Siyaset

CHP’li Cevdet Akay: “Ramazan Paketi 8 Yılda Yüzde 1002 Zamlandı”

Abone Ol

CHP Karabük Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinden oluşan Ramazan paketlerindeki fiyat artışlarına dikkat çekti. Akay, en ucuz Ramazan paketinin 2018 yılından bu yana 11 kat arttığını belirterek, “Bu tablo kötü ekonomi yönetiminin vatandaşın sofrasından nasıl çaldığını açıkça gösteriyor” dedi.

“Dayanışma Kolisi Lükse Dönüştü”

Geçim sıkıntısının toplumun geniş kesimlerinde derinleştiğini ifade eden Akay, özellikle dar gelirli vatandaşlara destek amacıyla hazırlanan Ramazan paketlerinin artık ulaşılamaz hâle geldiğini söyledi. Yardımlaşma ve dayanışmanın simgesi olan bu paketlerin, yanlış ekonomi politikaları nedeniyle lüks bir kaleme dönüştüğünü dile getirdi.

Akay, bir zincir markette satılan en ucuz Ramazan paketinin yıllara göre fiyat artışını şöyle sıraladı:

  • 2018: 49,90 TL

  • 2020: 69,95 TL

  • 2022: 114,90 TL

  • 2024: 234,90 TL

  • 2025: 425 TL

  • 2026: 550 TL

Bu artışın toplamda yüzde 1002’ye ulaştığını belirten Akay, “Ramazan paketi 8 yılda 11 kat zamlandı. Bu, basit bir fiyat artışı değil; doğrudan alım gücü çöküşüdür” ifadelerini kullandı.

“Aynı Parayla 563 Koli Yerine 52 Koli”

Fiyat artışlarını asgari ücret üzerinden değerlendiren Akay, alım gücündeki gerilemeyi çarpıcı bir örnekle anlattı.

“Bugünkü asgari ücret tutarı esas alındığında, bir işveren çalışanlarına Ramazan kolisi almak istese; 28 bin 75 lirayla 2018’de 563 Ramazan kolisi alabiliyordu. Bugün ise aynı parayla sadece 52 koli alınabiliyor. Aradaki fark rakam oyunlarıyla gizlenemez. Bu tablo, vatandaşın sofrasından kaç kolinin eksildiğini açıkça gösteriyor” dedi.

“Ramazan Ayı Dahi Geçim Kaygısıyla Karşılanıyor”

Ramazan ayının dar gelirli vatandaşlar açısından huzur ve bereket ayı olmaktan çıktığını savunan Akay, artan hayat pahalılığının temel gıdaya erişimi her geçen gün zorlaştırdığını vurguladı.

“Yıl boyunca temel gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan milyonlar, Ramazan ayında da aynı yoksullukla baş başa bırakılmıştır. Hayat pahalılığı arttıkça vatandaşın sofrasındaki lokma küçülmektedir. Bu tablo ne tesadüftür ne de kaçınılmazdır. Üretimi ve gelir adaletini dışlayan ekonomi politikalarının sonucudur. Vatandaşlarımızı yoksulluğa mahkûm eden bu düzen kabul edilemez. Sosyal devlet sorumluluğu derhal hatırlanmalıdır” ifadelerini kullandı.