Özgür Basının Vahim Yılı: 2025
CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 2025 yılını değerlendirerek Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesini ortaya koydu. Yücel, iktidarın muhalif gazetecilere yönelik baskılarının 2025’te daha da ağırlaştığını vurgulayarak, “AKP Türkiye’sinde basın can çekişiyor, halk doğru bilgiye ulaşamıyor” dedi.
“Gazetecilere Gözdağı Kronik Bir Sorun Haline Geldi”
Gazetecilerin siyasi soruşturmalar, gözaltılar, adli kontrol kararları ve tutuklamalarla sistematik biçimde baskı altına alındığını belirten Yücel, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklardan nasibini alan meslek gruplarından biri de gazetecilerdir. Kendi havuz medyasını yaratan iktidar, halkın haber alma özgürlüğüne hizmet eden bir avuç gazeteciye eziyet etmektedir. Gazetecilere gözdağı verme girişimleri ne yazık ki kronik bir sorun haline gelmiştir. Yine de kaleminin hakkını veren basın emekçilerinin varlığı umutlarımızı diri tutuyor.”
Türkiye, Basın Özgürlüğünde “Çok Vahim” Kategorisinde
Yücel, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin 180 ülke arasında 159. sırada yer aldığını ve “çok vahim” kategorisinde değerlendirildiğini hatırlattı.
2025’te Gazetecilere Yönelik Baskılar
2025 yılında gazetecilerin maruz kaldığı uygulamaların tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirten Yücel, bazı örnekleri şöyle sıraladı:
-
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, 30 Ocak’ta tutuklandı, 34 gün sonra tahliye edildi.
-
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından protestoları izleyen 11 gazeteci gözaltına alındı, 7’si tutuklandı.
-
İsmail Saymaz, Gezi Parkı soruşturması kapsamında gözaltına alındı; ev hapsi ve yurtdışı çıkış yasağıyla karşı karşıya bırakıldı.
-
Furkan Karabay, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı ve 201 gün cezaevinde kaldı.
-
Fatih Altaylı, YouTube yayını nedeniyle tutuklandı; hakkında verilen hapis cezasının ardından tutukluluğu uzun süre devam etti.
-
Timur Soykan, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı, adli kontrolle serbest bırakıldı.
-
Gazeteci ve çevre aktivisti Hakan Tosun, uğradığı saldırı sonrası yaşamını yitirdi.
-
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, “casusluk” suçlamasıyla tutuklandı.
-
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alındı, adli kontrolle serbest bırakıldı.
Yücel, bu örneklerin halkın haber alma hakkının iktidar eliyle engellendiğini açıkça gösterdiğini söyledi.
“TCK 216 ve 217 İktidarın Yeni Sopası”
Yücel, Türk Ceza Kanunu’nun 216 ve 217. maddelerinin muhalifler ve gazeteciler üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığına dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma maddeleri, iktidarın muhalif kesimler üzerindeki yeni sopası haline gelmiştir. Bu maddeler, ifade özgürlüğünü tehdit eden ve gazeteciler üzerinde sansür mekanizması oluşturan araçlara dönüşmüştür.”
“Gazetecilik Suç Değildir”
CHP’li Yücel, gazetecilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Gazetecilik suç değildir. Halkın haber alma hakkını savunan, meslek onurunu koruyan tüm gazetecilerin yanındayız. 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutluyor, basın özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması için mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum.”