Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 12. Yargı Paketi'ni sert sözlerle eleştirdi. Teklifin yargının temel sorunlarına çözüm üretmediğini savunan Coşar, Türkiye'de asıl sorunun yasa eksikliği değil, hukukun üstünlüğünün uygulanmaması olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" görüşmeleri sırasında söz alan CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, teklifin ismiyle içeriğinin örtüşmediğini belirtti.
Yargının etkinliği, verimliliği ve hukuki güvenliği hedeflediği ifade edilen düzenlemenin, Türkiye'nin mevcut yargı tablosuyla çeliştiğini dile getiren Coşar, ülkede bağımsızlığını yitirmiş bir yargı düzeni, tarafsızlığı tartışmalı mahkemeler, uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, uzun tutukluluklar ve siyasi baskıların bulunduğunu savundu.
"Yargı Paketleri Artıyor, Yargıya Güven Azalıyor"
- Yasama Dönemi'nde bugüne kadar beş yargı paketinin çıkarıldığını hatırlatan Coşar, buna rağmen yargının sorunlarının çözülemediğini ifade etti.
"12 değil 50 tane yargı paketi getirilse de bu düzen değişmez" diyen Coşar, yargının siyasallaştığını ve toplumun yargıya duyduğu güvenin her geçen gün azaldığını söyledi.
"Sorun Kanun Eksikliği Değil"
Türkiye'de temel sorunun yeni yasa ihtiyacı olmadığını belirten CHP'li vekil, mevcut anayasal hükümlerin ve yüksek yargı kararlarının uygulanmamasının esas problem olduğunu dile getirdi.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen düzenlemelerin küçük değişikliklerle yeniden Meclis'e getirildiğini öne süren Coşar, bunun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu savundu.
Teklifte infaz düzenlemeleri, avukatların sorunları, hâkimlerin coğrafi teminatı ve cezaevlerine ilişkin önemli başlıkların yer almadığını belirten Coşar, paketin toplumun beklentilerini karşılamadığını ifade etti.
"Siyasallaşan Yargıyla Adalet Sağlanamaz"
Konuşmasında yargı bağımsızlığına da değinen Coşar, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmamasının hukuk güvenliğini zedelediğini söyledi.
Yargılamaların hızlandırılmasının tek başına adalet anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Coşar, siyasi baskı altındaki mahkemelerin hızlı karar vermesinin adil yargılanma hakkını sağlamayacağını ifade etti.
Tutuklamanın istisnai bir tedbir olması gerekirken cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü savunan Coşar, gazetecilerin, muhaliflerin ve belediye başkanlarının uzun tutukluluk süreleriyle karşı karşıya bırakıldığını ileri sürdü.
İmamoğlu ve CHP Davalarına Tepki
Coşar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçlerin de siyasi nitelik taşıdığını iddia etti.
İmamoğlu'na binlerce sayfalık iddianameye karşı savunma hazırlaması için kısa süre tanındığını belirten Coşar, bunun adil yargılanma ve savunma hakkının ihlali olduğunu savundu.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar, tutuklamalar ve kayyum uygulamalarının seçmen iradesini hedef aldığını öne süren Coşar, tahliye edilen bazı belediye başkanlarının görevlerine iade edilmemesini de eleştirdi.
"Mutlak Butlan Kararı Demokrasiye Darbedir"
CHP hakkında verilen mutlak butlan kararına da değinen Aliye Coşar, söz konusu kararın parti içi bir mesele olmadığını, demokrasiye yönelik bir müdahale niteliği taşıdığını savundu.
Seçim hukukunda yetkinin mahkemelerde değil Yüksek Seçim Kurulu'nda olduğunu ifade eden Coşar, kararın Cumhuriyet Halk Partisi'ni dizayn etmeye yönelik hukuksuz bir girişim olduğunu ileri sürdü.
Konuşmasının sonunda gerçek bir yargı reformunun ancak hukukun üstünlüğünün sağlandığı, yargının bağımsız olduğu, savunma hakkının güvence altına alındığı ve Anayasa Mahkemesi ile AİHM kararlarının eksiksiz uygulandığı bir sistemle mümkün olacağını belirten Coşar, "Yargı iktidarın değil, yurttaşın güvencesi olmalıdır." dedi.