Siyaset

DEM Partili Celal Fırat: “Emek Mücadelesi Aynı Zamanda Demokrasi Mücadelesidir”

Celal Fırat, Türkiye’de emekçilerin düşük ücretlerin yanı sıra güvencesizlik, iş cinayetleri, sendikal baskılar ve hak ihlalleriyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na 13 maddelik soru önergesi verdi. Fırat, devam eden işçi direnişleri, iş cinayetleri ve güvenlik soruşturmaları nedeniyle işten çıkarmaların araştırılmasını istedi.

Abone Ol

“Emeğin Hak Arama Mücadelesi Demokrasi Mücadelesidir”

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye’de emekçilerin yalnızca düşük ücretlerle değil; güvencesizlik, iş cinayetleri, sendikalaşmaya yönelik engellemeler ve siyasal baskılarla da karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Öğretmenlerin açlık grevine yönelik polis müdahalesi, grevlerin engellenmesi, sendikalı işçilerin işten çıkarılması ve belediye emekçilerinin güvenlik soruşturmaları gerekçesiyle tasfiye edilmesinin, emek mücadelesinin aynı zamanda demokrasi mücadelesi olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

Fırat, emeğiyle geçinenlerin ücretler başta olmak üzere yaşadıkları hak ihlallerine karşı farklı sektörlerde yürüttükleri mücadelenin her geçen gün büyüdüğünü söyledi.

Direnişteki İşçileri Gündeme Taşıdı

Milletvekili Fırat, kamuoyunda öne çıkan işçi direnişleri arasında Korteks, AFP, Procter & Gamble (P&G), Temel Conta, Bursagaz ve Şık Makas işçilerinin mücadelesinin bulunduğunu belirtti.

Bu direnişlerin ortak noktasının, sermayenin kârını artırırken emeğin payını daraltmasına karşı verilen mücadele olduğunu vurgulayan Fırat, sanayi kuruluşlarının kârlarının artmasına rağmen işçilerin reel gelirlerinin gerilediğini, ekonomik büyümenin emekçiler açısından refah değil yoksullaşma anlamına geldiğini ifade etti.

“İş Cinayetleri Kader Değil”

Erkunt fabrikasında işçilerin ağır metallere maruz kaldığını, Kütahya’daki iskele faciası ile Soma ve Ceyhan’daki işçi ölümlerinin denetimsizlik ve kâr odaklı politikaların sonucu olduğunu kaydeden Fırat, iş cinayetlerinin kader olarak gösterilemeyeceğini söyledi.

İşçilerin yaşamlarının patronların maliyet hesaplarına kurban edildiğini belirten Fırat, çalışma yaşamında etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

“Kaynak Sermayeye Değil Emekçiye Ayrılmalı”

Bütçenin ilk beş ayında faiz ödemelerine ayrılan yüksek kaynaklara dikkat çeken Fırat, emekçiye, çiftçiye, işsize ve emekliye kaynak bulunamadığının söylenmesine karşın sermaye çevrelerinin korunmaya devam ettiğini ifade etti.

Sağlıklı beslenmenin günlük maliyetinin 1.620 lirayı aştığını hatırlatan Fırat, milyonlarca yurttaş için yoksulluğun artık olağan bir yaşam biçimine dönüştüğünü söyledi.

“Toplumsal serveti üretenler yoksullaşırken, bu servete el koyanlar zenginleşiyor” diyen Fırat, emek mücadelesinin yalnızca ücret artışı talebi olmadığını; demokratik haklar, sendikal özgürlük, eşit yurttaşlık ve barış mücadelesiyle iç içe geçtiğini dile getirdi.

Bakanlığa 13 Maddelik Soru Önergesi

Celal Fırat, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu başlıklarda inceleme ve girişim talep etti:

  • Bursa Korteks işçilerinin toplu sözleşme sürecinde bakanlığın arabuluculuk yapıp yapmayacağı,
  • Özel İtalyan Lisesi’nde işten çıkarılan öğretmenlerle ilgili teftiş başlatılıp başlatılmadığı,
  • Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın grev sürecinde uzlaşma girişimlerinin olup olmayacağı,
  • Ankara’daki Erkunt fabrikasında ağır metal kirliliği ve işten çıkarmalara ilişkin soruşturmalar,
  • Kütahya’daki iskele faciasına dair incelemeler,
  • Yozgat’taki maden işçilerinin aylardır ödenmeyen ücretleri,
  • İklim krizinin çalışma yaşamına etkileri nedeniyle temizlik ve güvenlik sektörlerinde özel teftiş programları,
  • Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde maaşlarını alamayan tekstil işçilerinin durumu,
  • Güvenlik soruşturmaları gerekçesiyle işten çıkarılan belediye emekçilerine ilişkin incelemeler,
  • Temel Conta, P&G, Bursagaz ve Şık Makas işçilerinin sürdürdüğü direnişlerde bakanlığın çözüm için inisiyatif alıp almayacağı.

Fırat, çalışma yaşamındaki hak ihlallerinin giderilmesi, sendikal özgürlüklerin güvence altına alınması ve işçilerin insanca çalışma koşullarına kavuşması için kamu otoritelerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.