NATO Zirvesi Öncesi Gözaltılar ve Yasaklara Ortak Tepki: "Demokratik Haklar Askıya Alınıyor"
Ankara'da 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen gözaltı operasyonları ve alınan yasak kararları, sendikalar, siyasi partiler ve basın örgütlerinin tepkisini çekti. Yapılan açıklamalarda, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırıldığı belirtilerek gözaltına alınanların serbest bırakılması ve yasakların kaldırılması çağrısı yapıldı.
KESK: "Fiili OHAL uygulamaları ağırlaştırılıyor"
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), yaptığı açıklamada AKP iktidarının 10 yılı aşkın süredir sürdürdüğünü belirttiği "fiili OHAL uygulamalarının" NATO Zirvesi öncesinde daha da ağırlaştırıldığını ifade etti.
KESK, Ankara başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde yasakların ve gözaltıların dozunun artırılarak korku ortamı yaratılmak istendiğini savundu. Açıklamada, Ankara'da son bir haftadır fiilen sokağa çıkma yasağı uygulandığı ileri sürülürken, sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında KESK üyelerinin de bulunduğu yüzlerce muhalif aktivist, kadın örgütü üyesi, siyasi parti temsilcisi ve üyesi, avukat, akademisyen, insan hakları savunucusu ve LGBTİ+ bireyin gözaltına alındığı belirtildi.
KESK, sıkıyönetim dönemlerini hatırlatan toplu gözaltıların anayasal hakların askıya alınması anlamına geldiğini ifade ederek, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını ve hukuksuz uygulamalara son verilmesini istedi.
DEM Parti: "NATO'yu protesto etmek suç değildir"
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu da Ankara'da gerçekleştirilen ev baskınlarında 200'ü aşkın siyasetçi, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaşın gözaltına alınmasını kınadı.
Açıklamada, NATO Zirvesi öncesinde bileşenlerinden Devrimci Parti ve ESP'nin de aralarında bulunduğu sol ve sosyalist kurumlara yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların ülkenin içinde bulunduğu tabloyu bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
DEM Parti, demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ile barışçıl toplantı ve gösteri hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekerek, güvenlik gerekçesiyle bu hakların geniş ve ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasının toplumsal barışı ve demokratik siyaseti daha da zedeleyeceğini belirtti.
Açıklamada, NATO Zirvesi için getirilen yasaklarla Ankara'nın adeta büyük bir cezaevine çevrildiği ifade edilirken, "NATO'yu protesto etmek, NATO'nun uygulamalarını eleştirmek suç değildir" denildi. DEM Parti, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren'in de aralarında bulunduğu gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi.
DBP: "Hedef demokratik siyaset hakkıdır"
DBP tarafından yapılan açıklamada ise sabah saatlerinde Ankara'da çok sayıda eve düzenlenen baskınlarla yüzlerce kişinin gözaltına alınmasının, iktidarın toplumsal muhalefeti susturma ve sindirme siyasetinin yeni bir halkası olduğu ifade edildi.
Açıklamada, operasyonların NATO Zirvesi öncesine denk gelmesinin dikkat çekici olduğu belirtilerek, iktidarın uluslararası toplantılar öncesinde demokratik hak ve özgürlükleri askıya almayı bir yönetim biçimi haline getirdiği savunuldu.
DBP, hedef alınanın yalnızca sosyalist ve ilerici çevreler olmadığını belirterek, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, demokratik siyaset hakkı ve halkın itiraz etme iradesinin de hedef alındığını ifade etti. Parti, gözaltına alınanların serbest bırakılması, avukat kısıtlamalarının kaldırılması ve siyasi operasyonların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
DİSK Basın-İş: "Gazetecilere yönelik müdahaleye son verilmeli"
DİSK Basın-İş de Ankara'daki operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada, gözaltına alınan 209 kişi arasında gazeteci, LGBTİ+ hakları savunucusu ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar'ın da bulunduğunu belirtti.
Sendika, Tar'ın başka bir dosyanın duruşması için ertesi gün hâkim karşısına çıkacak olmasına rağmen ev baskınıyla gözaltına alınmasının ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahale olduğunu ifade etti.
Açıklamada, siyasal iktidarın gözaltılar yoluyla toplumsal muhalefeti, gazetecileri ve hak savunucularını susturma girişimlerine izin verilmeyeceği belirtilerek, Yıldız Tar başta olmak üzere tüm gözaltındakilerin serbest bırakılması ve ifade, örgütlenme ile basın özgürlüğüne yönelik baskılara son verilmesi istendi.
Perihan Koca yasakları Meclis gündemine taşıdı
Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Perihan Koca da NATO Zirvesi öncesinde Ankara Valiliği tarafından alınan yasak kararlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Koca, valilik kararlarıyla çok sayıda etkinlik ve gösterinin yasaklanmasının yanı sıra kamu kurumlarında personelin idari izinli sayılması gibi uygulamaların yurttaşların kamu hizmetlerine erişimini ve anayasal haklarını kullanmasını fiilen engellediğini belirtti.
Henüz zirve gerçekleşmeden alınan önlemlerin OHAL dönemini dahi arattığının Ankara'da yaşayan yurttaşlar tarafından dile getirildiğini ifade eden Koca, güvenlik gerekçesiyle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının yasaklanmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Perihan Koca, İçişleri Bakanlığı'na yönelttiği soru önergesinde, Ankara Valiliği'nin yasak kararlarının hukuki dayanağını, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının korunmasına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılıp yapılmadığını, alınan tedbirlerin Anayasa'nın 34'üncü maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğini ve NATO Zirvesi öncesindeki gözaltıların anayasal protesto hakkını kullanmak isteyen yurttaşlar üzerinde caydırıcı etki yaratmasının amaçlanıp amaçlanmadığını sordu.