Siyaset

Her 100 liralık verginin 23 lirası faize gitti: Kış’tan ekonomi yönetimine tepki

Abone Ol

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığının 4 trilyon 917 milyar liralık kurumsal harcamasına ve 1 trilyon 791 milyar liraya ulaşan faiz giderlerine dikkat çeken Kış, “Kemer Hazine’ye değil, milletin boğazına sıkıldı” dedi.

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2026 yılının ocak-temmuz dönemine ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Kış, Hazine ve Maliye Bakanlığının harcamaları, bütçe açığı, faiz giderleri ve vergi gelirlerindeki artış üzerinden hükümetin “mali disiplin” ve “kamuda tasarruf” politikalarını eleştirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in temmuz ayı bütçe sonuçlarını değerlendirirken “mali disiplini koruyoruz” ve “güçlenen harcama disipliniyle sağladığımız mali alanı öncelikli alanlara yönlendirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandığını hatırlatan Kış, bütçe rakamlarının bu söylemlerle örtüşmediğini savundu.

Genel bütçedeki her 100 liranın 48 lirası Hazine’den

2026 Yılı Genel Bütçeli İdarelerin Bütçe Giderlerinin Kurumsal Sınıflandırılması verilerine göre, genel bütçeli idarelerin ocak-temmuz dönemindeki toplam harcaması 10 trilyon 289 milyar 317 milyon lira oldu.

Aynı dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığının kurumsal harcaması 4 trilyon 917 milyar 551 milyon liraya ulaştı.

Kış, bu rakamlara dikkat çekerek genel bütçeden harcanan her 100 liranın yaklaşık 48 lirasının Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi üzerinden gerçekleştiğini belirtti.

Bakanlığın 2026 yılı başlangıç ödeneğinin 8 trilyon 890 milyar 323 milyon lira olduğunu belirten Kış, bu ödeneğin yüzde 55,3'ünün yılın ilk 7 ayında kullanıldığını söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanlığının yalnızca temmuz ayındaki harcaması ise 866 milyar 377 milyon lira olarak gerçekleşti. Haziran ayında 577 milyar 506 milyon lira olan aylık harcamanın temmuzda yaklaşık yüzde 50 arttığına dikkat çekildi.

Kış, “Mehmet Şimşek ‘güçlenen harcama disiplini’ diyor ancak başında bulunduğu Bakanlığın harcaması hazirandan temmuza bir ayda yüzde 50 artıyor. Buna rağmen emekliye, işçiye, çiftçiye ve asgari ücretliye ‘kaynak yok’ deniliyor” ifadelerini kullandı.

Faiz gideri 1,8 trilyon liraya yaklaştı

Hazine ve Maliye Bakanlığının temmuz ayı bütçe gerçekleşme verilerine göre merkezi yönetim bütçesi, yılın ilk 7 ayında 1 trilyon 320 milyar 940 milyon lira açık verdi.

Bu dönemde merkezi yönetim bütçe giderleri 10 trilyon 520 milyar 682 milyon liraya ulaşırken, faiz giderleri 1 trilyon 791 milyar 13 milyon lira olarak gerçekleşti.

Faiz giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43,7 arttı. Böylece 2026 yılı için ayrılan toplam faiz ödeneğinin yüzde 65,3'ü yılın ilk 7 ayında kullanılmış oldu.

Faiz dışı bütçe giderleri 8 trilyon 729 milyar 669 milyon lira, bütçe gelirleri ise 9 trilyon 199 milyar 742 milyon lira olarak gerçekleşti. Faiz dışı bütçe dengesi 470 milyar 73 milyon lira fazla verdi.

Ancak faiz ödemelerinin yüksekliği nedeniyle merkezi yönetim bütçesi yaklaşık 1,3 trilyon lira açık verdi.

Kış, faiz dışı fazla üzerinden yapılan değerlendirmelerin bütçenin gerçek durumunu yansıtmadığını savundu.

“470 milyar liralık faiz dışı fazlayla övünüyorlar ancak 1 trilyon 791 milyar liralık faiz giderini ve 1 trilyon 321 milyar liralık bütçe açığını anlatmıyorlar” diyen Kış, “Millet kemer sıktı, faiz kazandı, bütçe yine açık verdi” ifadelerini kullandı.

Her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası faize

Merkezi yönetim vergi gelirleri de yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon liraya yükseldi.

Kış, 1 trilyon 791 milyar liralık faiz gideri ile vergi gelirlerini karşılaştırarak, toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirasına karşılık gelen bir tutarın faiz giderlerine gittiğini belirtti.

Faiz ödemelerinin ilk 7 aylık ortalamasının günlük yaklaşık 8,4 milyar lira, saatlik 352 milyon lira ve dakikalık yaklaşık 5,9 milyon lira olduğunu ifade eden Kış, “Faize gelince kaynak var, vatandaşa gelince tasarruf var” dedi.

“Gelir politikalarında etkinlik, daha fazla vergi toplamak oldu”

Kış, vergi gelirlerindeki yüzde 37,3'lük artışın da hükümetin ekonomi politikalarının vatandaş üzerindeki etkisini gösterdiğini ileri sürdü.

“İktidarın ekonomi sözlüğünde vatandaştan daha fazla vergi toplamanın adı ‘gelir politikalarında etkinlik’, ücretleri ve emekli aylıklarını baskılamanın adı ‘dezenflasyon’, vatandaşın sofrasından kısmak ise ‘harcama disiplini’ oldu” diyen Kış, özellikle dolaylı vergilerin vatandaş üzerindeki yüküne dikkat çekti.

Kış, ücretlilerin vergiyi maaşlarını almadan ödediğini, vatandaşların ise temel tüketim harcamaları üzerinden de vergi yüküyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

“Tasarruf emekçiye var, ayrıcalıklara yok”

Kamuda Tasarruf Tedbirleri kapsamında kamu çalışanlarının servislerinden sosyal tesislere, temsil giderlerinden yatırımlara kadar çeşitli alanlarda kısıtlamalar yapıldığını belirten Kış, tasarruf politikalarının toplumun farklı kesimlerine eşit uygulanmadığını savundu.

Kış, faiz ödemeleri, kamu-özel iş birliği projelerinin garanti yükleri ve kamudaki diğer harcama kalemlerinde aynı tasarruf anlayışının görülmediğini ileri sürdü.

“Kamuda tasarruf denildi; kamu emekçisinin servisine, vatandaşın alacağı hizmete, çiftçinin desteğine ve sosyal harcamalara kısıtlama getirildi. Ancak aynı tasarruf anlayışını faiz ödemelerinde ve ayrıcalıklı kesimlere yönelik harcamalarda göremiyoruz” dedi.

“4,9 trilyon liranın nereye harcandığı açıklanmalı”

Hazine ve Maliye Bakanlığının 4 trilyon 917 milyar liralık kurumsal harcamasının tamamının idari giderlerden oluşmadığını belirten Kış, söz konusu harcamaların faiz ödemeleri, cari transferler, sosyal güvenlik sistemine aktarılan kaynaklar, borç verme işlemleri ve diğer merkezi yükümlülükleri de içerdiğine dikkat çekti.

Kış, Bakanlığa şu soruları yöneltti:

  • 4 trilyon 917 milyar liralık harcamanın ne kadarı faiz ödemelerine ayrıldı?

  • Ne kadarı cari transferlere ve sosyal güvenlik sistemine aktarıldı?

  • Temmuz ayında Bakanlık harcamaları neden hazirana göre yaklaşık yüzde 50 arttı?

  • Faiz giderleri neden bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 43,7 yükseldi?

  • Kamuda tasarruf tedbirleri hangi kalemlerde ne kadar tasarruf sağladı?

  • “Mali alan” olarak ifade edilen kaynak hangi alanlara ve ne kadar aktarıldı?

“Sorun kaynak yokluğu değil, siyasi tercih”

Bütçe rakamlarının Türkiye’deki ekonomik sorunun yalnızca kaynak yetersizliğiyle açıklanamayacağını gösterdiğini savunan Kış, hükümetin bütçe tercihlerini eleştirdi.

Kış, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değildir. Sorun, kaynağın kimden toplandığı ve kimler için harcandığıdır. Genel bütçeden harcanan her 100 liranın yaklaşık 48’i Hazine’den geçti. Vatandaştan toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası faize gitti. Yedi ayda 1,8 trilyon liraya yakın faiz ödendi ve bütçe 1,3 trilyon lira açık verdi.”

Kış, hükümetin “kemer sıkma” politikasının vatandaşın gelirleri ve sosyal hakları üzerinde yoğunlaştığını belirterek, “Mehmet Şimşek’in kemer sıkma politikası Hazine’ye değil, milletin boğazına uygulanıyor” dedi.