Siyaset

DEM Parti'den DEVA Partisine 'Rojava' ziyareti

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 'Rojava' gündemli ziyaretler kapsamında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile bir araya geldi.

Abone Ol

DEM Parti, cihatçı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) ve ona bağlı gupların ocak ayı başından itibaren Rojava'ya yönelik sürdürdüğü saldırılara dair siyasi partilere, sendikalara ve meslek odalarına ziyaretlerini sürdürüyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Grup Başkan Vekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli’nin yer aldığı heyet bugün DEVA Partisini ziyaret etti.

DEM Parti’den DEVA Partisi’ne Ziyaret: “Kobani Kuşatma Altında, Gerçek Ateşkes Şart”

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve heyetiyle genel merkezde bir araya geldi. Görüşmede Suriye’deki gelişmeler, sınır hattındaki durum ve Türkiye’de yürüyen barış süreci çok boyutlu biçimde ele alındı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, DEM Parti heyetini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, özellikle Suriye’deki son gelişmeler ve iç siyasi süreçlere ilişkin verimli bir fikir alışverişi gerçekleştirdiklerini söyledi. Babacan, DEM Parti heyetinin Kamışlı başta olmak üzere Suriye’de gerçekleştirdiği ziyaretlere dair önemli saha bilgilerini paylaştığını ifade etti.

Hatimoğulları: “Suriye’de Kürt-Arap çatışması örülmek isteniyor”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise muhalefet partilerine yönelik ziyaretler kapsamında DEVA Partisi ile bir araya geldiklerini belirterek, görüşmenin son derece verimli geçtiğini söyledi.

Hatimoğulları, Suriye’de özellikle 6 Ocak’ta Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde başlayan ve Kürt halkını hedef alan saldırıların giderek yayıldığını ifade etti. Kamışlı’da PYD, ENKS ve farklı siyasi yapıların temsilcileriyle yaptıkları görüşmelere dikkat çeken Hatimoğulları, SDG’nin Rakka ve Deyrizor’dan çekilmesinin temel nedeninin Kürt-Arap çatışmasına sürüklenmek istenen bir süreci engellemek olduğunu aktardı.

Hatimoğulları, “Suriye tarihinde bugüne kadar bir Kürt-Arap savaşı yaşanmadı. Ancak uluslararası ve bölgesel bazı güçlerin bu çatışmayı örmeye çalıştığını gördükleri için SDG bu alanlardan çekildi” dedi.

“Ateşkesi bozan Kürtler değil”

Suriye’de ateşkesi bozan tarafın Kürtler olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Hatimoğulları, 10 Mart mutabakatı ve Şam’da yapılan görüşmelere Kürt tarafının riayet ettiğini, ancak HTŞ’nin bu mutabakatlara imza atmaktan kaçındığını söyledi.

Kamışlı’daki görüşmelerde Kürt halkının ortak mesajının net olduğunu belirten Hatimoğulları, “Biz Türkiye’ye bir taş dahi atmadık. Türkiye için bir güvenlik tehdidi değiliz. Türk-Kürt çatışmasına da Kürt-Arap savaşına da karşıyız” mesajının özellikle iletilmesini istediklerini ifade etti.

“Kobani hâlâ kuşatma altında”

Uzatılan 15 günlük ateşkese rağmen Kobani’nin kuşatma altında olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, kentin su, elektrik ve internetinin kesildiğini belirtti. Elektrik kesintilerinin SDG’nin Rakka’dan çekilmesinin ardından gerçekleştiğini söyleyen Hatimoğulları, bunun sivilleri açlık ve susuzlukla terbiye etmeye yönelik bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.

DEM Parti olarak kalıcı ve onurlu bir barıştan yana olduklarını vurgulayan Hatimoğulları, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması ve insani yardım koridoru oluşturulması çağrısında bulundu.

“Kullanılan dil Kürt halkını yaralıyor”

Türkiye’de hükümet yetkililerinin son dönemde kullandığı dili sert sözlerle eleştiren Hatimoğulları, bu söylemlerin Kürt halkında derin bir kırılmaya yol açtığını belirtti. Hatimoğulları, “Bu dil, adeta HTŞ sözcülüğüne soyunmuş bir dildir ve kabul edilemez” dedi.

27 Şubat’ta Abdullah Öcalan tarafından yapılan “barış ve demokratik toplum” çağrısının hâlâ geçerliliğini koruduğunu belirten Hatimoğulları, Meclis’te kurulan komisyonun geciktirilmeden çalışmasını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.

“Kardeşlik strateji olmalı, taktik değil”

Türkiye’nin Kürt halkıyla ilişkisini dönemsel bir taktik olarak değil, kalıcı bir strateji olarak ele alması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, Suriye’de yaşanacak olası gelişmelerin Türkiye’nin iç barışını da doğrudan etkileyeceğini söyledi.

Hatimoğulları, DEM Parti’nin yalnızca Kürtlere değil; Türkmenlere, Alevilere, Dürzilere, Hristiyanlara ve tüm halklara yönelik katliamlara karşı ilkesel bir duruş sergilediğini vurguladı.

Babacan: “Güven inşası zaman alır”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da Suriye’de yeni bir devlet yapısının ancak toplumun tüm kesimlerinin güvenini kazanarak ayakta durabileceğini söyledi. Babacan, kapsayıcı bir anayasa, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve tüm halkların temsil edildiği bir yönetim modelinin zorunlu olduğunu belirtti.

Babacan, Türkiye hükümetine de çağrıda bulunarak, “Zafer ve hezimet dili yerine, barışın, hukukun ve demokrasinin kazanacağı bir dil kullanılmalıdır” dedi.

Görüşme, her iki tarafın da Türkiye’de ve bölgede barışın güçlendirilmesi için ortak çaba vurgusuyla sona erdi.