Siyaset

Hapishanede Tutulan Defter “Yasak Eşya” Sayıldı: Mahpusa Hapis Cezası Verildi

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Bandırma 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan aramada el konulan defter, kitap ve radyo gibi materyallerin “yasak eşya” kapsamında değerlendirilerek bir mahpusa hapis cezası verilmesini Meclis gündemine taşıdı. Çiçek, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Abone Ol

Çiçek, soru önergesinin gerekçesinde olayın 13 Mart 2020 tarihinde Bandırma 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun A-14 ve A-25 koğuşlarında yapılan aramayla başladığını belirtti.

Jandarma görevlileri ve kurum personelinin katıldığı aramada radyo, gazete, kitap, dergi, fotoğraf, kulaklık, defter ve yazılı kağıtlardan oluşan 53 parça materyale el konulduğu ifade edildi.

Altı yıl sonra hapis cezası

Aramada el konulan materyaller gerekçe gösterilerek, o tarihte kurumda hükümlü bulunan Ergül İnce hakkında “infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak” suçlamasıyla dava açıldı.

Çiçek’in aktardığı bilgilere göre Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla İnce’ye 1 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca İnce hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmetti.

Defter ve kitap taslağı da dosyada

Çiçek, yargılamaya konu edilen materyaller arasında mahpusların kendi yazılarının da bulunduğuna dikkat çekti.

İnce’nin savunmasında, cezaevinde anılarını, düşüncelerini ve edebi-felsefi yazılarını kaleme aldığı bir defterinin bulunduğunu söylediği aktarıldı.

Aynı yargılamada başka bir mahpus tarafından cezaevinde hazırlanan kitap taslağının da suç unsuru kabul edildiği belirtildi.

Çiçek, söz konusu uygulamanın yalnızca tek bir mahpusa ilişkin olmadığını belirterek, cezaevlerinde tutulan defter ve yazılı metinlerin hangi kriterlere göre değerlendirildiğinin açıklanmasını istedi.

“Ciddi soru işaretleri doğuruyor”

Çiçek, bir mahpusun cezaevinde kaleme aldığı defter ve edebi-kişisel metinlerin, koğuşta bulunan bir radyoyla birlikte altı yılı aşkın süre sonra “yasak eşya” suçlamasına konu edilmesinin, mahpusların düşünce ve ifade özgürlüğü açısından ciddi soru işaretleri yarattığını savundu.

Uygulamanın, mahpusların ceza infaz kurumlarında bulundurabileceği eşyalara ilişkin kuralların keyfi biçimde uygulanıp uygulanmadığı yönünden de incelenmesi gerektiğini belirtti.

Bakan Gürlek’e üç soru

Çiçek, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

  • Cezaevi kantininden satın alınan veya cezaevi idaresinin denetiminden geçerek mahpusların kullanımına verilen eşyaların daha sonra “yasak eşya” sayılarak hapis cezasına dayanak yapılması nasıl açıklanmaktadır?

  • Mahpusların cezaevinde kaleme aldıkları defter ve metinlerin “suç örgütlerini temsil eden materyal” kapsamında değerlendirilmesinde hangi ölçütler kullanılmaktadır? Bu defter ve yazılar hakkında herhangi bir mahkeme yasaklama kararı bulunmakta mıdır?

  • Mahpusların kullanımına izin verilen eşyaların daha sonra “yasak eşya” olarak değerlendirilmesi konusunda cezaevi idaresi veya görevliler hakkında herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

Çiçek’in soru önergesiyle birlikte, cezaevlerinde mahpusların kişisel eşyalarının, yazılı çalışmalarının ve ifade özgürlüğünün hangi kriterlere göre sınırlandırıldığı konusu Meclis gündemine taşınmış oldu.