Aziz İhsan Aktaş davasının karar duruşmasında savunma yapan tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile avukat eşi Celal Tekin, haklarındaki suçlamaların somut delillere dayanmadığını belirterek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Oya Tekin, "Aziz İhsan Aktaş'la görüşen de suçlu oldu, görüşmeyen de" derken, Celal Tekin ise "Varsayımlarla rüşvet suçu oluşturulamaz" dedi.
Oya Tekin'den mahkeme heyetine: "Bir yıldır neden tutukluyum?"
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı iddia edilen suç örgütüne ilişkin davanın karar duruşmasının dördüncü gününde, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin savunmasını yaptı.
Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Tekin, tutukluluğun cezaya dönüştürüldüğünü belirterek, savunmasını hazırlayabileceği koşullardan mahrum bırakıldığını söyledi.
Mahkeme heyetine seslenen Tekin, "Ben neden hâlâ tutukluyum? Suç işlendiği iddia edilse bile bunun yargılaması tutuksuz sürdürülebilir. Vicdanınıza sesleniyorum" ifadelerini kullandı.
"Tutuksuz yargılama ilkesi neden uygulanmadı?"
Dosyada aynı suçlamalarla yargılanan birçok sanığın hiç tutuklanmadığını ya da kısa sürede tahliye edildiğini hatırlatan Tekin, kendisi ve eşi Celal Tekin'in uzun süredir cezaevinde tutulmasını eleştirdi.
Tutukluluğun değerlendirilmesine ilişkin yaklaşımı da eleştiren Tekin, özgürlük hakkının yeterince önemsenmediğini belirterek şunları söyledi:
"Cezaevinde geçen her dakika bizim için telafisi olmayan bir kayıptır. İnsanların özgürlüğünden mahrum bırakılması bu kadar önemsiz görülemez."
"Kadın mücadelesi verdim, bugün adalet bekliyorum"
Konuşmasında yaşamı boyunca kadınların karar mekanizmalarında yer alması için mücadele ettiğini anlatan Oya Tekin, mahkeme heyetindeki kadın üyeleri gördüğünde umutlandığını ancak uzun tutukluluk sürecinin bu beklentisini boşa çıkardığını ifade etti.
Tekin, mahkemenin yalnızca hukuk adına değil, toplum vicdanı adına da karar verdiğini belirterek adil yargılama çağrısında bulundu.
"Aziz İhsan Aktaş'la görüşsen de suç, görüşmesen de suç"
Savunmasının önemli bölümünü iddianamede yer alan Aziz İhsan Aktaş ile ilgili iddialara ayıran Tekin, belediye başkanının ihale süreçlerine müdahale etmesinin hukuken mümkün olmadığını söyledi.
İhalelerin mevzuata göre yürütüldüğünü vurgulayan Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu davada öyle bir noktaya gelindi ki Aziz İhsan Aktaş'la görüşseniz de suçlanıyorsunuz, görüşmeseniz de suçlanıyorsunuz."
Tekin, kısa süreli bir "hayırlı olsun" görüşmesinin rüşvet anlaşmasına dönüştürülmeye çalışıldığını savunarak, bunun hukuki değil varsayımsal bir değerlendirme olduğunu ifade etti.
"Somut delil olmadan özgürlüğümüz elimizden alındı"
Savunmasının sonunda gözyaşlarına hâkim olamayan Tekin, kendisine oy veren yurttaşlardan ve ailesinden uzun süredir ayrı kaldığını belirtti.
Mahkemeden herhangi bir ayrıcalık istemediğini vurgulayan Tekin, şu çağrıyı yaptı:
"Bir belediye başkanı olduğum için özel muamele istemiyorum. Sadece herkes için geçerli olması gereken hukukun benim için de uygulanmasını istiyorum. Ayrıcalık değil, adalet istiyorum."
Celal Tekin: "Suç örgütü liderinin zorlandığını söylemek yargılamanın ruhuna aykırı"
Oya Tekin'in ardından savunmasını yapan tutuklu avukat Celal Tekin ise, dosyada hukuki dayanağı olmayan değerlendirmeler bulunduğunu söyledi.
Yargılamanın başından beri hukukun siyasi hesaplaşmanın aracı yapılmaması gerektiğini savunduklarını belirten Tekin, dosyada örgüt üyeliğiyle ilgili maddi ve hukuki unsurların oluşmadığını ifade etti.
Celal Tekin, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir suç örgütü davasında örgüt liderinin zorlandığını iddia etmek hem ciddiyetten uzaktır hem de iddianamenin ve yargılamanın ruhuna aykırıdır."
"Rüşvet iddiası kendi içinde çelişiyor"
Celal Tekin, iddianamede rüşvet verdiği öne sürülen firma sahiplerinin sanık olarak yer almamasının ciddi bir hukuki çelişki oluşturduğunu belirtti.
Mahkemede firma temsilcilerinin Oya Tekin'i tanımadıklarını ve kendisiyle görüşmediklerini söylediklerini hatırlatan Tekin, buna rağmen rüşvet anlaşması kurulduğu iddiasının hukuken açıklanamadığını ifade etti.
Banka kayıtlarının da iddiaları doğrulamadığını savunan Tekin, dosyada yer alan para hareketlerinin önceden planlanmış ticari ödemeler olduğunu söyledi.
"Beraat hukuki bir zorunluluktur"
Savunmasının sonunda dosyanın bütün olarak değerlendirildiğinde suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirten Celal Tekin, Türk Ceza Kanunu ve yerleşik yargı kararları uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğini söyledi.
Celal Tekin, mahkemeden öncelikle tutukluluğunun kaldırılmasını, ardından da beraatine karar verilmesini talep etti.