Emek

Mersin Liman İşçileri: "210 Gündür Ekmeğimiz ve Onurumuz İçin Direniyoruz"

TÜMTİS'te örgütlenmelerinin ardından işten çıkarılan işçilerin sürdürdüğü direniş 210'uncu gününe girdi.

Abone Ol

Mersin Uluslararası Limanı'nda (MIP) sendikalı olduktan sonra işten çıkarılan liman işçilerinin mücadelesi 210'uncu gününe ulaştı. TÜMTİS öncülüğünde sürdürülen direnişte işçiler, kadrolu ve sendikalı olarak yeniden işe alınmalarını isterken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hazırladığı teftiş raporunun da işten çıkarmaların sendikal nedenlerle gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu vurgulandı. Liman önünde düzenlenen eyleme sendikalar, siyasi parti temsilcileri ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu da destek verdi.

Mersin Uluslararası Limanı'nda taşeron firma bünyesinde forklift hizmetleri ile yükleme-boşaltma işlerinde çalışan ve TÜMTİS'te örgütlenmelerinin ardından işten çıkarılan işçilerin sürdürdüğü direniş 210'uncu gününe girdi.

Direnişin 210'uncu gününde TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk ve işçi temsilcileri, MIP yönetimiyle yeniden görüşerek işçilerin liman bünyesinde kadrolu ve sendikalı olarak işe iade edilmesini talep etti. Ancak liman yönetimi, işçilerin son işvereninin farklı bir taşeron firma olduğunu ve bu firmayla yapılan sözleşmenin yılın başında sona erdiğini belirterek taleplere olumlu yanıt vermedi.

Görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine işçiler ve aileleri liman kapısı önünde bir kez daha basın açıklaması yaptı. Açıklamaya TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, DİSK Çukurova Bölge Başkanı Kemal Göksoy ile Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri katıldı.

"210 gündür ekmeğimiz ve onurumuz için direniyoruz"

Basın açıklamasında, 210 gündür süren mücadelenin yalnızca işten çıkarılan liman işçilerinin değil, Türkiye'de sendikal hakların korunması açısından da önemli bir sınav olduğu ifade edildi.

İşçiler adına okunan ortak açıklamada, Mersin Limanı'nın 2007 yılında özelleştirilmesinden sonra sendikal yapının dağıtıldığı, güvencesiz ve taşeron çalışma sisteminin yaygınlaştırıldığı belirtildi.

Açıklamada, 2011 yılında TÜMTİS öncülüğünde verilen mücadelenin ardından işçilerin kadroya geçirildiği ve limanda yeniden sendikal örgütlenmenin sağlandığı hatırlatılarak, bugün benzer hak ihlallerinin yeniden yaşandığına dikkat çekildi.

"Çalışma Bakanlığı raporu sendikal ayrımcılığı belgeledi"

TÜMTİS tarafından yapılan açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporun işverenin sendika karşıtı uygulamalarını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı.

Açıklamada, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 23 Mart 2026 tarihli raporuna göre MIP yönetiminin sendikal örgütlenmeyi tasfiye etmek amacıyla Özgüneş Taşımacılık ile olan sözleşmesini yenilemediğinin tespit edildiği, bu nedenle şirkete idari para cezası uygulandığı ifade edildi.

Raporda ayrıca sendika üyesi olmayan işçilerin başka taşeron firmalara aktarılmaya devam ettiği, sendika üyesi olan ve üyelikten ayrılmayı kabul etmeyen işçilerin ise işten çıkarıldığı tespitlerine yer verildiği belirtildi.

Savaş Gürkan: "Ortada bir değil, birden fazla hukuksuzluk var"

Basın açıklamasında konuşan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, işverenin ileri sürdüğü "ihale sözleşmesinin sona erdiği" gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Gürkan, asıl amacın limandaki sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmak olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"MIP ve taşeron firma Özgüneş işverenleri, işçileri en ağır koşullarda çalıştırmak, elleçleme bölümünde taşeron sistemini sürdürmek için üyelerimizi işten attı. Ortada bir değil, birden fazla hukuksuzluk vardır."

Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporun bu durumu belgelediğini ifade eden Gürkan, MIP'nin sendikal örgütlenmeyi tasfiye etmek amacıyla hareket ettiğinin resmi raporlarla ortaya konulduğunu söyledi.

Gürkan, işten çıkarılan tüm işçilerin kadrolu ve sendikalı olarak yeniden işe başlatılması, ücret ve diğer hak kayıplarının da eksiksiz karşılanması gerektiğini belirterek mücadeleyi talepler karşılanıncaya kadar sürdüreceklerini ifade etti.

"Asıl iş taşerona devredilemez"

Basın açıklamasında İş Kanunu hükümlerine de dikkat çekildi.

Limanın elleçleme bölümünde yürütülen faaliyetlerin asıl iş kapsamında olduğu belirtilen açıklamada, bu işlerin taşeron firmalara devredilmesinin yasal olmadığı savunuldu.

Açıklamada, işçilerin yıllardır limanın asli işini yaptıkları halde taşeron şirketler üzerinden çalıştırıldıkları, bunun da mevzuata aykırı olduğu öne sürüldü.

Ayrıca MIP ile taşeron şirketler arasında danışıklı bir ilişkinin bulunduğu, farklı taşeron firmalar üzerinden aynı çalışma sisteminin sürdürüldüğü iddia edildi.

Kenan Öztürk: "Sendikal hak anayasal bir haktır"

TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, MIP yönetimiyle yeniden görüşmeler gerçekleştirdiklerini ancak işverenin sorumluluk almaktan kaçındığını söyledi.

Öztürk, sendikal örgütlenmenin anayasal güvence altında olduğunu belirterek, işten çıkarılan işçilerin işe iadelerinin yalnızca bir istihdam meselesi değil, aynı zamanda temel sendikal hakların korunması açısından da zorunluluk olduğunu ifade etti.

TÜMTİS'in hukuki ve fiili mücadeleyi birlikte sürdüreceğini belirten Öztürk, işçiler işe dönene kadar direnişin devam edeceğini söyledi.

Perihan Koca: "Bu mücadele yalnızca liman işçilerinin mücadelesi değildir"

Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, liman işçilerinin verdiği mücadelenin Türkiye'de örgütlenme hakkı ve çalışma yaşamı açısından önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.

Koca, sendikal hakların engellenmesine karşı işçilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, kamu kurumlarını ve ilgili bakanlığı işveren üzerindeki denetim sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Kemal Göksoy: "İşçilerin ortak mücadelesi büyüyor"

DİSK Çukurova Bölge Başkanı Kemal Göksoy da yaptığı konuşmada, Mersin Limanı'ndaki direnişin yalnızca bir işyerindeki hak arayışı olmadığını, tüm emek hareketini ilgilendiren bir mücadeleye dönüştüğünü söyledi.

Göksoy, sendikal hakların güvence altına alınması ve işten çıkarılan işçilerin görevlerine iade edilmesi için dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Talepler yinelendi

210 gündür süren direnişin sonunda işçiler ve TÜMTİS şu talepleri bir kez daha dile getirdi:

  • İşten çıkarılan tüm liman işçilerinin kadrolu ve sendikalı olarak işe iade edilmesi,
  • İşten çıkarıldıkları tarihten bu yana oluşan ücret ve sosyal hak kayıplarının karşılanması,
  • Sendikal örgütlenme hakkına yönelik baskıların sona erdirilmesi,
  • Limanda taşeron ve güvencesiz çalışma sistemine son verilmesi.

İşçiler, talepleri karşılanıncaya kadar liman önündeki direnişi sürdüreceklerini belirterek, "Yan yana, omuz omuza mücadelemiz devam edecek" mesajını verdi.