KESK’e bağlı sendikalardan KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin Ankara’da başlattığı Adalet Nöbeti, polis müdahalesi ve gözaltıların ardından KESK Genel Merkezi önünde devam ediyor. Nöbeti ziyaret eden DEM Parti Ankara İl Örgütü adına konuşan İl Eş Başkanı Gülbahar Gündüz, “KHK’lilerin adalet talebini kendi mücadelemizin bir parçası olarak görüyoruz” dedi.
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle görevlerinden ihraç edilen KESK’li kamu emekçilerinin adalet talebiyle başlattığı nöbet, KESK Genel Merkezi önünde sürüyor.
KESK’in çağrısıyla 17 Temmuz 2026 tarihinde saat 15.30’da yapılan basın açıklamasının ardından başlatılmak istenen nöbete polis müdahale etmişti. Müdahale edilmeyeceği yönünde daha önce güvence verilmesine rağmen polis, KESK’lilerin Konfederasyon binası önünde nöbet tutmasını güç kullanarak engellemek istedi.
Müdahale sırasında KESK üyeleri darbedilirken göz yaşartıcı gaz kullanıldı. Aralarında KESK Yürütme Kurulu üyeleri, bağlı sendikaların yöneticileri ve KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin de bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar, ifadelerinin ardından gece yarısı serbest bırakıldı.
Adalet Nöbeti KESK Genel Merkezi önünde sürüyor
Polis müdahalesi ve gözaltılara rağmen sona erdirilmeyen Adalet Nöbeti, bugün KESK Genel Merkezi önünde devam ediyor. DEM Parti Ankara İl Örgütü de KESK’li KHK’lileri ziyaret ederek nöbete dayanışma desteği verdi.
Ziyaret sırasında “KESK’li ihraçlar onurumuzdur”, “KHK’ler gidecek, biz kalacağız” ve “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganları atıldı.
“Polis şiddetini bir kez daha kınıyoruz”
DEM Parti Ankara İl Eş Başkanı Gülbahar Gündüz, nöbet alanında yaptığı konuşmada, polis müdahalesinde darbedilen ve gözaltına alınan KESK’lilere geçmiş olsun dileklerini iletti.
Gündüz, “Öncelikle dün Kızılay’da haklı talepleri için mücadele ederken polis saldırısıyla gözaltına alınan arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, polis şiddetini bir kez daha kınıyoruz” dedi.
“KHK düzeni bir baskı rejimine dönüştürüldü”
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Gündüz, bu dönemin yalnızca binlerce kamu emekçisinin işinden ve ekmeğinden edilmesiyle sınırlı kalmadığını söyledi.
KHK düzeninin hukukun askıya alındığı ve adalet mekanizmasının siyasal iktidarın çıkarlarına göre işletildiği bir baskı rejimine dönüştürüldüğünü belirten Gündüz, şöyle konuştu:
“Akademiden eğitime, sağlıktan kamusal hizmetlerin her alanına kadar binlerce insan, hiçbir adil yargılama süreci işletilmeden ihraç edildi; açlığa, yoksulluğa ve sivil ölüme mahkûm edildi.”
“KHK’lilerin adalet talebi ortak mücadelemizin parçasıdır”
Kürt halkının eşitlik ve özgürlük mücadelesi ile Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin birbirinden ayrı olmadığını vurgulayan Gündüz, bir kesime yönelen hukuksuzluğun er ya da geç toplumun tamamını hedef alacağını ifade etti.
DEM Parti’nin KHK’lilerin adalet talebini kendi mücadelesinin bir parçası olarak gördüğünü kaydeden Gündüz, “Bu talebi bulunduğumuz her zeminde dile getirdik, takipçisi olduk. Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Kolluk şiddeti iktidarın yönetme biçimine dönüştü”
Ankara sokaklarının NATO’nun savaş politikalarına itiraz edenlere, hakları için direnen özel sektör öğretmenlerine ve kadınlara kapatıldığını dile getiren Gündüz, kolluk şiddeti ile keyfî gözaltı ve tutuklamaların artık istisna olmaktan çıktığını söyledi.
Gündüz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“DEM Parti olarak hukuksuzluğa, savaş politikalarına, kayyum rejimine, erkek egemenliğine ve demokratik siyaseti tasfiye etmeye çalışan bütün uygulamalara karşı ortak mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz.”