Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor tarafından hazırlanan 2025 Türkiye Raporu, Strazburg'da gerçekleştirilen oylamada kabul edildi. Rapora 381 milletvekili destek verirken, 107 üye karşı oy kullandı, 171 üye ise çekimser kaldı.
Raporda, Türkiye'deki demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları alanlarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra, Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında dikkat çekici bir çağrı da yer aldı. Avrupa Parlamentosu, Gürlek'in Avrupa Birliği'nin insan hakları yaptırım listesine alınmasını talep etti.
Dışişleri Bakanlığı'ndan Sert Tepki
Raporun kabul edilmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayımlayarak rapora tepki gösterdi.
Açıklamada, raporun "ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayandığı" savunulurken, Avrupa Parlamentosu'nun bazı üyelerinin ideolojik yaklaşımlarla hareket ettiği öne sürüldü.
Bakanlık açıklamasında ayrıca, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen süreçlerin çarpıtıldığı belirtilerek, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in hedef alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada, Türk yargısının hiçbir uluslararası kurumun veya siyasi çevrenin müdahalesine açık olmadığı ifade edildi.
Gürlek: "Tavsiye Niteliğinde Bir Rapor"
Adalet Bakanı Akın Gürlek de raporun hazırlık sürecinde kendisine yönelik yaptırım çağrılarına tepki göstermişti.
Gürlek, Avrupa Parlamentosu raporlarının bağlayıcı olmadığını belirterek, hazırlanan metnin tavsiye niteliğinde olduğunu söylemiş ve raporun siyasi değerlendirmeler içerdiğini ifade etmişti.
Yaptırım Çağrısı Ne Anlama Geliyor?
Avrupa Parlamentosu'nun gündeme getirdiği yaptırım talebi, Avrupa Birliği'nin 2020 yılında yürürlüğe koyduğu Avrupa Birliği Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında değerlendiriliyor.
Bu mekanizma kapsamında yaptırım uygulanması halinde:
- AB ülkelerine giriş yasağı getirilebiliyor,
- Avrupa Birliği sınırları içerisindeki mal varlıkları dondurulabiliyor,
- Kişi veya kurumlara finansal kaynak aktarılması yasaklanabiliyor.
Nihai Kararı Avrupa Parlamentosu Vermiyor
Ancak Avrupa Parlamentosu'nun aldığı karar doğrudan yaptırım anlamına gelmiyor. Parlamento kararları tavsiye niteliği taşıyor ve hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor.
Bir kişi hakkında AB yaptırımı uygulanabilmesi için öncelikle Avrupa Birliği'nin dış politika organları tarafından resmi teklif hazırlanması, ardından da tüm AB üyesi ülkelerin oy birliğiyle karar alması gerekiyor.
Bu nedenle raporda yer alan çağrı, şu aşamada siyasi bir tavsiye ve baskı unsuru niteliği taşıyor. Olası bir yaptırım sürecinin başlaması ise Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ortak tutumuna bağlı bulunuyor.