ADANA ALEVİ PLATFORMU: SURİYEDE İNSANLIK KATLİAMI SON BULSUN!
Emek ve Meslek Örgütlerinin temsilcileri, KESK Adana Şubeler Platformu ve Alevi Platformunun Bileşenlerinin katıldığı basın açıklamasını Cemal Yağmur okudu.
Yağmur: "Bugün burada, sadece bir halkın acısını paylaşmak için değil, aynı zamanda sessiz kalmanın suç ortaklığı olduğunu haykırmak için bulunuyoruz" dedi.
Suriye’nin güneyinde, Dürzi nüfusun yoğunlukla yaşadığı Süveyda kentinde yaşanan son saldırılar, bir kez daha hepimize insanlık değerlerinin ayaklar altına alındığını gösterdi.
Süveyda: Yıkım ve Yas İçinde
Miwehidîn Müslümanları, yani Dürzî topluluğunun Ruhani Başkanlığı, saldırının ardından yaptığı açıklamada Süveyda’yı“yıkım bölgesi” ilan etti.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Kırık kalplerle, dinmeyen gözyaşlarıyla evlatlarımızı, kardeşlerimizi, aziz şehitlerimizi tüm insanlığa duyuruyoruz. Onlar, insanlıktan nasibini almamış bir terör örgütünün işlediği kanlı bir felaketin kurbanı oldular. Masum sivilleri hedef alan bu korkak saldırı, Süveyda’nın yüreğinde kolay kolay iyileşmeyecek bir yara açtı.”
Bu acının büyüklüğü karşısında, bölge için genel yas kararı alındığı duyuruldu.
İnsani Koridor Çağrısı
Açıklamada, saldırıların ardından bölgede tıbbi ekiplerin ve insan hakları gözlemcilerinin çalışabilmesi için güvenli alanlara ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
Başta Rojava ve Ürdün Haşimi Krallığı ile Süveyda arasında insani koridorların açılması çağrısında bulunuldu.
Şu çağrı özellikle dikkat çekti:
“Kürt kardeşlerimize giden yolların açılmasını, Ürdün Kralı II. Abdullah’tan ise Siweyda ile Ürdün arasında insani bir koridorun oluşturulması yönünde talimat vermesini talep ediyoruz.”
Bu yollar, sadece ulaşım değil; bir halkın nefes borusu niteliğindedir.
Siweyda Kanıyor Ama Eğilmeyecek
Ruhani Başkanlık açıklamasının sonunda tüm dünyaya çağrıda bulundu:
“Siweyda kanıyor… Ama asla yenilmeyecek! Halkının onuru, inancı ve birliğiyle dimdik kalacaktır. Dökülen temiz kan, onur ve direniş yolunu aydınlatan bir ışık olacaktır.”
Emperyalist Savaşlara Karşı Halkların Birliği
Değerli dostlar, Ortadoğu coğrafyası, uzun süredir emperyalist çıkarların savaş alanı haline getirildi. Suriye'de yaşananlar, sadece bir iç savaş değil; mezhepsel ve etnik temelli bir yok etme politikasıdır.
Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler farklı zamanlarda hedef alındı. Bu saldırılar, sadece inançlara değil, halkların tarihsel varlığına ve birlikte yaşama iradesine yöneliktir.
Alevi Vicdanı Olarak Sesleniyoruz
Bizler Alevi vicdanı ve inancı adına şunu haykırıyoruz:
* Kimden gelirse gelsin, halklara yönelik tüm baskı ve katliam politikalarını lanetliyoruz!
* Ezilen halkların yanında olmak bir ideoloji değil, insanlık onurunun gereğidir.
* Şam’da, Hama’da, Lazkiye’de, Süveyda’da yaşanan acılar hepimizin ortak acısıdır!
Bu katliamlar, emperyalizmin körüklediği mezhep savaşlarının sonucudur. Ama unutmayalım: Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler, Sünniler, Kürtler, Araplar, Süryaniler düşman değil; bu toprakları binlerce yıldır birlikte yoğurmuş kardeş halklardır!
Bugün Birlik Günü!
Bugün bir kez daha diyoruz ki:
* İnançlara, kimliklere yönelik her saldırı insanlık suçudur!
* Mezhepçilik ve vekâlet savaşlarına karşı halkların kardeşliğini savunuyoruz.
* Suriye’de ya da dünyanın başka bir yerinde, hiçbir halk yalnız değildir!
Yaşasın halkların kardeşliği! Yaşasın adalet ve demokrasi!
Bugün Aleviler olarak diyoruz ki:
Her türlü inanç ve kimliğe yönelik saldırılar insanlık suçudur.
Emperyalizmin vekâlet savaşları ve mezhepçilik politikalarına karşı halkların birliğini savunuyoruz.
Hristiyan, Dürzi, Sünni ya da başka inanç gruplarına yönelik katliamları asla kabul etmiyoruz.
Katliamlar ve Açlıkla karşı karşıya bırakılan Aleviler için sürekli dillendirdiğimiz ve oluşturulamayan insani yardım koridorunun çok acil açılmasını talep ediyoruz.
Suriye halkı yalnız değildir! Halklar birbirine düşman değil, kardeştir!
Yaşasın Halkların Kardeşliği,
Yaşasın Adalet ve Demokrasi
ADANA ALEVİ PLATFORMU adına CEMAL YAĞMUR
Dürziler Kimdir?
Kıymetli katılımcılar, yaşanan acıyı anlamak için biraz da Dürzî halkını tanımamız gerekir:
* Dürzilik, 11. yüzyılda Şiiliğin İsmailî kolundan doğmuştur.
* En çok Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail ve GolanTepeleri’nde yaşarlar.
* Suriye’de en yoğun nüfus Süveyda ve çevresindedir.
* Tarih boyunca hem Osmanlı’ya karşı ayaklandılar, hem de Fransız işgaline karşı direndiler.
Bugün yaklaşık 700 bin Dürzî Suriye'de yaşamaktadır.
Unutmayalım: Dürzî halkı Ortadoğu’nun kadim halklarından biridir ve tüm insanlık gibi onurlu bir yaşamı hak etmektedir.
Konuşmamı şu sözlerle bitirmek istiyorum: “Göz göre göre gelen acılara sessiz kalanlar, en az fail kadar sorumludur.”
Suriye’de katliamlar son bulsun! İnsanlık üç maymunu oynamasın! Artık yeter!
Teşekkür ederim.