Güvenlik Önlemleri!

Abone Ol

İktidarlar özgürlükleri kısmak istediklerinde hep şu soruyu gündeme getirirler. Güvenli yaşamak mı? Özgürlük mü? Sanki ikisi beraberce olamaz ya da ikisini birlikte sağlayan ülkeler yokmuş gibi. Şehirlerarası yolda arabanızla giderken birçok şehrin girişinde çevrilip bir cebe alınıyorsunuz orada seçtikleri 5-10 arabanın içindekilere GBT (genel bilgi toplama) adında kimlik kontrolü yapılıyor. Bunu çok kalabalık yollarda bile yapabiliyorlar yoğunluğa göre 10 dk veya 15 dk bekleyebiliyorsunuz. Tabii bu bizim güvenli yaşamamız için yapılıyor. Yoksa devletin zor gücünü her yerde göstermek için değil.

Avrupa da birçok ülkede ve hatta ABD de havaalanlarında sadece güvenli bölgeye geçerken aranırsınız. Bizim ülkemizde havaalanının dış kapısından itibaren aranmaya başlarsınız. Sert bir ses tonu ile “kemer, saatler, takılar, metal tüm eşyalar hatta ayakkabınız” çıkarılır. O aletin içinden ötmeden geçerseniz makbul bir vatandaş olarak havaalanına gireriz. Aynı durumu bir de güvenli bölgeye geçmek için yaşarsınız. Tabii ki bunlar da bizlerin güvenliği içindir. İtiraz etmek pek olası değildir. Uçağa binmek istiyorsan bu uygulamaya uyacaksın.

Geçen yıl bir bilimsel toplantıya davet edildiğimde beni CIP (Commercially Important Person) salonundan aldılar. Bu salondan giriş yaparken alışkanlık olarak kemer saat çıkaracağım sırada görevli gerek olmadığını cüzdan ve cep telefonunu bırakmanın yeterli olduğunu söyledi. Üstelik tek bir güvenlik araması vardı. Demek “Commercially” bir kişi iseniz sizi çok aramaya gerek duymuyorlar. Yani zenginseniz, paranız var ise tehlikeli biri değilsiniz. CIP salonlarına nasıl girilir diye internete baktığımda “Business Class uçak biletiniz varsa, özel bazı kredi kartlarına sahipseniz veya parasını verirseniz” bu salondan yararlanabiliyorsunuz. Bir de çok önemli insanların gittiği VIP salonları var oraya hiç gitmedim ama çok önemli olunca muhtemelen cihazdan ötmeden geçmeniz gerekir diye kimse de söyleyemiyordur.

İktidarlar zor güçlerini göstermek için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. 25-30 kişilik basın açıklamasına bunun 10 katı çevik kuvvet polisi gelebiliyor. Ya da NATO toplantısı gibi birçok devlet yöneticisinin geleceği toplantıda aykırı sesler olmasın kazara bir protesto yapılmasın diye, Ankara’da protestoya katılma ihtimali olanları önceden gözaltına alabiliyorlar, tüm toplantıları, hatta düğünleri bile yasaklıyorlar, doğal olarak buda bizlerin güvenliği için oluyor ama biz genel olarak anlayamıyoruz. Anayasada yazan düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğü orada yazdığı kadarı ile var ama Anayasa mahkemesi kararları gibi uygulamaya gerek yok diye değerlendiriliyor.