Sağlık

Lula ve DSÖ’den dünya liderlerine çağrı: Pandemi Anlaşması tamamlanmalı

“Verdiğimiz sözü birlikte tutalım, ”G7, G20 ve BRICS liderlerine ortak çağrı: “DSÖ Pandemi Anlaşması tamamlanmalı”

Abone Ol

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, G7 Zirvesi dolayısıyla yayımladıkları ortak açık mektupla G7, G20, BRICS ve tüm ülke liderlerine seslenerek, DSÖ Pandemi Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için kritik öneme sahip “Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı (PABS)” ekinin temmuz ayında sonuçlandırılması çağrısında bulundu.

“Pandeminin acıları unutulmamalı”

15 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan mektupta, COVID-19 pandemisinin dünya genelinde milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine neden olduğu hatırlatılarak, sağlık sistemlerinin çökme noktasına geldiği ve ailelerin sevdiklerine veda edemeden kaybettiği günlerin hafızalardaki yerini koruduğu vurgulandı.

Lula da Silva ve Tedros, insanlığın bu büyük felaketin ardından bir daha benzer bir krize hazırlıksız yakalanmama sözü verdiğini belirterek, yaklaşık bir yıl önce ülkelerin iş birliği içinde DSÖ Pandemi Anlaşması’nı kabul ettiğini, ancak anlaşmanın hâlâ tamamlanmadığını ifade etti.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi PABS ekine bağlı

Ortak açıklamada, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınlarda patojenlerin hızla tanımlanabilmesi ve genetik bilgilerinin bilim insanlarıyla paylaşılmasının hayati önem taşıdığı belirtildi.

Bunun karşılığında geliştirilecek testler, tedaviler ve aşıların adil biçimde paylaşılmasını düzenleyecek sistemin ise “Patojen Erişimi ve Fayda Paylaşımı (PABS)” eki olduğu kaydedildi.

Mektupta, söz konusu ek tamamlanmadığı sürece DSÖ Pandemi Anlaşması’nın yürürlüğe giremeyeceği belirtilerek, “Bulmacanın son parçası eksik kaldığı sürece verilen söz tutulmuş olmayacak” denildi.

Liderlere üç temel çağrı

Lula da Silva ve Tedros, dünya liderlerinden üç konuda siyasi irade göstermelerini istedi.

İlk olarak, temmuz ayında yapılacak müzakerelerde anlaşmanın sonuçlandırılması için en üst düzey siyasi desteğin verilmesi çağrısında bulunuldu. Teknik görüşmelerin tek başına yeterli olmayacağı belirtilirken, hükümet liderlerinin müzakere heyetlerine uzlaşma konusunda açık yetki vermesi gerektiği ifade edildi.

Mektupta ayrıca DSÖ Pandemi Anlaşması’nın devletlerin egemenlik haklarını ortadan kaldırmadığı vurgulanarak, anlaşmanın hiçbir ülkeye karantina, seyahat yasağı veya zorunlu aşılama gibi uygulamaları dayatma yetkisi vermediği özellikle hatırlatıldı.

“Eşitlik yalnızca ahlaki değil, stratejik bir zorunluluk”

İkinci çağrıda ise PABS sisteminin temelinin adalet ilkesine dayandığı ifade edildi.

Tehlikeli patojenleri hızla paylaşan ülkelerin, bu paylaşım sonucunda geliştirilecek aşı ve tedavilere kendi halklarının da erişebileceğine güvenebilmesi gerektiği belirtilen mektupta, bunun bir yardım anlayışından ziyade küresel sağlık güvenliğinin gereği olduğu kaydedildi.

2024 yılında Brezilya’nın G20 Dönem Başkanlığı sırasında eşitsizliğin pandemileri tetikleyen faktörlerden biri olarak ilk kez resmi biçimde kabul edildiği hatırlatılarak, hukuki belirliliğin hem bilimsel iş birliğini hızlandıracağı hem de adil paylaşımı güçlendireceği ifade edildi.

“Bir sonraki pandemi beklemeyecek”

Açık mektubun üçüncü bölümünde ise aciliyet mesajı öne çıktı.

Bilim insanlarının önümüzdeki on yıl içinde yeni bir pandemi yaşanma ihtimalini yaklaşık dörtte bir olarak değerlendirdiği belirtilirken, iklim değişikliği, arazi kullanımındaki değişimler ve biyoteknolojideki gelişmeler nedeniyle yeni salgın risklerinin arttığına dikkat çekildi.

Bu nedenle liderlerden 17 Temmuz tarihini yalnızca bir müzakere aşaması değil, nihai sonuç tarihi olarak görmeleri ve bunu kamuoyuna açık biçimde ilan etmeleri istendi.

Ebola örneği hatırlatıldı

Mektupta, hazırlıksız kalmanın ekonomik ve insani maliyetlerine de yer verildi.

DSÖ ve diğer kurumların tahminlerine göre COVID-19 pandemisinde yaklaşık 20 milyon kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, uluslararası finans kuruluşlarının küresel ekonomide 13 trilyon doları aşan üretim kaybı hesapladığı aktarıldı.

Ayrıca mektubun kaleme alındığı sırada iki ülkede devam eden Ebola salgınına dikkat çekilerek, onaylanmış bir aşı ve kesin bir tedavi olmaksızın sağlık çalışanlarının büyük risk altında görev yaptığı ifade edildi.

“Verdiğimiz sözü birlikte tutalım”

Lula da Silva ve DSÖ Genel Direktörü Tedros, açık mektubu şu mesajla sonlandırdı:

“Çiçek hastalığının ortadan kaldırılmasından çocuk felcinin büyük ölçüde kontrol altına alınmasına, HIV, tüberküloz ve sıtmayla mücadeleye kadar insanlık tarihinin en önemli sağlık başarıları ortak hareket sayesinde elde edildi. Pandemi Anlaşması’nın tamamlanması da bu mirasın doğal devamıdır. Kaybettiğimiz milyonlarca insana verdiğimiz sözü yerine getirelim ve insanlığı koruma taahhüdümüzü birlikte hayata geçirelim.”