Habere Güven

Son Dakika Hızlı Haber ve Güncel Gelişmeler

Sabah Rutininin Gücü

A+ | A-

            “If you win the morning, you win the day / Sabahı kazanırsan, günü kazanırsın.” – Tim Ferriss

Psikolog ve aynı zaman da zihinsel sağlık uygulamalarından Remente’nin kurucu ortağı Niels Eek’e göre rutinleri odaklanmamızı ve motive olmamızı sağlıyormuş. Psikolog Niels Eek aynı zamanda “hemen o an hissetmeseniz bile, tanıdık bir rutine alışmak zihninizin bir ‘akış’ durumuna girmesine ve geçireceğiniz günü verimli bir şekilde geçirmek için beynin harekete geçmesine yardımcı olabilir” diyor.

Dünya tarihi boyunca yaşamış çoğu başarılı her insanın bir sabah rutini edindiğini bilmek belki de size şaşırtıcı gelebilir. Benjamin Franklin’in otobiyografisinde anlattığına göre kendisi sabahları önce duş alır, dua eder, sonra gün içinde yapacaklarını planlar ve belirleyip kahvaltı yaparmış. Sefiller romanının yazarı Fransız edebiyatçı Victor Hugo ise evinin yakınlarındaki kaleden gelen top sesleriyle uyanıp taze kahvesini içer ve kendisine yazılan mektupları okurmuş.

Her sabah erken kalkarak takip edeceğimiz bir program oluşturmak hem insanın verimliliğini artırır hem de stres seviyesini aşağıya çeker. Örneğin, geç kalktığınız (kişiye göre göreceli tabi) sabahları düşünün, benim şahsen moralim bozulur ve günü yediğimi düşünürüm. Sanki o gün geçmiş ve ben bir şey yapamamışım gibi hissederim. Kendimi geç kalmış hissettiğimden aynı zamanda da kötü hissederim çünkü çoğu işimi koşuşturarak yapacağımdır. Beynimiz, güne başlarken sahip olduğu duruma koşullanarak, kendini de günün geriye kalanında o şekilde geçirmeye hazırlarmış.

Önceki günden çok yorgun değilsem ya da aşırı derece de uykusuz değilsem güne erken başlamaya özen gösterenlerdenim. Özellikle de son zamanlarda güne sabah 7 gibi başlamaya çalışıyorum. İşim olduğundan değil, sabahın dingin ve sessizliğini sevdiğimden. Özellikle de sonbahar sabahlarını çok severim ben. Hafif serin ama güneşli sabahlar. Öyle bir dinginlikten yazıyorum sizlere, uyandım yüzüme soğuk su çarptım ve esneme hareketlerimi yaptım. Ardından kahvemi demleyip bir 15 dakika kadar sessizliğin ve dinginliğin huzurunu yaşadım. Sonrası mı? Bilgisayarımın başında sizlere sabah rutinin önemini anlatıyorum. Eğer yazımı yazmıyor olsaydım ya köpeklerimi gezdiriyor olurdum ya da spora gitmiş olurdum. Kendi zihnimde koşullandırdığım programa göre sabah saat en geç 10:30’a kadar sporumu yapmış olmam ve kahvaltımı hazırlamaya başlamam gerekiyor. Güne yeni ve erken başlamış olmanın verdiği sevinç ve enerji ile sporumu daha verimli yapıyorum. Özellikle sabah kahvemi keyfimle içtiğim ve sporumu yaptığım günlerde kendimi daha verimli hissediyorum.

Çoğunuz işlemeyen, öğrenci olan biri için ahkam kesmek kolay diyebilirsiniz, fakat ben işlerken de bir rutin oluşturmuştum. Yine gerekenden erken kalkıp kahve zevkimi yapıp işe gittim hep. Sporu o zamanlar saat sabah 7 civarı evden ayrıldığımdan dolayı akşamüstüne işten sonraya kaydırmıştım fakat en azından sabah 10 dakika boyunca esneme ve yoga hareketlerimi yaptım o dönemler. Vücudumun alışkın olduğu düzeni ve verimliliğin başlaması gerektiğini ona ileten sanırım kahve ve sportif aktiviteler.

Sabah yapacaklarımı akşamdan, gün içinde yapacaklarımı da sabahtan planlayan biriyimdir. Hoş genelde her günümü önceden plan programlarım. Bazen akışına bırakmak güzel ve zevkli gelse de planlı ve programlı olmak zaman kaybını, stres olmamı ve düzensiz olmamı engelliyor. En azından bu şekilde kendi üstüme daha az yük bindiriyorum. Düşünülenin aksine planlama ve program yapmak stresli bir iş de değil aslında, şahsen ben zevk alıyorum hele ki de o yapılacaklar listesindekilerin hepsini tamamladığım günün sonu benim için müthiş bir sevinçle geliyor.

Plan programların haricinde sabahların en önemli bir diğer özelliği ise bence kahvaltı. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür derler ya, bence çok haklılar. Vücudumuzun gün içindeki ilk besin kaynağı, günün ilk yakıtı kahvaltı. Olmazsa olmazımdır kendisi. Unutmamak gerekir ki, kahvaltı yaptığımız zaman vücudunuza gün içinde bol miktarda kalori olduğunu söylersiniz. Ancak, kahvaltıyı atladığınızda vücudunuzun aldığı mesaj, gelen kalorileri yakmak yerine korumanın gerekli olduğu yönündedir. [1]

Kısacası yarın sabahtan başlayarak deneyin; sabahleyin erken kalkın, yatağınızı düzeltin, kahve veya çayınızı demleyip zevkle için acele ile değil, sonrasında meditasyon/esneme/yoga/spor gibi bir aktivite yapın, kahvaltınızı yapın, gününüzü kafanızda planlayın ve sonra güne başlayın. Bakın ne kadar fark göreceksiniz. Daha verimli, daha rahat, daha az stresli belki de, daha çok hevesli bir gün geçireceğinizi temin ederim. Uykuya düşkünlük bende de var ama sabahın verdiği huzur apayrı.

Günaydın diyorum.. ve iyi sabahlar.

Referanslar:

  1. Deshmukh-Taskar, PR, Nicklas, TA, O’Neil, CE, Keast, DR, Radcliffe, JD, Cho S. 2010. The relationship of breakfast skipping and type of breakfast consumption with nutrient intake and weight status in children and adolescents: the National Health and Nutrition Examination Survey 1999-2006. J Am Diet Assoc., 110(6):869-78. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20497776