Sağlık

Diş Hekimliğinde Kriz: Atama, Erişim ve Hizmet Sorunu Derinleşiyor

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikte, huzurevlerinde diş hekimliği hizmetlerine ilk kez müstakil bir başlık açıldı.

Abone Ol

Diş Hekimliğinde Planlama Krizi Derinleşiyor: Huzurevlerinden Kamu Atamalarına, Randevu Sisteminden Eğitim Altyapısına Uzanan Çok Boyutlu Halk Sağlığı Sorunu.

Diş Hekimliği Dayanışma Platformu, huzurevlerinde diş hekimi eksikliğine dikkat çekerek, mevcut durumun yalnızca mesleki bir sorun değil, doğrudan bir halk sağlığı krizi olduğunu vurguladı. Platformun yaptığı açıklamada, özellikle başkent Ankara’daki tablo çarpıcı verilerle ortaya kondu: 9 huzurevinden yalnızca birinde tabip bulunurken, hiçbirinde diş hekimi kadrosunun olmaması ciddi bir yapısal soruna işaret ediyor.

Yönetmelikte Adım Var, Sahada Karşılığı Yok

Platform, uzun süredir yürüttüğü savunuculuk faaliyetlerinin kısmi bir sonuç verdiğini belirtti. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikte, huzurevlerinde diş hekimliği hizmetlerine ilk kez müstakil bir başlık açıldı (Madde 49).

Bu düzenlemeye göre diş hekimi;

  • Yaşlıların düzenli ağız ve diş sağlığı kontrollerini yapmak
  • Gerekli tedavileri uygulamak
  • Sevk süreçlerini yürütmek
  • Sağlık hizmetleri içinde koordinasyonu sağlamak
  • Kurumun ağız ve diş sağlığına ilişkin ihtiyaçlarını planlamak

gibi kritik görevler üstlenecek.

Ancak platforma göre, mevzuattaki bu ilerleme sahaya henüz yansımış değil.

Mevzuat Çelişkisi: Zorunluluk Var, Kadro Yok

Sorunun temelinde iki ayrı yönetmelik arasındaki uyumsuzluk yatıyor:

Yönetmelik Düzenleme
Huzurevleri Yönetmeliği (Md. 13) Diş tabibi bulundurmayı zorunlu kılıyor
Kuruluş ve İşleyiş Yönetmeliği (Md. 9) Personel listesinde diş hekimine yer vermiyor

Bu çelişki nedeniyle kurumlar fiilen diş hekimi istihdam edemiyor. Platform, bunun doğrudan yaşlıların sağlık hakkını ihlal ettiğini savunuyor.

“Randevu Yok, Sevk İmkânsız”

Sahadaki tablo ise daha ağır:

  • Yatalak hastaların hastaneye sevki çoğu zaman mümkün değil
  • Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bulmak neredeyse imkânsız
  • Gezici mobil diş üniteleri ise süreklilik sağlamıyor

Bu nedenle huzurevlerinde kalan yaşlı bireyler için ağız ve diş sağlığı hizmeti pratikte erişilemez hale geliyor.

Artan Mezun Sayısı, Sınırlı Atama: Planlama Krizi

Platform, yalnızca huzurevleriyle sınırlı olmayan daha geniş bir yapısal soruna da dikkat çekiyor. Her yıl yaklaşık 11 bin diş hekimi mezun olurken, kamuya yapılan atamaların oldukça sınırlı kaldığı belirtiliyor.

Bu durum iki yönlü bir krize yol açıyor:

  • Genç diş hekimleri iş bulamıyor
  • Kamuda randevu yoğunluğu artıyor, hizmete erişim zorlaşıyor

Bakanlığa 7 Kritik Soru

Diş Hekimliği Dayanışma Platformu, yetkililere şu soruların yanıtlanması çağrısında bulundu:

  1. 2026 yılı diş hekimi atamaları hangi kriterlere göre belirleniyor?
  2. Mezun sayısı ile kadro sayısı arasındaki uçurum için bir projeksiyon var mı?
  3. Mevcut kadrolar randevu yoğunluğunu karşılamaya yeterli mi?
  4. Aile Diş Hekimliği modeli neden hedeflenen seviyeye ulaşamadı?
  5. Bu model kapsamında planlanan atamaların ne kadarı yapıldı?
  6. Fakültelerdeki öğretim üyesi yetersizliği izleniyor mu?
  7. DUS kontenjanları ile kamu ihtiyacı arasında neden uyumsuzluk var?

“Yerinde Hizmet Modeli Standart Hale Getirilmeli”

Platformun en net talebi ise şu:

  • Huzurevleri ve rehabilitasyon merkezlerine kalıcı diş hekimi kadroları atanmalı
  • İstihdamı düzenleyen yönetmelikler revize edilmeli
  • Dezavantajlı gruplar için yerinde sağlık hizmeti modeli standart hale getirilmeli

Sonuç: Sessiz Bir Kriz Derinleşiyor

Yaşlı nüfusun giderek arttığı Türkiye’de, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin ihmal edilmesi yalnızca bireysel değil, toplumsal sonuçlar doğurabilecek bir risk olarak görülüyor.

Diş hekimlerinin ifadesiyle tablo net:
“Bu yalnızca bir meslek sorunu değil, doğrudan bir halk sağlığı meselesidir.”