Birleşmiş Milletler’e bağlı kurumların yayımladığı yeni ara rapor, dünyadaki göçmen hayvan türlerinin hızla azaldığını ortaya koydu. Korunmaya ihtiyaç duyan türlerin neredeyse yarısında düşüş yaşanırken, yok olma tehdidi altındaki türlerin oranı da artmaya devam ediyor.
Küresel tablo kötüleşiyor
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve UNEP Dünya Koruma İzleme Merkezi (UNEP-WCMC) tarafından hazırlanan ara rapora göre, korunmaya muhtaç göçmen türlerin yüzde 49’unun popülasyonu azalıyor. Bu oran iki yıl önce yüzde 44’tü.
Benzer şekilde, nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin oranı da yüzde 22’den yüzde 24’e yükseldi. Veriler, küresel ölçekte biyoçeşitlilik kaybının hızlandığını ortaya koyuyor.
“Tek başına mücadele yeterli değil”
UNEP yetkilisi Elizabeth Maruma Mrema, Brezilya’da düzenlenen CMS COP15 kapsamında yaptığı açıklamada, göçmen türlerin korunmasının uluslararası işbirliği gerektirdiğini vurguladı:
“Bu türlerin korunması hiçbir ülkenin tek başına başarabileceği bir mesele değil. Hayatta kalmaları koordineli küresel eyleme bağlı.”
Mrema ayrıca, artan jeopolitik gerilimlere rağmen çevresel çok taraflılığın etkili olduğunu belirterek, özellikle sınır aşan türler için iş birliğinin “elzem” olduğunu ifade etti.
Kritik rapor öncesi uyarı
Ara rapor, 2024 yılında yayımlanan “Dünya Göçmen Türlerinin Durumu” başlıklı ilk kapsamlı değerlendirmenin güncellemesi niteliğinde. Aynı zamanda, 23 Mart’ta başlayan CMS COP15 toplantısı öncesinde hükümetlere güncel veriler sunmayı amaçlıyor.
Raporda, göçmen türlerin korunmasına yönelik eğilimler, kritik habitatlar ve göç yollarındaki değişimler analiz edildi.
Türlerde hem gerileme hem sınırlı iyileşme
Verilere göre:
- 26 tür daha yüksek yok olma riski kategorisine alındı (bunların 18’i kıyı kuşu)
- 7 türde iyileşme kaydedildi, bunlar arasında:
- Saiga antilobu
- Kılıç boynuzlu oryx
- Akdeniz fok balığı
Uzmanlar, bu iyileşmelerin koordineli koruma çalışmalarının etkisini gösterdiğini ancak genel eğilimin hâlâ olumsuz olduğunu belirtiyor.
Koruma alanları yetersiz
Rapora göre:
- Göçmen türler için kritik öneme sahip 9.372 Kilit Biyoçeşitlilik Alanı (KBA) belirlendi
- Ancak bu alanların yüzde 47’si hâlâ koruma altında değil
Deniz türleri için göç yollarının belirlenmesinde ilerleme sağlanırken, özellikle köpekbalıkları, vatozlar ve deniz memelileri için veri eksiklikleri sürüyor.
En büyük tehditler: Aşırı avlanma ve habitat kaybı
Ara rapor, göçmen türler üzerindeki başlıca baskıları şöyle sıralıyor:
- Habitat kaybı ve parçalanması
- Aşırı avlanma
- Göç yollarının bozulması
Amy Fraenkel, göçmen türlerin karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
“İlk rapor bir alarmdı. Bu güncelleme ise alarmın hâlâ çaldığını gösteriyor.”
Bilimsel çalışmalar umut veriyor
Raporda, bazı olumlu gelişmelere de yer verildi:
- Göç yollarının haritalandırılması hız kazandı
- Uluslararası veri paylaşımı arttı
- Kritik habitatların belirlenmesi konusunda ilerleme sağlandı
Bu çalışmalar arasında, BirdLife International ve Küresel Tırnaklı Hayvan Göçü Girişimi gibi kurumların yürüttüğü projeler öne çıkıyor.
2029 raporu belirleyici olacak
Bir sonraki kapsamlı küresel değerlendirme 2029’da yayımlanacak. Bu rapor, 2024’ten bu yana yaşanan değişimleri daha geniş veri ve yeni teknolojiler ışığında analiz edecek.
Uzmanlara göre, mevcut veriler açık bir gerçeği ortaya koyuyor:
Göçmen türlerin korunması için zaman daralıyor ve daha hızlı, koordineli küresel adımlar atılması gerekiyor.