KESK Adana Şubeler Platformu, KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin Ankara’da başlattığı Adalet Nöbeti’ne yönelik polis müdahalesini İnönü Parkı’nda protesto etti. Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin de destek verdiği açıklamayı okuyan KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve BES Adana Şube Başkanı Ali Duran, “Gözaltılarla, baskılarla ve hukuksuzluklarla mücadelemizi durduramazsınız” dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Adana Şubeler Platformu, KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin adalet talebiyle Ankara’da gerçekleştirdiği nöbet eylemine yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi.
Adana İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına KESK’e bağlı sendikaların yöneticileri ve üyeleri ile emek ve demokrasi güçlerinin temsilcileri katıldı.
KESK Adana Şubeler Platformu adına hazırlanan basın açıklamasını, Platform Dönem Sözcüsü ve Büro Emekçileri Sendikası (BES) Adana Şube Başkanı Ali Duran okudu.
Açıklama boyunca sık sık, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “KESK’li KHK’liler onurumuzdur” ve “Baskılar, gözaltılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.
“Polis müdahalesini şiddetle kınıyoruz”
Ali Duran, 17 Temmuz’da Ankara’da KESK’in çağrısıyla gerçekleştirilen Adalet Nöbeti’nin, KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla başlatıldığını söyledi.
Nöbet eyleminin, yıllardır görmezden gelinen talepleri kamuoyuyla paylaşmayı ve adalet çağrısını yinelemeyi amaçladığını belirten Duran, polis müdahalesine tepki göstererek şunları söyledi:
“Ankara’da KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekmek, yıllardır görmezden gelinen taleplerini kamuoyuyla paylaşmak ve adalet çağrısını yinelemek amacıyla KESK’in çağrısıyla gerçekleştirilen nöbet eylemine yönelik polis müdahalesini ve üyelerimizin gözaltına alınmasını şiddetle kınıyoruz.”
“Müdahale demokratik haklara yönelik bir saldırıdır”
KESK ve bağlı sendikaların yalnızca kendi üyelerinin hakları için mücadele etmediğini vurgulayan Duran; hukukun üstünlüğünü, demokratik toplum düzenini, çalışma hakkını ve kamu hizmetlerinin kamusal niteliğini savunduklarını belirtti.
İktidarın emekçilerin ve halkın sesini duymak yerine baskı, yasak ve gözaltı politikalarını tercih ettiğini söyleyen Duran, Ankara’daki müdahalenin bütün emek ve demokrasi güçlerini hedef aldığını ifade etti:
“Ankara’da gerçekleştirilen nöbet eylemine yapılan müdahale yalnızca gözaltına alınan üyelerimize yönelik değildir. Bu müdahale; sendikal örgütlenme hakkına, ifade özgürlüğüne, demokratik protesto hakkına ve emek mücadelesine yönelmiş açık bir saldırıdır.”
“Kamu emekçileri savunma hakkı tanınmadan ihraç edildi”
OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerle binlerce kamu emekçisinin herhangi bir yargı kararı olmadan görevlerinden ihraç edildiğine dikkat çeken Duran, savunma hakkının ve masumiyet karinesinin yok sayıldığını söyledi.
İhraç edilen kamu emekçilerinin yalnızca işlerinden değil; sosyal güvencelerinden, mesleki kimliklerinden, geleceklerinden ve insanca yaşam koşullarından da mahrum bırakıldığını belirten Duran, şöyle devam etti:
“KHK ile ihraç edilen emekçiler yıllardır yalnızca işlerini değil, aynı zamanda insan onuruna yakışır yaşam koşullarını geri istemektedir. Pasaport iptalleri, sosyal dışlanma, ekonomik yoksullaşma ve fişleme politikaları, ihraç edilen kamu emekçileri üzerinde uzun yıllar süren bir cezalandırma mekanizmasına dönüştürülmüştür.”
“Ankara’da nöbet tutanlar suç işlemedi”
Ankara’da nöbet tutan kamu emekçilerinin anayasal ve demokratik haklarını kullandığını vurgulayan Duran, eyleme katılanların işlerini ve geleceklerini istediğini söyledi:
“Bugün Ankara’da nöbet tutanlar suç işlemediler. Onlar işlerini geri isteyen öğretmenlerdi, hastanelerine dönmek isteyen sağlık emekçileriydi, belediyelerine, üniversitelerine ve kurumlarına dönmek isteyen kamu çalışanlarıydı. Demokratik ve özgür bir ülke talep eden emekçilerdi. Bu taleplere verilen yanıt ise polis ablukası, gözaltılar ve şiddet olmuştur.”
Hak aramanın, sendikal faaliyet yürütmenin ve demokratik protesto hakkını kullanmanın suç olmadığını belirten Duran, “Suç olan, anayasal haklarını kullanan emekçilere yönelik baskı politikalarıdır” dedi.
KHK’lilerin haklarıyla birlikte görevlerine iadesi istendi
KESK Adana Şubeler Platformu, OHAL döneminde çıkarılan KHK’lerle yaratılan bütün hukuksuzlukların ortadan kaldırılmasını istedi.
Açıklamada sıralanan talepler şöyle:
- KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçileri, bütün hak kayıpları eksiksiz karşılanarak görevlerine iade edilmeli.
- OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu üzerinden sürdürülen hak ihlallerinin sonuçları ortadan kaldırılmalı.
- İhraç edilen kamu emekçilerinin sosyal, ekonomik ve özlük hakları eksiksiz biçimde karşılanmalı.
- Sendikal faaliyetler üzerindeki baskılar kaldırılmalı ve örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmalı.
- Kamu emekçilerine yönelik fişleme, soruşturma ve sürgün politikalarına son verilmeli.
- Kamu hizmetleri liyakat, eşitlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmalı.
- Demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engelleyen uygulamalardan vazgeçilmeli.
“KESK’li KHK’liler yalnız değildir”
Gözaltıların KESK’in mücadelesini durduramayacağını vurgulayan Duran, gözaltına alınan sendika üyeleri ve yöneticilerinin yalnız olmadığını söyledi.
KESK’in örgütlü gücü, dayanışması ve mücadele geleneğiyle üyelerinin yanında olduğunu belirten Duran, “Bu ülkenin emekçileri, baskılara boyun eğmeyenlerin ve haklı mücadeleyi büyütenlerin tarihini yazmıştır. Bugün de aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Açıklamanın yapıldığı sırada gözaltında bulunan KESK üyeleri ve yöneticilerinin derhal serbest bırakılması istendi. Ankara’daki polis müdahalesinde gözaltına alınan 20 kişi, ifade işlemlerinin ardından gece saatlerinde serbest bırakıldı.
Basın açıklaması, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Gözaltılar bizi susturamaz”, “Haklıyız, kazanacağız”, “İşimizi, ekmeğimizi ve geleceğimizi geri istiyoruz” sloganlarıyla sona erdi.