Eğitim-İş’in Adana’daki panelinde konuşan Mustafa Balbay, Türkiye’de eğitimin ciddi bir erozyon yaşadığını belirterek, “Cumhuriyetin yazılı olmayan sözleşmesi bozuldu. Gençler artık eğitimin kendilerine daha iyi bir yaşam sağlayacağına inanmıyor” dedi.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Adana 1 No’lu Şube tarafından düzenlenen “Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Eğitim ve Bilim” paneli, 9 Mayıs’ta Seyhan Oteli’nde gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını Şube Başkanı Hatice Hazar yaptı. Etkinlikte Türkiye’de eğitim sisteminin yaşadığı dönüşüm, laik ve bilimsel eğitimin gerilemesi ile Cumhuriyet’in eğitim politikalarının aşınması tartışıldı.
Gazeteci-yazar Mustafa Balbay, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ve ODTÜ Öğretim Üyesi Soner Yıldırım’ın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü ise İsmail Sanberk üstlendi.
Balbay konuşmasında, Eğitim-İş’in kuruluş sürecine değinerek sendikanın Cumhuriyet değerlerini savunan önemli bir mücadele hattı oluşturduğunu söyledi.
“Cumhuriyetin temel değerlerini özümsemiş, aklın ve bilimin ışığında geleceğe bakan bir eğitim sendikası gerekiyordu” diyen Balbay, Eğitim-İş’in kuruluşundan bugüne sürdürdüğü çizginin önemli olduğunu vurguladı.
“İnsanlık yeni bir devrim çağından geçiyor”
Konuşmasında yapay zekâ ve iletişim teknolojilerine de geniş yer veren Balbay, insanlık tarihindeki üç büyük dönüşümün tarım, sanayi ve iletişim devrimleri olduğunu belirtti.
“10 bin yıllık insanlık tarihinde bugün iletişim devriminin içindeyiz” diyen Balbay, teknolojinin eğitimi dönüştürdüğünü ancak asıl meselenin bu araçların nasıl kullanılacağı olduğunu söyledi.
OECD’nin Türkiye’de yapay zekâ kullanımına ilişkin araştırmasına değinen Balbay, yapay zekâyı kullanan öğrencilerin problem çözmede daha başarılı olduğunu ancak sınav performanslarında düşüş yaşandığını belirterek, eğitim sisteminin bu dönüşüme hazırlıksız yakalandığını ifade etti.
Balbay, Avrupa ülkelerinde dijitalleşmenin sınırlarının yeniden tartışıldığını da anlatarak İsveç’in okullarda yeniden kâğıt ve kaleme dönüş kararı aldığını, Fransa’da da benzer tartışmalar yürütüldüğünü söyledi.
“Cumhuriyet’in eğitim modeli dünyaya örnek olmuştu”
Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan eğitim sisteminin tarihsel önemine dikkat çeken Balbay, özellikle Köy Enstitüleri modelinin üretime ve aydınlanmaya dayalı bir anlayış taşıdığını vurguladı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün yalnızca bir askeri ve siyasi lider değil aynı zamanda “aydınlanmacı bir lider” olduğunu ifade eden Balbay, Cumhuriyet’in eğitim alanında büyük bir dönüşüm yarattığını söyledi.
Balbay, Osmanlı döneminde matbaanın gecikmeli biçimde kabul edilmesini örnek göstererek Türkiye’nin tarihsel olarak bilimsel gelişmeler karşısında zaman zaman direnç yaşadığını ifade etti.
“Gençler artık üniversiteyle alay ediyor”
Türkiye’de eğitimin toplumsal karşılığını kaybetmeye başladığını belirten Balbay, Anadolu gezilerinde gençlerin üniversite eğitimine dair umutsuzluk taşıdığına tanıklık ettiğini anlattı.
Konya Ereğli’de karşılaştığı gençlerle yaptığı sohbeti aktaran Balbay, “10 gençten 9’u üniversite eğitimiyle alay etti. Çünkü eğitim değersizleşti” dedi.
Cumhuriyet döneminde ailelerin çocuklarına “Okursan bizden daha iyi yaşarsın” düşüncesini aktardığını ifade eden Balbay, bugün bu toplumsal sözleşmenin çözüldüğünü söyledi.
Kendi ailesinden örnekler veren Balbay, annesinin kendilerine sürekli eğitim vurgusu yaptığını anlatarak, bugün ise bazı ailelerin çocuklarını okula göndermeme noktasına geldiğini belirtti.
“Aydınlanma ateşi tamamen söndürülemez”
Türkiye’de yaşanan tüm sorunlara rağmen umudunu koruduğunu söyleyen Balbay, Cumhuriyet’in aydınlanmacı birikiminin toplumda hâlâ canlı olduğunu ifade etti.
“Cumhuriyetin ateşinden kıymıklar taşıyoruz” diyen Balbay, bu birikimin yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Balbay, konuşmasının sonunda eğitim mücadelesinin yalnızca okul politikalarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir gelecek meselesi olduğunu belirterek, “Gençliğin içinde hâlâ büyük bir enerji var. O enerjiyi örgütlemek ve geleceği yeniden kurmak zorundayız” ifadelerini kullandı.