Parti'nin “yeni siyaset” iddiasının gerçek karşılığını gösterecek.</p>

<p><strong>“Yeni parti”den “yeni siyasete” geçiş</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin önünde aslında iki ayrı yol bulunuyor.</p>

<p>Birinci yol, Türkiye siyasetinde yeni bir parti kurmak ama zaman içerisinde eski parti kültürlerinin benzerlerini yeniden üretmek.</p>

<p>İkinci yol ise gerçekten <strong>yeni bir siyasi kültür</strong> oluşturmaya çalışmak.</p>

<p>İkinci yol çok daha zor.</p>

<p>Çünkü bunun için yalnızca liderin değişmesi yetmiyor.</p>

<p>Örgütün değişmesi gerekiyor.</p>

<p>Üyenin konumunun değişmesi gerekiyor.</p>

<p>Aday belirleme yönteminin değişmesi gerekiyor.</p>

<p>Eleştiriye yaklaşımın değişmesi gerekiyor.</p>

<p>Parti içindeki güç ilişkilerinin değişmesi gerekiyor.</p>

<p>Ve en önemlisi, <strong>siyasi kararların yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya da akabilmesi gerekiyor.</strong></p>

<p><strong>Sonuç: Sandık kurulacak, şimdi sıra sözün gerçekten tabana verilmesinde</strong></p>

<p>YENİ Parti'nin önündeki kongre süreci, Türkiye'deki diğer siyasi partilerden farklı bir örgütlenme modeli oluşturma iddiası açısından önemli bir deneyim olacak.</p>

<p>Partinin 4 Ağustos'ta açıkladığı doğrudan üyelik modeli, 22 Ağustos'ta başlayan kongre takvimi ve 26 Ağustos'ta üyelik listelerinin askıya çıkarılması bu iddianın ilk somut adımları.</p>

<p>Ancak demokratik siyaset yalnızca üyeye sandık göstermekten ibaret değil.</p>

<p><strong>Üyeye söz vermek, eleştiriye alan açmak, farklı adayların yarışmasını sağlamak, karar süreçlerini şeffaflaştırmak ve seçimden sonra da tabanın iradesini korumak gerekiyor.</strong></p>

<p>YENİ Parti gerçekten bunu başarabilirse, kuruluşunun üzerinden yalnızca birkaç ay geçmiş bir parti olmanın ötesine geçerek Türkiye'deki parti içi demokrasi tartışmasına yeni bir model sunabilir.</p>

<p>Başaramazsa, “delege sistemini terk ediyoruz” söylemi yalnızca örgütsel bir yenilik olarak kalabilir.</p>

<p>Bu nedenle YENİ Parti'nin gerçek sınavı <strong>kongre takvimini tamamlamak değil; o takvimi ne kadar demokratik tamamladığı olacak.</strong></p>

<p><strong>12 Eylül'de sandıklar kurulacak.<br />
Ama asıl soru sandıkta kimin kazanacağı değil:<br />
YENİ Parti'de gerçekten üyenin mi kazanacağı.</strong></p>

<p><strong>DİPNOT:</strong> 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, siyasi partilerin ilçe kongrelerinden en az 15 gün önce, kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listelerin ilgili ilçe seçim kurulu başkanlığına iki nüsha halinde sunulması gerekiyor. Bununla birlikte kongrenin gündemi, yeri, günü ve saati ile çoğunluk sağlanamaması halinde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin bilgilerin de seçim kuruluna bildirilmesi zorunlu. Seçim kurulu başkanı tarafından onaylanan liste ve kongreye ilişkin diğer bilgiler, kongreden en az 7 gün önce parti teşkilatında ilan ediliyor.</p>

<p><strong>Haber Metnini Hazırlayanlar:</strong></p>

<p>Av. Mengücek Gazi Çıtırık ve Güven Boğa</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yeni-partinin-demokrasi-sinavi-uyeler-gercekten-soz-sahibi-olacak-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-144021.png" type="image/jpeg" length="41022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eşitlik ve Özgürlük İçin 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nda Buluşan Eğitim Emekçileri: “Mücadelemizi Sürdüreceğiz”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/esitlik-ve-ozgurluk-icin-6-demokratik-egitim-kurultayinda-bulusan-egitim-emekcileri-mucadelemizi-surdurecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/esitlik-ve-ozgurluk-icin-6-demokratik-egitim-kurultayinda-bulusan-egitim-emekcileri-mucadelemizi-surdurecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşitlik ve Özgürlük İçin Buluştular: Eğitim Emekçileri 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nda “Mücadelemizi Sürdüreceğiz” Dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3>Eğitim Sen’in 6. Demokratik Eğitim Kurultayı Ankara’da Gerçekleştirildi: “Eşitlik ve Özgürlük İçin”</h3>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141104" class="detail-photo img-fluid" height="1264" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-141104.png" width="1870" /></p>

<p>Eğitim Sen’in “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla düzenlediği 6. Demokratik Eğitim Kurultayı, 25-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından eğitim emekçileri, bilim insanları, öğrenci ve veli örgütleri, meslek örgütleri ile emek ve demokrasi güçlerinin katıldığı kurultayda; laik, bilimsel, parasız, anadilinde ve çok dilli, demokratik ve eşitlikçi eğitim anlayışı ele alındı.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 29 140958" class="detail-photo img-fluid" height="1267" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-140958.png" width="1699" /></p>

<p>ANKARA – Eğitim ve bilim emekçilerinin eğitim politikalarında söz ve karar sahibi olması amacıyla düzenlenen Eğitim Sen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı, “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla Ankara’da gerçekleştirildi.</p>

<p>İki yıllık hazırlık sürecinin ardından düzenlenen kurultay, Eğitim Sen’in şubelerinde başlayan tartışmaların işyeri ve bölge toplantıları, atölyeler ve akademik danışma toplantılarıyla büyütülmesiyle şekillendi. Binlerce eğitim emekçisinin katkısıyla hazırlanan kurultayda, eğitim sisteminin mevcut sorunları farklı boyutlarıyla ele alınırken, çeşitli öneriler ve değerlendirmeler ortak tartışmalar sonucunda karara bağlandı.</p>

<h3><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141037" class="detail-photo img-fluid" height="1255" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-141037.png" width="1879" /></h3>

<h3><strong>Eğitim politikalarının merkezine demokratik katılım</strong></h3>

<p>Kurultayda; kapitalist toplumlarda eğitimin niteliği, eğitim sisteminde yaşanan sorunlar, laik eğitim mücadelesi, anadili temelli çok dilli kamusal eğitim, özerk-demokratik üniversite ve özgür bilim, toplumsal cinsiyet eşitliği, demokratik okul, yapay zekâ ve dijital dönüşüm ile ekolojik eğitim başlıkları ele alındı.</p>

<p>Kurultayın sonuç bildirgesinde, bu başlıkların birbirinden bağımsız olmadığı vurgulanarak; eğitim sorunlarına kalıcı çözümler üretilebilmesi için kamusal, parasız, bilimsel, laik, anadilinde, demokratik, eşitlikçi ve özgürleştirici bir eğitim anlayışının esas alınması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Kurultayda ayrıca eleştirel pedagoji alanında çalışmalarıyla tanınan Peter Mayo da “Neoliberal ve Neofaşist Dönemlerde Demokratik Eğitim Mücadelesi” başlıklı sunum gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>Eğitimde eşitsizliklere dikkat çekildi</strong></h3>

<p>Sonuç bildirgesinde Türkiye’deki eğitim sorunlarının yalnızca tek tek uygulamalardan kaynaklanmadığı; piyasalaşma, merkeziyetçilik, dinselleştirme, toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi ve kamusal sorumluluğun zayıflaması ekseninde yaşanan yapısal dönüşümün parçaları olduğu değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Çocuk işçiliği ve MESEM uygulamalarına da dikkat çekilen bildirgede, çocukların çalışma yaşamına erken yaşta yönlendirilmesinin eğitimden kopuş riskini artırdığı belirtilerek MESEM’in kaldırılması ve mesleki eğitimin çocukların üstün yararı temelinde yeniden yapılandırılması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Eğitimde engellilik, yoksulluk, göç, kırsallık, anadili farklılığı ve toplumsal cinsiyet gibi alanlarda yaşanan eşitsizliklerin de ele alındığı kurultayda, güçlü kamusal hizmetler ve hak temelli eğitim politikalarının gerekliliği vurgulandı.</p>

<h3><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141125" class="detail-photo img-fluid" height="1249" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-141125.png" width="1863" /></h3>

<h3><strong>Laik, bilimsel ve çok dilli eğitim vurgusu</strong></h3>

<p>Kurultayın sonuç bildirgesinde laik, bilimsel ve anadili temelli çok dilli eğitim, demokratik ve eşitlikçi eğitim sisteminin temel unsurları arasında sayıldı. Eğitim alanının dini yapı ve protokollere açılması, bilimsel ve eleştirel içeriğin zayıflatılması, karma eğitime yönelik müdahaleler ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin eğitim politikalarından uzaklaştırılması eleştirildi.</p>

<p>Yükseköğretimde ise akademik özgürlük, kurumsal özerklik, güvenceli çalışma, öğrenci yoksulluğu ve üniversitelerin demokratik işleyişi öne çıkan başlıklar oldu.</p>

<h3><strong>Yapay zekâ ve ekolojik kriz de gündemdeydi</strong></h3>

<p>Kurultayda eğitimde yapay zekâ ve dijital dönüşüm de tartışıldı. Sonuç bildirgesinde yapay zekânın öğretmenin yerine geçen veya öğrencileri ve eğitim emekçilerini gözetleyen bir denetim aracına dönüşmemesi gerektiği belirtilirken; veri güvenliği, dijital eşitsizlikler ve algoritmik önyargılara karşı önlemler alınması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Ekolojik krizin de eğitimden bağımsız ele alınamayacağı belirtilen bildirgede, okulların iklim krizine ve afetlere dayanıklı, erişilebilir, demokratik ve sağlıklı kamusal yaşam alanları olarak yeniden düzenlenmesi gerektiği savunuldu.</p>

<h3><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141016" class="detail-photo img-fluid" height="1279" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-141016.png" width="1708" /></h3>

<h3><strong>“Mücadelemizi sürdüreceğiz”</strong></h3>

<p>Eğitim politikalarının belirlenmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerine eğitim emekçileri, öğrenciler, veliler, sendikalar, akademisyenler ve ilgili toplumsal kesimlerin örgütlü ve demokratik katılımının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Sonuç bildirgesi, Eğitim Sen’in mücadele kararlılığını vurgulayan şu ifadelerle sona erdi: “100 yılı aşan, TÖS’den, TÖB-DER’den aldığımız mücadele birikiminin ışığında, mücadelemizi en geniş toplumsal kesimlerle birleşik, kararlı bir biçimde sürdüreceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”</p>

<blockquote>
<h2><span style="color:#3498db"><strong>Eğitim Sen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı Sonuç Bildirgesi</strong></span></h2>
</blockquote>

<p>Demokratik Eğitim Kurultayı, Türkiye’de eğitim emekçilerinin kendi mesleklerinin ve ülkenin eğitim sorunlarının nesnesi değil, öznesi olma iradesine dayanan köklü bir tarihsel birikimin devamıdır. 1968 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) tarafından gerçekleştirilen Devrimci Eğitim Şûrası, eğitimin geleceğinin bakanlık bürokrasisinin kapalı kapıları ardında değil; eğitim ve bilim emekçilerinin, velilerin ve toplumun doğrudan katılımıyla tartışılması gerektiğini ortaya koymuş ve eğitim politikalarının katılımcı ve demokratik biçimde oluşturulabileceğini göstermiştir. TÖS ve ardından TÖB-DER’le gelişen bu gelenek askerî darbelerle kesintiye uğratılmış, sendikalar kapatılmış ve yöneticileri yargılanmış olsa da savunduğu demokratik eğitim anlayışı ortadan kaldırılamamıştır. Eğitim Sen, 1998 yılından bu yana düzenlediği Demokratik Eğitim Kurultaylarıyla bu tarihsel birikimi sürdürmüş; eğitim alanında iktidarların ve bürokrasinin değil, eğitim emekçilerinin ve toplumun söz ve karar sahibi olması gerektiğini kararlılıkla savunmuştur. 6. Demokratik Eğitim Kurultayı da bu tarihsel mücadelenin günümüzdeki önemli bir halkasını oluşturmaktadır.</p>

<p>Bu doğrultuda 6. Demokratik Eğitim Kurultayı 12. Genel Kurulumuzun aldığı karar doğrultusunda başlayan hazırlık süreci iki yıla yayılmış; şubelerimizde başlayan tartışmalar işyeri ve bölge toplantıları, atölyeler ve akademik danışma toplantılarıyla derinleşerek binlerce eğitim emekçisinin doğrudan katkısıyla şekillenmiştir. Bu süreç, aynı zamanda savunduğumuz demokratik eğitim anlayışının pratik bir karşılığı olmuştur. Çünkü demokratik katılım bizim açımızdan yalnızca bir yöntem değil, eğitim politikalarının oluşturulmasının temel ilkesidir. “Eşitlik ve Özgürlük İçin” temasıyla gerçekleştirilen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı, 25-29 Ağustos 2026 tarihlerinde Ankara’da; Türkiye’nin dört bir yanından gelen eğitim emekçileri, bilim insanları, öğrenci ve veli örgütleri, meslek örgütleri ile emek ve demokrasi güçlerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>Kurultay kapsamında eleştirel pedagoji alanının dünyaca tanınan isimlerinden, Gramsci ve Freire geleneğinin günümüzdeki önemli temsilcilerinden Peter Mayo, “Neoliberal ve Neofaşist Dönemlerde Demokratik Eğitim Mücadelesi” başlıklı sunumuyla katılımcılarla buluşmuştur. Mayo’nun eğitimin piyasalaşması, otoriter popülizmin yükselişi ve eğitimin bir hegemonya alanı olarak yeniden biçimlendirilmesi üzerine ortaya koyduğu değerlendirmeler, Türkiye’de eğitim alanında yaşanan dönüşümlerin yalnızca ülkeye özgü olmadığını; küresel ölçekte yaşanan neoliberal ve otoriter yönelimlerin Türkiye’deki güçlü yansımaları olduğunu görünür kılmıştır. Bu yaklaşım, demokratik eğitim mücadelesinin ülke sınırlarını aşan, ortak ve enternasyonalist niteliğini de güçlendirmiştir.</p>

<p>Kurultayda; “Kapitalist Toplumlar İçin Eğitimin Genel Bir Değerlendirilmesi”, “Eğitim Sisteminde Yaşanan Sorunlar”, “Eğitimde Dinselleştirme Politikaları Karşısında Laik Eğitim Mücadelesi”, “Anadili Temelli Çok Dilli Kamusal Eğitim”, “Türkiye’de Özerk-Demokratik Üniversite ve Özgür Bilim Mücadelesi”, “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Cinsiyetçi Eğitim Politikaları”, “Demokratik Okul Mücadelesi”, “Yapay Zekâ ve Eğitimde Dijital Dönüşüm” ve “Ekolojik Eğitim” başlıkları bütünlüklü biçimde ele alınmıştır. Ortaya çıkan değerlendirmeler ve önergeler genel oturumlarda tartışılmış, farklı görüş ve katkılarla geliştirilmiş ve ortak iradeyle karara bağlanmıştır.</p>

<p>Bu başlıkların birlikte ele alınması bilinçli bir tercihtir. Laiklik, anadili temelli çok dilli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, demokratik okul, akademik özgürlük, ekolojik eğitim ve dijital dönüşüm birbirinden kopuk gündemler değildir. Bunların her biri, eğitim sisteminin nasıl bir toplumsal düzen içerisinde şekillendiği, eğitimin kimler için ve hangi amaçlarla örgütlendiği sorusuyla doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla eğitimde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek, bu alanları birbirinden bağımsız ele almak yerine kamusal, parasız, bilimsel, laik, anadilinde, demokratik, eşitlikçi ve özgürleştirici bir eğitim anlayışı içerisinde bütünlüklü olarak değerlendirmeyi gerektirmektedir.</p>

<p>Kurultay süresince gerçekleştirilen sunumlar, tartışmalar ve önergeler günümüz eğitim sorunlarının farklı boyutlarıyla ele alınmasına; çeşitli görüşlerin özgürce ifade edilmesine ve zaman zaman farklı yaklaşımların karşı karşıya gelmesine olanak sağlamıştır. Bu çoğulluk bir zayıflık değil, savunduğumuz demokratik eğitim anlayışının doğal ve gerekli bir sonucudur. Atölyelerde ve rapor sunumlarında ortak kararlara doğrudan yansımayan ancak nitel ve/veya nicel açıdan önemli ölçüde karşılık bulan, mücadele birikimimizde yeri olan görüş ve öneriler de Eğitim Sen’in önümüzdeki dönemde üzerinde duracağı ve tartışmayı sürdüreceği başlıklar olarak değerlendirilmelidir. Eleştirel düşünmeyi, çoğulculuğu ve farklı görüşlerin özgürce ifade edilmesini eğitim sisteminin temel ilkeleri arasında gören bir sendikanın, aynı demokratik yaklaşımı kendi karar ve tartışma süreçlerinde de yaşama geçirmesi gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Türkiye’de eğitim sisteminde yaşanan sorunlar, birbirinden bağımsız uygulamaların sonucu olmaktan çok; piyasalaşma, merkeziyetçilik, dinselleştirme, toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi ve kamusal sorumluluğun zayıflaması ekseninde şekillenen yapısal bir dönüşümün parçalarıdır. Eğitim hakkının giderek piyasa koşullarına ve ailelerin ekonomik olanaklarına bağımlı hâle gelmesi, öğrenciler arasındaki sınıfsal ve bölgesel eşitsizlikleri artırırken eğitim emekçilerinin çalışma koşullarını, iş güvencesini ve mesleki özerkliğini de olumsuz etkilemektedir.</p>

<p>Öğretim programlarında ve ders materyallerinde bilimsel program geliştirme ilkelerinin, laikliğin, demomratik eğitim hakkının, kapsayıcılığın ve uygulanabilirliğin yeterince gözetilmemesi önemli sorunlar yaratmaktadır. Eğitim politikalarının eğitim emekçileirinin, öğrencilerin, velilerin, akademisyenlerin ve eğitim sendikalarının etkili katılımından uzak, merkezi biçimde belirlenmesi öğretmenin pedagojik karar alanını daraltmakta ve eğitimi giderek standartlaştırılmış, performans ve denetim odaklı bir yapıya yöneltmektedir. Sanat, spor ve felsefe eğitiminin geri plana itilmesi ise öğrencilerin bilişsel, bedensel, duygusal, etik ve eleştirel gelişim olanaklarını sınırlandırmaktadır. Bu alanların tüm öğrenciler için erişilebilir ve kamusal bir eğitim hakkı olarak güçlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Çocuk işçiliği ve özellikle MESEM uygulamaları, eğitim hakkı ve çocuğun üstün yararı açısından önemli sorunlar doğurmaktadır. Yoksulluk ve akademik güçlükler nedeniyle çocukların erken yaşta çalışma yaşamına yönlendirilmesi; uzun çalışma süreleri, iş sağlığı ve güvenliği sorunları, akademik gerileme, okul aidiyetinin zayıflaması ve eğitimden kopuş risklerini artırmaktadır. MESEM kaldırılarak mesleki eğitimin ucuz iş gücü ihtiyacına göre değil; nitelikli okul temelli eğitim, sosyal güvence, güçlü rehberlik, iş güvenliği ve çocuğun üstün yararı temelinde yeniden yapılandırılması gerekmektedir.</p>

<p>Engellilik, yoksulluk, göç, kırsallık, anadili farklılığı ve toplumsal cinsiyet, eğitime erişimde birbirini güçlendiren yapısal eşitsizlik alanlarıdır. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin piyasalaşması, erişilebilir eğitim ortamlarının yetersizliği, tanılama süreçlerindeki sınırlılıklar, göçmen ve mülteci çocukların karşılaştığı dil ve ayrımcılık sorunları ile köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitimin yaygınlaşması eğitim hakkına eşit erişimi sınırlandırmaktadır. Farklılıkları bireysel yetersizlik olarak değerlendiren anlayış yerine erken müdahaleyi, erişilebilirliği, çoklu ve çok dilli değerlendirmeyi, yerinde eğitimi ve güçlü kamusal hizmetleri esas alan hak temelli politikalar benimsenmelidir.</p>

<p>Laik, bilimsel ve anadili temelli çok dilli eğitim, demokratik ve eşitlikçi bir eğitim sisteminin birbirini tamamlayan temel unsurlarıdır. Eğitim alanının dini yapı, ÇEDES ve benzeri protokollere açılması, bilimsel ve eleştirel içeriğin zayıflatılması, karma eğitime yönelik müdahaleler ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin eğitim politikalarından uzaklaştırılması laik ve bilimsel eğitim açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Tek dilli eğitim anlayışı da anadili farklı olan çocuklar açısından öğrenme, değerlendirme, aidiyet ve eşit yurttaşlık sorunlarını derinleştirmektedir. Anadili temelli çok dilli eğitim, Türkçenin ortak kamusal dil olarak öğrenilmesinin karşıtı değil; çocukların kendi anadillerini koruyup geliştirirken diğer dillerde de yeterlilik kazanmalarını sağlayan eşitlikçi ve çoğulcu bir eğitim yaklaşımıdır.</p>

<p>Yükseköğretimde akademik özgürlüğün ve kurumsal özerkliğin zayıflaması, merkezi siyasal denetim, piyasalaşma, güvencesiz çalışma, performans baskısı ve öğrenci yoksulluğu temel sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Akademik, idari ve teknik personelin güvenceli çalışma koşullarına sahip olması; öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım ve bilimsel kaynaklara erişiminin kamusal olarak güvence altına alınması; üniversitenin bütün bileşenlerinin karar süreçlerine eşit ve demokratik biçimde katılması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyet eşitliği, erişilebilirlik, ayrımcılıkla mücadele, ekolojik sorumluluk ve akademik özgürlük de demokratik üniversite anlayışının temel unsurları olmalıdır.</p>

<p>Toplumsal cinsiyet eşitsizliği eğitim politikaları aracılığı ile yeniden üretilmekte, bunun üzerinden de toplumun inşası hedeflenmektedir. Dolaysıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliği yalnızca okullaşma oranlarıyla açıklanabilecek bir sorun değil, müfredattan ders kitaplarına, okul kültüründen mesleki yönlendirmeye, yönetim yapılarına ve çalışma ilişkilerine kadar eğitim sisteminin bütününe yayılan yapısal bir nitelik taşımaktadır. Cinsiyetçi kalıp ve temsillerin eğitim ortamlarından çıkarılması, karma eğitimin korunması, kadınların karar mekanizmalarında eşit temsilinin sağlanması ve ayrımcılık, taciz, şiddet ve zorbalığa karşı güvenli ve etkili mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.</p>

<p>Demokratik okul anlayışı, öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin ve diğer eğitim emekçilerinin yalnızca alınan kararların uygulayıcıları değil, eğitim süreçlerinin kurucu özneleri olarak kabul edilmesini gerektirmektedir. Öğrencilerin söz söyleme, örgütlenme, bilgiye erişme, karar süreçlerine katılma ve güvenli biçimde itiraz etme hakları güvence altına alınmalı; öğretmenler ise merkezi politikaların teknik uygulayıcıları olarak değil, mesleki özerkliğe ve pedagojik karar verme yetkisine sahip eğitim emekçileri olarak değerlendirilmelidir. Okulların finansmanı ailelerin ekonomik gücüne, bağışlara ve piyasa ilişkilerine bırakılmamalı; beslenme, ulaşım, eğitim materyalleri, erişilebilirlik ve güvenceli istihdam yeterli kamusal kaynaklarla desteklenmelidir.</p>

<p>Yapay zekâ ve dijital dönüşüm de yalnızca teknolojik araçların eğitim ortamlarına taşınması olarak görülmemelidir. Yapay zekâ, öğretmenin yerine geçen, öğrenci ve eğitim emekçilerini gözetleyen ya da eğitimi standartlaştıran bir denetim aracına dönüşmemeli; pedagojik niteliği, erişilebilirliği, öğretmen özerkliğini ve öğrenme süreçlerini destekleyen kamusal bir araç olarak kullanılmalıdır. Eğitim verilerinin korunması, ticari kullanımının önlenmesi, küresel teknoloji şirketlerine bağımlılığın azaltılması, dijital eşitsizliklerin giderilmesi ve algoritmik önyargıların önüne geçilmesi temel ilkeler arasında yer almalıdır. Öğrencilerin yalnızca yapay zekâ kullanan bireyler olarak değil; bilgiyi doğrulayabilen, algoritmik önyargıları sorgulayabilen, veri güvenliği ve dijital etik konusunda bilinç geliştirmiş eleştirel dijital yurttaşlar olarak yetişmeleri sağlanmalıdır.</p>

<p>Ekolojik kriz de eğitimden bağımsız düşünülemeyecek toplumsal bir sorundur. Ekolojik eğitim, yalnızca çevre konularının müfredata eklenmesiyle sınırlandırılmamalı; doğa, toplum, emek, eşitlik, barış, demokrasi ve yaşam hakkı arasındaki ilişkileri bütüncül biçimde ele alan dönüştürücü bir anlayışa dayanmalıdır. Okullar iklim krizine ve afetlere dayanıklı, erişilebilir, demokratik, sağlıklı ve doğayla ilişki kurulmasına olanak sağlayan kamusal yaşam alanları olarak yeniden düzenlenmeli; ekolojik dönüşüm tüm çocuklar açısından kamusal bir hak olarak güvence altına alınmalıdır.</p>

<p>Bunun için eğitim emekçilerinin mesleki ve pedagojik özerkliği güçlendirilmeli; öğrencilerin, velilerin, sendikaların, akademisyenlerin ve ilgili toplumsal kesimlerin eğitim politikalarının belirlenmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi süreçlerine örgütlü ve demokratik katılımı güvence altına alınmalıdır.</p>

<p>Eğitimde yaşanan toplumun demokratik kazanımlarını ortadan kaldıran, neoliberal, dinci politikaların da derinleştirip boyutlandırdığı sınıfsal, bölgesel, çevresel sorunları, sınırlı ve birbirinden kopuk teknik düzenlemelerle mümkün değildir. Eğitimin piyasalaştırıldığı, merkeziyetçi biçimde yönetildiği, eşitsizliklerin yeniden üretildiği bir yapı yerine; kamusal, parasız, bilimsel, laik, anadilinde ve çok dilli, demokratik, eşitlikçi, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten, ekolojik, erişilebilir ve çocuğun üstün yararını temel alan bir eğitim sistemi oluşturulmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>100 yılı aşan, TÖS’den, TÖB DER’den aldığımız mücadele birikiminin ışığında, mücadelemizi en geniş toplumsal kesimlerle birleşik, kararlı bir biçimde sürdüreceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/esitlik-ve-ozgurluk-icin-6-demokratik-egitim-kurultayinda-bulusan-egitim-emekcileri-mucadelemizi-surdurecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ekran-goruntusu-2026-08-29-141148.png" type="image/jpeg" length="30937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Hareketlilik Haftası 2026 başlıyor: “Herkes için Hareketlilik” teması öne çıkacak]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/avrupa-hareketlilik-haftasi-2026-basliyor-herkes-icin-hareketlilik-temasi-one-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/avrupa-hareketlilik-haftasi-2026-basliyor-herkes-icin-hareketlilik-temasi-one-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) ulusal koordinasyonunu yürüttüğü Avrupa Hareketlilik Haftası, 16-22 Eylül 2026 tarihleri arasında “Herkes için Hareketlilik” temasıyla gerçekleştirilecek. Kampanyanın 2026 yılındaki öne çıkan yaklaşımı ise “Nesiller Arası Adalet” olacak. Haftanın tanıtımı kapsamında 2 Eylül’de Ankara’da medya lansmanı ve çalıştay düzenlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentlerde sürdürülebilir ulaşımın yaygınlaştırılması, aktif hareketliliğin desteklenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla düzenlenen <strong>Avrupa Hareketlilik Haftası</strong>, 2026 yılında da Türkiye’de çeşitli etkinliklerle gündeme gelecek.</p>

<p><a href="https://www.habereguven.com/baskan-secer-turkiye-belediyeler-birligi-meclis-toplantisina-katildi">Türkiye Belediyeler Birliği</a>’nin ulusal koordinasyonunu üstlendiği kampanya, <strong>16-22 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yılın ana teması <strong>“Herkes için Hareketlilik”</strong> olarak belirlenirken, kampanyada <strong>“Nesiller Arası Adalet”</strong> yaklaşımı da öne çıkarılacak.</p>

<h2>Avrupa Hareketlilik Haftası nedir?</h2>

<p>Avrupa Komisyonu tarafından kentlerde sürdürülebilir ulaşım ve aktif hareketliliği teşvik etmek amacıyla <strong>2002 yılında başlatılan Avrupa Hareketlilik Haftası</strong>, her yıl farklı bir tema çerçevesinde düzenleniyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında belediyelerin yanı sıra okullar, sivil toplum kuruluşları ve işletmeler de kendi kentlerinin ve kurumlarının ihtiyaçlarına uygun etkinlikler düzenleyebiliyor.</p>

<p>Amaç, kent sakinlerinde sürdürülebilir ulaşım konusunda farkındalık oluştururken yürüyüş, bisiklet ve toplu taşıma gibi alternatif ulaşım biçimlerinin kullanımını teşvik etmek.</p>

<p><img alt="Avrupa Hareketli̇li̇k Haftasi" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/08/avrupa-hareketlilik-haftasi.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>AHH Medya Lansmanı ve Çalıştayı 2 Eylül’de</h2>

<p>2026 yılı kampanyasının tanıtımı kapsamında <strong>2 Eylül 2026 Çarşamba günü</strong>, Türkiye Belediyeler Birliği Ana Hizmet Binası’nda <strong>Avrupa Hareketlilik Haftası Medya Lansmanı ve Çalıştay Etkinliği</strong> gerçekleştirilecek.</p>

<p>Saat <strong>11.00’de başlayıp 18.00’e kadar sürmesi planlanan</strong> programda Avrupa Hareketlilik Haftası’nın 2026 yılı hedefleri ve sürdürülebilir ulaşım politikaları ele alınacak.</p>

<p>Etkinliğin açılış konuşmalarını <strong>TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer</strong>, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı ve Büyükelçi <strong>Aivo Orav</strong> ile Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü <strong>Bülent Özcan</strong> yapacak.</p>

<p>Programa AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ve temsilcilerinin yanı sıra belediyelerden yöneticiler ve uzmanlar ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılması bekleniyor.</p>

<h2>Sürdürülebilir ulaşım için beş tematik oturum</h2>

<p>Lansman programında sürdürülebilir ulaşım ve Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında bir de çalıştay gerçekleştirilecek.</p>

<p>Çalıştayda beş ana başlık üzerinden çalışma yürütülecek:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yönetişim ve kurumsal kapasite</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Katılım ve paydaş iş birliği</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deneme, tasarım ve uygulama</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ölçme ve birlikte öğrenme</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sürdürülebilirlik ve yaygınlaştırma</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Oturumlarda katılımcıların öncelikle bireysel olarak sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koyması, ardından masa çalışmalarıyla ortak bir sorun ve çözüm önerisi üzerinde uzlaşması planlanıyor.</p>

<p>Çalıştay sonunda ortaya çıkan sonuçların ortak oturumda katılımcılara sunulması hedefleniyor.</p>

<h2>Belediyeler ve sivil toplum kuruluşları kampanyaya katılabilecek</h2>

<p>Avrupa Hareketlilik Haftası yalnızca belediyelerin katılımıyla sınırlı olmayacak. <strong>Okullar, sivil toplum kuruluşları ve işletmeler</strong> de hafta kapsamında gerçekleştirecekleri etkinlik ve uygulamalarla kampanyaya dahil olabilecek.</p>

<p>Kentlerin kendi ihtiyaçlarına uygun hareketlilik etkinlikleri düzenlemesinin, sürdürülebilir ulaşım kültürünün güçlendirilmesi ve kent sakinlerinin ulaşım tercihleri konusunda farkındalığının artırılması açısından önemli olduğu belirtiliyor.</p>

<p>2026 kampanyasıyla birlikte farklı yaş gruplarının ulaşım ve kent yaşamındaki ihtiyaçlarının gözetilmesi ve <strong>nesiller arası adalet</strong> anlayışının sürdürülebilir kent politikalarıyla birlikte ele alınması amaçlanıyor.</p>

<h2>Avrupa Hareketlilik Haftası 2026 programı</h2>

<p><strong>Etkinlik:</strong> AHH Medya Lansmanı ve Çalıştayı<br />
<strong>Tarih:</strong> 2 Eylül 2026 Çarşamba<br />
<strong>Saat:</strong> 11.00-18.00<br />
<strong>Yer:</strong> Türkiye Belediyeler Birliği Ana Hizmet Binası, Tunus Caddesi No: 12, Ankara</p>

<p>Avrupa Hareketlilik Haftası ise <strong>16-22 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında “Herkes için Hareketlilik” temasıyla gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/avrupa-hareketlilik-haftasi-2026-basliyor-herkes-icin-hareketlilik-temasi-one-cikacak</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/avrupa-hareketlilik-haftasi.jpeg" type="image/jpeg" length="97189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi bu yıl 9.’su gerçekleştirilen ‘Uluslararası Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri’ başladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-belediyesi-bu-yil-9su-gerceklestirilen-uluslararasi-gulnar-bilim-ve-kultur-etkinlikleri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-belediyesi-bu-yil-9su-gerceklestirilen-uluslararasi-gulnar-bilim-ve-kultur-etkinlikleri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlk gününde ‘Kadın ve Toplum’ temalı sempozyumun düzenlendiği etkinliklerle; bilim, kültür ve toplumsal yaşam bir araya getirilerek Gülnar’ın sosyal ve kültürel hayatına katkı sunulması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li><strong>‘9. ULUSLARARASI GÜLNAR BİLİM VE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ’ BAŞLADI</strong></li>
 <li><strong>GÜLNAR’DA <i>‘KADIN VE TOPLUM’</i> SEMPOZYUMUYLA BİLİM VE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ BAŞLADI</strong></li>
 <li><strong>GÜLNAR, BİLİM VE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİYLE DÜNYAYA AÇILIYOR</strong></li>
</ul>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi ve çeşitli kurumların destekleriyle her yıl geleneksel olarak düzenlenen, bu yıl da 9.’su gerçekleştirilen <strong>‘Uluslararası Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri’</strong> başladı. 28-29-30 Ağustos tarihlerinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen <strong>‘9. Uluslararası Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri’</strong>nin<strong> </strong>ilk gününde Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi ve dekan yardımcısı olarak görev yapan Dr. Meryem Gürbüz de <strong><i>‘Kadın ve Toplum’ </i></strong>konulu bir sempozyum gerçekleştirdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Etkinlikler, ‘Üretici Kadın’ çalıştayıyla devam edecek</strong></p>

<p>3 gün sürecek etkinlikler kapsamında 29 ve 30 Ağustos tarihlerinde ise Gülnar Pazar Alanı’nda <strong><i>‘Üretici Kadın’</i></strong> temalı çalıştay gerçekleştirilecek. Mersin Büyükşehir tarafından gerçekleştirilen <strong>‘9. Uluslararası Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri’</strong>, bilim, kültür ve toplumsal yaşamı bir araya getirerek Gülnar’ın sosyal ve kültürel hayatına katkı sunmaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Orçun: “Gülnarlılar adına emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz”</strong></p>

<p>Etkinliklerin açılış programında konuşan Gülnar Belediye Başkan Yardımcısı Muhammed Orçun, festivalde emeği geçen herkese teşekkür ettiğini belirterek, <strong>“9. Uluslararası Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri’nde emeği geçen herkese hem şahsım hem de Gülnar Belediye Başkanımız Fatih Önge ile Gülnarlılar adına teşekkür ediyorum”</strong> dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Aslan: “Gülnar’da her şeyin bir hikayesi var”</strong></p>

<p>Gülnar Kaymakamı Emrah Aslan, gelecek sene daha güçlü bir etkinlik yapmayı hayal ettiklerini vurgulayarak, <strong>“Bir kere daha Gülnar’ın çok derin kültürü ve tarihi olan, yapılan her şeyin arkasında bir anlam ve hikaye olan bir ilçe olduğunu gördüm. Burada kadınlar yöresel kıyafetiyle dağda keçisini sağarken; çocuğunu da bilimin ışığında okutuyor”</strong> diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Prof. Dr. Ross: “Gülnar; Bilim ve Kültür Etkinlikleriyle dünyaya açılıyor”</strong></p>

<p>9. Uluslararası Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ayşe Çalık Ross, etkinliklerin 2016 yılından bu yana Gülnar Kültür Merkezi ve Pazar Yeri’nde gerçekleştirilen bilim, kültür ve sanat faaliyetleriyle büyüdüğünü belirtti. Etkinlikler kapsamında uluslararası sempozyum, çalıştay ve atölyelerin yanı sıra çeşitli kültür-sanat etkinliklerinin düzenlendiğini aktaran Prof. Dr. Ross, ilk yıl yaklaşık 38 ülkeden katılım sağlandığını, pandemi dönemindeki durgunluğun ardından ise etkinliklerin yeniden yükselişe geçtiğini ifade etti. Prof. Dr. Ross, <strong>“Bu etkinlikler Türkiye’de aslında kendi özelinde bilim ve kültür etkinlikleri altında bir marka yarattı. Çünkü kültür sanatı da kapsıyor. Her etkinliğin temeline özellikle bilimi koyuyoruz ve bilim insanlarını buraya getiriyoruz. Bu sayede Gülnarımızı da tanıtıyoruz” </strong>dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>“Gülnar Hatun’un hikâyesini dünyaya taşımak istedik”</strong></p>

<p>Etkinliklerin ortaya çıkış sürecine de değinen Prof. Dr. Ross, 2016 yılında Gülnar’ın kuruluşunun 100’üncü yılı dolayısıyla ilçeye adını veren Gülnar Hatun’un gelişini kutlamak amacıyla etkinlikleri başlattıklarını aktardı. Bu süreçte Gülnar Hatun’u uluslararası ölçekte tanınan bir değer haline getirme hedefiyle yola çıktıklarını belirten Prof. Dr. Ross, zaman içerisinde etkinliklerin kapsamının genişlediğini ve dünyanın farklı noktalarından katılımcıları Gülnar’a davet etmeye başladıklarını ifade etti.<strong> </strong>Etkinliklerin bugünkü noktaya ulaşmasında farklı kurumların desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Ross, özellikle 9 yıldır Mersin Büyükşehir’in sağladığı katkıya dikkat çekti. Prof. Dr. Ross, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile belediye bünyesinde görev yapan personele desteklerinden dolayı teşekkür ederek, verilen desteğin Gülnar’a önemli katkılar sağladığını ifade ederek,<strong> “Hep beraber Gülnarımızı ve cennet Mersinimizi bütün dünyaya tanıtıyoruz” </strong>diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>“Etkinlikler öğrencilere yurt dışının kapılarını açıyor”</strong></p>

<p>Etkinliklere katılan bilim insanlarının Gülnar’ın sorunlarını yerinde gözlemleyerek çeşitli akademik çalışmalar ve çözüm önerileri geliştirdiğini aktaran Prof. Dr. Ross, bu buluşmalar sayesinde öğrencilerin de bilim insanları ve sanatçılarla doğrudan iletişim kurma fırsatı yakaladığını söyledi. Prof. Dr. Ross, <strong>“Biz bu anlamda bu etkinliği çok önemsiyoruz. Etkinliğimiz geleceğe bir köprü oluşturuyor ve bu anlamıyla örnek bir etkinlik haline gelmiş durumda. Ben de Gülnarlı bir bilim kadını olarak çocuklara, gençlere örnek olmaya çalışıyorum. Bu anlamda ve bu yolda bizimle beraber katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum” </strong>dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Bilir: “Geleneksel Gülnar buluşması uluslararası boyuta ulaştı”</strong></p>

<p>Emekli öğretmen Saadet Bilir de Gülnar’daki kültür buluşmalarının geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilir, 2002 yılında Gülnar Meslek Yüksekokulu müdürlüğü döneminde başlattığı geleneksel Gülnar buluşmalarının yıllar içerisinde uluslararası bir etkinliğe dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Etkinliklerin bugün bilimsel ve kültürel faaliyetler başlığı altında sürdürülmesinin yanı sıra Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Gülnar Kaymakamlığı’nın desteğinin organizasyona önemli güç kattığını belirten Bilir, <strong>“Yıldan yıla birçok yerden, başka ülkelerden ve kentlerden kültür-sanat-bilim insanlarının buraya gelip hem Gülnar konusunda hem de ülkenin kalkınması, aydınlanması konusunda buraya renkli bir görünüm kazandırması bizi çok mutlu ediyor” </strong>diye belirtti.</p>

<p></p>

<p><strong>Öğrencilerden etkinliklere yoğun ilgi</strong></p>

<p>Etkinliğe katılım sağlayan Kocaeli Üniversitesi Turist Rehberliği Bölümü öğrencilerden Nisa Patu, Mersin’in turizm potansiyelini araştırırken Gülnar Bilim ve Kültür Etkinlikleri’ni keşfettiklerini ve etkinliği merak ederek Gülnar’a geldiklerini belirtti. Etkinlikte özellikle kadınların ön planda olmasının dikkatini çektiğini ifade eden Patu, <strong>“Her konuda olduğu gibi bu festivalde de kadınların ön planda olması beni çok mutlu etti. Konferanslarda ilk defa duyduğum bilgiler oldu. Bunlar daha da merak ettirdi ve öğrenince daha mutlu oldum. Ben Gülnar’ı hiç böyle bilmiyordum, çok beğendim. Bizim için bilim ve etkinlik açısından çok güzel geçti. Özellikle buradaki insanlar bize çok tatlı davrandılar, bizimle ilgilendiler. Biz burayı çok sevdik” </strong>ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p>Kocaeli Üniversitesi Turist Rehberliği Bölümü öğrencisi Kübra Ercan da Gülnar’da karşılaştıkları samimi ortamdan memnun kaldıklarını belirtti. İlçedeki insanların kendilerini yabancı hissettirmediğini ifade eden Ercan, farklı şehirlerden gelen öğrenciler ile Gülnar halkı arasında oluşan kültürel etkileşimin kendileri açısından önemli bir deneyim olduğunu söyledi. Ercan, <strong>“Böyle bir kültür kaynaşması çok hoşumuza gitti. İlber Ortaylı geldi geçen sene. Bu sene de kız kardeşi gelecekmiş. Onlar da kaliteli insanlar olduğu için bizi cezbetti. Tarihi dokusu, özellikle kadın konusunun işlenmesi de bizde çok merak uyandırdı. Kocaeli’den geldiğimize değdi. Burası bize çok şey kattı. Yeni bilgiler öğrendik” </strong>ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehir-belediyesi-bu-yil-9su-gerceklestirilen-uluslararasi-gulnar-bilim-ve-kultur-etkinlikleri-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/9-uluslararasi-gulnar-bilim-ve-kultur-etkinlikleri-basladi-4.jpg" type="image/jpeg" length="47409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolajen içerikli enjeksiyonların dışarıdan teminine ilişkin belirsizlik]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kolajen-icerikli-enjeksiyonlarin-disaridan-teminine-iliskin-belirsizlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kolajen-icerikli-enjeksiyonlarin-disaridan-teminine-iliskin-belirsizlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Sağlık Bakanlığının kamu hastanelerinde hastaların PRP ve hyalüronik asit ürünlerini dışarıdan reçeteyle temin etmesinin önüne geçmeye yönelik düzenlemesinin ardından, bazı sağlık kuruluşlarında kolajen içerikli enjeksiyonların hastalara dışarıdan temin ettirildiğine ilişkin iddialar yeni bir tartışmayı gündeme getirdi.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelge ile kamu hastanelerinde kullanılan hyalüronik asit ve Plateletten Zengin Plazma (PRP) ürünlerinin kontrollü tedarik sistemi üzerinden hastanelerce temin edilmesi, ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması ve hastaların dışarıdan ürün satın almak zorunda bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlandı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından ise bazı sağlık kuruluşlarında eklem rahatsızlığı bulunan hastaların kolajen içerikli enjeksiyonlara yönlendirildiği ve bu ürünlerin dışarıdan temin edilmesinin istendiğine ilişkin iddialar gündeme geldi.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Tartışma kolajen değil, tedarik yöntemi</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Söz konusu tartışmanın, kolajen enjeksiyonlarının tıbbi niteliğinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Hangi tedavinin hangi hastaya uygulanacağının, hastanın klinik durumu ve hekimin tıbbi değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ifade edilirken, gündeme gelen asıl konunun tedarik yöntemi olduğu vurgulanıyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Tartışmanın temelinde, Bakanlığın hastalara dışarıdan enjeksiyon ürünü aldırılmasının önüne geçmeyi amaçlayan düzenlemesinin ardından, farklı içerikteki enjeksiyonların dışarıdan temin ettirilmesinin uygulamada yeni bir boşluk oluşturup oluşturmadığı sorusu yer alıyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Bu noktada, düzenlemenin kendisinden kaynaklanan bir sorun bulunduğuna yönelik herhangi bir değerlendirme bulunmazken, tartışmanın sahadaki uygulamada ortaya çıkabilecek farklı yorum ve yöntemler üzerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Genelgenin amacının korunması önem taşıyor</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Kolajen içerikli bir enjeksiyonun tıbbi gereklilik doğrultusunda tercih edilmesi ile hastanın belirli bir ürünü dışarıdan satın almaya yönlendirilmesinin birbirinden ayrı konular olduğu belirtiliyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Bu nedenle tartışmanın ürünlerin birbirlerine karşı üstünlüğü üzerinden değil; hasta yararı, tıbbi gereklilik, mevzuata uygunluk, şeffaflık ve tedarik yöntemi çerçevesinde ele alınmasının önem taşıdığı değerlendiriliyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Sağlık Bakanlığı'nın genelgeyle oluşturmayı hedeflediği kontrollü ve izlenebilir sistemin, uygulamada farklı ürün gruplarına geçilmesi nedeniyle amacından uzaklaşmaması gerektiği ifade ediliyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Uygulama esaslarının netleştirilmesi bekleniyor</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Ortaya çıkan tartışmanın, Sağlık Bakanlığı'na yönelik bir sorumluluk değerlendirmesinden ziyade, sahadaki uygulamanın genelgenin amacıyla ne ölçüde örtüştüğü sorusunu gündeme getirdiği belirtiliyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Özellikle hastaların dışarıdan kolajen enjeksiyonu temin etmeye yönlendirildiğine ilişkin iddiaların bulunması, uygulama esaslarının daha açık şekilde ortaya konulmasının yararlı olabileceği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Tartışmanın merkezinde ise kolajen ya da başka bir ürün grubundan ziyade, hastalara dışarıdan ürün aldırılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulan sistemin farklı ürün kategorileri üzerinden fiilen devam ettirilip ettirilmediği sorusu yer alıyor.</strong></p>

<p dir="ltr"><strong id="docs-internal-guid-0f90b5ca-7fff-2be3-4c80-26066107d18d">Bu konunun açıklığa kavuşmasının; hastaların korunması, hekimlerin uygulamada tereddüt yaşamaması ve kamu hastanelerinde eşit, şeffaf ve izlenebilir bir sistemin sürdürülmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kolajen-icerikli-enjeksiyonlarin-disaridan-teminine-iliskin-belirsizlik</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-29-at-111954.jpeg" type="image/jpeg" length="72307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump duyurdu: ABD ve Venezuela arasında dev petrol anlaşması]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/trump-duyurdu-abd-ve-venezuela-arasinda-dev-petrol-anlasmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/trump-duyurdu-abd-ve-venezuela-arasinda-dev-petrol-anlasmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması olduğunu söylediği bir anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Anlaşmanın, Venezuela’nın 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış petrol rezervi üzerinde ABD’ye çoğunluk kontrolü sağlaması ve ülkeye yaklaşık 100 milyar dolarlık özel yatırım çekmesi öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile Venezuela arasında enerji alanında dikkat çeken yeni bir dönem başladı. ABD Başkanı <a href="https://www.habereguven.com/trumptan-irana-ekonomik-savas-ilani-abdden-benzeri-gorulmemis-izolasyon-tehdidi"><strong>Donald Trump</strong></a>, Venezuela ile kapsamlı bir petrol anlaşmasına vardıklarını duyurdu.</p>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada anlaşmayı <strong>“dünya tarihinin en büyük petrol anlaşması”</strong> olarak tanımladı. Anlaşma kapsamında ABD’nin, özel şirketlerle kurulacak ortaklık üzerinden Venezuela’daki <strong>65 milyar varilden fazla kanıtlanmış petrol rezervi üzerinde çoğunluk kontrolü</strong> elde edeceği belirtildi.</p>

<h2>Venezuela’nın petrol sektörüne 100 milyar dolarlık yatırım</h2>

<p>Anlaşmanın Venezuela ekonomisi açısından da önemli bir yatırım dalgası yaratması bekleniyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı <strong>Marco Rubio</strong>, anlaşmanın Venezuela'ya yaklaşık <strong>100 milyar dolarlık özel yatırım</strong> getirebileceğini açıkladı. Yatırımların ülkenin petrol üretim kapasitesinin artırılması, enerji altyapısının yenilenmesi ve sektörün yeniden yapılandırılması için kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Venezuela'nın geçici devlet başkanı <strong>Delcy Rodriguez</strong> ise anlaşmanın 17 stratejik petrol sahasının geliştirilmesini sağlayacağını ve ülkenin vergi gelirlerinde önemli artış yaratacağını belirtti. Venezuela yönetimi, projeden uzun vadede 209 milyar dolara kadar vergi geliri elde edilebileceğini öngörüyor.</p>

<h2>Trump: “Amerikan halkı için akaryakıt fiyatları düşecek”</h2>

<p>Trump, anlaşmanın ABD açısından en önemli sonuçlarından birinin enerji arzının güçlenmesi olacağını savundu.</p>

<p>ABD Başkanı, Venezuela petrolünün üretim ve ihracat kapasitesinin artırılmasıyla birlikte <strong>Amerikalılar için akaryakıt fiyatlarının uzun vadede önemli ölçüde düşeceğini</strong> ileri sürdü. Ayrıca anlaşmanın ABD'nin petrol rezervlerini önemli ölçüde artıracağını belirtti.</p>

<p>Ancak uzmanlar, Venezuela'nın ağır ham petrolünün üretim, taşıma ve rafinaj altyapısının geliştirilmesinin zaman alabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle anlaşmanın ABD'deki akaryakıt fiyatlarına kısa vadede ne ölçüde yansıyacağı henüz kesin değil.</p>

<h2>Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervine sahip</h2>

<p>Venezuela, yaklaşık <strong>303 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezerviyle dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi</strong> konumunda bulunuyor.</p>

<p>Buna karşın ülkedeki petrol üretimi uzun yıllardır altyapı sorunları, yatırımların yetersizliği, yönetim problemleri ve yaptırımlar nedeniyle potansiyelinin oldukça altında seyrediyor. Yeni anlaşmanın temel hedeflerinden biri de Venezuela'nın petrol üretim kapasitesini yeniden yükseltmek.</p>

<h2>Anlaşmanın ayrıntıları henüz tam olarak açıklanmadı</h2>

<p>Trump yönetiminin açıkladığı anlaşmanın dikkat çeken noktalarından biri, ABD'nin Venezuela petrol sektöründe nasıl bir hukuki ve ticari yapı üzerinden kontrol sağlayacağının henüz tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna açıklanmamış olması.</p>

<p>Reuters'ın aktardığı değerlendirmelere göre anlaşmanın Venezuela'nın anayasal düzenlemeleri ve hidrokarbon yasaları açısından nasıl uygulanacağı konusunda da soru işaretleri bulunuyor. Özellikle petrol sahalarının işletilmesi ve ABD şirketlerinin uzun vadeli erişimi konusunda daha fazla ayrıntının açıklanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ABD-Venezuela ilişkilerinde yeni dönem</h2>

<p>Petrol anlaşması, Washington ile Caracas arasındaki ilişkilerde önemli bir değişime işaret ediyor.</p>

<p>ABD yönetimi, Venezuela'nın petrol üretiminin yeniden artırılmasını hem kendi enerji ihtiyacını karşılamak hem de Venezuela ekonomisinin toparlanmasını desteklemek açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Trump yönetiminin Venezuela petrolüne yönelik yeni politikası, aynı zamanda ABD'nin Batı Yarımküre'deki enerji ve ekonomik etkisini artırabilecek önemli gelişmelerden biri olarak görülüyor.</p>

<p><strong>Anlaşmanın uygulanmasına ilişkin ayrıntıların önümüzdeki günlerde açıklanması ve Venezuela'daki petrol sahalarının geliştirilmesine yönelik yeni yatırım anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/trump-duyurdu-abd-ve-venezuela-arasinda-dev-petrol-anlasmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/donald-trump.png" type="image/jpeg" length="30057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Perihan Koca’dan Arap Alevilerine yönelik ifadeler için soru önergesi: “Cezasızlık politikalarına son verilmeli”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/perihan-kocadan-arap-alevilerine-yonelik-ifadeler-icin-soru-onergesi-cezasizlik-politikalarina-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/perihan-kocadan-arap-alevilerine-yonelik-ifadeler-icin-soru-onergesi-cezasizlik-politikalarina-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, gazeteci Kemal Öztürk’ün 28 Ağustos’ta bir televizyon programında Arap Alevilerine yönelik kullandığı öne sürülen ifadeleri TBMM gündemine taşıdı. Koca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e verdiği soru önergesinde söz konusu ifadeler hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Milletvekili <a href="https://www.habereguven.com/dem-partili-perihan-koca-kiyilar-sessiz-sedasiz-sermayenin-rantina-aciliyor"><strong>Perihan Koca</strong></a>, gazeteci Kemal Öztürk’ün 28 Ağustos 2026 tarihinde bir televizyon programında Suriye’deki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmelerde Arap Alevilerini (Nusayriler) hedef aldığı belirtilen ifadeleri <strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)</strong> gündemine taşıdı.</p>

<p>Koca, <strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle</strong> verdiği soru önergesinde, söz konusu ifadelerin nefret söylemi ve şiddeti meşrulaştıran bir dil içerdiğini savunarak konu hakkında hukuki işlem başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi.</p>

<h2>Koca: “Sıradan siyasi değerlendirme olarak geçiştirilemez”</h2>

<p>Perihan Koca, söz konusu ifadelerin yalnızca siyasi bir değerlendirme kapsamında ele alınamayacağını belirtti.</p>

<p>Koca, kullandığı değerlendirmelerde, belirli bir inanç ve kimlik grubunun topluca hedef alınmasının toplumsal barış ve eşit yurttaşlık açısından ciddi risk taşıdığını savundu.</p>

<p>Suriye’deki savaş ve çatışma sürecinden bu yana Arap Alevilerine yönelik nefret söylemlerinin farklı biçimlerde gündeme geldiğini belirten Koca, bu tür ifadelerin <strong>cezasızlık kültürüyle güçlendiğini</strong> ileri sürdü.</p>

<h2>“Devletin görevi sessiz kalmak değil”</h2>

<p>Perihan Koca, açıklamasında Türkiye’nin geçmişinde yaşanan toplumsal katliamlara da atıfta bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koca, Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarına ilişkin tartışmaların günümüzdeki nefret söylemleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kamu otoritelerinin toplumdaki farklı inanç ve kimlik gruplarının <strong>eşit yurttaşlık ve yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olduğunu</strong> ifade etti.</p>

<p>Koca, devletin sorumluluğunun siyasi konumlardan bağımsız olarak hukukun eşit biçimde uygulanması ve gerekli durumlarda etkili soruşturma yürütülmesi olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek’e beş soru</h2>

<p>Perihan Koca, soru önergesinde Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek’e</strong> söz konusu ifadelerle ilgili çeşitli sorular yöneltti.</p>

<p>Koca’nın yanıtlanmasını istediği sorular arasında, Kemal Öztürk’ün ifadeleri hakkında herhangi bir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından <strong>resen soruşturma başlatılıp başlatılmadığı</strong> da yer aldı.</p>

<p>Soru önergesinde ayrıca söz konusu ifadelerin <strong>Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi</strong> kapsamında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu yönünden değerlendirilip değerlendirilmediği soruldu.</p>

<p>Koca, Adalet Bakanlığı’nın Alevilere yönelik nefret söylemi, hedef gösterme ve şiddeti meşrulaştıran ifadeler konusunda özel bir çalışma veya politika yürütüp yürütmediğinin de açıklanmasını istedi.</p>

<h2>“Soruşturma açılmadıysa neden?”</h2>

<p>Soru önergesinde, söz konusu ifadeler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmamış olması durumunda bunun gerekçesinin de açıklanması talep edildi.</p>

<p>Koca ayrıca Cumhuriyet savcılıklarının resen soruşturma yetkisini kullanmamasının Adalet Bakanlığı tarafından verilmiş herhangi bir talimat, yönlendirme veya telkin sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediğini sordu.</p>

<p>Milletvekili Koca’nın son sorusu ise Alevilere yönelik sistematik nefret söylemlerinin cezasızlıkla geçiştirilmesinin bir <strong>politika tercihi olup olmadığı</strong> oldu.</p>

<h2>Perihan Koca: “Cezasızlık politikalarına son verilmeli”</h2>

<p>Perihan Koca, açıklamasında nefret söyleminin normalleştirilmesine karşı hukuki mekanizmaların işletilmesi gerektiğini belirterek, farklı inanç ve kimlik gruplarının güvenliğinin devlet tarafından güvence altına alınması gerektiğini savundu.</p>

<p>Koca, <strong>Arap Alevilerine yönelik nefret söylemi ve hedef gösterme iddialarının etkili biçimde soruşturulması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi</strong> çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/perihan-kocadan-arap-alevilerine-yonelik-ifadeler-icin-soru-onergesi-cezasizlik-politikalarina-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/perihan-koca-1.jpg" type="image/jpeg" length="29380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut’tan iktidara limon ve Karadeniz çağrısı: “Üretimi koruyun, güvenli geçiş sağlayın”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/ayhan-baruttan-iktidara-limon-ve-karadeniz-cagrisi-uretimi-koruyun-guvenli-gecis-saglayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/ayhan-baruttan-iktidara-limon-ve-karadeniz-cagrisi-uretimi-koruyun-guvenli-gecis-saglayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, TİGEM’in yaklaşık bin ton limonu kilogramı 12 liradan satışa çıkarmasına tepki gösterdi. Limon üreticisinin artan maliyetler karşısında korunmasını isteyen Barut, Karadeniz’de tarım ürünlerini taşıyan gemiler için güvenli geçiş koridoru oluşturulması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.habereguven.com/yeni-partiden-istanbulda-eylem-karari-silede-millet-iradesine-saygi-yuruyusu-duzenlenecek">Yeni Parti</a> Adana Milletvekili <a href="https://www.habereguven.com/ayhan-baruttan-limon-ureticisi-icin-cagri-maliyet-10-lira-dayatilan-fiyat-5-6-lira"><strong>Ayhan Barut</strong></a>, limon üreticilerinin yaşadığı sorunlar ile Karadeniz’de tarım ürünlerinin ihracatında ortaya çıkan güvenlik risklerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Barut, <strong>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Dalaman İşletme Müdürlüğü tarafından yaklaşık bin ton limonun kilogramı 12 liradan satışa çıkarılmasının</strong>, üretim maliyetleri dikkate alındığında çiftçiler açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Türkiye’de limon üretiminin yaklaşık 2 milyon ton seviyesinde bulunduğuna dikkat çeken Barut, kamu kurumlarının yaptığı satışların piyasada referans fiyat oluşturabileceğini belirterek üreticinin korunması gerektiğini söyledi.</p>

<h2>Barut: “Maliyetler yükselirken 12 liralık fiyat kabul edilemez”</h2>

<p>TİGEM Dalaman İşletme Müdürlüğü’nün limon satış fiyatını eleştiren Ayhan Barut, geçtiğimiz yıl aynı işletmede limonun kilogramının yaklaşık 30 liradan satışa çıkarıldığını hatırlattı.</p>

<p>Aradan geçen süreçte <strong>mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetlerinin arttığını</strong> belirten Barut, kamuya ait bir işletmenin limon için kilogram başına 12 lira fiyat belirlemesinin üretici açısından kabul edilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Barut, açıklamasında üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyetlerin kamu tarafından gerçekleştirilen satış hesabında dikkate alınması gerektiğini savundu.</p>

<h2>“Kamu satışları piyasada referans haline geliyor”</h2>

<p>Limon satışının yalnızca yaklaşık bin tonluk ürün üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Barut, asıl sorunun piyasadaki fiyat oluşumu olduğunu belirtti.</p>

<p>Barut’a göre üretim maliyetinin kilogram başına yaklaşık 10 liraya ulaştığı limonda kamu tarafından belirlenen satış fiyatları piyasada referans alınabiliyor ve bu durum üreticinin gelirini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Türkiye’nin yüksek miktarda limon üretimi gerçekleştirdiğini hatırlatan Barut, <strong>“Bu kötülükten vazgeçilmeli, yanlışa artık dur denilmelidir”</strong> çağrısında bulundu.</p>

<h2>Karadeniz’de tarım ürünleri taşıyan gemiler için güvenli koridor çağrısı</h2>

<p>Ayhan Barut’un gündeme getirdiği bir diğer başlık ise <strong>Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği ve tarım ürünleri ihracatı</strong> oldu.</p>

<p>Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ticari deniz taşımacılığında güvenlik sorunlarına yol açtığını belirten Barut, bu durumun Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatını ve dolayısıyla üreticilerin gelirlerini de etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Barut, özellikle <strong>limon, mandalina ve diğer narenciye ürünlerinin ihracatında yaşanabilecek gecikmelerin</strong> üretici açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p>

<h2>“İhracat aksarsa faturası çiftçiye çıkar”</h2>

<p>Tarım ürünlerinin ihraç edilememesi halinde iç piyasada fiyatların düşebileceğini, sevkiyatların gecikmesi durumunda ürünlerin değer kaybedebileceğini belirten Barut; navlun ve sigorta maliyetlerindeki artışın da ihracatçı üzerindeki baskıyı artıracağını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barut, bu gelişmelerin sonunda ekonomik yükün yine üreticinin üzerine kalacağını savundu.</p>

<h2>“Karadeniz’de güvenli geçiş koridoru oluşturulmalı”</h2>

<p>Türkiye’nin geçmişte Karadeniz üzerinden tahıl ve gıda ürünlerinin güvenli şekilde taşınması konusunda önemli girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Ayhan Barut, iktidara yeniden harekete geçme çağrısı yaptı.</p>

<p>Barut, tarım ürünleri taşıyan ticari gemilerin güvenli biçimde seyredebilmesi için <strong>Karadeniz’de güvenli geçiş koridoru oluşturulmasını</strong> istedi.</p>

<p>Barut açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong>“Limon, mandalina ve diğer tarım ürünlerini taşıyan gemilerin güvenliği sağlanmalı, ihracat yollarımız açık tutulmalıdır. Türk çiftçisi savaşın ve güvenlik krizlerinin insafına bırakılamaz.”</strong></p>

<p>Barut ayrıca iktidarın hem iç piyasada üreticiyi koruyacak fiyat politikaları oluşturması hem de tarım ürünlerinin ihracatında yaşanan güvenlik sorunlarının çözümü için somut adımlar atması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/ayhan-baruttan-iktidara-limon-ve-karadeniz-cagrisi-uretimi-koruyun-guvenli-gecis-saglayin</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/08/ayhan-barut-gemi-ve-limon-konusu.jpg" type="image/jpeg" length="71616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 5. dalga operasyon: 10 şüpheli gözaltında]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-5-dalga-operasyon-10-supheli-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-5-dalga-operasyon-10-supheli-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku hakkındaki soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda düzenlenen operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada PTS ve iletişim kayıtları ile su altı arama çalışmalarına ilişkin yeni bulgular da mercek altına alındı.</p>
</blockquote>

<p>Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi <a href="https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-15-ilde-operasyon-18-gozalti"><strong>Gülistan Doku</strong></a> hakkındaki soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.</p>

<p>Adalet Bakanı <a href="https://www.habereguven.com/akin-gurlek-duyurdu-yillardir-cozulemeyen-faili-mechul-cinayetler-aydinlatildi"><strong>Akın Gürlek</strong></a>, Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 5’inci dalga operasyonun gerçekleştirildiğini ve <strong>10 şüphelinin gözaltına alındığını</strong> duyurdu. Operasyonun Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma birimlerinin koordinasyonunda yürütüldüğü belirtildi.</p>

<h2>Soruşturmada yeni kayıtlar incelendi</h2>

<p>Soruşturmanın son aşamasında Gülistan Doku’nun son görüldüğü değerlendirilen bölgeye ilişkin <strong>Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları ile iletişim verilerinin</strong> yeniden incelendiği bildirildi.</p>

<p>Elde edilen yeni verilerin, Doku’nun kaybolduğu zaman dilimindeki hareketliliğin ve olayla bağlantılı kişilerin belirlenmesine yönelik önemli bilgiler içerdiği belirtildi.</p>

<h2>Dalgıç kayıtları yeniden mercek altında</h2>

<p>Dosyadaki dikkat çekici başlıklardan biri de arama çalışmalarına ilişkin kayıtlar oldu.</p>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>dalgıçlara ait kayıtlar ile resmi tutanaklar arasında uyumsuzluk bulunduğu</strong> yönünde tespitler yapıldığı aktarıldı. Bu kayıtların, Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen arama çalışmalarının nasıl gerçekleştirildiğinin aydınlatılması açısından incelendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kişisel eşyalarla ilgili yeni bulgu</h2>

<p>Soruşturmanın seyrini değiştirebilecek bir başka bulgu ise Gülistan Doku’ya ait bazı kişisel eşyalarla ilgili ortaya çıktı.</p>

<p>Bakan Gürlek’in açıklamasına göre, bazı eşyaların <strong>intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına bırakılmış olabileceğine</strong> ilişkin bulgulara ulaşıldı.</p>

<p>Bu tespitin, olayın başlangıcından bu yana üzerinde durulan farklı ihtimallerin yeniden değerlendirilmesine neden olduğu belirtildi.</p>

<h2>Soruşturma genişletiliyor</h2>

<p>Gülistan Doku dosyası, son aylarda elde edilen yeni deliller ve yapılan operasyonlarla birlikte daha geniş kapsamlı bir soruşturmaya dönüştü.</p>

<p>Nisan ayında soruşturmanın <strong>kasten öldürme ve delil karartma</strong> iddiaları yönünde yeni bir boyut kazandığı, ardından farklı illerde operasyonlar düzenlendiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirilmişti.</p>

<p>Temmuz ayında gerçekleştirilen operasyonda ise aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in de bulunduğu <strong>15 şüpheli gözaltına alınmıştı.</strong></p>

<h2>10 şüpheli gözaltında</h2>

<p>Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında yeni bir gözaltı dalgası daha gerçekleştirilmiş oldu.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun <strong>5’inci dalga</strong> olduğunu ve 10 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.</p>

<p>Soruşturma makamlarının yeni delil ve kayıtlar üzerindeki incelemelerinin sürdüğü, gözaltına alınan şüphelilerin işlemlerinin ardından dosyanın kapsamındaki değerlendirmelerin devam edeceği bildirildi.</p>

<p><strong>Gülistan Doku’nun akıbetinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için yürütülen soruşturmada yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-5-dalga-operasyon-10-supheli-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/gulistan-doku.webp" type="image/jpeg" length="83835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme: İdris Naim Şahin ifade verecek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-gelisme-idris-naim-sahin-ifade-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-gelisme-idris-naim-sahin-ifade-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulacağı öğrenildi. Şahin adına tahsisli araçların soruşturma dosyasına girmesiyle başlayan süreçte yeni ayrıntılar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen <strong><a href="https://www.habereguven.com/alihan-kuris-hakkinda-cinayet-sorusturmasi-arif-ahmet-denizolgunun-olumu-yeniden-inceleniyor">Alihan Kuriş</a> Suç Örgütü soruşturması</strong> kapsamında eski İçişleri Bakanı <strong>İdris Naim Şahin’in ifadesine başvurulacağı</strong> bildirildi.</p>

<p>Şahin’in adı, soruşturma kapsamında firari Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın yakalanması sırasında kullanılan bir aracın kendisine tahsisli olduğunun belirlenmesiyle gündeme gelmişti. Sonraki incelemelerde Şahin adına tahsisli başka araçların kullanımına ilişkin de soruşturma makamlarınca yeni tespitler yapılmıştı.</p>

<h2>Şahin’in araçları soruşturmanın odağında</h2>

<p>Soruşturmanın ilk aşamasında, <strong>34 SL 313 plakalı aracın</strong> Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın yakalandığı sırada kullanıldığı belirlendi. Yapılan incelemede aracın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişmenin ardından Şahin adına tahsis edilen diğer araçlar da incelemeye alındı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında <strong>34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın</strong> da tahsis amacı dışında kullanıldığı ve dosyanın konusu olan şüpheli faaliyetlerle bağlantılı olduğuna ilişkin tespitler yapıldığı bildirildi.</p>

<h2>İdris Naim Şahin’in savunması</h2>

<p>İdris Naim Şahin daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu aracı bir şirketten kiraladığını ve aracın <strong>kendi bilgisi ve izni dışında kullanıldığını</strong> savunmuştu.</p>

<p>Şahin, aracın kiralanmasıyla ilgili şirketin sahibi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtmişti.</p>

<p>Soruşturma makamlarının ise Şahin’in araçların kullanımına ilişkin savunmasını dosyadaki kayıtlarla birlikte değerlendirdiği bildirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce yaptığı açıklamada, Şahin’in aracı kiralama yoluyla verdiğine ilişkin beyanının dosyadaki kayıtlarla örtüşmediğini ifade etmişti.</p>

<h2>Soruşturmanın kapsamı genişliyor</h2>

<p>Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturma kapsamında farklı kişiler, araçlar ve bağlantılar mercek altına alınırken, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de ifadesine başvurulması dosyanın yeni aşaması olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Şahin’in vereceği ifadenin, adına tahsis edilen araçların kimler tarafından ve hangi koşullarda kullanıldığına ilişkin soruşturma açısından önem taşıması bekleniyor.</p>

<p>Soruşturmayla ilgili adli makamların yapacağı yeni değerlendirmeler ve açıklamalar kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-gelisme-idris-naim-sahin-ifade-verecek</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/05/son-dakika-3.jpg" type="image/jpeg" length="88022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="90852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p>

<p itemprop="description"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="38490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="55712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="62722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="55109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="35743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="85242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="37981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="45387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="19402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="90252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="34197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="34569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="73931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi Habere Güven 6. Yaşını Dayanışma Sofrasında Kutladı</strong></h2>

<p><strong>Habere Güven 6. Yaşını “Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında” Kutladı</strong></p>

<p><strong>Altı yıldır emeğin, özgürlüğün, doğanın, kadınların ve tüm kimliklerin sesi olan Habere Güven, 6. kuruluş yıldönümünü onlarca dost, kurum ve yoldaşıyla birlikte kutladı. “Dayanışma Sofrası” etkinliği, gerçeğin, umudun ve direnişin buluşma noktası oldu.</strong></p>

<p>Habere Güven, yayın hayatına başlamasının 6. yıldönümünü <strong>“Gerçeğin ve Direnişin Sofrasında Buluşma”</strong> sloganıyla kutladı.<br />
Adana Reşatbey Mahallesi’ndeki Zarafet Ocakbaşı’nda düzenlenen etkinliğe sendika, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, milletvekili, belediye başkanı, kadın ve çevre örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.</p>

<p>Bu anlamlı buluşmada basın özgürlüğüne, örgütlü mücadeleye ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar, Habere Güven’in altı yıldır yürüttüğü bağımsız ve halktan yana yayıncılığın Türkiye’deki toplumsal muhalefet için önemli bir ses olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olduk”</strong></p>

<p>Habere Güven adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Altı yıl önce, karanlığa karşı bir ışık, suskunluğa karşı bir nefes olmak için yola çıktık. Gerçeği yazdık, halkın sesi olduk. Çünkü biliyoruz ki, milyonlarca okur gerçeğe susamıştı.<br />
Habere Güven, ilk günden bu yana emeğin, barışın, özgürlüğün, doğanın, kadınların, çocukların ve tüm kimliklerin sesi olmayı ilke edinmiştir.<br />
Sadece haber aktarmakla kalmadık; toplumsal hafızayı yarınlara taşımayı görev bildik. Doğru, tarafsız ve sorumlu habercilik ilkesiyle çıktığımız bu onurlu yolculukta, dayanışma soframızla bir kez daha gerçeğin yanında olduğumuzu ilan ettik.”</p>

<p><strong>Basın, Emek ve Demokrasi Güçleri Bir Aradaydı</strong></p>

<p>Dayanışma yemeğinde Habere Güven’in dostları da söz aldı. Katılımcılar, Habere Güven’in fedakârca, tarafsız ve halkın çıkarlarını önceleyen habercilik anlayışının Türkiye basınındaki özgürlük mücadelesi için örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Konuşma yapan isimler arasında;<br />
<strong>Önceki Dönem CHP Milletvekillerinden Prof. Dr. Aytuğ Atıcı</strong>,<br />
<strong>Önceki Dönem Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca</strong>,<br />
<strong>CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Özgürtan Çığ</strong>,<br />
<strong>KESK’li KHK’li Münir Korkmaz</strong>,<br />
<strong>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı Eser Demirçin</strong>,<br />
<strong>Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube Başkanı Sema Akgün</strong>,<br />
<strong>Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı</strong> ve<br />
<strong>Eğitim Sen Önceki Dönem Örgütlenme Sekreteri Günay Reşit Serttaşar</strong> yer aldı.</p>

<p>Katılımcılar, Habere Güven’in yalnızca bir haber portalı değil, “gerçeğin ve direnişin sesi” olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>“Dayanışma Sofrası halkın ortak vicdanının buluşma yeriydi”</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde dayanışma vurgusu öne çıktı.<br />
Habere Güven dostları, **“Dayanışma Sofrası”**nı sadece bir kutlama değil, “gerçeğin, umudun ve direnişin ortak masası” olarak tanımladı:</p>

<p>“Birleşik tutumun önemine dikkat çektik. Çünkü herhangi bir çıkar gözetmeksizin sadece gerçeğin peşinden gitmeyi şiar edinen bizlerin sesi; toplumun ortak vicdanı ile buluştuğu ölçüde anlam kazanır.”</p>

<p>Etkinlikte, <strong>sendikalar</strong>, <strong>emek ve meslek örgütleri</strong>, <strong>insan hakları savunucuları</strong>, <strong>KHK’liler</strong>, <strong>inanç temsilcileri</strong>, <strong>kadın örgütleri</strong>, <strong>ekoloji hareketleri</strong>, <strong>gençler</strong>, <strong>akademisyenler</strong>, <strong>sanatçılar</strong> ve <strong>yerel yöneticiler</strong> bir araya geldi.<br />
Katılım, “<strong>basına, özgürlüklere, demokrasiye ve toplumsal barışa verilen güçlü bir destek</strong>” olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Duvarların Ardındaki Dostlara Selam</strong></p>

<p>Kutlama gecesinde, tutuklu belediye başkanları ve hak savunucuları da unutulmadı.</p>

<p>“Bu sofrada duvarların ardında olan dostlarımız da vardı. Haksız ve hukuksuz süreçlerin mağduru olan belediye başkanları, sendikacılar, gazeteciler, politik tutsaklar da bizimleydi. Bedenleri tutsak ama nefesleri bizde.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Habere Güven dostları, dayanışma sofralarında <strong>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar</strong>,<br />
<strong>Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin</strong>,<br />
<strong>Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar</strong>,<br />
<strong>Avukat Celal Tekin</strong> ve<br />
<strong>Özcan Zenger</strong>’i anarak onların mücadelesine selam gönderdi.</p>

<p>“Bu mücadelede dostlarımızın seslerinin kısılmasına asla izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz: Barışın dili halkların umududur, direnişin yankısı en gür sesimizdir.”</p>

<p><strong>Katılamayanlardan Mesaj Desteği</strong></p>

<p>Dayanışma Sofrası’na katılamayan çok sayıda siyasetçi ve temsilci, gönderdikleri mesajlarla Habere Güven’in 6. yılını kutladı.<br />
Mesaj gönderenler arasında;<br />
<strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları</strong>,<br />
<strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut</strong>,<br />
<strong>CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer ve Müzeyyen Şevkin</strong>,<br />
<strong>CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar</strong>,<br />
<strong>CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun</strong>,<br />
<strong>DEM Parti Mersin Milletvekilleri Av. Ali Bozan ve Perihan Koca</strong>,</p>

<p><strong>DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın,<br />
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu</strong> yer aldı.</p>

<p>Mesajlarda, Habere Güven’in “basın alanında direnişin, hakikatin ve halkın sesi” olarak sürdürdüğü mücadeleye övgüyle değinildi.</p>

<p><strong>“Birleşik Mücadelenin Basın Alanındaki Sesi”</strong></p>

<p>Habere Güven, altı yıldır olduğu gibi bundan sonra da “birleşik mücadelenin basın alanındaki sesi” olma kararlılığını yineledi.</p>

<p>“Gerçeği savunmak, halkın sesine ses katmak, zulmün karanlığında hakikatin ışığını taşımak bizim görevimizdir.<br />
Bu sofrada buluşan her dostumuz, bu mücadelede kalemin ve gerçeğin tarafında olduğunu bir kez daha ilan etmiştir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/habere-guven-6-yasini-gercegin-ve-direnisin-sofrasinda-kutladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Oct 2025 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-21-133853-1.png" type="image/jpeg" length="37703"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
