ANKARA – CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay ile CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, kamu görevinden ayrılanların görevde edindikleri yetki, bilgi ve nüfuzu özel çıkarları doğrultusunda kullanmasının önlenmesi amacıyla 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.
Teklifin gerekçesinde, 2531 sayılı Kanun’un kamu görevlilerinin görevden ayrıldıktan sonra görevleri sırasında edindikleri yetki, bilgi ve nüfuzu özel çıkarları doğrultusunda kullanmalarını engellemek amacıyla kabul edildiği hatırlatılarak, düzenlemenin temel hedefinin çıkar çatışmasını, nüfuz ticaretini ve kamu gücünün kişisel menfaate dönüştürülmesini önlemek olduğu vurgulandı.
“Mevcut Kanun, fiilleri açık biçimde somutlaştırmıyor”
Kanun teklifinin genel gerekçesinde, mevcut düzenlemenin yasakları “genel ve soyut ifadelerle” tanımlamakla yetindiği, yasak kapsamına giren fiilleri açık ve net biçimde somutlaştırmadığı ve yaptırımların caydırıcılıktan uzak kaldığı belirtildi. Gerekçede ayrıca, mevcut kanunda öngörülen cezaların hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerine konu olabilmesinin uygulamada “fiilî cezasızlık algısı” doğurduğu kaydedildi.
“Üst düzey kamu görevlileri görevden ayrıldıktan hemen sonra aynı alanda faaliyet gösterebiliyor”
Gerekçede, özellikle üst düzey kamu görevlilerinin görevden ayrıldıktan kısa süre sonra görev alanlarıyla doğrudan ilişkili sektörlerde faaliyet göstermesinin kamu yönetimi açısından çeşitli riskler yarattığı ifade edildi. Bu durumun;
- kamu ihalelerinde haksız rekabet,
- idari süreçlerde örtülü etki ve avantaj,
- kamu yönetimine duyulan güvenin zedelenmesi,
- yolsuzluk riskinin kurumsallaşması
sonuçlarını doğurduğu değerlendirmesine yer verildi.
3 yıl süreyle özel faaliyetlere yasak getiriliyor
Kanun teklifine göre, kamu görevinden ayrılanlar, ayrıldıkları tarihten itibaren 3 yıl süreyle görev yaptıkları kurumun görev ve faaliyet alanlarıyla ilgili konularda;
- özel veya tüzel kişiler nezdinde yönetici, danışman, ortak, temsilci olarak görev üstlenemeyecek,
- kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu ya da etkilendiği mal ve hizmet alımları, yapım işleri, ihaleler, ruhsat, lisans, teşvik ve benzeri idari süreçlerde doğrudan veya dolaylı yer alamayacak,
- bu alanlarda sözleşme yapamayacak ve taahhüt altına giremeyecek.
Teklifte, bu yasaklara aykırı davrananlar hakkında kanunun ceza hükümlerinin uygulanacağı da düzenleniyor.
Aykırı sözleşme ve işlemler geçersiz sayılacak
Teklifte, kanun hükümlerine aykırı şekilde yapılan sözleşmeler, taahhütler ve her türlü hukuki işlemin geçersiz sayılması öngörülüyor. Bununla birlikte, iyiniyetli üçüncü kişilerin kazanılmış haklarının korunacağı belirtiliyor.
Düzenlemede ayrıca, bu işlemler nedeniyle kamu zararı doğması halinde zararın, kusuru bulunan ilgililerden rücu yoluyla tahsil edilmesi hüküm altına alınıyor.
Nitelikli hallerde ceza artırılacak
Kanun teklifinde, düzenlemeye aykırı fiillerin bazı durumlarda daha ağır şekilde cezalandırılması da yer alıyor. Buna göre fiilin;
- bilerek ve isteyerek işlenmesi,
- kamu zararına yol açması,
- ihale, ruhsat, lisans, teşvik gibi süreçlerde avantaj sağlaması,
- görev sırasında edinilen bilgi, belge, yetki veya nüfuz kullanılarak gerçekleştirilmesi
hallerinde, öngörülen cezaların yarı oranında artırılması düzenleniyor.
3-7 yıl hapis, 10 yıla kadar kamu görevinden yasaklama
Teklifte, kanuna aykırı harekette bulunanlar hakkında;
- 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası,
- adli para cezası,
- 5 yıldan 10 yıla kadar kamu görevinden yasaklama
hükümlerinin birlikte uygulanması öngörülüyor.
Erteleme ve HAGB uygulanamayacak
Teklifte ayrıca, bu suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilemeyeceği düzenleniyor.
“Hukuk devleti etkili yaptırımı da gerektirir”
Teklifin gerekçesinde, hukuk devleti ilkesinin yalnızca yasak koymakla sınırlı olmadığı, aynı zamanda ihlal halinde etkili ve uygulanabilir yaptırımların devreye girmesi gerektiği belirtilerek, düzenlemenin bu amaçla hazırlandığı ifade edildi.
Kanun teklifinin TBMM’de ilgili komisyonlarda ele alınması bekleniyor.