Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Bugün Keşmir’e bakmak, sadece bir coğrafyaya bakmak değil; dünyanın adalet imtihanına bakmaktır. Bu imtihanda sessiz kalanlar tarafsız değildir, hatta yanlış tarafta durmaktadır” dedi.
Arıkan, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) ile Pakistan Büyükelçiliği tarafından düzenlenen “Keşmir Dayanışma Günü” programında yaptığı konuşmada, Keşmir ve Gazze’nin aynı acı zincirinin halkaları olduğunu vurguladı. Emperyalizm ve siyonizmin dünya barışının önündeki en büyük engeller olduğunu belirten Arıkan, Keşmir sorununun ancak adalet, hukuk ve halk iradesine saygı temelinde çözülebileceğini söyledi.
Keşmir’de yaşananların yalnızca bir sınır ihtilafı olmadığını ifade eden Arıkan, sorunun kökeninin sömürgeciliğe dayandığını ve yaklaşık 200 yıldır halk iradesinin yok sayıldığını dile getirdi. Birleşmiş Milletler’in Keşmir halkına tanıdığı kendi geleceğini tayin etme hakkının bugüne kadar uygulanmadığını hatırlatan Arıkan, “Keşmir meselesi güç dengeleriyle değil, adaletle çözülebilir” dedi.
“Keşmir de Gazze gibi acının coğrafyasıdır”
Keşmir ile Gazze arasında güçlü bir benzerlik bulunduğunu söyleyen Arıkan, “Haritalar farklı olabilir ama kurşun aynı kurşun, gözyaşı aynı gözyaşıdır” ifadelerini kullandı. Keşmir’de çözümsüzlüğün bugün Gazze’deki işgal ve soykırımı cesaretlendirdiğini savunan Arıkan, Gazze’de yaşananlara destek veren ya da sessiz kalanların barış getiremeyeceğini vurguladı.
Keşmir’de Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanmamasının küresel adaletsizlik zincirini büyüttüğünü belirten Arıkan, bu sorunun yalnızca Keşmir halkının değil, tüm insanlığın meselesi olduğunu ifade etti.
Epstein vurgusu: “Sistem iflas etmiştir”
Konuşmasında son dönemde gündeme gelen Epstein belgelerine de değinen Arıkan, bu olayların küresel sistemin nasıl “canilerin elinde” işlediğini gözler önüne serdiğini söyledi. Erbakan’ın yıllardır dile getirdiği emperyalizm ve siyonizm eleştirilerinin bugün belgelerle doğrulandığını savunan Arıkan, “Bu sistem sarsılmamış, iflas etmiştir” dedi.
Arıkan, Necmettin Erbakan’ın bu nedenle D-8’i kurduğunu ve İslam ülkeleri arasında birlik hedefi ortaya koyduğunu belirterek, “İslam ülkeleri aynı iradeyi ortaya koyarsa Keşmir özgürleşir, Gazze’de işgal biter, Doğu Türkistan’da zulüm sona erer” ifadelerini kullandı.
“Keşmir bizim davamızdır”
Keşmir’in yalnızca Hindistan ile Pakistan arasındaki bir mesele olarak görülemeyeceğini belirten Arıkan, bunun aynı zamanda bir vicdan ve adalet meselesi olduğunu söyledi. Masumların ve mazlumların yanında durmanın inançlarının gereği olduğunu vurgulayan Arıkan, “Keşmir bu yüzden bizim davamızdır” dedi.
Bölgede yaşananların Müslüman nüfusu tasfiye etmeye ve İslam ülkelerinin gücünü kırmaya yönelik bir proje olduğunu savunan Arıkan, Saadet Partisi’nin hedefinin yalnızca yaşanabilir bir Türkiye değil, adil bir dünya düzeni olduğunu ifade etti.
“Çözüm, Keşmirlilerin iradesindedir”
Keşmir sorununun çözümü için öncelikle halkın kendi kaderini tayin hakkının tanınması gerektiğini belirten Arıkan, Birleşmiş Milletler kararlarının derhal uygulanmasını ve uluslararası toplumun aktif rol almasını istedi. Ancak Hindistan yönetiminin bu süreci engellediğini dile getiren Arıkan, mevcut yaklaşımın yalnızca zulmü ve acıyı artırdığını söyledi.
Arıkan, “Bu süreç böyle devam ederse kazanan yalnızca savaş, kan ve gözyaşından beslenen emperyalist ve siyonist güç odakları olacaktır” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.