Gündem

Ahmet Davutoğlu’ndan KHK Çağrısı: “Suçun Şahsiliği İlkesine Dönülmeli, Siciller Temizlenmeli”

Davutoğlu, “Eğer bir topluluğa karşı kin besleyecek biri varsa o da benim. Ama ayet açık: Kin sizi adaletsizliğe sevk etmesin” dedi.

Abone Ol

“Bir Topluluğa Duyulan Kin, Devleti Adaletsizliğe Sürüklememeli”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı kapsamlı konuşmada KHK sürecini tüm yönleriyle ele aldı. Konuşmasının merkezine “adalet” ilkesini yerleştiren Davutoğlu, hem dini referanslara hem de somut mağduriyet örneklerine atıf yaparak, kolektif cezalandırma anlayışının devlete zarar verdiğini söyledi.

Davutoğlu, konuşmasına Maide Suresi 8. ayeti ve Veda Hutbesi’ndeki “suçun şahsiliği” ilkesini hatırlatarak başladı. “Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe sevk etmesin” ayetini okuyan Davutoğlu, devlet yönetiminde öfke değil, hikmet ve adaletin esas alınması gerektiğini vurguladı.

“Ben de Hedefteydim Ama Kinle Hareket Edemem”

15 Temmuz sürecinde kendisinin de hedefte olduğunu belirten Davutoğlu, “Bu alçak örgüt benim de odamı dinledi. Uluslararası kampanyalar yürüttü. Darbe gerçekleşseydi ilk tutuklanacaklar listesinde adım vardı” dedi.

Ancak buna rağmen kinle hareket edemeyeceğini ifade eden Davutoğlu, “Eğer bir topluluğa karşı kin besleyecek biri varsa o da benim. Ama ayet açık: Kin sizi adaletsizliğe sevk etmesin” diyerek hukukun evrensel ilkelerine işaret etti.

“Altı İbadet, Ortası Ticaret, Üstü İhanet” Tasnifi ve 10 Yılın Bilançosu

Cumhurbaşkanı’nın geçmişte yaptığı “altı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet” tasnifine atıfta bulunan Davutoğlu, 10 yıl sonra ortaya çıkan tabloyu sorguladı:

  • İhanet edenlerin bir kısmının hâlâ yurt dışında olduğunu,

  • “Ticaret” kısmında yer alanların ise kamuoyunda “FETÖ borsası” olarak bilinen ilişkiler ağıyla dosyalarını kapattığını,

  • Buna karşın sıradan vatandaşların ve ailelerinin ağır bedeller ödediğini dile getirdi.

“Parası olan kurtuldu, olmayan Anadolu evladı ise sülalesiyle birlikte cezalandırıldı. Buna adalet denmez” ifadelerini kullandı.

“Sivil Ölüm Cezası Uygulanıyor”

Davutoğlu, beraat eden ya da hakkında doğrudan suç isnadı bulunmayan kişilerin dahi fiili bir “sivil ölüm” yaşadığını söyledi.

Sicillerdeki kayıtların silinmemesi nedeniyle çocukların okulda “vatan haini çocuğu” muamelesi gördüğünü belirten Davutoğlu, “Beraat etmişse niye hâlâ sicilinde bu damga duruyor? Şu sicilleri temizleyin” çağrısında bulundu.

İntiharlar ve İade Kararları: “Adalet Gecikirse Hayat Kaybediliyor”

Konuşmasında çarpıcı örnekler veren Davutoğlu, KHK sürecinde yaşanan intiharlara ve ölümden sonra gelen iade kararlarına dikkat çekti.

Bahadır Odabaşı’nın 16 yaşında intihar ettiğini, babasının cezaevinde olduğunu ve cenazeye kelepçeli getirildiğini anlattı. Yine bazı kamu görevlilerinin görevlerine iade kararının ölümden sonra çıktığını belirterek şu isimleri andı:

Zeynep Binen, Yurdal Gökçe, Ahmet Çoban, Atilla Yalçıntaş, Mustafa Camaş, Salman Taş, Yahya Barça, Emine Kürkçü, Mehmet Nasır Sönmez, Ömer Faruk Arsoy, Gökhan Açıkoğlu, Mücahit Karataş, Kazım Kurnaz, Bülent Uçar, Necdet Kalkan.

“Suçsuz bulunup iade edildiler ama kahırdan hayatlarını kaybettiler. Bu adalet terazisini kim kuracak?” diye sordu.

“Çocuklar Devlete Küskün Büyüyor”

Cezaevinde doğan ya da anneleriyle birlikte kalan çocuklara da değinen Davutoğlu, bu çocukların ileride devlete karşı kırgın yetiştiğini söyledi.

“Suçlu varsa cezalandırılsın. Ama çocukları, eşleri, kardeşleri cezalandırmak yeni travmalar üretir. Diyarbakır Cezaevi’nde yapılan yanlışların terör örgütlerine nasıl zemin hazırladığını biliyoruz. Aynı hatayı tekrar etmeyin” dedi.

“Kardeşinin Suçu Diye Subay İhraç Edilemez”

Levent Mazılıgül örneğini veren Davutoğlu, bir askerin kardeşi hakkında iddia edilen “iltisak” gerekçesiyle meslekten ihraç edildiğini, sonrasında teknik hataların ortaya konmasına rağmen sicil kaydının temizlenmediğini belirtti.

“Suçun şahsiliği ilkesi bundan daha açık nasıl anlatılır? Kardeşinin iddiası nedeniyle subay cezalandırılır mı?” diye sordu.

“Gerçek Sorumlular Yargılansın”

15 Temmuz’un üst düzey sorumlularına işaret eden Davutoğlu, “Fiilen darbeye katılan, 251 vatandaşımızın şehit olmasına neden olan kim varsa cezalandırılsın” dedi.

Ancak bunun ötesine geçilerek toplumsal bir cezalandırmaya gidilmesinin yanlış olduğunu belirterek, “Devlet öfkeyle değil, güçle yönetilir. Ama o güce muhteva kazandıran şey adalettir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı’na Açık Çağrı

Davutoğlu konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı’na seslenerek şu çağrıyı yaptı:

  • Siciller temizlensin.

  • Suçla ilgisi olmayan aile fertleri üzerindeki fiili cezalandırma son bulsun.

  • Beraat edenlerin itibarları iade edilsin.

  • Toplumsal barışı güçlendirecek adımlar atılsın.

“Bu Ramazan ayında bir muhasebe yapın. Suçluyla suçsuzu ayırın. Kimse başkasının suçu yüzünden yargılanmasın” dedi.

“Adaletsizlik Karşısında Sessiz Kalmam”

Kendisinin hem FETÖ ile en sert mücadeleyi yürüten isimlerden biri olduğunu hem de Meclis Darbe Komisyonu’na kapsamlı rapor sunduğunu hatırlatan Davutoğlu, “Adaletsizlik gördüğümde sessiz kalmam. Hukuksuzluk karşısında susmam” diyerek sözlerini tamamladı.

Davutoğlu, Ramazan ayının “milli birlik, dayanışma ve kardeşlik iklimini” güçlendirmek için bir fırsat olması gerektiğini belirterek, KHK sürecinin adalet temelinde yeniden ele alınması çağrısında bulundu.