“Türkiye büyümüyor, yavaşlıyor”
Türkiye ekonomisinin 2026'nın ilk çeyreğinde yalnızca yüzde 2,5 büyüdüğünü, bir önceki çeyreğe göre büyümenin ise yüzde 0,1 seviyesinde kaldığını hatırlatan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, nüfus artışı dikkate alındığında kişi başına düşen büyümenin yüzde 2’nin de altına gerilediğini söyledi.
Türkiye’nin genç nüfusuna istihdam yaratabilmesi için yıllık en az yüzde 5 ila 7 arasında büyümesi gerektiğini belirten Kış, şu değerlendirmede bulundu:
“2024 yılında büyüme yüzde 3,3’te kaldı. 2025 yılında yüzde 3,6 oldu. 2026’nın ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5’e düştü. Türkiye büyümüyor, yavaşlıyor. Üstelik bu düşük büyüme de yüzde 32’nin üzerindeki enflasyon pahasına sağlanıyor.”
“Üreten değil, tüketen bir ekonomi yaratıldı”
Ekonomik büyümenin temel kaynağının üretim olması gerektiğini ifade eden Kış, mevcut büyümenin ise ağırlıklı olarak tüketime dayandığını ileri sürdü.
İlk çeyrek verilerine göre hane halkı tüketiminin yüzde 4,8 arttığını, buna karşın sanayi üretiminin daraldığını ve mal ile hizmet ihracatının yüzde 12,7 gerilediğini belirten Kış, sanayi ve ihracatın büyümeye katkı sağlayamadığını söyledi.
“Üreten Türkiye yerine tüketen Türkiye yaratıldı” diyen Kış, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fabrikalar yavaşlıyor, ihracat düşüyor, sanayi küçülüyor. Buna rağmen vatandaş kredi kartıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Bu sürdürülebilir bir ekonomik model değildir.”
“Her üç kişiden biri işsiz durumda”
Büyümedeki yavaşlamanın istihdama da olumsuz yansıdığını savunan Gülcan Kış, son bir yılda istihdamın 205 bin kişi azaldığını ve geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon 200 bine ulaştığını belirtti.
Gerçek işsizlik oranının yüzde 30,1 seviyesinde olduğunu öne süren Kış, şu ifadeleri kullandı:
“İktidar işsizliği makyajlı rakamlarla gizlemeye çalışıyor. Ama gerçek ortada. Türkiye’de neredeyse her üç kişiden biri işsiz. İnsanlar iş bulma umudunu kaybettiği için iş aramaktan vazgeçiyor.”
“Büyüyen ekonomi değil, vatandaşın borcu”
Ekonomide büyümenin yavaşladığı dönemde vatandaşların ve üreticilerin borç yükünün hızla arttığını dile getiren Kış, dikkat çektiği verileri şöyle sıraladı:
- Vatandaşların banka ve finans kuruluşlarına olan borcu 6 trilyon 738 milyar liraya ulaştı.
- Yılın ilk dört ayında ödenen faiz tutarı 480,2 milyar lira oldu.
- KOBİ’lerin banka borcu 7 trilyon 259 milyar liraya yükseldi.
- Tarım sektörünün banka borcu ise 1 trilyon 390 milyar liraya çıktı.
Kış, “Ekonomi yüzde 2,5 büyüyor ama vatandaşın borcu katlanarak artıyor. Büyüyen ekonomi değil, kredi kartı ekstresi. Büyüyen üretim değil, faiz yükü.” değerlendirmesinde bulundu.
“Kazanan bankalar, kaybeden vatandaş”
Bankacılık sektörünün yılın ilk dört ayında 473,9 milyar lira brüt kâr elde ettiğini hatırlatan CHP’li Kış, mevcut ekonomik programın en büyük kazananının bankalar olduğunu savundu.
Kış, şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaş geçinmek için kredi çekiyor, kredi kartına yükleniyor. Esnaf borçla dönüyor. Çiftçi borçla ekim yapıyor. Ama bankalar dört ayda 474 milyar lira kâr açıklıyor. Bu tablo ekonominin kim için çalıştığını açıkça gösteriyor.”
“Türkiye’nin ihtiyacı üretime dayalı bir ekonomik düzen”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin temel sorununun yalnızca büyüme hızı olmadığını, büyümenin niteliği olduğunu vurgulayan Gülcan Kış, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye büyümeyi unuttu. Çünkü üretimi unuttu. Sanayiyi unuttu. Çiftçiyi unuttu. İhracatı unuttu. Bugün açıklanan rakamlar bize şunu söylüyor: Bu ekonomi vatandaşın refahını büyütmüyor. Yoksulluğu, borcu ve gelir adaletsizliğini büyütüyor. Türkiye’nin ihtiyacı rakamlarla süslenmiş büyüme masalları değil; üreten, kazandıran ve adil paylaşan bir ekonomik düzendir.”