Gündem

Şahin: Yeşil Dönüşümde Güçlü Adımlar Güçlü İş Birlikleriyle Atılır.

Abone Ol

Araştırmacı Yazar ve Kent, Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, yeşil dönüşüm sürecinin yalnızca bireysel çabalarla değil, yerel yönetimler, özel sektör ve akademik disiplinlerin ortak stratejileriyle başarıya ulaşabileceğini vurguladı.

Küresel iklim kriziyle mücadelede "Yeşil Dönüşüm" kavramı stratejik bir önem kazanırken, konunun uzman isimlerinden Araştırmacı Yazar Oğuz Şahin, sürecin başarı anahtarının "nitelikli iş birlikleri" olduğunu ifade etti. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Şahin, sürdürülebilir bir gelecek için yerel yönetimlerden merkezi hükümete, sivil toplumdan sanayi kuruluşlarına kadar her kademede eşgüdümlü bir çalışma yürütülmesinin zorunluluğuna dikkat çekti.

"Sürdürülebilirlik Bir Tercih Değil, Zorunluluktur"

Kent ve çevre politikaları üzerine yaptığı akademik çalışmalarla tanınan Şahin, yeşil dönüşümün sadece çevresel bir iyileştirme olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir yeniden yapılanma süreci olduğunu belirtti. Şahin, "İklim değişikliğiyle mücadelede atılacak her güçlü adım, arkasında sağlam bir ortaklık yapısı barındırmalıdır. Yerel yönetimlerin vizyonu, sanayinin teknolojik gücü ve akademinin bilimsel verisi bir araya gelmeden kalıcı bir dönüşümden söz etmek mümkün değildir," dedi.

Ekolojik Kentler ve İş Birliği Modelleri

Dünyadaki başarılı "Ekolojik Kent" örneklerine değinen Oğuz Şahin, bu projelerin temelinde çok paydaşlı katılımın yattığını vurguladı. Türkiye’deki yerel yönetimlerin bu konuda daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeşil dönüşümde yerel yönetimler, değişimin uygulama sahasıdır. Ancak bu sahada başarı elde etmek için finansal kaynakların doğru yönetilmesi, uluslararası fonlara erişim ve en önemlisi halkın bu sürece dahil edilmesi gerekir. Güçlü iş birlikleri, kaynak israfını önlediği gibi toplumsal farkındalığı da en üst seviyeye çıkarır."

2026 Hedefleri ve Stratejik Planlama

2026 yılı itibarıyla iklim raporlarının ve su krizine yönelik verilerin daha kritik bir noktaya geldiğini hatırlatan Şahin, özellikle su yönetimi ve karbon ayak izinin azaltılması konularında kurumlar arası diyaloğun artırılması çağrısında bulundu. "Geleceğin kentlerini bugünden inşa etmek için kaybedecek vaktimiz yok. Atılan her adımın bilimsel temelli ve iş birliği odaklı olması, dayanıklı kentler oluşturmanın tek yoludur," diyerek sözlerini noktaladı.