Eğitim

Eğitim Sen’den Adana’da öğretmene yapılan silahlı saldırıya tepki: “Şiddetin olduğu yerde eğitim olmaz”

“Eğitim emekçilerinin yaşam hakkını ve onurunu savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Şiddete karşı yaşamı, baskıya karşı örgütlü mücadeleyi savunuyoruz”

Abone Ol

Seyhan’daki Şehit Duran Keskin İlkokulu önünde bir öğretmenin darp edilip silahlı saldırıya uğramasının ardından Eğitim Sen olayı kınadı. Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, saldırının “münferit değil, eğitim emekçilerini hedef haline getiren politikaların sonucu” olduğunu belirterek iş bırakma çağrısı yaptı.

Adana’nın Seyhan ilçesindeki Şehit Duran Keskin İlkokulu önünde görev yapan bir öğretmenin darp edilmesi ve silahlı saldırıya uğraması, eğitim sendikalarının ortak basın açıklamasıyla protesto edildi. Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, saldırının ardından yaptığı değerlendirmede, yaşananların yalnızca bireysel bir olay olarak görülemeyeceğini vurguladı.

İmrek, “Dün bu okulumuzun önünde bir eğitim emekçisine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıyı en güçlü biçimde kınadığımızı belirtmek isterim. Bu saldırı münferit bir olay değildir; yıllardır eğitim emekçilerini itibarsızlaştıran, hedef haline getiren ve güvencesizleştiren politikaların kaçınılmaz bir sonucudur” dedi.

Eğitim emekçilerinin, toplumun geleceğini inşa eden temel bir rol üstlenmesine rağmen uzun süredir siyasal iktidarın baskıcı ve ayrıştırıcı politikalarının hedefi haline geldiğini belirten İmrek, öğretmenleri “sorunlu” ve “yetersiz” göstermekten beslenen söylemlerin şiddeti körüklediğine dikkat çekti. CİMER başvuruları, keyfi soruşturmalar, performans dayatmaları ve angarya görevlerin öğretmenlerin mesleki onurunu zedelediğini söyleyen İmrek, can güvenliğinin de tehdit altına girdiğini ifade etti.

Ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmenin yok sayıldığı, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarıyla güvencesizliğin kalıcı hale getirildiği bir sistemde şiddetin normalleştiğini belirten İmrek, okullarda güvenlik ve psikososyal destek hizmetlerinin yetersiz olduğuna da dikkat çekti. Ekonomik olarak yoksullaştırılan ve mesleki itibarı aşındırılan eğitim emekçilerinin artan şiddet ortamında korunmasız bırakıldığını söyledi.

“Eğitim emekçileri hedef değildir! Şiddetin, baskının ve güvencesizliğin olduğu yerde eğitim olmaz!” diyen İmrek, taleplerini şu başlıklarda topladı:

  • Eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalı, okullarda etkili ve kamusal güvenlik önlemleri alınmalıdır.

  • Öğretmenleri hedef gösteren siyasi ve idari söylemler derhal son bulmalıdır.

  • Kamusal, laik, bilimsel ve demokratik eğitim anlayışı esas alınmalıdır.

Eğitim Sen, taleplerin görmezden gelinmesi ve şiddetin sıradanlaştırılmasına tepki olarak yarın iş bırakacaklarını açıkladı. Tüm eğitim emekçilerini eyleme katılmaya davet eden İmrek, saldırının takipçisi olacaklarını belirterek “Eğitim emekçilerinin yaşam hakkını ve onurunu savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Şiddete karşı yaşamı, baskıya karşı örgütlü mücadeleyi savunuyoruz” dedi.

Saldırıya Uğrayan Öğretmen: “Hiçbir gerekçe yokken darp edildim ve silahla ateş edildi”

Saldırıya uğrayan öğretmen de basın açıklamasında kısa bir konuşma yaparak yaşadıklarını anlattı. Öğretmen, saldırının hiçbir gerekçeye dayanmadığını belirterek şunları söyledi:

“Cezaevinden çıkan bir veli tarafından saldırıya uğradım. Ortada sağlam hiçbir gerekçe yok. Okuldan karşıya geçerken darp edildim, ardından silahla ateş edildi. Can güvenliğimiz açıkça tehlikeye atıldı. Olay bundan ibaret. Yanımda olan, destek veren herkese çok teşekkür ediyorum.”

Gazetecilerin “Önceden bir husumet ya da tartışma var mıydı?” sorusunu da yanıtlayan öğretmen, olayın geçmişe dayalı bir çatışmadan kaynaklanmadığını vurguladı:

“Hayır, hiçbir husumet yoktu. Sadece bir öğrencinin sınıfta bir gün kalmasıyla ilgili Eylül ayında yaşanan bir durum vardı. O öğrencinin babası o sırada cezaevindeydi, bir hafta önce tahliye olmuş. Sene başındaki bu olayı şimdi yeniden gündeme getirdi. Bunun dışında yaşanmış hiçbir şey yok.”