Eğitim

Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'ndan Çağrı: "Öğretmenlerin Karşısına Barikat Değil, Çözüm Konulsun"

Abone Ol

ADANA – Eğitim Sen Adana Şubesi ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Ankara'da günlerdir devam eden öğretmen direnişine destek amacıyla ortak basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Adana Şube Binası'nda gerçekleştirilen açıklamada, özel sektörde çalışan öğretmenlerin taban maaş ve güvenceli çalışma talepleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin atama hakkı mücadelesinin tüm eğitim emekçilerinin ortak sorunu olduğu vurgulandı.

Açıklamada, öğretmenlerin demokratik haklarını kullanırken polis müdahalesiyle karşı karşıya bırakıldığı belirtilirken, iktidara ve ilgili kurumlara "öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm koyun" çağrısı yapıldı.

"Direniş 9'uncu, açlık grevi 8'inci gününde"

Ortak açıklamada ilk sözü Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası adına Yaren Akdoğan aldı. Ankara'da 14 Haziran'da başlayan öğretmen direnişinin dokuzuncu, açlık grevinin ise sekizinci gününe ulaştığını belirten Akdoğan, öğretmenlerin her yürüyüş ve basın açıklaması girişiminde polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Hak arayan öğretmenlerin yanı sıra dayanışma amacıyla alana gelen ailelerin ve çocukların da polis müdahalesine maruz bırakıldığını ifade eden Akdoğan, Ankara'da sendika binası önünde sürdürülen açlık grevi nöbetinin demokratik kitle örgütleri, gençlik örgütleri ve çok sayıda yurttaş tarafından ziyaret edildiğini dile getirdi.

"Yürüyüş engellendi, öğretmenler darbedildi"

Akdoğan, Madenci Anıtı'na yürümek isteyen öğretmenlerin polis tarafından abluka altına alındığını ve saatlerce bekletildiğini belirterek yaşanan müdahaleleri ayrıntılarıyla anlattı.

Öğretmenlerin tekmelendiğini, başlarına kalkanlarla vurulduğunu, yüzlerine biber gazı ve portakal gazı sıkıldığını söyleyen Akdoğan, ambulansların olay yerine ulaşmasının geciktirildiğini, hastaneye kaldırılan bazı öğretmenlerin ise tedavilerinin ardından gözaltına alındığını ifade etti.

Yaşananları "insanlık dışı saldırı" olarak nitelendiren Akdoğan, öğretmenlerin anayasal haklarını kullanırken şiddetle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

"Bu yalnızca öğretmenlerin değil, toplumun sorunudur"

Ankara'daki direnişin toplumun farklı kesimlerinden destek gördüğünü belirten Akdoğan, öğrencilerden velilere, sendikalardan siyasi partilere, milletvekillerinden demokratik kitle örgütlerine kadar birçok kesimin öğretmenlerin yanında yer aldığını söyledi.

Öğretmenlere dayatılan güvencesizlik politikalarının yalnızca eğitim emekçilerini değil, eğitimin niteliğini ve toplumun geleceğini doğrudan etkilediğini belirten Akdoğan, eğitimin piyasalaştırılmasına ve patronların kâr odaklı anlayışına karşı mücadele ettiklerini ifade etti.

Milli Eğitim Komisyonu'na çağrı

Akdoğan, TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan'a da çağrıda bulunarak daha önce verilen sözlerin yerine getirilmediğini ve öğretmenlerin taleplerinin görüşüleceği komisyon toplantısının iptal edildiğini hatırlattı.

Milli Eğitim Komisyonu'nun vakit kaybetmeden toplanmasını isteyen Akdoğan, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

Açıklamada özel sektör öğretmenlerinin temel talepleri şu şekilde sıralandı:

  • Taban maaş hakkının yasal güvence altına alınması,
  • Kamudaki öğretmenlerle eşit özlük haklarının sağlanması,
  • Mülakat mağduru 1611 öğretmenin atamasının yapılması,
  • Eğitim emekçileri için insanca çalışma ve yaşam koşullarının oluşturulması.

Cudi İmrek: "Hak aramak suç değildir"

Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek ise öğretmenlerin anayasal haklarını kullanırken polis şiddetiyle karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenlerin günlerdir taban maaş, güvenceli çalışma ve özlük hakları için mücadele ettiğini hatırlatan İmrek, yetkililerin talepleri karşılamak yerine polis müdahalesini tercih ettiğini ifade etti.

Madenci Anıtı'na yürümek isteyen öğretmenlere yönelik biber gazlı müdahalenin, darp ve gözaltıların artık istisna olmaktan çıktığını belirten İmrek, bunun sistematik bir hak ihlali haline geldiğini söyledi.

"Öğretmenlik mesleği sistematik olarak değersizleştiriliyor"

Öğretmenlerin yalnızca son günlerde yaşanan polis müdahaleleriyle değil, yıllardır sürdürülen eğitim politikaları nedeniyle de ciddi hak kayıpları yaşadığına dikkat çeken İmrek, öğretmenlik mesleğinin düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam ile mülakat uygulamaları üzerinden sistematik biçimde değersizleştirildiğini ifade etti.

Özel okul öğretmenlerinin çoğu zaman asgari ücret düzeyindeki maaşlara mahkûm edildiğini belirten İmrek, mülakat uygulamalarının da binlerce öğretmenin geleceğini belirsizliğe sürüklediğini, öğretmenlerin farklı istihdam biçimleriyle birbirine rakip hale getirildiğini söyledi.

"Bu mücadele bütün öğretmenlerin ortak mücadelesidir"

Eğitim Sen olarak kamuda, özel sektörde, sözleşmeli, ücretli ya da atama bekleyen tüm öğretmenlerin ortak mücadelesini büyütmeyi temel sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden İmrek, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin hak arayışının yalnızca ekonomik taleplerden ibaret olmadığını söyledi.

İmrek, bunun aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin onurunu, kamusal eğitimi ve öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesi olduğunu vurguladı.

Ortak talepler kamuoyuyla paylaşıldı

Basın açıklamasının sonunda Eğitim Sen Adana Şubesi ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ortak taleplerini bir kez daha sıraladı.

Açıklamada;

  • Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının yasal güvence altına alınması,
  • Güvenceli çalışma koşullarının sağlanması,
  • Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının derhal teslim edilmesi,
  • Açlık grevindeki öğretmenlerin taleplerinin karşılanması,
  • Polis müdahaleleri ve gözaltıların sona erdirilmesi,
  • Sendikal faaliyetlerin engellenmesine son verilmesi

istendi.

Açıklama, "Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır. Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir. Yaşasın öğretmenlerin ortak mücadelesi ve dayanışması." sözleriyle sona erdi.