DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ, başta Van Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) olmak üzere kamu ağız ve diş sağlığı kurumlarında yaşanan sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bozdağ, Sağlık Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, diş hekimlerinin artan iş yükü, performans baskısı, kısa muayene süreleri ve çalışma koşullarına ilişkin çok sayıda soruyu gündeme getirdi.
Bozdağ, OECD ülkelerinde ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin koruyucu sağlık yaklaşımı ve uzun muayene süreleri esas alınarak planlandığını, Türkiye’de ise performans ve işlem sayısı baskısının diş hekimlerinin mesleki özerkliğini zayıflattığı ve etik sorunlara yol açtığı yönünde ciddi eleştiriler bulunduğunu ifade etti.
“Nicelik arttı, nitelik tartışmalı hale geldi”
Türkiye’de son 20 yılda yeni Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri, şehir hastaneleri ve MHRS entegrasyonu ile başvuru sayılarının önemli ölçüde arttığını belirten Bozdağ, hizmet hacmindeki büyümenin bilimsel kalite, koruyucu hizmetler, klinik yeterlilik süresi ve hekim özerkliği açısından yeni sorunlar yarattığını söyledi.
Özellikle Van Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde iş yükünün arttığını belirten Bozdağ, hekimlerin istirahat raporu alması durumunda randevulu hastaların diğer hekimlere dağıtıldığı yönündeki uygulamaların çalışanlar arasında iş barışını bozduğunu ve psiko-sosyal riskleri artırdığını savundu.
“Performans baskısı sağlık hizmetinin niteliğini düşürüyor”
Bozdağ, performans ve hasta yükü baskısının artmasıyla birlikte hekimlerin mesleki yeterliliklerini aşan durumlarda konsültasyon isteme haklarının da sınırlandırıldığı yönünde iddialar bulunduğunu belirtti.
Uzmanlık alanı konsültasyonlarına kota getirildiği ve hastaların uzmanlık alanına yönlendirilmeden önce belirli işlemlerin yapılmasının zorunlu hale getirildiği yönündeki uygulamaların hasta güvenliği açısından endişe yarattığını ifade eden Bozdağ, bu durumun hem sağlık çalışanlarını hem de hastaları olumsuz etkilediğini söyledi.
“5-10 dakikalık muayene süreleriyle kaliteli hizmet mümkün değil”
Kamu ağız ve diş sağlığı kurumlarında görev yapan diş hekimlerinin çoğu zaman 5 ila 10 dakikalık randevu süreleri içerisinde yoğun performans baskısı altında çalıştığını belirten Bozdağ, MHRS sistemiyle belirlenen yoğunluğun koruyucu sağlık hizmetlerini geri plana ittiğini kaydetti.
Bu durumun tedavi kalitesini düşürdüğünü, komplikasyon risklerini artırdığını ve bölgesel eşitsizlikleri derinleştirdiğini ifade eden Bozdağ, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde ortaya çıkan olumsuz tablonun acilen düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.
“Veriler kamuoyuyla paylaşılmıyor”
Sağlık Bakanlığı’nın toplum ağız sağlığı göstergelerine ilişkin yeterli veri paylaşmadığını belirten Bozdağ, diş hekimine başvuru sayıları, diş üniti başına düşen nüfus ve kurum sayıları gibi istatistiklerin yayımlandığını ancak kalite standartları kapsamında yer alan tekrar dolgu, tekrar kanal tedavisi, kısa sürede çekim gereksinimi ve benzeri göstergelerin kamuoyuyla düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmadığını söyledi.
Sağlık Bakanlığı’na 15 soru
DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ, Sağlık Bakanlığı’na sunduğu soru önergesinde;
-
Kamu ağız ve diş sağlığı kuruluşlarında diş hekimi başına düşen günlük hasta sayısını,
-
Van ADSM’deki ortalama muayene sürelerini,
-
Tekrar dolgu, kanal tedavisi ve protez komplikasyon oranlarını,
-
Türkiye’nin OECD ülkeleriyle karşılaştırmalı hasta yükünü,
-
MHRS sisteminin muayene sürelerine etkisini,
-
Hekimlerin günlük hasta planlamasındaki yetkilerini,
-
Performans baskısına ilişkin inceleme olup olmadığını,
-
Çocuklarda diş çürüğü ve yaşlılarda dişsizlik oranlarını,
-
Koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetlerine ayrılan bütçeyi,
-
Diş hekimlerinde tükenmişlik ve meslek hastalıklarına ilişkin verileri,
-
İstirahat raporu alan hekimlerin hastalarının başka hekimlere dağıtılması uygulamasını,
-
Uzmanlık konsültasyonlarına kota uygulanıp uygulanmadığını,
-
Kamu kurumlarında güvenceli sağlık personeli istihdamının artırılmasına yönelik planları
sordu.
Bozdağ, halkın nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetine erişim hakkının ve sağlık emekçilerinin insanca çalışma koşullarının korunması gerektiğini belirterek, performans odaklı uygulamaların yerine koruyucu ağız ve diş sağlığını esas alan yeni bir modelin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.