Gündem

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: "Deniz Göktaş Serbest Bırakılsın, Mizah Susturulamaz"

"Bugün Deniz Göktaş'ın yaşadığı hak ihlali, toplumun eleştirme ve ifade özgürlüğü hakkının elinden alınmasıdır. Bu durum kabul edilemez."

Abone Ol

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına tepki göstererek, bunun yalnızca bir sanatçının özgürlüğüne değil, ifade özgürlüğüne ve eleştirel mizah geleneğine yönelik bir müdahale olduğunu belirtti. Platform adına konuşan Sözcü ve SES Mersin Şube Eş Başkanı Sevgi Başkavak, "Hiciv suç değildir, sanat susturulamaz, düşünce yargılanamaz" dedi.

Mersin'de Deniz Göktaş için özgürlük çağrısı

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına karşı 6 Temmuz 2026 günü Özgür Çocuk Parkı'nda basın açıklaması düzenledi. Saat 17.30'da gerçekleştirilen açıklamada, sanatın ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, Göktaş'ın tutuklanmasının hukuki değil siyasi bir karar olduğu savunuldu.

Platform adına açıklamayı okuyan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü ve SES Mersin Şube Eş Başkanı Sevgi Başkavak, soruşturma ve tutuklama kararını kabul etmediklerini belirterek, "İfade özgürlüğü ve sanatın eleştirel dili demokratik toplumun vazgeçilmezidir. Hiciv suç değildir" ifadelerini kullandı.

"Mizah toplumun aynasıdır"

Açıklamada, mizahın ve hicvin tarih boyunca toplumların kendisini eleştirebilmesinin en önemli araçlarından biri olduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:

"Toplumların nefes aldığı, eleştirdiği, düşündüğü ve kendisiyle yüzleştiği en güçlü alanlardan biri sanattır. Sanatın en köklü damarlarından biri ise mizah ve hicivdir. Mizah; iktidarı, toplumsal çelişkileri ve hayatın absürtlüklerini görünür kılar. Hiciv ise halkın vicdanının, ortak aklının ve eleştirel düşüncesinin yüzyıllardır taşıyıcısıdır."

Platform, Deniz Göktaş'ın YouTube'da yayımlanan stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanmasının yalnızca bir sanatçının özgürlüğünü hedef almadığını, aynı zamanda toplumun eleştirme, sorgulama ve gülme hakkına yönelik bir müdahale anlamı taşıdığını ifade etti.

Anadolu'nun hiciv geleneğine vurgu

Basın açıklamasında, eleştirel mizahın Anadolu'nun köklü kültürel mirasının bir parçası olduğu belirtilerek, bu geleneğin tarihsel isimleri hatırlatıldı.

Nasreddin Hoca'nın fıkralarıyla iktidarı ve toplumsal çelişkileri sorguladığı, Pir Sultan Abdal'ın şiirleriyle haksızlığa karşı ses yükselttiği, Seyrani, Dadaloğlu ve Neyzen Tevfik'in taşlama geleneğini yaşattığı ifade edildi.

Cumhuriyet döneminde ise Aziz Nesin, Mahsuni Şerif, Rıfat Ilgaz ve Muzaffer İzgü'nün mizahı halktan yana bir mücadele aracına dönüştürdüğü belirtilen açıklamada, günümüzde stand-up sahnesinde sürdürülen eleştirel mizahın da aynı tarihsel geleneğin devamı olduğu vurgulandı.

Platform, "Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan hiciv kültürünü suç haline getirmek, bir stand-up gösterisinden suç icat etmek yalnızca gösteriyi yapanı değil; izleyeni, güleni, düşüneni ve konuşanı da hedef almaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Tutuklama sürecine tepki

Açıklamada, Deniz Göktaş hakkında önce "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama", ardından "Cumhurbaşkanı'na hakaret" iddialarıyla yürütülen soruşturmanın tutuklamayla sonuçlanmasının "hukuk garabeti" olduğu savunuldu.

Platform ayrıca, avukatının açıklamalarına atıfta bulunarak, dosyada uyuşturucu suçlaması bulunmamasına rağmen gözaltı sürecinde saç, kıl ve tırnak örnekleri alınmasını eleştirdi.

Göktaş'ın "Kuyu Tipi" cezaevine sevk edilmesine de tepki gösterilen açıklamada, sağlık ve insan hakları örgütlerinin uzun süredir insan onuruna aykırı koşullar nedeniyle eleştirdiği bu cezaevlerinde tutmanın ayrıca hak ihlali oluşturduğu ifade edildi.

"Bugün hedef yalnızca Deniz Göktaş değil"

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, yaşanan sürecin yalnızca bir sanatçıyı ilgilendirmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bugün Deniz Göktaş'ın yaşadığı hak ihlali, toplumun eleştirme ve ifade özgürlüğü hakkının elinden alınmasıdır. Bu durum kabul edilemez."

Platform, yargının eleştirel düşünceyi baskı altına almak amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirterek, siyasi iktidara çağrıda bulundu.

Dört maddelik çağrı

Basın açıklamasının sonunda Mersin Emek ve Demokrasi Platformu şu talepleri sıraladı:

  • Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır.
  • Sanat ve ifade özgürlüğünü hedef alan tüm baskı politikalarına son verilmelidir.
  • Siyasal mizahın ve eleştirel sanatın suç gibi gösterilmesinden vazgeçilmelidir.
  • Evrensel hukuk ilkelerine ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmelidir.

Platform, ifade özgürlüğünün korunmasının demokratik toplumun temel koşullarından biri olduğunu belirterek, sanatçıların ve düşüncelerini barışçıl yollarla ifade eden herkesin özgürce üretim yapabildiği bir ortamın sağlanması çağrısını yineledi.