<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Habere Güven</title>
    <link>https://www.habereguven.com</link>
    <description>Adana başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri; siyaset, emek, eğitim, insan hakları, ekonomi ve güncel gelişmeler Habere Güven’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 13 Sep 2026 21:23:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Türkiye’de Darbeler Defteri Artık Kapanmıştır]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/erdogan-turkiyede-darbeler-defteri-artik-kapanmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/erdogan-turkiyede-darbeler-defteri-artik-kapanmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde 12 Eylül askeri darbesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin resmi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, yeni sağlık tesisinin teknik özellikleri ve yatırım bedeli hakkında bilgi verirken 12 Eylül askeri darbesinin Türkiye’ye yaşattığı ağır sonuçlara da değindi.</p>

<h2>“12 Eylül’ün yaşattıklarını unutmayacağız”</h2>

<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin ülkenin demokrasi ve kalkınma yolculuğuna büyük zarar verdiğini belirten Erdoğan, darbenin toplumda derin yaralar açtığını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, darbe döneminde yaşanan baskı ve hak ihlallerinin unutulmayacağını ifade ederek şöyle konuştu:</p>

<p>“Ülkemizin geleceğine kurulmuş bir tuzak olan 12 Eylül’ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağız. Kalkınma yolculuğumuzun darbelerle kesintiye uğratılmasına bir daha izin vermeyeceğiz.”</p>

<h2>“Millet bir daha müsaade etmeyecek”</h2>

<p>Türkiye’nin darbe ve vesayet girişimleri karşısında önemli bir demokratik mücadele verdiğini savunan Erdoğan, “Bilinmesini isterim ki Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan, demokrasi mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini ve milli iradeyi hedef alan girişimlerin karşısında duracaklarını belirtti.</p>

<h2>Samsun Şehir Hastanesi açıldı</h2>

<p>Konuşmasında Samsun Şehir Hastanesi hakkında da bilgi veren Erdoğan, tesisin 234 bin metrekarelik alan üzerine inşa edildiğini söyledi. Hastanede 1.027 deprem izolatörü kullanıldığını belirten Erdoğan, yapının depreme karşı dayanıklı biçimde tasarlandığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanenin 1.458 yatak kapasitesine sahip olduğunu açıklayan Erdoğan, tesiste 230 yoğun bakım yatağı, 40 ameliyathane ve 320 polikliniğin bulunduğunu bildirdi.</p>

<h2>5 bin 419 sağlık çalışanı görev yapacak</h2>

<p>Samsun Şehir Hastanesi’nde 548’i uzman hekim olmak üzere toplam 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını aktaran Erdoğan, hastanede 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason ve 34 röntgen cihazının bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Erdoğan, toplam yatırım bedeli 17 milyar lira olan hastanenin Samsun’un yanı sıra Karadeniz Bölgesi’ne de hizmet vereceğini belirterek tesisin kente hayırlı olmasını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/erdogan-turkiyede-darbeler-defteri-artik-kapanmistir</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/erdogan-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="15423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haber-Sen 8 No’lu Şube 2. Olağan Genel Kurulu, Adana'da gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/haber-sen-8-nolu-sube-2-olagan-genel-kurulu-adanada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/haber-sen-8-nolu-sube-2-olagan-genel-kurulu-adanada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haber-Sen 8 No’lu Şube 2. Olağan Genel Kurulu, Eğitim Sen Adana Şubesi toplantı salonunda gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Haber-Sen 8 No’lu Şube Genel Kurulu: “Örgütlü Mücadeleyi Büyüteceğiz”</h2>
</blockquote>

<h2>Haber-Sen 8 No’lu Şube’nin Adana’da gerçekleştirilen 2. Olağan Genel Kurulu’nda kamu hizmetlerinin korunması, PTT emekçilerinin çalışma koşulları, ekonomik kriz, çocuk işçiliği, kadınların eşitlik mücadelesi, demokrasi ve barış gündeme taşındı. Genel kurulda sendikanın yeni dönem organları ile üst kurul delegeleri de seçildi.</h2>

<p>Genel kurula Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan’ın yanı sıra KESK Adana Şubeler Platformu bileşenlerinin temsilcileri, Emek Partisi, Adana Ekoloji Platformu, İnsan Hakları Derneği yöneticileri, sendika üyeleri ve davetliler katıldı.</p>

<p>Genel kurulu yönetmek üzere oluşturulan divanın başkanlığına Güven Boğa seçilirken, divan üyeliklerini Sabahat Mutluay ile İlksen Temizkan Balkır üstlendi.</p>

<p>Emek ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan genel kurul, sinevizyon gösterimiyle devam etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 13 At 13.31.32" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-13-at-133132.jpeg" width="2048" /></p>

<h2><strong>Musa Özdemir: “Hak verilmez, örgütlü mücadeleyle alınır”</strong></h2>

<section dir="auto">
<p>Haber-Sen 8 No’lu Şube Başkanı Musa Özdemir, genel kurulun yalnızca geçmiş dönemi değerlendirmek için değil, yeni mücadele döneminin yol haritasını birlikte belirlemek amacıyla toplandığını söyledi.</p>

<p>Sendikanın yalnızca toplu sözleşme masasında hak arayan bir yapı olmadığını vurgulayan Özdemir, “Sendika emeğin onuru, dayanışma ve haksızlığa karşı birlikte durabilmektir. Haber-Sen; PTT, posta, iletişim ve haberleşme emekçilerinin örgütlü gücüdür” dedi.</p>

<p>Dünyada savaşların, Türkiye’de ise baskı politikalarının derinleştiğini belirten Özdemir; savaşların açlığı, işsizliği, yoksulluğu ve gelir adaletsizliğini büyüttüğünü ifade etti. Savaşın bedelini halkların ve emekçilerin ödediğini kaydeden Özdemir, halkların kimlikleri üzerinden birbirine düşmanlaştırılmasına karşı barışı ve kardeşliği savunduklarını dile getirdi.</p>

<p>12 Eylül darbesinin etkilerinin farklı biçimlerde sürdüğünü belirten Özdemir, darbenin sendikal örgütlülüğe, grev hakkına, emeğin kazanımlarına ve örgütlü topluma yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığına, seçilmişlerin tutuklandığına ve kayyum uygulamalarına dikkat çeken Özdemir, 12 Eylül’le hesaplaşmanın bugünün baskı ve sömürü düzenine karşı mücadele etmek anlamına geldiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“PTT halkın kurumudur”</strong></h3>

<p>Kamu hizmetlerinin özelleştirme, taşeronlaştırma ve güvencesiz istihdam politikalarıyla tasfiye edildiğini ifade eden Özdemir, PTT’nin bu uygulamaların en ağır hissedildiği kurumlardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>“PTT halkın kurumudur, posta hizmeti bir kamu hizmetidir ve haberleşme temel bir haktır” diyen Özdemir, Haber-Sen’in PTT’nin parçalanmasına, özelleştirilmesine ve çalışanların güvencesizleştirilmesine karşı mücadelesini sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Ekonomik krizin emekçilerin sofrasında, kirada, faturada ve çocukların eğitim giderlerinde yaşandığını kaydeden Özdemir; düşük ücret, ağır vergi yükü, artan iş yükü ve güvencesizliğe karşı mücadele çağrısı yaptı. Özdemir, “Bu ülkenin emekçileri borçlu değil, alacaklıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Çocuk işçiliğine ve MESEM uygulamalarına tepki</strong></h3>

<p>Çocuk işçiliğini emek sömürüsünün en ağır sonuçlarından biri olarak nitelendiren Özdemir, çocukların fabrikalarda, atölyelerde ve madenlerde değil, okul sıralarında olması gerektiğini söyledi. MESEM kapsamında çocuk emeğinin ucuz iş gücüne dönüştürüldüğünü belirten Özdemir, çocuk işçiliğinin ve çocukların çalışırken yaşamını yitirmesinin kader olmadığını vurguladı.</p>

<p>Hakları, ücretleri ve tazminatları için mücadele eden maden işçilerine de dayanışma mesajı gönderen Özdemir, “Bir işçinin hakkı bütün işçilerin hakkı, bir işçinin mücadelesi bütün emekçilerin mücadelesidir” dedi.</p>

<h3><strong>Kadın emekçilerin eşitlik talepleri</strong></h3>

<p>Kadın emekçilerin mücadelesinin Haber-Sen’in mücadelesi olduğunu belirten Özdemir; eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, kamusal bakım hizmetleri ve karar mekanizmalarında eşit temsil taleplerini sıraladı. İstanbul Sözleşmesi ile 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmasını ve ILO’nun 190 sayılı Sözleşmesi’nin onaylanmasını istedi.</p>

<p>Çalışanların kadrolu-sözleşmeli, beyaz yakalı-mavi yakalı ve sendikalı-sendikasız biçiminde ayrıştırılmasına karşı çıkan Özdemir, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, gerçek bir toplu sözleşme düzeninin kurulması ve kamu emekçilerinin grev hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>“Barış mücadelesi aynı zamanda emek mücadelesidir”</strong></h3>

<p>Türkiye’de yürütülen barış görüşmelerinin desteklenmesi gerektiğini belirten Özdemir; silahların susmasını, çatışmasızlığın kalıcı hâle gelmesini ve demokratik, eşitlikçi bir toplumsal barışın kurulmasını istediklerini söyledi.</p>

<p>Barışın yalnızca savaşın sona ermesi olmadığını ifade eden Özdemir, “Barış; eşitlik, özgürlük, demokrasi ve adalettir. Halkların kendi kimlikleri, dilleri ve kültürleriyle özgürce yaşayabilmesidir. Barış mücadelesi ekmek, demokrasi ve emek mücadelesidir” dedi.</p>

<p>Özdemir, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli çalışma, adil vergi sistemi, halktan ve emekten yana bütçe, nitelikli kamu hizmeti, sendikal haklar, demokrasi ve barış için örgütlü mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.</p>

<p>Konuşmasını “Hak verilmez, mücadeleyle alınır. Örgütlüysek güçlüyüz, birlikteysek kazanırız” sözleriyle tamamladı.</p>
</section>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ooqO9IPphyY" title="Musa Özdemir, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<h3><strong>Mesut Balcan: “KESK, emek rejimine yönelik saldırıların önündeki en büyük engellerden biridir”</strong></h3>

<p>Dünyada ve bölgemizde militarizm hat safhadadır. Bir asker yaşamını yitirdiğinde, fabrikalarda ne kadar güçlü bir emek mücadelesi yürütülürse yürütülsün bu mücadele geri planda kalıyor ve görünmez hâle geliyor. PTT’de yaşanan önemli bir sorun toplumun gündeminde yeterince yer bulmuyor. Bir gerillanın cenazesi geldiğinde ya da bir annenin yüreği yandığında ise bizler yalnızca maaşları mı konuşacağız?</p>

<p>Böyle dönemlerde emek mücadelesi ikinci gündem hâline geliyor. Toplumdaki genel yaklaşım da ne yazık ki bu yöndedir. Bu nedenle barış ve demokratik toplum süreci, emekçiler açısından da son derece önemlidir.</p>

<p>Dikkat ederseniz çatışmaların yaşanmadığı dönemlerde fabrikalardaki, madenlerdeki ve diğer işkollarındaki eylemler daha görünür hâle geliyor. İktidarlar da emek mücadelesinin görünür olmasından rahatsız oluyor. Belki de süreci yavaşlatmalarının temel nedenlerinden biri budur.</p>

<p>Sendikal mücadeleden söz ederken maden ve tekstil işçilerinin direnişlerini gündeme getiriyoruz. Ancak KESK Merkez Yürütme Kurulu üyemiz ve Toplu İş Sözleşmesi-Hukuk Sekreterimiz sekiz aydır tutuklu bulunuyor.</p>

<p>KESK olarak şunu açıkça ifade ediyoruz: Toplumdaki her bireyin siyaset yapma hakkı vardır. Biz bu anlayışı tüzüğümüze de yansıttık. Toplumsal mücadeleyi, evrensel ilkeleri, ekolojiyi, kadın mücadelesini ve seküler yaşamı tüzüğümüzün merkezine yerleştirdik. Bugün yaptığımız, tüzüğümüzün gereklerini yerine getirmektir.</p>

<p>İnanın, bu sendikalar olmasaydı iktidarın işi çok daha kolay olurdu. Diğer işçi örgütlenmelerinin önemli bir bölümü etkisiz hâle getirildi. Bugün KESK, iktidarın politikalarının önündeki en büyük engellerden biridir.</p>

<p>Emin Pazarcı’nın yazısını hepiniz biliyorsunuz. Bakanla ve AKP’li bürokratlarla yaptığı görüşmelere ilişkin yazısında, Memur-Sen’in istenilen sonucu elde edemediğinden söz ediliyor ve Kamu-Sen’den bu konuda destek istendiği anlatılıyordu. Burada amaç, toplu sözleşme adı altında bütün kamu emekçilerini belirli bir anlayışın içerisinde tutmaktır.</p>

<h3><strong>“Kazanımlarımızı anlatmakta yetersiz kalıyoruz”</strong></h3>

<p>Geçen hafta Karabük’teydim. Orada genç arkadaşlarla da konuştuk. Bizler; sosyalistler, yurtseverler ve demokratlar olarak kendimize karşı çok acımasız davranıyoruz. Olumlu bir dil kurmakta ve elde ettiğimiz kazanımları anlatmakta sorun yaşıyoruz.</p>

<p>Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikasının elde ettiği kazanımlardan bugün enerji ve maden alanında görev yapan bütün kamu emekçileri yararlanıyor. Bu haklardan yalnızca sendika üyeleri değil, işkolundaki bütün çalışanlar faydalanıyor. Çünkü o kazanımı KESK’e bağlı sendikamız elde etti.</p>

<p>12 Eylül darbesinin getirdiği tek tip kıyafet anlayışını çalışma yaşamında ortadan kaldıran sendika Eğitim Sen’dir. Kamu emekçilerinin kıyafet serbestisi, Eğitim Sen’in mücadelesiyle elde edilmiş bir kazanımdır. Eğitim Sen bu mücadeleyi yürüttüğü için Memur-Sen de benzer bir karar almak zorunda kalmıştır.</p>

<p>Bugün Memur-Sen’e bağlı sendikaların örgütlü olduğu belediyelerde de AKP’li, MHP’li, İYİ Partili ya da diğer partilerden belediyelerde de toplu pazarlık yapılıyorsa bu, Tüm Bel-Sen’in mücadelesiyle elde edilmiş bir kazanımdır.</p>

<p>Biz bunları yeterince anlatmıyoruz. Oysa bunlar son derece önemli kazanımlardır.</p>

<p>Memur-Sen’in toplu sözleşme masasına oturduğu günden bu yana kamu emekçilerine mevcut haklarının üzerine yeni bir kazanım sağladığını görmedik. Kamu emekçilerine yalnızca enflasyon farkı ödeniyor ve bu durum kazanım gibi sunuluyor.</p>

<p>Bazı belediyelerde ise “sosyal belediyecilik” adı altında insanlar önce yardıma muhtaç hâle getiriliyor, ardından ayakkabı, bisiklet, kıyafet ve gıda dağıtılıyor. Bunlar emekçiler açısından kalıcı birer hak ve kazanım değildir.</p>

<h3><strong>“Emek rejimindeki değişiklikler önce bizim işkolumuzda uygulanıyor”</strong></h3>

<p>Basın, yayın, iletişim ve posta işkolunda emek rejimine yönelik değişiklikler ilk olarak bizim kurumlarımızda uygulanıyor.</p>

<p>Taşeronlaşmanın ilk başladığı dönemi hatırlıyorum. Biz yaşananları Eğitim Sen’de dile getiriyorduk. O günlerde Millî Eğitim ve sağlık alanlarında kaç taşeron işçi çalıştığını birçok kişi bilmiyordu. Biz ise hem o dönemde çalışanların sayılarını biliyorduk hem de bugün işkolumuzdaki istihdam biçimlerini yakından takip ediyoruz.</p>

<p>Taşeronlaşmanın ardından idari hizmet sözleşmeli çalışma modeli getirildi. PTT’de 2017’den bu yana personel alımları ağırlıklı olarak bu istihdam biçimi üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Türkiye’nin geliştiği ve dönüştüğü söyleniyor. Ancak emek rejimindeki dönüşüm; performansa dayalı çalışma, eşit işe eşit ücret ilkesinin ortadan kaldırılması ve çalışma saatlerinin esnekleştirilmesi biçiminde karşımıza çıkıyor. Bu dönüşüm ve artan emek sömürüsü doğrudan bizim yaşamımızı etkiliyor.</p>

<h3><strong>“PTT’deki yolsuzluk iddialarını gündeme taşıdık”</strong></h3>

<p>Arkadaşlarımızla sohbet ederken de konuştuk: Biz PTT’deki ve Türkiye Varlık Fonundaki yolsuzluk iddialarına itiraz ettik. Genel müdürlüklerde birden fazla maaş alan yöneticilerin kamu kaynaklarını kendilerine aktarmasına karşı çıktık. Kamu hazinesinin belirli yöneticiler ve çevreler için bir gelir kaynağı gibi görülmesini kabul etmedik.</p>

<p>Halka ve emekçilere verilmesi gereken kaynakların yolsuzluk iddialarıyla ya da farklı harcama kalemleri altında kullanılmasına itiraz ettiğimiz için PTT’nin durumu kamuoyunun gündemine taşındı.</p>

<p>PTT tarihindeki birçok işlem hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine soru önergeleri verildi. Satılan her lojman ve konukevi haberleştirildi, Mecliste tartışıldı. Milletvekilleri, PTT Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlıklar arasında ciddi tartışmalar yaşandı.</p>

<p>Ancak yaşanan sorunların sorumluluğu yöneticilerde değilmiş gibi gösterildi. Bunun yerine personel giderlerinin yüksek olduğu ileri sürüldü ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında çalışan personel gözden çıkarılmaya başlandı.</p>

<p>Çünkü 399 sayılı KHK’ye tabi çalışanlar, hakları ve görev tanımları mevzuatla daha belirgin biçimde güvenceye alınmış personeldi. İdarenin her talebini sorgulamadan yerine getirmek yerine, “Ben kanunun dışına çıkmam ve görevimi mevzuata uygun biçimde yaparım” diyebiliyorlardı.</p>

<p>Örneğin bir personele mevzuatta belirlenen sayıdan daha fazla tebligat dağıtması söylendiğinde buna itiraz edebiliyordu. Buna karşılık idari hizmet sözleşmeli ya da taşeron personel üzerinde daha esnek ve güvencesiz bir çalışma düzeni kurulabiliyordu. Bu nedenle ilk gözden çıkarılan istihdam biçimlerinden biri 399 sayılı KHK’ye tabi personel oldu.</p>

<h3><strong>“İdari hizmet sözleşmesine karşı bütün maddeler üzerinden mücadele ediyoruz”</strong></h3>

<p>Bugün idari hizmet sözleşmeli çalışan arkadaşlarımızın durumunu bu sürecin devamı olarak değerlendirmek gerekir. Önümüzde hem bu istihdam biçimine hem de performans sistemine karşı yürütmemiz gereken önemli bir mücadele bulunuyor.</p>

<p>Haber-Sen olarak performans uygulamalarına ve idari hizmet sözleşmesinin hükümlerine ilişkin gelişmeleri düzenli biçimde kamuoyuyla paylaşıyoruz. İdari hizmet sözleşmesindeki düzenlemelere madde madde itiraz eden ve bunlara karşı davalar açan başka bir sendika bulunmuyor.</p>

<p>Haber-Sen, basın, yayın, iletişim ve posta emekçilerinin haklarını korumak için hukuki ve sendikal mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir.</p>

<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/zhpCjvKS4TQ" title="Mesut Balcan, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></h3>

<h3><strong>Mustafa Eser Demirçin: “Haber-Sen’e daha güçlü destek vermeliyiz”</strong></h3>

<p>Tarım Orkam-Sen ve KESK olarak bugüne kadar Haber-Sen’li arkadaşlarımızın yanında durmaya çalıştık. Bundan sonraki süreçte de dayanışmamızı aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi düşünüyorum.</p>

<p>Gönül isterdi ki KESK’e bağlı diğer sendikalardaki arkadaşlarımız da bugün burada olsun ve bu genel kurulu daha geniş bir katılımla gerçekleştirelim. Çünkü yürüttüğümüz mücadele son derece değerli ve kutsal bir mücadeledir.</p>

<p>Hepimizin Haber-Sen 8 No’lu Şubeye elimizden gelenden daha fazla destek vermesi gerekiyor. Tarım Orkam-Sen Adana Şubesi olarak bu konuda öz eleştirimizi de yapmak isterim.</p>

<p>Haber-Sen denildiğinde benim aklıma ilk olarak iletişim geliyor. Bu iletişim görsel, yazılı ya da sözlü olabilir. Ancak maalesef Türkiye’de ve içinde bulunduğumuz coğrafyada insanların iletişim kurma hakkı sürekli engelleniyor. Yazılı, görsel ve sözlü iletişim kanallarına yönelik müdahaleler, aynı zamanda insanların temel haklarına yönelik müdahalelerdir.</p>

<p>Otuz-kırk yıldır bu kürsülere çıkan insanların en sık kullandığı cümle, “Çok zor bir süreçten geçiyoruz” oluyor. Bugün de ne yazık ki aynı cümleyi kuruyoruz. Gidişat değişmezse bundan 20-30 yıl sonra da benzer değerlendirmelerin yapılacağını düşünüyorum.</p>

<p>Türkiye’de liderler ve hükümetleri yöneten isimler değişiyor; ancak kapitalist sistemin anlayışı değişmiyor. Halkı baskı altına alan, susturan ve bir parça ekmeğe muhtaç ederek yönetmeye çalışan anlayış devam ediyor. Maalesef bu yaklaşım zaman zaman kendisini solda tanımlayan kesimlerde de görülebiliyor. Sağ siyasetin tutumunu ise zaten biliyoruz.</p>

<p>KESK bütünlüğü içerisinde, Haber-Sen 8 No’lu Şubede yeni dönemde yönetici olacak arkadaşlarımızla, üyeliklerini sürdürecek olanlarla ve ileride tarım, eğitim, sağlık ya da belediye hizmetleri gibi farklı işkollarında görev yapacak arkadaşlarımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bunun sözünü bu kürsüden verebiliriz.</p>

<p>Çünkü biz kadın haklarına, çocuk haklarına, insan haklarına, demokrasiye ve barışa sahip çıkan bir örgütüz. Mücadele geleneğimiz bize bunu gösteriyor. Bu değerleri bizden sonra gelecek kuşaklara da doğru ve güçlü bir biçimde aktarmamız gerekiyor. Değerli başkanlarımız da konuşmalarında bu konulara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundular.</p>

<p>Aylardır tutuklu bulunan İbrahim arkadaşımıza da bu kürsüden selamlarımı gönderiyorum.</p>

<p>Sözlerimi daha fazla uzatmadan, Haber-Sen 8 No’lu Şubenin yeni döneminde görev üstlenecek bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/neBkcwBwi6g" title="Mustafa Eser Demirçin, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<h3><strong>EMEP GYK Üyesi Halil İmrek: “Emek ve demokrasi mücadelesi birlikte yürütülmeli”</strong></h3>

<p>Emek Partisi olarak sendikal hareketi desteklemeyi, büyütmeyi ve sendikaların yanında olmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz.</p>

<p>Buradaki asıl mesele şudur: Türkiye’de demokrasi ve siyaset mücadelesi ile emek mücadelesi maalesef birbirinden ayrı ele alınıyor. İşçilerin, emekçilerin ve kamu emekçilerinin sendikasız bırakılması bir demokrasi sorunu olarak görülmüyor. Oysa Türkiye’de işçilerin ve emekçilerin böylesine örgütsüz olması, ülkenin en önemli demokrasi sorunlarından biridir.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl Emek Partisi olarak “Barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş” kampanyasını başlattık. İki milletvekilimizin Mecliste yürüttüğü çalışmalar sonucunda CHP’nin —bugünkü adıyla Yeni Parti’nin— ve DEM Parti’nin de aralarında bulunduğu muhalefet partilerinden 178 milletvekilinin imzasıyla bir kanun teklifi sunduk. Bu teklifi, diğerlerinden farklı olarak 50 bin işçinin imzasıyla Meclise taşıdık.</p>

<p>Türkiye’de kayıtlı 17 milyondan fazla işçi bulunuyor. Bunların yalnızca yaklaşık 2,5 milyonu sendika üyesi. Gerçek anlamda toplu iş sözleşmesinden yararlanabilenlerin oranı ise yüzde 7-8 düzeyinde kalıyor. Resmî sendikalaşma oranı yaklaşık yüzde 13 görünse de sahadaki tablo çok daha ağırdır.</p>

<p>Geçtiğimiz günlerde Osmaniye’de partimizin ilk kongresini gerçekleştirdik. Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nde 119 fabrikada yaklaşık 13 bin 500 işçi çalışıyor. Ancak bunların içerisinde yalnızca Yücel Boru’da sendikal örgütlülük bulunuyor. Bölgede sendikal örgütlülük yok denecek kadar düşük bir düzeydedir.</p>

<p>Bugün yaşadığımız bütün sorunları gerçekten çözmek, işçiler ve emekçiler lehine bir değişim yaratmak istiyorsak mücadelemizin ağırlık noktasını doğru belirlemeliyiz. Kamu emekçilerinden sanayi işçilerine kadar bütün çalışanların örgütlenmesi, sendikalı hâle gelmesi ve sendikal mücadelenin büyütülmesi gerekiyor.</p>

<p>Türkiye’de ve bölgede yaşadığımız sorunları üç temel başlık altında değerlendirebiliriz. Birincisi, iktidarın baskı politikalarıdır. Sanatçıların, stand-up gösterisi yapanların, sendikacıların, belediye başkanlarının ve siyasetçilerin tutuklandığı; seçilmişlerin görevden alındığı ve belediyelere kayyum atandığı bir dönemden geçiyoruz.</p>

<p>İkinci temel sorun, ucuz emek sömürüsüdür. Üçüncüsü ise bölgemizi ve dünyayı kuşatan savaş politikalarıdır. Bu nedenle barış mücadelesi de önümüzdeki temel görevlerden biridir.</p>

<p>Ucuz emek sömürüsüne ilişkin tabloyu Musa Başkan ayrıntılı biçimde anlattı. Açıklanan Orta Vadeli Program, aslında iktidarın ekonomik alandaki savaş stratejisidir. Bu programın merkezinde ucuz emek sömürüsü, emeklilerin kazanılmış haklarının budanması, kıdem tazminatının gasbedilmesinin yeniden gündeme getirilmesi ve özelleştirmeler bulunuyor.</p>

<p>Kamu hizmetleri kısıtlanıyor, kamu kaynakları satılıyor. Köprülerden otoyollara, madenlerden suya ve toprağa kadar halkın sahip olduğu bütün varlıklar sermayeye devrediliyor. Siz kamu emekçileri, bu politikaların sonuçlarını doğrudan yaşıyorsunuz.</p>

<p>Emek Partisi olarak bütün bu saldırılara karşı birleşik mücadeleyi savunuyoruz. Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik ve barışçıl çözümünden muhalefete yönelik baskılara, belediyelere kayyum atanmasından ucuz emek sömürüsüne kadar yaşanan bütün sorunlara karşı ortak bir mücadele hattı kurulmalıdır.</p>

<p>Bu mücadelenin işçilerin üretimden gelen gücüne dayanması ve gerektiğinde genel eylem çizgisinde ilerlemesi gerekir. 19 Mart eylemlerinde büyük bir toplumsal hareket ortaya çıktı. Ancak bu hareket ağırlıklı olarak boykot ve tüketimden gelen gücün kullanılmasıyla sınırlı kaldı. İşçi ve emekçiler, üretim alanlarından bu sürece yeterince katılamadı.</p>

<p>İşçilerin ve emekçilerin örgütlendiği birleşik bir mücadele oluşturabilirsek bu saldırıları ancak o zaman püskürtebiliriz. Burada hiç kimsenin “Benim yaram ve acım daha büyük, herkes benim etrafımda toplansın” dememesi gerekir. Böyle bir yaklaşım gerçekçi değildir.</p>

<p>Bütün bu sorunları yaratan kapitalist düzene ve iktidarın baskılarına karşı DEM Parti, Yeni Parti, Emek Partisi, TİP, sendikalar, demokratik örgütler, Aleviler, kadınlar ve gençler olarak birleşik bir hareket yaratabilirsek saldırıları püskürtebilir ve yeni kazanımlar elde edebiliriz.</p>

<p>Haber-Sen 8 No’lu Şube Genel Kurulu’nun emek ve demokrasi mücadelesini büyüteceğine inanıyor, hepinize teşekkür ediyorum.</p>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cSySxXTMPzg" title="Halil İmrek, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<h3><strong>Yaşar Gökoğlu: “12 Eylül’ün en büyük kötülüğü değiştirme umudunu hedef almasıydı”</strong></h3>

<p>İnanması güç gelebilir ama 12 Eylül öncesinde toplumun bütün kesimleri hareketliydi. Değişim, elimizi uzatsak tutacakmışız kadar yakın görünüyordu. Kapitalizm denilen bu mantıksızlığa son vereceğimize gerçekten inanıyorduk.</p>

<p>Örgütlenmesi en zor kesimlerden biri olan küçük üreticiler bile gösteriler ve mitingler düzenliyordu. Ardından işkenceler, ölümler ve cezaevleri geldi. Ancak 12 Eylül’ün yaptığı en büyük kötülük, umudumuzu ve toplumu değiştirme inancımızı elimizden almaya çalışmasıydı. Bana göre toplumda en derin izi bırakan da budur.</p>

<p>Bugün bu kötülüğün katlanarak devam ettiğini düşünüyorum. Peki, umudumuz var mı? Seçimler yoluyla iktidarı değiştirme umudu varmış gibi görünüyor. Yerel seçimlerde Üsküdar’da ve başka birçok yerde halkın iradesinin nasıl değişim yarattığını gördük. Ancak geçmişte sahip olduğumuz değiştirme umudu bundan çok daha güçlüydü.</p>

<p>Marx’ın bir sözü vardı: “Hükümet, sermaye sınıfının ortak işlerini yöneten bir kuruldur.” Biz, 12 Eylül’den önce böylesine büyük bir mantıksızlığı değiştirebileceğimize güçlü biçimde inanıyorduk. Bugünkü umudumuza baktığımda, 12 Eylül’ün en büyük kötülüğünün değiştirme irademizi ve umudumuzu elimizden almaya çalışması olduğunu bir kez daha görüyorum.</p>

<p>Ben de bu genel kurula, sözünü ettiğim umudu yeniden yaşatacak sizleri tanımak için geldim. Burada bulunmaktan ve sizlerle tanışmaktan büyük memnuniyet duydum.</p>

<p>Adana Ekoloji Platformu adına söz aldığım için ekolojik kriz ve çalışma yaşamı arasındaki ilişkiye dair de birkaç noktayı vurgulamak istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, haziran ve temmuz aylarında İspanya, Yunanistan ve ağırlıklı olarak Fransa’yı etkileyen, uzun süre dağılmayan sıcak hava dalgası nedeniyle 30 bin kişi yaşamını yitirdi. Bu, herhangi bir basın kuruluşunun ileri sürdüğü rastgele bir sayı değil; Dünya Sağlık Örgütünün açıkladığı ciddi bir veridir.</p>

<p>Bu koşullar karşısında Yunanistan, İspanya ve bazı diğer ülkelerde öğlen saat 12.00 ile 16.00 arasında çalışmaya sınırlama getiren düzenlemeler kabul edildi ve uygulamaya konuldu.</p>

<p>Adana’da ise sıcaklığın 40 derecenin üzerine çıktığı günlerde PTT dağıtıcılarını ve kuryeleri sokakta görüyorum. İnsanların dışarıya çıkmaya çekindiği saatlerde onlar kapı kapı dolaşarak çalışıyor. Bu durum, başta Haber-Sen olmak üzere bütün sendikaların mücadele etmesi gereken önemli bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunudur.</p>

<p>12 Eylül’e ilişkin bir noktayı daha ifade etmek istiyorum. İktidar mensupları da 12 Eylül’e karşı olduklarını söylüyor. Dün üç AKP yetkilisinin 12 Eylül’ün ne kadar kötü olduğuna ilişkin açıklamalarını dikkatle dinledim. Bu gerçekten inanılması güç bir durumdur. Yaklaşık 25 yıldır iktidarda bulunuyorlar; ancak 12 Eylül düzenini kurumsallaştırarak yaşatmaya devam ediyorlar.</p>

<p>12 Eylül öncesinde emekçi kesimlerin millî gelirden aldığı pay yüzde 40 düzeyindeydi, hatta yüzde 42-43’e kadar çıkmıştı. İşçilerin, emekçilerin, küçük üreticilerin ve bütün çalışanların millî gelirden aldığı pay bugün yüzde 24’e kadar geriledi. Buna karşılık milyoner sayısının en fazla arttığı ülkelerden biri Türkiye’dir. En fazla kazananlarla en az kazananlar arasındaki gelir farkı bakımından da Türkiye dünyanın en kötü durumdaki ülkeleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Böyle bir tablonun sorumluları 12 Eylül’ü eleştirmeye kalkıyor. İktidarın başındaki isim, geçmişte patronlarla yaptığı bir toplantıda, “Daha ne yapmamızı istiyorsunuz? Bütün grevleri sizin için erteliyoruz” demişti. Bunların hepsi hafızamızdadır. Buna rağmen 12 Eylül karşıtı açıklamalar yapılması, toplumun aklıyla alay etmektir.</p>

<p>Genel kurulumuza başarılar diliyorum. Bu hayat devam ettiği sürece nerede ve hangi statüde çalışırsak çalışalım emeğimizi ortaya koymak zorundayız. Devlet memuru, işçi ya da geçici statüde olabiliriz; ancak hepimiz çalışanların birliği için yan yana gelmeliyiz.</p>

<p>Demokrasi, daha güzel bir yaşam ve bu akıl dışı sömürü düzenine son vermek için mücadeleyi hep birlikte sürdüreceğiz. Teşekkür ederim.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Ty9XuRqtrYc" title="Yaşar Gökoğlu, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<section dir="auto">
<h3><strong>Av. Yasemin Dora Şeker: “Sendikal mücadele aynı zamanda insan hakları mücadelesidir”</strong></h3>

<p>Bugüne kadar emek veren bütün arkadaşlara teşekkür ediyor, bundan sonra görev üstlenecek arkadaşlara başarılar diliyorum.</p>

<p>Sendikal hareket, sendikal faaliyet ve sendikal mücadele aynı zamanda bir insan hakları mücadelesidir. Sendikalar; işçilerin ve emekçilerin temel haklarını, özlük haklarını ve yaşamları boyunca sahip olmaları gereken hakları koruyan bir mücadele yürütür. Bu nedenle sendikal mücadeleyi insan hakları mücadelesinden ayrı değerlendiremeyiz.</p>

<p>Elbette 12 Eylül’e değinmeden geçmemek gerekir. Yaşar Bey’in de çok güzel ifade ettiği gibi, umut hiçbir zaman tükenmemelidir. Toplumsal muhalefeti tırpanlama aracı olarak kullanılan 12 Eylül darbesinin etkileri hâlâ devam ediyor. Aslında 46 yıldır devam eden bir darbe anlayışıyla yaşıyoruz. Bu anlayışın sona ermesi için bizler, umudunu tüketmeyenler olarak hak mücadelesi veriyoruz.</p>

<p>Yürüttüğümüz mücadele yalnızca insan haklarıyla sınırlı değildir. Doğanın, bütün canlıların, dünyanın ve evrenin temel ihtiyaçlarına ilişkin söz kuran hak mücadelecileriyiz. Sendikal mücadele de bu bütünlüğün içerisinde son derece değerli ve kıymetlidir.</p>

<p>Umudumuzu tüketmeden, birlikte hareket ederek, birlikte mücadele ederek ve her koşulda birbirimize destek olarak bu umudu büyütebiliriz. İnsan hakları mücadelesi bitmeyen bir mücadeledir. Bu mücadele, hak arayan bütün kesimleri ve mücadelenin tüm alanlarını kapsar.</p>

<p>Dün gece birçok LGBTİ+ örgütüne yönelik operasyonlar gerçekleştirildi ve onlarca kişi gözaltına alındı. Gece saat 01.00’den sabaha kadar gelişmeleri takip etmek durumunda kaldık. Çünkü sürekli bir mücadele alanındayız; hak ihlallerini takip etmek, yaşananları izlemek ve hak mücadelesi yürütenlerle dayanışmak zorundayız.</p>

<p>Gerçekleştirilen operasyonlarla hak mücadelesi verenlerin iletişim ağları ve sosyal medya mecraları hedef alındı. Onlarca kişi gözaltına alınırken dijital iletişim kanallarına erişim engelleri getirildi.</p>

<p>Haber-Sen’in iletişim alanını bilen ve bu alanda örgütlü mücadele yürüten bir sendika olarak yaşananlara karşı güçlü bir dayanışma göstereceğine inanıyorum. Eğer bunlara ses çıkarmazsak umudu büyütme şansımız kalmaz.</p>

<p>Sürekli teyakkuz hâlinde bulunmak ve kesintisiz bir mücadele alanında durmak hepimiz için zor olsa da birlikte hareket etmek zorundayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel kurulumuza bir kez daha başarılar diliyor, yeni dönemde görev yapacak arkadaşlarımıza güç ve enerji temenni ediyorum.</p>
</section>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/58E7bG91k08" title="Av. Yasemin Dora Şeker, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<h3><strong>Gülcan Aydın: “Kadınların sesiyle, gücüyle ve sözüyle mücadeleyi büyüteceğiz”</strong></h3>

<p>İçinde bulunduğumuz düzen; emeği değersizleştiren, doğayı talan eden, kadınları yok sayan ve toplumu güvencesizliğe mahkûm eden bir rejimi kurumsallaştırmıştır.</p>

<p>Barış görüşmelerinin gündeme geldiği bu süreçte seçilmiş belediye başkanlarının hukuka aykırı biçimde görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması; sivil toplum temsilcileri ile gazetecilerin baskı altında tutulması, yaşanan çöküşün siyasal boyutunu gözler önüne sermektedir.</p>

<p>Diğer taraftan, her geçen gün daha fazla yoksullaşan ve en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan emekçilerin sırtından belirli çevrelere kaynak aktarılmakta, ülkenin varlıkları talan edilmektedir. Kamu hizmetleri tasfiye edilerek yurttaşlar birer müşteriye dönüştürülmektedir. Kamu emekçileri ise baskı, angarya ve liyakatsiz yöneticilerin keyfî uygulamaları altında ezilmektedir.</p>

<h3><strong>“Kadınlar açısından bu düzen iki kat daha yakıcı”</strong></h3>

<p>Kadınlar açısından bu düzenin sonuçları iki kat daha yakıcıdır. Kadınlar hem iş yerlerinde hem de sokakta şiddetin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin hedefi olmakta; sendikal alanda da görünür olabilmek için mücadele etmektedir.</p>

<p>PTT ve TRT gibi kurumlarda çalışan kadın emekçilerin sorunları giderek derinleşmektedir. Artan iş yükü, bakım emeğinin kadınların üzerine bırakılması, mobbing, cinsiyetçi görev dağılımı ve güvencesizlik, kadınların çalışma yaşamına katılımını sınırlandırmaktadır.</p>

<p>Kadınlar emeklerini ve onurlarını korumak için direnmeye devam ediyor. Bizler de bu mücadeleyi kadınların sesi, gücü ve sözüyle büyütmekte kararlıyız.</p>

<p>Sendikamız içerisinde de toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için daha fazla yol almamız gerektiği açıktır. Kadınların sendikal faaliyetlerde, yönetimlerde ve karar alma süreçlerinde daha güçlü ve eşit biçimde yer almasını sağlamalıyız.</p>

<h3><strong>“Kadınları güvencesizliğe mahkûm eden politikalara karşıyız”</strong></h3>

<p>“Aile Yılı” gibi uygulamalarla kadınların emeğini görünmez hâle getiren politikalara karşı çıkıyoruz. Kadınlara önerilen yarı zamanlı çalışma, eksik ücret ve eksik sigorta uygulamaları; kadınları yoksulluğa, iş güvencesizliğine ve geleceksizliğe mahkûm etmektedir.</p>

<p>Bu karanlık tablo karşısında susmak, seyirci kalmak ya da mevcut durumu kabullenmek bizim açımızdan mümkün değildir. Mücadelemiz eşitlik, adalet, barış, özgürlük ve güvenli bir yaşam içindir.</p>

<p>Bu bilinçle her iş yerinde, her sokakta ve bulunduğumuz bütün platformlarda daha güçlü bir biçimde örgütlenmemiz gerekiyor.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AawlU5ODMbU" title="Gülcan Aydın, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<h3><strong>Ahmet Aydoğan: “Haber-Sen kimliği büyük bir sorumluluk taşır”</strong></h3>

<p>Uzun yıllardır bu sendikanın fiilî üyesi ve aktivistiyim; çeşitli dönemlerde yönetimlerinde de görev aldım. Bugün buraya özellikle bundan sonra Haber-Sen’in bayrağını taşıyacak dostlara ve yoldaşlara birkaç söz söylemek için çıktım.</p>

<p>Önümüzde iki seçenek var, üçüncü bir seçenek yok: Ya onurlu yaşayacağız ya da onurumuzdan vazgeçeceğiz.</p>

<p>Haber-Sen ve KESK’in tüzükleri masa başında yazılmadı. Bu tüzükler sokaklarda, eylem alanlarında ve kamu hizmeti verilen iş yerlerinde fiilen mücadele edilerek oluşturuldu.</p>

<p>Kamu-Sen ve Memur-Sen’e bağlı sendikaların tüzüklerine baktığınızda yöneticilere ödenecek ücretler ve ödeneklerle ilgili çok sayıda hüküm görürsünüz. Örneğin bazı sendikaların tüzüklerinde genel başkanın müşavir maaşı düzeyinde ücret alabileceği belirtilir.</p>

<p>Haber-Sen’de ise genel başkanın aldığı ücret, kamu emekçisinin maaşı temel alınarak belirlenir. Bugün bazı konfederasyon ve sendikaların genel başkanlarının aldıkları ücretlerin 150 bin liraya ulaştığı ifade ediliyor. Üstelik aynı kişilerin birden fazla sendika ve konfederasyon yöneticiliğini birlikte yürüttüğünü görüyoruz.</p>

<h3><strong>“Bu mücadele yalnızca PTT emekçilerinin mücadelesi değildir”</strong></h3>

<p>Yeni dönemde görev üstlenecek arkadaşlarımıza açıkça söylemek istiyorum: Biz hiçbir yere gitmiyoruz. Genel Başkanımız da bunu ifade etti. Mücadelenin içinde kalmaya devam edeceğimizi göreceksiniz.</p>

<p>Bu kavga yalnızca PTT’de yürütülen ya da sadece Haber-Sen üyelerini ilgilendiren bir mücadele değildir. Bu; Kürt’üyle, Türk’üyle, Arap’ıyla, Çerkes’iyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Hristiyanıyla ve samimi dindarlarıyla bu topraklarda haksızlığa uğğa uğrayan herkesin mücadelesidir.</p>

<p>Haber-Sen ve KESK, saydığım bütün toplumsal kesimlerin haklarını kapsayan bir mücadele hattına sahiptir.</p>

<p>Peki, neden yeterince üye yapamıyoruz? Eğer Norveç gibi sendikal hakların güvence altında olduğu bir ülkede yaşasaydık, üyelik meselesi böylesine yapısal bir sorun hâline gelmezdi. İnsanlar istedikleri sendikaya hiçbir baskı görmeden, özgürce üye olabilirdi.</p>

<p>Türkiye’de, özellikle KESK bünyesinde sendikal mücadele yürütmenin bu kadar zor ve meşakkatli olmasının nedeni, iktidarların rejim anlayışıyla doğrudan bağlantılıdır. İktidarın niteliği neyse, sendikal mücadele yürütenlere yönelik yaklaşım da buna göre şekilleniyor. İnsanlar baskıya, haksızlığa ve ayrımcılığa maruz bırakılıyor.</p>

<h3><strong>“Haber-Sen’li ve KESK’li olmaktan her zaman onur duydum”</strong></h3>

<p>Ben Haber-Sen’li ve KESK’li olmaktan her zaman onur duydum. Mücadelemizden heyecan aldım. Elbette zorlandığım ve öfkelendiğim dönemler de oldu. Sürgünde tek başıma kaldığım ve hıçkıra hıçkıra ağladığım günler yaşadım.</p>

<p>Ancak beni ayakta tutan, bu sendikanın ödediği bedeller, savunduğu ilkeler ve yıllar boyunca biriktirdiğimiz mücadele deneyimi oldu. Benim de herkes gibi duygularım ve bir ailem var. Buna rağmen bizi biz yapan değerlerden ve mücadelemizden vazgeçmedik.</p>

<p>Haber-Sen’in bayrağını bundan sonra taşıyacak arkadaşlarımızdan bir ricam var: Bir gün dahi olsa, hiçbir idarecinin karşısında boyun eğmeyin. Çünkü bir kez boyun eğildiğinde bunun devamı gelir.</p>

<p>İdarecilerle laubali ya da sendikal kimliğe zarar verecek ilişkiler kurmayın. Haber-Sen ve KESK yöneticisi olmanın taşıdığı kimlik ağırdır; sorumluluğu ve vebali büyüktür. İdareciler karşısındaki tutumumuz da bu sorumluluğa uygun olmalıdır.</p>

<h3><strong>“Deneyimli üyeler Haber-Sen’in yanında olmaya devam edecek”</strong></h3>

<p>Yeni yönetimde görev üstlenecek arkadaşlarımız kendilerini yalnız hissetmesin. Seval, İbrahim, Mehmet, Celal, Gülcan Aydın, Yusuf Akat, Bahri ve diğer bütün arkadaşlarımız Haber-Sen’in yanında, yeni yönetimle kol kola olmaya devam edecek.</p>

<p>“399’lular gitti, artık yalnız kaldık” diye düşünmeyin. Böyle bir şey olmayacak. Bunun sözünü açıkça veriyorum. Haber-Sen’in önceki dönemlerinde görev yapanlar, deneyimlerini ve dayanışmalarını yeni yönetimden esirgemeyecek.</p>

<p>Bu topraklar mutlaka selamete kavuşacaktır. Belki yalpalamalar ve geriye gidişler yaşanacak; ancak bu ülkenin haysiyetli insanları, bütün fırtınalara rağmen o gemiyi güvenli bir limana ulaştıracaktır.</p>

<p>Asıl mesele yalnızca limana ulaşmak değildir. Önemli olan, o limana doğru ilerlerken bütün süreci haysiyetli ve onurlu bir biçimde yaşayabilmektir.</p>

<p>Son süreçte 399 sayılı KHK’ye tabi 39 arkadaşımız kurumdan ayrıldı; ancak hiçbiri sendikadan istifa etmedi. Bu tutum bize büyük bir onur verdi. Biz de sizlerin varlığıyla onur duyuyoruz.</p>

<p>Bu onurumuz bir ağaç gibi kök salsın, bir orman gibi büyüsün. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="665" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZM1qjOegVlY" title="Ahmet Aydoğan, Haber-Sen 8 No'lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Konuştu." width="1183"></iframe></p>

<p><strong>Kadrolu-sözleşmeli ayrımına karşı birlik çağrısı</strong></p>

<p>Konuşmalarda çalışanların kadrolu-sözleşmeli, beyaz yakalı-mavi yakalı ve sendikalı-sendikasız biçiminde ayrıştırılmasına karşı ortak örgütlenme çağrısı yapıldı.</p>

<p>Sendikal örgütlenmenin önündeki hukuki ve fiilî engellerin kaldırılması, toplu sözleşme hakkının gerçek anlamda güvenceye alınması ve kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması istendi.</p>

<p>Sendikanın yalnızca bir tabela olmadığı belirtilerek, çalışanların haklarını koruyabilecek temel gücün örgütlülük ve dayanışma olduğu vurgulandı.</p>

<h3><strong>Barış mücadelesi emek mücadelesinden ayrı değil</strong></h3>

<p>Genel kurulda dünyada ve Türkiye’de barış talebi de güçlü biçimde dile getirildi. Savaşların, çatışmaların, ölümlerin ve toplumsal acıların son bulması istendi.</p>

<p>Türkiye’de yürütülen barış görüşmelerinin desteklenmesi, silahların susması ve çatışmasızlığın kalıcı hale getirilmesi gerektiği belirtildi. Demokratik, eşitlikçi ve özgür bir toplumsal barışın kurulmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Barışın yalnızca savaşın olmaması anlamına gelmediği; eşitlik, özgürlük, demokrasi, adalet ve halkların kendi kimlikleri, dilleri ve kültürleriyle özgürce yaşayabilmesi anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p>Savaşın ekonomik ve toplumsal bedelini emekçilerin ödediği belirtilerek, barış mücadelesinin aynı zamanda ekmek, demokrasi ve emek mücadelesi olduğu kaydedildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 13 At 13.31.52" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-13-at-133152.jpeg" width="2048" /></p>

<h3><strong>Yeni dönem organları seçildi</strong></h3>

<p>Konuşmaların ardından Haber-Sen 8 No’lu Şubenin yeni döneminde görev yapacak organların seçimine geçildi.</p>

<p>Yönetim kurulunun asil ve yedek üyeleri, denetleme kurulunun asil ve yedek üyeleri, disiplin kurulu üyeleri ile üst kurul delegelerinin seçimi tamamlandı.</p>

<p>Genel kurul, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli çalışma, adil vergi sistemi, halktan ve emekten yana bütçe, nitelikli kamusal hizmet, sendikal haklar, demokrasi ve barış için ortak mücadelenin büyütülmesi çağrısıyla sona erdi.</p>

<blockquote>
<h3><strong>Celal Mönür, Haber-Sen 8 No’lu Şube Başkanı Oldu</strong></h3>
</blockquote>

<p>Haber-Sen 8 No’lu Şube’nin 2. Olağan Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçimlerin ardından Celal Mönür, şube başkanlığı görevine seçildi.</p>

<p>Mönür, yeni dönemde yönetim kuruluyla birlikte PTT, posta, basın, yayın ve iletişim emekçilerinin hakları için mücadele edecek. Genel kurulda şubenin yönetim, denetleme ve disiplin kurulları ile üst kurul delegeleri de belirlendi.</p>

<h2>Haber-Sen 8 No’lu Şube 2. Olağan Genel Kurulunda Seçilen Organlar</h2>

<h3>Yönetim Kurulu</h3>

<p><strong>Asil üyeler</strong></p>

<ol>
 <li>Celal Mönür</li>
 <li>Remzi Talayhan</li>
 <li>İbrahim Utku Şenocak</li>
 <li>Mehmet Kaya</li>
 <li>Salih Tümkaya</li>
 <li>Mustafa Emre Kekik</li>
 <li>Seval Okdem</li>
</ol>

<p><strong>Yedek üyeler</strong></p>

<ol>
 <li>Ali Yıldız</li>
 <li>Sinan Aslan</li>
 <li>Mehmet Dağ</li>
 <li>Mesut Taşdemir</li>
 <li>Hamide Kayan</li>
 <li>Yakup Taşar</li>
 <li>Yaşar Aktop</li>
</ol>

<h3>Denetleme Kurulu</h3>

<p><strong>Asil üyeler</strong></p>

<ol>
 <li>İbrahim Halil Okdem</li>
 <li>Cihat Ayyıldız</li>
 <li>Kadir Oksal</li>
 <li>Hanife Ayten</li>
 <li>Emrah Fitil</li>
</ol>

<p><strong>Yedek üyeler</strong></p>

<ol>
 <li>Tayfun Bulut</li>
 <li>Sait Alp</li>
 <li>Çağdaş Özkan</li>
</ol>

<h3>Disiplin Kurulu</h3>

<p><strong>Asil üyeler</strong></p>

<ol>
 <li>Funda Şah Çolak</li>
 <li>Dilek Azazoğlu</li>
 <li>Mehmet Dağ</li>
 <li>Aşık Hergül</li>
 <li>Selin Gül</li>
</ol>

<p><strong>Yedek üyeler</strong></p>

<ol>
 <li>Yeşim Akyüz</li>
 <li>Zeynep Can Ahrez</li>
 <li>Hakan Karpuzoğlu</li>
</ol>

<h3>Üst Kurul Delegeleri</h3>

<ol>
 <li>Celal Mönür</li>
 <li>Remzi Talayhan</li>
 <li>İbrahim Utku Şenocak</li>
 <li>Mehmet Kaya</li>
 <li>Salih Tümkaya</li>
 <li>Mustafa Emre Kekik</li>
 <li>Seval Okdem</li>
 <li>İbrahim Halil Okdem</li>
 <li>Ali Yıldız</li>
 <li>Sinan Aslan</li>
 <li>Cihat Ayyıldız</li>
 <li>Mesut Taşdemir</li>
 <li>Yaşar Aktop</li>
 <li>Hamide Kayan</li>
 <li>Rıdvan Altındere</li>
 <li>İbrahim Halil Yayıcı</li>
 <li>Hakan Karpuzoğlu</li>
 <li>Şükrü Akbulut</li>
 <li>Zeynel Abidin Harmancı</li>
 <li>Kadir Oksal</li>
 <li>Arif Öztürk</li>
 <li>Hanife Ayten</li>
 <li>Ertan Bertay</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/haber-sen-8-nolu-sube-2-olagan-genel-kurulu-adanada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-13-at-133131.jpeg" type="image/jpeg" length="98623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi: LGBTİ+’lara Yönelik Saldırılara Sessiz Kalmayacağız]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-parti-kadin-meclisi-lgbtilara-yonelik-saldirilara-sessiz-kalmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-parti-kadin-meclisi-lgbtilara-yonelik-saldirilara-sessiz-kalmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Kadın Meclisi, LGBTİ+ aktivistlerine yönelik gözaltılara tepki göstererek gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada, “LGBTİ+’lara yönelik saldırılara asla sessiz kalmayacağız” denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti Kadın Meclisi, LGBTİ+ derneklerini, hak savunucularını ve dijital yayın mecralarını hedef alan operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Gözaltı, arama, el koyma ve erişim engeli kararlarının kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, “Ailem Güvende” adı verilen operasyonun toplumsal yaşam üzerinde baskı kurmayı amaçladığı savunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Tekçi ve cinsiyetçi politikaların göstergesi”</h2>

<p>Operasyonun adının dahi yürütülen politikaların niteliğini ortaya koyduğu ifade edilen açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“‘Ailem Güvende’ isminin verildiği bu operasyon, adından da anlaşılacağı üzere toplumu tahakküm altına alma operasyonudur. Tekçi ve cinsiyetçi politikaların ısrarla sürdürüldüğünün açık bir kanıtıdır.”</p>

<p>Kadınların “güvenli” olarak tanımlanan ailelerin içerisinde her gün şiddete maruz bırakıldığına ve yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, farklı cinsel kimliklerin toplum açısından bir güvenlik sorunu olmadığı vurgulandı.</p>

<h2>“Asıl güvenlik sorunu şiddet, cezasızlık ve ayrımcılıktır”</h2>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi, kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarını tehdit eden temel sorunların şiddet, cezasızlık ve ayrımcılık olduğunu belirtti.</p>

<p>Açıklamada, hak savunucularının susturulması, nefret suçlarının körüklenmesi, yayınların engellenmesi ve örgütlenme özgürlüğünün hedef alınmasıyla toplumun güvenliğinin sağlanamayacağı kaydedildi.</p>

<h2>Adalet Bakanlığı’na sorumluluk çağrısı</h2>

<p>Adaletin belirli bir kişi ya da kesim için değil, herkes için geçerli olması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, Adalet Bakanlığı’na şu sözlerle çağrıda bulunuldu:</p>

<p>“Adalet Bakanlığı’nın görevi hak savunucularını, gazetecileri, LGBTİ+’ları ve demokratik örgütlenmeleri baskı altına almak değil; herkesin hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır.”</p>

<h2>“Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı”</h2>

<p>Toplumsal güvenliğin baskı ve yasaklarla sağlanamayacağı belirtilen açıklamada; eşitlik, özgürlük, adalet ve yaşam hakkının güvence altına alınmasının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>DEM Parti Kadın Meclisi açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:</p>

<p>“Bir arada, ortak ve eşit yaşamın savunucuları olarak LGBTİ+’lara yönelik saldırılara asla sessiz kalmayacağız. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır. Herkes için adalet, herkes için özgürlük, herkes için eşit yaşam!”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-parti-kadin-meclisi-lgbtilara-yonelik-saldirilara-sessiz-kalmayacagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/dem-parti-kadin.png" type="image/jpeg" length="93685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[JAPON DİPLOMAT ESKİŞEHİR’İN MÜZELERİNE HAYRAN KALDI]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Müzeleri Kompleksi, uluslararası sanat ve kültür buluşmalarına ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Japon Diplomat Tanabe Seiko’dan Eskişehir’in Müzelerine Övgü</h1>

<p><strong>Japonya Büyükelçiliği Kültür ve Halkla İlişkiler Bölümü diplomatlarından Tanabe Seiko, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Müzeleri Kompleksi’ni ziyaret etti. Origami sanatçısı Gökçen Atamgüç’ün “Kâğıttan Hayatlar” sergisini gezen Seiko, kentin müzecilik çalışmaları ve kültürel ortamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</strong></p>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Müzeleri Kompleksi, uluslararası kültür ve sanat buluşmalarına ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.</p>

<p>Japonya Büyükelçiliği Kültür ve Halkla İlişkiler Bölümünde görev yapan diplomat Tanabe Seiko, Kent Müzeleri Kompleksi’ni ziyaret ederek Eskişehir’in müzecilik çalışmaları ile kültür ve sanat yaşamını yakından inceledi.</p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (10)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-10.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>“Kâğıttan Hayatlar” sergisini gezdi</h2>

<p>Tanabe Seiko, ziyareti kapsamında origami sanatçısı Gökçen Atamgüç’ün “Kâğıttan Hayatlar” başlıklı kişisel sergisini gezdi.</p>

<p>Kâğıdın sanatsal bir anlatım aracına dönüştürüldüğü sergideki eserleri inceleyen Seiko’ya, çalışmaların ortaya çıkış süreci ve serginin içeriği hakkında bilgi verildi.</p>

<p>Ziyarette Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Dairesi Başkanı Sercan Kara, Müzeler Şube Müdürü Özden Yılmaz ve origami sanatçısı Gökçen Atamgüç de yer aldı.</p>

<h2>Origami sanatı Eskişehir’de hayat buldu</h2>

<p>Kâğıt katlama sanatı olarak bilinen ve Japon kültüründe önemli bir yere sahip olan origaminin farklı örneklerinin yer aldığı “Kâğıttan Hayatlar” sergisi, ziyaretçilere kâğıdın estetik ve yaratıcı anlatım olanaklarını gösteriyor.</p>

<p>Tanabe Seiko’nun sergiyi ziyaret etmesi, Japonya kökenli origami sanatı ile Eskişehir’in kültür ve sanat ortamını aynı buluşmada bir araya getirdi.</p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (9)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-9.jpeg" width="2560" /></p>

<h2>Kent Müzeleri Kompleksi’ni inceledi</h2>

<p>Japon diplomat, program kapsamında Kent Müzeleri Kompleksi bünyesindeki müze ve sergi alanlarını da gezdi.</p>

<p>Kompleksin sergileme anlayışı, kent tarihinin aktarılmasına yönelik çalışmaları ve farklı sanat disiplinlerine açılan alanları hakkında yetkililerden bilgi alan Seiko, sunulan kültürel atmosferden ve yürütülen müzecilik çalışmalarından duyduğu memnuniyeti ifade etti.</p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (8)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-8.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>Kültürel miras farklı sanatlarla buluşuyor</h2>

<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Kent Müzeleri Kompleksi’nde kentin kültürel mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının yanı sıra farklı sanat disiplinlerinin kent sakinleriyle buluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlenen sergiler ve etkinliklerle hem Eskişehir’in kültürel birikiminin görünür kılınması hem de yerel ve uluslararası sanatçılar arasında yeni buluşma alanları oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-7.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-5.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img alt="Japon Di̇plomat Eski̇şehi̇r’i̇n Müzeleri̇ne Hayran Kaldi (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eskişehir Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/japon-diplomat-eskisehirin-muzelerine-hayran-kaldi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/japon.png" type="image/jpeg" length="84019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tütün Ürünlerine Yeni Kısıtlamalar Yolda: 2040 Hedefi Taslakta]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tutun-urunlerine-yeni-kisitlamalar-yolda-2040-hedefi-taslakta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tutun-urunlerine-yeni-kisitlamalar-yolda-2040-hedefi-taslakta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen düzenleme taslağı; sigara paketlerinden satış yöntemlerine, park ve plajlardan restoranların açık alanlarına kadar kapsamlı değişiklikler öngörüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Taslakta, 1 Ocak 2040’tan itibaren tütün ürünlerinin satışının tamamen sona erdirilmesi hedefi de yer alıyor. Ancak düzenleme henüz yasalaşmış değil.</strong></h2>

<p>Türkiye’de tütün ve tütün ürünlerinin kullanımını azaltmaya yönelik yeni bir düzenleme hazırlığı gündemde. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen taslakta, sigara paketlerinin tek tip hâle getirilmesi, tütün ürünlerinin satış noktalarında görünür biçimde sergilenmemesi ve sigara kullanımının yasak olduğu açık alanların genişletilmesi planlanıyor.</p>

<p>Düzenlemenin eylül ayı içerisinde Cumhurbaşkanlığında yapılması planlanan toplantıda ele alınması, ardından ekim ayında AK Parti grubunun gündemine gelmesi bekleniyor. Teklifin kasım ayında önce TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, daha sonra Genel Kurulda görüşülmesinin planlandığı aktarılıyor.</p>

<p>Bununla birlikte söz konusu takvim ve maddeler henüz taslak aşamasında bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için teklif hâline getirilmesi, TBMM’de kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.</p>

<h2>Sigara paketlerinde standartlaşma planlanıyor</h2>

<p>Taslağın yasalaşması hâlinde sigara paketlerinin boyut ve biçimlerinin standartlaştırılması öngörülüyor. Paketlerde marka logosu ve sembollerin kullanımına son verilmesi de gündemdeki düzenlemeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu uygulamayla tütün ürünlerinin özellikle çocuklar ve gençler açısından dikkat çekiciliğinin azaltılması amaçlanıyor.</p>

<h2>Tütün ürünleri kapalı dolaplarda tutulacak</h2>

<p>Taslağa göre tütün ürünleri satış noktalarında dışarıdan görülemeyen kapalı dolaplarda bulundurulacak. Böylece market, büfe ve diğer satış noktalarında sigara paketlerinin doğrudan sergilenmesinin önüne geçilecek.</p>

<p>Satış sırasında alıcının yaşının elektronik sistem üzerinden doğrulanması da planlanıyor. Uygulamanın ayrıntıları ve hangi sistem üzerinden yürütüleceği ise düzenlemenin nihai hâliyle netlik kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Park, plaj ve spor alanları da kapsama alınacak</h2>

<p>Hazırlanan taslak, sigara kullanımının yasak olduğu açık alanların kapsamını genişletmeyi hedefliyor. Çocuk parkları, spor alanları ve plajların tamamen dumansız alan ilan edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve ibadethanelerin çevresinde uygulanan kısıtlamaların kapsadığı mesafenin genişletilmesi de gündemde bulunuyor.</p>

<p>Yeni düzenlemenin kabul edilmesi hâlinde sigara yasağı yalnızca kapalı alanlarla sınırlı kalmayacak; çocukların, gençlerin ve toplumun ortak kullandığı birçok açık alanı da kapsayacak.</p>

<h2>Restoran ve kafelerin açık alanlarında yeni dönem</h2>

<p>Taslakta restoran, kafe ve benzeri yeme-içme işletmelerine yönelik önemli değişiklikler de bulunuyor.</p>

<p>Sigara kullanımına yalnızca işletmenin toplam alanının yüzde 10’unu aşmayan, 20 metrekareden büyük olmayan, dışarıdan görünmeyen ve diğer bölümlerden ayrılmış alanlarda izin verilmesi planlanıyor. Sigara kullanımı için ayrılan bu bölümlerde yiyecek ve içecek servisi yapılmaması öngörülüyor.</p>

<p>Bu düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda restoran ve kafelerin bahçe, teras ve benzeri açık alanlarında mevcut sigara kullanım düzeni önemli ölçüde değişecek.</p>

<h2>Otellerde sigara kullananlara özel oda</h2>

<p>Otellerde ise sigara kullanan müşterilere ayrılmış özel odaların oluşturulması planlanıyor. Tütün ürünü kullanımının ortak alanlarda sınırlandırılması ve yalnızca belirlenen odalarda mümkün olması hedefleniyor.</p>

<p>Otel işletmelerine uygulanacak oranlar, teknik şartlar ve geçiş sürecinin taslağın nihai hâlinde açıklığa kavuşması bekleniyor.</p>

<h2>2040 tarihi kesinleşmiş bir yasak değil</h2>

<p>Taslakta yer alan en kapsamlı hedef, Türkiye’de tütün ve tütün ürünlerinin satışının 1 Ocak 2040’tan itibaren tamamen sona erdirilmesi.</p>

<p>Planlamaya göre bu tarihten itibaren tütün ve tütün ürünlerinin satışı ile başkalarına sunulmasının yasaklanması hedefleniyor. Ancak 2040 tarihi, yürürlüğe girmiş kesin bir yasak tarihi değil; hazırlık aşamasındaki taslakta bulunan uzun vadeli bir hedef niteliği taşıyor.</p>

<p>Taslağın içeriği Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar, siyasi parti grupları ve TBMM’de yapılacak değerlendirmeler sırasında değiştirilebilir. Bu nedenle kamuoyuna yansıyan maddelerin kesinleşmiş düzenlemeler olarak değil, yasama sürecine girmesi beklenen öneriler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. <a href="https://www.karar.com/guncel-haberler/tutun-urunlerinde-tam-yasak-icin-tarih-belli-oldu-yeni-kisitlamalar-2071593" rel="nofollow">KARAR’ın aktardığı taslak ayrıntıları</a></p>

<h2>Nihai hükümler Meclis sürecinde belli olacak</h2>

<p>Tütün ürünlerine ilişkin yeni kuralların kapsamı, yasakların başlayacağı tarihler, işletmelere tanınacak geçiş süresi ve uygulanacak yaptırımlar, teklif metninin TBMM’ye sunulmasının ardından kesinlik kazanacak.</p>

<p>Taslak yasalaşırsa Türkiye’de tütün ürünlerinin paketlenmesi, sergilenmesi, satışı ve kamusal alanlarda kullanımına ilişkin mevcut sistem önemli ölçüde değişecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tutun-urunlerine-yeni-kisitlamalar-yolda-2040-hedefi-taslakta</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/b96a2c55-647a-4f44-b1b8-67ca845af563.png" type="image/jpeg" length="52238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tunceli’de Dağ Keçilerinin Avlanması Süresiz Yasaklandı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tuncelide-dag-kecilerinin-avlanmasi-suresiz-yasaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tuncelide-dag-kecilerinin-avlanmasi-suresiz-yasaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’nin dağlık coğrafyasının simge canlılarından olan ve yöre halkı tarafından kutsal kabul edilen dağ keçilerinin avlanması, Valilik kararıyla süresiz olarak yasaklandı. Vali Şefik Aygöl, kararın il genelinde uygulanacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tunceli’de dağ keçilerinin korunmasına yönelik önemli bir karar alındı. Tunceli Valiliği, kent sınırları içerisinde dağ keçilerinin avlanmasını “sınırsız ve süresiz” olarak yasakladı.</p>

<p>Tunceli Valisi Şefik Aygöl, dağ keçilerinin doğal yaşam alanlarında huzur içinde varlıklarını sürdürebilmeleri amacıyla alınan kararın herhangi bir süreyle sınırlandırılmadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:center"><img height="460" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6036.png" width="810" /></p>

<h2>Aygöl: “Avlanmaları sınırsız ve süresiz yasaklanmıştır”</h2>

<p>Yaban hayatının korunmasına ilişkin açıklama yapan Vali Aygöl, kentte oluşan huzur ortamının doğadaki canlılara da yansıdığını belirtti.</p>

<p>Aygöl, “Onlar da huzurun hâkim olduğunun farkındalar ve huzuru yaşıyorlar. Avlanmaları sınırsız ve süresiz olarak Valiliğimizce yasaklanmıştır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Valilik kararıyla birlikte Tunceli sınırları içerisinde dağ keçilerinin avlanmasına süresiz yasak getirilmiş oldu. </p>

<p><img class="" height="458" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6037.png" width="819" /></p>

<h2>Munzur’un simge canlıları arasında yer alıyor</h2>

<p>Tunceli’nin yüksek rakımlı dağlarında yaşayan dağ keçileri, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin önemli unsurları arasında bulunuyor. Munzur Vadisi ve çevresindeki sarp kayalıklar, dağ keçilerinin başlıca yaşam alanlarını oluşturuyor.</p>

<p>Zorlu arazi koşullarına uyum sağlayan dağ keçileri, dik yamaçlarda ve kayalıklarda yaşamlarını sürdürüyor. Bölgenin doğal ekosisteminde önemli bir yere sahip olan bu canlıların korunması, biyolojik çeşitliliğin devamlılığı açısından da önem taşıyor.</p>

<h2>Yöre halkı tarafından kutsal kabul ediliyor</h2>

<p>Dağ keçileri Tunceli’de yalnızca yaban hayatının bir parçası olarak görülmüyor. Yöre halkının inanç ve kültür dünyasında da özel bir yere sahip olan dağ keçileri, birçok kişi tarafından kutsal kabul ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle dağ keçilerinin avlanması, kentte uzun yıllardır doğa ve yaşam hakkı tartışmalarının önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Av ihaleleri ve avlanma girişimleri, geçmiş yıllarda bölgedeki çevre örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşların tepkisine neden olmuştu.</p>

<h2>Karar yaban hayatının korunması açısından önemli</h2>

<p>Dağ keçilerinin avlanmasının süresiz yasaklanması, Tunceli’de yaban hayatının ve doğal yaşam alanlarının korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kararın etkili olabilmesi için dağ keçilerinin yaşam alanlarında düzenli denetim yapılması, kaçak avcılığın önlenmesi ve doğal alanların insan kaynaklı tehditlere karşı korunması önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tuncelide-dag-kecilerinin-avlanmasi-suresiz-yasaklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/tunceli.png" type="image/jpeg" length="58839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin’in Asırlık Kasaplar Çarşısı Tarihî Dokusuyla Yenilenecek]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersinin-asirlik-kasaplar-carsisi-tarihi-dokusuyla-yenilenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersinin-asirlik-kasaplar-carsisi-tarihi-dokusuyla-yenilenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’in kent hafızasında önemli bir yere sahip olan yaklaşık bir asırlık Kasaplar Çarşısı, Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılacak. Çarşının çevresindeki tarihî ve kültürel yapılarla birlikte yeni bir kültür rotasının parçası olması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin kent merkezinin simge yapılarından Kasaplar Çarşısı, özgün mimari özellikleri korunarak geleceğe taşınacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilecek restorasyon çalışmasıyla tarihî yapının onarılması ve yeniden işlevlendirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Cumhuriyet’in ilk yıllarında inşa edilen Kasaplar Çarşısı, ilk döneminde sebze ve meyve satılan yer anlamında “Sebzeli” olarak kullanıldı. Yapı, ilerleyen yıllarda farklı işlevler üstlenerek kasapların ve çeşitli esnaf dükkânlarının bulunduğu bir çarşıya dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Özgün mimari özellikleri yeniden ortaya çıkarılacak</h2>

<p>Yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip yapı, yıllar içinde gerçekleştirilen müdahaleler, sonradan yapılan eklentiler ve meydana gelen tahribatlar nedeniyle özgün mimari özelliklerinin bir bölümünü kaybetti.</p>

<p>Restorasyon çalışması kapsamında Kasaplar Çarşısı’nın tarihî dokusuna zarar veren eklentilerin ve değişikliklerin ele alınması, yapının özgün mimari karakterinin yeniden görünür hâle getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Mersin Çarşısı’nın merkezinde bulunan yapının yalnızca fiziksel olarak yenilenmesi değil, kent sakinlerinin yeniden kullanabileceği canlı bir kamusal alana dönüştürülmesi de hedefleniyor.</p>

<h2>Eren: “Kasaplar Çarşısı yeniden kent yaşamına kazandırılacak”</h2>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında görev yapan İnşaat Mühendisi Fırat Eren, Kasaplar Çarşısı’nın Mersin kent tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>Çarşının yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olduğunu belirten Eren, “Bu yapıyı tarihî dokusuyla koruyarak yeniden kent yaşamına kazandırmayı amaçlıyoruz” dedi.</p>

<p>Yapının zaman içinde önemli değişikliklere uğradığını aktaran Eren, şunları söyledi:</p>

<p>“Ne yazık ki yıllar içerisinde yapılan müdahaleler, eklentiler ve tahribatlar nedeniyle yapının özgün mimari karakterinin kaybolduğunu görüyoruz. Mersin Çarşısı’nın merkezinde yer alan bu yapı, bulunduğu konum itibarıyla da kentimizin önemli buluşma noktalarından biri olmaya aday. Bu nedenle Kasaplar Çarşısı restorasyonunu çevredeki tarihî ve kültürel alanlarla birlikte değerlendiriyoruz.”</p>

<h2>Kent merkezinde kültür rotası oluşturulacak</h2>

<p>Kasaplar Çarşısı’nın çevresindeki tarihî ve kültürel alanlarla bütünlük içerisinde ele alınmasıyla Mersin kent merkezinde geçmiş ile geleceği buluşturan yeni bir kültür rotası oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Proje kapsamında Kasaplar Çarşısı; Kırmızı Lacivert Kent Meydanı, Karamancılar Konağı ve Kent Müzesi olarak Mersin’e kazandırılması planlanan Taş Bina ile birlikte değerlendirilecek.</p>

<p>Bu yapıların birbirini tamamlayan bir kültür rotasının parçalarını oluşturacağını belirten Eren, “Kırmızı Lacivert Kent Meydanı, Karamancılar Konağı, Kent Müzesi olarak Mersin’e kazandıracağımız Taş Bina ve Kasaplar Çarşısı, Mersin tarihinin merkezinde birbirini tamamlayan önemli bir kültür rotası oluşturacak” diye konuştu.</p>

<h2>Yerel halk ve turistler için yeni bir cazibe noktası</h2>

<p>Taş Bina’da kurulması planlanan Kent Müzesi ile Kasaplar Çarşısı’nın birbirine yakın olmasının bölgenin ziyaretçi potansiyelini artırması bekleniyor.</p>

<p>Eren, iki yapının yakınlığına ve üstleneceği işlevlere ilişkin olarak, “Özellikle Taş Bina’da hayata geçireceğimiz Kent Müzesi ile Kasaplar Çarşısı arasındaki yakınlık ve işlevsellik, bu bölgeyi yerel halk ve turistler için çok daha güçlü bir deneyim alanına dönüştürecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kasaplar Çarşısı’nın restorasyonunun tamamlanmasıyla birlikte, yapının tarihî kimliğinin korunarak kent yaşamına yeniden dâhil edilmesi ve Mersin merkezinde yeni bir buluşma ve ziyaret noktası oluşturulması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersinin-asirlik-kasaplar-carsisi-tarihi-dokusuyla-yenilenecek</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/cimage-13-eyl-2026-11-19-03.png" type="image/jpeg" length="67755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tufanbeyli’nin Saklı Doğası: Çukurkışla’nın Kayalık Vadisi Havadan Görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/tufanbeylinin-sakli-dogasi-cukurkislanin-kayalik-vadisi-havadan-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/tufanbeylinin-sakli-dogasi-cukurkislanin-kayalik-vadisi-havadan-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’nın Tufanbeyli ilçesine bağlı Çukurkışla Mahallesi; sarp kayalıkları, akarsu vadisi, mağara ve kaya oyuklarıyla dikkati çekiyor. Havadan görüntülenen bölgenin doğal oluşumlarının ve olası tarihî izlerinin bilimsel yöntemlerle incelenerek koruma altına alınması isteniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana’nın Tufanbeyli ilçesine bağlı Çukurkışla Mahallesi’nde bulunan sarp kaya oluşumları, akarsu vadisi, mağaralar ve geleneksel kırsal yerleşim dokusu görsel bir bütünlük oluşturuyor.</p>

<p>Torosların yüksek kesimlerindeki yerleşimlerden biri olan Çukurkışla’da, kayalıkların arasından ilerleyen su yatağı ile çevresindeki ağaçlık alanlar bölgenin karakteristik peyzajını meydana getiriyor. Havadan çekilen görüntülerde dev kaya kütlelerinin vadi boyunca uzanışı, tarım arazileri ve mahalle yerleşimiyle birlikte görülüyor.</p>

<p>Diyanet Haber ve Diyanet TV Mersin Anamur Temsilcisi Ahmet Tokdemir’in saha çalışması kapsamında görüntülenen bölgede, kayalıkların içerisindeki mağaralar ve geniş kaya oyukları da dikkati çekiyor.</p>

<p><img alt="147951" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147951.jpg" width="2048" /></p>

<h2>Kayalıklar vadiyle bütünleşiyor</h2>

<p>Çukurkışla çevresindeki kaya oluşumları, özellikle akarsu yatağı boyunca yükselen dik, sarp ve parçalı yapısıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Bölgede bulunan köprü, su yatağı ve kayalıklar aynı manzarada birleşirken, yüksekten kaydedilen görüntüler coğrafyanın bütününü ortaya koyuyor. Kayalıkların karşısında uzanan tarım arazileri ve ağaçlık alanlar, doğal çevre ile kırsal yaşamın iç içe geçtiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geniş açıdan bakıldığında, kıvrılarak ilerleyen su yatağının çevresindeki yeşil alanlar ile yaz aylarının etkisiyle kuruyan yamaçlar arasında belirgin bir renk farklılığı görülüyor. Bu görünüm, Çukurkışla’nın mevsimlere göre değişen doğal peyzajını da gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="147950" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147950.jpg" width="2048" /></p>

<h2>Keçe Mağarası ve kaya oyukları dikkati çekiyor</h2>

<p>Çukurkışla ve çevresindeki kayalık alanlarda farklı büyüklüklerde mağaralar ve kaya oyukları bulunuyor. Bölgede Keçe Mağarası adıyla bilinen oluşum da bunlar arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Havadan çekilen görüntülerde bazı kaya kütlelerinin içerisinde geniş girişlere sahip boşluklar görülüyor. Ancak bu yapıların tamamen doğal süreçlerle mi meydana geldiği, geçmiş dönemlerde insanlar tarafından kullanılıp kullanılmadığı ya da bazı bölümlerinin insan eliyle şekillendirilip şekillendirilmediği henüz kesin olarak bilinmiyor.</p>

<p>Keçe Mağarası’nın oluşum dönemi, geçmişteki kullanım amacı ve herhangi bir arkeolojik nitelik taşıyıp taşımadığı konusunda kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için jeologlar, arkeologlar ve ilgili uzmanlar tarafından kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="147948" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147948.jpg" width="2048" /></p>

<h2>Yerel anlatılar bilimsel araştırmayı bekliyor</h2>

<p>Bölgenin geçmişine ilişkin yerel anlatımlarda, çevredeki bazı mağara ve kaya oyuklarının geçmiş dönemlerde barınma veya yerleşim amacıyla kullanıldığı dile getiriliyor. Ancak bu anlatıların tarihsel gerçekliğinin ortaya çıkarılabilmesi için arşiv belgelerine, yüzey araştırmalarına ve arkeolojik incelemelere ihtiyaç bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle Çukurkışla’daki mağaraların ve kaya oluşumlarının doğal özelliklerinin belirlenmesi, varsa insan eliyle şekillendirilmiş bölümlerin tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve korunması önem taşıyor.</p>

<h2>Kırsal yaşam tarihî coğrafyayla iç içe</h2>

<p>Çukurkışla’nın havadan çekilen görüntülerinde mahalle yerleşimi, tarım alanları, akarsu yatağı ve kayalık vadi aynı kadrajda buluşuyor.</p>

<p>Kırmızı ve gri çatılı evlerden oluşan yerleşim dokusu; çevredeki tarlalar, ağaçlık alanlar ve su yatağıyla birlikte geleneksel kırsal yaşamın izlerini yansıtıyor. Mahalle sakinlerinin sürdürdüğü tarımsal faaliyetler de bölgenin doğal yapısıyla bütünleşen yaşam kültürünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Tufanbeyli ilçesi, daha geniş ölçekte farklı dönemlere uzanan tarihî ve arkeolojik mirasıyla biliniyor. Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, ilçe genelindeki kültürel miras unsurları arasında çeşitli yazıtlar, yapı kalıntıları ve kaya mezarlarının bulunduğunu belirtiyor. Ancak ilçenin geneline ilişkin bu bilgilerin, söz konusu tarihî unsurların doğrudan Çukurkışla Mahallesi’nde bulunduğu anlamına gelmediğinin altı çiziliyor.</p>

<p><img alt="147947" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147947.jpg" width="2048" /></p>

<h2>Doğa ve kültür turizmi açısından dikkat çekiyor</h2>

<p>Çukurkışla’daki sarp kayalıklar, akarsu yatağı, mağara oluşumları, dağlık arazi ve geleneksel yerleşim dokusu birlikte değerlendirildiğinde bölgenin doğa ve kültür turizmi açısından araştırılmaya değer bir potansiyel taşıdığı görülüyor.</p>

<p>Bu potansiyelin ortaya çıkarılabilmesi için öncelikle doğal alanların korunması, mağara ve kaya oluşumlarının bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve tarihî nitelik taşıyabilecek alanların uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Yapılacak araştırmaların ardından yürüyüş güzergâhları ve kontrollü ziyaret alanları oluşturulması, bölgenin doğal yapısına zarar vermeyecek tanıtım çalışmalarının yürütülmesi ve elde edilen bilgilerin güvenilir kaynaklarla kamuoyuna aktarılması, Çukurkışla’nın tanınırlığına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Kayaların arasından uzanan vadisi, su yatağı, mağaraları, tarım alanları ve kırsal yaşamıyla Çukurkışla, Tufanbeyli’nin keşfedilmeyi bekleyen doğal değerlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="147946" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147946.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="147945" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147945.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="147943" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147943.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="147942" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147942.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="147941" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147941.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="147940" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/147940.jpg" width="2048" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/tufanbeylinin-sakli-dogasi-cukurkislanin-kayalik-vadisi-havadan-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/x-13-eyl-2026-11-10-20.png" type="image/jpeg" length="30250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Büyükşehir’in Akıl ve Zekâ Oyunları Şenliği Tarsus’ta Çocuklarla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehirin-akil-ve-zeka-oyunlari-senligi-tarsusta-cocuklarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehirin-akil-ve-zeka-oyunlari-senligi-tarsusta-cocuklarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[arsus Ötüken Vadi Park’ta düzenlenen Akıl ve Zekâ Oyunları Şenliği’nde çocuklar; strateji, dikkat, hafıza ve denge becerilerini geliştiren oyunlara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>Geri dönüşüm malzemeleri ve 3D yazıcılarla hazırlanan oyunların yer aldığı etkinlikte, liseli gönüllüler de öğrendiklerini çocuklarla paylaştı.</h2>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin 13 ilçesindeki çocukları bilim, teknoloji ve üretim odaklı çalışmalarla buluşturmak amacıyla düzenlenen “Akıl ve Zekâ Oyunları Şenliği”nin son durağı Tarsus oldu.</p>

<p>Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde, Tarsus Ötüken Vadi Park Kadın ve Çocuk Atölyesi’nde gerçekleştirilen şenlik, çocukları doğa, teknoloji ve oyunla bir araya getirdi.</p>

<p><img height="604" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6033.png" width="891" /></p>

<p>Geri dönüşüm malzemeleri, 3D yazıcılar ve farklı üretim teknikleriyle hazırlanan oyunlara yoğun ilgi gösteren çocuklar; strateji geliştirme, dikkat, hafıza, problem çözme ve denge becerilerini destekleyen etkinliklere katıldı. Aileler de çocuklarıyla birlikte oyun oynayarak keyifli vakit geçirdi.</p>

<h3>Bilim, teknoloji ve eğlence bir arada</h3>

<p>Ötüken Vadi Park’ta gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, farklı yaş gruplarına uygun olarak hazırlanan çok sayıda akıl ve zekâ oyununu deneyimledi. Etkinlikler, çocukların eğlenirken öğrenmesini ve dijital ekranlardan uzaklaşarak sosyal etkileşim kurmasını amaçladı.</p>

<p>Şenlikte oyunların yanı sıra müzik ve dans etkinlikleri de düzenlendi. Yaz tatili boyunca Kadın ve Çocuk Atölyesi’ndeki eğitimlerden yararlanan lise öğrencileri, katılım belgelerini aldıktan sonra çocuklara eşlik etti.</p>

<p>Gençler, atölyelerde öğrendikleri bilgileri çocuklarla paylaşırken gönüllülük ve toplumsal sorumluluk çalışmalarında da deneyim kazandı.</p>

<p><img height="605" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6034.png" width="912" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Oyunlarımızda üretim odaklı ilerledik”</h3>

<p>Ötüken Vadi Park Kadın ve Çocuk Atölyesi Sorumlusu Emre Aşkın, şenlikte çocukların kullanımına sunulan oyunların önemli bir bölümünü atölyede kendilerinin ürettiğini söyledi.</p>

<p>Yaz tatili boyunca çocuklara akıl ve zekâ oyunlarının yanı sıra robotik kodlama gibi farklı alanlarda eğitim verdiklerini belirten Aşkın, şöyle konuştu:</p>

<p>“Yaz tatili boyunca çocuklara destek sağladık. Oyunlarımızı ve derslerimizi yaparken çocuklar çok eğlendiler ve üretim odaklı ilerlediler. Kış döneminde çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Ötüken Vadi Park bölgesinde etkinliklerimize yoğun katılım oluyor. Ders programlarımızı çocukların okul saatlerine göre oluşturuyor, onları okul saatlerinin dışında atölyemize davet ediyoruz.”</p>

<p>Aşkın, atölye çalışmalarına katılmak isteyen çocukların “Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi” üzerinden bilgi alabileceğini kaydetti.</p>

<h3>Genç gönüllüler çocuklarla deneyimlerini paylaşıyor</h3>

<p>Atölyedeki lise grubu öğrencilerinin gönüllülük çalışmaları kapsamında etkinliklerde görev aldığını ifade eden Aşkın, gençlerin aldıkları eğitimlerin ardından öğrendiklerini çocuklara aktardığını belirtti.</p>

<p>“Mersin’in genç gönüllülerini oluşturduk” diyen Aşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Gençlerden oluşan grubumuz çeşitli eğitimleri aldıktan sonra atölyemizde düzenlenen etkinliklerde görev yapıyor. Sosyal sorumluluk kapsamında topluma hizmet uygulamaları gerçekleştiriyorlar. Öğrendiklerini diğer çocuklarla paylaşıyorlar. Çocuklarla temas kurmaktan büyük mutluluk duyuyorlar. Birlikte olmanın ve takım ruhunu geliştirmenin güzel bir örneğini sergiliyoruz.”</p>

<p>Daha fazla çocuğa ulaşmak istediklerini vurgulayan Aşkın, “Her çocuğa dokunmak istiyoruz. Bunun için çocukların buraya gelmesi yeterli. Yeni bir gelecek için onları birlikte üretmeye davet ediyorum” dedi.</p>

<p><img class="" height="606" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6035.png" width="910" /></p>

<h3>Çocukların bilişsel gelişimleri destekleniyor</h3>

<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı çalışanı Pervin Tekin de etkinliklerle çocukların hem eğlenmesini hem de tablet ve bilgisayar ekranlarından bir süre uzaklaşmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Akıl ve zekâ oyunlarının çocukların gelişimine sağladığı katkıya dikkat çeken Tekin, “Çocuklarımız bu etkinliklerden çok keyif alıyor. Aynı zamanda evde kullandıkları tablet ve bilgisayardan biraz uzaklaşmış oluyorlar. Bilişsel gelişimlerini ve akıl yürütme becerilerini destekliyoruz. Oyunlar, odaklanma becerilerinin gelişmesine de katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tekin, etkinliklere katılmak isteyen bütün çocukları Kadın ve Çocuk Atölyesi’ne davet etti.</p>

<h3>Liseli öğrenciler gönüllülük deneyimi kazandı</h3>

<p>Atölyeden yararlanan lise öğrencisi Hilal Okur, üç aylık süreç boyunca gezilere, yazılım eğitimlerine ve çocuklarla birlikte düzenlenen etkinliklere katıldığını anlattı.</p>

<p>Topluma yararlı çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Okur, “Burada çocuklarla birlikte şenlikler yaptık ve yazılım öğrendik. Topluma faydalı ürünler hazırladık. Katılım belgelerimizi aldığımız için çok mutluyum. Emeğimizin karşılığını aldık” dedi.</p>

<p>Şenlikte gönüllü olarak görev almanın kendisi için önemli olduğunu dile getiren Okur, “Lise öğrencisiyken böyle bir çalışmanın içinde yer almak gurur verici. Çocuklarla birlikte olmak ve onlarla beraber öğrenmek çok güzel” diye konuştu.</p>

<h3>Çocuklar en sevdikleri oyunları anlattı</h3>

<p>Şenliğe katılan çocuklardan Ayşe Sade Kara, üç taş ve dedektif gibi farklı oyunları oynadıklarını belirterek etkinliği çok beğendiğini söyledi.</p>

<p>İdris Erdoğan ise en çok eşya bulmaca ve üç taş oyunlarına ilgi gösterdiğini ifade ederek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p>Asude Ece Akın, alanda çok sayıda oyun bulunduğunu ve şenlikte eğlenceli zaman geçirdiğini belirtirken, Zeynep Kaplan da sayı ve renkleri yerleştirmeye dayalı oyunların ilgisini çektiğini anlattı. Akıl ve zekâ oyunlarının zihinsel gelişim açısından yararlı olduğunu söyleyen Kaplan, öğretmenlerine ve Mersin Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti.</p>

<p>Atölyeye düzenli olarak katıldığını belirten Rukiye Gül, en çok renk çarkı ile renk yapbozunu sevdiğini söyledi.</p>

<p>Elif Erba Ekici ise atölyede oyun oynamanın yanı sıra kodlama ve dans etkinliklerine de katıldıklarını belirterek, “Burada zaman çok güzel geçiyor. Önceki yaz tatillerinde de geliyordum. Verimli bir yaz geçirdim” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Mersin Haberleri</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/mersin-buyuksehirin-akil-ve-zeka-oyunlari-senligi-tarsusta-cocuklarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6034.png" type="image/jpeg" length="84746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’nın Kuzeyinde Cırcır Böceği Yoğunluğu: Yurttaşlar Geceleri Uyuyamıyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/adananin-kuzeyinde-circir-bocegi-yogunlugu-yurttaslar-geceleri-uyuyamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/adananin-kuzeyinde-circir-bocegi-yogunlugu-yurttaslar-geceleri-uyuyamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos böceği (halk arasındaki adıyla cırlavuk) yoğunluğu, bölgenin aşırı sıcak ve nemli iklim yapısı nedeniyle yaz aylarında zirve noktaya ulaşır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>Güzelyalı, Kurttepe, Mahfesığmaz, Toros, Yurt, Şambayadı ile Turgut Özal ve Süleyman Demirel bulvarları çevresinde cırcır böceği yoğunluğunun arttığı belirtiliyor. Böceklerin yüksek katlardaki evlere kadar ulaştığını söyleyen yurttaşlar, geceleri kesintisiz devam eden sesler nedeniyle uyuyamadıklarını belirterek belediyelere kapsamlı inceleme ve kalıcı mücadele çağrısında bulundu.</h3>
</blockquote>

<p>Adana’da hava sıcaklıkları ve yüksek nemle birlikte cırcır böceklerinin sayısında dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtiliyor. Özellikle kentin kuzeyindeki mahallelerden gelen şikâyetler, sorunun tek bir bölgeyle sınırlı olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Güzelyalı, Kurttepe, Mahfesığmaz, Toros, Yurt ve Şambayadı mahalleleri ile Turgut Özal ve Süleyman Demirel bulvarları çevresinde yaşayan yurttaşlar, cırcır böceklerinin yoğunluğundan ve gece boyunca süren seslerinden yakınıyor.</p>

<p>Böceklerin bahçeler, boş araziler ve yeşil alanlarla sınırlı kalmayarak apartmanların üst katlarındaki dairelere kadar ulaşması, bölge sakinlerinin kaygısını artırıyor. Yurttaşlar, bireysel önlemlerin yeterli olmadığını belirterek sorunun kaynağının araştırılmasını istiyor.</p>

<h3>Şikâyetler Adana’nın kuzeyinde yoğunlaşıyor</h3>

<p>Cırcır böcekleriyle ilgili şikâyetlerin özellikle yeni yerleşim alanlarının, boş arazilerin ve geniş yeşil alanların bulunduğu kuzey mahallelerinde arttığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bölge sakinlerinin aktardığına göre böcekler kapı, pencere, balkon ve havalandırma boşluklarından evlere girebiliyor. Apartmanların girişleri, otoparkları, merdiven boşlukları ve ortak kullanım alanlarında da böceklere rastlanıyor.</p>

<p>Gündüz saatlerinde daha az hissedilen sorun, akşam saatlerinden itibaren belirginleşiyor. Çevrede aynı anda çok sayıda böceğin ses çıkarması, özellikle gece dinlenmek isteyen yurttaşların yaşamını olumsuz etkiliyor.</p>

<h3>“Sekizinci kattaki evimize kadar girdiler”</h3>

<p>Toros Mahallesi’nde yaşayan bir yurttaş, böceklerin yüksek katlara kadar ulaşabildiğini belirterek yaşadıklarını şöyle anlattı:</p>

<p>“Sekizinci kattaki evimizde cırcır böceğinin sesi nedeniyle iki gece uyuyamadık. Sonunda böceği pencerenin pervazında bulduk. Daha sonra evin içinde ölmek üzere olan iki böceğe daha rastladık. Akşam balkona çıktığımızda çevreden yüzlerce cırcır böceğinin sesi geliyor.”</p>

<p>Benzer şikâyetlerin farklı mahallelerden de geldiğini belirten yurttaşlar, böceklerin yalnızca zemine yakın evlerde görülmediğine dikkat çekiyor.</p>

<h3>“Sesten uyuyamıyoruz, çocuklarımız korkuyor”</h3>

<p>Sorunun günlük yaşamlarını etkilediğini söyleyen bir başka bölge sakini ise böceklerin evlerin içine kadar girmesinin tedirginlik yarattığını dile getirdi:</p>

<p>“Evimize girerken korkuyoruz. Yüksek katta oturmamıza rağmen böcekler daireye kadar ulaşıyor. Çevrede yaşayan hemen herkes benzer durumdan şikâyetçi. Geceleri ses nedeniyle uyuyamıyoruz, çocuklarımız da böceklerden korkuyor. Buna acilen bir çözüm bulunmasını istiyoruz.”</p>

<p>Yurttaşlar, kapı ve pencereleri açık bırakamadıklarını, balkonları özellikle akşam saatlerinde rahat kullanamadıklarını belirtiyor.</p>

<h3>Boş araziler ve yeşil alanlar incelensin</h3>

<p>Bölge sakinleri, böcek yoğunluğunun nedenlerinin belirlenebilmesi için mahallelerde kapsamlı bir saha incelemesi yapılmasını talep ediyor. Özellikle şu alanların kontrol edilmesi isteniyor:</p>

<ul>
 <li>Boş ve bakımsız araziler</li>
 <li>Yoğun bitki örtüsüne sahip yeşil alanlar</li>
 <li>Parklar ve yol kenarlarındaki çalılıklar</li>
 <li>Rögar ve yağmur suyu kanallarının çevresi</li>
 <li>Apartman bahçeleri ve ortak kullanım alanları</li>
 <li>İnşaatların ve kullanılmayan yapıların çevresi</li>
</ul>

<p>Yurttaşlar, yalnızca evlerin içinde bireysel olarak yapılacak müdahalelerin yeterli olmayacağını, böceklerin yoğunlaştığı alanların tespit edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h3>Bilinçsiz ilaçlamaya karşı dikkatli olunmalı</h3>

<p>Cırcır böceklerinin yoğunlaşması üzerine yapılacak müdahalelerin çevre ve insan sağlığı gözetilerek gerçekleştirilmesi gerekiyor. Gelişigüzel ve yoğun kimyasal ilaç kullanımının insanlar, evcil hayvanlar ve ekosistem açısından başka sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle belediyelerin öncelikle sahada inceleme yapması, yoğunluğun nedenini ve yayılma alanlarını belirlemesi, ardından bilimsel ve çevreye duyarlı mücadele yöntemlerini uygulaması isteniyor.</p>

<p>Apartman ve site yönetimlerinin de ortak alanlardaki çatlakları kapatması, bahçe bakımını düzenli yapması, uzun otları temizlemesi ve böceklerin binalara girebileceği noktaları kontrol etmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<h3>Geçici değil, planlı bir çalışma talep ediliyor</h3>

<p>Havaların soğumasıyla birlikte böceklerin hareketliliğinin azalabileceğini belirten yurttaşlar, sorunun kendiliğinden sona ermesinin beklenmemesi gerektiğini ifade ediyor. Benzer yoğunluğun gelecek yıllarda yeniden yaşanabileceğine dikkat çeken bölge sakinleri, önleyici bir mücadele programı hazırlanmasını istiyor.</p>

<p>Yurttaşlar; Çukurova ve Seyhan belediyeleri başta olmak üzere ilgili yerel yönetim birimlerinin şikâyetlerin yoğunlaştığı mahallelerde inceleme yapmasını, gerekli çevre düzenlemelerini gerçekleştirmesini ve kamuoyunu bilgilendirmesini bekliyor.</p>

<h3>Belediyelere ortak çalışma çağrısı</h3>

<p>Cırcır böceği şikâyetlerinin farklı mahallelere yayılması, konunun yalnızca belirli bir apartmanın veya sokağın sorunu olmadığını ortaya koyuyor. Bu nedenle ilçe belediyeleri ile Adana Büyükşehir Belediyesinin koordineli hareket etmesi talep ediliyor.</p>

<p>Bölge sakinleri, belediyelerin şikâyetleri kayıt altına almasını, yoğunluğun görüldüğü noktaları haritalandırmasını ve uzman ekiplerle saha çalışması yürütmesini istiyor.</p>

<h3>“Evlerimizde rahat yaşamak istiyoruz”</h3>

<p>Geceleri devam eden seslerin uyku düzenlerini bozduğunu, böceklerin evlere girmesinin ise özellikle çocuklarda korkuya neden olduğunu belirten Adanalılar, yetkililere şu çağrıyı yapıyor:</p>

<p>“Havaların soğumasıyla sorun azalabilir ancak bunu beklemeden gerekli önlemler alınmalı. Böcek yoğunluğunun nedeni araştırılmalı ve kalıcı bir çalışma yürütülmeli. Evlerimizde ve balkonlarımızda yeniden rahat yaşamak istiyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/adananin-kuzeyinde-circir-bocegi-yogunlugu-yurttaslar-geceleri-uyuyamiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 07:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-13-073235.png" type="image/jpeg" length="55481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Babülmendep’te savaş kızıştı: Husiler ile Suudi Arabistan karşılıklı saldırılar düzenledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/babulmendepte-savas-kizisti-husiler-ile-suudi-arabistan-karsilikli-saldirilar-duzenledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/babulmendepte-savas-kizisti-husiler-ile-suudi-arabistan-karsilikli-saldirilar-duzenledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî adı Ensarullah olan Husiler, Yemen’in kuzeyindeki Saada bölgesinde ortaya çıkan, Zeydi Şii topluluğu içinde güç kazanan siyasi ve silahlı bir hareket.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>Yemen’in Kızıldeniz kıyısında ilerleyen Husilerin stratejik Meyyun Adası ile Moha Limanı’nı kontrol altına aldığı bildirildi. Babülmendep Boğazı çevresindeki çatışmalar Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarla yeni bir aşamaya taşınırken, Birleşmiş Milletler temmuz ayından bu yana en az 76 bin kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Petrol fiyatlarının 108 doları aşması üzerine BRICS ülkeleri enerji ve ticaret akışının korunması çağrısında bulundu.</h3>
</blockquote>

<p>Yemen’de Husiler ile Suudi Arabistan’ın desteklediği uluslararası toplum tarafından tanınan hükümete bağlı güçler arasındaki çatışmalar, dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Babülmendep Boğazı çevresinde yoğunlaştı.</p>

<p>Husiler ile Suudi Arabistan’ın karşılıklı saldırılar düzenlediği bildirilirken, Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşme riski büyüyor. Çatışmaların merkezinde, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babülmendep Boğazı bulunuyor.</p>

<p>Husilerin Moha Limanı’nın ardından boğazın ortasındaki stratejik Meyyun Adası’nı da ele geçirdiği belirtiliyor. Bu gelişme, grubun Babülmendep üzerinden geçen ticari ve askerî gemi trafiği üzerindeki etkisini önemli ölçüde artırdı.</p>

<h3>Husiler Meyyun Adası’nı ele geçirdi</h3>

<p>Perim adıyla da bilinen 13 kilometrekare büyüklüğündeki volkanik Meyyun Adası, Babülmendep Boğazı’nın ortasında bulunuyor ve geçiş güzergâhını iki ayrı kanala ayırıyor.</p>

<p>Adanın kontrolü, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki deniz trafiğinin yakından izlenmesine ve belirli ölçüde hedef alınmasına imkân sağlıyor. Husilerin adanın yanı sıra Yemen’in çevredeki kıyı şeridini ve Moha Limanı’nı kontrol etmesi, gruba önemli bir askerî ve jeopolitik üstünlük kazandırıyor.</p>

<p>Güvenlik uzmanı Wolfgang Pusztai, Husilerin istemeleri durumunda Babülmendep’teki deniz trafiğini durdurabilecek gerçek bir kapasiteye ulaştığını söyledi. Ancak Meyyun Adası’nın uzun süre elde tutulup tutulamayacağı belirsizliğini koruyor.</p>

<p>King’s College London’dan Andreas Krieg’e göre Husiler, yakın kıyı bölgelerini kontrol etmeleri nedeniyle adayı kısa vadede savunabilecek durumda. Buna karşılık ada, uzun vadede denizden gerçekleştirilecek kapsamlı bir askerî harekâta karşı savunulması zor bir konumda bulunuyor. </p>

<h3>Babülmendep neden önemli?</h3>

<p>Afrika Boynuzu ile Arap Yarımadası arasında yer alan Babülmendep Boğazı, Akdeniz ile Hint Okyanusu arasındaki en kısa deniz yolunun parçalarından biri.</p>

<p>Asya’dan Avrupa’ya giden gemiler Aden Körfezi’nden Babülmendep’e, oradan Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’na ulaşıyor. Boğazın kapanması ya da güvenli geçişin ortadan kalkması durumunda gemilerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’nu dolaşması gerekiyor.</p>

<p>Bu rota değişikliği:</p>

<ul>
 <li>Taşıma sürelerini uzatıyor,</li>
 <li>Yakıt ve sigorta maliyetlerini artırıyor,</li>
 <li>Enerji ve emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor,</li>
 <li>Küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açıyor.</li>
</ul>

<p>Bu nedenle Babülmendep’teki çatışmalar yalnızca Yemen ve Suudi Arabistan’ı değil, Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki ticaretin tamamını yakından ilgilendiriyor.</p>

<h3>Suudi Arabistan ile karşılıklı saldırılar</h3>

<p>Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişinin ardından Suudi Arabistan ile karşılıklı saldırılar yoğunlaştı. Suudi Arabistan yönetimi, Yemen’den fırlatılan bir mühimmatın ülkenin güneybatısındaki Cizan bölgesine isabet ettiğini, iki kişinin yaralandığını ve bir caminin zarar gördüğünü açıkladı.</p>

<p>Suudi Arabistan’ın desteklediği Yemen hükümetine bağlı güçler ise Husilerin kontrolüne geçen Moha’daki araç ve mevzileri hedef aldıklarını duyurdu. Çatışmaların Babülmendep çevresinde sürmesi, ticari gemilerin yanı sıra Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik riskleri de artırıyor.</p>

<p>Husiler, dışarıdan yeni bir askerî müdahale olması halinde Babülmendep Boğazı’nı tamamen kapatabilecekleri uyarısında bulunmuştu. Ancak İranlı yetkililer, grubun Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişini destekleyen açıklamalar yapmalarına rağmen boğazın yakın zamanda kapatılacağı yönünde doğrudan bir mesaj vermedi. </p>

<h3>Trump: Husiler Washington’ı aradı</h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Washington yönetimiyle iletişime geçerek ABD’nin Yemen’deki çatışmalara müdahil olmamasını istediğini ileri sürdü.</p>

<p>Trump’ın açıklamasına göre Husiler, Yemen’in uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetine karşı yürüttükleri çatışmada ABD’nin doğrudan askerî müdahalede bulunmamasını talep etti.</p>

<p>Husilerden Trump’ın açıklamasını doğrulayan ayrıntılı bir açıklama gelmezken, Washington’ın çatışmaya nasıl yaklaşacağı belirsizliğini koruyor. ABD’nin olası bir müdahalesi, Yemen’deki iç savaşı İran ile bölge ülkeleri arasındaki daha geniş çaplı çatışmanın doğrudan bir cephesine dönüştürebilir.</p>

<h3>Yemen’de en az 76 bin kişi yerinden edildi</h3>

<p>Savaşın en ağır sonuçlarını yine siviller yaşıyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü, temmuz ayından bu yana Yemen’de en az 76 bin kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.</p>

<p>IOM, yerinden edilenlerin sayısının yalnızca son bir hafta içinde dört katına çıktığını ve krizin “saat başı kötüleştiğini” bildirdi. Kuruma göre aileler çoğu zaman gece saatlerinde kaçıyor ve güvenli bir yere ulaşamıyor.</p>

<p>Yerinden edilmeler özellikle Yemen’in batı kıyısı ile Taiz çevresinde yoğunlaştı. Yaklaşık 8 bin 300 hanenin, başka bir ifadeyle 50 bine yakın kişinin yalnızca Taiz’deki ilçelerden ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>BM verileri, son haftalardaki hızlı kötüleşmeyi de ortaya koyuyor. Yerinden edilenlerin sayısı önce 18 bin 500, ardından 46 bin olarak açıklanmış; son değerlendirmede ise 76 bine yükselmişti.</p>

<h3>Yardım kuruluşları ihtiyaçlara yetişemiyor</h3>

<p>Çatışmalar nedeniyle kamplarından ikinci kez ayrılmak zorunda kalan ailelerin önemli bölümünün barınma, temiz su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişemediği bildiriliyor.</p>

<p>Yemen’in yaklaşık 35 milyonluk nüfusunun 22,3 milyonunun insani yardım ve korunma desteğine ihtiyaç duyduğu tahmin ediliyor. Ülke genelinde daha önce yerinden edilmiş kişilerin sayısı ise 5,2 milyon olarak veriliyor.</p>

<p>Taiz’deki kampların yeni gelen aileleri barındıracak kapasitesinin bulunmadığı, çok sayıda kadın ve çocuğun plastik örtülerin altında yaşadığı belirtiliyor. Yerel yardım kuruluşları, finansman yetersizliği nedeniyle yalnızca sınırlı sayıda aileye ulaşabildiklerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmî adı Ensarullah olan Husiler, Yemen’in kuzeyindeki Saada bölgesinde ortaya çıkan, Zeydi Şii topluluğu içinde güç kazanan siyasi ve silahlı bir hareket.</p>

<p>Adını hareketin önde gelen isimlerinden Hüseyin Bedreddin el-Husi’den alan grup, 2000’li yıllarda Yemen merkezi yönetimiyle defalarca çatıştı. Husiler 2014 yılında başkent Sana’yı ele geçirerek ülkenin büyük bölümünde fiilî yönetim kurdu.</p>

<p>Bu gelişmenin ardından Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015’te Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askerî müdahale başlattı. Yıllarca süren savaş, Yemen’de devlet yapısının parçalanmasına ve dünyanın en ağır insani krizlerinden birinin ortaya çıkmasına yol açtı.</p>

<p>Husiler bugün başkent Sana dâhil olmak üzere Yemen’in kuzeyi ve batısındaki geniş bölgeleri kontrol ediyor. İran’ın Husilere siyasi ve askerî destek verdiği belirtiliyor. Tahran, desteğinin niteliğine ilişkin bazı suçlamaları reddetse de hareket, bölgedeki İran ekseninin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Husiler son yıllarda füze, silahlı insansız hava aracı ve insansız deniz aracı kapasitesini geliştirdi. Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırılarıyla bölgesel denklemin ötesinde küresel deniz ticaretini etkileyebilecek bir aktöre dönüştü.</p>

<h3>Petrol fiyatları 108 doların üzerine çıktı</h3>

<p>Babülmendep ve bölgedeki diğer deniz geçişlerinde yaşanabilecek aksamalar, enerji piyasalarında da kaygıya yol açtı. Küresel petrol fiyatları hafta içinde kısa süreliğine varil başına 108 doların üzerine çıktı.</p>

<p>Fiyat artışında, bölgedeki savaşın petrol sevkiyatını aksatabileceği ve deniz taşımacılığında darboğaz oluşturabileceği yönündeki endişeler etkili oldu.</p>

<p>Yeni Delhi’de gerçekleştirilen BRICS Zirvesi’nde enerji arzı ve ticaret yollarının güvenliği gündeme geldi. BRICS ülkeleri, küresel ticaretin, tedarik zincirlerinin ve enerji sevkiyatının uluslararası hukuk çerçevesinde kesintisiz sürdürülmesi için ortak hareket edilmesi çağrısı yaptı.</p>

<p>Zirvenin ortak bildirisinde Ortadoğu’daki gerilimin tırmanmasından “derin kaygı” duyulduğu belirtilerek bütün taraflara azami itidal çağrısında bulunuldu. </p>

<h3>Güney Lübnan’da büyük patlama</h3>

<p>Bölgedeki gerilim Yemen’le sınırlı kalmadı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı, İsrail güçlerinin ülkenin güneyindeki Hiyam kasabasında büyük bir patlama gerçekleştirdiğini bildirdi.</p>

<p>Patlamanın çevredeki bazı kasabalarda pencereleri kırdığı aktarıldı. ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkese rağmen İsrail’in güney Lübnan’daki hava saldırıları ve kara operasyonlarının devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p>Babülmendep’teki çatışmalar, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve güney Lübnan’daki askerî hareketlilik, İran çevresindeki savaşın yeni cephelere yayılabileceğine ilişkin endişeleri büyütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/babulmendepte-savas-kizisti-husiler-ile-suudi-arabistan-karsilikli-saldirilar-duzenledi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 06:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-13-070324.png" type="image/jpeg" length="95468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaos GL’ye polis operasyonu: Yönetim ve denetim kurulu üyeleri gözaltında]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/kaos-glye-polis-operasyonu-yonetim-ve-denetim-kurulu-uyeleri-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/kaos-glye-polis-operasyonu-yonetim-ve-denetim-kurulu-uyeleri-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaos GL Derneği’nin yedek üyeler dâhil yönetim ve denetim kurulu üyeleri, evlerine düzenlenen polis baskınlarında gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Dernek ofisinde arama yapılırken dijital materyallere el konulmasına yönelik karar verildi. KaosGL’nin aktardığına göre 10’dan fazla LGBTİ+ aktivistinin gözaltına alındığı soruşturma, “müstehcenlik” ve Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiaları kapsamında yürütülüyor.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Kaos GL Derneği’nin yönetim ve denetim kurulu üyelerine yönelik polis operasyonu düzenlendi. Yedek üyelerin de aralarında bulunduğu 10’dan fazla LGBTİ+ aktivisti, evlerine yapılan baskınlarda gözaltına alındı.</p>

<p>KaosGL’nin haberine göre polis ekipleri, gözaltı işlemleriyle eş zamanlı olarak derneğin Ankara’daki ofisinde de arama yaptı.</p>

<h2>İnternet sitesi ve sosyal medya paylaşımları soruşturmaya gerekçe yapıldı</h2>

<p>Soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>Derneğin internet sitesinde ve kurumsal sosyal medya hesaplarında yayımlanan bazı içeriklerin “müstehcenlik” suçlamasına gerekçe gösterildiği belirtildi. Ancak soruşturma evrakında, suçlamaya konu edilen içeriklerin hangileri olduğuna ilişkin ayrıntılı bilgiye yer verilmediği aktarıldı.</p>

<h2>Soruşturma TCK’nin 226’ncı maddesi kapsamında yürütülüyor</h2>

<p>Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 11 Eylül 2026 tarihli kararında, Kaos GL’nin internet sitesi ile sosyal medya hesaplarında “müstehcenlik içeren paylaşımlar” yapıldığı ve söz konusu içeriklerin çocuklar tarafından görülebilecek biçimde yayımlandığı öne sürüldü.</p>

<p>Savcılığın bu gerekçeyle Türk Ceza Kanunu’nun “müstehcenlik” suçunu düzenleyen 226’ncı maddesi kapsamında soruşturma başlattığı belirtildi.</p>

<h2>Derneğin kurumsal hesaplarının kullanılması da gerekçe gösterildi</h2>

<p>Soruşturma kararında, incelemeye konu edilen paylaşımların Kaos GL Derneği çatısı altında ve derneğin kurumsal hesapları üzerinden yayımlanmasına da yer verildi.</p>

<p>Savcılık, paylaşımların bir sivil toplum kuruluşunun faaliyetleri kapsamında, derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesapları kullanılarak yapıldığını ileri sürdü. Bu nedenle dosyanın Dernekler Kanunu’na muhalefet iddiası yönünden de değerlendirilmesi istendi.</p>

<h2>Bilgisayar ve telefonlara el koyma izni verildi</h2>

<p>Hâkimlik kararında, soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen delil, fotoğraf ve basılı materyallerin bulunması durumunda bunlara el konulmasına izin verildi.</p>

<p>Şüphelilere ait masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, taşınabilir bellekler, CD ve DVD’ler ile diğer dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması da karara bağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cihazlardaki şifrelerin çözülememesi veya verilere erişilememesi durumunda dijital materyallere el konulabileceği belirtildi.</p>

<h2>İstanbul’daki eş zamanlı operasyon soruşturma belgesinde</h2>

<p>Kaos GL’ye yönelik operasyonla aynı saatlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Beyoğlu ve Şişli’de çok sayıda adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi.</p>

<p>Taksim, Cihangir ve İstiklal Caddesi çevresindeki bazı gece kulüpleri ile masaj salonlarının da aralarında bulunduğu adreslerde arama yapıldı.</p>

<p>KaosGL’nin aktardığına göre, Kaos GL Derneği hakkındaki soruşturma belgesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bu operasyona da atıfta bulunuldu.</p>

<h2>Operasyonla aynı gün erişim engeli kararı</h2>

<p>Kaos GL’ye yönelik operasyonun düzenlendiği gün, çok sayıda LGBTİ+ örgütü, yayın kuruluşu ve hak savunucusunun dijital hesapları hakkında erişim engeli kararı verildi.</p>

<p>İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 12 Eylül 2026 tarihli ve 2026/9559 sayılı kararıyla Kaos GL’nin yanı sıra çok sayıda dernek ve aktiviste ait internet sitesi ile sosyal medya hesabının erişime engellenmesine hükmedildi.</p>

<p>Karar kapsamındaki internet siteleri arasında Kaos GL Derneği, 17 Mayıs Derneği, ÜniKuir, Pembe Hayat Derneği, SPoD, Genç LGBTİ+ Derneği, Lambdaistanbul, Muamma LGBTİ+ ve Velvele bulunuyor.</p>

<h2>Gazeteci, avukat ve hak savunucularının hesapları da engellendi</h2>

<p>İfade Özgürlüğü Derneğinin aktardığı bilgilere göre, gazeteci ve KaosGL.org Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar ile avukat ve insan hakları savunucusu Levent Pişkin’in sosyal medya hesapları hakkında da erişim engeli kararı verildi.</p>

<p>Oyuncu ve trans hakları aktivisti Seyhan Arman, tiyatro oyuncusu ve LGBTİ+ aktivisti Zeynep Esmeray Özadikti ile gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları’nın hesapları da karar kapsamında yer aldı.</p>

<p>X’in erişim engeli kararını uygulayarak söz konusu hesapları Türkiye’den görünmez hâle getirdiği, Instagram’ın ise kararları henüz uygulamadığı bildirildi.</p>

<p>Kaos GL’ye yönelik soruşturmada gözaltına alınanların emniyetteki işlemleri sürüyor. Gözaltı sayısı ve soruşturmanın kapsamı konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/kaos-glye-polis-operasyonu-yonetim-ve-denetim-kurulu-uyeleri-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 06:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/chatgpt-image-13-eyl-2026-06-42-29.png" type="image/jpeg" length="71571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 6’ncı operasyon: 11 kişi hakkında gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-6nci-operasyon-11-kisi-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-6nci-operasyon-11-kisi-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında altıncı dalga operasyon başlatıldı. Delillerin karartıldığı ve soruşturma sürecine müdahale edildiği iddiaları üzerine, aralarında görevdeki ve emekli emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi.</p>

<p>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, 11 şüphelinin yakalanması amacıyla yedi ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı.</p>

<h3>Delil karartma ve soruşturmaya müdahale iddiası</h3>

<p>Altıncı dalga operasyonun, Gülistan Doku dosyasındaki delillerin karartıldığı ve soruşturma sürecine müdahale edildiği yönündeki iddialar üzerine gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Haklarında gözaltı kararı verilen 11 kişi arasında halen görev yapan ve emekli olan emniyet mensuplarının da bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Ekiplerin şüphelilerin adreslerindeki arama, el koyma ve gözaltı işlemleri devam ediyor.</p>

<h3>Soruşturmada daha önce de kamu görevlileri gözaltına alındı</h3>

<p>Gülistan Doku soruşturmasının önceki aşamalarında da çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmıştı. Temmuz 2026’da gerçekleştirilen operasyonda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, polis memurları, bilgisayar işletmeni ve emekli polislerin bulunduğu 18 kişi gözaltına alınmıştı.</p>

<p>29 Ağustos 2026’daki beşinci dalga operasyonda ise 10 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulanmıştı.</p>

<p>Soruşturmada, Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen çalışmalar sırasında bazı delillerin gereği gibi toplanmadığı, mevcut verilerin karartıldığı veya dosyanın ilerleyişine müdahale edildiği iddiaları araştırılıyor.</p>

<h3>Gülistan Doku’dan 2020’den beri haber alınamıyor</h3>

<p>Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de (Dersim) kayboldu. Son olarak Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü çevresinde görüldüğü yönündeki ihbarların ardından bölgede aylarca arama yapıldı ancak herhangi bir bulguya ulaşılamadı.</p>

<p>Aradan geçen altı yılı aşkın süreye rağmen Gülistan Doku’nun akıbeti hâlâ belirlenemedi. Ailesi, dosyadaki tüm şüphelerin araştırılmasını ve Gülistan’a ne olduğunun ortaya çıkarılmasını istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altıncı dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin kimlikleri ve hangi illerde işlem yapıldığına ilişkin ayrıntılı açıklama henüz paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-6nci-operasyon-11-kisi-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 22:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/gulistan-doku.webp" type="image/jpeg" length="26073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci, avukat ve LGBTİ+ aktivistlerinin hesaplarına erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gazeteci-avukat-ve-lgbti-aktivistlerinin-hesaplarina-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gazeteci-avukat-ve-lgbti-aktivistlerinin-hesaplarina-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği, gazeteci Yıldız Tar’ın da aralarında bulunduğu gazeteci, avukat, oyuncu ve LGBTİ+ hakları savunucularına ait sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirdi. Aynı kararla Kaos GL Derneği ile Velvele’nin internet siteleri de erişime engellendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler, insan hakları savunucuları ve LGBTİ+ örgütlerinin dijital mecralarına yönelik erişim engellerine bir yenisi daha eklendi.</p>

<p>İfade Özgürlüğü Derneğinin EngelliWeb projesi tarafından aktarılan bilgilere göre, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12 Eylül 2026 tarihli kararıyla çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesi hakkında erişim engeli kararı verildi.</p>

<h3>Yıldız Tar’ın hesabı da engellendi</h3>

<p>Karar kapsamında gazeteci ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın sosyal medya hesabına Türkiye’den erişim engellendi.</p>

<p>Erişim engeli getirilen kişisel hesaplar arasında şu isimler yer aldı:</p>

<ul>
 <li>Avukat ve insan hakları savunucusu Levent Pişkin</li>
 <li>Oyuncu ve trans hakları aktivisti Seyhan Arman</li>
 <li>Tiyatro oyuncusu ve LGBTİ+ aktivisti Zeynep Esmeray Özadikti</li>
 <li>Gazeteci ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar</li>
 <li>Gençlik ve LGBTİ+ hakları savunucusu Enes Hocaoğulları</li>
</ul>

<h3>Kaos GL ve Velvele’nin internet siteleri de engellendi</h3>

<p>Hâkimliğin aynı kararıyla LGBTİ+ hakları alanında yayın yapan Kaos GL Derneğinin internet sitesi ile Velvele’nin internet sitesine de erişim engeli getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın hangi içerikler nedeniyle verildiğine ve erişim engelinin hukuki gerekçesine ilişkin ayrıntılı bir açıklama paylaşılmadı.</p>

<p>Türkiye’de daha önce de gazetecilere, kadın ve LGBTİ+ hakları alanında çalışan örgütlere ait çok sayıda sosyal medya hesabı, “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişime engellenmişti. Haziran 2026’da Kaos GL, 17 Mayıs Derneği, Pembe Hayat, SPoD, Lambdaİstanbul ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Kadın ve LGBTİ+ Komisyonunun da aralarında bulunduğu çok sayıda hesabın Türkiye’den görünmez kılındığı açıklanmıştı.</p>

<p><img class="" height="562" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/09/image-6032.png" width="1158" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gazeteci-avukat-ve-lgbti-aktivistlerinin-hesaplarina-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2023/04/son-dakika.jpg" type="image/jpeg" length="24467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO İletişimciler Konferansı İstanbul’da: 42 ülkeden 542 katılımcı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/nato-iletisimciler-konferansi-istanbulda-42-ulkeden-542-katilimci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/nato-iletisimciler-konferansi-istanbulda-42-ulkeden-542-katilimci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO İletişimciler Konferansı, 42 ülkeden 542 uzmanın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Dört gün süren konferansa NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı Orgeneral Alexus G. Grynkewich ile NATO Sözcüsü Allison Hart’ın da aralarında bulunduğu üst düzey isimler katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NATO bünyesindeki iletişim uzmanlarını bir araya getiren NATO İletişimciler Konferansı, 7-10 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi.</p>

<p>Millî Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre konferansa, 42 ülkeden alanında uzman 542 iletişimci katıldı.</p>

<h3>Konferansa Türkiye ev sahipliği yaptı</h3>

<p>İstanbul’da konuşlu Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığında gerçekleştirilen konferans, Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin koordinasyonunda düzenlendi.</p>

<p>Dört gün süren programda NATO ülkelerinden iletişim alanında görev yapan uzmanlar ile kurumun üst düzey yöneticileri bir araya geldi.</p>

<h3>NATO’nun üst düzey yöneticileri İstanbul’a geldi</h3>

<p>Konferansa NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus G. Grynkewich ve NATO Sözcüsü Allison Hart başta olmak üzere NATO’nun üst düzey yöneticileri de katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik kapsamında katılımcılar arasında görüşmeler gerçekleştirilirken, iletişim alanındaki güncel çalışmaların değerlendirildiği bildirildi.</p>

<h3>Bayraktaroğlu ile Grynkewich görüştü</h3>

<p>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da konferans dolayısıyla İstanbul’da bulunan NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı Orgeneral Alexus G. Grynkewich ile bir görüşme gerçekleştirdi.</p>

<p>Millî Savunma Bakanlığı, konferansa ilişkin görüntüleri sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/nato-iletisimciler-konferansi-istanbulda-42-ulkeden-542-katilimci</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-12-222418.png" type="image/jpeg" length="65660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya’daki rüşvet soruşturması Emniyet’e uzandı: İki müdür hakkında gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/antalyadaki-rusvet-sorusturmasi-emniyete-uzandi-iki-mudur-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/antalyadaki-rusvet-sorusturmasi-emniyete-uzandi-iki-mudur-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da kamu görevlilerine rüşvet verildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında iki emniyet müdürü hakkında gözaltı kararı verildi. Görevlerinden alınarak personel emrine çekilen müdürlerle ilgili kararın, bir avukatlık bürosunda ele geçirilen dijital materyallerdeki incelemelerin ardından alındığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, kamu görevlilerine rüşvet verildiği iddiaları üzerine geniş çaplı çalışma başlattı.</p>

<h3>Avukat ve büro çalışanı gözaltına alındı</h3>

<p>Soruşturma kapsamında 11 Eylül 2026 tarihinde, avukat R.K. ile aynı avukatlık bürosunda çalışan İ.Ü. gözaltına alındı.</p>

<p>Şüphelilere ait dijital materyaller üzerinde yapılan ön incelemelerde, soruşturmanın kapsamını genişletecek bazı verilere ulaşıldığı bildirildi.</p>

<h3>Dijital materyallerde yeni isimler belirlendi</h3>

<p>İncelemelerde 3. Sınıf Emniyet Müdürü O.U., eşi N.U., 4. Sınıf Emniyet Müdürü E.D.E., O.U. ile irtibatlı olduğu belirtilen S.G. ve firari durumdaki M.A.S. hakkında bazı kayıtların bulunduğu öne sürüldü.</p>

<p>Elde edilen verilerde suç unsuru bulunabileceği değerlendirilerek 3. Sınıf Emniyet Müdürü O.U. ile 4. Sınıf Emniyet Müdürü E.D.E. hakkında adli işlem başlatıldı.</p>

<h3>İki emniyet müdürü görevden alındı</h3>

<p>Soruşturma kapsamında Narkotik Şube Müdürü O.U. ile Koruma Şube Müdürü E.D.E. hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her iki emniyet müdürünün de görevlerinden alınarak personel emrine çekildiği belirtildi.</p>

<p>Dijital materyallerdeki görüşme, yazışma ve diğer verilerin incelenmesinin sürdüğü; firari şüphelinin yakalanması ve dosyada yer alan bağlantıların belirlenmesi amacıyla çalışmaların devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialara ilişkin adli makamlarca verilmiş kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/antalyadaki-rusvet-sorusturmasi-emniyete-uzandi-iki-mudur-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/polis-11.jpg" type="image/jpeg" length="98131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Ali Boz, CHP Yüreğir İlçe Örgütünde Görev Aldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/gazeteci-ali-boz-chp-yuregir-ilce-orgutunde-gorev-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/gazeteci-ali-boz-chp-yuregir-ilce-orgutunde-gorev-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana yerel basınının deneyimli isimlerinden gazeteci Ali Boz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüreğir İlçe Örgütünde görev aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3>Uzun yıllardır yerel basında görev yapan gazeteci Ali Boz, CHP Yüreğir İlçe Örgütü yönetiminde görev aldı. Yüreğir’in sorunlarını yakından bildiğini belirten Boz, siyasi parti yöneticisi olmanın sorumluluğuyla hareket edeceğini ve ilçenin çıkarlarını korumak için çalışacağını söyledi.</h3>
</blockquote>

<p>Adana yerel basınının deneyimli isimlerinden gazeteci Ali Boz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüreğir İlçe Örgütünde görev aldı. Halen Çukurova Press gazetesinde Haber Müdürü olarak çalışan Boz, gazetecilik birikimini ve Yüreğir’e ilişkin saha deneyimini yeni görevine taşıyacağını belirtti.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca yerel gazete, televizyon ve radyolarda Yüreğir’in sorunlarını gündeme getirdiğini ifade eden Boz, bundan sonraki süreçte bir siyasi partinin ilçe yöneticisi olmanın getirdiği sorumlulukla hareket edeceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>“Yüreğir’in sorunlarını yakından biliyorum”</strong></h3>

<p>Gazetecilik mesleği boyunca Yüreğir’in sorunlarını yakından takip ettiğini dile getiren Ali Boz, hazırladığı haberler, televizyon programları ve radyo yayınları aracılığıyla ilçede yaşayan yurttaşların taleplerini kamuoyuna taşımaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Boz, geçmişten bugüne yürüttüğü çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bugüne kadar gazeteci olarak Yüreğir’in sorunlarını yakından takip ettim ve bu sorunların çözümü için elimden gelen çabayı gösterdim. Görev yaptığım gazetelerde, program hazırladığım televizyon ve radyolarda Yüreğir’in sorunlarını gündeme taşıdım. Yazılarım ve açıklamalarım aracılığıyla yerel yönetimlere bilgi aktarmaya, yurttaşların taleplerinin duyulmasına katkıda bulunmaya çalıştım.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“İlçe yöneticiliğinin sorumluluğuyla hareket edeceğim”</strong></h3>

<p>CHP Yüreğir İlçe Örgütünde üstlendiği görevin önemli bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Boz, çalışmalarını halkın ihtiyaç ve taleplerini esas alarak sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Boz, “Bir siyasi partinin ilçe yöneticisi olmanın sorumluluğuyla hareket edeceğim. Yüreğir’in mahallelerini, yaşanan sorunları ve halkın beklentilerini biliyorum. İlçenin sorunlarının çözülmesi için örgütlü, kararlı ve halkla birlikte yürütülen bir çalışma içinde olacağım” dedi.</p>

<h3><strong>“Yüreğir halkının çıkarlarını koruyacağım”</strong></h3>

<p>Yüreğir halkıyla birlikte hareket edeceğini ifade eden Ali Boz, ilçenin ve yurttaşların aleyhine olabilecek uygulamaların karşısında duracağını söyledi.</p>

<p>Boz, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Yüreğir halkıyla birlikte sorunların çözümü için çalışacağım. Özellikle Yüreğir’de yaşayan yurttaşların haklarını ve çıkarlarını koruyacağımdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Yüreğir halkının aleyhine yapılacak her türlü çalışmanın ve alınacak her kararın karşısında olacağım. Sorunları yalnızca dile getiren değil, çözüm yollarının oluşturulmasına da katkı sunan bir anlayışla görev yapacağım.”</p>

<h3><strong>Gazetecilik ve siyasette uzun yıllara dayanan deneyim</strong></h3>

<p>20 Eylül 1958’de Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı İstiklal Mahallesi’nde dünyaya gelen Ali Boz, evli, iki çocuk ve iki torun sahibi.</p>

<p>Gazetecilik yaşamı boyunca Çukurova, Yeni Adana, Ekspres, Kent ve Toros gazetelerinde çeşitli görevler üstlenen Boz, halen Çukurova Press gazetesinde Haber Müdürlüğü görevini yürütüyor.</p>

<p>Siyasi çalışmalarına 1976 yılında CHP’de başlayan Boz; ilçe delegeliği, il delegeliği ve Seyhan İlçe Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Boz ayrıca Türkiye Emekli-Sen Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı ile CHP Adana İl Emek Büroları Başkan Yardımcılığı görevlerini de yürüttü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/gazeteci-ali-boz-chp-yuregir-ilce-orgutunde-gorev-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/chatgpt-image-12-eyl-2026-19-07-23.png" type="image/jpeg" length="82087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 İmza: “Herkese bir barış borcumuz var”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/demokratik-cumhuriyet-ve-baris-icin-1001-imza-herkese-bir-baris-borcumuz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/demokratik-cumhuriyet-ve-baris-icin-1001-imza-herkese-bir-baris-borcumuz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahmet Türk, barışın toplumsallaşması için toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>İstanbul’da kadınlar, barış anneleri, gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar, işçiler ve gençlerin katılımıyla “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası başlatıldı. Eşit yurttaşlık, anadilinde eğitim, AİHM kararlarının uygulanması ve umut hakkının hayata geçirilmesi taleplerinin öne çıktığı etkinlikte, barış ve demokratik toplum sürecinin toplumsallaştırılması çağrısı yapıldı.</h2>
</blockquote>

<p>Türkiye’de barış, eşit yurttaşlık ve demokratik çözüm arayışlarına katkı sunmayı amaçlayan “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası, İstanbul’daki Eyüpsultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen etkinlikle kamuoyuna duyuruldu.</p>

<p>Programda kampanyanın deklarasyon metni okunurken aralarında Ahmet Türk, barış anneleri, insan hakları savunucuları, gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar, işçiler ve gençlerin bulunduğu ilk imzacılar da kamuoyuna tanıtıldı.</p>

<p>“Gerçek masallar, toplumlar kendi geleceğini düşlemekten vazgeçmediğinde başlar” mottosuyla başlatılan kampanyanın, Türkiye’de devam eden barış ve demokratik toplum sürecinin toplumun farklı kesimleri tarafından sahiplenilmesine katkı sağlamayı amaçladığı belirtildi.</p>

<h3>“1001, tükenmeyen umudun simgesi”</h3>

<p>Kampanya metninde “1001” sayısının yalnızca sayısal bir tercih olmadığı; Doğu ve Batı’nın kadim anlatılarında olduğu gibi tükenmeyen umudu, karanlığı sabırla aydınlığa dönüştürme iradesini ve barış arayışının sürekliliğini simgelediği vurgulandı.</p>

<p>Metinde, kadınlardan akademisyenlere, sanatçılardan işçilere ve gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinden yurttaşların çatışmanın, ayrışmanın ve sessizliğin karşısında toplumsal barıştan yana ortak bir irade ortaya koymak üzere bir araya geldiği ifade edildi.</p>

<p>“Masallar gerçeği gizlemek için değil, gerçeğin canını yakıp onu yeniden inşa etmek için anlatılır” ifadesine yer verilen deklarasyonda, toplumun ortak hikâyesinin akışını değiştirmek ve barışı kalıcılaştırmak için birlikte hareket etme çağrısı yapıldı.</p>

<p>Deklarasyon metnini gazeteci Nezahat Doğan okudu.</p>

<h3>Çilem Küçükkeleş: Birlikte durmaya çağıran bir metin</h3>

<p>Açıklama öncesinde İlke TV’ye konuşan gazeteci ve siyasetçi Çilem Küçükkeleş, kampanyanın Türkiye’de devam eden barış sürecinin toplumsallaşmasına katkı sunmak amacıyla başlatıldığını söyledi.</p>

<p>Aralarında siyasetçiler, gazeteciler, yazarlar ve akademisyenlerin de bulunduğu 1001 kişinin kampanyaya destek verdiğini belirten Küçükkeleş, girişimin temel yaklaşımını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Bu fikrin en önemli özelliği şu: Hepimiz aynı fikirde olmayabiliriz ancak birbirimizin taleplerini destekleyebilir miyiz, birbirimizin mücadelesini güçlendirebilir miyiz düşüncesiyle ortaya çıktı bu kampanya. Birlikte durmaya çağıran bir metin.”</p>

<h3>Dört temel talep kamuoyuna açıklandı</h3>

<p>“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” deklarasyonunda dört temel başlık öne çıkarıldı. İmzacılar; silahsızlanmanın desteklenmesi, şiddetin tümüyle gündemden çıkarılması, eşit yurttaşlığın anayasal güvenceye alınması, anadilinde eğitim hakkının tanınması, AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması ve umut hakkının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Deklarasyonda yer alan talepler şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Türkiye’de devam eden çözüm süreci bağlamında ilk aşamada silahsızlanmanın desteklenmesi ve şiddetin her türünün ülkenin ve toplumun gündeminden tamamen çıkarılması.</li>
 <li>Kürt sorununun temelinde Kürt varlığının inkârının bulunduğu gerçeğinden hareketle eşit yurttaşlık ilkesinin anayasal güvenceye alınması, anadilinde eğitim hakkının tanınması ve tarihsel haksızlıkların giderilmesi.</li>
 <li>Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür, demokratik ve hukuk devleti ekseninde güçlendirilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması.</li>
 <li>Çatışmalı sorunun çözümünde rol alan aktörlere özgür ve eşit koşullarda müzakere olanağı sağlanması; AİHM kararları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin talepleri doğrultusunda umut hakkının hayata geçirilmesi.</li>
</ul>

<h3>Ahmet Türk: Burada topluma da çağrı yapıyoruz</h3>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ahmet Türk, kampanyanın çağrısının yalnızca iktidara yönelik olmadığını belirterek, barışın toplumsallaşması için toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Burada sadece iktidara bir çağrı yapmıyoruz, topluma da bir çağrı yapıyoruz” diyen Türk, Cumhuriyet’in yüz yıllık tarihinde hem Kürtlerin hem de Türklerin büyük acılar yaşadığını ifade etti.</p>

<p>Türk, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bu ülkede barıştan yana olan her insanın bu sürece destek vermesi gerekiyor. Halkların kardeşliği ve halkların ortak demokratik değerlerde buluşması bakımından bu fırsatın iyi değerlendirilmesi için herkese önemli görevler düştüğüne inanıyorum.”</p>

<h3>Sürecin izlenmesine ilişkin kurulları eleştirdi</h3>

<p>Ahmet Türk, konuşmasında süreç kapsamında oluşturulan izleme ve değerlendirme mekanizmalarına da eleştiriler yöneltti. PKK’nin Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından silah bırakma ve kendisini feshetme kararı aldığını belirten Türk, yalnızca düşünceleri nedeniyle cezaevinde bulunan kişilerin durumuna dikkat çekti.</p>

<p>TBMM’de 467 oyla kabul edilerek yasalaşan düzenlemeye karşın sürecin Millî Savunma Bakanlığının da içinde bulunduğu ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında oluşturulan bir kurul tarafından izlenmesini anlamakta zorlandıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk, eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>“Silahları susturan kesim için böyle bir gözlem grubunun oluşturulmasını hadi normal karşılayalım. Ancak sadece fikirlerinden dolayı cezaevinde bulunan, bütün yaşamı boyunca eline silah almamış insanların bir kurul tarafından incelenmesinin ne anlamı olduğunu anlamakta zorlanıyoruz. Bunlar hayatında eline silah almamış, Kandil’e gitmemiş insanlar. Düşüncelerini ortaya koydukları için cezaevindeler. Biz bu süreci önemsiyoruz.”</p>

<h3>Selçuk Mızraklı: Demokratik kurumlar güçlendirilmeli</h3>

<p>Edirne Cezaevi’nde yaklaşık yedi yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen eski Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı da etkinliğe video mesaj gönderdi.</p>

<p>Kürt varlığının inkârının ve şiddetin ortaya çıkardığı sonuçların ortadan kaldırılması için toplumsal, ekonomik ve kültürel eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Mızraklı, onarıcı adalet mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Mızraklı, mesajında şunları söyledi:</p>

<p>“Bunun için demokratikleşmenin ve demokratik kurumların yerelden merkeze bütünlüklü biçimde desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Ülkemizdeki bütün kimlikler, inançlar ve düşünceler; hakları, özgürlükleri ve kültürel biçimleriyle yaşayabilmelidir. Kanın akmadığı bir dönemi yaşıyoruz. Demokratik kurumlar güçlendirilmeli.”</p>

<h3>Eren Keskin: Herkese bir barış borcumuz var</h3>

<p>İnsan Hakları Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve insan hakları savunucusu Eren Keskin de etkinliğe video mesajla katıldı.</p>

<p>İnsan hakları savunucularının yıllar boyunca ağır hak ihlallerine ve insanlık suçlarına tanıklık ettiğini belirten Keskin, bütün acılara rağmen barış talebinin umudu canlı tuttuğunu söyledi.</p>

<p>Keskin, barış sürecinin toplumsallaştırılması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:</p>

<p>“Biz insan hakları savunucuları olarak yoğun hak ihlallerinin, insanlık suçlarının tanıklığını yaptık. Filmlerde görseniz inanmayacağınız kadar büyük hak ihlallerine tanıklık ettik. Bütün bu acılara ve yok etme politikalarına rağmen barış sözcüğünün heyecan vermediği bir gün görmedim. Bugün yeni bir sürecin içindeyiz. Bu sürecin barışla sonuçlanması ve barışın toplumsallaşması için herkese görev düşüyor. Herkese bir barış borcumuz var.”</p>

<h3>Fincancı: Yeni dünyayı milyonlarca insanla birlikte kuralım</h3>

<p>Kampanyanın ilk imzacıları arasında yer alan Türkiye İnsan Hakları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ise eşit yurttaşlık ve dayanışma çağrısı yaptı.</p>

<p>Yaklaşık iki yıldır insanların yaşamını yitirmediği bir dönemin yaşandığına dikkat çeken Fincancı, toplumdaki tek bir yurttaşın dahi eşit haklardan yararlanamamasının herkesin özgürlüğünü zedelediğini belirtti.</p>

<p>Fincancı, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bu topraklardaki bir tek yurttaş bile eşit yurttaş olarak kabul edilmediğinde ben de eşitliği, özgürlüğü ve hak öznesi olan bir insan olmayı yitirmişim demektir. Böyle hissetmemiz gerekiyor. Herkesin hak öznesi ve eşit yurttaş olduğu; anadilinde eğitim ve anadilinde sağlık hakkından yararlanabildiği yeni bir dünyayı birlikte kuralım. Binbir değil, milyonlarca insanla birlikte.”</p>

<h3>Mehmet Gürses: Süreç ince hesapları ve Eyüp sabrını gerektirecek</h3>

<p>Florida Merkez Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü akademisyeni ve Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Gürses de etkinliğe video mesaj gönderen isimler arasında yer aldı.</p>

<p>İçinden geçilen süreci “hassas ancak çok değerli” olarak nitelendiren Gürses, kalıcı çözümün hem ayrıntılı bir yaklaşım hem de uzun soluklu bir sabır gerektirdiğini belirtti.</p>

<p>Gürses, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İçinden geçtiğimiz bu hassas ancak çok değerli süreç, hem kılı kırk yaran ince hesapları hem de Eyüp sabrını gerektirecektir. Eskinin içi boşalmış kalıplarını aşabilmek, yeni hayaller kurabilmek ve eşitler olarak yan yana durabilmek için başlattığınız bu kampanyaya destek verebildiğim için çok mutluyum. Yeni dönemin, eskiyi unutmadan yeniyi kurgulayabildiğimiz bir dönem olması umuduyla.”</p>

<h3>Ortak çağrı: Barış süreci toplumsallaşmalı</h3>

<p>Etkinlikte yapılan konuşmalarda, barışın yalnızca siyasi aktörler arasında yürütülen görüşmelere bırakılamayacağı; kalıcı çözüm için kadınların, gençlerin, emekçilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun farklı kesimlerinin sürece etkin biçimde katılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Kampanyanın yalnızca bir imza çalışması olmadığı belirtilirken farklı düşüncelere sahip kesimleri eşit yurttaşlık, demokratik çözüm ve toplumsal barış talepleri etrafında birlikte durmaya çağırdığı ifade edildi.</p>

<p>İmzacılar, çatışmanın, ayrışmanın ve sessizliğin karşısında barıştan yana açık bir tutum aldıklarını belirterek sürecin demokratik hukuk devleti ilkeleri, müzakere ve toplumsal katılım temelinde ilerletilmesi çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/demokratik-cumhuriyet-ve-baris-icin-1001-imza-herkese-bir-baris-borcumuz-var</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-12-153036.png" type="image/jpeg" length="55171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den yeni eğitim yılı mesajı: Eğitim ayrıcalık değil, temel bir haktır]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/dem-partiden-yeni-egitim-yili-mesaji-egitim-ayricalik-degil-temel-bir-haktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/dem-partiden-yeni-egitim-yili-mesaji-egitim-ayricalik-degil-temel-bir-haktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada eğitimdeki eşitsizliklere dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Nitelikli ve ücretsiz kamusal eğitim çağrısı yapılan açıklamada; okul yemeği, ulaşım, kırtasiye ve temel eğitim ihtiyaçlarının kamu tarafından karşılanması istendi.</h2>
</blockquote>

<p>2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlarken milyonlarca öğrenci yeniden okullara dönüyor. DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, yeni eğitim yılı dolayısıyla yayımladığı açıklamada Türkiye’nin eğitimde derinleşen eşitsizliklerle yeni döneme girdiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, öğrencilerin eğitim olanaklarına erişimi arasındaki farkların giderek büyüdüğü vurgulandı. Bir tarafta özel okullar, kurslar ve özel derslerle eğitim olanaklarını genişletebilen öğrencilerin bulunduğu, diğer tarafta ise beslenme, kırtasiye, ulaşım ve barınma giderleri nedeniyle eğitim hakkına erişmekte zorlanan çocukların olduğu ifade edildi.</p>

<h3>“Eğitim piyasaya bırakılamaz”</h3>

<p>Eğitimin bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğu belirtilen açıklamada, eğitim hizmetlerinin piyasa koşullarına bırakılamayacağı kaydedildi.</p>

<p>DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, bütün öğrenciler için nitelikli ve ücretsiz kamusal eğitim sağlanması gerektiğini belirterek şu talepleri sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Okullarda ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi,</li>
 <li>Öğrencilerin ulaşım giderlerinin kamu tarafından karşılanması,</li>
 <li>Kırtasiye ve temel eğitim ihtiyaçlarının ücretsiz sağlanması,</li>
 <li>Eğitim kaynaklarının okullar ve öğrenciler arasında eşit ve adil biçimde dağıtılması.</li>
</ul>

<h3>Merkezi ve tek tip eğitim anlayışına eleştiri</h3>

<p>Türkiye’nin toplumsal, kültürel, dilsel ve inançsal açıdan çoğulcu bir ülke olduğuna dikkat çekilen açıklamada, eğitim sisteminin buna karşın merkezi, tek tip ve hiyerarşik bir anlayışla yürütüldüğü belirtildi.</p>

<p>Eğitimin; sorgulayan, düşünen, üreten ve demokratik yaşama katılan bireylerin gelişimini esas alması gerektiği vurgulandı. Öğretmen ile öğrenci arasındaki ilişkinin itaat ve hiyerarşiye değil; karşılıklı öğrenmeye, dayanışmaya ve özgürleşmeye dayanması gerektiği ifade edildi.</p>

<h3>“Barış ezberletilmez, birlikte kurulur”</h3>

<p>Açıklamada, eğitimin devletin tanımladığı “makbul yurttaş” anlayışını yeniden üretmenin aracı olmaması gerektiği belirtilerek okullarda barış, demokrasi, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşam değerlerinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Komisyonun açıklamasında, “Barış ezberletilmez; düşünülür, tartışılır ve birlikte kurulur” ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>Anadili hakkı için çağrı</h3>

<p>Anadilinde eğitimin demokratik bir hak olduğu vurgulanan açıklamada, Kürtçe ve diğer dillerin eğitim alanında kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması istendi.</p>

<p>Farklı kimliklerin, kültürlerin, dillerin ve inançların eşit biçimde var olabildiği çoğulcu bir eğitim sisteminin kurulması gerektiği belirtilerek öğrencilerin kültürel ve dilsel farklılıklarının eğitim sürecinde yok sayılmaması çağrısı yapıldı.</p>

<h3>Öğretmenler eğitim politikalarının öznesi olmalı</h3>

<p>DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, öğretmenlerin güvenceli istihdam, insanca yaşam koşulları, sendikal haklar, mesleki özerklik ve sürekli mesleki gelişim haklarının güvence altına alınmasını istedi.</p>

<p>Öğretmenlerin yalnızca alınan kararları uygulayan kişiler olarak görülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, eğitim emekçilerinin eğitim politikalarının belirlenmesinde doğrudan söz sahibi olması gerektiği kaydedildi.</p>

<h3>Eğitimde ortak ve demokratik yönetim talebi</h3>

<p>Eğitimin demokratikleşmesi için karar süreçlerine katılımın güçlendirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada; öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin, sendikaların, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve diğer eğitim bileşenlerinin sürece dahil edilmesi istendi.</p>

<p>Yerel yönetimlerin de okul öncesi eğitim, öğrenci beslenmesi, ulaşım, kültür, sanat ve erişilebilirlik alanlarında kamusal sorumluluğun demokratik bir ortağı olması gerektiği ifade edildi.</p>

<h3>Engelli öğrenciler için erişilebilir eğitim</h3>

<p>Açıklamada engelli öğrencilerin eğitim hakkının gerçek anlamda güvence altına alınması gerektiğine de dikkat çekildi. Erişilebilirliğin yalnızca öğrencilerin okul binasına girebilmesiyle sınırlandırılamayacağı belirtildi.</p>

<p>Eğitimde erişilebilirliğin;</p>

<ul>
 <li>Fiziksel ve dijital erişimi,</li>
 <li>Uygun ulaşım olanaklarını,</li>
 <li>İşaret dili desteğini,</li>
 <li>Braille materyallerini,</li>
 <li>Alternatif iletişim yöntemlerini kapsaması gerektiği kaydedildi.</li>
</ul>

<p>Özel eğitim hizmetleri için ayrılan bütçenin artırılması, yeterli personel görevlendirilmesi ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<h3>“Eğitim yalnızca sınav başarısından ibaret değildir”</h3>

<p>Eğitim sisteminin yalnızca sınav sonuçları ve akademik başarı üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkılan açıklamada, öğrencilerin bilgiye ulaşabildiği, sorgulayabildiği, eleştirebildiği ve üretebildiği bir yapının kurulması gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, eğitim sisteminin insan hakları, eşitlik, özgürlük, laiklik, bilim ve çoğulculuk temelinde yeniden şekillendirilmesi gerektiğini bildirdi.</p>

<h3>“Ortak mücadeleyi sürdüreceğiz”</h3>

<p>Açıklamanın sonunda, eşit, özgür, demokratik, çoğulcu ve kamusal eğitim hedefi vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“DEM Parti olarak; eşit, özgür, demokratik, çoğulcu ve kamusal bir eğitim için eğitim emekçileri, öğrenciler, veliler, sendikalar, demokratik kurumlar ve tüm toplumla birlikte ortak mücadeleyi sürdüreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/dem-partiden-yeni-egitim-yili-mesaji-egitim-ayricalik-degil-temel-bir-haktir</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-12-142701.png" type="image/jpeg" length="82597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan hafta tatili mesaisi kararı: 7,5 saat iki kez hesaplanamayacak]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/yargitaydan-hafta-tatili-mesaisi-karari-75-saat-iki-kez-hesaplanamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/yargitaydan-hafta-tatili-mesaisi-karari-75-saat-iki-kez-hesaplanamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hafta tatilinde yapılan 7,5 saatlik çalışmanın hem hafta tatili alacağına hem de fazla çalışma ücretine eklenmesini “mükerrer ödeme” olarak değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, söz konusu sürenin fazla mesai hesabından çıkarılması gerektiğine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçilerin hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin hesaplanmasına ilişkin dikkat çeken bir karara imza attı. Karara göre, hafta tatilinde yapılan 7,5 saatlik çalışma için hafta tatili ücreti ödenmişse aynı süre ayrıca fazla çalışma hesabına eklenemeyecek.</p>

<p>Karar, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri süren bir çalışanın açtığı işçilik alacakları davası üzerine verildi.</p>

<h3>İşçi kıdem ve ihbar tazminatı talep etti</h3>

<p>İş sözleşmesinin işveren tarafından sözlü ve fiilî olarak sona erdirildiğini belirten işçi, devamsızlığına ilişkin herhangi bir mazeretinin bulunup bulunmadığı sorulmadan işten çıkarıldığını ileri sürdü.</p>

<p>Çalışan, iş sözleşmesinin sona erdirilme biçiminin hukuka aykırı olduğunu savunarak kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesini istedi.</p>

<p>İşçi ayrıca çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ve hak ettiği ücretlerin ödenmediğini belirterek işverene karşı alacak davası açtı.</p>

<p>Davada;</p>

<ul>
 <li>Kıdem tazminatı,</li>
 <li>İhbar tazminatı,</li>
 <li>Yıllık izin ücreti,</li>
 <li>Fazla çalışma ücreti,</li>
 <li>Ulusal bayram ve genel tatil ücreti,</li>
 <li>Hafta tatili ücreti talep edildi.</li>
</ul>

<h3>Yerel mahkeme işçiyi haklı buldu</h3>

<p>Davayı inceleyen ilk derece mahkemesi, işçinin taleplerinin kabulü yönünde karar verdi. Kararın istinafa taşınmasının ardından dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi de işçilik alacaklarının ödenmesine ilişkin kararı uygun buldu.</p>

<p>Davalı işverenin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.</p>

<h3>Yargıtay hesaplamada mükerrer ödeme tespit etti</h3>

<p>Dosyada haftanın yedi günü çalışıldığı kabul edilerek fazla çalışma, hafta tatili ve diğer işçilik alacakları hesaplandı.</p>

<p>Yargıtay, hafta tatiline denk gelen günde gerçekleştirilen 7,5 saatlik çalışmanın hem hafta tatili alacağına hem de fazla çalışma hesabına dâhil edildiğini belirledi.</p>

<p>Yüksek Mahkeme, aynı çalışma süresinin iki farklı alacak kalemi içinde değerlendirilmesinin mükerrer ödemeye neden olacağı sonucuna ulaştı.</p>

<h3>7,5 saat fazla çalışma hesabından çıkarılacak</h3>

<p>Kararda, hafta tatilinde yapılan 7,5 saatlik çalışma için hafta tatili alacağına hükmedilmiş olması nedeniyle aynı sürenin ayrıca fazla çalışma ücretine eklenemeyeceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, hafta tatili alacağı kapsamında değerlendirilen 7,5 saatlik sürenin fazla çalışma hesabından çıkarılması gerekiyor.</p>

<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu hesaplama yapılmadan verilen ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya aykırı bularak bozdu.</p>

<h3>Karar ne anlama geliyor?</h3>

<p>Karar, hafta tatilinde çalışan işçinin bu çalışmasının karşılıksız bırakılacağı anlamına gelmiyor. Yargıtay’ın değerlendirmesi, aynı 7,5 saatlik çalışmanın hem hafta tatili ücreti hem de fazla mesai ücreti hesaplamasında iki kez kullanılmasını önlemeye yönelik.</p>

<p>Başka bir ifadeyle işçi, hafta tatilinde yaptığı çalışmadan doğan alacağını talep edebilecek; ancak hafta tatili alacağı içinde değerlendirilen aynı süre ayrıca fazla çalışma hesabına eklenemeyecek.</p>

<p>Yargıtay’ın kararı, benzer işçilik alacağı davalarında hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin ayrı ayrı hesaplanmasında dikkate alınabilecek bir içtihat niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Emek</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/yargitaydan-hafta-tatili-mesaisi-karari-75-saat-iki-kez-hesaplanamayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/yargitay-1.png" type="image/jpeg" length="32542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da 1 Eylül Dünya Barış Günü: “Barış ertelenemez bir insan hakkıdır!”]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konuşmalarda ortaklaşan temel başlıklar barış, demokratik çözüm, eşit yurttaşlık, insan hakları, özgürlükler ve savaş karşıtlığı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İnönü Parkı’nda bir araya gelerek Atatürk Parkı’na yürüdü.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Türkçe ve Kürtçe sloganların atıldığı eylemde savaşlara, çatışmalara ve ayrımcılığa karşı barış çağrısı yapıldı. Platform adına ortak açıklamayı İHD Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu. Adana Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında İnönü Parkı'nda bir araya geldi. Buradan Atatürk Parkı'na yürüyen kitle, savaşların son bulması, barışın ve demokratik çözümün sağlanması talebiyle mesaj verdi.</p>

<p>Yürüyüşün en önünde üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan beyaz bir pankart taşındı. Barışı simgeleyen pankartın arkasında yürüyen kitle, yürüyüş boyunca Türkçe ve Kürtçe sloganlar attı; barış talebini dile getirdi.</p>

<p>Atatürk Parkı'ndaki etkinlikte ise farklı siyasi parti, sendika, meslek örgütü, kadın ve ekoloji örgütleri adına konuşmalar yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/rRviQPu_Ik0" title="1 Eylül Barış Yürüyüşünün Ardından Yasemin Dora Şeker Emek ve Demokrasi Platformu Adına Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p>Ortak açıklamayı Yasemin Dora Şeker okudu</p>

<p>Atatürk Parkı'nda gerçekleştirilen etkinlikte Adana Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Av. Yasemin Dora Şeker okudu.</p>

<p>Şeker, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün dünyanın birçok bölgesinde savaş, işgal, zorunlu göç, ayrımcılık ve ağır insan hakları ihlallerinin sürdüğü bir dönemde karşılandığını belirterek, Ortadoğu'daki çatışmalara ve Ukrayna'daki savaşa dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Barış ertelenemez bir insan hakkıdır” vurgusu öne çıktı.</p>

<p>“Savaşların bedelini halklar ödüyor”</p>

<p>Platformun açıklamasında savaşların bedelini savaş kararlarını alanların değil, halkların ödediği ifade edildi.</p>

<p>Emekçilerin, yoksulların, kadınların ve çocukların savaşlarda yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, milyonlarca insanın evlerinden ve topraklarından koparıldığı belirtildi.</p>

<p>Silahlanmaya ayrılan kaynaklarla halkların ekonomik koşulları arasındaki çelişkiye de dikkat çekilen açıklamada, “Silahlara milyarlar ayrılırken halkların ekmeği küçülüyor, silah şirketleri büyürken yoksulluk, göç ve ölüm büyüyor” denildi.</p>

<p>“Ortadoğu halklarının kaderi savaş değildir”</p>

<p>Adana'dan yapılan çağrıda Ortadoğu halklarının geleceğinin savaşla belirlenmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Farsların ve bölgedeki bütün halkların ve inançların eşit, özgür ve barış içinde yaşayabileceği bir geleceğin mümkün olduğu ifade edildi.</p>

<p>Platform, Türkiye'nin yakın tarihine de dikkat çekerek Kürt meselesinin güvenlikçi ve inkârcı politikalarla çözülemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, yıllardır sürdürülen çatışmaların can kayıpları, zorunlu göç, köy boşaltmaları, zorla kaybetmeler, faili meçhul cinayetler, işkence ve temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması gibi ağır sonuçlara yol açtığı kaydedildi.</p>

<p>“Yeni bir fırsat penceresi açıldı”</p>

<p>Kürt meselesinin çözümüne ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, bugün barışçıl ve demokratik çözüm açısından yeni bir fırsat penceresinin açıldığı ifade edildi.</p>

<p>Platform, Türkiye'de Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü yönünde başlayan süreci önemsediklerini belirterek çözümün şiddet ve güvenlik politikalarıyla değil; demokrasi, hukuk, eşit yurttaşlık ve insan hakları temelinde gerçekleşmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, Kürt meselesinin demokratik çözümü ile Türkiye'nin demokratikleşmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı.</p>

<p>“Eşit yurttaşlık temelinde barış”</p>

<p>Platformun açıklamasında kalıcı barışın yalnızca silahların susmasından ibaret olmadığı belirtildi.</p>

<p>Barışın; yaşam hakkının güvence altına alındığı, özgürlüklerin korunduğu, eşit yurttaşlığın hayata geçirildiği, farklı kimlik ve inançların kendilerini özgürce ifade edebildiği ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu demokratik bir toplumsal düzenle mümkün olabileceği ifade edildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/UKS1jBEGS70" title="Adana'da Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Eylül Barış Yürüyüşü Yaptı." width="362"></iframe></p>

<p>Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<p>“Eşit yurttaşlık, farklılıklarımızdan vazgeçerek birbirimize benzemek değil; Türk’ün Türk, Kürt’ün Kürt, Arabın Arap olarak, herkesin kendi kimliği, dili, kültürü ve inancıyla eşit haklara sahip olmasıdır.”</p>

<p>“Barış sürecinin aktif bileşenleri olmalıyız”</p>

<p>Platform, olası bir barış sürecinde siyasi aktörlerin yanı sıra kadınların, gençlerin, emekçilerin, hak savunucularının, akademisyenlerin ve sivil toplumun da söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, insan hakları örgütleri, meslek kuruluşları, sendikalar, kadın ve gençlik örgütleri ile yerel sivil toplum kuruluşlarının yalnızca gözlemci olmaması, sürecin aktif bileşenleri haline gelmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca teknik bir silahsızlanma programı olmadığı ifade edilerek; hukuki güvence, demokratikleşme, bağımsız denetim mekanizmaları, geçiş dönemi adaleti ve toplumsal uzlaşıyı içeren bütüncül bir barış mimarisi çağrısı yapıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="643" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/txnSyeA6yec" title="&quot;Barışa Evet Ölüme Hayır&quot; Adana'da 1 Eylül Barış Yürüyüşü" width="362"></iframe></p>

<p>“Bir annenin daha evladının ardından ağlamasını istemiyoruz”</p>

<p>Platform, çağrısında çatışmaların sona ermesi ve silahların kalıcı olarak susması talebini yineledi.</p>

<p>Açıklamada, “Bir insanımızın daha yaşamını kaybetmemesi, bir annenin daha evladının ardından ağlamaması için silahların sonsuza kadar susmasını istiyoruz” denildi.</p>

<p>Bununla birlikte yalnızca çatışmasızlık değil, insanların kimliklerinin inkâr edilmediği, dillerinin ve kültürlerinin eşit kabul edildiği, demokratik iradelerinin yok sayılmadığı onurlu, kalıcı ve adil bir barış talep edildi.</p>

<p>Kurumlar adına peş peşe konuşmalar</p>

<p>Ortak açıklamanın ardından Atatürk Parkı'ndaki etkinlikte farklı kurum ve örgütler adına konuşmalar gerçekleştirildi.</p>

<p>Etkinlikte sırasıyla;</p>

<p>Adana Kadın Platformu<br />
Barış Anneleri<br />
DEM Parti<br />
Emek Partisi<br />
Adana Halkevi<br />
TÖP<br />
Ekoloji Platformu<br />
KESK<br />
TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu<br />
TİP<br />
Yeşil Sol Parti<br />
EDS<br />
Cezaevindeki tutsaklar adına</p>

<p>konuşmalar yapıldı.</p>

<p>Konuşmalarda ortaklaşan temel başlıklar barış, demokratik çözüm, eşit yurttaşlık, insan hakları, özgürlükler ve savaş karşıtlığı oldu.</p>

<p>Beyaz pankarta barış mesajları yazıldı</p>

<p>Konuşmaların tamamlanmasının ardından yürüyüşün başında taşınan ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan beyaz pankart, etkinliğin katılımcılarına açıldı.</p>

<p>Katılımcılar pankartın üzerine barışa ilişkin söz ve mesajlarını yazdı. Böylece yürüyüş boyunca barışın simgesi olarak taşınan yazısız beyaz pankart, etkinliğin sonunda katılımcıların barış taleplerini taşıyan ortak bir mesaja dönüştü.</p>

<p></p>

<h2>Kadın Platformu adına Belgin Işık Kadınların 1 Eylül'de ki Barış Talebini İfade Etti.</h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/irjWGllGMF0" title="Kadın Platformu adına Belgin Işık Kadınların 1 Eylül'de ki Barış Talebini İfade Etti." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h3>Adana'da Barış Annesi 1 Eylül Barışıyla İlgili Konuştu.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/yLzwVl4vcDo" title="Adana'da Barış Annesi 1 Eylül Barışıyla İlgili Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Barış Anneleri 1 Eylül'de Adana'da Barışı Haykırdı.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/KChNglQqPro" title="Barış Anneleri 1 Eylül'de Adana'da Barışı Haykırdı." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>DEM Parti Adana İl Başkanı Av. Yakup Ataş, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/f7qpnPwS2_M" title="DEM Parti Adana İl Başkanı Av. Yakup Ataş, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Münir Korkmaz, Adana'da 1Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/F3zGzPyRPIY" title="Münir Korkmaz, Adana'da 1Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/jeeTtz6OtU8" title="Adana Halkevi Başkanı Osman Erkut, 1 Eylül Barış Gününde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>EMEP Adana İl Başkanı Suat Nacar, 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuştu.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Rh2wEi4nIbY" title="EMEP Adana İl Başkanı Suat Nacar, 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuştu." width="1105"></iframe></p>

<p></p>

<h2>TÖP Adana İl Örgütü Adına 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuşma Yapıldı.</h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="622" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/r0_zUdD4Vks" title="TÖP Adana İl Örgütü Adına 1 Eylül Barış Günü Çerçevesinde Konuşma Yapıldı." width="1105"></iframe></p>

<p>Etkinlik halaylarla sona erdi</p>

<p>1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliği, pankarta barış mesajlarının yazılmasının ardından halaylarla sona erdi.</p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, açıklamasının sonunda savaşsız, sömürüsüz ve ayrımcılığın olmadığı; herkesin eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik bir toplum için barış ve demokratikleşmede ısrar edeceklerini belirtti.</p>

<p>Platformun etkinlikte öne çıkan çağrısı ise şöyle oldu:</p>

<p>“Barış ertelenemez bir insan hakkıdır!”</p>

<p>“Barışı kalıcı kılmak, demokrasiyi ve insan haklarını güvence altına almaktır!”</p>

<p>“Kalıcı barışın yolu demokrasiden, adaletten, eşitlikten ve özgürlükten geçer!”</p>

<p>“Savaşa hayır, barış hemen şimdi!”</p>

<p>“Yaşasın halkların eşitliği!”</p>

<p>“Yaşasın barış! Bijî Aştî! يحيا السلام”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-1-eylul-dunya-baris-gunu-baris-ertelenemez-bir-insan-hakkidir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-01-at-195037.jpeg" type="image/jpeg" length="43158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, Bu Toprakların Şarkılarını Barış, Emek ve Dayanışma İçin Söyledi]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu'nun Merkez Park'ta düzenlediği etkinlik, yalnızca bir müzik gecesi değil; barışın, emek mücadelesinin, halkların kardeşliğinin ve demokratik yaşam özleminin ortak sesi oldu. Farklı dillerden ezgiler, ortak halaylar ve dayanışma çağrıları aynı sahnede buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu, “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da coşkulu bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte yalnızca müzik değil; emek mücadelesi, eğitim emekçilerinin sorunları, kadınların ve LGBTİ+’ların hakları, KHK ihraçları, barış talebi, savaş politikalarına karşı eğitim bütçesi çağrısı ve ekolojik mücadele de güçlü biçimde gündeme taşındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.40.02 (4)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1063" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124002-4-1.jpeg" width="1600" /><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu tarafından “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” şiarıyla Merkez Park Amfi Tiyatro’da düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Farklı dillerden türkü ve şarkıların seslendirildiği gecede, bu topraklarda yan yana yaşamış halkların ortak kültürel mirası müzikle buluştu.</p>

<p><br />
Etkinlik, yalnızca bir konser olarak değil; barış, demokrasi, eşitlik, emek, laik ve bilimsel eğitim, halkların kardeşliği ve ortak yaşam iradesinin dile getirildiği bir buluşma olarak öne çıktı.</p>

<p><br />
<strong>“Yalnızca Konser İçin Değil, Ortak Yaşam İnancımız İçin Buluştuk”</strong><br />
Etkinliğin açılış konuşmasını Eğitim Sen Adana Şube Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Kiracı yaptı. Kiracı, Adana Eğitim Sen ve Erbane Grubu tarafından düzenlenen etkinliğin farklı kültürlerin, dillerin ve inançların eşit, özgür ve demokratik bir yaşam içinde bir arada yaşayabileceğine duyulan inancı büyütmek amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p><br />
Sanatın, kültürün ve müziğin halkları birbirine yaklaştıran, ortak yaşamı güçlendiren en önemli değerlerden olduğunu vurgulayan Kiracı, böylesi dönemlerde kültürel buluşmaların dayanışmayı büyütme açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="579" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/h2S1tW9H3po" title="EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE ERBANE GRUBU, BU TOPRAKLARIN ŞARKILARINI BİRLİKTE SÖYLEDİ." width="1037"></iframe><br />
<strong>Emek, Demokrasi ve Barış Vurgusu</strong><br />
Kiracı konuşmasında, Eğitim Sen’in kurulduğu günden bu yana emekten, demokrasiden, laik ve bilimsel eğitimden, halkların kardeşliğinden ve barıştan yana mücadele yürüttüğünü söyledi. Türkiye’de emekçilerin haklarının budandığı, demokratik alanın daraltıldığı ve farklı düşünenlerin baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Kiracı, dayanışma ve ortak mücadelenin her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Kiracı, toplumsal baskıların arttığı koşullarda sendikal mücadelenin yalnızca ücret ve özlük haklarıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, barış, eşit yurttaşlık ve özgürlük mücadelesinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p><br />
<strong>Eğitim Emekçilerinin Ortak Mücadelesi Öne Çıkarıldı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada özel sektör öğretmenleri, ücretli öğretmenler ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da geniş yer verildi. Kiracı, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele eden tüm eğitim emekçilerini selamladıklarını belirterek, kamuda, özel sektörde ya da ücretli olarak çalışan öğretmenler arasında ayrım yapılamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.47.35 (15)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124735-15.jpeg" width="1200" /><br />
Tüm öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına, insanca yaşayabilecekleri ücretlere ve sendikal haklara sahip olması gerektiğini söyleyen Kiracı, eğitim emekçilerinin mücadelesinin ortak olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
2025-2026 eğitim öğretim yılının okullarda artan şiddet olayları ve acı kayıpların gölgesinde sona erdiğini dile getiren Kiracı, eğitim emekçilerine yönelik şiddetin münferit olaylar olarak görülemeyeceğini, bunun eğitim politikalarının yarattığı ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
Bu kapsamda Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından 26 Haziran 2026 Cuma günü saat 13.00’te Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılacak “Öğretmenler Yalnız Değildir, Öğretmenlik Mesleği İtibarsız Değildir” başlıklı basın açıklamasına katılım çağrısı yapıldı.</p>

<p><br />
Kadınların, LGBTİ+’ların ve Çocukların Hakları İçin Örgütlü Mücadele Çağrısı</p>

<p><br />
Kiracı’nın konuşmasında kadınların ve LGBTİ+’ların kazanılmış haklarına yönelik girişimler de gündeme geldi. 12. Yargı Paketi kapsamında kamuoyuna yansıyan nafaka hakkını sınırlandırmaya dönük düzenlemeler ile LGBTİ+’ları ve suça sürüklenen çocukları hedef alan ayrımcı düzenlemelerin, kadınların, LGBTİ+ örgütlerinin, çocuk hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi sonucunda geri çekildiği belirtildi.</p>

<p><br />
Bu gelişmenin, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunabileceğini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kiracı, kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürmesinin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (17)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-17.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>KHK’li Kamu Emekçileri Unutulmadı</strong><br />
Etkinlikte KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara da dikkat çekildi. Kiracı, KESK’li kamu emekçilerinin KHK’lerle ihraç edilmelerinin üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, bu sürecin büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.<br />
İhraç edilen kamu emekçilerinin tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini talep ettiklerini belirten Kiracı, bu talepten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.</p>

<p><br />
<strong>Kalıcı Barış ve Demokratik Çözüm Talebi</strong><br />
Konuşmada Türkiye’nin en temel ihtiyaçlarından birinin demokratikleşmenin önündeki engellerin kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması olduğu vurgulandı. Halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, farklı kimliklerin ve kültürlerin özgürce var olabildiği demokratik bir toplumun, emek ve demokrasi mücadelesinin de güvencesi olduğu ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, çatışmaların, kutuplaşmanın ve inkâr politikalarının değil; diyalogun, müzakerenin ve demokratik çözümün güçlenmesi gerektiğini söyledi. “Barışın kaybedeni yoktur” vurgusuyla, barışın kazananının halklar, emekçiler ve gelecek olacağı belirtildi.</p>

<p><br />
<strong>“Savaşa Değil Eğitime Bütçe”</strong></p>

<p><br />
Etkinlikte dünyada artan savaş politikaları ve silahlanma yarışı da eleştirildi. NATO’nun genişleme ve militarizasyon politikalarının halklara barış değil, daha fazla çatışma ve yoksulluk getirdiği ifade edildi.</p>

<p><br />
Kiracı, eğitime, sağlığa ve sosyal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş bütçelerine aktarılmasına karşı çıktıklarını belirterek, barışı, halkların kardeşliğini ve demokratik çözümü savunmaya devam edeceklerini söyledi.</p>

<p><br />
<strong>İklim Krizi Emek, Yaşam ve Demokrasi Sorunu Olarak Ele Alındı</strong></p>

<p><br />
Konuşmada ekoloji mücadelesi de gündeme getirildi. Yakın zamanda yapılması planlanan Halkların İklim Zirvesi’nin çeşitli engellemeler nedeniyle ertelenmek zorunda kalmasının demokratik alanın ne kadar daraltıldığını gösterdiği belirtildi.<br />
İklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, aynı zamanda emek, yaşam ve demokrasi sorunu olduğu vurgulandı. Doğayı savunmanın geleceği savunmak anlamına geldiği ifade edildi.</p>

<p><br />
<strong>“Türküler Halkların Hafızasıdır”</strong><br />
Eğitim Sen Adana Şube Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey de yaptığı konuşmada, etkinliğe katılanlara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Özbey, Türkçe, Kürtçe, Arapça ve farklı kültürlerin seslerinin bu topraklarda yüzyıllardır yan yana yaşamış halkların ortak mirası olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Seslendirilen ezgilerin yalnızca nota ve sözlerden ibaret olmadığını belirten Özbey, her bir türkünün bu coğrafyanın hafızasını, sevinçlerini, özlemlerini, direncini ve umutlarını taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bir dönemde barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve birlikte yaşama olan inancı şarkılarla dile getirdiklerini söyleyen Özbey, türküler sustuğunda toplumların hafızasının eksileceğini, türküler yaşadığında ise umudun yaşamaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 27 At 12.48.51 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-4.jpeg" width="1200" /><br />
<strong>Gülistan Özbey’e Çiçek ve Plaket Takdim Edildi</strong></p>

<p><br />
Konuşmaların ardından Erbane Grubu Eğitmeni ve Şefi Gülistan Özbey’e tüm ekip adına çiçek ve plaket takdim edildi. Daha sonra Erbane Grubu sahne alarak “Bu Toprakların Şarkılarını Birlikte Söyleyelim” çağrısını ezgilerle büyüttü.</p>

<p><br />
<strong>Farklı Dillerden Şarkılar, Ortak Halaylar</strong></p>

<p><br />
Gecede farklı dillerden türküler ve şarkılar seslendirildi. Katılımcılar şarkılara hep birlikte eşlik ederken, halaylarla etkinliğin coşkusu büyüdü.</p>

<p><br />
Sanatın, dayanışmanın ve halkların kardeşliğinin öne çıktığı etkinlik, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz, yaşasın halkların kardeşliği” mesajlarıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/egitim-sen-adana-sube-erbane-grubu-bu-topraklarin-sarkilarini-baris-emek-ve-dayanisma-icin-soyledi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/06/erbane/whatsapp-image-2026-06-27-at-124851-6.jpeg" type="image/jpeg" length="25903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FOTO - Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”

“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 itemprop="headline">Adana’da “Mutlak Butlan” Kararına Karşı Ortak Tepki: “Bu Sadece CHP’ye Değil, Halk İradesine Müdahaledir”</h2>

<p itemprop="description">“Toplumsal muhalefeti sindirmeyi, halkın örgütlü itirazını etkisizleştirmeyi ve ülkeyi daha derin bir otoriter rejime mahkûm etmeyi amaçlayan bir süreç işletiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p itemprop="description"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/foto-adanada-mutlak-butlan-kararina-karsi-ortak-tepki</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-195559.jpg" type="image/jpeg" length="95353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz, Yusuf ve Hüseyin Şahsında Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>“6 Mayıs’ta Adana’da Yürüyüş: Üç Fidan ve Tüm Devrim Şehitleri Anıldı”</strong></h3>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/xlaqCIjvalk" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anmas ve Yürüyüşü Adana'da Yapıldı" width="475"></iframe></p>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Mayıs anmaları kapsamında İnönü Parkı’ndan Atatürk Parkı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından parkta saygı duruşunda bulunuldu ve basın açıklaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Yürüyüş boyunca sık sık Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anılırken; “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Faşizme ölüm halka hürriyet” ve devrim, sosyalizm vurgulu sloganlar atıldı. Katılımcılar, üç devrimci önder şahsında tüm devrim şehitlerini andı.</p>

<p>Platform adına basın açıklamasını bir genç okudu. Açıklamada, 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümünün üzerinden 54 yıl geçtiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu idamların 12 Mart Muhtırası sonrasında gerçekleştiği belirtilerek, dönemin baskı koşulları ve siyasal atmosferine dikkat çekildi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/DzU-nNCSXSY" title="Adana'da 6 Mayıs Yürüyüşünde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Anıldı." width="475"></iframe></p>

<p><strong>Adana Emek ve Demokrasi Platformu tarafından okunan açıklamanın tamamı şu şekilde:</strong></p>

<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmesinin üzerinden 54 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, yoğunlaşan baskı ve terör eşliğinde 12 Mart faşist cuntası tarafından 6 Mayıs 1972’de idam edildiler. Halkın yükselen mücadelesinin öne çıkardığı devrimcilerin bir bölümü çatışmalarda ve işkence tezgâhlarında katledildi. Gençlik önderlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede, Mahir Çayan ve arkadaşları Denizlerin idamını engellemek için Kızıldere’de katledildi.<br />
Gençlik mücadelesinin en ön saflarındaki üç fidan, dönemin iktidarı ve sermaye sınıfı tarafından; demokratik, özgür, sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiler. Denizler, yanlışlıkla asılmadı. Onların idamına karar veren egemenler, çok bilinçli şekilde kendi sınıfının mücadelesini veriyorlardı. Denizler de halk için mücadele ediyordu. Sınıf mücadelesinin bir parçası olduklarının bilinciyle ölümü karşıladılar. Baş eğmediler. Sehpaya başları dük yürüdüler. Tıpkı devrimci yaşamlarında olduğu gibi son yürüyüşlerinde de hiçbir pişmanlık korku belirtisi göstermediler.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X2PcA4HVU1w" title="Adana’da Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin İçin Yürüdü." width="1242"></iframe><br />
Tüm dünyada yükselen gençlik hareketi, Türkiye’de emekçi sınıfın mücadelesiyle birleşmiş, büyümüş ve iktidarın korkulu rüyasına dönüşmüştü. Dönemin egemenleri, 68 devrimci gençliğinin başlattığı öğrenci eylemlerinin; üretici köylü eylemleri, işçi grev ve direnişleri ile birleşmesinden korktular. Aynı yoldan yürüyeceklere ibret olsun diye üç devrimciyi astılar. 68’den bugüne bizlere mücadele mirası ve çıkarılması gereken dersler kalırken, egemenlerin payına ise bu hezimet düştü.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 19.00.16" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190016.jpeg" width="1600" /><br />
Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin mücadelesi, tüm dünyada savaş çığırtkanlarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir geleceğin mümkün olabileceğini ilan etmişti. Onlar, emperyalizme karşı bağımsızlığı, savaşa karşı barışı, ezilen halkların eşit özgür birliğini, işçi sınıfının iktidarını savunmuştu. 68 devrimci gençliği, emperyalist barbarlığa karşı bağımsızlık ve sosyalizm kavgasının temsilcisi oldular.</p>

<blockquote>
<p>Bugün de dünya savaş bezirgânlarının elinde! Emperyalist paylaşım, ABD emperyalizminin hegemonyasını kurmak üzere Ortadoğu halkları başta olmak üzere dünya halklarına yönelik sömürü cenderesini yeniden yaratmasıyla yükseliyor.</p>
</blockquote>

<p>Bugünün dünyasında, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, İran’da, Kuzey Irak’ta halklar emperyalizm ve yayılmacı politikaların hedefi haline gelirken, milyonlarca insan yurdunu terk etmek zorunda kalırken, bir avuç sermayedarın biraz daha kâr etmesi uğruna can verirken Denizlerin mücadelesi, bıraktığı ışık yolumuzu aydınlatıyor.</p>

<p>Deniz Gezmiş ve arkadaşları Amerikan 6. Filosuna ve NATO’ya karşı çıkarken, o gün Denizlere saldıranlar, kanlı pazarı tertipleyenler, 6. Filonun önünde secdeye duranlar bugün iktidardalar. 6. Filo Protestosuna karşı çıkıp “komünizme hayır” diyerek Amerika ve 6. Filosu’nun savunan gericilerin kıblesi 6. Filoydu ve toplu namazı ona dönük kılınmaktaydılar.</p>

<p>Bunların sahte antiemperyalist söylemleri, emperyalist kamplar arasında rüzgar gülü gibi bir o yana bir bu yana dönüyorlar. Denizler ve ’68’in devrimci-yurtsever gençliği ABD emperyalizmine ve iş birlikçi hükümetlere karşı mücadele ederken bugün iktidarda bulunanlar o zamanlar ‘Komünizmle Mücadele Dernekleri’ ve ‘Milli Türk Talebe Birliği’ gibi derneklerde örgütlenip Denizlere karşı emperyalizm iş birlikçisi hükümetlerin yardımına koşan ‘yardımcı kuvvetler’ oldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Milli çıkar”, “Türkiye’nin ulusal çıkarları” diye halka sattıkları masalların arkasında uluslararası tekellerin ve işbirlikçi yerli sermayenin çıkarları var. Halk yüksek enflasyon ve zam dalgası karşısında derin yoksullaşma yaşıyor. Ekonomik büyüme sadece zengin sınıflara mahsus. İşte 6 Mayıslar, ülkenin bu karanlık tablodan kurtulması için bir mücadele çağrısıdır.</p>

<blockquote>
<h3><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/GTmvhns_kb4" title="Deniz, Yusuf ve Hüseyin İle Birlikte Tüm Devrim Şehitleri Adana'da Anıldı. " width="1242"></iframe><br />
<strong>Bugün antiemperyalist olmak demek ülkemizin yer altı ve yerüstü kaynaklarının emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından talanına karşı çıkmak demektir.</strong></h3>
</blockquote>

<p>Antiemperyalist olmak demek ülkemizin ağacına, suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmak demektir.<br />
Antiemperyalist olmak NATO’dan çıkmak ABD, NATO üstlerini kapatmaktan geçer.<br />
Gerçek anti-emperyalizm NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.<br />
Antiemperyalist olmak 7-8 Temmuzda Türkiye’de gerçekleşecek NATO zirvesinin iptal edilmesidir.<br />
Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor.<br />
Ülkemizde ve bölgemizde, kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir.<br />
Kısacası, antiemperyalist olmak demek emperyalizme, kapitalizme ve AKP’nin işbirlikçi politikalarına karşı mücadele demektir. Denizlerden aldığımız mücadele mirasının güncel anlamı budur.<br />
Emperyalistler ve işbirlikçileri yenilecek, işçi sınıfı ve halklar kazanacak!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/deniz-yusuf-ve-huseyin-sahsinda-tum-devrim-sehitleri-adanada-anildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-190034.jpeg" type="image/jpeg" length="55171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1 Mayıs'ta Alanları Doldurdu. - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 1 Mayıs Coşkusu: Emek ve Demokrasi Güçleri Alanları Doldurdu. Talepler ve Sloganlar Katılanlar Tarafından Coşkuyla Haykırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2>Adana’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce yurttaşın katıldığı coşkulu bir yürüyüş ve mitingle kutlandı. Sıcak havaya rağmen alanları dolduran emekçiler, “birlik, mücadele ve dayanışma” mesajı vererek hak, adalet ve demokrasi taleplerini güçlü sloganlarla dile getirdi.</h2>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/RBFzyxPyFjc" title="Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 1Mayıs'ta Alanları Doldurdu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kortejler Coşkuyla Yürüdü, Alanlar Doldu Taştı</strong></h2>

<p>Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Petrol Ofisi İlkokulu–DSİ Kavşağı’nda toplanan sendikalar, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri, kortejler oluşturarak miting alanına yürüdü. Ellerinde taleplerini yansıtan dövizler, pankartlar ve sloganlarla yürüyen binlerce yurttaş, 1 Mayıs’ın mücadele ruhunu Adana sokaklarına taşıdı.</p>

<p>Yürüyüş öncesinde güvenlik noktasında bazı pankartlara yönelik yaşanan tartışmalar nedeniyle kortej geç başlasa da, bu durum alandaki coşkunun önüne geçemedi. Her kurum, alana girişte kendi sloganları ve çağrılarıyla karşılandı.</p>

<h2><strong>Miting Saygı Duruşu ve Marşlarla Başladı</strong></h2>

<p>Sunuculuğunu Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek’in yaptığı miting, kortejlerin alana girmesinin ardından saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında şiirler okunarak 1 Mayıs’ın tarihsel anlamı vurgulandı.</p>

<p>Ardından DİSK Genel-İş Banda ekibi sahne alarak 1 Mayıs Marşı’nı seslendirdi. Alandaki binlerce kişi marşa hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/1xOlmAiCs9M" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Sadet Çağrı Coşkun ve Cudi İmrek Saygı Duruşunda Şiir Okudular." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Tertip Komitesi: “Bu Düzeni Birleşerek Değiştireceğiz”</strong></h2>

<p>DİSK Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Ersoy Kalik, DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası adına yaptığı konuşmada emekçilerin ortak taleplerini güçlü ifadelerle dile getirdi.</p>

<p>Kalik konuşmasında, işçilerin, kamu emekçilerinin, mühendislerin, hekimlerin, emeklilerin ve gençlerin aynı mücadelenin parçası olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:</p>

<ul>
 <li><strong>“Biz emeğimizin hakkını istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gelirde ve vergide adalet istiyoruz.”</strong></li>
 <li><strong>“Gerçek bir demokrasi ve barış içinde bir yaşam istiyoruz.”</strong></li>
</ul>

<p>Emekçilerin karşı karşıya olduğu güvencesizlik, düşük ücretler ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Kalik, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu vurguladı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzeni biz değiştireceğiz! Birleşeceğiz ve değiştireceğiz!”</p>
</blockquote>

<p>Konuşmada ayrıca şu başlıklar öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Enflasyon karşısında eriyen ücretlere karşı mücadele</li>
 <li>Güvenceli iş ve insanca yaşam talebi</li>
 <li>Kamusal hizmetlerin parasız ve erişilebilir olması</li>
 <li>Emeklilerin insanca yaşam hakkı</li>
 <li>Doğa talanına karşı ortak mücadele</li>
</ul>

<p>Kalik, baskılara ve yasaklara rağmen emekçilerin geri adım atmayacağını belirterek, “Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini” dedi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Dtck9TuLbNw" title="Ersoy Kalik, Adana 1 Mayıs Tertip Komitesi (DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası) adına konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Demokrasi, Barış ve Laiklik Vurgusu</strong></h2>

<p>Konuşmada sadece ekonomik talepler değil, aynı zamanda siyasal ve toplumsal başlıklar da öne çıktı.</p>

<p>Seçilmiş yerel yöneticilere yönelik müdahaleler, kayyum atamaları ve demokratik hak ihlalleri eleştirilirken, halk iradesinin savunulacağı vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Laiklik ve özgürlük mücadelesi</li>
 <li>Emperyalist savaş politikalarına karşı duruş</li>
 <li>Uluslararası dayanışma çağrısı</li>
</ul>

<p>konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>KESK Adına Simge Yardım: “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”</strong></h2>

<p>Mitingde KESK adına söz alan Eğitim Sen MYK Üyesi Simge Yardım, konuşmasına 1 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhunu selamlayarak başladı.</p>

<p>Yardım, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve siyasal krize dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Emekçilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya olduğu</li>
 <li>Emeklilerin yaşam hakkının yok sayıldığı</li>
 <li>Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığı</li>
</ul>

<p>Kadınlara yönelik şiddetin arttığını vurgulayan Yardım, kadın mücadelesine özel bir yer ayırdı:</p>

<blockquote>
<p>“Gülistan Doku için, Rojin için adalet istemeye devam edeceğiz. Jin, Jiyan, Azadî demeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/hIDpD5Bzz14" title="Simge Yardım (Eğitim Sen MYK Üyesi) Adana 1 Mayıs Mitinginde KESK adına Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Barış Olmadan Demokrasi Olmaz”</strong></h2>

<p>Simge Yardım konuşmasında, demokrasi ve hukuk krizinin derinleştiğini belirterek, seçilmişlerin tutuklanması, kayyum atamaları ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları eleştirdi.</p>

<p>Barış vurgusu ise konuşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu:</p>

<ul>
 <li>Kürt sorununun demokratik çözümü</li>
 <li>Hasta tutukluların serbest bırakılması</li>
 <li>KHK’li emekçilerin göreve iadesi</li>
</ul>

<p>Yardım, şu ifadelerle çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>“Barış olmadan demokrasi, eşitlik ve özgürlük olmaz.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3oS5qXy0ueg" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde DİSK Genel-İş Bandosu 1 Mayıs Marşını Okudu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>“Susma, Haykır: Gelecek Bizim Ellerimizde”</strong></h2>

<p>Konuşmasının sonunda mücadele çağrısı yapan Yardım, emekçilerin birleşik mücadelesinin önemine dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Demokrasi</li>
 <li>Adalet</li>
 <li>Eşitlik</li>
 <li>Özgürlük</li>
</ul>

<p>başlıklarında ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<blockquote>
<p>“Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin ülkesini hep birlikte kuracağız.”</p>
</blockquote>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="780" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/pATE5XBByos" title="1 Mayıs Mitinginde Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Sanatçıları Sahne Aldı. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>1 Mayıs Alanından Ortak Mesaj: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”</strong></h2>

<p>Adana’daki 1 Mayıs mitingi, gün boyunca atılan sloganlar, taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarla güçlü bir politik mesaj verdi.</p>

<p>Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen mitingde öne çıkan ortak vurgu ise şu oldu:</p>

<ul>
 <li><strong>Birlik</strong></li>
 <li><strong>Örgütlenme</strong></li>
 <li><strong>Dayanışma</strong></li>
</ul>

<p>Coşkunun ve kararlılığın hâkim olduğu alanda emekçiler, haklarını kazanmanın yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini bir kez daha ilan etti.</p>

<p><strong>“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”</strong> sloganı, Adana 1 Mayıs’ına damgasını vurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WefCOH1SeDw" title="Adana 1 Mayıs Mitinginde Müzikler ve Halaylar Alana Renk Kattı. " width="1242"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adana-emek-ve-demokrasi-gucleri-1mayista-alanlari-doldurdu-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-154328.jpeg" type="image/jpeg" length="73633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs - Foto]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”

Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2 itemprop="headline">Türk-İş’ten Adana’da Güçlü 1 Mayıs: “Emekçiler Tek Ses, Mücadeleye Devam”</h2>

<p itemprop="description">Adana’da Türk-İş 4. Bölge Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mitingi, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/turk-isten-adanada-guclu-1-mayis-foto</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-01-at-120455.jpeg" type="image/jpeg" length="92529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir” – Foto Galeri]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da “Barış Yargılanamaz” Haykırışı: Emek ve Demokrasi Güçleri İnönü Parkı’nda Buluştu, "Barış Mücadelemiz Engellenmez" Sloganları Atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h3><strong>Emek ve demokrasi güçleri, Adana’da yargılananların yalnız olmadığını vurgulayarak, dayanışmayı büyütme ve mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.</strong></h3>
</blockquote>

<h3><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633.jpeg" width="2048" /></h3>

<h3><strong>Adana’da emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim Barış Mitingi öncesi yapılan çağrıya katıldıkları için verilen hapis cezalarına karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi.</strong> DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında, “Barış Mücadelesi Yargılanamaz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” ve “Yaşasın Barış Mücadelemiz” sloganları yükseldi.</h3>

<p>28 Nisan 2026 Salı günü saat 17.30’da gerçekleştirilen açıklamaya; <strong>KESK Adana Şubeler Platformu</strong>, DİSK, TMMOB, TTB, DEM Parti Adana İl Eş Başkanları <strong>Av. Yakup Ataş ve Helin Kaya</strong>, Emek Partisi, Sol Parti, SYKP, TÖP, Adana Halkevi, İHD ve çok sayıda emek-demokrasi bileşeni katıldı.</p>

<p>Basın açıklamasında konuşmalar; <strong>Eser Demirçin, Mehmet Çelik, Ayfer Koçak, Ahmet Karagöz, Dr. Ali Kanatlı, Kerem Şahin ve Nesligül Sarıkaya</strong> tarafından yapıldı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 19.16.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-191633-1.jpeg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>Katılım Genişti: Sendikalar ve Kurumlar Birlikteydi</strong></h2>

<p>Açıklamaya şu isimler katıldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ayfer Koçak</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ahmet Karagöz</strong> – KESK Eş Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sema Pınar</strong> – KESK Basın, Yayın ve Eğitim Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Simge Yardım</strong> – Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Özlem Tolu </strong>– Eğitim Sen Genel TİS-Hukuk Sekreteri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mesut Balcan</strong> – Haber-Sen Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erdal Karakuş</strong> – KESK Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İzzettin Ekin</strong> – Haber-Sen Mali Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deniz Topkan</strong> – SES Mali Sekreteri / SES MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ramazan Polat</strong> – Tarım Orkam-Sen MYK Üyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bülent Türkmen</strong> – Tüm Bel-Sen Örgütlenme Sekreteri</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dr. Ali Kanatlı</strong> – TTB Merkez Konsey Üyesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca açıklamada konuşan isimler:</p>

<p><strong>Eser Demirçin</strong> Tarım Orkam Sen Adana Şube Başkanı,<strong> Mehmet Çelik </strong>Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü<strong>, </strong>KESK Eş Genel Başkanları<strong> Ayfer Koçak ve Ahmet Karagöz, </strong>TTB Merkez Konsey Üyesi<strong> Dr. Ali Kanatlı, </strong>TMMOB İKK Sekreteri ve MMO Adana Şube Başkanı <strong>Kerem Şahin, </strong>Dilan Sarıkaya'nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya </strong>konuşma yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 28 At 17.41.26" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://habereguvencom.teimg.com/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-174126.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Eser Demirçin: “Barışı Savunmak Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Tarım Orkam-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Eser Demirçin</strong>, konuşmasında 6 Ekim 2015’te aynı noktada yapılan çağrıyı hatırlatarak, o günkü amaçlarının savaşa karşı barışı savunmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Demirçin, aradan geçen 11 yıla rağmen barış talebinin cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bugün yine aynı yerden söylüyoruz; barışı savunmak insani bir zorunluluktur” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/cxSpuc9UcKI" title="Eser Demirçin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu." width="475"></iframe></p>

<h2><strong>Mehmet Çelik: “Demokratik Haklar Engellenemez”</strong></h2>

<p>KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı <strong>Mehmet Çelik</strong>, 6 Ekim 2015’te yapılmak istenen yürüyüşün polis barikatlarıyla engellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Çelik, “Yürüyüş hakkı engellenen bizler, darp edilen bizler ve bugün yargılanan yine bizleriz. Bu tablo tesadüf değildir” diyerek, yargının siyasal bir araç haline getirildiğini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Z4_ZhOtFOBY" title="Mehmet Çelik, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ayfer Koçak: “Bu Ülkede Hukuk Araçsallaştırıldı”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ayfer Koçak</strong>, açıklamanın en kapsamlı konuşmalarından birini yaptı.</p>

<p>Koçak, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı öncesinde yapılan barış çağrısının bugün suç sayılmasının, Türkiye’de hukukun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu vurgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye’de yargının bağımsızlığını yitirdiği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hukukun muhalifleri bastırma aracına dönüştüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Barış talebinin kriminalize edildiği</p>
 </li>
</ul>

<p>Koçak, “Bugün ülkede hukuk, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkarılmıştır. Barış isteyenler yargılanıyor, cezalandırılıyor” dedi.</p>

<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na da değinen Koçak, <strong>104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmadığını</strong>, buna karşın barış talep edenlerin cezalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Koçak, “Barış bir tercih değil, bir haktır. Ve hiçbir hak yargılanamaz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/viohWm23nM8" title="Ayfer Koçak, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Ahmet Karagöz: “Barış İstemek Ne Zamandan Beri Suç?”</strong></h2>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong> de konuşmasında davanın hukuki değil, siyasal olduğunu vurguladı.</p>

<p>Karagöz, şu soruları yöneltti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Barış istemek ne zamandan beri suç oldu?</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir mitinge çağrı yapmak nasıl yargılanır hale geldi?</p>
 </li>
</ul>

<p>Karagöz, Anayasa’nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını açıkça tanıdığını hatırlatarak, bu hakların fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Konuşmasında davadaki çarpıcı bir noktaya da dikkat çeken Karagöz, “Flama sopalarının silah sayılması hukuk açısından kabul edilemez bir durumdur” dedi.</p>

<p>Karagöz ayrıca:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiğini</p>
 </li>
 <li>
 <p>Verilen cezaların orantısız olduğunu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kamu düzeni gerekçesinin özgürlüklerin önüne geçirildiğini</p>
 </li>
</ul>

<p>vurgulayarak, “Bu bir hukuk değil, baskı düzenidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/AJlbKBSIFkk" title="Ahmet Karagöz, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Dr. Ali Kanatlı: “Bu Karar Vicdani Değil”</strong></h2>

<p>TTB Merkez Konsey Üyesi <strong>Dr. Ali Kanatlı</strong>, 10 Ekim Katliamı’nın acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, bu mitinge çağrı yapanların cezalandırılmasının vicdani olmadığını söyledi.</p>

<p>Kanatlı, sağlık emekçilerinin her koşulda yaşamı savunduğunu ve barış talebinin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/Kq8Xoga54BM" title="Dr. Ali Kanat, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Adana'da Konuştu." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Kerem Şahin: “Mühendisler de Barıştan Yana”</strong></h2>

<p>TMMOB İKK Sekreteri <strong>Kerem Şahin</strong>, mühendis, mimar ve şehir plancılarının da barış mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin yalnızca sendikalara değil, tüm topluma yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/VJJ2-YOUHTQ" title="Kerem Şahin, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Nesligül Sarıkaya: “Acımızın Üstüne Ceza Veriliyor”</strong></h2>

<p>Dilan Sarıkaya’nın annesi <strong>Nesligül Sarıkaya</strong>, konuşmasında yaşanan acılara dikkat çekti.</p>

<p>Sarıkaya, hem katliamın yarattığı yıkımın hem de sonrasında verilen cezaların aileler üzerindeki etkisini anlatarak, adalet talebini yineledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ShQIOqLtCTQ" title="Nesligül Sarıkaya (Dilan'ın annesi) Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalarla İlgili Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Av. Tugay Bek: “Barış Yargılanamaz, Anayasal Haklar Suç Değildir”</strong></h2>

<p>Açıklamanın ortak mesajı netti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Barış talebi suç değildir</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikal faaliyet yargılanamaz</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anayasal haklar engellenemez</strong></p>
 </li>
</ul>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/bW6f0vLDNc8" title="Av. Tugay Bek, 6 Ekim 2015’te Barış Mitingi Çağrıcılarına Verilen Cezalara Yönelik Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Yargılanan İsimler de Hatırlatıldı</strong></h2>

<p>Açıklamada, yargılanan ve cezalandırılan isimler de tek tek anıldı:</p>

<p>KESK Eş Genel Başkanı <strong>Ahmet Karagöz</strong>, hapis cezası ve kamu görevlerinde men cezası verilen KESK’in bir önceki dönem KESK Eş Genel Başkanı <strong>Şükran Kaplan Yeşil</strong>, BTS Adana Şube Başkanı <strong>İnanç Su</strong>, Yapı Yol Sen Adana Şube Başkanı <strong>Alattin Süzer</strong>, Haber-Sen Adana Şube Yürütme Kurulu üyesi <strong>Ahmet Aydoğan</strong>, SES üyesi <strong>Hüseyin Çalı,</strong> DİSK/Genel-İş üyesi ve yöneticisi <strong>Abdurrahman Çeliker</strong>, TMMOB üye ve yöneticisi <strong>N. Sercan Şahin</strong>, demokratik kurumlarımızın üyeleri olan <strong>Sinan Hüdar, Aydın Yiğit</strong> ve <strong>Habip Alpkaya</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: “Mücadele Sürecek”</strong></h2>

<p>İnönü Parkı’ndan yükselen ortak irade, tek bir cümlede özetlendi:</p>

<p><strong>“Barış bir haktır ve hiçbir hak yargılanamaz.”</strong></p>

<p>Katılımcılar, baskılara rağmen barış, emek, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/baris-yargilanamaz-anayasal-haklar-suc-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-28-at-190515.jpeg" type="image/jpeg" length="61270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatice Hazar, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/hatice-hazar-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dSMWO_b5DDs/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sema Akgün, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/sema-akgun-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/8KH4LiuA_Rg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Toprak, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/fatih-toprak-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RRjNpJQ6PvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="42133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ergun Ayyıldız, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ergun-ayyildiz-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/O-srROlvHe0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="63644"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aşikar Kutlay, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/asikar-kutlay-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/2fXGf_nkVK8/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13197"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cudi İmrek, Okullarda Yaşanılan Şiddete Yönelik Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Konuştu.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/cudi-imrek-okullarda-yasanilan-siddete-yonelik-adana-il-milli-egitim-mudurlugu-onunde-konustu</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Iyq9bZJ_Qg4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="49458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da Öğretmenler İsyanda: Artık Yeter!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim emekçilerine ve öğrencilere yönelik gerçekleşen saldırı ve şiddet olayı, Türkiye genelinde büyük tepki yarattı. Yaşanan olayın ardından eğitim sendikaları, okullarda artan şiddete dikkat çekmek ve acil önlem alınması talebiyle iş bırakma eylemi kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye genelinde alınan karar doğrultusunda; Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Eğitim Gücü Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir-Sen iş bırakma eylemine katıldı.</p>

<p>Adana’da bir araya gelen eğitim emekçileri, “Güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebiyle alanlara çıktı. Okullarda yaşanan şiddetin artık münferit olmadığına dikkat çeken eğitimciler, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>“Artık yeter” sloganıyla yükselen tepkiler, eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve bilimsel eğitim taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim emekçileri, şiddete karşı ortak mücadele vurgusu yaparak, çocukların güvenli bir geleceğe sahip olması için kararlı olduklarını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-ogretmenler-isyanda-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/04/artik-yeter/whatsapp-image-2026-04-15-at-152711-4.jpeg" type="image/jpeg" length="50499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Newroz Mitinginden Adana 2026]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<p>Adana’da binlerce kişi Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen Newroz mitinginde bir araya geldi. Yüksek katılımla gerçekleşen kutlamalarda halaylar, sloganlar ve konuşmalar eşliğinde coşku zirveye çıkarken; girişte yaşanan polis müdahaleleri ve el koymalar tartışma yarattı. Mitingde konuşan siyasetçiler barış, demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Miting Alanında Coşku, Girişte Müdahale Tartışması</strong></h2>

<p>Adana’da düzenlenen Newroz mitingi, binlerce kişinin katılımıyla adeta bir şenliğe dönüştü. Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinlikte halaylar çekildi, sloganlar atıldı ve Newroz’un direniş ruhu güçlü bir şekilde yansıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<p>Ancak miting alanına girişlerde yaşanan uygulamalar dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği (İHD) gözlemcilerinin aktardığına göre, polis kontrol noktalarında özellikle kadınların çantalarında bulunan ruj ve göz kalemlerine “slogan yazılabilir” gerekçesiyle el konuldu. Bu eşyaların yere atıldığı ve bezler üzerine fırlatıldığı belirtildi. Ayrıca Çerkes bayrağının da alana sokulmasına izin verilmediği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Geniş Katılım: Siyasi Partiler ve Sivil Toplum Alandaydı</strong></h2>

<p>Mitinge DEM Parti milletvekilleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı. Katılımcılar arasında DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ve CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu yer aldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, sendika ve dernek de alanda hazır bulundu. KESK Adana Şubeler Platformu, İHD Adana Şubesi, Emek Partisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Halk Evleri, Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Haber-Sen, 10 Ekim Aileleri Derneği ve çeşitli yöre dernekleri mitinge katılım sağladı.</p>

<h2><strong>Newroz Ateşi Barış Anneleriyle Yakıldı</strong></h2>

<p>Newroz’un simgesi olan ateş, Barış Anneleri, milletvekilleri ve parti temsilcilerinin katılımıyla yakıldı. Alanı dolduran binlerce kişi ateş etrafında halay çekerek kutlamalara katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/s0IAdnDoxf4" title="Adana'da Barış Anneleri Newroz 2026 Ateşini Yaktı. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>Helin Kaya: “Newroz Direnişin ve Onurlu Yaşamın Simgesidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya, konuşmasına Kürtçe selamlamayla başladı. Kaya, Newroz’un tarihsel anlamına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, binlerce yıldır inkâr ve zulme karşı direnişin simgesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam talebinin ifadesidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/upcojkycszU" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Kaya, Newroz’un artık halkların kardeşliği ve barışın bayramı olarak kutlanması gerektiğini vurgulayarak, demokratik toplum mücadelesine işaret etti. Abdullah Öcalan’ın perspektifinin yol gösterici olduğunu belirten Kaya, “Sosyalizmde ısrar, insan olmakta ısrardır” sözünü hatırlattı.</p>

<p>Konuşmasında Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Kaya, Newroz’un barışa ve ortak yaşama vesile olması temennisinde bulundu. Kaya ayrıca Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajını da miting alanında okudu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dKw63cLb_4g" title="Newroz Mitinginden Adana 2026" width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Seyfettin Aydemir: “Newroz, Özgürlük Ateşidir”</strong></h2>

<p>DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ise konuşmasında Newroz’un tarihsel direniş anlamına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>“Newroz, inkâra karşı varoluş iradesidir, baskıya karşı direniştir, köleliğe karşı özgürlük ateşidir.”</p>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/-P_havjMFcY" title="Adana'da Newroz Mitinginde DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Halkı Selamladı." width="1242"></iframe></p>

<p>Aydemir, Kürt halkının tarih boyunca kimliğini ve kültürünü korumak için mücadele ettiğini belirterek, Newroz’un bu direnişin sembolü olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında başlatıldığı belirtilen “barış ve demokratik toplum süreci”ne değinen Aydemir, bu sürecin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini savundu.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/X6WF5cRA3RM" title="Adana Newroz Mitinginde Yağmur Nedeniyle Alanın Su Olması Halayların Çekilmesini Engelleyemedi." width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Halide Türkoğlu: “Kadınların Özgürlüğü Olmadan Barış Mümkün Değil”</strong></h2>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, konuşmasını “Jin, Jiyan, Azadî” sloganları eşliğinde yaptı. Türkoğlu, Newroz’un sadece bir bayram değil, aynı zamanda halkların ve kadınların özgürlük mücadelesinin sembolü olduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadınların özgür olmadığı bir toplum özgürleşemez. Kadınlarla barışamayan bir toplum barışı inşa edemez.”</p>
</blockquote>

<p>Türkoğlu, cezaevindeki siyasetçilere dikkat çekerek Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan’ın isimlerini anarak özgürlük talebinde bulundu.</p>

<p>Konuşmasında farklı halkların birlikte yaşama iradesine vurgu yapan Türkoğlu, Ortadoğu’daki savaş politikalarını eleştirdi ve demokratikleşme çağrısı yaptı. Kayyum politikalarına son verilmesi gerektiğini de dile getiren Türkoğlu, kadınların ve gençlerin barışın teminatı olduğunu söyledi.</p>

<h2><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/p8dsWll_Lko" title="Halide Türkoğlu, Adana Newroz Mitinginde &quot;Jin, Jiyan, Azadi&quot; Sloganları Eşliğinde Konuştu. " width="1242"></iframe></h2>

<h2><strong>Mehmet Rüştü Tiryaki: “Daha Fazla Demokrasiye İhtiyaç Var”</strong></h2>

<p>DEM Parti Batman Milletvekili Av. Mehmet Rüştü Tiryaki ise konuşmasında hem uluslararası gelişmelere hem de Türkiye’deki siyasi atmosfere değindi.</p>

<p>Tiryaki, Ukrayna-Rusya savaşı ve Ortadoğu’daki çatışmaların halklar üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, savaş politikalarının yaygınlaştığını ifade etti.</p>

<blockquote>
<p>“Daha fazla demokrasiye, daha fazla siyasete ihtiyaç var. Sorunlar diyalog ve müzakere ile çözülmelidir.”</p>
</blockquote>

<p>Türkiye’de demokratik siyasetin önünün açılması gerektiğini belirten Tiryaki, tutuklu siyasetçilere dikkat çekti ve siyasi alanın genişletilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Newroz alanlarına yönelik olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="699" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ymXamTSbEjM" title="Mehmet Rüştü Tiryaki, Adana'da Newroz Mitinginde Kürtçe Konuştu. " width="1242"></iframe></p>

<h2><strong>“Newroz Barışın ve Ortak Yaşamın Sesi Oldu”</strong></h2>

<p>Adana’daki Newroz mitingi, farklı halklardan, kimliklerden ve siyasi görüşlerden binlerce insanın bir araya geldiği kitlesel bir buluşma olarak öne çıktı. Alanı dolduran kitle, halaylar ve sloganlarla Newroz’un direniş ve dayanışma ruhunu yansıttı.</p>

<p>Konuşmalarda ortak vurgu ise barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük talepleri oldu. Katılımcılar, Newroz’un bu taleplerin büyütüldüğü bir mücadele günü olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/newroz-mitinginden-adana-2026</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-22-at-180200-16.jpeg" type="image/jpeg" length="16728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 8 ölü, 26 yaralı]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ’dan Antalya’ya sefer yapan yolcu otobüsü, kente giriş yaptığı sırada Döşemealtı mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda yolcunun yaralandığı kaza sonrası bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ekiplerin yaralılara müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/antalyada-yolcu-otobusu-devrildi-8-olu-26-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/02/image-3631.png" type="image/jpeg" length="12141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayhan Barut: Emeklilere Açlık Dayatılıyor, Bu Zulme Son Verilmeli]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/ayhan-barut-emeklilere-aclik-dayatiliyor-bu-zulme-son-verilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/ayhan-barut-genel-kurul-emekli-konusma-2.jpg" type="image/jpeg" length="10205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da Eğitim Sen 31. Kuruluş Yıldönümünde Şube Başkanı Cudi İmrek Mücadeleye Dikkat Çekti.]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/adanada-egitim-sen-31-kurulus-yildonumunde-sube-baskani-cudi-imrek-mucadeleye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/whatsapp-image-2026-01-16-at-211340.jpeg" type="image/jpeg" length="29851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Partili Adalet Kaya: Bakım emeğini ücretsiz sayan sistem, yaşlı kadınları yoksulluğa mahkûm ediyor]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Video</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/video/dem-partili-adalet-kaya-bakim-emegini-ucretsiz-sayan-sistem-yasli-kadinlari-yoksulluga-mahkum-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2026/01/image-3371.png" type="image/jpeg" length="91888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana’da KESK’ten Geçinemiyoruz Mitingi: Halk için Bütçe, Demokratik Türkiye!]]></title>
      <link>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Binlerce Emekçi KESK'in Çağrısıyla Alanlara Çıktı. Kamu Emekçilerinin Yanı Sıra, Emeklilerin, İşçilerin, Gençlerin ve Kadınların Katılımı Çok Yüksekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote>
<h2><strong>Emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler meydanlardaydı: “Kaynak var ama halka yok!”</strong></h2>
</blockquote>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/5xfTsmKSVOs" title="KESK'in Adana Mitingi" width="475"></iframe></p>

<p>Adana’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz! Halk için bütçe, demokratik Türkiye!” mitingi, ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hükümetin bütçe politikalarına tepki olarak gerçekleştirildi. Uğur Mumcu Meydanı’nda saat 12.00’de başlayan mitinge, sendikalar, siyasi partiler, kadın ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle örgütlerinden binlerce kişi katıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZpghTxzJVB8" title="Adana'da Geçinemiyoruz Mitinginde &quot;KHK'ler Gidecek Biz Kalacağız &quot; Sloganı" width="475"></iframe></p>

<h2>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!”</h2>

<p>Mitingin tertip komitesi adına konuşan Fatih Toprak, 2026 bütçe teklifinin halk yerine sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Toprak, “Emekten, mücadeleden, halktan yana atanlar hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bizden toplanan vergiler bir avuç azınlığa aktarılırken, emekçiler yoksulluk ve güvencesizlikle karşı karşıya bırakılıyor” dedi.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/BNSgQ-HqfAk" title="Fatih Toprak, &quot;Geçinemiyoruz&quot; Mitinginde Tertip Komitesi Adına Konuştu. " width="930"></iframe></p>

<p>Toprak, Türkiye’nin enflasyon verilerini eleştirerek, çarşıda ve pazarda hissedilen fiyat artışlarının resmi rakamlarla örtüşmediğini belirtti. Her üç çocuktan birinin aç okula gittiğini, 5,5 milyon çocuğun oyuncak ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını, genç işsizliğinin ise 2,3 milyon seviyesine ulaştığını aktardı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/CUs1oJrmAtw" title="KESK'in Adana'da Düzenlediği Mitingde Tertip Komitesi Adına Fatih Toprak'ın Konuşması" width="475"></iframe></p>

<p>“Sermayeye değil, emekçiye bütçe!” sloganı miting boyunca sık sık haykırıldı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/tietZnVxKOI" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz'ün Konuşması " width="930"></iframe></p>

<h2>KESK Eş Genel Başkanı Karagöz: “Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h2>

<p>“Bu bütçeyi yaratan biziz, ama sıra bölüşüme gelince yok sayılıyoruz”</p>

<p>Adana’daki mitingde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iki aydır süren hazırlıkların ardından emekçilerin taleplerini meydanlara taşıdıklarını söyledi.</p>

<p>Karagöz, bütçe politikasının iktidarın sınıfsal tercihlerini açıkça ortaya koyduğunu belirterek şu sözleri kaydetti:</p>

<p>“İktidar yüzünü sermayeye, sırtını emekçilere dönüyor. Kaynakların kimden kesildiği ve kime aktarıldığı ortada. Oysa bu bütçeyi yaratan biziz. Türkiye’de kamu emekçileri, işçiler, emekliler, gençler geçinemiyor. Krizin faturasını halka çıkarıyorlar. Bütçe, sermayenin değil halkın onayına sunulmalı.”</p>

<p>Karagöz, her üç çocuktan birinin aç okula gitmesini, iş cinayetlerini, mega projelere aktarılan devasa kaynakları, dolar milyoneri sayısındaki artışı hatırlatarak, “Kaynak var ama bunlarda utanma yok” dedi.</p>

<h3>“Bu bütçe emekçiyi değil yandaşı koruyor”</h3>

<p>Konuşmasında yıllardır süren kamusal çöküşe dikkat çeken Karagöz, kamu çalışanlarının ayrımcılık, mobbing, güvencesizlik ve sefalet ücretleriyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti:</p>

<p>“AKP iktidarı döneminde kamuda liyakat yerle bir edildi. Kamu hizmeti halk içindir ve kamu emekçisi bu ülkenin omurgasıdır. Buna rağmen bütçe bizleri kapıkulu gibi gören bir anlayışla hazırlanıyor.”</p>

<p>Karagöz, özellikle sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda bütçenin reel olarak küçüldüğünü, özel şirketlere aktarılan kaynakların büyüdüğünü ifade etti.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="844" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/0UwN2Vb1qrk" title="Adana'da Binlerce Emekçi KESK Mitinginde" width="475"></iframe></p>

<h3>Kadınlar: “Bu bütçe eril bütçe! Şiddet artıyor, istihdam yok, pay yok!”</h3>

<p>Mitingin önemli bölümlerinden biri, Karagöz’ün kadınlara yönelik çağrısı ve eleştirileriydi.</p>

<p>2025’in ilk dokuz ayında 224 kadının katledildiğini, yüzlercesinin taciz ve şiddete maruz kaldığını hatırlatan Karagöz, bütçede kadınlara ayrılan payın %1’in bile altında olduğuna dikkat çekti:</p>

<p>“Kadınlar hem işte sömürülüyor hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Genç kadın işsizliği yüzde 45’e dayandı. Buna rağmen bütçede kadın yok. Çünkü bu tamamen eril bir bütçe.”</p>

<h3>Emekliler: “Açlık sınırında yaşam dayatılıyor”</h3>

<p>Karagöz, 2026 bütçesinde emeklilerin yok sayıldığını belirterek, özel sigorta şirketlerine yeni kâr alanları yaratılmasını eleştirdi:</p>

<p>“Kamusal emeklilik hakkı tasfiye edilmek isteniyor. Emeklilerin çok olması değil, çalışanların düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırılması sorundur. Bir yıl daha açlığa mahkûm edilmek isteniyoruz.”</p>

<h3>Gençler: “Bu bütçenin gençlere sunduğu tek şey belirsizlik”</h3>

<p>Gençlerin barınma krizinden işsizliğe kadar ağır koşullar altında olduğunu vurgulayan Karagöz, hükümetin bütçede gençliğe ayırdığı payın sembolik düzeyde olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün her beş gençten biri ne eğitimde ne istihdamda. Uyuşturucu ile mücadele için ayrılan pay bütçede yüzde 0,02. Bu bile iktidarın gençlerimize karanlık bir gelecek sunduğunu göstermeye yeter.”</p>

<h3>“Savaş bütçesi değil, barış bütçesi istiyoruz”</h3>

<p>Karagöz, bütçenin güvenlik ve savunmaya ayrılan payının giderek arttığını belirterek bunun toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini söyledi:</p>

<p>“Gerçek güvenlik daha fazla silah değil; adalettir, eşitliktir, insanca yaşam koşullarıdır. Ülkenin ihtiyacı savaş değil barıştır. Barışın bütçesi emeğin bütçesidir.”</p>

<p>“Bütçe hakkı halkındır; gasp edilen irade ile bütçe halkın bütçesi olamaz”</p>

<p>Konuşmada, belediyelere kayyum atanması ve demokratik iradenin yok sayılması da bütçe tartışmalarıyla ilişkilendirildi:</p>

<p>“Kayyuma karşı demokrasi, siyasallaşan yargıya karşı hukuk, Saray bütçesine karşı halkın bütçesini istiyoruz. Demokrasi olmadan bütçe halktan yana olamaz.”</p>

<h3>KESK’in Talepleri: “Halk için Bütçe, Emeğin Bütçesi”</h3>

<p>Karagöz, milyonların ortak taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Bütçe hakkının engellerinin kaldırılması, bütçenin halkın onayına sunulması</li>
 <li>Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmesi</li>
 <li>Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe</li>
 <li>İş cinayetlerini önleyecek tedbirler</li>
 <li>Asgari ücretin insanca yaşam düzeyine çıkarılması</li>
 <li>Kamu emekçilerinin grev hakkının tanınması</li>
 <li>Sefalet ücretlerine neden olan toplu sözleşmenin yenilenmesi</li>
 <li>En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması</li>
 <li>Güvencesiz istihdama son verilmesi</li>
 <li>Dolaylı vergilerin düşürülmesi</li>
 <li>Servet vergisi</li>
 <li>Kamu-özel işbirliği ve garanti ödemelerine son</li>
 <li>Kaynakların güvenlikçi politikalara değil sosyal ihtiyaçlara ayrılması</li>
 <li>Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve demokratik bir ülke</li>
</ul>

<h3>Karagöz, “Bu düzen mücadeleyle değişecek. Umutluyuz, çünkü örgütlüyüz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</h3>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/T26b4bHKfa0" title="Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan'ın Konuşması. " width="930"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarını TBMM’nin gündemi ile karşılaştırarak eleştirdi.</strong></h3>

<p>Bozan, konuşmasında asgari ücretin 22.000 TL, emekli maaşının ise 16.000 TL olduğunu hatırlatarak, “Asgari ücretli, emekli ve emekçi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Peki TBMM’nin gündemi nedir? 1 Ekim’den bu yana açılan Meclis’te hangi kanunlar görüşüldü? Trafik kanunu, Vakıflar Kanunu, vergi kanunları… Emekçinin, emeklinin derdi bunlarla çözülmez” dedi.</p>

<p>Bozan, Meclis’in temel gündeminin asgari ücret, emekçi ve emekli sorunları ile Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözümü olması gerektiğini vurguladı. “Kürt meselesinin çözümsüzlüğünün maliyeti yılda 100 milyar dolar. Bu kaynakla her yıl 2,5 milyon konut yapılabilir. AKP-MHP iktidarı ise depremzedeler için 33 ayda sadece 453.000 evi tamamlayabildi” diye konuştu.</p>

<p>Milletvekili, yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötü yönetimine de tepki göstererek, “Hortumlar asgari ücretlinin, emeklinin ve emekçinin cebinden saraya akıyor. Sarayın aylık harcaması, binlerce asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Biz bu hortumları teker teker keseceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bozan, DEM Parti olarak Kürt meselesinin çözümü için müzakereyi sürdüreceklerini ancak müzakere sürecinde mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti. Konuşmasını “Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın emekçilerin birliği” sözleriyle sonlandırdı.</p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="523" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/g0jnj6-S_d0" title="Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan Adana'da Düzenlenen Geçinemiyoruz Mitinginde Konuştu" width="930"></iframe></p>

<h3><strong>Adana’da KESK tarafından düzenlenen “Geçinemiyoruz” mitinginde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, ülke ekonomisinin işçi, emekçi ve emeklilere olan etkilerini sert bir dille eleştirdi.</strong></h3>

<p>Aslan, konuşmasına 2026 bütçesini değerlendirerek başladı. “Önceki bütçeler de işçiden, emekçiden, servetten tekellere kaynak aktarmanın aracı haline gelmiştir. Asgari ücretli ayda 22.000 TL ile çalışıyor, emekliler 16.000 TL ile hayatını sürdürürken, kamu emekçileri yoksulluk sınırının yarısında ücret alıyor. Bu saray rejimi, faizler ve vergi affıyla sermayeyi besliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Genel Başkan, ekonomik eşitsizliğin sonuçlarını çocukların yaşam koşullarına da yansıdığını belirterek, “Çocuklarımız okula aç gidiyor, sıralarda açlıktan bayılıyor. İşçiler iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Son 15 günde Urfa ve Diyarbakır’da çocuk işçi olarak çalışırken hayatını kaybeden 80 çocuk oldu” dedi.</p>

<p>Aslan, konuşmasını barış ve eşitlik vurgusuyla sürdürdü: “Bu ülkede barış, eşitlik ve adil bir yaşam istiyoruz. Ama bu düzenin sahipleri barışı bize çok görüyor. Barış ve eşit yaşam, ancak işçilerin ve emekçilerin mücadelesiyle sağlanacak.”</p>

<p>Konuşmasını, “Hep birlikte bu yoksullaştıran ve canımıza kasteden düzene son vereceğiz. Hepinize saygılar, selamlar ve sevgiler” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>KESK’in Bölge Mitingleri Devam Edecek</strong></h2>

<p><strong>KESK’in bölge mitingleri önümüzdeki hafta da sürecek.<br />
29 Kasım Cumartesi günü Van mitingi Musa Anter Barış Parkı’nda saat 12.00’de,<br />
İzmir mitingi ise Cumhuriyet Meydanı’nda saat 13.00’te düzenlenecek.</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>foto</category>
      <guid>https://www.habereguven.com/foto-galeri/adanada-keskten-gecinemiyoruz-mitingi-halk-icin-butce-demokratik-turkiye</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habereguvencom.teimg.com/crop/1280x720/habereguven-com/uploads/2025/11/20251122-121843.jpg" type="image/jpeg" length="75045"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
