Gündem

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: "Barışı Savunuyor, Süreci Sahipleniyoruz"

SES Mersin Şube Sekreteri Barış Keskinkılıç "Siyasal ve Hukuki Adımlar Derhal Atılmalı, Toplumsal Barış İçin Somut Düzenlemeler Yapılmalı"

Abone Ol

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, "Barışı savunuyor, süreci sahipleniyoruz" şiarıyla düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de kalıcı toplumsal barışın sağlanması için siyasal ve hukuki adımların gecikmeden atılması çağrısında bulundu. Platform, tüm siyasi tutsakları kapsayacak yasal düzenleme yapılmasını, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını, kayyım uygulamalarına son verilmesini ve KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini talep etti.

Mersin Gazeteciler Cemiyeti'nde gerçekleştirilen basın toplantısının yapıldığı salona, "Barışı savunuyor süreci sahipleniyoruz! Barış olmadan emek, demokrasi olmaz" yazılı pankart asıldı. Platform adına açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Sekreteri Barış Keskinkılıç okudu.

"Toplumsal Barış Acil Bir Gerekliliktir"

Açıklamada, yıllardır devam eden çatışmalı ortamın Türkiye'de derin ekonomik, toplumsal ve hukuki tahribatlara yol açtığı belirtilerek, barışın artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Platform, çatışmalı sürecin yalnızca can kayıplarına neden olmadığını, aynı zamanda halkın refahı, eğitim, sağlık ve istihdam için kullanılması gereken kamu kaynaklarının güvenlik politikalarına ayrıldığını ifade etti. Açıklamada, çatışmaların toplumsal kutuplaşmayı artırdığı, adalet duygusunu zedelediği ve ülkenin demokratik gelişimini olumsuz etkilediği kaydedildi.

"Çatışmasızlık Herkesin Yararıdır"

Basın açıklamasında, kalıcı bir çatışmasızlık ortamının toplumun tüm kesimlerine önemli kazanımlar sağlayacağı belirtildi.

Platforma göre çatışmasızlığın sağlanması halinde;

  • Kamu kaynakları savaşa değil halkın refahına aktarılabilecek,
  • Enflasyon ve işsizlikle mücadele güçlenecek,
  • Toplumsal huzur ve kardeşlik duygusu yeniden tesis edilecek,
  • Hukukun üstünlüğü ve demokratik haklar güçlenecek,
  • Gençler daha güvenli ve umut dolu bir ülkede yaşayabilecek.

Barış Süreci ve Diyalog Vurgusu

Açıklamada, kalıcı barışın geçmiş deneyimlerden ders çıkarılarak tüm tarafların yapıcı katkısıyla mümkün olabileceği ifade edildi.

Bu kapsamda, Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin geçmişte yapılan barış çağrıları ve çözüm arayışlarının toplumsal uzlaşı açısından önemli olduğu belirtilirken, diyalog kanallarının açık tutulması ve hukukun evrensel ilkelerinin esas alınması gerektiği savunuldu.

"Siyasal ve Hukuki Adımlar Derhal Atılmalıdır"

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, iktidara ve tüm siyasi aktörlere yönelik taleplerini de sıraladı.

Platformun öne çıkan talepleri şöyle:

  • Tüm siyasi mahpusları kapsayacak yasal düzenleme yapılması,
  • Geçmişle yüzleşme amacıyla Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulması,
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının eksiksiz uygulanması,
  • Kayyım uygulamalarına son verilerek seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi,
  • Hasta mahpusların derhal tahliye edilmesi,
  • Tahliyeleri engellediği belirtilen İdare ve Gözlem Kurullarının kaldırılması,
  • Belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerine yönelik yargısal süreçlerde tutuksuz yargılamanın esas alınması,
  • KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi,
  • Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılması ve ilgili mevzuatın AİHM ile AYM kararları doğrultusunda yeniden düzenlenmesi.

"Kaybedecek Bir Günümüz Dahi Yoktur"

Açıklamanın sonunda, barışın yalnızca bir temenni değil, siyasi irade ve hukuki düzenlemelerle inşa edilebilecek ortak bir gelecek olduğu vurgulandı.

Platform, "Bizler bu ülkenin emekçileri, kadınları, gençleri ve demokrasi savunucuları olarak haykırıyoruz; kaybedecek bir günümüz dahi yoktur. Silahların sustuğu, fikirlerin özgürce konuşulduğu, eşit ve adil bir Türkiye mümkündür. Gelin hep birlikte bu kadim topraklara barışı ve kardeşliği getirelim." ifadeleriyle tüm toplumu barış sürecine sahip çıkmaya çağırdı.