Ayten Kordu, 8 Ağustos 1938'de Erzincan'ın Kılıçkaya (Surbahan) köyü ve çevresinden toplanan yurttaşların Zini Gediği'nde topluca öldürülmesine ilişkin hakikatin ortaya çıkarılması, toplumsal hafızanın korunması ve mağdur ailelerin taleplerinin karşılanmasını amaçlayan "Erzincan Zini Gediği Katliamı ile Yüzleşme, Hafıza ve Hakikatin Sağlanması Hakkında Kanun Teklifi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sundu.
Kanun teklifinin genel gerekçesinde, 8 Ağustos 1938'de yaklaşık 97 Kürt Alevi yurttaşın herhangi bir yargı süreci işletilmeksizin Zini Gediği mevkiine götürülerek öldürüldüğü belirtilirken, olayın ardından ailelerin yakınlarının naaşlarına ulaşmasının engellendiği, zorunlu iskân uygulamaları nedeniyle birçok ailenin dağıldığı ve yaşanan travmanın kuşaklar boyunca sürdüğü ifade edildi.
Teklifte, bugüne kadar yapılan idari ve hukuki başvuruların sonuçsuz kaldığı, toplu mezarların tespit edilmediği ve katliam anısına yapılan hafıza mekânlarının tahrip edildiği vurgulanarak, geçmişle yüzleşme konusunda devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği savunuldu.
Hakikat Komisyonu kurulması öngörülüyor
Teklife göre, kanunun yürürlüğe girmesinden sonraki üç ay içinde TBMM bünyesinde tarihçiler, hukukçular, insan hakları uzmanları, adli tıp uzmanları ve mağdur ailelerinin temsilcilerinden oluşacak "Zini Gediği Hakikat ve Araştırma Komisyonu" kurulacak.
Komisyonun;
- Olayın tüm yönleriyle araştırılması,
- Devlet arşivlerinin incelenmesi,
- Tanıklıkların toplanması,
- Toplu mezarların belirlenmesi,
- TBMM'ye nihai rapor sunması
görevlerini yürütmesi öngörülüyor.
Devlet arşivlerinin açılması isteniyor
Kanun teklifiyle, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve diğer kamu kurumlarında bulunan Zini Gediği Katliamı'na ilişkin bilgi ve belgelerin araştırmacılara açılması talep ediliyor.
Ayrıca katliam alanında bilimsel arkeolojik ve adli incelemeler yapılarak toplu mezarların tespit edilmesi, kimliği belirlenen kişilerin ailelerinin talebi doğrultusunda Alevi inancına uygun şekilde defnedilmesi, kimliği belirlenemeyenlere ilişkin bilgilerin ise oluşturulacak hafıza merkezinde kayıt altına alınması hedefleniyor.
Hafıza anıtı ve anma günü önerisi
Teklifte, katliamın yaşandığı Zini Gediği mevkiinde "Erzincan Zini Gediği Katliamı ile Yüzleşme ve Hafıza Anıtı" inşa edilmesi ve alanın "Hafıza ve Anma Alanı" olarak tescil edilmesi öngörülüyor.
Anıt bünyesinde kurulacak hafıza merkezinde belge ve tanıklıkların, dijital arşivin, sözlü tarih çalışmalarının ve akademik araştırmaların kamuoyunun erişimine açılması planlanıyor.
Düzenlemeyle ayrıca 8 Ağustos'un "Zini Gediği Katliamını Anma Günü" ilan edilmesi, daha önce tahrip edilen anıtların yeniden yapılması ve "Ateş Çemberi" olarak bilinen hafıza mekânının mağdur ailelerinin belirlediği alanda yeniden tesis edilmesi isteniyor.
"Geçmişle yüzleşmek hukuk devleti ilkesinin gereğidir"
Kanun teklifinin gerekçesinde, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşmenin, hakikatin ortaya çıkarılmasının, mağdurların anısının yaşatılmasının ve benzer ihlallerin tekrarını önleyecek demokratik hafıza mekanizmalarının oluşturulmasının hukuk devleti ve toplumsal barış açısından zorunlu olduğu belirtildi.
Teklifte, mağdur ailelerin manevi haklarının tanınması, kamusal yüzleşme süreçlerinin işletilmesi ve toplumsal hafızanın korunmasının amaçlandığı ifade edildi.